<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>RTÜK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/rtuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/rtuk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 07:03:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>RTÜK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/rtuk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Lisans Şartı Açık Bir Şekilde Basın Özgürlüğü İhlalidir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/07/lisans-sarti-acik-bir-sekilde-basin-ozgurlugu-ihlalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 10:41:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[haber portalları]]></category>
		<category><![CDATA[lisans şartı]]></category>
		<category><![CDATA[RTÜK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79091</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘RTÜK’ün yaptığı dayatma bir lisanslamadan öte haber portallarına yönelik bir sansür uygulama girişimi niteliği taşıyor. Bunun lisanslamayla bir ilgisi yok.’ Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Başkan Yardımcısı, IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Emre Kızılkaya ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Avukat Veysel Ok ile RTÜK’ün Türkçe yayın yapan VOA’nın da aralarında bulunduğu yabancı medya kuruluşlarına getirdiği lisans şartını konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/07/lisans-sarti-acik-bir-sekilde-basin-ozgurlugu-ihlalidir/">&#8216;Lisans Şartı Açık Bir Şekilde Basın Özgürlüğü İhlalidir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Türkçe yayın yapan merkezi Berlin’de bulunan Deutsche Welle (DW), merkezi Washington’da bulunan Voice of America (VOA) ve merkezi Lyon’da bulunan Euronews’a lisans şartı getirmiş ve lisans başvurusu yapmamaları halinde bu sitelere erişim sağlanamayacağını ifade etmişti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">RTÜK’ün almış olduğu bu kararın ardından DW ve VOA bu yönetmenliğin sansür amacı taşıdığına dikkat çekerek lisans başvurusunda bulunmayacaklarını açıklamıştı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş,  Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Başkan Yardımcısı, IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Emre Kızılkaya ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Avukat Veysel Ok ile RTÜK’ün bu kararını basın özgürlüğü açısından nasıl değerlendirdiklerini konuştuk.</span></p>
<h5><b>‘Lisans Şartı Açık Bir Şekilde Basın Özgürlüğü İhlalidir’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-79324 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/gokhan-durmus-640x426.jpg" alt="Gökhan Durmuş" width="315" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/gokhan-durmus-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/gokhan-durmus.jpg 920w" sizes="(max-width: 315px) 100vw, 315px" />Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye&#8217;de medyanın büyük oranda iktidarın kontrolü altına geçtiğini söylerken, halkın habere ulaşmakta, objektif habercilik yapmak isteyen gazetecilerin de yazacak mecra bulmakta zorlanmaya başlamasına değindi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu durumun hem Türkiye medyasında dijitalleşmenin hızını arttığını hem de uluslararası medya kuruluşlarının ülke içinde takibini de arttırdığını ifade eden Durmuş, “İktidarın uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye ofislerine yönelik müdahaleleri hep büyük siyasi krizleri beraberinde getirdi. Tekil müdahaleler yerine toplu bir müdahale olarak lisans şartı getirilmesi, haberlerin hem ülke içinde hem de uluslararası alanda görülmesini engellemeye yönelik bir hamle. Dolayısıyla lisans şartı açık bir şekilde basın özgürlüğü ihlalidir” şeklinde konuştu.</span></p>
<h5><b>‘Demokratik Ülkelerdeki Benzer Kurumların Standartlarına Tamamen Aykırı’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-79326 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/emre-kizilkaya-1.jpg" alt="Emre Kızılkaya" width="266" height="266" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/emre-kizilkaya-1.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/emre-kizilkaya-1-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 266px) 100vw, 266px" />Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü&#8217;nün (IPI) Başkan Yardımcısı ve IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Emre Kızılkaya konuyla ilgili, &#8220;RTÜK&#8217;ün son yıllarda basın özgürlüğünü doğrudan hedef alan siyaset güdümlü uygulamaları, demokratik ülkelerdeki benzer kurumların standartlarına tamamen aykırı. RTÜK&#8217;e benzer kurumlar birçok ülkede var ancak gelişmiş demokrasilerde bu kurumlar, TV ve radyo kanallarını denetlerken öncelikle ifade özgürlüğünü koruyacak şekilde ve siyasi etkilerden bağımsız olarak çalışıyor” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kızılkaya&#8217;ya göre, bu kurumların tarihi gerekçesi karasal yayıncılıkta (broadcast) frekansların sınırlı olmasına dayanıyor: &#8221;Bu sonluluktan kaynaklanan normların bugün sonsuz bir mecra sunan dijital alana doğru genişletilmesi, demokratik bir toplumda, ancak demokratik süreçlerle oluşturulan yeni toplumsal uzlaşmaların sonucu olarak gerçekleşebilir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">RTÜK’ün son yıllarda yetkilerini tamamen tek taraflı bir biçimde ve siyasi bir silah olarak özellikle eleştirel yayıncılığı cezalandırmak için kullandığına dikkat çeken Kızılkaya, “Birkaç haber sitesinin sadece ana sayfalarında &#8216;video&#8217; ve &#8216;canlı&#8217; sekmeleri var diye aniden TV muamelesi görmeleri de RTÜK&#8217;ün nasıl siyasallaştığına dair son örnek&#8221; diye konuştu.</span></p>
<h5><b>&#8216;RTÜK Bu Girişimini İnternet Medyasını Kontrol Etmek Amaçlı Gerçekleştiriyor’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-79327 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/veysel-ok-640x320.jpg" alt="Veysel Ok" width="342" height="171" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/veysel-ok-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/veysel-ok.jpg 800w" sizes="(max-width: 342px) 100vw, 342px" />RTÜK yönetmenliğinin 2019’un Ağustos ayında yayımlandığının altını çizen MLSA </span><span style="font-weight: 400;">Eş Direktörü Avukat Veysel Ok, aynı ay yönetmenliğin anayasaya, ifade özgürlüğüne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Danıştay’a başvuruda bulunduklarını belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an bir karar aşamasında olduklarını ifade eden Avukat Ok, “RTÜK’ün yaptığı bu dayatma bir lisanslamadan öte haber portallarına yönelik  bir sansür uygulama girişimi niteliği taşıyor. Bunun lisanslamayla bir ilgisi yok. Çünkü internet yayıncılığının lisanslanmasıyla ilgili dünyanın hiçbir yerinde bir uygulama yok. Bu RTÜK’ün tamamen kendi mevzuatı” dedi. B</span><span style="font-weight: 400;">u gerekçeden dolayı gazetecilerin internet medyasından haber alıp, haber yapmaya başladığını ekleyen Avukat Ok, RTÜK’ün lisans şartını internet medyasını kontrol etmek amaçlı getirdiğine dikkat çekti.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/07/lisans-sarti-acik-bir-sekilde-basin-ozgurlugu-ihlalidir/">&#8216;Lisans Şartı Açık Bir Şekilde Basın Özgürlüğü İhlalidir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İnternet İçin Sansür Norm, İfade Özgürlüğü İstisna Olmuş”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/17/internet-icin-sansur-norm-ifade-ozgurlugu-istisna-olmus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Aug 2019 08:47:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bianet]]></category>
		<category><![CDATA[RTÜK]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Wikipedia]]></category>
		<category><![CDATA[Yaman Akdeniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41528</guid>

					<description><![CDATA[<p>135 internet sitesine yasak getirilmesini değerlendiren Prof. Dr. Yaman Akdeniz, basın ve televizyonun ardından internetin de kontrol altına alınmak istendiğini belirterek, "İnternet İçin sansür norm, ifade özgürlüğü istisna olmuş durumda,” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/17/internet-icin-sansur-norm-ifade-ozgurlugu-istisna-olmus/">“İnternet İçin Sansür Norm, İfade Özgürlüğü İstisna Olmuş”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz hafta alınan bir kararla 135 haber sitesi ve sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi, yine aynı dönemde RTÜK’ün internet üzerinden yapılan yayınları da denetleyeceğini açıklaması sansürü bir kez daha gündeme taşıdı. Yasaklanan siteler arasında Bianet’in de yer alması, sonra ‘sehven yapıldı’ açıklamasıyla çıkarılması ise akılları hukukun işleyişine dair iyice bulandırdı. İfade Özgürlüğü Derneği kurucusu Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in akademik çalışmaları ve açıklamaları ise sansürün boyutunun çok daha vahim olduğunu gösteriyor. 2018 Engelli Web raporunda erişime kapatılan site sayısı 245 bin. Akdeniz’e göre gelecek de parlak görünmüyor, aksine durum giderek kötüleşiyor. </span></p>
<p><b>İnternette ifade özgürlüğü üzerine birçok önemli araştırmaya imza atmış bir hukukçu ve akademisyen olarak bu son yasak kararı hakkında neler söylersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41530 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/yaman-akdeniz.jpg" alt="" width="436" height="218" />Bahsi geçen karar sadece Bianet’in de bu kararda yer alan ve erişimine engellenmesine karar verilen 136 adresin içinde yer alması ile gündeme geldi. Aksi takdirde sulh ceza hakimlikleri her sene ortalama 12.000 tane erişimin engellenmesi kararı veriyor. Bu karar ise o 12 bin karardan sadece bir tanesi. Biz bu kararlarla ilgili detaylı analiz ve değerlendirmeyi İfade Özgürlüğü Derneği için hazırladığımız <a href="https://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1715" target="_blank" rel="noopener">EngelliWeb 2018</a> raporunda da belirttik. 2019 sonunda yaklaşık 300 bin web sitesi topyekün engellenmiş olacak Türkiye’den. Kararları incelediğimizde de Bianet kararında olduğu gibi özensiz, kes yapıştır, imla hatalarına kadar birbirinin aynı karbon kopya kararlar görüyoruz. Hakimler özellikle milli güvenlik, kamu düzeninin korunması gibi 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında önlerine gelen erişim engelleme listelerini hiç değerlendirmeden ve hatta hiç bakmadan onaylıyorlar. Bu talep listelerine Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıklar TBMM web sitesini koysalar bile hakimler farkında olmadan talebi onaylar. Geldiğimiz seviye bu. Dolayısıyla, hukuk sadece “erişimin engellenmesi” yönünde işliyor ve engellenen içeriklerle ilgili yapılan tüm itirazlar reddediliyor. Anayasa Mahkemesi ise ortalama 5 yılda bireysel başvurularla ilgili karar veriyor. Dolayısıyla internet söz konusu olduğu zaman sansür norm, ifade özgürlüğü istisna olmuş durumda. TBMM’de bu konuda derhal bir araştırma komisyonu kurulması gerekir ve bu yönde bir talep Meclis’te bekliyor.</span></p>
<p><b>Bianet, yasaklanan siteler arasındayken &#8220;sehven yapıldı&#8221; açıklamasıyla listeden çıkarıldı. Bir haber sitesinin &#8220;sehven&#8221; kapatılması nasıl olabilir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle bir şeyin sehven veya yanlışlıkla talep edilmesi mümkün değil. Talep Jandarma’dan geliyor ve bu kurum içinde bu listeleri kim oluşturuyorsa, öncelikle ne yaptıklarının farkında değiller ve Bianet onların gözünde sadece bir “terör sitesi”. Bunun başka hiç bir açıklaması yok. Sehven değil, maksatlı olarak o listeye eklenmiş Bianet web sitesi. Hakim de bunun farkında bile olmadan talebi onaylıyor. Karar uygulanmak için BTK’a gittikten sonra, uygulama aşamasında BTK içinde Bianet’in de listede olduğu anlaşılınca karar uygulanmıyor. Jandarma’ya haber ediliyor ve düzeltme talebi hakimliğe iletiliyor. Bu süreçte Hakimlik re’sen kararını düzeltebilecekken tekrardan Jandarma’nın talebi bekleniyor. Tüm bu süreç ve işleyiş demokratik toplumlarda ve hukuk devletlerinde kabul edilebilir değil.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Vahim tablo EngelliWeb 2018 raporunda da göstermeye çalıştığımız üzere açık ve net bir şekilde görülüyor ve hatta her geçen sene daha da kötüye gittiği görülüyor. Dolayısıyla, hem gündemde kalması gereken hem de yapısal değişiklikler gerektiren bir konu. Yargı Reformu konuşulurken tablonun bu olması ve üstüne de RTÜK Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi de bu konuda reform falan olmayacağının göstergesi.</span></p></blockquote>
<p><b>Son zamanlarda konuşulan konulardan biri de Yeni RTÜK Sansür Yönetmeliği. Böylelikle ücretli abonelikle işleyen ve internet üzerinden yayın yapan Netflix, BluTV gibi yerlere dahi sansür uygulanabilecek, yurt dışı kaynaklı haber sitelerine de sansür getirilebilecek. Özellikle internetten yayın yapan yurt dışı kaynaklı sitelere sansür uygulamak ne kadar mümkün? Yani bir Netflix dizisinde eşcinsel karakter varsa RTÜK diziyi mi yasaklayacak, nasıl işleyecek?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugüne kadar yaklaşık 300 bin web sitesine erişim engelleyen yapının, yurt dışı kaynaklı haber sitelerine erişim engellemesi fazlasıyla mümkün. Fakat, bu sefer, bu engellemeler bu haber sitelerinin “lisansı yok” bahanesi ile yapılacak. Dolayısıyla, farklı bir yapı altında ve RTÜK kullanılarak radyo ve televizyon yayınları hedef alınacak. SETA raporunda bahsi geçen yurt dışı kaynaklı basın kuruluşları da ilk hedef olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İsteğe bağlı Netflix, BluTV gibi içerik platformlarına RTÜK’ün nasıl bir yaptırım yapacağı veya ne talep edeceği henüz net değil. Designated Survivor veya Casa de Papel dizisini Netflix’e platformundan çıkart da diyebilir veya çıkartmazsan lisans vermem veya lisansını iptal eder ve platforma erişimin engellenmesini talep ederim diyebilir veya Behzat Ç’yi çiçeklerle, böceklerle ve biplemelerle tamamen anlaşılmaz ve izlenilmez hale getirebilirler. Sonuçta Türkiye’nin “hassasiyetleri” belli ve bu yeni yapılanma da bu hassasiyetler çerçevesinde kullanılacaktır.</span></p>
<p><b>Haber siteleri, dizi ve film platformları dışında insanların bireysel sosyal medya sayfalarına da kapatma kararı çıkıyor. Akademisyenlerin herhangi bir konuda fikirlerini özgürce ifade etmeleri en hafifinden işsizlikle sonuçlanıyor. Bu noktadan sonra gazeteci, senarist, akademisyen ya da toplumun herhangi bir bireyi için özgür ifade alanlarından bahsetmek ne denli mümkün olacak? Bu konuda nasıl bir araya gelinebilir, karşı duruş sergilenebilir? Konu üzerine çalışan hukukçulara ve STK&#8217;lara ne gibi görevler düşüyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özgür alan pek kalmadı, basın ve TV’ler tamamen kontrol altında. Son hedef de internet. Hükümetin en tedirgin olduğu alan olan internet ve sosyal medya. Dolayısıyla, bu vakalar azalmayacak ve git gide artacak. Bu konu hafife alınacak bir konu değil, fakat ancak geneli ilgilendiren Wikipedia veya Bianet gibi sitelerle internet sansürleri gündeme geliyor. Halbuki vahim tablo EngelliWeb 2018 raporunda da göstermeye çalıştığımız üzere açık ve net bir şekilde görülüyor ve hatta her geçen sene daha da kötüye gittiği görülüyor. Dolayısıyla, hem gündemde kalması gereken hem de yapısal değişiklikler gerektiren bir konu. Yargı Reformu konuşulurken tablonun bu olması ve üstüne de RTÜK Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi de bu konuda reform falan olmayacağının göstergesi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/17/internet-icin-sansur-norm-ifade-ozgurlugu-istisna-olmus/">“İnternet İçin Sansür Norm, İfade Özgürlüğü İstisna Olmuş”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RTÜK, &#8220;Cin&#8221; ve &#8220;Şarap&#8221; Kelimelerini Yasakladı mı?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/16/rtuk-cin-ve-sarap-kelimelerini-yasakladi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jan 2019 17:38:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati Tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[RTÜK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz haftalarda, bazı internet haber sitelerinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) "cin" ve "şarap" kelimelerinin televizyon ekranlarından zikredilmesini yasakladığı yönünde haberler yapılmıştı. Bu haberler üzerine, Sivil Sayfalar olarak, RTÜK'e bu kelimelerin yasaklanıp yasaklanmadığını sorduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/16/rtuk-cin-ve-sarap-kelimelerini-yasakladi-mi/">RTÜK, &#8220;Cin&#8221; ve &#8220;Şarap&#8221; Kelimelerini Yasakladı mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz haftalarda, bazı internet sitelerinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu&#8217;nun (RTÜK) &#8220;cin&#8221; ve &#8220;şarap&#8221; kelimelerini yasakladığına ilişkin haberler yer bulmuştu. Önce ATV&#8217;de program yapan Müge Anlı&#8217;nın RTÜK&#8217;ün &#8220;cin&#8221; kelimesini yasakladığını duyurması ve &#8220;cin&#8221; kelimesi yerine &#8220;üç harfliler&#8221; tanımını kullanması, ardından da Milliyet yazarı Sina Koloğlu&#8217;nun FOX Tv&#8217;de gösterilen &#8220;Hayati Tehlike&#8221; filminde geçen &#8220;şarap&#8221; kelimesinin sansürlendiğini iddia etmesi, sıkça eleştirilen RTÜK&#8217;ün sansür tartışmalarını tekrar gündeme taşımıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anlı, sunumu esnasında “</span><i><span style="font-weight: 400;">Çocuğun içinde, RTÜK yasakladığı için söyleyemiyorum, &#8216;3 harfliler&#8217; olduğu söylenmiş</span></i><span style="font-weight: 400;">” ifadelerini kullanmıştı. Programın devamında ise yayına bağlanan bir psikiyatristin &#8220;cin&#8221; kelimesini kullanması üzerine Anlı “</span><i><span style="font-weight: 400;">Ama yani kullanmayın o kelimeyi lütfen beyefendi. Bizim başımızı RTÜK’le belaya sokmayın lütfen. O kelime yasaklı. İki saattir boşuna mı ‘3 harfli’ diyoruz biz</span></i><span style="font-weight: 400;">” demişti. </span></p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-lang="tr">
<p dir="ltr" lang="tr">“Çocuğun içinde, RTÜK yasakladığı için söyleyemiyorum, &#8216;3 Harfliler&#8217; olduğu söylenmiş”  diyen Müge Anlı, yayına bağlanan ve &#8216;cin&#8217; ifadesini kullanan psikiyatristi uyardı: Başımızı RTÜK’le belaya sokmayın. İki saattir boşuna mı ‘3 harfli’ diyoruz biz? <a href="https://t.co/RL4Thm5lvx">https://t.co/RL4Thm5lvx</a> <a href="https://t.co/FO0puKJ9f7">pic.twitter.com/FO0puKJ9f7</a></p>
<p>— Sputnik Türkiye (@sputnik_TR) <a href="https://twitter.com/sputnik_TR/status/1082016338015592448?ref_src=twsrc%5Etfw">6 Ocak 2019</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anlı&#8217;nın bu beyanını Milliyet yazarı Sina Koloğlu&#8217;nun aktarımları izlemişti. Koloğlu, yazısında, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Nedir bu ‘şarap’ durumu? RTÜK ceza mı kesiyor? Yoksa mahalle baskısı mı? Gençler şarap lafını duyunca etkilenip içmeye mi başlayacaklar?</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye sormuştu.</span></p>
<p><b>&#8220;Cin&#8221; ve &#8220;şarap&#8221; kelimeleri yasaklanmamış</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar olarak, gündeme getirilen RTÜK&#8217;e ilişkin sansür ve yasak iddialarını, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi&#8217;nin ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;na bağlanan RTÜK&#8217;e, bilgi edinme başvurusu  yoluyla sorduk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">RTÜK Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, Sivil Sayfalar&#8217;dan Burak Özgüner&#8217;e bugün gönderdiği cevapta, &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">6112 Sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde başvurunuzda belirtmiş olduğunuz kelimelerin kullanımını yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; ifadeleri ile &#8220;cin&#8221; ve &#8220;şarap&#8221; kelimelerinin yasaklanmadığını duyurdu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/16/rtuk-cin-ve-sarap-kelimelerini-yasakladi-mi/">RTÜK, &#8220;Cin&#8221; ve &#8220;Şarap&#8221; Kelimelerini Yasakladı mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medya Okuryazarlığı Endeksi: Türkiye “Yalan Habere” Dirençsiz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/03/medya-okuryazarligi-endeksi-turkiye-yalan-habere-direncsiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2018 10:53:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[bia medya gözlem raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Freedom House]]></category>
		<category><![CDATA[Medya Okuryazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[PISA]]></category>
		<category><![CDATA[RTÜK]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır Tanımayan Gazeteciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Açık Toplum Enstitüsü’nün 2018 endeksine göre, Makedonya’nın ardından Türkiye, “sahte-yalan habere” ve bu şekilde kamuoyu oluşturulmasına en az dirençli ülke oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/03/medya-okuryazarligi-endeksi-turkiye-yalan-habere-direncsiz/">Medya Okuryazarlığı Endeksi: Türkiye “Yalan Habere” Dirençsiz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sofya’daki Açık Toplum Enstitüsü’nün 2018 Medya Okuryazarlığı Endeksi [<em>The 2018 Media Literacy index of the Open Society Institute</em>] yayınlandı.</p>
<p><a href="http://www.balkaninsight.com/en/article/report-balkan-countries-most-vulnerable-to-adverse-effects-of-fake-news-03-29-2018" target="_blank" rel="noopener">Balkan in Sight</a> ile Euronews’un haberlerine göre, Avrupa ülkelerinin “sahte/yalan/gerçeküstü habere” [<em>fake news</em>] tepkisini ölçen ve ikinci kez hazırlanan endekste, Türkiye sondan birinci sırada yer aldı ve Makedonya’nın ardından “sahte habere en az dirençli ikinci ülke” oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/87384/500/353" width="500" height="353" /></p>
<p>35 Avrupa ülkesindeki eğitim, medya özgürlüğü ve kamu güveni alanları incelendiği raporda, Balkan ülkeleri, “dezenformasyon” gibi sahte haberlerin daha kolay yayıldığı ülkeler olarak öne çıktı.</p>
<p>Endekste, “sahte habere en dirençli ülkeler” sıralamasında en üstte Finlandiya, Danimarka, Hollanda, İsveç, Estonya ve İrlanda bulunuyor. Raporda bu durum, “alternatif gerçekliğin dolaşıma girerek algı oluşturması ve kamuoyunda etki yaratması ihtimalinin düşüklüğü” olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Türkiye medya özgürlüğünde sonuncu</strong></p>
<p>Eğitim kalitesi ile ifade özgürlüğünün de karşılaştırıldığı endekste, Türkiye yine Balkan ülkeleriyle aynı klasmanda yer aldı.</p>
<p>Türkiye, eğitim kalitesi, medya özgürlüğü ve kamu güveni alanlarında Makedonya, Arnavutluk, Bosna Hersek ve Karadağ ile birlikte son sıralarda yer aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/87385/500/375" width="500" height="375" /></p>
<p>Makedonya medya okuryazarlığı alanında 352, kamu güvenliği alanında ise 10 üzerinden 3.7 puanla sonuncu.</p>
<p>Türkiye ise medya okuryazarlığı ve kamu güvenliği alanında sondan ikinci olurken, medya özgürlüğü konusunda 0 puanla sonuncu oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/87386/500/866" width="500" height="866" /></p>
<p>Medya özgürlüğü alanındaki ölçümler Freedom House ile Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün raporlarına, eğitim konusundaki ölçümler de PISA’ya dayanıyor. Euronews, bu değerlendirmeye, raporlarda da yer alan, gazetecilerin tutukluluğu, hükümetin medya üzerindeki etkisi ve denetleyici kurumların iktidar yanlısı olması [<em>RTÜK</em>], medya kuruluşlarının kapatılması gibi sebeplerle ulaşıldığını yazdı.</p>
<p><a href="https://bianet.org/bianet/medya/193271-isim-isim-hapis-gazeteciler">TIKLAYIN &#8211; İsim İsim Hapis Gazeteciler</a></p>
<p><a href="http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/119085-bia-medya-gozlem-raporlari">bia Medya Gözlem Raporu</a>’na göre, 1 Ocak 2018&#8217;e 122 gazeteci ve medya çalışanı hapiste girdi.</p>
<p><strong>Medya okuryazarlığında Finlandiya birinci</strong></p>
<p>Medya okuryazarlığı konusunda en üst sırada, 100 üzerinden 76 puan alan Finlandiya bulunuyor. Raporda bu durum, Finlandiya’daki eğitimin kalitesine ve eleştirel düşüncenin teşvik edilmesine bağlanıyor.</p>
<p>Raporda/endekste, bir ülkenin sahte haberlere karşı direncinin o ülkenin eğitim kalitesiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiliyor. Eğitim seviyesi yüksek kesimlerin radyo, televizyon ve internet gibi haber alma kaynaklarının farklı olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Raporda ayrıca, “yalan haberlerin, toplumdaki kutuplaştırmayı artırdığı ve güveni zedelediği” değerlendirmesi yapılıyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/195755-medya-okuryazarligi-endeksi-turkiye-yalan-habere-direncsiz">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/03/medya-okuryazarligi-endeksi-turkiye-yalan-habere-direncsiz/">Medya Okuryazarlığı Endeksi: Türkiye “Yalan Habere” Dirençsiz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
