<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jun 2023 11:52:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Sivil Toplumun Geleceği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/22/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 11:52:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal destek]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşanan sosyal, siyasi ve iktisadi birçok krizin çözüm kapısı sivil toplum olabilir. Ancak bunun için sivil toplumun önce kendi handikaplarına çözüm üretmesi gerekiyor. Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin Chrest Vakfı ve Friedrich-EbertStiftung desteği ile hazırladığı “Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması” adlı rapor, Türkiye’de sivil toplumun durumuna, sorunlarına ve beklentilerine ışık tutuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/22/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/">Türkiye’de Sivil Toplumun Geleceği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sivil toplum ne durumda? Siyasi iklimden etkileniyor mu? Hangi sorunları aşamıyor? Gönüllüler hangi motivasyonla hareket ediyor? Ne hissediyorlar? Gelecekten ne bekliyorlar? Türkiye’deki sivil toplum ve medya ekosistemine bağımsız bir zemin sağlamak amacıyla kurulan Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği’nin Chrest Vakfı ve Friedrich-EbertStiftung desteği ile hazırladığı “<a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/STGelecegi-Aras%CC%A7tirma-O%CC%88zeti.pdf" target="_blank" rel="noopener">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a>” adlı rapor bu sorulara cevap arıyor.</p>
<p>Raporda, katılımcılara sivil toplumun sorunları açık uçlu olarak sorulduğunda bütçe kısıtı ilk sırada yer alıyor. Bu durum, sivil toplumun üç finansal kaynağı olan fonlar, iş birlikleri ve kitle-fonlamadaki yapısal sorunlardan kaynaklanıyor.</p>
<h5><b>Finans Kaynakları</b></h5>
<p>Fonlar sivil toplumun en önemli finans kaynağı, ancak bünyesinde birçok handikap barındırıyor.</p>
<p>Bunlardan ilki, bürokratik süreçler. Bürokratik süreçler fonun hüviyetine göre değişiklik gösteriyor. Avrupa Birliği tarafından verilen fonlar başvuru ve değerlendirme aşamasında, devlet kurumları tarafından verilen fonlar ise izleme aşamasında ciddi bürokrasi gerektiriyor.</p>
<p>İkincisi, bilgi maliyeti. Fonlara nasıl başvurulacağını bilmek, destek almayı hak edecek kurumsallık düzeyi kadar önemli. Başvuru formunda anahtar kelimeler belirtilmediği takdirde sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerine uzun süredir devam ediyor olması, nitelikli insan kaynağına sahip olması, tüzel bir kişiliğe sahip olması gibi kurumsallaşmayı gösteren birçok faktör fon başvurularında önemli ölçüde anlamsızlaşıyor.</p>
<p>Üçüncüsü, değerlendirme süreci. Değerlendirme süresinin uzun olması, değerlendirme kriterlerinin şeffaf olmaması, başvuruyu değerlendiren uzmanın kişisel görüşlerinin değerlendirmede başat faktör olması, önde gelen olumsuzluklar arasında yer alıyor.  Aynı zamanda değerlendirme sürecine ilişkin “kayda değer” durumu öğrenebilmek belli sosyal ağlara dahil olmayı gerektiriyor.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının bir diğer finansal kaynağı, iş birlikleri. Türkiye’de sivil toplumun başka kurumlarla iş birliği sürecinde fasit bir daire söz konusu. Sivil toplum kuruluşları başka kurumlarla iş birliği yapmak için kurumsallaşmaya, kurumsallaşma için iş birliklerine ihtiyaç duyuyor. İşsiz sayısının yüksek ama iş verecek nitelikte kimsenin olmadığı istihdam piyasasına benzer şekilde burada da bir beceri uyumsuzluğu oluşuyor. Örneğin Denge ve Denetleme Ağı tarafından hazırlanan “<a href="https://www.dengedenetleme.org/publication/221/AFETLERDE-SiViL-TOPLUM---Birarada-Dayanisma-Toplantilari--Sorunlar--Deneyimler-ve-cozumler">Afetlerde Sivil Toplum</a>” adlı raporda, deprem sonrası dönemde dezavantajlı grupların daha da dezavantajlı hale geldiği, deprem bölgesine yapılan yardımların tek tipleştiği, dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu bağlamda, depremzede dezavantajlı grupların farklılaşan ihtiyaçlarına yönelik bölgede o konuda uzmanlaşmış sivil toplum kuruluşları ile hem özel sektörün hem de kamu kurumlarının iş birliği geliştirmesi gerekiyor, ancak sivil toplum gerekli kurumsallaşmayı sağlayamadığı için tüm paydaşlar aynı şeyi talep ediyor olsa dahi böyle bir iş birliği gerçekleşemiyor.</p>
<p>Sivil toplumun üçüncü finansal kaynağı olan kitle fonlama ise yaygın bir kullanım alanına sahip değil. Türkiye’de sivil toplum, genel itibarıyla yardım ve bağış faaliyetleriyle ilişkilendiriliyor. Bu sebeple sivil toplum, yardım ve bağış haricindeki alanlarda kitlesini finansal destek için ikna etmekte zorlanıyor. Diğer taraftan, birçok kitle fonlama platformu ödemeleri döviz üzerinden alıyor ve yüksek oranlı komisyon talep ediyor. Bu durum hem bağış alan hem de bağış yapan kişinin motivasyonunu azaltıyor.</p>
<h5><b>Kurumsal ve Toplumsal Destek </b></h5>
<p>“Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması” raporunda bütçeden sonra öne çıkan sorun ise kurumsal/toplumsal destek bulamama.</p>
<p>Sivil toplum faaliyetlerinin görünürlük kazanması ve kitleselleşmesinin önünde önemli toplumsal ve dijital bariyerler bulunuyor. Mevcut sosyal medya platformlarının algoritmaları -özellikle bugünlerde- ortaya konan çalışmaların kitleselleşmesini önemli ölçüde etkiliyor. Etkileşim genelde belli sosyal sinyallemeler etrafında oluşuyor. Bu sinyallemelerin dışında kalan duyuru ve içerikler arka planda kalıyor. Bununla birlikte, sosyal sinyalleme etrafında oluşan etkileşim kümelerine önemli ölçüde sadakat gösterilmesi gerekiyor. Sosyal medyada hedef kitlenin duygu ve düşüncelerini etkileyen kişi ve kurumların işaret ettiği şekilde davranmadığınız taktirde dijital tecrit başlıyor.</p>
<p>Bu duruma paralel şekilde, kitleselleşme de zorlaşıyor. Gündemin hızlı değişmesi, siyasetteki çıkar grupları arasındaki çatışmanın sivil toplum gönüllüleri arasında duygusal yük oluşturması, siyasi tercihlerin toplumsal kimlik olarak algılanması, sivil toplum kuruluşlarının önünde toplumsal bir bariyer olarak duruyor.</p>
<p>Burada, 2023 seçimlerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Seçim döneminde Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayı uzunca bir süre belirsiz kaldı. Bu dönemde “doğru aday” tartışmalarına birçok sivil toplum mensubu iştiyakla katıldı. “Bu seçim o seçim” motivasyonuyla devam eden bu tartışmalar, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanması ile enerjisini Cumhur İttifakı’na doğru yöneltti. Olası bir Millet İttifakı iktidarını muhtemel gören birçok sivil toplum kuruluşu politik bir zemine kaydı ve birçok sivil toplum gönüllüsü milletvekili adayı oldu. Hem Cumhur İttifakı hem Millet İttifakı’nın oluşturduğu kritik seçim algısı bu politize olma motivasyonunu iyice tetikledi. Ancak seçim Cumhur İttifakı lehine sonuçlandı. Sonuç itibarıyla Millet İttifakı’nın yanında konumlanan sivil toplum iki çıkmaza düştü. İlki, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanmasıyla adaylık öncesi kendisine getirilen eleştiriler yokmuş gibi yapılmaya çalışıldı. İkincisi, seçimi kaybetmesiyle Kılıçdaroğlu eleştirileri yeniden dillendirilmeye başlandı. Neticede Millet İttifakı’nın yanında konumlanarak hem olası bir iktidar değişikliğinde talep edeceği imtiyazları elde edememiş hem de “politika bizi ayrıştırıyor, hep beraber müşterekler üzerinde birleşelim” deme meşruiyetini yitirmiş oldu.</p>
<p>Raporda savunucular ve uzmanlar arasında dile getirilen başka bir sorun ise insan kaynağı.</p>
<h5><b>İnsan Kaynağı</b></h5>
<p>Sivil toplum, yapısı gereği belli bir alana yönelik çözüm ürettiği için belli bir alanda uzman olan insan kaynağına ihtiyaç duyuyor. Bu uzmana ulaşmak, ulaştıktan sonra onu çalışmalara dahil etmek, dahil ettikten sonra devamlılığı sağlamak büyük gayret gerektiriyor. Sivil toplum sosyal etkiyi öncelediğinden, sosyal etki de uzun erimli bir motivasyon gerektirdiğinden, Türkiye gibi gündemin çok hızlı değiştiği bir ülkede insan kaynağının hedefe tutunma iştiyakını sürdürmek hayli emek istiyor.</p>
<p>İnsan kaynağı sağlamanın iki yolu var: Birincisi profesyonel, ikincisi gönüllülük esasına dayalı. Sivil toplum, gönüllülük üzerine kurulu ama kurumsallaşma ve nitelik profesyonel bir ilişkiye ihtiyaç duyuyor. Bu sebeple insan kaynağı yönetilirken gönüllü-profesyonel dengesinin bozulmadan devam etmesi gerekiyor.</p>
<p>Sivil toplumda yer alan uzmanlar birbirine mecbur ama mahkûm değil. Gönüllülük faaliyetlerinin başladığı fikir evresinde düşünceler öndeyken fikir olgunlaşmaya başladıkça kişilerin egoları ön plana çıkıyor. Fikir ortak olsa dahi kişilerin uyumu da önemli bir etken oluyor.</p>
<p>İnsan kaynağı kısıtının başka bir veçhesi de sivil toplum gönüllülerinin sivil toplum faaliyetlerine ayırabildiği zaman.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum gönüllülerinin faaliyetlere ayırabildiği zaman son derece kısıtlı. OECD iş-yaşam dengesi <a href="https://www.oecdbetterlifeindex.org/topics/work-life-balance/">verilerine</a> göre Türkiye; Meksika, Kolombiya ve Kosta Rika’dan sonra listenin sonunda yer alıyor. İş-yaşam dengesini oluşturan göstergelere daha detaylı baktığımızda Türkiye’de haftada ortalama 50 saat veya daha fazla çalışanların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 25. Bu göstergede Türkiye, Meksika’dan sonra listenin en aşağısında yer alıyor. Tatile ve boş zamana ayrılan süreye bakıldığında ise Türkiye’nin 41 ülke içinde 28’inci sırada yer aldığı görülüyor. Bir sivil toplum gönüllüsünün faaliyetlerine maişet kaygısı gütmeden devam edebilmesi için halihazırda bir işte çalışması gerekiyor, ancak bir işe girdiğinde gönüllülük faaliyetleri için son derece kısıtlı bir zamanı oluyor.</p>
<p>Sonuç itibarıyla, Türkiye’de yaşanan sosyal, siyasi ve iktisadi birçok krizin çözüm kapısı sivil toplum olabilir. Ancak bunun için sivil toplumun önce kendi handikaplarına çözüm üretmesi gerekiyor.</p>
<p>Yazar: Ömer Burak Tek</p>
<p><a href="https://www.perspektif.online/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/" target="_blank" rel="noopener">Yazıyı kaynağından okumak için tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/22/turkiyede-sivil-toplumun-gelecegi/">Türkiye’de Sivil Toplumun Geleceği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnceleme: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/13/inceleme-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2023 11:29:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rapor Bülteni 41. sayısında Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması raporunu inceledi. Raporda sivil toplumun geçmişi, siyasi iklimle ilişkisi, mevcut hali ve sorunları çok boyutlu biçimde ele alınıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/13/inceleme-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/">İnceleme: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 class="header-with-anchor-widget">I. Kavramsal Çerçeve</h5>
<p class="header-with-anchor-widget"><strong>Önce Kavramlar…</strong></p>
<p><em>Sivil toplum, aktivizm.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplum: </strong>Devletten ayrı ve bağımsız bir yapısı olan, gönüllülük esasına göre hareket eden ve toplum menfaatleri doğrultusunda çalışan kuruluşların tamamı.</li>
<li><strong>Aktivizm:</strong> Toplumsal ya da siyasal etki oluşturmak amacıyla yürütülen faaliyet. Tanıl Bora’nın aktivizm kelimesine odaklandığı yazısını okumak için <em><a href="https://birikimdergisi.com/haftalik/10371/aktivizm" rel="nofollow ugc noopener">tıklayınız</a></em>.</li>
</ul>
<h5 class="header-with-anchor-widget">II. Araştırmacı Kurum</h5>
<p><strong>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği</strong></p>
<p>Ağustos 2020&#8217;den bu yana “Sivil Sayfalar” platformu aracılığıyla çalışmalarını kamuoyuyla paylaşan derneğin temel amacı <strong>sivil topluma bağımsız bir zemin</strong> hazırlamak. Faaliyetlerin çoğunda, sivil toplumun etki kapasitesinin iyileştirilmesi ve politika süreçlerine sivil katılımın artırılması hedefleniyor.</p>
<div class="captioned-image-container">
<figure>
<div class="image2-inset"><picture><source srcset="https://substackcdn.com/image/fetch/w_424,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 424w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_848,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 848w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1272,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1272w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1456,c_limit,f_webp,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1456w" type="image/webp" sizes="100vw" /><img fetchpriority="high" decoding="async" class="sizing-normal aligncenter" title="https://s3.amazonaws.com/revue/items/images/019/155/791/web/sivil-sayfalar.jpg?1668687045" src="https://substackcdn.com/image/fetch/w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg" sizes="100vw" srcset="https://substackcdn.com/image/fetch/w_424,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 424w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_848,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 848w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1272,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1272w, https://substackcdn.com/image/fetch/w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg 1456w" alt="https://s3.amazonaws.com/revue/items/images/019/155/791/web/sivil-sayfalar.jpg?1668687045" width="570" height="211" data-attrs="{&quot;src&quot;:&quot;https://substack-post-media.s3.amazonaws.com/public/images/7fa7526c-ebf9-41cd-9e33-455f5031104e_740x274.jpeg&quot;,&quot;fullscreen&quot;:null,&quot;imageSize&quot;:null,&quot;height&quot;:274,&quot;width&quot;:740,&quot;resizeWidth&quot;:570,&quot;bytes&quot;:null,&quot;alt&quot;:&quot;https://s3.amazonaws.com/revue/items/images/019/155/791/web/sivil-sayfalar.jpg?1668687045&quot;,&quot;title&quot;:null,&quot;type&quot;:null,&quot;href&quot;:null,&quot;belowTheFold&quot;:true,&quot;internalRedirect&quot;:null}" /></picture>
<div></div>
</div>
</figure>
</div>
<h5><strong>III. Metodoloji</strong></h5>
<p><strong>Anket, Derinlemesine Görüşme, Sınıflandırma Çalışması</strong></p>
<p><strong>Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi ile birlikte yürütülen araştırmanın nicel çalışma evresinde, 79 ilden toplam 552 katılımcı ile görüşme sağlanıyor. </strong>552 farklı sivil toplum kuruluşu kuruluş amacı, üye profili ve faaliyetlerine göre değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Nitel çalışma evresinde ise sivil toplum ve siyasi aktörlerinin güncel durum ve sivil toplumun ihtiyaçları hakkındaki görüşlerini detaylı öğrenebilmek için derinlemesine görüşmeler gerçekleştiriliyor</strong>. Akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum çalışanı 55 kişi ile yapılan derinlemesine görüşmelerde elde edilen verilerin de anket çalışmasını destekleyici niteliğe sahip olduğu belirtiliyor.</p>
<h5><strong>IV. Bulgular</strong></h5>
<p class="header-with-anchor-widget"><strong>Rapor bize neler söylüyor?</strong></p>
<p><em>Sivil toplumun geçmişi ve geleceği.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplumun etkisinin beş yıl öncesine göre artıp artmadığı konusunda katılımcılar kararsız. “</strong>Etkisi arttı” diyenlerin oranı %35. “Etkisi ne azaldı ne arttı” diyenler ise %32.4 oranında.</li>
</ul>
<p><em>Sivil toplumda çalışanların motivasyonu yüksek ancak kurumların etkinlik algısı zayıf.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplum kuruluşları kendilerini geçmişe göre daha az etkili, daha az etkileşimli ve daha az aktif görüyor. </strong>Aktifliğin düşük olduğunu ve azaldığını düşünenlerin oranı sırasıyla %78.6 ve %52.6.</li>
<li><strong>Katılımcıların yarıya yakını kurumsal kapasite, diyalog ve iş birliği ile etkililik konusunda karamsar.</strong></li>
<li><strong>Katılımcılar kendilerini motive edebiliyor.</strong> Sivil toplum katılımcılarında kaygı ve stres düzeyi orta ve yüksek olanlar %67.8 ve %71.4’e ulaşsa da motivasyon konusunda bu rakam %91.9.</li>
</ul>
<p><em>Hayırseverlik mi hak savunuculuğu mu? Sivil toplumda bulunma nedenleri.</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplumun merhamet ve aktivizmden öte daha rasyonel bir dinamik kazandığını vurgulamakta fayda var. </strong>Çoğulculuk da farklı grupların kendileri için önemli gördükleri çıkar ve faydaları sağlamak amacıyla sivil alana katılımıyla gerçekleşiyor.</li>
<li><strong>Eğitim düzeyi sivil toplumda bulunma nedenlerini doğrudan etkiliyor.</strong> Eğitim düzeyi arttıkça daha rasyonel sebepler öne çıkarken (toplumsal sorumluluk, fayda yaratmak, toplumu dönüştürme) eğitim düzeyi azaldıkça vicdani duygular, hayırseverlik gibi geleneksel temalar öne çıkıyor. Siyasi motivasyon yok denecek kadar az.</li>
<li><strong>Dindar ve seküler kuruluşlarda çalışanlar arasında daha geleneksel ile daha rasyonel motivasyonlar konusunda farklılaşma var.</strong> Dindarlarda hayırseverlik, ahlak ve vicdan öne çıkarken, sekülerlerde toplumsal sorumluluk, toplumu dönüştürme, hak savunuculuğu gibi motivasyonlar daha belirgin.</li>
<li><strong>Gönüllülük ve vicdan motivasyonuyla sivil toplumda yer alan katılımcı grubunda bunalma daha az.</strong> Buna karşılık hassas grupların veya doğanın koruması gibi hükümeti karşısına alacak düzeyde toplumsal mücadele gerektiren alanlarda faaliyet gösteren himayeci kuruluşlarda bulunan kişilerde stres diğer gruplara kıyasla daha yüksek.</li>
</ul>
<p><em>Sivil toplum üzerinde baskı ve engelleme var mı?</em></p>
<ul>
<li><strong>Sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskı ve engelleme olduğuna dönük baskın bir görüş yok.</strong> Rapora göre katılımcıların yarıya yakını sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskı ve engelleme olmadığını düşünüyor. (%46.2)</li>
<li><strong>Kadınlarda, gençlerde, eğitim düzeyi daha yüksek olanlarda baskı ve engellerin var olduğunu söyleyenler daha yüksek.</strong></li>
</ul>
<p><em>Türkiye&#8217;deki politik iklimin sivil topluma etkisi.</em></p>
<ul>
<li><strong>Politik iklimin sivil topluma etkisini olumlu görenler azınlıkta. Türkiye&#8217;de politik iklimin sivil topluma etkisini son derece olumlu görenlerin oranı %17.6</strong>. Olumsuz görenlerin oranı %41.7 ve ne olumlu ne olumsuz görenlerin oranı %40.8.</li>
</ul>
<p><em>Sivil toplum yapılanmasının güçlü ve zayıf yanları.</em></p>
<ul>
<li>Sivil toplum yöneticilerine veya çalışanlarına çalıştıkları yapının zayıf ve güçlü yanlarını sorulduğunda; güçlü yanlar için hızlı sorun çözebilme, devletten bağımsız olabilme, ekibin genç olması, sahadaki sorunları analiz edebilme ve aktivizm yeteneği gibi başlıklar ifade ediliyor.</li>
<li>Zayıf yönlerde ise gönüllü yönetimi eksikliği, kurumsal hafızanın eksikliği gibi başlıklar göze çarpıyor.</li>
</ul>
<h4 class="header-with-anchor-widget"><strong>İyi Güzel de Çözüm Ne?</strong></h4>
<p><em>Sivil toplumun sorunları ve çözüm önerileri.</em></p>
<ul>
<li><strong>Katılımcılara sivil toplumun sorunları açık uçlu olarak sorulduğunda, bütçe ve kurumsal-toplumsal destek bulamama sorunları ön plana çıkıyor</strong>. Ayrıca güvensizlik, iletişimsizlik ve koordinasyon sorunlarına da işaret ediliyor. Savunucu kuruluşlarda ekonomik duruma olumlu bakanların sadece %7 olması dikkat çekiyor.</li>
<li>Katılımcılar <strong>kısa, orta ve uzun vadeli strateji ve hedef belirleme, etki yaratma</strong> konularında sivil toplum kuruluşlarının yeni bir sayfa açmaları gerektiğini düşünüyorlar.</li>
<li><strong>Katılımcılara sivil toplumun yakın gelecekteki beklentileri sorulduğunda &#8220;umutsuz&#8221; olanlar çoğunlukta. </strong>Rapora göre; umutlu olanlar %29.2’de kalırken, değişim öngörmeyenler %40 ve umutsuzlar %30.8 seviyesinde.</li>
<li><strong>Kaynak yaratma konusunda, sivil toplumun kendi kaynağını üretebileceği mekanizmalar kurabilmesi gerekliliğine dikkat çekiliyor. </strong>Proje temelli kaynak geliştiren sivil toplum kuruluşları da sadece fonlara dayalı kaynak elde etmenin kaygı yarattığını, sabit giderleri ve bazı temel ihtiyaçları için kaynak geliştirmekte zorlandıklarını dile getiriyorlar.</li>
<li><strong>Katılımcıların önemli bir kısmı ise ulusal kaynaklara erişmenin uluslararası kaynaklara erişmekten daha zor olduğunu belirtiyor.</strong> Bireysel bağışçılığın daha fazla gelişmesini isteyen sivil toplum kuruluşları bu alanda zayıf olduklarını da belirtiyorlar.</li>
<li><strong>Sivil toplumun önündeki bürokratik engellerin belirlenmesi, kamu yararı statüsünün gözden geçirilmesi, vergi yüklerinin hafifletilmesi de sivil toplum kuruluşlarının ortak talebi olarak araştırmada öne çıkıyor.</strong></li>
<li><strong>Sivil toplum için sağlıklı bir finansal ortam yaratılabilmesi için öncelikle sivil toplumun devletle, siyasetle ve toplumla ilişkilerinin yeniden tanımlanmasına ihtiyaç duyulduğu katılımcılar tarafından dile getiriliyor.</strong></li>
<li><strong>Raporu hazırlayanlara göre; sivil toplumun Türkiye’deki siyasi iklimden doğrudan etkileniyor. </strong>Sivil toplumda artan umutsuzluğun sebebini de yine siyasi iklimin yansıması olarak yorumluyorlar.
<div></div>
</li>
</ul>
<h5 class="header-with-anchor-widget">V. Bir Kitap</h5>
<p><em><strong><img decoding="async" class=" wp-image-82886 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-640x704.jpg" alt="Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi" width="301" height="331" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-640x704.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-1280x1408.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi-1024x1126.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sivil-toplum-bir-fikrim-elestirel-tarihi.jpg 1300w" sizes="(max-width: 301px) 100vw, 301px" />Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi,</strong></em><strong> </strong><em><strong>John Ehrenberg (Çev:Mehmet Doğan), Koç Üniversitesi Yayınları, 2022</strong></em></p>
<p>TÜSEV ve Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) iş birliğiyle hayata geçirilmesi planlanan her sene alandaki önemli bir yayının Türkçeye çevrileceği Sivil Toplum Serisi&#8217;nin ilk kitabı olan John Ehrenberg tarafından yazılan <em>&#8220;Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi&#8221;</em> kitabı 2022 yılının Şubat ayında yayımlandı.</p>
<p>Sivil toplumun hem yararlarını hem de sınırlarını inceleyen John Ehrenberg, kavramın siyasal ve kuramsal evrimini özetlerken, akademik ve kamusal söylemdeki yerini de tanımlıyor. Sivil toplumun geniş bir döneme yayılan önemli yansımalarının çağdaş meselelere dair neler sunabileceğini araştırıyor.</p>
<p><a href="https://raporbulteni.substack.com/p/41-sivil-toplum-ve-medya-calsmalar-23-01-18" target="_blank" rel="noopener">İncelemenin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/13/inceleme-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/">İnceleme: Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması Ne Söylüyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi-ne-soyluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2022 07:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması STÖ’lerin içinde bulunduğu durum hakkında üzerinde düşünülmesi gereken veriler ortaya koyuyor. Araştırmanın, 79 ilde, 552 katılımcı ve hemşehri dernekleri dahil Türkiye’deki STÖ’lerin faaliyet gösterdiği tüm alanları kapsayan geniş örneklem grubu ile yapılmış olması, ulaşılan sonuçların önemini daha da artıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi-ne-soyluyor/">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması Ne Söylüyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplum örgütlerini (STÖ) etkileyen siyasal, ekonomik ve sosyal nedenleri ortaya koymak; ulusal düzeydeki politika yapıcılar, araştırmacılar, yararlanıcılar, bağışçılar ve STÖ çalışanları dahil olmak üzere farklı hedef gruplar için önemlidir. Çünkü bu grupların her biri, STÖ’lerin siyasal ve sosyal etkililiği konusunda farklı bakış açılarına sahiptir.</p>
<p>Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan <a>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması</a> STÖ’lerin içinde bulunduğu durum hakkında üzerinde düşünülmesi gereken veriler ortaya koyuyor. Araştırmanın, 79 ilde, 552 katılımcı ve hemşehri dernekleri dahil Türkiye’deki STÖ’lerin faaliyet gösterdiği tüm alanları kapsayan geniş örneklem grubu ile yapılmış olması, ulaşılan sonuçların önemini daha da artıyor.</p>
<p>Esasen bugüne kadar gerek diğer ülkelerde gerekse Türkiye’de yapılan STÖ’lerle ilgili tüm araştırmalar bazı ortak bulguları içeriyor. Araştırmalarda karşımıza çıkan temel sorunları aşağıdaki başlıklarda toplamak mümkün:</p>
<ol type="1">
<li>Ulusal mevzuattaki düzenlemelerin yetersizliği ya da uygulamanın yasal çerçeve ile uyumsuz olması,</li>
<li>STÖ’lerin her bakımdan etkililiğini doğrudan etkileyen ve ilgili ülkedeki demokratik standartları belirleyen örgütlenme özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü konularında geriye gidişler,</li>
<li>Karar vericilere erişimde ve taleplerini yasa ve politika oluşturmaya dahil etmede yaşanan zorluklar,</li>
<li>Finansal kaynaklara erişimde ve faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamada yaşanan engeller.</li>
</ol>
<p>Bu sorun alanlarına günümüzde bazı Avrupa Birliği ülkeleri de dahil olmak üzere artık daha sık karşılaştığımız yeni bir sorun alanı daha eklemek mümkün: STÖ’leri kriminalize etmeye, gayrimeşrulaştırmaya, damgalamaya yönelik olumsuz söylemler de dahil olmak üzere sivil aktivistlere yönelik tacizler. Belarus, Macaristan, Rusya ve Türkiye’yi ise bu sorunun güncel olarak yaşandığı ülkelere örnekler olarak sayabiliriz.</p>
<p>Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması’na bakıldığında yukardaki 4 maddenin araştırmanın sonuçlarına yansıdığını görüyoruz. Kanımca araştırmanın en dikkat çekici sonucu son 5 yılda STÖ’lerin etkisinin değerlendirilmesi ile ilgili olanı. Araştırma özetinde de belirtildiği üzere bu konuda ciddi bir “kafa karışıklığı” yaşanıyor. Araştırmanın STÖ’ler ile yapılmış olması ve anket çalışması sonuçlarının derinlemesine görüşmeler ile uyumlu olması “kafa karışıklığını” daha da önemsememizi gerektiriyor.</p>
<p>Araştırmada sorulan son beş yılda sivil toplumun etkisinin artıp artmadığına ilişkin soruya verilen yanıtların sonuçlarına göre katılımcıların yaklaşık %68’i etkisinin arttığını veya aynı kaldığını düşünüyor. Üstelik, Mesleki ve Sektör örgütleri ile Siyasi Yönelimli STÖ’lerden görüşmecilerin oldukça yüksek düzeyde (sırasıyla %45,5 ve %42,9) etkinin azaldığını belirtmesine rağmen bu oran %68. Bu iki grubun etkisinden arındırılmış sonuçlar, katılımcıların %70’inden fazlasının sivil toplumun etkisinin aynı kaldığını ya da arttığını düşündüğünü gösteriyor.</p>
<p>Oysa Türkiye’nin son 5 yılı; parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği; 2 yıl boyunca OHAL’in uygulandığı; TBMM, bakanlıklar ve Merkez Bankası dahil bağımsız kurumların etkisinin azaldığı; yargı bağımsızlığının toplum nezdinde dahi tartışıldığı bir zaman dilimine denk düşüyor. Bu alanda yapılan başka araştırmalar da sivil alanın daralmasına ilişkin sonuçlar ortaya koyuyor. Siyasi analistler ise otoriterleşmenin arttığına ilişkin değerlendirmeler yapıyor.</p>
<p>Bu sonuç bir anlamıyla STÖ’lerin kendi varlık koşullarını doğrudan etkileyen konularda az çok ortaklaşan bir analize sahip olmadığını da gösteriyor. Ama ülkenin genel koşullarının analizindeki bu kafa karışıklığı araştırmanın diğer bölümlerindeki sonuçlar ile uyumsuz. Örneğin katılımcılar, içinde oldukları örgütleri değerlendirirken farklı düşünüyorlar ve kendi örgütlerinin etkisinin azaldığını, aktifliklerinin ve toplumsal etkileşimlerinin düştüğünü belirtiyorlar.</p>
<p>Sonuç olarak bu araştırma, STÖ’lerin kendilerini çevreleyen siyasal, ekonomik, toplumsal koşullar üzerine daha çok konuşması, fikir üretmesi, yapısal değişikler gerçekleştirmesi gerekliliğini gösteriyor. Elbette tüm bunları STÖ’lerin ancak ve ancak demokratik ve şeffaf bir siyasi sistemin varlığı, yurttaş olmayanlar da dahil olmak üzere herkesin herhangi bir siyasal veya yasal kısıtlama olmaksızın talepler oluşturmasının ve katılımının engellenmemesi koşuluyla değişime katkıda bulunma yeteneğine sahip olduğunun altını çiziyor. Bu araştırma esasen, örgütlü katılımın araçları olan STÖ’lerin etkililiği ya da kolektif motivasyonunun yüksekliği konusunda verili koşullardaki demokratik standartların ve siyasal koşulların belirleyiciliğini göz ardı etmeden yukarıdaki eylemlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><em>Fotoğraf: <a href="https://unsplash.com/@rita_vicari">Rita Vicari</a> </em></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-toplum-ve-medya-calismalari-dernegi-sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi/?utm_source=Sivil+Sayfalar+E-B%C3%BClten+%C3%9Cyeli%C4%9Fi&amp;utm_campaign=a90586f41a-EMAIL_CAMPAIGN_2019_12_23_02_41_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_54a779d893-a90586f41a-254216329" target="_blank" rel="noopener">Rapor özetine ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><em>*Bu içerik Daktilo 1984 ile Sivil Toplumun Geleceği Projesi kapsamında iş birliği ile hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/21/sivil-toplum-ihtiyac-ve-motivasyon-arastirmasi-ne-soyluyor/">Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması Ne Söylüyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>STK’larda Demokratik İşleyiş&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/28/stklarda-demokratik-isleyis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2022 18:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik toplum]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80674</guid>

					<description><![CDATA[<p>STK’lardaki demokratik işleyişin mevcut sorunlara rağmen geçmiş dönemlere göre daha iyi bir noktada olduğu; özellikle Z kuşağı gibi yeni nesillerin etkisiyle iyileşme ivmesinin arttığı belirtiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/28/stklarda-demokratik-isleyis/">STK’larda Demokratik İşleyiş&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplumun Geleceği projesi kapsamında hazırlanan bu analiz, STK’ların kendi içindeki demokratik işleyiş düzeyini, bu konudaki yaklaşımları ve çözüm önerilerini ortaya koymak amacıyla yapıldı. Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması nitel bölümündeki görüşmelerden edinilen verilere göre; sivil toplumda diğer alanlara göre demokratik işleyiş görece daha iyi olsa da sivil toplum aktörleri bu konuda daha etkili mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplum, siyaset ve devlette var olan demokratik bilinç ve işleyiş sorunu, sivil toplum kuruluşlarına ve aktörlerine de yansımaktadır. Bu temel probleme rağmen, STK’lardaki demokratik işleyişin düne göre bugün daha iyi bir noktada olduğu; özellikle Z kuşağı gibi yeni nesillerin etkisiyle iyileşme ivmesinin arttığı ifade edilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum aktörleriyle yapılan mülakatlarda; kurumlarda düşünce ve ifade hürriyetinin kısıtlılığından, dikey hiyerarşiden, istişare mekanizmasının işletilmemesinden, diyalog kanallarının yeterince açık tutulmamasından, politika ve kararların yönetici komitelerince alınmasından, yönetici pozisyonlarında sirkülasyon olmamasından, patronaj ilişkilerinden şikâyetler ön plana çıkmaktadır. Gerek STK’lar arasında gerekse STK’ların kendi içinde bireysel ve kurumsal anlamda ciddi oranda kendi alanını koruma eğilimi olduğu; bu durumun büyük STK’ların küçük ölçekli kuruluşların gelişmesini engelleyerek baskın ve üstün duruma geçmesine neden olduğu belirtilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum aktörleriyle yapılan mülakatlarda öne çıkan başlıca problem alanlarına yönelik tespitler, talepler ve öneriler şunlardır:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumda demokrasi, yeterli olmamakla birlikte, toplumun geneline göre daha ileri seviyede.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bir STK devlete ne kadar yaklaşırsa o kadar antidemokratik oluyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Büyük imkânlara, büyük politik ilişkilere sahip olan; büyük fon kaynaklarını, bütçeleri kontrol eden STK’ların yönetim organlarında sirkülasyon ve rotasyon olmuyor.  Bu durum, demokratikleşmenin, kurumsallaşmanın ve şeffaflığın önünde bir engel olarak görülüyor. Bu handikabın aşılması için yönetim organlarının seçiminde birtakım kotalar konulması ve yöneticiler için süre sınırlaması getirilmesi öneriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sonuç odaklı değil, aktivite odaklı çalışılıyor. Üretilen projeler “araç”ken “amaç” haline dönüşebiliyor. Bu da gerçek amacın ıskalanmasına sebep olabiliyor. Bir projeyi gerçekleştirip o faaliyeti yapmış olmak, sorunun çözüldüğüne dair yanılgıya yol açabiliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’larda yatay hiyerarşi için, kimin önde olduğunun belli olmadığı çember modeli öneriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’ların bir fikrinin olmasından çok, şiddete ve dışlamaya dönüştürmeden fikir tartışmasının yapılabiliyor olması önemseniyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’ların kendileri gibi düşünmeyen insanları da davet edip dinlemek, anlamaya çalışmak ve onlardan bir şeyler öğrenmeye açık olmak gerektiği savunuluyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kimi STK’larda karar mekanizmaları çok sesliliğe ve çok kültürlülüğe açık olsa da zihniyetin demokrasiden uzak olduğu tespitinde bulunuluyor. Demokratik bir yapıdan beklenin farklılıkları tolare etmek değil, onları anlamaya çalışmak ve o farklılık yoluyla dönüşüme açık olmak, kendi ajandasının dışına çıkabilmek olduğu ifade ediliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Açık iletişim, şeffaflık, hesap verebilirlik, bütün datalara erişim gibi konularda sorunlar olduğu; AB fonlarını kullanan kuruluşlarda, sıkı denetim sayesinde bu sorunların minimuma indiği görülüyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yönetişim mekanizması kurması, politika belgeleri geliştirilmesi; bu politika belgelerinin sivil toplum kuruluşunun üye ve gönüllüleri tarafından okunmuş, anlaşılmış olması öneriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Z kuşağının süreçlere dahil olmasıyla kurum içi demokrasinin gelişeceği savunuluyor. Çünkü bu kuşağın hiyerarşik yapıdan hazzetmediği; sorunu gören ama çözümün bir parçası olmayı isteyen bir kuşak olduğu; talimatları yerine getiren değil, kendisini karar alıcı mekanizmanın içerisinde görmek isteyen bir zihniyette olduğu belirtiliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Feminist örgütlerin diğer örgütlere göre nazaran birbirine daha fazla alan açtığı; bilgi ve deneyimlerini paylaştığı, dolayısıyla demokratik bilincin daha yüksek olduğu kanaati öne çıkıyor.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak; </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hak savunuculuğu ve demokratik toplum inşa etme iddiasını taşıyan, varoluşunu demokratik değerlere borçlu olan sivil toplumcu bireylerin ve kuruluşların, bu değerleri daha fazla içselleştirmesinin gerekliliği </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’lardaki kurumsallaşma zaafiyetinin demokrasi eksikliğini beraberinde getirdiği, </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Takım çalışması, karar verme, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi kavramların içselleştirilmesi; STK’ların bu konularda eğitilmeleri ve kendi kendini yönetme kuralları belirlemeleri gerektiği,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Konsensüse bağlı yatay karar alma süreçlerinin bir kültüre dönüşmesinin özellikle gençlerin sivil toplum faaliyetlerine katılımını teşvik edeceği; kuruluşların karar alma, yürütme ve denetleme aşamalarında verimliliği artıracağı gibi hususlar ön plana çıkıyor.</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/28/stklarda-demokratik-isleyis/">STK’larda Demokratik İşleyiş&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Alanda Diyalog ve İş Birliği&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2022 09:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum temsilcileri, sivil alanda diyalog ve iş birliğinin yeterli olmadığı noktasında ortaklaşırken; kadın ve ekoloji alanındaki kuruluşların bu anlamda daha etkili uygulamalar yaptığı kaydediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/">Sivil Alanda Diyalog ve İş Birliği&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplumun Geleceği projesi kapsamında hazırlanan bu analiz, sivil toplumun kendi içinde başta olmak üzere diyalog ve iş birliği noktasındaki mevcut durumunu, yaşanan sorunların sebepleri ve çözümü noktasındaki yaklaşımları ortaya koymak amacıyla hazırlandı. Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması nitel bölümündeki görüşmeler, akademik yayın ve saha gözlemlerinden edinilen verilere göre; sivil alanda diyalog ve iş birliği yetersiz görülmekle birlikte bu konuda önemli adımlar da atılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Değerlendirmelerde, sivil toplum aktörlerinin kendi aralarındaki diyalog ve iş birliğini yetersiz bulduğu gözleniyor. Bu yetersizliğin sebeplerinin bazılarının sivil toplumdan kaynaklanan yapısal sorunlar bazılarının ise; mevcut siyasi ortam ve kutuplaşmayla oluştuğu kaydediliyor. YADA Vakfı’nın 2005 yılında yaptığı araştırmada diyalog ve işbirliğinin önündeki engeller arasında yer alan tematik ve ideolojik kapanmaların sivil alanda halen hissedildiği de görüşmelere yansıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye toplumunun tarihten ve gelenekten bugüne taşıdığı yardımlaşma, dayanışma ve gönüllülük kültürünün, sivil toplum kuruluşlarının diyalog ve iş birliğini besleyen önemli unsurlardan biri olduğu ifade belirtilirken, yukarıda bahsedilen toplumsal kutuplaşma ve siyasallaşmanın bu kültürünün etkisini zayıflattığı ve bunun sivil alanda yaşanan önemli problemlerden biri olduğu vurgulanıyor. Diyalogsuzluğun “öteki”yle sınırlı kalmadığı, aynı düşünce çizgisinde olan ve aynı amaca yönelik faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları arasında da diyalog ve iş birliğinin yetersiz olduğundan şikâyet ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Değerlendirmelerde diyalog ve iş birliğinin önündeki engellerle ilgili şu unsurlar ön planda ele alınıyor:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mücadele alanının geniş, ihtiyacın fazla olduğu bir vasatta, az sayıdaki gönüllünün her probleme yetişmek için oradan oraya koşturmaktan bitap düştüğü, daha çok günü kurtarmaya, hayatta kalmaya yönelik çalışmalar yürüttüğü, dolayısıyla kafasını kaldırıp etrafta kimler var diye bakamadığı ifade ediliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Baskı ikliminden “önce kendi örgütümü koruyayım” refleksi oluşturduğu bu sebeple her kuruluşun kendi projesine odaklandığı, az sayıdaki insan kaynağının ancak buna yettiği dile getiriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının büyükşehirlerde kümelendiği, yerelle iletişimin ve ilişkilerin zayıf olduğu, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerdeki sivil toplumcuların yereldeki kuruluşlarla kapsayıcı çalışmalar üretmedikleri ve ilişkinin belli kurumlarla sınırlı kaldığı kaydediliyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Fon, nüfuz ve itibar paylaşımında rekabetçi davranıldığı, birbirinin eksiğini tamamlamada, zayıf yönlerini güçlendirmede, bilgi ve tecrübe paylaşımında çekimser davranıldığından şikâyet ediliyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Farklı sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği platformlarda her kuruluşun kendi ‘propagandasını’ yapmaya odaklandığından, sadece başarılarını anlattığından, eksik ya da zayıf yanlarını dile getirip destek talebinde bulunmadığından yakınılırken, bu tutumlardan dolayı toplantıların verimsiz geçtiği, ortaya bir sinerji çıkmadığı vurgulanıyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kutuplaşmanın ve siyasallaşmanın da etkisiyle “hakkaniyetten uzak bir tutumla”, “öteki”nin yaptığı iyi, doğru faaliyetlere bile olumsuz yaklaşıldığı, kendi dışındaki bakış açılarını anlamak, fikri müzakere etmek yerine kalıplaşmış yargılarla harekete geçildiği; “ötekilerini eleştirmede cömert davrananların, özeleştiride cimrileştiği” dile getiriliyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yine siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın bir sonucu olarak sivil toplumun iktidara yakın ya da muhalif olarak segmentasyona uğradığı, kutuplaştığı; her kesimle konuşan STK sayısının giderek azaldığı ifade ediliyor. Sivil toplum kuruluşu olmak, sivil toplum özgürlüklerini savunmak bakımından da bir araya gelinemediğinden yakınılıyor.  </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Zaman zaman tematik iş birlikleri gerçekleşse bile, bu birlikteliklerin bir süre sonra gettolaşmaya dönüştüğü söyleniyor.</span></li>
</ul>
<h5><b>İş Birliğinde İyi Örnekler: Kadın Hakları ve Ekoloji</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle kadın hakları ve çevre konuları üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının daha güçlü bir dayanışma içinde oldukları kaydediliyor. Eşik Platformu, Denge Denetleme Ağı, İvme Hareketi, Afet Platformu, Gönüllülük Komitesi, Gençlik Örgütleri Forumu, Türkiye Çevre Platformu, Zehirsiz Sofralar Ağı, Temiz Hava Hakkı gibi oluşumlar işbirliği alanında iyi örnekler olarak gösteriliyor. Değerlendirmelerde; sivil toplumun politika oluşturma, politika içeriklerini zenginleştirme, karar mekanizmalarını ve toplumu etkilemek için kendi içinde daha sağlam ilişkilere ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Sivil toplum temsilcilerinin, akademi ve kanaat önderlerinin etkili diyalog ve işbirliği için yapılması gerekenlerle ilgili dile getirdiği çözüm önerileri şunlar:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum örgütlerinin yönetimleri daha paylaşımcı, daha iş birliğine açık olabilmeli. Daha çok iş birliği yapabilmeli. “Benim olsun, küçük olsun” zihniyetinden uzaklaşılmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kendi otonomisini yitirmemeli; siyaset ve kamuyla ilişkilerinde bağımsızlığını gözetmeli, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun hareket etmeli</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kaynak noktasındaki sorunlar için hem insan hem de maddi kaynak noktasında yeni iş birliği modelleri oluşturmalı, bu konularda destek ve dayanışmaya açık olmalı</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Birbirini dinleme, anlama konusunda daha fazla efor sarf etmeli; bu amaca yönelik ortak sempozyumlar, paneller, workshoplar düzenlenmeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Alandaki birikimin kümülatif sinerjiye dönüşebilmesi için proje geliştirirken, konu başlığı ile ilgili daha evvel yapılan çalışmalar araştırılmalı, üretilen çıktılardan yararlanılmalı ve eksik kalan noktalara odaklanılmalı.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, toplumla, kamuyla ve diğer kuruluşlarla diyalog kanallarının açık tutulması ve etkileşim sağlanması, karşılıklı güvenin tesisi sivil toplumu daha güçlü kılacaktır. Dayanışma ve diyalog güç birliğini ve iş birliğini temin edecektir. Bu anlamda hem diğer kuruluşların birikiminden ve tecrübesinden faydalanmak hem de bağımsızlığı korumak için siyasi, coğrafi ve sektörel sınırları aşan ağlar oluşturulmasının önemi belirginleşiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/">Sivil Alanda Diyalog ve İş Birliği&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
