<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlıkta şiddet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/saglikta-siddet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/saglikta-siddet/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:14:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sağlıkta şiddet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/saglikta-siddet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Torba Yasanın 24. Maddesinin Sağlıkta Şiddet Yasası ile Bir İlgisi Yoktur</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/torba-yasanin-24-maddesinin-saglikta-siddet-yasasi-ile-bir-ilgisi-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 07:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Hacıosman]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[torba yasa]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabibleri Merkez Konseyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32169</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık çalışanları ve hekimler 2 Ekim’de Dr. Fikret HacıOsman’ın öldürülmesinin birinci ayında: ‘İş güvencesi, yaşam ve çalışma hakkımız için nöbetteyiz’ eyleminde meclise sunulan torba yasa teklifini geri çekilmesini istedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/torba-yasanin-24-maddesinin-saglikta-siddet-yasasi-ile-bir-ilgisi-yoktur/">Torba Yasanın 24. Maddesinin Sağlıkta Şiddet Yasası ile Bir İlgisi Yoktur</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türk Tabibleri Merkez Konseyi geçtiğimiz günlerde</span><i><span style="font-weight: 400;">: ‘ Sağlıkta şiddete karşı, “şiddeti önleme yasa tasarısı” talepli “nöbet eylemlerini” bu kanun teklifinin tüm maddelerine karşı “Hekimler Kandırmaca Değil, Haklarını İstiyor Nöbetleri”ne çeviriyor, bütün gücümüzle, tüm sağlık kurumları ve  şehir meydanlarında sesimizi duyuracağımızı, TBMM’de bu yanlış ve hekim karşıtı yasa teklifini durdurup, sorunlarımızın çözümüne dair maddeler içeren bir yasa teklifine bürünmesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.” açıklaması yapmıştı.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘İş güvencesi, yaşam ve çalışma hakkımız için nöbetteyiz’ talebiyle hekimler ve sağlık çalışanları Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya geldi.  Mersin Tabib Odası, Mersin Aile Hekimleri, SES Mersin Şubesi ve 1. Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın nöbetinde torba yasa ile meclise sunulan 24. Maddenin Sağlıkta şiddet Yasası ile bir ilgisinin olmadığını ifade edildi.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32171" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-5-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-5-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-5-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-5.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-5-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-5-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurumlar adına açıklama yapan  Mersin Tabibler Odası Başkanı Mehmet Antmen: ‘Her ne kadar kamuoyuna “Sağlıkta Şiddet Yasası” olarak sunulmaya çalışılsa da, AKP milletvekillerince “Torba Yasa” olarak TBMM’ye sunulmuş olan teklifin 24. Maddesinde yer alan düzenlemenin bizim ısrarla önerdiğimiz sağlıkta Şiddet yasası ile bir ilgisi yoktur ve bu haliyle sağlıkta şiddeti önlemeye ilişkin hiçbir yeni düzenleme ve caydırıcılık getirmemektedir” dedi.</span></p>
<p><b>“Anti- Demokratik Rejimlerde Bile Rastlanmayacak Kadar Vahim İçerikte”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyonda görüşülmeye devam eden yasa teklifinin güvenlik soruşturması ile ilgili olan  5. Maddesinin:  &#8216;anti- demokratik rejimlerde bile rastlanmayacak kadar vahim bir içerikte’ olduğu değerlendirilmesinde yapıldığı açıklamada: “Bir insanın hekim olup olmadığına, hekimlik yapıp </span><span style="font-weight: 400;">yapamayacağına mevzu olduğu okul, aldığı diploma ve mesleki yeterliliği üzerinden karar verilir. Mesleğini icra etmeye engel bir suç veya ceza olmadığı sürede de hekimliğini yapmaya devam eder. Hekimlik kamusal niteliği olan bir meslektir.  Devlet güvenliğini ilgilendiren stratejik bilgi, durum ya da konumla herhangi bir ilgisi yoktur. Hipokrat’tan bu yana karşısındakinin “kimliğini, dilini, dilini, cinsiyetini, toplumsal konumunu” sorgulamadan ve ayrım yapmadan sağlık hizmeti sunmakla yükümlü olan hekimler olarak mesleğimizi icra ederken hiç bir erk tarafından ayrımcılığa tabi tutulmak istemiyoruz” denildi.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32172" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-6-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-6-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-6-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-6.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-6-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/saglıktasiddet-6-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kimler tarafından ve hangi kriterle düzenlendiği ve kimlerin karar verdiği açıklanmayan “Güvenlik Soruşturmaları” sonucunda hekimliğe yeni adım atacak gençlerin hayatını karartmaya çalışmak hukukusuzluğa, keyfiliğe, ötekileştirmeye eklenmiş kötücülüktür. OHAL dönemini; Sürekli OHAL rejimine dönüştürerek KHK ile ihraç edilenlere hiçbir hukuki norm uygulanmayacağını ilan etmek ve hekimliklerini ellerinden almak yöneticilik değildir. Bunun adı pür kötülüktür” ifade edildiği açıklamada yasa teklifinin “hastane döner sermayelerinin” yönetim yerini değiştirmenin, Şehir Hastanelerinde işletmeci şirketlere vergi muafiyetini artırmanın yanı sıra, aile hekimliğinde hak kayıplarına yol açan ve Tabibler Odalarının hekimliğin uygulanmasındaki etkisini sınırlamayı amaçlayan maddeler bulunmaktadır. TBMM Sağlık Komisyonu’nda görüşülmekte olan taslak geri çekilmeli, yerine hekimlerin ve toplumun taleplerine uygun, hukuku esas alan yasa maddeleri içeren yeni bir teklif geri çekilmelidir” denildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eyleme destek veren CHP Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen ise: “Mecliste Adalet Komisyonu’nda yer aldığını fakat Sağlık komisyonuna gelen bu teklife karşı durduğunu” ifade etti. Torba yasa hakkında Roma hukukuna atıfta bulunan Alpay Antmen: “2500 yıl önce aynı anda birden fazla yasa teklifinin yapılamayacağının Roma hukukunda yer alıyor fakat torba yasa kırk elli maddeden oluşuyor. Sağlıkta yaşanan şiddete dair çalışanların olay yerinde, karakolda ya da savcılıkta ifade vermesinin bir anlamı olmadığını ifade eden Antmen KHK ile ihraç edilen doktorların SGK ile anlaşmalı yerlerde çalıştırılmayacak olmasının hiç bir yerde çalışamayacak anlama geldiğini söyledi. Tasarının bir alt komisyona sevk edilip ilgili STK’lardan görüş alınması teklifinin reddedildiğini söyleyen Antmen görüşmeyi Salı gününe erteletebildiklerini ifade etti.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinin içeriği için : </span><a href="http://www.ttb.org.tr/userfiles/files/Saglikla-Ilgili-Bazi-Kanun-ve-Kanun-Hukmunde-Kararnamelerde-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanun-Teklifi.pdf"><span style="font-weight: 400;">http://www.ttb.org.tr/userfiles/files/Saglikla-Ilgili-Bazi-Kanun-ve-Kanun-Hukmunde-Kararnamelerde-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanun-Teklifi.pdf</span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/torba-yasanin-24-maddesinin-saglikta-siddet-yasasi-ile-bir-ilgisi-yoktur/">Torba Yasanın 24. Maddesinin Sağlıkta Şiddet Yasası ile Bir İlgisi Yoktur</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıkçılar İsyanda!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/saglikcilar-isyanda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2018 13:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[DÜTAP]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şerif Demir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de şiddete maruz kalan sağlıkçı sayısı her geçen gün artıyor. Son birkaç günde Elazığ’da Dr. İsmail Polat, Diyarbakır’da Dr. Ahmet Azizoğlu, Balıkesir’de Ahmet Sıtkı Çelebi hasta yakınlarının saldırısına uğradı. Sağlıkçılar Türkiye’nin her yerinde şiddetin önlenmesi için çeşitli eylemler yaptılar. Diyarbakır’da sağlık personellerine yapılan saldırıları kınamak ve şiddetin önlenmesi için SES, Diyarbakır Diş Hekimleri Odası DÜTAP ve Tabipler Odası 13.08.2018’de basın açıklaması yaptılar. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/saglikcilar-isyanda/">Sağlıkçılar İsyanda!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz de Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir’le sağlıkta şiddeti, mevcut politikaları ve önlenmesi hususunda taleplerini konuştuk.</p>
<p><b>Son dönemde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayların artışını neye bağlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Ne yazık ki sağlık alanında her gün yüzlerce şiddet olayı yaşanmakta ve şiddetin dozu her geçen artarak devam etmektedir. Kuşkusuz sağlıkta şiddet çok etkenli bir sorundur.</span><span style="font-weight: 400;"> Sağlıkta şiddetin artmasının temel nedeni mevcut sağlık politikaları ve Sağlıkta Dönüşüm Programı’dır. Hastaları müşteri, hastaneleri işletme olarak gören anlayış, kışkırtılmış sağlık talebi, hastalara yeterli süre ayrılamaması, hastalardan katkı ve katılım payı alınması nedeniyle yoğunluklu olarak acil servislere başvuruların olması sağlık alanında şiddeti artırmıştır.  Mevcut sağlık politikaların yarattığı çarpıklıklar ve kışkırtılmış sağlık talebi, sağlık çalışanlarını ve hasta yakınlarını karşı karşıya getirmekte. Tamamen müşteri memnuniyeti mantığıyla hasta ve yakınlarında beklentiler oluşturulmuştur. Beklediğini bulamayan, memnun olamayan hasta (müşteri) doktora, sağlık çalışanlarına saldırmakta. Sağlık şiddettin artmasının bir başka nedeni ise son dönemde yönetenlerin topluma verdiği mesajlar ile hastaların karşılaştığı gerçeklik arasındaki çelişki, hekimlerin “Bunlar iğne yapmayı bile bilmez”, “doktor efendi, sen önce çek elini hastanın cebinden”  tarzından söylemlerle aşağılanması ve toplumun gözünde hedef haline getirilmesi gibi pek çok nedeni vardır. </span><span style="font-weight: 400;">Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti artıran unsurlardan birisi de, şiddeti uygulayan kişilerin cezalandırılmayacakları ya da önemsenecek bir yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesidir.</span></p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-29817  alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2018/08/20180813141518_IMG_2520-640x427.jpg" alt="" width="280" height="187" /></p>
<p><strong>Şiddete uğrayan sağlıkçılar ile ilgili bir oran istatistik var mı elinizde ne tür şiddete maruz kalıyorlar?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Resmi verilere göre ülkemizde her gün 30’un üzerinde sağlık çalışanı şiddete uğruyor ve bunların üçte biri fiziksel şiddet.</span> <span style="font-weight: 400;">Bu rakamların sadece Sağlık Bakanlığı’nın Beyaz Kod birimine yapılan başvuruları kapsadığını, gerçekte sağlık çalışanlarının karşılaştığı şiddet olaylarının çok daha fazla olduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor.</span> <a href="http://www.milliyet.com.tr/saglik-bakanligi/"><span style="font-weight: 400;">Sağlık Bakanlığı</span></a><span style="font-weight: 400;">’nın “Beyaz Kod” hattına şiddet nedeniyle başvuranların son 5 yılki istatistiği incelendiğinde de şiddetin önceki yıllara göre artış gösterdiği görülüyor. 2013 yılında 10 bin 715 kişi, 2014 yılında 11 bin 174 kişi, 2015 yılında 11 bin 881 kişi, 2016 yılında 13 bin 76 kişi ve 2017 yılında da 13 bin 545 kişi şiddet nedeniyle “Beyaz Kod” hattına başvuruda bulundu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne yazık ki birçok şiddet olayı (hakaret, küfür, taciz vb) hekimler ve sağlık çalışanları tarafından çeşitli nedenlerden dolayı da bildirilmemektedir. Ancak bu şiddet olayları hekimler ve sağlık çalışanları tarafından ilgili mercilere bildirilmemesi çalışanlar tarafından yaşanan çaresizlik(!) sonucu sorunlarını daha da ağırlaştırmaktadır. Özellikle acil servisler şiddetin kol gezdiği, sağlık çalışanlarının kendilerini emniyette hissedemedikleri, sağlık hizmetini güvenli ortamlarda veremedikleri yerler haline gelmiştir.</span></p>
<p><b>Sağlık personelinin korunması için hastanelerde alınması gereken güvenlik önlemleri alınıyor mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda sağlıkta yaşanan şiddettin artışı, sorunun bir başka yüzünü, halka olumsuzlukların kaynağı olarak sağlıkçıları gösteren yöneticilerin, onları korumada ne denli etkisiz olduklarını açığa çıkarmaktadır. Somut olarak, hastanelerde güvenliği sağlamakla görevli kadroların  olayları önle(ye)medikleri aşikârdır,  acil servisler başta olmak üzere sağlık kuruluşlarındaki şiddeti önlemede şimdiye dek kamu idaresinin aldığını ifade ettiği önlemler son derece yetersizdir. Can güvenliği sorunu hekimlerin ve sağlık çalışanlarının en büyük sorunu haline gelmiştir. Yöneticilerinin şu ana kadar bu sorunu çözmeye yönelik hiçbir ciddi çalışması yok.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-29819  alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2018/08/20180813141257_IMG_2505-640x427.jpg" alt="" width="345" height="230" /></p>
<p><b>Şiddet olaylarının basına yansıması nasıl?  Ve bu tür olaylarda haber dili nasıl olmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hekimler ve sağlık çalışanlarına yönelik yazılı ve görsel basında, sosyal medyada karşılaşılan kimi yayınlar ve paylaşımlar sağlıkta şiddeti özendiren, şiddet göreni suçlayıcı ifadeler içermektedir. Şiddeti normalleştiren nitelikteki bu yayınlar, hekimlerin onur ve saygınlıklarını zedeleyici, toplumun hekimlere duyduğu güveni sarsıcı öğeler içermektedir</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her gün polikliniklerde yüzlerce hasta bakmak zorunda bırakılan, nöbet sonrası izin kullanmadan 36 saat aralıksız çalışan, acil servislerin artan hasta yüküyle baş etmeye çabalayan hekimler %80’lere varan oranlarda tükenmişlik yaşamaktadır. Sağlıkta Dönüşüm Programının uygulanmasından kaynaklanan sorunların sorumluları olarak hekimler ve sağlık çalışanlarının görülmesi kabul edilemez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görevlerini sağlık muhabirliğinin etik kurallarına uygun yapan sağlık habercileri, kamusal bir hizmet olan sağlık hizmetini bütünleyen temel unsurlardan biridir. Sağlık habercileri ile sağlık alanında görev yapan mesleklerin etkin işbirliği, halkın sağlıklı haber alma hakkına katkıda bulunacaktır. Basının bir olayı haberleştirmeden önce bizimle konuşmasını ve sağlık haberlerinin sağlık muhabirleri tarafından yazılmasının daha doğru olacağına inanıyoruz.</span></p>
<p><b>Meslek odası şiddet olaylarının çözümü için neyi öneriyor bu konuda neler yapıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık alanında şiddetin ortadan kaldırılmasının asıl olarak yanlış sağlık politikalarından ve çalışanları hedef alan söylemlerden vazgeçilmesi ile mümkün. Şiddeti önlemenin bir diğer yolu olarak sağlık alanında yaşanan şiddeti düzenlemek üzere TTB ve diğer sağlık örgütleri tarafından hazırlanmış olan sağlıkta şiddetle ilgili tasarı ve öneriler. TTB’nin yasa tasarısı bir an önce yasalaşmalıdır ve gerekli cezai yaptırımların uygulanması gerekir. Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında ya da bu kuruluşlar dışında olmakla birlikte işin yürütümü nedeniyle çalışanlara yönelik olarak gerçekleştirilen şiddet olaylarının iş kazası olarak değerlendirilmesi gerekir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/saglikcilar-isyanda/">Sağlıkçılar İsyanda!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
