<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sokağa çıkma yasağı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sokaga-cikma-yasagi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sokaga-cikma-yasagi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Nov 2020 13:13:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sokağa çıkma yasağı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sokaga-cikma-yasagi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;65+ Bireylere Getirilen Kısıtlama Salgının Yayılmasını Önlemez&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/11/65-bireylere-getirilen-kisitlama-salginin-yayilmasini-onlemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2020 12:12:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[65+ Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[sokağa çıkma yasağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60802</guid>

					<description><![CDATA[<p>COVID-19 salgının giderek yayılması nedeniyle, 11 Kasım 2020 itibarıyla tekrar kısmi sokağa çıkma yasağı kararı alındı. Bu kez çocukları içermeyen ve sadece 65 yaş üstü bireyleri kapsayan kısıtlama, Türkiye’nin birçok ilinde, saat aralıkları farklılaşmasıyla birlikte uygulanmaya başladı. Sadece belirlenen saatlerde 65 yaş üstü bireylere kısıtlama getirmenin salgının yayılmasını önlemeyeceğini ve yaşlıları birçok yönden olumsuz etkileyeceğini hatırlatan 65+Yaşlı Hakları Derneği, Avrupa ülkelerindeki gibi genel sokağa çıkma kısıtlaması getirilmesini öneriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/11/65-bireylere-getirilen-kisitlama-salginin-yayilmasini-onlemez/">&#8220;65+ Bireylere Getirilen Kısıtlama Salgının Yayılmasını Önlemez&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>11 Kasım 2020 itibarıyla 65+bireyler için gelen ve belli saatlerde sokağa çıkma yasağını içeren kararlar Türkiye’nin birçok ilinde hızla valilikler tarafından alınmaya başladı. İstanbul ve Ankara’nın ardından, Erzincan, Bartın, Gaziantep ve Kütahya gibi birçok kent valisi yaşlı bireyler için sokağa çıkma yasağını duyurmaya başladılar.</p>
<p>COVID-19 salgının yaşlı bireylerin sokağa çıkmasını kısıtlayarak hız kesmesi mümkün mü? sorusuna ilişkin somut bulgular olmadığına dikkat çeken ve yaşlılara getirilen yasaklara itiraz edenlerden 65+Yaşlı Hakları Derneği, kararın bu kesimlerin “bilişsel ve ruhsal ve durumlarında ciddi sorunlar” yarattığını, “hareketsizliğin kronik rahatsızlıklarının daha da kötüye gitmesine neden olduğunu” dahası “sağlık kontrollerinin ve düzenli tıbbi takiplerin aksamasına” neden olduğu uyarısını yineliyor.</p>
<p>Avrupa ülkelerinde salgın kontrolüne ilişkin alınan önlemlerde genel sokağa çıkma yasaklarının uygulandığını ve daha etkili sonuçlar doğurduğunun altını çizen 65+Yaşlı Hakları Derneği, Türkiye’de benzer bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/11/65-bireylere-getirilen-kisitlama-salginin-yayilmasini-onlemez/">&#8220;65+ Bireylere Getirilen Kısıtlama Salgının Yayılmasını Önlemez&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65 Yaş Üstü Sokağa Çıkma Kararı 30 İlde Geri Döndü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/65-yas-ustu-sokaga-cikma-karari-30-ilde-geri-dondu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2020 06:15:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sokağa çıkma yasağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aralarında Ankara ve İzmir'in de bulunduğu 30 ilde, 65 yaş üstü bireyler için sokağa çıkma yasaklarının tekrar gündeme gelmesini, “Yasaklarda yeniden başa mı dönüyoruz” cümleleriyle değerlendiren Yaşlı Hakları Derneği, “65 yaş üstü vatandaşlarımız salgın süresince bireysel sorumluluk ve bilincin en iyi örnekleri oldular, bunun karşılığı ‘ceza’ olmamalı” uyarısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/65-yas-ustu-sokaga-cikma-karari-30-ilde-geri-dondu/">65 Yaş Üstü Sokağa Çıkma Kararı 30 İlde Geri Döndü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>30 ilde sokağa çıkma yasağının geri gelmesini ‘kaygıyla’ takip ettiklerini belirten Yaşlı Hakları Derneği, “Kaygılıyız çünkü eve kapanan yaşlıların bilişsel ve fiziksel kapasitelerinin çok zorlandığını, hastalarda demans belirtilerinin normalinden fazla arttığını, hareket yeteneğinin azaldığını görüyoruz” açıklamasını yaptı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-57069" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/yasli-640x376.png" alt="yaşlılara 30 ilde yasak getirildi" width="460" height="271" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/yasli-640x376.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/yasli.png 680w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" />Salgını buluşturma riski fazla olan gençler ve yetişkinler için bir kısıtlama yokken yaşlı bireylere yönelik yasakların ‘korumacılık görüntüsünde ayrımcılığa” dönüştüğü de vurgulanan açıklamada, “Yasak kararlarının gözden geçirilmesi ve mümkün olduğu ölçüde geri alınması, korona günlerinde yaşlıların gündelik hayatını idame ettirebilmesi için destek mekanizmalarının gözden geçirilip eksiklerin tamamlanması, test sayılarının artırılarak yaşlılar için ciddi risk oluşturan asemptomatik vakaların saptanması gibi talepler yer alıyor.</p>
<p>Açıklamanın tamamına ulaşmak için <a href="https://yaslihaklaridernegi.org/65-yasli-haklari-derneginden-aciklama-yasaklarda-yeniden-basa-mi-donuyoruz/">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/65-yas-ustu-sokaga-cikma-karari-30-ilde-geri-dondu/">65 Yaş Üstü Sokağa Çıkma Kararı 30 İlde Geri Döndü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;65+ Bireylere Sokağa Çıkma Yasağı Yeniden Düzenlensin&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/26/65-bireylere-sokaga-cikma-yasagi-yeniden-duzenlensin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2020 10:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[65+]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sokağa çıkma yasağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53054</guid>

					<description><![CDATA[<p>65 + Yaşlı Hakları Derneği,  Koronavirüs salgını sebebiyle yaşlı bireylere 21 Mart'tan bu yana uygulanan sokağa çıkma yasağının yeniden düzenlenmesi için çağrıda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/26/65-bireylere-sokaga-cikma-yasagi-yeniden-duzenlensin/">&#8220;65+ Bireylere Sokağa Çıkma Yasağı Yeniden Düzenlensin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dernekten yapılan basın açıklamasında, Covid-19 pandemisine karşı en etkin önlem olan evde izolasyon uygulamalarının uzamasının 65 yaş üstü bireyler için sorun oluşturmaya başlandığı belirtilerek, “Bu sorunların en kolay görünen ve gözleneni, ‘evde hapis kalma’  halinin neden olduğu bunaltıcı ruh durumu. Ancak bu koşulların, yaşlıların fiziki durumunu da etkileyeceği, bağışıklık sistemi üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği yolunda görüşler de var. 65+ Yaşlı Hakları Derneği olarak, Covid-19 pandemisine karşı en etkin önlem olan evde izolasyon uygulamalarının, ve hafta sonlarıyla sınırlı da olsa sokağa çıkma kısıtlamalarının önümüzdeki haftalarda da devam edeceğini dikkate alarak aşağıdaki öneriler ve uyarıları yapmayı gerekli görüyoruz” denildi.</p>
<p>Yasağın yeniden düzenlenmesi istenen öneriler şunlar:</p>
<p>65+ bireylerin, durum ve davranışları, ihtiyaçları, sağlık durumları ve riskleri açısından yekpare bir kitle olmadığı unutulmamalıdır. Bu kişiler arasında, yaşamak için çalışmak zorunda olanlar da var. Başlangıçta ve olayın aciliyetine uygun olarak, tek kalemde şekillendirilen yasak kararının, bu geniş kitlenin farklı durum ve ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor.</p>
<p>Özellikle bilişsel, psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları nedeniyle özel ihtiyaçları olan 65+ bireyler için, 9 Nisan tarihli İçişleri Bakanlığı genelgesiyle, “özel ihtiyaçları olan çocuk ve gençler” için getirilen istisnaya benzer bir uygulamanın hızla hayata geçirilmesi doğru olacaktır. Böyle bir düzenlemeyle, bu kişilerin, gerektiğinde refakatçılarıyla birlikte günlük fiziki aktivitelerini yapmaları sağlanabilir.</p>
<p>65+ bireylerin, genel sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde, günün belli saatlerinde, kendi mahalleleriyle sınırlı olarak, ve temel hijyen önlemlerine dikkat ederek sokağa çıkmalarına izin verilmelidir. Artık işlerlik kazanan İl ve İlçe Pandemi Kurulları, kendi bölgelerindeki ihtiyaç ve koşulları en iyi değerlendirerek, bu iznin ayrıntılarını düzenleyebilirler.</p>
<p>) 21 Mart tarihli genelgeyle, özellikle yalnız yaşayanlar başta olmak üzere, yaşlıların temel ihtiyaçlarının karşılanması bir dizi önlem alınmıştır. Bu önlemler, Valilikler,Kaymakamlıklar, Büyükşehir  ve ilçe belediyeleri  tarafından büyük özveri ve çabayla yürütülüyor.  Ancak yürütülen çalışmaların, yaşlıların temel ihtiyaçlarını –ilaç, gıda ve temizlik malzemeleri gibi- karşılamakla sınırlı kaldığı görülüyor. Oysa, meselenin özü, 65+ bireylerin toplam “iyilik hali”nin nasıl korunacağını düşünmekten geçmektedir. Yaşlıların ruhsal, fiziksel ve sosyal “iyilik halleri” bir bütün olarak ele alınmalı ve bir bütün olarak korunmaya çalışılmalıdır. Bu hedefin, sadece Kaymakamlık ve Belediye çalışanlarının çabası ile sağlanması, sürdürülmesi zor gözükmektedir. Bu kapsamlı seferberliğe sivil toplum kuruluşlarının, gönüllülerin katılımı sağlanmalı, teşvik edilmelidir.</p>
<p>Bütün iyileştirici düzenlemelere rağmen, pandemi koşulları sürdükçe, 65+ bireylerin evde izolasyonu temel koruyucu önlem olacak. Bu durum uzadıkça, aile, akrabalar ve komşulardan oluşan yakın koruma çemberinin üzerine düşen sorumluluk artacaktır.  Bu çemberde yer alan kişilerin, yaşlıların “iyilik hali” için, bugüne kadar yaptıklarından farklı ve yeni neler yapabileceklerini düşünmeleri, yaratıcı yeni yollar bulmaya çalışmaları gerekiyor: Yaşlılarla oyun oynayalım, hobi geliştirelim, balkona çiçek ekelim, eve kuş-kedi alalım&#8230; Ama her şeyden önce, yaşlının bir birey olduğunu, oturacak bir köşe, bir kap sıcak yemek, yatacak yataktan öte ihtiyaçları olacağını hep aklımızda tutalım.</p>
<p>Bu arada, 65 yaş üstü bireyler için hafta sonları günde 3 saat süreyle sokağa çıkma izni verilmesinin gündeme alındığı belirtiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/26/65-bireylere-sokaga-cikma-yasagi-yeniden-duzenlensin/">&#8220;65+ Bireylere Sokağa Çıkma Yasağı Yeniden Düzenlensin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİHV: Sokağa Çıkmak Son 3,5 Yılda En Az 351 Kez Yasaklandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/03/tihv-sokaga-cikmak-son-35-yilda-en-az-351-kez-yasaklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jan 2019 11:07:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[sokağa çıkma yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33892</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 Ağustos 2015 - 1 Ocak 2019 arasında toplam 11 il ve en az 51 ilçede resmi olarak tespit edilebilen yasaklar en çok Diyarbakır’da ilan edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/03/tihv-sokaga-cikmak-son-35-yilda-en-az-351-kez-yasaklandi/">TİHV: Sokağa Çıkmak Son 3,5 Yılda En Az 351 Kez Yasaklandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16 Ağustos 2015 – 1 Ocak 2019 tarihleri arasını (1234 gün) kapsayan bilgilere göre toplam 11 il ve en az 51 ilçede resmi olarak tespit edilebilen en az 351 sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşti.</p>
<p>Verilerin 16 Ağustos 2015’ten başlama nedeni olarak, bu tarihin süresiz (sona erdirileceği tarihin ucu açık bırakılarak) ve/veya gün boyu (24 saat sürmesi öngörülür biçimde) başlandığı ilk gün olması gösterildi.</p>
<h3><strong>En çok yasak Diyarbakır’da</strong></h3>
<p>TİHV verilerine göre, Türkiye tarihinde bu biçimi ile ilk kez uygulanan sokağa çıkma yasaklarının en çok görüldüğü il Diyarbakır oldu. 16 Ağustos 2015’ten bu yana, yani son 3 yıl, 4 ay, 16 günde;</p>
<p>Diyarbakır’da 204 kez, Mardin’de 54 kez, Hakkâri’de 23 kez, Şırnak’ta 13 kez, Bitlis’te 20 kez, Muş’ta 7 kez, Bingöl’de 7 kez, Tunceli’de 6 kez, Batman’da 6 kez, Elâzığ’da 2 kez ve Siirt’te 9 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.</p>
<p>Haberin tamamı için <a href="https://bianet.org/bianet/insan-haklari/204110-tihv-sokaga-cikmak-son-3-5-yilda-en-az-351-kez-yasaklandi" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/03/tihv-sokaga-cikmak-son-35-yilda-en-az-351-kez-yasaklandi/">TİHV: Sokağa Çıkmak Son 3,5 Yılda En Az 351 Kez Yasaklandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİHV: Doğu ve güneydoğuda son iki yılda 218 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/tihv-dogu-guneydoguda-son-iki-yilda-218-kez-sokaga-cikma-yasagi-ilan-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2017 13:12:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[2016 yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri: Fiili Otoriter Başkanlık Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[sokağa çıkma yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğu ve güneydoğu kentlerinde son iki yılda en az 218 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), çatışmalı dönemde sokağa çıkma yasaklarının uygulanmaya başlandığı 16 Ağustos 2015-1 Haziran 2017 tarihlerindeki yasak bilançosunu raporladı. Buna göre 10 kentte ve 43 ilçede süresiz veya gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasaklamaların toplam [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/tihv-dogu-guneydoguda-son-iki-yilda-218-kez-sokaga-cikma-yasagi-ilan-edildi/">TİHV: Doğu ve güneydoğuda son iki yılda 218 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu ve güneydoğu kentlerinde son iki yılda en az 218 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), çatışmalı dönemde sokağa çıkma yasaklarının uygulanmaya başlandığı 16 Ağustos 2015-1 Haziran 2017 tarihlerindeki <a href="http://tihv.org.tr/16-agustos-2015-1-haziran-2017-tarihleri-arasinda-ilan-edilen-sokaga-cikma-yasaklari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yasak bilançosunu raporladı.</a></p>
<p>Buna göre 10 kentte ve 43 ilçede süresiz veya gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasaklamaların toplam sayısı 218’i buldu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15399" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/1-haziran-1024x682-768x512.jpeg" alt="" width="768" height="512" /></p>
<p>Diyarbakır, 127 kez sokağa çıkma yasağı ilanıyla liste başı. Kenti, Mardin (32 kez), Hakkari (20 kez), Şırnak (13 kez), Bitlis (sekiz kez), Batman (üç kez), Muş (dört kez), Bingöl (beş kez), Dersim (beş kez) ve Elazığ (bir kez) takip etti.</p>
<p>Vakfın açıklamasında <strong>“Yasaklar başlamadan önceki 2014 nüfus sayımına göre ilgili ilçelerde yaşadığı bilinen en az 1 milyon 809 bin kişi başta en temel yaşam ve sağlık hakları ihlal edilerek bu yasaklardan etkilenmiştir”</strong> dendi.</p>
<h4>İHD de benzer rakamları vermişti</h4>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, sadece Diyarbakır’da 100 kez yasak ilan ediliğini belirterek, <strong>“1987-2002 OHAL’i olduğu dönemde 15 yılın toplamında Kürt illerinin toplamında 100 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmemişti”</strong> demişti.</p>
<p>İHD’nin <strong>‘2016 yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri: Fiili Otoriter Başkanlık Dönemi’</strong> raporunda da 300 bin öğrencinin yasaklar nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, 500 bin kişinin zorunlu göçe tabi tutulduğu belirtilmişti.</p>
<h4><strong>‘2 milyona yakın kişinin temel yaşam hakkı ihlal edildi’</strong></h4>
<p>Raporda yaşam hakkı ihlallerine ilişkin olarak da şu ifadeler yer aldı: Yasaklar başlamadan önceki 2014 nüfus sayımına göre ilgili ilçelerde yaşadığı bilinen en az 1 milyon 809 bin kişi başta en temel yaşam ve sağlık hakları ihlal edilerek bu yasaklardan etkilenmiştir.</p>
<p><a href="http://www.diken.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-son-iki-yilda-218-kez-sokaga-cikma-yasagi-ilan-edildi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/tihv-dogu-guneydoguda-son-iki-yilda-218-kez-sokaga-cikma-yasagi-ilan-edildi/">TİHV: Doğu ve güneydoğuda son iki yılda 218 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİKG ve TODAP Sur&#8217;da tahliye edilen çocuk görüntülerini değerlendirdi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/28/bikg-ve-todap-surda-tahliye-edilen-cocuk-goruntulerini-degerlendirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2017 12:50:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Barış için Kadın Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[BİKG]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Çolak]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[feride eralp]]></category>
		<category><![CDATA[sokağa çıkma yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[todap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birkaç hafta önce kamuoyuna Diyarbakır Sur&#8217;da sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerdeki tahliyeler sırasında çekilen video kayıtları sızdırıldı. Kayıtlarda yer alan çocukların tahliyesi, üst arama biçimleri yüzünden büyük tepki topladı. Barış için Kadın Girişimi&#8217;nden (BİKG) Feride Eralp ile Toplumsal Dayanışma için Psikologlar (TODAP) üyesi ve psikolog Burcu Çolak bu tahliye görüntüleri hakkındaki sorularımızı yanıtladı. &#8220;Çocukların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/28/bikg-ve-todap-surda-tahliye-edilen-cocuk-goruntulerini-degerlendirdi/">BİKG ve TODAP Sur&#8217;da tahliye edilen çocuk görüntülerini değerlendirdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birkaç hafta önce kamuoyuna Diyarbakır Sur&#8217;da sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerdeki tahliyeler sırasında çekilen video kayıtları sızdırıldı. Kayıtlarda yer alan çocukların tahliyesi, üst arama biçimleri yüzünden büyük tepki topladı. Barış için Kadın Girişimi&#8217;nden (BİKG) Feride Eralp ile Toplumsal Dayanışma için Psikologlar (TODAP) üyesi ve psikolog Burcu Çolak bu tahliye görüntüleri hakkındaki sorularımızı yanıtladı.</strong><span id="more-17628"></span></p>
<h4>&#8220;Çocukların tahliyesi sırasında çocuk ve insan haklarına aykırı bir yol izlendiğini görüyoruz&#8221;</h4>
<p><strong>-Kamuoyuna sızan tahliye görüntülerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p><em><strong>Feride Eralp:</strong></em> Görüntülerin sızdığı mı yoksa bilinçli olarak mı sızdırıldığı da başka bir soru tabii. Ama üzerinden zaman geçtikten sonra neden şimdi sosyal medyada bu tür görüntülerin yayılmaya çalışıldığını da sormadan edemiyoruz. Görüntü yaygınlaştırmanın kendisinin Cizre&#8217;de, Yüksekova&#8217;da, İdil&#8217;deki duvar yazılamalarında nasıl bir şiddet biçimi haline geldiğine hep birlikte tanıklık ettik sonuçta. Dolayısıyla bu görüntülerin aradan bir yıl geçtikten sonra servis edilmesini de çocukların teşhir edilmesinin bir yöntemi ve savaş politikasının bir parçası olarak görmek mümkün. Bu görüntüler de çatışmaların yaşanmakta olduğu ve abluka altındaki Sur&#8217;dan 104. günde çıkabilen çocukların çıkarken kolluk kuvvetleri tarafından nasıl arandığının görüntüleri. Ayakkabıları çıkarttırılarak ve karnı açtırılarak aranılan bir kız çocuğu var, arkadan da cinsiyetçi küfür ve hakaretler, tehditler duyuluyor. Zaten 104 gündür bombalar altında, her an yakınlarından birinin veya kendilerinin ölüm tehlikesiyle, susuz, yemeksiz, elektriksiz yaşamak zorunda bırakılan, mahallelerinin duvarında tecavüz tehditleriyle dolu duvar yazılamaları bulunan, her türlü hakları ayaklar altına alınmış olan bu çocuklar çatışma alanından çıkarılırken de yine aynı korkuya maruz bırakılıyorlar. Travmalarına yenilerini eklememek için başta çocuk hakları dernekleri olmak üzere sivil toplum örgütlerinden o süreçte destek istenebilirdi, pedagoglar eşliğinde çıkarılabilirlerdi. O dönemde çok sayıda sivil toplum örgütü buna aday olmuştu. Biz de o günlerde Barış için Kadın Girişimi olarak Sur&#8217;daki Dicle Fırat Kültür Merkezi&#8217;nde nöbetteydik ve bu talebi desteklemiştik. Şimdi ortaya çıkan görüntülerden bizler gibi o dönemde sivillerin çıkarılmasında, ablukanın kaldırılmasında ve sivillerin oradan çıkışı sırasında bağımsız gözlemcilerin bulunmasında ısrar edenlerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Çocukların tahliyesi sırasında çocuk ve insan haklarına aykırı bir yol izlendiğini görüyoruz. Üstüne üstlük sonrasında da bu çocukların bir kısmının ebeveynlerinin tutuklanıp aileleri olmasına rağmen bir cezalandırma biçimi olarak sosyal hizmetlere verildiğini öğrendik.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11187" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/Feride_Eralp-e1485598254845.jpg" alt="" width="586" height="554" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/Feride_Eralp-e1485598254845.jpg 586w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/Feride_Eralp-e1485598254845-320x303.jpg 320w" sizes="(max-width: 586px) 100vw, 586px" /></p>
<h4>&#8220;Bölgedeki sivil halkı terörize eden algı politikasının bir ürünü çocuklara terörist muamelesi yapmak&#8221;</h4>
<p><em><strong>Burcu Çolak:</strong></em> Güvenlik tedbiri açısından montunu çıkarması istenebilir ancak ardından gerçekleşen süreçte gerçekçi bir risk olmadığı görünüyor. Ellerini kaldırarak savaş ortamından çıkmaya çalışan bir çocuk var. Bomba düzeneğinin olmadığı görülse dahi silah var mı diye bakılıyor galiba. İncecik giyinmiş, silah koyacak yer yok. İnce bluzun altında silah olamayacağı belli olsa da bluzunu kaldırmak, göbeğini, sırtını açmak zorunda kalıyor bir çocuk. Elinde silahı sürekli insanlara doğru olan o kadar askerin içinde bu çocuk silah taşısa ne yapabilir, neden taşısın? Çok sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı, insanların yargısız infaz edildiği, yaşam mücadelesi verilen bir bölgede sadece oradan geçmeye çalıştığı her halinden belli olan bir çocuğa haksız güç uygulanıyor, bölgede süren, halka yöneltilmiş şiddetin bir parçası sadece. Bölgedeki sivil halkı terörize eden algı politikasının bir ürünü çocuklara terörist muamelesi yapmak. Güvenlik güçleri de öldürülüyor evet, hayatlarını korumak zorundalar. Ancak bunu gerçek dışı terör politikalarına göre yapamazlar. Çocukların sokakta, evlerinde, kucakta kurşunlanarak öldürülmesi ve bunu yapanların yargılanmaması da küçük çocuklara kadar varan terörize etme politikasının, ırkçılığın, nefretle toplumu kutuplaştırıp korku iklimi yaratma çabalarının parçası.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11188" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/burcu-colak-e1485598341942.jpg" alt="" width="470" height="451" /></p>
<h4>&#8220;Çıplak aramalar güvenlik tedbiri olarak gösterilip şiddet uygulamanın aracı olarak kullanılıyor&#8221;</h4>
<p><strong>-Çocukların üstlerinin aranması prosedürünü cinsel istismar olarak değerlendiren insanlar var. Siz ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><em><strong>Feride Eralp: </strong></em>Çocukların maruz kaldığı küçük düşürücü muameleye, öldürülmüş insanların bedenlerinin yanından yürüyerek geçmek zorunda kaldıktan sonra böyle tehdit ve hakaret ortasında kolluk güçlerinin onların kıyafetlerini kaldırtmasına, her ne şekilde tanımlarsak tanımlayalım, isyan etmek, bu hak ihlaline itiraz etmek önemli. Şiddetin cinsel istismar olarak nitelendirilmesi veya nitelendirilmemesi bunu değiştirmez. Savaşta yaşatılan şiddetin tamamının cinsiyetlendirildiğini, savaşın kendisinin cinsiyetlendirilmiş bir olgu olduğunu BİKG olarak defalarca tartıştık. Bu, son abluka sürecinde mekanların yalnızca mermi ve bombalarla değil tecavüz tehditlerinin duvarlara yazılması yoluyla sembolik olarak da kuşatılmasıyla iyice açığa çıktı. Çocukların bu görüntüde maruz kaldığı şiddeti bağlamından kopuk olarak düşünemeyiz. Tüm bu gördüklerimiz hem o çocuğun hem görüntüleri izleyenlerin zihninde canlandırdığı tüm hayaletlerle anlamlı. Barış için Kadın Girişimi olarak çözüm sürecinde Lice&#8217;ye gitmiştik. Orada askerlerin çarşıda yürümesinin, karakol kulelerinden evlerin avlularının gözükmesinin bile kadınlar için &#8211; 90&#8217;lı yıllarda karakollardaki tecavüzlerin hatırasıyla &#8211; nasıl cinsel şiddet olarak yaşandığını dinlemiştik. Anonsla kazağını kaldırması istenen kız için de 104 gündür yaşadıklarının yanı sıra koskoca 90&#8217;lı yılların tarihinin anlatılagelen ağırlığı var. Tüm bunlarla birlikte şiddetin kendisinin, çocuklara neyin yapılıp yapılmadığından bağımsız olarak cinsel boyutları da olduğunu söylemek mümkün.</p>
<p><strong><em>Burcu Çolak:</em></strong> Montun çıkarılması ve geri giyilmesi istenebilir ancak ardından süren müdahale bölgede özel harekatçıların tanık olduğumuz tecavüzcü erkek şiddetinden farkı yok. Korku ve baskı kültüründe, güçler hiyerarşisi aşırılaştığında tedbirler, güvenlik işlevi olmayan işkencelere dönüyor. Çıplak aramalar güvenlik tedbiri olarak gösterilip şiddet uygulamanın aracı olarak kullanılıyor. Yetişkinlerin arandığı güvenlik noktalarında çocukların da üzerlerindeki kalın ve bol kıyafetlerin,  -altında mutlaka kıyafetleri kalarak- çıkarılması istenebilir. Ancak çıplaklığa varan aramalar cinsel saldırı ve istismardır evet.</p>
<h4>&#8220;Tahliye sürecinin o dönemde de sivil toplum kuruluşlarından ve uluslararası gözlemcilerden oluşan bağımsız bir heyet eşliğinde gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen birçok kurum vardı&#8221;</h4>
<p><strong>-Sizce bu tahliye süreci nasıl gerçekleşmeliydi?</strong></p>
<p><em><strong>Feride Eralp:</strong></em> Yukarıda da belirttiğim gibi tahliye sürecinin o dönemde de sivil toplum kuruluşlarından ve uluslararası gözlemcilerden oluşan bağımsız bir heyet eşliğinde gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen birçok kurum vardı. Bu heyetin içinde pedagogların da yer almasıyla çocuklar için daha az travmatik bir ortam yaratılmaya çalışılabilirdi. Tüm bunlar defalarca dillendirilmesine rağmen gerçekleştirilmediği gibi üzerine bu görüntülerdeki sahneler yaşandı. Abluka kalktığında bile mahallelere uluslararası gözlemcilerin girmesine izin verilmedi.</p>
<p><em><strong>Burcu Çolak:</strong></em> Aramalar yapılırken güvenlik güçlerine sınırsız yetki verilemez. Aranan insanın haklarını gözeten, psikolojik sağlığını koruyan, gerçekçi risk analizi yapabilen bir sistem geliştirilmeli. X-ray cihazı ya da el cihazı aramaları çıplak aramaların yerine kullanılmalı. Güvenlik güçleri aramayı gerçekçi analizlerle gerekli görüyorsa bunu minimal düzeyde yapmalılar, çocuğu endişelendirmeden, ellerini kaldırmasını istemeden, nazik konuşarak, seslerini yükseltmeden, montundan daha fazlasını çıkarmasını, üzerini açmasını istemeden yapılabilir.</p>
<h4>&#8220;Böyle bir ortamda bu görüntülerin yayılması özellikle sosyal medyada çok hızlı bir nefret haline sebebiyet verebiliyor&#8221;</h4>
<p><strong>-Görüntüler Türkiye&#8217;deki çatışma ortamını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p><strong>Feride Eralp:</strong> Türkiye&#8217;de artık çatışma ortamının bile çok ötesine geçmiş gergin ve her açıdan çok kutuplaşmış bir ortam var. Böyle bir ortamda bu görüntülerin yayılması özellikle sosyal medyada çok hızlı bir nefret haline sebebiyet verebiliyor. Bazıları sadece bu görüntüde de değil, genel olarak bu tür görüntülerde yapılanları alenen alkışlayınca ve destekleyince bu, toplumun vicdanında derin yaralar açabiliyor; yarın öbür gün yüz yüze bakmayı zorlaştırıyor. Her gün böyle karşı karşıya gelişlerin onlarcası yaşanıyor; ama özellikle bu kadar açıkça çocuklara şiddet uygulandığını gösteren görüntülerin bilerek servis edilmesiyle yeni bir boyuta taşınıyor.</p>
<h4>&#8220;Sivil toplumun bu alanda rolü çok önemli olmasına rağmen şu anda sivil toplumun bir şey yapmasının önünde birçok engel var&#8221;</h4>
<p><strong>-Savaş ortamında psikolojik ve fiziksel olarak zarar gören çocukları korumak adına sivil toplum neler yapmalı?</strong></p>
<p><strong>Feride Eralp:</strong> Sivil toplumun bu alanda rolü çok önemli olmasına rağmen şu anda sivil toplumun bir şey yapmasının önünde birçok engel var. Buna Olağanüstü Hal KHK&#8217;larıyla kapatılan dernekler arasında Gündem Çocuk gibi çocuklar yararına faaliyet gösteren bir derneğin bulunması bir örnek. Mesele Gündem Çocuk Derneği&#8217;nin yalnızca kapatılması da değil, aynı zamanda kapanmadan önce dahi Çocuklar için Barış Girişimi kapsamında çatışma bölgelerinde çocuklarla yapmak istedikleri (patlamamış maddelere dair farkındalık eğitimi gibi) çalışmaların sistematik bir biçimde yasaklanması. Böyle koşullar altında, savaş ortamında psikolojik ve fiziksel olarak çocukları korumanın kendisi bile kolaylıkla &#8216;terörist faaliyet&#8217; olarak adlandırılabiliyor; dolayısıyla herhangi bir şey yapmak çok zor hale geliyor.</p>
<h4>&#8220;Çatışma ortamında güvenlik güçleri tarafından öldürülen çocukların mahkemelerini kitlesel takip etmek, bu konuda toplumsal hafıza yaratmak çok önemli&#8221;</h4>
<p><em><strong>Burcu Çolak:</strong></em> Sivil toplum, çocuk haklarını sürekli gündem yaparak önleyici tedbirlerde bulunabilir. Kapatılan Gündem Çocuk&#8217;un yaptığı gibi. Savaş ortamında devlete imzaladığı uluslararası sözleşmeleri hatırlatarak çatışma ortamında çocukları koruması için takipte olabilir. Çatışma ortamında güvenlik güçleri tarafından öldürülen çocukların mahkemelerini kitlesel takip etmek, bu konuda toplumsal hafıza yaratmak çok önemli. Çocuk katılımlı barış çalışmaları çocukların mağduriyet yaşadıkları süreçte özne haline gelmelerini sağlamak için mutlaka yapılmalı. Çocukların politik özneler olduğunu gerçeği iktidar ve ana akım medya tarafından &#8220;Çocuklar sokağa sürülüyor&#8221; şeklinde veriliyor. Çocuklar içinde büyüdükleri gerçeklik neyse onu yaşıyorlar. Savaşta büyüyorsa tabii ki buna direnen oluyor. Etkilendiği neyse tam da onda etkin olma, sokağa çıkma, eylem yapma hakkına sahipler. Sivil toplum iktidara ve medyaya karşı bunu hatırlatmalı, savunmalı. Bu durum çocukların yaşamını korumakla çelişen bir şey değil. Etkilendiğinde etkin olma savaş bölgelerindeki çocuklara iyi gelen, sağlıklarını korumalarına, mücadele gücü kazanmalarına sebep olan bir durum. Kendi iradeleri ile katılımlarını sürekli engellemek gerçekçi değil. Devletse çocukların hayatını korumakla yükümlü. Çocuklar zaten bölgede devlete karşı direniş gösteriyorlar. Çocukların politik katılımı ve yaşam hakları, ikisi de devlet tarafından reddedilen bir durum. O nedenle mesele çocukların sokağa çıkması değil. Çocuklarda silah yok, onlara doğrultulmuş silahlar var. Travma sonrasında ise gönüllü psiko-sosyal destek ağlarının oluşturulması, ulaşılabilir ve nitelikli olması gerekli.Türkiye&#8217;de PSDA, İHD, THİV gibi örgütlenmeler bunu dayanışma ile gerçekleştirmeye çalışıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/28/bikg-ve-todap-surda-tahliye-edilen-cocuk-goruntulerini-degerlendirdi/">BİKG ve TODAP Sur&#8217;da tahliye edilen çocuk görüntülerini değerlendirdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
