<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Mustafa Aydın arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/prof-dr-mustafa-aydin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/prof-dr-mustafa-aydin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Feb 2019 11:27:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Prof. Dr. Mustafa Aydın arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/prof-dr-mustafa-aydin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması 2018 Sonuçları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/30/turkiye-sosyal-siyasal-egilimler-arastirmasi-2018-sonuclari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jan 2019 13:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mitat Çelikpala]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Murat Güvenç]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Osman Zaim]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz]]></category>
		<category><![CDATA[TSSEA 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34731</guid>

					<description><![CDATA[<p>TSSEA-2018 sonuçlarına göre, Türkiye halkı, Türkiye’nin en önemli sorunları olarak; işsizlik, hayat pahalılığı ve Türk lirasının değer kaybetmesini görüyor.Terör sorunu gerilerken, FETÖ hala ciddi bir tehdit olarak algılanıyor.<br />
Halkın Türkiye’nin bölünme tehlikesi altında olduğunu düşünme oranında geçen yıl başlayan düşüş bu sene de sürüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/30/turkiye-sosyal-siyasal-egilimler-arastirmasi-2018-sonuclari/">Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması 2018 Sonuçları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması (TSSEA)” 2018 yılı sonuçları 30 Ocak 2018Çarşamba günü Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleştirilen, Prof. Dr. Mustafa Aydın liderliğindeki araştırma ekibinden Prof. Dr. Murat Güvenç, Prof. Dr. Osman Zaim, Prof. Dr. Mitat Çelikpala ve Dr. Emrah Karaoğuz’un yanı sıra, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz’in katıldığı basın toplantısı ile paylaşıldı.</p>
<p>“Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması (TSSEA)”, 12 Aralık 2018-4 Ocak 2019 tarihleri arasında Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 26 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri bin kişi ile yüz yüze olarak, siyaset, ekonomik gelişmeler, toplumsal ilişkiler, Türkiye ve uluslararası gündem konularında soruları içeren anket ile gerçekleştirildi.</p>
<p>TSSEA-2018 sonuçlarındaki en önemli değişimlerin 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde verilen oylara göre tespit edilen siyasi parti bağlılıklarında yaşanan çözülmeler sonucunda gerçekleştiği tespit edildi. Türk halkının siyasi yelpazedeki yeri konusunda yaşanan değişimler ile parti aidiyetlerinde görülen çözülmelerin, farklı alanlardaki hükümet politikaları ile kurumlara güven derecesi ve Türkiye’de yaşamaktan duyulan mutluluk gibi çok sayıda ölçülen değerde görülen değişim eğilimlerini açıklayan temel nedenler olduğu tespit edildi.</p>
<p><strong>Dindarlık Artıyor Muhafazakârlık Azalıyor<br />
</strong></p>
<p>2015 yılında araştırmaya ayrı bir siyasi tanımlama kategorisi olarak eklenen “Dindar” tanımlaması, o tarihten beri sürekli yükseliş göstererek, 2018’de yüzde 30,9’a ulaştı. Aynı süre içerisinde kendisini siyasi açıdan muhafazakâr olarak tanımlayanlar ise sürekli düşerek, 2018’de yüzde 13,5 olarak tespit edildi. Öte yandan, kendini Cumhuriyetçi/Kemalist olarak tanımlayanlar 2017’ye göre 1 puan artarak, 2018’de 16,9 olurken, Sosyal Demokrat olarak tanımlayanlar 4 puan azalarak, yüzde 6,3 olarak tespit edildi. Buna göre, Dindar/Muhafazakâr toplamı 2014’de yüzde 37,1 iken, 2017’ye kadar artarak yüzde 47,4’e ulaşmışken, araştırmada ilk kez bu toplam 2018’de gerileyerek yüzde 44,4 olarak tespit edildi.</p>
<p><strong>Türkiye’nin En Önemli Sorunları İşsizlik ve Pahalılık<br />
</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre, halk 2018 yılında işsizlik ve hayat pahalılığının ardından; FETÖ tehdidi ve terörle mücadeleyi Türkiye’nin en önemli sorunları olarak görüyor. 2017’deyüzde 17’lik oranla en önemli üçüncü sorun olarak görülen işsizlik, bu yıl yüzde 27’yeulaşarak ülke sorunları arasında birinci sıraya yerleşti. 2016 yılında radikal bir artış gösteren FETÖ,2017 yılındaki düşüşünü sürdürerek yüzde 18,1’den, yüzde 16,2’ye gerileyerek 2018’de ülkenin en önemli üçüncü sorunu olarak tespit edildi. “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna “işsizlik” yanıtını verenler 2017’de yüzde 17 iken bu sene yüzde 27’ye; “hayat pahalılığı” yanıtını verenler ise yüzde 13,2’den yüzde 17,8’e yükseldi. Öte yandan, coğrafi olarak bakıldığında Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu hariç tüm bölgelerde en önemli sorun ‘işsizlik’ iken, Güneydoğu Anadolu bölgesinde ‘hayat pahalılığı’, Doğu Anadolu bölgesinde ise ‘terör’ en önemli sorun olarak görülmektedir.</p>
<p>Öte yandan araştırma sonuçlarına göre, halkın Türkiye’nin bölünme tehlikesi altında olduğunu düşünme oranında geçen yıl başlayan düşüş bu sene de sürmektedir. Buna göre “Sizce Türkiye bölünme tehlikesi altında mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 18,8’i “Evet” cevabı verdi. 2017 yılında bu oran yüzde 28,8 olarak gerçekleşmişti.</p>
<p><strong>En Güvenilen Kurum Jandarma<br />
</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre kamuoyuna en çok güvendiği kurumlar sorulduğunda, bu sene Jandarma önde çıktı. Jandarma hariç tüm kurumlara güven yüzde 55’in altında kaldı. 2017’de Cumhurbaşkanlığı kurumuna güven yüzde 56,5 olarak belirlenmişken, bu yıl bu oran yüzde 44,1 olarak tespit edildi. Kurumlara duyulan güvenin genel olarak düştüğü gözlemlendi. Ordu’ya olan güven yüzde 60’dan, yüzde 51,2’ye düştü. Bu düşüşe rağmen ikinci sırada yer aldı. En az güvenilen kurumise, bu sene de değişmeyerek yüzde 31,9 ile yine medya oldu.</p>
<p><strong>Eşcinsel Komşu İstenmiyor<br />
</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre, eşcinseller yüzde 53,8 ile en çok komşu olmak istenmeyen kesimi oluşturmaktadır. Eşcinselleri yüzde 45,8 ile ‘Sığınmacı/Mülteci’ler takip etmektedir. En çok komşu olarak istenen kesim ise yüzde 57,4 ile ‘Türk’ ve yüzde 48,6 ile ‘Sünni’ler olmuştur. Katılımcılar farklı etnik kimlikten komşu olarak, yüzde 57,4 ile ‘Türk’ ve 30,1 ile ‘Arap’ istemektedir. Yüzde 33,5 ile ‘Ermeni’ ve yüzde 31 ile ‘Rum’lar en az komşu olarak istenen kimlikleri oluşturmaktadır. Bunlara karşın Türkiye’de toplumun farklı kesimleri ile ilişki kurma konusunda hoşgörülü olma durumunun arttığı görülmektedir.</p>
<p><strong>Araştırmanın Tamanını Görmek  İçin: </strong><a href="http://www.khas.edu.tr/news/2074" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.khas.edu.tr/news/2074&amp;source=gmail&amp;ust=1548938873898000&amp;usg=AFQjCNEdQ2z9jbICAuDHACkCAq_37fg8Cw">http://www.khas.edu.tr/news/<wbr />2074</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/30/turkiye-sosyal-siyasal-egilimler-arastirmasi-2018-sonuclari/">Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması 2018 Sonuçları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumun Karnesi Zayıf Değil Ama Halk İtibar için ‘Daha Çok Çaba’ İstiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/sivil-toplumun-karnesi-zayif-degil-ama-halk-itibar-icin-daha-cok-caba-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2018 11:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Bilgehan Özpek]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Cihan Dizdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Banu Baybars Hawks]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Osman Zaim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi’nin 2012 yılından bu yana yaptığı Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması’nın 2017 sonuçları açıklandı. Siyasal, sosyal ve kültürel alanda çarpıcı sonuçları ortaya koyan araştırmaya göre; halkın büyük çoğunluğu diğer yılların aksine en büyük sorunun terör olduğunda birleşirken, en güvenilen kurum olarak da ilk kez polis ve jandarma olarak dile getirildi. TOBB [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/sivil-toplumun-karnesi-zayif-degil-ama-halk-itibar-icin-daha-cok-caba-istiyor/">Sivil Toplumun Karnesi Zayıf Değil Ama Halk İtibar için ‘Daha Çok Çaba’ İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi’nin 2012 yılından bu yana yaptığı Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması’nın 2017 sonuçları açıklandı. Siyasal, sosyal ve kültürel alanda çarpıcı sonuçları ortaya koyan araştırmaya göre; halkın büyük çoğunluğu diğer yılların aksine en büyük sorunun terör olduğunda birleşirken, en güvenilen kurum olarak da ilk kez polis ve jandarma olarak dile getirildi. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Burak Bilgehan Özpek, sivil toplum kurumlarının itibar oranını, “Toplumun %25’i sivil topluma güvenmiyor, kalan %33 ise sivil toplumun bir etki gücü olabileceğini düşünmüyor. Yine de 15 Temmuz sonrasından daha iyi durumda olduğumuzu düşünüyorum. Sivil toplum karşıtlığı düşüş eğiliminde ki bu 15 Temmuz sonrası yükselen devletçi psikolojinin de azaldığını gösteriyor. “ şeklinde değerlendirdi.</p>
<figure id="attachment_24277" aria-describedby="caption-attachment-24277" style="width: 402px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-24277" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/burakbilgehan.jpg" alt="" width="402" height="201" /><figcaption id="caption-attachment-24277" class="wp-caption-text"><strong>Burak Bilgehan Özpek</strong></figcaption></figure>
<p>Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi adına Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman ile Prof. Dr. Osman Zaim, İletişim Fakültesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Prof. Dr. Banu Baybars Hawks ve Türkiye Çalışmaları Merkezi Müdürü Dr. Cihan Dizdaroğlu’ndan oluşan bir ekibin denetiminde gerçekleştirilen “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması” 2017 yılı sonuçları geçtiğimiz hafta düzenlenen toplantıyla açıklandı.  26 il merkezinde 18 yaş ve üzeri bin kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması’na göre,  2017 yılında terör ve ardından FETÖ ile mücadele, Türkiye’nin en önemli sorunları olarak görülüyor. “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna “işsizlik” yanıtını verenler yüzde 10,5’ten bu sene yüzde 17’ye; “hayat pahalılığı” yanıtını verenler ise yüzde 9,8’den yüzde 13,2’ye yükseldi. Türkiye genelinde sonuçlar bu yöndeyken, şehir ve bölge olarak bakıldığında ise ‘en önemli sorun’ değerlendirmesi değişiyor. Coğrafi olarak bakıldığında Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu’da en önemli sorun olarak terör görülürken, Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde işsizlik en önemli sorun oldu. Yine şehirler bazında yapılan sorum tanımlamalarında, trafik, alt yapı sorunları gibi kentsel sorunlar ilk sıralarda belirtiliyor.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-24278 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/avrupa-640x386.png" alt="" width="400" height="241" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/avrupa-640x386.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/avrupa-610x368.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/avrupa-320x193.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/avrupa.png 871w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi Rektörü Mustafa Aydın, 2012 yılından bu yana gerçekleştirilen araştırmada en farklı sonuçların 2016 yılında ortaya çıktığını bunu da darbe girişiminin etkisi olarak yorumladıklarını belirterek, 2017 sonuçlarının 2015 sonuçlarına göre değerlendirilmesinin daha uygun olacağını ve bu gözle bakıldığında sonuçların önceye göre bir çok konuda daha olumlu olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hasan Bülent Kahraman da araştırma sonuçlarını değerlendirirken, Türkiye’nin gereğinden fazla politize olmuş bir topluma sahip olduğunu belirterek, sadece politika ve siyaset üzerinden yapılacak bir yorumlamanın yanlış sonuçlar ortaya koyacağından hareketle, araştırmayı alt başlıklara ayırdıklarını ifade ediyor.  Politikayı da alt gruplara ayırarak araştırdıklarını belirten Kahraman, “Yani gündelik olarak o günlerde öne çıkan politikanın farklı gruplar tarafından nasıl algılandığını görmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin öncelikli sorunları Türkler ve Kürtler arasında değişiyor. Aşağı yukarı her konuda bu geçerli. Dolayısıyla toplumdaki farklı aidiyetler, toplumdaki farklı sorunlara nasıl yaklaşıyor bunu bulmaya çalışıyoruz. Özellikle bu sene sosyal göstergeleri toplumsal göstergeleri hatta bazı kültürel göstergeleri büsbütün ayrıştırdık ve böylece siyasal kutuplaşmanın siyasal tartışmanın veya siyasallaşmanın altında yatan parametreleri görmeye çalıştık. O yüzden bu araştırma bize bütünlüklü bir toplum profili çizebiliyor. Bunun önemini burada aramak lazım” diyor.</p>
<p>TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Burak Bilgehan Özpek, araştırmanın önemli bir fotoğrafı ve hikayeyi ortaya koyduğunu belirterek, “Mesela henüz raporun başında yer alan etnik kimlik sorusu gayet manidar. Kendini Türk olarak kimliklendiren insan sayısı %90&#8217;a yükselmiş ve bu rakam 2013 yılında %50&#8217;ler seviyesinde tespit edilmiş. Kürt olarak kendini kimliklendiren insan sayısı ise %11&#8217;den %6&#8217;ya kadar düşmüş. Benim bu tablodan anladığım etnik kimliğin makbul vatandaşlık ölçütü olarak geri döndüğü. Diğer konu, terör ve güvenlik ile ilgili kaygıların toplumun %47&#8217;si tarafından paylaşılması. Geçen seneye göre düşüş gösterse de bu çok yüksek bir rakam. Özellikle mevcut hükümetin ve ona destek veren siyasi partilerin meşruluklarını güvenlikleştirici söylemden aldığı düşünülürse bu rakam anlam kazanıyor. %47&#8217;nin sorunları ile siyasi iktidarın sorunları birbiriyle örtüşüyor. Bu şuanlama geliyor, terör ve güvenlik gibi sorunlar ağırlıklarını yitirdikçe, hükümetin üzerinde pratik hayattan kaynaklanan ihtiyaçları karşılaması için baskı artacak ve popülaritesini yitirecektir.” şeklinde yorumluyor.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-24276 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ohal-640x302.png" alt="" width="640" height="302" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ohal-640x302.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ohal-1024x483.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ohal-610x288.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ohal-320x151.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ohal.png 1264w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" />Ekonomiyle ilgili sonuçların oldukça şaşırtıcı olduğunu da belirten Özpek,  ekonomik sorunları en büyük sorun olarak görenlerin oranının yüksekliğine rağmen, ekonomik politikanın genel itibariyle kabul görmesini yorumlarken,  “Toplumdaki kutuplaşmanın politik ekonomi alanında karşılığı olduğunu gösteriyor. Türkiye&#8217;deki ekonomik politik, çalışan-üreten-katma değer yaratan-büyük şehirlerde yaşayan ve bu süreçte büyük zorluklarla karşılaşan insanların katkı verdikleri ekonominin nimetlerinden taşrada yaşayan, üretim kapasitesi ve ekonomiye katkısı sınırlı insanların faydalanmasından ibaret. Bu bölgeler bence mevcut ekonomik gidişattan memnun olmasalar da memnunlar. Zira, AKP döneminde adeta cenneti yaşadılar ve hızla zenginleştiler. Bu zenginleşme artık doyum noktasına ulaştı ve erimeye, yerinde saymaya başladı. Ancak bu, onların yaşadıkları baş döndürücü zenginleşmeden ve mevcut politikalardan rahatsız oldukları anlamına gelmiyor. Bu ekonomi politikasının değişmesinin iki alternatifi sonucu var onlar için. Ya daha da fakirleşecekler ya da daha çok çalışacaklar.” diyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-24279 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/sivi-640x305.png" alt="" width="640" height="305" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/sivi-640x305.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/sivi-1024x488.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/sivi-610x291.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/sivi-320x152.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/sivi.png 1209w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />Polis  ve jandarmanın en itibarlı kurum olarak değerlendirildiği araştırmaya göre, medya ise en güvenilmeyen kurum olarak ortaya çıkıyor. Burak Bilgehan İpek, medya kadar olmasa da üniversiteler ve sivil toplum kurumlarının halkın nezdindeki itibar oranlarının düşük olmasını ise şöyle değerlendiriyor: “15 Temmuz&#8217;un en acı sonucu, bahsi geçen kurumların da FETÖ kapsamında değerlendirilmesi oldu. Fethullahçı örgütlenme, bu kurumlar üzerinde çok etkiliydi ve 15 Temmuz sonrası bu kurumlarla ilişki içerisinde olanlar sistemin dışına itildi. Sistemin içinde kalanlar ise devleti topluma karşı temsil etmek gibi bir vazifeyi ifa etmek durumunda kaldı. Dolayısıyla, toplumda hem sosyal sermaye ve güven azaldı, hem de kurumların etkinliği yaptıkları işlere göre değil siyasi pozisyonlarına göre değerlendirildi. Bu da beraberinde sadakatinden sual olunmayan ancak yaptığı işi beceremeyen figürlerin öne çıkmasını getirdi.” OHAL’in de bu oranları etkilediğini belirten, Özpek, “Toplumun %25’i sivil topluma güvenmiyor, kalan %33 ise sivil toplumun bir etki gücü olabileceğini düşünmüyor. Yine de 15 Temmuz sonrasından daha iyi durumda olduğumuzu düşünüyorum. Sivil toplum karşıtlığı düşüş eğiliminde ki bu 15 Temmuz sonrası yükselen devletçi psikolojinin de azaldığını gösteriyor. Güven seviyesi ise artış trendine girmiş bulunuyor. Bunun sebebi ise vatandaşı devlete karşı koruyacak hukuki mekanizmaların oldukça zayıf olması olabilir. Ancak aradaki %33&#8217;lük kesim hala temkinli. Zira bu oran devlet ve sivil toplum arasındaki karşıtlık arasında ezilmek istemeyen kesimi simgeliyor bana göre. Normalleşme arttıkça bu rakam düşecektir. Ancak ulusal güvenlik ve olağanüstü günler hikayesi devam ettiği sürece, bu normalleşme tehdit altında kalmaya devam edecek. Mesela Afrin operasyonu sonrası sivil toplum karşıtlığı ve kararsızların oranı tekrar yükselmiştir.” şeklinde değerlendiriyor.</p>
<p>Araştırmayla ilgili geniş bilgi ve sonuçlar için <a href="http://ctrs.khas.edu.tr/sources/TSSEA-2017_vfinal.pdf">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/sivil-toplumun-karnesi-zayif-degil-ama-halk-itibar-icin-daha-cok-caba-istiyor/">Sivil Toplumun Karnesi Zayıf Değil Ama Halk İtibar için ‘Daha Çok Çaba’ İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi &#8216;Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/07/kadir-has-universitesi-toplumsal-cinsiyet-kadin-algisi-arastirmasinin-sonuclari-aciklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 13:10:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Mary Lou O’Neil]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtaj]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Yrd. Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından her yıl gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2017 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre 2017 yılında kadının en büyük sorunu: ‘Şiddet’. İkinci sırada ‘işsizlik’; üçüncü sırada ise ‘eğitimsizlik’ geliyor. Türkiye’de kadınlık ve erkekliğe atfedilen özelliklerin ülkedeki aile, çalışma ve siyaset dünyasındaki yansımalarını değerlendiren araştırma birçok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/07/kadir-has-universitesi-toplumsal-cinsiyet-kadin-algisi-arastirmasinin-sonuclari-aciklandi/">Kadir Has Üniversitesi &#8216;Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından her yıl gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2017 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre 2017 yılında kadının en büyük sorunu: ‘Şiddet’. İkinci sırada ‘işsizlik’; üçüncü sırada ise ‘eğitimsizlik’ geliyor. Türkiye’de kadınlık ve erkekliğe atfedilen özelliklerin ülkedeki aile, çalışma ve siyaset dünyasındaki yansımalarını değerlendiren araştırma birçok çarpıcı veriyi ortaya koyuyor.</h3>
<p>Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi’nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği <strong>“Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın</strong> 2017 yılı sonuçları, 7 Mart 2017 Salı günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde, Kadir Has Üniverisitesi Rektörü <strong>Prof. Dr. Mustafa Aydın</strong>, Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi Müdürü <strong>Doç. Dr. Mary Lou O’Neil</strong> ve Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Yrd. Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu</strong>’nun sunumlarıyla düzenlenen bir basın toplantısıyla paylaşıldı.</p>
<p>“Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”, Şubat ayında 23 ilde, kadın ve erkek bin 216 kişi ile gerçekleştirildi.</p>
<h4>ORANI DÜŞSE DE EN BÜYÜK SORUN HALA ŞİDDET</h4>
<p>Türkiye genelinde kadınların en büyük sorunu yüzde 55 ile “şiddet” oldu. Şiddet sorunu, 2015 yılından beri istikrarlı bir düşüş gösteriyor. Araştırma yapıldığından bu yana en önemli sorun olarak belirtilen şiddet, son 3 yılın en düşük seviyesinde. Bu yıl yüzde 55 olarak belirlenen oran geçtiğimiz yıl yüzde 77,8; 2015 yılında ise yüzde 86,6’lık bir kesimin en önemli sorunuydu.</p>
<p>Türkiye’deki kadınların en önemli sorunu listesinde işsizliğin yüzde 12 ile ikinci ve eğitimsizliğin yüzde 11 ile üçüncü sırayı aldığı gözleniyor.</p>
<p>Bu yılki araştırmada, “18 yaşından küçük çocukların evlendirilmesi” ile ilgili soruya yaklaşık yüzde 70 “18 yaşından küçük çocuklar hiçbir şart altında evlendirilmemelidir” cevabı verildi. Bu oran 2016 yılında, yüzde 75 olarak gerçekleşmişti.</p>
<h4>ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE HAYIR, EVDE KIZ ÇOCUKLARININ ÇALIŞMASINA EVET</h4>
<p>Katılımcılar, 14 yaş ve altı çocuklar için hangi davranışların uygun olup olmadığına dair soruda ise “ev dışında bir işte çalışması” seçeneğine yüzde 88 oranında “çocuk için uygun değil” dedi. Katılımcıların verdiği cevaplardan kız çocuklarının ev işlerine daha uygun görüldüğü sonuçlar arasında yer alırken, oğlan çocukların ev işlerine dahil edilmediği saptandı.</p>
<h4>DÖRT KADINDAN ÜÇÜ ÇALIŞMIYOR</h4>
<p>Araştırmaya katılan kadınların sadece yüzde 25’i şu anda aktif olarak iş yaşamında varlık gösteriyor. Katılımcıların yüzde 34’ü geçmişte çalıştığını, yüzde 41’i ise hayatında hiç çalışmadığını ifade etti. Çalışmayı bırakan kadınların iş yaşamından ayrılmalarının en önemli sebebi “evlilik ve ev işi sorumlulukları”. Hayatında hiç çalışmayan kadınlara şu an çalışmalarını engelleyen sebepler sorulduğunda ise “istemiyor” olmaları ilk sırada yer alırken “çocuk bakım desteği eksikliği” ve “baba/eş/aile izni olmaması” ise aynı oranda ikinci sırada yer aldı.</p>
<h4>BOŞANMAK İÇİN AİLE İÇİ ŞİDDET YETERLİ SEBEP</h4>
<p>Araştırmada ortaya çıkan bir başka çarpıcı sonuç ise aile içi şiddet konusunda oldu. Katılımcıların yüzde 74’ü aile içi şiddetin boşanmak için yeterli bir sebep olduğunda birleşirken, bu oran geçtiğimiz yıla göre yüzde 11 artış göstererek kadınlarda yüzde 78 oldu. Erkeklerde ise yüzde 70 olarak gerçekleşti. Aynı grupta sunulan “Erkek ailenin dirlik düzeni için zaman zaman şiddete başvurabilir” seçeneğine olumlu yaklaşan katılımcıların oranı geçtiğimiz yıl yüzde 14,4 iken bu yıl yüzde 11’e düştü.</p>
<h4>KÜRTAJA ŞARTLI KABUL</h4>
<p>Araştırmada yakın geçmişte çokça tartışılan ‘Kürtaj’ konusunda “Kürtajı zorlaştıran bir sağlık sistemimiz var” ifadesine olumlu cevap verenlerin oranı bir yıl önceki yüzde 57’lik orandan yüzde 51’e düşerken; “Kürtaj kadının en temel hakkıdır, yasaklanamaz” diyenlerin oranının ise yüzde 43’te kaldığı görüldü. “Kürtaj sadece belirli durumlarda (tıbbi zorunluluk, ensest, tecavüz) uygulanabilir”  görüşü ise kürtaj konusunda yüzde 64 ile en fazla kabul gören ifade oldu.</p>
<h4>MUTLU VE GÜVENLİ BİR TOPLUM MUYUZ?</h4>
<p>Araştırmaya katılanların çoğunluğu hayatlarından genelde memnun olduklarını belirtirken (ortalama değerlendirmeleri 10 üzerinden 7.6), bu memnuniyeti ilişkiler açısından en fazla açıklayan kaynağın eşlerden ve arkadaşlardan duyulan memnuniyet olduğu görüldü.</p>
<p>Kadınların genel hayat memnuniyeti değerlendirmeleri erkeklerinkinden daha fazla, ancak ilişki memnuniyeti açısından kadınlar, erkeklere göre eş, kayınvalide ve kayınpederlerinden daha az memnunlar.</p>
<p>Katılımcıların güven sorularına verdikleri yanıtlarda ise, en fazla güvenin aile üyelerine duyulduğu gözlemlendi. Aile dışı kişilere duyulan güven sıralamasında ilk sırayı asker ve polis paylaşıyor.</p>
<p>Kadınlar ve erkekler arasında kişilere güven duyma konusunda tek anlamlı fark eşlere duyulan güvende görülüyor: Kadınlar eşlerine erkeklere oranla daha az güveniyorlar.</p>
<h4>KADINLAR SİYASETTE &#8216;KADIN LİDERLİĞİ&#8217; İSTİYOR</h4>
<p>Ankette bu yıl ilk kez sorulan iki soruya gelen cevapların ülke kadınlarının siyasi liderlik noktalarında kadınları görmeyi onayladığını ve tercih edebileceğini gösterdi. “Bir kadın sizin görüşlerinizi savunan bir partinin lideri olsa, o partiye oy verir misiniz?” sorusuna kadın katılımcıların yüzde 81’i “evet” derken; erkek katılımcılarda aynı oran yüzde 73 oldu. “Diyelim ki bir seçim sezonunda çok benzer özelliklere sahip bir erkek ve bir kadın cumhurbaşkanı adayı var, hangisini tercih ederdiniz?” sorusuna kadın katılımcıların yüzde 63’ü “Kadın adayı tercih ederdim” derken erkek katılımcıların yüzde 53’ü “Erkek adayı tercih ederdim” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Araştırma Sonuçları için <a href="http://khas.edu.tr/uploads/pdf-doc-vb/TCKAA-7MART2017.pdf" target="_blank">tıklayınız</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/07/kadir-has-universitesi-toplumsal-cinsiyet-kadin-algisi-arastirmasinin-sonuclari-aciklandi/">Kadir Has Üniversitesi &#8216;Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
