<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil Toplum Sektörü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-sektoru/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-sektoru/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Dec 2020 07:20:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil Toplum Sektörü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-sektoru/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı’nın Sivil Toplumda Dönüştürücü Gücü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/ortakliklar-ve-aglar-hibe-programinin-sivil-toplumda-donusturucu-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 07:20:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaklıklar & Ağlar Hibe Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Destek Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Sektörü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum Sektörü Sivil Toplum Destek Programı Ortaklıklar &#038; Ağlar Hibe Programı Kapanış etkinliği 9 Aralık'ta çevrimiçi ortamda gerçekleşti. Toplantıya katılan ilgili kamu kurum temsilcileri, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve proje sahibi STK temsilcileri, Program’ın elde ettiği başarıyı, sivil toplum aktörlerinin birbirleriyle ve kamu ile kurdukları ağları, nihai olarak kamuda artan sivil katılımı vurguladılar. Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı’nın yeni yılda tekrar açılması planlanıyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/ortakliklar-ve-aglar-hibe-programinin-sivil-toplumda-donusturucu-gucu/">Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı’nın Sivil Toplumda Dönüştürücü Gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Toplum Sektörü Sivil Toplum Destek Programı Ortaklıklar &amp; Ağlar Hibe Programı iki yıl önce başlayan yolculuğunu bu ayın sonunda noktalıyor. Program, mali ve idari açıdan güçlü ve daha önce proje deneyimi olan STK’ların geliştirecekleri ortaklıkları ve ağları desteklemeyi; bu ortaklıklar ve ağlar vasıtasıyla da kamu kurumları ve STK’lar arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi, STK’ların kapasitelerini geliştirilmeyi hedefledi. Hibe programı kapsamında desteklenen 10 STK 2 yıllık sürede yaklaşık 4,3 milyon avro hibe desteği almaya hak kazandı. Program, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından yürütüldü.</p>
<p>Etkinlikte ilk söz alan Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Dr. Hakan Ertürk, programın kamu ile STK&#8217;lar arasında işbirliğini güçlendirmek için atılan önemli bir adım olduğunu ifade ederken, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus MEYER-LANDRUT Programın STK&#8217;ların kapasitesini artırdığını ve kamu-STK arasındaki işbirliğini güçlendirdiğini kaydetti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-62246 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/O.A.-Hibesi.jpg" alt="O.A. Hibesi" width="344" height="203" />Ardından söz alan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakçı, AB üyelik sürecinin sahiplenilmesinde sivil toplumun önemini vurgulayarak, programın karar alıcılar ile STK&#8217;lar arasında diyalog kanalları açtığını belirtti. Programın STK’ların kendi aralarında bağ kurması ve kamu ile ilişkilerini güçlendirmesini amaçladıklarını anlatan Kaymakçı, kısıtlı kaynaklarla 2 yılda daha katılımcı bir anlayışla STK’ların karar alma süreçlerine önemli katkıları olduğunu kaydetti. AB’nin Türkiye ile ilgili yaptırımlarının gündemde olduğunu hatırlatan Kaymakçı, sivil toplumun hem Türkiye’de hem de diğer AB ülkelerinde yapılan ortak çalışmalar ikili ilişkilerde güven tesis edilmesine katkı sunduğunun altını çizdi. Türkiye’de “sivil toplumun AB üyelik sürecini sahiplenmesi elimizdeki en büyük sermaye” diyen Faruk Kaymakçı, STK’ların bu tür projelerde yer almasının AB iletişim stratejisi açısından çok önemli olduğunun altını çizdi.</p>
<h5><strong>Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı’nın Kazanımları </strong></h5>
<p>Sivil Toplum Sektörü Sivil Toplum Destek Programı Ortaklıklar &amp; Ağlar Hibe Programı kapsamında açılış konuşmalarının ardından, program faydalanıcısı olan 10 STK temsilcisi iki yıl boyunca yürüttükleri projelerden elde ettikleri kazanımları, geliştirdikleri ortaklıkları ve deneyimlerini aktardı.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-62248 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/Kurulan-aglar-foto.jpg" alt="Kurulan ağlar" width="436" height="246" />Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı faydalanıcısı olan 10 proje ve proje yürütücüsü olan STK’ların isimleri şunlar;</p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/is-dunyasinda-kadin-iletisim-agi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İş Dünyasında Kadın İletişim Ağı projesi, KAGİDER,</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/okuma-kulturunu-yayginlastirma-platformu-okuyay/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Yayıncılar Birliği, Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu / OKUYAY</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/konuk-sanatci-programi-araciligiyla-stklar-ve-kamu-kurumlari-arasinda-ag-olusturmak/">K2 Çağdaş Sanat Derneği,“Konuk Sanatçı” Programı Aracılığıyla STK’lar ve Kamu Kurumları Arasında Ağ Oluşturmak</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/turkiye-sosyal-girisimcilik-agi-projesi-tsga/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Vehbi Koç Vakfı, Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi (TSGA)</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/sivilant-antalya-sivil-platformu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Antalya Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği, SivilAnT – Antalya Sivil Platformu</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/yeni-bir-soylem-ve-diyaloga-dogru/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Hrant Dink Vakfı, Yeni Bir Söylem ve Diyaloğa Doğru</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/ab-izleme-agi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Avrupa Vakfı, AB İzleme Ağı</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/turkiye-otizm-agi-guclendirme-projesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tohum Otizm Vakfı, Türkiye Otizm Ağı Güçlendirme Projesi</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/toplum-temelli-yerel-kuruluslarin-katilim-ve-savunuculuk-kapasitelerini-gelistirme/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Toplum Temelli Yerel Kuruluşların Katılım ve Savunuculuk Kapasitelerini Geliştirme</a></p>
<p><a href="http://siviltoplumsektoru.org/program/daha-demokratik-bir-yerel-yonetisim-icin-sivil-toplumun-guclendirilmesi-model-projesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV), Daha Demokratik Bir Yerel Yönetişim için Sivil Toplumun Güçlendirilmesi (MoDeL) Projesi</a></p>
<p>Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı, mali ve idari açıdan güçlü, proje yönetim beceresi yüksek STK’lar ile kamu arasında işbirliğini artırarak ve sivil toplumun kapasitesini güçlendirildi. İstanbul, İzmir ve Antalya’da faaliyet gösteren proje yürütücüsü olan 10 STK ile birlikte faydalanıcılar arasında yer alan çok sayıda proje ortağı STK da hibeden yararlandı. Ayrıca pandemi sürecinde başarılı sosyal medya kampanyaları hazırlandı.</p>
<p>Kapanış etkinliğinde son söz alan konuşmacı Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, 2021 yılında yeni yeni mali dönemde sivil sektör olarak çalışmalarını AB Başkanlığı olarak, özellikle ağlar ve ortaklıklar benzeri programları oluşturmak amacıyla AB’ye projelerini sunduklarını ancak Türkiye-AB siyasi ilişkilerde yaptırım söylemleri ve ilişkilerde kötüleşmenin hibe programlarını olumsuz etkileyebileceğini dikkat çekti.</p>
<p>Sivil topluma imkân verildiğinde başarılı işlere imza atıldığını gösteren bu programın aynı zamanda kamuda atılması gereken daha çok adım olduğunu da hatırlattığını; sivil toplumun kamu içinde daha çok söz alması gerektiğini; bu çerçevede bu ve benzeri programlara daha çok kamu aktörünün dahil olması için çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi.</p>
<p>Sivil Toplum Destek Programı altında yürütülen <a href="http://siviltoplumsektoru.org/sivil-toplum-destek-programi-i/ortakliklar-ve-aglar-hp/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">“Kamu ve STK’lar Arasında İşbirliğinin Güçlendirilmesi için Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı” web sayfasından</a> faydalanıcı STK’ların çalışmalarının detaylarına ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/ortakliklar-ve-aglar-hibe-programinin-sivil-toplumda-donusturucu-gucu/">Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı’nın Sivil Toplumda Dönüştürücü Gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Gelecekte Kamu-Sivil Toplum İşbirliğinin İnsani Krizlerle Mücadelede de Yer Alabileceğini Düşünüyoruz” </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/05/gelecekte-kamu-sivil-toplum-isbirliginin-insani-krizlerle-mucadelede-de-yer-alabilecegini-dusunuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2020 07:59:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[A. Hakan Atik]]></category>
		<category><![CDATA[IPA]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu-Sivil Toplum İşbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Sektörü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Proje Uygulama Daire Başkanı A. Hakan Atik, tarihin değişik dönemlerinde salgınlarla mücadelede sivil toplum kuruluşlarının, sivil inisiyatiflerin üstlendiği rolleri hatırlatarak, “Sınır ve sınıf tanımaksızın toplumun her kesimini sarsıcı bir şekilde etkileyen krizlerde sivil toplumun önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Gelecekte, kamu-sivil toplum işbirliğinin müşahede edildiği alanlar arasında, insani krizlerle mücadelenin de yer alabileceğini düşünüyoruz.” Dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/05/gelecekte-kamu-sivil-toplum-isbirliginin-insani-krizlerle-mucadelede-de-yer-alabilecegini-dusunuyoruz/">&#8221;Gelecekte Kamu-Sivil Toplum İşbirliğinin İnsani Krizlerle Mücadelede de Yer Alabileceğini Düşünüyoruz” </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>2014-2020 AB mali yardımları döneminde sivil toplumun sektör olarak tanımlanması sivil alana nasıl bir katkı sağladı? 2020 sonrası dönemde de aynı şekilde, sivil alan sektör olarak tanımlanmaya devam edecek mi?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-56486 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/A.-Hakan-Atik-640x479.jpg" alt="Hakan Atik" width="314" height="235" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/A.-Hakan-Atik-640x479.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/A.-Hakan-Atik-1024x766.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/A.-Hakan-Atik.jpg 1280w" sizes="(max-width: 314px) 100vw, 314px" />Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPA) ikinci döneminde (2014-2020) sivil toplum, demokrasi ve yönetişim sektörü altında bir alt sektör olarak belirlendi. Bu doğrultuda AB Başkanlığı da sivil toplumla birlikte çalışma ve proje yürütme deneyimleri nedeniyle sektörün lider kuruluşu olarak görevlendirildi. Başkanlığımız, sektörün planlamasında katılımcı bir yaklaşım benimsedi ve sivil toplum alanı ile ilgili olan kurum ve kuruluşları sürece dahil etti. 2016 yılından bu yana 15’in üzerinde danışma toplantısı düzenledik. Sivil toplumdan çevrim içi görüş ve öneriler aldık. Gelen görüşleri değerlendirerek, mümkün olduğunca programlama dokümanlarına da yansıtmaya gayret ettik. Sürece ilişkin aldığımız olumlu geri bildirimler ve hibe programlarına yapılan yüksek sayıda başvuru, sivil toplum alanının ihtiyaçlarına yönelik planlı işleyişin karşılık bulduğunun somut bir göstergesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil topluma yönelik sektörel yaklaşımımızın bir diğer önemli çıktısı, projeler vasıtası ile kamu kurumları ve STK’ların ortak platformlarda bir araya gelmelerinin sağlanması ve kamu-STK işbirliğine ilişkin elverişli ortamın yaratılması oldu. Kamu-STK işbirliğini güçlendirmek amacı ile geçmiş yıllarda uygulanmış başarılı hibe programlarını farklı çalışma alanları altında tekrar hayata geçirdik; yeni programlar tanıttık ve hâlihazırda STK’larla çalışan kamu kurumlarımıza yönelik destek mekanizmaları geliştirdik. Bütün bu gayretlerimiz neticesinde sivil toplumun kamu nezdinde tanınırlığı ve bilinirliği arttı. Artık, kamu kurumlarımız IPA kapsamında sivil toplum alanında daha fazla proje uygulamak istiyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ulaşılan bir diğer önemli sonuç ise yukarıda bahsettiğim hususlar ile bağlantılı olarak sivil toplum alanında çalışan kurum ve kuruluşların kapasitelerinin geliştirilmesi oldu. Hibe programlarına yapılan başvuruların sayıca hayli yüksek olması, kamu kurumlarımızın sivil toplum alanında daha fazla proje uygulamak istemesi, hibe faydalanıcıları tarafından uygulanan projelerin niteliğindeki artış vb. hususlar önemli bir kapasite ilerlemesine işaret ediyor. Ama tabii ki bu yeterli değil. Bu hususta daha fazla çalışma yapılmasına ihtiyaç var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">IPA’nın 2021-2027 yıllarını kapsayan üçüncü döneminde (IPA-III) sektörel öncelikler AB tarafından beş tematik pencere altında toplandı (Pencere 1: Hukukun Üstünlüğü, Temel Haklar ve Demokrasi; Pencere 2: İyi Yönetişim, Müktesebat Uyumu, Stratejik İletişim ve İyi Komşuluk İlişkileri; Pencere 3: Yeşil Gündem ve Sürdürülebilir Bağlantısallık; Pencere 4: Rekabetçilik ve Kapsayıcı Büyüme; Pencere 5: Sınır ötesi İşbirliği). Bu düzenleme neticesinde, sivil toplum, Pencere 1’in altında bir öncelik alanı olarak belirlendi. Dolayısıyla sivil toplum alanında desteklerin de devam etmesi öngörülüyor. Ancak, söz konusu desteklerin miktarı şu an için kesin olarak belirlenmiş değil. Tüm sektörlerde IPA-III ile ilgili hazırlıklar AB tarafında ve kamu kurumlarımız nezdinde devam etmektedir. AB Başkanlığı olarak sivil toplum sektörünün yeni döneminde hayata geçirilebilecek projeleri kamu kurumları ve STK’larla istişare ediyoruz. IPA-III döneminin planlamasına ilişkin çevrim içi bir danışma süreci başlattık. IPA-III dönemi sivil toplum destekleri ile ilgili görüş vermek isteyen herkes </span><a href="http://www.siviltoplumsektoru.org"><span style="font-weight: 400;">www.siviltoplumsektoru.org</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresini ziyaret ederek sürece dâhil oldular. İleriki dönemlerde de bu tür danışma süreçlerini sürekli kılmanın gayreti içinde olacağız. </span></p>
<p><b>IPA’nın ikinci döneminde Sivil Toplum Sektörü altında dört ana öncelik belirlenmişti (kamu-sivil toplum işbirliğinin güçlendirilmesi, STK’lara yönelik yasal çerçevenin iyileştirilmesi, STK’ların kapasitesinin güçlendirilmesi, sivil toplum diyaloğunun geliştirilmesi). Söz konusu öncelik alanları 2020 sonrası dönem için revize edilecek mi? 2014-2020 döneminde AB tarafından Türkiye’ye tahsis edileceği ifade edilen ve fakat çeşitli nedenlerle kesintiye uğrayan 4,5 milyar avro tutarındaki mali yardımın 190 milyon avrosunun sivil toplum sektörü altında yürütülecek proje ve programlara ayrıldığı belirtilmişti. Bu miktarın yeni dönemde artmasına ve sivil alana daha çok kaynak tahsis edilmesine dair bir yaklaşım var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56488 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/sivil-toplum.jpg" alt="sivil toplum" width="410" height="273" />IPA-III döneminde, geçmiş dönemlerden farklı olarak, aday ve potansiyel aday ülkelere yönelik münferit bir tahsisatta bulunulmayacak. Başka bir deyişle, yaklaşık olarak 14 milyar avro civarında bir havuz fon söz konusu olacak. Genişleme bölgesi ülkelerinin teklif edeceği projeler, AB tarafından ilgililik ve olgunluk kriterleri itibarıyla uygulanabilir bulunduğu ölçüde fonlardan yararlanabilecek. Az evvel de belirttiğim gibi, sivil toplum Pencere 1’in altında bir öncelik alanı. Ancak, AB tarafından öncelik alanlarının her biri için ne kadar tahsisat yapılacağı henüz açıklanmadı. Dolayısıyla sivil toplum önceliği için ne kadar bir kaynak ayrıldığını bilmiyoruz. Bununla birlikte AB Başkanlığı IPA-III döneminde de teklif edeceği projelerde, ikinci dönemde izlediği dört ana önceliği esas almaya devam edecek. Sivil sektörde yer alan kurumlarımızın sahip oldukları deneyim ve kurumsal kapasiteleriyle faydalı projeler geliştireceğine ve bunun neticesinde ülkemize önemli miktarda AB fonu kazandıracağına inanıyoruz. Başkanlık olarak bu süreçte ihtiyaç duyulacak her türlü teknik desteği ve yardımı elbette ki vereceğiz. </span></p>
<p><b>Söz konusu öncelikler arasında yer alan kamu-sivil toplum işbirliği için Başkanlığınızca hangi çalışmalar yürütülüyor? Bu konuda mevcut durumu nasıl değerlendirirsiniz?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu ve STK’ların beraber çalışması elzem, ama bunun tüm ülkede yaygınlaşması çok kolay bir süreç değil. Sivil toplum sektörü altında bu alana ilişkin projeleri uygulamaya gayret gösteriyoruz. Hem İçişleri Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile pilot projeler gerçekleştirdik hem de sivil toplum ve kamu işbirliğini destekleyen hibe programları tasarlayarak uyguladık. Projelerin sonuçlarından edindiğimiz deneyim, kamu-STK işbirliğinin yerel düzeyde daha kolay kurulabildiği yönünde. Yerelde kurumların ve kişilerin birbiri nezdinde tanınırlığı ve işbirliği yapma potansiyeli daha yüksek olabiliyor. Bu noktadan hareketle STK’lara yönelik sağladığımız fonlarda yerel yönetimlerin, bu fonların sağlandığı projelerin içerisinde ortak ve/veya iştirakçi olmasını destekliyoruz. Ayrıca, önümüzdeki dönem yerelde kamu-STK işbirliğini desteklemeye yönelik olarak İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Türkiye Belediyeler Birliği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile birlikte çalışacağımız yeni bir projeye başlayacağız. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği Başkanlığı, bu program ile kamu kurumları ve STK’lar arasında etkin işbirliklerinin oluşturulmasında kolaylaştırıcı rol üstlenmiş oldu. Bu işbirliklerinin devam etmesini bekliyoruz. Ne var ki, Başkanlığımız bünyesindeki iş plan ve programlarımız dikkate alındığında, Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programının devamının olacağını söylememiz kolay gözükmüyor. Bununla birlikte, IPA-III döneminde de kamu-STK işbirliğini desteklemeye yönelik farklı türde projelerin geliştirilmesi planlarımız arasında bulunuyor.</span></p></blockquote>
<p><b>Sivil Toplum Destek Programı kapsamında yer alan ve kamu-STK işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan “Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı” altında yürütülen projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Projeler hedeflerine ulaşabildi mi? Kamu-STK işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik yeni projeler planlıyor musunuz?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başkanlığımız tarafından uygulanan Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında yürütülen 10 proje ile kamu kurumları ve STK’lar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesini ve STK’ların kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesini hedefledik. Toplam 4,3 milyon avro kaynak aktarılan Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı projeleri ile sanat, sosyal girişimcilik, otizm, kent ağları, nefret söylemiyle mücadele vb. alanlarda faaliyet gösteren Türkiye’nin güçlü STK’ları kamu kurumlarıyla bir araya gelerek aralarındaki işbirliğini güçlendirdiler; ortak çalışmalara imza attılar. Başta belediyeler olmak üzere, kamu kurumlarıyla işbirliği içerisinde yürütülen projelerin faaliyetlerinin 2021 yılına kadar devam etmesi öngörülüyor. Bugün erişmiş olduğumuz noktadan bakıldığında, Programın belirlenen hedefine ulaşacağını memnuniyetle gözlemliyoruz. Örneğin, Vehbi Koç Vakfı sosyal girişimcilik alanında muazzam bir farkındalık yarattı. Sosyal girişimcilik ile ilgili mevzuatın geliştirilmesine ilişkin politika önerileri üzerine de çalışıyor. Tohum Otizm Vakfı bir Ulusal Otizm Ağı kurdu ve bu ağ ile birlikte Ulusal Otizm Eylem Planının izlemesini yapıyor. Geçtiğimiz aylarda TBMM araştırma komisyonu tarafından Otizm Araştırma Raporu yayımlandı. Raporda, Ulusal Otizm Ağının önemli katkıları söz konusu. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı stratejik plan izlemesinde yerel yönetim-STK işbirliğini etkinleştirmeye yönelik bir Dijital Katılım Aracı geliştiriyor. Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği Kamu İhale Kanunu’nda kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yapılması ile ilgili bir yasa önerisi üzerinde çalışıyor. Bunlar sadece birkaç örnek. Şimdiye kadarki tespitlerimiz, bütün projelerimizin çıktılarının beklediğimizin de ötesinde olduğu yönünde. Ayrıca, yaratmış oldukları etkileşim, ulaştıkları veya sonuçları itibarıyla dokundukları kişi sayısı, özellikle sosyal medyada milyonlarla ifade ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak, içinde bulunduğumuz pandemi süreci projelerimizi de olumsuz yönde etkiledi. Ortaklıklar ve Ağlar hibe faydalanıcıları ne yazık ki çalışmalarının ivme kazandığı bir dönemde pandemi ile karşılaştı. Sürecin başında yaşanan aksaklıklar moral bozukluğuna yol açsa da, akabinde gerçekleştirdikleri uyum sayesinde hedef grupları ve ortaklarıyla daha sıkı işbirlikleri kurdular. Çevrim içi platformlarda sürdürdükleri faaliyetler ile hedeflediklerinden daha fazla kişiye erişim imkânı buldular. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği Başkanlığı, bu program ile kamu kurumları ve STK’lar arasında etkin işbirliklerinin oluşturulmasında kolaylaştırıcı rol üstlenmiş oldu. Bu işbirliklerinin devam etmesini bekliyoruz. Ne var ki, Başkanlığımız bünyesindeki iş plan ve programlarımız dikkate alındığında, </span><span style="font-weight: 400;">Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programının devamının olacağını söylememiz kolay gözükmüyor. Bununla birlikte, </span><span style="font-weight: 400;">IPA-III döneminde de kamu-STK işbirliğini desteklemeye yönelik farklı türde projelerin geliştirilmesi planlarımız arasında bulunuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span><b>STK’ların savunuculuk ve yönetimsel kapasitelerini artırmayı amaçlayan Yerel STK’lar Hibe Programınız hakkında bilgi verir misiniz?  Programın hedeflerine ulaştığını düşünüyor musunuz? Benzer alanlarda çalışan diğer sivil toplum kuruluşlarının savunuculuk faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56489 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/sivil-toplum-kuruluslari-640x310.jpg" alt="sivil toplum" width="357" height="173" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/sivil-toplum-kuruluslari-640x310.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/sivil-toplum-kuruluslari.jpg 660w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" />Program, “taban kuruluş (grassroots)” adını alan ve daha çok yerel düzeyde faaliyet gösteren STK’ların kurumsal kapasitesini güçlendirmek, lobicilik ve savunuculuk faaliyetlerini desteklemek ve iletişim becerilerini geliştirmek hedefleriyle kurgulandı. 15 farklı ilden 38 projeye 2,1 milyon avro destek sağlandı. 2 Ocak 2019 tarihinde başlayan program, bir yıl sonra 1 Ocak 2020’de sona erdi. Ağ kurma ve kapasite geliştirme, sağlık, çevre, kültür, sanat, engelli hakları, kadın hakları, diğer hak temelli çalışmalar, yenilikçilik, afet ve gönüllülük vb. alanlarda uygulanan projelerin birbirinden değerli çıktıları oldu. Program faydalanıcısı STK’larımız uygulama sürecinde gönüllü ve üye sayılarını artırdılar. Bazı STK’larımız program kapsamında istihdam olanaklarını artırdı. Sağlık alanında proje yürüten STK’larımız bilimsel çalışmalar gerçekleştirdiler. Engellilik alanında çalışan STK’larımız engelli haklarına ilişkin aktif vatandaşlığı geliştirmek üzere faaliyetler yürüttüler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle yerel düzeyde çalışmalar sürdüren imkânları kısıtlı STK’ların çalışmalarını çok anlamlı ve değerli buluyoruz. Faaliyet gösterdikleri alanın sorunlarına daha etkili ve hızlı çözümler yaratabiliyorlar. Bazı durumlarda köklü STK’lara göre daha çabuk harekete geçebiliyorlar. Bu itibarla, varlıkları sivil toplum sektörünün gelişimi ve ülkemize sağladığı katkı bakımından çok kıymetli. Gelecek dönemde de desteklenmelerini önemsiyoruz. </span></p>
<blockquote><p>Sektör içinde ağlar ve platformların artan bir görünürlüğü söz konusu. Sürdürülebilir ve etkin sivil toplum faaliyetleri için mevzuatın ve sahada karşılaşılan uygulamaların yakınlaşmasını ve örtüşmesini gerekli görüyoruz.</p></blockquote>
<p><b>AB Başkanlığı gelecek dönemde hibe programlarının başvuru koşulları vb. konularda bir değişikliğe gidecek mi?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hibe programları ile ilgili bütün süreçler Avrupa Birliği’nin, dış yardımlarının kullanımına ilişkin olarak benimsediği mevzuat çerçevesinde yürütülüyor. Dolayısıyla AB Başkanlığı’nın sürece yönelik tek başına esnekliğe gitmesi veya inisiyatif alması mümkün değil. </span></p>
<p><b>Sivil toplum uzmanları gerek bürokratik kurallar gerekse denetimler açısından formel yapılardan uzaklaşıldığından daha informel ağların arttığından bahsediyorlar. Siz bu görüşlere katılıyor musunuz?</b> <b>Örneğin, son yıllardaki örgütlenmelere baktığımızda, dernek ve vakıf gibi kurumsal yapılar yerine, çevrim içi olarak, genelde konu bazlı kurulan ve sonrasında dağılan girişim grupları gibi yapıların veya platformların öne çıktığını görüyoruz. Yapılanmada yaşanan bu değişikliklerin size göre nedeni ne olabilir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de sivil alanı düzenleyen mevzuat ve buna ilişkin uygulamaların geliştirilmesi amacıyla kamu kurumları ile sivil toplumun bazı ortak girişimleri söz konusu. Bunların yanında birlikte yürütülen çalışmalar mevcut. Yine de bu çaba, hayatın olağan akışının gerisinde kalabiliyor. Teknoloji ve iletişim kanallarındaki çeşitlenme ve gelişim, örgütlenme konusunda da olanakları artırmış durumda. Türkiye’de informel sivil toplumun büyüklüğüne ilişkin kesin sayılar vermek maalesef kolay değil. Başkanlığımız ve bazı sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan araştırmalar sayesinde takip edebildiğimiz ağ ve platformlar mevcut olmakla beraber, eskiye nazaran yaygınlaşmakta veya etkinleşmekte olduklarını söyleyemiyoruz. Ancak sektör içinde ağlar ve platformların artan bir görünürlüğü söz konusu. Sürdürülebilir ve etkin sivil toplum faaliyetleri için mevzuatın ve sahada karşılaşılan uygulamaların yakınlaşmasını ve örtüşmesini gerekli görüyoruz. </span></p>
<p><b>COVID-19 pPandemisinin sivil toplum üzerinde yaratmış olduğu etkileri yürüttüğünüz hibe programları açısından nasıl değerlendirirsiniz?</b> <b>Bu dönemde destek verdiğiniz STK’larla görüşerek durum tespiti yapıyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başkanlığımızın yürüttüğü hibe projelerinin birçoğu COVID-19 Pandemisi sebebi ile projelerini askıya almak durumunda kaldı. Gerek profesyonel STK çalışanları gerekse istihdamları proje bütçelerinden finanse edilen personel, bu süreçte kendilerinden beklenildiği ölçüde sahaya inemedi. Ancak dijital araçlar vasıtasıyla hedef kitlelerine ulaşma gayretinde oldular. Bu süreçte, Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programındaki gibi hedef kitlesini genişletebilen STK’larımız da oldu. Diğer yandan hibe verdiğimiz projeler gerek proje bütçesinden temin etmiş olduğu kaynakları gerekse de beşeri ve mali öz kaynaklarını kullanarak ülkemizin COVID-19 Pandemisiyle mücadelesine katkıda bulunan faaliyetler yürüttüler. Nitekim bir hibe faydalanıcımız, projesi kapsamında satın alınan 3 boyutlu yazıcılarla sağlık çalışanları için yüz siperliği üretimi gerçekleştirdi. Bu tür yaratıcı ve başarılı örnekler, pek çok olumsuzluğun yaşandığı bir süreçte bizlere umut kaynağı olması bakımından son derece kıymetliydi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürecin başladığı Mart ayının ikinci haftasından itibaren hibe faydalanıcısı STK’larımızın yetkilileri ile uzmanlarımız sürekli temas halinde oldular. Başkanlık olarak hangi faaliyetleri ne derece etkilenecek, faaliyet planlarında ne gibi değişiklikler yapılabilir, projelerin süresinde veya faaliyet takviminde bir güncelleme gerekir mi, ya da projelerin sonuçları olumsuz etkilenecek ise geçici bir dönem için projeleri askıya almak gerekir mi gibi konularda kendileriyle istişare halinde olup durum tespitinde bulunduk. Güncel gelişmeler ışığında harekete geçebilmek için yakın iletişim içerisinde olduk. Bu çerçevede, hibe faydalanıcılarımızın sözleşme makamı ile olan ilişkilerinde de yönlendirici ve destekleyici bir yaklaşım sergiledik.</span></p>
<p><b>COVID-19 Pandemisi kısa ve uzun vadede sivil toplumu “riskler ve fırsatlar” açısından nasıl etkiler? Öngörünüz nedir?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 Pandemisi nedeniyle kısa ve uzun vadede ekonomide yaşanması muhtemel durgunluk, elbette ki STK’ların ana gelir kalemlerini oluşturan bağış ve aidat toplamasını da olumsuz yönde etkileyebilecektir. Bu manada finansal sürdürülebilirlik konusunda birtakım risklerin ortaya çıkacağını öngörebiliriz. Finansal sürdürülebilirlikteki risklerin yanı sıra, salgının yarattığı endişe ortamı STK’ların paydaşları ile fiziki olarak bir araya gelmelerini gerektiren faaliyetlerin ötelenmesine yol açabilecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak bu krizin beraberinde getirdiği bir takım fırsatlar da oldu. Bu dönemde sivil toplum kuruluşlarımız dijital dönüşüme büyük ölçüde uyum sağladı. Dijital araçları etkin olarak kullanabilen STK’lar; lobicilik, savunuculuk, karar alma mekanizmalarına katılım gibi alanlarda elbette fark yaratacaktır. Sosyal medyanın hayatımızdaki rolü uzunca bir süredir aşikâr. Salgın döneminde ise sosyal medya kanalları daha aktif şekilde kullanıldı. Bu tecrübenin, önümüzdeki dönemde STK’larımızın hedef kitlelerini etkileme konusunda önemi yadsınamaz bir kazanım olarak karşımıza çıkmasını bekleyebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarihin değişik dönemlerinde salgınlarla mücadelede sivil toplum kuruluşlarının, sivil inisiyatiflerin üstlendiği etkin rolü görüyoruz. Bunun en güzel örneklerden bir tanesi 1918’de Veremle Mücadele Osmanlı Cemiyeti’nin kurulması ve cemiyetin veremle mücadeleye sağladığı gönüllü katkı. Sınır ve sınıf tanımaksızın toplumun her kesimini sarsıcı bir şekilde etkileyen bu ve benzeri krizlerde sivil toplumun önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Gelecekte, kamu-sivil toplum işbirliğinin müşahede edildiği alanlar arasında, insani krizlerle mücadelenin de yer alabileceğini düşünüyoruz. </span></p>
<p><b>Pandemi dönemine dair Başkanlığınızca bir strateji veya eylem planı geliştirildi mi?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belirli bir strateji ve eylem planı hazırlamamakla birlikte, içinden geçtiğimiz sürecin olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla olabildiğince çabuk hareket ettik ve bir dizi eylemi hayata geçirdik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde AB Mali Yardımları kapsamında sivil toplum sektörü lider kuruluşu olarak STK’larla Başkanlığımız arasında yıllar içerisinde kurulmuş olan bağı canlı tutmak için bizler de dijital araçların sunduğu nimetlerden yararlanma yoluna gittik. Sosyal medya araçları üzerinden yaptığımız canlı yayınlar ve muhtelif uygulamalar üzerinden yaptığımız çevrim içi toplantılar vasıtasıyla sivil toplumu ilgilendiren birçok konuda eğitim, bilgilendirme ve istişareler gerçekleştirdik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan, hibe desteği sağladığımız projelerin hedeflediği sonuçlara ulaşabilmelerinin önünde engel teşkil edebilecek olan pandemi sürecinin etkisini azaltabilmek amacıyla Avrupa Komisyonu, AB Türkiye Delegasyonu ve Merkezi Finans ve İhale Birimi nezdinde gerekli girişimlerde bulunduk. Örneğin, hibe desteği verdiğimiz projelere ilişkin olarak birtakım bürokratik süreçlere tabi olan değişiklik işlemlerinde salgınla mücadele koşullarına uygun esnekliklere gidilmesi de aldığımız aksiyonlar arasındaydı.</span></p>
<p><b>Pandemi döneminde STK’lara ne öneriyorsunuz? Belirsizliğin sürmesi ve proje etkinliklerinin ertelenmesi ya da iptali ile karşı karşıya olan STK’lar ne yapsınlar? Nasıl bir yol izlesinler?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AB hibe programları altında proje yürüten STK’lara bu süre zarfında bulunabileceğimiz en temel tavsiye, sözleşme makamı ve hibe programının faydalanıcısı kuruluş ile sürekli irtibat halinde olmaları ve atacakları adımlar hakkında bu kurumları önceden bilgilendirmeleri olur. Projeleri kapsamında etkinliklerin iptali durumunda projenin başarılı bir şekilde tamamlanması için nasıl bir yöntem izleneceği konusunda söz konusu kurumlarla işbirliği içinde olmak, sürecin en az hasarla atlatılmasına yardımcı olacaktır. </span></p>
<p><b>Salgın günlerini sivil toplumun dijitalleşme sürecini hızlandıran ve sivil alanı dönüştüren bir faktör olarak değerlendirir misiniz?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandeminin sivil topluma yönelik en büyük etkisinin, dijital dönüşümün hızlanması olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle sivil toplum sektörü altında yürüttüğümüz hibe programları kapsamında projeler uygulayan hibe faydalanıcısı STK’lar açısından değerlendirdiğimizde, yaşanan ilk şokun ardından hızlı bir şekilde faaliyetlerin dijital platformlara taşınmaya başladığını görüyoruz. Sivil toplum sektörünün lider kuruluşu sıfatıyla pandeminin ilk günlerinde sürecin projeler açısından nasıl yönetileceği ile ilgili bazı endişelerimiz söz konusuydu. Ancak gördük ki, dijital ortamlarda gerçekleştirilen birçok faaliyetin beklenenin ötesinde etkileri olabiliyor. Her şeyden önce, daha fazla insana ulaşabiliyor ve etkin bir yaygınlaştırma planı yürütebiliyorsunuz. Fiziksel ortamlarda hedef gruplarınız sınırlı kalabilirken dijital ortamlarda bir anda çeşitlenebiliyor. Hem biz hem de birçok hibe faydalanıcımız pandemi sürecinde bu hususları somut olarak deneyimledi. Önümüzdeki dönemde dijital dönüşümün sivil toplum alanındaki etkilerinin artarak devam edeceği öngörülebilir. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/05/gelecekte-kamu-sivil-toplum-isbirliginin-insani-krizlerle-mucadelede-de-yer-alabilecegini-dusunuyoruz/">&#8221;Gelecekte Kamu-Sivil Toplum İşbirliğinin İnsani Krizlerle Mücadelede de Yer Alabileceğini Düşünüyoruz” </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katılım Hakkı Eğitim Dizisi Başlıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/25/katilim-hakki-egitim-dizisi-basliyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2019 07:53:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[CFCU]]></category>
		<category><![CDATA[katılım hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve STGM'nin yürütücüsü olduğu Katılım Hakkı ve Örgütlenme Özgürlüğü Projesi kapasite güçlendirme faaliyetleri kapsamında 29 Ocak - 7 Mart 2020 tarihleri arasında Katılım Hakkı başlığında bir dizi eğitim düzenlenecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/25/katilim-hakki-egitim-dizisi-basliyor-2/">Katılım Hakkı Eğitim Dizisi Başlıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitime katılmak isteyen STÖ’lerin <b>9 Ocak 2020 Çarşamba</b> günü saat <b>17.00’</b>ye kadar başvuru formunu doldurması gerekmektedir. Eğitim katılımcıları <b>11 Ocak 2019 Cuma </b>günü e-posta ile bilgilendirilecek.</p>
<p>Katılım hakkını çeşitli boyutlarıyla ele alan ve bu alanda kapasite geliştirmeyi hedefleyen üç set eğitimden oluşan <b>Katılım Hakkı Eğitim Dizisi</b>nin ilk buluşmasında katılım hakkı, ikinci buluşmada eğitim araştırma, savunuculuk ve katılım üçüncü buluşmada ise iletişim araçları konuşulacak.</p>
<p>İlk modül olan <b>Katılım Hakkı</b> başlığında STÖ’lerin katılım hakkının çeşitli boyutları konusunda bilgi birikimlerini ve karar alma süreçlerine katılım kapasitelerini artırmak; <b>Araştırma, Savunuculuk ve Katılım</b> başlıklı ikinci modülde katılım aracı olarak bu başlıklarda STÖ&#8217;leri güçlendirmek ve üçüncü modül olan<b> İletişim Araçları Eğitimi</b>nde ise STÖ’lerin iletişim araçlarını katılım için etkin bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak hedefleniyor.</p>
<p>Eğitim programı şöyle;</p>
<p><b>Katılım Hakkı Eğitim Programı: 29 Ocak &#8211; 1 Şubat 2020</b></p>
<p>•Sivil toplum ve katılım hakkı</p>
<p>•Karar alma süreçlerine sivil toplum katılımı</p>
<p>•Örgüt içi katılım</p>
<p>•Yerel katılım; mevzuat ve uygulamalar</p>
<p>•Katılım deneyimleri</p>
<p><b>Araştırma, Savunuculuk ve Katılım Eğitimi Programı: 19 &#8211; 22 Şubat 2020</b></p>
<p>•Sivil toplumda araştırma tasarımı ve uygulama</p>
<p>•Sivil toplumda politika izleme</p>
<p>•Savunuculuk kampanyası</p>
<p>•Sivil toplum için lobi teknikleri</p>
<p>•Katılımcı yöntemler ve katılım</p>
<p><b>İletişim Araçları Eğitim Programı: 4 &#8211; 7 Mart 2020</b></p>
<p>•İletişim Stratejisi Geliştirme</p>
<p>•STÖ’ler için sosyal medya yönetimi</p>
<p>•Savunuculuk için dijital araçlar</p>
<p>•Veri görselleştirme ve savunuculuk</p>
<p>Eğitimlere şehir dışından katılacakların konaklama ve ulaşım masrafları <b>STGM tarafından </b>karşılanacaktır.</p>
<p><em>Avrupa Birliği’nin Mali Desteği ile gerçekleştirilen projede, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Başkanlığı (ABB) sivil toplum alt sektörü Lider Kuruluş ve Nihai Faydalanıcı olup, Sözleşme Makamı Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi’dir (MFİB).</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-46204 aligncenter" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/unnamed-5.png" alt="" width="560" height="560" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/12/unnamed-5.png 560w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/12/unnamed-5-160x160.png 160w" sizes="auto, (max-width: 560px) 100vw, 560px" /></p>
<p><b>Başvuru Takvimi</b></p>
<p>Eğitime katılmak isteyen STÖ’lerin <b>9 Ocak 2020 Çarşamba</b> günü saat <b>17.00</b>’ye kadar başvuru formunu doldurması gerekmektedir. Eğitim katılımcıları <b>11 Ocak 2019 Cuma</b>günü e-posta ile bilgilendirilecektir.</p>
<p><b>Başvuru koşulları </b></p>
<p>•Eğitime her bir örgütü temsilen iki kişi kabul edilecektir. (Eğitime başvuracak STÖ temsilcilerinden en az birinin cinsiyet kimliğinin kadın olması tercih sebebidir.)</p>
<p>•Eğitime başvuracak her iki STÖ temsilcisinin tek bir formu, birlikte doldurması zorunludur.</p>
<p>•Değerlendirme sonrasında katılımcı değişikliği kabul edilmeyecektir.</p>
<p><a href="http://e.inclick.email/Track.ashx?id=ac7dc8c1-b4d6-4897-9fc8-830cf5d1236b&amp;cid=5ac38d89f0d8d719d87cf5be&amp;gid=5e022414f0d8d706f4158eaf&amp;mid=56e6b41eb2e74f07345a42ea&amp;lid=5e030a6bf0d8d61524f0ad93"><b>Başvuru Formu</b></a></p>
<p><b>Değerlendirme</b></p>
<p>Eğitim sürecinin etkin ve verimli ilerleyebilmesi için katılımcı sayısı 20 kişi ile sınırlıdır. Değerlendirme esnasında aşağıdaki kriterler baz alınacaktır.</p>
<p>•Başvuru formunun eksiksiz bir şekilde doldurulmuş olması</p>
<p>•Bir STÖ’den en az iki kişinin başvurmuş olması,</p>
<p>•Başvuru amacı ile eğitim programı amacının uyumu,</p>
<p>•Bölgesel dağılım,</p>
<p>•Tematik dağılım,</p>
<p>•Cinsiyet dengesi,</p>
<p>STGM’nin yürüttüğü STOK programından faydalanan STÖ’lere öncelik verilmeyecektir.</p>
<p>Eğitimlere örgütü temsilen 2 kişi katılacaktır. Eğitimlere katılacak iki kişinin üç modülün tamamına eksiksiz katılacağını taahhüt etmesi gerekmektedir.</p>
<p><b>Kimler Başvurabilir?</b></p>
<p>Eğitimlere, insan hakları, ifade özgürlüğü, kadın hakları, LGBTİ hakları, engelli hakları, çocuk hakları, kent hakkı, çevre/doğa koruma, sosyal haklar, hayvan hakları, dijital haklar, kültürel haklar, gençlik hakları, sığınmacı/mülteci/göçmen hakları, vb. alanlarda hak temelli* çalışma yürüten STÖ’ler katılım gösterebilirler.</p>
<p>*&#8221;Hak temelli yaklaşım, bireyleri hak sahibi özneler olarak tanımlarken, devlet kurumlarını ve giderek artan oranda özel sektörü yükümlülük sahipleri olarak belirler. Dayanağını insan hakları ilkeleri ve standartlarından alan hak temelli yaklaşım, bireyleri haklarını talep edebilmeleri ve savunmaları için, kurumların ise haklarla bağlantılı yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için kapasitelerinin geliştirilmesini hedefler.&#8221;</p>
<p>Bu eğitim “Örgütlenme Özgürlüğü ve Katılım Hakkının Daha Fazla Geliştirilmesi için STK&#8217;lar ve Sivil Ağların Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi” STGM, STÇM ve KAGED ortaklığıyla yürütülmektedir ve Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir. İçerik tamamıyla STGM’nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.</p>
<p><b>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği (STGM)</b></p>
<p>Buğday Sk. 2/5 06680 Kavaklıdere-ANKARA</p>
<p>T: +90 312 442 42 62</p>
<p>F: +90 312 442 57 55</p>
<p><a href="http://e.inclick.email/Track.ashx?id=ac7dc8c1-b4d6-4897-9fc8-830cf5d1236b&amp;cid=5ac38d89f0d8d719d87cf5be&amp;gid=5e022414f0d8d706f4158eaf&amp;mid=56e6b41eb2e74f07345a42ea&amp;lid=5e030a6bf0d8d61524f0ad94">bilgi@stgm.org.tr</a></p>
<p><a href="http://e.inclick.email/Track.ashx?id=ac7dc8c1-b4d6-4897-9fc8-830cf5d1236b&amp;cid=5ac38d89f0d8d719d87cf5be&amp;gid=5e022414f0d8d706f4158eaf&amp;mid=56e6b41eb2e74f07345a42ea&amp;lid=5e030a6bf0d8d61524f0ad95">www.stgm.org.tr</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/25/katilim-hakki-egitim-dizisi-basliyor-2/">Katılım Hakkı Eğitim Dizisi Başlıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
