<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>STL arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/stl/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/stl/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:15:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>STL arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/stl/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Güneşi doğuran kadınlara&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/08/gunesi-doguran-kadinlara/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Dec 2017 10:57:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Ezidi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Pervin Eviz]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20702</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Bir gün yaşlıca bir kadın gelip takı atölyesinde sandalye çekti kendine, döndü dedi ki: “Gelinim hamile, çadırdan çıkıp gelemiyor ama aklı kaldı takılarda. Ben de onun yerine geldim, öğrenip ona ben yapacağım.” O günün ardından yaşı ileri kadınlar da atölyeye dahil oldu.&#8221; Hayata Destek ile üç yıl önce çalışmaya başladığım günden bu yana yer aldığım [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/08/gunesi-doguran-kadinlara/">Güneşi doğuran kadınlara&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Bir gün yaşlıca bir kadın gelip takı atölyesinde sandalye çekti kendine, döndü dedi ki: “Gelinim hamile, çadırdan çıkıp gelemiyor ama aklı kaldı takılarda. Ben de onun yerine geldim, öğrenip ona ben yapacağım.” O günün ardından yaşı ileri kadınlar da atölyeye dahil oldu.&#8221;</strong><span id="more-21495"></span></p>
<p>Hayata Destek ile üç yıl önce çalışmaya başladığım günden bu yana yer aldığım faaliyetlerin odağında kadınlar yer alıyor.<strong>*</strong> Diyarbakır Fidanlık Kampı’nda 13-16, 17-25 ve 25 yaş üstü olmak üzere üç farklı yaş grubundan kadınlara yönelik psikososyal destek çalışmaları yürüterek başladım. Ezidi kadınlar ağır bir savaş travmasıyla buraya gelmişti. Şiddetin en sert haline tanıklık etmişlerdi, kimi bu şiddete birebir maruz kalmıştı, kimi acı şekilde kayıp vermenin derin bir yasını yaşıyordu. Öte yandan gündelik hayat devam ediyordu ve kamp koşullarında bu rutini sürdürmeye çalışıyorlardı. Etkinliklerimize kayıt almak için kamp alanına yaptığımız ilk ziyaretlerde özellikle 25 yaş üstü kadınların mesafeli duruşuyla karşılaştık. Bu mesafeyi aşmak zorlu bir süreç oldu. Fakat başardık. Giderek artan sayıda kadının katılımıyla etkinliklerimizi sürdürdük. En büyük uğraşımız kadınların yaşadıkları travmayı aşmalarına destek olabilmek, tuttukları yası hafifletebilmekti. Atölyelerimizi oluştururken içerikleri kadınlarla beraber belirledik. Kültürel değerlere ve kadınların geleneksel ilgi alanlarına öncelik verdik. Bu ilk dönemde hem bir sosyolog hem de bir kadın olarak algılarımı açık tutmaya özen gösterdim. Etkinliklerimizde kadınların kendilerini gerçekleştirmelerine fırsat sağlamayı hedefledik. El işi, dikiş nakış kursları, resim atölyeleri ve özellikle de takı atölyesi eğlenerek beceri geliştirdiğimiz atölyelerden bazılarıydı. Takı atölyesinde kadınlar adeta üzerilerine düşen karanlık gölgeyi renkli boncuklarla süsledikleri el emeği üretimleriyle dağıtıyordu. Bu atölyede sevgiliye bileklik mi işlenmedi, kızına gökkuşağı kemer mi ya da komşu kadına kolye mi… Boyna, bileğe, saça takıldı takılar; hediye gitti bir başkasına. Sonra bu takılar kampın kadınlarının arasında kurulan diyaloğun bir aracı haline geldi. Çadırından kafasını uzatmayan kadınlar aramıza katıldılar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-3216 aligncenter" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-1-1024x576.jpg" sizes="(max-width: 724px) 100vw, 724px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-1-1024x576.jpg 1024w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-1-300x169.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-1-768x432.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-1.jpg 1600w" alt="pervin-1" width="724" height="407" /></p>
<p>Unutamadığım bir an var ki atölyeye takılan kadınların yaş ortalamasının yükselmesinde de çok etkili olmuştur. Bir gün yaşlıca bir kadın gelip takı atölyesinde sandalye çekti kendine, döndü dedi ki; “Gelinim hamile, çadırdan çıkıp gelemiyor ama aklı kaldı takılarda. Ben de onun yerine geldim, öğrenip ona ben yapacağım.” O günün ardından yaşı ileri kadınlar da atölyeye dahil oldu. Yaş ortalaması yükseldikçe anlatılan hikayeler de arttı. Yaşamaktan keyif almaktan utanır olan Ezidi kadınların dili, bu atölyede açıldı. Birbirlerine yaşamlarını anlattılar; sevdiklerini, hayallerini, kayıplarını anlattılar. Yaşadıkları şiddet, birbirleriyle paylaştıkça aşıldı. Atölyenin kapısı kapandığında artık mülteci kampında değildik, olmak istediğimiz yerdeydik. O yer bazen memleketleri Şengal oluyordu, bazen de kaçanların bir kısmının sığındıkları Almanya.</p>
<p>Fidanlık kampındaki çalışmalarımız sona erdikten sonra bu defa bireysel koruma faaliyetlerimiz kapsamında kadınlarla çalışmaya başladım. Bireylere birebir destek sağlarken çok sayıda kadının maruz kaldığı şiddet olaylarını dinledim. Yine çalışma odağımı kadınlar olarak belirledim. Bugün kadınlara destek sağlamak, ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmak benim için sadece mesleki bir yükümlülük değil, kadın olmanın getirdiği bir sorumluluk.</p>
<p>Kadına yönelik şiddet gözdeki morluk, koldaki alçıdan ibaret değil; kadının dilindeki sessizlik, ruhundaki huzursuzluk, vücudundaki kirli eller. Beni en çok sarsan çocuk yaşta evlendirmeler. Daha 15 yaşında bir adama eş olan, 16’sında çocuk doğuranlar… O kadınların ruhlarına, bedenlerine daha büyük bir şiddet uygulanamaz. En çok içimi burkan ise şiddetin türlü yüzüyle karşılaşan bir annenin kendi kızının tehlikede olduğunu hissettiği anda onu korumak için güçle ayağa kalkabildiğini görmek oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-3218 aligncenter" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-2-1024x576.jpg" sizes="(max-width: 718px) 100vw, 718px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-2-1024x576.jpg 1024w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-2-300x169.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-2-768x432.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/pervin-2.jpg 1600w" alt="pervin-2" width="718" height="404" /></p>
<p>Şiddete maruz kalan kadınlarda suskunluk, kabullenmişlik, tepkisizlik, korku yaygın şekilde gözleniyor. Oysa bu tavır şiddetin önünün alınmasını imkansız hale getiriyor.  Birçok kadın sahip olduğu haklardan haberdar değil. Düzenlediğimiz farkındalık artırma oturumlarında haklarından haberdar olmaları kadınlara kendilerini daha güçlü hissettiriyor, şiddete karşı mücadele etme konusunda onları cesaretlendiriyor. Ancak şiddet çok boyutlu. Olamaz dediğimiz şeyler oluyor. Mesela eşi tarafından sandalyeye bağlanıp vücuduna elektrik verilen bir kadının evi terk etmesi üzerine henüz 2.5 yaşında olan çocuğuna hasret kalışını gördüm. Üstelik ikinci çocuğuna hamileydi. Eşinden gördüğü bu şiddet üzerine bir de ailesi tarafından baskı altına alınarak yeniden şiddete maruz kalmıştı. Psikolojik destek, meslek edindirme kursları, kadının yalnız olmadığını hissetmesi, kendi ayakları üzerinde durabileceğine inancı maruz kaldığı şiddetle ve bu şiddetin yarattığı hasarla başa çıkmasında etkili oldu. Ancak şiddeti uygulayanlara hiçbir şey olmadı. Şiddete maruz kalan kadınlar kadar şiddeti uygulayanlara yönelik de caydırıcı önlem, bilinçlendirici müdahalelere ihtiyaç var.</p>
<p>Kadınlar yan yanayken, yalnız yürümediklerini hissederken çok daha kolay kendilerini güçlendiriyorlar. Ezidi Kampı’ndaki deneyimlerim de bugün saha çalışmalarında karşılaştıklarım da bana bu mesajı veriyor. Ancak şiddetle mücadele kadar şiddetin ortaya çıkmasını engellemek de önem taşıyor. Ezidilerin deyimiyle “güneşi doğuran kadınlardır”, aydınlığımıza şiddetin gölgesinin düşmediği yarınlar için emek vermeye devam edeceğiz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<figure id="attachment_3222" aria-describedby="caption-attachment-3222" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-3222 size-medium" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878-300x300.jpg" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878-300x300.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878-150x150.jpg 150w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878-768x768.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878-189x189.jpg 189w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878-85x85.jpg 85w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9878.jpg 1000w" alt="img_9878" width="300" height="300" /><figcaption id="caption-attachment-3222" class="wp-caption-text">Pervin Eviz &#8211; Hayata Destek Derneği Diyarbakır Saha Çalışanı</figcaption></figure>
<p><strong>*</strong>Hayata Destek, <strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü</strong> vesilesiyle düzenlenen #16GünKampanyası’na, faaliyet yürüttüğü sahalarda “kadının güçlendirilmesi” hedefiyle çalışmalar yapan kadın çalışanlarının seslerini yükselterek destek veriyor. Beş şehir ve çevresinde, mülteciler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi kadınların hayatına destek olmak için emek sarf eden arkadaşlarımız, tanıklıklarını kendi kelimeleriyle dile getiriyor. Beşinci blog yazısı Hayata Destek Derneği  Diyarbakır Saha Çalışanı Pervin Eviz imzasıyla&#8230;&#8217;Blog’da yer alan diğer yazılar için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/08/gunesi-doguran-kadinlara/">Güneşi doğuran kadınlara&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suskunlukla Büyüyen Bir Sorun: Kadına Yönelik Şiddet</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/suskunlukla-buyuyen-bir-sorun-kadina-yonelik-siddet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Dec 2017 08:25:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hicran Kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20659</guid>

					<description><![CDATA[<p>"...erkeklik kodlarının “erk” üzerinden üretilmesi ve iktidar talepleri, kadınlara yönelik şiddetin ortaya çıkmasına neden oluyor. Kadına yönelik şiddet girişiminde bulunan kişinin, otoritesini kullanarak zarar verme eğilimiyle, kadını belli görevlerle eve bağlayıp sosyal hayattan uzaklaştırdığını ve kendisine bağımlı hale getirdiğini de görüyoruz."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/suskunlukla-buyuyen-bir-sorun-kadina-yonelik-siddet/">Suskunlukla Büyüyen Bir Sorun: Kadına Yönelik Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şiddet, her toplumda, her dönemde var olan ve bugün de olagelen bir sosyal olgu. Tanımlamaya kalktığımızda ilk aklımıza gelen fiziksel olsa da, şiddetin psikolojik, ekonomik, cinsel, sözel gibi pek çok değişik türü var.<strong>*</strong></p>
<p>Şiddet vakalarının birçoğunda şiddeti uygulayanın, şiddete uğrayanın yakın çevresinden olduğu görülüyor. Kadına yönelik şiddete bakacak olursak, saha çalışmalarında, genellikle karşı cinsin kadına uyguladığı şiddet vakalarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Genellikle bahanesi, şiddeti uygulayan kişinin kendi içinde dizginleyemediği yoğun duygular olarak dile geliyor. Şiddet uygulayan birey, öfke duygusuyla baş edemediği, bunu sağlıklı şekilde dışa vuramadığı için şiddetin değişik türlerine başvuruyor. Bu kişiler bazen eş, bazen baba, kardeş ya da yakın akraba olabiliyor. Toplumsal cinsiyet kodları, erkeklik kodlarının “erk” üzerinden üretilmesi ve iktidar talepleri, kadınlara yönelik şiddetin ortaya çıkmasına neden oluyor. Kadına yönelik şiddet girişiminde bulunan kişinin, otoritesini kullanarak zarar verme eğilimiyle, kadını belli görevlerle eve bağlayıp sosyal hayattan uzaklaştırdığını ve kendisine bağımlı hale getirdiğini de görüyoruz.</p>
<p><strong>Karanlıkta Işığı Arayanlar İçin</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-3142 alignleft" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-2-300x225.jpg" sizes="auto, (max-width: 464px) 100vw, 464px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-2-300x225.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-2-768x576.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-2.jpg 1024w" alt="hicran-2" width="385" height="289" />Ben, Sosyal Hizmetler Bölümü mezunuyum. Bu dalı ilk seçtiğimde, insanların ihtiyaçlarını gidermek, hayatın hiçbir zaman çaresiz ve çözümsüz olmadığını elimden geldiğince göstermek isteği beni motive etmişti. Destek verdiğimiz kişiler; çok zorluk çekmiş, hayata dair umutlarını kaybetmeye yüz tutmuş ama bir yandan da karanlığın içinde ışık aramakta inatçı insanlar. Bazen, hiçbir şey yapmadan onları sadece dinlemek bile, kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayabiliyor.</p>
<p>Yaptığımız işin hem güzel, hem de zor yönleri var. İnsanlara ulaşmak ve ihtiyaçlarını giderebilmek manevi olarak bizi güçlendirse de, karşılaştığımız bazı olayların duygusal yükünü taşımak çok zor gelebiliyor. Örneğin, şiddet vakaları karşısında aynı anda bu iki duyguyu  yaşayabiliyorum. Kadınlar, şiddete maruz kalmayı çoğunlukla utanılacak ve küçük düşürücü bir olay olarak gördükleri için dile getirmekten çekiniyor, sonrasında olacaklar konusunda kendilerini güvensiz ve kaygılı hissettikleri için de sessiz kalıyorlar. Harekete geçmek onlar için çok zor. Bazen de sadece paylaşmak ve sırtlarında taşıdıkları yükü hafifletmek için yaşadıklarını dile getiriyorlar. Benim için bu kadınların yanında olabilmek mutluluk verici, öte yandan şiddet sonrası yaşanan duyguları gözlemlemek, hikayelere tanıklık etmek gerçek bir dirayet gerektiriyor.</p>
<p>Bizler, Hayata Destek Bireysel Koruma ekibi olarak, mülteci kadınlara yönelik yürütülen faaliyetlerde çoğunlukla sağlık durumuyla ilgili vakalarda görev alıyoruz. Buna ek olarak, farkındalık oturumları düzenliyor, kadınlara yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Kadınların ekonomik özgürlüğünü kazanarak kendi ayaklarının üzerinde güçlü bir şekilde durabilmesini, kimseye bağlı kalmadan yaşayabilmesini sağlamak adına da kadınlara yönelik mesleki kursları içeren “Hayata Destek Geçim Kaynakları Projesi”ni yürütüyoruz. Böylece kadınları bilgilendiriyor, hayatlarıyla ilgili alacakları kararlara ışık tutmaya çabalıyoruz; aynı zamanda hayatlarını kazanabilecekleri, kendilerine geçim kaynağı sağlayabilecekleri fırsatları yakalamaları için kanallar açmaya çalışıyoruz. Destek verdiğimiz  kadınların hepsini çalışma hayatına dahil edemesek de, onlara aşılamaya çalıştığımız “ne olursa olsun kendine güven” fikriyle, hayatlarının her alanında başarılı olabilmelerine ve kendilerine inanmalarına katkı yapmayı amaçlıyoruz.</p>
<p><strong>Dile Getirilmeyen Şiddetin Sıradanlaşması</strong></p>
<p>Zor hikayeler her zaman var. Tanık olduğum ve halen takip ettiğim bir vakadan bahsetmek istiyorum. Danışanımız 30 yaşında evli bir kadın. Ofise ilk gelip destek istediğinde, rahminde yaşadığı şiddetli ağrılar ve kanamalardan bahsetmişti. İlk görüşmemizde durumu hakkında detaylı bilgi vermedi ancak ambulansla hastaneye götürdüğümüz sırada, ağrı ve kanamaların sebebinin eşinden gördüğü şiddet olduğunu ifade etti. Anlatmaya başladı. Kendisi 12 yaşındayken bir akrabasıyla zorla evlendirilmiş, 13 yaşında ilk bebeğini dünyaya getirmiş. Evliliğinin ilk gününden itibaren şiddetin her türlüsüne maruz kalmış. Önceleri gördüğü sözel ve psikolojik şiddet, zaman içinde fiziksel bir boyuta evrilmiş. Fiziksel şiddetin yoğunluğu da günden güne artmış. Yaşadığı olayları anlatırken, kimi zaman eşinin sırf vurmak istediği için, adeta keyif için kendisine şiddet uyguladığı belirtti. Öfkeliydi, korkuyordu, endişeliydi, ama bir yandan da yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattığı için rahatlamıştı. Harekete geçmemesindeki en büyük etken çocuklarıydı. Şiddete uğrayan birçok annenin de yaşadığı ve hissettiği gibi…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-3140 alignleft" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-1-225x300.jpg" sizes="auto, (max-width: 260px) 100vw, 260px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-1-225x300.jpg 225w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-1.jpg 747w" alt="hicran-1" width="260" height="347" />Hastanede yaptığımız görüşme sonrasında süreci takip için ikinci adım olan ev ziyaretini yaptık. Bu defa danışanımız konuyu kesinlikle açmadı, sadece yaşadığı sağlık sorunları hakkında konuşmak istedi. Hikayeyi dinlemişken bu tavır ile karşılaşmak benim için çok zorlayıcı oldu. Oysa, danışanımız yaşadığı sağlık sorunlarının gördüğü şiddetten kaynaklandığının farkındaydı. Şiddet uygulayan eşinin eve gelmesiyle kadının farkında olmadan gösterdiği tepkiler gözüme çarptı sonra. Eşi, bizleri güler yüzle karşıladı ancak ortada bir gerilim olmamasına karşın danışanımız ellerini ovuşturmaya başlamıştı, ara ara kollarını sıkıyordu, konuşurken sesi titriyordu. Görüşmemizi hızla sonlandırarak evden ayrıldık. Bir kadının çocukları için böylesine bir muameleye sessiz kalması sık duyduğumuz bir durum olsa da, buna birebir tanıklık etmek beni çok etkiledi. Süreci takip etme kararındaydım. Danışanımız kadınla tekrar görüşme planlayıp merkezimize davet ettim ve bu defa baş başa görüştüm. Sınırlarımız biraz daha genişti. Konuşmamızın sonunda, danışanım, eşi için herhangi bir şikâyette bulunmayacağını ve herhangi bir işlem yapılmasını istemediğini belirtti. Sosyal çevresinden ve akrabalarından çekindiğini, bu durumun ortaya çıkmasının kendisine ve çocuklarına zarar verebileceğini düşündüğünü, yuvasının yıkılmasını istemediğini söyledi. Derin bir çelişkinin ortasında hissettim kendimi. Kadınları hakları konusunda bilgilendiriyor, şiddetle mücadele yollarını paylaşıyorduk ancak atacakları adımlara kadınların kendilerinin karar vermesini gerekiyordu ve kadınlar kimi zaman, anlattığım bu hikayede olduğu gibi aldıkları kararla önümüze set çekiyordu.</p>
<p>Bu vaka, şiddete uğrayan bir kadının karşılaşabileceği pek çok olumsuz durumun gözle görülebilir bir örneği. Umarım, en kısa sürede kadınlarımızın kendilerini daha güvende hissedeceği çözümler bulunur, yaşadığımız toplumda ve dünyada kadına yönelik şiddet ‘sıra dışı’ nitelik kazanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_3138" aria-describedby="caption-attachment-3138" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3138 size-medium" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-4-e1512047314328-300x297.jpg" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-4-e1512047314328-300x297.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-4-e1512047314328-150x150.jpg 150w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-4-e1512047314328-768x760.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-4-e1512047314328-1024x1014.jpg 1024w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/hicran-4-e1512047314328-85x85.jpg 85w" alt="hicran-4" width="300" height="297" /><figcaption id="caption-attachment-3138" class="wp-caption-text">Hicran Kırmızı &#8211; Hayata Destek İstanbul Saha Çalışanı</figcaption></figure>
<p><strong>*</strong>Hayata Destek, <strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü</strong> vesilesiyle düzenlenen #16GünKampanyası’na, faaliyet yürüttüğü sahalarda “kadının güçlendirilmesi” hedefiyle çalışmalar yapan kadın çalışanlarının seslerini yükselterek destek veriyor. Beş şehir ve çevresinde, mülteciler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi kadınların hayatına destek olmak için emek sarf eden arkadaşlarımız, tanıklıklarını kendi kelimeleriyle dile getiriyor. Dördüncü blog yazısı Hayata Destek Derneği  İstanbul Saha Çalışanı Hicran Kırmızı imzasıyla…Blog’da yer alan diğer yazılar için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/suskunlukla-buyuyen-bir-sorun-kadina-yonelik-siddet/">Suskunlukla Büyüyen Bir Sorun: Kadına Yönelik Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadını güçlendirmek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/06/kadini-guclendirmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Dec 2017 08:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Gurbet Ayo]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20629</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Kadınlara yönelik faaliyetlerimizde, elbette zor durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. En önemli zorluklardan biri, şiddete uğramış bir kadının kendini konumlandırdığı çaresizliğe tanıklık etmek&#8230;&#8221; Hayata Destek çatısı altında, iki yıldır, Şanlıurfa Viranşehir’deki toplum merkezinde kadınlara yönelik faaliyetlerde yer alıyorum.* Viranşehir Hayata Destek Evi’nde kadınların farkındalığına katkı sağlayabilmek amaçlı çalışmalar yürütüyoruz. Kimi zaman mahallelerde, kimi zaman toplum merkezimizde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/06/kadini-guclendirmek/">Kadını güçlendirmek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Kadınlara yönelik faaliyetlerimizde, elbette zor durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. En önemli zorluklardan biri, şiddete uğramış bir kadının kendini konumlandırdığı çaresizliğe tanıklık etmek&#8230;&#8221;</strong></p>
<p>Hayata Destek çatısı altında, iki yıldır, Şanlıurfa Viranşehir’deki toplum merkezinde kadınlara yönelik faaliyetlerde yer alıyorum.<strong>*</strong> Viranşehir Hayata Destek Evi’nde kadınların farkındalığına katkı sağlayabilmek amaçlı çalışmalar yürütüyoruz. Kimi zaman mahallelerde, kimi zaman toplum merkezimizde kadınların ihtiyaçlarına yönelik farkındalık oturumları düzenliyoruz. Bu oturumlardaki aktarımlarımız ve kadınların paylaşımları sayesinde, aramızda özel bir iletişim kurulduğuna inanıyorum. Kadınlara yönelik çalışma isteğim zaten bu yakınlığa çok değer vermemden kaynaklanıyor. Ben hukuk eğitimi aldım, kadın haklarını savunmak her zaman önceliğim oldu. Kadınların, kendi hakları konusunda bilgilenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyor, bu konuda elimden geleni yapıyorum.</p>
<p>Kadınlara yönelik faaliyetlerimizde, elbette zor durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. En önemli zorluklardan biri, şiddete uğramış bir kadının kendini konumlandırdığı çaresizliğe tanıklık etmek. Kadınlar bu konuda genellikle çok kapalı, başlarından geçeni en yakınlarıyla dahi paylaşmaktan çekiniyorlar. Kendilerini devamlı baskı altında hissediyorlar ve bu suskunlukları üzerilerindeki baskıyı daha da artırıyor. Erkek şiddetine maruz kalan kadın suskun kaldıkça değersizleşiyor, erkek daha fazla söz sahibi oluyor. Dünya bu kadar hızlı gelişirken, kadına yönelik şiddet vakalarının giderek artması, kadınların kendi haklarına sahip çıkma konusunda pasif kalması, kişisel olarak beni çok zorluyor.</p>
<p>İşimi yaparken beni en mutlu eden nokta, kadınlarla bir araya geldiğimiz oturumlarda paylaşımlar artıkça yavaş yavaş, kendiliğinden ve samimiyetle inşa edilen güven ilişkisi… Vakaları inceledikçe, şiddete uğrayan kadınların genellikle etraflarına duydukları güvenin derinden sarsıldığını gözlemliyorum. Oysa bizim oturumlarımızda bu güvensizlik kırılıyor ve bazı kadınlar daha ilk buluşmada kendilerini güvende hissederek deneyimlerini açık yüreklilikle paylaşabiliyor. İyileşme süreçlerinde, dayanışmamızı artıracak etkinlikler düzenliyor, birbirimize destek oluyor, birlikte çözümler üretmeye çabalıyoruz. Kadınlar oturumlarımızı merakla bekler hale geliyor. Bu oturumlarda edindikleri bilgiyi uygulama konusunda hevesleniyor, süreci ve elde ettikleri sonuçları bizimle paylaşıyorlar. Tüm bu döngünün bir parçası olmak, kadınlara kendilerini daha güçlü hissetmeleri konusunda destek sağlayabilmek, benim için en büyük armağan oluyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-3149 alignleft" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/gurbet-3-300x200.jpg" sizes="auto, (max-width: 546px) 100vw, 546px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/gurbet-3-300x200.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/gurbet-3-768x512.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/gurbet-3-1024x683.jpg 1024w" alt="gurbet-3" width="366" height="244" />Elbette unutamadığım hikâyeler de var. Mesela geçen yaz, Adana’daki mevsimlik tarım işçisi kadınlara yönelik faaliyetlerimiz sırasında, mülteci bir kadının anlattıkları… Konumuz erken evliliğin zararlarıydı. Kendisi de erken yaşta evlendirilmişti. Yetişkin genç bir kadın olarak bize başından geçenleri anlattı. Daha 11 yaşında ve her şeyden habersizken, ailesi evlenmesine karar vermiş. Annesi ve anneannesi tarafından nikaha hazırlanmış, bir sandalyeye oturtulmuş. Gelinliği o kadar uzun gelmiş ki eteklerinden ne kadar kesseler üstüne uyduramamışlar. O her şeyden habersiz sadece etrafına bakınıyormuş. Annesi ve anneannesinin bakışlarını ise asla unutamamış. Çadırında hâlâ oyuncak bebeklerinin olduğunu söyledi ama kendisi çocuk sahibi olamamış.</p>
<p>Tanık olduğum hikâyelerin her biri, bu yaygın ve önemli toplumsal sorunun altını bir kez daha çizme ihtiyacını doğuruyor; kadına yönelik şiddet, kadınların temel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlal edilmesi demektir. Kadın ve erkek arasındaki güç eşitsizliği, bu sorunun kökünde yer alıyor. Birçok toplumda kadın daima güçsüz görülüyor ve arka planda tutulmak isteniyor. Kadının maruz kaldığı şiddetin ise dört önemli türü var: Fiziksel, ekonomik, cinsel ve psikolojik (duygusal) şiddet… Şiddetin türleri arasına şunları da ekleyebiliriz: Namus bahanesiyle işlenen cinayetler, kumalık, berdel, zorla evlendirme, kadın sünneti, bekâret kontrolü, cinsel taciz, kadın ticareti, savaşta toplu tecavüz vb. Şiddete uğrayan kadın yalnızlaşıyor, depresyona giriyor, içine kapanıyor, evden kaçmak istiyor, kendini çaresiz ve güvensiz hissediyor, herhangi bir şeye odaklanamıyor. Çoğu zaman bağımlılığa dönüşecek madde kullanımına başlıyor. Umutlarını kaybediyor, hayal kuramıyor. Çocuk sahibi kadınların bu durumundan çocukları da etkileniyor. Annesi şiddet gören bir çocuk genellikle duygusal ihmale uğruyor. Annesiyle ilişkisi bozuluyor, kendini yalnız hissediyor. Okula gidiyorsa buradaki başarısı etkileniyor. Şiddeti normalleştirerek, kendisi de şiddete eğilimli hale gelebiliyor. Bazı kadın ve çocuklarda bu etkiler uzun süre devam edip kalıcı olurken, bazıları olumsuzlukları aşmayı başarabiliyor.</p>
<p>Tanık olduğum hikâyelerin çoğunda kadınlar fiziksel ya da ekonomik şiddete uğruyor. Pek çok kadın ne yapacağını, nasıl mücadele edeceğini bilemiyor. Yeniden bir hayat kurmayı, geçimini sağlamayı başaramayacağına inanıyor, kendine güvenmiyor. Bunda, toplumsal yargılar da etkili oluyor: Kadın çalışmaz, eve ekmek getiren erkektir, kadın elinin hamuruyla erkek işine karışmaz, beceremez, gelişemez, hakkı yoktur… Bu yanlış söylemlerin her biriyle ayrı ayrı mücadele etmek gerekiyor.</p>
<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelede bazı adımların atılması şart. Öncelikle, dilimize sirayet eden kadına yönelik ayrımcı, küçümseyici, güçsüzleştirici söylemlerin terk edilmesi ve toplumsal zemindeki yanlış algıların kırılması gerekiyor. Örneğin, kadın şiddete uğruyor ve yakınları “bir şey olmaz, kimseyi ilgilendirmez, sus” diyor, kadını güçsüzleştirecek yeni bir baskı çeperi kuruyor. “Kadın şiddet gördüyse hak etmiştir, akıllı/uslu kadın şiddete uğramaz.” gibi altı boş inanışlar da var. Bunları ortadan kaldırmak ve kadını güçlendirmek için çaba sarf edilmeli. Eğitim araç olarak kullanılmalı. Kadına ekonomik özgürlük elde edebileceği fırsatlar sunulmalı. Pek çok kadının yoksulluk kaynaklı şiddet gördüğü unutulmamalı. Etkili iletişim, bu alanda önemli bir nokta. Ebeveynlerle farkındalık oturumları düzenlenmeli, çocuklar cinsiyet eşitliği algısıyla yetiştirilmeli ve toplumsal roller değişmeli.</p>
<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelede her kadının sorumluluk alması gerektiğini, kendimiz ve diğer kadınlar için güçlü olmamızın önem taşıdığını düşünüyorum. Ancak o zaman geleceğe umutla bakabiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_3151" aria-describedby="caption-attachment-3151" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3151 size-medium" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-300x300.jpg" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-300x300.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-150x150.jpg 150w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-768x768.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-1024x1024.jpg 1024w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-189x189.jpg 189w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/9-85x85.jpg 85w" alt="" width="300" height="300" /><figcaption id="caption-attachment-3151" class="wp-caption-text">Gurbet Ayo &#8211; Şanlıurfa Viranşehir Saha Çalışanı</figcaption></figure>
<p>Hayata Destek, <strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü</strong> vesilesiyle düzenlenen #16GünKampanyası’na, faaliyet yürüttüğü sahalarda “kadının güçlendirilmesi” hedefiyle çalışmalar yapan kadın çalışanlarının seslerini yükselterek destek veriyor. Beş şehir ve çevresinde, mülteciler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi kadınların hayatına destek olmak için emek sarf eden arkadaşlarımız, tanıklıklarını kendi kelimeleriyle dile getiriyor. Üçüncü blog yazısı Hayata Destek Derneği  Şanlıurfa Viranşehir Saha Çalışanı Gurbet Ayo imzasıyla…Blog’da yer alan diğer yazılar için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/06/kadini-guclendirmek/">Kadını güçlendirmek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişim benden başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/05/degisim-benden-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2017 10:22:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Nefiye Yeliz Ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20614</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Hayatlarına, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı şiddetin ilk biçimi olarak, babadan gelen şiddetle başlıyorlar. Önce babalarına nasıl daha iyi hizmet edebileceklerini öğrenerek, sonra babalarının istediği erkeklerle evlenerek ya da cinsel yönelimlerini gizlemek zorunda bırakılarak… Hiç sevmedikleri ve tanımadıkları bir adamla evlendirildiklerinde ise bir başka biçim alıyor karşılaştıkları şiddet… &#8221; Hayata Destek Toplum Merkezleri üzerinden yürütülen, “Toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/05/degisim-benden-basliyor/">Değişim benden başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Hayatlarına, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı şiddetin ilk biçimi olarak, babadan gelen şiddetle başlıyorlar. Önce babalarına nasıl daha iyi hizmet edebileceklerini öğrenerek, sonra babalarının istediği erkeklerle evlenerek ya da cinsel yönelimlerini gizlemek zorunda bırakılarak… Hiç sevmedikleri ve tanımadıkları bir adamla evlendirildiklerinde ise bir başka biçim alıyor karşılaştıkları şiddet…</strong> &#8221;</p>
<p>Hayata Destek Toplum Merkezleri üzerinden yürütülen, “Toplum Temelli Koruma Programı Sosyal Uyum” projesi kapsamında, kadınlara yönelik faaliyetlerde yürütücülük yapıyorum. Proje dâhilinde, mülteci ve Türkiyeli kadınlarla farkındalık artırma oturumları, kültürlerarası etkileşim atölyeleri ve festivaller düzenliyoruz. “Değişim”e olan inancım burada bulunmam ve birleştirici, kaynaştırıcı toplum temelli bu projede yer almamdaki en büyük etken.  Çünkü bireysel olarak değişip güçlenmek ve bu gücümü paylaşarak çoğaltmak istiyorum. Değişimin benimle başladığına inananlardanım. Şanlıurfa Hayata Destek Evi’nde, bir yandan farklı kültürlerden kadınların diyaloğa girmesini sağlayan aktiviteler, diğer yandan da haklarımızı konuştuğumuz oturumlar düzenliyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3090 alignleft" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG_9362-300x200.jpg" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG_9362-300x200.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG_9362-768x512.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG_9362-1024x683.jpg 1024w" alt="img_9362" width="300" height="200" /></p>
<p>Çay saatleri gibi kadınların etkileşime geçmesine zemin hazırladığımız aktivitelerde, aynı dili konuşamayan kadınlar, hiç tanımadıkları toplum üyelerine dair önyargılarını yıkarak, diyalog kurmak için alternatif yollar buluyor. Geribildirimlerinde, hep böyle paylaşımda bulunabilecekleri karşılaşmalar yaşamak istediklerini dile getiriyorlar. Öte yandan, kadın haklarını konuştuğumuz oturumları, “bu gibi etkinliklerde nefes aldığımızı hissediyoruz” diyerek yorumluyorlar. Yaşamlarının birçok alanında, şiddetin farklı biçimleriyle karşılaşan kadınların bir araya gelmeleri için uygun bir ortam sağladığımıza inanıyorum. Hayatlarından örnekler vermelerini istediğimde, bazıları “hangi hayattan bahsediyorsun?” diye soruyor. Şiddeti kavramsallaştırmaktan başlayarak, uzun sohbetler ediyoruz ve hayata dair yeni umutlar geliştirecek yöntemler buluyoruz birlikte. Güçleniyoruz, dayanışıyoruz ve birbirimizi güçlendirmeye çalışıyoruz. Dayanışmanın güzelliğini keşfediyoruz. Bilgilerimizi ve duygularımızı paylaşırken, bazen de pratikte şiddetin en ağır biçimlerini birebir yaşayanlara nasıl destek verebileceğimizi deneyimliyoruz. Bu oturumlarda hikâyelerini anlatmaya karar veren birçok kadının önce cesareti etkiliyor beni, çünkü kadınların da belirttiği gibi, bunca zaman hep sessizleştirilmiş oluyorlar. Kadın örgütleriyle tanışma fırsatı bulan azınlıktaki kadınlar; “Önceleri şiddete maruz kaldığımda susuyordum, şimdi sesimi çıkarmayı, benliğime saygı duyulması gerektiğini onlara hissettirmeyi öğrendim” diye ekliyor. Birçoğu ise öğrenilmiş çaresizlik duygusu içerisinde bazı şeyleri hayatın gerçeği kabul ettiklerini söyleseler de, içten içe şiddetsiz bir yaşamı umut etmekten vazgeçmiyor.</p>
<p>Hayatlarına, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı şiddetin ilk biçimi olarak, babadan gelen şiddetle başlıyorlar. Önce babalarına nasıl daha iyi hizmet edebileceklerini öğrenerek, sonra babalarının istediği erkeklerle evlenerek ya da cinsel yönelimlerini gizlemek zorunda bırakılarak… Hiç sevmedikleri ve tanımadıkları bir adamla evlendirildiklerinde ise bir başka biçim alıyor karşılaştıkları şiddet… Bazen sevdikleri adamla evlenseler dahi, yok sayılarak, ev içi emekleri görülmeyerek bir şekilde şiddete maruz kalmaya devam ediyorlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3086 alignleft" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-2-300x169.jpg" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-2-300x169.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-2-768x432.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-2.jpg 960w" alt="yeliz-2" width="300" height="169" /></p>
<p>Kadınların şiddeti nasıl tanımladığı, farkındalıklarında önemli bir yer tutuyor. Bazıları, oturumlar sırasında kapsamlı tanımıyla karşılaştıklarında, şiddetin sadece fiziksel olmadığını anlıyor. Oturumlarda kadına yönelik şiddeti; “kadının sadece kadın olduğu için fiziksel, psikolojik, duygusal ve cinsel şiddete maruz kalması, maruz kalma ihtimalinin olması ve özgürlüğünün kısıtlanması” gibi, davranışların bütünü olarak tanımlıyoruz. Bu tanım üzerine kadınlar, istatistiklerde söylenildiğinden daha fazla kadının şiddete uğradığını düşündüklerini belirtiyorlar.</p>
<p>Şiddetle mücadele yollarından en önemlisi ise “dayanışma”. Her kadının “kendi benliğiyle” var olabildiği, haklarımızın bilincine vardığımız ve şiddete karşı stratejiler geliştirdiğimiz bir dayanışma… Haklarımızı bilmek bizi ayrıca güçlendiriyor, çünkü şiddeti önlemeye yönelik adımlar atan kadınların hikâyesi, önce haklarını öğrenmeleriyle başlıyor. Haklarına dair bilgi edinen kadınlar ise şiddete uğradığını bildikleri kadınlara yol gösteriyor. Kısacası, bir kadının güçlenmesi birçok kadının güçlenmesini sağlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_3088" aria-describedby="caption-attachment-3088" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3088 size-medium" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-3-e1511963922505-300x278.jpg" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-3-e1511963922505-300x278.jpg 300w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-3-e1511963922505-768x712.jpg 768w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-3-e1511963922505-1024x949.jpg 1024w, http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/yeliz-3-e1511963922505-75x70.jpg 75w" alt="yeliz-3" width="300" height="278" /><figcaption id="caption-attachment-3088" class="wp-caption-text">Nefiye Yeliz Ceylan Şanlıurfa/Hayata Destek Evi – Proje Sorumlusu</figcaption></figure>
<p><strong>*</strong>Hayata Destek, <strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü</strong> vesilesiyle düzenlenen #16GünKampanyası’na, faaliyet yürüttüğü sahalarda “kadının güçlendirilmesi” hedefiyle çalışmalar yapan kadın çalışanlarının seslerini yükselterek destek veriyor. Beş şehir ve çevresinde, mülteciler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi kadınların hayatına destek olmak için emek sarf eden arkadaşlarımız, tanıklıklarını kendi kelimeleriyle dile getiriyor. İkinci blog yazısı  Şanlıurfa Hayata Destek Evi proje sorumlusu Nefiye Yeliz Ceylan imzasıyla…&#8217;Blog’da yer alan diğer yazılar için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/05/degisim-benden-basliyor/">Değişim benden başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği, Adana ofisinde çalışacak insan kaynakları ve muhasebe sorumlusu arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-dernegi-adana-ofisinde-calisacak-insan-kaynaklari-muhasebe-sorumlusu-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2017 13:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan kaynakları (İK)]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları ve Muhasebe Sorumlusu]]></category>
		<category><![CDATA[muhasebe sorumlusu]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20567</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği, Adana ofisinde çalışacak, Adana’da yaşayan ya da yaşama imkanı olan İnsan Kaynakları ve Muhasebe Sorumlusu olarak çalışacak ekip arkadaşı arıyor. Derneğin ilanı şöyle: Hayata Destek Derneği (STL), Türkiye ve çevre bölgelerde afet risklerini azaltma, afete hazırlık, acil yardım ve iyileştirme çalışmaları yapan bağımsız bir insani yardım kuruluşudur. Hayata Destek, toplumsal katılımı öncelikli tutarak, yerel kapasiteyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-dernegi-adana-ofisinde-calisacak-insan-kaynaklari-muhasebe-sorumlusu-ariyor/">Hayata Destek Derneği, Adana ofisinde çalışacak insan kaynakları ve muhasebe sorumlusu arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği, Adana ofisinde çalışacak, Adana’da yaşayan ya da yaşama imkanı olan <strong>İnsan Kaynakları ve Muhasebe Sorumlusu</strong> olarak çalışacak ekip arkadaşı arıyor. Derneğin ilanı şöyle:</p>
<p><strong>Hayata Destek Derneği</strong> (STL), Türkiye ve çevre bölgelerde afet risklerini azaltma, afete hazırlık, acil yardım ve iyileştirme çalışmaları yapan bağımsız bir insani yardım kuruluşudur. Hayata Destek, toplumsal katılımı öncelikli tutarak, yerel kapasiteyi geliştirmek, afet risk ve etkilerini en aza indirmek, toplulukların temel ihtiyaç ve haklarının karşılanmasına destek vermek için toplum-temelli çalışmalar yürütmektedir.</p>
<p>Hayata Destek’in hedefleri doğrultusunda sürdürmekte olduğu stratejik çalışma alanları aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li><strong>Mülteci Destek: </strong>STL, Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin temel hak ve ihtiyaçlarına erişimini sağlamayı amaçlamaktadır. Geçim kaynağını destekleme amaçlı mesleki kurslar yürütmenin yanı sıra psiko-sosyal destek odaklı toplum merkezleri ve vaka yönetimi faaliyetleri yürüten mobil destek ekipleri aracılığıyla mültecilere doğrudan destek ulaştırmaktadır.</li>
<li><strong>Çocuk Koruma: </strong>STL, Türkiye’de çocuk işçiliğini sorunuyla mücadele için risk altındaki çocuklara yönelik çalışmalar yürütmekte, bu konuda özellikle mevsimlik tarım alanında çalışan ya da çalışma potansiyeli olan çocuklara odaklanmaktadır. Mülteci krizi ile birlikte Türkiye’de çocuk işçiliğinin yeni bir boyut kazanmasıyla bu alandaki çalışmalara mülteci çocuklar da dâhil edilmiştir.</li>
<li><strong>Acil Yardım</strong>: STL, olası bir afet durumunda, afetlerden etkilenen topluluklara ayni ve nakdi yardım sunarak acil yardım operasyonları yürütmektedir. Bu kapsamda gıda ve gıda dışı temel ihtiyaçların karşılanması, barınma koşullarının iyileştirilmesi yanı sıra su, sanitasyon ve hijyen ihtiyaçlarına cevap verilmesi hedeflenmektedir.</li>
<li><strong>Sivil Toplumu Güçlendirme ve Ağ Oluşturma: </strong>STL, afet risk yönetimi ve etkili insani yardım çalışmaları için ihtiyaç duyulan sivil toplum kapasitesini güçlendirmek adına anahtar paydaşları bir araya getirmek için çalışır. Raporlama ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra, kamu ve sivil toplum alanındaki ilgili paydaşlar ile aktif bir koordinasyon mekanizması oluşturularak Türkiye’de afete hazırlık, etkili müdahale ve risk yönetimi konularında iyileştirme sağlamayı amaçlanmaktadır.</li>
</ul>
<p>Hayata Destek Derneği, Adana ofisinde çalışacak, Adana’da yaşayan ya da yaşama imkanı olan <strong>İnsan Kaynakları ve Muhasebe Sorumlusu</strong> olarak çalışacak ekip arkadaşı aramaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ana Sorumluluk Alanları:</strong></p>
<ul>
<li>Proje ya da bölge haftalık ödeme planını ilgili yöneticiler ile birlikte hazırlamak ve kendi yöneticisine son halini sunmak</li>
<li>Harcama evraklarını teslim almak, kontrol etmek, konuyla ilgili ihtiyaç duyan kişilere yol göstermek ve yardımcı olmak</li>
<li>Tüm dokümanları, destekleyici dokümanlar ile birlikte taramak, ilgili yönetmeliğe göre isimlendirip, online sisteme yüklemek</li>
<li>Proje ya da bölge operasyonel avanslarının ve yönetim giderlerinin takibini; gider pusulası ve serbest meslek makbuzlarının aylık olarak takibini yapmak</li>
<li>Proje boyunca, denetim öncesinde ve proje kapandıktan sonra dosyalama takibi yapmak; Genel Merkez’e teslim etmek ve raporlamak</li>
<li>İl Temsilciliklerinde, bulunması gereken resmi belgeleri Genel Merkez’den talep etmek ve muhafaza etmek; ilgili bölgedeki resmi kurumlar ile yazışmaların takibini yapmak ve gerektiğinde Genel Merkez’e bilgi vermek</li>
<li>SGK, Vergi Dairesi vb. kurumlarla ilgili işlemleri Genel Merkez’in bilgisi dahilinde il bazında gerçekleştirmek</li>
<li>İşe alım sürecinde yönetici mülakatlarının organize edilmesine destek olmak</li>
<li>İşe giriş evraklarını adaylardan teslim almak, kontrol etmek ve Genel Merkez’e iletmek</li>
<li>Genel Merkez’den gelen sözleşme, ticket gibi evrakları çalışanlara imzalatmak, saklamak ve gerekli evrakların orijinallerini Genel Merkez’e iletmek</li>
<li>İnsan Kaynakları yönetmelik ve prosedürlerinin uygulanmasına destek olmak</li>
<li>LOGO kullanımı ile ilgili çalışanlara destek olmak</li>
<li>Sahalarda gerçekleşecek oryantasyonun planlanmasına destek olmak, oryantasyon hazırlığını yapmak, oryantasyon listelerini tutmak</li>
<li>İnsan Kaynakları ile ilgili Genel Merkez’den gelen bilgilendirmeleri ve iç yazışmaları, uygulama değişikliklerini çalışanlara duyurmak,</li>
<li>Çalışan bilgi ve AGİ formlarının doldurulmasını sağlamak, dosyalamak ve takip etmek; çalışan personele dair bilgi değişikliklerini Genel Merkez ekibi ile paylaşmak, takibini yapmak</li>
<li>Evrak kargolarını takip etmek ve kontrollerini yapmak; iletişim listesi ve acil durumlarda ulaşılacaklar listelerini güncel tutmak</li>
<li>İSG süreçlerine destek vermek</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Beklenen Tecrübe &amp; Kişisel Özellikler:</strong></p>
<ul>
<li>Üniversitelerin ilgili bölümlerinden lisans mezuniyeti olan</li>
<li>En az 2 yıl çalışma deneyimi olan (tercihen İnsan Kaynakları ve Muhasebe alanında)</li>
<li>Tercihen iyi derecede İngilizce bilen</li>
<li>MS Office programlarına hakim</li>
<li>Analitik düşünebilen, sonuç ve çözüm odaklı</li>
<li>Planlama ve iş takibi konusunda başarılı</li>
<li>İletişim becerileri gelişmiş</li>
<li>Dernek ilkeleri ve kurum kültürüne uyum sağlayabilecek, derneği temsil edebilecek</li>
<li>Seyahat engeli olmayan</li>
</ul>
<div class="job-custom-fields"> Başvurmak için <a href="https://gelbasla.com/is-ilanlari/insan-kaynaklari-ve-muhasebe-sorumlusu-adana/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın.</a></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-dernegi-adana-ofisinde-calisacak-insan-kaynaklari-muhasebe-sorumlusu-ariyor/">Hayata Destek Derneği, Adana ofisinde çalışacak insan kaynakları ve muhasebe sorumlusu arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aynada binbir kadın sureti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/aynada-binbir-kadin-sureti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2017 12:48:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Selma Üner]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20563</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Abla” diyor, “Hamileyim, kimliğim çıkmazsa hastaneye gidemem.” Kaynana hemen araya giriyor. “Kızı aldım getirdim Suriye’den. Yaşlıyım, bana bakacak birine ihtiyacım var. Yabancı olmasın istedim, oğluma aldım.” Aynanın karşısına geçip uzunca yüzünü inceledi kadın. Son zamanlarda yaşadıklarını düşündü, kafasının içindeki aykırı seslere kulak tıkayarak. Bu sesler ki, yüzyılların intikamını almak istercesine saldırıyordu, beynine ve ruhuna.* Yerinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/aynada-binbir-kadin-sureti/">Aynada binbir kadın sureti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Abla” diyor, “Hamileyim, kimliğim çıkmazsa hastaneye gidemem.” Kaynana hemen araya giriyor. “Kızı aldım getirdim Suriye’den. Yaşlıyım, bana bakacak birine ihtiyacım var. Yabancı olmasın istedim, oğluma aldım.”</strong></p>
<p>Aynanın karşısına geçip uzunca yüzünü inceledi kadın. Son zamanlarda yaşadıklarını düşündü, kafasının içindeki aykırı seslere kulak tıkayarak. Bu sesler ki, yüzyılların intikamını almak istercesine saldırıyordu, beynine ve ruhuna.*</p>
<p>Yerinden edilmiş kadınların ve kız çocuklarının, kamusal ve özel alanda yaşamın özneleri olduklarını anımsatacak, onları güçlü kılacak farkındalık çalışmaları ve hak savunuculuğu yapıyordu. Farklı eşikleri farklı deneyimlerle aşmış, aşmaya çabalayan kadınların hikâyelerine tanıklık ediyordu. Hikâyelerde kendine ait birçok şey buluyordu. Bu yüzden seçmişti bu alanda çalışmayı. Dile gelmeyen acıların, haksızlıkların yarattığı yıkıma tanıklık ediyordu yanı başında beliren kadınlarda. Mücadele edebilmek için bu işin öznesi haline gelebilmeli, yani o kadınlara dokunabilmeliydi; yaşadıklarına tanıklık etmeliydi, seslerini duyabilmeli ve görebilmeliydi bu savaşın galibi olduklarını. Çevresindeki kadınlar yaşadıkları şiddete yabancılaşmıştı çoğu zaman. Anlam veremiyordu bu denli yabancılaşmaya. Şiddeti tanımlarken fiziksel şiddet dolanıyordu dillerine; oysa psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet maalesef yabancısı oldukları, tanımlayamadıkları kavramlardı. Bu yaklaşım bir taraftan kadına kendini daha çaresiz hissettiriyor, diğer taraftan da tuhaf bir heyecan duymasına yol açıyordu. Tüm bunlarla mücadele edebilme gayreti içerisine girmenin anlamlılığı üzerine durmadan düşünüyordu. Yaşadığı saha pratikleri ve tanıklık ettiği hikâyeler ondan birçok şeyi alıp götürürken, aynı zamanda da onu daha güçlü kılıyordu.</p>
<p>Şimdi bir odada, görüşme için gelecek, destek isteyen kadınları bekliyor. Beklerken de kadının zihni düşünceden düşünceye yolculuk ediyor. Şiddeti tanımlarken, “cinsiyet temelli, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik temelli olabilen, özgür iradeyi kısıtlamayla sonuçlanan bir durum, erk zihniyetiyle kuşatılmış toplumların kültürel kodları” diyor kitaplar. Kadının kadına uyguladığı şiddeti de biliyor o. Görüşmeye ilk gelen 14 yaşında bir kız çocuğu ve teyzesi (kaynanası). Kız çocuğu hamile, Suriye’ye gittiği için kimliği iptal olmuş. Kaynanası tutmuş elinden, kimlik için destek istemeye getirmiş. Gülümsüyor kız çocuğu;  “Abla” diyor, “Hamileyim, kimliğim çıkmazsa hastaneye gidemem.” Kaynana hemen araya giriyor. “Kızı aldım getirdim Suriye’den. Yaşlıyım, bana bakacak birine ihtiyacım var. Yabancı olmasın istedim, oğluma aldım.”  Utanıyor kız çocuğu, teyze göğsünü gere gere anlatmaya devam ediyor. “Bakma yaşının küçük olduğuna, fiziken büyük görünüyor” diyor. Donup kalıyor kadın, kız çocuğunun kızaran yanaklarına, gülümsemeye çalışan gözlerine bakarken. Kalkıp gidiyorlar sonra. Vedalaşırken kız çocuğu sımsıkı tutuyor ellerinden, “Abla kimliğimi çıkart lütfen, yoksa geri gönderecek teyzem beni. Nasıl döneyim aileme, evlenip hamile kaldıktan sonra?” diyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3073 alignleft" src="http://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2017/11/selma-3-1-300x225.jpg" width="441" height="301" /></p>
<p>Sonra, aynı koltuğa bir başkası gelip oturuyor. 17 yaşında bir kız çocuğu bu defa. Hiç okula gitmemiş,  ama çok istiyor okumayı. 13 yaşında evden kaçtığını, dört yıl yetiştirme yurdunda kaldığını anlatıyor çat pat öğrendiği Türkçeyle. “Hayat çok zor, en sevdiğim cümle bu” diyerek başlıyor konuşmasına. Gülümsemesini eksik etmiyor, gözlerinin içi parlıyor, ta ki “Annemin yemeklerini çok özledim” diyene kadar. Dalıyor o cümle sonrasında. Sesi titrerken, önünde duran çaydan bir yudum alıyor. “Anlatırım” diyor. “Bir gün, hepsini anlatırım sana.”</p>
<p>Ardından biri daha gelip oturuyor. 16 yaşında, kendinden 17 yaş büyük biriyle evlendirilmiş, Dört yıl önce boşanmış. Heyecanlı heyecanlı anlatıyor. “Evet, çok zor günler yaşadım, ama atlattım. Kurtuldum o adamdan ve ailesinden” diyor. Utanarak ve ses tonunu kısarak, “İki yıl evli kaldım ama bir defa bile dokunmadı, dokunamadı bana. Böyle olunca da beni her gün dövüyordu, kardeşi taciz ediyordu, annesi hizmetçi gibi kullanıyordu. Ama dokunamadı ya bana, bu yeter” diyor.</p>
<p>Sonra, biri daha gelip oturuyor. 19 yaşında. Türkiye’den biriyle severek evlenmiş. İzmir’de kalmışlar bir yıl, Türkçe öğrenmiş, iş bulmuş. Kaynanası isteyince dönmüşler Mardin Kızıltepe’ye. “Kaynanam dövüyor beni, açlıkla terbiye etmeye çalışıyor. Oğlu sessiz kalıyor yaptıkları karşısında. Sessiz kalmak da şiddete ortak olmak değil midir?” diye soruyor. “Ben kocamı seviyorum, ayrılmak istemiyorum ama başka çarem yok” diyor. Annesi alıyor lafı ağzından, “Biz boşanmasını istemiyoruz, ne yapacağız ki bu yaşta dul kızı? Başımızı öne eğmesin, sabretsin, Allah büyük, yaşlı kadın insafa gelir” diyor ağız dolusu cümlelerle.</p>
<p>Sonra biri daha, 43 yaşında. Zihinsel engelli kocası ve üç çocuğuyla yaşıyor. Evlere temizliğe gidiyor. “Gittiğim her üç evden ikisinde tacize uğruyorum. Çocukluğumdan beri yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Fakir bir ailede doğdum, okula gidemedim, çobanlık yaptım. Kocamın zihinsel engelli olduğunu biliyordu ailem ama 13 yaşımda evlendirdiler beni. Burada kimsem yok, tacize uğradığımı kime, nasıl anlatayım? Kim inanır bana? Burası benim memleketim değil ki. Bıraktım ben de temizliğe gitmeyi. Namusuma laf gelmesin, aç kalsam da önemli değil” diyor. Kahkaha atarak anlatıyor bütün bunları. “Psikolog görüşmesi iyi gelecek. Sosyal ilişkilerim güçlü, çevremdekiler beni çok mutlu zannediyor, hep gülüyorum çünkü” diyor. “Amaannn! Böylesi daha iyi, okutacağım ben çocuklarımı. Ben doğurdum, bu onların seçimi değil” diyor. Çocuklarının derslerine yardımcı olmak için Türkçe dil kursuna başlayacağını anlatıyor, içi içine sığmayan çocuk edasıyla. Çeviriyor kadının fincanını, “Fal bakayım sana” diyor, “Güleriz biraz.” Sonra duruyor. “Nasıl insanlarız?” diyor. “Yaşadıklarımızı hissedemiyor muyuz acaba?” Derin bir nefes alıyor, tutarak boğazında yarısını. Ama silkeleniyor hemen. “Güçlüyüz, hem de çok güçlüyüz” diyor. “Yeter ki buna inanalım.”</p>
<p>Bire bir görüşmeler bitti. Tüm kadınlar şimdi aynı odada hep beraber oturuyor. Birbirini tamamlayan büyük bir yapbozun parçaları gibi. Her birinin hikâyesi farklı, ama hepsinde yarım kalmışlık ve eksiklik aynı. Yapılan seansta çıt çıkmıyor, sadece eğitmen kimliğinde kadın kendi sesini duyuyor bu defa. Şiddeti tanımlamaya sıra gelince, fısıltılar yükseliyor birbirini tanımayan ama birbirinin yaşamına bir şekilde temas eden kadınlar arasında. Biri lafa dalarak alıyor sözü kadından, kendine uygulanan şiddetin tanımını yapıyor bir nefeste. Diğeri cesaretleniyor, baş etme metotlarını kendi pratiğiyle sıralıyor. Çıt çıkmayan odada yeni ritimler denercesine ahenkli bir tını dolaşıyor, sesler birbirine ekleniyor. Kadın gülümsüyor hafiften. Tınılar, Türkçe dil kursu, psikolog görüşmesi, okuma-yazma kursları, farkındalık seansları, enstrüman kursları, okul kayıtları, birbirine destek olma, ses çıkarabilme diye ayrılıyor kendi aralarında. Yaratılmaya çalışılan resim, kadınların ve kız çocuklarının özelinde tamamlanıyor. Şiddetin ayrımını kendi pratiğiyle yapıyor odadaki herkes, fiziksel şiddetin ötesine bakarak üstelik.</p>
<figure id="attachment_20564" aria-describedby="caption-attachment-20564" style="width: 212px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20564" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/selma-1-1-300x300.jpg" alt="" width="212" height="212" /><figcaption id="caption-attachment-20564" class="wp-caption-text">Selma Üner &#8211; Hayata Destek Mardin saha çalışanı</figcaption></figure>
<p><strong>*</strong>Hayata Destek, <strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü</strong> vesilesiyle düzenlenen #16GünKampanyası’na, faaliyet yürüttüğü sahalarda “kadının güçlendirilmesi” hedefiyle çalışmalar yapan kadın çalışanlarının seslerini yükselterek destek veriyor. Beş şehir ve çevresinde, mülteciler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi kadınların hayatına destek olmak için emek sarf eden arkadaşlarımız, tanıklıklarını kendi kelimeleriyle dile getiriyor. İlk blog yazımız Mardin’den, saha çalışanımız Selma Üner imzasıyla…&#8217;Blog&#8217;da yer alan diğer yazılar için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/aynada-binbir-kadin-sureti/">Aynada binbir kadın sureti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği’nden #16GÜNKAMPANYASI’na katkı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-derneginden-16gunkampanyasina-katki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2017 12:01:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği (STL), 25 Kasım itibariyle kadına yönelik şiddetle mücadele temasını işleyerek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından yürütülen 16 Gün Kampanyası’na destek veriyor. Kurumun sahalarında kadının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen faaliyetlerde yer alan kadınlar, kendi deneyimlerini ve tanık oldukları hikayeleri kaleme alıyor. Şu ana kadar Mardin ve Şanlıurfa’dan iki yazı paylaşıldı. Kurum toplamda altı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-derneginden-16gunkampanyasina-katki/">Hayata Destek Derneği’nden #16GÜNKAMPANYASI’na katkı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hayatadestek.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Hayata Destek Derneği</a> (STL), 25 Kasım itibariyle kadına yönelik şiddetle mücadele temasını işleyerek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından yürütülen 16 Gün Kampanyası’na destek veriyor.</p>
<p>Kurumun sahalarında kadının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen faaliyetlerde yer alan kadınlar, kendi deneyimlerini ve tanık oldukları hikayeleri kaleme alıyor. Şu ana kadar Mardin ve Şanlıurfa’dan iki yazı paylaşıldı. Kurum toplamda altı içerik yayınlamayı planlıyor.</p>
<p>Yazıları okumak için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<div id="jp-relatedposts" class="jp-relatedposts"></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-derneginden-16gunkampanyasina-katki/">Hayata Destek Derneği’nden #16GÜNKAMPANYASI’na katkı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği çeşitli illerde saha çalışanı arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/hayata-destek-dernegi-cesitli-illerde-saha-calisani-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 13:07:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği Adana, Mersin, Diyarbakır, İstanbul, Kayseri ve Şanlıurfa sahalarından birinde Saha Çalışanı olarak çalışacak, ekip arkadaşları arıyor. Derneğin ilanı şöyle: Hayata Destek Derneği (STL), Türkiye ve çevre bölgelerde afet risklerini azaltma, afete hazırlık, acil yardım ve iyileştirme çalışmaları yapan bağımsız bir insani yardım kuruluşudur. Hayata Destek, toplumsal katılımı öncelikli tutarak, yerel kapasiteyi geliştirmek, afet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/hayata-destek-dernegi-cesitli-illerde-saha-calisani-ariyor/">Hayata Destek Derneği çeşitli illerde saha çalışanı arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği Adana, Mersin, Diyarbakır, İstanbul, Kayseri ve Şanlıurfa sahalarından birinde Saha Çalışanı olarak çalışacak, ekip arkadaşları arıyor. Derneğin ilanı şöyle:</p>
<p><strong>Hayata Destek Derneği</strong> (STL), Türkiye ve çevre bölgelerde afet risklerini azaltma, afete hazırlık, acil yardım ve iyileştirme çalışmaları yapan bağımsız bir insani yardım kuruluşudur. Hayata Destek, toplumsal katılımı öncelikli tutarak, yerel kapasiteyi geliştirmek, afet risk ve etkilerini en aza indirmek, toplulukların temel ihtiyaç ve haklarının karşılanmasına destek vermek için toplum-temelli çalışmalar yürütmektedir.</p>
<p>Hayata Destek’in hedefleri doğrultusunda sürdürmekte olduğu stratejik çalışma alanları aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li><strong>Mülteci Destek: </strong>STL, Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin temel hak ve ihtiyaçlarına erişimini sağlamayı amaçlamaktadır. Geçim kaynağını destekleme amaçlı mesleki kurslar yürütmenin yanı sıra psiko-sosyal destek odaklı toplum merkezleri ve vaka yönetimi faaliyetleri yürüten mobil destek ekipleri aracılığıyla mültecilere doğrudan destek ulaştırmaktadır.</li>
<li><strong>Çocuk Koruma: </strong>STL, Türkiye’de çocuk işçiliğini sorunuyla mücadele için risk altındaki çocuklara yönelik çalışmalar yürütmekte, bu konuda özellikle mevsimlik tarım alanında çalışan ya da çalışma potansiyeli olan çocuklara odaklanmaktadır. Mülteci krizi ile birlikte Türkiye’de çocuk işçiliğinin yeni bir boyut kazanmasıyla bu alandaki çalışmalara mülteci çocuklar da dâhil edilmiştir.</li>
<li><strong>Acil Yardım</strong>: STL, olası bir afet durumunda, afetlerden etkilenen topluluklara ayni ve nakdi yardım sunarak acil yardım operasyonları yürütmektedir. Bu kapsamda gıda ve gıda dışı temel ihtiyaçların karşılanması, barınma koşullarının iyileştirilmesi yanı sıra su, sanitasyon ve hijyen ihtiyaçlarına cevap verilmesi hedeflenmektedir.</li>
<li><strong>Sivil Toplumu Güçlendirme ve Koordinasyon: </strong>Katılımcı, kapsayıcı ve koordineli bir yerel sivil toplum dokusunu başarılı ve sürdürülebilir insani yardımın yapıtaşı olarak gören STL, etkin bir insani yardım ve afetle mücadele stratejisi için sivil toplumun güçlendirilme çalışmaları yürütmektedir. Bu çalışmalarda sivil toplum kuruluşları arasında etkin koordinasyon ağları oluşturarak kolektif bir zeminde bilgi akışına, uzmanlık ve kaynak paylaşımına; iletişim, koordinasyon ve savunuculuk kapasitelerinin geliştirilmesine öncelik verilmektedir.</li>
</ul>
<p>“07.04.2016 tarih, 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında, bu ilana yapacağınız başvuru ile özgeçmişiniz içerisindeki tüm kişisel bilgilerinizin Hayata Destek Derneği ile paylaşılmasını ve bu bilgilerin saklanmasını kabul etmiş bulunmaktasınız.”</p>
<p>Hayata Destek Derneği Adana, Mersin, Diyarbakır, İstanbul, Kayseri ve Şanlıurfa sahalarından birinde Saha Çalışanı olarak çalışacak, ekip arkadaşları aramaktadır.</p>
<p>Çalışmak istediğiniz illeri ön yazınızda belirtiniz.</p>
<p><strong>Ana Sorumluluk Alanları;</strong></p>
<ul>
<li>Ev ve saha ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi</li>
<li>İlgili kayıtların alınması</li>
<li>Proje kapsamına göre değişkenlik gösteren aktivitelerin gerçekleştirilmesi</li>
<li>Data girişinin yapılması ve gerekli raporlamanın yapılması</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Tecrübe &amp; Kişisel Özellikler:</strong></p>
<ul>
<li>T.C Vatandaşı olan</li>
<li>Üniversitelerin ilgili lisans yada önlisans bölümlerinden mezun, tercihen sosyal hizmet ya da sosyoloji mezunu</li>
<li>İleri seviyede Arapça, tercihen Türkçe ve İngilizce bilen</li>
<li>Güçlü iletişim becerisi olan ve farklı kültürlerden kişiler ile çalışabilen</li>
<li>Dernek ilkeleri ve kurum kültürüne uyum sağlayabilecek, derneği temsil edebilecek</li>
<li>Mülteci konusuyla ilgili, gelişmeleri takip eden</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilgi ve başvuru için <a href="https://gelbasla.com/is-ilanlari/saha-calisani-cesitli-illerde/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/hayata-destek-dernegi-cesitli-illerde-saha-calisani-ariyor/">Hayata Destek Derneği çeşitli illerde saha çalışanı arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği satınalma sorumlusu arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/14/hayata-destek-dernegi-satinalma-sorumlusu-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2017 20:49:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Küçükçekmece]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği (STL), Türkiye ve çevre bölgelerde afet risklerini azaltma, afete hazırlık, acil yardım ve iyileştirme çalışmaları yapan bağımsız bir insani yardım kuruluşudur. Hayata Destek, toplumsal katılımı öncelikli tutarak, yerel kapasiteyi geliştirmek, afet risk ve etkilerini en aza indirmek, toplulukların temel ihtiyaç ve haklarının karşılanmasına destek vermek için toplum-temelli çalışmalar yürütmektedir. Hayata Destek’in hedefleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/14/hayata-destek-dernegi-satinalma-sorumlusu-ariyor/">Hayata Destek Derneği satınalma sorumlusu arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği (STL), Türkiye ve çevre bölgelerde afet risklerini azaltma, afete hazırlık, acil yardım ve iyileştirme çalışmaları yapan bağımsız bir insani yardım kuruluşudur. Hayata Destek, toplumsal katılımı öncelikli tutarak, yerel kapasiteyi geliştirmek, afet risk ve etkilerini en aza indirmek, toplulukların temel ihtiyaç ve haklarının karşılanmasına destek vermek için toplum-temelli çalışmalar yürütmektedir. Hayata Destek’in hedefleri doğrultusunda sürdürmekte olduğu stratejik çalışma alanları aşağıdaki gibidir;</p>
<p> Mülteci Destek: STL, Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin temel hak ve ihtiyaçlarına erişimini sağlamayı amaçlamaktadır. Geçim kaynağını destekleme amaçlı mesleki kurslar yürütmenin yanı sıra psiko-sosyal destek odaklı toplum merkezleri ve vaka yönetimi faaliyetleri yürüten mobil destek ekipleri aracılığıyla mültecilere doğrudan destek ulaştırmaktadır.<br />
 Çocuk Koruma: STL, Türkiye’de çocuk işçiliğini sorunuyla mücadele için risk altındaki çocuklara yönelik çalışmalar yürütmekte, bu konuda özellikle mevsimlik tarım alanında çalışan ya da çalışma potansiyeli olan çocuklara odaklanmaktadır. Mülteci krizi ile birlikte Türkiye’de çocuk işçiliğinin yeni bir boyut kazanmasıyla bu alandaki çalışmalara mülteci çocuklar da dâhil edilmiştir.<br />
 Acil Yardım: STL, olası bir afet durumunda, afetlerden etkilenen topluluklara ayni ve nakdi yardım sunarak acil yardım operasyonları yürütmektedir. Bu kapsamda gıda ve gıda dışı temel ihtiyaçların karşılanması, barınma koşullarının iyileştirilmesi yanı sıra su, sanitasyon ve hijyen ihtiyaçlarına cevap verilmesi hedeflenmektedir.<br />
 Sivil Toplumu Güçlendirme ve Ağ Oluşturma: STL, afet risk yönetimi ve etkili insani yardım çalışmaları için ihtiyaç duyulan sivil toplum kapasitesini güçlendirmek adına anahtar paydaşları bir araya getirmek için çalışır. Raporlama ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra, kamu ve sivil toplum alanındaki ilgili paydaşlar ile aktif bir koordinasyon mekanizması oluşturularak Türkiye’de afete hazırlık, etkili müdahale ve risk yönetimi konularında iyileştirme sağlamayı amaçlanmaktadır.</p>
<p>Hayata Destek Derneği, İstanbul Küçükçekmece Hayata Destek Evi’nde Satınalma Sorumlusu olarak çalışacak, İstanbul’da yaşayan ya da yaşama imkanı olan ekip arkadaşı aramaktadır.</p>
<p><strong>Ana Sorumluluk Alanları</strong><br />
 Satın alınacak ürün ve hizmetler için piyasa araştırmasının yapılması,<br />
 Tekliflerin değerlendirilmesi ve satınalma sürecinin prosedürlere uygun olarak yürütülmesi,<br />
 Alternatif malzeme ve yeni tedarikçi firmaların kazanılmasına yönelik çalışmaların yapılması<br />
 İhale yapılması gereken alımlar ile ilgili olarak ihale süreçlerinin yürütülmesine destek verilmesi,<br />
 Periyodik raporlama yapılarak, satınalma faaliyetlerine ait her türlü kayıt,bilgi,rapor ve dokümanların muhafaza edilmesi<br />
 Sözleşmelerin yapılması ve takip edilmesi,<br />
 Ürünlerin temin edilmesinin takip edilmesi ve raporlanması</p>
<p><strong>Kişisel Özellikler</strong><br />
 Tercihen lisans mezunu,<br />
 Satınalma alanında en az 2 yıl deneyimli<br />
 Tercihen iyi derecede İngilizce bilen,<br />
 MS Office programlarına hakim<br />
 Analitik ve sonuç ve çözüm odaklı,<br />
 Planlama ve iş takibi konusunda başarılı,<br />
 İletişim becerileri gelişmiş,<br />
 Dernek ilkeleri ve kurum kültürüne uyum sağlayabilecek, derneği temsil edebilecek</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>“07.04.2016 tarih, 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında, bu ilana yapacağınız başvuru ile özgeçmişiniz içerisindeki tüm kişisel bilgilerinizin Hayata Destek Derneği ile paylaşılmasını ve bu bilgilerin saklanmasını kabul etmiş bulunmaktasınız.”</em></p>
<p>Bilgi ve başvuru için<a href="https://gelbasla.com/is-ilanlari/satinalma-sorumlusu-istanbul-kucukcekmece/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayın</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/14/hayata-destek-dernegi-satinalma-sorumlusu-ariyor/">Hayata Destek Derneği satınalma sorumlusu arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
