<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Suriye savaşı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriye-savasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriye-savasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Oct 2017 18:46:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Suriye savaşı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriye-savasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suriyelilerin entegrasyonu ama nasıl? : JANA örneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/10/suriyelilerin-entegrasyonu-ama-nasil-jana-ornegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2017 11:04:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[JANA]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Sandrine Ramboux]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suriyeli mülteciler/göçmenler birçok hukuki hakka sahip olsa da söz konusu hakları hakkında yeterince bilgi sahibi değil. Üstelik hukuki kısıtlamalar kimi zaman mültecilere ulaşılmasını imkânsız kılıyor. İş insanları, uzmanlar ve Suriyelileri buluşturan JANA’nın düzenlediği etkinlik, bu konuda girizgâh niteliğinde.* Sivil Sayfalar olarak 29 Mart’ta göçmen entegrasyonunu destekleme çalışmaları yürüten JANA’nın etkinliğindeydik. Suriyeli mültecileri/göçmenleri hem kendi alanındaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/10/suriyelilerin-entegrasyonu-ama-nasil-jana-ornegi/">Suriyelilerin entegrasyonu ama nasıl? : JANA örneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suriyeli mülteciler/göçmenler birçok hukuki hakka sahip olsa da söz konusu hakları hakkında yeterince bilgi sahibi değil. Üstelik hukuki kısıtlamalar kimi zaman mültecilere ulaşılmasını imkânsız kılıyor. İş insanları, uzmanlar ve Suriyelileri buluşturan JANA’nın düzenlediği etkinlik, bu konuda girizgâh niteliğinde.*</strong></p>
<p>Sivil Sayfalar olarak 29 Mart’ta göçmen entegrasyonunu destekleme çalışmaları yürüten JANA’nın etkinliğindeydik. Suriyeli mültecileri/göçmenleri hem kendi alanındaki Türkiyeli uzmanlarla hem de yatırımcı ve girişimcilerle buluşturmayı hedefleyen etkinlik değerli ve öğretici olduğu kadar JANA’nın adına yaraşır bir şekilde girişilen işin zorluğunu da anlamamıza yardımcı oldu. JANA, Arapça ‘hasat zamanı toplanan ürün’ anlamına geliyor, aynı zamanda uzun bir emek ve uğraş sonucu kişinin elde ettiği kazanımları ifade ediyor. Söz konusu mülteci/göçmen entegrasyonu olunca ve bu entegrasyon sadece Suriyelileri kapsaması halinde bile 3 milyon kişiyi ilgilendirince, bahsedilen zorluk daha da anlaşılır oluyor. Öte yandan öğretici tarafına değinirsek ülkenin “yerlileri” olarak mülteci/göçmen/yabancı olmanın güçlüğünü söz konusu etkinlik vesilesiyle bir defa daha tecrübe ettik.</p>
<p>İstanbul Beyoğlu&#8217;nda gerçekleşen ve yaklaşık üç saat süren, İngilizce-Türkçe ve Arapça dillerinde yapılan etkinlik JANA’nın kurucusu Sandrine Ramboux’nun açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmanın ardından, yaklaşık yarım saat süren kısa turda tüm katılımcılar kendilerini tanıtmak ve etkinliğe katılım amaçlarını özetle dile getirmek için söz aldı. Son olarak, gecenin sonundaki yemeğe geçilmeden önce Suriyeliler kendi alanlarındaki uzman ve girişimcilerle deneyimlerini paylaşmak ve danışmanlık hizmeti alma imkânını yakaladı. “İmkân” diyoruz çünkü her ne kadar Suriyeliler birçok hakka sahip olsa da söz konusu haklar konusunda yeterli bilgi sahibi değil üstelik kimi yasal “kısıtlamalar”, Suriyelilerin entegrasyon sürecine engel oluyor.</p>
<h4>&#8220;Gelecekte atacağım adımlar için farklı tecrübelere sahip insanlarla tanışmak için geldim&#8221;</h4>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-14557" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522.jpg" alt="Saleh Ammar ve Nur Meşedi" width="306" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522.jpg 4032w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-522-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 306px) 100vw, 306px" />Etkinlikte ilk önce Suriye’nin Halep vilayetinden gelen 26 yaşındaki Nur Meşedi ile konuştuk. Halep’i 2012’de terk etmek zorunda kalan Meşedi, bir sene Mısır’da yaşamış, ardından tek başına Türkiye’ye gelmiş. Meşedi’nin Suriye’de İşletme okuduğunu, İstanbul’da ise saç ekimi branşında &#8216;takım liderliği&#8217; yaptığını öğreniyoruz. Oturma izni olmasına rağmen Türkiye’de çalışmanın zorluğuna dikkat çekiyor sohbetimizde. Meşedi yabancı oldukları için ucuz iş gücü olarak görüldüklerini ve işverenlerin sigorta yapmakta güçlük çıkardığından bahsediyor. Nur Meşedi kimi zaman ırkçılığı da maruz kaldıklarına dikkat çekerek “En azından şu anda üç yabancı dilim var, maaş verirken üç dil konuşan kişiye daha yüksek maaş verilmesi gerekiyor. Tam olarak hakkınızı alamıyorsunuz şirkette. Şikâyet etmiyorum ama görüyorum, içimde kalıyor” diyor. Etkinliği olumlu bulduğunu belirten Meşedi “Bir şeyler yapabileceğim konusunda kendime inanıyorum. Ben buradayım ve anlamak istiyorum böylesi bir etkinliğin mültecilere ne gibi faydalar sağlayabileceğini” ifadelerini kullanıyor.<br />
Görüşlerine başvurduğumuz bir diğer katılımcı ise dört aydır İstanbul’da bulunan Saleh Ammar. Ammar, Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinden İstanbul’a gelmiş fakat Şam’da yaşıyormuş. Ticaretle uğraşan Ammar aynı zamanda mobil uygulamalar geliştirdiğini anlatıyor. Ammar etkinliği oldukça faydalı bulduğunu belirtirken, “böylesi deneyimler diğer ticari işlerle ilgili bilginizi ve fırsatınızı artırıyor” ifadesini kullanıyor. Ammar etkinlikle ilgili olarak “Türkiye’de işlerin nasıl yürüdüğü ve ekonomi piyasası hakkında bilgilendirilmeyi bekliyorum. Bize muhasebeci ve avukatlarla tanışabileceğimiz söylendi. Dolayısıyla onlar politikaları, prosedürleri ve kuralları bize açıklayabilirler. Ve bunlar işlerin nasıl yürüdüğünü anlamamızı kolaylaştırabilir. Çünkü ben dört aydır buradayım ve bu süre her şeyi anlamam için yeterli değil. Ve bu buluşma benim ülke hakkındaki malumatımı ve nasıl daha iyi çalışacağım konusundaki bilgimi artıracaktır” diyor.</p>
<p>Bununla birlikte mikrofonumuzu İmad’a çevirdiğimizde de beklenti ve motivasyonlarının aynı olduğunu görüyoruz. 26 yaşındaki İmad, eğitimine devam etmek için 2012’de Halep’ten İstanbul’a gelmiş. Okan Üniversitesi’nde endüstri mühendisliğini bitirdikten sonra, şimdi de Koç Üniversitesi’nde burslu master yapıyormuş. Şu anda, bir inşaat şirketinde iş geliştirici olarak da çalışan İmad yakında gelecekte kendi firmasını kurmak niyetinde olduğunun altını çizerek gelecekte atacağı adımlar için farklı tecrübelere sahip insanlarla tanışmak ve hikayelerini dinlemek için etkinliğe geldiğini söylüyor.</p>
<p>Konuştuğumuz bir diğer katılımcı ise Gülnar Hajo.<strong>  </strong>Savaştan kaçan Hajo’nun da ilk istikameti doğrudan Türkiye olmamış. Önce Ürdün’e daha sonra da Türkiye’ye gelmiş Hajo. İstanbul Fatih’te kitapçısı olan Hajo, çocuk kitapları hazırlıyor. Etkinlik için “Ne yapılıyor diye görmeye geldim” diyen Hajo “Çocuklar, gençler ve kadınlar için düzenledikleri atölyelere destek bulursam iyi olurdu. Bence fikir iyiydi fakat ama destekçiler çok fazla değildi. Bir daha ki sefere daha çok destekçi olursa daha iyi olur” ifadelerini kullanıyor.</p>
<h4><strong>“Hukuki hakları var ama yeterli bilgileri yok”</strong></h4>
<figure id="attachment_14556" aria-describedby="caption-attachment-14556" style="width: 288px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-14556" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576.jpg" alt="" width="288" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576.jpg 4032w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-576-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 288px) 100vw, 288px" /><figcaption id="caption-attachment-14556" class="wp-caption-text">Avukat Bengü Coşkun ve Avukat Nazlı Nehir Sertbaş</figcaption></figure>
<p>Öte yandan, etkinliğe destek veren uzmanlarla konuştuğumuzda da, başka bir gerçek de yüzümüze çarpıyor. JANA’ya destek veren Çetinkaya Avukatlık Ortaklığı avukatlarından, Nazlı Nehir Sertbaş ve Bengü Coşkun ile sohbetimizde böylesi etkinliklerin önemi daha  da berraklaşıyor. Ellerinden geldiğince hem STK’lara hem de ihtiyacı olan bireylere sosyal sorumluluk çerçevesinde destek verdiklerini belirten genç avukatlar “Suriyeliler Türkiye’nin en büyük meselesi. Biz de bir ucundan tutabilmek için geldik” diyor.  Avukat Sertbaş, Suriyelilerin daha çok şirket kurmak, ticari faaliyetler için kendilerine geldiklerine değinerek, Suriyelilerin hukuki haklarının sınırlı olmadığını fakat Türkiye’deki hakları hakkında çok sınırlı bilgiye sahip olduklarına işaret ediyor.</p>
<p>Diğer taraftan Avukat Coşkun ise gözden kaçan bir noktayı bize hatırlatıyor. Coşkun “Suriyeliler bize her konuda ulaşamıyorlar. Hukuken mesleğimize yönelik reklam yasağı var, o yüzden Suriyelilere ‘Bize gelin size yardım edelim’ diyemiyoruz. O yüzden de Suriyelilerin bizi bir şekilde duyması imkânsız. Ancak böyle ağlar aracılığıyla bir araya gelebiliyoruz” deyip yalnızca böylesi etkinlikler ve dernekler vasıtasıyla Suriyelilere ulaştıklarının altını çiziyor.</p>
<h4><strong>“Bilgimin zekatını veriyorum”</strong></h4>
<p>Etkinliğe destek veren bir diğer katılımcı ise Gökhan Almacı. Yirmi yıldır bağımsız denetleme işiyle uğraşan Almacı, şirket satışları, şirket evlilikleri, finansal danışmanlık ve muhasebe uzmanı. Hem profesyonel bilgi birikimi hem de motivasyon olarak etkinliklere destek olmaya çalıştığını söyleyen Almacı “Profesyonel olarak bilgi birikimimi bir şekilde dışarıya yansıtmam gerekiyor, malınızın zekâtını vermek vardır ya, bu da bilginin zekâtını vermek aslında” diyor. Almacı “Bir ülkede yabancı olmak hele yabancı bir girişimci olmanın çok önemli zorlukları var, bir kere bilgi kaynağına, uzmana ulaşmak yasal konularda birine bir şey danışmak çok zor Türkiye’de. Çünkü Türkiye’de çoğu yasal konuda belirsizlikler var, uygulamalarda farklılıklar olabiliyor. Normal bir mevzuatı önünüze alıp okuduğunuzda, pratikte yapılması gereken hiçbir zaman birbiriyle uyuşmuyor. O zaman da yanınızda bir rehbere ihtiyacınız var. Buradaki en büyük zorluk bu” ifadelerini kullanarak böylesi etkinlikler ve danışmanlıklar aracılığıyla hem insani hem de ekonomik olarak Suriyelilerin Türkiye’ye kazandırılması gerektiğini işaret ediyor.</p>
<figure id="attachment_14560" aria-describedby="caption-attachment-14560" style="width: 230px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-14560" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527.jpg" alt="" width="230" height="172" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527.jpg 4032w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ozlem1-527-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 230px) 100vw, 230px" /><figcaption id="caption-attachment-14560" class="wp-caption-text">Sağda JANA’nın kurucusu Sandrine Ramboux açılış konuşmasını yaparken.</figcaption></figure>
<p>Gecenin sonunda ise etkinlik hakkında JANA’nın kurucusu Sandrine Ramboux ile konuşuyoruz. Ramboux, ilk defa yapılmasına rağmen etkinliğin başarılı geçtiğini, sadece insan hikayelerini dinlemediklerini gerçek anlamda Suriyelilerin yanında olduklarının anlaşıldığını belirtiyor. Ramboux ayrıca finansman bulmaları halinde Suriye Ekonomik Forumu iş birliğiyle etkinlikleri üç ayda bir düzenleme hedefinde olduklarının haberini veriyor. Sandrine’in bir de müjdesi var, bir sonraki etkinlikte daha çok tematik uzman yer alacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>*</strong>Katkıları nedeniyle Özlem Türkdoğan&#8217;a teşekkür ederim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/10/suriyelilerin-entegrasyonu-ama-nasil-jana-ornegi/">Suriyelilerin entegrasyonu ama nasıl? : JANA örneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İtalya-Malta anlaşmazlığı&#8217; 268 göçmenin hayatına mâl oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/italya-malta-anlasmazligi-268-gocmenin-hayatina-mal-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2017 13:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Malta]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suriye&#8217;deki savaştan kaçanları taşıyan bir göçmen teknesinin Akdeniz&#8217;de seyrederlerken su almaya başlaması üzerine yardım çağrısı yapmasına rağmen, İtalya ile Malta&#8217;nın saatlerce kimin kurtarmaya gitmesi gerektiği konusunda anlaşamaması yüzünden batmaya terk edildiği ortaya çıktı. İtalyan L&#8217;Espresso dergisi, 11 Ekim 2013&#8217;te yaşanan ve 60&#8217;ı çocuk 268 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın arka planını gösteren telefon kayıtlarını yayınladı. Yaklaşık 4 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/italya-malta-anlasmazligi-268-gocmenin-hayatina-mal-oldu/">&#8216;İtalya-Malta anlaşmazlığı&#8217; 268 göçmenin hayatına mâl oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="story-body__introduction"><strong>Suriye&#8217;deki savaştan kaçanları taşıyan bir göçmen teknesinin Akdeniz&#8217;de seyrederlerken su almaya başlaması üzerine yardım çağrısı yapmasına rağmen, İtalya ile Malta&#8217;nın saatlerce kimin kurtarmaya gitmesi gerektiği konusunda anlaşamaması yüzünden batmaya terk edildiği ortaya çıktı.</strong></p>
<p>İtalyan L&#8217;Espresso dergisi, 11 Ekim 2013&#8217;te yaşanan ve 60&#8217;ı çocuk 268 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın arka planını gösteren telefon kayıtlarını yayınladı.</p>
<p>Yaklaşık 4 yıl önceki olay, Avrupa&#8217;da göçmen krizinin en büyük trajedilerinden biri olarak görülüyor.</p>
<p>L&#8217;Espresso&#8217;nun internet sitesinde yayınlanan ses kayıtlarına göre, tekneden İtalyan Sahil Güvenliği&#8217;ni arayan Suriyeli doktor Mohanad Jammo, teknenin su almaya başladığını söyleyerek yardım istiyor.</p>
<p>Jammo ilk olarak 11 Ekim 2013&#8217;te saat 12.39&#8217;da Sahil Güvenlik&#8217;i aradığında, &#8220;Teknede yaklaşık 300 kişiyiz. 100 kadar çocuk, 100 kadın ve belki 100 erkek var. Lütfen acele edin, tekne su alıyor&#8221; diyor.</p>
<p>Defalarca &#8220;Lütfen acele edin&#8221; diyen Suriyeli doktor, İtalyan yetklinin &#8220;Sorun ne?&#8221; diye sorması üzerine &#8220;Tekne batıyor!&#8221; diyor.</p>
<p>İtalyan sahil güvenlik yetkilisine teknenin konumunu bildiren Jammo, &#8220;Teşekkürler bayım&#8221; yanıtını aldıktan sonra telefonu kapatıyor</p>
<p><strong>&#8216;</strong><strong>Malta&#8217;yı arayın!</strong><strong>&#8216;</strong></p>
<p>Aradan yaklaşık bir saat geçtikten sonra saat 13.17&#8217;de tekrar İtalyan Sahil Güvenliği&#8217;ni arayan Suriyeli doktor, &#8220;Bizim için kimseyi yolladınız mı?&#8221; diye soruyor.</p>
<p>Bu kez telefona farklı bir İtalyan yetkili cevap veriyor ve &#8220;Bayım, size Maltalı yetkililerin numarasını verdim, çünkü Malta&#8217;ya daha yakınsınız. Hemen Malta&#8217;yı arayın&#8221; diyor.</p>
<p>Jammo bu kez de &#8220;Tamam&#8221; diyerek telefonu kapatıyor.</p>
<p>13.48&#8217;de Jammo&#8217;dan İtalya&#8217;ya bir telefon daha geliyor. Sesi gittikçe daha tedirgin gelen adam, &#8220;Malta&#8217;yı aradım. Onlar da Lampedusa&#8217;ya (İtalya&#8217;ya bağlı bir ada) yakın olduğumuzu söylüyor. Siz bize daha yakınsınız&#8221; diyerek yeniden yardım istiyor.</p>
<p>Jammo&#8217;nun, &#8220;Ölüyoruz, lütfen!&#8221; dediği duyuruluyor.</p>
<p>Suriyeli adam &#8220;Ölüyoruz. 300 kişiyiz. Ölüyoruz&#8221; diye bağırarak sesini duyurmaya çalışırken İtalyan yetkili &#8220;Malta&#8217;yı aradınız mı?&#8221; diye sormaya devam ediyor.</p>
<p>Teknenin kaptanının kaçtığını söyleyen Jammo, İtalyan yetkiliye &#8220;Bizi terk etmeyin&#8221; diye sesleniyor.</p>
<p>İtalyan yetkili ise bu sırada ısrarla &#8220;Malta&#8217;yı arayın, Malta&#8217;yı arayın&#8221; demeyi sürdürüyor.</p>
<p>Jammo, &#8220;Telefonumun kredisi bitiyor, lütfen, siz beni arayın&#8221; diyor. İtalyan yetkilinin buna cevabı da &#8220;Malta&#8217;yı aramalısınız&#8221; oluyor.</p>
<p>İlk telefondan yaklaşık 3.5 saat sonra 16.44&#8217;te İtalyan Sahil Güvenliği, Malta&#8217;yı arıyor.</p>
<p>İtalyan yetkili, batmakta olan tekneye en yakın gemi olan İtalyan Deniz Kuvvetleri&#8217;ne ait Libra gemisinin göçmen teknesini kurtarmaya gitmesi halinde göçmenleri karaya da taşıması gerekeceğini ve bu sırada gözlem işlevini yerine getiremeyeceğini söylüyor.</p>
<p>İtalyan yetkili &#8220;Bu yapılacak en iyi şey olmaz&#8221; diyor. Maltalı yetkili ise, &#8220;Fakat en yakın gemi o, anlıyor musunuz?&#8221; diye yanıt veriyor.</p>
<p>Maltalı yetkili, bölgede bir uçaklarının olduğunu ve göçmen teknesinin tespit edildiğini de aktarıyor.</p>
<p>Yetkili, &#8220;Tekne artık hareket etmiyor ve sürekli bizi arayıp (kendilerini kurtaracak) geminin ne zaman geleceğini soruyorlar. Siz geminizi gönderemezseniz ne yapılabileceğine bakarız. Civarda bir sivil gemiye de bölgeye yaklaşmasını söyledik. Fakat bu gemi 70 mil kadar uzaklıkta&#8221; diyor.</p>
<figure class="media-landscape has-caption full-width"><span class="image-and-copyright-container"><img loading="lazy" decoding="async" class="responsive-image__img js-image-replace" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/624/cpsprodpb/BBB0/production/_95984084_gettyimages-620803796.jpg" alt="Kasım 2016'da Akdeniz'de düzenlenen bir kurtarma operasyonu" width="3500" height="2330" data-highest-encountered-width="624" /><span class="off-screen">Telif hakkı </span><span class="story-image-copyright">AFP &#8211; </span></span>Kasım 2016&#8217;da Akdeniz&#8217;de düzenlenen bir kurtarma operasyonu</figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8216;</strong><strong>İnsanlar suda!</strong><strong>&#8216;</strong></p>
<p>Saat 17.07&#8217;de ise Malta tarafından İtalya aranıyor. Malta Silahlı Kuvvetleri yetkilisi, İtalyan Sahil Güvenliği&#8217;nden bir kişiye, &#8220;Uçağımız teknenin alabora olduğunu gördü, insanlar suda&#8221; diyor.</p>
<p>İlk aramadan yaklaşık 5 saat sonra gerçekleşen bu görüşmede İtalyan yetkili, &#8220;Libra gemisine talimat verdim&#8221; diyor.</p>
<p>İtalyan Lampedusa adasına 61 deniz mili, Malta&#8217;ya ise 118 deniz mili uzaklıkta batan göçmen teknesinde 480 kişinin bulunduğu tespit ediliyor.</p>
<p>Göçmen teknesinin battığı yere 1.5 saat mesafede olan Libra gemisinin ancak 5 saat kadar sonra gönderilmesi, 60&#8217;ı çocuk 268 kişinin ölümüyle sonuçlanıyor.</p>
<p>Defalarca İtalya ve Malta&#8217;yı arayarak yardım isteyen Suriyeli doktor Mohanad Jammo, karısı ve 5 yaşındaki kız çocukları ile kurtulurken, 9 aylık ve 6 yaşında iki oğlunu kaybediyor.</p>
<p>Ekim 2013&#8217;te yaşanan göçmen tekneleri faciaları İtalya&#8217;da büyük infial yaratmış ve İtalyan Deniz Kuvvetleri &#8220;Mare Nostrum&#8221; (Bizim Deniz) isimli bir arama-kurtarma operasyonu başlatımıştı. Mare Nostrum daha sonra yerini AB yönetimindeki Triton operasyonuna bırakmıştı.</p>
<p><a href="http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39855630" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/italya-malta-anlasmazligi-268-gocmenin-hayatina-mal-oldu/">&#8216;İtalya-Malta anlaşmazlığı&#8217; 268 göçmenin hayatına mâl oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
