<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal değişim arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-degisim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-degisim/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Dec 2021 11:19:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sosyal değişim arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-degisim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Change.org 2021&#8217;de 198 Kampanyada Başarıya Ulaştı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/24/change-org-2021de-198-kampanyada-basariya-ulasti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2021 11:19:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[change.org]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77153</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 milyondan fazla kullanıcısı olan Türkiye’nin sosyal değişim platformu Change.org, 2021 verilerini paylaştı. Türkiye’de 2021 yılında toplam 26 bin 781 kampanya başlatıldı ve 13 milyon 153 bin 590 imza atıldı.  Başlatılan 198 kampanya 1 milyon 12 bin 287 imza ile başarıya ulaştı. 2 yıl üst üste en fazla imzalanan kampanya ise “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz”. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/24/change-org-2021de-198-kampanyada-basariya-ulasti/">Change.org 2021&#8217;de 198 Kampanyada Başarıya Ulaştı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Change.org Türkiye’nin 2021 yılı Değişim Raporu’nda, 2021 yılında en fazla hangi kampanyaların imzalandığı, başarıya ulaşan ve etkili olan kampanyalar, kampanyaların mücadele alanlarına göre dağılımı gibi, halkın değişim taleplerini anlamaya yönelik bilgiler yer alıyor. Verilen bilgilere göre, Change.org Türkiye’de 2021 yılında toplam 26 bin 781 kampanya başlatıldı ve 13 milyon 153 bin 590 imza atıldı.</p>
<h5><strong>En Fazla İmzalanan Kampanya: “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” </strong></h5>
<p>Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi’nin, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmak için başlattığı kampanya, hem 2020, hem de 2021’in en fazla imzalanan kampanyası oldu. “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz, Vazgeçmeyeceğiz!” adlı kampanya, Change.org Türkiye’de 1 milyon imzayı geçen 3. Kampanya oldu ve sözleşmenin yeniden yürürlüğe girmesi talebiyle devam ediyor.</p>
<h5><strong>En Fazla Değişim Talebi “Eğitim” Alanında </strong></h5>
<p>Change.org Türkiye 2021 Raporu’na göre bu yıl en fazla kampanya eğitim alanında başlatıldı. Bu alanda başlatılan 2 bin 938 kampanyayı 1 milyon 596 bin 551 kişi imzaladı. Eğitim aynı zamanda en fazla başarının elde edildiği mücadele alanı oldu. En fazla kampanya başlatılan mücadele alanlarında eğitim konusunu sırasıyla sağlık, hayvan hakları ve ekonomik adalet alanları izledi.</p>
<p><strong>En fazla imza ise, hayvan hakları alanı</strong>nda başlatılan kampanyalara atıldı. Hayvanlara şiddet uygulayanların cezalandırılması ve hayvanat bahçelerinin kapatılması gibi konular, yılın önce çıkan hayvan hakları kampanyaları arasında yer aldı. Hayvan hakları için yıl boyunca <strong>1.842 kampanya </strong>yürütüldü ve<strong> </strong>toplam <strong>3 milyon 380 bin 160 imza</strong> atıldı.</p>
<h5><strong>Z Kuşağının İklim Krizi için Mücadelesi Ön Planda </strong></h5>
<p>2021 Değişim Raporu’na göre bu yıl iklim krizi ile mücadele için değişim yaratmak isteyen kişilerin ve sivil oluşumların, özellikle genç iklim aktivistlerinin kampanyalarının sayısı arttı. İnsanlar, iklim krizinin etkilerine karşı tepki göstermek ve çözüm talep etmek için, Change.org Türkiye’yi aktif bir şekilde kullandı. Bu alanda, Z kuşağının Paris Anlaşması’nın TBMM tarafından onaylanması için başlattığı kampanyanın başarıyla sonuçlanması önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti.</p>
<h5><strong>Veriler</strong></h5>
<ul>
<li>Change.org Türkiye toplam kullanıcı sayısı: 20.800.119</li>
<li>2021’de Change.org’a katılan yeni kullanıcı sayısı: 2.315.351</li>
<li>Başlatılan kampanya sayısı: 26.781</li>
<li>Başarı ilan edilen kampanya sayısı: 198</li>
<li>En fazla imza toplanan mücadele alanı: Hayvan Hakları- 3 milyon 380 bin 160 imza</li>
<li>Kampanyalara atılan toplam imza sayısı: 13.153.590</li>
<li>İmza atan kişi sayısı: 2.807.119</li>
</ul>
<h5><strong>Mücadele Alanlarına Göre Başlatılan Kampanya Sayısında İlk 10</strong></h5>
<ul>
<li>Eğitim: 2.938</li>
<li>Sağlık: 1.991</li>
<li>Hayvan Hakları: 1.842</li>
<li>Ekonomik Adalet: 1.463</li>
<li>İnsan Hakları / İfade Özgürlüğü: 1.446</li>
<li>Çevre: 1.427</li>
<li>Yerel Kampanyalar: 765</li>
<li>Ceza Adaleti: 736</li>
<li>Kadın Hakları: 557</li>
<li>İklim Krizi: 191</li>
</ul>
<p>Change.org Türkiye 2021 Değişim Raporu’nun tamamına <a href="https://www.change.org/l/tr/change-org-turkiye-2021-degisim-raporu">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Videoyu ise <a href="https://www.youtube.com/watch?v=_dgm9AoF2cw">bu bağlantıdan</a> izleyebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/24/change-org-2021de-198-kampanyada-basariya-ulasti/">Change.org 2021&#8217;de 198 Kampanyada Başarıya Ulaştı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın peşinde</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Aydagül]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jun 2017 23:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam Arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Değerler Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15690</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Mutluluğun materyal olarak ve anlamdan uzak inşası insanlık için nasıl sürdürülebilir değilse, eğitim-öğretimin başarı kriterlerinin çoktan seçmeli sınavlarla girilen lise ve üniversitelerle değerlendirilmesi de hayatında anlam olan insanların yetişmesi için yetersiz.&#8221; Bozdağlar’da Subatan Yaylası&#8217;ndayım. Oturduğum yerden yemyeşil vadiye ve arkasındaki dağlara bakıyorum. Hava parçalı bulutlu, sıcaklık akşamüstü itibariyle 25 derece, tatlı bir esinti var. Uzaktan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/">Hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın peşinde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Mutluluğun materyal olarak ve anlamdan uzak inşası insanlık için nasıl sürdürülebilir değilse, eğitim-öğretimin başarı kriterlerinin çoktan seçmeli sınavlarla girilen lise ve üniversitelerle değerlendirilmesi de hayatında anlam olan insanların yetişmesi için yetersiz.&#8221;</strong></p>
<p>Bozdağlar’da Subatan Yaylası&#8217;ndayım. Oturduğum yerden yemyeşil vadiye ve arkasındaki dağlara bakıyorum. Hava parçalı bulutlu, sıcaklık akşamüstü itibariyle 25 derece, tatlı bir esinti var. Uzaktan gelen gök gürültüsü sesleri birazdan gelecek yağmura işaret ediyor. Şehirdekinin aksine, kuş sesleri dışında vadiye sessizlik hakim. Yazmak, özellikle hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın üzerine açılmak için ideal bir ortam.</p>
<p>Sivil Sayfalar’a 15 günde bir yazma sözü vermiştim, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/batuhan-aydagul/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ilk üç yazımı</a> aksatmadım. Bu yazıyı okuduğunuzda araya bir ay girmiş olacak ama mutlu bir mazeretim var. İki hafta önce evlendim. Geçen hafta da eşim ve kızlarının oturduğu eve taşındım, artık bir aile evimiz var. Tüm bu mutlu ve keyifli yoğunluğun içinde yazım da aksadı.</p>
<p>Eşimin ve benim ikinci evliliğimiz. Evlilik kurumuyla gerçekçi bir ilişkimiz var, romantik ve duygusal güzellikleri yanında zorluklarını da yaşamışız. Ayrı ayrı bir araya getirdiğimiz deneyimlerden de hayatın güzel ve zor yüzlerini tanıyoruz. Bu nedenle evliliğin sevmek ve sevişmek kadar dayanışma olması gerektiğini biliyoruz. Eşim buna “yol arkadaşlığı” diyor. Haklı. Evliliklerinin 47. yılına doğru ilerleyen annem ve babamın beraberliklerinde yol arkadaşlığının ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu büyüdükçe daha iyi fark ediyorum.</p>
<p>Hem bireysel hem de kolektif yolculuklarımızın içinde anlam olması çok kıymetli. Tabii ki mutlu olmak istiyoruz ve bunu hedefliyoruz ama zor zamanlar geldiğinde hayatlarımızın içindeki anlam bize mücadele gücü veriyor. Bunu okuyabileceğimiz iyi eserlerden biri Avusturyalı psikiyatr Viktor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” kitabı. 2. Dünya Savaşı sırasında ailesiyle beraber Auschwitz ölüm kampına gönderilen ve savaş bittiğinde ailesinden hayatta kalan tek birey olan Frankl, kampa gönderilen insanlar arasında karşılaştıkları insanlık dışı şartlara dayanabilenlerin, hayatta tutunacak anlamlı bir amaçları olduğunu anlatıyor. Frankl’ın mesajını günümüzde tekrar işleyen ve onu daha çağdaş ve az trajik koşullara sahip bir çerçeveye taşıyan ise İran asıllı Amerikalı yazar <a href="http://emilyesfahanismith.com" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Emily Esfahani Smith</a>. Esfahani Smith, 2016’da yayımlanan “Anlamın Gücü” adlı kitabında mutlu olmanın ve mutluluk arayışının 20. yüzyılın ikinci döneminde psikoloji alanında çok çalışıldığını, ancak yakın dönemde anlamlı bir hayat yaşamanın ve hayatta anlamın insanlar için öneminin tekrar gündeme geldiğini yazıyor ve bunun nasıl olduğunu, zamanlamasını değerlendiriyor.</p>
<p><strong>Mutluluk arayışı, mutlu olmanın önünde bir engel midir?</strong></p>
<p>Esfahani Smith, 2013 yılında <a href="https://www.theatlantic.com/health/archive/2013/01/theres-more-to-life-than-being-happy/266805/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">The Atlantic dergisinde yazdığı bir makaleye</a> “Hayatta mutlu olmaktan fazlası var” başlığı atmıştı ve “anlam, mutluluktan daha karmaşık şeylerin peşinden giderek geliyor” diyerek devam etmişti. Orada verdiği ve aklımda kalan bir örnek de ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdiği zamanla ilgiliydi. Çocuk sahibi olmanın anlamlı bir hayatla ilişkilendirildiğini ve fedakarlık gerektirdiğini, ama özellikle ebeveynler nezdinde daha düşük mutluluk düzeyleriyle ilişkilendirildiğini yazmıştı. Harvard Üniversitesinden psikolog <a href="https://psychology.fas.harvard.edu/people/daniel-gilbert" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Daniel Gilbert</a>’e ithafen de “araştırmaların, ebeveynlerin spor yapmak, yemek yemek ve televizyon izlemek ile kıyaslandığında çocuklarıyla etkileşimdeyken daha az mutlu olduklarını”  paylaşmıştı. Bunu irdelerken de mutluluğun daha çok ‘almak,’ anlamın da daha çok ‘vermek’ üzerinden tanımlandığını yazıyor ve birey olarak sadece istediklerimize sahip olarak mutlu olmanın sürdürülebilir olmadığını, bunun yanında hayatlarımızda mutlaka anlam olması gerektiğini iddia ediyordu.</p>
<p>Hem Esfahani Smith hem de son yılların popüler yazarı <a href="http://www.ynharari.com/fr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yuval Noah Harari</a> hayatlarımızın anlamla ilişkisine psikoloji dışında da değiniyorlar. Harari, son kitabı “Homo Deus: Yarının kısa tarihi”nde insanların moderniteyle sözleşmelerinde güç için anlamdan vazgeçtiklerini yazıyor. Harari, “modern hayatın pratik olarak anlamdan uzak bir evrende sürekli güç arayışından oluştuğunu” ancak insanlığın artan gücünü anlamla tekrar ilişkilenmek için kullanmaya çalıştığını ifade ediyor.</p>
<p>Şu ana kadar okuduklarınız yakın zamanda farklı mecralarda gözünüze çarpmış, kulağınıza çalınmış, günümüz insanının hayatta anlam arayışı üzerine olan yazıları veya konuşmaları hatırlatmış olabilir. Özel sektörde çalışan insanların giderek işlerinin içinde bir anlam olmasına gereksinim duydukları ve şirketlerin buna cevap vermek için çalıştıklarını sıkça duyuyoruz. Son yıllarda kurumsal sosyal sorumluk projelerinin şirket çalışanları için gönüllülük fırsatı da sunması giderek artan bir beklenti oldu. Bu alanda kurumsallaşmış örnek bir girişim <a href="https://www.facebook.com/KurumsalGonulluluk/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Özel Sektör Gönüllüleri Derneği</a> ve çalışmaları. Yine çalışma hayatından devam edersek genç kuşağın iş arayışında ve deneyiminde anlam talebinin ve beklentisinin önceki nesillere göre daha fazla olduğunu gözlemliyorum. Manevi tatmin giderek daha önemli hale geliyor.</p>
<p><strong>Eğitim-öğretim hayatında anlam olan bireylerin yetişmesi için yeterli mi?</strong></p>
<p>Benim gözlemlediğim üçüncü ve kendi ilgi alanım açısından en önemli gelişme ise eğitim-öğretim ve anlam arasındaki ilişkinin daha görünür olması ve daha çok konuşulması. Bu, eğitim alanında çok yeni bir olgu değil. Dünyada ve Türkiye’de öğrencileri, topluma hizmet ve toplumsal etkileşim dersleri veya projeleriyle daha anlamlı bir dünyayla tanıştırmayı hedefleyen çalışmalar var. Ancak, sayıları ve kapsamları oldukça sınırlı. Daha büyük bir çerçevede tasarlanan ve özellikle Türkiye’de iktidarın son yıllarda çok odaklandığı “değerler eğitiminin” çocukların hayatlarına anlam getirecek amacı bulmalarına ve onun peşinden gitmelerine katkıda bulunup bulunmayacağını ise zaman içinde göreceğiz. Her hâlükârda, eğitim ve öğretimin çocukların hayatta anlamlı bir amaçları olması için aracılık etmesine ihtiyaç duyduğumuz kesin. Bu, hem ulusal hem de küresel yurttaşlık çerçevesinde önemli bir bileşen olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Mutluluğun materyal olarak ve anlamdan uzak inşası insanlık için nasıl sürdürülebilir değilse, eğitim-öğretimin başarı kriterlerinin çoktan seçmeli sınavlarla girilen lise ve üniversitelerle değerlendirilmesi de hayatında anlam olan insanların yetişmesi için yetersiz. Hepimizin bize yön gösterecek ve zor zamanlarda dirayet kaynağı olacak anlamlı amaçlara ihtiyacı var. Bunları keşfetmeye giden yolda kendimizden başlayarak çevremizi sorgulamamız ve farklı hayatlarla karşılaşma deneyimleri yaşamamız önemli.</p>
<p>Kendi adıma, sosyal değişim için çalışmak bana zorluklar karşısında güç veriyor. Sevgide buluştuğumuz eşimle çıktığımız yolculukta, yoldaşlık yapmanın ötesinde ortak anlamları keşfetmek ve çocuklarımızın da hayatlarında kendilerine özel anlamları bulabilmelerine ufak da olsa katkımın olması hayali ise bana şimdiden peşinden mücadele edecek anlamlı bir amaç olarak geliyor. Hakkımızda hayırlısı olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/">Hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın peşinde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Güzel günler göreceğiz çocuklar”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/guzel-gunler-gorecegiz-cocuklar/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/guzel-gunler-gorecegiz-cocuklar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Aydagül]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Apr 2017 08:50:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika Ulusal Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Evers]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[hak mücadeleleri]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Malcolm X]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Luther King J.R.]]></category>
		<category><![CDATA[Nelson Mandela]]></category>
		<category><![CDATA[OY VE ÖTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal islam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Süfrajet]]></category>
		<category><![CDATA[temel hak ve özgürlükler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13740</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Eşit hak ve özgürlükler için verilen mücadele hep daha güçlüye ve gücü kaybetmemek için adaletten kolayca vazgeçenlere karşı verildi.&#8221; Britanya’da Kadınların Sosyal ve Politik Birliği (Women’s Social and Political Union) kadınlara oy hakkı talebiyle 1903 yılında kuruldu. Süfrajet olarak da adlandırılan oy hakkı için mücadele eden kadınların mücadelesi sonucunda kadınlar seçilme hakkını 1918’de, erkeklerle eşit [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/guzel-gunler-gorecegiz-cocuklar/">“Güzel günler göreceğiz çocuklar”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Eşit hak ve özgürlükler için verilen mücadele hep daha güçlüye ve gücü kaybetmemek için adaletten kolayca vazgeçenlere karşı verildi.&#8221;</strong></p>
<p>Britanya’da Kadınların Sosyal ve Politik Birliği (Women’s Social and Political Union) kadınlara oy hakkı talebiyle 1903 yılında kuruldu. Süfrajet olarak da adlandırılan oy hakkı için mücadele eden kadınların mücadelesi sonucunda kadınlar seçilme hakkını 1918’de, erkeklerle eşit olarak seçme hakkını ise 1928 yılında kazandılar. <a href="http://www.5harfliler.com/oy-hakki-mi-dediniz/?doing_wp_cron=1492614679.6549930572509765625000" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bu mücadele dünyanın farklı yerlerindeki kadın hareketlerini de etkiledi.</a></p>
<figure id="attachment_13741" aria-describedby="caption-attachment-13741" style="width: 201px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-13741" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/250px-Frederik_de_Klerk_with_Nelson_Mandela_-_World_Economic_Forum_Annual_Meeting_Davos_1992.jpg" alt="De Klerk ve Mandela, Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında tokalaşırken. Ocak 1992." width="201" height="157" /><figcaption id="caption-attachment-13741" class="wp-caption-text">De Klerk ve Mandela, Dünya Ekonomik Forumu&#8217;nun yıllık toplantısında tokalaşırken. 1992.</figcaption></figure>
<p>Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Afrika Ulusal Konseyi (African National Congress &#8211; ANC) ırkçı ayrımcılığı bitirmek ve herkese eşit koşullarda seçme ve seçilme hakkı kazandırmak amacıyla 1912 yılında kuruldu. Nelson Mandela ANC’ye 1943’te katıldı. Güney Afrika Cumhuriyeti ANC’yi 1960’da kapattı ve Mandela’yı 1962’te ömür boyu hapse mahkum etti. Artan ve yönetimi giderek zorlayan iç ve dış baskılar sonucunda Başkan De Klerk, Mandela’yı 1990 yılında serbest bıraktı. Kabul edilen yeni anayasa sonrasında yapılan seçimleri ANC kazandı ve Mandela 1994’te Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başkanı oldu. ANC 1994’ten bu yana iktidarda.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ABD’de iki Afro-amerikan kadın, Claudette Colvin ve Rosa Parks, 1955 yılında otobüste beyazlara ayrılan yerlere oturdukları ve kalkmayı reddettikleri için tutuklandılar ve Montgomery Otobüs Boykotu’nun başlamasına yol açtılar. 381 gün süren boykot sonrasında Federal Mahkeme otobüslerdeki ayrımcı uygulamayı sonlandırdı. Bu sürecin devamında Afro-amerikan Sivil Haklar Hareketi (African-American Civil Rights Movement) ABD’nin özellikle güney eyaletlerinde yaşanan ırkçılığa karşı farklı yolları kullanarak mücadele etmeye devam etti. Hareketin önde gelen isimlerinden Medgar Evers, Malcom X ve Martin Luther King J.R. sırasıyla 1963, 1965 ve 1968 yıllarında öldürüldüler. Sivil Haklar Hareketi, ABD’de farklı alanlarda ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı kritik yasaların geçmesini sağladı. ABD, 2008 yılında ilk Afro-amerikan başkanını seçti.</p>
<p>LGBTİ’lerin hak mücadelesi de 20&#8217;nci yüzyılın ortalarında başlayıp 1970’lerden sonra yayılarak devam etti ve 2000’lere geldiğimizde mücadelenin sonuçlarını almaya başladılar. 2001’de Hollanda eşcinsel evliliğe yasal izin veren ilk ülke oldu, 2016 itibariyle bu sayı yirmiyi buldu. ABD, 2015’te Yüksek Mahkeme’nin yurttaşların tüm eyaletlerde eşcinsel evlilik yapabileceğine dair verdiği karar sonrası bu ülkeler arasına katıldı. 2008’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen <a href="https://documents-dds-ny.un.org/doc/UNDOC/GEN/G11/148/76/PDF/G1114876.pdf?OpenElement" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Cinsel Kimlik ve Cinsiyet Yönelimi Bildirisi’ne</a> 96 ülke destek verdi.</p>
<p>Türkiye’nin çok partili düzene geçmesini takiben siyasal islam hareketi kendisine öncelikle Demokrat Parti ve Adalet Partisi altında yer buldu. Necmettin Erbakan’ın 1969’da bağımsız milletvekili olmasının ardından 1970’de Milli Nizam Partisi olarak partileşti. Hareketin 12 Eylül sonrası vücut bulduğu Refah Partisi 1995 seçimlerinden %21,4 ile birinci parti olarak çıktı ve Necmettin Erbakan Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı oldu. 28 Şubat’tan sonra Refah Partisi önce iktidarı bırakmak zorunda kaldı, ardından kapatıldı. 1970-2001 arasında siyasal islam hareketinin dört partisi kapatıldı. Bu hareketin içinden doğan AK Parti 2002’den bu yana Türkiye’de iktidarı elinde tutuyor.</p>
<p>Kürt siyasal hareketinin ilk siyasi yapılanması olan Halkın Emek Partisi (HEP) 1991 yılında Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile ittifak yaparak meclise girdi. HEP’in sekiz milletvekili 1994 yılında meclis çatısı altında tutuklandılar, yargılandılar ve  10 yıl cezaevinde yattılar. Kürt siyasal hareketini de içeren Halkların Demokratik Partisi (HDP), 7 Haziran 2015 seçimlerinde %13,1 ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde %10,8 oy alarak seçim barajını aştı ve mecliste demokratik siyaset yapma hakkını baraja rağmen kazandı. 1 Kasım 2015’ten sonraki süreçte HDP’nin eş genel başkanları dahil 13 milletvekili tutuklu yargılanmak üzere cezaevine sevk edildiler.</p>
<p><strong>Sosyal değişim: Güçlüye karşı uzun ve zorlu bir mücadele</strong></p>
<p>Bu örnekler, dünya üzerindeki ve ülkemizdeki çok sayıda hak ve özgürlük mücadelesinden sadece ve aklıma kolayca gelen birkaçı. İnsanlar geçmişte ve bugün benzer mücadeleler sürdürdüler, sürdürüyorlar. Örneğin, kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği talebinin önünde yeni engeller var. ABD’de Obama’dan sonra bile Afro-amerikanlar çok ciddi ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kalıyor ve ülkemizdeki Kürtler hak ve özgürlük mücadelesinde kayba uğruyorlar.</p>
<p>Ülkemizde siyasal islam ve Kürt siyasal hareketleri geçmişi oldukça geriye giden ve zorlu geçen hak mücadelelerinden doğarak bir yerden sonra o mücadeleleri ileriye taşıdılar. Benzer şekilde haklarından tam olarak yararlanamayan Aleviler, Romanlar, engelliler ve LGBTİ’lerin mücadeleleri halen devam ediyor. Hatta Ermeniler, Museviler, Süryaniler gibi azınlıklar ve kadınlar sahip oldukları hakları ve özgürlükleri koruma kaygısında, toplumun seküler kesmi de endişeli. Tüm bu dinamiklerin altında toplumda süregelen bir sosyal ve siyasal değişim var.</p>
<p>Yukarıdaki az sayıda örnek bize sosyal ve siyasal değişimin zaman aldığını, mücadele edenlerin önemli bedeller ödediğini, sabırla ve inanmışlıkla çalışanların da hak ve özgürlük kazanımları elde ettiğini gösteriyor. Bu sürecin her zaman iyiye doğru gitmediğini, kimi zaman kazanılmış hak ve özgürlüklerin kaybedilebildiğini biliyoruz. Eşit hak ve özgürlükler için verilen mücadele hep daha güçlüye ve gücü kaybetmemek için adaletten kolayca vazgeçenlere karşı verildi. Böylesine zorlu bir yola çıkan insanların arafta kalmadığını görüyorum. Yani, inandıkları amaç doğrultusunda “mücadele etsem mi etmesem mi” diye sorgulamadan  ancak değişim için seçecekleri yol ya da araçları günün koşullarına göre değiştirebilecek esnekliğe sahip olarak devam ettiklerine inanıyorum. Türkiye’de de kadın, çocuk, genç, eğitim, çevre, sivil toplum vb. gibi farklı alanlarda sosyal değişim için çalışanların sosyal değişimin acılı, çok zor ama bir o kadar da manevi olarak ödüllendirici bir süreç olduğuna yakından tanıklık edeceğini biliyorum.</p>
<p>Bugün Türkiye sivil toplumunda hatırı sayılır sayıda kurum ve toplumun giderek büyüyen bir kesimi, herkesin hak ve özgürlüklerini eşit olarak yaşayabilmesi için çalışıyor. Bu yönüyle çok değerli bir amaç için mücadele ediyoruz ve kendimiz için istediğimiz bir hakkın bir başkasından,-inanca, ırka, sosyal sınıfa, eğitim düzeyine, cinsel yönelime göre- esirgenmemesi gerektiğini biliyoruz. İyi örnekler artıyor. Kendi alanlarında uzun yıllardır çalışan kurumlara ek olarak <a href="https://www.facebook.com/pg/ankarakadinplatformu/about/?ref=page_internal" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ankara Kadın Platformu</a>, <a href="http://www.cocugasiddetionluyoruz.net/hakkimizda" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı</a>, <a href="http://www.birarada.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Denge ve Denetleme Ağı</a> ve <a href="http://oyveotesi.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Oy ve Ötesi</a> gibi kolektif gayretler veya, referandum öncesinde hareketlenen ve hem iletişimin hem sahanın hakkını veren girişimler sosyal değişim için beraber mücadeleyi öğrendiğimizi gösteriyor. Bunun uzun ve zor bir yol olduğunu hatırlayarak daha iyi işler yapmaya, daha çok çalışmaya devam edelim.</p>
<p><strong>Kötümserlik lüksümüz yok</strong></p>
<p>Afro-amerikan Sivil Haklar Mücadelesi devam ederken edebiyatçı James Baldwin’e kötümser mi  yoksa iyimser mi olduğunu soruyorlar. Baldwin cevap veriyor: Kötümser değilim çünkü yaşıyorum. Kötümser olmak insan hayatının akademik bir mesele olduğuna inanmaktır, onun için ben iyimser olmak zorundayım. Hayatta kalmak için yaşamamız gereken neyse onu yaşayacağımıza inanmak zorundayım.</p>
<p>Ben de sosyal değişim mücadelesinde kötümserlik lüksümüzün olmadığına inanıyorum. Ancak iyimserliğin altını sadece değişime inanarak çalışmaya devam ettiğimiz zaman doldurabiliriz. Nazım Hikmet ne demişti: Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz… Hepimiz o güzel günleri görebilmek için beraber sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/guzel-gunler-gorecegiz-cocuklar/">“Güzel günler göreceğiz çocuklar”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/guzel-gunler-gorecegiz-cocuklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Things Eskişehir Sosyal Değişim için Görselleştirme ve Bilgiye Erişim Buluşması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/04/things-eskisehir-sosyal-degisim-icin-gorsellestirme-ve-bilgiye-erisim-bulusmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2016 15:35:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[görselleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir araya gelmek, paylaşmak, konuşmak, öğrenmek, meraklanmak, heyecanlanmak için Things kapsamında buluşmalar organize ediyoruz. 2010’dan beri İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana’da düzenlediğimiz bu buluşmaların ardından sıra Eskişehir&#8217;de. Sosyal değişim alanında çalışıyorsan ve görselleştirme konusunda desteğe ihtiyacın varsa, tasarım alanında çalışıyorsan ve tasarım aktivizmi konusunda teori ve pratik konusunda kendine bir alan arıyorsan veya sadece bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/04/things-eskisehir-sosyal-degisim-icin-gorsellestirme-ve-bilgiye-erisim-bulusmasi/">Things Eskişehir Sosyal Değişim için Görselleştirme ve Bilgiye Erişim Buluşması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Bir araya gelmek, paylaşmak, konuşmak, öğrenmek, meraklanmak, heyecanlanmak için Things kapsamında buluşmalar organize ediyoruz. 2010’dan beri İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana’da düzenlediğimiz bu buluşmaların ardından sıra Eskişehir&#8217;de.</h3>
<p>Sosyal değişim alanında çalışıyorsan ve görselleştirme konusunda desteğe ihtiyacın varsa, tasarım alanında çalışıyorsan ve tasarım aktivizmi konusunda teori ve pratik konusunda kendine bir alan arıyorsan veya sadece bu konular bir şekilde ilgini çekiyorsa bu davet sana!</p>
<p><strong>Program;</strong></p>
<p>12:00-13:30 &#8211; Hoşgeldik &amp; Topluluk Haritası</p>
<p>13:30-13:45 &#8211; ARA</p>
<p>13:45-15:45 &#8211; Eş Zamanlı Atölyeler</p>
<ul>
<li>Görselleştirme ve Sosyal Medya Araçları, Kenan Dursun</li>
<li>Bilgi Tasarımı ve İnfografik Atölyesi, (duyurulacak)</li>
<li>Bağımsız Yayıncılık ve Sosyal Hikayeler, Calling Ekibi</li>
<li>Aktivistler için Güvenli İnternet Kullanım Atölyesi, Şevket Uyanık</li>
</ul>
<p>15:45-16:00 &#8211; ARA</p>
<p>16:00- 17:00 &#8211; Atölyelerden Yansımalar &amp; Enerjik Network</p>
<p>17:00-17:30- Kapanış</p>
<p><strong>Yer;</strong> 29 Ekim Gençlik Merkezi, Ali İsmail Korkmaz Sahnesi: Yenibağlar Mah. Akıcı Sokak No:54 (Açık Öğretim Fakültesi Binası Arka Sokağı)</p>
<p><strong>Things nedir ve neler yapmaktadır?</strong></p>
<p>Things sosyal değişim ve sosyal teknoloji ile ilgilenen kişileri bir araya getiren ve topluluk bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan bir oluşum. Bu niyet ile ile 2014/2015 yılında İstanbul&#8217;da aylık buluşmalar, Things Challenge , Hackathon ve Things Kamp düzenledik. Birçok sivil toplum kuruluşuyla, uzmanlarla, aktivistlerle ve gönüllülerle çalıştık.</p>
<p><strong>Things’in önümüzdeki planları nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Things</strong> olarak önümüzdeki bir sene içerisinde teknolojinin görselleştirme araçlarını keşfetmek ve bu keşfediş sırasında topluluk ağları örmek için alanlar açmaya niyet ediyoruz. Aynı zamanda İstanbul dışında İzmir, Ankara, Eskişehir ve Adana’da yeni etkinlikler yapmaya başlıyoruz.</p>
<p><a href="https://goo.gl/DRJrgU" data-cke-saved-href="https://goo.gl/DRJrgU">Başvuru için</a></p>
<p><a href="http://www.yourthings.org" data-cke-saved-href="http://www.yourthings.org">Things’i takip etmek için</a>    <a href="https://www.facebook.com/yourthingsare" data-cke-saved-href="https://www.facebook.com/yourthingsare">Facebook</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/04/things-eskisehir-sosyal-degisim-icin-gorsellestirme-ve-bilgiye-erisim-bulusmasi/">Things Eskişehir Sosyal Değişim için Görselleştirme ve Bilgiye Erişim Buluşması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
