<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sınav sistemi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sinav-sistemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sinav-sistemi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2021 10:24:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sınav sistemi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sinav-sistemi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Baraj Puanlarının Düşürülmesi Bir Anlam İfade Etmiyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/31/baraj-puanlarinin-dusurulmesi-bir-anlam-ifade-etmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2021 10:24:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[AYT]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[TYT]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite baraj puanı]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite giriş sınavları]]></category>
		<category><![CDATA[YDT]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseköğretim Kurumlar Sınavı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı kurucularından Prof. Dr. Engin Karadağ, Türkiye’deki üniversitelerin büyük bir kısmının ‘yüksek lise’ niteliğinde olduğunu söylüyor ve bu sene YKS baraj puanlarında yapılan düzenlemenin eğitim sistemine olumlu bir katkısı olamayacağını vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/31/baraj-puanlarinin-dusurulmesi-bir-anlam-ifade-etmiyor/">&#8216;Baraj Puanlarının Düşürülmesi Bir Anlam İfade Etmiyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yükseköğretim Kurumlar Sınavı tercih sonuçları 4 Eylül’de duyurulacak. Bu seneki sınavı özel kılan şey, baraj puanlarında değişikliğe gidilmesi oldu. Pandemi nedeniyle eğitim kaybı ve motivasyon düşüklüğü yaşayan öğrenciler göz önüne alınarak TYT, AYT ve YDT sınavlarında baraj puanları düşürüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Karadağ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Yücel ile kurduğu <a href="https://www.uniar.net/" target="_blank" rel="noopener">Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı</a>’nda üniversitelerdeki eğitim kalitesi, öğrenci memnuniyeti gibi konulara yönelik araştırmalar yürütüyor, raporlar yayınlıyor. Karadağ ile hem Türkiye’deki üniversitelerin niteliğini hem de üniversite sınavlarında baraj puanının aşağı çekilmesinin etkilerini konuştuk. Karadağ; “düşen barajla tercih yapabilecek öğrencilerin yerleşebilecekleri alanlar pek tercih edilmeyen bölümler. Zaten tıp, hukuk, eğitim, mühendislik gibi alanlarda sıralama barajı olduğu için söz konusu durum sadece işletme, fizik, kimya gibi zaten boş kalan kontenjanlara kısmen yarayabilir” diyor ve genel olarak baraj puanların düşürülmesinin bir anlamının olmayacağını ifade ediyor. </span></p>
<h5><strong>Türkiye’de Üniversiteler İkiye Ayrılır: Üniversiteler ve Yüksek Liseler</strong></h5>
<p><b>ÜniAr’da yürüttüğünüz araştırmalarınızdan elde ettiğiniz sonuçlar ışığında, öğrencilerin ve akademisyenlerin gözünde Türkiye’deki üniversite algısı için neler söylersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-73900 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/engin-karadag.jpg" alt="Engin Karadağ" width="340" height="191" />Araştırma verilerimizden çıkarımımız kısa ve net: Türkiye’de üniversiteler ikiye ayrılmaktadır: Üniversiteler ve yüksek liseler. Evrensel üniversite tanımı kapsamında olan ve öğrencilerini en üst seviyeye çıkarmaya, yani girdi yerine sürece ve çıktıya odaklanan üniversite ülkemizde bir elin parmaklarını geçmez. Bu üniversiteler de komple olmayıp lisans programları bağlamında “üniversite” diyeceğimiz yapılardan. Buna karşın özellikle “yüksek lise” diyeceğimiz üniversitemsi yapılar ülkemizde yoğunlukta. Bu üniversitelerin bazı ortak özellikle var. Örneğin birçok programı liselere öğrenci yerleştirilmesi gibi kim tercih ederse yerleşebilmekte. Çünkü temelde bir taban puanları yok. Bu üniversitelerin bir başka özelliği ise izomorfizm yaşamaları. Kısaca “Yok birbirimizden farkımız, hepimiz Osmanlı Bankasıyız” sloganı gibi birbirlerinin programların içeriğinden, akademisyen kalitesinden, kampüs mimarisinden (Türkiye’de üniversitelerin pek çoğu tıpkı konutlarımız gibi mimariden uzak gecekondu kampüslere sahip) tutun da hemen hemen her şeyde birbirlerini taklit etmekteler. Bu soru için şunu belirtmek gerekir ki öğrencilerin gözünden Türkiye’deki üniversiteler öğrencilerin gelişimlerine ve ihtiyaçlarına ayak uyduramayan geçmiş yüzyıldan kalma yapılar.</span></p>
<h5><b>&#8216;Yılda Bir kez Yapılan Sınav Ailesi Zengin Olanlara Yarar&#8217;</b></h5>
<p><b>Üniversite giriş sınavlarının niteliğinin ve sınav sisteminde sık aralıklarla yapılan değişikliklerin eğitim kalitesi üzerindeki etkisi nedir size göre? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üniversite giriş sınavlarının niteliğinden önce amacının sorgulanması gerekli, bu sınavları niçin yapıyoruz? Cevap aslında oldukça basit, talep arzdan fazla olduğu için bir sıralamaya ihtiyaç duyuyoruz. Temelde amaç tıp, diş, eğitim, hukuk, bazı mühendislikler gibi alanlara talebin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Örneğin bugün Fen fakültelerin fizik, kimya vs. bölümleri için sınava ihtiyaç bulunmuyor. Zaten tercih eden bulunmuyor veya tercih eden yerleşiyor (bazı ismi nitelikli üniversiteler hariç). İkinci soru ise bu sınav kimlerin işine geliyor? Bunun da cevabı oldukça açık: ailesi sosyo-ekonomik olarak yüksek çocukların işine yarıyor. Çünkü yılda sadece bir kez yapılan bir sınav için hazırlık durumları vs. düşünüldüğünde sınava hazırlık için ayrılacak ekonominin kimde olduğu açık. Bu yerleştirme sonuçlarında da görüyoruz. Tıp fakültelerine bugün anne-babası ilkokul mezunu bir öğrencinin yerleşebilmesi ile anne-babası üniversite mezunu bir öğrencinin yerleşebilmesi arasında oldukça fazla uçurum var. Ailesi sosyo-ekonomik olarak yüksek çocuklar doğuştan kazandıkları piyangolarını Türkiye’de ömür boyu yanlarında taşıyorlar. Aslında sınavın ara ara değişmesi ile bahsettiğim durumlar irdelendiği zaman ne demek istediğim daha rahat algılanabilir. Örneğin geçmişte hepimizin çevresinde fakir ailelerin çocukları tıp fakültesine girebilirken bu sayı gittikçe düştü. Son olarak sınavlarla topluma hepiniz eşit sınava giriyorsunuz algısı sunuluyor. Eşitlikçi bir imaj çizilip sistem meşrulaştırılıyor. Ama sınava hazırlık, temel eğitim kalitesi, aileden getirilen piyangolar eşit mi? Yani eşit sınav aslında adaletsizliği körüklüyor.      </span></p>
<p><b>En son alınan TYT, AYT ve YDT’de baraj puanlarının düşürülmesi kararı hakkında ne düşünüyorsunuz? Karara neden olarak pandemi sürecinde yüz yüze eğitim alamayan ve motivasyon kayıpları yaşayan gençlerin daha fazla mağdur olmaması gösterildi. Eğitim-İş ise Üniversite giriş sınavlarındaki ortalama net adetlerinin yıldan yıla düşüş gösterdiğini ve açılan üniversiteleri doldurmak için böyle bir yola gidildiğini söylüyor. Sizin görüşleriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Baraj puanlarının düşürülmesinin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Zaten düşen barajla tercih yapabilecek öğrencilerin yerleşebilecekleri alanlar pek tercih edilmeyen bölümler. Tıp, hukuk, eğitim, mühendislik gibi alanlarda sıralama barajı olduğu için söz konusu durum sadece işletme, fizik, kimya gibi zaten boş kalan kontenjanlara kısmen yarayabilir. Eğitim-İş’in netlerle ilgili ifadeleri bana göre kısmen doğru, kısmen hatalı. Doğru tarafı; bu düşüşün sebebi temel eğitimin Türkiye’de doğru düzgün verilememesinden kaynaklanıyor. Yanlış tarafı ise sonuçta bu sınav bir yeterlilik değerlendirme sınavı değil, sadece bir sıralama sınavı. Dolayısıyla netlerin düşmesinin soruların zor olmasıyla da ilgisi büyük. Baraj konusundaki en önemli nokta şu; temel bilimlere (fizik, kimya vs.) zaten niteliği düşük öğrenciler yerleşiyordu, barajla birlikte daha da niteliği düşük öğrenciler yerleşebilecek. Bu risk bugün için değil gelecekte bu öğrencilerin bir kısmının bilim insanı olacağını düşündüğümüzde ortaya çıkacak. Dört işlemi dahi bilmeyen bilim insanı ülkemizi nasıl kalkındırabilir? Burada şu sav gelebilir: Üniversitelerde öğrensinler. Bilmemiz gereken nokta temel eğitimin işinin üniversitelere yıkılamayacağıdır.    </span></p>
<h5><b>&#8216;Öğrenciler Temel Eğitimin Niteliksizliğinden Şikayetçi&#8217;</b></h5>
<p><b>Üniversite çağındaki gençlerle yaptığınız araştırmalarda üniversite giriş sınavlarıyla ilgili görüşler de alıyor musunuz? Gençler başarılarının sınavla ölçülmesi, gelecek hayallerinin büyük ölçüde sınava bağlı olması hakkında neler düşünüyor? Sınavlar ve üniversitede eğitim kalitesinin artması için önerileri oluyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, görüşlerini alıyoruz. Öğrencilerin görüşleri iki ana çerçevede toparlanabilir. Birincisi sınavlardan önce temel eğitimin niteliksizliğinden oldukça fazla şikâyetçiler. Öncelikle temel eğitiminiz kalitesini artırmamız gerekiyor. İkincisi ise sınavlar tek olarak değil, TOEFL gibi zamana yayılması ve bir öğrencinin birkaç defa hakkının olması gerektiğini düşünüyorlar.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/31/baraj-puanlarinin-dusurulmesi-bir-anlam-ifade-etmiyor/">&#8216;Baraj Puanlarının Düşürülmesi Bir Anlam İfade Etmiyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sınav tek başına sorun olmadığı için tek başına çözüm de değil&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/prof-dr-mustafa-yavuz-sinav-tek-basina-sorun-olmadigi-icin-tek-basina-cozum-de-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2017 10:51:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yuvarlak masa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19878</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve Eğitim Reformu Girişimi  (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Toplantıda değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan yuvarlak masa toplantısı sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara”Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/prof-dr-mustafa-yavuz-sinav-tek-basina-sorun-olmadigi-icin-tek-basina-cozum-de-degil/">&#8220;Sınav tek başına sorun olmadığı için tek başına çözüm de değil&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve <a href="http://www.egitimreformugirisimi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim Reformu Girişimi </a> (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Toplantıda değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yuvarlak masa toplantısı </a>sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara”Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?” sorduk; yanıtlarını sizler için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/egitimin-gunah-kecisi-sinav-sistemi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">derledik</a>.<strong>*</strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=5ujWLzgX_xQ">https://www.youtube.com/watch?v=5ujWLzgX_xQ</a></p>
<p><strong>Prof. Dr. Mustafa Yavuz – Akademisyen: </strong>Eğitim sınav her şey değil. Yani sınav bir nevi tahlil yapıyor, tahlil sonuçları gibi. Tahlil sonuçlarından bir tam sağlık beklemememiz lazım. Sağlıklı olmak demek, yani başlangıçtan itibaren, bütün sağlık kurallarına dikkat etmek anlamına geliyorsa, eğitimde de sınavlarla ilgili algıladığımız sorunlar aslında daha derin sorunların olduğu anlamına gelir. Sınavlar nasıl bir gerilim haline gelir? Eğer nitelikli olarak velilerimizin algıladığı okullarımızın sayısı az/yetersiz ise, sadece bazı okullar nitelikli diğerleri niteliksiz olarak algılanıyorsa, bu  büyük bir gerilim oluşturur. Bu gerilimin önüne geçmenin en doğru yolu geride kalan öğrencilerin hiçbirini yani seçkin dediğimiz okulların dışında kalan diğer liselere, ortaokullara giden öğrencilerimizden de vazgeçmediğimizi, onların da arkalarında olduğumuzu, okulun onların da okulu olduğunu hissettirebilirsek, onların eksik kaldığı yerlerde tamamlama eğitimi vermek gibi bir ortam oluşturabilirsek, hangi okula giderlerse gitsin öğrencilerin arkalarında destekçileri olduğunu hissettirebilirsek sınav büyük bir oranda gerilim olmaktan çıkacaktır. Yani veliler ve öğrenciler bir müddet sonra şunu düşünmeye başlayacaktır: Tamam (çok nitelikli) okulları kazanamadık ama geri kalan okullar da o kadar başarısız okullar değil, orada da öğretmenler bizimle sonuna kadar ilgileniyorlar, bizden vazgeçmiş değiller, orası da güzel bir okul, falancalar da oraya gitti ama şöyle başarılar kazandı gibi, zaman içerisinde zihnimizdeki sınavla ilgili bu gerilim yavaş yavaş  yumuşayacak, ondan sonra sınavı daha rahat yapar hale geleceğiz. Yani sınavı belki daha çok esneteceğiz çünkü büyük oranda gerilim olmaktan çıkacak. Eğitime sistem yaklaşımıyla bakmak lazım. Sınavı belki şunun için çok tartışıyoruz. Bazen diyorum ki, eğitimde gerçekten önemli olan konuyu mu tartışıyoruz yoksa çok kolay tartışılabilen bir konuyu mu tartışıyoruz? Benim buna cevabım çok kolay tartışılabildiği için bu konuyu tartışıyoruz çünkü sınavı üçe çıkarmak da çok kolay, ikiye ya da bire indirmekte çok kolay. Ama diğer yapısal sorunları çözmek aslında o da kolay. Ne yapmamız gerektiğini biliyoruz sadece zaman sadece zaman alacağımız için, kısa vadede sonuçlarını hemen göremeyeceğimiz için ama uzun vadede etkili sonuçlarını göreceğiz, belki o uzun vadeye yaymak istemiyoruz hemen görmek istiyoruz. Hemen görülsün istediğimiz için de sınavı üçe çıkarıyoruz, ikiye, bire indiriyoruz. Bu da sorunu çözmüyor. Sorun yapısal sorun bütüncül ele alınması gereken sorun. Sınav tek başına sorun olmadığı için tek başına çözüm de değil. Bunu hepimizin iyi bilmesi lazım.</p>
<p>*Teknik katkılarından dolayı kameraman Ali Osman Karaaslan ve <a href="http://www.451derece.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">451 derece’</a>ye teşekkür ederim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/prof-dr-mustafa-yavuz-sinav-tek-basina-sorun-olmadigi-icin-tek-basina-cozum-de-degil/">&#8220;Sınav tek başına sorun olmadığı için tek başına çözüm de değil&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Ali Baykal: Sürekli değişik sınavlarla eğitimi  düzeltebileceğimizi zannediyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/prof-dr-ali-baykal-surekli-degisik-sinavlarla-egitimi-duzeltebilecegimizi-zannediyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2017 10:41:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ali Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yuvarlak masa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19884</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve Eğitim Reformu Girişimi  (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Toplantıda değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan yuvarlak masa toplantısı sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara”Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/prof-dr-ali-baykal-surekli-degisik-sinavlarla-egitimi-duzeltebilecegimizi-zannediyoruz/">Prof. Dr. Ali Baykal: Sürekli değişik sınavlarla eğitimi  düzeltebileceğimizi zannediyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve <a href="http://www.egitimreformugirisimi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim Reformu Girişimi </a> (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Toplantıda değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yuvarlak masa toplantısı </a>sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara”Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?” sorduk; yanıtlarını sizler için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/egitimin-gunah-kecisi-sinav-sistemi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">derledik</a>.<strong>*</strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=HoO-oRt7nl8">https://www.youtube.com/watch?v=HoO-oRt7nl8</a></p>
<p><strong>Prof. Dr. Ali Baykal – Akademisyen: </strong>Eğitimde ölçmenin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Sınavı, imtihan/sıkıntı anlamında değil, bir ölçme süreci ve aracı olarak düşünüyorum. Bu bakımdan eğitim ve sınav aslında birbirinden ayrılmaz iki parça ama birisi amaç birisi araç niteliğindedir. Amaç olan eğitimdir yani eğitim için sınav yapılır, eğitimi düzeltmek için sınav yapılır, eğitimde ne yapıp-ettiğimiz belirlemek için sınav yapılır. Ama eğitimdeki sınavların/ölçmelerin değişik amaçları var her amaca dönük tek bir sınav mümkün olmuyor ne yazık ki.</p>
<p>Bugün sınav dediğimiz, uyarıcı davranış bağlamında ölçmeler yapılıyor. Bu açıdan sınavların sorun haline getirilmiş olması eğitimi çok etkiliyor. Biz eğitimi düzeltelim, eğitimi tasarlayalım, daha iyi eğitim tasarlayalım yerine, sürekli değişik sınavlarla eğitimi değiştirebileceğimizi düzeltebileceğimizi zannediyoruz. Bunu da özellikle seçme sınavlarında yapıyoruz. Çok kısaca özetlemem gerekirse, seçme sınavları eğitimdeki ölçme ihtiyaçlarının sadece bir tanesidir. Önce okuldaki eğitimi izleyici sınavların yapılması lazım, öğrenciyi biçimlendirici, geliştirmeye dönük, düzelti sağlayıcı sınavların yapılması lazım. Okul içi sınavları, olgunluk sınavlarını ve okuldan mezuniyeti geçerli bir şekilde, duyarlı bir şekilde ölçen sınavlarımız/ölçmelerimiz olursa bütün bu görevleri seçme sınavlarına bırakmayız. Seçme sınavları çok amaçlı olarak kullanılıyor. Hem üniversiteye öğrenci seçelim hem liseyi değerlendirelim hem lisedeki öğrencinin başarısını değerlendirelim, bunlar birarada olmuyorlar tam tersine olumsuz etkiliyorlar çünkü okul başarısını, üniversiteye girişte ölçü olarak aldığınızda, şu  ya da bu nedenle okul başarısı fark yaratmamaya başlıyor. Herkes ‘pekiyi’ ile geliyor. Bu da hiçbir işe yaramıyor ve okulun eğitimini bozmakla kalıyor çünkü hiçbir okul öğrencisini bu başarıdan mahrum etmek istemiyor. Bu bakımdan bizim önceliğimizin, eğitimi düzeltmek için okuldaki her ders için (fizik, kimya, sanat, mesleki eğitim ya da genel eğitim) o alandaki önlemleri almamız, tasarımlarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Sınavlar teknik işlerdir, sınavlarında kendilerine özgü nitelikleri vardır, geçerlilik, güvenilirlik ve kullanışlılık gibi, bunların hepsinin aynı anda, maksimum düzeyde olması mümkün değil. Bunları optimum düzeyde, seçme sınavlarında nesnel olması önemlidir, yordayıcı dediğimiz doğru sıralama yapması önemlidir. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor kısaca.</p>
<p>*Teknik katkılarından dolayı kameraman Ali Osman Karaaslan ve <a href="http://www.451derece.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">451 derece’</a>ye teşekkür ederim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/prof-dr-ali-baykal-surekli-degisik-sinavlarla-egitimi-duzeltebilecegimizi-zannediyoruz/">Prof. Dr. Ali Baykal: Sürekli değişik sınavlarla eğitimi  düzeltebileceğimizi zannediyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Eşitsiz eğitim sisteminin sonucu olan sınav sistemini tartışarak asıl önemli sorunları görmüyoruz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/esitsiz-egitim-sisteminin-sonucu-olan-sinav-sistemini-tartisarak-asil-onemli-sorunlari-gormuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2017 10:31:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Suat Kardaş]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yuvarlak masa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19877</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve Eğitim Reformu Girişimi  (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Toplantıda değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan yuvarlak masa toplantısı sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara”Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/esitsiz-egitim-sisteminin-sonucu-olan-sinav-sistemini-tartisarak-asil-onemli-sorunlari-gormuyoruz/">“Eşitsiz eğitim sisteminin sonucu olan sınav sistemini tartışarak asıl önemli sorunları görmüyoruz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve <a href="http://www.egitimreformugirisimi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim Reformu Girişimi </a> (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Toplantıda değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yuvarlak masa toplantısı </a>sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara”Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?” sorduk; yanıtlarını sizler için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/egitimin-gunah-kecisi-sinav-sistemi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">derledik</a>.<strong>*</strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=xCqJmivdfjU">https://www.youtube.com/watch?v=xCqJmivdfjU</a></p>
<p><strong>Suat Kardaş- Okul Yöneticisi: </strong>Eğitim sistemlerini nicelik, nitelik ve eşitlik olarak üç boyut altında düşünürsek, eğitim sistemimizin en önemli sorunu eşitsizlik ve kalite problemi. Ama sınav gibi aslında sonuç olan, yani bu eşitsiz eğitim sisteminin bir sonucu olan bir konuyu tartışarak asıl önemli problemleri görmemiş oluyoruz. Sınavda, bizim esasında Türkiye eğitim sisteminde okullar arasındaki kalite farkını bir türlü eşitleyememek, en azından minimize edememekten kaynaklı bir hastalık, yan etki. Esasında konuşmamız gereken, ülke olarak, eğitim sistemimizin, bir sosyal devlet gereği olarak, bütün yurttaşlarına bütün okullarda bütün bölgelerde eşit bir eğitim hizmeti vermesi. Ve bunu nitelikli olarak vermesi. Ama sınav gibi bunun bir sonucu olan bir şeyi tartışarak asıl ana problemi görmemiş oluyoruz.</p>
<p>*Teknik katkılarından dolayı kameraman Ali Osman Karaaslan ve <a href="http://www.451derece.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">451 derece’</a>ye teşekkür ederim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/esitsiz-egitim-sisteminin-sonucu-olan-sinav-sistemini-tartisarak-asil-onemli-sorunlari-gormuyoruz/">“Eşitsiz eğitim sisteminin sonucu olan sınav sistemini tartışarak asıl önemli sorunları görmüyoruz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimin günah keçisi: Sınav sistemi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/31/egitimin-gunah-kecisi-sinav-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Oct 2017 15:11:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ali Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Suat Kardaş]]></category>
		<category><![CDATA[yuvarlak masa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19731</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve Eğitim Reformu Girişimi  (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Değişen sınav sistemini ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan yuvarlak masa toplantısı sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara&#8221;Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/31/egitimin-gunah-kecisi-sinav-sistemi/">Eğitimin günah keçisi: Sınav sistemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>TEOG’un kaldırılmasının ardından yerine gelecek sistemin çalışmaları hala devam ederken Sivil Sayfalar ve <a href="http://www.egitimreformugirisimi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim Reformu Girişimi </a> (ERG) farklı paydaşları yuvarlak masa toplantısında bir araya getirdi. Değişen sınav sistemini ve eğitimin temel sorunları konuşuldu. TEOG ve yeni gelecek sisteme dair  yapılan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yuvarlak masa toplantısı </a>sonrası Sivil Sayfalar olarak katılımcılara&#8221;Eğitimde esas sorunun sınav mı, yoksa sınav tartışmasının esas konuyu engellediğini mi?&#8221; sorduk; yanıtlarını sizler için derledik.<strong>*</strong></p>
<p><strong>&#8220;Eğitimi nasıl geliştirebiliriz yerine, nasıl daha iyi ölçebiliriz tartışması eğitimin kalitesini düşürüyor&#8221;</strong></p>
<p><strong> Şeyma Kaya -Lise öğrencisi:</strong> Eğitimde esas sorunun sınav olmadığını esas tartışmamız gerekenin sınav olmaması gerektiğini düşünüyorum çünkü sınav sadece bir ölçme aleti ve eğitim sınavın ölçtüğü şey. Ve biz burada ölçme aletini tartışarak aslında asıl konudan uzaklaşıyoruz. Yani nasıl eğitimi geliştirebiliriz yerine nasıl eğitimi daha iyi ölçerize bakıyoruz ya da nasıl daha seçici olabiliriz diye bakıyoruz ki, bu da eğitimin kalitesini düşürüyor. Çünkü bu bizi oyalıyor bir şekilde asıl konudan uzaklaştırıyor. Dolayısıyla nasıl ölçmemiz gerektiğine değil de bence neyi ölçmemiz gerektiğine odaklanmalıyız. Bu ölçeceğimiz şeyin, yani eğitimin kalitesini artırmaya odaklanmalıyız.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=iJWwQlh7i5U&#038;feature=youtu.be">https://www.youtube.com/watch?v=iJWwQlh7i5U&amp;feature=youtu.be</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> &#8220;İyi eğitim veren ortaöğretim kurumların sayısı artmadığı sürece, sistemin yerine ne koyarsanız koyun sistem rekabetçi hale gelecektir&#8221;</strong></p>
<p><a href="https://youtu.be/qB9I-jd6sbM">https://youtu.be/qB9I-jd6sbM</a></p>
<p><strong>Didem Aksoy &#8211; ERG</strong>:Günümüzde sınav sistemi ve TEOG tartışılıyor ancak sınavın tartışılması aslında bizim esas problemleri konuşmamızı maalesef engelliyor. Türkiye’de eğitimin temel olarak iki problemi olduğunu düşünüyorum. Biri; eğitim kurumlarında verilen eğitimin niteliği, okullarda verilen eğitimin niteliği, ikincisi ise eğitim politikalarının yapılma şekli ve süreci. Şu anda liseye nasıl öğrenci yerleştirileceğini, bu sistemin nasıl olması gerektiği konuşuluyor. Ancak ortaöğretim kurumlarına baktığımızda eğitimin niteliğinin çok düşük olduğunu görüyoruz. İyi eğitim veren ortaöğretim kurumlarının sayısı çok az, bu sayı çok az olduğu takdirde, siz bu sistemin yerine ne koyarsanız koyun, sistem rekabetçi bir hale gelecektir. Dolayısıyla öğrencinin nasıl yerleştirilmesi ve nasıl alınmasından gerektiğinden öte aslında ortaöğretim kurumlarının eğitim niteliğinin yükseltilmesi çok önemli ve nitelikli eğitim veren liselerin sayısının daha da fazla olması çok önemli. Bunun yanında eğitim politikalarının yapılma şeklide maalesef bir sıkıntı Türkiye’de. Politikalar çok hızlı yapılıyor, veri temelli yapılmıyor, sistem çok hızlı değiştiriliyor. Bu da sistemlerin veri temelli bir şekilde hazırlanamamasını, sonrasında üzerinde bilimsel çalışmalar yapılamamasını, etkisinin ölçülememesine sebep oluyor. Bu nedenle aslında yaptığımız politikaları da daha sürece yayarak, paydaşları dahil ederek, veri temelli yapmamız gerekiyor.</p>
<p><strong>&#8220;Kaliteli liselerin az olması bütün ilgiyi sınav sistemine yöneltiyor&#8221;</strong></p>
<p><a href="https://youtu.be/c1vPr6s5lUA">https://youtu.be/c1vPr6s5lUA</a></p>
<p><strong>Rabia Cerf &#8211; Öğretmen:</strong> Eğitimde asıl mesele elbette sınavlar değil ama bizdeki kaliteli eğitim veren liselerin sayısının oldukça az olması bütün ilgiyi sınav sistemine yöneltmekte. Bu da öğrencileri ve velileri oldukça stresli bir sınav süreci geçirmeye zorlamakta. Biz sınavları nasıl yaparsak yapalım ister açık uçlu ister klasik yapalım, dolayısıyla bu liselerin sayısını artırmadıkça, iyi eğitim veren liselerin sayısını artırmadıkça, eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmadığımız sürece, bir şekilde etütler, dershaneler vs. var olan sınav sistemine öğrenci yetiştirmeye dönük eğitim programlarını vesaire güncelleyip buna göre öğrencileri, o stresli sürece sokmaya/yöneltmeye devam edecektir diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>&#8220;Eşitsiz eğitim sisteminin sonucu olan sınav sistemini tartışarak asıl önemli sorunları görmüyoruz&#8221; </strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=xCqJmivdfjU&#038;feature=youtu.be">https://www.youtube.com/watch?v=xCqJmivdfjU&amp;feature=youtu.be</a></p>
<p><strong>Suat Kardaş- Okul Yöneticisi: </strong>Eğitim sistemlerini nicelik, nitelik ve eşitlik olarak üç boyut altında düşünürsek, eğitim sistemimizin en önemli sorunu eşitsizlik ve kalite problemi. Ama sınav gibi aslında sonuç olan, yani bu eşitsiz eğitim sisteminin bir sonucu olan bir konuyu tartışarak asıl önemli problemleri görmemiş oluyoruz. Sınavda, bizim esasında Türkiye eğitim sisteminde okullar arasındaki kalite farkını bir türlü eşitleyememek, en azından minimize edememekten kaynaklı bir hastalık, yan etki. Esasında konuşmamız gereken, ülke olarak, eğitim sistemimizin, bir sosyal devlet gereği olarak, bütün yurttaşlarına bütün okullarda bütün bölgelerde eşit bir eğitim hizmeti vermesi. Ve bunu nitelikli olarak vermesi. Ama sınav gibi bunun bir sonucu olan bir şeyi tartışarak asıl ana problemi görmemiş oluyoruz.</p>
<p><strong>&#8220;Sürekli değişik sınavlarla eğitimi  düzeltebileceğimizi zannediyoruz&#8221;</strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=HoO-oRt7nl8&#038;feature=youtu.be">https://www.youtube.com/watch?v=HoO-oRt7nl8&amp;feature=youtu.be</a></p>
<p><strong>Prof. Dr. Ali Baykal &#8211; Akademisyen: </strong>Eğitimde ölçmenin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Sınavı, imtihan/sıkıntı anlamında değil, bir ölçme süreci ve aracı olarak düşünüyorum. Bu bakımdan eğitim ve sınav aslında birbirinden ayrılmaz iki parça ama birisi amaç birisi araç niteliğindedir. Amaç olan eğitimdir yani eğitim için sınav yapılır, eğitimi düzeltmek için sınav yapılır, eğitimde ne yapıp-ettiğimiz belirlemek için sınav yapılır. Ama eğitimdeki sınavların/ölçmelerin değişik amaçları var her amaca dönük tek bir sınav mümkün olmuyor ne yazık ki.</p>
<p>Bugün sınav dediğimiz, uyarıcı davranış bağlamında ölçmeler yapılıyor. Bu açıdan sınavların sorun haline getirilmiş olması eğitimi çok etkiliyor. Biz eğitimi düzeltelim, eğitimi tasarlayalım, daha iyi eğitim tasarlayalım yerine, sürekli değişik sınavlarla eğitimi değiştirebileceğimizi düzeltebileceğimizi zannediyoruz. Bunu da özellikle seçme sınavlarında yapıyoruz. Çok kısaca özetlemem gerekirse, seçme sınavları eğitimdeki ölçme ihtiyaçlarının sadece bir tanesidir. Önce okuldaki eğitimi izleyici sınavların yapılması lazım, öğrenciyi biçimlendirici, geliştirmeye dönük, düzelti sağlayıcı sınavların yapılması lazım. Okul içi sınavları, olgunluk sınavlarını ve okuldan mezuniyeti geçerli bir şekilde, duyarlı bir şekilde ölçen sınavlarımız/ölçmelerimiz olursa bütün bu görevleri seçme sınavlarına bırakmayız. Seçme sınavları çok amaçlı olarak kullanılıyor. Hem üniversiteye öğrenci seçelim hem liseyi değerlendirelim hem lisedeki öğrencinin başarısını değerlendirelim, bunlar birarada olmuyorlar tam tersine olumsuz etkiliyorlar çünkü okul başarısını, üniversiteye girişte ölçü olarak aldığınızda, şu  ya da bu nedenle okul başarısı fark yaratmamaya başlıyor. Herkes ‘pekiyi’ ile geliyor. Bu da hiçbir işe yaramıyor ve okulun eğitimini bozmakla kalıyor çünkü hiçbir okul öğrencisini bu başarıdan mahrum etmek istemiyor. Bu bakımdan bizim önceliğimizin, eğitimi düzeltmek için okuldaki her ders için (fizik, kimya, sanat, mesleki eğitim ya da genel eğitim) o alandaki önlemleri almamız, tasarımlarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Sınavlar teknik işlerdir, sınavlarında kendilerine özgü nitelikleri vardır, geçerlilik, güvenilirlik ve kullanışlılık gibi, bunların hepsinin aynı anda, maksimum düzeyde olması mümkün değil. Bunları optimum düzeyde, seçme sınavlarında nesnel olması önemlidir, yordayıcı dediğimiz doğru sıralama yapması önemlidir. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor kısaca.</p>
<p><strong>&#8220;Sınav tek başına sorun olmadığı için tek başına çözüm de değil&#8221;</strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=5ujWLzgX_xQ&#038;feature=youtu.be">https://www.youtube.com/watch?v=5ujWLzgX_xQ&amp;feature=youtu.be</a></p>
<p><strong>Prof. Dr. Mustafa Yavuz &#8211; Akademisyen: </strong>Eğitim sınav her şey değil. Yani sınav bir nevi tahlil yapıyor, tahlil sonuçları gibi. Tahlil sonuçlarından bir tam sağlık beklemememiz lazım. Sağlıklı olmak demek, yani başlangıçtan itibaren, bütün sağlık kurallarına dikkat etmek anlamına geliyorsa, eğitimde de sınavlarla ilgili algıladığımız sorunlar aslında daha derin sorunların olduğu anlamına gelir. Sınavlar nasıl bir gerilim haline gelir? Eğer nitelikli olarak velilerimizin algıladığı okullarımızın sayısı az/yetersiz ise, sadece bazı okullar nitelikli diğerleri niteliksiz olarak algılanıyorsa, bu  büyük bir gerilim oluşturur. Bu gerilimin önüne geçmenin en doğru yolu geride kalan öğrencilerin hiçbirini yani seçkin dediğimiz okulların dışında kalan diğer liselere, ortaokullara giden öğrencilerimizden de vazgeçmediğimizi, onların da arkalarında olduğumuzu, okulun onların da okulu olduğunu hissettirebilirsek, onların eksik kaldığı yerlerde tamamlama eğitimi vermek gibi bir ortam oluşturabilirsek, hangi okula giderlerse gitsin öğrencilerin arkalarında destekçileri olduğunu hissettirebilirsek sınav büyük bir oranda gerilim olmaktan çıkacaktır. Yani veliler ve öğrenciler bir müddet sonra şunu düşünmeye başlayacaktır: Tamam (çok nitelikli) okulları kazanamadık ama geri kalan okullar da o kadar başarısız okullar değil, orada da öğretmenler bizimle sonuna kadar ilgileniyorlar, bizden vazgeçmiş değiller, orası da güzel bir okul, falancalar da oraya gitti ama şöyle başarılar kazandı gibi, zaman içerisinde zihnimizdeki sınavla ilgili bu gerilim yavaş yavaş  yumuşayacak, ondan sonra sınavı daha rahat yapar hale geleceğiz. Yani sınavı belki daha çok esneteceğiz çünkü büyük oranda gerilim olmaktan çıkacak. Eğitime sistem yaklaşımıyla bakmak lazım. Sınavı belki şunun için çok tartışıyoruz. Bazen diyorum ki, eğitimde gerçekten önemli olan konuyu mu tartışıyoruz yoksa çok kolay tartışılabilen bir konuyu mu tartışıyoruz? Benim buna cevabım çok kolay tartışılabildiği için bu konuyu tartışıyoruz çünkü sınavı üçe çıkarmak da çok kolay, ikiye ya da bire indirmekte çok kolay. Ama diğer yapısal sorunları çözmek aslında o da kolay. Ne yapmamız gerektiğini biliyoruz sadece zaman sadece zaman alacağımız için, kısa vadede sonuçlarını hemen göremeyeceğimiz için ama uzun vadede etkili sonuçlarını göreceğiz, belki o uzun vadeye yaymak istemiyoruz hemen görmek istiyoruz. Hemen görülsün istediğimiz için de sınavı üçe çıkarıyoruz, ikiye, bire indiriyoruz. Bu da sorunu çözmüyor. Sorun yapısal sorun bütüncül ele alınması gereken sorun. Sınav tek başına sorun olmadığı için tek başına çözüm de değil. Bunu hepimizin iyi bilmesi lazım.</p>
<p>*Teknik katkılarından dolayı kameraman Ali Osman Karaaslan ve <a href="http://www.451derece.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">451 derece&#8217;</a>ye teşekkür ederim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/31/egitimin-gunah-kecisi-sinav-sistemi/">Eğitimin günah keçisi: Sınav sistemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERG ve Sivil Sayfalar iş birliğiyle TEOG Yuvarlak Masası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2017 13:11:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[ortaokul]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[TEOG]]></category>
		<category><![CDATA[yuvarlak masa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19615</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasıyla beraber son 20 yılda beş kere sınav sistemi değiştirilmiş oldu. Bu değişiklik, bu sene sınava girecek yaklaşık 1.2 milyon çocuğu, velileri, öğretmenleri ve okulları etkiledi. Her sene benzer şekilde büyük bir kitleyi etkileyen, hatta ailelerin hayatlarının merkezi hale gelebilen sınav sistemi, TEOG’un kaldırılmasıyla beraber kamuoyunda tekrar önemli bir tartışma zemini oluşturdu. Ancak bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/">ERG ve Sivil Sayfalar iş birliğiyle TEOG Yuvarlak Masası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TEOG’un kaldırılmasıyla beraber son 20 yılda beş kere sınav sistemi değiştirilmiş oldu. Bu değişiklik, bu sene sınava girecek yaklaşık 1.2 milyon çocuğu, velileri, öğretmenleri ve okulları etkiledi. Her sene benzer şekilde büyük bir kitleyi etkileyen, hatta ailelerin hayatlarının merkezi hale gelebilen sınav sistemi, TEOG’un kaldırılmasıyla beraber kamuoyunda tekrar önemli bir tartışma zemini oluşturdu. Ancak bu tartışma zemininde asıl konuşulması gereken eğitimin temel sorunları göz ardı edildi.<a href="http://www.egitimreformugirisimi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> Eğitim Reformu Girişimi</a> ve <a href="https://www.sivilsayfalar.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sivil Sayfalar</a> geçen hafta farklı paydaşları, değişen sınav sistemi ve eğitimin temel sorunlarını tartışmak üzere yuvarlak masa etkinliğinde bir araya getirdi. Paydaşlar arasında çocukları sınav sisteminden etkilenen veliler, TEOG’la seçkin bir liseye yerleşen bir öğrenci, ortaokul öğretmeni, ölçme ve değerlendirme uzmanı iki akademisyen ve bir okul yöneticisi vardı.</p>
<p>&#8220;<strong><em>Sınav, yapanlar ve yapamayanları çok keskin ayırıyor&#8221;</em></strong></p>
<p>TEOG’a girerek seçkin bir liseye yerleşen öğrenci, sınav sisteminin öğrencileri &#8220;yapanlar&#8221; ve &#8220;yapamayanlar&#8221; olarak keskin bir şekilde ikiye böldüğünü ifade etti. Özellikle deneme sınavlarında başarısız olan öğrenciler için stresin ikiye katlandığını ve tarih yaklaştıkça sınav kaygısının giderek artığını dile getirdi. Öğrenci, kardeşinin bu sene sekizinci sınıfta olduğunu ve arkadaşlarının bir çoğunun bu nedenle psikolojik destek aldığını söyledi.</p>
<p>Toplantıya katılan ölçme değerlendirme uzmanı ise sınavda ‘‘başarısız’’ olan ve seçkin liselere gidemeyen öğrencilerin unutulduğunu, toplumun kendilerinden vazgeçtiğini ve gözden çıkardıklarını dile getirdi. Bu durumun seçkin liselere gidemeyen ve özellikle imam hatip ya da meslek liselerine giden öğrencilerin hayata dair motivasyonlarını kaybetmelerine ve kendilerini geliştirmeye dair çaba göstermemelerine yol açtığının altını çizdi. Uzman, düşüncelerini ‘‘halbuki bu çocuklardan toplum olarak vazgeçmesek, değerli olduklarını onlara hissettirebilsek, herhangi bir Anadolu lisesine gitseler de unutulmayacaklarını, destekleneceklerini ve iyi bir eğitim alarak başarılı olabileceklerini bilseler birçok problemin üzerinden gelmiş oluruz’’ diyerek belirtti.</p>
<p>&#8220;<em style="font-weight: bold;">Sınav için eğitim yapılmaz, eğitim için sınav yapılır&#8221;</em></p>
<p>Diğer ölçme değerlendirme uzmanı, sınavın eğitimin niteliğini ve öğrencilerin kazanımlarını ölçmek ve değerlendirmek için kullanılması gereken bir araç olduğunu ancak Türkiye’de sınavın asıl amaç haline getirildiğini dile getirdi. Ölçme ve değerlendirme evreninde ölçen sistemin ölçüleni değiştirmemesi gerektiğinin bilindiği ancak ülkedeki mevcut sınav sisteminde sınavın eğitimin içeriği ve niteliğini belirlediği üzerinde duruldu. Paydaşlar var olan durumda Türkiye’de nitelikli lise eğitimi verilmediği ve nitelikli ölçme değerlendirme yapılmadığı noktasında hem fikir oldular. Eğitimin niteliksiz olduğu bugün ise sınav sistemini asıl sorun olarak görmek, asıl sorunu göz ardı etmek anlamına geldiği vurgulandı. Her iki uzman da  asıl sorunun sınav olmadığını, dolayısıyla sınav sisteminin değişmesinin eğitim bütün sorunlarına çözüm olmasını beklemenin gerçekçi olmadığını dile getirdi.</p>
<p>Okul yöneticisi ise sınavın ötesinde okullarda verilen eğitimin nasıl iyileştirilebileceğini, bu alanda var olan birçok iyi uygulama ve örnek olduğunu, bu örnek ve uygulamaları öne çıkarmanın önemli olduğunu dile getirdi.</p>
<p>&#8220;<strong><em>Sistem çok eşitsiz. Seçkin liseler ağırlıklı olarak orta veya üst sınıfın derdi&#8221;</em></strong></p>
<p>Kendisi de gazeteci olan, üç çocuk annesi bir veli ise tartışmaların odağındaki seçkin liselere nasıl öğrenci seçileceği sorusunun &#8220;üst sınıfların&#8221; derdi olduğundan bahsetti. Sosyoekonomik olarak daha altta yer alan ailelerin ise bambaşka sorunları olduğunu dile getirdi. Yoksul mahallelerde, devlet okullarında okuyup TEOG’da başarılı olan çok az öğrenci olduğunu, sistemin bu açıdan çok eşitsiz olduğundan bahsetti. Yeni sistemin eşitsizliği çözmeyeceğini düşünen veli kaygılarını şöyle ifade etti: ‘‘Şimdi TEOG’un kaldırılması eşitsizliği kaldıracak deniliyor ancak yeni sistem bu eşitsizliği sadece yeniden düzenleyecek ya da kendi eşitsizliklerini farklı şekillerde üretecek.’’ Buna örnek olarak ise kendisinin Eyüp merkez mahallesinde oturduğundan ve Eyüp merkezde Anadolu lisesi olmadığını, sadece imam hatip ve meslek lisesi olduğundan bahsetti. Bu durumda tamamen adrese dayalı sistemin gelmesinin çocuklarını imam hatip, meslek lisesi ya da açık liseye kayıt olmaya mecbur edeceğini dile getirdi.</p>
<p>Paydaşlar ülkede üst düzey eğitim veren liselerin yüzde beş oranını aşmayacağını ve bu yüzde beşe nasıl öğrenci seçileceğini tartışmak yerine, liselerin geri kalan yüzde 95’inde eğitimin niteliğinin nasıl yükseltileceğini konuşmak gerektiğinde hem fikir oldular.</p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Tek bir sihirli çözüm yok. Eğitim bir ekosistem, bütüncül yaklaşılması gerekiyor.</em></strong></p>
<p>Tartışmanın sonunda ise eğitim sorununun tek bir sihirli çözümü olmadığını, eğitim sisteminin de bir ekosistem gibi birbiriyle bağlı farklı etmenlerden oluştuğu konuşuldu. Sistemin parçalarını birbirinden bağımsız olarak düşünüp, bir tanesini çözerek bütün sistemin düzelmeyeceği dile getirildi. Yapılan en temel çıkarım ise sınav sistemi sorununun, okulların niteliğinden, öğretim programlarından, öğretmenlerin donanımından bağımsız düşünülemeyeceği; sınav sistemi sorununu diğer etmenlerden bağımsız çözmenin diğer sorunları çözemeyeceği ve bütün eğitim sistemini iyileştiremeyeceği oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/">ERG ve Sivil Sayfalar iş birliğiyle TEOG Yuvarlak Masası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/erg-sivil-sayfalar-is-birligiyle-teog-yuvarlak-masasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
