<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Jul 2024 07:49:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2024 16:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Avrupa Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil topluma yönelik ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[TAV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın Türkiye Avrupa Vakfı (TAV) Sahne Projesi İncele alt hibe programı kapsamındaki desteğiyle hazırladığı “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” bulguları, sivil topluma katkı sunan bir grupla Müze Gazhane’de paylaşıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/">Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın Türkiye Avrupa Vakfı (TAV) Sahne Projesi İncele alt hibe programı kapsamındaki desteğiyle hazırladığı “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” bulguları, sivil topluma katkı sunan bir grupla Müze Gazhane’de paylaşıldı. Katılımcılar, raporun bulgularını teyit etti ve sivil topluma yönelik siyasi aktörlerden ve kutuplaşma ikliminden kaynaklanan ayrımcılıklar ile sorunlara deneyimleriyle katkı sundular. Yanı sıra, STK’ların birbirlerine karşı ayrımcı tutumlarına dikkat çekerek diyalog ihtiyacına vurgu yaptılar.</p>
<p>Müze Gazhane ’de toplanan sivil topluma profesyonel ve gönüllü olarak katkı sunan grup, raporun bulgularına dair görüş ve önerilerini paylaşırken, toplumsal ve siyasal düzeyde kutuplaşmanın sivil alan üzerindeki etkilerini aşmanın yollarında dair tespitler de yaptı.</p>
<p>Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu, literatür taraması, saha çalışması ve önceki araştırmaların bulgularını harmanlayan bir araştırma niteliğini taşıyor.  Araştırmada, sivil toplumun bir bütün olarak maruz kaldığı ayrımcılık ve sorunlar 5 başlıkta toplanıyor:</p>
<p>1-Kamu ve Sivil Toplum Kuruluşu İlişkileri,</p>
<p>2-Sivil Toplum Kuruluşlarının Karar Alma Mekanizmalarına Katılımı,</p>
<p>3-Sivil Toplum Kuruluşlarının Bilgi Edinme Hakkı ve Bilgiye Erişimleri,</p>
<p>4-Sivil Toplum Kuruluşlarının Mali Kaynaklara Erişimi,</p>
<p>5-Sivil Toplum Kuruluşlarının Görünürlüğü</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-86590 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-640x480.jpeg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-1024x768.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>“Siyaset Değiştikçe Sivil Toplum da Değişiyor!” </strong></p>
<p>Sivil Sayfalar adına raporun tanıtımını yapan Rümeysa Çamdereli, “sivil topluma yönelik ayrımcılık meselesinin ne kadar az konuşulduğu” tespitinden hareketle, araştırmaya dair katılımcıların görüş ve deneyimleriyle rapora nihai halini vereceklerini söyledi.</p>
<p>Katılımcılar da siyasetin kutuplaştırıcı ortamının sivil toplumu etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu, karar alma süreçlerinde STK’ların görüşlerine yer verilmeyişini, &#8220;her siyasetin kendi STK&#8217;larıyla&#8221; işbirliği yaptığı algısının yarattığı ayrıştırıcı duruma deneyimleriyle katkı sundu.</p>
<p>Katılımcılar, sivil alanın güncel durumu hakkında “daralma-genişleme” tartışmaları da dahil bir çok konuda görüşlerini paylaştı.</p>
<p><strong>“Sivil Toplumun Kendi İçindeki Ayrımcılıkları ve Bunu Aşma Yollarını da Konuşmalıyız” </strong></p>
<p>Toplantıda söz alan katılımcılardan Pınar İlkiz, “sivil toplum 5’ten büyüktür” sözleriyle toplum tarafından en çok bilinen birkaç STK’nın sivil alan üzerindeki egemenliğine dikkat çekti. İlkiz ayrıca, afet odağında dahi STK’ların ayrımcılıklara maruz kaldığını, hatta hani STK’nın hangi bağlamda desteklendiğini konusunun bile bulanıklaştığını kaydetti.</p>
<p>Araştırmacı Ulaş Tol, “sivil toplumun daraldığına” ilişkin dilimize pelesenk olan tespite son zamanlarda kendisinin de ikna olduğunu fakat asıl olarak toplumda STK’ların itibarına odaklanılması gerektiğini söyledi: “sivil toplum eskisinden daha itibarsız, bir nedeni iktidar politikası ve STK’ların kendisi. STK’ların toplumsal bağları zaten zayıftı, artık daha zayıf” dedi. Tol, “sivil toplum daraldı dedikçe, alan daha da kapandı.” tespitini yaptı.</p>
<p>Tol’dan farklı olarak uluslararası projelerin değerlendirilmesi alanında uzman Didem Tekeli, “sivil toplumdaki daralma zihinlerimizde olabilir, akvitizme ve sivil topluma bakış açısı farklılaşmalı” görüşünü paylaştı.</p>
<p>TAV adına toplantıya katılan Uygar Altınok ise “yekpare bir sivil toplum algısının” olmadığını vurguladı. Özellikle Twitter-X sosyal medya platformunda “troll”denilen profillerin etki alanlarının sanılandan daha büyük olduğunu ve bunun sivil toplumu olumsuz etkilediğini kaydetti.</p>
<p>Bir diğer katılımcı Ömer Burak Tek, hazırladıkları Rapor Bülteni üzerinden edindiği deneyimleri paylaşırken, toplumdaki tüm fay hatlarının sivil alanı da etkilediğini ve bu gerçek ile çözüm önerileri geliştirmenin gereğini vurguladı.</p>
<p>Zeynep Duygu Ağbayır ise yeni kurdukları ve yoksulluk odağında çalışan dernekleri üzerinden edindiği içgörüden hareketle “sivil toplumun kendi içinden yeni bir sivil toplum anlayışı filizlenmesi gerekiyor” sözleriyle toplumla daha yakın bağların kurulması için değişmesi gereken zihniyete dikkat çekti.</p>
<p>Son olarak, katılımcıların paylaşımlarından da edindiği izlenimle Rümeysa Çamdereli, “sivil toplumda tartışma ve konuşmalara ihtiyaç var, bunun için Sivil Sayfalar olarak elimizden gelen katkıyı sunmaya gayret edeceğiz” sözleriyle <a href="http://www.meydanda.org">Meydan</a> buluşmalarının benzerlerine duyulan ihtiyacı paylaştı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/">Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçimler ve Sivil Toplum: Ne Yaptık, Bizi Ne Bekliyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/03/secimler-ve-sivil-toplum-ne-yaptik-bizi-ne-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2023 08:54:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[FES]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich Ebert Stiftung]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği (Sivil Sayfalar) olarak Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği iş birliğiyle 21 Haziran 2023 tarihinde seçim sürecinde aktif çalışma yürütmüş ve yürütmemiş farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve alanla ilgili uzmanlarla bir araya geldik. FES Derneği ofisinde gerçekleşen toplantıda, hem genel seçimler sürecinde sivil toplumun rolünü, eksikliklerini tartıştık hem de kısa süre sonra gerçekleşecek yerel seçimler öncesinde sivil toplumun neler yapması gerektiğine dair önerileri konuştuk. Bu metinde yapılan tartışmalar, süreçte çalışma yapmayı düşünen sivil toplum yapılarına ilham olması niyetiyle bir araya getirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/03/secimler-ve-sivil-toplum-ne-yaptik-bizi-ne-bekliyor/">Seçimler ve Sivil Toplum: &lt;br&gt;Ne Yaptık, Bizi Ne Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>Genel Seçimler Sürecinde Sivil Toplum</b></h5>
<p><b>&#8216;Seçim Bir Şekilde Tüm Sivil Toplumun Gündeminde&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her ne kadar sivil toplum kuruluşları kendilerini seçim süreciyle mesafelendirmeye çalışsa da süreçte gündeme gelen konular (kadın meselesi, göçmenlerle ilgili söylemler vb.) ya da siyasetin seçmene yaklaşım şeklinden ötürü seçim bir şekilde sivil toplumun gündemine giriyor. Bunun “dışında” bir konumu zorlamak yapılan işleri etkisizleştiriyor.</span></p>
<p><b>&#8216;İktidara Kategorik Olarak Karşı Olmak İşe Yaramadı&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumda seçim sürecine dahil olmak isteyen kurumlar muhalefeti destekler bir tutum edindi. Ancak buradaki “kaybetme” hikayesine de entegre olundu. Halbuki yine sivil toplumun birincil gündemindeki birçok konu (yoksulluk, ayrımcılık vb.) Türkiye’nin sorunu olmaya devam ediyor. Bu durumu göz önüne alan ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini derleyen bir sivil topluma ihtiyaç var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu nedenle eğer sivil toplum açısından bir şey değişecekse stratejik olarak her siyasi oluşuma mesafesizliğin sağlanması gerekiyor. Ancak bu şekilde siyasetin rolüne soyunmadan sivil toplum yüklenebileceği bir yükle, doğru olanı işaret etme misyonuyla hareket edebilir.</span></p>
<p><b>&#8216;Siyasetteki Kutuplaşmanın Sivil Toplumun Kendi İçindeki Kutuplaşmaya Yansımasını Bir Kez Daha Tecrübe Ettik&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Onların” “bizim” sivil toplumu ayrımı gittikçe derinleşti, özellikle deprem sürecinde bu ayrım daha da belirgin hale geldi. Ancak bu “konfor alanları”ndan çıkmak gerekiyor. Sivil toplumdaki kutuplaşma; kapsayıcılığı ve alanda iş birliği yapma imkanlarını sınırlıyor. Kimlik ve kutuplaşmanın ortaya çıkardığı diyalog eksikliklerine yönelik çalışma yürütmek gerekiyor. Sivil toplumun siyasetten etkilenmesinin önüne geçmek elzem.</span></p>
<p><b>&#8216;Hangi Yol ve Yöntemler, Diyalog ve Köprülerle Sivil Toplum Arası Kutuplaşmayı Aşmak Nasıl Mümkün olabilir? Kamu Politikalarına Etki Alanımız Neler Olabilir?&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumla diyaloglar da seçim sürecine sıkıştırılıyor. Siyaset ve sivil toplum arasında diyalog eksikliğinden kaynaklanan birbirini anlamama süreci olumsuz etki yapıyor hem de enerji aktarılamıyor. Siyaset de her geçen gün daha erişilemez hale geliyor. Partilerin iç yapılarını daha iyi bilmek ve buradaki iş bölümlerinin bilincinde olarak “Kimler kimden sorumlu?” listeleriyle ortak hareket etmek gerekiyor.</span></p>
<p><b>&#8216;Fon Kuruluşlarının Neden Olduğu Rekabet Ortamını Kıracak Hamlelere İhtiyaç Var&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum proje bazlı müdahalelere sıkışmış durumda ve buradaki rekabeti kışkırtan en birincil faktör fon kuruluşları. Dış finansman ve fon kuruluşu odaklı yaptığımızda dostu ve dayanışma yaşayan kurumlar olmaktan çıkıyor. Alternatif finansman kanallarını konuşmak ve üretmek gerekiyor.</span></p>
<p><b>&#8216;İktidarı da Gündemine Alan Bir Savunuculuğa İhtiyaç Var&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaman içerisinde “muhalif sivil toplum” da kendi içine kapandı ve iktidara temas ya da temas denemesi dahi yok. Geçmiş dönemde çok “hassas” konularda dahi iktidarla konuşulabiliyordu. Bu kapı kapanmış olabilir, ancak hiç zorlanmaması da başka bir meşruiyet problemi yaratıyor.</span></p>
<p><b>&#8216;Muhalefeti Örgütlemeye Enerji Harcamak Gerekiyor&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun muhalefeti örgütlemeyi odağına aldığı bir süreçten geçmiş olunsa da muhalefetin bütün olmadığını hatırlamak kritik. Sürekli aynı insanlarla bağlantı kurmamak gerekiyor.</span></p>
<p><b>&#8216;Genel Hedeflerin Belirli Olması Gerekiyor, Demokratikleşme Vurgusu Hatırlanmalı&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum genel amacından uzaklaşmış görünüyor. “Mottoları hatırlamak” gerekiyor. Bunun için de saha bazlı çalışmalar ve taban örgütleri ve ilgili uzmanlıklarla görüşmeyi tekrar gündeme almak gerekiyor.</span></p>
<h5><b>Yerel Seçim Sürecine Giderken</b></h5>
<p><b>&#8216;Sivil Toplum Adaylık Süreçlerine Etki Etmeli&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaman kısa ve en yaşamsal konulara odaklanmak gerekiyor. Bu konularda etkin olabilecek isimleri de adaylık süreçlerinde desteklemek, siyasi partilerin tamamında “bunu yapacak kişiyi seç” diye strateji yürütmek önemli. Şehirlerin dertlerini belirginleştirip, kentin yaşamsal sorunlarını bilerek siyasileri bunları çözebilecek adaylara yönlendirmek gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda iktidar zemini çok kırılgan olduğu için hizmet üretimi ve kentin politika üretimi gibi konularına iddialı ve kararlı siyasi profiller var, bu da bir fırsat olarak değerlendirilebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda yerel seçimler aday sayılarının da oldukça fazla ve çeşitli olduğu süreçler. Belediye meclis üyesi adaylarının seçilme süreçleri de benzer şekilde yine dikkate alınmalı.</span></p>
<p><b>&#8216;Sokaktaki Varlığımızı Bizi Güçlendiren Bir Unsura Dönüştürmek Gerekiyor&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum denince siyasetin aklına hemşehri dernekleri geliyor. Buradan öğrenmemiz gereken bir şey var: 5 kişilik örgütün de kendisini kitlesel gösterebilme gücü var. Halka temas edilen alanlarda hak temelli örgütlerin çabaları eksik. Bu çabayı artırarak ve siyasetle ilişkilenme alanlarını zorlayarak sokaktaki varlığı siyasetin gözünde dikkate alınabilir bir unsur haline getirmek mümkün. Sivil toplumun kentlere ve belirli alanlara sıkışması söz konusu. Sahanın renkliliğini, dinamikliğini yansıtamıyoruz. Bu dinamikliği yansıtmak da buradaki etki gücünü artıracaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemşeri derneklerini demokratikleşme alanına taşımak da ayrıca bir gündem. Hedef gruplara erişim, özelde de kadınlar gibi özgün gruplara erişim konusunda hemşehri dernekleri önemli bir ara yapı haline gelebilir.</span></p>
<p><b>&#8216;Yerel Seçimler Özelinde Muhtarlıklar Daha &#8216;Nötr&#8217; Bir Alan Olarak Odağa Alınabilir&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel meselelerin tespiti ve “siyasetten azade” bir çalışmanın da alanını açması nedeniyle muhtarlıklar önemli bir savunuculuk alanı olarak öne çıkıyor. Muhtarlıkların sosyal yardımları yönlendirme dahil olmak üzere birçok misyonu var ve buradaki misyonunu etkin kullanması yönünde ortak çalışma yürütülmesi yerelden gerçekleşecek bir dönüşümün kaynağı olabilir.</span></p>
<p><b>&#8216;Göçmen Meselesi Başta Olmak Üzere Kritik Konulara Dair Siyasete &#8216;Nasıl Konuşmalı&#8217; Dokümanları Oluşturulmalı&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Partilerin göçmen politikaları ve parti grup konuşmalarının genel seçimlerde izlediği seyir herkesin malumu. Burada süreçten soyutlanmaktansa konunun nasıl konuşacağı konusunda siyasetçilere araçlar hazırlamak gerekiyor. </span></p>
<p><b>&#8216;Siyaset Toplum Köprüsünü Kurmaya Yönelik Araçlar Geliştirmek Gerekiyor&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun siyasal muhalefetin gerisinde kalma lüksü yok, bir arada hareket etmeye ihtiyaç var. Lobicilik ve politika değiştirmek için çalışma yürütmekle seçime angaje olmak farklı şeyler. Buradaki farkı dikkate alarak, siyasi eylemi oy vermeye sıkıştıran dile sıkışmamak için lobicilik ve siyasete konuşma faaliyetlerinin terk edilmemesi gerekiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/03/secimler-ve-sivil-toplum-ne-yaptik-bizi-ne-bekliyor/">Seçimler ve Sivil Toplum: &lt;br&gt;Ne Yaptık, Bizi Ne Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnceleme: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/13/inceleme-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2023 11:29:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rapor Bülteni 41. sayısında Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması raporunu inceledi. Raporda sivil toplumun geçmişi, siyasi iklimle ilişkisi, mevcut hali ve sorunları çok boyutlu biçimde ele alınıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/13/inceleme-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/">İnceleme: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 class="header-with-anchor-widget">I. Kavramsal Çerçeve</h5>
<p class="header-with-anchor-widget"><strong>Önce Kavramlar…</strong></p>
<p><em>Sivil toplum, aktivizm.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplum: </strong>Devletten ayrı ve bağımsız bir yapısı olan, gönüllülük esasına göre hareket eden ve toplum menfaatleri doğrultusunda çalışan kuruluşların tamamı.</li>
<li><strong>Aktivizm:</strong> Toplumsal ya da siyasal etki oluşturmak amacıyla yürütülen faaliyet. Tanıl Bora’nın aktivizm kelimesine odaklandığı yazısını okumak için <em><a href="https://birikimdergisi.com/haftalik/10371/aktivizm" rel="nofollow ugc noopener">tıklayınız</a></em>.</li>
</ul>
<h5 class="header-with-anchor-widget">II. Araştırmacı Kurum</h5>
<p><strong>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği</strong></p>
<p>Ağustos 2020&#8217;den bu yana “Sivil Sayfalar” platformu aracılığıyla çalışmalarını kamuoyuyla paylaşan derneğin temel amacı <strong>sivil topluma bağımsız bir zemin</strong> hazırlamak. Faaliyetlerin çoğunda, sivil toplumun etki kapasitesinin iyileştirilmesi ve politika süreçlerine sivil katılımın artırılması hedefleniyor.</p>
<div class="captioned-image-container">
<figure>
<div class="image2-inset"><picture><source srcset="https://substackcdn.com/image/fetch/w_424,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 424w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_848,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 848w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1272,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1272w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1456,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1456w" type="image/webp" sizes="100vw" /><img decoding="async" class="sizing-normal aligncenter" title="https://s3.amazonaws.com/revue/items/images/019/155/791/web/sivil-sayfalar.jpg?1668687045" src="https://substackcdn.com/image/fetch/w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg" sizes="100vw" srcset="https://substackcdn.com/image/fetch/w_424,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 424w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_848,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 848w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1272,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1272w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1456w" alt="https://s3.amazonaws.com/revue/items/images/019/155/791/web/sivil-sayfalar.jpg?1668687045" width="570" height="211" data-attrs="{&quot;src&quot;:&quot;https://substack-post-media.s3.amazonaws.com/public/images/7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg&quot;,&quot;fullscreen&quot;:null,&quot;imageSize&quot;:null,&quot;height&quot;:274,&quot;width&quot;:740,&quot;resizeWidth&quot;:570,&quot;bytes&quot;:null,&quot;alt&quot;:&quot;https://s3.amazonaws.com/revue/items/images/019/155/791/web/sivil-sayfalar.jpg?1668687045&quot;,&quot;title&quot;:null,&quot;type&quot;:null,&quot;href&quot;:null,&quot;belowTheFold&quot;:true,&quot;internalRedirect&quot;:null}" /></picture>
<div></div>
</div>
</figure>
</div>
<h5><strong>III. Metodoloji</strong></h5>
<p><strong>Anket, Derinlemesine Görüşme, Sınıflandırma Çalışması</strong></p>
<p><strong>Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi ile birlikte yürütülen araştırmanın nicel çalışma evresinde, 79 ilden toplam 552 katılımcı ile görüşme sağlanıyor. </strong>552 farklı sivil toplum kuruluşu kuruluş amacı, üye profili ve faaliyetlerine göre değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Nitel çalışma evresinde ise sivil toplum ve siyasi aktörlerinin güncel durum ve sivil toplumun ihtiyaçları hakkındaki görüşlerini detaylı öğrenebilmek için derinlemesine görüşmeler gerçekleştiriliyor</strong>. Akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum çalışanı 55 kişi ile yapılan derinlemesine görüşmelerde elde edilen verilerin de anket çalışmasını destekleyici niteliğe sahip olduğu belirtiliyor.</p>
<h5><strong>IV. Bulgular</strong></h5>
<p class="header-with-anchor-widget"><strong>Rapor bize neler söylüyor?</strong></p>
<p><em>Sivil toplumun geçmişi ve geleceği.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplumun etkisinin beş yıl öncesine göre artıp artmadığı konusunda katılımcılar kararsız. “</strong>Etkisi arttı” diyenlerin oranı %35. “Etkisi ne azaldı ne arttı” diyenler ise %32.4 oranında.</li>
</ul>
<p><em>Sivil toplumda çalışanların motivasyonu yüksek ancak kurumların etkinlik algısı zayıf.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplum kuruluşları kendilerini geçmişe göre daha az etkili, daha az etkileşimli ve daha az aktif görüyor. </strong>Aktifliğin düşük olduğunu ve azaldığını düşünenlerin oranı sırasıyla %78.6 ve %52.6.</li>
<li><strong>Katılımcıların yarıya yakını kurumsal kapasite, diyalog ve iş birliği ile etkililik konusunda karamsar.</strong></li>
<li><strong>Katılımcılar kendilerini motive edebiliyor.</strong> Sivil toplum katılımcılarında kaygı ve stres düzeyi orta ve yüksek olanlar %67.8 ve %71.4’e ulaşsa da motivasyon konusunda bu rakam %91.9.</li>
</ul>
<p><em>Hayırseverlik mi hak savunuculuğu mu? Sivil toplumda bulunma nedenleri.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplumun merhamet ve aktivizmden öte daha rasyonel bir dinamik kazandığını vurgulamakta fayda var. </strong>Çoğulculuk da farklı grupların kendileri için önemli gördükleri çıkar ve faydaları sağlamak amacıyla sivil alana katılımıyla gerçekleşiyor.</li>
<li><strong>Eğitim düzeyi sivil toplumda bulunma nedenlerini doğrudan etkiliyor.</strong> Eğitim düzeyi arttıkça daha rasyonel sebepler öne çıkarken (toplumsal sorumluluk, fayda yaratmak, toplumu dönüştürme) eğitim düzeyi azaldıkça vicdani duygular, hayırseverlik gibi geleneksel temalar öne çıkıyor. Siyasi motivasyon yok denecek kadar az.</li>
<li><strong>Dindar ve seküler kuruluşlarda çalışanlar arasında daha geleneksel ile daha rasyonel motivasyonlar konusunda farklılaşma var.</strong> Dindarlarda hayırseverlik, ahlak ve vicdan öne çıkarken, sekülerlerde toplumsal sorumluluk, toplumu dönüştürme, hak savunuculuğu gibi motivasyonlar daha belirgin.</li>
<li><strong>Gönüllülük ve vicdan motivasyonuyla sivil toplumda yer alan katılımcı grubunda bunalma daha az.</strong> Buna karşılık hassas grupların veya doğanın koruması gibi hükümeti karşısına alacak düzeyde toplumsal mücadele gerektiren alanlarda faaliyet gösteren himayeci kuruluşlarda bulunan kişilerde stres diğer gruplara kıyasla daha yüksek.</li>
</ul>
<p><em>Sivil toplum üzerinde baskı ve engelleme var mı?</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskı ve engelleme olduğuna dönük baskın bir görüş yok.</strong> Rapora göre katılımcıların yarıya yakını sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskı ve engelleme olmadığını düşünüyor. (%46.2)</li>
<li><strong>Kadınlarda, gençlerde, eğitim düzeyi daha yüksek olanlarda baskı ve engellerin var olduğunu söyleyenler daha yüksek.</strong></li>
</ul>
<p><em>Türkiye&#8217;deki politik iklimin sivil topluma etkisi.</em></p>
<ul>
<li><strong>Politik iklimin sivil topluma etkisini olumlu görenler azınlıkta. Türkiye&#8217;de politik iklimin sivil topluma etkisini son derece olumlu görenlerin oranı %17.6</strong>. Olumsuz görenlerin oranı %41.7 ve ne olumlu ne olumsuz görenlerin oranı %40.8.</li>
</ul>
<p><em>Sivil toplum yapılanmasının güçlü ve zayıf yanları.</em></p>
<ul>
<li>Sivil toplum yöneticilerine veya çalışanlarına çalıştıkları yapının zayıf ve güçlü yanlarını sorulduğunda; güçlü yanlar için hızlı sorun çözebilme, devletten bağımsız olabilme, ekibin genç olması, sahadaki sorunları analiz edebilme ve aktivizm yeteneği gibi başlıklar ifade ediliyor.</li>
<li>Zayıf yönlerde ise gönüllü yönetimi eksikliği, kurumsal hafızanın eksikliği gibi başlıklar göze çarpıyor.</li>
</ul>
<h4 class="header-with-anchor-widget"><strong>İyi Güzel de Çözüm Ne?</strong></h4>
<p><em>Sivil toplumun sorunları ve çözüm önerileri.</em></p>
<ul>
<li><strong>Katılımcılara sivil toplumun sorunları açık uçlu olarak sorulduğunda, bütçe ve kurumsal-toplumsal destek bulamama sorunları ön plana çıkıyor</strong>. Ayrıca güvensizlik, iletişimsizlik ve koordinasyon sorunlarına da işaret ediliyor. Savunucu kuruluşlarda ekonomik duruma olumlu bakanların sadece %7 olması dikkat çekiyor.</li>
<li>Katılımcılar <strong>kısa, orta ve uzun vadeli strateji ve hedef belirleme, etki yaratma</strong> konularında sivil toplum kuruluşlarının yeni bir sayfa açmaları gerektiğini düşünüyorlar.</li>
<li><strong>Katılımcılara sivil toplumun yakın gelecekteki beklentileri sorulduğunda &#8220;umutsuz&#8221; olanlar çoğunlukta. </strong>Rapora göre; umutlu olanlar %29.2’de kalırken, değişim öngörmeyenler %40 ve umutsuzlar %30.8 seviyesinde.</li>
<li><strong>Kaynak yaratma konusunda, sivil toplumun kendi kaynağını üretebileceği mekanizmalar kurabilmesi gerekliliğine dikkat çekiliyor. </strong>Proje temelli kaynak geliştiren sivil toplum kuruluşları da sadece fonlara dayalı kaynak elde etmenin kaygı yarattığını, sabit giderleri ve bazı temel ihtiyaçları için kaynak geliştirmekte zorlandıklarını dile getiriyorlar.</li>
<li><strong>Katılımcıların önemli bir kısmı ise ulusal kaynaklara erişmenin uluslararası kaynaklara erişmekten daha zor olduğunu belirtiyor.</strong> Bireysel bağışçılığın daha fazla gelişmesini isteyen sivil toplum kuruluşları bu alanda zayıf olduklarını da belirtiyorlar.</li>
<li><strong>Sivil toplumun önündeki bürokratik engellerin belirlenmesi, kamu yararı statüsünün gözden geçirilmesi, vergi yüklerinin hafifletilmesi de sivil toplum kuruluşlarının ortak talebi olarak araştırmada öne çıkıyor.</strong></li>
<li><strong>Sivil toplum için sağlıklı bir finansal ortam yaratılabilmesi için öncelikle sivil toplumun devletle, siyasetle ve toplumla ilişkilerinin yeniden tanımlanmasına ihtiyaç duyulduğu katılımcılar tarafından dile getiriliyor.</strong></li>
<li><strong>Raporu hazırlayanlara göre; sivil toplumun Türkiye’deki siyasi iklimden doğrudan etkileniyor. </strong>Sivil toplumda artan umutsuzluğun sebebini de yine siyasi iklimin yansıması olarak yorumluyorlar.
<div></div>
</li>
</ul>
<h5 class="header-with-anchor-widget">V. Bir Kitap</h5>
<p><em><strong><img decoding="async" class=" wp-image-82886 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-640x704.jpg" alt="Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi" width="301" height="331" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-640x704.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-1280x1408.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-1024x1126.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi.jpg 1300w" sizes="(max-width: 301px) 100vw, 301px" />Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi,</strong></em><strong> </strong><em><strong>John Ehrenberg (Çev:Mehmet Doğan), Koç Üniversitesi Yayınları, 2022</strong></em></p>
<p>TÜSEV ve Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) iş birliğiyle hayata geçirilmesi planlanan her sene alandaki önemli bir yayının Türkçeye çevrileceği Sivil Toplum Serisi&#8217;nin ilk kitabı olan John Ehrenberg tarafından yazılan <em>&#8220;Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi&#8221;</em> kitabı 2022 yılının Şubat ayında yayımlandı.</p>
<p>Sivil toplumun hem yararlarını hem de sınırlarını inceleyen John Ehrenberg, kavramın siyasal ve kuramsal evrimini özetlerken, akademik ve kamusal söylemdeki yerini de tanımlıyor. Sivil toplumun geniş bir döneme yayılan önemli yansımalarının çağdaş meselelere dair neler sunabileceğini araştırıyor.</p>
<p><a href="https://raporbulteni.substack.com/p/41-sivil-toplum-ve-medya-calsmalar-23-01-18" target="_blank" rel="noopener">İncelemenin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/13/inceleme-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/">İnceleme: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Baskı Var Evet, ama &#8216;Sızıntılar&#8217; da Var&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/04/baski-var-evet-ama-sizintilar-da-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2022 07:49:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Havle Kadın Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyonları Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82149</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin gerçekleştirdiği 'Sivil Toplumun Geleceği: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması' sonuçlarını Havle Kadın Derneği’nden Rümeysa Çamdereli ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/04/baski-var-evet-ama-sizintilar-da-var/">&#8221;Baskı Var Evet, ama &#8216;Sızıntılar&#8217; da Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8216;Sivil Toplumun Geleceği&#8217; araştırmasından aklınızda kalan en önemli çıktı nedir? Size ne anlatıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-82153 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-640x640.jpg" alt="" width="246" height="246" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/11/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 246px) 100vw, 246px" />Bir süredir sivil toplumun içerisindeyim. Özellikle son yıllarda “sivil toplum baskı altında” cümlesinin kurulmadığı bir toplantıda yer almıyorum desem yeridir, ancak çalışmada gördüğüm kadarıyla bu tahmin ettiğimden bir nebze daha az yaygın bir düşünce. Katılımcıların yalnızca %53.8’i sivil toplumun baskı altında olduğunu söylemiş, kadınlar ve gençler ise bu konuda daha ısrarcı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim de Havle Kadın Derneği’nde yaptığımız işler görece daha az “makul” işler ve sıklıkla tepki çekiyor. Bu nedenle de biz toplumsal baskının bir uzantısı olarak özellikle merkezi yönetimin de baskısını hissediyoruz. Ancak bu söyleme sıkışıp kalmanın da sorunlu olduğunu sıkça konuşuyoruz. Baskı var evet, ama “sızıntılar” da var. Tüm baskılara rağmen toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları, feminist örgütler faaliyetlerine ısrarla devam ediyor. Buradaki ısrarı ve motivasyonu öne çıkaran bir dil kurmak bize daha iyi gelecek.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bizim çıkış noktamız her zaman farklılıklarımızla feminist harekete dahil olmak ve kendi içimizdeki farklılıkları görmek oldu.</span></p></blockquote>
<p><b>Araştırmada öne çıkan bir diğer konu ise kurumların yaşadığı engeller. Sizin kurumsal olarak deneyimlediğiniz en önemli engel nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her kurum gibi finansal engeller bizim için de oldukça yakıcı. Ancak finansal engellerin tüm etkinliğimizi belirleyen bir noktaya gelmesi de bizim için çok sorunlu. Sırf finansal kaynak için çalışma yapan bir kurum haline gelme tehlikesinin etrafında geziyoruz ve sürekli böylesi bir durumdan kaçınmak için önlemler almaya çalışıyoruz. Bağışçılık gibi finansal kaynak yaratma stratejileri bizim kurumumuz gibi görece az “kitlesel” kurumlar için yeterli cevap değil bu konuya. Çözüm hem kendi insan kaynağımız dahil öz kaynaklarımızı daha iyi yönlendirecek modeller bulmakta, ama hala arayış içerisindeyiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunların dışında kurum içi kapsayıcılık ve yatay bir şekilde örgütlenme bizim en temel meselemiz. Bizim çıkış noktamız her zaman farklılıklarımızla feminist harekete dahil olmak ve kendi içimizdeki farklılıkları görmek oldu. Burada da tüm farklılıklarımızı gören ve ona göre değişim gösteren bir yapıyı tekrar tekrar inşa etmek bizim için en kritik nokta. Sivil toplumda bu noktanın ciddi manada kaçırıldığını düşünüyorum. Ya sanki insanlardan oluşmuyormuş gibi hissettiğimiz “kurumlar” var karşımızda, ya da asla tutarlı bir karşılık alamayacağımızı hissettiğimiz bir grup insan. Buna bir ara yol geliştirmeye çalıştığımızı söyleyebilirim.</span></p>
<h5><strong>&#8221;Artık Avrupa’da &#8216;Bile&#8217; Bir &#8216;Tedirginlik&#8217; Söz Konusu&#8221;</strong></h5>
<p><b>Araştırmanın sonuçlarının bir nebze &#8216;karamsar&#8217; olduğunu söylemek mümkün. Bu atmosferde çalışmak ve buradan geleceğe bakmak nasıl mümkün olabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de neredeyse birçok alanda karamsarlık hakim. Bundan sivil toplumun azade olmasını beklemek mümkün değil tabii. Hele ki İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilmemiz gibi savunuculuk faaliyetlerimizi radikal bir şekilde olumsuz etkileyen olayların yaşanması karamsarlığımızı artırıyor ama bence bu noktada biraz başka ülkelerdeki durumlara da bakmak gerekiyor. Bizim yaşadıklarımızı farklı boyutlarda dünyadaki neredeyse tüm ülkelerdeki aktivistler yaşıyor. Artık Avrupa’da “bile” bir “tedirginlik” söz konusu. Senelerdir feminist hareketinin en iyi becerilerinden biri uluslararası dayanışmayı mümkün kılacak mekanizmaların geliştirilmesi. Mekanizmadan kastım da aslında biraz birbirinden öğrenme alanları. Hepimiz gündelik hayatta bir sürü çözüm geliştirerek çalışmalarımıza ve hayatlarımıza devam ediyoruz. Bu çözümleri paylaşmak, birbirimize yol göstermek en umut verici şey oluyor benim adıma. Bunu kaybetmememiz gerekiyor.</span></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Rapor özetine ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><em>*Bu içerik Havle Kadın Derneği ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/04/baski-var-evet-ama-sizintilar-da-var/">&#8221;Baskı Var Evet, ama &#8216;Sızıntılar&#8217; da Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karar Alma Süreçlerine Katılım Eğitimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/20/karar-alma-sureclerine-katilim-egitimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 May 2022 08:19:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Chrest Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich Ebert Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Karar Alma Süreçlerine Katılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği, Chrest Vakfı ve Friedrich Ebert Vakfı desteğiyle yürüttüğü ‘Sivil Toplumun Geleceği’ projesi kapsamında sivil toplum örgütleri ve aktivistler için Karar Alma Süreçleri Eğitimi düzenliyor. Eğitime katılmak için 30 Mayıs 2022 tarihine kadar başvuruda bulunabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/20/karar-alma-sureclerine-katilim-egitimi/">Karar Alma Süreçlerine Katılım Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Demokratik sistem; özgürlük, sosyal adalet, eşitlik, temel insan haklarına saygı ile hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine kuruludur. Sürdürülebilir demokrasi için halkın karar verme süreçlerine katılım kanallarının açık olması şarttır. Temsili demokrasi bu imkânı sunmakla birlikte yetersiz kalmaktadır. Bu aşamada Sivil Toplum Kuruluşları’nın (STK) varlığı önem kazanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu doğrultuda bir dizi rehber hazırlayan Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği, ‘Sivil Toplumun Geleceği’ projesi kapsamında Karar Alma Süreçleri Eğitimi düzenliyor. Eğitim çevrimiçi olarak gerçekleşecektir.</span></p>
<p><b>Eğitim Başlıkları:</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Karar alma süreçlerine katılım nedir?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Katılım neden önemlidir?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sağlıklı katılım için gerekli koşullar nelerdir?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Karar alma süreçleri ve aktörleri</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Katılımı kolaylaştıran ve zorlaştıran faktörler</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Katılım yöntemleri</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitmen: Emine Uçak Erdoğan</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarih: 31 Mayıs 2022</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Saat: 10:30 &#8211; 12:30</span></p>
<p><strong>Son başvuru tarihi: 30 Mayıs 2022</strong></p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScN_UyonKRpWkaD040pyxG9SLHT_yNbC0xyGTJNQ4cy-Un4eg/viewform?usp=sf_link" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Başvuru için tıklayınız.</span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/20/karar-alma-sureclerine-katilim-egitimi/">Karar Alma Süreçlerine Katılım Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Sivil Toplumun Güçlü ve Zayıf Yanları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/05/turkiyede-sivil-toplumun-guclu-ve-zayif-yanlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2022 11:13:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması, Türkiye’de sivil toplumun; elverişsiz siyasi ortam, kapasite ve kaynak eksikliği gibi zayıf yönlerine rağmen, motivasyon, dinamizm ve adanmışlık noktasında güçlü yanlara sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/05/turkiyede-sivil-toplumun-guclu-ve-zayif-yanlari/">Türkiye’de Sivil Toplumun Güçlü ve Zayıf Yanları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yüz yılı aşan bir geçmişe sahip olmakla birlikte Türkiye’de sivil toplumun etki alanını genişletmesi son çeyrek yüzyılda mümkün olabildi. Politik ortamın, toplumun sosyo-ekonomik düzeyinin, demografik yapının, demokrasi bilincinin, küresel dünyayla entegrasyonun değişmesi ve gelişmesi oranında sivil toplum hareketinin de çeşitlendiği ve geliştiği söylenebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-79150 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-640x640.jpg" alt="‘Sivil Toplumun Geleceği’ Raporu: STK’lar Gelecekten Endişeli Ancak Motivasyonları Yüksek" width="273" height="273" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 273px) 100vw, 273px" />Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında yaptığı </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329">’</a>nın nitel evresindeki görüşmelerden hareketle hazırlanan bu analizde, Türkiye’de sivil toplumun güçlü ve zayıf yanları ortaya konulurken, daha etkin bir sivil toplum için atılması gereken adımlara da yer verdik. Araştırmanın nicel evresi de sivil toplum, akademi ve kanaat önderlerinin görüşlerini destekler mahiyette. <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/" target="_blank" rel="noopener">Araştırma sonuçlarına göre</a>, STK’lar kendilerini geçmişe göre daha az etkili, aktif ve daha az etkileşimli görüyor ama koşullar motivasyon düşürmemiş. Kaygı ve stres düzeyi orta ve yüksek olanlar %67.8 ve %71.4’e ulaşsa da motivasyon konusunda bu rakam hala %91.9.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum katılımcılarında motivasyon hala yüksek ancak aktiflik, etkililik ve kurumsal kapasite konularında büyük bir yetersizlik hissi yaygın. Aktifliğin düşük olduğunu ve azaldığını düşünenler oranı sırasıyla %78.6 ve %52.6’ya ulaşıyor. Kurumsal kapasite, diyalog ve işbirliği ile etkililik konusunda karamsarlar %50’ye yakın.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Sivil Toplumun Güçlü Yanları</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmamızın odağındaki başlık çerçevesinde yürütülen araştırma ve yayınlarda daha çok “zayıf yanlar” öne çıkmış olsa da, “güçlü yanlar”ın varlığını tespit etmek, ileriye dönük atılacak adımlar için zemin teşkil edecek ve teşvik edici olacaktır.</span></p>
<p><b>İhtiyacın Şiddeti</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de refah seviyesinin düşüklüğü ve evrensel insan hakları standartlarının gerisinde olunması sivil toplum çalışmalarına olan ihtiyacı şiddetlendirmektedir. Her ihtiyaç yeni girişimlerin ve örgütlenmelerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. </span></p>
<p><b>Çalışma Alanlarının Çokluğu ve Çeşitliliği</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak ihlallerinin, refah seviyesindeki düşüklüğün, sağlık, eğitim ve çevresel konulardaki ihtiyaçların, toplumsal cinsiyet rollerine dayalı problemlerin çokluğu sivil toplum faaliyetlerini çeşitlendirmekte ve toplumun tüm katmanlarına hitap edebilme imkânını doğurmaktadır. </span></p>
<p><b>Yardımlaşma, Dayanışma ve Gönüllülük Kültürü</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumun geleneksel kodlarında var olan yardımlaşma, dayanışma ve gönüllülük kültürü, sivil toplum çalışmalarına katılımı artıran önemli unsurlardır. Yine aynı kodların beslediği bağış kültürü, sivil toplum faaliyetleri için önemi mali (ayni ve nakdi) kaynak oluşturmaktadır.</span></p>
<p><b>Kararlılık, Direnç ve Dinamizm</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İhtiyacın şiddeti ve politik bilincin yüksek oluşu sivil toplum aktörlerine kararlılık, direnç ve dinamizm kazandırmaktadır. İnsan kaynağının ve mali kaynakların yetersizliğinden kaynaklanan kısıtlılık, söz konusu kararlılık, direnç ve dinamizm ile nispeten tolere edilmektedir.</span></p>
<p><b>Devletle İlişkiler</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son çeyrek yüzyılda yapılan reformlarla devletin sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmasının önü açılmış, bu sayede sivil toplum faaliyetlerinin hem devlet mekanizmasında hem de sivil alanda nispeten daha verimli sonuçlar üretmesi sağlanmıştır.</span></p>
<p><b>Özel Sektörle İlişkiler</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerek bakış açısı gerekse sayı itibariyle yeterli özel sektör desteği alınamamasına rağmen, iyi örneklerin varlığı ileriye dönük ümit verici ve teşvik edici olmaktadır.</span></p>
<p><b>Diyalog, Hızlı Öğrenme ve Uyum Kabiliyeti</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal ve siyasal alanda yaşanan gerilime rağmen “öteki”yle konuşma ya da farklı olanla temas etme potansiyeli en yüksek kurumların sivil toplum kuruluşları olduğu söylenebilir. Ayrıca yeni teknolojik imkânlara, iş modellerine, olumlu/olumsuz koşullara uyum kabiliyetinin yüksek olduğu gözlemlenmektedir. </span></p>
<h5><b>Türkiye’de Sivil Toplumun Zayıf Yanları</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeni ihtiyaçlara ve değişen koşullara uyum sağlayarak gelişme istidadında olan sivil toplumun zayıf yanlarının güçlü yanlarından fazla olduğu çıplak bir gerçektir. Bu zafiyetin bir kısmının sivil toplum kuruluşlarından, bir kısmının ise devletin aldığı tutumdan ve toplumsal kodların getirdiği kısıtlardan kaynaklandığı söylenebilir.</span></p>
<p><b>Kurumsal Yapının Yetersizliği</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, iş bölümüne, görev ve sorumluluk paylaşımına dayalı sürdürülebilir bir kurumsal yapı oluşturmakta yetersiz kalıyor. Gönüllülük esasına dayalı sivil toplum kuruluşlarından beklenen dikey değil yatay hiyerarşi olmasına karşın, Türkiye’de sivil toplum kendi bürokrasisini üretip dikey hiyerarşik yapı oluşturarak kendini dar bir alana hapsetmektedir.</span></p>
<p><b>Demokratik Bilincin Zayıf Olması</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye toplumunda var olan demokratik bilincin zayıf olması problemi sivil toplumda da kendini göstermektedir. Kurum içi yapıda düşünce ve ifade hürriyeti kısıtlanmakta, kurum dışı aktörlerle diyalog kanalları yeterince açık tutulamamakta, istişare zemini inşa edilememektedir. Bunun sonucunda yerel ve küresel iş birlikleri yapılamamakta, farklı birikim ve tecrübelerden faydalanılmasının önü tıkanmaktadır.</span></p>
<p><b>Toplumsal Algı ve Halk Desteğinin Zayıflığı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle hak ihlalleri alanında çalışan sivil toplum örgütleri, geniş halk kitlesi tarafından ideolojik angajmanlarla etiketlenmekte; “dış güçler”in “truva atı” olarak görülmektedir. Bunda toplumsal kutuplaşma kadar sivil toplum kuruluşlarının söylem ve eylemleri de etkili olmaktadır. Sivil toplum kuruluşları dar, bölgesel sorunlara odaklanmakta, kendi içlerinde çoğu zaman güçlü ağlar oluşturamadığı gibi yeterli halk desteğini alamamaktadır.</span></p>
<p><b>Yetersiz İnsan Kaynağı ve Finansal Kısıtlar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Az sayıda iyi örnek dışında Türkiye’de sivil toplum yeterli finansal desteğe erişmekte güçlük çekmektedir. Bu da nitelikli ve yeterli sayıda insan kaynağının istihdamını güçleştirmektedir. AB fonları gibi yurtdışından sağlanan kaynaklar can suyu mahiyetinde olmakla birlikte, iktidarın oluşturduğu olumsuz toplumsal algı bu fonları sivil toplum aleyhinde propaganda malzemesine dönüştürmektedir. Yine bu bağlamda dikkat çekilmesi gereken bir başka konu ise genç gönüllüler/stajyerler sorunudur. Zaten sayıca yetersiz olan genç gönüllüler/stajyerler ya aşırı iş yüküyle bezdirilmekte ya da hiç iş verilmeyerek işlevsizleştirilmekte, sivil topluma entegrasyonları engellenmektedir.</span><span style="font-weight: 400;"> Finans kaynağı kısıtı, nitelikli insan kaynağı istihdamını ve sürdürülebilirliği sağlamakta zorlanmalara sebep olmaktadır. Başka bir kapasite sorunu da üretilen çıktıların kalitesi olduğu kadar bu çıktıların, verilerin karar alıcılar ulaşmasında ve görünür kılınması noktasındaki eksikliklerle ilgilidir. </span></p>
<p><b>Daralan Sivil Alan</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çeşitli maslahatlarla gösteri ve yürüyüş hakkını kısıtlayan, ölçüsüz güç kullanan ve keyfi denetlemelerle sivil toplumu kontrol altında tutan devlet, sivil toplumla arasında olması gereken güveni zedelemekte; sivil toplum kuruluşlarının elde ettiği çıktıların kanun ve siyaset yapıcı mekanizmaya etkisini engellemekte, böylece sivil toplumun gelişimini yavaşlatmaktadır. Bu tutumun bir başka sonucu olarak, hükümetle iyi geçinen sivil toplum kuruluşları kaynakların kullanımı ve söz hakkı konularında kayırılmakta, hükümet politikalarına muhalif kuruluşlar ise mahrumiyetle cezalandırılmaktadır. Kayırılan sivil toplum kuruluşları hükümetin kontrolü altına girerek asıl misyonlarından uzaklaşmaktadır.</span></p>
<p><b>Şeffaflığın ve Hesap Verebilirliğin Olmaması</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kimlik siyasetine hapsolan, kapalı örgüt imajı veren ya da zaten öyle olan sivil toplum kuruluşları, şeffaflıktan ve hesap verebilirlikten, dolayısıyla sivil toplum nosyonundan uzaklaşmaktadırlar. Bunun sonucu olarak kuruluş içi çatışmalar yaşanmakta ve bölünmeler meydana gelmektedir. Söz konusu zaafın bir başka olumsuz etkisi ise sivil topluma olan güvenin kırılması ya da zedelenmesidir.</span></p>
<h5><b>Tavsiyeler ve Çözüm Önerileri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumu ve devleti etkileme, dönüştürme ve sorunları çözme kabiliyetine sahip, güçlü ve istikrarlı bir sivil toplum için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Demokratik kültürün içselleştirilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kurumsal yapının profesyonel destekle güçlendirilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Veri toplama ve değerlendirme süreçlerinin bilimsel yöntemler yapılması, bunu yapacak nitelikli insan kaynağının istihdam edilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mali kaynakların çoğaltılması ve mevcut kaynakların verimli ve şeffaf bir biçimde kullanılması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Toplumla, devletle, “öteki”yle, diğer kuruluşlarla diyalog kanallarının açık tutulması ve etkileşim sağlanması, karşılıklı güvenin tesisi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kimlik siyasetinden, siyasi parti gibi davranmaktan, dikey hiyerarşiden vazgeçilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hükümetle eşitler arası ilişkinin tesis edilmesi, iktidarın hegemonyasına girmekten imtina edilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Siyasi, ekonomik ve kültürel güç odaklarına karşı bağımsızlığın korunması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Teknolojinin ve dijital medyanın getirdiği yeni imkânlardan azami derecede faydalanılması.</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/05/turkiyede-sivil-toplumun-guclu-ve-zayif-yanlari/">Türkiye’de Sivil Toplumun Güçlü ve Zayıf Yanları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Sivil Toplumun Geleceği’:  STK’lar Gelecekten Endişeli Ancak Motivasyonları Yüksek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 07:47:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği, Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında hazırladığı ‘Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması’ raporunu açıkladı. STK'ların mevcut durumunu tüm yönleriyle değerlendiren rapordan çıkan sonuca göre, olumsuzluklara rağmen STK'ların motivasyonu hala çok yüksek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/">‘Sivil Toplumun Geleceği’: &lt;br&gt; STK’lar Gelecekten Endişeli Ancak Motivasyonları Yüksek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><em>Rapor, hemşehri derneklerinden meslek örgütlerine, Türkiye’nin dört bir yanındaki 552 STK’nın üyeleri, ayrıca kanaat önderleri ile siyasi aktörlerin görüşlerine yer veriyor</em></li>
<li><em>Çevre, politik kutuplaşma alanı olmadığı ve tüm kitlelere yayıldığı için, çevre örgütleri baskıdan azade. </em></li>
<li><em>STK’larda umutsuzluk arttı, sebebi Türkiye’nin siyasi iklimi. STK’ların iyiye gideceğini düşünenler yüzde 29.2</em></li>
<li><em>Sivil toplumun etki alanı daraldı, ancak Türkiye’nin toplumsal sorunlarının çözümünde savunuculuk yapma motivasyonu sürüyor. Oran yüzde 91.9</em></li>
<li><em>STK’ların işlevlerini yerine getirebilmesi içinse yasal, finansal ve siyasi ortamın iyileştirilmesi önemli</em></li>
</ul>
<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği, Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında hazırladığı ‘Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması’ raporunu açıkladı. Sivil toplum kuruluşlarının (STK) mevcut durumunu tüm yönleriyle değerlendiren raporla, sorunların saptanması, kapasitenin geliştirilmesi, etki gücünün artırılması, farkındalık yaratılması ve çözümlerle birlikte gelecek perspektifi sunulması amaçlanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="CToWUd a6T alignleft" tabindex="0" src="https://ci6.googleusercontent.com/proxy/Zw_i1afGv86HY3gX2vWlFBFvad2jbsSRUXkzRhLP5CzgqJAW0oH8euPc5nU5nTdCQ4TX0CZVbJ2axAERRA8rj-BsaEusVMujMNzOosVBv_9_C4HYqTeiDHLTy4OAlzmFHbnGO4CfdqlS-pQMJiWK4lyRrc6mOw=s0-d-e1-ft#https://mcusercontent.com/505e31be235bc0cc7d6d511f5/images/13a4881d-68e2-3369-0171-c8d83ce3aa48.jpg" width="300" height="300" /> Rapor için hemşehri derneklerinden meslek örgütlerine, hayır  kurumlarından siyasi yönelimli derneklere kadar, 79 ildeki 552 sivil  toplum kuruluşunun üyeleriyle görüşüldü. Proje kapsamında ayrıca kanaat önderleri ve siyasi aktörlerin görüşleri alındı. Altı ana başlık altında, sivil toplumun geçmişi, mevcut hali, kurumsal ve bireysel motivasyonları, siyasi iklimin sivil topluma etkisi, sivil toplumun sorunları ile ilgili sivil toplum çalışanlarının düşünceleri ve yaklaşımları incelendi.</p>
<p>Araştırmaya göre, sivil toplum katılımcılarında motivasyonu yüzde 91.9 ile hala yüksek ancak aktiflik, etkililik ve kurumsal kapasite konularında büyük bir yetersizlik hissi yaygın. Aktifliğin düşük olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 78.6, azaldığını savunanların oranı ise yüzde 52.6. Kurumsal kapasite, diyalog ve iş birliği ile etkililik konusunda karamsarlar yüzde 50’ye yakın.</p>
<h5><strong>&#8216;STK’ların Gücü Artırılmalı&#8217;</strong></h5>
<p>Raporun, kapsamı ve yöntemi açısından mevcut durumu ortaya koyan önemli bir çalışma olduğunu söyleyen <strong>Proje Uzmanı Emine Uçak</strong>, Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin gelişmiş demokratik ülkelerde üstlendiği işlevi yerine getirebilmesi için yasal, finansal ve siyasi ortamın iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="CToWUd a6T alignright" tabindex="0" src="https://ci5.googleusercontent.com/proxy/GoqgI_MGCsKuUOeB50uqGx9k8_1v-uEuqB3yyfzQCxhs29cbo5-h-QeZTd69MrKwWlPm52jPvmYvwAufb4ZQiZeDu79iMY6qENzE4lrv8Q8-AnFot7kzTp_3eLXo62tYIQjO0e5G-JkMtHBFpi4-pYA4l5CIHg=s0-d-e1-ft#https://mcusercontent.com/505e31be235bc0cc7d6d511f5/images/7f3f88eb-7136-9dc5-2be7-913bc0cd1d4a.png" width="300" height="300" />Uçak</strong> şu değerlendirmede bulundu: “Sivil toplumda artan umutsuzluğun sebebi, siyasi iklimin yansıması olarak görülebilir. Türkiye’de sivil toplum özellikle 2002 sonrası AB uyum süreciyle güçlendi ve demokratikleşmenin önemli bir mekanizması haline geldi. Kamunun hem kararlara katılım hem de savunuculuk anlamında sivil topluma daha geniş yer verdiği bir dönem yaşandı ancak özellikle 2016 sonrasında sivil alan giderek daralmaya başladı.”</p>
<h5><strong>&#8216;Çevreci STK&#8217;lar Politik Kutuplaşmadan Uzak&#8217;</strong></h5>
<p><strong>Araştırmanın analisti, siyaset bilimci Nezih Onur Kuru</strong> ise yaptıkları araştırmada STK’lara yönelik baskı ve engelleme konusunda katılımcıların ikiye ayrıldığını açıkladı. Sonuçlara göre, yüzde 52.8’lik bir kesim baskı olmadığını düşünürken, geri kalan kısım baskı olduğunu belirtiyor. Baskı ve engellemeler konusunda aktivist mücadele gerektiren ve hükümet baskısına daha çok maruz kalan savunucu grup hariç, tüm gruplarda baskı yok, diyenler çoğunlukta.</p>
<p><strong>Kuru</strong> şunları söyledi: “Çevrecilik yükseldikçe, baskı var diyenlerin oranının düşmesi kayda değer bir bulgu. Katılımcıların genelinde sivil toplumda bulunmayı stres kaynağı görmeyenlerin oranı yüzde 48 iken bu oran üst düzey çevrecilik hassasiyeti görenlerde stres hissetmeyenlerin oranı yüzde 53’e yükseliyor. Bu grupta sivil toplumu stres kaynağı görenlerin oranı sadece yüzde 13.6 seviyesinde. Çevre konusunun henüz politik kutuplaşmanın bir alanına dönüşmemiş olması ve tüm kitlelere yayılması ise bu alanı baskıdan daha azade kılıyor.”</p>
<p><strong>Kuru</strong> sözlerini şöyle sürdürdü: “Baskı konusunda ise ideolojik bağlılık ayrıştırıcı bir faktör olarak göze çarpıyor. Dindarlık ve milliyetçilik arttıkça baskı var diyenler azalırken, sosyal demokratlık ve feminizm arttıkça baskı hissedenlerin oranı artıyor. Seküler kurumlarda çalışanlarda baskı olduğunu düşünenler yüzde 50’yi aşsa da baskı ve engel yok diyenlerin yüzde 47.5’i bulması önemli. Kadınlarda, gençlerde, eğitim düzeyi daha yüksek olanlarda baskı ve engellerin var olduğunu söyleyenler daha yüksek.”</p>
<h5><strong>&#8216;STK’ların Amacı Muhalefet Değil&#8217;</strong></h5>
<p>Sivil toplumun beş yıl öncesine göre etkisinin arttığını düşünenler yüzde 35 iken, ne arttı ne eksildi, diyenlerin oranı ise yüzde 32.4<em>.</em> Rapora göre, sivil toplumda bulunma sebebi olarak toplumsal sorumluluğu belirtenlerin oranı her grupta yüksek. Fayda yaratma da benzer şekilde sivil toplumda bulunma sebebi olarak sıkça dillendirilen bir diğer motivasyon.</p>
<p>Dindar ve seküler kuruluşlarda çalışanlar arasında daha geleneksel ile daha rasyonel motivasyonlar konusunda farklılaşma var. Dindarlarda hayırseverlik, ahlak ve vicdan öne çıkarken, sekülerlerde toplumsal sorumluluk, toplumu dönüştürme, hak savunuculuğu gibi motivasyonlar daha belirgin. Muhalefet yapma ise tüm gruplarda en arka planda kalan sebeplerden.</p>
<h5><strong>&#8216;Kadınlar STK&#8217;lara İnanıyor, Gençler Ümitsiz&#8217;</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="CToWUd a6T alignleft" tabindex="0" src="https://ci4.googleusercontent.com/proxy/WD4TMXDZPcJDrZHIc6gdcPg1EiQ9UvySxqL0JokaPD1aQwUTDTsJ_RxG64d2XFhhWskJBtIFpsB3TgozsivDLDq-oGcx7asKOSSOrEaYWvSxmLFZVixSeUjgEjyxNxsIbTSdlxaM8OhRxSyF9e0N_QRZN1Z2Cw=s0-d-e1-ft#https://mcusercontent.com/505e31be235bc0cc7d6d511f5/images/e7b4651d-b2f5-cbaf-8323-d42276c67b9f.jpg" width="300" height="300" />Gençlerdeki motivasyon ve iyimserliğin diğer yaş gruplarına kıyasla daha az yaygın olduğu gözlemleniyor. Sivil toplumun etkisi ise kadınlar ve gençlerin ayrıştığı konu. Bu konuda kadınlar arasında iyimserlik öne çıkarken, gençlerde  temkin ve karamsarlık ağır basıyor. Sivil toplumun gelecekteki etkisi konusunda iyimser kadınların oranı yüzde 35.2. Bu oran erkeklerde yüzde 24.2’ye düşüyor. Aynı oran gençlerde sadece yüzde 14.6.</p>
<p>Sivil toplum faaliyetlerinin toplum üzerindeki etkisi konusunda sivil toplumu etkili görenlerin oranı kadınlarda yüzde 41.8. Etkisiz görenler yüzde 15.2’de kalıyor. Bu oranlar erkeklerde yüzde 26.9 ve yüzde 31.3. Gençlerde sivil toplumun etkili olduğunu düşünenler sadece yüzde 17.1. Etkisiz görenler yüzde 24.4. Sivil toplumun gelecekteki etkisi konusunda kadınlar yine iyimser ve bunun oranı yüzde 35.2. Bu oran erkeklerde yüzde 24.2’ye düşüyor. Aynı oran gençlerde sadece ise 14.6.</p>
<h5><strong>&#8216;STK’lar Ne Umutlu Ne Umutsuz&#8217;</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="CToWUd a6T alignright" tabindex="0" src="https://ci4.googleusercontent.com/proxy/0-31AcCLFyshDK0e_DcgHUbTjYA6O_W7-bJ4TBw5n4UoalTL1suoW8YampJBBRKANERrGUm_zffm0pFYE0OxCffDJKVjel5WWP7wS2GGPEY0OEDl-2-KzuL03z7n7b3OnEIayxmZCZOOUhzMxqKlbQU6JYXoag=s0-d-e1-ft#https://mcusercontent.com/505e31be235bc0cc7d6d511f5/images/fab5bd01-3ce4-1996-9369-4a79863f8828.jpg" width="300" height="300" /> ‘Sivil Toplumun Geleceği’ raporunda, bir yıl içinde sivil toplumun iyiye gideceğine yönelik umutla ilgili şu tablo söz konusu: Umutlu olanlar yüzde 29.2, ne umutlu ne umutsuz olanlar yüzde 40, hiç umutlu olmayan yüzde 30.8.  Meslek/sektör eksenli grupta karamsarlık diğer gruplara kıyasla daha hakim. Derinleşen ekonomik buhranla birlikte bu grupta sivil toplumun iyiye gidebileceğini düşünmeyenler çoğunlukta. Genel olarak sivil toplumun tüm kesimleri ümitli olmaktan uzak görünüyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Çalışanların Maddi Koşulları Yetersiz&#8217;</strong></h5>
<p>Çalışanlar için maddi koşullar yeterli bulunmasa da sivil toplumda bulunma memnuniyeti ve duygusal tatmin yüksek. İnsan kaynağı da yeterli görülüyor.</p>
<p>Toplumsal fayda ve vicdani tatmin motivasyonunun yüksek olduğunu bildiğimiz savunucu, himayeci, özörgüt ve hayırsever gruplarında sivil toplumda bulunma memnuniyeti daha yüksek. Bu durum duygusal tatmin için de geçerli. Fakat meslek/sektör eksenli grupta memnun olanların oranı düşüyor.</p>
<h5><strong>&#8216;STK’ların Devlet Teşvikine İhtiyacı Var&#8217;</strong></h5>
<p>Ekonomik kriz ile siyasal ve sosyal alanlarda özgürlükler ve bunun sonucu olarak etkinliğin azaldığına dair algı güçlendi. Bütçe ve kurumsal-toplumsal destek bulamama sorunları ön plana çıkıyor. Ekonomik açıdan daha az sorun yaşayan hayırsever ve meslek/sektör eksenli gruplar hariç, tüm gruplarda bütçe ilk sırada.</p>
<p>Çalışma, sivil toplumun alanı daralmasına rağmen Türkiye’nin toplumsal sorunların çözümünde savunuculuk yapma motivasyonunun hala devam ettiğine işaret ediyor. Ancak özellikle hem finans kaynağı hem de insan kaynağı açısından sorunlar var. Bu noktada devletin teşviklerine ihtiyaç var; bu desteğin ve düzenlemelerin tüm kurumlar için eşit derecede uygulanması, ilkesel ve etik olarak hareket edilmesi önemli.</p>
<p>Sivil toplumun kendi içinde de demokratikleşmesi, kapsayıcılığı ve karar mekanizmalarının genişlemesi kritik. Özellikle genç kuşakların sivil alanda gelecek görmesi açısından bunlar hayati önem taşıyor.</p>
<p>Raporun özetine <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">bu linkten ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/">‘Sivil Toplumun Geleceği’: &lt;br&gt; STK’lar Gelecekten Endişeli Ancak Motivasyonları Yüksek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplumun-gelecegi-raporu-stklar-gelecekten-endiseli-ancak-motivasyonlari-yuksek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Sayfalar’ın ‘STK’ların CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması’ Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/19/sivil-sayfalarin-stklarin-cimer-ve-kdkya-dilekce-hakki-basvurulari-arastirmasi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2021 13:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[CİMER]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNİZ AB Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[KDK]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum, dilekçe hakkını kullanarak hak ihlallerini kamu kurumları nezdinde görünür kılabilir. Sivil Sayfalar’ın dilekçe hakkına ilişkin hazırladığı ikinci rapor “STK’lerin CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması” yayınlandı. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde CİMER ve Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) sivil toplumun yaptığı dilekçe başvurularının düşük olduğu çıkarımını yapan rapora göre sivil toplum, dilekçe hakkını etkin şekilde kullanmıyor. Ayrıca hak arama özgürlüğünün önemli araçlarından biri olan dilekçe hakkını kullanarak hak ihlallerinin giderilmesi için Türkiye’de insan hakları kriterlerine uyumlu, demokratik ortamın varlığı şart.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/19/sivil-sayfalarin-stklarin-cimer-ve-kdkya-dilekce-hakki-basvurulari-arastirmasi-yayinlandi/">Sivil Sayfalar’ın ‘STK’ların CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması’ Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="Sivil Sayfalar’ın ‘STK’ların CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması’ Yayınlandı" width="500" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/v0mviiCTagc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar’ın ETKİNİZ AB Programı desteği ile hazırladığı “STK’lerin CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması” yayınlandı. İzleme çalışması, “dilekçe hakkı, sivil toplum için katılımcı ve insan hakları kriterlerini gözeten ortamlarda hak ihlallerini gidermede etkili bir yöntem” tespitinden hareketle hazırlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmada, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) sivil toplumun yaptığı dilekçe başvuruları, uluslararası insan hakları standartları temelinde değerlendirildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde sivil toplum kuruluşlarının dilekçe başvurularının düşük seviyede kaldığı ve sivil toplumun dilekçe hakkını etkin şekilde kullanmadığı bulgusuna ulaşıldı. Raporda ayrıca tüm diğer haklar gibi dilekçe hakkıyla hak ihlallerinin giderilmesi için Türkiye’de insan hakları kriterlerine uyumlu, demokratik ortamın varlığı ile mümkün olacağı tespit edildi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">&#8216;STK’lerin CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması&#8217;, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde dilekçe hakkı kapsamında başvuru almaya yetkili kurumlardan ikisi olan CİMER ve KDK’ye STK’lerin yaptığı başvuruları, uluslararası insan hakları standartları temelinde değerlendirmek; hak ihlali olması durumunda STK’lerin anayasal bir hak olan dilekçe hakkını etkin çözüm ve onarma hakkı kapsamında ne seviyede kullandıklarını tespit etmek amacıyla hazırlandı.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmanın öncesinde, yine ETKİNİZ AB Programı desteği ile Sivil Sayfalar tarafından hazırlanan “STK’ların Dilekçe Hakkı Başvurularının İzlenmesi” başlıklı ilk izleme çalışmasında, sivil toplum aktörlerinin TBMM’de dilekçe almaya yetkili üç ihtisas komisyonuna (Dilekçe Komisyonu, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu) yaptıkları başvurular analiz edilmişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“STK’ların CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması”, Mart-Temmuz 2021 arasında yapıldı; arşiv, medya ve literatür taramasının ardından CİMER ve KDK’ye yapılan başvurularla ilgili 7 sivil toplum kuruluşuyla görüşmeler yapıldı.</span></p>
<h5><strong>İstanbul Sözleşmesi ve Kanal İstanbul ile İlgili Dilekçe Başvuruları </strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, dilekçe hakkının sivil toplum tarafından kullanımını ve CİMER ile KDK tarafından verilen yanıtları, İstanbul Sözleşmesi ve Kanal İstanbul gibi iki önemli örnek üzerinden analiz ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına ilişkin tartışmaların sürdüğü 2020 yılı ağustos ayında kadın örgütleri, bine yakın dilekçe ile CİMER’e EŞİK Platformu öncülüğünde başvuruda bulundu. Bireysel olarak kadınlar ve kadın örgütleri tarafından CİMER’e iletilen bu talepler olumlu karşılık bulamadı ve Türkiye 1 Temmuz 2021 itibariyle İstanbul Sözleşmesi’nden resmî olarak çekildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada vurgulanması gereken önemli bir nokta, kadın hakları savunucularının insan hakları kurumu olmasına karşın KDK’ye başvuruda bulunmayı tercih etmemiş olmaları. EŞİK Platformu’ndan Berrin Sönmez, CİMER’e başvuruda bulunmalarının nedenini “taleplerini kayıtlara geçirmek ve mutlaka bu kurumlara sözlerini iletmek” olarak özetliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden bir diğeri olan Kanal İstanbul tartışmaları da CİMER’e intikal eden konulardan biri oldu 2020 yılında “350 Ankara” adlı sivil girişimin başlattığı “ÇED İtiraz Kampanyası”na 25 bin kişi katıldı ve dilekçeler CİMER’e iletildi. 77 farklı ülkeden ve Türkiye’nin 69 kentinden insanlar, söz konusu kampanyaya katıldı. Kanal İstanbul’un hayata geçirilmemesi için dilekçe hakkı kapsamında yapılan pek çok başvuru, siyasi iktidarın projenin hayata geçirilmesine dair kararlı tutumu ve siyasi öncelikleri nedeniyle reddedildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">CİMER’e sivil toplum tarafından yapılan ve olumlu sonuç alınan az sayıdaki örnekten biri, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin, altın arama ruhsat süresi dolan Doğu Biga Madencilik’in, Çanakkale Kirazlı’daki altın şantiye alanını Orman Bölge Müdürlüğüne devretmesi talebiyle CİMER’e yaptığı dilekçe kampanyasında alınan olumlu yanıttı. CİMER’in dilekçelere olumlu yanıtı ile Kaz Dağları’nda siyanürlü altın aramak için 350 bin ağacı kesen Kanadalı şirket Alamos Gold şirketinin izinleri iptal edildi. Bu şekilde, çevre konusunda önemli başlıklardan biri olan Kaz Dağları, başvuruların kabul edilmesiyle olumlu sonuçlanmış oldu.</span></p>
<h5><strong>STK’ların Dilekçe Başvuruları Düşük; Dilekçe Hakkını Etkin Kullanmıyorlar! </strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları kriterlerine göre CİMER ve KDK’ye 2015-2020 yılları arasında yapılan başvurular kıyaslanarak yapılan araştırmada ulaşılan bulgular şu başlıklarda özetleniyor:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’lerin Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemindeki başvuruları da parlamenter sistemde olduğu gibi düşük seviyede kaldı ve STK’ler dilekçe hakkını etkin şekilde kullanmadı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’ler ağırlıklı olarak CİMER’i tercih etti, KDK’ye yapılan başvuruları daha sınırlı kaldı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">KDK’ye yapılan başvuruların sınırlı kalmasının sebepleri arasında KDK’nin kamuoyunda daha az bilinmesi ve hak ihlallerini gidermede etkili bir mekanizma olarak görülmemesi olarak öne çıktı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">CİMER’in nispeten daha etkin bir kurum gibi algılanmasına karşın dilekçe başvurularının sonuçları dikkate alındığında hak ihlallerini gidermede sınırlı bir etkiye sahip olduğu görüldü.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemindeki dilekçe hakkının, sivil toplum tarafından kullanımına dair yapılacak bir değerlendirmede siyasal koşulların da analize dâhil edilmesi gerektiği sonucuna varıldı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Tüm diğer haklar gibi dilekçe hakkının da sivil toplum tarafından etkin kullanılması ve hak ihlallerinin giderilmesinde başvurulardan olumlu sonuç alınmasının, Türkiye’de insan hakları kriterlerine uyumlu, demokratik ortamın varlığı ile mümkün olacağı tespit edildi.</b></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’lerin dilekçe hakkını etkin kullanamama sebepleri ise bu hakkı kullanan STK’lerin deneyimleri çerçevesinde ortaya konuldu.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmada, dilekçe hakkının, Türkiye’de insan hakları kriterlerine uygun ve katılımcı demokrasinin gereklerini gözeten bir siyasi ortamın var olması koşuluyla hak ihlallerini gidermede etkin bir yöntem olabileceği sonucuna ulaşıldı.</span></li>
</ul>
<h5><strong>Sivil Toplumun Dilekçe Hakkını Etkili Kullanmasına Yönelik Öneriler </strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma kapsamında ulaşılan bulgular ve CİMER ile KDK’nin dilekçe hakkının verimli kullanılması için sıraladıkları tespitler çerçevesinde, STK’lerin dilekçe hakkını etkin kullanabilmesi amacıyla çalışmada öne çıkan bazı öneriler şunlar:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil aktörlerin, kamu kurumlarının çalışmalarını yakından takip etmesi, mevzuatın iyi bilinmesi, somut bazı veri ve olgular üzerinden başvuruların yapılması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’lerin CİMER ve KDK’ye detaylı ve nitelikli başvurular yapmayı ısrarla sürdürmesi, başvurulara verilen olumlu ve olumsuz yanıtların raporlaştırılması ve kamuoyuyla paylaşılması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Başvurulardan sonuç almak için daha çok başvuru yapılması, talebin konusunu oluşturan ilgili kamu kurumlarıyla temasa geçilmesi, çeşitli şekillerde başvuruların takibinin sağlanması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde dilekçe hakkının STK’ler tarafından etkin kullanılması için sivil toplum ile kamu arasında iş birliği ve diyalog kanallarının artırılması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’lerin hukuki okuryazarlık, siyasal katılım, savunuculuk konularındaki eksiklerinin giderilmesi için kendi aralarında ve üniversitelerin hukuk fakülteleri ve/veya ilgili akademisyenler ile iş birliği geliştirmeleri.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sadece hak temelli çalışmalar yürüten STK’lerin değil, diğer sivil toplum aktörlerinin de dilekçe hakkını etkili şekilde kullanacak seviyede bilgi ve beceri edinmesi, dilekçelere verilen kabul ya da ret yanıtları üzerinden savunuculuk faaliyetlerini çeşitlendirerek sürdürmeleri.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bir insan hakları kurumu olması nedeniyle KDK’ye, hak ihlallerinin giderilmesi konusunda STK’ler tarafından daha çok başvuru yapılması; kuruma nitelikli ve konu bazında çeşitlenen daha çok sayıda başvurunun yapılması.</span></li>
</ul>
<p>Raporun Türkçe metnine <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-sayfalar-stklar-cimer-ve-kdkya-dilekce-hakki-basvurulari-arastirmasi/">buradan</a>; İngilizce metnine ise <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/civil-pages-monitoring-the-applications-of-csos-to-the-directorate-of-communications-cimer-and-the-ombudsman-institution/">bu bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/19/sivil-sayfalarin-stklarin-cimer-ve-kdkya-dilekce-hakki-basvurulari-arastirmasi-yayinlandi/">Sivil Sayfalar’ın ‘STK’ların CİMER ve KDK’ya Dilekçe Hakkı Başvuruları Araştırması’ Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar Bütüncül Bir Yaklaşımla Ele Alınmalı, Dayanışma Artırılmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/25/halk-sagligi-ve-sosyal-politikalar-butuncul-bir-yaklasimla-ele-alinmali-dayanisma-artirilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 11:02:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[European Endowment For Democracy]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66140</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar, European Endowment for Democracy desteği ile sivil toplum ve yerel yönetim temsilcilerinin katılımıyla  “Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar” başlıklı online bir çalıştay gerçekleştirdi. Salgının yoksullaşmayı derinleştirmesine rağmen sosyal hizmet politikalarının yetersiz kaldığında ve halk sağlığının ‘tek sağlık’ yaklaşımının bütün olarak ele alınması gereğinde birleşen katılımcılar, öncelikle sivil aktörler arasında daha etkin güç ve iş birliği yapılması gerektiğinin altını çizdiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/25/halk-sagligi-ve-sosyal-politikalar-butuncul-bir-yaklasimla-ele-alinmali-dayanisma-artirilmali/">“Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar Bütüncül Bir Yaklaşımla Ele Alınmalı, Dayanışma Artırılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar” başlıklı çevrimiçi çalıştayın ilk bölümünde katılımcılar pandemi koşullarında halk sağlığı ve sosyal hizmet alanında mevcut durumu değerlendirirken, ikinci bölümünde iyi uygulama örnekleri ile sürdürülebilir yapıların oluşması için nelerin yapılması gerektiği tartışıldı.</p>
<p>Toplantıda ilk söz alan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’ndan Gonca Şahin, İstanbul ve Gaziantep’te Türkiyeli ve Suriyeli kadınlarla beraber dayanışma ağlarını harekete geçiren Evden Eve Mahalle programından söz etti. Program kapsamında kadınların dijital araçlarla mahallerde sorunları tespit ettiklerini belirten Şahin, çıkan sonucun “katmerli bir yoksullaşma” olduğunu belirtti. Özellikle kayıtlı olmayan mültecilerin en temel insani haklara ulaşmasının bile imkansızlaştığını gözlemlediklerini belirten Şahin, Türkiye’de sosyal güvenlik ağlarının güçlü olduğu kabulüne karşın sahada dayanışma ve komşuluk ağlarının zayıf olduğunu, salgının bir izolasyon sürecine sebep olduğunu ifade etti.</p>
<blockquote><p>Dayanışma ağlarının kadınlar düzeyinde kuvvetlendirilmesi, özellikle afet gibi kriz dönemlerinde çok daha önemli hale geldi.</p></blockquote>
<p>Şahin’in konuşmasında yapılması gerekenlere dair önerisi dayanışma ağlarının kadınlar düzeyinde kuvvetlendirilmesi, özellikle afet gibi kriz dönemlerinde bunun çok daha önemli hale geldiği idi. Buradan hareketle, Şahin, kamu politikalarının oluşturulmasında yerelde bu kadın dayanışma ağlarının dikkate alınmasının gereğinden bahsetti.</p>
<p>Çalıştaya Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) adına katılan Ramazan Yüksel, dernek üyelerine yönelik olarak çevrimiçi toplantılar üzerinden pandemi sürecinde verilecek psiko-sosyal desteklere ilişkin bilgilendirme çalışmaları yürütüldüğünü, İstanbul&#8217;da İl Sağlık Müdürlüğü büneysinde kurulan KORDEP (Koronavirüs Ruhsal Destek Programı) çalışmasının bir bileşeni olarak yer aldıklarını kaydetti.   belediye çalışanlarına yerel düzeyde halk sağlığı konusunda bilgilendirme çalışmaları yaptıklarını anlattı. Kamunun pandemiye müdahalede yetersiz kaldığını söyleyen Yüksel, sivil toplumun aktif çalışmalar yürütmesine karşın etki alanının sınırlılığı nedeniyle topluma erişimde eksik kaldığını düşündüğünü kaydetti. Huzurevinde çalışan bir sosyal hizmet uzmanı olarak, sokağa çıkma yasağının 65 yaş üstü bireylerde yarattığı tahribatı yakından gözlemlediğini kaydeden Yüksel, pandemide yetersiz kalan merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin, salgın sonrası dönemde yoksullukla mücadelede sosyal hizmetlere ihtiyaç duyacak kişiler için planlı ve programlı bir çalışma yürütülmesi gereğine işaret etti.</p>
<blockquote><p>Yoksulluğun artışının nedenleri sorgulanmalı; kamuyu da belediyeyi de bu konuda sarsmak gerekiyor.</p></blockquote>
<p>Derin Yoksulluk Ağı’nda Hacer Foggo, saha çalışmalarında derin yoksulluk içindeki kişiler arasında en fazla akciğer hastalığı görüldüğünü, birçok çocuk ve bebeğin hava makinesi kullandığı bilgisini paylaşarak, yoksulluk, hava kirliliği ve sağlık arasındaki ilişkiye vurgu yaptı. Foggo, yoksulluğun artışının nedenlerinin sorgulanması ve ilgili tüm aktörler arasında bir koordinasyonun oluşturulması gerektiğini vurguladı ve “kamuyu da belediyeyi de sarsmak gerekiyor” dedi.</p>
<p>İstanbul Kent Konseyi’nden toplantıya katılan Esin İleri, faaliyetlerini pandemi kısıtları altında 20 farklı çalışma grubu altında şekil vermeye çalıştıklarını ve hem Büyükşehir Belediyesi hem Valilik ile eşit mesafede durmaya gayret ederek politikalarını şekillendirmeye çalıştıklarını söyledi. İleri, İstanbul’da faaliyetlerini yürüten tüm sivil aktörlerin Kent Konseyi’ni bir platform olarak, kendi aralarındaki iletişimi ve iş birliğini artıracak kullanabileceklerini söyleyerek, katılıma açık oldukları mesajını verdi.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-66144 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-2-640x295.jpg" alt="Sivil Sayfalar Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar Çalıştayı " width="640" height="295" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-2-640x295.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-2-1024x471.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-2.jpg 1234w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></p>
<h5><strong>Mülteciler Arasında Farklılaşan Sağlık ve Sosyal Hizmetlere Erişim Sorunları </strong></h5>
<p>Toplantıya Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği&#8217;nden (SGDD-ASAM)  katılan Belma Beyaz, pandemi sürecinde mültecilerin istihdamına katkı sağlayan çalışmalar yürüttüklerini, evde bakım hizmetlerine kadın mülteci istihdam edilmesini sağlayan bir çalışma yürüttüklerini paylaştı. Halk sağlığı konusu bir bütün olarak görerek göçmen merkezlerinde psikososyal destek sağladıklarını belirten Beyaz, ilk işten çıkarılan ve pek çok temel ihtiyacından mahrum kalan mültecilere telefonla ulaşarak ihtiyaçlarını tespit ettiklerini kaydetti. Beyaz’ın dikkat çektiği önemli bir nokta geçici koruma merkezlerinde Suriyeli mültecilerin pandemi koşullarında çeşitli hizmetlerden belli ölçüde yararlanabilmelerine karşın, kayıtlı olmayan ve diğer göçmenlerin özellikle sağlık hizmetlerine ve aşıya ulaşma konusunda çok daha zorlandığı idi.</p>
<p>Hayata Destek Derneği’nden Dicle Yücekaya da benzer şekilde pandemide mültecilerin yaşadıkları sorunlar ile mevsimlik tarımda çalışan çocukların yaşadıkları sorunlara dikkat çekti. Dernek olarak Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 40’a yakın vaka çalışanından edindikleri gözlemleri paylaşan Yücekaya, pandemide çocuk işçiliğinin ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin arttığını söyledi. Salgından çocukların daha az etkilendiğine dair anlayış nedeniyle, ebeveynlerin çocukların çalışmasını uygun gördüklerini kaydeden Yücekaya, kamu kurumlarının kapasite düşürerek çalışmasının kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını belirtti.</p>
<h5><strong>Pandemide Temel Sağlık Sorunu Olarak Yoksulluk ve Eşitsizlik </strong></h5>
<p>Türkiye Aile Sağlığı Planlama Vakfı&#8217;nda (TAPV) Nurcan Müftüoğlu, salgın koşullarında kamu hizmetlerinin sınırlanması nedeniyle cinsel sağlık ve bununla ilgili tüm konuların marjinal hale gelerek ötelendiğine dikkat çekti.  Pandemin sağlığın pek çok alanında yarattığı etkilerin önümüzde dönemde daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkacağını hatırlatan Müftüoğlu, tek tek belli alanlarda çalışan STK’ların, resmin bütünü görmeleri gerektiğini altını çizdi. Sivil toplumun hem kendi içinde farkındalığa ulaşması hem de kamuda bu bilinci yaratma sorumluluğu taşıdığını kaydeden Müftüoğlu,  sağlık ve çevre politikalarında küresel düzeyde temiz hava, temiz enerji gibi tüm başlıkların sağlığın temel adımları olduğunu hatırlamanın önemine dikkat çekti. Pandemide yoksulluk ve eşitsizliğin ne kadar temel bir sağlık sorunu olduğunun görüldüğünü söyleyen Müftüoğlu, her STK’nın bu büyük resim içinde kendi alanını yeniden konumlandırarak kamu politikalarının da benzer şekilde tekrar düzenlenmesine katkı sunulması gereğini vurguladı.</p>
<blockquote><p>Sivil aktörlerin birbirlerini tanımaları ve daha etkin güç birliği yapmanın yollarının konuşulması gerekli.</p></blockquote>
<p>Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’den (HASUDER)  Prof. Dr. Selma Karabey halk sağlığını insana ve tüm gezegene dair düşünmek gerektiğini belirterek, bu tür çalıştay gibi vesilelerle, sivil aktörlerin birbirlerini tanımalarının ve daha etkin güç birliği yapmanın yollarının konuşulması gerektiğine işaret etti.</p>
<p>Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Ayşegül Ateş Tarla, 65 yaş üstü dahil olmak üzere, ayrımcılık uygulanan politikalarda merkezi düzeyde yürütüldüğü için yerel seviyede müdahale edilmesinin güç olduğunu kaydetti. Pandeminin yaşlıların genel durumunda gerilemeye neden olduğunu söyleyen Tarla, Alzheimer, bunama gibi mevcut hastalıkların da artmasına şahit olunduğunu kaydetti. Üreme sağlığı konusunda yaklaşık 1 yıldır aile planlamasına erişim olmadığının, ücretsiz kürtaj uygulamasında sorunlar yaşandığının altını çizen Tarla, pandemi dışındaki hastalıklarda ve sağlık konularında sağlığa erişimde yaşanan genel sorunlara temas etti. Özellikle Gaziantep ve Kilis gibi kentlerde kitlesel göçün üzerinden 10 yıl geçmesine karşın mültecilerin sağlığa erişimi konusunda hala sağlıkta bir sistem oturtulamadığını belirtti.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-66145 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-3-640x384.jpg" alt="Sivil Sayfalar Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar Çalıştayı " width="640" height="384" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-3-640x384.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/24-subat-calistay-3.jpg 989w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></p>
<h5><strong>Yoksulluk ve Ruh Sağlığı Üzerinde Salgının Etkisi Daha Çok Çalışılmalı!</strong></h5>
<p>Herkes İçin Ruh Sağlığı Derneği’den Nevin Küçük hem dernek faaliyetleri hem Kalkınma Atölyesi’nde yer aldığı çalışmalar ekseninde gözlem ve deneyimlerini aktardı. Ruh sağlığının fiziksel ve sosyal sağlıkla bir bütün olarak “iyi olma hali” şeklinde düşünülmesi gerektiğini hatırlatan Küçük, saha çalışmalarında en çok geçim kaynaklarını kaybetme korkusunun bireylerin dengesini korumasını zorlaştırdı. Dahası, salgının ruh sağlığı üzerinde yarattığı gerçek sorunları da şu an göremiyoruz. Bu nedenle pandeminin yoksulluk ve ruh sağlığı ilişkisinin daha çok çalışılması, kanıt temelli çalışma, izleme değerlendirmeye daha çok ihtiyaç var. Küçük ayrıca, pandemide herkesin eşit düzeyde sağlıklı kalabilmesi için tüm aktörlerin daha bütünleşik bir yaklaşımla çalışılması, dayanışmanın artırılması, yeni bilgilerle yeni ortaklıkların kurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<h5><strong>Eşitsizliklere Yetişkin Bakışıyla Sınırlandırmadan, Çocuk Hakları Temelli Bakılmalı!</strong></h5>
<p>Eğitim Reformu Girişimi’den (ERG) Ezgi Tunca, salgında eğitim hakkında mahrum kalan çocukların eğitim haklarından mahrum kalmasının yarattığı etkinin büyüklüğüne ve çocukların iyi olma halinin göz ardı edildiğine dikkat çekti. Salgında çocukların korunması amacıyla konulan yasakların haklarına erişmesini engellediğini, çocukları istismara açık hatta yoksul çocukları beslenme desteğinden mahrum hale getirdiğini söyleyen Tunca, Türkiye’de salgın sürecinde çocukların uğradığı öğrenme kaybına dair verinin bulunmamasının da önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekti. Şahin, ERG’nin süreç içinde daha çok izleme yaptığını ve yazı dizileri hazırlayarak eğitimin farklı süreçlerinde hangi sorunların yaşandığını tespit etmeye çalıştıklarını kaydetti.</p>
<p>Çocuklara Yönelik Cinsel Sömürüye Son Derneği’nden (ECPAT Türkiye) Ezgi Yaman, sosyal politika alanında sürdürmekte olduğu doktora araştırmasında saha ziyaretleri ile İtalya ve Türkiye karşılaştırması yaptığını ve Türkiye’de sosyal koruma ağlarının güçlendirilmesinin yararlı olacağını ifade etti. Yaman, İtalya’da hizmetlerin çoğunun yerel yönetimler ve STK’lar aracılığıyla yapıldığına dikkat çekti. Türkiye’de yerel düzeyde il bazlı ihtiyaç analizlerinin yapılması ve yerel ihtiyaçlara yanıt verecek hizmetlerin yerel yönetimler ve STK&#8217;lar aracılığıyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Çocukların mekânsal hakları konusunda çalışmalar yürüten Şehir Dedektifi İnisiyatifi’nde Gizem Kıygı ise salgın sürecinde çocuk dostu mekanlar konusu dahil olmak üzere, politika oluşturmanın “sis bulutu içinde” yol bulmak gibi olduğu tespitini yaparak, mevcut verilerin mekânsal düzeyde olmamasının eksikliğine dikkat çekti. Kıygı’ya göre mekân düzeyinde veri toparlamanın, haritalar üzerinden anlatmanın, “sosyal kartografi” ile birleştirmenin tartışılması gerekiyor. Kent hakkı ve sağlık hakkının birbirinden ayrı şeyler olmadığını söyleyen Kıygı, bir mahallede inşaat faaliyetlerinde çıkan partiküllerin hem kent hakkı hem de sağlık hakkı ihlali olabileceğini, salgın koşullarında kentte sağlıklı yaşamak için yürütülen faaliyetlere çocuk haklarının da dahil edilmesinin önemini vurguladı. Pandemide süregelen eşitsizliklere yetişkin bakışıyla sınırlandırmadan, çocuk hakları temelli bakılması gereği Kıygı’nın tespitlerinin özetini oluşturdu.</p>
<h5><strong>Çevre Adaletsizliği, “Tek Sağlık” Yaklaşımına ve Dayanışmaya Artan İhtiyaç</strong></h5>
<p>TEMA Vakfı’ndan Hülya Çeşmeci, pandemide zaten kırılgan olan çevre adaletini sağlamanın daha da zorlaştığına dikkat çekti ve Türkiye’de çevre politikalarını belirleyen temel kaygının ekonomik refah olduğunu, bunun getirdiği sorunların “ödenmesi gereken bedel” yaklaşımının pandemi de sürdürdüğünü kaydetti. Bu yaklaşımın bedelinin yüksek olduğunu hatırlatan Çeşmeci, küresel krizlerin çevre ile ilgili olacağı konusundaki uyarıların son 10 yıldan beri yapılmasına rağmen, “kamu yararı” anlayışının çevreye verdiği muazzam zararın değişmediğini belirtti.</p>
<blockquote><p>Temiz Havva Hakkı’nda çevre ve sağlık alanında çalışan STK’ların yanında, mülteci ve yoksulluk alanında çalışanların da dahil olması ve birlikte çalışılması gerekiyor.</p></blockquote>
<p>Temiz Hava Hakkı’nda Buket Atlı, 5 yıldan bu yana farklı alanlarda çalışan 16 STK’nın bir araya gelerek ekosistem ile sağlığı bir bütün olarak değerlendirdiklerini ve “tek sağlık” kavramını kullandıklarını söyledi. “Birbirimizin kapasitesini geliştirmemiz gerekiyor” diyen Atlı, hava kirliliği, yoksulluk ve pandemi arasındaki ilişkiye dikkat çekti: Hava kirliliği yoksulluğun olduğu yerlerde daha yüksek, kırılgan gruplar daha fazla hava kirliliğine maruz kalıyor, bu nedenle salgından daha çok etkileniyor. Dolayısıyla, Temiz Havva Hakkı’nda çevre ve sağlık alanında çalışan STK’ların yanında mülteci ve yoksulluk alanında çalışanların da dahil olması ve birlikte çalışılması gerekiyor. Atlı ayrıca, Türkiye’de ÇED’e benzer şekilde Sağlık Etki Değerlendirmesi kavramının da mevzuata dahil edilmesi ve bir projenin hayata geçirilirken sağlığa etkilerinin ortaya konmasının gerektiğine dikkat çekti.</p>
<h5><strong>Yerel Yönetimlerin Salgında Sağlık ve Sosyal Hizmetlere Yaklaşımı</strong></h5>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplum Sağlığı ve Eğitim Şube Müdürlüğü adına toplantıya katılan Tülin Ünal da sağlık alanında sosyal politikalardaki sıkıntıların pandemide daha görünür olduğunu kaydederek, bu alanda kamusal bir müdahale açığı olduğunu belirtti. İzmir’de büyükşehir belediyesinin pandemi sürecinde “kriz belediyeciliği” hayata geçirdiği pek çok uygulamayı paylaşan Ünal, maske-matik, psikolojik destek hattı, “gönüllü karantinadayım” çalışmalarını örnek olarak verdi.</p>
<p>Şişli Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü&#8217;nden Öznur Sarıahmetoğlu, pandemi sürecinde yoksullukla mücadeleye istihdam boyutuyla yaklaştıklarını, hizmete aldıkları aşevi ve dikimevinden Türkiyeli ve Suriyeli bireylerin çalıştıklarını kaydetti. Kendilerine gelen taleplere sivil toplum ile dayanışarak ve iş birlikleri kurarak çözüm geliştirmeye çalıştıklarını söyleyen Sarıahmetoğlu, sosyal hizmet faaliyetlerinde yer alan gıda desteklerinin yanı sıra, doğrudan üreticilerden alınan ürünlerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya gayret ettiklerini belirtti.</p>
<blockquote><p>Yerel yönetimler sosyal belediyecilik anlayışı ile insan odaklı, yerel ve küresel düşünmeli, pek çok aktörle iş birliği yapmalı.</p></blockquote>
<p>Gaziantep’ten toplantıya katılan Göç Yönetişimi Şube Müdürlüğü&#8217;nden Önder Yalçın ise katılımcıların konuşmalarında yerel yönetimlerin pandemideki eksiklerine vurgu yapmalarının önemine ve kriz müdahalesinde bulunan yerel yönetimlerin kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlemelerinin gereğine işaret etti. Gaziantep’te salgında sağlık ve sosyal hizmet alanında pek çok uygulamanın hayata geçirildiğini söyleyen Yalçın, sosyal adalet ve insan hakları temelinde faaliyetlerini yürütmeye gayret ettiklerini söyledi. Yalçın ayrıca, belediyeciliğin değişmekte olduğunu ve sosyal belediyecilik anlayışının gereği olarak insan odaklı, yerel bir yandan da küresel düşünen yerel yönetimler olarak kendilerini konumlandırmaları ve pek çok aktörle iş birliği yapmaları gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/25/halk-sagligi-ve-sosyal-politikalar-butuncul-bir-yaklasimla-ele-alinmali-dayanisma-artirilmali/">“Halk Sağlığı ve Sosyal Politikalar Bütüncül Bir Yaklaşımla Ele Alınmalı, Dayanışma Artırılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
