<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil toplum ve siyaset arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ve-siyaset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ve-siyaset/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Mar 2022 15:35:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil toplum ve siyaset arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ve-siyaset/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum ve Siyasetle İlişkilerinin İncelenmesi Araştırma Anketi Desteğinizi Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/sivil-toplum-ve-siyasetle-iliskilerinin-incelenmesi-arastirma-anketi-desteginizi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 15:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Anket]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de siyaset ve sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[YADA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79596</guid>

					<description><![CDATA[<p>YADA Vakfı'nın yürüttüğü 'Sivil Toplumun Karar Mekanizmaları ve Siyasetle İlişkilerinin İncelenmesi Araştırması' kapsamında hazırlanan anket, tüm sivil toplum aktörlerinin desteğini bekliyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/sivil-toplum-ve-siyasetle-iliskilerinin-incelenmesi-arastirma-anketi-desteginizi-bekliyor/">Sivil Toplum ve Siyasetle İlişkilerinin İncelenmesi Araştırma Anketi Desteğinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>YADA Vakfı bir süredir yürüttüğü sivil toplumun kararlar ve siyaset üzerindeki etkisi konulu çalışması ile Türkiye sivil toplumunun savunuculuk kapasitesinin gelişmesine katkıda bulunarak, siyaset ve kararları etkileme kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Bu doğrultuda YADA Vakfı, Türkiye’deki siyaset ve sivil toplum arasındaki mevcut ilişkiyi analiz etmek, bu anlamda boşlukları ve ihtiyaçları tespit etmek üzere “<strong>Sivil Toplumun Karar Mekanizmaları ve Siyasetle İlişkilerinin İncelenmesi Araştırması”nı </strong>yürütüyor.</p>
<p>Araştırma kapsamında sivil toplum, siyaset ve akademiden paydaşlarla yapılan mülakatlarla birlikte sivil topluma yönelik çevrimiçi bir anket çalışması yürütülüyor. YADA Vakfı’nın sivil topluma yönelik oluşturduğu bu anketin sonucunda, sonuçlar anonim olarak analiz edilerek, mülakatların da çıktılarıyla birlikte bir rapor olarak tüm paydaşlarla paylaşılacak.</p>
<p>Anket dernekler, vakıflar, kooperatifler, sivil inisiyatifler, platformlar gibi tüm sivil toplum bileşenlerine açık.</p>
<p><strong>Katılım</strong></p>
<p>Anket linkine bu <a href="https://adhoc.limequery.com/453832?lang=tr">bağlantıdan</a> ulaşılabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/sivil-toplum-ve-siyasetle-iliskilerinin-incelenmesi-arastirma-anketi-desteginizi-bekliyor/">Sivil Toplum ve Siyasetle İlişkilerinin İncelenmesi Araştırma Anketi Desteğinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İyi Bir Diyalog Oluşturmak İçin Önce Sivil Toplumun Önemine İnanmak Gerek&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/iyi-bir-diyalog-olusturmak-icin-once-sivil-toplumun-onemine-inanmak-gerek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2021 13:36:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Özdağ]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73208</guid>

					<description><![CDATA[<p>İyi bir diyalog oluşturmak için önce sivil toplumun önemine inanmak gerektiğini söyleyen Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, siyasi partilerin kendi varlık sebeplerini unutmaması gerektiğini ve ayrım yapmadan kendilerini tüm sivil toplumun temsilcisi olarak görmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/iyi-bir-diyalog-olusturmak-icin-once-sivil-toplumun-onemine-inanmak-gerek/">&#8216;İyi Bir Diyalog Oluşturmak İçin Önce Sivil Toplumun Önemine İnanmak Gerek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="&#039;İyi Bir Diyalog Oluşturmak İçin Önce Sivil Toplumun Önemine İnanmak Gerek&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/DUYqQh9HKsQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Eğer Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişirse, mevcut sistemin korunması ve değişmesi gereken özellikleri sizce neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tek kişinin egemenliği ile demokrasi bir arada olamamaktadır. Burada tercih yapmak gerekir. Demokrasi mi? Kişi egemenliği mi? Türkiye’de mevcut sistemi sorgularken Amerika’yı baştan keşfetmeye gerek yok, durum her açıdan ortada.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı devletin başıdır, öyle de kalmalıdır ancak yetkileri şekilsel olmalıdır. Kuvvetler ayrılığı (Yasama, yürütme ve yargı) gerçek anlamda hayata geçirilmelidir. Yargı, siyaset kurumunun etkisinden kurtulmalı ve adalet mekanizmasına milletimizin güven duyması sağlanmalıdır. Adaletsizliğin olduğu hatta yaygınlaştığı ülkelerde sağlıklı bir devlet-vatandaş ilişkisi inşa edilemez. Haksızlığa uğrama duygusu kitleleri öfkelendirir bu durum hem asayişin bozulmasına hem de illegal yapılanmaların ve zorbalığın yaygınlaşmasına neden olur.</span></p>
<p><b>Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi, Türkiye’de yönetimi daha etkili kılacağı ve sistemin hantallıklarını çözeceği iddiasını taşıyordu. Sizce bu iddia gerçekleşti mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devlet, kurum ve kuruluşlardan oluşan siyasi organizasyonun adıdır. Başka bir ifadeyle Devlet teşkilatlanma biçimidir. Devleti oluşturan kurumların işleyişi ise onlara ruhunu kazandıran devletin yönetim biçimi ve rejimiyle ilişkilidir. Özellikle belirtmek isterim ki yönetim biçimi ve rejim farklıdır. Sistemin ismini analiz ettiğimde dahi problem görüyorum. İsimde hem belirsizlik var hem de cumhuriyete ya da demokrasiye vurgu yapmıyor. “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” olarak tanımlanıyor. Bu tanımdan ne anlaşılıyor? İçeriği, uygulamaları bir kenara bırakıp sırf isimden anlaşılan nedir?  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217;ni içerik olarak analiz edersek bu soruya en doğru cevabı halk verecektir bence.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletin ve devlet gücünü elinde bulunduran iktidarın her türlü uygulaması halk üzerinde doğrudan etki oluşturur. Sistemin getirdiği olumlu ya da olumsuz etkiye aziz milletimiz maruz kalmaktadır. Gözlemlerim, medyaya yansıyanlar ve kişisel tecrübelerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki bu sistem hiçbir açıdan derdimize derman olmadığı gibi yeni problemler doğurdu, yeni sorunlar taşıdı gündemimize. Bu sorunlar arasında sıralama yapacak olursak önceliği zarar gören demokrasimize vermek lazım. Çünkü demokrasi tüm devlet mekanizmasını etkiler. Yargıdan, eğitime, ekonomiye ve sağlığa kadar devleti oluşturan tüm unsurlar demokratik işleyişten nasibini alır. Kısaca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sorunlarımızı çözmediği gibi mevcut tablonun ağırlaşmasına ve yeni sorunların gündemimize taşınmasına neden olmuştur.</span></p>
<p><b>Siyasi Partiler ve sivil toplum ilişkileri nasıl etkili olur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasi partiler, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Tıpkı sivil toplum kuruluşları gibi. Hep birlikte daha iyi yaşam koşullarını oluşturma amacını gerçekleştirmek için uğraşırlar. Siyasi partiler iktidara gelmeyi ve iktidar olmak suretiyle topluma hizmet etmeyi hedeflerler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasi partiler hangi aşamada olursa olsun gerek kuruluş, gerek muhalefet, gerekse iktidar sivil toplumu ihmal etmemeli. Mecliste temsil imkânı bulsun ya da bulamasın her parti sivil inisiyatifle ilişkilerini koşulsuz olarak devam ettirmelidir. Eğer bir siyasi parti sivil toplumla ilişkisinde kopukluk yaşarsa halktan ayrışır. Halkın sorunlarına kör, sağır olur. Körleşmiş, sağırlaşmış bir siyasi parti çözüm üretemediği gibi temsil alanını da yitirir. </span></p>
<p><b>Etkili bir sivil toplum diyaloğu nasıl oluşur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyi bir diyalog oluşturmak için önce sivil toplumun önemine inanmak gerekir. Siyasi partiler kendi varlık sebebini unutmamalı ve ayrım yapmadan kendini tüm sivil toplumun temsilcisi olarak görmelidir. Niyeti ve amacı net şekilde ortaya koyduktan sonra sivil toplumla diyaloğa geçecek enstrümanları belirlemek gerekir. Teknoloji kullanımın yaygınlaştığı bir dönemde sivil toplumla diyaloğa geçmek artık daha kolay mümkün olmaktadır. STK‘lar ile düzenli toplantılar yapılmalı, belli periyotlar dahiline veriler paylaşılmalı. Verilerin güncellenmesi önemli. Çünkü çözümü güncel veriler üzerinden yapmak gerekir. İyi niyete, iş birliğine dayalı ilişkiler geliştirilirken STK‘ların güçlenmesi, Yaygınlaşması ve gelişmesi için de çaba harcanmalıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak Türkiye’de önemli engellerin de olduğunu belirtmeliyim. En büyük engel ise İktidar gücünün muhalifler üzerinde baskı oluşturması. Her platformda muhalefetin kendine yer bulamaması ve engellenmesi. Bu demokrasi ve insan hakları ile bağdaşmayan, özgürlük alanını daraltan uygulamalar muhalefet partilerinin sivil toplumla olan ilişkilerinde zorluklara neden olmaktadır. Hatta bazı sivil toplum temsilcileri, muhalefet partileri ile görüşmeye bile olumsuz bir tavırla yaklaşmak durumunda kalmaktadırlar. Demokratik yaklaşımın ve demokrasi kültürünün eksikliği tüm sistem üzerinde olduğu gibi siyasi partilerin sivil toplum ile diyaloğunu da çeşitli biçimlerde etkilemektedir. </span></p>
<p><b>Siyaset sivil toplumdan ne ölçüde faydalanıyor? Nasıl daha iyi faydalanabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyaset ve sivil toplum et ve tırnak gibidir. Birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Neden mi? İkisinin de varlık sebebi halkın sorunlarına çözüm bulmak, halkın sesi olmaktır. Siyaset kurumu samimi olarak halkın derdine derman olmayı amaçlıyorsa sivil topluma duyarsız kalamaz. Toplumun menfaatine çalışan siyaset kurumu sivil toplumla iş birliği içinde olur. Ancak siyaset kurumunun sivil toplumdan anladığı sadece kendi ideolojisine, dünya görüşüne yakın STK’lar ile koordinasyon içinde bulunup diğerlerini yok saymaksa orada çok boyutlu sorunlar baş gösterir. İlk başta demokratik temayül zarar görür. Ardından toplumun bir bölümünün sorunları ihmal edilir ve geniş kitleler seslerini duyuramadıkları için kendi kaderlerine terk edilirler bu da mağduriyetlerin oluşmasına yol açar. İktidara yakın STK’lar güçlenirken diğerleri hakkaniyetli olmayan biçimde her geçen gün ihmal edilmenin kırgınlığıyla potansiyellerini korumaya çalışırlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstişare etmek bizim geleneğimizde zaten var ayrıca günümüzün liberal demokrasilerinin en önemli unsurları çoğulculuk, katılımcılık ve eşitlik. Çoğulculuk farklı görüşlerin temsil edilmesi ve sistem içinde yer bulması ile hayata geçirilebilir. Hükümet dışı kamusal alanın güçlenmesi ile katılımcı bir demokrasiye sahip olabiliriz. Bunları bilmiyorsanız ve önemine inanmıyorsanız gerçek anlamda demokrasiyi hayata geçiremediğiniz gibi sivil toplumla da eşitliğe ve iş birliğine dayanan bir mekanizma oluşturamazsınız. İçinde bulunduğumuz durum tam da budur. Maalesef ayrımcılığın farklı türleri vuku bulduğu gibi iktidarın sivil toplumdan anladığı sadece kendine yakın gruplardır. Bu durum geniş kitlelerin sesini duyurmasını engellemekte ve seslerini duyuramadıkları için de mağduriyetler artarak devam etmektedir. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki sadece kendi düşünce dünyanıza, ideolojinize yakın STK’lar ile istişare etmenin kime, ne faydası dokunur? Zaten sizin gibi düşünen insanlarla fikir alış verişinde bulunduğunuzda toplumun, milletin menfaatine hangi açılımları hayata geçirebilirsiniz? Bu durum demokrasi kültürüne uygun olmadığı gibi pragmatik açıdan da doğru değildir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tekrar tekrar altını çizerek belirtmek istiyorum ki ayrımcılık yapmadan, eşitlikçi bir yaklaşımla tüm STK‘lar ile iletişim kurmaya, işbirliği yapmaya hazırız ve hatta bunu hayata geçirdik, geçirmeye de devam edeceğiz. Kadın örgütlerimizle, esnaflarımızla toplumun her kesimini temsil eden STK&#8217;larımız ile her platformda bir araya geliyoruz. Salgın döneminde yüz yüze toplantılar yapamasak da internet üzerinden istişare yaptık. Biz her eli tutmakta kararlıyız. Milletimizin derdi bizim derdimizdir. Çözüm bulmak da vazifemizdir. İnanıyorum ki iş birliği yaparak sorunlarımıza çözüm üreteceğiz o irade bizde var.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/iyi-bir-diyalog-olusturmak-icin-once-sivil-toplumun-onemine-inanmak-gerek/">&#8216;İyi Bir Diyalog Oluşturmak İçin Önce Sivil Toplumun Önemine İnanmak Gerek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren:  &#8216;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/diyarbakir-barosu-baskani-nahit-eren-hukukun-ustunlugunu-yarginin-bagimsizligini-savunma-yukumlulugumuz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 13:53:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[hak ve özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Eren]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu’nun yeni dönemdeki vizyon ve perspektifini konuştuğumuz Baro Başkanı Avukat Nahit Eren, Türkiye’de bağımsız, tarafsız yargı sorunu olduğunu belirterek, “Sivil toplum ve hukuk örgütleri olarak, her koşulda ve şartta hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığını savunma yükümlülüğümüz var” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/diyarbakir-barosu-baskani-nahit-eren-hukukun-ustunlugunu-yarginin-bagimsizligini-savunma-yukumlulugumuz-var/">Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren: &lt;br&gt; &#8216;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="&#039;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/vrsk5BBpnzk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Yeni yönetim olarak, sivil toplumun, meslek örgütlerinin aktif çalışma alanlarının kısıtlandığı, baskılandığı bir dönemde göreve başladıklarını belirten Başkan Nahit Eren, Diyarbakır Barosu’nun yıllardır hukuk ve insan hakları alanında mücadelesi ile tanınan bir baro olduğunu söyledi. Diyarbakır Barosu’nun bu alandaki gücünü emek ve bedellerle ortaya koyduğunu dile getiren Eren, “Diyarbakır Barosu’nun her başkanı, her yönetimi Diyarbakır Barosu’nun bu misyonunu sürdürme yükümlülüğü altında. Omuzlarımızdaki sorumluluğun ağırlığının da farkındayız. Biz bu uğurda başkanını yitirmiş bir baronun üyeleriyiz, yöneticileriyiz, başkanlarıyız. Bu sorumluluğun farkında olarak insan hakları alanındaki çalışmalarımızı, özellikle de cezasızlıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.” Dedi.</p>
<h5><strong>Tarafsız ve Bağımsız Yargı Sorunu…</strong></h5>
<p>Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin tarafsız ve bağımsız yargı sorunu olduğunu belirten Nahit Eren, &#8220;Türkiye’de ciddi bir yargı krizi, ciddi bir doğal hakim sorunu var. Bu atmosferde hukuk örgütlerinin sorumluluğu daha fazla. Sivil toplum, hukuk örgütleri olarak her koşulda, her şartta hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığını savunmak gibi bir yükümlülüğümüz ve mecburiyetimiz var.&#8221; dedi. Diyarbakır Barosu’nun mücadelesinin sadece bölgeyle sınırlı olmadığını da belirten Nahit Eren, “Türkiye’nin neresinde olursa olsun, toplumun geneline etki edecek, hak ihlallerine, özellikle cezasızlıkla mücadelede gücümüzü bu ülkenin her kentinden, her ilçesinden esirgemeyeceğiz” dedi. Öncelik olarak bireyin hak ve özgürlüklerini gördüklerini dile getiren Eren, “Diyarbakır Barosu Hopa’daki bir hak ihlali için Trabzon’daki yargılamaya da, Mersin’deki bir hak ihlalinde ya da ırkçı söylemlere karşı geliştirilecek hukuki mücadelede de olacak. Diyarbakır Barosu bu ülkenin neresinde olursa olsun çocuk hak alanına yönelik ya da kadın hak alanına yönelik her türlü ihlalin hukuki destek anlamında oradaki dinamiklerle, oradaki barolarla gereken dayanışmayı ve desteği sergileyecek. Diyarbakır Barosu’nun bana göre önemli bir rolü, görevi ve misyonu aynı zamanda…” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/diyarbakir-barosu-baskani-nahit-eren-hukukun-ustunlugunu-yarginin-bagimsizligini-savunma-yukumlulugumuz-var/">Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren: &lt;br&gt; &#8216;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Sivil Toplum ve Siyaset Arasında Yapılandırılmış ve Sürekli Bir İlişki Kurulmalı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/07/sivil-toplum-ve-siyaset-arasinda-yapilandirilmis-ve-surekli-bir-iliski-kurulmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jul 2021 11:09:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi parti]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi partiler ve STK'lar]]></category>
		<category><![CDATA[Tuba Torun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum ve siyaset ilişkilerini konuştuğumuz CHP Disiplin Kurulu Üyesi ve Gazete Duvar yazarı Tuba Torun, siyasi partilerle STK’lar arasında tüm kademelerde yapılandırılmış bir iletişimin kurulması gerektiğini vurguluyor. Torun’a göre, 'sivil toplumda tek bir alanda mücadeleyle sonuç alınamaz, çünkü her konu genel siyasete bağlı; bu nedenle topyekûn demokrasi mücadelesi verilmeli.'</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/07/sivil-toplum-ve-siyaset-arasinda-yapilandirilmis-ve-surekli-bir-iliski-kurulmali/">‘Sivil Toplum ve Siyaset Arasında Yapılandırılmış ve Sürekli Bir İlişki Kurulmalı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="‘Sivil Toplum ve Siyaset Arasında Yapılandırılmış ve Sürekli Bir İlişki Kurulmalı’" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Ku83bGZR6uw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Türkiye’de mevcut sistemin korunması ve değişmesi gereken özellikleri neler olabilir? </strong></p>
<p>İdeal olan muhalefet partilerinin de üzerinde hemfikir olduğu güçlendirilmiş parlamenter rejimdir. Türkiye’de güçlendirilmesi gereken bir sosyal devlet olgumuz ve zayıflatılması gereken bir yürütme yetkisi var. İnsanların temel hak ve özgürlüklerinin temin edildiği bir anayasanın olması gerekli. <strong>Ayrıca, sivil toplum ve siyaset ilişkisinin daha aktif olduğu, sivil toplumun fikrinin alınmasına olanak veren daha detaylı hükümlerin anayasaya konulması lazım.</strong></p>
<p><strong>Sivil toplumda iyi bir yönetim sisteminin özellikleri nelerdir? </strong></p>
<p>Sivil topumun bağımsızlığın temin edilmesi ve STK’ların görüşlerini özgürce siyasilere iletilebilir olması gerekir. Hem maddi hem manevi anlamda sivil toplumun, devletten destek almasının yolu açılmalıdır. STK’ların da kendi özgürlüğünü sonuna kadar savunması gerekir.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye’de yönetimi daha etkili kılma iddiasını gerçekleştirdi mi? </strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine dair bütün endişelerimiz gerçekleşti. Örneğin bir Cumhurbaşkanı kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı alındı. <strong>Tek insanın düşüncesine dayalı bir sistemde demokrasiden bahsetmek mümkün değil</strong>. Kaldı ki kendileri de sistemi değiştirmenin yollarını arıyorlar.</p>
<p><strong>Yerel yönetimlerde sivil toplumun etkin katılımı nasıl sağlanır? </strong></p>
<p>Yerel yönetim denince aklıma <strong>herkese eşit mesafede davranması gereken bir yapı geliyor</strong>.  Yerel yönetimlerin STK’lara da eşit mesafede yaklaşması lazım. Öte yandan, <strong>STK’ların da biraz daha atik olması gerekiyor</strong>. Yerel yönetimler üzerinde baskıyı organize şekilde kurabilmeleri çok önemli. Yerel yönetim ve STK’lar arasındaki geçirgenliğin hızlanması için, yerel yönetimlerin STK’ları desteklemesi ve onlara önemli bir bütçe ayırmaları gerekiyor.</p>
<p><strong>Siyasi partiler ile STK’lar arasında etkili bir ilişki kurulması için ne yapılmalı? </strong></p>
<p>Her siyasi partideki Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) temsilcileri, tüm STK’ları içerecek şekilde liste tutmalı; her yasama faaliyetinde ilgili STK’ları yasa yapım sürecine dahil etmeliler.</p>
<p>Ayrıca siyasi partiler düzenli şekilde STK’larla toplantılar yapmalı: talepler aşağıdan yukarı, mahalle düzeyinden partinin en üst kademesine dek ulaşmalı. Aynı şekilde bir raporlama sistemi oluşturulmalı. <strong>Bu iletişim ve disiplin olmaksınız ne STK’ların siyasi partilerle iletişimi güçlenir ne de STK’lar amacına giden yolda hız kazanabilir.</strong></p>
<p>Çünkü siyaset ve STK’lar birbirini desteklediklerinde çok daha hızlı sonuç alınabiliyor. <strong>Demokrasiyi benimsemiş yapılarda STK’ların rolü vazgeçilmezdir ve çok belirleyicidir. </strong>Sivil toplum ile siyasi partiler arasında<strong>,</strong> yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya şeklinde, o akışkanlığın sağlanması çok önemli.</p>
<h5><strong>‘Sivil Toplumda Tüm Mücadele Alanları Genel Siyasete Bağlı’</strong></h5>
<p><strong>Sivil toplum ve siyasi aktörler arasında müzakere süreci nasıl ilerlemeli? </strong></p>
<p>Bir sivil toplum temsilcisi sıfatıyla, siyasi aktörlerin fikirlerime açık olmasını isterim. Sonra, bir yasanın geçmesini istiyorsak, yasa eksiğinin ne gibi mağduriyetlere yol açtığını somut örnekleriyle, istatistiklerle anlatırım. Öncelikli talepler yerine getirilemiyorsa, onlara seçenek olarak alt talepleri sıralarım.</p>
<p><strong>STK’lar siyasi partiler ile halk arasında aracı olan en önemli yapılardır.</strong> Sivil toplumun desteklenmesi için daha sivil toplumu öne çıkaran düzenlemeler olmalı.</p>
<p><strong>Sivil toplumda mevzuat değişikliğine ihtiyaç var mı? Neler değişmeli?</strong></p>
<p>Torba yasaya eklenen kitle imha silahlarına ilişkin düzenleme dışında, mevzuatta sivil toplumu çok olumsuz etkileyen hususlar yoktu. Dijital çağda STK’ların muhakkak dijitali ve sosyal medya mecralarını etkili kullanması lazım.</p>
<p>Sivil toplumun yerel yönetimler üzerinden kamuya kendini tanıtması ve iletişime geçmesi en kolay yol. Belediye meclis üyeleri ile iletişim kuvvetlendirilebilir.</p>
<p><strong>Etkili bir kamu-sivil toplum diyaloğu yolları nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Tek başına bir mücadele alanı yok, tüm mücadele artık genel siyasete bağlı</strong>. Örneğin kadın mücadelesi veriyorsanız, sadece o alanda bir şeyler yapmakla olacak iş değil. Çünkü çatı sistem bozuksa, örneğin yargı bağımsız değilse, sizin yaptığınız her şey boşa düşebilir.</p>
<p>Bu, <strong>artık topyekûn bir mücadele, topyekûn bir demokrasi mücadelesi. </strong>Önce demokrasinin temini sağlanmalı; ondan sonra herkesin her alanda fikrini dile getirmesiyle, sivil toplum mücadelesi de daha özgür ve daha etkin olacaktır diye düşünüyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/07/sivil-toplum-ve-siyaset-arasinda-yapilandirilmis-ve-surekli-bir-iliski-kurulmali/">‘Sivil Toplum ve Siyaset Arasında Yapılandırılmış ve Sürekli Bir İlişki Kurulmalı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İyi Bir Yönetim İçin Tüm Kesimler Karar Sürecine Dahil Edilmeli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/14/iyi-bir-yonetim-icin-tum-kesimler-karar-surecine-dahil-edilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2021 09:12:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Aylin Yaman]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemide Sosyal Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal politikalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum ve siyaset ilişkilerini konuştuğumuz CHP Parti Meclisi Üyesi Aylin Yaman, pandemi sürecinde sosyal politikaların öneminin arttığına işaret ediyor. Kamu ve sivil toplum arasında etkili bir diyalog ve işbirliğinin kurulması için kent konseyi modelinin kamu kurumlarına taşınması gerektiğini düşünen Yaman, iyi bir yönetim sisteminin oluşmasında sivil topluma büyük görevler düştüğünü söylüyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/14/iyi-bir-yonetim-icin-tum-kesimler-karar-surecine-dahil-edilmeli/">“İyi Bir Yönetim İçin Tüm Kesimler Karar Sürecine Dahil Edilmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="“İyi Bir Yönetim İçin Tüm Kesimler Karar Sürecine Dahil Edilmeli”" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/O-BZQYnQopY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Aylin Yaman, Türkiye’nin ekonomik olarak sıkıntılı dönemine denk gelen pandemi sürecinde sosyal politikaların öneminin daha da belirginleştiğine dikkat çekti. CHP’nin yurttaşların gelir sorunu yaşamadan salgını atlatmaları gerektiğine ilişkin tespitlerinin iktidar tarafından dikkate alınmadığını söyleyen Yaman, sosyal politikaların etkili şekilde hayata geçirilmediğini belirtti.</p>
<p>Yaşlı hakları açısından pandemi sürecini değerlendiren Yaman, dünyanın hiçbir yerinde olmayan 65 yaş üstüne yönelik Türkiye’deki kısıtlamaların, insan hakkı ihlali olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde emekli maaşı ile geçinen ya da çalışmak zorunda olan geniş kesim olduğunu hatırlatan Yaman, hayatlarını idame ettirecek gelir desteği de alamayan bu kesim için pandemi sürecinin çok ağır ve yıpratıcı geçtiğini söyledi.</p>
<p>Yaman’a göre, sivil toplumda iyi bir yönetim sisteminin oluşabilmesinin koşulu, diğer yönetim sistemlerinde olduğu gibi, şeffaf ve doğru iletişim teknikleri ile kurulabilmesiyle mümkün. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemindeki “her şeyi ben bilirim” yaklaşımı ve “tek adamcılık rejimi” ile iyi bir sistem kurulması olası değil. Akla ve bilimsel temellere dayalı olarak, karar sürecinin her aşamasında, karşı görüşe sahip olanları de katarak tüm kesimlerin dahil edilmesi gerekiyor. Ayrıca, etkin bir yönetim sisteminin kurulması için halkın STK’lara katılımının teşvik edilmesi önem arz ediyor.</p>
<p>Türkiye’de siyasi partilerin sivil toplumla ilişkilerde branşlaşmaya gitmediğini söyleyen Yaman, CHP’de Genel Başkan Yardımcısı&#8217;na bağlı olarak faaliyet yürüten Sivil Toplumla İlişkiler birimi olduğunu hatırlatıyor. Siyaset ve sivil toplum arasında diyalogun açık olması durumunda, sivil aktörlerin karar alıcılardan öncelikle kendilerini dinlemelerini, sonra da önerilerinin hayata geçirileceğine dair teminat verilmesini isteyeceklerini düşünen Yaman, iki taraf arasında bu şekilde bir güven ilişkisi oluşması durumunda derin kutuplaşmaların aşılabileceğini kaydediyor.</p>
<h5><strong>“Kent Konseyi Modeli Merkezi Yönetime Taşınmalı”</strong></h5>
<p>Yerel yönetimlerde sivil toplumun kararlara etkin katılımı için Kent Konseyi modelinin esas alınması gerektiğini düşünen Yaman’a göre, bu sayede her konunun temsilcisinin yer aldığı bir yapı ile daha iyi kararlar alınması mümkün olabilir. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Alzheimer Derneği Mersin şubesinin yaşlı kampları projesini iyi örneklerden biri olarak gösteren Yaman, STK’ların karar sürecine dahil edilmesi sayesinde sorunların yerinde ve hızlı tespit edilmesini mümkün görüyor.</p>
<p>Birçok sivil toplum örgütünde aktif olarak faaliyetler de yürüten Yaman, içeriden bir gözle sivil toplumda nelerin değişmesi gerektiğini şöyle sıralıyor; &#8220;Sivil aktörler empati yeteneklerini biraz daha geliştirmeli, karşı tarafın bakış açısıyla konulara bakabilmeli, daha mücadeleci olmalı ve güncel gelişmeleri takip etmeliler. Bütün bunları başarabilmek için, sivil aktörler aralarına daha çok kadın ve genci dahil etmeliler.&#8221;</p>
<h5>“<strong>Umudun Tekrar Yeşermesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor”</strong></h5>
<p>Aylin Yaman kamu ve sivil toplum arasında etkili bir diyalog kurulması için, kamu kurumlarının hem halkı hem STK temsilcilerini düzenli olarak dinleyecek organizasyonlar, çalıştaylar vb. düzenlemesi gerektiğini kaydediyor. Koronavirüs Bilim Kurulu’nda Türk Tabipler Birliği’nin temsil edilmediğini hatırlatan Yaman, politika yapıcıların mutlaka tüm tarafları dinleyerek karar alması gerektiğinin altını çiziyor. Son olarak Türkiye’de toplumda çaresizlik ve umutsuzluk hislerinin yaygın olduğunu söyleyen Yaman, bunu aşmak ve umudu yeşertmek konusunda sivil topluma büyük bir görev düştüğünü vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/14/iyi-bir-yonetim-icin-tum-kesimler-karar-surecine-dahil-edilmeli/">“İyi Bir Yönetim İçin Tüm Kesimler Karar Sürecine Dahil Edilmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasetçiler de Sivil Alandaki Daralmadan Rahatsız</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/siyasetciler-de-sivil-alandaki-daralmadan-rahatsiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2021 07:50:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Siyaset İlişkilerine Bakış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın Türkiye’de siyaset ve sivil toplum arasındaki dinamikleri analiz etmek amacıyla hazırladığı “Sivil Toplum ve Siyaset İlişkilerine Bakış” isimli raporda; iktidardan muhalefete, tüm kesimden katılımcıların sivil toplumdaki daralmadan ve siyasetteki içe kapanmadan rahatsızlık duymaları ve Türkiye’nin yaşadığı diğer siyasi krizlerle karşılaştırıldığında, hali hazırda yaşananın daha ağır bir süreç olarak algılamaları öne çıkan bulgulardan...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/siyasetciler-de-sivil-alandaki-daralmadan-rahatsiz/">Siyasetçiler de Sivil Alandaki Daralmadan Rahatsız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Friedrich-Ebert Stiftung Derneği (FES) desteği ile yapılan “Sivil Toplum ve Siyaset İlişkilerine Bakış” adlı araştırma, siyasette yaşanan krizin sivil topluma yansımalarını ortaya koymak, krizi aşmanın yollarını birlikte aramak, sivil topluma etkisizleşme ve daralma olarak yansıyan mevcut durumu değiştirmek için neler yapabileceğini keşfetmek amacıyla yapıldı. Bu kapsamda, sivil toplum profesyonelleri ve siyasi aktörlerle derinlemesine mülakatlar gerçekleştirildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68698 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/icindekiler-640x480.jpg" alt="içindekiler" width="339" height="254" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/icindekiler-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/icindekiler-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/icindekiler.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 339px) 100vw, 339px" /></p>
<p>Katılımcılara, sivil toplumun algısı, sivil toplumun kamu ve uluslararası kaynaklara erişimi, sivil toplum-siyaset ilişkisinin sağlıklı yürüyebilmesinin önündeki engeller ve öneriler, pandemi döneminde sivil toplumun durumundan oluşan beş ana bölümde 21 soru yöneltildi. Ayrıca, sivil toplum ve siyasi alandan katılımcılarla iki zoom toplantısı gerçekleştirerek bu sorular etrafında tartışıldı. Her biri ilginç ve çarpıcı tespitler içeren tüm mülakatların toplu bir analizi “Sivil Toplum ve Siyaset İlişkilerine Bakış” yayınında bir araya getirildi.</p>
<h5><strong>“Siyasetin Sivil Topluma En Kapalı Dönem</strong><strong>i”</strong></h5>
<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgusu, iktidar ve muhalefete yakın tüm katılımcıların, sivil toplumdaki daralmadan ve siyasetteki içe kapanmadan rahatsızlık duymaları ve Türkiye’de yaşanan son siyasi krizin öncekilerden daha ağır bir süreç olarak algılandığında ortaklaşması. Katılımcılar, iktidarın sivil topluma kulaklarının en kapalı döneminin yaşandığını vurgularken, siyaset-sivil toplum ilişkileri açısından verimsiz bir dönem olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Araştırmaya göre, siyasetin sivil toplumla ortaklaştığı başarı kriterlerinde 4 başlık öne çıkıyor:</p>
<ul>
<li>Kutuplaşmayı aşıcı/birleştirici söylem</li>
<li>Farklı kesimlere açıklık/kapsayıcılık</li>
<li>Mecliste gündem oluşturabilme</li>
<li>Kararları etkileyebilme</li>
</ul>
<blockquote><p>Katılımcılar, Türkiye’de kadın ve ekoloji alanlarında yürütülen sivil toplum çalışmalarının, en etkili çalışmalar olduğunda birleşiyor.</p></blockquote>
<p><strong>Araştırmada öne çıkan bulgular 6 başlıkta toplanıyor:</strong></p>
<ol>
<li>Sivil toplumun çok katmanlı etkisizleştirilmesi,</li>
<li>Sivil toplum-siyaset iş birliğinin açmazları,</li>
<li>Sivil toplum algısı, faaliyetler ve iyi örnekler,</li>
<li>15 Temmuz OHAL perspektifinden sivil toplum,</li>
<li>Pandemi döneminin sivil topluma etkileri,</li>
<li>Sivil toplum-siyaset iş birliğinin güçlenmesine yönelik öneriler</li>
</ol>
<h5><strong>1- Sivil Toplumun Çok Katmanlı Etkisizleştirilmesi </strong></h5>
<p>Katılımcılara göre, sivil toplumu etkisizleştiren ve zayıflatan unsurlar içsel ve dışsal olarak iki başlık altında toplandı. İçsel unsurların başında belli bir konu etrafında örgütlenmede yetersizlik, birlikte mücadele kültüründe zayıflık ve toplumun farklı kesimlerinden destekçi bulmakta yaşanan zorluklar geliyor. Sivil toplumu etkisizleştiren dış unsurların başında ise artan baskılar ve korku iklimi geliyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve yükselen milliyetçilik de sivil toplumun etkisizleşmesinde önemli rol oynuyor.</p>
<h5><strong><em>2- </em>Sivil Toplum-Siyaset İlişkisinin Açmazları </strong></h5>
<p>Araştırmada, siyaset ve sivil toplum arasında önemli düzeyde kopukluk olduğu vurgusu dikkat çekiyor.  Sivil toplum ve siyaset arasındaki ilişki, katılımcılar tarafından büyük oranda eşitsizlik üzerine kurulu bir güç dengesi olarak tanımlanıyor. Dahası, iki aktör arasında diyalog yollarını arayan ve çaba sarf eden tarafın çoğunlukla sivil toplum örgütleri olduğu gözlemi öne çıkıyor. Bu da siyasi aktörler ile sivil toplum örgütleri arasında hiyerarşik ve eşitsiz bir ilişki biçimi getiriyor.</p>
<blockquote><p>Siyasi aktörler ile sivil toplum örgütleri arasında hiyerarşik ve eşitsiz bir ilişki biçimi var.</p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-68680 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sivil-toplum-ve-siyaset-iliskilerine-bakis-1.jpg" alt="Siyasetçiler de Sivil Alandaki Daralmadan Rahatsız" width="372" height="532" />Sivil toplum ve siyasetin iş birliği içinde olamaması ve karşılıklı beklentilerinin farklılıklar göstermesinin altındaki en önemli sebep, yasal çerçevenin geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir hükûmet stratejisi ya da mekanizması bulunmaması olarak görülüyor. Araştırmaya göre, siyasetin sivil toplumun sahasında inisiyatif aldığında, o konunun kamuoyunda kabul görmesi kolaylaşıyor ve daha kitlesel düzeyde ve hızlı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Dolayısıyla siyasal alan, sivil toplumun alanını belirliyor.</p>
<h5><strong>3- Siyaset ve STK’lar Arasında Ayrışan Sivil Toplum Algısı, Faaliyetler Ve İyi Örnekler</strong></h5>
<p>Siyasal aktörler sivil toplum örgütlerine “gönüllülük” ve “hayırseverlik” gibi misyonlar yüklerken, sivil toplum örgütleri ise kendilerine uzman, bilgi ve politika üreten, sosyal meselelerde devletin eksik kaldığı alanlarda hizmet ve model üreten roller biçiyorlar. Dikkat çeken önemli bir başka nokta, sivil toplum dünyasının kendisinin de siyasi aktörlerin de sivil toplumun karar alma mekanizmalarını etkilemeye yönelik bir işlevi ve gücü olduğunu düşünmüyor.</p>
<blockquote><p>Hem siyasi hem sivil aktörler, sivil toplumun karar alma mekanizmalarını etkilemeye yönelik bir işlevi ve gücü olduğunu düşünmüyor.</p></blockquote>
<p>Başta siyasi aktörler olmak üzere katılımcılar, sivil toplumun iyi işler üretmelerinin aynı zamanda etkili de olabildikleri anlamına gelmediğini, Türkiye’de sivil toplumun ürettiklerinin siyaset dünyası veya hükümet tarafından kullanılmadığını dile getiriliyor. Sonuç olarak, Türkiye’deki sivil toplum bu açıdan da etkili bulunmuyor.</p>
<p>Sivil toplumun iyi örneklerinde ilk akla gelenler Türkiye’deki kadın hareketinin kazanımları ve mücadelesi oluyor. Lobi faaliyetleri sonrasında elde edilen kazanımlar da sivil toplumun başarılı çalışmaları arasında gösteriliyor.</p>
<h5><strong>4- 15 Temmuz OHAL Perspektifinden Sivil Toplum</strong></h5>
<p>Araştırma kapsamında mülakatlarda, 15 Temmuz’un Türkiye&#8217;deki kutuplaşmayı derinleştirdiğine ilişkin önemli tespitler yer alıyor: sivil toplum 2016’dan bu yana önemli ölçüde daralma yaşarken, iktidarın alanı çok genişliyor. Ortaya çıkan tabloda, sivil toplum ve bireyler bir taraf seçmeye zorunlu kalıyor, bu da derinleşen kutuplaşmanın doğrudan bir sonucu oluyor.</p>
<blockquote><p>Türkiye sivil toplum, 15 Temmuz sonrası OHAL uygulamaları sırasında çok geriye gitti.</p></blockquote>
<p>15 Temmuz sonrasında sivil toplumun üzerindeki artan baskı, hem siyasi aktörler hem sivil toplum profesyonelleri tarafından çokça vurgulanırken, genel olarak Türkiye sivil toplumunun, 15 Temmuz sonrası OHAL uygulamaları sırasında çok geriye gittiği kaydediliyor. OHAL uygulamalarında KHK’larla başlayan dernek kapatmaları, Büyükada tutuklamaları ve Gezi Davası’nda Osman Kavala’nın tutuklanması gibi gelişmeler ile sivil toplumun her kesiminin sesinin kısılmasına neden olmaya devam ediyor.</p>
<h5><strong>5- Pandemi Sürecinde Sivil Toplum </strong></h5>
<p>Araştırmada, pandemi sürecinin sivil toplumdaki daralmayı derinleştirdiği, iktidarın sivil toplum üzerinde uyguladığı baskıyı meşrulaştırmak için pandemiyi kullandığı tespiti öne çıkıyor.  Sivil toplumun pandemi döneminde daha çok kendi var olma krizine odaklanarak fayda sağladığı kesimlerin değişen ihtiyaçlarıyla yeteri kadar ilgilenemediği belirtiliyor.</p>
<blockquote><p>Sivil toplum işlevini ve varoluş sebebini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.</p></blockquote>
<p>Sivil toplumun yapısal ve yönetsel olarak kendini gözden geçirmeye, gelecek yıllarda sivil alanın nereye doğru gittiğini dikkate alarak o alana yönelik hizmet üretme süreçlerini bir daha masaya yatırmaya ihtiyacı olduğu vurgulanırken, krizlere daha dayanıklı bir toplumun inşasında sivil topluma önemli roller düştüğü hatırlatılıyor.</p>
<h5><strong>6- Siyaset-Sivil Toplum İş Birliğinin Güçlenmesine Yönelik Öneriler </strong></h5>
<p>Katılımcılar, demokratik bir rejimde siyasi mekanizmaların sivil topluma kulak vermesi ve aldığı kararlara aktif şekilde sivil toplumu dahil edebilmesi ile siyasi faaliyetlerin şeffaf olarak izlenebilir olması gerekliliğini hatırlatıyor.</p>
<blockquote><p>Hem siyaset hem sivil toplum tarafından siyaseti ve sivil toplum kuruluşlarını da içine alan şekilde bir zihniyet dönüşümü ihtiyacı; zihniyet dönüşümünün olabilmesi için de yeni bir ilişki biçimi üretilmesinin gerekli olduğu vurgusu&#8230;</p></blockquote>
<p>Bu gereklilik çerçevesinde siyaset ve sivil toplum arasında iş birliğinin güçlenmesi ve sivil toplumun geniş kesimlere ulaşabilmenin yollarının araması amacıyla sıralanan öneriler şunlar:</p>
<ul>
<li>Sivil toplumun en temel beklentisi hukuki, siyasi ve mali açıdan elverişli bir sivil toplum iklimi;</li>
<li>Kamu ve sivil toplum ilişkilerinde, adil ve şeffaf süreçler işletilmesi, bu süreçlerin yapılandırılmasına yönelik adımlar atılması;</li>
<li>Siyaseti etkileyebilmesi için sivil toplumun bağımsız olmasının gerekliliği, bunun ekonomik ve ifade özgürlüğü olarak iki farklı açıdan ele alınması ihtiyacı;</li>
<li>Sivil toplum örgütlerinin, toplum üzerindeki etkisinin artmasıyla siyaset üzerinde de daha etkili olacağının dikkate alınması;</li>
<li>Türkiye’deki demokrasi eksikliğinin bir yansıması olarak sivil toplum örgütlerinin de kendi içlerinde demokratikleşmelerinin gerekliliği;</li>
<li>siyasi aktörlerin, sivil toplumla daha fazla etkileşime geçmeleri, sivil toplumun deneyimlerinden daha fazla yararlanmaları sorumluğunu üstlenmeleri;</li>
<li>Hem siyaset hem sivil toplum tarafından siyaseti ve sivil toplum kuruluşlarını da içine alan şekilde bir zihniyet dönüşümü ihtiyacı;  zihniyet dönüşümünün olabilmesi için de yeni bir ilişki biçimi üretilmesinin gerekli olduğu vurgusu&#8230;&#8221;</li>
</ul>
<p>Analizin tamamına ulaşmak için<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ve-siyaset-iliskilerine-bakis/" target="_blank" rel="noopener"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/siyasetciler-de-sivil-alandaki-daralmadan-rahatsiz/">Siyasetçiler de Sivil Alandaki Daralmadan Rahatsız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
