<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>raci bilici arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/raci-bilici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/raci-bilici/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:07:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>raci bilici arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/raci-bilici/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İHD: Geçen Yıl Bölgede Yaşanan Hak İhlali Sayısı 18 bin 507</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/28/ihd-gecen-yil-bolgede-yasanan-hak-ihlali-sayisi-18-bin-507/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2018 12:47:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[2017 Yılı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi İnsan Hakları İhlalleri Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Abdusselam İnceören]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[raci bilici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24856</guid>

					<description><![CDATA[<p>İHD tarafından hazırlanan “2017 Yılı  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi İnsan Hakları İhlalleri Raporu” kamuoyu ile paylaşıldı. Geçtiğimiz yıl bölge illerinde çeşitli kategorilerde 18 bin 507 hak ihlalinin yaşandığını açıklayan İHD, sistematik ihlallere yol açan OHAL’in kaldırılması çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/28/ihd-gecen-yil-bolgede-yasanan-hak-ihlali-sayisi-18-bin-507/">İHD: Geçen Yıl Bölgede Yaşanan Hak İhlali Sayısı 18 bin 507</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan “2017 Yılı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi İnsan Hakları İhlalleri Raporu” bir basın açıklaması ile duyuruldu. İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici genel tabloya dair açıklamalarda bulunurken Bölge Temsilcisi Abdusselam İnceören de hazırladıkları rapordan bilançolar paylaştı.</p>
<p>Bilici, yaklaşık iki yıldır devam eden Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde binlerce kamu çalışanı ve akademisyenin, herhangi bir yargı kararı olmaksızın ve hukuki dayanaktan yoksun suçlamalarla ihraç edildiğini hatırlatarak, 145 gazeteci ve medya çalışanın cezaevlerinde olduğunu söyledi.</p>
<p>Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmak isteyenlerin devletin silahlı personelinin sert müdahalesine maruz kaldığını belirten Bilici, ifade ve toplanma hürriyetinin de valilikler ve kaymakamlıklarca sürekli olarak yasaklandığını dile getirerek bu hakkın kullanımı doğrultusunda HDP eski eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu toplam 10 milletvekillinin halen hapishanelerde tutuklu bulunduğunu ifade etti. İHD’nin tespitine göre bugüne kadar 102 DBP’li belediyeden 93’üne kayyım atandı ve 65’i aşkın belediye eş başkanı halen tutuklu bulunuyor.</p>
<p>Türkiye’de “yargı organlarının siyasi söylemlerin etkisinde kalarak haksız gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştirdiğine” vurgu yapan Bilici, 2017 yılında bölgede, tespit edebildikleri verilere göre 20’si çocuk 3 bin 878 kişinin gözaltına alındığını, 2’si çocuk 788 kişinin ise tutuklandığını paylaştı. En az 2 bin 900 ev ve işyerine baskın düzenlendiğini aktaran Bilici, özellikle sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği”, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek”, “örgüt propagandası yapmak” gibi ağır suçlamalarla gözaltılar gerçekleştirildiğini vurguladı.</p>
<p>Cezaevlerindeki hak ihlallerinin de artış içerisinde olduğuna vurgu yapan Bilici, OHAL ilanı ve uygulama süreciyle paralel olarak artış gösteren sürgünler, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, disiplin soruşturmaları, tecrit etme, haberleşme, iletişim, aile görüşü haklarının kısıtlanması, anadili kullanma özgürlüğü gibi ihlaller hapishanelerdeki başlıca hak ihlalleri arasında yer aldığını kaydetti.</p>
<p>Sivil Sayfalar adına değerlendirmelerine başvurduğumuz Raci Bilici, çözüm sürecinin sona ermesiyle başlayan çatışmalar ve devam eden OHAL nedeniyle başta yaşam hakkı olmak üzere pek çok kategorik konularda insan hakları ihlallerinin ortaya çıktığını aktardı. Son iki yılda panzerle ölüm gibi yeni ihlal başlıklarının ortaya çıktığını, bölgede sadece 2017 yılında zırhlı araç çarpmaları sonucu 7’si çocuk 20 kişinin yaşamını yitirdiğini, 3’ü çocuk 38 kişinin ise yaralandığını söyleyen Bilici, şöyle devam etti: “2017 yılında da artış göstererek devam eden ihlaller arasında, çarpıcı olarak dikkat çeken işkence ve kötü muamele olmuştur. Gözaltı birimlerinde, sokakta, hapishanelerde, güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen ev ve iş yeri baskınlarında ve toplumsal olaylarda ki müdahalelerinde görünür bir hal alan işkence ve kötü muamele, maalesef yaygın ve sistematik bir hal almıştır. Pek çoğu sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gerçekleşen haksız gözaltı ve tutuklamalar, kişi özgürlüğün ve güvenliğinin bir ihlali olmasının yanı sıra bir psikolojik işkence yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. OHAL kararlarına dayandırılan toplumsal gösteri yasağı bölgenin kimi kentlerinde süresiz ve her ay yenilerek devam ederken, düşünce, ifade, örgütlenme özgürlüğün tamamen baskı altına alınmıştır. Kamu emekçilerine ve akademisyenlere yönelik ihraç kararları, kayyım atamaları ve atamalar sonrası toplumsal tepkiye neden olan kayyım faaliyetleri, basın çalışanlarına yönelik engelleyici uygulamalar, konut-mülkiye hakkı ihlalleri, yurttaşlara yönelik polis tarafından ajanlaştırma tehdidi gibi pek çok konularda, ihlaller ortaya çıkmıştır. Korku ve baskılar nedeniyle insanlar, uğradıkları baskılara karşı sesiz kalarak hak arama girişiminde bulunamıyorlar.”</p>
<p><strong>“Sivil toplumun tekerleği dönmeye devam etmeli, tünelin ucuna ışığı sivil toplum taşımalı”</strong></p>
<p>OHAL uygulamaları ve beraberinde getirdiği atmosferin sivil tolum çalışmalarını baskı altına alarak durma noktasına getirdiğini vurgulayan Bilici şunları söyledi: “Özellikle OHAL’in ilanı ile birlikte Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) üzerinde baskılar daha da arttı. Yayınlanan kararnamelerle birçok STÖ kapandı. Kapanmayanlar da, neredeyse faaliyet yürütemez duruma geldi. Örneğin İHD olarak kendi çalışmalarımızı, kendi dernek binamız dışında bir alanda yapamaz duruma gelmiş bulunuyoruz. Herhangi bir ihlale karşı bir açıklama ya da bir çalışma yürüttüğümüz vakit, ya hakkımızda soruşturma açılıyor ya da gözaltına alınıp tutuklamaya varan bir süreç yaşıyoruz. Dolayısıyla bir sivil toplum kuruluşu, kendi çalışma konuları kapsamında faaliyet yürütemediği zaman, maalesef çalışma motivasyonunda kısmi bir sarsıntı yaşıyor ve zamanla kendiliğinde tükeniyor. Sivil toplum örgütleri, böylesi süreçlerde tekerleğin dönmesini sağlamalı. Var olan gerçeklerle yüzleşerek, yeni bir yol ve yöntem bularak, kendi faaliyetlerini yürütme yollarını yaratmalıdır.</p>
<p>Tünelin ucunda ışık görünmüyorsa, doğrusu işimizin çok zor olduğu bir dönemden geçiyoruz demektir. Özellikle hak temelli çalışan sivil toplum örgütlerinin, ciddi çaba harcamaları gerekiyor. Çünkü sivil toplum örgütleri dönüştürücü, dinamik bir toplumsal güçtür. Yani toplumun sağduyusudur. Toplumsal meselelerle ilgili çözüm sunabilme potansiyeline sahiptir. Demokratik siyasetin önünü açmak, kanaat önderlerini harekete geçirmek, güçlü bir duruş ve önermelerle siyasal iktidarın ve diğer çevrelerin eksiklikleri ve hatalarını dile getirmek, sivil toplum örgütlerinin görev ve sorumlulukları arasındadır. Kısacası, tünelin ucunda ışık yoksa tünelin ucuna ışığı biz taşımalıyız.”</p>
<p>İHD tarafından hazırlanan 2017 Yılı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nun bilançosuna ve raporun tamamına ulaşmak için <a href="http://www.raporlar.org/ihd2017bolgeraporu/">tıklayınız…</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/28/ihd-gecen-yil-bolgede-yasanan-hak-ihlali-sayisi-18-bin-507/">İHD: Geçen Yıl Bölgede Yaşanan Hak İhlali Sayısı 18 bin 507</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır&#8217;daki hak savunucularının 15 Temmuz değerlendirmesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/15/diyarbakirdaki-hak-savunucularinin-15-temmuz-degerlendirmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Jul 2017 12:24:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe Teşebbüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[raci bilici]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16766</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016 akşamı başlayan darbe girişimi bastırıldıktan bu yana tam bir yıl geride kaldı. OHAL ilanı, KHK’lar, ihraçlar, yargılamalarla geçen bu bir yıl insan hakları örgütlerinin çalışma yoğunluğunu hayli arttırdı. Diyarbakır’da faaliyet gösteren hak örgütlerine darbe girişiminin ardından geçen bir yılı sorduk. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/15/diyarbakirdaki-hak-savunucularinin-15-temmuz-degerlendirmesi/">Diyarbakır&#8217;daki hak savunucularının 15 Temmuz değerlendirmesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p class="x_MsoNormal">15 Temmuz 2016 akşamı başlayan darbe girişimi bastırıldıktan bu yana tam bir yıl geride kaldı. OHAL ilanı, KHK’lar, ihraçlar, yargılamalarla geçen bu bir yıl insan hakları örgütlerinin çalışma yoğunluğunu hayli arttırdı. Diyarbakır’da faaliyet gösteren hak örgütlerine darbe girişiminin ardından geçen bir yılı sorduk.</p>
</div>
<div>
<figure id="attachment_16768" aria-describedby="caption-attachment-16768" style="width: 349px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-16768" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/95150201_bilici.jpg" alt="" width="349" height="196" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/95150201_bilici.jpg 660w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/95150201_bilici-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/95150201_bilici-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/95150201_bilici-320x180.jpg 320w" sizes="(max-width: 349px) 100vw, 349px" /><figcaption id="caption-attachment-16768" class="wp-caption-text">İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici</figcaption></figure>
<p class="x_MsoNormal">İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, değerlendirmesine ‘geçmişten bugüne kadar Türkiye’de gerçekleşen darbe ve darbe teşebbüslerinde rol alan herkesi ve temel haklarla özgürlükleri hiçe sayan, bireysel ve kolektif hakları reddeden tekçi ve retçi zihniyeti’ kınayarak başlayarak  “Bizler her koşulda, her zaman ve herkesin evrensel hukuk kuralların içinde kalmalarını istedik. Hukuk dışına çıkan herkesten bağımsız ve tarafsız yargı yoluyla hesap sorulmasını istedik. Hatırlarsanız bölgede yürütülen operasyonlar ve çatışmalarda, sokağa çıkma yasakların olduğu dönemlerde görev yapan mülki idari amirler kolluk kuvvetler ve benzeri kişilerin çoğu hukuk dışına çıkarak faaliyetlerde bulundular. Bizler, defalarca kamuoyunu ve siyasal iktidarı uyarmamıza rağmen dikkate alınmadık tam tersine siyasal iktidar destek verip onlara dokunulmazlık zırhı getirerek korumaya aldılar. Daha sonra meydana gelen darbe teşebbüsünde bölgede hukuk dışına çıkan kolluk kuvvetleri, bürokratlar, istihbarat elemanların büyük çoğunluğunun yer aldığını ve tutuklandıklarını görüyoruz. Bunları söylememin nedeni hukuk dışına çıkan suç işleyen herkesten hesap sorulmasa ve bunlara sahip çıkılırsa bizleri farklı tehlikeler bekliyor demektir”şeklinde konuştu.</p>
</div>
<div>
<p class="x_MsoNormal"><span lang="TR">‘OHAL’in keyfilik, yani hukuk dışına çıkmak ve KHK’larla istediğini yapmak’ olduğunu vurgulayan ve ‘Bir yıllık OHAL sürecine baktığımızda keyfi olarak davranıldığına dair binlerce örnek verebiliriz’ diyen Bilici kayyum atanan DBP belediyeleri, kaldırılan dokunulmazlıklar ve milletvekillerinin hapsedilmesi, ihraç edilen binlerce kamu emekçisi, kapatılan gazeteler ve gazetecilerin tutuklanması gibi olayları sıralayarak gözaltında işkence ve kötü muamele vakıalarında  OHAL süresince büyük artış yaşandığını kaydetti.</span></p>
</div>
<div>
<p class="x_MsoNormal"><span lang="TR">OHAL demenin; “temel hak ve özgürlüklerin askıya alınması, ekonomik ve sosyal hakların güvencesiz bırakılması, bunun sonucunda insanların kendilerini hiçbir anlamıyla güvende hissetmediği ve bunun sonucunda büyük bir işkence ve travma için girmesi” demek olduğunu anlatan Bilici sözlerini şöyle sürdürdü: İnsan hakları savunucularına yönelim olduğu dönemlere bakıldığında ihlallerin yoğun bir şekilde yaşandığı dönemlerdir. Bu dönemler de insan hakları savunucuları, siyasal iktidarların yapmış oldukları ihlalleri açığa çıkarıp ve raporlaştırarak tüm dünyayla paylaşıp bilgilendirme yapar. Bunun sonucu siyasal iktidarlar rahatsız olurlar. Bunun üzerine insan hakları savunucularını hükümet planlı ve programlı bir şekilde hedef yaparak kriminalize edip kendince kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma politikasını sürdürürler. Ama şimdiye kadar bu yöntemle hiçbir sonuç alınmamıştır. Umuyor ve diliyorum şuan gözaltında bulunan insan hakları savunucuları derhal serbest bırakılır ve özgürlüklerine kavuşmuş olurlar.”</span></p>
<p class="x_MsoNormal"><span lang="TR">15 Temmuz darbe girişimini ilk geceden bu yana lanetlediklerini ve insan hakları örgütü olmaları hasebiyle bütün darbe ve darbe girişimlerinin karşısında yer aldıklarını vurgulayan HAK İNİSİYATİFİ Diyarbakır üyelerinden Recep Yavuz ise, ‘darbe girişimleri bastırıldıktan sonra aklı selim kaybedilirse hukuk düzeni alt üst olur, maalesef şu an bunu yaşıyoruz’ açıklamasında bulundu. Kim olursa olsun, devlet bürokrasisi içinde bir yapının işleyişine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Yavuz, ‘şeffaf ve hesap verebilir bir bürokrasinin yanlışları dahi hesap verme sorumluluğu taşımayan bir kliğin doğrularından daha doğrudur’ şeklinde konuştu. Recep Yavuz şöyle devam etti: Darbe girişiminin ilk anında meclisteki bütün siyasal partiler darbeye karşı birlikte durdular. Ancak bu birliktelik siyasal rekabetlerin öne çıkarılmasıyla maalesef sürdürülemedi. OHAL’in ilan edilip sürekli uzatılması, OHAL gerekçesiyle çeşitli keyfiliklerin uygulanması insan hakları açısından bizi çok geriye götürmüştür. Nitekim iş en son insan hakları savunucularının keyfi bir şekilde gözaltına alınmaları ve hem siyaset hem de medya tarafından dosyanın gizliliği ile masumiyet karinesi ihlal edilerek arkadaşlarımız sistematik bir mağduriyete maruz bırakılmışlardır. Darbelerin içsel ve dışsal çeşitli faktörleri vardır, bunlar Türkiye’de darbe düzenini var eden bir şekilde yaşamaktadırlar. Nasıl ki 2016 yılında bir darbeyi kimse beklemiyorsa ve buna rağmen girişiminde bulunulduysa, darbe düzenini değiştirmeden yine yaşanmayacağının garantisini kimse veremez. Mevcut düzen, darbelerin gerçekleşmeyeceği şekilde düzeltilmiş değildir.</span></p>
</div>
<div>
<p class="x_MsoNormal">Hükümetin darbe düzenini tamamen ortadan kaldıracak düzenlemeler yapması ve sistematik hak ihlallerinin yaşandığı bir atmosferden insan haklarını önceleyen bir döneme geçmesi gerekmektedir. Bu hem toplumsal beklenti hem de siyasal sorumluluğun gereğid<i>ir”</i></p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/15/diyarbakirdaki-hak-savunucularinin-15-temmuz-degerlendirmesi/">Diyarbakır&#8217;daki hak savunucularının 15 Temmuz değerlendirmesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Hakları Sistematik Olarak İhlal Eden OHAL Kaldırılsın”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/12/haklari-sistematik-olarak-ihlal-eden-ohal-kaldirilsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2017 10:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Özmen]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[raci bilici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14619</guid>

					<description><![CDATA[<p>İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube başkanı Raci Bilici 2017 yılının ilk çeyreğinde çeşitli kategorilerde toplam 7 bin 907 hak ihlali tespit ettiklerini açıkladı. İHD’nin raporunu Sivil Sayfalar’a değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, “Çatışma sürecinin sonlanması ve sorunlarımızın çözümünde sivil yol ve yöntemlerle hareket edilmesi demokratik gelişimin önündeki engelleri kaldıracağı gibi insan hak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/12/haklari-sistematik-olarak-ihlal-eden-ohal-kaldirilsin/">“Hakları Sistematik Olarak İhlal Eden OHAL Kaldırılsın”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><b>İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube başkanı Raci Bilici 2017 yılının ilk çeyreğinde çeşitli kategorilerde toplam 7 bin 907 hak ihlali tespit ettiklerini açıkladı. İHD’nin raporunu Sivil Sayfalar’a değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, “Çatışma sürecinin sonlanması ve sorunlarımızın çözümünde sivil yol ve yöntemlerle hareket edilmesi demokratik gelişimin önündeki engelleri kaldıracağı gibi insan hak ve özgürlüklerinin korunduğu bir toplum düzenine de imkan sunacaktır.” dedi.</b></h3>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Kürt illerini kapsayan üç aylık hak ihlalleri raporunu şube binasında yaptığı basın açıklaması ile duyurdu. ‘9 aydır OHAL kanunları ile yönetilmenin pek çok kategoride insan hakları ihlallerinin ortaya çıkmasına neden olduğunu’ vurgulayan Şube Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Raci Bilici, <i><span style="font-weight: 400;">“KHK’lerle düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, ekonomik ve sosyal haklar ile kişi özgürlüğü ve güvenliği bakımdan mağduriyet oluşturan ihlaller ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, demokratik ilerlemenin sağlanamamasına ve özgürlüklerin kısıtlanmasına yol açan OHAL, bir an önce Türkiye’nin gündeminden çıkarılmalı, uygulamaların oluşturduğu mağduriyetler ise ivedi olarak giderilmelidir.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> çağrısında bulundu.</span></p>
<h4><b>‘323’ü ağır olmak üzere en az 905 hasta mahpus kaderine terk edilmiş durumda’</b></h4>
<figure id="attachment_14629" aria-describedby="caption-attachment-14629" style="width: 297px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="wp-image-14629" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/raci-bilici.jpg" alt="" width="297" height="364" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/raci-bilici.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/raci-bilici-320x393.jpg 320w" sizes="(max-width: 297px) 100vw, 297px" /><figcaption id="caption-attachment-14629" class="wp-caption-text">Raci Bilici</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL ortamının 2015 yılında kötüleşmeye başlayan insan hakları karnesini daha da kötüleştirdiğini vurgulayan Bilici, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “OHAL ilanı ve uygulama süreciyle paralellik gösteren hapishane ihlalleri, sürgünler, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, disiplin soruşturmaları, tecrit etme, haberleşme, iletişim ve aile görüşü haklarının kısıtlanması gibi konularda açığa çıkmıştır. Hapishanelerden mektup aracılığı ile bizlere hukuki yardım ve duyarlılık çağrısı talebiyle başvuruda bulunan mahpuslar, sevkler sırasında çıplak arama ve fiziki işkence, kelepçeli tedavi, hastane ve revire çıkarılmama, kamera ile gözetilme, teşhir niteliği taşıyan yaka kartı takmaya zorlama, infaz koruma memurlarının tehditlerine maruz kalma gibi konularda yaşadıklarını mağduriyetleri ifade etmişlerdir. Özellikle sağlık hakkı ihlallerinin hala devam ettiğini, derneğimizin tespit ettiği verilere göre 323’ü ağır olmak üzere en az 905 hasta mahpusun cezaevlerinde adeta kaderine terk edilmiş durumda olduğunu ifade etmek istiyoruz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Diyalog dışı çözüm yöntemlerinde ısrar, geride toplumsal yaşamını derinden etkileyen ve yaşamını yitiren insanların istatistiklere eklendiği korkunç ve acı bir savaş tablosu bırakıyor. Her şart altında yaşam hakkının kutsallığına inanan biz insan hakları savunucuları olarak, bu vesileyle buradan bir kez daha, sorunun demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesi çağrısında bulunuyoruz. Militarist yöntemlerin aksine siyasal ve sivil çözüm olanaklarını kullanmak suretiyle, çatışmasızlık ve barış ortamına geri dönüşün yolu açılsın. Çünkü her zaman ve özellikle şu içinde bulunduğumuz zamanda, toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey barıştır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İHD’nin 3 aylık ihlal raporunu Sivil Sayfalar için değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, İHD’nin kurulduğu günden bu yana insan hakları alanında önemli çalışmalar yürüten kurumlar arasında yer aldığını hatırlatarak, raporun ilgili makamlarca dikkate alınmasını istedi. Temmuz 2015’te bölgede başlayan çatışmalı süreç ile hak ihlallerinde ciddi oranda bir artış gerçekleştiğini belirten Özmen, “15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL ile hak ve özgürlükler alanındaki daralma kısıtlama ve ihlaller daha da artmıştır. On binlerce kişi herhangi bir soruşturma olmaksızın kamu görevinden ihraç edilmiş, örgütlenme hakkı ihlal edilerek dernek ve vakıflar kapatılmıştır. İfade ve basın özgürlüğüne ağır bir darbe vuracak şekilde basın kuruluşları kapatılmıştır. Yine OHAL kapsamında sokakta basın açıklaması yapmak , gösteri yürüyüşü düzenlemek ve benzeri etkinlikler yasaklanmıştır.” dedi. </span></p>
<figure id="attachment_14630" aria-describedby="caption-attachment-14630" style="width: 416px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-14630" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ahmet-ozmen.jpg" alt="" width="416" height="275" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ahmet-ozmen.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ahmet-ozmen-610x403.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/ahmet-ozmen-320x212.jpg 320w" sizes="(max-width: 416px) 100vw, 416px" /><figcaption id="caption-attachment-14630" class="wp-caption-text">Ahmet Özmen</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL’in en yoğun olarak bölgede hissedildiğini belirten Özmen şunları söyledi: “Toplumda büyük bir ilgi ve destek ile karşılanan Kürt sorununu demokratik ve sivil metotlarla çözümünü amaçlayan çözüm süreci 7 Haziran seçimleri sonrasında sürdürülememiş ve tekrar çatışmalı sürece dönülmüştür. Ne yazık ki Kürt meselesi tekrar şiddet girdabına itilmiştir. Otuz yıl öncesine dönülerek defalarca denenmiş metotlara başvurulmuştur. Kürt meselesinin şiddet ve güvenlik politikaları ile çözülemeyeceği aşikardır.  Kürt sorununun kalıcı çözümü ile acı ve gözyaşının ortadan kaldırılması için tekrar çözüm sürecine dönülmelidir. Çatışmalı ortamda insan haklarına saygının azaldığı ve hak ihlallerinde artış olduğu demokratik gelişimin sekteye uğradığı bilinen bir gerçektir. Çatışma sürecinin sonlanması ve sorunlarımızın çözümünde sivil yol ve yöntemlerle hareket edilmesi demokratik gelişimin önündeki engelleri kaldıracağı gibi insan hak ve özgürlüklerinin korunduğu bir toplum düzenine de imkan sunacaktır.”</span></p>
<h4><b>Rapordan:</b></h4>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Silahlı çatışmalarda 13 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi, 16’sı yaralandı, 73 silahlı militan ve 1 sivil yaşamını yitirdi. Polis ve jandarma tarafından 2 kişi öldürüldü, 2 kişi yaralandı. Cezaevlerinde 1 kişi ve “faili meçhul” saldırılarda 2 kişi yaşamını yitirdi.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Resmi hata ve ihlal sonucu 118 kişi yaralandı. 13 bölge özel güvenlik bölgesi ilan edildi, 18 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 3 çocuk yaşamını yitirdi, 5’i çocuk 10 kişi yaralandı.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">İntihar eden 5 kadın yaşamını yitirirken aile içi şiddete uğrayan 13 kadın yaşamını yitirdi, 8 kadın yaralandı. Toplumsal alanda şiddete uğrayan 3 kadın yaşamını yitirdi, 2 kadın yaralandı, 4 kadın cinsel istismara maruz bırakıldı. 4 çocuk intihar etti, 57 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Düşüncelerini ifade edenlerden 4 kişi hakkında 2 soruşturma açılırken 31 kişi hakkında 28 ayrı dava açıldı ve 11 dosya kapsamında 136 kişiye ceza verildi.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Gözaltında işkence ve kötü muamele sayısı 18, gözaltı yerleri dışında işkence ve kötü muamele sayısı 33, cezaevlerinde işkence sayısı 182, kaçırma ve ajanlık tehdidi 1, gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu dövülen ve yaralananların sayısı 30 olarak tespit edildi.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">13’ü çocuk toplam 1.629 kişi gözaltına alındı, 1 çocuk ve 432 yetişkin tutuklandı, 1.367 ev baskını yaşandı.</span></li>
</ul>
<h6><strong>Ana Görsel: Al Jazeera</strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/12/haklari-sistematik-olarak-ihlal-eden-ohal-kaldirilsin/">“Hakları Sistematik Olarak İhlal Eden OHAL Kaldırılsın”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
