<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Selin Nakıpoğlu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/selin-nakipoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/selin-nakipoglu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Aug 2021 12:56:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Selin Nakıpoğlu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/selin-nakipoglu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Kadınlar Ataerkil Medyanın Elinde İkinci Kez Ölüyor’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/11/kadinlar-ataerkil-medyanin-elinde-ikinci-kez-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2021 07:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Azra Gülendam Haytaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim Kepenek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Selin Nakıpoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73370</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Cinsiyet eşitsizliğini ve kadına karşı şiddeti örtük ya da açık olarak aklayan, müdahale etmeyen, susan herkes bu suça iştirak eder.” Avukat Selin Nakıpoğlu, bu sözleriyle Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde, haberleri cinsiyetçi dille hazırlayan ataerkil medyanın da suça ortak olduğuna dikkat çekiyor. Bianet editörü Evrim Kepenek ise 'tık' derdiyle hazırlanan haberlerde, fail erkeklerin aklanıp kadınların suçlu duruma düşürüldüğünü vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/11/kadinlar-ataerkil-medyanin-elinde-ikinci-kez-oluyor/">‘Kadınlar Ataerkil Medyanın Elinde İkinci Kez Ölüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Geçen hafta </span><span style="font-weight: 400;">Azra Gülendam Haytaoğlu’nun bir erkek tarafından vahşice öldürülmesi, Türkiye’de medyada kadın temsilinin yine ağırlıklı olarak cinsiyetçi bir dille haberleştirilmesinin son örneği idi. Özellikle </span><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/azrayi-vahsice-katleden-sapik-katil-mustafa-murat-ayhanin-ifadesi-ortaya-cikti-6572018/"><span style="font-weight: 400;">erkek gazeteciler</span></a><span style="font-weight: 400;"> tarafından hazırlanan haberlerde, yine mağdur kadının hakları hiçe sayılarak ve hatta fail erkeğe hak verilmesine olanak veren bir dil hakimdi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gazetecilerin kadın cinayetlerine dair haberleri hazırlarken cinsiyet eşitlikçi bir dil kullanmaları zorunludur.</span></p></blockquote>
<p><a href="https://twitter.com/TGCTr/status/1423199396942995456?s=20" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kadın Gazeteciler Komisyonu</span></a><span style="font-weight: 400;"> da artan kadın cinayetlerine ve medyada kadın cinayeti haberlerinde kullanılan yazım dilindeki sorunlara dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Gazetecilerin kadın cinayetlerine dair haberleri hazırlarken cinsiyet eşitlikçi bir dil kullanmaları zorunludur” deniliyor ve gazeteciler “söz konusu haberlerle ilgili fikri takip yapılırken, caydırıcı ceza uygulanıp uygulanmadığının da takipçisi olmaya, kadın-erkek demeden tüm basın çalışanlarını kadına yönelik şiddetin önlenmesi için görevini yapmaya” davet ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı </span><a href="https://twitter.com/ZehraCelenk/status/1422873142050140161" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">kadın yazarlar</span></a><span style="font-weight: 400;">,</span><span style="font-weight: 400;"> katilin “yalan-yanlış ifadelerinin ballandırarak aktarıldığı, cinayeti katilin ağzından yazıp yol gösteren” ve Azra’nın fotoğraflarının katil ile birlikte servis eden bu haberlere tepki gösterdi. </span></p>
<p><a href="https://farukbildirici.com/azra-nin-oldurulmesini-kanli-bir-pornografiye-cevirdiler/"><span style="font-weight: 400;">Faruk Bildirici</span></a><span style="font-weight: 400;"> gibi bazı erkek gazeteciler de medyanın kadına yönelik şiddet ve cinayet haberlerinde yaptığı en büyük yanlışın “kanlı bir pornografiye çevirmek” olduğuna dikkat çekti. Bildirici&#8217;ye göre, kadın cinayetini ayrıntılarla, pornografik bir dille haberleştirmek, asıl üzerinde durulması gereken şiddeti ve kanlı vahşeti görünmez kılıyor; potansiyel saldırganlara yol-yöntem gösterilmiş oluyor. Bu tür haberleri okuyan sağlıklı insanlarda ve genç kadınlarda yaratacağı travmatik etki de göz ardı ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Azra Gülendam Haytaoğlu cinayeti üzerinden, </span><span style="font-weight: 400;">kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin medyada şiddeti yayacak ve mağdurun hukuki haklarını ihlal edecek şekilde yer bulmasının nedenleri ile okuyucuların buna karşı nasıl bir tavır alması gerektiğini avukat Selin Nakıpoğlu ve </span><span style="font-weight: 400;">Bianet kadın ve LGBTİ haberleri editörü Evrim Kepenek ile konuştuk. </span></p>
<h5><b>‘Kadına Karşı Şiddeti Aklayan ve Susan Herkes Bu Suça İştirak Eder’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73384 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu-640x640.jpg" alt="selin nakıpoğlu" width="267" height="267" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu.jpg 768w" sizes="(max-width: 267px) 100vw, 267px" />Kadın cinayetlerinin medyada haberleştirilmesini, hukuki boyutu ile değerlendiren Selin Nakıpoğlu, öncelikle </span><span style="font-weight: 400;">sistematik şiddetin bir öznesi olduğu için “kadına yönelik erkek şiddeti” ifadesini kullanmayı tercih ettiğini not ediyor. Yazılı ve görsel medyada kadına yönelik erkek şiddetinin ve özellikle cinayetlerin %60’ının “3. Sayfa Haberi” olduğunu hatırlatan Nakıpoğlu, bunlarda da toplumsal cinsiyet boyutunun ele alınmadan “adli olay” olarak haberleştirilmesine dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Azra örneğinde olduğu gibi “katil erkeğin adının baş harfleriyle verilmesi, katilin ‘alkol almıştık’ </span><span style="font-weight: 400;">ifadesinin ısrarla yayınlanması oldukça alışık olduğumuz bir haberleştirme tarzı” diyen Nakıpoğlu’na göre, “henüz iddianame hazırlanmadan adeta katiller için indirim sebepleri, bazen de haksız tahrik sebeplerinin altı fosforlu kalem ile çiziliyor. Esasen bu yargıya müdahaledir.” </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kadına yönelik erkek şiddeti sistematiktir ve esasen birçok kurum ve kesimin açık veya örtük onayıyla işlenen örgütlü bir suçtur.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Nakıoğlu konunun hukuki boyutunu şu sözlerle özetliyor: “Kadına yönelik erkek şiddeti sistematiktir ve esasen birçok kurum ve kesimin açık veya örtük onayıyla işlenen örgütlü bir suçtur!</span> <span style="font-weight: 400;">Sadece katil değil cinsiyet eşitsizliğini ve şiddeti örtük ya da açık olarak aklayan, müdahale etmeyen, susan herkes bu suça iştirak eder.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın cinayeti haberlerinde mağdur kadının özel hayatının haberleştirilmesinin mağdurun haklarını ihlal edip etmediği ve hayatta olmayan mağdurun haklarının nasıl korunacağı sorumuza Nakıpoğlu şu yanıtı veriyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Haberler genellikle cinayet-olay odaklı, adliye tutanakları ve faillerin ifadelerine dayandırılıyor. Kadın maktul olsa da olmasa da ceza yargılaması boyunca ikincil mağduriyete uğratılıyor. Bu da şayet kadın hayattaysa özel hayata saygı hakkinin ihlalidir, hayatta değilse de ölünün manevi şahsiyetine hakaret etmek suçudur. Ve mahkemeler pervasızca o erkek sanıkların yargılama boyunca kadına hakaret etmesini, kadının yargılama boyunca özel hayatına yapılan saygı ihlaline ses çıkarmamaktadırlar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, geçtiğimiz mayıs ayında erkek cinsel şiddetine maruz kalmış bir başvurucunun ikincil mağduriyetten korunmasına ilişkin önemli bir karar verdi. </span></p>
<h5><b>‘Dil, Cinsiyetçi İdeolojiyi Taşıyan Temel Unsurlardan Biri’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İsmail Saymaz gibi deneyimli erkek gazetecilerin dahi mağdur kadınların haklarının ihlal edilmesinin medyada bu denli yangın olmasını ise Nakıpoğlu, “</span><span style="font-weight: 400;">cinsiyetçi zihniyetin hayatın her alanında bir kamu politikası olarak yeniden üretilmesine” bir örnek olarak nitelendiriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle gazetecilerin haberde genellikle “erkek şiddeti” nitelendirmesini kullanmadığını çünkü kadınların “kadın olduğu için öldürüldüğünü” reddederek, kadın cinayetlerinin münferit olarak ele aldıklarını kaydeden Nakıpoğlu, dilin önemine dikkat çekiyor: “Dil, kadına yönelik erkek şiddetinin kaynağındaki cinsiyetçi ideolojiyi taşıyan temel unsurlardan olduğu için, dile dikkat etmeyen, kullandığı kelime, deyim ve ifadelerle bu dili yeniden üreten herkes bu suçun ortağıdır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinde medyanın rolünü bir hukukçu olarak değerlendiren Selin Nakıpoğlu, </span><span style="font-weight: 400;">muhabirlerin kadın cinayetlerle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek ve hukuki süreci takip ederek gerektiğinde sürecin toplumsal cinsiyet eşitsizliği boyutunu ortaya çıkarmaları ve süreç sonuçlanıncaya dek takibi sürdürmelerini tavsiye ediyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gazeteciler, erkek şiddetini melodrama dönüştürmek yerine, sayfalarını farkındalık yaratmak ve cinsiyetçi hukuk sistemini sorgulamak için kullanmalılar; çünkü kadınlar ataerkil bir medyanın elinde ikinci kez ölüyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Erkek şiddetine maruz kalmış kadınların fotoğraflarla metalaştırılması ve haklarındaki tüm detayların ifşa edilmesinin sona erdirilmesinde sadece medya mensuplarının değil tüm toplumun sorumlu olduğunun altını çizen Nakıpoğlu, “kadına yönelik erkek şiddetinin haberleştirilmesinde şiddetin pornografisinin yapılmasından vazgeçmeyen her basın mensubu suç </span><span style="font-weight: 400;">işlemektedir.” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, </span><span style="font-weight: 400;">Birgün, Bianet gibi yayın organlarının erkek şiddetine yönelik haberlerini başarılı bulduğunu belirten Nakıpoğlu, erkek şiddetine dair veri toplanmayan Türkiye’de Bianet’in erkek şiddetin bir dökümünü yapmasını da çok önemli bir hizmet olarak nitelendirdi. </span></p>
<h5><b>‘Kadın Cinayeti Haberleri ‘Bu Kadın da Bunu Hak Etmiş” Duygusunu Geçiriyor!’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Selin Nakıpoğlu’nun kadına yönelik erkek şiddetini ve kadın cinayetlerini hukuki boyutuyla değerlendirmesinin ardından, konuyu gazeteci bakışıyla ele alan</span><span style="font-weight: 400;"> Bianet kadın ve LGBTİ haberleri editörü Evrim Kepenek, medyanın “tık” derdine düştüğüne ve yapılan haberlerle “Bu kadın da bunu hak etmiş” duygusunu geçirdiklerini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Azra Gülendam cinayetinin medyada haber yapılma şeklinin, okuyucuda “Ah bu kızları aileleri ne biçim büyütmüş” noktasına getirdiğini; fail erkeğin bu haberlerde aklandığına, kadının ise suçlu gibi gösterildiğine dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73383 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/evrim-kepenek-640x427.jpeg" alt="evrim kepenek" width="366" height="244" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/evrim-kepenek-640x427.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/evrim-kepenek.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" />Kadın cinayeti haberlerinde tüm detayların ve mağdur kadının özel hayatının yer almasının kamuoyunun ilgisini daha çok çekip çekmediği sorumuza Kepenek şu yanıtı veriyor: “Daha çok okunuyor gibi bir düşünceye girmeden bu haberleri yazmak gerekiyor. Yani haber yazarken kendinize iki soru sorun: “Bu haber kimin yararına?” “Ben bu haberde kadını, çocuğu tekrar mağdur ediyor muyum?” İşte o zaman “okunuyor”, “okunmuyor” kaygısına düşmeden haberleri yazarsanız.”</span></p>
<h5><b>‘Fail Erkek Aklanıyor, Mağdur Kadın Suçlu Oluyor’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle erkek gazetecilerin sanık yerine mağdur kadınların fotoğrafları, özel hayatları ve cinayetin detayları ile haberlerini şekillendirmeyi tercih etmelerinin nedeninin bilgi eksikliğinden kaynaklanmadığını çünkü bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğunu vurguluyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Gerçekten “Bu haber kimin yararına?” “Ben bu haberde kadını ya da çocuğu tekrar mağdur ediyor muyum?”. Bu soruların peşinden giderseniz, bir şekilde de doğru bilgiye ulaşırsınız. Bu konuda sayısız kaynak var. “Neden” sorusunu böylesi haberlere imza atan erkek gazeteciler daha iyi yanıtlayabilir sanırım. Biliyorsunuz her konuda uzmanlar!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kepenek, gazetecilik etiğine ve toplumsal cinsiyet eşitliği normlarına uygun şekilde kadın cinayetlerinin haberleştirilmesi için basın mensuplarına, </span><a href="https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2020-09/turkiye-gazeteciler-sendikasindan-etik-gazetecilik-icin-cinsiyet-esitligi-rehberi_0.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) “Etik Gazetecilik İçin Cinsiyet Eşitliği Rehberi” </span></a><span style="font-weight: 400;">, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin </span><a href="https://www.tgc.org.tr/images/kadin_ve_medya_kilavuz.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve Bianet’in toplumsal cinsiyet kütüphanesi ile </span><a href="https://bianet.org/files/static/bia_kitaplar/Toplumsal_Cinsiyet_Odakli_Habercilik_El_Kitabi_TR.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitab</span></a><span style="font-weight: 400;">ı’na başvurmalarını tavsiye ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haber dilinin toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde hazırlanması için okurlara önerilerini sorduğumuz Kepenek, kadına ve çocuğa zarar veren haberleri yapan kurumlara bu durumu bildirmeleri ve sosyal medyada da bu uyarıların paylaşılması gerektiğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evrim Kepenek, bianet&#8217;in </span><a href="https://m.bianet.org/bianet/medya/248197-bianet-in-141-haberine-erisim-engeli" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">‘</span><span style="font-weight: 400;">Erkek şiddeti çetelesi’ dahil 141 haberine erişim engeli</span></a><span style="font-weight: 400;"> getirildiğini hatırlatarak, sadece bu örneğin bile içinde olduğumuz koşulları ve kadına bakışı iyi yansıttığını belirtiyor ve her şeye rağmen “kadınlarla kadınlar için yazmaya, okumaya devam” mesajı veriyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/11/kadinlar-ataerkil-medyanin-elinde-ikinci-kez-oluyor/">‘Kadınlar Ataerkil Medyanın Elinde İkinci Kez Ölüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
