<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Soma Davası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/soma-davasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/soma-davasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Jun 2021 11:44:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Soma Davası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/soma-davasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Soma Maden Faciası Davası: Aranan Adalete Erişilemiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/soma-maden-faciasi-davasi-aranan-adalete-erisilemiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Kobulan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 08:34:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[maden faciası]]></category>
		<category><![CDATA[Soma]]></category>
		<category><![CDATA[Soma Davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maden faciasında hayatını kaybedenlerin aileleri yağmur, çamur, sıcak demeden her duruşmada “adalet” istediler. Babalarının madende öldüğünden habersiz çocuklar, mahkeme koridorlarında büyüdü. Bir tek şey istemişlerdi: Mahkeme heyetinin hemen arkalarındaki duvarda koca harflerle yazan “Adalet mülkün temelidir”e sırtlarını dönmemeleri. Olmadı!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/soma-maden-faciasi-davasi-aranan-adalete-erisilemiyor/">Soma Maden Faciası Davası: Aranan Adalete Erişilemiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te yaşanan ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasının üzerinden tam yedi yıl geçti. Facianın yedinci yılını geride bıraktığımız bu günlerde faillerin yargılandığı davada yeniden karar verildi. Facianın sorumlularının yargılandığı dava yıllardır kamuoyu nezdinde isçi güvenliği ve hakları ile adalet duygusunun gerçekleşmesi anlamında sembol haline geldi. Ancak, Soma’da aranan adalet yine gelmedi.</p>
<p>Mahkemenin kararı, avukatlar ve Soma maden faciasında yaşamını yitirenlerin yakınları tarafından protesto edildi. Aileler, duruşma salonunu terk etmezken, bazı aileler kararı açıklayan heyete, ayakkabılarını fırlattı. Ailelerin birlikte söylediği ise “Adaletiniz batsın,” “Tarih sizi yargılayacak” oldu.</p>
<p>Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde 301 madencinin ölümünde sorumluluğu olduğu düşünülen Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Yönetim Kurulu üyesi Haluk Evinç ile Türkiye Kömür İşletmeleri baş kontrolörleri Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt yeniden yargılama kapsamında hakim karşısındaydı.</p>
<p>Kararını 16 Haziran’da açıklayan mahkeme heyeti, Can Gürkan’a “bilinçli taksir” suçlamasıyla 15 yıl hapis cezası verdi. Gürkan’ın “mesleki formasyon ve saha bilgisine dair subjektif durumu”nu göz önünde bulunduran heyet, cezayı 20 yıla çıkardı.</p>
<p>Önceki yargılama sırasında beş yıl cezaevinde kalan Gürkan, verilen karar Yargıtay tarafından onanırsa, geçtiğimiz yıl yapılan ceza infaz düzenlemesiyle birlikte yaklaşık iki yıl kadar daha cezaevinde kalacak.</p>
<p>Mahkeme, Haluk Evinç’in ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma<strong>” </strong>suçundan beraatine karar verdi. Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt’a da <strong>“bilinçli taksir” </strong>suçundan 12 yıl 6&#8217;şar ay hapis cezası verildi.</p>
<p>Peki, ailelerin ve avukatlarının tepkisi sadece bu karara mıydı? Tabi ki hayır. 301 maden işçisinin ailesi tam yedi yıldır hukuk mücadelesi veriyordu. Yağmur, çamur, sıcak demeden her duruşmada “adalet” istediler, bugün yağan yağmura rağmen “adalet” haykırdıkları gibi. Babalarının maden ocağında hayatını kaybettiğinden habersiz olan çocuklar, mahkeme koridorlarında büyüdü.</p>
<p>Bir tek şey istemişti aileler. O da mahkeme salonunda, mahkeme heyetinin hemen arkasındaki duvarda koca harflerle yazan “Adalet mülkün temelidir”e sırtlarını dönmemeleriydi.</p>
<p>Davada bugüne kadar tam 26 duruşma görüldü. Yargıtay’ın bozma ilamından önce 23, sonrasında ise 3 duruşma. Yargıtay, 8 Ocak 2021&#8217;de yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı bozdu ve “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan ceza verilmesini istedi.</p>
<p>Ancak aynı Ceza Dairesi, sadece dört ay önce verdiği kararında Can Gürkan, Haluk Evinç, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt’un “olası kastla 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama” suçundan yargılanmasını istemişti.</p>
<h5><strong>“Olası Kast” mı, “Bilinçli Taksir” mi?</strong></h5>
<p>Daire’nin ilk kararında yargılanmalarını istediği “Olası kast” ve ikinci kararında istediği “Bilinçli taksir” ne anlama geliyordu? Gerek “olası kast”, gerekse “bilinçli taksir”de netice fail tarafından öngörülmekte. Bilinçli taksirde, öngörülen neticenin gerçekleşmeyeceği ümit edilse de olası kastta bu netice fail tarafından göze alınmakta ve kabullenilmekte.</p>
<p>Olası kast ile işlenen fiillerde fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden başlayarak yarısına kadar indirilebilir.</p>
<p>Bilinçli taksirli suçlarda ise taksirli suç için belirtilmiş ceza üçte birden yarıya kadar artırılabilir.</p>
<h5><strong>Hakim Heyetine Soma Müdahalesi </strong></h5>
<p>Oysa Soma Davası’nda Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, daha itirazını daireye sunmadan heyette değişiklikler olmaya başladı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi&#8217;nin 5 üyesinden 3&#8217;ü değiştirildi. Sanıkların 301 kez “olası kast”la öldürme ve 162 kez yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelik karara imza atan üç üyenin yerine, eski Adalet Bakanı ve Müsteşarı Kenan İpek, eski Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Sekreteri Fuzuli Aydoğdu ve eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Yapıcı getirildi.</p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Savcısı’nın itirazı, üç üyenin oylarıyla kabul edildi ve Can Gürkan&#8217;ın da aralarında bulunduğu 4 sanığın “bilinçli taksirle ölüme sebep olma” suçundan yeniden yargılanmasına karar verildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi&#8217;ne yeni atanan üyelerin hepsi de bu yönde görüş bildirmişti.</p>
<p>30 Eylül 2020&#8217;de verilen karara imza atan heyetin Başkanı Ahmet Er ve üye hakim Nadir Güngündeş ise karara muhalefet şerhi koydu.</p>
<p>Kenan İpek’in ismi ilk defa mı dosyada geçiyordu? Hayır. Dosyanın ilk hâkimi Aytaç Ballı’nın İzmir’e görevlendirilip, yerine Elbistan hakimi Salih Pehlivanoğlu’nun atanmasına karar verilen HSK kararnamesinde de imzası vardı.</p>
<p>Yargılama sürecindeki bu müdahaleler, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/somada-tersine-adalet-301-kisinin-olumunun-cezasi-103-sayfada-toplandi/">24 Temmuz 2018’de Seçil Türkan&#8217;ın Sivil Sayfalar için yazdığı analizde de anlattığı gibi</a>, ailelerin de kamuoyunun da adalet duygusunu yaralayan bu kararın işaretiydi.</p>
<h5><strong>Soma’nın Tek Tutuklusu Mağdurların Avukatı</strong></h5>
<p>Yargılamalarının devam ettiği süreçte davanın avukatlarından bir kısmı tutuklandı. Avukatlar içerisinde avukat Selçuk Kozağaçlı da bulunuyordu. Kozağaçlı’nın suçlandığı bir faaliyette Soma davasıydı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Kozağaçlı ve 18 ÇHD’li avukat gerekçeli kararında Soma davası da yer aldı. Kozağaçlı’nın facia sonrası gittiği Soma’da “mağdurları direnişe yönlendirdiği”ne yer verildi.</p>
<h5><strong>Yerel Mahkeme “Basit Taksir”den Karar Vermişti</strong></h5>
<p>Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin heyetini değiştiren Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında ne vardı? 13 Nisan 2015’te başlayan yargılama, 11 Temmuz 2018 tarihinde sonuçlandı. Davanın sonunda yargılanan 37 kişi beraat etti. Beraat edenler arasında Soma Holding’in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan da vardı. 14 sanık da “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak”tan ceza aldı. Gürkan’a ise “basit taksir”den 15 yıl hapis cezası verildi.</p>
<p>“Basit taksir” ise failin öngörülebilir bir neticeyi “öngörmeyerek” dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir hareketle fiili işlemesine deniyordu.</p>
<p>Gürkan, istinaf mahkemesi tarafından kararın onanması ile 19 Nisan 2019’da tahliye edildi.</p>
<p>Ailelerin tepkisi sadece bu kararla da sınırlı kalmıyordu.</p>
<h5><strong>“Fıtrat” Bu Defa Soma’yı Bulmuştu</strong></h5>
<p>Soma katliamının ardından arama kurtarma çalışmaları devam ederken, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Soma’ya gitti. Erdoğan, Soma’da yaptığı açıklamada Soma’da yaşanan faciayı “olağan” olarak yorumladı ve “iş kazası” diye nitelendirdi. Erdoğan, “Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında, fıtratında bunlar var” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ı yaralayan şey ise yaşanan facianın “boyutunun büyüklüğü” olmuştu.</p>
<h5><strong>Tekmelenen Değil, Tekmeyi Atana “İş Göremez” Raporu</strong></h5>
<p>Erdoğan’ın bu sözleri, Soma’da maden ocağında yaşamını yitirenler tarafından tepki ile karşılandı. Erdoğan’ın sözleri Soma’da protesto edildi. Hafızalardan silinmeyen bir fotoğraf karesi var: Askerlerin yere yatırdığı işçiye takım elbiselinin attığı tekme. O fotoğraf karesi işte bu protestolardandı. Yerdeki tekmeye maruz kalan madenci Erdal Kocabıyık’tı, tekmeyi tüm şiddetiyle savuran da Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel’di. Attığı tekme sonucunda Yerkel’in ayağı incinmiş ve yedi gün “iş göremez” raporu aldı.</p>
<p>Yerkel, herhangi bir ceza almazken, Erdoğan’ın zırhlı Mercedes koruma aracına tekme attığı iddiasıyla maden işçisi Erdal Kocabıyık hakkında “kamu malına zarar vermek”ten dava açıldı. Soma Asliye Ceza Mahkemesi, Kocabıyık’a zararı karşılanması için 543 TL para cezası verdi. Bununla da kalmadı, Kocabıyık 10 ay hapisle cezalandırıldı.</p>
<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) maden faciasına gerekçe olarak <strong>“</strong>trafo patlaması”nı gösterirken<strong>, </strong>soruşturmayı yürüten Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı, AFAD’ın aksine böyle düşünmüyordu. Savcılık, sorgu aşamasında şüphelilere, “maden ocağı içindeki ısı değerlerinin yüksek olduğu, buna karşın üretimin neden durdurulmadığı” yönünde de sorular sormuştu.</p>
<p>Faciadan yedi ay önce, Ekim 2013’te, CHP, MHP ve BDP tarafından Soma’daki maden ocaklarında meydana gelen kazaların araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını önerildi. Üç partinin bu önerisi Soma faciasından sadece iki hafta önce AK Parti’nin oylarıyla reddedildi.</p>
<h5><strong>Bir Bakan Açılışta, Bir Bakan Soruşturmaya İzin Vermiyor</strong></h5>
<p>Faciadan iki ay önce iş sağlığı ve güvenliği açısından inceleme yapan iki müfettiş, olumlu rapor vermişti. Ancak, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı Faruk Çelik, müfettişler Emin Gümüş ve Ersin Bulut dahil 12 müfettiş ve İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Kasım Özer hakkında soruşturma izni vermemişti.</p>
<p>301 madencinin hayatını kaybettiği madenin yeni ocaklarından birinin açılışı da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı Taner Yıldız tarafından yapılmıştı. Faciadan dokuz ay önceki açılışta Yıldız, “Güvenlikle ilgili sistemlere para harcadıkça, işçi kardeşimizin veriminin arttığını gördük” sözleri ile işletmeden övgüyle söz etmişti.</p>
<p>Birçok yargılamada tanık olduğumuz heyet ve savcı değişikleri Soma davasında da yaşandı. Daha davanın ikinci duruşması görülmeden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), yaz kararnamesiyle soruşturmayı yürüten Akhisar Başsavcısı Bekir Şahiner’i, Bilecik Başsavcılığı’na atadı.</p>
<h5><strong>Heyet Değişikliğinden Nasibini Almaz mı?</strong></h5>
<p>Yargılamayı başından beri yürüten Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Aytaç Ballı’nın görev yeri değiştirildi. 4 Temmuz 2017 tarihli HSK kararnamesiyle mahkeme başkanı Ballı İzmir’e, heyetin kıdemli üyesi Esra Dokur da Aydın’a atandı. HSK’nın yaz kararnamesi ile Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Salih Pehlivanoğlu, görev yeri Denizli’ye atandı. Bu değişiklik yeniden yargılamanın ikinci duruşmasının görüldüğü 24 Mayıs’tan iki gün sonra alındı. Pehlivanoğlu&#8217;nun yerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Serkan Erdoğan&#8217;ın atandı. Ancak 14 Haziran’da görülen duruşmada Pehlivanoğlu görev yaptı.</p>
<h5><strong>5 Dakikalık Süre, Bir Buçuk Yılı Buldu</strong></h5>
<p>Davanın 20 Şubat 2017’de görülen 15’inci duruşmasında, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklayacağını açıklamıştı. Ancak savcı mütalaayı okumadan önce beş dakika mola isteyip, salondan çıktı. Geri geldiğinde bu defa mütalaa için süre istedi. Sonraki duruşmanın görüldüğü 18 Nisan 2017’de de mütalaasını açıklamayan savcı, yürütülen başka bir soruşturmanın tamamlanmasını istedi. Savcının, esas hakkındaki mütalaası tam bir buçuk yıl sürdü. 19 Haziran 2018 tarihli mütalaada Can Gürkan dahil sekiz sanık için <strong>“</strong><strong>olası kastla öldürme”</strong> suçundan 301 kez 20 ile 25 yıl, <strong>“</strong><strong>neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama”</strong> suçundan ise 162 kez iki ile altı yıl hapis cezası istendi.</p>
<p>Yedi yıl sonunda verilen bu karar ile dava sonlandı. Ama ailelerin ve avukatların mücadelesi bitmedi. Bir kez daha tüm itirazlar yapılacak, hukuki yollar zorlanacak. Belki yarın değil ama elbet bir gün bu karar da bozulacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/soma-maden-faciasi-davasi-aranan-adalete-erisilemiyor/">Soma Maden Faciası Davası: Aranan Adalete Erişilemiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soma Katliamının 5. Yılında Adalet Talebi Yinelendi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/13/soma-katliaminin-5-yilinda-adalet-talebi-yinelendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 15:08:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[SHD]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Soma]]></category>
		<category><![CDATA[Soma Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Haklar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38637</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te yaşanan maden faciasında 301 işçinin hayatını kaybetmesinin üzerinden 5 yıl geçti. Katliamın 5. yılında sendikalar, insan hakları ve meslek örgütleri 301 işçiyi anıyor. Birçok kentte anma töreni ve açıklamalar düzenlenirken Sosyal Haklar Derneği (SHD) ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) saat 21.00’de İstanbul Kadıköy Altıyol’a, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ise saat 18.30’da Kadıköy Beşiktaş İskelesi’ne anma çağrısında bulundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/13/soma-katliaminin-5-yilinda-adalet-talebi-yinelendi/">Soma Katliamının 5. Yılında Adalet Talebi Yinelendi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dava süreci boyunca Somalılar&#8217;la birlikte adalet mücadelesi yürüten Sosyal Haklar Derneği’nden konuya ilişkin yapılan çağrıda, “Bugün Cumhuriyet tarihinin en büyük iş cinayeti olan Soma Maden Katliamı’nın 5. yıl dönümü. Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 emekçinin yaşamdan, sevdiklerinden koparılmasına neden olan kimilerinin ‘basit bir kaza’ olarak gördüğü katliamın asıl sorumlularının yargılanması için 5 yıldır mücadele ediyoruz. Sosyal Haklar Derneği ve Şehit Madenci Aileleri; adalet için her ayın 13’ünde olduğu gibi bugün de yine sokağa çıkarak adalet talebini haykıracak. Katliamın 5. yıl dönümünde ‘Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesap soracağız, adalet istiyoruz!’  diyen herkesle bu akşam saat 21.00’da Kadıköy Altıyol’da olacağız.” denildi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-38639" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/59759804_2236009039811991_3291735232838893568_n-640x906.jpg" alt="" width="254" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/59759804_2236009039811991_3291735232838893568_n-640x906.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/59759804_2236009039811991_3291735232838893568_n.jpg 678w" sizes="(max-width: 254px) 100vw, 254px" />Çağrı metninde davaya ilişkin bilgiler de veren Sosyal Haklar Derneği, “Soma Davası sürecinde ilk günden itibaren yaşananları hatırlayalım: Acılı ailelere uygulanan şiddeti, tekmeleri, yargının patronlar tarafından açıkça tehdit edilmesini, aile avukatlarının açıkça tehdit edilmesini ve mahkeme heyetinin sürekli değiştirilmesini… Geçtiğimiz yıl dava, hak yerini bulmasa da, iyi kötü bir karara bağlanmıştı. Kötüsü şuydu: Bu fiil bir olası kasıttı, ancak bilinçli taksir olduğu kararı çıktı. İyisi ise, buna kast edenlerin bir daha böyle bir ekonomik faaliyet içerisine giremeyecek olması gibi önemli bir referans vermesi idi. Oysa Türkiye gündemine bomba gibi düşen bir İstinaf Mahkemesi kararı, Soma Kömürleri A.Ş’nin patronu Alp Gürkan’ı beraat ettirmiş; işin başında olan oğlu Can Gürkan’ı, böyle bir vakada ceza diyemeyeceğimiz şekilde ’taksir’ ile ödüllendirerek tahliye etmiş, bununla da yetinmeyip ‘ruhsat sahibi ve rödovansçı olarak maden ocağı işletme icrasından yasaklanmasına’ dair kararı kaldırmıştır. Bunun anlamı şudur: Bozuk gaz maskeleriyle, havalandırmasız, yaşam odasız maden işletmeciliğine devam edilecektir. ‘Hadi hadi’ denerek nice işçiler yalnızca ekmek parası için ölümüne üretim yapmayı sürdürmeye zorlanacaktır. İktidar ise işçilerin yaşamlarını hiçe saymak pahasına bu ‘Kasıt’ şirketleriyle suç ortaklığını sürdürmeye kararlı görünmektedir” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>Melda Onur: &#8220;Geçmişten Ders Alarak Bundan Sonrasını Konuşalım&#8221;</strong></p>
<p>Bugünkü anmaların yanı sıra dün Sosyal Haklar Derneği tarafından Manisa’nın Soma ilçesinde&#8221;Soma Nereye&#8221; başlıklı bir panel düzenlendi. Bağımsız Maden İş Sendikası’nda düzenlenen panele konuşmacı olarak Sosyal Haklar Derneği Başkanı Melda Onur, Soma davası avukatı Can Atalay, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve Bağımsız Maden İş Sendikası Başkanı Emin Kara katıldı.</p>
<p>Melda Onur, panelde yaptığı konuşmada, “Soma’da geçmişi unutmadan, geleceğinde neler yapacağımızı konuşmalıyız.&#8221; dedi. Paneli bundan sonrasını konuşmak için düzenlediklerini vurgulayan Onur, &#8220;Soma’da neler olduğunu, dava süreçlerini, ailelerin durumunu konuştuk hep şimdiye kadar. Bu kadar ağır geçen 5 yılın ardından geriye dönüp bakmak yerine biraz da önümüze dönüp bundan sonrasını konuşmak istedik. Geçmişten ders alınarak bu acılar bir daha nasıl yaşanmaz, bu bölge yaşam koşulları nasıl iyileştirilebilir, iş güvencesi koşullarına nasıl sahip olabilir, neler yapılabilir alternatif olarak tüm bunları biraz konuşalım istedik. Bu yüzden de ‘Soma Nereye’ dedik panele.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Özgür Özel: &#8220;Son 5 Yılda Bir Soma Daha Yaşandı&#8221;</strong></p>
<p>Soma Katliamı’ndan bu yana geçen zamanda 299 maden işçisinin daha benzer facialarda hayatını kaybettiğine dikkat çeken Özgür Özel ise bunun nedenini şöyle açıkladı: &#8220;Türkiye&#8217;de Soma faciasının ardından geçen 5 yılda bir Soma faciası daha yaşandı. Bunun sebebi de Soma Meclis Araştırma Komisyonu raporuna uyulmaması. Gerekli tedbirlerin alınmaması ve örgütsel sendikalaşma olmaması var. Soma&#8217;nın ardından 5 yılın muhasebesini yapmalıyız. Herkesin bunda payı var, çözülemeyen bir sorun var ve bunda bizim de herkesin de payı var.&#8221;</p>
<p><strong>“13 Mayıs, ‘Maden İşçisinin Can Güvenliği Günü’ ilan edilsin”</strong></p>
<p>Bu arada, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Soma katliamının 5. yılında TBMM’ye 13 Mayıs’ın, ‘Maden İşçisinin Can Güvenliği Günü’ ilan edilmesi için kanun teklifi sundu. Tanrıkulu, teklif gerekçesinde şu ifadeleri kullandı: “13 Mayıs 2014 günü Soma&#8217;da yaşanan ve tüm Türkiye&#8217;yi derin bir elem ve yasa boğan maden felaketi dolayısıyla maden işçilerimizin çalışma güvenlikleri ve dolayısıyla can güvenliklerinin vurgulanması artık madencilerimizin hayatlarını kaybetmemeleri için 13 Mayıs gününün ‘Maden İşçisinin Can Güvenliği Günü’ ilan edilmesi sembolik bir önem arz etmektedir.”</p>
<p><strong>Soma Davasında Neler Yaşandı?</strong></p>
<p>Soma’da 301 işçinin hayatını kaybetmesinden 1 yıl sonra ilk dava 13 Nisan 2015’te Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan&#8217;a &#8220;taksirle insan öldürmekten&#8221; 15 yıl hapis cezası ve madencilik işinden 3 yıl süreyle men verdi. Tutuklu sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi ve İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik ve Maden Mühendisi Ertan Ersoy hakkında ise 15 ile 22 yıl 6 ay arasında hapis cezasına hükmedildi. Mahkeme tutuklu beş sanığın da tutukluluklarının devamına karar verdi. Tutuksuz sanıklardan dokuz kişi için de hapis cezası kararı veren heyet, şirket sahibi Alp Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 37 kişi hakkında ise beraat kararı verdi.</p>
<p>Mahkemenin verdiği karar sanık avukatları tarafından İstinaf’a taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, davada 5 tutuklu sanığa verilen 15 ila 22 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarını yerinde buldu. 19 Nisan 2019’da ise Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın ise “toplam infaz süresini aşacak şekilde tutuklu kalacağı anlaşıldığından” yurtdışı çıkış yasağı konularak tahliye edilmesine karar verildi.</p>
<p><strong>Kamu Çalışanları Yargılanmadı</strong></p>
<p>Öte yandan dava sürecinde alınan bilirkişi raporlarında “madendeki her şeyin kusurlu olduğunu” ve “yaşanan olayın faciaya dönüşmesinin önlenebileceğini” ifade edilmesine rağmen dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Soma&#8217;daki madeni inceleyip olumlu rapor veren 2 müfettiş ile kamu çalışanlarına soruşturma izni vermedi.</p>
<p><strong>Davanın avukatlarından Selçuk Kozağaçlı tutuklu </strong></p>
<p>Soma davasının avukatlarından Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, 13 Kasım 2017’de İstanbul’da tutuklandı. Hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 11 yıl 3 ay hapis cezası kararı verilen Kozağaçlı’ya yöneltilen suçlamalardan biri de Soma katliamında hayatını kaybedenlerin ailelerinin avukatlığını yapmış olması.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/13/soma-katliaminin-5-yilinda-adalet-talebi-yinelendi/">Soma Katliamının 5. Yılında Adalet Talebi Yinelendi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soma&#8217;da Tersine Adalet: 301 Kişinin Ölümünün Cezası 103 Sayfada Toplandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/somada-tersine-adalet-301-kisinin-olumunun-cezasi-103-sayfada-toplandi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/somada-tersine-adalet-301-kisinin-olumunun-cezasi-103-sayfada-toplandi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jul 2018 13:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımsız Maden İşçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Salih Pehlivanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Soma]]></category>
		<category><![CDATA[Soma Davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soma’nın büyük ölçekli bir kütüphane olabilecek dava dosyalarını ezbere bilen hakimi Aytaç Ballı’nın, 2017 yazında bir kararnameyle İzmir’e “terfi edilmesi” bugün elimizde tuttuğumuz sonucun sadece başlangıcıydı. Ya da başlangıç madenci Erdal Kocabıyık’ Yusuf Yerkel’in attığı tekmede mi gizli? </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/somada-tersine-adalet-301-kisinin-olumunun-cezasi-103-sayfada-toplandi/">Soma&#8217;da Tersine Adalet: 301 Kişinin Ölümünün Cezası 103 Sayfada Toplandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ailelerin dava açma sürecinden, ilçenin bir enerji üretim sahası haline dönüştürülmesine, duruşmanın adım adım seyrinden, yeni bir sendika örgütlenmesi olan Bağımsız Maden İşçileri’ne, duruşmanın işveren destekleyicisi son hakimi Salih Pehlivanoğlu’nun muhtemel terfi mekanlarına dek Soma Davasında bugün geldiğimiz noktaya yazılı bir seyir haritası çıkardık. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Manisa Akhisar’da 9 Temmuz’da yapılan ve 11 Temmuz’a ertelenen karar duruşması nihayetinde ailelerde ve kamuoyunda bir tür infiale yol açtı demek abartılı olmayacak. Tutuklu 5 sanığa aile avukatlarının olası kastla istediği cezaya karşılık, taksirle toplamda 15-22 yıl arasında değişen cezalar verildi. 38 tutuksuz sanık beraat etti, 8 kişi ise 1 yıl 6 ay civarı cezalar aldı. Bir de eksik bilgi vermemek adına ekleyelim, tutuklanan sanıklar 3 yıl, tutuksuz yargılananlar ise 1 yıl mesleklerini yapamayacaklar. Beraat edenlerin içinde Soma Kömür Üretim A.Ş’nin patronu Alp Gürkan da var. </span></p>
<p><b>Esas işaretlere doğru yürürken</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">9 Temmuz’daki duruşmanın olası bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci turu tarihinin ertesi gününe ‘denk’ gelmesi ve mahkeme heyetinden Tuğşat Buğra Kayık’ın raporlu olması gerekçesiyle aileler ile avukatların geldiği, kamuoyunun mahkemeden çıkacak nihai kararı beklediği duruşmayı 11 Temmuz’a atması dikkat çekti. 10 Temmuz akşamı açıklanan kabine belki de Soma Davası’ndan adaletli bir karar çıkmayacağının son göstergeleriydi fakat işaretler bununla sınırlı değil ya da bunlar zaten işaret bile değil. Esas işaretlere doğru ilerleyelim.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29042" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3042-640x480.jpeg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3042-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3042-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3042.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3042-610x458.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3042-320x240.jpeg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Devlet ‘babanın’ eli ailelerin üzerinde </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biraz geriye sararsak, dikkatleri 2014 yılına, katliamın yaşandığı zamanda ailelerin tepkisinin nasıl örgütlendiğine çekmek isteriz. Katliamdan sonra Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in attığı tekme ve bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkilerden kaçmak için bir markete sığınıp, bir çalışanı darp ettiği iddiaları bize bazı veriler sunabilir. Soma işçi katliamına toplum ilgisinin nasıl ve neden düştüğü de merak ettiğimiz alanlardan biriydi. Yıllardır katliamda yakınlarını kaybedenlerle birlikte çalışan Sosyal Haklar Derneği kurucularından Kamil Kartal, ilk günden beri ‘devlet babanın’ elini ailelerin üzerinden çekmediğini anlatıyor;</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“İlk günlerde dini alet eden politikaların etkisiyle birlikte evlere kapanan ailelerin dışarıya çıkışı 6 ay sonra gelen işçi ayaklanmasıyla oldu. Zira maden işçileri işten atılmışlardı. 2014’te gerçekleşen katliamdan sonra 2015’in ilk aylarında aileler dava açmaya razı oldular. Bu süreçteki hareketlenme ise AFAD üzerinden toplanan yardım paralarının ailelere kısım kısım aktarımı, kurban bayramlarında aileleri 2’şer kurban parası ödenmesine, kritik davalardan önce yapılan ev dağıtım kuralarına kadar geniş bir skalada ilerledi, olası daha büyük tepkilerin önüne geçildi”</span></i></p>
<p><b>Bağımsız Maden İşçileri Sendikası geliyor </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hızlıca özetlediği bu süreç aslında 4 yıla yayılıyor. Ailelerin davaya olan ilgisi yer yer düştükçe, kamuoyu da ilgisini başka bir odağa çeviriyor. Burada sendikalara iş düşüyor ve sınavda sınıfta kaldıklarını söylemek yanlış olmayacak. Duruşmalara destek vermeyen sendikalar hatta yer yer yeni örgütlenme modellerini de engellemiş. Maden İşçileri Meclisi bunlardan biri. Fakat Soma’da bugün yepyeni bir çabanın günyüzüne çıkacağının haberini vermek bu ortamda çok sevindirici; Tarihinde ilk kez Ankara ve İstabul dışına çıkacak, merkezi Soma’da olan bir Bağımsız Maden İşçileri Sendikası kurulacak, önümüzdeki aylardan itibaren ilk yasal faaliyetlerine başlayacaklar. Merakla izleyeceğiz. </span></p>
<p><b>Solun bitmeyen sevdası: Megafon derdi </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karar duruşmasından sonra da sürecin önündeki diğer önemli engel maalesef yine işçi örgütleri, bazı toplumsal hareketler ve sendikalar. Bahçeye forum yapmak için çağırılan duruşma izleyicileri ve başta ailelerin bir araya gelişinden sonra henüz olayın şoku atlatılamamışken mikrafon elden ele dolaşmaya başlayıp ‘sürecin takipçisi olacakları’ müjdelendi. 3 buçuk yıl devam etmiş bir duruşma sürecinin sonunda bu cümleleri duymak herkes için biraz zor. Neyse ki avukatların yerinde müdahalesi ile bu bir tür gövde gösterisi sona erdi, aileler ne yapacaklarına birlikte karar vermek için konuşmaya başladılar. </span></p>
<p><b>Özelleştirmenin bir adım ötesi: Postözelleştirme?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soma için örgütlenmek ya da yeni bir tür mücadele biçimi oluşturmak önümüzdeki dönemlerde çok daha kritik olacak. Zira bir enerji üretim sahası ilan edilen 108 bin 213 nüfuslu Soma’da neredeyse tüm kömür havzaları özelleştirilmiş durumda. Kamil Kartal bu yaşananın artık özelleştirmeden öte bir durumu işaret ettiği görüşünde. Özelleştirmenin temelinde yatan, bölgeyi önce devletin bir süre işletmiş olması gerçeği burada tamamen çöpe atılıyor. TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın maden sahaları için önerdiği Bütüncül Havza Yönetimi tamamen kulak ardı ediliyor ve maden sahaları farklı işletmelere 22 yıllığına henüz kimse kullanmamışken kiralanıyor. Birbirinden farklı değerlendirilen ama gel gör ki temelde aynı yapıyı barındıran kömür havzalarında bütüncül bir üretim yapmamak yeni katliamlara davetiye çıkarıyor, işe risk yüklüyor. Akhisarlı bir avukat bölgeden bu özelleştirmelere karşı dava açacak bir avukat bulamadıklarını belirtiyor. Konu avukatlara da biraz devasa geliyor. </span></p>
<p><b>İşçi profili değişecek</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sahalarda kuşkuşuz ilkel bir teknolojinin kullanılacağından bahsetmiyoruz, hatta makineleşmiş teknoloji var olacak. Bu da artık kirli enerjiyi terketmeye başlayan ‘gelişmiş’ ülkelerden onların kullanmadıkları devasa maden cevheri çıkarma araçlarını ikinci el olarak satın almamız anlamına geliyor. Örneğin Koç Holding’e ait Demir Export bu makineleşmiş araçları kullanan ileri teknoloji madenlerden biri. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu durum öte yandan işçi profilini de değiştirecek. İşçilerle uzun yıllar çalışan Kartal’a göre, madenlerde bundan sonraki süreçte biraz daha el becerisine yatkın çalışanlar, Meslek Lisesi, Sanat Lisesi mezunları çalışmaya başlar hale gelecek. Böyle bir durumda yeni bir sendika ihtiyacı daha belirgin bir biçime ortaya çıkıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soma’nın Enerji Üretim Havzası demiştik ve bu özelleştirmeler Kolin, Limak, Demir Export, Polyak gibi dev holdinglerle yapılıyor. Fakat konu elbette sadece kömür üretim sahası ile sınırlı kalmıyor. </span></p>
<p><b>Dört bir yana yeni santrallar </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bölgede ciddi sağlık ve hava kirliliği sorunları yaratan, 1976 yılında yapılmış ve yaklaşık 10 yıl önce özelleştirilerek Torku’ya satılan Soma Termik Santralı (999 Mw), yanısıra Yırca’da zeytinliklerin katledildiği alana yapılmak istenen ama kamulaştırma sürecinde hem kamuoyu hem de geç bir Danıştay tepkisi ile karşılaşan Kolin’in Kayrakaltı Köyü’ne yaptığı Termik Santral var. Yırca’dan çok da uzağa gitmeyen, kuşuçuşu 45. Km öteye yapılan termik santral henüz bir ÇED Raporuna bile sahip değil. Kolin Yırca’da uyguladığı taktiği ise Kayrakaltı’nda yürütmedi. Arazileri kamulaştırma gibi ‘hukuki’ bir sürece bulaşmayıp bir fiyat biçti ve bütün köylüden topraklarını satın aldı. Kayrakaltı, Kozluöen köylerini etkileyen proje tahıl arazilerinin üzerine yapıldı ve şimdiden bölgedeki çiftçiliği bitirdi. Alanda ise bir sene içinde ikinci bir türbinin yapılacağı konuşuluyor çünkü teknik raporlarda gözükenden çok daha büyük bir alanı işgal ediyorlar. (560 Mw) Bunun yanısıra geçtiğimiz aylarda köyden ve çevre ilçelerden çalışmak için işe alınan 2 bin kişiyi işten çıkardılar. Bir diğer yeni habere göre, Kozluören’e bin 500 kadar Çin’li istihdam edilecek. Tütün-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem “Soma’ya bir tek Çinililer gelememişti çalışmak için” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elmadere Köyüne Polyak’ın yaptığı santralın inşaası da başladı bile. (1200 Mw), Demir Export Eynez’de yeni bir santralın hazırlığında. Bunların yanısıra Soma’da tarım arazileri üzerine yapılan Organize Sanayi bölgesi ve İzmir Otobanı Projesi var.</span></p>
<p><b>Enerji havzası planında yaşamaya çalışmak </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir enerji üretim havzası içinde yaşamak, 301 kişinin hayatını kaybettiği bir kasabada yaşamak da demek. Ailelerle geçirdiğimiz iki günlük nöbet içinde hepsinin çok yaşlı ve yorgun gözüktükleri daha da derinlemesine incelenebiliyor. Dursunbey Köyü’nden Bayram Şahin (60) ve Kırkağaç’tan Bayram Uçkun (61) yaşlarındalar ve  olduklarından çok daha ilerde gözüküyor o yaşlar. Katliamdan sonra emekli olmuşlar. Aynı durum kadınlar için de geçerli, 60’tan büyük gözüken kadınlar 40 civarı çıkıyor yaşlarını sorunca. Bu yorgunluğun karşısına 2014’ten beri en çok tekrarlanan sözü koymak gerek; adalet arayışı. Ailelerden bazıları bu sürecin sonunda Ankara’ya yürüme kararı aldılar. Belki hali olanlar da diyebiliriz onlar için.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29043" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3123-640x479.jpeg" alt="" width="640" height="479" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3123-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3123-1024x767.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3123.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3123-610x457.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG_3123-320x240.jpeg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Akhisar’da su mücadelesi </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duruşma gününe tekrar bir bakarsak, mahkeme başkanı Salih Pehlivanoğlu kararı okumaya Soma Kömür Üretim A.Ş’nin genç yöneticisi Can Gürkan’dan başladı. Onun cezasının 15 yıla düşmesi, diğerleri hakkında da bir fikir verdi. Tutuklu sanıkların kararlarını dinleyen aile avukatlarından oluşan heyet, Pehlivanoğlu’na devamının beraat olup olmadığını sordu. “Evet” yanıtını alınca ise  avukatlara ayrılan alanı terkedip ailelerin yanına geçtiler. Duruşma bir süre kilitlendi, aileler durum karşısında güçlükle sakinleşti. İnanılmaz ama girişte isimleri tek tek yoklamayla alınan salona kimse su bile sokamamıştı. Su mücadelesi, bir süre sonra avukatların İl Emniyet Müdürü ile bağlantı kurması ile çözülebildi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ise, son duruşmada yalnız kaldı. Yalnız kalmasının sebebini şu durum özetleyebilir; aileleri fotoğraf çekmek üzere dışarı çağırması.</span></p>
<p><b>Can Gürkan haklı: Keser ve sap ailelere döndü </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duruşma tarihini sadece karar günüyle sınırlı tutmak yanlış olur, zira ailelerin avukatları 2016 yılındaki duruşmalarda, bir FETÖ Sabotajı iddiası ile uğraşmak zorunda kaldı. Belki spesifik olarak o zamanlara tarihlenen süreç, duruşmanın dosyaya son derece iyi bilen hakimi Aytaç Ballı’nın Akhisar’dan İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘atanmasıyla’ sonuçlandı. Can Gürkan’ın, televizyoncu Müge Anlı’nın programında dile getirilen bir iddiaya dayandırdığı bilgiye göre, aslında “Ülkemiz üzerinde oyunlar oynanırken, bu katliamı FETÖ de yapmış olabilirdi” argümanı, sanık avukatlarınca olabildiğince dillendirildi. Hatta Aytaç Ballı hakkında bu iddiayı gözardı ettiği gerekçesiyle bir soruşturma açılmasını bile istediler. Uzun bir süre gizli saklı yürüyen, mahkeme sürecini uzatan ve hakkında kimsenin yanıt alamadığı bu soruşturma sürecinde, yine Can Gürkan bir duruşmada “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” sözleriyle aileleri ve avukatları tehdit edebildi. Bu yüksek özgüvenin bir diğer sebebi de salonda duruşmayı izleyen kalabalığın gün geçtikçe azalması. </span></p>
<p><b>Terfi her zaman iyi midir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dosyayı elinde bulunduran ilk hakim Aytaç Ballı’nın yaklaşımı aileleri ve kamuoyunu da umutlandırdı çünkü bütün tanıkların tek tek dinlenmesinde ve bütün ihmallerin açığa çıkmasında katkısı büyük oldu. Katliamın hemen ardından hazırlanan bilirkişi raporunu yetersiz bulup bağımsız bir heyetten yeni bir rapor yazmalarını istedi. Ailelerin avukatlarının aktardığına göre, dosyayı yer yer avukatlardan daha iyi bildiği bile söylenebilirdi. Durum böyle olunca FETÖ’nün sabotajı iddiaları da elbette ki boş çıktı. Bilirkişi raporu ise, bütün ihmalleri sıraladı. Bunlar arasında havalandırma boşluklarının olmamasından, aşırı üretim yapılmasına pek çok madde yer alıyor. </span></p>
<p><b>Tarihin en uzun tuvalet molası </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Savcının Aralık 2016’da mütalasını açıklamaya karar verdiği sırada verdiği tuvalet molası, tarihin en uzun süren tuvalet molası olarak anılabilir. Hazır olduğu iddia edilen mütalaa 14 ay sonra ancak mahkeme huzuruna gelebildi. </span></p>
<p><b>Pehlivanoğlu’nun ‘terfisi’ ne zamana gelir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araya giren zaman, haklarında açılan ve gizli yürütülen soruşturmayla değişmeyen mahkeme heyeti 2017 yılında bir HSYK yaz kararnamesi ile değiştirildi, Ballı İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne işte böyle ‘terfi etti’. Yerine Afşin-Elbistan B santralı, Çüllolar Kömür Ocağında 11 işçinin hayatını kaybettiği ve hala 9 işçinin cesedinin çıkarılamadığı olayın davasında sanıklara para cezası veren hakim Salih Pehlivanoğlu atandı. Bu yaz kararnamesinde kendisinin atamasının nereye yapılacağını büyük bir dikkatle izleyeceğiz, zira bir sonraki durağının herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesi’nden daha üst bir mevki olması ihtimali var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karar duruşmasında ailelerden biri “Elbistan’dan belliydi ne karar vereceğin senin” dedi Pehlivanoğlu’na. Haksız sayılmadığını 103 sayfalık karar gösteriyor. 301 kişinin ölümünün karşılığında, içinde bir takım cezaların yazdığı, 103 sayfalık bir kağıt toğluluğu çıkışta elimize tutuşturuluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adalet Soma’da tersine işliyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/somada-tersine-adalet-301-kisinin-olumunun-cezasi-103-sayfada-toplandi/">Soma&#8217;da Tersine Adalet: 301 Kişinin Ölümünün Cezası 103 Sayfada Toplandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/somada-tersine-adalet-301-kisinin-olumunun-cezasi-103-sayfada-toplandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
