<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-hizmet-uzmanlari-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-hizmet-uzmanlari-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Mar 2020 17:58:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-hizmet-uzmanlari-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Virüs Bir Sonuç Değil Aslında Bir Sürecin Başlangıcı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/19/virus-bir-sonuc-degil-aslinda-bir-surecin-baslangici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2020 11:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sosyal Hizmet Günü’nde alana ve gündeme dair konuştuğumuz Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İzmir Şube Başkanı Tufan Fırat Göksel, "Virüs bir sonuç değil aslında bir sürecin başlangıcı kanımca bu zamanlarda bilim ve felsefenin en iyi dönüştürücü olduğuna inanıyorum. Virüs elleri yıkayınca geçiyor. Biraz uzak kalacağız ancak bu dönemi dayanışarak, paylaşarak ve birbirinin ve bir şeylerin farkında olarak, kollektif sorumluluk alarak deneyimlemeyi öneriyorum" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/19/virus-bir-sonuc-degil-aslinda-bir-surecin-baslangici/">&#8216;Virüs Bir Sonuç Değil Aslında Bir Sürecin Başlangıcı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kendinizi tanıtabilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-48835 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/03/Ekran-Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-9.jpg" alt="" width="292" height="292" />Tufan Fırat GÖKSEL, 1984 İzmir doğumluyum. 2008’de Hacettepe Sosyal Hizmet Bölümü&#8217;nden mezun olduktan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi Zübeyde Hanım Huzurevi’nde sosyal çalışmacı olarak işe başladım. 2011 yılından 2019 yılının sonlarına kadar aynı müdürlüğe bağlı Müyesser Turfan Geçici Konuk Evi’nde birim sorumlusu olarak evsiz erkeklerle çalıştım. Şu anda İBB Toplum Sağlığı Dairesi Başkanlığı’nda eğitimler vermekteyim. Aynı zamanda Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İzmir Şube Başkanı olarak meslek örgütümün odağındaki birçok alanda kolaylaştırıcı olmaya çabalıyorum. Son olarak evli ve kız babasıyım.</span></p>
<p><b>Sosyal Hizmet alanının Türkiye’de hala yeterince bilinmediği konusunda siz ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal Hizmet alanın bilinmemesini o kadar çok arzu ederdim ki; düşünsenize öyle bir ütopya ki sosyal adalete ve sosyal refah hizmetlerine erişim diye bir sorun yok. İşsizlik yok, savaşlar yok, göç yok, sağlık, eğitim, barınma sorunu yok kendini gerçekleştirmek için sınırların olmadığı bir dünyada herkes ruhsal, fiziksel ve sosyal iyilik halinde eşit imkânlarda, kendine özgü ve biricik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi ki tablonun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Antroposen çağı ile birlikte Dünyada verilere bakınca barınma, eğitim, sağlık, gelir eşitsizliği, göç, yoksulluk, işsizlik, temel insani ihtiyaçlara erişim ve iklim krizi dâhil tüm notları çan eğrisinin de altında uzun süredir. WRI Ross Center for Sustainable Cities’in yeni raporuna göre 330 milyon hane ve buna karşılık gelen 1.2 milyar insan sürdürülebilir ve karşılanabilir barınma garantisinden mahrum yaşıyor. Bu sayıya iklim göçleri ve savaşlar sonrası evsiz kalanlar ve kalacaklar dâhil değil, 2 milyar insan temiz suya erişemiyor, ya da Dünyadaki en zengin 42 kişinin mal varlığı, dünya nüfusunun %50’sine tekabül eden 3,6 milyar insanla eşittir; en zengin 10 ülkenin geliri de en fakir 10 ülke gelirinin tam 77 katıdır. Böyle bir dünya da sosyal hizmeti bilmemek söz konusu olamaz. Özel ihtiyaç sahibi insanlar ve canlılar olduğu sürece sosyal hizmette olacak. İnsandan yana bozulan denge kurulana kadar sosyal hizmet uygulamaları devam edecek.</span></p>
<p><b>Uzun yıllardır bu alanda olduğunuzu biliyoruz, eğitim hayatınız ve sonrasında devam eden alandaki deneyimlerinizden söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alan deneyimlerime öğrencilik zamanlarımda SHÇEK’te yuva çocuklarıyla izcilik yaparak başladım desem yalan olmaz. Deneyim dediğimiz şey yaşantılar sonucu karşılıklı bir öğrenme hali değil midir? Staj yaptığım Altındağ Toplum Merkezi iyi sosyal hizmet uygulamalarıyla yerelin baş etme yetileri için işlevsel kurumlardan biri olduğunu düşünüyorum. İş hayatımın ilk 3 yılı huzurevinde yaşlı hizmetleri ile kurumsal yaşam kültürü ve sınırlılıklar konusunda tecrübelenmemi sağladı. Ancak 8 yıllık evsizlik deneyiminin çok öğretici olduğunu söyleyebilirim.  Özellikle mesleki değişim programı olan <a href="http://www.cifinternational.com/">CİF</a> ile kurumlarını ziyaret ettiğim ülkeler ve karşılaştırmalar bizler için yeni ancak Avrupa ve ABD de büyük sosyal sorunlarından biri olan evsizlik konusunda eklektik bilgi ve deneyimimi olumlu etkilemişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evsizlerle geçen 8 yıl terapötik ilişkiler, kurum içi ve kurumlar arası dengeler, aidiyet duygusu ve sorumluluklar, self-determinasyon, dramatik ve travmatik vakalara maruz kalmak iyileştirici ve dönüştürücü sorgulara neden oldu. Sosyal iyiliğin tarafı olmanın manevi hazzı ve yaşamın hikayeleri beni de dönüştürdü haliyle.</span></p>
<p><b>Mülteci alanında yaptığınız çalışmalar nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim açıkçası mültecilerle ilk deneyimim 2006 yılında Ankara da UNCHR’nin mülteci psikososyal destek projesi kapsamında Ankara Ulus’ta anket için mülteci arayışıma tekabül eder. Kayıtsız 100’ün üzerinde Somali’de iç savaştan kaçan gelen çoğunluğu kadın, çocuk ve engelli olan grubun Ankara’da ev sahipleri ve bazı muhtemel insan ticareti yapanlar tarafından odalarını ayrı ayrı ailelere kiraladıkları bazı evlerde kadın ve çocukları içeri kilitledikleri dolayısı ile ekonomik, duygusal, fiziksel ve muhtemel cinsel istismar durumunu UNCHR’ye rapor etmemizin ardından başka bir projenin başlamasına neden oldu. Mültecilerin bir kısmı otellere yerleştirilmişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu zamanki benzer tabloya 14 yıl önce şahit olmam kötü senaryoların gerçekliğine yakın tanıklık, dernek çalışmalarımızı daha çok mesleki kapasite geliştirme, farkındalık, savunuculuk ve ihmal ve istismardan korunmaya ilişkin yetileri geliştirme olarak gerçekleşti. 2018’de UNCHR, Ege Belediyeler Birliği ile belediyelerde çalışan sosyal hizmet meslek elemanlarının mültecilere ilişkin bilgilendirme ve farkındalık atölyeleri içeren bir kamp yapıldı. 2 kez Mülteci-DER ile sosyal hizmet uzmanlarına yönelik 2 günlük bilgilendirme ve atölyeler yapıldı. SHUDER İzmir Şube Mültecilerin hak temelli sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmaları için savunuculuk ve rehberlik yapılması ve kurumlar arası işbirliği ve arabuluculuk yapılması konusunda köprü vazifesi gördü.</span></p>
<p><b>Celal Bayar Üniversitesi’nde Sosyal Sorunlar dersleri veriyorsunuz, alanda hizmet verecek öğrencilere önerileriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Celal Bayar Üniversitesi’nde Sosyal Hizmet Bölümü birinci sınıfların Sosyal Sorunlar dersine giriyorum bu dönem Korona virüsüne kadar. Öğrencilere ilk dersten beri ilk söylemim ‘Merak Edin’ ve ‘Şüphe Edin’ yaşamda kendi süreciyle başlayacak iyileşme ve dönüşümün ilk aşamalarıdır merak ve şüphe.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendilik süreçlerini diyalektik ile tamamlayıp bilgi, beceri ve değerleri ile harmanlayarak iyi bir sosyal değişim ajanı ve dönüştürücü meslek elemanları olabilirler. Kendi yolculuğunu tamamlarsa başka yolculara daha iyi kılavuzluk edebilir insan, değişim ve dönüşüm iyilik halini yükselmeyecek her zaman bazı soruların cevabı kolay bulunmuyor. Yolda olmak lazım her şeyden önce ilişkide olmak öğrenmek ve sorgulamak gerekir. Ben sosyal hizmeti bazı zaman şöyle tanımlıyorum. ‘’Karar vericilerin hakkaniyetle dağıtması gereken kaynakları, hak temelli verilmesi istenmeyen temel ihtiyaçları, istenmeyen şekilde öğrenilmişliklerin yerine işlevsel içsel baş etme öğretilerine kılavuzluk ederek, karar vericilere rağmen ulaşmasını sağlamak ve insan onurunu korumak’’.</span></p>
<p><b>Koronavirüs salgınının etkisinde olan dünyanın yaşadığı stres ve kaos hakkında ne söylemek istersiniz, Sosyal Hizmet bakış açısıyla yapılması gerekenler nelerdir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Covid19 dünya için büyük bir sınav tüm dünya için stresin, kaygının, güvencesizliğin, travmaların, kaos ve şiddetin içinde yeni bir aktör olarak girdi. Postmodernizmin çocuk ve aile üzerindeki tehlikeleri yolculuğu devam ede dursun, yabancı düşmanlığı, milliyetçilik, yalnızlık, hızlı kentleşme, işsizlik, evsizlik, yoksulluk iklim krizi üzerine yeniden düşünmek gerekirken, ruhsal, fiziksel ve sosyal iyilik haline ve adil bütünleşmeye enerjimizi yönlendirmemiz gerekirken herkesi bir başkasının kaderine paydaş yapabilecek bir virüs geldi ve diğerlerini bıraktık herkes kendi kaynaklarına dönmek zorunda kaldı. Sosyal iyilik hali için yeniden üretecek birlikte yaşam deneyimlerini ertelemek zorundayız görünen tabloda bir süre doğa tahribatlarına karşı savunuculuk ertelenecek ancak kapital yeni yıkımlarını erteleyecek mi madenlerini kapatacak mı bacalarına filtre takıp kar etmekten vazgeçecek mi sizce? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel hakları, işsizlik, yoksulluk, iklim krizi, iklim göçleri, gelir adaletsizliğini konuşmalıyız. Virüs en çokta özel ihtiyaç sahiplerini etkileyecek dünya nüfusunun %40’ı evde ellerini yıkayabilecek su, sabun ve lavaboya ulaşamıyor. Bu virüse bağışıklığımızı azaltan yaşam kalitemizi düşürenleri de alınacak önlemlerle konuşmak zorundayız. Ölen hastaların birçoğu belki kötü iş koşulları, meslek hastalıkları, kötü alışkanlıklar, yetersiz ve kötü beslenme sonucu bağışıklığını ve iyilik halini kaybediyor. Virüsün gelişmesine neden olan ortamı yaratan etmenleri ve büyüme hırsını biraz daha fazla düşünmek durumundayız. Belki adil bir küçülme yaşanması ve alışkanlıklarımızın çoğunun tamamen değişmesi gerekiyor. Sosyal hizmetin en büyük amacı da budur aslında.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Virüs bir sonuç değil aslında bir sürecin başlangıcı kanımca bu zamanlarda bilim ve felsefenin en iyi dönüştürücü olduğuna inanıyorum. Virüs elleri yıkayınca geçiyor. Biraz uzak kalacağız ancak bu dönemi dayanışarak, paylaşarak ve birbirinin ve bir şeylerin farkında olarak, kollektif sorumluluk alarak deneyimlemeyi öneriyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da bu sebeple Sosyal hizmet; sosyal değişimi ve gelişimi, sosyal bütünleşmeyi, insanların güçlendirilmesini ve özgürleşmelerini destekleyen uygulama temelli bir meslek ve akademik disiplindir. Sosyal adalet, insan hakları, ortak sorumluluk ve farklılıklara saygı ilkelerini merkeze alır. Sosyal değişimi ve gelişimi, sosyal bütünleşmeyi, insanların güçlendirilmelerini ve özgürleşmelerini sağlaması beklenir. </span></p>
<p><b>Son olarak Sosyal Hizmet Günü olması nedeniyle neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak 17 Mart Dünya Sosyal Hizmet gününün Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Federasyonu tarafından (IFSW) belirlenen 2020 ana teması; &#8220;İnsani İlişkileri Geliştirmenin Önemi&#8221; olarak belirlendi. Bu, 2010-2020 Sosyal Hizmet ve Sosyal Kalkınma için Küresel Gündem&#8217;in dördüncü ve son temasıdır. Bu tema sosyal, ekonomik ve ekolojik zorluklarla mücadelede insanlar, topluluklar ve uluslar arasındaki ilişkilerin önemine uluslararası boyutta dikkat çekmek amacıyla belirlendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Korona Virüsü gündeminde insani ilişkilerin iyileştirici ve dönüştürücü olması hususunda bütünleştirici bir deneyim ve öğrenme süreci olmasını temenni ediyorum.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/19/virus-bir-sonuc-degil-aslinda-bir-surecin-baslangici/">&#8216;Virüs Bir Sonuç Değil Aslında Bir Sürecin Başlangıcı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocuklar Çalışmak Zorunda Kalmamalı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/29/cocuklar-calismak-zorunda-kalmamali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jun 2018 07:41:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi’nin  12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında gerçekleştirdiği panelin moderatörü ve aynı zamanda Sosyal Hizmet Uzmanı  olan Ezgi Baltalı ile çocuk işçiliği konusunu değerlendirirken, "Çocukların çalışmak zorunda kalmamaya ihtiyaçları var. Bunun yanında; eğitimine devam etmeye, oyun oynamaya, yeterli ilgi ve sevgi görmeye, boş zamanlarını değerlendirmeye hakları var. Ve eğer çocuk işçiliği sorunu çözülmek isteniyorsa, öncelikle yoksulluk ve işsizlik sorununu çözmek zorundayız. Çocuğun istihdamı gibi bir şeyden söz etmek zaten mümkün değil." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/29/cocuklar-calismak-zorunda-kalmamali/">&#8220;Çocuklar Çalışmak Zorunda Kalmamalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?</strong></p>
<p>Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesiyim. SHUDER adına yaklaşık 2 yıldır Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi’nin çalışmalarına katılıyorum. Bu süreçte; en çok önem verdiğimiz çalışmalar arasında Türkiye’de ilkokula devam eden mülteci çocuklara yönelik verdiğimiz Türkçe ve Matematik okula destek dersleri. Geçtiğimiz dönem öğrencilerden birkaçının okuluna giderek öğretmenleriyle durumları hakkında görüşme yaptık. Bu görüşmeler sonucunda aslında çocuklar her ne kadar Türkçe konuşurken günlük dil becerilerine oldukça hakim olsa da, dersler sırasında kavrama becerilerinin ana dili Türkçe olan çocuklar kadar gelişmiş olmadığını öğrendik. Bu nedenle önümüzdeki süreçte destek derslerinin yanında, okul ile iletişim halinde olmaya da öncelik vereceğiz. Bunun yanında öncelikli olarak çocuklar ve kadınlar ile dezavantajlı kesimleri hedefleyen önemli günlerde birçok etkinlik gerçekleştirdik. Son etkinliğimiz de 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında 20 Haziran’da gerçekleştirdiğimiz panel.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft wp-image-28286" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/m3-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/m3-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/m3-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/m3.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/m3-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/m3-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Panelin nelere dikkat çekildi?</strong></p>
<p>Panel konuşmacılarımız İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Melek Özöner, İş ve Teftiş Kurulu’ndan İş Başmüfettişi Yasemin Yücesoy ve Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali; her biri kendi çalışma alanlarındaki deneyimleri ile birlikte çocuk işçiliği sorununa dair oldukça önemli paylaşımlarda bulundular. Avukat Melek Özöner; çocuk kavramı ve çocuğun hakları üzerine yaptığı konuşmasında; çalışan çocukların her türlü istismara uğrama riskinin yüksek olduğuna, çalıştırılan çocukların özellikle eğitim, oyun ve boş zamanlarını değerlendirme gibi pek çok haktan mahrum kaldığına değindi ve Çocuk Hakları Merkezi olarak ihmal ve istismara uğrayan, çalıştırılan çocuklar ile ilgili 400 00 14 numaralı telefondan gelecek her türlü ihbar ile ilgili çalışma yapabileceklerini söyledi.  İş Başmüfettişi Yasemin Yücesoy, çocuk işçiliğinin hukuki boyutu, ulusal ve uluslararası sözleşmeler kapsamında Türkiye’nin yükümlülükleri, Türkiye’nin çocuk işçiliğiyle mücadele stratejisi üzerine yaptığı konuşmasında, 25 yıllık meslek hayatı boyunca çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda içinde yer aldığı pek çok proje ve katıldığı denetimlerden de söz etti.Son olarak da Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, derneği kurdukları ilk günden bugüne kadar başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere mültecilere yönelik pek çok proje ve çalışma yaptıklarını, bu süreçte özellikle mülteci çocukların Türkiye’de yaşadıkları sosyoekonomik sorunlardan ve bu sorunlara müdahalenin önem ve aciliyetinden bahsetti.</p>
<p><strong>Çocuk işçiliği konusunda ülkemizdeki durum nasıl?</strong></p>
<p>Türkiye’de bu konudaki yasal düzenlemeler oldukça yeterli. Ancak yasaların uygulanması sürecinde ciddi sorunlar yaşanmaya devam ediyor. Panelin konusu gereği çocuklar üzerinde dursak da genel anlamda işçi hakları ve iş güvenliği konusunda mücadele ve müdahalelere ihtiyacımız var. Öncelikle etrafımızdaki çatışma ve savaş ortamı ile Türkiye’nin genel anlamda uzun yıllardır içinde bulunduğu yoksulluk koşulları en başta çocukları olumsuz etkiledi. Yoksulluk koşullarına uzun süreler maruz kalan ve bu nedenle temel hak ve özgürlüklerinden de mahrum kalan çocuklar ne yazık ki günden güne daha da çok çalışmak zorunda kalıyorlar. Her ne kadar veriler ve istatistiklerde ciddi bir artış gözlenmese de çocuklar yasadışı ve kayıtsız çalıştıkları için çocuk işçiliğinin görünmeyen boyutunun daha da büyük olduğuna inanıyorum. Özellikle sokakta çalışan çocuklar zaten ekonomik açıdan istismara uğruyor olmalarının yanında, aynı zamanda duygusal, fiziksel ve cinsel istismara da açıklar. Tarım alanında, tekstil ve ayakkabı gibi sektörlerin atölyelerinde çalışan çocuklar da düşük ücret, ağır iş koşulları, ağır kimyasallara mağruz kalma, iş kazaları ile ölüme kadar varan risklere de açık.</p>
<p><strong> İş sağlığı ve iş verilerine göre iş kazası sonucu hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı  artıyor. Nasıl değerlendirirsiniz?</strong><br />
Çalışan çocukların sayısının giderek artması, doğal olarak iş nedeniyle sağlık sorunları yaşayan, iş kazasına mağruz kalan ve bu kazalar sonucu ölen çocuk sayısının da artmasını da beraberinde getiriyor. Ben aslında sayılarla konuşmaya da çok sıcak bakmıyorum. Tabiki sayılar önemsiz değil, ancak bir çocuk bile çalışmak zorunda kalıyorsa, kötü muameleye maruz kalıyor ya da istismara uğruyorsa, çalıştığı iş nedeniyle hasta oluyor, kaza nedeniyle sakat kalıyor ya da ölüyorsa bu konuyu konuşmak zorundayız zaten. Her çocuk değerli.Ve çocukların çalışıyor olmasının temel nedeni de yoksulluk. Ebeveynlerin iş bulamaması, özellikle yoksulluk koşullarında yaşayan kesimlerde kadınların çalışmasına olumsuz bakılması, çok çocuk sahibi olmak ve kadının ev işleri ile çocukların bakımından sorumlu görülmeleri, işverenlerin ucuz ve uysal işgücü olarak çocukları tercih etmesi gibi pek çok sebep nedeniyle de çocuk işçi sayısı artıyor ve buna bağlı olarak da ölümler de artıyor. Sorunun nedeninin bu kadar derin olması nedeniyle de yalnızca yasaların, işverenlere verilen cezalar ve uygulanan yaptırımların da yeterli olması mümkün değil. Kültürel anlamda bir değişikliğe, yoksulluk alanında ve toplumsal cinsiyet konularında da bütünleyici çalışmalara ihtiyacımız var.</p>
<p><strong>Çalışma koşullarının düzeltilmesi konusunda girişimler var mı mülteci çocuklar için başta olmak üzere?</strong><br />
Çocukların çalışmak zorunda kalmamaya ihtiyaçları var. Bunun yanında; eğitimine devam etmeye, oyun oynamaya, yeterli ilgi ve sevgi görmeye, boş zamanlarını değerlendirmeye hakları var. Ve eğer çocuk işçiliği sorunu çözülmek isteniyorsa, öncelikle yoksulluk ve işsizlik sorununu çözmek zorundayız. Çocuğun istihdamı gibi bir şeyden söz etmek zaten mümkün değil.</p>
<p><strong> Türkiye’de 2018 itibari ile çalışan Suriyeli çocuk sayısı ve alanı ile ilgili bir istatistiki bilgi var mı? Paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>UNICEF verilerine göre Türkiye’de 1,2 milyon çocuk sığınmacı bulunuyor ve 380 bin çocuk eğitim göremiyor. Hatta pek çoğu temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıkları koşullarda yaşıyorlar.Türkiye’de kayıtlı olarak yaşayan mülteci sayılarının yanında neredeyse bir o kadar da kayıtsız mülteci olduğunu zaten biliyoruz. Bu yüzden sayılar ve istatistikler de çok güvenilir değil. Ancak, Türkiye’de yaşayan mültecilerin yarıya yakınının 0-18 yaş arasında, diğer yarısının da 19-54 yaş arasında olduğunu söylemek mümkün. Yani yetişkinlerin neredeyse tamamı işgücüne dahil edilmeleri gereken yaş aralığında ve pek çoğu ya işsiz ya da düşük ücretli işlerde kayıtsız çalışıyorlar. Mülteci çocukların ise yalnızca dörtte birine yakınının öğrenimine devam edebildiklerini biliyoruz. Bunları göz önünde bulundurursak, çocukların geri kalan dörtte üçü için çalıştırılarak ya da başka şekillerde ihmal ve istismara uğruyorlar diyebiliriz. Ve bu oran da çok yüksek bir oran.</p>
<p><strong>Yaşam hakkı tehlikeye giren çocuk işçilerle ilgili en öncelikli ve önemli sorunlar nelerdir?</strong><br />
Birleşmiş Milletler; 2002 yılında 12 Haziran’ı Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü ilan etti. Yani aslında bu sorun ile mücadele edilmesi gerektiğinin kabulü de anlamına geliyor bu ve 16 yıldır tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kalkınma planları ve stratejiler hazırlanırken öncelikli konulardan birisi hala çocuk işçiliği. Ve çocuğa dair tüm sorunlar öncelikli. Ancak yine de tabiki yaşam hakkı, çocukların temel insani ihtiyaçlarından mahrum kalmamaları ile koruyucu, önleyici ve tedavi edici sağlık hizmetlerinden faydalanmaları en öncelikli ve en acil müdahale edilmesi gereken alanlardan. Ardından da eğitim hakkı. Ve tüm çocukların da en azından bu haklara yüzde yüz ulaşabilmeleri gerekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/29/cocuklar-calismak-zorunda-kalmamali/">&#8220;Çocuklar Çalışmak Zorunda Kalmamalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı eğitimi Mardin&#8217;de</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/13/akran-zorbaligi-egitimi-mardinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Dec 2017 13:17:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[akran zorbalığı eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Her yerde Sanat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği  (SHU-DER) Diyarbakır Şubesi ve Her Yerde Sanat Derneği&#8216;nin 12-13-14-15 Ocak 2018 tarihleri arasında, Mardin&#8217;de düzenleyeceği  “Akran Zorbalığı” konulu eğitim katılımcılarını bekliyor. Eğitimin duyurusu şöyle: Akran zorbalığı; aynı yaş grubunda olan çocuk ve ergenlerin birbirlerine veya tek bir kişiye karşı fiziksel, sözel ve duygusal şiddet içeren, örseleyici, zarar verici davranışlarda bulunmaları halidir. Söz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/13/akran-zorbaligi-egitimi-mardinde/">Akran zorbalığı eğitimi Mardin&#8217;de</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği </strong> (SHU-DER) Diyarbakır Şubesi ve <strong>Her Yerde Sanat Derneği</strong>&#8216;nin 12-13-14-15 Ocak 2018 tarihleri arasında, Mardin&#8217;de düzenleyeceği  “Akran Zorbalığı” konulu eğitim katılımcılarını bekliyor. Eğitimin duyurusu şöyle:</p>
<p>Akran zorbalığı; aynı yaş grubunda olan çocuk ve ergenlerin birbirlerine veya tek bir kişiye karşı fiziksel, sözel ve duygusal şiddet içeren, örseleyici, zarar verici davranışlarda bulunmaları halidir. Söz konusu araştırmalar akran zorbalığının öğrencinin okul başarısını olduğu kadar ruh ve beden sağlığını da yakından etkileyen ve müdahale gerektiren bir şiddet türü olduğu gerçeğini doğurmaktadır. Son dönemlerde ise akran zorbalığı çok farklı bir boyutta karşımızda çıkmaktadır. Suriye iç savaşından sonra ülkemize göç etmiş olan ailelerin çocukları okullarda ve toplumsal yaşamda bu zorbalığa daha fazla maruz kalabilmektedirler.</p>
<p>SHU-DER Diyarbakır Şubesi ve Her Yerde Sanat Derneği işbirliğiyle 12-13-14-15 Ocak 2018 tarihleri arasında, Mardin‘de dört gün sürecek olan “Akran Zorbalığı” konulu bir eğitim gerçekleştirilecektir. Eğitim tamamlandıktan sonra MEB onayı ile okullarda öğretmenlere Akran zorbalığı konusunda bilgilendirme çalışması yapılacaktır. Eğitimi tamamlamış olan katılımcılara “Katılım Sertifikası” verilecektir ve bu kişiler bahsedilen bilgilendirme çalışmalarını gerçekleştirebileceklerdir.</p>
<p>Çalışmanın Destekçisi Sivil Düşün AB Programıdır.</p>
<p>Program dahilinde Mardin dışından sınırlı sayıda katılımcının konaklaması sağlanacaktır.</p>
<p>Program boyunca öğle yemeği ve ara ikramlar olacaktır.</p>
<p>Mardin dışından eğitime gelecek olan sınırlı sayıda katılımcının yol masrafı karşılanacaktır.</p>
<ul>
<li>Çocuklarla aktif olarak çalışan veya çalışma isteği olan</li>
<li>Yerel kültür ve yerelde yürütülen çocuk çalışmaları hakkında bilgi sahibi olan,</li>
<li>Kişiler arası iletişim becerisi olan, kendini ifade edebilen,</li>
<li>Konu ile ilgili bilgileri geliştirme, uygun öğrenme ve eğitim süreçlerine aktif olarak katılabilecek,</li>
<li>Sahada çalışma yürütebilecek,</li>
<li>Ekip çalışmalarına yatkın, üretken ve çocuklarla çalışma konusunda motivasyona sahip, dinamik bir ortamda gönüllü olarak çalışma yapabilecek olan,</li>
<li>Mardin’de ikamet eden veya kalma olanağı olan,</li>
<li>Sivil Düşün ve Her Yerde Sanat Derneği işbirliği ile birlikte gerçekleştirilecek olan bu çalışmaya gönüllü katılım sağlamak isteyenler eğitime başvurabilirler.</li>
</ul>
<p>Başvuru formundaki sorular eksiksiz olarak doldurup, form en geç<strong> 25 Aralık 2017</strong> tarihine kadar gönderilmelidir. Bu tarihten sonra iletilen formlar kabul edilmeyecektir.</p>
<p>Not: Çalışma hakkında bilgi ve sorular için aşağıdaki e-posta adreslerinden ulaşabilirsiniz</p>
<p><a href="mailto:kmrnordk@gmail.com" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kmrnordk@gmail.com</a></p>
<p><a href="mailto:shuahmetkeles@gmail.com" target="_blank" rel="noopener noreferrer">shuahmetkeles@gmail.com</a></p>
<p>Başvuru formu için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfIhxfGL-0xOCQeLvim6gXJ0Vz6YjrCHKfsf7fZP66IYiYksQ/viewform" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın.</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/13/akran-zorbaligi-egitimi-mardinde/">Akran zorbalığı eğitimi Mardin&#8217;de</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SPoD ve SHUDER iş birliğiyle sosyal hizmet uzmanları eğitimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/spod-shuder-is-birligiyle-sosyal-hizmet-uzmanlari-egitimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2017 09:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[SHUDER]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hizmet uzmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[SPoD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15312</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), sosyal hizmet alanında yaptığı çalışmaları genişletmek adına Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) iş birliği ile sosyal hizmet uzmanlarına yönelik bir eğitim yapmayı planlıyor. Hollanda Konsolosluğu’nun desteğiyle, 17-18 Haziran’da İstanbul’daki sosyal hizmet uzmanlarına yönelik gerçekleştirilecek eğitimin içeriği şu şekildedir: LGBTİ Temel Kavramlar Vaka analizleri Cinsiyet Geçiş Süreci [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/spod-shuder-is-birligiyle-sosyal-hizmet-uzmanlari-egitimi/">SPoD ve SHUDER iş birliğiyle sosyal hizmet uzmanları eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), sosyal hizmet alanında yaptığı çalışmaları genişletmek adına Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) iş birliği ile sosyal hizmet uzmanlarına yönelik bir eğitim yapmayı planlıyor. Hollanda Konsolosluğu’nun desteğiyle, <strong>17-18 Haziran</strong>’da İstanbul’daki sosyal hizmet uzmanlarına yönelik gerçekleştirilecek eğitimin içeriği şu şekildedir:</p>
<ul>
<li>LGBTİ Temel Kavramlar</li>
<li>Vaka analizleri</li>
<li>Cinsiyet Geçiş Süreci ve Sosyal Hizmet</li>
<li>Çocuk ve Ergen Cinselliği</li>
<li>Sosyal Hizmet Alanlarında LGBTİ+ Danışanlar</li>
</ul>
<p>İki günlük eğitim programına <a href="https://www.docdroid.net/9eNKmSC/program.pdf.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Eğitim Sonrası</strong></p>
<p>İki gün gerçekleşecek eğitim sonrasında -sınırlı sayıda kontenjan dahilinde- uzmanların düzenli aralıklarla süpervizyon alınması öngörülmektedir.</p>
<p><strong>Kimler Başvurabilir?</strong></p>
<p>İki günlük eğitime tam katılım sağlayabilecek ve İstanbul’da bulunan sosyal hizmet uzmanları etkinliğe katılabilir.</p>
<p>Nasıl Başvurabilirim?</p>
<p>Eğitime katılmak için <a href="http://tinyurl.com/sosyalhizmetkayit" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kayıt formunu </a>doldurmanız gerekmektedir. Eğitime yalnızca 30 sosyal hizmet uzmanının katılması öngörülmektedir.</p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi</strong>: 10 Haziran 2017, saat 23:59</p>
<p>Başvuru sonuçları, katılımcılarımıza e-mail yolu ile gönderilecektir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/spod-shuder-is-birligiyle-sosyal-hizmet-uzmanlari-egitimi/">SPoD ve SHUDER iş birliğiyle sosyal hizmet uzmanları eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
