<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TİHEK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/tihek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tihek/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 Jun 2021 07:09:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>TİHEK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tihek/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuk Evlilikleri: ‘Kadına Şiddet Uygulayan Erkek Mağdur’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/03/cocuk-evlilikleri-kadina-siddet-uygulayan-erkek-magdur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Kobulan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2021 07:09:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel İstismar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk evlilikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[meclis komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[TİHEK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis komisyonu gündeminde çocuk evliliğinin yasallaşması ve “erkeğin mağduriyetleri” vardı. Kadın hukukçular ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile pörtleyen bu ifadeleri ve çocuk evlilikleri mevzularını konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/03/cocuk-evlilikleri-kadina-siddet-uygulayan-erkek-magdur/">Çocuk Evlilikleri: ‘Kadına Şiddet Uygulayan Erkek Mağdur’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk yaşta evlilik ve cinsel ilişki konusu Türkiye’de farklı kesimler arasındaki derin çatlaklardan biri. Özellikle kız çocuklarına dair resmi yetkililer ya da siyasiler tarafından sıklıkla hortlayan talihsiz açıklamalar kendi başına bir rutin haline geldi.</p>
<p>İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilmenin kadına yönelik şiddet ve cinsiyet eşitliği konularında yaratacağı boşluğun kaygısının ayyuka çıktığı bu günlerde; üstelik meclisin ilgili komisyon toplantısında, işte böyle bir ‘erkek’ açıklaması yeniden pörtledi.</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Süleyman Arslan, 26 Mayıs günü TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu’nda bir sunum yaptı.</p>
<p>Açıklaması sırasında erken yaşta evliliklerin yasallaşmasını da savundu; 15 yaşında nikah kıyılamamasını “insan hakları ihlali” olduğunu da…</p>
<p>“Şiddet uygulayan erkek mağdur oluyor,” dedi. Evlilik oranları azalırken, boşanma ve nikahsız birlikteliklerin arttığını söyleyerek, evlilik dışı ilişkilerde kadının daha fazla riske açık hale geldiğini öne sürdü. Evlenmeksizin birlikte yaşamanın toplumsal değerlerle bağdaşmadığını, kadına şiddete ve farklı şekilde mağduriyetine neden olduğunu iddia etti.</p>
<p>Tabii ki, yine, yeniden bu açıklamalara birçok çevreden tepki geldi.</p>
<p>Arslan’ın sözlerine karşılık Komisyon’da konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, “Kız çocuklarının erken yaşta ve zorla evlendirilmesinin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu yönünde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mesajları çok açık ve nettir.” dedi.</p>
<p>Komisyon’da 2016&#8217;da AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan tasarıda yer alan ve tepkiler üzerine geri çekilen “çocuk yaşta evliliklere af getirilmesini” öngören madde de yeniden gündeme geldi.</p>
<p>Tasarı, Türk Ceza Kanunu&#8217;nun çocuğa yönelik cinsel istismarı suçunu düzenleyen 103. maddesini kapsıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı&#8217;ndaki madde “cinsel istismar suçu” çerçevesinde mağdur ile failin evlenmesi halinde, “fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın ertelenmesine imkan veriyor.</p>
<p>Yani bir kız çocuğuna ya da kadına tecavüz eden “erkek” o kadınla evlenirse cezalandırılmıyor. Yani bir kız çocuğunun tecavüzcüsüyle evlenmeye zorlanmasının yolu açılıyor.</p>
<h5><strong>Çocuklar İçin Ne Anlama Geliyor?</strong></h5>
<p>Sürekli gündeme gelen çocuk yaşta evlilik konusunun, çocuklar üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkilerini, çocukların insan haklarını ve tabii bir insan hakları kurumunun yöneticisi olarak Arslan’ın sözleri konusunda ne düşündüklerini hukukçu ve kadın örgütü temsilcileriyle konuştuk.</p>
<p>Çocuk yasta evliliklerin, insan hakları alanındaki yeri pek çok sözleşme ve mevzuatla düzenleniyor. Üstelik bunlar Türkiye’nin taraf olduğu ve kendi iç kanunlarından Anayasayla üstün tuttuğu standartlar. Buna rağmen, belli cevreler tarafından bu konu sanki hala çerçevesi netleşmemiş ve tartışmaya devam edilmesi gereken bir boşlukmuş gibi yansıtılıyor. Arslan’ın meclis komisyonundaki ifadeler de bu turlu bir yaklaşıma örnek teşkil ediyor.</p>
<p>Avukat Seda Akço’ya göre, bu tip bir yaklaşımda “Sorun nikahmış gibi tarif ediliyor.” Yani, çocuklar arasında cinsel ilişki veya evlilik söz konusu olduğunda, yaşıt iki çocuğun bunları yaşaması ile, bunun bir çocuk ile bir yetişkin arasında olması arasında fark yokmuş gibi davranılıyor. &#8220;Hem çocuk gelişimine dair her türlü bilgi, hem o yaşta evlenen çocukların içinde bulundukları koşullara dair her türlü bilgi gösteriyor ki çocuk yaşta evlenmek çocuklara gelişimsel açıdan çok büyük zararlar veriyor.”</p>
<p>Akço pek çok uluslararası Sözleşme’nin de bu sebeple bunun önlenmesini öngördüğünü hatırlatıyor: “Öte yandan bir yetişkinin çocukla evlenmesi konusu ise, sadece çocuk yaşta cinsel ilişki veya çocuk yaşta evlenme konusu değil, bir çocuk istismarı konusu. Çocukların istisnasız korunmasını gerektiren bir durum.”</p>
<h5><strong>‘Çocuk ve İnsan Haklarına Aykırı’</strong></h5>
<p>Evlilik bir sözleşme ve bu sözleşme kişiye çok ağır hukuki yükümlülükler yükler. Bunlar bir çocuğun bilinçli bir biçimde karar vermesinin bile çok zor olduğu yükümlülükler. Dolayısıyla Akço, evliliğin bir çocuğa vereceği “hamilelik veya eğitimden uzak kalmak” gibi zararlara da dikkat çekiyor: “O yüzden tam tersine evlenmesi çocuk ve insan haklarına aykırı.”</p>
<p>Arslan tarafından sorunun formüle ediliş biçimini de değerlendiren hukukçu, çocuk yasta evliliğin yasaklanmasının “insan hakları aykırı” olarak nitelendirilmesinde de kavramsal olarak hata buluyor. Bu nedenle “insan hakları kavramının anlamı ile ilgili birikimin reddedilmiş olduğunu ve böyle kullanıldığında kavramların içini de boşaltıldığını” vurguluyor.</p>
<p>Zira, kişiler kavramları “kafalarına göre” kullandığı zaman anlaşma zemininden çıkılıyor. Bu bağlamda Akço, TİHEK başkanının konuyu insan haklarına bağlamasının, konuşma zeminini ortadan kaldırdığını ifade ediyor. Böylece Arslan’ın o kavram üzerindeki anlaşmayı da reddettiğini belirtiyor: “Hem çocuk evliliklerine bakış açısından zaten yanlış; hem de insan hakları üzerinden açıklamaya kalktığı anda insan hakları kavramındaki fikri birliğini reddettiği, kavramın içini boşalttığı için de sorunlu.”</p>
<h5><strong>‘Erken Yaşta Evlilik’ Denilerek Yasallaştırılmak İsteniyor</strong></h5>
<p>Bu konularda uzun süredir çalışan uzmanlardan biri olan Fidan Ataselim, Arslan’ın ifadelerini “akıl almaz” ve “kabul edilebilir değil,” diye tarif ediyor.</p>
<p>Ataselim, kadına yönelik şiddet konusunda Türkiye’nin önde gelen sivil toplum platformlarından biri olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri Genel Sekreteri. Platform, Türkiye’de başta kadına yönelik şiddet olmak üzere toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarıyla tanınıyor. Dolayısıyla, sürekli hortlatılan bu söylemlerle de mücadele ediyor.</p>
<p>“Kadınların korunmasının ‘erkek mağduriyeti yaratıyor’ şeklinde anlatılması başta insan hakları ihlalidir,” diyor Ataselim. “Çocuk yaşta zorla evlendirme” meselesinin “erken yaşta evlilik” şeklinde tanımlanarak yasal hale getirilmeye çalışıldığını belirtiyor.</p>
<p>Ataselim, “Çocuğun cinsel istismarını suç olarak tanımladığınızda onu erken evlilikle aklayamazsınız. ‘Suç olmasın’ demenin istismarı meşrulaştırmak olduğunu savunuyor: “Nitekim tüm sunum boyunca akran cinselliğini de, evlilik dışı birliktelikleri de ‘olamaz bir şey’ gibi anlatması çağ dışı ve hukuk dışı bir yaklaşımdır.”</p>
<p>Erken evlilik konusunun Türkiye’de her zaman tartışma konusu yapılmasını eleştiren Ataselim, “Dönem dönem bu tartışmayı sözde mağduriyetler anlatarak gündeme getirmeleri karşılık bulamaz. Çünkü devlet çocukları herkesten korumakla sorumludur,” uyarısını da ekliyor. “Çocuğun anayasal haklarını, Çocuk Koruma Kanunu’nu ve Lanzarote Sözleşmesi’ni uygulamakla yükümlü olanlara diyecek sözümüz: ‘Anayasayı, yasayı, sözleşmeyi uygula!”</p>
<h5><strong>Demir: Açık Tehdit Niteliğindedir</strong></h5>
<p>Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu üyesi Avukat Hatice Demir ise, TİHEK Başkanının sözlerini “ayrımcı” ve “cinsiyetçi” olarak niteliyor ve “nefret söylemi” içerdiğini ifade ediyor.</p>
<p>Demir, “Temel amacı ayrımcılığın önlenmesi, insan haklarının korunması ve eşitliğin sağlanması olan bu kurumun başkanının sözleri bulunduğu göreve de aykırı. Hatta görevin kötüye kullanılması niteliğindedir,” diyor. Demir’e göre bu ifadeler “kadınların yaşamlarına, kararlarına ve özgürlük alanlarına açık tehdit niteliğinde.”</p>
<p>Arslan’ın açıklamaları ile nikahsız beraberlik yaşayanları hedef gösterdiğini ve suç işlediğini söylüyor Demir: “Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan çocuk yaşta evlilikleri savunulabilmesi utanç verici. Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası sözleşmeleri ve iç hukuktaki yasal düzenlemeleri de tanımadığının göstergesidir.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/03/cocuk-evlilikleri-kadina-siddet-uygulayan-erkek-magdur/">Çocuk Evlilikleri: ‘Kadına Şiddet Uygulayan Erkek Mağdur’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İnsan Hakları Bağlamında İnsani Değerler” Konulu Kısa Film ve Senaryo Yarışması Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/11/insan-haklari-baglaminda-insani-degerler-konulu-kisa-film-ve-senaryo-yarismasi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2020 12:29:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa Film ve Senaryo Yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[TİHEK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) “İnsan Hakları Bağlamında İnsani Değerler” konulu kısa film ve senaryo yarışması düzenliyor. Son başvuru tarihi 19 Kasım 2020.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/11/insan-haklari-baglaminda-insani-degerler-konulu-kisa-film-ve-senaryo-yarismasi-basliyor/">&#8220;İnsan Hakları Bağlamında İnsani Değerler” Konulu Kısa Film ve Senaryo Yarışması Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TİHEK&#8217;in düzenlediği “İnsan Hakları Bağlamında İnsani Değerler” konulu kısa film ve senaryo yarışmasının birincilik ödülü 15.000 TL., ikincilik ödülü 12.500 TL., üçüncülük ödülü 10.000 TL. ve teşvik ödülü 2.000 TL.</p>
<p>Yarışmaya <strong>19 Kasım 2020 </strong>tarihine dek başvuruda bulunabilirsiniz.</p>
<p>Yarışmanın sonuçları 10 Aralık 2020 tarihinde açıklanacak.</p>
<div class="css-1dbjc4n r-xoduu5 r-1mlwlqe r-1d2f490 r-1udh08x r-u8s1d r-h9hxbl r-417010" aria-label="&#x23f0;">
<div class="css-1dbjc4n r-1niwhzg r-vvn4in r-u6sd8q r-x3cy2q r-1p0dtai r-xoduu5 r-1pi2tsx r-1d2f490 r-u8s1d r-zchlnj r-ipm5af r-13qz1uu r-1wyyakw">
<p>Yarışma ile ilgili detaylar için <a href="https://www.tihek.gov.tr/upload/file_editor/2020/10/1601983733.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/11/insan-haklari-baglaminda-insani-degerler-konulu-kisa-film-ve-senaryo-yarismasi-basliyor/">&#8220;İnsan Hakları Bağlamında İnsani Değerler” Konulu Kısa Film ve Senaryo Yarışması Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİHEK&#8217;ten ‘Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/tihekten-siddetin-onlenmesi-calistayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2019 10:09:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[TİHEK]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), insan onuruna, yaşam hakkına, özgürlük ve güvenlik hakkına, toplum hayatına, özel hayata ve aile hayatına zarar veren şiddet sorununa çözüm üretmek amacıyla, çok sayıda akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisini Ankara’da 15-16 Kasım 2019 tarihlerinde “Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı”'nda bir araya getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/tihekten-siddetin-onlenmesi-calistayi/">TİHEK&#8217;ten ‘Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TİHEK Başkanı Süleyman Arslan, &#8220;Şiddet Toplumundan Merhamet Toplumuna&#8221;<span style="font-weight: 400;"> başlığıyla düzenlenen </span>çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, devletin yaşam hakkını ve diğer temel hak ve hürriyetlerini korumakla yükümlü olduğu gibi egemenliği altındaki insanların, insan haklarına saygılı olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü tedbiri almakla da yükümlü olduğunu belirtti.  Şiddetin  her durumda insanlar, kültürler, toplumlar, değerler ve inançlar arasında kavga, sürtüşme ve çatışma ortamı oluşturarak etki alanını genişlettiğini belirten Arslan, &#8220;<span style="font-weight: 400;">Bugün, burada, toplumumuzun ve insanlığın karşı karşıya kaldığı şiddet olgusunu konuşmak, tartışmak, şiddetin ülkemizden ve dünyamızdan uzaklaşması, her bir insanımızın onurunun korunması, yaşadığımız mekânların sevgi, rahmet ve merhametle dolması için yapılabilecekleri bir kez daha düşünmek, tespit ve önerilerimizi kamuoyuyla, tüm insanlıkla paylaşmak üzere toplanmış bulunuyoruz.&#8221; dedi.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-44580 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/WhatsApp-Image-2019-11-18-at-15.03.05-640x320.jpeg" alt="" width="384" height="192" />Toplumu şiddet sarmalına iten sebepleri değerlendiren Arslan<b>, </b>&#8221;N<span style="font-weight: 400;">eyi, nasıl yaptığımızı ya da yapamadığımızı yeniden düşünmek zorundayız. Her şiddet olayına, failine ve mağduruna aynı duyarlılık ve hassasiyetle yaklaşıp yaklaşmadığımızı samimi olarak sorgulamak durumundayız. İçinde yaşadığımız dünya, evde, eğitim hayatında, çalışma yaşamında, sosyal ve siyasal platformlarda sosyal, kültürel, siyasal, ekonomik, psikolojik, sözlü, dijital ve sair şiddetin tüm boyutlarının ve çeşitlerinin yoğun şekilde yaşandığı bir dünyadır. Sözlü tacizden hayata kasta kadar her tür şiddet, yaygın bir şekilde yaşanmaktadır. Şiddet, insan haklarını ihlal ve tehdit toplumun bütün kesimlerini tehdit eden şiddet kimi ülkelerde ön yargı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yoluyla kurbanlarına yenilerini ekleyerek yayılmaktadır; insan onuruna, yaşam hakkına, özgürlük ve güvenliğe, aile kurumuna ve özel hayata, toplumun geleceğine zarar vermektedir.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<blockquote><p>İnsanların yaşam haklarına, vücut bütünlüklerine, onuruna, inanç ve düşünce özgürlüğüne yönelen her insafsızca müdahale esasen bir şiddet unsuru barındırmaktadır.</p></blockquote>
<p><b>Şiddet Olaylarındaki Sorumlulara Dikkat </b></p>
<p>Arslan, yaşam hakkı başta olmak üzere bütün temel hakların korunmasından öncelikle devletin sorumlu olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: &#8220;<span style="font-weight: 400;">Bununla beraber, sadece devlet değil toplum ve toplumu oluşturan ilgili bütün özel ve tüzel kişiler de kendilerini ilgilendirdiği ölçüde insan haklarından sorumludur. Bir ülkede kişiler birbirinin hayatına son veriyorsa veya diğer haklarını ihlal ediyor, şiddet uyguluyor, onurlarını zedeliyorsa başkalarının haklarına saygıyı öğretemeyen aileler sorumludur.  Haklara saygıyı öğretemeyen, şiddeti bir sonraki nesle aktaran ve şiddet üreten bir eğitim sistemi sorumludur. Şiddetin önlenmesi için gerekli düzenlemeleri yapamayan bir yasama erki iktidarı ve muhalefetiyle birlikte sorumludur. Bu konuda gerekli önlemleri alamayan kolluk kuvvetleri ve yürütme gücü sorumludur. Etkin soruşturma yapamayan ve adil cezalar veremeyen yargı sorumludur.&#8221;</span></p>
<p><strong>Kadına Şiddet İstatistikleri&#8230;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44582 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/WhatsApp-Image-2019-11-18-at-15.03.04-640x425.jpeg" alt="" width="373" height="248" />Türkiye&#8217;deki kadın cinayetlerine de değinen ve k</span>adına yönelik şiddet ve boşanma rakamları hakkında bilgi veren Arslan, &#8221;Y<span style="font-weight: 400;">apılan kanuni düzenlemelerin ev içi şiddeti frenlediği kabul edildiği durumda da sorulması gereken soru şudur: &#8216;Ne olmuştur da 2001’deki evlenme sayısı ile 2018’deki evlenme sayısı aynı kalmasına karşın 91 bin 994 olan boşanma sayısı 2018’de anlaşmalı boşanmalar dâhil 240 bin 613’e ulaşmıştır?&#8217; Sonuçta, boşanmalar aile içinde yaşanan çeşitli tür şiddetin dışa yansımasıdır. Boşanmayan ancak huzursuzluk yaşayan ailelerin varlığı da bir gerçektir. Bu şiddet ortamının en büyük mağduru olan çocukların suça sürüklenme riski de artmaktadır.&#8221; dedi.  </span><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’de 2005 yılında 55 bin 870 olan tutuklu ve hükümlü sayısı 2019 yılında 280 bine yaklaştığını belirten Arslan, &#8220;2018 yılında şüphelilerin cinsiyete göre oranı, %85,1’i erkek, %14,9’u kadın şeklinde oluşmuştur. Hüküm giyenler tarafından en çok işlenen suçlar ise hırsızlık, yaralama, icra iflas kanununa muhalefet, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, yağma, sahtecilik, tehdit ve öldürme suçları olmuştur. </span><span style="font-weight: 400;">Görüldüğü üzere, şiddetin önlenmesi için sadece münferit olayların üzerine gidilerek veya cezalar arttırılarak bir sonuca ulaşılamamaktadır. Nitekim, kadın cinayetlerinde faillerin %16’sı cinayetten sonra kendisini öldürmekte, intihar etmektedir. Bu kişileri bu cinayetlere sevk eden saiklerin doğru belirlenmesi ve değerlendirilmesi son derece önemlidir. Kendisini öldürmeyi göze alacak kadar travma yaşayan bir kişiyi hiçbir ağır cezanın cinayetten döndüremeyeceği açıktır. Bu nedenle, yaşanan şiddet olgusu acilen bütün yönleriyle ele alınmak zorundadır. Şiddete yol açan olgu ve etkenlerin ortadan kaldırılması için kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<blockquote><p>&#8220;Mevcut sözleşmeler ve kanunlar gözden geçirilmeli, uygulama hataları ortadan kaldırılmalı, şiddeti üreten kaynakların kurutulması gerekiyor&#8221;</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44583 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/WhatsApp-Image-2019-11-18-at-15.03.03-1-640x425.jpeg" alt="" width="389" height="258" />Çözümü sadece kanunda aramak yerine diğer normatif disiplinlerin de devreye sokulması gerektiğini savunan Süleyman Arslan, &#8220;Bu konuda manevi değerlerimizden de istifade edilmelidir. Farklılıkları ahenk zemini olmaktan çıkarıp çatışmaya dönüştüren sosyo-kültürel ortam gözden geçirilmelidir. Şiddet araştırmaları yapılırken mağdur odaklı çalışılmakta, fail odaklı çalışma eksik bırakılmaktadır. Mağdur odaklı çalışmanın yanında fail odaklı çalışma da yapılmalı, fail odaklı bakış açısı da dikkate alınarak sorunların çözümüne katkı sağlanmalıdır. </span><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları sadece devletle birey arasındaki dikey ilişki ile sınırlı bir anlayış olmaktan çıkarılmalıdır. Bireyler arasındaki yatay ilişkilerin de insan haklarının vazgeçilmez bir boyutu olduğu zihinlere nakşedilmelidir. İnsan haklarının bir ahlak olduğu, bu bilinç içinde içselleştirilmesi gerektiği öğretilmeli ve insan hakları eğitim yoluyla bireysel yaşamda da uygulanabilir kılınmalıdır. Aksi takdirde insan haklarının korunup geliştirilmesi ve şiddetin önlenmesi amacı bir hayal olmaktan öteye geçemeyecektir. </span><span style="font-weight: 400;">Biz kadın erkek cinsiyet ayrımcılığıyla da mücadele eden bir kurum olarak kime yönelik olursa olsun şiddetin her türlüsüne karşı çıkıyoruz. Cinsiyeti, ırkı, rengi, etnik kökeni, dili, dini, inancı, mezhebi, felsefi veya siyasi görüşü, medeni hali, yaşı, doğum durumu, sağlığı veya engellilik durumu ne olursa olsun her insan, onur bakımından eşit doğar. &#8221; diye konuştu. Arslan, e</span><span style="font-weight: 400;">rkeğin kadına yönelik şiddetini de, kadının erkeğe yönelik şiddetini de erkeğin erkeğe yönelik şiddetini de kadının kadına yönelik şiddetini de reddettiklerini belirterek. &#8220;Canlar arasında cinsiyet farkı gözetilmesini ayrımcılık olarak görüyoruz.&#8221; şeklinde konuştu. </span></p>
<p>İki gün boyunca süren çalıştayda; şiddetin farklı boyutları, aile içi şiddet, sporda şiddet, medyada şiddet, eğitimde şiddet gibi konu başlıklarıyla tüm yönleriyle tartışıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/tihekten-siddetin-onlenmesi-calistayi/">TİHEK&#8217;ten ‘Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
