<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEPCO arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/tepco/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tepco/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Sep 2019 11:04:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>TEPCO arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tepco/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çıplak Hayatlar 2</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/20/ciplak-hayatlar-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 16:10:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Fukuşima Nükleer Felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[TEPCO]]></category>
		<category><![CDATA[Tokyo Elektrik Şirketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yontma taş devri, cilalı taş devri, tunç devri... Hisse devri! İnsanın dünya üzerindeki varlığını bir taşı oyarak kanıtlamasıyla başlayan sürecin vardığı nokta. Madalyonun bir yüzünde dünyaya yön veren şirketlerin hisselerinin ağırlığı, diğer yüzünde insanın bu dünyadaki yaşama dair hisselerini bir başka zamana devrettiği gerçeği...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/20/ciplak-hayatlar-2/">Çıplak Hayatlar 2</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto">
<p>Şirketlerin iktidara ortak olduğu bir dönemi, sahiplerine konuşma ve işlerine köstek olanları susturma erki bağışlayan hisseleriyle tanımlamak yanlış olmasa gerek. Bu bağlamda bir kez daha umarsızca öldürülebilen fakat kurban edilemeyen kitleler üzerinden kendini var eden egemenin otoritesini şirketlerle paylaştığına dikkat çekmeyi amaçlayacağım. İlk yazıda Rusya Devleti&#8217;ne ait olan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/06/ciplak-hayatlar/" target="_blank" rel="noopener">Rosatom&#8217;u değerlendirmiştik</a>. Bu yazıda ise Fukuşima Nükleer Felaketi&#8217;nin müsebbibi özel işletme Tokyo Elektrik Şirketi (TEPCO) ile Japon hükümetinin marifetlerini (!) ele alacağım. Zira gerek Rosatom gerekse TEPCO yasal ve idari imkanlarla kurulmuş olan neoliberal imparatorluk açısından tatminkar olduğu kadar da vaatkar sayılan hükümetlerin paydaşından yana sınırları aşındırmasına iki mühim örnek.</p>
</div>
<div dir="auto">
<p>Nükleer felaketler insanın beş duyusuyla değil ancak<b>, </b>ölçüm cihazlarının yardımıyla etki düzeyi tespit edilebilen tehlike ve risklere haiz olması bakımından siyasi iktidarın izin verdiği ölçüde korunmaya elvermesi nedeniyle yaşamın kontrolünün ne denli siyasi iktidarların elinde olduğunu net şekilde ortaya koyar. <span class="gmail_default">Nukleer r</span>iskler<span class="gmail_default">le tehlikeler </span>zaman ve uzam üzerindeki hareketlili<span class="gmail_default">klerinden kaynaklanan şekilde</span> etki ve şiddeti ölçüsünde mağdurlar açısından bitmeyecek bir kavganın fitilini ateşler. Ne var ki, en çok bu kavganın denge unsuru olması gereken yargının niteliğini yitirmesiyle toplumsal üşüme başlar. Nitekim Japonya&#8217;da 8,5 yıl önce meydana gelen 9 şiddetindeki deprem ve peşi sıra oluşan tsunaminin tetiklemesiyle üç reaktörde hasıl olan tam erime dolayısıyla  yaşananlar kralın çıplaklığından ziyade toplumsal boyuttaki &#8220;çıplak hayatlar&#8221;a işaret etmektedir.</p>
</div>
<div dir="auto">
<div>
<figure id="attachment_42485" aria-describedby="caption-attachment-42485" style="width: 346px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42485" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/5531f927-1ee6-468b-9c60-accd7ba15cd9.jpg" alt="" width="346" height="233" /><figcaption id="caption-attachment-42485" class="wp-caption-text">Hepsi suçsuzmuş (adil olmayan yargı kararı)</figcaption></figure>
<p>Fukuşima Nükleer Felaketi nedeniyle evlerini, yaşam alanlarını bir anda dönmemecesine terk eden, buna rağmen zararları tazmin edilmeyen insanların hak<span class="gmail_default">larını </span>aramak için bir araya gelerek Hidanren adı altında açtığı davaların kaybedildiği 19 Eylül 2019 günü bu açıdan tarihe not düşüldü. Z<span class="gmail_default">i</span>ra şiddetli bir depremin 8,5 yıl önceki yükseklikte <span class="gmail_default">bir </span>tsunami oluşturacağı için tsunami duvarı<span class="gmail_default">nın</span> yükseltil<span class="gmail_default">mesi </span>gerektiği <span class="gmail_default">fakat </span>maliyetli olacağı için vazgeçildiği yer almaktaydı. Böylece 5700 mağdurun zararlarının tazmininin yan sıra Nükleer Felaketin meydana gelmesini önleme potansiyellerini kullanmamış olmaları nedeniyle Tokyo Elektrik Şirketi (TEPCO) yetkilileri ne karşı profesyonel ihmalkarlık gösterdikleri gerekçesiyle açılmış olan davalar beraatle <a href="https://yesilgazete.org/blog/2019/09/19/fukusima-nukleer-felaketinin-davalilari-yargi-nezdinde-sucsuz-bulundu/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://yesilgazete.org/blog/2019/09/19/fukusima-nukleer-felaketinin-davalilari-yargi-nezdinde-sucsuz-bulundu/&amp;source=gmail&amp;ust=1569080136002000&amp;usg=AFQjCNER_5VbWevCWJCYtFCIkluNadTx4A">sonuçlandı. </a></p>
<p>Hidanren davaları sivil toplumun bir nükleer felaket halinde neoliberal sistem içindeki hak arayışının imkansızlıklar içinde neredeyse yaratıcılık gerektirdiğini göstermesi açısından önemli. Nitekim yaşanan herhangi bir mağduriyetin nükleer felaket kaynaklı olduğunun ispatlanması son derece zorken, yargılanan TEPCO yöneticilerinin nükleer felaket başladıktan sonraki tahliyeler esnasında yaşamını yitiren<a href="https://yesilgazete.org/blog/2017/03/18/fukusima-felaketinin-sorumlusu-japon-hukumeti-ve-tepco/" target="_blank" rel="noopener"> 44 kişinin katili olduğu</a> saptaması bana göre tarihi bir atılım niteliğinde çok zihin açıcı  bir tespit<span class="gmail_default">ti.</span>.</p>
<p>Bugünden geçmişe doğru bakınca nükleer felaketin başlamasına çanak tutan olaylarla sonrasında yaşananların Fukuşima Daiichi Nükleer Santrali&#8217;nin yöneticilerinin davadan beraat etmesinden kopuk olmadığı aşikar. D<span class="gmail_default">i</span>ğer bir deyişle nükleer süreçlerin düzgün denetlenebilmesine olanak tanıyan bir yapı ve zihniyet olsaydı  ya da nükleer felaket halinde tahliye edilmesi gereken 20- 30 kilometre yarıçaplı alandaki bölge sakinleri tahliye edilseydi mahkemede pekala<span class="gmail_default"> doğal ve </span>adil<span class="gmail_default"> bir</span> yargılama ihtimalinden bahsedilebilirdi. Nükleer güç söz konusu olduğunda şirketle toplumu koruması gereken devletin şirketle arasındaki ilişki bu kadar geçirgen olmasaydı insanlar izleyen süreçte evlerine dönmeye ve radyoakif bölgede yaşamak zorunda bırakılmayabilirdi&#8230; Özetle demek istediğim nükleer felaketin kendine de radyoaktif olduğu ve neoliberal sistemin açmazlarıyla sistemik sorunlarını bir röntgen cihazı timsali net bir şekilde göster<span class="gmail_default">ebildiğidir.</span></p>
<p>Maalesef Fukuşima Nükleer Santral Tesisi&#8217;nde silolarda depolanan radyoaktif suyun denize boşaltılmak istenmesi de bu örneklere uzak değil. Fukuşima Daaiichi Nükleer Santarali&#8217;nin üç reaktöründe meydana gelen tam erimenin her gün yüzlerce ton suyla soğutulmayı gerektirmesi, bu suyun dünya kamuoyunun gözü önünde denize boşaltılamaması ve silolarda depolanmasıyla nihayetlenmekte. Hatta soğutma suyuna ek olarak her gün dağlardan akıp gelen 100 ton suyun da reaktör binasının  içine girmesi nedeniyle bu miktar hızla artmakta. Her ne kadar  buzdan duvar projesiyle 400 milyon dolar harcanarak su miktarı 500 ton&#8217;dan 300 ton&#8217;a düşürülmüşse de radyoaktif suyun depolanmasına devam edilmek zorunda. Ne var ki silolarda biriktirilerek toplam miktarı 1 milyon 200 tona ulaşan radyoaktif su ilave silo konacak yer kalmadığı ve depolama çok maliyetli olduğu için denize boşaltılmak isteniyor. Esasen yetkililer iki yıldır silo konacak yer kalmadığı için radyoaktif suyu denize boşaltmak amacıyla yasa gereği balıkçılardan alması gereken izni almaya uğraşıyordu.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-42486 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/e1094beb-82b0-4534-8614-f0f4c073320a-640x416.jpg" alt="" width="392" height="255" /></p>
</div>
</div>
<div dir="auto">
<div>
<p>Balıkçıların ve sivil toplum örgütlerinin engellemesi sayesinde eko yıkımın önüne geçildi<span class="gmail_default">gi</span> anlaşılıyor ki bugün mesele dünya kamuoyuna mal olmuş bulunuyor. Zira  bugüne dek radyoaktif suyun içinde yalnızca trityum radyoaktif izotopunun olması bile yeterince sorun teşkil ederken TEPCO&#8217;ya ait raporlarda ALPS arıtma sisteminin düzgün çalışmadığı dolayısıyla etki süresi onlarca yıla uzanan kanser ve türevi hastalıklara yol açabilecek başka izotopların olduğu öğrenilmiş<span class="gmail_default"> durumda</span>. Şüphesiz biriktirilen radyoaktif suyun denize boşaltılma ihtimali <span class="gmail_default">komsu ulkeleri de ilgilendirmekte</span>.  Japonya ile yakın coğrafyayı paylaşan Güney Kore açısından huzursuzluk yaratan bu açıklamaların karşılığı Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları&#8217;na katılacak olan G.Kore ekibinin kendi yiyeceklerini beraberlerinde götürme kararı alması oldu. Diğer taraftan G.Kore&#8217;nin Tokyo&#8217;da yapılcak radyoaktif Olimpiyat Oyunlarından tümüyle çıkması daha iyi bir cevap da olabilirdi.</p>
<p>Fukuşima bölgesinde <span class="gmail_default">ancak</span> acil durum koşulları<span class="gmail_default">nda geçerli olabilecek şekilde </span>radyasyon sınır dozları standart değerlerin 20 kat üstü<span class="gmail_default">nde tutulması olağanlaşmıştır.</span>. Tazminatlarının kesilmesi için evlerinde yaşamak üzere geri çağrılanlar ise <span class="gmail_default">dönmeleri halinde </span>bugünden yarına bir başka nükleer felaket olmadıkça evlerinden tekrar ayrılacak değil. Yani binlerc<span class="gmail_default">e</span> kişi hükümetin yeniden yerleşimi salık verdiği yerlere ömürlük hayatlarını geçirmek için dönecek&#8230; 1 yılda 20 milisievert radyasyon alınmasıyla 10 yılın sonunda alınan radyasyon dozu kümülatif manada 200 milisievert olacak. Nükleer santralde çalışan işçiler için sınır dozu ve çalışmayı bırakma sınırı 5 yıl için 100 milisievertken evlerine dönen yetişkinler en az 10 yılda bu dozdan fazlasını alıyor olacak. Çocuklar ise özellikle kız çocuklarının aynı doz radyasyondan yetişkinlere göre iki kat daha fazla etkilendiğini  göz önüne alırsak Sağlıklı bir yaşam istemese yeridir.</p>
</div>
</div>
<div dir="auto">
<div>
<p>Başa dönersek, kapitalist sistemin neoliberal ilişkilerle yeniden form tuttuğu, tüm köşeleri kaptığı sistemde <span class="gmail_default">adil yargıya dair</span> bir beklenti içinde olmak iyice anlaşılmıştır ki abesle iştigal! Yalnızca gelişmekte olan ülkelerde de değil artık dünya genelinde bir neoliberal imparatorluktan ve onun hisseleri uğruna soyduğu hayatlardan bahsedebiliriz. İşte bu nedenle &#8220;iklimi değil sistemi değiştirelim dediğimiz gibi <span class="gmail_default">gerek</span> nükleer politikayı üreten sistemle <span class="gmail_default">gerekse </span>çatı örgütler<span class="gmail_default">iyle </span>küresel olarak, farklı ülkelerde benzer sesleri çıkar<span class="gmail_default">mak ve</span> seslerimizi birbirine kat<span class="gmail_default">mak suretiyle </span>mücadele etmeli.</p>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/20/ciplak-hayatlar-2/">Çıplak Hayatlar 2</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya&#8217;da Nükleer Atık Sorununa Çare Aranıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/23/japonyada-nukleer-atik-sorununa-care-araniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jan 2019 07:43:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Fukuşima]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer atık]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santral]]></category>
		<category><![CDATA[radyoaktif]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli madde]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[TEPCO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Japonya hükümetinin alternatif çözümler bulmaması nedeniyle Fukuşima'daki nükleer santralden çıkan 1 milyon tondan fazla radyoaktif suyun Pasifik Okyanusu’na boşaltılması tartışılıyor.  Greenpeace Almanya Nükleer uzmanı Shaun Burnie, şu anki tek seçeneğin suyun tanklarda depolanması olduğunu savunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/23/japonyada-nukleer-atik-sorununa-care-araniyor/">Japonya&#8217;da Nükleer Atık Sorununa Çare Aranıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fukuşima’daki nükleer santral felaketinin ardından geçen sekiz yılda radyoaktif su krizi yaşanıyor.</p>
<p>Greenpeace Almanya’nın raporuna göre, Japonya hükümetinin alternatif çözümler bulmaması nedeniyle santralden çıkan 1 milyon tondan fazla radyoaktif suyun Pasifik Okyanusu’na boşaltılması söz konusu.</p>
<p><iframe src="https://www.youtube.com/embed/GN1L5Hu4rDw" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Raporda, Japonya hükümetinin ve Tokyo Elektrik Enerji Şirketi’nin (TEPCO) kısa vadeli tasarruf planları ve çeşitli teknik başarısızlıklarının, Fukuşima Daiichi nükleer santralindeki su krizini derinleştirdiği belirtildi.</p>
<p>Greenpeace yaptığı açıklamada Japonya hükümetini ve TEPCO’yu Fukuşima Daiichi’deki radyoaktif suyun uzun vadeli yönetimi için seçeneklerini acilen yeniden değerlendirmeye çağırdı.</p>
<p>Kazue Suzuki: Tasarruf etmek için yaşam tehlikeye atılıyor</p>
<p>Su krizine karşı yerel toplulukların yanında olduklarını belirten Greenpeace Japonya Enerji Kampanya Sorumlusu Kazue Suzuki şöyle konuştu: “Kısa vadede tasarruf etmek için sudaki radyoaktif trityumu ortadan kaldıracak su işleme teknolojisinin geliştirilmemesi, Pasifik Okyanusu’nu ve Fukuşima Kıyısı’nda yaşayan topluluklarının yaşam kaynakları ile sağlıklarını tehlikeye atıyor.”</p>
<p><strong>Shaun Burnie: Su tanklarda tutulmalı</strong></p>
<p>Greenpeace Almanya Nükleer uzmanı Shaun Burnie, şu anki tek seçeneğin suyun tanklarda depolanması olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>
<p>“Japonya hükümeti ve TEPCO, 2020’ye kadar radyoaktif su krizini çözmeyi hedefliyor ancak bu inandırıcı değil. TEPCO, sudaki stronsiyum ve diğer tehlikeli radyoaktif maddeleri yasal seviyeye indiremediğini kabul etmek zorunda kaldı. Hem hükümet hem de TEPCO’nun zayıf kararları nedeniyle Fukuşima&#8217;daki su krizinin sonu yok. Pasifik&#8217;e kirli su deşarj etmek en kötü seçenektir. Uygulanabilir ve risksiz tek seçenek bu suyun en azından bir sonraki yüzyıl boyunca sağlam çelik tanklarda uzun süre depolanması ve su işleme teknolojisinin paralel olarak geliştirilmesidir.”<br />
Hükümete göre en ucuz yol denize boşaltmak</p>
<p><strong>Fukuşima Daiichi Bölgesinde Depolama Tanklarına Her Hafta 2-4000 Ton Kirli Su Ekleniyor.</strong></p>
<p>Japonya hükümeti yüksek seviyelerde radyoaktif trityum içeren suyun denize deşarjının en ucuz ve en hızlı seçenek olduğunu söylüyor. Bu seçeneğe göre suyun denize deşarj edilmesi 3,4 milyar yen (30 milyon ABD Doları) tutacak ve tamamlanması 7 yıl sürecek. Hükümete sunulan ve sudan trityumun ayrıştırılmasını öneren diğer teklifler teknik değerlendirmeler yapılmadan reddedildi.</p>
<p>TEPCO, uzun yıllardır radyoaktif sudan stronsiyum gibi tehlikeli maddeleri “tahliye için izin verilen seviyenin altına düşüreceğini” iddia ediyordu. Ancak TEPCO, Eylül 2018’de kullandığı teknolojinin sudaki kansere neden olan stronsiyum 90 da içeren maddeleri yasal sınırın altına düşüremediğini kabul etmek zorunda kaldı.</p>
<p><strong>Bianet.org</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/23/japonyada-nukleer-atik-sorununa-care-araniyor/">Japonya&#8217;da Nükleer Atık Sorununa Çare Aranıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
