<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>suriyeli gençler arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriyeli-gencler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriyeli-gencler/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Nov 2019 08:31:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>suriyeli gençler arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriyeli-gencler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suriyeli Gençleri Eğitmeli mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/suriyeli-gencleri-egitmeli-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Alpman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2019 08:31:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[suriyeli gençler]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseköğretimde Suriyeli Öğrenciler Toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45029</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’deki Suriyelilerin çok genç bir nüfusa sahip olması, eğitim konusunu ciddiye almaksızın yapılacak her girişimin zayıf ve yetersiz olacağını anlamak için yeterlidir. “Eğitim önemli” gibi bir klişe etrafında gürültü kopartmak yerine Suriyelilerin eğitime katılımlarının nasıl sağlanacağı, eğitimin nasıl bir niteliğe sahip olacağı, eğitim sürecinin nihai hedefinin ve çıktısının neler olacağı ve eğitim sürecinden elde edilecek faydanın nasıl somutlaşacağı üzerine sosyal politika ve uygulama geliştirilmeyi ertelemek, gelecekte karşılaşmamız muhtemel sorunlara biraz daha yaklaşmak anlamına gelir. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/suriyeli-gencleri-egitmeli-mi/">Suriyeli Gençleri Eğitmeli mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin konuşmayı pek sevmediği, konuşmak zorunda kaldığında ise en üst perdeden siyasal analizlere giriştiği konuların başında Türkiye’deki mülteciler geliyor. Gözünü dikip bakmaktan kendini alamayan ve eline geçirdiği her mülteciyi kapı dışarı atmak isteyenlerin oranı çok olsa da, bu çokluk yanıltıcı olmamalı. Suriyeliler her geçen gün Türkiye toplumunun bir parçası olmaya devam ediyor. Bunu bir entegrasyon ya da uyum göstergesi olarak ifade etmek doğru değil. Türkiye toplumunun, toplum olup olmadığı bile başlı başına bir tartışma konusuyken Suriyeliler ile Türkiyelilerin uyum içerisinde yaşadığını öne sürmek epey zorlama bir iddia olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye toplumunun uzun süredir saplandığı kimlik bataklığından çıkmak için ciddi adımlar, sahici uygulamalar ve kalıcı politikalar geliştiremediği biliniyor. Bu konudaki yetersizlik, bilgi ve beceri eksikliği ülkenin iç sorunlarının giderek karmaşıklaşmasına neden olmakla kalmadı, olası çözümlerin de bir tehdit olarak algılanmasına ve sorunlarla ilgili gerçekçi diyalog zemininin kurulamamasına neden oldu. Buna, milyonlarca kişinin Suriye’den Türkiye’ye gelip yerleşmesiyle eklenen mülteciler de eklendiğinde ortaya çıkan tablonun sıradan kişiler için ürkütücü olmasında şaşılası bir şey yok.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün sayıları 4 milyona dayanan Suriyeliler, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 5’ini oluşturuyor. Muhalefet ve iktidar bloğu partilerinin seçmen tabanındaki genel eğilim büyük ölçüde “gitsinler” retoriğinde birleşiyor. Askeri operasyonlarla sınır ötesine yapılan harekatlar bile mültecilerin “güvenli bölge” adı altında kurulacak yeni yerleşim yerlerine gönderileceği telkinleriyle anlatılıyor. Kürt hareketinden ekonomiye, sağlıktan eğitime her meselenin bir parçası haline gelen Suriyeliler ile ilgili bilgi kılığında aramızda dolaşan malumat yığını ise nefreti körüklemekten başka bir işe yaramıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyelilerle ilgili mevcut durumun ve yükselen sosyo-politik gelişmelerin gelecekle ilgili pek umut vermediğini ve karamsarlığın gittikçe arttığını kabul etmek gerekir. Ancak kendisini, sevdiklerini ve bu ülkede yaşayan insanları dert edinenlerin bu karamsarlığa teslim olmamak, bunu Türkiye toplumunun geleceği için yeni bir fırsata dönüştürmenin araçları aramak ve bulmak gibi bir yükümlülükleri var. Bu nedenle Türkiye’de kalıcı olduklarını kabul etmeye direnen popülist vaazları hızla geçmek, bugünün sorunlarına odaklanmak ve küçük de olsa etkili adımlarla hareket edip geleceği kurtarmanın yolları aramak gerekir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu adımların başında eğitim geliyor. Bu konu iktidar bloğuna ve bürokratlara terk edilemeyecek kadar önemli. Ayrıca alışageldiğimiz ve başarısızlıklarıyla kimseyi şaşırtmayan mevcut eğitim sistemiyle çözülemeyecek kadar hassas ve dikkat gerektiren bir konu. Meselenin ciddiyetini kavramak yerine Suriyelilerin geçiciliği konusunda ısrar etmek ise iktidarın Suriye politikasıyla benzer sonuçlara neden olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuyla ilgili 25 Kasım 2019 tarihinde Ankara’da düzenlenen ve uzmanların, akademisyenlerin ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla gerçekleşen “Yükseköğretimde Suriyeli Öğrenciler Toplantısı”nın gösterdiği şeylerden biri, Suriyelilerle ilgili birçok konuda olduğu gibi, eğitim konusunda da ciddi bir belirsizlik ve plansızlık halinin egemen olduğu ve tek tipçi yaklaşımın devam ettiğiydi. Katılımcıların açık tartışma ortamında görüşlerini dile getirdiği toplantıdan çıkan sonuçlardan biri de, Türkiye’deki Suriyeliler ile ilgili algının, atılması gereken birçok adımı zorlaştırdığıydı. Suriyelilere yönelik ayrımcılık ve önyargı sadece sokakta değil, bürokrasi içerisinde de etkili ve Suriyelilerin geçici olduğu yönündeki propaganda hem sokakta hem de bürokrasinin önemli bir kısmında ciddiye alınmaya devam ediyor. Bu beklentiler, olgunun kendisiyle ilgili bir durum değil, tümüyle -iktidar ya da muhalefet fark etmez- siyasal propaganda malzemesi ve bunu anlamak için biraz daha zamana ihtiyaç var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün aksaklıklarına ve yetersizliklerine rağmen Suriyelilerin başta yüksek eğitim olmak üzere, eğitim alanına dâhil edilmeleri dışında, kısa ve orta vadede bir çözüm olmadığının altını çizmek gerekir. Suriyeli gençlerin eğitim alanına dâhil olmalarının anlamı, kendi topluluklarına olduğu kadar Türkiye toplumunun geneline de dâhil olmaları anlamına gelir. Bu gençler, Türkiye toplumunun bir parçası olarak kabul edilmediği ve burada yaşamaya devam ettikleri sürece kendi yaşamlarını sürdürmenin yollarını arayacaklar. Burada son karar, yine politika yapıcılara kalıyor. Suriyeli öğrencilerin önündeki dil ve kültür farklılığının yanı sıra savaş ve göçe bağlı travmalarını gözetecek, onların eğitim kurumlarına erişimlerini, takiplerini ve finansmanlarını kolaylaştıracak sosyal politikalar geliştirecekler mi, yoksa bu öğrencileri tek tip eğitim sisteminin içerisine atıp gittikçe bu alandan uzaklaşmalarını, eğitim alanının dışına çıkmalarını ya da dâhil edildikleri eğitim sürecinin hiçbir işe yaramamasını mı seyredecekler?</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/suriyeli-gencleri-egitmeli-mi/">Suriyeli Gençleri Eğitmeli mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fotoğrafın Birleştirici Gücü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/fotografin-birlestirici-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 09:55:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[işçi gençler]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Gülek]]></category>
		<category><![CDATA[suriyeli gençler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serbest fotoğrafçı ve aktivist Mustafa Gülek, 2017 yılından bu yana Adana’daki geri dönüşüm işçisi gençlere fotoğraf çekmeyi öğretiyor. Suriyeli ve Türkiyeli gençlerin hayatına dokunan Gülek, “Bu işin en güzel yanı gençlerin arasında kardeşlik, arkadaşlık bağı kurulması oldu. Artık kâğıt toplarken kavga etmiyorlar” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/fotografin-birlestirici-gucu/">Fotoğrafın Birleştirici Gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-38879 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/4.jpg" alt="" width="372" height="240" />Uzun yıllar uluslararası ajanslar için fotoğrafçılık yapan Mustafa Gülek, 2017 yılından bu yana geri dönüşüm işçilerine fotoğraf çekmeyi öğretiyor. Kendisini sokak fotoğrafçısı olarak tanımlayan Gülek, Suriye savaşı nedeniyle Türkiye’ye göçmen akını başlayınca, sınıra yakın olmak ve göçmenlerin hayatlarına tanıklık etmek için Adana çevresine yerleşti. Sokaklarda geri dönüşüm alanında çalışan Suriyelilerin arttığını gözlemleyen Gülek, “Suriye’den göç başlayınca çocuk yaştakilerin yapabileceği en kolay iş buydu. Bir araba alıp atık toplamaya başladılar. Çok fazla Suriyeli bu işe başlayınca buradaki Türk çocuklarla kavga etmeye başladılar” diyor.</span></p>
<p><b>“Unutulmuş Çocukları Meslek Sahibi Yapmak”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fotoğraf eğitimi vermeye nasıl karar verdiğini sorduğumuz Gülek, “Türkiye’deki çocuk işçilik had safhada hele Suriyeli mülteciler geldikten sonra iyice artığını gördük. Bu resmen kölelik düzeni. Maksat bilgiyi paylaşmak, kaybedilmiş unutulmuş çocukları meslek sahibi yapıp topluma kazandırmak. Fotoğraf önemli ama Suriyeli çocuklarla bizim çocuklar arasındaki kavgayı bitirmek daha da önemli. Birlikte öğrenme kültürünü geliştirmek, ilişkileri pozitif hale getirmek istedim. Bu işin en güzel yanı gençlerin arasında kardeşlik, arkadaşlık bağı kurulması oldu. Artık kâğıt toplarken kavga etmiyorlar. Fotoğraf sadece araçtı” diye yanıtlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli gençlerin içine kapanık ve çekingen olduğunu söyleyen Gülek, onların güvenini kazanmak için fotoğraf çekme eğitimine başlamadan önce 6 ay boyunca gençlerle birlikte çalışmış. Gülek, “Savaştan kaçıp dilini bilmedikleri bir ülkede herkes onları öteliyor. Dolayısıyla çok tedirginler. Onları yumuşatmak için fotoğrafın bir araç olabileceğini düşündüm. İnsanların ‘fotoğraf makinemi çalarlar mı?’ diye düşünerek girmeye çekindiği mahallerde gençlere fotoğraf çekmeyi öğrettim. Çevremdeki çoğu insan bu işin uğraşmaya değmez olduğu, fotoğraf çekmeyi öğrenseler bile makine almaya paralarının yetmeyeceğini söyledi. Gençlerin parası olmayabilir ama fotoğraf çekmeyi öğrenmeye hakları yok mu?” diye soruyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-38880 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/1-1.jpg" alt="" width="417" height="269" />Gülek, fotoğraf eğitimi için yeterli sayıda makinası olmadığı için sosyal medyadan duyuru yapmış ve çok sayıda bağış almış. 10 gençle atık toplama depolarının içinde eğitime başlayan Gülek, “Gençlerin bir tek pazar günü çalışmıyor biz de bu günlerde atık toplama depolarında çalıştık. Birbirlerinin portrelerini çektiler. Bazı günler pratiğe sokaklara çıktık. Sık sık birlikte pikniğe gittik. Birlikte vakit geçirmek aralarındaki kargaşaya son verdi” diye konuşuyor.</span></p>
<p><b>Sırada Metal ve Sayacılık Sektöründe Çalışan Gençler Var</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Bir meslekleri olsun istedim&#8217; diyen deneyimli fotoğrafçı Gülek sözlerini şöyle tamamlıyor?  </span><span style="font-weight: 400;">“Destekle 3 tane makine aldım, kendilerini daha da geliştireceklerini umuyorum. Ben bu işi tek başıma yaptım. Yardım aldığım kimse yoktu. Sadece bir gün FUJİ destek oldu. Sabah teorik ders verildi, öğleden sonra pratik yapıldı. FUJİ’nin desteği çocuklara değer verdiğimizi gösterme bakımında çok iyi oldu. Metal, mangal kömürü, dökümcü ve sayacı sektöründe çalışan gençlere fotoğraf çekmeyi öğreteceğim.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/fotografin-birlestirici-gucu/">Fotoğrafın Birleştirici Gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
