<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil Toplumun Geleceği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplumun-gelecegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplumun-gelecegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jun 2023 11:52:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil Toplumun Geleceği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplumun-gelecegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Sivil Toplumun Geleceği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/22/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 11:52:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal destek]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşanan sosyal, siyasi ve iktisadi birçok krizin çözüm kapısı sivil toplum olabilir. Ancak bunun için sivil toplumun önce kendi handikaplarına çözüm üretmesi gerekiyor. Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin Chrest Vakfı ve Friedrich-EbertStiftung desteği ile hazırladığı “Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması” adlı rapor, Türkiye’de sivil toplumun durumuna, sorunlarına ve beklentilerine ışık tutuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/22/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/">Türkiye’de Sivil Toplumun Geleceği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sivil toplum ne durumda? Siyasi iklimden etkileniyor mu? Hangi sorunları aşamıyor? Gönüllüler hangi motivasyonla hareket ediyor? Ne hissediyorlar? Gelecekten ne bekliyorlar? Türkiye’deki sivil toplum ve medya ekosistemine bağımsız bir zemin sağlamak amacıyla kurulan Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin Chrest Vakfı ve Friedrich-EbertStiftung desteği ile hazırladığı “<a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/STGelecegi-Aras%CC%A7tirma-O%CC%88zeti.pdf" target="_blank" rel="noopener">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a>” adlı rapor bu sorulara cevap arıyor.</p>
<p>Raporda, katılımcılara sivil toplumun sorunları açık uçlu olarak sorulduğunda bütçe kısıtı ilk sırada yer alıyor. Bu durum, sivil toplumun üç finansal kaynağı olan fonlar, iş birlikleri ve kitle-fonlamadaki yapısal sorunlardan kaynaklanıyor.</p>
<h5><b>Finans Kaynakları</b></h5>
<p>Fonlar sivil toplumun en önemli finans kaynağı, ancak bünyesinde birçok handikap barındırıyor.</p>
<p>Bunlardan ilki, bürokratik süreçler. Bürokratik süreçler fonun hüviyetine göre değişiklik gösteriyor. Avrupa Birliği tarafından verilen fonlar başvuru ve değerlendirme aşamasında, devlet kurumları tarafından verilen fonlar ise izleme aşamasında ciddi bürokrasi gerektiriyor.</p>
<p>İkincisi, bilgi maliyeti. Fonlara nasıl başvurulacağını bilmek, destek almayı hak edecek kurumsallık düzeyi kadar önemli. Başvuru formunda anahtar kelimeler belirtilmediği takdirde sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerine uzun süredir devam ediyor olması, nitelikli insan kaynağına sahip olması, tüzel bir kişiliğe sahip olması gibi kurumsallaşmayı gösteren birçok faktör fon başvurularında önemli ölçüde anlamsızlaşıyor.</p>
<p>Üçüncüsü, değerlendirme süreci. Değerlendirme süresinin uzun olması, değerlendirme kriterlerinin şeffaf olmaması, başvuruyu değerlendiren uzmanın kişisel görüşlerinin değerlendirmede başat faktör olması, önde gelen olumsuzluklar arasında yer alıyor.  Aynı zamanda değerlendirme sürecine ilişkin “kayda değer” durumu öğrenebilmek belli sosyal ağlara dahil olmayı gerektiriyor.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının bir diğer finansal kaynağı, iş birlikleri. Türkiye’de sivil toplumun başka kurumlarla iş birliği sürecinde fasit bir daire söz konusu. Sivil toplum kuruluşları başka kurumlarla iş birliği yapmak için kurumsallaşmaya, kurumsallaşma için iş birliklerine ihtiyaç duyuyor. İşsiz sayısının yüksek ama iş verecek nitelikte kimsenin olmadığı istihdam piyasasına benzer şekilde burada da bir beceri uyumsuzluğu oluşuyor. Örneğin Denge ve Denetleme Ağı tarafından hazırlanan “<a href="https://www.dengedenetleme.org/publication/221/AFETLERDE-SiViL-TOPLUM---Birarada-Dayanisma-Toplantilari--Sorunlar--Deneyimler-ve-cozumler">Afetlerde Sivil Toplum</a>” adlı raporda, deprem sonrası dönemde dezavantajlı grupların daha da dezavantajlı hale geldiği, deprem bölgesine yapılan yardımların tek tipleştiği, dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu bağlamda, depremzede dezavantajlı grupların farklılaşan ihtiyaçlarına yönelik bölgede o konuda uzmanlaşmış sivil toplum kuruluşları ile hem özel sektörün hem de kamu kurumlarının iş birliği geliştirmesi gerekiyor, ancak sivil toplum gerekli kurumsallaşmayı sağlayamadığı için tüm paydaşlar aynı şeyi talep ediyor olsa dahi böyle bir iş birliği gerçekleşemiyor.</p>
<p>Sivil toplumun üçüncü finansal kaynağı olan kitle fonlama ise yaygın bir kullanım alanına sahip değil. Türkiye’de sivil toplum, genel itibarıyla yardım ve bağış faaliyetleriyle ilişkilendiriliyor. Bu sebeple sivil toplum, yardım ve bağış haricindeki alanlarda kitlesini finansal destek için ikna etmekte zorlanıyor. Diğer taraftan, birçok kitle fonlama platformu ödemeleri döviz üzerinden alıyor ve yüksek oranlı komisyon talep ediyor. Bu durum hem bağış alan hem de bağış yapan kişinin motivasyonunu azaltıyor.</p>
<h5><b>Kurumsal ve Toplumsal Destek </b></h5>
<p>“Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması” raporunda bütçeden sonra öne çıkan sorun ise kurumsal/toplumsal destek bulamama.</p>
<p>Sivil toplum faaliyetlerinin görünürlük kazanması ve kitleselleşmesinin önünde önemli toplumsal ve dijital bariyerler bulunuyor. Mevcut sosyal medya platformlarının algoritmaları -özellikle bugünlerde- ortaya konan çalışmaların kitleselleşmesini önemli ölçüde etkiliyor. Etkileşim genelde belli sosyal sinyallemeler etrafında oluşuyor. Bu sinyallemelerin dışında kalan duyuru ve içerikler arka planda kalıyor. Bununla birlikte, sosyal sinyalleme etrafında oluşan etkileşim kümelerine önemli ölçüde sadakat gösterilmesi gerekiyor. Sosyal medyada hedef kitlenin duygu ve düşüncelerini etkileyen kişi ve kurumların işaret ettiği şekilde davranmadığınız taktirde dijital tecrit başlıyor.</p>
<p>Bu duruma paralel şekilde, kitleselleşme de zorlaşıyor. Gündemin hızlı değişmesi, siyasetteki çıkar grupları arasındaki çatışmanın sivil toplum gönüllüleri arasında duygusal yük oluşturması, siyasi tercihlerin toplumsal kimlik olarak algılanması, sivil toplum kuruluşlarının önünde toplumsal bir bariyer olarak duruyor.</p>
<p>Burada, 2023 seçimlerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Seçim döneminde Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayı uzunca bir süre belirsiz kaldı. Bu dönemde “doğru aday” tartışmalarına birçok sivil toplum mensubu iştiyakla katıldı. “Bu seçim o seçim” motivasyonuyla devam eden bu tartışmalar, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanması ile enerjisini Cumhur İttifakı’na doğru yöneltti. Olası bir Millet İttifakı iktidarını muhtemel gören birçok sivil toplum kuruluşu politik bir zemine kaydı ve birçok sivil toplum gönüllüsü milletvekili adayı oldu. Hem Cumhur İttifakı hem Millet İttifakı’nın oluşturduğu kritik seçim algısı bu politize olma motivasyonunu iyice tetikledi. Ancak seçim Cumhur İttifakı lehine sonuçlandı. Sonuç itibarıyla Millet İttifakı’nın yanında konumlanan sivil toplum iki çıkmaza düştü. İlki, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanmasıyla adaylık öncesi kendisine getirilen eleştiriler yokmuş gibi yapılmaya çalışıldı. İkincisi, seçimi kaybetmesiyle Kılıçdaroğlu eleştirileri yeniden dillendirilmeye başlandı. Neticede Millet İttifakı’nın yanında konumlanarak hem olası bir iktidar değişikliğinde talep edeceği imtiyazları elde edememiş hem de “politika bizi ayrıştırıyor, hep beraber müşterekler üzerinde birleşelim” deme meşruiyetini yitirmiş oldu.</p>
<p>Raporda savunucular ve uzmanlar arasında dile getirilen başka bir sorun ise insan kaynağı.</p>
<h5><b>İnsan Kaynağı</b></h5>
<p>Sivil toplum, yapısı gereği belli bir alana yönelik çözüm ürettiği için belli bir alanda uzman olan insan kaynağına ihtiyaç duyuyor. Bu uzmana ulaşmak, ulaştıktan sonra onu çalışmalara dahil etmek, dahil ettikten sonra devamlılığı sağlamak büyük gayret gerektiriyor. Sivil toplum sosyal etkiyi öncelediğinden, sosyal etki de uzun erimli bir motivasyon gerektirdiğinden, Türkiye gibi gündemin çok hızlı değiştiği bir ülkede insan kaynağının hedefe tutunma iştiyakını sürdürmek hayli emek istiyor.</p>
<p>İnsan kaynağı sağlamanın iki yolu var: Birincisi profesyonel, ikincisi gönüllülük esasına dayalı. Sivil toplum, gönüllülük üzerine kurulu ama kurumsallaşma ve nitelik profesyonel bir ilişkiye ihtiyaç duyuyor. Bu sebeple insan kaynağı yönetilirken gönüllü-profesyonel dengesinin bozulmadan devam etmesi gerekiyor.</p>
<p>Sivil toplumda yer alan uzmanlar birbirine mecbur ama mahkûm değil. Gönüllülük faaliyetlerinin başladığı fikir evresinde düşünceler öndeyken fikir olgunlaşmaya başladıkça kişilerin egoları ön plana çıkıyor. Fikir ortak olsa dahi kişilerin uyumu da önemli bir etken oluyor.</p>
<p>İnsan kaynağı kısıtının başka bir veçhesi de sivil toplum gönüllülerinin sivil toplum faaliyetlerine ayırabildiği zaman.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum gönüllülerinin faaliyetlere ayırabildiği zaman son derece kısıtlı. OECD iş-yaşam dengesi <a href="https://www.oecdbetterlifeindex.org/topics/work-life-balance/">verilerine</a> göre Türkiye; Meksika, Kolombiya ve Kosta Rika’dan sonra listenin sonunda yer alıyor. İş-yaşam dengesini oluşturan göstergelere daha detaylı baktığımızda Türkiye’de haftada ortalama 50 saat veya daha fazla çalışanların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 25. Bu göstergede Türkiye, Meksika’dan sonra listenin en aşağısında yer alıyor. Tatile ve boş zamana ayrılan süreye bakıldığında ise Türkiye’nin 41 ülke içinde 28’inci sırada yer aldığı görülüyor. Bir sivil toplum gönüllüsünün faaliyetlerine maişet kaygısı gütmeden devam edebilmesi için halihazırda bir işte çalışması gerekiyor, ancak bir işe girdiğinde gönüllülük faaliyetleri için son derece kısıtlı bir zamanı oluyor.</p>
<p>Sonuç itibarıyla, Türkiye’de yaşanan sosyal, siyasi ve iktisadi birçok krizin çözüm kapısı sivil toplum olabilir. Ancak bunun için sivil toplumun önce kendi handikaplarına çözüm üretmesi gerekiyor.</p>
<p>Yazar: Ömer Burak Tek</p>
<p><a href="https://www.perspektif.online/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/" target="_blank" rel="noopener">Yazıyı kaynağından okumak için tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/22/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/">Türkiye’de Sivil Toplumun Geleceği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması Ne Söylüyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi-ne-soyluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2022 07:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması STÖ’lerin içinde bulunduğu durum hakkında üzerinde düşünülmesi gereken veriler ortaya koyuyor. Araştırmanın, 79 ilde, 552 katılımcı ve hemşehri dernekleri dahil Türkiye’deki STÖ’lerin faaliyet gösterdiği tüm alanları kapsayan geniş örneklem grubu ile yapılmış olması, ulaşılan sonuçların önemini daha da artıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi-ne-soyluyor/">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması Ne Söylüyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplum örgütlerini (STÖ) etkileyen siyasal, ekonomik ve sosyal nedenleri ortaya koymak; ulusal düzeydeki politika yapıcılar, araştırmacılar, yararlanıcılar, bağışçılar ve STÖ çalışanları dahil olmak üzere farklı hedef gruplar için önemlidir. Çünkü bu grupların her biri, STÖ’lerin siyasal ve sosyal etkililiği konusunda farklı bakış açılarına sahiptir.</p>
<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan <a>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a> STÖ’lerin içinde bulunduğu durum hakkında üzerinde düşünülmesi gereken veriler ortaya koyuyor. Araştırmanın, 79 ilde, 552 katılımcı ve hemşehri dernekleri dahil Türkiye’deki STÖ’lerin faaliyet gösterdiği tüm alanları kapsayan geniş örneklem grubu ile yapılmış olması, ulaşılan sonuçların önemini daha da artıyor.</p>
<p>Esasen bugüne kadar gerek diğer ülkelerde gerekse Türkiye’de yapılan STÖ’lerle ilgili tüm araştırmalar bazı ortak bulguları içeriyor. Araştırmalarda karşımıza çıkan temel sorunları aşağıdaki başlıklarda toplamak mümkün:</p>
<ol type="1">
<li>Ulusal mevzuattaki düzenlemelerin yetersizliği ya da uygulamanın yasal çerçeve ile uyumsuz olması,</li>
<li>STÖ’lerin her bakımdan etkililiğini doğrudan etkileyen ve ilgili ülkedeki demokratik standartları belirleyen örgütlenme özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü konularında geriye gidişler,</li>
<li>Karar vericilere erişimde ve taleplerini yasa ve politika oluşturmaya dahil etmede yaşanan zorluklar,</li>
<li>Finansal kaynaklara erişimde ve faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamada yaşanan engeller.</li>
</ol>
<p>Bu sorun alanlarına günümüzde bazı Avrupa Birliği ülkeleri de dahil olmak üzere artık daha sık karşılaştığımız yeni bir sorun alanı daha eklemek mümkün: STÖ’leri kriminalize etmeye, gayrimeşrulaştırmaya, damgalamaya yönelik olumsuz söylemler de dahil olmak üzere sivil aktivistlere yönelik tacizler. Belarus, Macaristan, Rusya ve Türkiye’yi ise bu sorunun güncel olarak yaşandığı ülkelere örnekler olarak sayabiliriz.</p>
<p>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması’na bakıldığında yukardaki 4 maddenin araştırmanın sonuçlarına yansıdığını görüyoruz. Kanımca araştırmanın en dikkat çekici sonucu son 5 yılda STÖ’lerin etkisinin değerlendirilmesi ile ilgili olanı. Araştırma özetinde de belirtildiği üzere bu konuda ciddi bir “kafa karışıklığı” yaşanıyor. Araştırmanın STÖ’ler ile yapılmış olması ve anket çalışması sonuçlarının derinlemesine görüşmeler ile uyumlu olması “kafa karışıklığını” daha da önemsememizi gerektiriyor.</p>
<p>Araştırmada sorulan son beş yılda sivil toplumun etkisinin artıp artmadığına ilişkin soruya verilen yanıtların sonuçlarına göre katılımcıların yaklaşık %68’i etkisinin arttığını veya aynı kaldığını düşünüyor. Üstelik, Mesleki ve Sektör örgütleri ile Siyasi Yönelimli STÖ’lerden görüşmecilerin oldukça yüksek düzeyde (sırasıyla %45,5 ve %42,9) etkinin azaldığını belirtmesine rağmen bu oran %68. Bu iki grubun etkisinden arındırılmış sonuçlar, katılımcıların %70’inden fazlasının sivil toplumun etkisinin aynı kaldığını ya da arttığını düşündüğünü gösteriyor.</p>
<p>Oysa Türkiye’nin son 5 yılı; parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği; 2 yıl boyunca OHAL’in uygulandığı; TBMM, bakanlıklar ve Merkez Bankası dahil bağımsız kurumların etkisinin azaldığı; yargı bağımsızlığının toplum nezdinde dahi tartışıldığı bir zaman dilimine denk düşüyor. Bu alanda yapılan başka araştırmalar da sivil alanın daralmasına ilişkin sonuçlar ortaya koyuyor. Siyasi analistler ise otoriterleşmenin arttığına ilişkin değerlendirmeler yapıyor.</p>
<p>Bu sonuç bir anlamıyla STÖ’lerin kendi varlık koşullarını doğrudan etkileyen konularda az çok ortaklaşan bir analize sahip olmadığını da gösteriyor. Ama ülkenin genel koşullarının analizindeki bu kafa karışıklığı araştırmanın diğer bölümlerindeki sonuçlar ile uyumsuz. Örneğin katılımcılar, içinde oldukları örgütleri değerlendirirken farklı düşünüyorlar ve kendi örgütlerinin etkisinin azaldığını, aktifliklerinin ve toplumsal etkileşimlerinin düştüğünü belirtiyorlar.</p>
<p>Sonuç olarak bu araştırma, STÖ’lerin kendilerini çevreleyen siyasal, ekonomik, toplumsal koşullar üzerine daha çok konuşması, fikir üretmesi, yapısal değişikler gerçekleştirmesi gerekliliğini gösteriyor. Elbette tüm bunları STÖ’lerin ancak ve ancak demokratik ve şeffaf bir siyasi sistemin varlığı, yurttaş olmayanlar da dahil olmak üzere herkesin herhangi bir siyasal veya yasal kısıtlama olmaksızın talepler oluşturmasının ve katılımının engellenmemesi koşuluyla değişime katkıda bulunma yeteneğine sahip olduğunun altını çiziyor. Bu araştırma esasen, örgütlü katılımın araçları olan STÖ’lerin etkililiği ya da kolektif motivasyonunun yüksekliği konusunda verili koşullardaki demokratik standartların ve siyasal koşulların belirleyiciliğini göz ardı etmeden yukarıdaki eylemlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><em>Fotoğraf: <a href="https://unsplash.com/@rita_vicari">Rita Vicari</a> </em></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Rapor özetine ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><em>*Bu içerik Daktilo 1984 ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi-ne-soyluyor/">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması Ne Söylüyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumun Geleceği, Dip Dalga Umudu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplumun-gelecegi-dip-dalga-umudu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2022 07:32:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daktilo 1984 ekibinden Aybike Boyacıoğlu ve İlkan Dalkuç, Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği'nin, “Sivil Toplumun Geleceği” raporu bağlamında Emine Uçak ve Yörük Kurtaran ile sivil toplumun yıllar içindeki dönüşümünü, Türkiye’de yaşanan standartsızlık, yasaklar, keyfilik ve yavaşlık gibi zorlukları konuştular. Sivil toplumun gelecekteki imkanlarının, sivil topluma dair umutların tartışıldığı yayında gençlerin sivil toplumla, yaşamla, siyasetle ilişkisinin de üzerinde duruldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplumun-gelecegi-dip-dalga-umudu/">Sivil Toplumun Geleceği, Dip Dalga Umudu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Sivil Toplumun Geleceği, Dip Dalga Umudu" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/y4GT7FgSBbk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><em>*Bu içerik Daktilo 1984 ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplumun-gelecegi-dip-dalga-umudu/">Sivil Toplumun Geleceği, Dip Dalga Umudu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumun Geleceği, Baskılara Karşı Motive Olmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplumun-gelecegi-baskilara-karsi-motive-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2022 07:29:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82495</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daktilo 1984 ekibinden Aybike Boyacıoğlu ve İlkan Dalkuç, Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği'nin, “Sivil Toplumun Geleceği” raporu bağlamında Rümeysa Çamdereli ile sivil toplumun yaşadığı mevzuat, finansman gibi sorunları, sivil toplum çalışanı olmanın getirdiği yükleri ve motivasyonlarını konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplumun-gelecegi-baskilara-karsi-motive-olmak/">Sivil Toplumun Geleceği, Baskılara Karşı Motive Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Sivil Toplumun Geleceği, Baskılara Karşı Motive Olmak" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/W5v4eNDDMHE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><em>*Bu içerik Daktilo 1984 ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplumun-gelecegi-baskilara-karsi-motive-olmak/">Sivil Toplumun Geleceği, Baskılara Karşı Motive Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motive Ama İçine Kapanmış: Sivil Toplum</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/14/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlkan Dalkuç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2022 09:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daktilo 1984 ekibinden İlkan Dalkuç, Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği olarak yayınladığımız 'Sivil Toplumun Geleceği' raporunu değerlendirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/14/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/">Motive Ama İçine Kapanmış: Sivil Toplum</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de “devlet”in kapladığı alan, Osmanlıdan beri muadili devletlerin üzerinde oldu. Siyasi, fikri tartışmalar; tartışmanın kendisine, ideallere, fikri farklılıklara dair olmadı. Tersine odağında devlet ve devleti kurtarma amacı yer aldı.</p>
<p>Modernleşme sürecinde Türkiye’de tüm dünyaya paralel şekilde teşkilatlanan ve cihazlanan devlet aygıtı fikri, alandan ve metropolden maddi sahaya, taşraya doğru genişledi. Türkiye’nin iki yüz senelik modernleşme tarihinde devletin sınırları değişse de toplum ile arasındaki bu genişleme ilişkisi değişmedi.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum ise daima devletin gölgesinde kaldı. 70’lerin sonu 80’lerin başından itibaren hızlı kentleşme ve artan iletişim imkanlarıyla birlikte AB sürecinin de katkısıyla tüm dünyaya paralel şekilde 3. sektör olarak sivil toplumun nispeten öne çıktığı gözlendi. Son yıllarda ise sivil toplumun, iyimser bir bakışla, durakladığı söylenebilir. Sivil toplumun sembol isimlerinden Osman Kavala 1 Kasım 2017’de tutuklandı. Kavala tutuklandığı günden bu yana cezaevinde. AİHM kararlarına rağmen ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan Kavala isminde simgelenen baskı da tüm sivil toplumun üzerinde hissediliyor. Gezi Parkı eylemleri, Çözüm Süreci’nin bitişi ve 15 Temmuz Darbe girişimiyle birlikte sivil topluma baskı giderek arttı. Bu baskılara pandemi ve ekonomik kriz koşulları da eklendi. AB sürecinin de tıkanmasıyla birlikte bu gerileme iyice somutlaştı.</p>
<p>“Sivil Toplumun Geleceği” raporunda farklı sivil toplum örgütlerinin ihtiyaçları, motivasyonları nicel ve nitel yöntemlerle araştırılmış. Araştırma sırasında sivil toplum örgütleri, ilgili oldukları sahalara göre ayrıldıkları gibi seküler-dindar kutuplaşmasında durdukları yer açısından da kategorileştirilmişler.</p>
<p>Araştırmada kuruluşlar; himayeci dernekler<a id="_ftnref1" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn1"><sup>[1]</sup></a>, özörgütler<a id="_ftnref2" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn2"><sup>[2]</sup></a>, meslek/sektör eksenli dernekler<a id="_ftnref3" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn3"><sup>[3]</sup></a>, uzman dernekler<a id="_ftnref4" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn4"><sup>[4]</sup></a>, hayırsever dernekler<a id="_ftnref5" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn5"><sup>[5]</sup></a>, hemşehri dernekleri<a id="_ftnref6" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn6"><sup>[6]</sup></a> ve savunucu dernekler<a id="_ftnref7" href="https://daktilo1984.com/yazilar/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/#_ftn7"><sup>[7]</sup></a> olarak kategorize edilmiş.</p>
<p>Kategoriler bağlamında araştırmanın sonuçları izlendiğinde sivil toplum mensuplarının motivasyonlarının yüksek olduğu görülecektir. Sivil toplumcuların kaygı düzeylerinin ise iktidarla politik mesafeleri arttıkça arttığı gözlemlenmektedir. Genel olarak yüksek motivasyon gözlemlenmekteyken örgütlerin yeterince aktif olmaması, toplumun yeterince ilgi göstermemesi gibi meseleler de araştırmanın sonunda tespit edilmiş. Yine aynı şekilde kendi itibarlarını yüksek gören sivil toplumcular, toplumun ve devletin gözündeki itibarlarını o derece yüksek görmüyorlar. Ayrıca genel olarak dindar yapılar, devletteki itibarlarını yüksek görürken seküler yapılar da beklendiği gibi devlet nezdinde itibarlarını düşük buluyor. Sivil toplumcular sivil toplumun kapasitesini, etkililiğini ve aktifliğini düşük bulsalar da motivasyonu yüksek buluyor. Ancak bu motivasyon konusunda da gençlerin yaşlılardan kayda değer ölçüde daha az tatmin olup daha az memnun oldukları görülecektir. Sivil toplumun etkisi konusunda ise sonuçlar incelendiğinde sivil toplumcuların politik pozisyonu muhalifleştikçe, sivil toplumcular gençleştikçe ve eğitimleri arttıkça artan bir kötümserlik görülse de kayda değer bir iyimser kesim olduğu da görülmelidir.</p>
<p>Sivil toplum faaliyetlerinin toplum üzerindeki etkisi konusunda ideolojik ya da dini motivasyonu yüksek grupların daha iyimser oldukları da araştırma neticesinde gözlemlenmiş.</p>
<p>Sivil toplumun 5 yıl öncesine göre durumu ve gelecekteki konumu konusunda iktidara yakın grupların daha iyimser olduğu gözlemlenmiş olsa da iyimser ve kötümser bakışların genellikle dengeli olduğu söylenebilir.</p>
<p>Sivil toplumun sorunlarına gelindiğinde ise maddi kısıtların meslek örgütleri dışında öne çıktığı görülüyor. Bütün bunların yanında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçiş sonrasında yaşanan mevzuat karmaşalarının da iletişim sorunu yarattığı söylenebilir.</p>
<p>Dışsal sorunların yanında sivil toplumun geneli, ekonomik imkanlar, üretkenlik, kurumsal kapasite gibi konular da kötümser. Politik motivasyonu yüksek yapılarda özgürlük konusunda karamsar bir bakış öne çıkarken meslek örgütleri ve hayırsever örgütlerde bu alandaki kaygılar daha düşük.</p>
<p>Araştırmanın genelinde, toplumun ilgisi konusunda da daha geleneksel görülen hayırseverlik temalı yapılar ile hak savunucuları arasında bir farklılaşma görülüyor. Türkiye’de hayırseverlik haricinde sivil topluma kaynak aktarma alışkanlığının gelişmemiş olması da kaynak sorunu yaşayan tüm STK’ların hissettiği bir olgu olarak araştırmada öne çıkmış.</p>
<p>Hukuk ve kamu baskısını ölçen soruların yanıtlarını aşan bir kötü durum olup olmadığı da ayrıca araştırılmalı. Çünkü son 10 yıllık süreçte bu tarz baskılardan kaygılanacak nispeten daha az motive ve politik olarak daha az angaje sivil toplumcuların zaten sivil toplumdan çekilmiş olabileceği de akılda tutulmalı. Tutuklanma, yargılanma, etkinlik yasaklanması ya da derneğin kapatılmasına dair sorulara verilen %50’leri aşan “hiç kaygılanmıyor” yanıtları bir de böyle okunmalı. Araştırmanın genelinde de katılımcılarda hissedilen yüksek motivasyon cevaplara doğal olarak yansıyor.</p>
<h5>Sonuç</h5>
<p>Bu ve benzeri araştırmaların ilk bakışta gösterdiğinin ötesinde de anlamları olabilir.<em> 10 yıllık gerileme döneminin ardından sivil toplumda kalan kişilerin nispeten yüksek motivasyonlu, idealist kişiler oldukları düşünülebilir. </em>Araştırmaya bakınca yüksek motivasyonlu, dinsel ya da toplumsal kaygılarla hayırseverlik ve filantropik amaçlarla yola çıkmış kişileri görüyoruz.<em> Sivil toplumun insan kaynağı meselesi açısından olumlu gözüken motivasyon oranı aslında sivil toplumun insan kaynakları havuzunun darlığını da gösteriyor. İyimser gibi gözüken oranların, aslında düşen kapasite ve maddi imkanlarla birlikte düşünülürse sivil toplumun gelen baskılar karşısında içine kapandığını gösterdiği görülecektir.</em> Sivil toplumun baskılar karşısında toplumu dönüştürücü iddiasını giderek erteleyerek ayakta ve hayatta kalmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Gerek geleneksel gerekse yeni medyada sivil toplum örgütleri, bir iddianın taşıyıcı olmalarının önünde sürekli kendilerini savunma durumunda kalmaktalar.</p>
<p>Sivil toplumun maddi ve hukuki ihtiyaçlarının yanında gelişebilmesi için oluşması gereken zemin de düşünülmelidir. Türkiye’de toplumsal sorunlara karşı ancak devletten talep eden bir kültür hakimdir. Hemşehri dernekleri gibi çok sayıda sivil toplum örgütünün de işlevi fiilen devletten talep etmeyi sistematik hale getirmektir. Bütün bunları aşmak adına, sivil toplum kamu kaynaklarına adil şekilde erişebilmeli, sivil toplum profesyonelleri bir kariyer olarak sivil toplumda ilerleyebilmeli, gönüllüler ve bağışçılar hem daha iyi temsil edilmeli hem de daha geniş taltif edilmelidir. Sivil toplum, bir grup inançlı ve motive kişinin sahası olmanın ötesinde tüm topluma erişebilme imkanları kazanmalıdır.</p>
<p><em>Fotoğraf: <a href="https://unsplash.com/@meric">Meriç Dağlı</a></em></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Rapor özetine ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><em>*Bu içerik Daktilo 1984 ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/14/motive-ama-icine-kapanmis-sivil-toplum/">Motive Ama İçine Kapanmış: Sivil Toplum</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Ülkenin Bulunduğu Psikolojik Şartları Kaldırabilen Kişiler Sivil Toplum Faaliyetlerine Katılabiliyorlar&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/12/ulkenin-bulundugu-psikolojik-sartlari-kaldirabilen-kisiler-sivil-toplum-faaliyetlerine-katilabiliyorlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybike Boyacıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2022 07:59:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Nezih Onur Kuru]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği olarak, sivil toplum kuruluşlarının (STK) mevcut durumunu kapsamlı bir şekilde değerlendiren 'Sivil Toplumun Geleceği' raporunu açıkladık. Bu raporla sorunların saptanması, kapasitenin geliştirilmesi, etki gücünün artırılması, farkındalık yaratılması ve çözümlerle birlikte gelecek perspektifi sunulmasını amaçladık. Daktilo 1984 ekibi, Projeye katkı sağlayan Araştırmacı Nezih Onur Kuru ile Sivil Toplumun Geleceği raporunu konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/12/ulkenin-bulundugu-psikolojik-sartlari-kaldirabilen-kisiler-sivil-toplum-faaliyetlerine-katilabiliyorlar/">&#8216;Ülkenin Bulunduğu Psikolojik Şartları Kaldırabilen Kişiler Sivil Toplum Faaliyetlerine Katılabiliyorlar&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sivil Toplumun Geleceği adlı rapordaki çalışmanızı biraz anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Biz, Sivil Toplumun Geleceği projesi kapsamındaki araştırmamızda, sivil toplumun ihtiyaçlarını ve motivasyonlarını görmeye çalıştık. Bu çerçevede hem nicel hem de nitel yöntemler izledik. Nicel tarafta 79 ilden toplam 552 katılımcıyla görüşme sağladık. 552 farklı sivil toplum kuruluşunu, kuruluş amaçlarına ve üye faaliyetlerine göre hemşehri, himayeci, hayırsever, savunucu, öz örgütçü, uzman ve meslek sektör eğilimli kurumlar olarak yediye ayırdık. Ayrıca bu grupların kendilerini ifade ettikleri ideolojik kimlik de bizim için önemli bir faktör. Muhafazakar kimlikli 110 kuruluş, seküler kimlikli 160 kuruluş, bir de hem seküler hem de dindar kişilerin bulunduğu karma kuruluşlar var. Bunlar da 282 kuruluş. Bunun yanı sıra biz 55 kişiyle derinlemesine görüşmeler yaparak ortaya nedensel bir hikaye koymaya çalıştık. Katılımcılara bu görüşmelerde 3 ana başlıkta 27 soru yönelttik. Bu başlıklar; sivil toplum, demokratik haklar, siyasi katılım, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve sivil toplum kapasitesiydi. Bu şekilde geniş ve derinlemesine bir araştırma yaptık. Sivil toplumdaki ihtiyaç ve motivasyonu görmek için kapsamlı bir araştırma oldu.</p>
<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-13500 aligncenter" src="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo1-1.jpeg" sizes="(max-width: 717px) 100vw, 717px" srcset="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo1-1.jpeg 717w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo1-1-300x168.jpeg 300w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo1-1-150x84.jpeg 150w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo1-1-450x252.jpeg 450w" alt="" width="717" height="402" /></figure>
</div>
<blockquote><p>2016 OHAL atmosferinden bir yandan çıkılıyor. Çünkü OHAL dönemi bitti. Ama bununla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle beraber aslında otoriter uygulamalar devam ediyor.</p></blockquote>
<p><strong>Sivil toplum kuruluşları bugün umut vadediyor mu? Sivil toplum kuruluşlarına güven ne durumda?</strong></p>
<p>STK’lar konusunda genel olarak tüm gruplarda bir kafa karışıklığı var. Çünkü Türkiye’de sivil toplum alanında özellikle 2016, 15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında hayata geçirilen OHAL uygulamaları kapsamında kapatılan birçok sivil toplum kuruluşu nedeniyle kalan sivil toplum kuruluşlarında da bir güven bunalımı ortaya çıktı. Bir korku iklimi oluştu, aynı zamanda ekonomik krizin giderek derinleşmesi de kaynaklar ve motivasyon konusunda olumsuz etki yapabilecek bir faktördü ama şunu gözlemliyoruz, bir yandan 2016 OHAL atmosferinden çıkılıyor. Çünkü OHAL dönemi bitti. Bununla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle beraber aslında otoriter uygulamalar devam ediyor. Dolayısıyla biz parçalı bir görüntü ortaya koyduk. Bu araştırmada bizim karşılaştığımız tabloda, tüm gruplarda sivil toplumun etkisinin düştüğüne katılanlar da var, aynı kaldı diyenler de var, etkisi arttı diyenler de var. Genel olarak daha az siyasi yönelimli olanlarda, örneğin hayırsever örgütlerde, özel örgütler veya hemşehri örgütlerine daha heterojen bir görüntü çizilirken, siyasi yönelimi olanlarda ve meslek-sektör eksenli olanlarda etkisinin düştüğünü söyleyenler biraz daha öne çıkıyor ama yine de %50’nin üzerine çıkmıyor. Günün sonunda parçalı bulutlu bir görüntü var.</p>
<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13501 aligncenter" src="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo2-1.jpeg" sizes="auto, (max-width: 639px) 100vw, 639px" srcset="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo2-1.jpeg 639w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo2-1-300x173.jpeg 300w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo2-1-150x87.jpeg 150w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo2-1-450x260.jpeg 450w" alt="" width="639" height="369" /></figure>
</div>
<blockquote><p>Katılımcıların %67’den fazlası, orta ya da yüksek düzeyde kaygı hissederken, stres düzeyi %72’ye ulaşıyor.</p></blockquote>
<p><strong>Örgütlerin ortaklaştığı ve birbirinden ayrıldığı yönleri nelerdir?</strong></p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının duygu ve motivasyon durumunu ölçmeye çalıştık. Katılımcıların %67’den fazlası orta ya da yüksek düzeyde kaygı hissederken, stres düzeyi %72’e ulaşıyor. Aktiflik oranının da düştüğü bu durumda aşikar. Az önce anlattığım tabloda yani 2006 sonrasında sivil toplum alanının daralması ve ekonomik krizle birlikte kaynaklarının azalmasıyla beraber aktiflik düzeyinin düşük kaldığını söyleyenler %79’a ulaşıyor. Bunlar, ortak ulaşılan nokta olarak öne çıkıyor. Negatif konuların dışında motivasyon konusunda görüntü çok daha pozitif. Tüm bu negatif etmenlere rağmen sivil toplumcu aktörler motivasyonlarının yüksek olduğunu söylüyorlar. Orta düzeyde veya yüksek düzeyde motivasyon hissedenlerin oranı %92’ye ulaşıyor. Her şeye rağmen katılımcı aktörlerin yine de motivasyonlarını koruduğunu görüyoruz. Ayrıştığı noktalar da var. Sivil toplumdaki kurumsal kapasitenin değiştiğine dair parçalı bulutlu bir hava var. Orada düştüğünü söyleyenler çoğunlukta olsa da yine de %50’yi geçmiyor ve bu kez %49’da kalıyor. Diyalog ve iş birliği konusunda %50’ye bölünme hali var. Etkinlik konusunda da yine %47’de kalan düşük etkinlik bulma oranı söz konusu. Orta ve yüksek olanlar yaklaşık %54’e yakın. Bu başlıklarda kısacası, sivil toplum kuruluşlarının etkisi konusunda bir ayrışma var. Burada şunu söyleyebilirim, daha siyasi olanlar ve daha çok ekonomi hayatına angaje olan kurumlar biraz daha karamsar bu konularda. Çünkü siyasi ve ekonomik değişimler onların doğrudan etki alanına sirayet ediyor. Fakat hemşehri dernekleri olsun, çevreci örgütler olsun veya öz savunucu hareketler, kurumlar olsun, siyasal ve ekonomik alandan dolaylı olarak etkilenen ve katılımın herhangi bir hukuki yaptırımla karşılaşma oranının daha düşük olasılıkta kaldığı alanlarda biraz daha pozitif bir hava hakim.</p>
<blockquote><p>Genç yaş grubu, zaten baskıcı bir ortamda sosyalizasyon gerçekleştirdiği için uygulanabilir bir vizyon görmüyor.</p></blockquote>
<p><strong>Sivil toplum kuruluşu çalışanlarının motivasyonlarının kaynağı ne?</strong></p>
<p>Genel olarak tüm kesimleri etkileyen bir faktör olarak duygusal tatmin ve kendini gerçekleştirme öne çıkıyor, ancak gözlemlerimize göre yaş düştükçe sivil toplumun toplum üzerindeki etkisine dair motivasyon azalıyor. Bu durum şundan kaynaklı olabilir. Birincisi, yaşa göre içinde bulunduğumuz sosyalizasyon önemli. Mesela 30 yaş üzeri seçmenler veya 50 yaş üzeri katılımcılar, Türkiye’nin şu andaki durumdan görece daha özgür olduğu 2000’ler veya 1990’larda sivil toplum günümüze göre daha etkindi. O zamanlarda aktif rol oynadıkları için sivil toplumun potansiyelinin farkındalar ve bunun gerçekleştirilebileceğini düşünüyorlar ama genç yaş grubu, zaten baskıcı bir ortamda sosyalizasyon gerçekleştirdiği için uygulanabilir bir vizyon görmüyor. Çalışmamızda görece daha faydacı, daha rasyonel motivasyonların öne çıktığını da gördük. Yüz yüze derinlemesine görüşmelerde de bunu fark ettik. Fayda sağlama motivasyonu öne çıkıyor. Sadece toplumu değiştirme gibi, yani aktivistlik gibi büyük amaçlar yerine; kısa vadeli, kendi hayatıyla ilgili, birliktelik hissi gibi fayda sağlama motivasyonları ön plana çıkıyor. Maneviyat, dini motivasyonlar bir adım arkada kalıyor, özellikle hak savunuculuğu çok arkada kalıyor. Burada katılımcıların iyi bir şeyler yapma motivasyonu hakim, geleneksel olan hayırseverlerin yerini alan bir flantropik davranış kolunun yerleştiğini görüyoruz.</p>
<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13502 aligncenter" src="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo3.jpeg" sizes="auto, (max-width: 605px) 100vw, 605px" srcset="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo3.jpeg 605w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo3-300x211.jpeg 300w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo3-150x106.jpeg 150w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo3-450x317.jpeg 450w" alt="" width="605" height="426" /></figure>
<blockquote><p>Bunalma deneyimini sorduğumuzda hiç olmuyor diyenler %63, yani sivil toplum faaliyetlerinden bunalanların oranı çok az ama kaygı ve stres oranı çok yüksek. Bu da ülkenin bulunduğu psikolojik şartları kaldırabilen kişilerin sivil toplum faaliyetlerine katılabildiğini gösteriyor.</p></blockquote>
</div>
<p><strong>Sivil Toplum Kuruluşlarının geleceğini nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p>STK’larda bulunan insanlar, genel olarak motivasyonları ile bu faaliyetlere katılıyorlar. Örneğin, bunalma deneyimini sorduğumuzda hiç olmuyor diyenler %63, yani sivil toplum faaliyetlerinden bunalanların oranı çok az ama kaygı ve stres oranı çok yüksek. Bu da ülkenin bulunduğu psikolojik şartları kaldırabilen kişilerin sivil toplum faaliyetlerine katılabildiğini gösteriyor. Burada toplumun genel manzarasıyla, katılımcıların profili arasında bir farklılık var. Katılımı genişletmek için toplumdaki hukuki, siyasi, ekonomik şartların düzelmesi, engellerin ortadan kalkması ön şart. Bunun yanında sivil toplumun içsel sorunlarına odaklanırsak, genel olarak kaynak problemi ön planda. Kaynak probleminin çözülmesi, yine ekonomik şartlara bağlı. Ekonomik kriz burada çok etkili. Aynı zamanda da sivil toplum bilincinin yaygınlık kazanması, insanların hem maddi olarak bu kurumlara kaynak sağlaması hem de aktif katılımcı olarak kendilerinin de kaynak olması ve ülkenin şartlarına bağlı. Ben biraz daha makro okuyorum açıkçası. Bu konuda aynı zamanda şunu söyleyebiliriz: Türkiye’nin çok yüksek bir kutuplaşma düzeyi var. Genel nüfus örneklerine baktığımızda, yani sivil toplum örneklerinden çıkıp genel nüfusa döndüğümüzde biz, siyasal katılımın bir adım önde olduğunu görüyoruz. Bir varoluş mücadelesi var sanki toplumda. Bu derin kutuplaşmadan ötürü biz de incelerken seküler, İslami diye ayırmak zorunda kaldık. Eğer kutuplaşma azalırsa bireyler daha faydacı motivasyonlarla kendi çevrelerindeki ya da kendi hayatlarındaki sorun alanlarına dokunan alanlarda sivil topluma katılım sağlayabilirler. Aynı zamanda da siyasi olmayan bağların riskleri daha az olacağı için yardımlaşma ve ortak hareket etme konusunda da ben ilerleme kaydedilebileceğini düşünüyorum fakat çok büyük ölçüde Türkiye’nin siyasi, ekonomik koşullarına bağlı diye düşünüyorum.</p>
<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13503 aligncenter" src="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo4.jpeg" sizes="auto, (max-width: 735px) 100vw, 735px" srcset="https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo4.jpeg 735w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo4-300x162.jpeg 300w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo4-150x81.jpeg 150w, https://daktilo1984.com/wp-content/uploads/2022/12/Tablo4-450x242.jpeg 450w" alt="" width="735" height="396" /></figure>
</div>
<p><em>Fotoğraf: <a href="https://unsplash.com/@sakgraphy">Shalom de León</a></em></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Rapor özetine ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><em>*Bu içerik Daktilo 1984 ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/12/ulkenin-bulundugu-psikolojik-sartlari-kaldirabilen-kisiler-sivil-toplum-faaliyetlerine-katilabiliyorlar/">&#8216;Ülkenin Bulunduğu Psikolojik Şartları Kaldırabilen Kişiler Sivil Toplum Faaliyetlerine Katılabiliyorlar&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Baskı Var Evet, ama &#8216;Sızıntılar&#8217; da Var&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/04/baski-var-evet-ama-sizintilar-da-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2022 07:49:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Havle Kadın Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyonları Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82149</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin gerçekleştirdiği 'Sivil Toplumun Geleceği: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması' sonuçlarını Havle Kadın Derneği’nden Rümeysa Çamdereli ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/04/baski-var-evet-ama-sizintilar-da-var/">&#8221;Baskı Var Evet, ama &#8216;Sızıntılar&#8217; da Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8216;Sivil Toplumun Geleceği&#8217; araştırmasından aklınızda kalan en önemli çıktı nedir? Size ne anlatıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-82153 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-640x640.jpg" alt="" width="246" height="246" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 246px) 100vw, 246px" />Bir süredir sivil toplumun içerisindeyim. Özellikle son yıllarda “sivil toplum baskı altında” cümlesinin kurulmadığı bir toplantıda yer almıyorum desem yeridir, ancak çalışmada gördüğüm kadarıyla bu tahmin ettiğimden bir nebze daha az yaygın bir düşünce. Katılımcıların yalnızca %53.8’i sivil toplumun baskı altında olduğunu söylemiş, kadınlar ve gençler ise bu konuda daha ısrarcı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim de Havle Kadın Derneği’nde yaptığımız işler görece daha az “makul” işler ve sıklıkla tepki çekiyor. Bu nedenle de biz toplumsal baskının bir uzantısı olarak özellikle merkezi yönetimin de baskısını hissediyoruz. Ancak bu söyleme sıkışıp kalmanın da sorunlu olduğunu sıkça konuşuyoruz. Baskı var evet, ama “sızıntılar” da var. Tüm baskılara rağmen toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları, feminist örgütler faaliyetlerine ısrarla devam ediyor. Buradaki ısrarı ve motivasyonu öne çıkaran bir dil kurmak bize daha iyi gelecek.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bizim çıkış noktamız her zaman farklılıklarımızla feminist harekete dahil olmak ve kendi içimizdeki farklılıkları görmek oldu.</span></p></blockquote>
<p><b>Araştırmada öne çıkan bir diğer konu ise kurumların yaşadığı engeller. Sizin kurumsal olarak deneyimlediğiniz en önemli engel nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her kurum gibi finansal engeller bizim için de oldukça yakıcı. Ancak finansal engellerin tüm etkinliğimizi belirleyen bir noktaya gelmesi de bizim için çok sorunlu. Sırf finansal kaynak için çalışma yapan bir kurum haline gelme tehlikesinin etrafında geziyoruz ve sürekli böylesi bir durumdan kaçınmak için önlemler almaya çalışıyoruz. Bağışçılık gibi finansal kaynak yaratma stratejileri bizim kurumumuz gibi görece az “kitlesel” kurumlar için yeterli cevap değil bu konuya. Çözüm hem kendi insan kaynağımız dahil öz kaynaklarımızı daha iyi yönlendirecek modeller bulmakta, ama hala arayış içerisindeyiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunların dışında kurum içi kapsayıcılık ve yatay bir şekilde örgütlenme bizim en temel meselemiz. Bizim çıkış noktamız her zaman farklılıklarımızla feminist harekete dahil olmak ve kendi içimizdeki farklılıkları görmek oldu. Burada da tüm farklılıklarımızı gören ve ona göre değişim gösteren bir yapıyı tekrar tekrar inşa etmek bizim için en kritik nokta. Sivil toplumda bu noktanın ciddi manada kaçırıldığını düşünüyorum. Ya sanki insanlardan oluşmuyormuş gibi hissettiğimiz “kurumlar” var karşımızda, ya da asla tutarlı bir karşılık alamayacağımızı hissettiğimiz bir grup insan. Buna bir ara yol geliştirmeye çalıştığımızı söyleyebilirim.</span></p>
<h5><strong>&#8221;Artık Avrupa’da &#8216;Bile&#8217; Bir &#8216;Tedirginlik&#8217; Söz Konusu&#8221;</strong></h5>
<p><b>Araştırmanın sonuçlarının bir nebze &#8216;karamsar&#8217; olduğunu söylemek mümkün. Bu atmosferde çalışmak ve buradan geleceğe bakmak nasıl mümkün olabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de neredeyse birçok alanda karamsarlık hakim. Bundan sivil toplumun azade olmasını beklemek mümkün değil tabii. Hele ki İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilmemiz gibi savunuculuk faaliyetlerimizi radikal bir şekilde olumsuz etkileyen olayların yaşanması karamsarlığımızı artırıyor ama bence bu noktada biraz başka ülkelerdeki durumlara da bakmak gerekiyor. Bizim yaşadıklarımızı farklı boyutlarda dünyadaki neredeyse tüm ülkelerdeki aktivistler yaşıyor. Artık Avrupa’da “bile” bir “tedirginlik” söz konusu. Senelerdir feminist hareketinin en iyi becerilerinden biri uluslararası dayanışmayı mümkün kılacak mekanizmaların geliştirilmesi. Mekanizmadan kastım da aslında biraz birbirinden öğrenme alanları. Hepimiz gündelik hayatta bir sürü çözüm geliştirerek çalışmalarımıza ve hayatlarımıza devam ediyoruz. Bu çözümleri paylaşmak, birbirimize yol göstermek en umut verici şey oluyor benim adıma. Bunu kaybetmememiz gerekiyor.</span></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Rapor özetine ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><em>*Bu içerik Havle Kadın Derneği ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/04/baski-var-evet-ama-sizintilar-da-var/">&#8221;Baskı Var Evet, ama &#8216;Sızıntılar&#8217; da Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Data Talks: Sivil Toplumun Geleceği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/22/data-talks-sivil-toplumun-gelecegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 May 2022 08:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Data Talks]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Data Talks'un bu bölümünde Emine Uçak ile Sivil Toplumun Geleceği araştırması konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/22/data-talks-sivil-toplumun-gelecegi/">Data Talks: Sivil Toplumun Geleceği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 019 I Sivil Toplumun Geleceği" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6JZrdEJCF5Til2u9IVz30u?si=93da75fa65ca41a7&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını ve bu sonuçlara dayanan bir analize<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/" target="_blank" rel="noopener"> buradan</a> ulaşabilirsiniz. Araştırma detayları ve rapora ise <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> erişebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/22/data-talks-sivil-toplumun-gelecegi/">Data Talks: Sivil Toplumun Geleceği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>STK’larda Demokratik İşleyiş&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/28/stklarda-demokratik-isleyis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2022 18:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik toplum]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80674</guid>

					<description><![CDATA[<p>STK’lardaki demokratik işleyişin mevcut sorunlara rağmen geçmiş dönemlere göre daha iyi bir noktada olduğu; özellikle Z kuşağı gibi yeni nesillerin etkisiyle iyileşme ivmesinin arttığı belirtiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/28/stklarda-demokratik-isleyis/">STK’larda Demokratik İşleyiş&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplumun Geleceği projesi kapsamında hazırlanan bu analiz, STK’ların kendi içindeki demokratik işleyiş düzeyini, bu konudaki yaklaşımları ve çözüm önerilerini ortaya koymak amacıyla yapıldı. Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması nitel bölümündeki görüşmelerden edinilen verilere göre; sivil toplumda diğer alanlara göre demokratik işleyiş görece daha iyi olsa da sivil toplum aktörleri bu konuda daha etkili mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplum, siyaset ve devlette var olan demokratik bilinç ve işleyiş sorunu, sivil toplum kuruluşlarına ve aktörlerine de yansımaktadır. Bu temel probleme rağmen, STK’lardaki demokratik işleyişin düne göre bugün daha iyi bir noktada olduğu; özellikle Z kuşağı gibi yeni nesillerin etkisiyle iyileşme ivmesinin arttığı ifade edilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum aktörleriyle yapılan mülakatlarda; kurumlarda düşünce ve ifade hürriyetinin kısıtlılığından, dikey hiyerarşiden, istişare mekanizmasının işletilmemesinden, diyalog kanallarının yeterince açık tutulmamasından, politika ve kararların yönetici komitelerince alınmasından, yönetici pozisyonlarında sirkülasyon olmamasından, patronaj ilişkilerinden şikâyetler ön plana çıkmaktadır. Gerek STK’lar arasında gerekse STK’ların kendi içinde bireysel ve kurumsal anlamda ciddi oranda kendi alanını koruma eğilimi olduğu; bu durumun büyük STK’ların küçük ölçekli kuruluşların gelişmesini engelleyerek baskın ve üstün duruma geçmesine neden olduğu belirtilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum aktörleriyle yapılan mülakatlarda öne çıkan başlıca problem alanlarına yönelik tespitler, talepler ve öneriler şunlardır:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumda demokrasi, yeterli olmamakla birlikte, toplumun geneline göre daha ileri seviyede.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bir STK devlete ne kadar yaklaşırsa o kadar antidemokratik oluyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Büyük imkânlara, büyük politik ilişkilere sahip olan; büyük fon kaynaklarını, bütçeleri kontrol eden STK’ların yönetim organlarında sirkülasyon ve rotasyon olmuyor.  Bu durum, demokratikleşmenin, kurumsallaşmanın ve şeffaflığın önünde bir engel olarak görülüyor. Bu handikabın aşılması için yönetim organlarının seçiminde birtakım kotalar konulması ve yöneticiler için süre sınırlaması getirilmesi öneriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sonuç odaklı değil, aktivite odaklı çalışılıyor. Üretilen projeler “araç”ken “amaç” haline dönüşebiliyor. Bu da gerçek amacın ıskalanmasına sebep olabiliyor. Bir projeyi gerçekleştirip o faaliyeti yapmış olmak, sorunun çözüldüğüne dair yanılgıya yol açabiliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’larda yatay hiyerarşi için, kimin önde olduğunun belli olmadığı çember modeli öneriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’ların bir fikrinin olmasından çok, şiddete ve dışlamaya dönüştürmeden fikir tartışmasının yapılabiliyor olması önemseniyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’ların kendileri gibi düşünmeyen insanları da davet edip dinlemek, anlamaya çalışmak ve onlardan bir şeyler öğrenmeye açık olmak gerektiği savunuluyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kimi STK’larda karar mekanizmaları çok sesliliğe ve çok kültürlülüğe açık olsa da zihniyetin demokrasiden uzak olduğu tespitinde bulunuluyor. Demokratik bir yapıdan beklenin farklılıkları tolare etmek değil, onları anlamaya çalışmak ve o farklılık yoluyla dönüşüme açık olmak, kendi ajandasının dışına çıkabilmek olduğu ifade ediliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Açık iletişim, şeffaflık, hesap verebilirlik, bütün datalara erişim gibi konularda sorunlar olduğu; AB fonlarını kullanan kuruluşlarda, sıkı denetim sayesinde bu sorunların minimuma indiği görülüyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yönetişim mekanizması kurması, politika belgeleri geliştirilmesi; bu politika belgelerinin sivil toplum kuruluşunun üye ve gönüllüleri tarafından okunmuş, anlaşılmış olması öneriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Z kuşağının süreçlere dahil olmasıyla kurum içi demokrasinin gelişeceği savunuluyor. Çünkü bu kuşağın hiyerarşik yapıdan hazzetmediği; sorunu gören ama çözümün bir parçası olmayı isteyen bir kuşak olduğu; talimatları yerine getiren değil, kendisini karar alıcı mekanizmanın içerisinde görmek isteyen bir zihniyette olduğu belirtiliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Feminist örgütlerin diğer örgütlere göre nazaran birbirine daha fazla alan açtığı; bilgi ve deneyimlerini paylaştığı, dolayısıyla demokratik bilincin daha yüksek olduğu kanaati öne çıkıyor.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak; </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hak savunuculuğu ve demokratik toplum inşa etme iddiasını taşıyan, varoluşunu demokratik değerlere borçlu olan sivil toplumcu bireylerin ve kuruluşların, bu değerleri daha fazla içselleştirmesinin gerekliliği </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’lardaki kurumsallaşma zaafiyetinin demokrasi eksikliğini beraberinde getirdiği, </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Takım çalışması, karar verme, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi kavramların içselleştirilmesi; STK’ların bu konularda eğitilmeleri ve kendi kendini yönetme kuralları belirlemeleri gerektiği,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Konsensüse bağlı yatay karar alma süreçlerinin bir kültüre dönüşmesinin özellikle gençlerin sivil toplum faaliyetlerine katılımını teşvik edeceği; kuruluşların karar alma, yürütme ve denetleme aşamalarında verimliliği artıracağı gibi hususlar ön plana çıkıyor.</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/28/stklarda-demokratik-isleyis/">STK’larda Demokratik İşleyiş&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
