<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TOKİ arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/toki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/toki/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2019 08:55:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>TOKİ arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/toki/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Salda Gölü’nü Kurtarmak İçin Beş Günümüz Var”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/02/salda-golunu-kurtarmak-icin-bes-gunumuz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2019 12:20:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[350Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[salda gölü]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41211</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim krizine karşı mücadele yürüten aktivist grup 350Ankara’dan TOKİ ihalesiyle betonlaşmaya açılan Salda Gölü için acil çağrı: "Ya kalan 4-5 günde projeyi durduracağız, ya da 4-5 ay sonra betonlaşan bir Salda gölümüz olacak."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/02/salda-golunu-kurtarmak-icin-bes-gunumuz-var/">“Salda Gölü’nü Kurtarmak İçin Beş Günümüz Var”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapma projesinin ihalesi tüm karşıt seslere rağmen 31 Temmuz günü yapıldı. İhale öncesinde “Salda Gölü Beton Olmasın” diyerek sosyal medyada kamuoyu yaratmaya çalışan aktivist grup 350Ankara ile mücadelenin önümüzdeki süreçte nasıl ilerleyeceğini konuştuk. </span></p>
<p><b>En güncel olandan başlarsak, Salda Gölü’nün ihalesi tüm itirazlara rağmen yapıldı. Şimdi neler yapılabilir? Kararın dönmesi için siz aktivist grup olarak neler yapacaksınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-41213 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/350ankara1-640x427.jpg" alt="" width="357" height="238" />2 Şubat 2019 tarihinde bakan tarafından duyurulan ve 5 Temmuz’da şartnamesi onaylanan ve 10 Temmuz’da ihaleye çıkılan Salda Gölü kenarına 140 bin metrekare inşaat ve hafriyat yaratacak proje için ilk altı ay hiçbir şey yapılmamış. Çok açık ki ihaleye birkaç gün kala konuyu gündeme taşımamız en başta yapılmayanların eksikliğini gideremez. Bizim konuyu gündeme taşımamız Salda Gölü’nün sahipsiz kaldığını üzülerek görmemiz ve aslında 6 ayda yapılmayan işlerin eksikliğini gidermek isteme hırsımızdan kaynaklandı. Açıkçası biz büyük bir iş değil, basit ve doğru olan işi yapma çabasındayız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi yapılacak şeyler için birkaç günümüz kaldı. Projeyi yapacak firmanın seçimi sonrası 15 gün içinde arazi teslimi yapılacak ve sonraki 75 gün içinde inşaat bitecek. Yani ya kalan 4-5 günde projeyi durduracağız, ya da 4-5 ay sonra betonlaşan bir Salda gölümüz olacak.</span></p>
<p><b>Salda Gölü’nü kurtarmak için sosyal medyada sizin de dahil olduğunuz kampanyalar yürütüldü. Güçlü bir kamuoyu yaratıldığını düşünüyor musunuz? İş buralara gelmeden STK’lar ve projeye karşı duran siyasetçilerle birlikte daha ciddi adımlar atılabilir miydi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim amacımız kamuoyu yapmak değil. Sadece Salda Gölü’nün sahipsiz olmadığını göstermek, bu konuda sorunun kaynağına ulaşabilecek adresleri motive etmekti. Nitekim 2 Şubat’ta da doğrudan meclis ve bakanlık koridorlarına konuyu gündem yapmaya çalıştık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşin buralara gelmeden yapılacak çok şey vardı. Ancak hiçbiri yapılmamış. Üzülerek gördük, TOKİ şartnamesini büyük bir rahatlıkla hazırlamış, Bakanlıklara girip çıkabilecek siyasetçiler hiçbir şekilde bir telefon bile açmamış. Yoksa bu kadar skandal bir iş bu kadar iklim felaketinin olduğu bir dönemde yapılamazdı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok açık ki 2 Şubat’tan bir hafta ya da bir ay sonra ilgili kamu kurumlarında müteahhitler işi takip ederken biz de takip edebilseydik bu iş çoktan biterdi.</span></p>
<p><b>Siz sitenizde bugün bir yazı yayınlayarak insanlardan bireysel olarak mücadele etmeleri çağrısında bulundunuz. Bir kez daha insanların neler yapabileceğini, hangi yolları izleyerek yetkililere seslerini duyurabileceklerini anlatır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-41214 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/salda-gölü-640x360.jpg" alt="" width="424" height="239" />Aslında amacımız “Salda Gölü’ne sahip çıkıyorum” güveni yaratmak, TOKİ’ye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğüne ulaşmak. Çünkü bu kararın altında onların imzası, rolü var ve kimse onlara dokunmuyor. Bu nedenle sayfamızdan dersine çalışmak isteyenler için çalışmalarımızdan yola çıkarak bir yol haritası çıkardık. Burada amaç işin sorumlularına ulaşmak. 6 ay boyunca kimse ulaşmadıysa aramızdan maharetli olanlar ulaşacak ve ikna etme şansımız artacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölünü Kurtarma Planı süresi 1 hafta olan ve bugünden başlayarak çalışılması gereken bir plan. Aramalar başladı ve ne kadar çok arayan olursa, ne kadar konuyu sahiplendiğimizi gösteren bağlantılar konabilirse o kadar <a href="https://350ankara.org/salda-golu-kurtarma-plani-icin-cagridir/" target="_blank" rel="noopener">başarı gelecektir</a>.</span></p>
<p><b>Salda Gölü’ne, doğal faunaya zarar vermeden bir proje yapılması mümkün mü? Hayata geçirilmek istenen projede sizi en çok kaygılandıran noktalar neler? Bu proje uygulanırsa Salda Gölü’nde bizi hangi manzara karşılayacak, neleri kaybedeceğiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü’nü korumak için ilk şart “dokunma” demek. Yani insan baskını azaltmak, dokundurmamak. Yeni binalar ile bunu kalıcılaştırmak değil. Şimdi yapılan 27 bina, 140 bin metrekare inşaat ve donatı işi ve çok daha fazla hafriyat. Çok açık ki Salda Gölü kalıcı yerleşime açılıyor. Asıl önemlisi Haziran ayında Türkiye en sıcak Haziran ayını yaşandı, Trabzon ve Düzce’de felaketleri gördü ve hala beton ve doğa tahribatı devam ediyor. Salda Gölü Türkiye’nin asfalt-beton politikalarının sembolü aslında.</span></p>
<p><b>Ne yazık ki Türkiye’nin kurtarılacaklar listesinde sadece Salda yok. 350Ankara’nın gündeminde şu an neler var? Bu noktada 350 Ankara’yı tanımak isteriz. Nasıl çalışıyorsunuz, hangi STK’larla işbirliği yapıyorsunuz, özellikle eğildiğiniz konular neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350 Ankara 2008 yılında bilim insanlarını atmosferdeki güvenli karbondioksit miktarının milyonda 350 parçacık olması gerektiğini bilimsel olarak ortaya koyduktan sonra 2009’da kuruldu. Aslında bir eylem imecedir, sokağa çıkartan fikirler üstüne çalışır. Bu yüzden de Üretim Reformu Paketi adı verilen torba yasadan mera ve zeytinliklerin çıkartılması gibi ulusal kampanyalar yapmış, Çanakkale Çırpılar, Dosab, Bartın, Elbistan, İzmir gibi ülkenin dört bir yanındaki kömür karşıtı kampanyaya İklim değişikliği itirazını örgütlemiştir. Yerel verdiği bu destekler sayesinde Balıkesir ve Elbistan’da bazı projelerin iptalindeki bir rolü olmuştur.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350Ankara aslında iklim krizinin geldiği noktada asfalt-beton- her türlü doğa tahribatı ve kömür-petrol-gazdan oluşan fosil yakıt politikalarına karşı çıkan katkısı olan (Beton-Sel felaketi raporu gibi), bilimsel verilere dayanan, doğa ve toplumu gözeten işler yapar. Bu kimi zaman festival düzenlemek, kimi zaman meclis koridorlarında yasa görüşmelerini izlemek şeklinde olur. Tabii ki bir eylem imecesi hiçbir zaman 6 ay boyunca takip edilmeyen bir Salda Gölü şartnamesini takip edemez.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350 Ankara’nın şu an gündemi iklim krizi. Yani asfalt ve betonun yasaklanması, doğa tahribatının ve ağaç kesen her projenin iptali, fosil yakıtların hayatımızdan çıkartılması ve tabi ki iklim felaketleri.</span></p>
<p><b>Son olarak neler söylemek istersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü için bir haftamız var ve süre başladı. Bizler anlatmazsak göle 140 bin metrekare inşaat yapılacağını, 27 bina dikileceğini, çok daha fazla alanın hafriyat ile tahrip edileceğini kimse anlatmayacak. </span><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü meselesi aslında hepimiz için iklim meselesi!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/02/salda-golunu-kurtarmak-icin-bes-gunumuz-var/">“Salda Gölü’nü Kurtarmak İçin Beş Günümüz Var”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sulukule’den Kirazlıtepe’ye Dönüşümün ‘Bazı’ Sembolleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/sulukuleden-kirazlitepeye-donusumun-bazi-sembolleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Aug 2018 14:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[1999 depremi]]></category>
		<category><![CDATA[çamlıca camii]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sulukule]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depreme hazırlık için çıkan kentsel dönüşüm yasaları, 1999 depremi yıldönümü yaklaşırken yine afet gerekçesiyle kullanılmıyor. Çamlıca eteklerindeki Kirazlıtepe’de yaşanan dönüşüm inşa edilen “en büyük cami” ünvanlı Çamlıca Camii ve boğaz manzarasıyla birlikte düşünülünce, ortamda mahalleliye pek yer kalmıyor. Örnek, akıllara Sulukule’yi getiriyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/sulukuleden-kirazlitepeye-donusumun-bazi-sembolleri/">Sulukule’den Kirazlıtepe’ye Dönüşümün ‘Bazı’ Sembolleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Rantsal dönüşüm değil, kentsel dönüşüm istiyoruz”* 7 Ağustos’ta Evrensel Gazetesi muhabiri Cansu Pişkin’in haber spotunda zamanımızın ruhuna işaret eden bu cümle geçiyor. Türkiye’nin pek çok yerindeki ‘yatırım’ ya da ‘yenilenme’ çılgınlığı karşısında kendini korumak için eylem yapmayı seçenler yanlış anlaşılmamak için kendi argümanlarını da üretmek durumunda kaldı. Kirazlıtepe’de de 2016 yılından beri gündemde olan kentsel dönüşüm bahsine karşı, 2 yıl sonunda geldiğimiz noktada mahalleli işte böyle bir argümanla derdini anlatmaya çalışıyor. Ama bir başka argümanları/sloganları daha var. </span></p>
<p><b>SAHİP ÇIKANLAR VS SAHİP ÇIKILANLAR</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29726" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM-640x512.jpg" alt="" width="640" height="512" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM-610x488.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM-320x256.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’un Üsküdar’ında bulunan Kirazlıtepe mahallesinde geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılacağı kentsel dönüşüm programında yapılan eyleme polisler müdahale etmeden önce mahallelilerce “Sayın Cumhurbaşkanım size sahip çıkanları sahipsiz bırakmayın” pankartları açılmıştı. Bu slogan da bir uyarı ya da kırgınlığa işaret ediyor. Durum belki de karşılıklı, zira Özhaseki bu mahalleye gitmekten o gün için vazgeçti. Ama diğer ziyareti yaklaşık 1 yıl sonra, “barış” için olacaktı. </span></p>
<p><b>BOĞAZA NAZIR KİRAZLITEPE </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29727" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kirazlıtepe-ESKİ.jpg" alt="" width="480" height="308" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kirazlıtepe-ESKİ.jpg 480w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kirazlıtepe-ESKİ-320x205.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kirazlıtepe mahallesinin özelliği Önümüze bir harita açınca anlaşılır hale geliyor zira alan sahile uzanan bir tepede yer alıyor. Bugün mahallede bulunan düzensiz ve denetimsizce yapılmış yapıları aradan silerseniz, boğaza nazır bir dünya inşa edebilirsiniz. Arkasında Çamlıca Tepesi, arkasında Ferah Mahallesi, Küplüce ve Hasippşa, önünde ve aşağıda ise Çengelköy var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentsel Dönüşüm Derneği’nden Yakup Örs mahallede başlayan kentsel dönüşüm sürecini   şöyle anlatıyor; 2016’da 6306 sayılı kanunla Üsküdar Belediye Meclisi tarafından kentsel dönüşüm alanı ilan edildi burası. Halk ile anlaşamadıkları noktada bölgeyi riskli alan ilan ettiler. 3 Köprüyü de gören bu mahalleye TOKİ’den başkasının girmesi yasaklandı ve TOKİ bir yıl boyunca yalnızca 46 kişiyle anlaşabildi. Oysa burada 1525 tane hane ve 796 adet tapu vardı, yasa kapsamında da 3’te ikiyle anlaşmak zorundalardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">14 Şubat tarihli ve “Tepedeki Değişim”** başlıklı Hürriyet Gazetesi Ekonomi haberine göz atarsak 180 bin metrekarelik birimde yapılması planlanan dönüşümün 220 bin metrekareye çıktığını öğreniyoruz. Haber dümenin başına Üsküdar Belediyesi yerine artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın geçtiğini de müjdeliyor. Bu, şu manaya geliyor; bölgedeki kentsel dönüşüm belediye tarafından ‘yapılamayınca’ bu kez halkın karşısına bölüm sonu canavarı çıkıyor. Mahalleli polisle bile karşı karşıya kalınca bakanlığın talebi üzerine bu kez 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’nun ek birinci maddesi uygulanıp, riskli alan ilan ediliyor. Böylece hak sahipleri riskli alan kararlarına karşı dava açabilecek, ama uygulamalarına dava açamayacak hale geliyor. </span></p>
<p><b>TEPEDEKİ DEĞİŞİM CAMİYE GİDİYOR </b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29732" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-640x359.jpg" alt="" width="640" height="359" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262.jpg 714w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Tepedeki Değişim”de bir başka haber daha var. Kirazlıtepe’de şimdiye kadar yaşananlar ve yaşanacakları açıklayacak bir inşaat haberi de göze çarpıyor. Metinde esamesi okunmayan Kirazlıtepe Mahallesi, “Çamlıca Tepesi’nin eteklerinde başlayan” dönüşüm olarak anılıyor. Mahallenin sahiden de tepesine temeli 2013’te atılan Çamlıca Camii bugünlerde inşa ediliyor. Haziran 2018’de açılması planlanan camii, bu ayın başlarında ise Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3 saat incelendi. Camiye ulaşmak için 3 km’lik bir tünel de yapılıyor, çarşı aksı da planlanıyor. Mimari için bir yarışma yapılmış fakat yine de mimar Hacı Mehmet Güner caminin mimarı olmuş. Güner’in Maraş’ta yaptığı camii Erdoğan tarafından beğenilince, kendisine bir de İstanbul için sipariş edilmiş. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük camii olmak gibi bir iddia da var. Yani “Tepedeki Değişim” için bir mahalle içinde insanları olmadan dönüştürülmek zorunda gibi gözüküyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><b>İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE YIKACAĞIZ”</b></p>
<figure id="attachment_29728" aria-describedby="caption-attachment-29728" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-29728" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1.jpg 736w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-29728" class="wp-caption-text">(Görsel: Gazete Duvar)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bundan sonrasını yeniden Yakup Örs anlatsın; Bakanlık çoğunluğu sağlayamayınca konuyu tekrardan Belediye’ye devretti fakat insanlara verdikleri tekliflerin hiçbir teminatı olmadığı için çoğunlukla anlaşabilmiş değil. Bu oyuna gelen insanlar anlaştı ve anlaşanların evlerini seçimden bir gün sonra yıkmaya başladılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıkım yaşanırken ortaya çıkan problemler şöyle sıralanıyor; Kalan insanların yaşam alanlarını daraltmaya çalışıyorlar, binalar yıkılırken hiç bir güvenlik önlemi alınmıyor, yıkım ruhsatı yok, asbest değer ölçümleri yapılmamış molozlar olduğu yerde bırakılıyor, daha geçen hafta bir hafriyat kamyonu bir kadını ezdi. Aynı zamanda anlaşanların evlerini yıkarken bilinçli olarak anlaşma yapmayanların evlerine de zarar veriyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bölgede diğer bir sorun Belediye’nin Üsküdar’a hakim gülen yüzünün şimdilik Kirazlıtepe için geçerli olmaması. Örs Belediye Başkanı’nın mahalleliye tehditler savurduğunu söylüyor. “Verseniz de vermeseniz de yıkacağız, Elektriğinizi suyunuzu keseriz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><b>MADDELER KABUL EDİLEMEZDİ” </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-29748 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-640x356.jpeg" alt="" width="270" height="150" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-640x356.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-610x340.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-320x178.jpeg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil.jpeg 760w" sizes="auto, (max-width: 270px) 100vw, 270px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat Onur Cingil’a göre ise, yıkım sürecine giden yolda Üsküdar Belediyesi Kirazlıtepe’de daha önce imar planları ile yapamadığı uygulamayı kentsel dönüşüm ile yapmak istiyor. Sürecin başında bölge halkının taleplerini almadan, önlerine sundukları sözleşmelerde   kabul edilemez maddeler yer alıyordu. Bu maddeler Cingil’a göre “Ya imzalarsın ya da evini başına yıkarım” demekti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat diğer yaşananları şöyle anlatıyor; Belediye bizzat müteahhit gibi uygulama alanına arsa toplamaya başladı. Yıkım tebligatları gönderdiler, usulsüzlükler göz ardı edildi, yargı kararları beklenmedi, dahası can ve mal güvenliği hiçe sayıldı, yıkım kararı aldıkları evi yıkma hırsından bitişikteki evdekilerin can ve mal güvenliği düşünülmedi. Kanuna aykırı bu yıkımlarla ilgili olarak Savcılık tarafından soruşturma da açılmış durumda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahalleli de, dernekten Örs de, Avukat Cingil da bu yıkıların ardından sağlıklı bir dönüşüm sürecinin gelmeyeceği konusunda hemfikir. Zira 2 yılı aşkın zamandır devam eden kentsel dönüşüm sürecinde, mahalle sakinlerinin karşısına henüz bir proje çıkmamış durumda. Bölge halkı kurduğu platformla hakkını savunmaya çalışıyor. Öte yandan 2 yılı aşkın bir süredir takip ettiğimiz “Üsküdar İmar Grubu’nda” ise büyük hayal kırıklıkları yaşanıyor. Hem Üsküdar Belediyesi hem de Cumhurbaşkanı’nın kendilerini mağdur etmeyeceğini düşünen mahalleli şaşkın. </span></p>
<p><b>BU KEZ BARIŞ ZİYARETİ </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarihler 20 Haziran 2018’i yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden 1 yıl sonrayı gösterdiği zaman, Bakan Özhaseki mahalleye yeniden uğruyor şöyle sesleniyor; “Üsküdar’da da kentsel dönüşüm için hazırız. İmar Barışı’na geçelim. Evlerinizin değeri birse iki olacak. İki ise dört olacak. Şimdi çektiğiniz sıkıntılardan sonra mahalleler tamamlandığında tüm sosyal donatı alanı içinde olan yeni konutlarda yaşamanın keyfini göreceksiniz. Bakanlık olarak buradayız. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın da özel ilgi gösterdiği Üsküdar gibi Kirazlıtepe gibi yerler var. Bunun için geliyoruz buraya.”</span></p>
<p><b>SULUKULE’DEN KİRAZLITEPE’YE GİDEN YOL</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bu olanlar aslında Türkiye gündemini uzun süre işgal eden bir başka “projeyi” akıllara getiriyor. Sulukule. Mahallede 2005 yılında başlayan yıkım gündeminin içinden 2011 yılından bir haber, sanki bugüne sesleniyor**   “Sulukulelilerin Yenileme Projesi&#8217;nin iptali için açtığı davada bilirkişi, projeyi 5366 sayılı kanuna uygun bulmasa da villalar satışa çıkıyor. Sulukule Platformu, 600 bin TL&#8217;lilk villalarda mahallelinin barınmasının mümkün olmadığını söylüyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*https://www.evrensel.net/haber/358693/kentsel-donusum-mu-rantsal-donusum-mu</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">**http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/tepedeki-degisim-40741170</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">**</span><a href="https://bianet.org/bianet/toplum/133365-villalar-bitmek-uzere-ama"><span style="font-weight: 400;">https://bianet.org/bianet/toplum/133365-villalar-bitmek-uzere-ama</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*** Sulukule sürecine bakmak için</span> <span style="font-weight: 400;">http://sulukulegunlugu.blogspot.com/</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/sulukuleden-kirazlitepeye-donusumun-bazi-sembolleri/">Sulukule’den Kirazlıtepe’ye Dönüşümün ‘Bazı’ Sembolleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Bombalar patlarken evimi bırakmadım kepçe gelse de bırakmam”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/08/bombalar-patlarken-evimi-birakmadim-kepce-gelse-de-birakmam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2017 11:48:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Acele Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[Sur'un Yıkımına Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15630</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakanlar Kurulu’nun ‘acele kamulaştırma’ kararı ile yıkımların sürdüğü Diyarbakır’ın tarihi ilçesi Sur’da yaşayan vatandaşlardan Abdusselam T., “Bombalar patlarken evimi bırakmadım, kepçe gelse de bırakmam” diyor. 2015 yılının yaz aylarında başlayan çatışmalarının ardından 2016 yılında “acele kamulaştırma” kararı ile kamulaştırılan Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde 2010 yılında başlayıp 2013 yılında durdurulan kentsel dönüşüm çalışmaları yeniden başladı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/08/bombalar-patlarken-evimi-birakmadim-kepce-gelse-de-birakmam/">‘Bombalar patlarken evimi bırakmadım kepçe gelse de bırakmam”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakanlar Kurulu’nun ‘acele kamulaştırma’ kararı ile yıkımların sürdüğü Diyarbakır’ın tarihi ilçesi Sur’da yaşayan vatandaşlardan Abdusselam T., “Bombalar patlarken evimi bırakmadım, kepçe gelse de bırakmam” diyor.</strong></p>
<p>2015 yılının yaz aylarında başlayan çatışmalarının ardından 2016 yılında “acele kamulaştırma” kararı ile kamulaştırılan Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde 2010 yılında başlayıp 2013 yılında durdurulan kentsel dönüşüm çalışmaları yeniden başladı. 23 Mayıs’ta iş makineleriyle polis eşliğinde başlatılan yıkıma karşı ailelerin bazıları karara direnerek evlerini boşaltmıyorlar. Yıkımların başlamasıyla birlikte şehirdeki sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, kanaat önderlerinin bir araya gelerek kurdukları  “Sur&#8217;un Yıkımına Hayır Platformu” Ramazan ayı boyunca “acele kamulaştırma” ve kentsel dönüşüm mağduru mahallelilerle dayanışmak üzere sokak iftarları düzenliyor.</p>
<p><span id="more-15630"></span></p>
<figure id="attachment_15633" aria-describedby="caption-attachment-15633" style="width: 348px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-15633" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/IMG_20170607_021306.jpg" alt="" width="348" height="196" /><figcaption id="caption-attachment-15633" class="wp-caption-text">@Sertaç Kayar</figcaption></figure>
<p>Yeryüzü İftarı öncesinde mahalle sakinleriyle görüşen HAK İnisiyatifi temsilcilerine konuşan 47 yaşındaki mahalle sakini Abdusselam T. &#8220;<em> Ben işsizim, sosyal güvencem yok. Devlet bu evimi yıkacaki beni kendisine ne kadar borçlandıracak bilmiyorum. Yarın gelip şu kadar borcun var dese nasıl vereceğim, o evi gene elimden alırlar. Üzerimizde psikolojik baskı oluşturmak için elektriklerimizi, sularımızı kesiyorlar. Ellerinden gelse havayı da kesecekler. Ben evimi bombalar &#8216;pat pat&#8217; patlarken bırakmadım, kepçe gelip benimle birlikte yıksın, gene de bırakmam. Partiden, sivil toplumdan insanlar geldi diye elektriği suyu bir gün bıraktılar, ertesi gün yine kestiler. Hepimiz Müslüman insanlarız, Ramazan ayında bunu kimse kimseye yapmaz&#8221; </em>diyor.</p>
<p>Sur sakinlerinden Cemal Bey de mahkeme sürecinin devam ettiğini hatırlatırken dönemin büyükşehir belediyesinin 2010’daki kararının bugünlerin yaşanmasına sebep olan sürecin başlangıcı olduğunu belirtiyor.  &#8220;<em>Devletle belediye anlaştılar, yıkıma başladılar, sonra durdular. Şimdi devlet bize ‘biz belediyenin projesini devam ettiriyoruz’ diyor, bizi mağdur edenler bize sahip çıkmadılar&#8221;</em> diyerek üzüntüsünü paylaşan Cemal Bey şöyle devam ediyor: &#8220;<em>Evimiz tapulu, iki katlı, on odalı evde dört aile, 20 nüfus yaşıyoruz. 60, 70, 80 metrekare bir TOKİ dairesine 20 nüfus nasıl sığacağız. Verdikleri para bir TOKİ dairesine ya yetiyor ya yetmiyor. Biz diyoruz ki üç beş ay değil, mahkeme neticeleninceye kadar kiramızı ödesin ya da o zaman kadar evlerimizi yıkmasın. Elektriklerimizi direklerden söküyorlar, başka direklere bağlıyoruz. Sularımızı kesiyorlar. Aziz mübarek gün camilerde bile su yok. Sahurumuzu mumla yapıyoruz. Dünyanın her tarafına elini uzatan devlet bu vatandaşlarını niye bu kadar mağdur ediyor, koskoca bir devlete yakışıyor mu bunu yapmak?’</em></p>
<figure id="attachment_15632" aria-describedby="caption-attachment-15632" style="width: 491px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-15632" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/18837014_1881804362086387_3847655898992101563_o.jpg" alt="" width="491" height="327" /><figcaption id="caption-attachment-15632" class="wp-caption-text">@Sertaç Kayar</figcaption></figure>
<p>Ali Paşa ve Lalebey mahallelerinde her gün şehrin sivil toplum kuruluşlarının desteği ile kurulan sokak sofralarında iftar yapılarak mahalleli ile dayanışma gösteriliyor. Yeryüzü İftarı olarak isimlendirilen iftara katılan HAK İnisiyatifi üyeleri Sivil Sayfalar için şu açıklamada bulundu: “<em>Kentsel dönüşüm meselesinin kendisi başlı başına bir mağduriyet iken 2010 yılında başlayan projenin ortaklarından birinin Büyükşehir Belediyesi olması halkta tepkiyi azaltan bir faktör olmuştu. Ancak bu projenin insanları mağdur edeceği aşikârdı. Nitekim belediye 2013 yılında yıkımları durdurdu ancak hâlihazırda Alipaşa ve Lalebey’de yürütülen yıkım çalışmaları o projenin devamı. Çatışmaların sona ermesinden sonra keşfedilen “acele kamulaştırma” itiraz ve mahkeme sürecini halkın aleyhine etkilemekte ve insanlar mağdur edilmektedir. İnsanların elektrik, su gibi temel ihtiyaçlarının kesintiye uğratılması beslenme, temizlik gibi temel hakların ihlaline sebep olmaktadır. Suriçi ailelerinin çoğu daha önce zorunlu göç sonucu buralara yerleşmiş ve Sur’da yaşanan çatışmaların da doğrudan ya da dolaylı mağduru olmuşlardır. Çatışma sonrasında bir kere daha mağdur edilmeleri insanlarda ayrımcılığa uğradıklarına dair duyguyu güçlendirmiştir. Proje sorumlusu olarak kamu erkinin insaniliği gözetmesini, insanların tatmin olacağı alternatif önerilerle uzlaşma yoluna gitmesini ve bu süreçte elektrik, su kesintileri ile bezdirme yöntemini terk etmesini bekliyoruz.&#8221;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/08/bombalar-patlarken-evimi-birakmadim-kepce-gelse-de-birakmam/">‘Bombalar patlarken evimi bırakmadım kepçe gelse de bırakmam”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sur’un tarihini silen düzenleme</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2017 11:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Acele Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[afet yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Dört Ayaklı Minare]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Kurşunlu Camii]]></category>
		<category><![CDATA[şeyhmus diken]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[urp Giragos Kilisesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen yıl “afet yasası” kapsamında kamulaştırılan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde &#8220;acele kamulaştırma kararına&#8221; istinaden çatışmalardan fiziksel olarak etkilenmeyen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde de yıkım işlemleri başlıyor. Geçen hafta cami hoparlörlerinden yapılan anonslarda mahalle sakinlerinin 1 Mayıs Pazartesi gününe kadar evlerini boşaltmaları istenirken, mahalle sakinlerinden bazıları evlerini boşaltmayarak karara direniyor.  2010’da Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerini de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/">Sur’un tarihini silen düzenleme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Geçen yıl “afet yasası” kapsamında kamulaştırılan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde &#8220;acele kamulaştırma kararına&#8221; istinaden çatışmalardan fiziksel olarak etkilenmeyen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde de yıkım işlemleri başlıyor. Geçen hafta cami hoparlörlerinden yapılan anonslarda mahalle sakinlerinin 1 Mayıs Pazartesi gününe kadar evlerini boşaltmaları istenirken, mahalle sakinlerinden bazıları evlerini boşaltmayarak karara direniyor.</strong></h3>
<p><strong> </strong>2010’da Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerini de kapsayan kentsel dönüşüm Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile TOKİ ve Çevre Bakanlığı iş birliği ile başlamış, 850 civarında ev bu proje kapsamında yıkılırken mahallelinin tepkisini çeken yıkımlar belediye tarafından 2013’ün sonuna doğru durdurulmuştu. Ancak şehrin tarihi mahallelerinde yaşanan çatışmaların ardından, Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesi 25 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından “afet yasası” kapsamında riskli alan ilan edildi ve “acele kamulaştırma kararı” ile kamulaştırıldı. 50 bin kişiyi etkileyen 6642 parsellik bu kamulaştırmak kararına ilçe sakinleri ile sivil toplum örgütleri tepki gösterirken Diyarbakır Barosu kamulaştırma kararına karşı Danıştay’a yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Ancak bugüne kadar yapılan hukuki başvuruların hepsi sonuçsuz kaldı.</p>
<h4><strong>“Bu yıkımı anlatacak gücüm yok, mahv-û perişan oldum, hayal gücüm bunu anlatacak genişlikte değil”</strong></h4>
<p>1 Mayıs tarihine kadar evlerin boşaltılması için yapılan anonslar karşısında tepki gösteren bazı mahalleliler, &#8220;Evlerimize 20-30 bin verip TOKİ binaları için 100 milyar istiyorlar. Bizim nakliye paramız bile yok, biz bu parayı nasıl ödeyelim&#8221; diyerek boşaltmayacaklarını söylüyor ve karara direniyorlar. Ancak evlerini terk etmeyenler ise ‘elektrik ve suyun kesileceği’ tehdidiyle boşaltmaya zorlanıyorlar.</p>
<p>Öte yandan Suriçi’nde bir sokağa ismi de verilmiş olan ve geçtiğimiz hafta Diyarbakır’a geldiğinde ‘Gâvur Mahallesi’ diye bilinen mahallesinin yıkılmış fotoğraflarına bakınca “Suriçi’ni köşe bucak bilirim, neresinde ne var hepsini bilirdim ama buralarda kaybolurum” diyen Margosyan, duygularını “bu yıkımı anlatacak gücüm yok, mahv-û perişan oldum, hayal gücüm bunu anlatacak genişlikte değil” diyerek dile getiriyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe&#8221;</strong></h4>
<figure id="attachment_14302" aria-describedby="caption-attachment-14302" style="width: 391px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14302" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic.jpg" alt="Çatışmalarında ardından Suriçi'nden geriye kalan yapılar." width="391" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic.jpg 736w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 391px) 100vw, 391px" /><figcaption id="caption-attachment-14302" class="wp-caption-text">Çatışmalarında ardından Suriçi&#8217;nden geriye kalan yapılar.</figcaption></figure>
<p>Suriçi’nde 27 sahabe kabristanıyla birlikte, ismini Diyarbekir’in İslam ordusu tarafından alınmasını komuta etmiş Süleyman bin Halid bin Velid’den alan Hz. Süleyman Camii’nin etrafı, çatışmalardan önce kentsel dönüşüm projesi kapsamında boşaltılmıştı. Bu alan şimdi bir rekreasyon alanı yapılmak üzere düzenlenmiş, yeşillendirilmiş. Suriçi’nin bu bölgesinde surlar iki farklı dünyayı birbirinden ayırıyor. Surların üzerine çıktığınızda bir yanınızda yeşillendirilmiş, süslenmiş, görenlerin beğeneceği bir manzara var, öbür yanınızda Kızlar Burcu’na kadar neredeyse tamamen yıkılmış bir alan.</p>
<p>Kurşunlu Camii, Arap Şeyh Camii’nin küçük bir kısmı, küçük yeşil-beyaz bir ziyaret, yerden iki metre kadar yükseklikte küçük eski bir mezarlık ve çatışmanın izlerini taşıyan Süleyman Nazif Okulu dışında Surp Giragos Kilisesi ve Dört Ayaklı Minare’ye doğru neredeyse tamamen yıkılmış. Sırtını viraneye verip güzelliği en geniş açıyla çekmek isteyen birini göstererek &#8220;<em>Bu güzel manzarayı çekmek için sırtınızı bir yıkıma dönmeniz gerek’&#8221;</em>diyor bir genç.</p>
<figure id="attachment_14301" aria-describedby="caption-attachment-14301" style="width: 800px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14301 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1.jpg" alt="" width="800" height="445" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1.jpg 800w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-640x356.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-610x339.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-320x178.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-14301" class="wp-caption-text">Kaynak: Gazete Sujin</figcaption></figure>
<p>Az ileride yıkıma bakan beş kişi var. Solda yere çökmüş anne ile kız, başlarında baba: &#8220;<em>Şu mezarlığın az ilerisi, ziyaretin az arkası, Arap Şeyh Camii’ni gördün mü, hah onun yıkılmış tarafı.&#8221; </em>Evlerinin yerini öğrenmeye çalışıyorlar, en az elli yıl geçirdikleri mahalle bir moloz tarlası şimdi. Anne bu yıkımı ilk kez görmüş, &#8220;<em>47 yaşındayım, çocukluğum bu mahallede geçti&#8221;</em> dedikten sonra uzun bir iç çekip susuyor. &#8220;<em>Bu tarafa bakıyoruz ağlıyoruz, arka tarafa bakıyoruz gülüyoruz, bilmiyorum gülelim mi ağlayalım mı halimize&#8221;</em> diyor, yüzünü yıkılmış taraftan ayıramayan evin babası.</p>
<p>Sağımdaki iki gençten biri &#8220;<em>Burada hep iç içe yaşıyorduk, güvercin besliyorduk, ikindi oldu mu çayımızı alıp surun gölgesinde oturuyorduk. Akşamları damda üç dört, ev gece yarısına kadar sohbet muhabbet ediyorduk. Şimdi hepsi yıkıldı gitti. Bu tarafa bakıyorum herkesin keyfi yerinde, çimlere uzanmışlar, rahatına bakıyorlar, ne kadar neşeliler. Sur’un öbür tarafına bakıyorum yıkılmış, bu surların taşlarında kim bilir kaç insanın kan izi var, evlerimiz dümdüz edilmiş. İnsan bakınca kahroluyor.&#8221;</em></p>
<p>Kurşunlu Camii ve Paşa Hamamı restore ediliyor. Surlardan Dabaoğlu Mahallesi’ne doğru ilerledikçe tek tük evler görülüyor, yıkımın sınırı Dabanoğlu’nun da birazını içine alıyor. Solda, surların dibinde bütün boşluklar beton perdelerle kapatılmış, az ileride yeni bir inşaatın kabası görülüyor. Suriçi’nin yeni projesinde yer alacak olan konutların bir örneği olduğunu görünüyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Düzenleme Şehrin Hikayesini Taşımıyor&#8221;</strong></h4>
<figure id="attachment_14305" aria-describedby="caption-attachment-14305" style="width: 364px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14305" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3.jpg" alt="" width="364" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3-320x179.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 364px) 100vw, 364px" /><figcaption id="caption-attachment-14305" class="wp-caption-text">Şeyhmus Diken.</figcaption></figure>
<p>Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz yazar Şeyhmus Diken, 20 kadar mekânın ihalesinin tamamlanıp firmalara teslim edildiğini ve bir ‘model konut’ yapıldığını da doğruluyor: &#8220;<em>İki katlı, her katında ikişer daire olan ve dört dairenin ortak kullanacağı kare avlulu evler inşa ediliyor ve bu evler bazı ailelere gösterilerek teklif edilmiş. Ailelere kendi evlerinin tutarı kadarı düşülerek geri kalanı için borçlanacakları bir teklif yapılmış. Aileler hem ödeme hem de evlerin şekli sebebiyle teklifi kabul etmemişler. Eskiden ‘mazgana’ evler vardı. Tek bir avluya bakan yan yana on tane oda olurdu ve her bir odada bir aile kalırdı. Avlu hepsinin ortak kullanım alanı idi. Avluda biri yemek pişirse bütün evlere koku girer, çamaşır yıkansa herkes görürdü. Bu önerilen evler bir çeşit modern mazgana evler. Öyle yapıldığı için de insanlar kabul etmiyorlar.&#8221;</em></p>
<figure id="attachment_14304" aria-describedby="caption-attachment-14304" style="width: 716px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14304" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1.jpg" alt="" width="716" height="348" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1-320x156.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 716px) 100vw, 716px" /><figcaption id="caption-attachment-14304" class="wp-caption-text">Sur&#8217;da yapılan &#8220;model konutlar&#8221;.</figcaption></figure>
<p>Hz. Süleyman Camii etrafının düzenlemesi ile yıkımdan sonrasının nasıl olması gerektiğini de anlatan Şeyhmus Diken şöyle devam ediyor: &#8220;<em>O mekanların düzenlenmesi güzel ama kentin sosyal, simgesel alanlarını parka dönüştürmek olmaz. Örneğin Suriçi’nin tarihini, hikâyesini taşıyan Küpeli ve Dıngılava havuzlarını park yapıp parkın içine iki tane anlamsız havuz yapmak doğru değil. Orada şehrin hikayesini taşıyan birkaç mekânın korunarak öyle düzenleme yapılması lazım. Bu haliyle dümdüz, yeşil alan olmuş, hikayeyi taşımıyor. Savaş benmerkezci yürütülebilir, kimseyi dinlemeyebilirsiniz ama bittikten sonra şehri imar edecekseniz bunu kentle barışacak bir usulle yapmanız lazım. Suriçi’nde hayat nasıldı, bunu bizler biliriz ama devlet bilmez. Halkın, sivil toplumun, kanaat önderlerinin düşüncesini almadan doğru bildiğini yapıyor ve mağdurlardan, halktan buna onay vermesini istiyor. Bu son derece yanlış bir mantık&#8221;</em></p>
<h6><strong>Ana görsel Gazete Sujin&#8217;e aittir.</strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/">Sur’un tarihini silen düzenleme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
