<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Suriçi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/surici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/surici/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2021 07:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Suriçi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/surici/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;STK’lar Sur’daki Yenilenme Sürecine Dahil Edilmeli&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/14/stklar-surdaki-yenilenme-surecine-dahil-edilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2021 07:26:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çekdar Taşkıran]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Mimarlar Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Şehir Plancıları Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Selma Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2016 yılında yaşanan çatışmalardan beri kapalı olan 6 mahalle, kentsel dönüşüm ve restorasyon süreçleri yapılarak açıldı. Yeni yapılan evlerin ‘cezaevi yerleşkesine’ benzemesi kamuoyunda tepkiyle karşılandı. İnşa edilen evlerin Diyarbakır mimarisiyle ilgisi olmadığını belirten STK temsilcileri, sivil toplumun ve meslek odalarının inşa süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/14/stklar-surdaki-yenilenme-surecine-dahil-edilmeli/">&#8216;STK’lar Sur’daki Yenilenme Sürecine Dahil Edilmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Mimarlar Odası Eş Başkanı Selma Aslan, sürecin başından bu yana her bakımdan tarihe, kültüre, sanata ve mimari eserlere karşı tarihi hatalar barındıran uygulamalar içerdiğini belirtti. Aslan hafriyatın kaldırılması, yıkımdan çıkarılan taşların satılması gibi sorunlu yaklaşımları hatırlattı. Malzeme seçimi ve mimarinin Suriçi evlerindeki yaşam biçimini yansıtmaktan uzak olduğunu belirten Aslan, inşa sürecinde vatandaşların mağdur edildiğini, kültürel ve tarihi dokuya zarar verildiğini vurguladı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-72747 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/selma-aslan.jpeg" alt="STK’lar Sur’daki Yenilenme Sürecine Dahil Edilmeli" width="244" height="241" />2016 yılında yasaklı alan ilan edilen bölgede, evlerin yıkılmasından inşaatların bitimine kadar gizlilik içinde yürütülen çalışmaların sona ermesiyle ortaya çıkan tablonun vatandaşın tepkisine sebep olduğunu belirten Aslan, Sur’daki evlerin yapısını şöyle anlattı: “Tarih ve kültür kokan bu geleneksel evlerden oluşan yapıların avluları evin merkezi konumundadır ve mekanlar arasında bağlayıcı özelliktedir. Ve yine iklim etkisi düşünülerek bitişik, avlulu yapılardır. Bu da aynı zamanda organik bir sokak dokusunu oluşturmuştur. Evlerin etrafında mahremiyet nedeniyle, sokak cephelerinde yüksek duvarlar kullanılmıştır. Böylece dışarıdan evin içi görülmemektedir. Kullanılan malzemenin bazalt taş özgünlüğü ile de hem sokaklara estetik katmıştır hem mevsimsel duruma göre yaşamı kolaylaştırmıştır.”</p>
<p>Yeni inşa edilen evlerin bu özellikleri hiç yansıtmadığı gibi cezaevi yerleşkelerini andıran, özgünlükten uzak ve ticari kaygılarla oluşturulduğunu savunan Aslan, “Geniş yollar yapılmış ve sokak olgusu tamamen göz ardı edilmiş. Yine dış cephelerde malzeme olarak kaplama taş kullanılmış. Eski ile yeninin karşılaştırması yapıldığında ortaya çıkan tablo vatandaşın tepkilerine neden olmuştur ‘’ dedi.</p>
<p>Suriçi Bölgesinde çok sayıda tescile değer yapı ve tescilli yapı bulunduğunu da hatırlatan Aslan, “Tescilli yapıların cephesel özelliklerinin ön plana çıkarılmadığı, yeni yapıların bitişik nizam olarak konumlandırıldığı ve sokak dokusunun kent belleğinde yer etmeyeceği kentsel tasarım projeleri ve bölgeye uydurulmak istenilen yeni bir koruma amaçlı imar planı sahneye çıkmıştır. <strong>Bu aşamaların hemen hiçbirinde bölgede yerinden ettirilen halk katılımcı aktörlerden biri olmamıştır</strong>. Somut ve somut olmayan kültürel miras ögelerinin kötü taklitleri yapılarak betonarme yapılardan oluşan güvenlik yolları boyunca devam eden yapılar oluşturulmuştur.  Kimi yapılar da konumlandırılma biçimi olarak adeta bir cezaevini andıran yapılaşma koşullarıyla oluşturulmuştur. ‘’ dedi.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-72748 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cekdar-taskiran--640x536.jpeg" alt="STK’lar Sur’daki Yenilenme Sürecine Dahil Edilmeli" width="269" height="225" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cekdar-taskiran--640x536.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cekdar-taskiran--1024x858.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cekdar-taskiran-.jpeg 1162w" sizes="(max-width: 269px) 100vw, 269px" />Diyarbakır Şehir Plancıları Odası Eş Başkanı Çekdar Taşkıran ise Diyarbakır evlerinin kendine has mimari özellikleriyle kent belleğinde önemli bir yere sahip olduğunu, yeni inşa edilen yapıların başka bir ülkenin dokusundan örnek içerdiğini, bunun kimliği hiçe sayan bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>STK’lar Sürece Dahil Edilmedi&#8230;</strong></p>
<p>Sürece mimarlar odası veya alanda çalışan STK’ların dahil edilmediğini hatırlatan Selma Aslan, devam eden uygulamalarda bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini kaydetti. Sur’da farklı gerekçelerle devam eden yıkımların durdurulması gerektiğini de ifade eden Aslan, “ticari kaygılardan, ranttan uzak yaklaşımlarla Sur içinde restoraston ve restitüsyon çalışmaları olmalıdır. Diğer bir önerimiz de yapılan çalışmalarda alan kullanıcılarının mağdur edilmemesi, ekonomik olarak desteklenerek sürece dahil edilmeleridir. ‘Bu kent hepimizin, sahip çıkalım’ diyoruz” dedi.</p>
<p>Çekdar Taşkıran da benzer şekilde süreçlere bugüne kadar dahil edilmeyen STK’lerin ve bölge halkının tüm aşamalara katılması gerektiğini ifade ederek, “Kentin tarihi ve kültürel dokusuna müdahale edilirken özellikle TMMOB bileşenleri dahil birçok katılımcı aktörün yer alması gerektiğini ve bölgede yaşayan halkın kendi yaşam alanlarında söz sahibi olmasının gerektiğini düşünüyorum. ‘’ dedi.</p>
<p><strong>Bundan sonraki uygulamalarda yıkmaktansa onarım ve restorasyonu öncelenmesi gerektiğini</strong> kaydeden Taşkıran, “Özellikle kentsel Sit alanı bölgelerinde yapılan uygulamaların geri dönüşleri çok zor. Bu süreçlere toplumun da dahil edilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bizler kentin böyle bir öneme sahip olan bölgesiyle ilgili her türlü çalışmaya ortak olmak isteriz. Şehir Plancılar Odası olarak kentin tarihi ve kültürel miras alanı bölgesinde yapılan çalışmalara dahil edilmesek de sürecin takipçisi olacağımızı ve yapılan yanlış uygulamaların karşısında duracağımızı söylemek isterim.’’ şeklinde konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/14/stklar-surdaki-yenilenme-surecine-dahil-edilmeli/">&#8216;STK’lar Sur’daki Yenilenme Sürecine Dahil Edilmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehre Dahil Bellek İçin: Diyarbakır Hafızası Yayında&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/sehre-dahil-bellek-icin-diyarbakir-hafizasi-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2019 08:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Hafızası]]></category>
		<category><![CDATA[Nevin Soyukaya]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Hafızası sitesinin Koordinatörü Nevin Soyukaya, projesinin kente dair belgeleri, silinen ve çeşitli nedenlerle silinmekte olan, toplumsal hafızaya ait değerleri, dijital ortamda kaydedip paylaşarak hafızanın silinmemesi için önemli bir görev üstlenmiş olacağını belirterek, elinde şehre ve hafızaya dair dokümanları olanları katkı sunmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/sehre-dahil-bellek-icin-diyarbakir-hafizasi-yayinda/">Şehre Dahil Bellek İçin: Diyarbakır Hafızası Yayında&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği ve Anadolu Kültür işbirliğinde yürütülen proje kapsamında açılan diyarbakirhafizasi.org, sitesinin içeriğini ve misyonunu Koordinatörü Nevin Soyukaya ile konuştuk.</p>
<p><b>Proje fikri nereden çıktı? Motivasyonunuzu anlatabilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır, kurulduğu yerde binlerce yıllık yaşamı ile birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış, çok katmanlı, çok kültürlü, çok dilli ve çok dinli bir şehir. Bu nedenle zengin somut ve somut olmayan kültürel mirasa sahip. </span><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır / Suriçi, “Kentsel Sit “ dır ve Temmuz 2015&#8217;de UNESCO  Dünya Mirası listesine alınan “Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı” alan sınırlarının içerisinde yer almaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44979 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/48950-640x340.jpg" alt="" width="376" height="200" />Uzun yıllar Diyarbakır Müzesi&#8217;nde çeşitli görevlerde çalışıp, UNESCO Dünya Mirası sürecinde çalışma yürütürken, dernek olarak yaptığımız çalışmalarda ve en son Sur’da Eylül 2015 – Mart 2016 arasında yaşanan çatışmalar ve sonrasındaki büyük yıkımla kaybettiklerimizin geri dönüşümünün olmaması, hafızaya dair bir çalışma yapmayı elzem kıldı ve Diyarbakır Hafızası projesi doğdu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu site, şehrin çağların birikimiyle oluşan hafızasını kaydetmek, canlı tutmak ve yaygınlaştırmak amacıyla, Anadolu Kültür ve Diyarbakır Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin ortaklığında hazırlandı.</span></p>
<p><strong>&#8220;Şehrin Belgelenerek Kayıt Altına Alınması Bir İhtiyaçtı&#8221;</strong></p>
<p><b>Bu çalışma ile neyi hedefliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentin tahrip olan ve kaybolma riski taşıyan kültürel birikimini, geçmişini ve bugününü belgelemek, gelecek kuşaklara aktararak, hafızasını canlı tutmayı hedeflemekteyiz. </span><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Hafızası’nda somut ve somut olmayan kültürel değerler ve tarih, belirlenmiş temalar altında dijital sergiler ile izleyiciyle paylaşmayı, kenti; tarih, kültür, sosyal yaşam, mimari, ticaret, üretim, doğal yaşam, günlük hayat, müzik, edebiyat, sanat ve benzeri başlıklarla, görsel ve işitsel materyaller ve belgeler kullanan bir yöntemle hafızanın kaybolmamasına katkı sunmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p><b>Sitenin adı Diyarbakır Hafızası. Hafıza neden önemli? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hafıza, geçmişi birlikte oluşturmuş ve geçirmiş insanların birlikte inşa ettiği gerçekliktir. İşte bu gerçekliği kaybetmeden yaşatmak, geleceğe aktararak kimliksel ve kültürel bir derinliğe sahip olmak, hafızayı önemli kılar. Geçmişi paylaşmak, topluluğa ait kültür, kimlik, gelenekler ve inanışları da özümsemekte saklıdır ve ortak değerlere sahip olmak, belleği kabul etmek anlamına gelir ve doğaldır ki hafıza geçmişi olduğu kadar bugünü de etkiler ve şekillendirir. Kentler hafızanın oluşmasında önemli bir etkendir. David Harvey, “Kolektif olarak kentlerimizi üretirken, kolektif olarak kendimizi de üretiriz” der. </span><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır ölçeğinde baktığımızda, kentin çekirdek noktasını oluşturan Suriçi’nde yakın zamanda yaşadığımız kent çatışmaları ve ardından fiziki çevreyi yok eden yıkım ve kentsel dönüşüm uygulamaları, toplumsal hafızamızın ciddi yaralar almasına da neden olmuştur. Hatıralarımızın hayat bulduğu sokakların, evlerin, mahallelerin ve buralarda ortak değerlerimizin kısa bir sürede yok edilmesine tanıklık ettik. </span><span style="font-weight: 400;">Bu korkunç bir şey, kentsel dönüşüm uygulamaları ile mekan üzerinden toplumsal belleğimizi oluşturan değerlerimizin de şekillendirilmeye çalışıldığına tanık oluyoruz. Tüm bunlara baktığımızda, hafızası saldırıya uğramış bir kent olarak, hafızamıza dair yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmalar elbette ki önem arz ediyor. </span></p>
<p><b>Bu sitenin Diyarbakır belleğine ne gibi bir katkısı olacak?  Çatışma süreçlerinden sonra şehrin bir çok mekanı yıkıldı, yok oldu. O mekanlara dair izler bulabilecek mi izleyiciler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır / Sur, bütünlüklü yapısını binlerce yıldır yaralar alsa da korumayı başardı. 1980’li ve 90’lı yıllarda Diyarbakır ve çevresindeki Kürt şehirlerinde yaşanan siyasi ve silahlı çatışma döneminde köylerin boşaltılması sonucunda şehir merkezlerine yoğun göç yaşandı ve bundan Diyarbakır eski şehir merkezi Sur da yoğun bir şekilde etkilendi. Bu göç akışı, artan nüfus ve ihtiyaçları ile şehrin mimari dokusunun kademeli ve kısmen bozulmasına neden oldu. </span><span style="font-weight: 400;">Ancak ne yazık ki, Ekim 2015&#8217;te Sur’da yaşanan çatışmalar, özellikle kullanılan ağır silahlar, patlayıcılar, tank ve toplar alanda ağır tahribatlar yarattı. Ancak  sonrasında uygulanan yıkım ve hafriyat atım çalışmaları ile kentin tarihi, kültürel dokusunda geri dönüşü imkansızlaştıran büyük tahribatlar ve kayıplara neden oldu. 16 mahalleden oluşan Suriçi bölgesinin 6 mahallesinde, Ekim 2015 – Mart 2016 döneminde çatışmalar devam etti ve 10 Mart 2016 tarihinde il valiliğinin resmi açıklamasıyla operasyonlar sona erdirildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alanda tarihi, kültürel değerlere yönelik tespit çalışması yapılmadan, altı mahallenin dördünde yıkım ve hafriyat atım çalışmaları yapılarak tarihi ve kültürel miras ve yaşam alanları yok edildi, tarihi şehrin bu bölgesi düz bir araziye dönüştürüldü ve en önemlisi bölgede yaşayan halk zorla yerinden edildi. </span></p>
<p><strong>&#8220;Hafızanın Silinmemesi İçin Görev Üstleniyor&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çatışmalar sonrasında 21 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından tüm Suriçi’nde kamulaştırma ve kentsel dönüşüm kararı alındı ve çatışmaların yaşandığı 6 mahalle de uygulanan yıkım, zorla göç ve kentsel dönüşüm uygulamaları, çatışmaların yaşanmadığı 2 mahallede daha uygulandı. Böylece Sur’da toplam 8 mahallede uygulanan yıkım ile 78 hektarlık Suriçi’nin 47 hektarı yok edilip düz bir araziye dönüştürüldü. Kentsel Sit alanı olan ve dünya miras alanının tampon bölgesi olan Suriçi’nde, onlarca tescilli anıtsal ve sivil mimari, yüzlerce tarihi, çevresel değerdeki sivil mimarlık ürünlerinin yok olmasına, alanın otantikliğinin, özgünlüğünün ve bütünlüğünün bozulmasına neden oldu. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Suriçi’nin tamamını kapsayan kamulaştırma, kentsel dönüşüm kararları, toplam 8 mahallede trajik sonuçlar doğuran uygulamalar ve abluka halen devam ediyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Sur’da yaşanan tüm bu tahribata ek olarak, binlerce yıldır kentin hemen yanı başında yaşamını sürdüren, tarihi kentle bütün, kırsal peyzajı, zengin flora ve faunasıyla yaşam kaynağı olan Dünya mirası Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisinin doğal yapısına zarar veren, uygulamalar da ne yazık ki halen devam etmektedir. </span><span style="font-weight: 400;">Çatışma ve sonrasında yaşanan yıkım ve kentsel dönüşüm uygulamaları ile toplumsal hafızamızın nesneleri yok edilmiş, silinmiştir. Bu Diyarbakır’ın zengin kültürel ve tarihsel birikiminin geleceğe aktarılması ve geleceğin şekillendirilmesi açısından da olumsuz bir durum yaratmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Hafızası projemiz, bu nedenle çok daha önem kazanıyor. Zira silinen ve çeşitli nedenlerle silinmekte olan, toplumsal hafızamıza ait değerleri, dijital ortamda kaydedip paylaşarak hafızanın silinmemesi için önemli bir görev üstlenmiş olacaktır. </span></p>
<p><b>Bu çalışmanın devamı olacak mı? Olacaksa neleri kapsayacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Hafızası&#8217;na dair çalışmalarımız kapsamında web sitemiz üzerinden bilgi ve belge paylaşımlarımız, tarih, kültür, mimari, sosyo-kültürel yaşam, tabiat başlıkları altında belirli temalarla düzenleyeceğimiz dijital sergiler ile devam edecektir. Tabii bu çalışmaların devamlılığı, katkı ve desteklerle sürdürülebilir olacaktır. Bunun için tüm Diyarbakırlıların ve Diyarbakır’a gönül verenlerin öncelikle, </span><span style="font-weight: 400;"><a href="https://diyarbakirhafizasi.org">sitemize</a> kayıt olup takip etmeleri ve kente dair bilgi ve belgelerini bizimle paylaşmaları gerekmektedir. Ancak bu şekilde, hep birlikte bu değerli çalışmayı kesintisiz sürdürebilmek mümkün olabilir.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/sehre-dahil-bellek-icin-diyarbakir-hafizasi-yayinda/">Şehre Dahil Bellek İçin: Diyarbakır Hafızası Yayında&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahabad’a bir milyon kitap gelmiş, içerde bayram havası!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/mahabada-bir-milyon-kitap-gelmis-icerde-bayram-havasi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 12:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Aras Yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[şeyhmus diken]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<category><![CDATA[Yayın Ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Serdar Esen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=22621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın kafe ve lokantalarla dolu Mahabad Bulvarı’na “Diyarbakır’dan çıkan kitap evi zinciri” olmayı amaçlayan bir kitabevi açıldı. On gün süren imza şöleniyle açılışını yapan kitabevinin, bayram havasında geçen son etkinliklerinden birini Sivil Sayfalar için izledik. Diyarbakır’ın Mahabad Bulvarı, daha çok 75 metrelik yol ismiyle bilinir. Kentin bu “yeni” ve “modern” bölgesinden geçerken Diyarbakır’da olduğunuzu anımsatacak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/mahabada-bir-milyon-kitap-gelmis-icerde-bayram-havasi-2/">Mahabad’a bir milyon kitap gelmiş, içerde bayram havası!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır’ın kafe ve lokantalarla dolu Mahabad Bulvarı’na “Diyarbakır’dan çıkan kitap evi zinciri” olmayı amaçlayan bir kitabevi açıldı. On gün süren imza şöleniyle açılışını yapan kitabevinin, bayram havasında geçen son etkinliklerinden birini Sivil Sayfalar için izledik.</strong></p>
<p>Diyarbakır’ın Mahabad Bulvarı, daha çok 75 metrelik yol ismiyle bilinir. Kentin bu “yeni” ve “modern” bölgesinden geçerken Diyarbakır’da olduğunuzu anımsatacak tek şey, bir kavşağın ortasına konulmuş olan çatal batırılmış bir karpuz dilimidir. Bu bulvarda açılan pahalı kafe ve restoranlar önce pek rağbet görmez, kısa zaman içinde kapanırdı. Ancak Suriçi’nde şehir çatışmalarının başlaması sosyal hayatı buradan Diclekent ve Mahabad Bulvarı’na kaydırdı ve buralar böylelikle hareketlendi. Hemen hepsi yeme içme üzerine hizmet veren ve çoğu birbirinin aynısı olan bu mekânlarda fiyatların yüksekliğinden şikayet edilse de insanlar havanın kararmasından sonra Suriçi’nde değil buralarda vakit geçirmeyi tercih ediyor.</p>
<p>Geçen günlerde Mahabad Bulvarı’na Yayın Ağacı isminde bir kitabevi açıldı. Mahabad’a açılan ilk kitabevi olması, kendine özgü ve ilgi çekici bir konsepte sahip olması ve Diyarbakır’dan çıkarak yaygınlaşmayı amaçlayan bir proje olması hasebiyle dikkat çeken bu mekan, üst üste on gün imza günleri düzenleyerek şimdiden kendini duyurmayı başardı. Bu etkinliklerin en ilginç olanı Diyarbakırlı yazar Şeyhmus Diken’in imza günüydü.</p>
<p>Canlı müzik eşliğinde gerçekleştirilen imza şöleninde 1992 yılında ABD’ye göç etmiş ve 21 yıl sonra 2013 yılında memleketi Diyarbakır’a kesin dönüş yapmış olan Ermeni sanatçı Yervant Bostancı da uduyla katıldı. Şarkıların ve sohbetin bol olduğu,  yaklaşık beş saat süren imza gününde siyasetçisinden sivil toplum gönüllülerine, yirmili yaşlardan yetmişli yaşlara dört yüz civarında insan katıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-22622 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/MRT0009-610x407.jpg" alt="" width="381" height="254" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/MRT0009-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/MRT0009-610x407-320x214.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 381px) 100vw, 381px" /></p>
<p>Aras Yayınları’nın 20’nci yılında kendisinin de 20’nci kitabı olan “Ahım Var Diyarbakır”ı imza etkinliğinde okuyucular için imzalayan Şeyhmus Diken, etkinliğe olan ilgiden oldukça memnundu. Duygularını <em>“Bugünkü atmosfer de mükemmel, bu kadar ilgi açıkçası beni şaşırttı. Çünkü kitap daha bir hafta önce çıktı. Dün akşam Aras Yayınları, kitabın birinci baskısının ilk haftada tükendiği mesajını gönderdi” </em>sözleriyle aktaran Diken, Yayın Ağacı için de şunları söyledi: “Mahabad Bulvarı dediğimiz, sonradan yapılan ve kentin akıllı binalarıyla donatılan bu caddesi son iki yıl içinde kelimenin tam anlamıyla bir kafeler mezarlığına dönüştü. Bu mezarlık, kentin ruhuyla ve dinamikleriyle akraba olmayan bir yapı arz etmeye başladı. Bu bölgede fiyatların yüksekliği, yaşam standardının kentin dokusuyla uyuşmaması sebebiyle birçok insan burada oluşan yapıya soğuk bakmaya başladı. Bu mevcut yapıya, bu hikâyeye ilk kez, karşıt ama kendi alternatifini de kendi içinde yaratan bir kültürel iklim Yayın Ağacı sayesinde eklendi. Uzun yıllardır yayın dünyasının içinde olan bir arkadaşımız bütün birikimini kültürel yatırıma aktardı. Bize de bu kültür mekanına destek olmak düşüyor. Umarım bu mekân kendi alternatiflerini de yaratır ve bu kafeler mezarlığı bir süre sonra kültürel bir caddeye dönüştürür.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şeyhmus Diken’in “bütün birikimini kültürel yatırıma aktardığını” söylediği Yusuf Serdar Esen’i o kalabalıkta yakalayınca böyle bir zamanda böyle bir güzergâha böyle bir yatırımla girmiş olmanın hikayesini Sivil Sayfalar için kendisinden dinledik…</p>
<p><strong>Yusuf Bey, öncelikle hayırlı olsun. Mahabad Bulvarı daha çok kafe ve lokantalarla dolu. Burası için kitapçı, çok beklendik bir yatırım değil. Ama anladığım kadarıyla siz daha uzun soluklu ve daha geniş bir projeksiyonla işe koyuldunuz. O yüzden hikâyenizi dinlemek istiyorum, nereden çıktı bu fikir, ne yapmak istiyorsunuz?</strong></p>
<p>Güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Yayın veya kitap pazarlamasına uzak biri değilim, 15 yıldır yayıncılık yapıyorum. Hukuk fakültesini bitirmeden önce eğitim fakültesini okumuştum. Uzun bir süre öğretmenlik de yaptım, yayıncılarla o süreçlerde tanıştım. İstifa ettikten sonra yayın pazarlama şirketi kurdum. Yüzlerce kitabevine yayınevlerinden yıllarca yayın tedariki sağladım. Kitabevlerine bu hizmeti verirken sektörün sorunlarını ve ilerlemesiyle ilgili tecrübeler edindim. Son zamanlarda müfredat değişiklikleri, hazırlık yayınları alanında riski artırdı. Kültür alanına da geçerek hem yayıncı kimliğimizi korumak istedik hem de memlekete bir katkımız olsun istedik. Çünkü Diyarbakır önemli bizim için. Çocukluğumuz burada geçti, Biz burada yaşayacağız, çocuklarımız burada yaşayacak. Dolayısıyla hem manevi hem ticari bir noktadan çıkarak kitap evi ile kültür alanına girmeye karar verdik. Tabii, açacağımız kitabevinin eskilerden farklı olması gerekiyordu. Biz de bu noktadan yola çıkarak bir kavram geliştirdik. Bu konseptin zamanla kabul göreceğine eğine inanıyoruz. İlk mağazamızın açılışını da on gün önce yaptık. Ama biliyorsunuz bizim bölgede taziyeler de düğünler de uzun sürer, açılışlar da uzun sürer.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çıkış noktamızı söyledim, biz bu işten zarar edeceğimize inanmıyoruz. Kaliteli bir işin her zaman karşılığı olacağına inanıyoruz. Eğer siz insanlara boş zamanlarında daha verimli zaman geçirecekleri bir ortam sunarsanız bunun karşılığını mutlaka alırsınız. Bir de okuma bulaşıcıdır, siz insanlara okumayı hatırlattıkça bu yaygınlaşır diye düşünüyorum. Bizden sonra bu caddede belki dört-beş tane kitabevi açılacak, bu kitabevlerinin sunduğu kalite en az bizimki kadar olacak. Çünkü bu bir trend ve Türkiye okuma trendine girdi, bunu ‘ar-ge’lerden görebiliyoruz. Ve bu okuma trendi yükselecektir. Biz bu ışığı da gördük, dolayısıyla kültüre, kültür kitaplarına yatırımın akıllıca olduğuna da inanıyoruz.</p>
<p><strong>Diyarbakır hem bölgede hem de Türkiye ortalamasına göre okuma oranı fena olmayan bir şehir. Hem okumanın artması hem de bu ihtiyacın sizin kitabeviniz üzerinden karşılanması için bir şeyler yapıyorsunuz, on gündür imza günleri düzenliyorsunuz mesela. Bundan sonra neler yapmayı planlıyorsunuz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-22623 alignright" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/MRT0246-610x407.jpg" alt="" width="384" height="256" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/MRT0246-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/MRT0246-610x407-320x214.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 384px) 100vw, 384px" /></p>
<p>Yayın Ağacı, Diyarbakır’da bir renk oldu, kısa bir süre önce açılış yapmamıza rağmen çok teveccüh aldık. Bu bize, doğru yolda olduğumuzu gösteren moral kaynaklarından biri. On günlük imza programı bir lansmandı ama bundan sonra aylık programlarımızı yapıyoruz, tanınan, sevilen yazarların imza günleri olacak. Kitabevlerinin okuma oranını artırabileceğini Diyarbakır’da göstermek istiyoruz. Diyarbakır’a çok güzel sürprizlerimiz de olacak, bunları şimdi açmak istemiyorum, sürpriz olarak kalsın istiyorum. Bir şeyler daha eklemek isterim bu konuya; Çağımız bilgi çağı, bilgiye erişim çok kolaylaştı. Ama matbu bir kitaba dokunmanın insan vücudunda yaratacağı tesir muazzam bir şey. Bir kitaba dokunduğunuz zaman bilgi eksikliğinizi hissedebiliyorsunuz. Bu öyle bir şey ki, ikinci kitaba da dokunmak istiyorsunuz, üçüncüye de dördüncüye de… ve burada zaman geçirmek istiyorsunuz. Hangi çağda olursak olalım, matbu kitaba dokunmanın insanda yaratacağı tesirin yerini hiçbir şeyin dolduramayacağına inanıyoruz. O anlamda kitabevleri çok önem arz ediyor. Kitabevlerinin insan üzerinde bir rehabilitasyon etkisi yarattığına inanıyorum. Bu etkiyi artıracak dekorlar oluşturmaya çalıştık. Dekorlarımızda sadece bir mühendisten faydalanmadık. Psikolojik danışmanlardan, edebiyat öğretmenlerinden, çocuk gelişim uzmanlarından faydalandık. Şu amaca ulaşmayı planladık; okur burada kendini özel hissetmeli, bir kere geldiğinde ikinci üçüncü defa da gelebilmeli, burayı serbest vaktini değerlendirebilecek mekânlar arasında düşünmeli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/mahabada-bir-milyon-kitap-gelmis-icerde-bayram-havasi-2/">Mahabad’a bir milyon kitap gelmiş, içerde bayram havası!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sur’un tarihini silen düzenleme</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2017 11:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Acele Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[afet yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Dört Ayaklı Minare]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Kurşunlu Camii]]></category>
		<category><![CDATA[şeyhmus diken]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[urp Giragos Kilisesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen yıl “afet yasası” kapsamında kamulaştırılan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde &#8220;acele kamulaştırma kararına&#8221; istinaden çatışmalardan fiziksel olarak etkilenmeyen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde de yıkım işlemleri başlıyor. Geçen hafta cami hoparlörlerinden yapılan anonslarda mahalle sakinlerinin 1 Mayıs Pazartesi gününe kadar evlerini boşaltmaları istenirken, mahalle sakinlerinden bazıları evlerini boşaltmayarak karara direniyor.  2010’da Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerini de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/">Sur’un tarihini silen düzenleme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Geçen yıl “afet yasası” kapsamında kamulaştırılan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde &#8220;acele kamulaştırma kararına&#8221; istinaden çatışmalardan fiziksel olarak etkilenmeyen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde de yıkım işlemleri başlıyor. Geçen hafta cami hoparlörlerinden yapılan anonslarda mahalle sakinlerinin 1 Mayıs Pazartesi gününe kadar evlerini boşaltmaları istenirken, mahalle sakinlerinden bazıları evlerini boşaltmayarak karara direniyor.</strong></h3>
<p><strong> </strong>2010’da Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerini de kapsayan kentsel dönüşüm Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile TOKİ ve Çevre Bakanlığı iş birliği ile başlamış, 850 civarında ev bu proje kapsamında yıkılırken mahallelinin tepkisini çeken yıkımlar belediye tarafından 2013’ün sonuna doğru durdurulmuştu. Ancak şehrin tarihi mahallelerinde yaşanan çatışmaların ardından, Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesi 25 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından “afet yasası” kapsamında riskli alan ilan edildi ve “acele kamulaştırma kararı” ile kamulaştırıldı. 50 bin kişiyi etkileyen 6642 parsellik bu kamulaştırmak kararına ilçe sakinleri ile sivil toplum örgütleri tepki gösterirken Diyarbakır Barosu kamulaştırma kararına karşı Danıştay’a yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Ancak bugüne kadar yapılan hukuki başvuruların hepsi sonuçsuz kaldı.</p>
<h4><strong>“Bu yıkımı anlatacak gücüm yok, mahv-û perişan oldum, hayal gücüm bunu anlatacak genişlikte değil”</strong></h4>
<p>1 Mayıs tarihine kadar evlerin boşaltılması için yapılan anonslar karşısında tepki gösteren bazı mahalleliler, &#8220;Evlerimize 20-30 bin verip TOKİ binaları için 100 milyar istiyorlar. Bizim nakliye paramız bile yok, biz bu parayı nasıl ödeyelim&#8221; diyerek boşaltmayacaklarını söylüyor ve karara direniyorlar. Ancak evlerini terk etmeyenler ise ‘elektrik ve suyun kesileceği’ tehdidiyle boşaltmaya zorlanıyorlar.</p>
<p>Öte yandan Suriçi’nde bir sokağa ismi de verilmiş olan ve geçtiğimiz hafta Diyarbakır’a geldiğinde ‘Gâvur Mahallesi’ diye bilinen mahallesinin yıkılmış fotoğraflarına bakınca “Suriçi’ni köşe bucak bilirim, neresinde ne var hepsini bilirdim ama buralarda kaybolurum” diyen Margosyan, duygularını “bu yıkımı anlatacak gücüm yok, mahv-û perişan oldum, hayal gücüm bunu anlatacak genişlikte değil” diyerek dile getiriyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe&#8221;</strong></h4>
<figure id="attachment_14302" aria-describedby="caption-attachment-14302" style="width: 391px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14302" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic.jpg" alt="Çatışmalarında ardından Suriçi'nden geriye kalan yapılar." width="391" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic.jpg 736w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 391px) 100vw, 391px" /><figcaption id="caption-attachment-14302" class="wp-caption-text">Çatışmalarında ardından Suriçi&#8217;nden geriye kalan yapılar.</figcaption></figure>
<p>Suriçi’nde 27 sahabe kabristanıyla birlikte, ismini Diyarbekir’in İslam ordusu tarafından alınmasını komuta etmiş Süleyman bin Halid bin Velid’den alan Hz. Süleyman Camii’nin etrafı, çatışmalardan önce kentsel dönüşüm projesi kapsamında boşaltılmıştı. Bu alan şimdi bir rekreasyon alanı yapılmak üzere düzenlenmiş, yeşillendirilmiş. Suriçi’nin bu bölgesinde surlar iki farklı dünyayı birbirinden ayırıyor. Surların üzerine çıktığınızda bir yanınızda yeşillendirilmiş, süslenmiş, görenlerin beğeneceği bir manzara var, öbür yanınızda Kızlar Burcu’na kadar neredeyse tamamen yıkılmış bir alan.</p>
<p>Kurşunlu Camii, Arap Şeyh Camii’nin küçük bir kısmı, küçük yeşil-beyaz bir ziyaret, yerden iki metre kadar yükseklikte küçük eski bir mezarlık ve çatışmanın izlerini taşıyan Süleyman Nazif Okulu dışında Surp Giragos Kilisesi ve Dört Ayaklı Minare’ye doğru neredeyse tamamen yıkılmış. Sırtını viraneye verip güzelliği en geniş açıyla çekmek isteyen birini göstererek &#8220;<em>Bu güzel manzarayı çekmek için sırtınızı bir yıkıma dönmeniz gerek’&#8221;</em>diyor bir genç.</p>
<figure id="attachment_14301" aria-describedby="caption-attachment-14301" style="width: 800px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14301 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1.jpg" alt="" width="800" height="445" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1.jpg 800w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-640x356.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-610x339.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-320x178.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-14301" class="wp-caption-text">Kaynak: Gazete Sujin</figcaption></figure>
<p>Az ileride yıkıma bakan beş kişi var. Solda yere çökmüş anne ile kız, başlarında baba: &#8220;<em>Şu mezarlığın az ilerisi, ziyaretin az arkası, Arap Şeyh Camii’ni gördün mü, hah onun yıkılmış tarafı.&#8221; </em>Evlerinin yerini öğrenmeye çalışıyorlar, en az elli yıl geçirdikleri mahalle bir moloz tarlası şimdi. Anne bu yıkımı ilk kez görmüş, &#8220;<em>47 yaşındayım, çocukluğum bu mahallede geçti&#8221;</em> dedikten sonra uzun bir iç çekip susuyor. &#8220;<em>Bu tarafa bakıyoruz ağlıyoruz, arka tarafa bakıyoruz gülüyoruz, bilmiyorum gülelim mi ağlayalım mı halimize&#8221;</em> diyor, yüzünü yıkılmış taraftan ayıramayan evin babası.</p>
<p>Sağımdaki iki gençten biri &#8220;<em>Burada hep iç içe yaşıyorduk, güvercin besliyorduk, ikindi oldu mu çayımızı alıp surun gölgesinde oturuyorduk. Akşamları damda üç dört, ev gece yarısına kadar sohbet muhabbet ediyorduk. Şimdi hepsi yıkıldı gitti. Bu tarafa bakıyorum herkesin keyfi yerinde, çimlere uzanmışlar, rahatına bakıyorlar, ne kadar neşeliler. Sur’un öbür tarafına bakıyorum yıkılmış, bu surların taşlarında kim bilir kaç insanın kan izi var, evlerimiz dümdüz edilmiş. İnsan bakınca kahroluyor.&#8221;</em></p>
<p>Kurşunlu Camii ve Paşa Hamamı restore ediliyor. Surlardan Dabaoğlu Mahallesi’ne doğru ilerledikçe tek tük evler görülüyor, yıkımın sınırı Dabanoğlu’nun da birazını içine alıyor. Solda, surların dibinde bütün boşluklar beton perdelerle kapatılmış, az ileride yeni bir inşaatın kabası görülüyor. Suriçi’nin yeni projesinde yer alacak olan konutların bir örneği olduğunu görünüyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Düzenleme Şehrin Hikayesini Taşımıyor&#8221;</strong></h4>
<figure id="attachment_14305" aria-describedby="caption-attachment-14305" style="width: 364px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14305" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3.jpg" alt="" width="364" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3-320x179.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 364px) 100vw, 364px" /><figcaption id="caption-attachment-14305" class="wp-caption-text">Şeyhmus Diken.</figcaption></figure>
<p>Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz yazar Şeyhmus Diken, 20 kadar mekânın ihalesinin tamamlanıp firmalara teslim edildiğini ve bir ‘model konut’ yapıldığını da doğruluyor: &#8220;<em>İki katlı, her katında ikişer daire olan ve dört dairenin ortak kullanacağı kare avlulu evler inşa ediliyor ve bu evler bazı ailelere gösterilerek teklif edilmiş. Ailelere kendi evlerinin tutarı kadarı düşülerek geri kalanı için borçlanacakları bir teklif yapılmış. Aileler hem ödeme hem de evlerin şekli sebebiyle teklifi kabul etmemişler. Eskiden ‘mazgana’ evler vardı. Tek bir avluya bakan yan yana on tane oda olurdu ve her bir odada bir aile kalırdı. Avlu hepsinin ortak kullanım alanı idi. Avluda biri yemek pişirse bütün evlere koku girer, çamaşır yıkansa herkes görürdü. Bu önerilen evler bir çeşit modern mazgana evler. Öyle yapıldığı için de insanlar kabul etmiyorlar.&#8221;</em></p>
<figure id="attachment_14304" aria-describedby="caption-attachment-14304" style="width: 716px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14304" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1.jpg" alt="" width="716" height="348" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1-320x156.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 716px) 100vw, 716px" /><figcaption id="caption-attachment-14304" class="wp-caption-text">Sur&#8217;da yapılan &#8220;model konutlar&#8221;.</figcaption></figure>
<p>Hz. Süleyman Camii etrafının düzenlemesi ile yıkımdan sonrasının nasıl olması gerektiğini de anlatan Şeyhmus Diken şöyle devam ediyor: &#8220;<em>O mekanların düzenlenmesi güzel ama kentin sosyal, simgesel alanlarını parka dönüştürmek olmaz. Örneğin Suriçi’nin tarihini, hikâyesini taşıyan Küpeli ve Dıngılava havuzlarını park yapıp parkın içine iki tane anlamsız havuz yapmak doğru değil. Orada şehrin hikayesini taşıyan birkaç mekânın korunarak öyle düzenleme yapılması lazım. Bu haliyle dümdüz, yeşil alan olmuş, hikayeyi taşımıyor. Savaş benmerkezci yürütülebilir, kimseyi dinlemeyebilirsiniz ama bittikten sonra şehri imar edecekseniz bunu kentle barışacak bir usulle yapmanız lazım. Suriçi’nde hayat nasıldı, bunu bizler biliriz ama devlet bilmez. Halkın, sivil toplumun, kanaat önderlerinin düşüncesini almadan doğru bildiğini yapıyor ve mağdurlardan, halktan buna onay vermesini istiyor. Bu son derece yanlış bir mantık&#8221;</em></p>
<h6><strong>Ana görsel Gazete Sujin&#8217;e aittir.</strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/">Sur’un tarihini silen düzenleme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
