<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivas arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivas/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:11:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivas arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivas/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Sivaslılar Derneği’yle Temas Ettiğinizde Önemli Bir Kitleye Ulaşmış Olacaksınız”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/26/sivaslilar-dernegiyle-temas-ettiginizde-onemli-bir-kitleye-ulasmis-olacaksiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2019 07:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[hemşehri dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemşehri dernekleri deyince aklınıza ne geliyor? Aile büyüklerinizin sürekli gittiği, akrabaların bir araya geldiği alanlar mı yoksa bir sivil toplum öğesi mi? “Hemşehri Deyip Geçme” dosyası için görüştüğümüz Ulaş Bayraktar, sivil toplum içerisinde hemşehri derneklerinin nasıl algılandığını anlatıyor ve bu algı hakkındaki fikirlerini bizimle paylaşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/26/sivaslilar-dernegiyle-temas-ettiginizde-onemli-bir-kitleye-ulasmis-olacaksiniz/">“Sivaslılar Derneği’yle Temas Ettiğinizde Önemli Bir Kitleye Ulaşmış Olacaksınız”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Hemşehri dernekleri hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-40997 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/kaynak-acık-radyo-640x427.jpg" alt="" width="397" height="265" />Hemşehri derneklerini önemli buluyorum. Şu an yeterince işlevsel değiller ama hala önemli bir potansiyel taşıdıklarını düşünüyorum çünkü her türlü örgütlülük bence mühim. İnsanların şu veya bu sebeple bir arada olması önemli. Özellikle kırılmaların yaşandığı bir dönemde, sadece Türkiye&#8217;de değil, tüm dünyada refah devleti erozyona uğrarken, piyasa sistemleri de sancılı bir süreçten geçiyor o yüzden bu zelzele bittiğinde bir aradalığa sahip insanların hayatta kalma şansı daha fazla olacak. Bu da yeni bir şey değil, bir arada olabilenler tarih boyunca daha fazla hayatta kalmıştır. </span></p>
<p><b>Sivil toplum sektörü arasında hemşehri derneklerinin rolü ve diğer sivil toplum kurumlarının hemşehri derneklerine bakışı sizce nasıl?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küçümseyici bir bakış var ve bu inkar edilemez. Kanarya Severler Derneği&#8217;yle Siverekliler Derneği aynı amaçla açılmıştır onlara göre yani lokal açmak için kurulmuş birer paravan gibi görülürler. Sosyal sermaye yaklaşımını dünya çapında moda eden Robert Putnam adlı bir Amerikan siyaset bilimci var, o bu tür örgütlenmeleri ikiye ayırır; kaynaştırıcı sosyal sermaye ve köprüler suran sosyal sermaye. Putnam önemli olanın köprüler kuran sosyal sermaye olduğunu söyler. Toplumsal kesimin kendi içindeki bağlantılarını güçlendiren cemiyetleştiren yapıları önemser. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemşehri derneği dediğimiz yapılanmaya baktığımızda aslında bunlar dernek olarak ortaya çıkmadılar. Köyden göçtüklerinde, bir kentte hayatta kalma stratejisiydi bu bağlantılar. Çünkü kente geldiğinizde en temel sosyal devlet ihtiyaçları olan konut, istihdam, ulaşım gibi ihtiyaçlar Türkiye&#8217;nin kentleşme sürecinde enformel olarak yürütüldü. Geldikten sonra siz köylünüzün, hemşehrinizin yanında bir gecekondu yaptınız, onunla beraber bir minibüs hattına girdiniz ve onunla birlikte seyyar satıcılık yaptınız. İnsanlar kentte var olabilmek için, sosyal devletin imkanlarından faydalanamadıkları için kendileri örgütlendiler. Zamanla, özellikle 90&#8217;lar itibariyle bu hayatta kalma stratejisi daha çok kültürel ihtiyaca hizmet eder oldu. Yani siz kendi kültürünüzün yemeğini, dansını, dilini ve ilişkilerini koruma amaçlı olarak bu alanı dernek statüsüne götürdünüz. Çünkü aynı memleketten olan insanlar artık aynı mahallelerde oturmuyorlardı. Bitirme tezimi yazarken bu derneklerin ağırlıklı olarak Mecidiyeköy ve Kağıthane&#8217;de yoğunlaştığını gördüm. Orası mesela Sivaslıların yoğun olduğu bir yer değil ama tüm Sivaslıların da kolay ulaşabileceği bir nokta. Dolayısıyla Türkiye&#8217;deki kentleşme motifininin bu hemşehri dernekleşmeleriyle çok yakından ilintili olduğunu düşünüyorum. Bu bir hayatta kalma stratejisiydi, kültürel olarak var olma yöntemine evrildi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bir kentleşme motifidir hemşehri dernekleri. Türkiye&#8217;de belki kentleşme değil de kente tutunma motifi olarak işlev gördü enformel dayanışma ağları ve daha sonrasında bunların dernekleşmesi. Oysa bu tür oluşumlarda yani Siverekilerle Sivaslıları, Sinoplularla Erzurumluları bir araya getirme alanları oluşturma görevini üstlenebilirdi sivil toplum.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;deki sivil toplum tartışmaları 90&#8217;ların ikinci yarısından itibaren ortaya çıktı. 96 yılında HABİTAT II adlı dünya yerleşimleri zirvesi bu tartışma alanını yarattı, sonrasında 99 yılındaki depremindeki yardım faaliyetlerinin, AKUT örneğinde görebiliriz, sivil topluma evrilmesi de bunu tetikledi. Bir yandan da Avrupa Birliği&#8217;ne giriş sürecinde ciddi fonlar gelmeye başladı ve bu fonlar, sivil toplumu bir sektöre dönüştürdü. Bu sektörleşme de belli bir terminoloji üzerinde ilerliyor. AB&#8217;den fon alıyorsanız onun terminolojisini, Birleşmiş Milletler&#8217;den fon alıyorsanız o kurumun terminolojisini benimsiyorsunuz. Hepsinin kendi terminolojileri var ve hemşehri derneklerini küçümsediğini varsaydığımız bu örgütlenmeler, daha fon odaklı, fonların talep ettiği hak temelli söylemleri üretmeye başladılar. Demokratikleşme, toplumsal cinsiyet, yönetişim, sürdürülebilirlik gibi söylemler&#8230; Fon arzına cevap vermeye çalışan bir dile evrildik. Benim için çok önemli bir örnektir bu, Cumhuriyet gazetesinde çıkmış bir karikatür vardı. Kasım depreminden sonra yayınlandı karikatür, bir deprem karesi var, bir kişi enkazın üzerine çıkmış ve &#8220;Nerede bu devlet?&#8221; diye bağırıyor. İkinci karikatürde, bu sefer karikatürün üzerinde Kasım ayı olduğu yazılıyor, aynı adam &#8220;Nerede bu sivil toplum?&#8221; diye bağırıyor. Yani sivil toplum devlet kadar dışsal bir duruma evrildi. &#8220;Sivil toplum diye bir şey var, eğitimler verirler, toplantılar yaparlar, önemli konuları gündem edinirler&#8221; izlenimi oluştu. Hemşehri dernekleri de bu konularla ilgilenmediler, kalkıp da &#8220;Avrupa Birliği&#8217;nden fon alalım da, hemşehrilerimiz faydasına cenaze aracı alalım&#8221; gibi bir arzuları yoktu. Böylece ayrım oluşmaya başladı. Bu tür bir örgütlenme var, bunlar sadece piknikler yaparlar, kurs düzenlerler, burs verirler ve cenaze hizmetleri yaparlar. Onlara müstehzi bir bakışla yaklaşan bir örgütlenme de oluştu paralelinde ve &#8220;Oysa biz daha medeni, insan haklarına daha saygılı ve toplumsal barışa hizmet eden bireyler yetişmesini istiyoruz&#8221; dediler. Bütün dünyada bahsettiğimiz ikinci tür örgütlenmeler daha orta sınıf ve eğitimli kitlelerin elinde oldu. Dolayısıyla da &#8220;Biz burada Türkiye&#8217;ye demokratikleşme getiriyoruz, onlar orada pişpirik oynuyorlar&#8221; bakışı var oldu. Bir takım toplantılarda da açık açık duymuşluğum vardır. </span></p>
<p><b>Siz bu bakışı neden eleştiriyorsunuz? Hemşehri derneklerinin piknik yapması, pişpirik oynaması nasıl bir öneme tekabul ediyor size göre?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-40998 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/hemşehri-derneg-piknik.jpg" alt="" width="481" height="189" />Çünkü ben oradaki o dışlayıcı ve küçümseyici bakışın hemşehri derneklerine ve toplumun geri kalanına ulaşmada engel yarattığını düşünüyorum. Yani bir kentleşme motifidir hemşehri dernekleri. Türkiye&#8217;de belki kentleşme değil de kente tutunma motifi olarak işlev gördü enformel dayanışma ağları ve daha sonrasında bunların dernekleşmesi. Oysa bu tür oluşumlarda yani Siverekilerle Sivaslıları, Sinoplularla Erzurumluları bir araya getirme alanları oluşturma görevini üstlenebilirdi sivil toplum. Bu aralar tek bir kültürün sergilenmesi çok moda, oysa farklı kültürleri sembolize eden bu derneklerin bir araya gelmesiyle bu toprakların zenginleşmesini amaçlamak oldukça önemli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siz Sivaslılar Derneği&#8217;yle bir temas sağladığınızda aslında çok önemli bir kitleye ulaşmış olacaksınız. O dili, onlara ulaşmanızı sağlayacak pedagojik tavrı kavrayabileceksiniz. Niye bir otelde eğitim verilmesi önemli de Belgrad Ormanları&#8217;nda yapılan piknik anlamlı değil? Bir otel tutup göstermelik bir eğitim sonunda rapor yazarak para almaktan ziyade daha işlevsel bir yöntem neden geliştiremiyoruz? Hak temelli yaklaşımlar muhakkak samimi ama bir noktadan sonra bir &#8220;iş&#8221;e dönüşüyor, kurumun devamlılığını sağlamak esas ve bilindik yöntemlerin dışına hiç çıkılmıyor. Hemşehri dernekleri yeni yöntemler geliştirmede yardımcı olabilirdi sivil toplum sektörüne. Belki imkansız bir şey hayal ediyorum ama onlara temas etmeye çalışmak, onları bir meclise dönüştürmek neden mümkün olmasın? Kadınlar meclisi, engelliler meclisi gibi meclisler varken neden hemşehri dernekleri meclisi gibi bu derneklerin sektörün diğer kurumlarıyla temas edebildiği, ortak dil üretebildiği alanlar var edilmesin? </span></p>
<p><b>Aslında siyasi aktörler bunu yapıyor. Her yerel seçim öncesi hemşehri derneklerini teker teker ziyaret ediyorlar fakat sivil toplum sektörü bunu pek denemiyor.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü siyasal partilerle &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; ilişkisi kuruluyor. Yani &#8220;sen bana oy ver, ben sana meclis üyesi vereyim&#8221;, &#8220;sen bana oy ver, ben senin köyündeki sağlık ocağını onarayım&#8221; gibi bir patronaj ilişkisi kuruyor. Karşılıklılık ilkesine bağlı bir ilişki. Oysa başka bir hikaye yaratıp &#8220;komşuluk ilişkisi&#8221;, &#8220;kentte bir arada yaşama hukuku&#8221; gibi konuları tartışmak yine sivil toplumun görevi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erzurumlu ve Beykoz&#8217;da yaşayan bir adam aynı zamanda Beykozludur. Onun diğer Beykozlularla yeni bir hemşehrilik hukuku yaratmasını sağlamak gerekiyor. Beykoz&#8217;da yaşıyoruz, farklı şehirlerden geldik ve ortak sorunlarımız var. Bu sorunları belirlemek ve yeni çözüm imkanları yaratmak &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; ilişkisinden öte bir ilişki gerektirir. Bu ilişkinin kurulması gerekliliğinin pek farkında değiliz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Sivaslılar Derneği&#8217;yle bir temas sağladığınızda aslında çok önemli bir kitleye ulaşmış olacaksınız. O dili, onlara ulaşmanızı sağlayacak pedagojik tavrı kavrayabileceksiniz. Niye bir otelde eğitim verilmesi önemli de Belgrad Ormanları&#8217;nda yapılan piknik anlamlı değil? Bir otel tutup göstermelik bir eğitim sonunda rapor yazarak para almaktan ziyade daha işlevsel bir yöntem neden geliştiremiyoruz? Hak temelli yaklaşımlar muhakkak samimi ama bir noktadan sonra bir &#8220;iş&#8221;e dönüşüyor, kurumun devamlılığını sağlamak esas ve bilindik yöntemlerin dışına hiç çıkılmıyor. Hemşehri dernekleri yeni yöntemler geliştirmede yardımcı olabilirdi sivil toplum sektörüne.</span></p></blockquote>
<p><b>Geçen sene Artvin&#8217;deki HES karşıtı eylemlerde hemşehri dernekleri ve sivil toplumun diğer özneleri arasında bir dayanışmaya şahit olmuştuk aslında. İstanbul&#8217;dan ve Artvin&#8217;den hemşehri dernekleri çevre örgütleriyle dayanışmıştı. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama dikkatinizi çekerim, orada yine Artvin söz konusuydu. Yani buradaki Artvinliler Derneği oraya sahip çıkıyordu ve çevre örgütlenmeleriyle Artvin için bir araya geliyorlardı. Yaşadığın yer değil, geldiğin yerin sorunları söz konusu hala. Bu mühim tabii ama Kağıthane&#8217;de yaşayan Artvinlinin neden Kağıthane üzerine diğer şehirlilerle bir araya gelemediği hala sivil toplum sektörünün sorması gereken bir soru. Milyonlarca liralık fonların söz konusu olduğu bu alanda hemşehri derneklerinin hiç muhatap alınmamış olması bana garip geliyor.</span></p>
<p><b>Peki bu muhatap alınamama halinde hemşehri derneklerinin hiç kabahati yok mu? Şunu da sorayım, sizin hemşehri derneklerine yönelik eleştiriniz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kabahat meselesi değil. Varoluşlarının, ortaya çıkışlarının dinamiğini özetledim. Bir hayatta kalış, şehre tutunma stratejisiydi. Bu stratejinin başka bir yöne evrilmesi için gereken ilgi ve emeği sunamadığımız, bunun metodlarını geliştiremediğimiz için kendi kültürlerini ve dayanışma örüntülerini yeniden üreten bir işleyişe sadık kaldılar. Siyasal ilişkiler de bunu mümkün kıldı hatta teşvik etti. Siyasi ve ekonomik sıkıntıların, krizlerin eksik olmadığı bir tarihsellikte başka bir yöne evrilmemesini çok da yadırgayamıyorum. Siyasiler teşvik ediyor, sivil toplum kaale almıyor, üyeler başka bir talepte bulunmuyor. Birden bambaşka bir temelde bir işleyiş ve anlayışı beklemek bana çok gerçekçi gelmiyor.</span></p>
<p><b>Siyasi patronaj mekanizmasından bahsedelim biraz. Hemşehri derneklerinin siyasi aktörlerle ilişkisini &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; ilişkisi olarak tabir ettiniz. Sadece bundan ibaret mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyice sosyal devletin azalmasıyla, vatandaşlık mefhumunun da erozyona uğradığı dönemde kişilerin kendini belli kimliklerle tanımlama, özdeşleştirme ihtiyacına karşılık vermeye başladı memleket aidiyetleri. Bu süreç aynı zamanda siyasete de eklemlendi. Siz şu anda İstanbul meclis adaylarını belirlediğinizde ilk olarak nereli olduğunu sorarsınız çünkü kimden ne kadar oy alacağını belirler bu sorunun yanıtı. Belki İstanbul çok büyük bir ölçek ama Mersin&#8217;de adayların Araplardan oy alması için Arap, Alevilerden oy alması için Alevi, yörüklerden oy alması için yörük olması lazım. Siyasetin bu işleyişi hemşehri derneklerine hayatta kalmaları için yeni bir sebep üretiyor, hem de bu derneklerin patronaj mekanizmasında önemli işlevler üstlenmesine yol açıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan dernek kamusal görünüm kazanmak için bir basamak. Yani her dernek başkanı aynı zamanda müstakbel bir aday gibi görülüyor. Siyasete atılmak için ihtiyaç duyduğu kamusal görünümü bu sayede sağlıyor. Ben kalkıp da &#8220;Bayramınız kutlu olsun&#8221; bilboardı hazırlayıp altına imzamı atsam &#8220;Sen kimsin?&#8221; derler bana ama altına bir hemşehri derneği başkanı olarak imza atsam o kabul görür. Kültürel varoluş gereksinimi siyasi bir araçsallaştırmaya döndü patronaj mekanizmasının yaygınlaşması sebebiyle. O patronaj mekanizması da aslında non governmental alanların hükümete- yerel hükümet de diyebiliriz- yönelik bir yatırım mecrası olarak görülmesine yol açtı. Siyasi aktörler hemşehri derneklerindeki potansiyeli gördü ve siyasal bir rol atfetti buralara. Dolayısıyla bu sefer de hemşehri dernekleri siyasal patronaj ilişkileri içinde kalmaya mahkum oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemşehri dernekleri bir topluluk içi dayanışma mekanizması işletiyor. Örneğin doktora tezimi yazdığım dönem bu derneklerin rehberleri vardı. İçinde tesisatçıdan boyacısına çeşitli telefon numaraları&#8230; &#8220;Tesisatçıya mı ihtiyacın var? Al sana memleketlin tesisatçının numarası. Kazanacaksa memleketlin kazansın&#8221; gibi. Haliyle siyasi aktörlerle olan ilişkilerinde &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; en birincil motivasyon. Bir siyasi aktör olarak hemşehri derneğine gittiğinizde bir &#8220;derneğime nasıl bir faydan olacak?&#8221; iki &#8220;yöreme, memleketime nasıl bir faydan dokunacak?&#8221; diye sorulur size. Şişli Belediyesi buna iyi bir örnektir. Şişli&#8217;de ağırlık kazanan hemşehri gruplarına yönelik hizmetler vardır. Yazın bu grupların memleketlerine otobüs kalkar mesela, oraya destekte bulunur, kardeş belediye olur. Dolayısıyla başka bir katılım mümkün olmuyor. </span></p>
<p><b>Bugün hemşehri derneklerinin sivil toplumda değerli olan hak temelli söylemleri -kadın hakları, çocuk hakları, demokratikleşme gibi- gündemine almamaları onları kadük hale getiriyor mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi iç dayanışma işlevlerini devam ettiriyorlar. Fakat bu kavramlar odağa alındığında evet işlevsiz kalıyorlar. Diğer yandan bu bir kader değil, tercih.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/26/sivaslilar-dernegiyle-temas-ettiginizde-onemli-bir-kitleye-ulasmis-olacaksiniz/">“Sivaslılar Derneği’yle Temas Ettiğinizde Önemli Bir Kitleye Ulaşmış Olacaksınız”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas Katliamı’nın 26. Yılında Dava Süreci&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/02/sivas-katliaminin-26-yilinda-dava-sureci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 13:34:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivas katliamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avukat Şanal Sarıhan'la Sivas Katliamı'nın 26. yılında dava sürecini ve zaman aşımı kararını konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/02/sivas-katliaminin-26-yilinda-dava-sureci/">Sivas Katliamı’nın 26. Yılında Dava Süreci&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sivas Katliamı davası kaç yıl sürdü?<br />
</b><b></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Y</span><span style="font-weight: 400;">argı önünde Sivas Katliamı davası olarak yürümekte olan yargılamanın da 26. yılındayız. Ne yazık ki polis kayıtlarına göre 15 bin kişinin katıldığı bu katliamla ilgili olarak yalnızca 123 kişi hakkında dava açıldı. Olaydan hemen 18 gün sonra yeterli araştırma dahi yapılmadan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, 123 sanığın 35 kişiyi yangın çıkarmak sureti ile öldürmek suçunun asli ve feri eylemcileri oldukları ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na aykırı davranmaları nedeni ile cezalandırılmalarını istedi. Ayrıca Sivas’ta DGM’nin bulunmayışı nedeni ile 123 sanığın arasında bulunan 94 Sanık hakkında da Terörle Mücadele Yasası’nın 7/1-2. maddelerine aykırı davrandıkları savı Kayseri DGM’de dava açıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açılan davalarda, olayın sıradan bir “adam öldürme ve 2911 Sayılı Yasa’ya aykırılık olarak değerlendirilmesi hukuka aykırı idi. Olayda atılan sloganları anımsayalım: “Cumhuriyet burada kuruldu. Burada yıkılacak”, “Laiklik gidecek şeriat gelecek”, “Hizbullah geliyor”, “Laik düzen yıkılacak”, “Kanımız aksa da zafer İslamın”, “Yaşasın Hizbullah”, “Şeriat gelecek, yüzler gülecek”, “Şeriat isteriz”, “Muhammet’in ordusu laiklerin korkusu.” </span><span style="font-weight: 400;">Ayrıca eyleme bir gün önce Sivas dışından insanların çok sayıda araçla taşınmış olması, sekiz saat süresince aşama aşama kararlı bir biçimde sürdürülen eylem ve atılan sloganların niteliği Türk Ceza Yasası’nın 146. maddesi’nde ifadesini bulan Anayasal Düzene Karşı “Tebdil, tağyir ve ilga” suçunun işlendiğini gösteriyordu.</span></p>
<p><b>Dava kapsamında kaç kişiye ceza verildi?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Ne yazık ki Ankara DGM olayı, savcılığın görüşüne uygun bir biçimde değerlendirerek 26.12.1994 günlü kararları ile 26 Sanık hakkında , TCK’nin 450/6. maddesi gereğince idam cezası verip bu cezayı 765 Sayılı TCK’nin 65/3 ve 51/1. maddeleri gereğince indirerek sonuç olarak 15 yıl ağır hapis cezasına hükmetti. Bu kararla 37 kişi beraet etti. 60 sanık ise; 2911 SY gereğince üçer yıl hapis cezasına mahkum edildi. Hem ilk duruşmada hem de kararla çok sayıda sanık salıverildiler.</span></p>
<p><b>Verilen karara karşı ne yaptınız?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">Biz verilen karara itiraz ettik. Karar, Cumhuriyet Başsavcılığı ve müdahillerce temyiz edildi. Temyiz gerekçemiz, eylemin Anayasal düzene karşı, gerici örgütlerin ortaklığında gerçekleştirilmiş bir katliam olduğunun saptanması istemini içeriyordu. Aralarında Fettullahçıların da bulunduğu çok sayıda gerici örgütler koalisyonunun bu katliamın arkasında olduğunu esasla ilgili görüşümüzde de de tek tek somut verilerle sunmuştuk.</span></p>
<p><b>Sonra ne oldu?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">Yargıtay 9. Ceza Dairesi 30.09.1996 günü, 39 sanık dışındaki tüm sanıklar hakkında eylemin TCK’nin 146/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek yerel mahkeme kararını bozdu. Bu kez Mahkeme, 28.11.1997 günlü kararı ile 38 sanık hakkında TCK’nin 146/1. maddesi gereğince idam kararı verdi. 29 sanık hakkında TCK’nin 146/3. maddelerinden hüküm kurdu. Anılan kararın yeniden temyizi nedeni ile karar, Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak isteyen üç sanık dışında kalanlar yönünden 04.05.2001 tarihinde onanmış oldu. Bu üç sanık hakkındaki karar da 16.09.2002 tarihinde onanarak kesinleşti. Ancak, her iki kararda da eylemi planlayan ve organize eden “terör örgütü” ya da “örgütlere” ilişkin bir saptama yer almadı. Ayrıca daha önce salınmış, ancak bu kararla cezaları kesinleşmiş olan sanıklardan birkaçı dışında hiçbirinin yakalanması ve cezalarının infazı mümkün olmadı.</span></p>
<p><b>Sanıkların korunduğuyla ilgili yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz?</b><b><br />
</b><b>ŞS: </b><span style="font-weight: 400;">-Kaçırılanların örgütlü bir biçimde kaçırıldıkları açık. Yurtiçinde olanlar da yakalan-a-mıyorlar. Örgütlü bir koruma olduğu da açık. Katliamı destekleyen çevreler, tüm olanakları kullanarak nerede ise yananların kendilerini yaktığını iddia eden yayınlar yapıyor. Kimi suçlular aklanarak ödüllendiriliyor. Daha pek çok şey! Yargı önünden kaçanlar zaman aşımı süresinin dolmasını bekliyor. 2011’de süren “Cafer Erçakmak ve Arkadaşları” davasında da Mahkeme, 146/3’den yargılananlar yönünden davayı zaman aşımından düşürdü.</span></p>
<p><b>Katliam sanıkları, zaman aşımından yararlanabilir mi?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">İşlenen bir insanlık suçudur. TCK’nin 77 . maddesi ve Roma Statüsü 7.maddesi, İnsanlığa Karşı Suçu özetle şöyle tanımlıyor: “Siyasal, felsefi, ırki veya dinsel saiklerle; sivillere – toplumun belli bir grubuna- karşı; bir plan doğrultusunda yaygın, çok sayıda mağdura karşı doğrudan ve ağır şekilde, kollektif olarak çok kalabalık bir örgüt ya da grubun doğrudan ve aynı zamanda teşviki ile gerçekleştirilen, geniş çaplı, bilinçli, istemli, sistemli bir eylem, bir saldırıdır. Ayrıca bu suç insan onuruna karşıdır.”</span></p>
<p><b>Bu tür suçlarda zaman aşımı olmalı mıdır?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">İnsanlığa Karşı Suç kavramı ve yaptırımı 2005’te iç hukukumuza girdi. Erçakmak ve Arkadaşları dosyasında mahkeme, olayı insanlığa karşı suç olarak nitelemediği gibi, yasa değişikliğinin 1993’den sonra oluşu nedeni ile aleyhe düzenlemenin geriye yürümeyeceğini iddia etti. Ne yazık ki mahkeme de bu kararı onadı. Oysa “Kanunsuz ceza olmaz” ilkesi, insanlığa karşı suçlarda uygulanamaz.</span></p>
<p><b>Dava ne aşamada?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">Sanık sandalyelerinin boş, müdahil asillerin tam kadro katıldığı bu yargılamalardan sonuncusu halen sürüyor. 26 Eylül’de yeni bir duruşmada olacağız. Yargılamaların da 26. yılındayız. Üç sanık gıyaben yargılanıyorlar.  Türkiye’de adaletin hali ortada. 26 yıldır sanıklar devlet tarafından korunuyor. Ülkemiz adına utanç verici bir durum.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ünlü Ceza Hukuku Bilimcisi Cesare Beccaria Bonesana; “Suçlar ve Cezalar Hakkında” adlı yapıtında şöyle diyor. “… İnsanların belleklerinde uzun süre iz bırakan canavarca işlenmiş suçlar kanıtlandıkları zaman, kurtuluşu kaçmakta bulan suçlunun yararına hiçbir zamanaşımı öngörülmemelidir. Çünkü onlar buna layık değildirler.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/02/sivas-katliaminin-26-yilinda-dava-sureci/">Sivas Katliamı’nın 26. Yılında Dava Süreci&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2 Temmuz Platformu: “Sivas’ın Işığı Sönmeyecek”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/01/2-temmuz-platformu-sivasin-isigi-sonmeyecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 14:39:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[2 temmuz plaatformu]]></category>
		<category><![CDATA[Asım Bezirci]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Abdal Ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Gülüm]]></category>
		<category><![CDATA[Madımak Oteli Katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi Çimen]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivas katliamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivas Katliamı’nın 26. yılı dolayısıyla İstanbul 2 Temmuz Platformu tarafından düzenlenen programda Sivas’ta yapılacak anmalara katılım çağrısı yapıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/01/2-temmuz-platformu-sivasin-isigi-sonmeyecek/">2 Temmuz Platformu: “Sivas’ın Işığı Sönmeyecek”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-40205 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/InShot_20190701_111808716.jpg" alt="" width="360" height="232" />2 Temmuz Platformu’nun düzenlediği anma programında ilk olarak  Asım Bezirci</span> <span style="font-weight: 400;">Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından yapılan konuşmalarda, Sivas’ta insanlığın vicdanının yandığı belirtildi. Karacaahmet Mezarlığı’nda da Nesimi Çimen mezarı başında anılarak, Çimen’in “Barış Güvercini” türküsü söylendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platformun Kadıköy’de gerçekleştirdiği anma programında ise katliamda yaşamını yitirenleri temsilen üzerinde siyah karanfil bulunan 33 tane mum yakıldı. Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan’ın gülbeng vermesiyle katliamda yaşamını yitirenler için çerağlar yakıldı, semahlar dönüldü. Basın metini okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm,  &#8220;Bundan tam 26 yıl önce içlerinde gençlerimizin, kadınlarımızın, sanatçılarımızın olduğu 33 aydın insanımız tekbirler eşliğinde devlet güçlerinin gözü önünde yakılarak katledildi. Dönemin belediye başkanı katliam sırasında &#8216;gazanız mübarek olsun&#8217; diyerek katliamı adeta teşvik etti.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıklamada, devletin katliama göz yumduğu medyanın da Aziz Nesin’in bazı sözlerini çarpıtarak etkinliklere katılanları hedef gösterdiği belirtildi. Gülüm, “Açıkça görüldüğü gibi Sivas Madımak Oteli Katliamı egemenlerin askeriyle, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla ve hükümetiyle göz yumduğu gerici katillerin tetikçiliğiyle hayata geçirdiği bir katliamdı.” </span><span style="font-weight: 400;">Katliamı yapanlar arasından az sayıda kişiye dava açıldığını belirten Gülüm şunları söyledi: “ Uzun süren yargılamalar sonucunda bu katillerin çoğu ya hiç ceza almadılar ya da küçük cezalarla kurtuldular. Haklarında dava açılan, yakalama kararı olmasına rağmen bulunamayanların evlendikleri, askere ve işe gittikleri anlaşıldı. Daha sonrasında devlet tarafından bulunamayan bu katiller zaman aşımı kararıyla ceza almaktan kurtuldular.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40206 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/InShot_20190701_111926618.jpg" alt="" width="346" height="223" /></span></p>
<p><b>“Aleviler Üzerindeki Asimilasyon Politikaları Devam Ediyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İktidar tarafından Alevilere yönelik asimilasyon ve yok etme politikalarının hevesle uygulandığını savunan Gülüm ayrımcılıktan dolayı birçok insanın toplumsal yaşamda Alevi kimliğini gizlemek zorunda kaldığını belirterek, &#8220;2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Oteli Katliamı özünde sadece Alevilere karşı değil; ezilen, ötekileştirilen, yok sayılan tüm toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır. Gelin 2 Temmuz’da acılarımızı ortaklaştıralım, dayanışma ve mücadeleyi büyütelim. Bütün halkımızı bir daha böyle acıları ve katliamları yaşamamak için 26. yılında Sivas Madımak katliamında yitirdiğimiz canlarımızı meydanlarda ve alanlarda anmaya davet ediyoruz.” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/01/2-temmuz-platformu-sivasin-isigi-sonmeyecek/">2 Temmuz Platformu: “Sivas’ın Işığı Sönmeyecek”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı Sivas’ta Gönüllü İl Temsilcisi Arıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/22/tema-vakfi-sivasta-gonullu-il-temsilcisi-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2018 09:13:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tema Vakfı başta topraklar olmak üzere tüm doğal varlıkları koruma mücadelesinde kendilerine  Sivas’ta destek verebilecek İl Temsilcisi arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/22/tema-vakfi-sivasta-gonullu-il-temsilcisi-ariyor/">TEMA Vakfı Sivas’ta Gönüllü İl Temsilcisi Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini benimsemiş,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Tercihen 30 yaşından büyük,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Aktif sorumlu yurttaş olarak, çevre sorunlarının çözümünde rol almak isteyen, </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Gönüllü olarak TEMA Vakfı’nın Sivas’taki faaliyetlerini yürütecek ve TEMA Vakfı’nı temsil edebilecek,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Okuyan, araştıran, çevre sorunlarına karşı duyarlı ve ilgili ilde yürütülecek olan çevre aktivitelerinde etkin olarak yer alabilecek,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çalışmalara zaman ayırabilecek, gönüllülerle birlikte ve ‘gönüllü olarak’ çalışmaktan keyif alan,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı’nın değerleri doğrultusunda başta topraklarımız olmak üzere tüm doğal varlıkları koruma mücadelemizde bize gönüllü olarak destek verebilecek </span><b>Sivas</b> <b>İl Temsilcisi </b><span style="font-weight: 400;">arıyoruz.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">İlgilenen gönüllü adaylarının resimli özgeçmişlerini </span><b>11 Kasım 2018</b><span style="font-weight: 400;"> tarihine kadar </span><a href="mailto:gonullu@tema.org.tr"><span style="font-weight: 400;">gonullu@tema.org.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresine göndermesini rica ederiz.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">*Bu ilan, personel alımı ilanı olmayıp, gönüllülük esasına bağlı olarak destek verebilecek ‘gönüllü’ adaylarına yönelik bir ilandır. </span></i></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/22/tema-vakfi-sivasta-gonullu-il-temsilcisi-ariyor/">TEMA Vakfı Sivas’ta Gönüllü İl Temsilcisi Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İçin Kırmızı Alarm: Kirlilik Toplu Ölümlere Yol Açabilir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/26/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Sep 2018 12:05:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Çevre Sağlığı Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Ormancılar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ormancılar Derneği 26 Eylül Dünya Çevre Sağlığı Günü nedeniyle hazırladığı raporda kirlilik ve talana karşı acil önlem çağrısı yaparken,  5 yıl sonra su kıtlığı ile kirli havadan kaynaklı ölümler yaşanacağını söyledi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/26/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir/">Türkiye İçin Kırmızı Alarm: Kirlilik Toplu Ölümlere Yol Açabilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Birgün</strong></em>&#8216;den <strong><em>Uğur Şahin</em></strong>&#8216;in <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/kirlilik-surerse-toplu-olumler-kapida-231637.html" target="_blank" rel="noopener">haberine</a> göre, Türkiye Ormancılar Derneği, hazırladığı raporla alarm verdi. Raporda, orman alanlarının ranta açılması nedeniyle 81 ilin 75’inde öldürücü hava kirliliği yaşandığı vurgulanarak, su kaynaklarının kirlendiği, denizlerin lağım çukuruna dönüştüğü ve kanser ile salgın hastalıklarda anormal artışlar gözlendiği aktarıldı.</p>
<div class="content-wrapper">
<div class="inner">
<div class="post-entry bottom40">
<p>Raporda kirliliğin ortaya çıkardığı tablo şöyle özetlendi;</p>
<p><strong>27.5 milyon ailenin oksijeni kesildi</strong></p>
<p>Türkiye’de son dönemde 550 bin hektarlık orman arazisi maden ve turizm tahsisleri gibi kullanımlar nedeniyle yok edildi. Bu alan, İstanbul’un yüzölçümünden fazla. Yok edilen ağaç sayısı ise 55 milyonun üzerinde. İki ağacın 4 kişilik bir ailenin yıllık oksijen ihtiyacını karşıladığı düşünüldüğünde, yok edilen ormanlarımızla 27,5 milyon ailenin bir yıllık oksijeni kesildi.</p>
<p><strong>2023&#8217;te su kıtlığı yaşanacak</strong></p>
<p>Yok edilen ormanlarla birlikte Türkiye artık su fakiri bir ülke konumuna gelmiş durumda. 2023’te su kıtlığı baş gösterecek.</p>
<p><strong>Yurdun dört yanı HES’lerle çevrili</strong></p>
<p>En temiz su havzaları HES projeleri ile yok ediliyor. DSİ verilerine göre 2018’de 595 HES faaliyette. 83’ü inşa halinde olmak üzere 639 HES bulunuyor.</p>
<p><strong>80 milyonun hayatı tehdit altında</strong></p>
<p>Türkiye nüfusunun yarısı, Dünya Sağlık Örgütü ölçütlerine göre havası kirli ortamda yaşıyor. Büyük kentlerde yaşayanlar yılda 250 gün ölümcül kirli hava solumakta. Önlem alınmaz ve orman talanı sürerse İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Amasya, Manisa, Bursa, Denizli, Niğde, Tekirdağ, Hatay, Yalova, Sivas, Kahramanmaraş, Kütahya, Sakarya, Kırklareli, İçel ve Samsun’da salgın hastalıklar ortaya çıkacak, solunum yolu enfeksiyonu, kanser, erken bebek ölümleri ve sakat doğumlarda artış olacak, hasta, yaşlı ve çocuklarda toplu ölümler yaşanacak.</p>
<p><strong>İstanbul zehir soluyor</strong></p>
<p>Dev inşaat projeleri, hafriyat kamyonları, 3 milyon 571 bin araçtan çıkan egzoz gazı, İstanbul halkına adeta zehir soluttu. Kanser vakalarında yükseliş gözleniyor.</p>
<p><strong>Kirli su denize dökülüyor</strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre atık suyun yüzde 40’ı denize, yüzde 48’i akarsuya, yüzde 3’ünü baraja, yüzde 2’sini göl ve göletlere boşaltılıyor. Üstelik bu suların ancak yüzde 45’i gelişmiş arıtmaya tabi tutuluyor.</p>
<p>Dernek hazırladığı raporda kirlilik için çözüm önerilerini de şöyle sıraladı;</p>
<ul>
<li>Ormanları ranta açılması derhal durdurulmalı.</li>
<li>İnşaat halindeki HES projeleri bir an önce durdurulmalı, planlanan HES projeleri iptal edilmeli, ekosistem duyarlı yeni bir enerji politikası geliştirilmeli.</li>
<li>Şehir merkezlerindeki inşaat ve kentsel dönüşüm projeleri gözden geçirilmeli, çevre sağlığını tehdit edenler durdurulmalı ya da yıkılmalı.</li>
<li>Şehirlerdeki kamyon, kamyonet ve iş makinalarına yeni bir trafik düzeni ve emisyon standardı getirilmelidir.</li>
<li>Yoksul halka kalitesiz kömür dağıtımından derhal vazgeçilmeli, gerekiyorsa doğalgaz yardımı yapılmalı.</li>
</ul>
<p>Kaynak: <a href="http://stgm.org.tr/tr/manset/detay/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir" target="_blank" rel="noopener">STGM</a></p>
</div>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/26/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir/">Türkiye İçin Kırmızı Alarm: Kirlilik Toplu Ölümlere Yol Açabilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas Katliamı’nın Üzerinden 25 Yıl Geçti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/02/sivas-katliaminin-uzerinden-25-yil-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jul 2018 09:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivas katliamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Madımak Katliamı’nın üzerinden 25 yıl geçti. Ancak katliamın arkasındaki sis perdesi hala kaldırılamadı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/02/sivas-katliaminin-uzerinden-25-yil-gecti/">Sivas Katliamı’nın Üzerinden 25 Yıl Geçti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Katliamdan sağ kurtulan isimler ve hukukçular, 25 yıldır katliamı gerçekleştirenlerin ve katliamda sorumluluğu bulunan devlet görevlilerin adalet önüne çıkarılması için mücadele ediyor.</p>
<p>Geçen çeyrek asırlık zamanda ise Madımak Oteli’nde yaşananlar, vicdanları kanatmaya devam ediyor.</p>
<p>2 Temmuz 1993 tarihinde Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak için Ankara’dan Sivas’a giden aydın ve sanatçılardan 33’ü, kaldıkları Madımak Oteli’nin yakılması sonucu yaşamını yitirmişti.</p>
<p>Olayda iki otel görevlisi ve iki saldırgan da hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Sivas katliamında yaşamını yitirenler arasında Alevi toplumuna mensup ve Türkiye’de özellikle sol cenahta tanınan Metin Altıok, Nesimi Çimen, Hasret Gültekin ve Muhlis Akarsu gibi yazar, şair, ozan ve sanatçılar bulunuyordu.</p>
<p>Katliamdan sağ kurtulan isimlerden biri olan Serdar Doğan, katliamda can verenlerin aileleri ve sağ kurtulanlar olarak Madımak Oteli’nin olduğu binanın “Utanç Müzesi” haline getirilmesini talep ettiklerini ancak devletin 25 yıldır bu konuda bir adım atmadığını söyledi.</p>
<figure id="attachment_28371" aria-describedby="caption-attachment-28371" style="width: 620px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-28371" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/madımak-oteli1.jpg" alt="" width="620" height="337" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/madımak-oteli1.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/madımak-oteli1-610x332.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/madımak-oteli1-320x174.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /><figcaption id="caption-attachment-28371" class="wp-caption-text">2010’da kapanan otelin bulunduğu bina bugün İl Özel İdare Kültür Merkezi olarak hizmet veriyor</figcaption></figure>
<h2><strong>Katliamdan 18 gün sonra başlatılan Madımak davası, geçen 25 yılda nasıl bir seyir izledi?</strong></h2>
<p>Katliamdan bir gün sonra, 3 Temmuz günü 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190’a çıktı ve bunlardan 124’ü tutuklandı. Dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne gönderildi. Yaklaşık 1 yıl süren dava sonucunda 37 sanık beraat ederken, geri kalan sanıklara ise 2 ila 15 yıl arasında hapis cezaları verildi. Ancak Yargıtay 9. Dairesi cezaları az bularak mahkeme kararını bozdu. Tekrar yapılan yargılama sonucunda 2000 yılında 33 sanığa idam cezası verildi. 2002’de idam cezasının kaldırılması ile bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.</p>
<p>Davanın 1 numaralı sanığı olarak belirlenen Refah Partisi’nin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak hiçbir zaman yakalanamadı. 2011 yılında ölen Erçakmak’ın katliamdan sonra uzun yıllar Sivas’ta yaşadığı, evlendiği ve askere gittiği ortaya çıktı. Sanıkların avukatlığını yapan Hayati Yazıcı, Kemal Kurt, Mehmet Bulut, Bülent Tüfekçi, Zeyid Aslan, Ali Aşlık, Halil Ürün ve Hüsnü Turan, 2002 yılında iktidara gelen AKP’den milletvekili seçildi. Hayati Yazıcı, halen AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/07/02/sivas-katliaminin-uzerinden-25-yil-gecti/" target="_blank" rel="noopener"> Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/02/sivas-katliaminin-uzerinden-25-yil-gecti/">Sivas Katliamı’nın Üzerinden 25 Yıl Geçti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı Bilecik, Çanakkale, Hatay, Isparta, Nevşehir, Sakarya, Sivas, Tunceli’de Gönüllü İl Temsilcileri Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/tema-vakfi-bilecik-canakkale-hatay-isparta-nevsehir-sakarya-sivas-tuncelide-gonullu-il-temsilcileri-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2017 08:04:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü il temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15638</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı&#8217;nın gönüllü il temsilcileri ilanı şöyle: &#8211; TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini benimsemiş, &#8211; Tercihen 30 yaşından büyük, &#8211; Aktif sorumlu yurttaş olarak, çevre sorunlarının çözümünde rol almak isteyen, &#8211; Gönüllü olarak TEMA Vakfı’nın ilgili illerdeki faaliyetlerini yürütecek ve TEMA Vakfı’nı temsil edebilecek, &#8211; Okuyan, araştıran, çevre sorunlarına karşı duyarlı ve ilgili illerde yürütülecek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/tema-vakfi-bilecik-canakkale-hatay-isparta-nevsehir-sakarya-sivas-tuncelide-gonullu-il-temsilcileri-ariyor/">TEMA Vakfı Bilecik, Çanakkale, Hatay, Isparta, Nevşehir, Sakarya, Sivas, Tunceli’de Gönüllü İl Temsilcileri Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TEMA Vakfı&#8217;nın gönüllü il temsilcileri ilanı şöyle:</p>
<p><strong>&#8211;</strong> TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini benimsemiş,<br />
<strong>&#8211;</strong> Tercihen 30 yaşından büyük,<br />
<strong>&#8211;</strong> Aktif sorumlu yurttaş olarak, çevre sorunlarının çözümünde rol almak isteyen,<br />
<strong>&#8211;</strong> Gönüllü olarak TEMA Vakfı’nın ilgili illerdeki faaliyetlerini yürütecek ve TEMA Vakfı’nı temsil edebilecek,<br />
<strong>&#8211;</strong> Okuyan, araştıran, çevre sorunlarına karşı duyarlı ve ilgili illerde yürütülecek olan çevre aktivitelerinde etkin olarak yer alabilecek,</p>
<p><span id="more-15638"></span><br />
<strong>&#8211;</strong> Çalışmalara zaman ayırabilecek, gönüllülerle birlikte ve ‘gönüllü olarak’ çalışmaktan keyif alan,<br />
<strong>&#8211;</strong> TEMA Vakfı’nın değerleri doğrultusunda başta topraklarımız olmak üzere tüm doğal varlıkları koruma mücadelemizde bize gönüllü olarak destek verebilecek İl Temsilcileri arıyoruz.</p>
<p>İlgilenen gönüllü adaylarının resimli öz geçmişlerini <strong>18 Haziran 2017</strong> tarihine kadar <strong>g</strong><strong>onullu@tema.org.tr</strong> adresine göndermesini rica ederiz.</p>
<p><strong>*</strong>Bu ilan, personel alımı ilanı olmayıp, gönüllülük esasına bağlı olarak destek verebilecek ‘gönüllü’ adaylarına yönelik bir ilandır.</p>
<p><a href="http://www.tema.org.tr/web_14966-2_1/index.aspx" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>TEMA Vakfı</strong></a></p>
<p><a href="http://www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/tema-vakfi-bilecik-canakkale-hatay-isparta-nevsehir-sakarya-sivas-tuncelide-gonullu-il-temsilcileri-ariyor" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/tema-vakfi-bilecik-canakkale-hatay-isparta-nevsehir-sakarya-sivas-tuncelide-gonullu-il-temsilcileri-ariyor/">TEMA Vakfı Bilecik, Çanakkale, Hatay, Isparta, Nevşehir, Sakarya, Sivas, Tunceli’de Gönüllü İl Temsilcileri Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması için Birinci Çağrı Yapıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/18/dogrudan-hibe-fonlama-mekanizmasi-icin-birinci-cagri-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2017 12:34:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Birlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan kayıt sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kars]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Kooperatifler]]></category>
		<category><![CDATA[köy muhtarları]]></category>
		<category><![CDATA[küçük işletmeler]]></category>
		<category><![CDATA[meslek odaları]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[TANAP]]></category>
		<category><![CDATA[TANAP Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Vakıflar]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12514</guid>

					<description><![CDATA[<p>TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması için 1. çağrı yapıldı. TANAP Projesi’nin inşaat ve işletme aşamalarında yerel halkın yaşam kalitesini iyileştirerek bölgede sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına katkıda bulunmak için geliştirdiği Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları kapsamındaki Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması ile desteklenecek proje teklifleri için birinci çağrı yapıldı. Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/18/dogrudan-hibe-fonlama-mekanizmasi-icin-birinci-cagri-yapildi/">Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması için Birinci Çağrı Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması için 1. çağrı yapıldı.</p>
<p>TANAP Projesi’nin inşaat ve işletme aşamalarında yerel halkın yaşam kalitesini iyileştirerek bölgede sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına katkıda bulunmak için geliştirdiği Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları kapsamındaki Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması ile desteklenecek proje teklifleri için birinci çağrı yapıldı.</p>
<p>Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale illerinde 9-12 ay süreli proje teklifleri için 200.000 TL – 1.500.000 TL hibe başvurusunda bulunabilecek.</p>
<p>Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler, birlikler, vakıflar, dernekler, meslek odaları, federasyonlar, üniversiteler, küçük işletmeler, köy muhtarları, çiftçi ve hayvan kayıt sistemine kayıtlı olanların da dahil olduğu geniş bir kitleyi hedefleyen programın ayrıntılarına yayımlanan <em><strong>Başvuru Rehberi</strong></em>’nden ulaşılabilir.</p>
<p>Son başvuru tarihi 20 Nisan 2017&#8217;dir.</p>
<p>Teklif çağrısı için ayrıntılı bilgi için <a href="http://www.tanap-seip.com/" target="_blank">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/18/dogrudan-hibe-fonlama-mekanizmasi-icin-birinci-cagri-yapildi/">Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması için Birinci Çağrı Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
