<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TBMM Genel Kurulu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/tbmm-genel-kurulu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tbmm-genel-kurulu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2021 14:27:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>TBMM Genel Kurulu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tbmm-genel-kurulu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hayvan Hakları Yasası Sevabıyla Günahıyla Meclis’ten Geçti!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/hayvan-haklari-yasasi-sevabiyla-gunahiyla-meclisten-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeşim Yavuzer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 11:06:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları yasası]]></category>
		<category><![CDATA[sirkler]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam parkı]]></category>
		<category><![CDATA[yunus parkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır beklenen Hayvan Hakları Yasası, 2 günlük komisyon çalışması ve toplamda 3 saat süren Genel Kurul görüşmelerinin ardından, günahıyla sevabıyla Meclis’ten geçti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/hayvan-haklari-yasasi-sevabiyla-gunahiyla-meclisten-gecti/">Hayvan Hakları Yasası Sevabıyla Günahıyla Meclis’ten Geçti!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kamuoyunda “Hayvan Hakları Yasası” olarak anılan “Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Teklifin Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndaki çalışmalarına STK temsilcilerinin de milletvekillerinin de katılımı yoğundu. Ancak Genel Kurul çalışmalarına az sayıda milletvekilinin katılması dikkat çekti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Teklifin iki gün süren komisyon görüşmelerinde, zaman zaman fikir ayrılıklarından kaynaklanan tartışmalar ve gerginlikler yaşansa da teklifin Genel Kurul görüşmeleri üç saat içinde tartışmasız olarak tamamlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muhalefetin ve STK’ların bazı maddelere yönelik eleştirileri ve taleplerinin bir kısmı Genel Kurul görüşmeleri sırasında verilen değişiklik önergeleriyle karşılandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak muhalefet ve hayvanseverler, bu kanun teklifinin iki yıl önce kurulan araştırma komisyonunun 50 maddelik raporunun çok gerisinde olduğunu ve beklentilerin tam anlamıyla karşılanmadığını düşünüyor.</span></p>
<h5><b>Yeni Yasal Düzenleme Neleri Getiriyor?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanları Koruma Yasası ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapan yasa teklifi, mevcut düzenlemede “mal, eşya” olarak değerlendirilen hayvanları “can” kabul ediyor ve yaptırımlar buna göre düzenleniyor.</span></p>
<h5><b>Teklif Metnindeki ‘Hayvanla Cinsel İlişki’ İfadesi Değiştirildi’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyon görüşmelerinde teklifteki ‘hayvanla cinsel ilişki’ ibaresine tüm muhalefet milletvekilleri ve STK temsilcileri itiraz etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Sayın teklif sahibi milletvekili arkadaşım ‘Eski kanunda var’ dedi. Yani hayvanların mal olarak görüldüğü 5199 sayılı Kanun’da böyle. Ama o zaman biz hayvanları mal değil, can olarak tanımlayacaksak ve ‘Kabul ediyoruz’ diyerek de bunu bütün ülkeye ve kamuoyuna bu şekilde reklam vesilesi olarak kullanıyorsak ne demek cinsel ilişki? Cinsel ilişkide hayvanın rızası mı var da cinsel ilişki olur? ‘Cinsel istismar,’ ‘tecavüz’ denmesi gerekir. Çünkü hayvanlara tecavüz edilir ya da istismarda bulunulur. Bu da aslında bu kanun teklifinin bir zihniyet değişikliğini öngörmediğinin açıkça göstergesi” diye eleştirdi. TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ise, “Burada çok büyük bir fecaat var, hâlâ ‘hayvanlarla cinsel ilişki’ yazıyor orada. Zoofili değiliz hiçbirimiz, ‘hayvanla cinsel ilişki’ diye bir şey olmaz, ‘Kanunda zaten böyleydi’ demek, ‘Orada bir ayıp vardı ve biz şu an bunu düzeltme imkânımız varken düzeltmiyoruz’ demektir” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Talepler üzerine Genel Kurul görüşmelerinde değişiklik yapılarak ‘hayvanlarla cinsel ilişki’ ifadesi ‘Hayvanlara cinsel saldırıda bulunmak veya tecavüz etmek’ olarak değiştirildi.</span></p>
<h5><b>Belediyeler Bakımevleri Kuracak</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların korunması ve bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kuracak. Belediyeler, bakımevleri ve rehabilitasyon için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde beşi oranında kaynak ayıracak. Bu oran büyükşehirler için binde üç olarak belirtildi ve ayrılan bu ödeneğin başka amaçlar için kullanılması da engellendi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yanı sıra Rehabilite edilen hayvanlar Bakanlık tarafından kurulan veritabanına kaydedilecek. Rehabilitasyonu tamamlanan hayvanların, bakımevine getirilen belediye tarafından alındıkları ortama bırakılması ise esas kabul edildi. Yerel yönetimler ayrıca ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi de kurabilecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakımevi kurma zorunluluğunun tarihleri ise bir yıl erkene çekildi. Genel Kurul’da verilen değişiklik önergesiyle büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yetmiş beş bini aşan belediyeler, 31 Aralık 2022’ye kadar; diğer belediyeler 31 Aralık 2024’e kadar hayvan bakımevleri kurmakla yükümlü oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan komisyon çalışmalarına Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı sıfatıyla katılan Gaziantep Belediye Büyükşehir Başkanı Fatma Şahin, “Hayvan bakım evi, hayvan hastanesi ve doğal yaşam alanlarını kurmak üzere tahsis edilecek hazine ve orman alanlarının bedelsiz olması hem belediyelerimiz elini güçlendirilecektir hem bu konuda da teşvik edici olacaktır. Biz, organize sanayiye de gerektiğinde veya kentsel dönüşümde de hazineden bedelsiz arsa veriyoruz. Bu bakış açısıyla Bakanlığımızdan belediyelerimizin de elini güçlendirmesi açısından bu arsaların bedelsiz verilmesini önemli buluyoruz” önerisinde bulundu.</span></p>
<h5><b>Doğal Yaşam Parkları Kurulacak</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu kurum ve kuruluşlarına doğal yaşam parkları kurma imkânı getiren teklif için de değişiklik önergesi verildi. Buna göre; kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel hukuk kişilerine de doğal yaşam parkı kurma imkânı tanındı. Bu düzenleme ile “Hayvanların etolojisine ve habitatına uygun, serbest dolaşmalarına imkân sağlayan ortamların oluşturulması amaçlandığı” ifade edildi. Düzenleme “Örneğin aslan, kaplan, zürafa, ayı gibi hayvanlar kendi habitatlarına uygun ortamlarda bulundurulabilecektir” diye gerekçelendirildi.</span></p>
<h5><strong>Yunus Parklarına 10 yıl Süre Verildi!  </strong></h5>
<p>Kabul edilen Kanun ile yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, kara ve su sirkleri ile yunus parklarının kurulması yasaklandı. Muhalefet ve STK’ler mevcut yunus parklarının da kapatılmasını talep etti. Talep, Genel Kurul’da değişiklik önergesiyle karşılandı. Buna göre; yasaklanan kara ve su sirkleri ile yunus parklarına ilişkin mevcut işletmelere 10 yıl süre getirildi ve 10 yılın sonunda Bakanlıkça alınacak tedbirlerle tasfiyesi öngörüldü. Oysa Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun kabul ettiği raporda, yunus parklarının en geç 2 yıl içinde kapatılması öngörülüyordu. STK’ların talepleri bu konuda da karşılanmadı. Ayrıca, yeni yasa yunuslarla terapiyi yasaklayan bir hüküm içermiyor.</p>
<h5><b>Hapis Cezaları</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldüren kişi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir hayvan neslini yok eden kişi 5 yıldan 10 yıla kadar hapis,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişi, 6 aydan 4 yıla kadar hapis,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara cinsel saldırıda bulunan veya tecavüz eden kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden az olmamak üzere adli para cezası;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maddede düzenlenen suçların birden fazla hayvana karşı aynı anda işlenmesi durumunda ise verilecek ceza yarı oranında artırılacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan kedi ve köpek sahipleri, en geç 31 Aralık 2022 tarihine kadar hayvanlarına dijital kimlik çıkartarak kayıt altına aldırmakla yükümlü oldu. Ticari amaç güdülmeksizin bakılan ev hayvanı artık, bulunduğu yere bakılmaksızın sahibinin borcundan dolayı haczedilemeyecek.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h5><b>Peki Hayvan Hakları Yasası Neden Yıllardır Parlamento Gündemine Gelemedi?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları Yasası’na dair kamuoyunda beklenti, siyasi partiler de ise uzlaşı vardı. Öyle ki Şubat 2019’da TBMM’de hayvanların haklarının korunması ile hayvanlara eziyet ve kötü muamelelerin önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplam 12 toplantıda bu alanda çalışan bilim insanlarını ve STK’ları dinleyen ve 4 kez de yerinde inceleme çalışması yapan komisyonun raporu 2020’nin ocak ayında TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Hayvan Hakları Yasası çalışmalarının komisyon raporunun ışığında hızla hazırlanacağı ifade edildi. Ancak Covid19 salgını tüm dünyayı etkisi altına aldı ve Covid19 tedbirleri kapsamında Meclis de uzun süre kapalı kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyon Başkanı AKP Milletvekili Mustafa Yel, Covid19 salgınından dolayı hayvan hakları yasasının sekteye uğradığını ancak Ekim ayında başlayacak yeni yasama döneminde Meclis gündemine geleceğini ifade etmişti. Olmadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce 2021 yılının hemen başında Meclis’e getireceklerini açıkladılar. Ocak ayında AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu “Gündemin ilk sıralarında” dedi. Ardından Şubat ayının başında yasa teklifi üzerine çalışan ve o dönem AKP Grup Başkanvekili olan Özlem Zengin, “2 hafta içinde Meclis’e sunacağız” açıklamasını yaptı. Teklif ertelene ertelene Temmuz ayında Meclis’e sunulabildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yıllardır beklenen Hayvan Hakları Yasası, 2 günlük komisyon çalışması ve toplamda 3 saat süren Genel Kurul görüşmelerinin ardından, günahıyla sevabıyla Meclis’ten geçti.</span></p>
<p><b>Hızlandırılmış Yasa</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TBMM İçtüzüğü’ne göre; Kanun teklifleri havale edildikleri esas komisyonca görüşüldükten sonra bir rapora bağlanarak Meclis Başkanlığı’na sunulur. Sıra sayısı verilerek bastırılan komisyon raporları, bu aşamadan sonra aldıkları sıra sayısı ile anılır. Komisyon raporları siyasi parti gruplarına, komisyonlara ve milletvekillerine dağıtılır, gelen kâğıtlar listesinde ve TBMM internet sayfasında yayımlanır. Komisyon raporunun Genel Kurul gündemine alınması için dağıtımından itibaren 48 saat geçmesi gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak Hayvan Hakları Yasası için bu süre beklenmedi. Danışma Kurulu önerisi üzerine Genel Kurulun kararıyla teklif, 48 saatlik süre beklenmeden Genel Kurul gündemine alındı ve görüşmeleri tamamlandı.</span></p>
<p>Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun metnine <strong><a href="https://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k7332.html">buradan</a></strong> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/hayvan-haklari-yasasi-sevabiyla-gunahiyla-meclisten-gecti/">Hayvan Hakları Yasası Sevabıyla Günahıyla Meclis’ten Geçti!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vekiller “Meclise STK giremez!” Pankartı da Tutacaklar Mı?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/11/vekiller-meclise-stk-giremez-pankarti-da-tutacaklar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2018 13:43:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Genel Kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31378</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Parlamentodaki beş siyasî parti grubunun mutabakatı ile kabul edilen içtüzük değişikliği teklifinde, sivil toplumun yasama çalışmalarına katılımı teoride engellendi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/11/vekiller-meclise-stk-giremez-pankarti-da-tutacaklar-mi/">Vekiller “Meclise STK giremez!” Pankartı da Tutacaklar Mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın “TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi”, 1 Ekim’de TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Kanun teklifi, 4 Ekim’de Anayasa Komisyonu’nda görüşüldü. Komisyon, 5 Ekim’de raporunu verdi. Meclisteki beş siyasî partinin mutabakatı ile şekillenen ve 9 Ekim’de TBMM Genel Kurulu’na inen içtüzük değişikliği kanun teklifi, aynı gün kabul edildi. Sivil toplum ise teklif daha komisyondayken ötelendi ve teklifteki, sivil toplumun yasama çalışmalarına katılımı ve bilgisine başvurulması maddeleri yine beş siyasî partinin mutabakatı sonucunda, oy birliği ile metinden çıkartıldı. TBMM Başkanı’nın ve son başbakanın teklifinde yer alan sivil toplumla ilgili iki madde, parlamentodaki partileri neden rahatsız etti? Ya da sivil toplum, başka siyasî uzlaşmalar, çıkarlar nedeniyle hem iktidar hem de muhalefet tarafından gözden mi çıkarıldı, feda mı edildi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçtüzük değişikliğine dair kanun teklifi daha TBMM Başkanlığı’na sunulmadan Sivil Sayfalar’da bir yazı yazmıştım ve şunları ifade etmiştim: “</span><i><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun, parlamentodaki sesinin kısılması ve yasama süreçlerine katılımının engellenmesi, parlamentoyu güçlü ve işlevsel kılmaz, aksine parlamentoyu boş bir meydan, 600 kişilik bir sahneye dönüştürür ki bunun Türkiye’ye hiçbir faydası olmaz. Toplumsal meselelerin çözümünde gerek sahada gerekse mevzuat konusundaki aksaklıklar konusunda büyük bir bilgi birikimi olan sivil toplumu, yasama faaliyetlerinin dışında bırakmak, toplumsal muhalefetin sesini kısmak demektir. Ak Parti, “güçlü meclis” istiyor ise; katılımcılık, çoğulculuk gibi ilkeleri önemsiyor ise 2009’da olduğu gibi, sivil toplumun yasama süreçlerine katılımı için diğer siyasî partiler ile uzlaşma yoluna gider; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduğu TBMM İçtüzüğü taslağındaki yanlıştan döner. </span></i><span style="font-weight: 400;">“</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ak Parti, bu yanlıştan döndü aslında. Evet, kâğıt üzerinde döndü. Binali Yıldırım’ın kanun teklifindeki, sivil toplumu ilgilendiren maddelerin gerekçelere hep birlikte bakalım:</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">Madde ile, komisyon çalışmalarının niteliğinin artırılması ve</span></i><b><i> yasa yapım sürecine ilgili aktörlerin aktif katılımının sağlanması amacı doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda Meclis komisyonlarının çeşitli kurum ve kuruluşlardan bilgi alma ihtiyacı duyabileceği dikkate alınarak burada ortaya çıkabilecek boşluğu kapatmak amacıyla komisyonların bütün kamu kurumları ile özel kişi ve kuruluşlardan uzman sıfatıyla temsilci çağırmalarına dayanak hazırlanmıştır.</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> Komisyonlara ayrıca ihtiyaç görülmesi halinde ilgili yasama uzmanlarının da çağırılabileceği hükme bağlanarak yasama tekniği bağlamında komisyon kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Anayasa değişikliğinden kaynaklanmamakla birlikte, </span></i><b><i>fiili bir duruma hukuki bir çerçeve kazandırmak için sivil toplum temsilcilerinin de toplantılara çağırılabilmesi metne dercedilmiştir. Böylece sivil toplum kavramı ilk defa İçtüzüğe girmektedir.</i></b><span style="font-weight: 400;">” (Madde 6, Gerekçe)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Madde ile, komisyonların bilgi altyapısını güçlendirme yönünde, kanunların uygulama sonuçlarını izlemeye dönük kurumsal bir çerçeve oluşturulmaktadır. Buna göre, </span><b>komisyonlar, gerek duymaları hâlinde bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum temsilcilerinden bir kanunun uygulanmasına ilişkin olarak bilgi isteyebileceklerdir. Bu bilgiler komisyonda görüşülebilecek</b><span style="font-weight: 400;"> ve bir rapora bağlanarak Meclis Başkanına sunulabilecektir.” (Madde 7, Gerekçe)</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">TBMM Başkanı Yıldırım’ın kanun teklifini okuduğumda, sivil toplum açısından ister istemez sevinmiştim ancak bu sevinç, tabii ki kursağımızda bırakılacaktı. 31 maddeden oluşan teklifin komisyon görüşmeleri sonunda, ortak önergeler ile teklifin 4 maddesi metinden çıkarıldı, 11 maddede de değişikliğe gidildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Metinden çıkarılan maddeler arasında “2. Madde: Başkanlık Divanı oluşturulurken, Başkan hariç hesaplama yapılması”, “4. Madde: Komisyonların adlarının ve görevlerinin değiştirilmesi”, “6. Madde: Komisyonlarda söz alma süreleri, komisyonların konuşma sürelerinin düzenlenmesi” ve “27. Madde: TBMM Bütçesinin Genel Sekreter tarafından hazırlanması” bulunuyordu.</span></p>
<p><b>Parlamentodaki siyasî partiler, demokrasi konusunda yine sınıfta kaldı!</b></p>
<div>Siyasî partilerin neredeyse tamamının “katılımcılık”, “çoğulculuk”, “demokrasi” gibi kavramları ağızlarından düşürmediklerini biliyoruz. Ancak tekliften çıkarılan 4 maddeye baktığımda, sivil toplumun, parlamentonun toplamı, yani beş siyasî parti tarafından feda edildiğini düşünüyorum. <span style="font-weight: 400;">Türkiye’de, parlamentoda bir kez daha feda kültürü, demokrasiden ağır bastı. Bu da parlamentodaki siyasî partilerin tamamının demokrasi konusunda sınıfta kaldığının bir göstergesi olarak hatırlanacak tabii ki. Bu kavramlar, partilerce tamamen beylik laflara indirgenmişken ve bu kavramların içi boşaltılıyorken parlamentoya, demokrasiye inanmak da olanaksız hâle geliyor. Peki, kabul edilen bu içtüzük teklifi, sivil toplumun parlamentodaki varlığı ve yasama çalışmalarına katılımı için dünyanın sonu mu? Tabii ki hayır. Ama Anayasa Komisyonu raporunda “büyük bir uzlaşı” olarak nitelendirilen durumun, aslında uzlaşı olmadığını, siyasî pazarlıkların bir ürünü olduğunu söylemek gerek. Bu durum, Türkiye’deki siyasî ahlâk açısından bence utanç verici!</span></div>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31382" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1626.png" alt="" width="492" height="275" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1626.png 492w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1626-320x179.png 320w" sizes="(max-width: 492px) 100vw, 492px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçtüzük değişikliği teklifinin ne şekilde kabul edildiğini düşündüğümüzde, toplumsal muhalefetin, parlamentodan ibaret olmadığı daha da keskinleşiyor. Hem parlamentoda, hem bürokraside, hem sokakta, kısacası hayatın her alanında kendisini var eden sivil toplum, toplumsal muhalefetin ana aktörlerinden biri ve parlamento bunu reddetmiş durumda. Sivil toplumun yasama çalışmalarına katılımından rahatsızlık duyulması ve bunun içtüzük değişikliğinde âdeta gözümüze sokulması, bizim için yeni bir durum değil. Dolayısıyla çok da şaşırmamak, karalar bağlamamak lâzım bence.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine hatırlatmakta fayda görüyorum: “Meclise köpek giremez” tartışmaları gündemi epey meşgul etmişti ve hiç de hoş karşılanmamıştı toplum tarafından… Parlamentonun ortak bir şekilde takınmış olduğu “Meclise STK giremez” tavrının, sivil topluma nasıl yansıyacağını ilerleyen günlerde göreceğiz. Ama muhalefet partilerinin “sesimiz parlamentoda kısılmak isteniyor” eleştirilerinin, nedense parlamentoda feda edilen sivil toplum için geçerli olmadığını görüyoruz.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31383" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1627.png" alt="" width="513" height="305" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1627.png 513w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1627-320x190.png 320w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></p>
<p><b>Sivil topluma nacizane tavsiyeler</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, mevzuat düzenlemeleri ile hayattan tabii ki soyutlanamaz. Sivil toplumun parlamentodaki varlığı, yasama çalışmalarına katılım iradesi ve faaliyetleri, zaten bugün Türkiye parlamentosunun teamülü hâline gelmiş durumda ancak bu teamülde her zaman sivil topluma “figüran” muamelesi yapıldı. İçtüzük değişikliğine rağmen, bizler, parlamentodaki bu “figüran” yaklaşımını nasıl değiştirebileceğimiz konusunda kafa yorabiliriz ki parlamentonun sivil topluma ne denli ihtiyacı olduğunu, bütün sivil toplum aktörleri zaten biliyor. Kanun tekliflerinin, komisyonlarda sunulacak madde önergelerinin, yazılı soru önergelerinin çoğu, zaten sivil toplumdan geliyor. Sorumlu hisseden ya da parti ve toplum nezdinde görünürlük peşinde olan vekiller de bunları yasama çalışması olarak benimsiyor ve sivil toplum adına gerekli girişimlerde bulunuyor. Eksik olmasınlar&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun parlamentoda feda edildiği 27. yasama döneminde, sivil toplum-parlamento ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edelim. Dillere pelesenk edilen “güçlü meclis”, belli ki siyasî partiler tarafından hayata geçirilemeyecek. İstensek de istenmesek de parlamentoya gitmeye, yasama çalışmalarına katılma konusundaki irademizi ortaya koymaya devam edelim. Ola ki zor bela komisyon toplantılarına girebilirsek kask, baret, laboratuvar gözlüğü vb. koruyucu ekipmanları yanımızda bulunduralım. Şaka yapıyorum tabii ki!</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31384" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1628.png" alt="" width="514" height="284" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1628.png 514w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-11_1628-320x177.png 320w" sizes="(max-width: 514px) 100vw, 514px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mücadele ve faaliyet alanlarımızı ilgilendiren tüm konularda, yasama çalışmalarına katılmak istediğimizi, ilgili ihtisas komisyonlarının başkanlarına ve sekreteryalarına bildirelim. Ne de olsa bu, sivil toplum için bir hak. Türkiye’yi, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi üzerinden ilgilendiren, karar alma sürecine sivil katılım için iki ayrı uluslararası belge var: Paris İlkeleri ve Karar Alma Sürecine Sivil Katılım İçin İyi Uygulama İlkesi… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasama süreçlerini izlemek için geçici birliktelikler kurabileceğimizi unutmayalım. Yasama süreci boyunca nasıl yöntemlerin benimsendiği, katılım taleplerimizin ne şekilde karşılık bulduğu, muhalefet görüşlerine ne kadar yer verildiği, sürecin şeffaf yürütülüp yürütülmediğini raporlayabiliriz ve etkin bir yasama faaliyetinin nasıl yürütülmesi gerektiğine dair politika belgeleri hazırlayabiliriz. Kanun teklifleri için görüş ve öneri dosyalarımızı komisyonlara ve tüm milletvekillerine göndermeye devam edelim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yöndeki tüm çabalar, bu içtüzük değişikliğinde de görüldüğü gibi, çoğulculuğun, katılımcılığın tamamen silinmek istendiği Türkiye’de, oldukça önemli ve değerli. Her şeye rağmen, umudu yitirmemeli ve mücadeleye devam etmeliyiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları mücadelesinde biz bunu yapmaya kararlıyız. 250’den fazla STK, hayvan hakları ile ilgili yasama çalışmalarının her aşamasını izlemek ve bu çalışmalara dâhil olmak için güç birliği yapmış durumdayız. Bizim sivil toplum anlayışımız da böyle. Kapıdan kovulsak, bacadan gireriz&#8230; Hayvanların haklarının esnetilmemesini sağlamak için parlamentoda olmak zorundayız ve olacağız! Demokrasi sınavında sınıfta kalan siyasî partilere, bize katlanmak zorunda olduklarını üzülerek şimdiden söylüyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ve bir önceki yazımın son cümlesi ile bu yazımı bitirmek istiyorum: “Sivil toplumun parlamentoya, parlamentonun da sivil topluma ihtiyacı olduğunu unutmamak gerek.” Bu unutulursa parlamento şimdikinden çok daha beter bir hâl alacak, benden söylemesi&#8230;.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/11/vekiller-meclise-stk-giremez-pankarti-da-tutacaklar-mi/">Vekiller “Meclise STK giremez!” Pankartı da Tutacaklar Mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
