<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sendika arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sendika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sendika/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Jul 2025 15:00:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sendika arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sendika/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal-İş’ten Sivil Toplumda Emek Araştırması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/07/02/sosyal-isten-sivil-toplumda-emek-arastirmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 15:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumda Emek Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal-İş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal-İş’in sivil toplum kuruluşlarında çalışanlarla yürüttüğü araştırmanın sonuçları çarpıcı. Sivil toplumda fazla mesai ücretleri ödenmiyor, tazminatlar istisna durumda, çalışanlar liyakatten şikayetçi!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/07/02/sosyal-isten-sivil-toplumda-emek-arastirmasi/">Sosyal-İş’ten Sivil Toplumda Emek Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası’nın Emek ve Hak Örgütleri Komisyonu tarafından geçtiğimiz Ocak ayında yürütülen anket çalışması ve saha araştırması sonucunda hazırlanan “Sivil Alanda Çalışmak: Hak Savunuculuğunda Kendi Hakkını da Savunmak” başlıklı rapor yayınladı. Raporda sivil toplum kuruluşlarında ücretler, fazla mesailer, süreli sözleşmeler, kıdem zamları ve yan haklara ilişkin çarpıcı sonuçlara yer verildi.</p>
<h2>Süreli sözleşme ve güvencesizlik normalleşmiş durumda</h2>
<p>Raporda İş Kanunu’nda istisnai olarak tanımlanan belirli süreli sözleşmelerin sivil toplum kuruluşlarında belirli süreli iş sözleşmelerinin norm haline geldiğine dikkat çekildi. Derneklerde çalışanların %61,7’sinin, vakıflarda çalışanlarınsa %40,7’sinin belirli süreli sözleşmelerle çalıştığı ortaya koyulurken dernek ve vakıfların, proje bazlı fonlara bağımlı hale gelmesiyle istihdamın da güvencesizleştiği vurgulandı.</p>
<h2>Fazla mesai var, ücret yok</h2>
<p>Rapora göre sivil toplum kuruluşlarında yaygın fazla mesai uygulamalarına rağmen özellikle proje bazlı ve 12 aylık belirli süreli sözleşmelerle çalışanların yalnızca %4’ü fazla mesai ücretlerini aldıklarını belirtirken çok sayıda çalışanın fazla mesai ödemelerini izin olarak kullanmaya zorlandığı vurgulandı. Raporun bulguları arasında, özellikle proje bazlı işlerde belirli süreli sözleşmelerle çalışanların her yıl alması gereken kıdem zamlarına ulaşamadığı da dikkat çekti.</p>
<h2>“Sivil toplum kendini de demokratikleştirmeli, STK çalışanları da örgütlenmeli”</h2>
<p>Türkiye genelinden 461 katılımcıyla gerçekleştirilen anket çalışması ve STK’larda çalışan uzmanlarla yapılan görüşmelerle hazırlanan raporda “bu çalışma, sivil toplum emekçilerinin çalışma koşulları ve ilişkileri anlamındaki sorunlarını görünür kılarken hak savunucularının kendi haklarını da savunabileceği bir örgütlenme modelinin nasıl mümkün olabileceğini tartışmaya açmayı amaçlamaktadır” denildi.</p>
<p>Sosyal-İş Sendikası Emek ve Hak Örgütleri Komisyonu’ndan yapılan açıklamada “Bu rapor aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Emek ve hak örgütlerinde çalışan yüzlerce kişinin deneyimini, gözlemini, eleştirisini ve umudunu içeren bir dayanışma belgesi. Sendikal haklar, katılımcı karar alma süreçleri, şeffaflık ve eşitlik gibi ilkeleri yalnızca savunmak yetmez, bunları içselleştirmek zorundayız. Çünkü sivil toplumun gücü, onun emekçilerinin sesi kadar yükselebilir” ifadelerine yer verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporun tamamı <a href="https://www.sosyal-is.org.tr/Upload/HakSavunuculugundaKendiHakkiniDaSavunmak_Yayin.pdf">linkte</a> ve Sivil Sayfalar E-kütüphane bölümünde.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/07/02/sosyal-isten-sivil-toplumda-emek-arastirmasi/">Sosyal-İş’ten Sivil Toplumda Emek Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asgari Ücret Görüşmeleri: İşçiler Ne İstiyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/20/asgari-ucret-gorusmeleri-isciler-ne-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Dec 2019 09:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adile Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[asgari ücret]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[işveren]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Ceviz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46026</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asgari ücretin önümüzdeki hafta belirlenmesi bekleniyor, sendikalar ve işverenler görüşmelerini yaparken bir yandan da işçilerin talepleri yükseliyor: “İnsanca yaşanacak bir ücret istiyoruz!”. İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu'ndan Sinan Ceviz ve Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nden Adile Doğan ile görüştük.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/20/asgari-ucret-gorusmeleri-isciler-ne-istiyor/">Asgari Ücret Görüşmeleri: İşçiler Ne İstiyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Asgari ücretin tespit edilmesi için görüşmeler 2 Aralık’ta başladı. Çok yakın bir zamanda belirlenecek olan asgari ücrete dair işçilerden, sendikalara, sendikalardan işverenlere kadar herkes bir şey söyledi. Şimdi milyonlarca işçinin ve işçi ailesinin gözü komisyon kararında. Yılın en büyük toplu sözleşmesi olacak olan asgari ücret aynı zamanda işsizlik ödeneklerinden, emekli aylıklarına kadar pek çok ödemenin düzeyini de etkileyecek. </span></p>
<p><strong>İşçiler Sendikalardan Güçlü Eylemler Bekliyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK, Hak-İş ve Türk-İş&#8217;e bağlı 20 sendikanın oluşturduğu İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu, “asgari değil insanca yaşam” şiarıyla asgari ücret görüşmelerini yakından takip ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46030 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/sinan-ceviz-640x427.jpg" alt="" width="348" height="232" />Platform Sözcüsü Sinan Ceviz, asgari ücret görüşmelerine dair Sivil Sayfalar’a konuştu. Söze platformun kuruluş ihtiyacını anlatmakla başlayan Ceviz, “İşçi sınıfının karşı karşıya olduğu sorunlar birleşik ve güçlü bir mücadele olmadan aşılamaz. Biz bu gerçeği özelleştirme karşıtı mücadeleler de gördük, bu gerçeği sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımının engellenmesinde ve buna karşı mücadelelerde gördük. İşyerlerimizde işçi arkadaşlarımız da sık sık sendikaların birleşik ve güçlü eylemler yapması ve sonuç almasına vurgu yapıyor, talep ediyor. İşte temel olarak bu ihtiyaç ve bir bakıma zorunluluğun sonucu olarak ortaya çıktı platformumuz” dedi.</span></p>
<p><strong>İşçiler İnsanca Yaşanacak Bir Ücret İstiyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ceviz, asgari ücret tartışmalarında sendikaların tutumuna dair de şunları söyledi: “Asgari ücrete ilişkin son yıllarda sendikalar olarak iyi bir sınav verdiğimiz söylenemez, ancak bugün artık geçim sorunu çığ gibi büyümüş durumda ve insanca yaşam talebi de bir o oranda büyüyor. İşçi sınıfımızın ‘artık yeter’ çığlığı konfederasyonlarımızda doğal olarak yankı bulmuş durumda ve asgari ücretle ilgili ortak hareket etmekteler ve bizler de bu birlikteliği destekliyoruz. Aynı zamanda insanca yaşanacak ücretin yanı sıra vergide adalet istiyor işçilerimiz ve bu talepte ortak mücadelenin en önemli konularının başında. Platformumuzda bu yönlü ciddi çalışmalar sürdürmektedir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşçilerin yaşam koşullarına ilişkin ve taleplerine dair de bilgiler veren Ceviz, “Geçinemiyoruz sesleri işyerlerinden yükseliyor. Bir yandan da asgari ücrete yeteri kadar zam yapılmayacağı algısı da ne yazık ki hakim, ‘vermezler, olmaz’ diyen özellikle örgütsüz işyerlerinde arkadaşlarımızın böyle tutumları ile karşılaşıyoruz. Asgari ücret Türkiye işçi sınıfının asgari ücret alan ya da almayan tüm sınıfımızın en önemli sözleşmesidir ve birlikte hareket edilmesi gerekir. Bu kültür iş yerlerimizde bu gün için hakim değil. Asıl olan bu kültürü oluşturmak biz de bu yönlü çalışmalar sürdürüyoruz.&#8221;  diye konuştu. </span></p>
<p><strong>&#8216;Olmalı, Etmeli&#8217;nin Ötesinde Bir Mücadele Şart</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46028 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/IMG_87821-640x427.jpg" alt="" width="384" height="256" />Ceviz, Platformun temel yöneliminin “olmalı, etmelinin” ötesinde olması gerektiğini, yani sınıfın taleplerini soyut olarak ifade etmenin yeterli olmadığını savunuyor: “Platformumuz için bugün en yakıcı taleplerin başında öne çıkan asgari ücret ve vergide adalettir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İşten atmaların yasaklanması, insanca yaşam, sendikal hakların korunması gibi talepler ile ilgili platformumuz temel olarak iş yerlerindeki gücünü harekete geçirmeyi hedefleyen bir çalışma sürdürmeyi hedefliyor” diyen Ceviz, “Yani şubelerimiz üyeleri ile paylaşarak planlamalar yapmayı ve sorunlara karşı birlikte hareket etmeyi hedefliyoruz. Çalışmalarımız da bu yönlü sürdürülüyor. Asgari ücret meselesinde de izlediğimiz yol bu” diyor. </span></p>
<p><strong>İki Talep İç İçedir Birbirinden Ayrı Ele Alınamaz</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vergilere ilişkin de değerlendirmeler de bulunan Ceviz son olarak şöyle söyledi: “Vergide adalet asgari ücret den yani insanca yaşam talebinden ayrı ele alınamaz iş yerlerimizde de aslında böyle tartışılmıyor. Yani deniyor ki insanca yaşama yetecek kadar ücret ve vergide adalet istiyoruz. Bu iki talep iç içedir birbirinden ayrı ele alınamaz. Biz de çalışmalarımızda iki talebi tekleştirerek sürdürüyoruz. Bu konuda da 20 Aralık Cuma günü saat 17.30’da Kartal Meydanın da buluşacağız. İnsanca yaşanacak ücret ve vergide adalet için iş yerlerimizden çıkıp Kartal Meydanı’nda taleplerimizi ileteceğiz.” </span></p>
<p><strong>Asgari Ücret Kadınların Da Gündeminde</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46031 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/adile-do%C4%9Fan-640x427.jpg" alt="" width="330" height="220" />Öte yandan asgari ücret kadınlar bakımından da çok önemli. Ülkede asgari ücretin altında ücretle çalışan kadınların oranı erkeklerden yüksek. Aynı sektörde aynı değerde işi yapsalar dahi kadınlar erkeklere göre daha az ücret alıyor. Mahallelerindeki işçi ve emekçi kadınların yaşam koşullarını yakından takip eden Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nden Adile Doğan asgari ücretin kadınları da çok yakından ilgilendirdiğinin altını çiziyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Asgari ücret tabii ki biz kadınları da çok yakından etkiliyor. Bu görüşmeler bizim için de önemli. Çünkü bizler asgari ücretle yaşamını sürdürmek zorunda olan kadınlarız. Ekonomik bütçe daraldıkça yoksulluk kadınlara şiddet olarak dönüyor. Evde bir çorba pişiremeyince bile bu sana şiddet olarak dönüyor. Yoksulluk yüzünden bunalıma giren eşinden şiddet görüyor kadınlar. En önemlisi bizler çalışma yaşamı içinde olan yüz binlerce kadınız ve geçinmek zorundayız. O yüzden asgari ücret hem bizim için çok önemli hem de etkilerini en derinden yaşayanlar da bizleriz. Kadın işçiler asgari ücrete karşı öncelikle insanca yaşanacak bir ücret ve asgari ücretin vergiden muaf olmasını talep ediyor. Örneğin geçen sene biraz hali vakti yerinde olan bir ailede kadın ve erkek çalışıyordu. Kadın çocuk doğurunca işten uzak kaldı çocuğunu bir yere bırakamadığı için. Geçen sene de görüyorduk bu kadını yanına gidiyorduk, “akmasa da geçiniyoruz” diyen bir kadındı. Bundan birkaç gün önce sokakta ağlayarak gördüm. Ayağında ayakkabısı yok, kırık dökük bir bebek arabasıyla ağlayarak dönüyordu pazardan ve bir meyve bile alamadığı için ağlıyordu. Sordum ‘bu ne hal’ diye. “Eşimin bir 4 ay işsiz kalması yetti” dedi. Şimdi eşi bir haftadır çalışıyormuş ama 4 ay demek onlar için 4 ay birikmiş faturalar, kira ve evde hiçbir şeyin kalmaması demek. Eğer insanca yaşayacakları bir ücret almış olsalardı işsizlik durumuna karşı kıyıda köşede kalmış bir miktar para biriktirmiş olurlardı. Ama maalesef bu yok. O yüzden asgari ücret en azından yaşamımızı kolaylaştıracak bir düzeye çekilmeli. Biz dernek olarak aslında hem seslenişimizi bu yönde yapıyoruz. Asgari ücretin insanca yaşanacak bir boyuta gelmesi ve asgari ücretin vergiden muaf olmasını istiyoruz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/20/asgari-ucret-gorusmeleri-isciler-ne-istiyor/">Asgari Ücret Görüşmeleri: İşçiler Ne İstiyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AHEF: Sağlıkta şiddete Tepki Veren Aile Hekimlerine Soruşturma Açılmamalı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/10/ahef-saglikta-siddete-tepki-veren-aile-hekimlerine-sorusturma-acilmamali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 09:14:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AHEF]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Sezen]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nisan ayında İzmir'de Aile Sağlığı Merkezinde görevli aile hekimine yapılan şiddet olayını protesto etmek amacıyla tüm Türkiye’de aile hekimleri bir gün iş bırakma eylemi gerçekleştirmişti. Bu eyleme Antalya'dan katılan aile hekimlerine adli soruşturmalar açılmak isteniyor. AHEF (Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu) bu uygulamaya tepki göstererek “Sendika kararları olmasına rağmen arkadaşlarımız hakkında 4483 kanunu kapsamında soruşturma açılmak isteniyor. Bunun yanı sıra aynı eylemden birden fazla disiplin ceza puanı veriliyor. Bu duruma sessiz kalamayız ve derhal bu yanlıştan dönülmeli” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/10/ahef-saglikta-siddete-tepki-veren-aile-hekimlerine-sorusturma-acilmamali/">AHEF: Sağlıkta şiddete Tepki Veren Aile Hekimlerine Soruşturma Açılmamalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40575 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/1562743875_shutterstock_613921955-640x427.jpg" alt="" width="369" height="246" />İzmir’de aile hekimine şiddet olayı nedeniyle federasyonun kararı ve çağrısıyla, sağlıkla ilgili sendikalar da iş bırakma kararı almıştı. Anayasal haklarını kullanıp bir gün iş bırakma eylemine Antalya’dan katılan doktorlara Sağlık Müdürlüğü tarafından adli ve disiplin soruşturması açıldı. AHEF, hekimlerin ıslak imzalı itiraz dilekçelerinin dikkate alınmamasını, vali yardımcısının soruşturma açma yetkisinin yok sayılmasını ve sağlık müdürlüğü tarafından açılan soruşturmada birden fazla ceza verilmeye çalışılmasını kınadı.</p>
<p>AHEF Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Sezen: “Sendikal hakkı olarak iş bırakan Aile Hekimlerine açılan adli ve disiplin soruşturmasında birden fazla ceza isteniyor. Üstelik de bu haksız talep sağlıkta önlenemeyen şiddeti protesto amacıyla yapılan iş bırakma eylemi nedeniyle… Yani son derece insani ve vicdani bir durumun kamuoyuna duyurulmaya ve halkın bilinçlendirilmesine çalışılması için yapılan bir eylemden ötürü gündeme geliyor. Bu yanlıştan en kısa zamanda dönülmesini ve arkadaşlarımız için istenen cezaların geri çekilmesini istiyoruz” dedi.</p>
<p>Sezen şöyle devam etti; “ASM’leri kapalı olduğu gerekçesiyle eyleme katılan arkadaşlarımıza ayrıca 4483 kapsamında ön inceleme başlatılarak adli yargılama izni alınmak isteniyor. Yasal ve sendikal hakkımız olan bir konuda böyle bir soruşturma psikolojik şiddet, gözdağı ve cezalandırmadır. Biz hekimler bunu kabul etmiyoruz. Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. AHEF olarak ilgili yönetimlerle görüşmelerimiz gerçekleştirdik ve gerekli bilgilendirme ve düşüncelerimizi ilettik. 104 meslektaşımız hakkında işlem yapılmasına, onlara bir zarar gelmesine, onların gönüllerinin en ufak bir şekilde kırılmasına, kalplerinin incinmesine müsaade etmeyeceğiz.”</p>
<p>Özlem Sezen, hekimlere yönelik artan şiddet olayları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü eylem ve iş bırakma eyleminin hakları olduğunun ve bu olayların devam etmesi halinde bu eylemlerini de sürdüreceklerinin altını çizdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/10/ahef-saglikta-siddete-tepki-veren-aile-hekimlerine-sorusturma-acilmamali/">AHEF: Sağlıkta şiddete Tepki Veren Aile Hekimlerine Soruşturma Açılmamalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sendikalaşmak Af Örgütü’nde Neleri Değiştirdi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/09/sendikalasmak-af-orgutunde-neleri-degistirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Oct 2018 08:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31250</guid>

					<description><![CDATA[<p>Af Örgütü 2014 yılında sendikalaşan ve sivil alanda sendikalaşma konusunda örneklilik oluşturan bir kurum. DİSK Sosyal-İş’e üye olan kurum çalışanlarının sendikalaşma sonrası hissettikleri değişimi işyeri temsilciliğini üstlenen Burcu Gülten’den dinledik. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/09/sendikalasmak-af-orgutunde-neleri-degistirdi/">Sendikalaşmak Af Örgütü’nde Neleri Değiştirdi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Öncelikle kendinizden ve kurumunuzda çalıştığınız işten bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Af Örgütünde 6 yılımı doldurdum. Kurumun kaynak geliştirme bölümünde destekçi ilişkileri ve telefundraising sorumlusu olarak çalışmaktayım. Kurum hakkında bilgi vereyim biraz, Uluslararası Af Örgütü, insan haklarına saygı gösterilmesi, insan hakları ihlallerinin engellenmesi ve bu hakların korunması için çalışan insanların oluşturduğu, uluslararası alanda tanınan küresel bir harekettir. Vizyonu, her insanın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tarafından kabul edilen insan haklarına ve diğer tüm uluslararası insan hakları standartlarına erişebilmesini sağlamaktır. Uluslararası Af Örgütü dünyanın dört bir yanında 216 ülke ve bölgede faaliyet gösteren, 7 milyondan fazla insanın, herkesin insan haklarını kullanabilmesi için mücadele ettiği küresel bir harekettir. Farklı kültürlere, farklı dini ve ideolojik inançlara sahip bu insanlar, temel insan haklarına herkesin sahip olduğu, insan haklarının herkes tarafından benimsendiği, uygulandığı ve korunduğu bir dünya için çalışma kararlılığında birleşiyorlar. Uluslararası Af Örgütü, aktivist, üye ve destekçileriyle birlikte, uluslararası dayanışma temelinde kampanyalar yürüterek, insan haklarını geliştirmek için yılmadan mücadele veriyor. Ben ve ekibim de yürütülen kampanyalar üzerinden, bülten aboneliği kapsamında kuruma destekçi kazandırarak kaynak geliştirmeyi amaçlıyor ve yürütüyoruz.</span></p>
<p><b>“Birçok noktada toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından sendikaların ufkumuzu açtığını düşünüyoruz”</b></p>
<figure id="attachment_31252" aria-describedby="caption-attachment-31252" style="width: 506px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-31252" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-09_1147.png" alt="" width="506" height="278" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-09_1147.png 506w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-09_1147-320x176.png 320w" sizes="auto, (max-width: 506px) 100vw, 506px" /><figcaption id="caption-attachment-31252" class="wp-caption-text">Burcu Gülten</figcaption></figure>
<p><b>Af Örgütü&#8217;nün sendikalaşma sürecini anlatır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk sendikalaşma sürecimiz 2014’te başladı ve imzalandı. Çalışanlar olarak en başta yöneticilerimizin isteği ve desteğiyle Sosyal iş çatısı altında örgütlenerek toplu sözleşme başlatma talebinde bulunduk ve yönetim kurulumuzun desteği ve memnuniyetiyle birlikte vakit kaybetmeden sürece dahil olduk. Sosyal-İş Sendikası,  Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi ile yeni dönem toplu iş sözleşmesi sürecini 6356 Sayılı Yasa’ya göre değil ILO’nun 87 ve 98 Sayılı Sözleşmeleri&#8217;ne dayanarak yürüttü. Toplu sözleşme yetkisini Bakanlık&#8217;tan değil Uluslararası Af Örgütü&#8217;nde çalışan üyelerinden aldı. </span><b>Sivil toplum örgütleri içerisinde toplu iş sözleşmesi imzalayan ilk sivil toplum örgütü olduğumuzu da belirtmek isterim.</b><span style="font-weight: 400;"> Birçok noktada toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından sendikaların ufkunu açtığımızı, diğer STK’lara da örnek teşkil edeceğimizi düşünüyoruz.</span></p>
<p><b>Sendika öncesi Af Örgütü&#8217;yle bir kıyaslama yapmak gerekirse, sizce sendika neler değiştirdi?</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle örgütün kendi içinde de tabi bir İnsan Kaynakları Yönetim Standartları ve İdari Usuller Belgesi var. Buradan da hareketle kazanılmış haklar korunurken elbette yeni haklar da eklendi.  Yemek ve yol ücreti talebimiz karşılandı mesela. </span><b>Evlenen sendika üyelerine 5 gün evlilik izni verilirken, sendikalaşmayla birlikte partneriyle birlikte yaşama kararı alan üyeler de aynı haktan yararlanmaya başladı. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğum sonrası cinsiyetine bakılmaksızın ilgili tüm çalışanlar, 16 hafta tam maaşlı ebeveynlik iznine sahip, kadın çalışanlar için bu zaten iş kanununda da var, eşi doğum yapmış erkekler için de aynı sürenin olması önemli bir durum devamında onay halinde de 1 yıl ücretsiz izin hakkı var. </span></p>
<p><b>“Öngörülemeyen çalışma halleri, düşük maaşlar, sınırları net olmayan iş tanımları…”</b></p>
<p><b>Bu dosyayı hazırlama amaçlarımdan biri sivil toplum çalışanlarının çalışma koşullarını incelemek. Sizin bu koşullara dair deneyim ve gözlemleriniz nedir? Bu soruyu Af Örgütü özelinde değil genel olarak, sivil toplum sektörünü baz alarak soruyorum.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK&#8217;larda profesyonelce çalışan insanlardaki en temel dürtü, en temel özellik, yaptıkları işin faydasına gönülden inanmaları. Gönüllülük kavramı üzerine oturtulmuş bir kariyer planlanmış olsa da, hepimiz bir yerde elbette hayatlarını idame ettirmeye çalışan insanlarız. </span><b>Geceli gündüzlü öngörülemeyen çalışma halleri, karşılığında alınan düşük maaşlar, sınırları net olmayan iş tanımları, hiyerarşinin çok belirgin ve baskın olması, örgütlülük içinde bireyselcilik</b><span style="font-weight: 400;">, bunlar, gözlemleyebildiğim sivil toplum örgütlerinin gerçeği. Gerek bireysel gerekse örgütsel olarak maddi gerçeklikle karşılaşıldığında ise, projeler ertelenebiliyor, sonlandırılabiliyor, daralmaya gidilebiliyor ya da çalışan umutsuzluğa kapıldığı için işten ayrılıp STK’lardan uzaklaşabiliyor.</span></p>
<p><b>Bu çalışma koşullarını da ele alarak sizce sivil toplumda sendikalaşma oranı ne düzeyde?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bildiğim kadarıyla bizimle birlikte bir ya da iki sivil toplum örgütü sendikalaştı. Birkaç bildiğim STK’ya bu anlamda örnek olduğumuzu ve sendikalaşmaya gidecekleri yönünde duyumlar almıştım fakat olumlu bir yansıma olmadı şimdiye kadar. Dolayısıyla bu oranın oldukça ama oldukça düşük olduğu kanısındayım. Umarım diğer STK’ların da önümüzdeki süreçlerde örnek ve umut teşkil edecek toplu iş sözleşmelerine imza attıklarını görürüz.</span></p>
<p><b>Düşük olmasının sebeplerini açıklar mısınız? Sivil toplum çalışanları da beyaz yakalı. Diğer yandan hak temelli çalışmalar bu sektörde ağırlıkta. Sivil toplum çalışanlarındaki &#8220;sendika&#8221; algısı nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sendikalaşma oranının neden yetersiz olduğunu ele almak için STK’ların yönetim biçimlerine, yöneticilerin, çalışanların algılarına ve sendikalaşma bilincinin hangi noktada olduğuna bakmak lazım. Sendikalı olsun olmasın, hak temelli çalışıyor olsun olmasın, STK çalışanları olarak işçi olduğumuzun, insanca yaşama koşullarından birinin de sağlıklı bir çalışma ortamı olduğunun bilincindeyiz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/09/sendikalasmak-af-orgutunde-neleri-degistirdi/">Sendikalaşmak Af Örgütü’nde Neleri Değiştirdi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TOG İşyeri Temsilcisi Ozan Karaçam: Sendika İş Güvencesini Arttırdı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/05/tog-isyeri-temsilcisi-ozan-karacam-sendika-is-guvencesini-arttirdi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2018 08:58:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Karaçam]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum Gönüllüleri Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31163</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sivil alanda bir örgütlenme arayışı” diyerek başladığımız bu dosya çalışmasında bir sendikalaşma örneğini ele almak için Toplum Gönüllüleri Vakfı İşyeri Temsilcisi Ozan Karaçam’la sohbet ettik. Karaçam hem sendikayla gelen değişimi anlattı hem de sivil toplum çalışanlarının “beyaz yakalı” olma gerilimini anlattı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/05/tog-isyeri-temsilcisi-ozan-karacam-sendika-is-guvencesini-arttirdi-2/">TOG İşyeri Temsilcisi Ozan Karaçam: Sendika İş Güvencesini Arttırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Öncelikle kendinizden ve kurumunuzda çalıştığınız işten bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2015 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezun oldum. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası Ekonomi Politik Master Programı öğrencisiyim. Yaklaşık 1,5 yıldır Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda Sağlıklı Gençlik Hareketi projesinde koordinatör olarak çalışmaktayım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunlara ek olarak, 2018 Mart ayından beri, sendikalı işçiler olarak yaptığımız seçimler sonucunda, TOG çalışanları olarak örgütlü olduğumuz Sosyal – İş Sendikası’nda sendika temsilcisi olarak görev yapmaktayım.</span></p>
<figure id="attachment_31157" aria-describedby="caption-attachment-31157" style="width: 287px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-31157" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/ozan-karacam-640x639.jpg" alt="" width="287" height="286" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/ozan-karacam-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/ozan-karacam-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/ozan-karacam-610x609.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/ozan-karacam-320x320.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/ozan-karacam.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 287px) 100vw, 287px" /><figcaption id="caption-attachment-31157" class="wp-caption-text">Ozan Karaçam</figcaption></figure>
<p><b>“2018 yılında imzaladığımız TİS’te kadın çalışanlara menstrüasyon iznini getirdik”</b></p>
<p><b>Sendika öncesi TOG ile bir kıyaslama yapmak gerekirse, sizce sendika neler değiştirdi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışanların daha güvenceli bir ortamda çalışmasına katkı sağladı. İşten ayrılan bir arkadaşımız olduğunda işten ayrılma nedenlerinin önemsenmesi, bu nedenleri ortadan kaldırma ve çözüm üretilmesi için talepte bulunma zeminine kavuştuk. Ayrıca İşyeri Kurulu üzerinden, imzaladığımız toplu iş sözleşmesi maddelerinin vakıfta uygulanmasıyla ilgili bir denetim mekanizmamız oldu. Bu da iş güvencesini arttırdı. Yıllık izinlerin iyileştirilmesi, maaş zamlarının iyileştirilmesi, ücretlerin adaletli hesaplanması ve yan haklar konularında gelişmeler sağladık. Bu durum aynı zamanda vakfın verimli bir bütçe yönetimi sağlamasına katkıda bulunmaktadır. Yönetim kademeleriyle bütçe süreçlerinde iletişim kurulması ve çalışanların hak talepleri gözetilerek bütçe oluşturulması sağlandı. Görev tanımlarının daha net tanımlanmasına ve böylelikle iş ortamında hataların azalmasına yönelik taleplerde bulunduk. Yönetim kademelerinin de sendikayı sahiplenmesi sayesinde hak taleplerimizi, vakfın mali durumunu da gözeterek ortaya koyduk. Bu süre zarfında diğer sivil toplum emekçileri ve tüm emekçilerle dayanışma fırsatı bulduk. Sivil toplum alanına bir ilham verdi, başka STK&#8217;larda da sendikalaşma süreci yaşandı ve bizler diğer sivil toplum emekçilerinin mücadelelerinden de çok şey öğrendik. Sadece maddi talepler değil, hak temelli taleplerde bulunduk. </span><b>Saha çalışanlarının yıpranmasına yönelik düzenlemeler, esnek çalışma ile ilgili ilave düzenlemeler ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelik taleplerimiz oldu.</b><span style="font-weight: 400;"> Mesela, 2018 yılında imzaladığımız TİS’te kadın çalışanlara menstrüasyon iznini getirdik. Bu arada sadece sendikalı üyeler değil tüm vakıf çalışanlarının imzaladığımız toplu iş sözleşmesinin sağladığı olanaklardan , dayanışma aidatı vererek yararlanmasını sağladık. Tüm bunlara ek olarak, bütün sivil toplum alanının katılımcı demokrasi prensiplerini sahiplenmesi için çaba gösterdik.</span></p>
<p><b>Bu dosyayı hazırlama amaçlarımdan biri sivil toplum çalışanlarının çalışma koşullarını incelemek. Sizin bu koşullara dair deneyim ve gözlemleriniz nedir? Bu soruyu TOG özelinde değil genel olarak sivil toplum sektörünü baz alarak soruyorum.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK çalışma koşullarının, insanlığın hak mücadelelerinin sonucunda birer kazanımı olarak gerek ulusal ve gerek uluslararası mevzuatlara getirdiği modern dünyadaki görece daha iyi ve rahat çalışma koşullarına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye özelinde, OECD ülkeleri içerisinde en fazla çalışma saatlerine en az ücrete tabi tutulan çalışma şartlarına sahip ülke olduğunu düşündüğümüzde, Türkiye’deki STK çalışanlarının kısmen daha rahat çalışma koşullarına sahip olduğunu ve sert hiyerarşik baskılara maruz kalmadığını söylemek mümkün. </span><b>Ancak bu durum bir işçi – işveren ilişkisi ve yapılan işte hedef – zaman korelasyonunun olmadığı bir gerçekliği yok etmiyor. STK çalışanları, hedefi-zamanı-bütçesi belli projelerde çalışıyor.</b><span style="font-weight: 400;"> Bunda STK’ların şirketlerin sosyal sorumluluk bütçesi ya da çeşitli hibe fonlarıyla kaynak edilebilmesi ya da bağışlarla ayakta kalmaya çalışması gibi bütçesel meseleler de etkili. Özellikle saha çalışmalarını düşündüğümüzde, işin ölçümünün teknik olarak yapılmadığı/yapılamadığı bu durumlarda, STK çalışanları esnek çalışma koşullarına sahipler. Buna, proje bazlı yani belirli bir zamansallığı kapsayan çalışma süresine sahip olması eklendiğinde, ‘güvencesiz çalışma’ kavramını da eklemek de mümkün.</span></p>
<p><b>“Sivil toplum kuruluşlarında sendikalaşma oranı iki elin parmaklarını geçmiyor”</b></p>
<p><b>Bu çalışma koşullarını da ele alarak sizce sivil toplumda sendikalaşma oranı ne düzeyde?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun veri olarak tam raporunu ve rakamını bilemesek de, sivil toplumdaki sendikalaşma oranının istenilen bir düzeyde olmadığını söylememiz mümkün. Sendikamız Sosyal-İş’in İstanbul Şubesindeki dostlarımızla konuştuğumuzda sivil toplum kuruluşlarındaki sendikalaşma sayısının iki elin parmağını geçmemekte olduğunu görmüştüm. Sosyal İş Sendikası’nda örgütlü çeşitli vakıf üniversiteleri akademisyenlerini ve çalışanlarını ya da çeşitli meslek odalarını dahil ettiğimizde rakam biraz daha yükseliyor.</span></p>
<p><b>“Beyaz yakalı kavramı bir iş ilişkisi ve işçi olma durumunu değiştirmiyor”</b></p>
<p><b>Oranların istenilen düzeyde olmamasının sebeplerini açıklar mısınız? Sivil toplum çalışanları da beyaz yakalı. Diğer yandan hak temelli çalışmalar bu sektörde ağırlıkta. Sivil toplum çalışanlarındaki &#8220;sendika&#8221; algısı nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun nedenlerini , tarihsel toplumsal ve iktisadi bağlamlarına oturtarak, iç ve dış dinamiklerin birlikteliğiyle ve küresel iktisadi sistemde yeni bir paradigmanın -neoliberalizm- hakim olmasıyla açıklayabilirim. 1929 Ekonomik Buhranı’na çözüm olan Keynesian Ekonomi Modeli artık çalışmıyordu ve 1960’ler ve 70’ler dünyası, kapitalizmin yaşamış olduğu ‘kârlılık krizi’ne yeni bir alternatif üretmeye çalışmaktaydı. ABD Başkanı Richard Nixon, 1971 yılında ‘</span><i><span style="font-weight: 400;">Bretton Woods’</span></i><span style="font-weight: 400;"> para sisteminin terk edildiğini, uluslararası kamuoyuna deklare etmişti. Sonuç olarak Chicago Boys olarak bilinen Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden iktisatçıların ortaya alternatif olarak attığı bir yeni bir paradigma uygulanmaya başladı. Bunun siyasal, sosyal ve ekonomik yansımaları ABD’de Reagan, İngiltere’de Margeret Thatcher gibi iktidar dönemlerinde ve sonrasında görüldü. Ülkemizde ise bunun tecellisi, 1980 darbesi ve sonrasında eksiksiz şekilde uygulanan 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları’dır. 24 Ocak Kararları Türkiye’nin noliberal iktisadi sisteme entegrasyonunun ilk adımı. Sosyal ve ekonomik hakların törpülenmesi, maaşların düşürülmesi, sendikal hakların olabildiğince berhava edilmesi (Hatta, 1980 Darbesi DİSK’i kapatmıştı.), emeğin üzerinde esnekleştirme ve güvencesizleştirmenin domine edilmesi, sınırsız bir özelleştirme furyası, kamu harcamalarının kısılması… Tüm bunlar bir şok terapi ile değil, tedricen uygulanageldi ve uygulanıyor. Şu anda da sendikal haklar noktasında yetersiz olmamız, sadece bizim bulunduğumuz iş kolunda ve iş alanında değil, çok genel bir mesele.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları kavramının  -İngilizcesinden içeriği de karşılayacak şekilde-  tam çevirisi Devlet dışı/Hükümet dışı kuruluşlar/organizasyonlar. Devletin elinin yetmediği alanlara el uzatmak, hizmet götürmek ve açığı kapatmak gibi, en genel anlamıyla, görev alanlarına sahip. Türkiye’deki STK algısı ve pratiği, içeriğini karşılayan istisnai örnekler dışında, bu şekilde işlemeyen örneklere de çokça sahip. Bu nedenle ‘hak temelli’ çalışmalar STK’cılık yapmak isteyen örneklere mahsus olmakta kanımca.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyaz yakalı, başka ifadeyle orta sınıf gibi kavramlar akademide de tartışılan mefhumlardan birisi. Modern kentlerin kurulması ve teknolojik gelişmelerin ilerlemesi nedenleriyle (endüstriyel sanayinin gelişmesi) işçi sınıfının kafa ve kol emeğinin ağırlığında vasıf seviyeleri de sürekli bir değişime uğrar. Yani teknik gelişmeler bağlı olarak işçiler de gereklere ve değişime odaklı olarak dönüşüm yaşar. </span><b>Ancak bu durum, emeğini satarak geçinen kesimin toplumsal iş bölümündeki konumunu, yani kapitalist toplumdaki yerini değiştirmiyor. </b><span style="font-weight: 400;">Marx Kapital’de: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Ticari işçi doğrudan doğruya emek üretmez. Ama emeğinin fiyatı emek gücünün değeriyle şu halde bunun üretiminin giderleriyle belirlenir, oysa, bu emek gücünün uygulanması, kullanılması, enerji harcaması, aşınıp yıpranması, öteki bütün ücretli işçilerde olduğu gibi, hiçbir şekilde değeriyle sınırlı değildir… Sözcüğün gerçek anlamında ticarî işçi, emeği vasıflı emek olarak sınıflandırılan ve ortalama emeğin üzerinde sayılan, daha yüksek ücret alan ücretli işçiler sınıfına girer. Gene de bu ücret, kapitalist üretim tarzının gelişmesiyle, ortalama emeğe göre bile bir düşme eğilimi gösterir. … gerekli eğitim, ticari bilgi, yabancı dil vb. bilim ve halk eğitimindeki gelişmeyle birlikte gitgide daha hızlı, kolay, yaygın ve ucuz bir biçimde yeniden üretildikçe, kapitalist üretim tarzı da öğretim yöntemlerini, vb. pratik amaçlara doğru yöneltmeye başlar…Üstelik bu, arzı artırdığı için rekabeti de artırır. Pek az istisna ile bu kimselerin emek-gücü, bu yüzden, kapitalist üretimdeki gelişmeyle değer kaybına uğrar. Emeğin kapasitesi arttığı halde bu işçilerin ücretleri düşer. Kapitalist, gerçekleştirilecek değer ve kârı arttıkça, bu işçilerin sayılarını çoğaltır.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diye belirtir. En temel tabiriyle, beyaz yakalı da, emek piyasasında sahip olduğu vasıflar ve teknik ya da düşünsel beceriden ötürü, mavi yakalı üretim işçilerinden fazla maaş ve daha rahat yaşam koşullarına sahip olsa dahi, yaşamını idare etmek için emeğini satmaktan başka çaresi olmayan bir kesim. Bir başka deyişle, beyaz yakalının sahip olduğu vasıf, onun emeğini piyasada alınıp satılan bir meta olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Kaldı ki beyaz yakalının sahip olduğu vasıf ve teknik bilgi, modern toplumda kolayca üretilmeye başlanınca, ne kadar yüksek maaş ve rahat çalışma koşullarına eriştiği de soru işareti olmakta. Üniversiteli işsizlik bunun en açık göstergelerinden. </span><b>Bu nedenle beyaz yakalı kavramının, bir iş ilişkisi ve işçi olma durumunu değiştirmediğini düşünüyorum. Sonucunda, beyaz yakalı da olsa sendika algısını özellikle hak temelli ve katılımcı bir çalışma ve sivil toplum ortamının olmazsa olmazlarından görüyorum.</b><span style="font-weight: 400;"> Tüm bunlara ek olarak; LGBTİ bireylerin ve maden işçilerinin nasıl dayanıştıklarını anlatan ve 1980’ler İngilteresi’nde yaşanmış gerçek olayları anlatan ‘Pride’ filminin önemli gördüğüm bir pasajından bahsetmek isterim. 1984’te Galler’de madencilerin greve gittikleri haberini alan LGBTİ bireyler, mealen söylüyorum, ‘madenciler de bizim gibi itilmiş insanlar’ diyerek greve destek veriyorlar. Hükümet grev alanına yiyecek/içecek ikmallerini kesince grev sönümleniyor. Filmin sonu ise tüyleri diken diken edecek şekilde bitmekte. Grevdeki işçiler Onur Yürüyüşü’nde LGBTİ bireylere desteğe geliyorlar. Sınıfsal ve sosyal toplumun tüm ötekileştirilenleri ve itilmişleri bu şekilde bir araya gelebilirler.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/05/tog-isyeri-temsilcisi-ozan-karacam-sendika-is-guvencesini-arttirdi-2/">TOG İşyeri Temsilcisi Ozan Karaçam: Sendika İş Güvencesini Arttırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın ve LGBTİ Örgütlerinden Flormar’ı Boykot Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/04/kadin-ve-lgbti-orgutlerinden-flormari-boykot-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jun 2018 07:48:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[flormar]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27442</guid>

					<description><![CDATA[<p>94 kadın ve LGBTİ örgütü, “sendikalaştığı için işten çıkarılan, çoğu kadın 120 işçi işlerine iade edilene dek Flormar ve Yves Rocher ürünlerini kullanmayacaklarını ve aktif bir boykot kampanyası örgütleyeceklerini” açıkladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/04/kadin-ve-lgbti-orgutlerinden-flormari-boykot-cagrisi/">Kadın ve LGBTİ Örgütlerinden Flormar’ı Boykot Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kozmetik bakım ürünleri fabrikası Flormar işçilerinin, firmanın Gebze Organize Sanayi Sitesi’ndeki fabrikası önündeki eylemleri 21. gününde.</p>
<p>Kadın ve LGBTİ örgütleri de direnişteki Flormar işçilerine destek açıklaması yaptı.</p>
<p>Açıklamada, direnişteki çoğu kadın olan işçilerin talepleri arasında “insanca yaşayabilecekleri bir ücret alabilmek ve işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda da adımlar atılmasının olduğu” ifade edildi.</p>
<h3>“Sendika üyeliği, Anayasal ve uluslararası bir hak”</h3>
<p>94 imzalı açıklama, “Flormar Türkiye ve Groupo Rocher yönetimlerine” sesleniyor.</p>
<p>Açıklama metni özetle şöyle:</p>
<p>“Gebze Organize Sanayi Bölgesi&#8217;nde faaliyet gösteren Flormar firması, Mayıs ayı içerisinde sendikaya üye olduğu için çoğunluğu kadın 120 işçiyi işten çıkardı.</p>
<p>“Sendikaya üye olmak gerek ulusal gerek uluslararası sözleşmelerle de tanımı net bir haktır;  Anayasa&#8217;nın 51. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 23, 6356 sayılı Sendikalar Kanunu Madde 31, 87 Sayılı ILO sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı Madde 5&#8230;</p>
<p>“Tüm bu kanunlar ile sendikalaşma hakkı belirtilir ve Flormar sendikaya üye olduğu için işçi çıkararak yasadışı bir uygulamada bulunuyor. Flormar yönetimi ayrıca işçileri işten çıkarmakla kalmayıp içerideki işçiler ile dışarıdaki işçilerin iletişim kanallarını da kesmeye çalıştı.</p>
<p>“15 Mayıs&#8217;tan bu yana kararlılıkla direnen çoğu kadın işçi, sendikalı olarak işe geri dönmek istiyor. İşçilerin talepleri arasında insanca yaşayabilecekleri bir ücret alabilmek ve işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda da adımlar atılması var.</p>
<h3>“Yves Rocher emek düşmanı tavrı nasıl açıklıyor?”</h3>
<p>“‘Biz istersek her şeyi yaparız’ diyerek kadınlar üzerinden samimiyetsizce reklam yapan Flormar, işçileri anayasal haklarını kullandıkları, işten çıkarılan arkadaşlarını destekledikleri için fütursuzca işten atabiliyor!</p>
<p>“Doğa dostu olmakla övünen, Flormar&#8217;ın yüzde 51 hissesini satın almış olan Yves Rocher, bünyesindeki firmanın emek düşmanı tavrını nasıl açıklıyor?</p>
<p>“Fransa&#8217;da da sendikal örgütlenme hakken, büyük ortak Rocher grubu, bünyesinde bulunan bir başka coğrafyadaki firmanın anayasaya karşı bu hareketini sessiz kalarak onaylayacak mı?”</p>
<h3>“Biz durursak dünya durur, biliyoruz”</h3>
<p>“Bizler aşağıda imzası bulunanlar belirtmek isteriz ki, anayasal hakkını kullanarak sendikalaştığı için işten atılan 120 işçi işlerine iade edilene dek ne Flormar ne de Yves Rocher ürünlerini kullanacağız ve aktif bir boykot kampanyası örgütleyeceğiz.</p>
<p>“Hem tüketici kitlesini oluşturan kadınların tüketim oranını artırabilmek amacıyla, duyguları, güçlü kadın imajını pazarlamaya çalışmanıza, hem de hiç gocunmadan haklarını talep ettiği anda kadınları işten çıkarmanıza müsaade etmeyeceğiz.</p>
<p>“Tüm işçiler işe iade edilene, işçilerin talepleri karşılanana kadar ürünlerinizi tüketmiyoruz. Biz durursak dünya durur, biliyoruz!”</p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/emek/197809-kadin-ve-lgbti-orgutlerinden-flormar-i-boykot-cagrisi" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/04/kadin-ve-lgbti-orgutlerinden-flormari-boykot-cagrisi/">Kadın ve LGBTİ Örgütlerinden Flormar’ı Boykot Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nebiye Arı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2017 09:29:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Beğendik]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Beğendik işçileri eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Metro Grup]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Tezkop İş]]></category>
		<category><![CDATA[Türk- İş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20082</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221; Metro ve Beğendik mağazalarının el değiştirmesi ile tazminatsız bir şekilde işten atılan işçiler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/">&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221;</strong></p>
<p>Metro ve Beğendik mağazalarının el değiştirmesi ile tazminatsız bir şekilde işten atılan işçiler İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Konya’da &#8216;da eyleme başladı. Konya’da eylemi sürdüren işçiler, diğer şehirlerdeki işçilere göre daha çok engellenmeyle karşılaştıklarını belirtiyor. Greve katılanlardan Doğan Çelik, Cem Koç ve Mehmet Öztekin’le yaşanan süreci konuştuk<strong>.</strong></p>
<h4><strong>&#8220;Üyesi olduğumuz Tezkop İş sendikası da bu iflas ile ilgili bize bir açıklama yapmadığı gibi şirketin göz göre göre iflasa götürülmesine sessiz kaldı. Bu iflasa hileli dememizin sebebi budur&#8221;</strong></h4>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-20083 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG-20171114-WA0002-e1510735836265-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /> </strong><strong>Öncelikle biraz kendinizden söz eder misiniz?</strong></p>
<p><strong>Doğan Çelik:</strong> Real Hipermarketleri’nin içecek şekerleme bölümünde dokuz sene boyunca çalıştım. 2006 yılında Türk- İş’e bağlı Tezkop-İş Sendikası’na üye oldum. .2014 yılında Metro Grup, Real Hipermarketleri’ni Beğendik grubuna sattı. 30 Nisan 2017’de ise Beğendik’in iflas ettiğini açıklamasıyla işten hiçbir hakkım ödenmeden çıkarıldım.</p>
<p><strong>Cem Koç:</strong> Real Hipermarketleri’nde 15 Ocak 2003 tarihinde açılış personeli olarak başladım.14 sene boyunca içecek şekerleme bölümünde çalıştım. Aynı süreçlerin ardından ben de 30 Nisan tarihinde işten çıkarıldım.</p>
<p><strong>Mehmet Öztekin:</strong> Benim işe giriş tarihim Cemal Koç’la aynı tarih. Ve arkadaşlarımla aynı tarihte hiçbir hakkım ödenmeden işten çıkarıldım.</p>
<p><strong> </strong><strong>Eylemin başlaması ve katılma sebeplerinizi anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Beğendik, Real Hipermarketleri’ni aldıktan sonraki ilk yıl firmanın kar ettiğini açıkladı, Gebze’ye yeni bir şube dahi açtı. Fakat  aynı  Beğendik altı ay sonra ne hikmetse mahkemeye iflas erteleme talebinde bulundu. Sonraki süreçte firmaya kayyum atandı ve bunu müteakip firmalar artık mal göndermez hale geldi ve yavaş yavaş mağazaların içi Beğendik tarafından boşaltılmaya başlandı. Üyesi olduğumuz Tezkop İş sendikası da bu iflas ile ilgili bize bir açıklama yapmadığı gibi şirketin göz göre göre iflasa götürülmesine sessiz kaldı. Bu iflasa hileli dememizin sebebi budur.</p>
<h4>&#8220;<strong>Bu direniş ile gerçek sınıf sendikacılığı ile sarı sendika denilen sermayeyle sarmaş dolaş olan, işçiden çok işverenin ağzına bakan sendikacılık anlayışını da öğrenmiş olduk&#8221;</strong></h4>
<p><strong>Eylemin temel talepleri nelerdir, ve eylem sırasında yaşadıklarınızı biraz anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Direnişimizin ortak talebi verilmeyen kıdem ve ihbar tazminatlarımızın ödenmesidir. Direniş boyunca öncelikle yanımızda üyesi olduğumuz, yıllarca aidat ödediğimiz sendikanın olmaması bizim açımızdan en büyük hayal kırıklığı olmuştur. DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikası’nın desteği ve mücadelemizi sahiplenmesi bizim için çok büyük bir moral kaynağı ve yol gösterici oldu. Bu direniş ile gerçek sınıf sendikacılığı ile sarı sendika denilen sermayeyle sarmaş dolaş olan, işçiden çok işverenin ağzına bakan sendikacılık anlayışını da öğrenmiş olduk. Nakliyat İş Sendikası’na bu vesile ile teşekkürlerimizi dile getirmek isteriz.</p>
<p>Yaşadıklarımıza gelince, direniş boyunca OHAL bahanesi ile yaptığımız etkinlikler engellenmek istenmekte ve uğradığımız bu hak kaybı sanki görmezden gelinmektedir. Polis bizim uğradığımız bu hak kayıplarından ve kanunen Real Hipermarketleri&#8217;nden doğan alacaklarımızdan sorumlu olduğu alacaklarımızı ödememesinden kaynaklı Metro marketin yaptığı kanunsuzluğu görmezken, bizim hak arama mücadelemize engel olmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır diyebiliriz. Halbuki bizim verdiğimiz bu mücadelenin OHAL ile ne ilgisi var? Biz hem anayasal hakkımız olan protesto etme hakkını yasalar çerçevesinde aramaya çalışıyoruz, hem de 1475 sayılı kanunun 14. Maddesi gereğince işin bir sorumlusu olan Metro Marketleri&#8217;ni yasal sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz. Yaptığımız başkaca bir şey de yok. Fakat engelleniyoruz, bu da bizi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gerçekten üzüyor ve rencide ediyor.</p>
<p><strong>Konya özelinde diğer şehirlerdeki durumlardan farklı bir şey var mı?</strong></p>
<p>OHAL bahanesi ile yapılan engelleme diğer şehirlerdekinden biraz daha farklı. Diğer şehirlerde de engelleme oluyor tabii ki fakat az da olsa esnetilebiliyor. Özellikle Konya için söylemek gerekirse mesela bu hafta yapmayı planladığımız eyleme izin verilmedi. Israrlarımız sonucu güç bela 10 dakikadan 40 dakikaya kadar bir zaman için Metro önünde durmamıza izin verildi. O da sendika yöneticilerinin ve biz Real mağduru işçilerin kararlı tutumuyla&#8230; Fakat önümüzdeki hafta ne olacağı konusu, nasıl yapılabileceği konusu şu an hala muallakta diyebiliriz. Biz hakkımızı alıncaya kadar mücadele etmeye kararlıyız. Bunun da bilinmesini isteriz. Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/">&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmece Ev İşçileri Sendikası Türkiye&#8217;de ve Avrupa&#8217;daki ilk ev işçileri sendikası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/02/imece-ev-iscileri-sendikasi-turkiyede-avrupadaki-ilk-ev-iscileri-sendikasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 May 2017 07:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ev İşçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ev İşçileri Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[imece ev işçileri sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[saniye evren]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Düşün AB Programı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Düşün&#8217;ün düzenlediği &#8220;Sivil Portreler&#8221; çalışması kapsamında İmece Ev İşçileri Sendikası&#8217;ndan Saniye Evren&#8217;le konuştu. Saniye Evren sendikanın kuruluş hikayesini ve çalışmalarını anlattı. &#160;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/02/imece-ev-iscileri-sendikasi-turkiyede-avrupadaki-ilk-ev-iscileri-sendikasi/">İmece Ev İşçileri Sendikası Türkiye&#8217;de ve Avrupa&#8217;daki ilk ev işçileri sendikası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Sivil Düşün&#8217;ün düzenlediği &#8220;Sivil Portreler&#8221; çalışması kapsamında İmece Ev İşçileri Sendikası&#8217;ndan Saniye Evren&#8217;le konuştu. Saniye Evren sendikanın kuruluş hikayesini ve çalışmalarını anlattı.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/V6-7fprgzy4" width="854" height="480" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/02/imece-ev-iscileri-sendikasi-turkiyede-avrupadaki-ilk-ev-iscileri-sendikasi/">İmece Ev İşçileri Sendikası Türkiye&#8217;de ve Avrupa&#8217;daki ilk ev işçileri sendikası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
