<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>oyun hakkı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/oyun-hakki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/oyun-hakki/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Jan 2022 11:04:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>oyun hakkı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/oyun-hakki/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklar İçin &#8216;Kendini Koruma Olarak Oyun&#8217; Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/10/cocuklar-icin-kendini-koruma-olarak-oyun-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2022 11:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Barış Araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların Oyun Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Kendini Koruma Olarak Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk ve Barış Araştırmaları, 'Kendini Koruma Olarak Oyun' adlı bir yayın hazırladı. Bu alandaki birçok araştırmadan beslenerek hazırlanan ve ilk defa Türkçe’ye çevrilen yayın, oyunu yeniden tanımlıyor ve oyun hakkının, çocukların gelişim, korunma ve katılım hakları çerçevesinde yeniden düşünmek için yol haritası sunuyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/10/cocuklar-icin-kendini-koruma-olarak-oyun-yayinlandi/">Çocuklar İçin &#8216;Kendini Koruma Olarak Oyun&#8217; Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Çocuk ve Barış Araştırmaları kapsamında  hazırlanan kitapçıkların ikincisi olan “Kendini Koruma Olarak Oyun” çalışmasının orijinali Wendy Russell ve Stuart Lester tarafından yazılan, “Çocukların Oyun Hakkı” başlıklı makalenin bir bölümü temel alınarak kaleme alındı. Kitapçık, özellikle oyunu yeniden tanımlamak ve oyun hakkının, çocukların gelişim, korunma ve katılım hakları çerçevesinde nereye ya da nerelere denk düştüğünü yeniden düşünmek için oldukça ayrıntılı bir yol haritası çiziyor.</p>
<p dir="ltr">Çocukların oyun aracılığıyla kendilerini koruma becerisi kazandıklarına, esneklik ve uyumlanma mekanizmaları geliştirdiklerine ve oyun deneyiminin beyin gelişimini etkileyerek iyilik halini desteklediğine dair farklı araştırma ve vakalardan örneklerin  yer aldığı bu bölümü, oyun hakkını yeniden düşünmeyi olanaklı kılıyor.</p>
<p dir="ltr">&#8220;Çocukların oynamak için zamana ve mekana ihtiyaç duydukları gerçeği çoğu zaman daha büyük politikalar, planlar ya da pratikler içerisinde geçiştiriliyor ya da görmezden geliniyor fakat, bunun büyük bir bedeli olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak gerekiyor. Çocuk hakları savunuculuğu yaparken, oyun savunuculuğunun da bunun önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz ve en küçük ölçekte bile olsa, oyuna yer açmanın çocukların kendileri ve çevreleri ile barışçıl bir ilişki kurmalarında etkili olduğuna inanıyoruz.&#8221;</p>
<p dir="ltr">Bu alandaki bir çok araştırmadan beslenerek hazırlanan ve ilk defa Türkçe’ye çevrilen bu çalışmanın, yeni çalışmalara ve tartışmalara alan açması umulan yayına <a href="https://www.yumpu.com/tr/document/read/66184434/kendini-koruma-olarak-oyun" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/10/cocuklar-icin-kendini-koruma-olarak-oyun-yayinlandi/">Çocuklar İçin &#8216;Kendini Koruma Olarak Oyun&#8217; Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Oyun Hakkı Eve Sığar&#8221; Çalışması Katılımcılarını Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/05/oyun-hakki-eve-sigar-calismasi-katilimcilarini-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2021 08:58:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[AB Sivil Düşün Programı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun oyun hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Hakkı Eve Sığar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel salgın sebebiyle oyun hakkından mahrum kalan çocukların, bu duruma hazırlıksız yakalanan çalışan ebeveynlerin ve işlerini kaybeden eğitmenlerin faydalanmasını amaçlayan "Oyun Hakkı Eve Sığar" projesinin hak temelli oyun rehberi, katılımcılarını bekliyor. Son başvuru tarihi 7 Mayıs 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/05/oyun-hakki-eve-sigar-calismasi-katilimcilarini-ariyor/">&#8220;Oyun Hakkı Eve Sığar&#8221; Çalışması Katılımcılarını Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AB Sivil Düşün desteği ile aktivist Hanife Çiftçi tarafından hazırlanan &#8220;Oyun Hakkı Eve Sığar&#8221; adlı hak temelli oyun rehberi geliştirme projesine katılarak, hem hazırlanan rehberi ilk deneyenler arasına katılma fırsatını hem de 4 hafta boyunca Zoom üzerinden gerçekleştirilecek görüşmelerle rehber hakkında geri bildirim vererek şekillenmesini sağlama olanağını yakalayabilirsiniz.</p>
<h5><strong>Başvuru Koşulları</strong></h5>
<ul>
<li>Çalışan Ebeveynler</li>
<li>Oyun Abiliği/Oyun Ablalığı Yapanlar (Bu kişiler adına ebeveynlerden birinin başvuru yapması gerekmektedir.)</li>
<li>Kurumlar (Kreşler, Okul Öncesi Eğitim Kurumları, Anaokulları vb.)</li>
</ul>
<p><strong>Not:</strong> Çalışma sadece 5-9 yaş grubu çocukları kapsamaktadır. Projenin tüm faaliyetleri ücretsizdir.</p>
<p>Son başvuru tarihi <strong>7 Mayıs 2021, Cuma saat 22:00</strong>&#8216;dır.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Başvuru formuna<a href="http://bit.ly/oyunhakkievesigar" target="_blank" rel="noopener"><strong> buradan </strong></a>ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/05/oyun-hakki-eve-sigar-calismasi-katilimcilarini-ariyor/">&#8220;Oyun Hakkı Eve Sığar&#8221; Çalışması Katılımcılarını Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği, hasta çocuklara umut ve kahkaha dağıtıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/10/theodora-cocuk-hizmetleri-dernegi-hasta-cocuklara-umut-ve-kahkaha-dagitiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hemra Nida]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2018 13:20:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ANDRÉ POULİE]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hasta hakları]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[SEDA TÜRKYILMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Doktorları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[THEODORA ÇOCUK HİZMETLERİ DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[THEODORA VAKFI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=23185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek hayata bağlıyor… İsviçre’de yaşayan André Poulie, çocukken ayağını çim makinesine kaptırınca onlarca ameliyata ve uzun süreli bir tedaviye maruz kalır. Annesi Theodora, oğlunun moralini yüksek tutmak için her gün bir başka sürprizle gelir hastaneye. Her ziyaret oğlu için bir heyecana dönüşür. André zamanla iyileşir, yıllar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/10/theodora-cocuk-hizmetleri-dernegi-hasta-cocuklara-umut-ve-kahkaha-dagitiyor/">Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği, hasta çocuklara umut ve kahkaha dağıtıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek hayata bağlıyor…</strong></p>
<p>İsviçre’de yaşayan André Poulie, çocukken ayağını çim makinesine kaptırınca onlarca ameliyata ve uzun süreli bir tedaviye maruz kalır. Annesi Theodora, oğlunun moralini yüksek tutmak için her gün bir başka sürprizle gelir hastaneye. Her ziyaret oğlu için bir heyecana dönüşür. André zamanla iyileşir, yıllar da su gibi akar gider. Anne Theodora kanserden vefat edince, André ve Jan Poulie kardeşler, onun anısını yaşatmak ister. 1993 yılında hastanede uzun süre tedavi gören çocukları neşelendirecek bir vakıf kurmaya karar verirler ve Fondation Theodora’nın temelleri atılır. Gel zaman git zaman vakıf, sekiz ülkede faaliyet göstermeye, binlerce hasta çocuğun yüzünü güldürmeye başlar.</p>
<p>Türkiye’de 19 yılı geride bırakan vakıf, buradaki çalışmalarını Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği çatısı altında gerçekleştiriyor. Derneğin Kurumsal İletişim ve Kaynak Geliştirme Yöneticisi Seda Türkyılmaz, hastane ortamında sanatını icra eden Theodora Sevgi Doktorları’nı, mizahın iyileştirici gücünün çocuklar üzerindeki etkisini, çocukların her koşulda çocukluklarını yaşaması için ellerinden geleni yaptıklarını anlattı:</p>
<p><strong>Sevgi Doktorları kimdir?</strong></p>
<p>Sevgi Doktorları, hastanelerde uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek, onları kısa da olsa sıkıcı hastane ortamından koparıp renkli bir hayal dünyasına doğru yolculuğa çıkaran profesyonel sanatçılardır.</p>
<p><strong>Hastane palyaçosundan farkı nedir?</strong></p>
<p>Klasik anlamda palyaço demek doğru değil. Balondan enstrümanlar yapıp çalan, karikatür çizen, kukla oynatan, şarkı söyleyen yetenekli sanatçılar. İngiltere’de ‘Kıkırdatan Doktorlar’, Fransızcada ‘Rüya Doktorları’ diye adlandırılıyor. Türkiye’de ise ‘Sevgi Doktorları’ diyoruz. Üstelik hepsi hastane ortamları için geliştirilen eğitimleri aldıktan sonra çocuklarla bir araya geliyor, etik ve hijyenik ilkelere uygun olarak çalışıyorlar.</p>
<p><strong>Çocuklara nasıl temas ediyorlar?</strong></p>
<div id="attachment_21332" class="wp-caption alignleft" style="width: 275px;">
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-23776" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/FT_media_dr-Didou__Hopital-Pourtales-Neuchatel_Photo-Stephane-Etter-640x427.jpg" alt="" width="275" height="183" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/FT_media_dr-Didou__Hopital-Pourtales-Neuchatel_Photo-Stephane-Etter-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/FT_media_dr-Didou__Hopital-Pourtales-Neuchatel_Photo-Stephane-Etter-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/FT_media_dr-Didou__Hopital-Pourtales-Neuchatel_Photo-Stephane-Etter.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/FT_media_dr-Didou__Hopital-Pourtales-Neuchatel_Photo-Stephane-Etter-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/FT_media_dr-Didou__Hopital-Pourtales-Neuchatel_Photo-Stephane-Etter-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 275px) 100vw, 275px" /></p>
</div>
<p>Hastanede kalmak, bir çocuk için zor ve alışılmadık bir durum. Çocuk, ailesi ve arkadaşlarıyla olan düzenli temasını kaybeder, alışık olmadığı bu ortamla başa çıkmak zorunda kalır. Theodora Sevgi Doktorları bu can sıkıcı ortamda çocuklara yepyeni bir kapı aralar, ziyaret ettikleri her çocuğu gösterinin merkezine yerleştirerek gösterilerini çocuğun özel durumuna göre şekillendirir. Böylece küçük hasta, güvenini sarsan gündelik hastane yaşamından kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşır ve renkler, müzik, sihir, hayal gücü ve oyundan oluşan kendi çocuk dünyasına geri döner.</p>
<p><strong>Şu an kaç sevgi doktoru var?</strong></p>
<p>3’ü Ankara’da, 7’si İstanbul’da olmak üzere 10 Sevgi Doktorumuz var.</p>
<p><strong>Ekip profesyonel sanatçılardan mı oluşuyor?</strong></p>
<p>Çoğu konservatuar mezunu. Jonglör, müzisyen, karikatürist, tiyatrocu… Her alandan sanatçımız var. Ancak hastane ortamında performans sergilemek başlı başına bir iş. Hem Türkiye hem İsviçre’de eğitim alıyorlar. Bir Sevgi Doktoru’nun performansa başlayabilmesi için 1.5 yıllık bir eğitimden geçmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Sevgi Doktoru olmak isteyen biri için süreç nasıl işliyor?</strong></p>
<p>Önce burada mülakata alıyoruz, kabulünden sonra iki aşamalı eğitim alıyorlar. Türkiye’de profesyonel Sevgi Doktorlarımızın yanında hastaneye gidiyorlar, bir nevi staj görüyorlar. O bir buçuk yıllık süreçte bir karakter oluşturuyorlar. ‘Doktor’ Madam hep şıktır, ‘Doktor’ Pinky hep pembe giyinir, ‘Doktor’ Kaptan, kaptan kostümü giyer, şapka ve elinde halatla girer odalara. Her doktorun kendine özgü özellikleri oluyor.</p>
<p><strong>Sevgi Doktorlarının çalışma saatleri nasıl?</strong></p>
<p>Bir Sevgi Doktoru yarı zamanlı (haftada 2 veya 3 gün, 20 saat) çalışır. Çünkü bu, tam zamanlı yapılacak bir iş değil, duygusal açıdan ağır bir yönü var. Bu sebeple Sevgi Doktorlarımız üç ayda bir psikologla buluşup grup terapi alıyorlar.</p>
<p><strong>Gerçek doktorlar bu işin neresinde kalır?</strong></p>
<p>Doktorlar şifa dağıtıyor, Sevgi Doktorları ise neşe ve kahkaha… Biz terapist değiliz ya da tıbbî tedaviye girmiyoruz.</p>
<p><strong>Hastanelerle çalışma prensibiniz nasıl?</strong></p>
<p>Türkiye’de 9 hastanedeyiz. 8’i İstanbul, 1’i Ankara’da. Devlet hastaneleri ağırlıklı çalışıyoruz. Hastanedeki çocukları periyodik olarak her hafta aynı gün ve saatte ziyaret ediyoruz. Minik hastalar bir sonraki haftayı dört gözle bekliyorlar. Devamlılık bizim çalışmamızın esasıdır. Bu nedenle bir hastaneyle anlaşmadan önce en az üç yıllık bir bütçe olduğundan emin olmamız lazım.</p>
<p><strong>Her yıl kaç hasta çocuğa ulaşıyorsunuz?</strong></p>
<p>Bir ziyarette 25 – 30 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Tam çocuk sayısını söylemek zor. Hastanelerdeki çocuk, odalardaki yatak sayısı değişiyor. Sevgi Doktorlarımız geçen yıl, 3 bin 476 saatini ziyarete ayırmış. Bu da yılda 25 bin ziyarete tekabül ediyor. 19 yılda ise 350 binden fazla ziyaret yapıldı.</p>
<p><strong>Kaç ülkede faaliyet gösteriyorsunuz?</strong></p>
<p>8 ülkede faaliyet gösteriyoruz; İsviçre, İngiltere, Belarus, İtalya, Hong Kong, Fransa, İspanya, Türkiye. Sevgi Doktorları Türkiye’de çalışmalarını Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği çatısı altında gerçekleştiriyor.</p>
<p><strong>Ne zamandır Türkiye’desiniz?</strong></p>
<p>Fondation Theodora kurucularının özel bir Türkiye sevgisi var, geçmişte de defalarca Türkiye’ye geliyorlar, yeni ilişkiler inşa ediyorlar. İlk faaliyet 1998’de. Prof. Dr. Lebriz Yüksel’in onayıyla Cerrahpaşa Hastanesi’nde ilk Theodora Sevgi Doktoru çocuklarla buluşuyor.</p>
<p><strong>Çocukların iyileşme sürecine katkınızı aileler ya da doktorlar gözlemleyebiliyor mu?</strong></p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-21356 lazyloaded alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanat%C3%A7%C4%B1-Dr.-Pinky-Didier-Pallag%C3%A8s.jpg" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès.jpg 5616w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-300x200.jpg 300w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-768x512.jpg 768w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-610x407.jpg 610w" alt="" width="353" height="235" data-lazy-src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès.jpg" data-lazy-srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès.jpg 5616w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-300x200.jpg 300w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-768x512.jpg 768w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/Sanatçı-Dr.-Pinky-Didier-Pallagès-610x407.jpg 610w" data-lazy-sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" /></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Hastanesi 2016’da çalışmalarımızın çocuklarda bırakan etkisiyle ilgili bir araştırma yaptı. Çocuklarla, anne babalarıyla ve hastane personeliyle görüşmeyi içeren bir araştırma yaptılar. Bu araştırma çocuklara pozitif katkı sağladığımızı ortaya koydu. Anne babaların yüzde 93’ü çocukların Sevgi Doktorları’nı heyecanla beklediğini, moralinin yükseldiğini ve tedaviden daha hızlı çıkabildiğini söyledi. Personelin yüzde 98’i çocukların durumunda düzelme gördüğünü kaydetti. Çocukların yüzde 57’si de daha önce böyle palyaço görmediklerini ifade etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mizahın iyileştirici gücü çocuklar üzerinde gözlemlenebiliyor mu?</strong></p>
<p>Az önce bahsettiğim araştırma bunun ispatı. Sevgi Doktorlarımızın gözlemlerine göre çocuklar, yine yemek yemeye başlıyor, yataktan çıkıyor, halsizliği kalmıyor. Çocukların mutlu olduğunu gören aileler de mutlu oluyor.</p>
<p><strong>Sosyolojik olarak hangi ihtiyaca cevap veriyorsunuz?</strong></p>
<p>Her şeyden önce çocukları oyun hakkına kavuşturuyoruz. Oyun hakkı, eğitim hakkı, kendini ifade etme hakkı… Çocuğun her koşulda çocukluğunu yaşaması gerekiyor. Yaptığımız çalışmalarda çocuk ve çocuğun sağlığı hep merkezdedir.</p>
<p><strong>Theodora Sevgi Doktorları’nın karşılaştığı en büyük zorluklar neler?</strong></p>
<p>Son yıllarda mülteci çocuklardan ötürü dil sorunu yaşıyorlar fakat onlarla da beden diliyle ve mizahın birleştirici gücüyle iletişime geçmeyi başarıyorlar.</p>
<p><strong>Sizi çok etkileyen bir hikâyeyi paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>Uzun süre tedavi gören bir çocuk, taburcu oluyor ve eve gönderiliyor. Evde durumu kötüleşiyor. Hastaneye döneceğini öğrenen çocuk “Doktor Meto’yu göreceğim, oley’” diyor. Bir çocuğun o durumda Sevgi Doktorunu düşünmesi çok etkileyici. Bize doğru yolda olduğumuzu da gösteriyor.</p>
<p><strong>Sanatın birleştirici gücü çalışmalarınızda nasıl bir rol oynuyor?</strong></p>
<p>Sanat güçlü mesaj vermenin yollarından biri. Sevgi Doktorlarımız da birer sanatçı, yeteneklerini güldürmek için kullanıyor, çocuklara umut saçıyorlar.</p>
<p><strong>Türk basınında çok boy göstermiyorsunuz…</strong></p>
<p>Doğru. Dikkat ederseniz görsellerimiz her zaman pozitiftir. Çocukların fotoğraflarda mutlu görünmesini önemsiyoruz. Bu sebeple İsviçre’deki ajanslarla çalışıyoruz, görsellerimizdeki çocuklar, çocuk oyunculardan oluşuyor, hasta çocuklardan değil. Sonuçta hassas bir konu. Çocuklar için ırk, din ve siyaset yoktur. Theodora’da faaliyet gösteren tüm ülkeler “Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi”ndeki kurallarına uyarak çalışıyor.</p>
<p><strong>Partner kurumlarınız da var… Kurumsal destek konusuna bakışınız nasıl?</strong></p>
<p>Bireysel bağışları kabul etmenin yanı sıra kurumsal şirketlerle de çalışıyoruz. Kurum istediği hastaneyi seçebilir, haftalık, aylık, yıllık sponsor olabilir. Bunu haricinde isteyen firmaların insan kaynakları birimiyle birlikte organizasyon yapıyoruz. Theodora Sevgi Doktorları işyerini sürpriz bir şekilde ziyaret ediyor, masaları dolaşıp herkesi güldürüyor. Personelini mutlu etmek isteyenler için güzel bir yöntem.</p>
<p><strong>Bağış sürecini daha etkili kılabilmek için bir sivil toplum kuruluşunun nelere dikkat etmesi gerekir?</strong></p>
<p>Şeffaf olması gerekir. Sponsorumuz olan firma çalışanları, hastanedeki çocukları ziyaret edip Theodora Sevgi Doktorlarımıza her zaman eşlik edebilir. Böylece bağışın kime nasıl ulaştığını görüyor. O ortamı bir defa gören hem misyonumuzu daha iyi anlıyor hem de tekrar bağış yapabilir.</p>
<p><strong>STK ve bağışçı arasında sürdürülebilir bir ilişki var mı?</strong></p>
<p>Şeffaflığı sağlarsanız elbette var. Şu an bize destek veren sponsorlarımızın logolarını 10 yıl sonra da derneğimizde göreceğimize inanıyorum.</p>
<p><strong>Gönüllü olmak isteyenlere çağrınız nedir?</strong></p>
<p>Etkinlik yapıyoruz, çikolata veya kurabiye atölyemiz, maraton koşular, sergiler… Bir etkinlikte masa kurmak için bile gönüllüye ihtiyacımız oluyor. Bağış toplamak için birlikte çalışabiliriz, Theodora çalışma ve etik kuralları için uygunsa yeni projelere de açığız. Her şekilde destek verebilirler.</p>
<p>*Söz konusu fotoğraflar Didier Pallagès tarafından çekilmiştir.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-23778 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/IMG-20180107-WA0004-640x640.jpg" alt="" width="640" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/IMG-20180107-WA0004-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/IMG-20180107-WA0004-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/IMG-20180107-WA0004.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/IMG-20180107-WA0004-610x610.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/IMG-20180107-WA0004-320x320.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/10/theodora-cocuk-hizmetleri-dernegi-hasta-cocuklara-umut-ve-kahkaha-dagitiyor/">Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği, hasta çocuklara umut ve kahkaha dağıtıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni teknolojiler daha kapsayıcı bir oyuncak endüstrisi için umut vadediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/08/15/yeni-teknolojiler-daha-kapsayici-bir-oyuncak-endustrisi-icin-umut-vaat-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Kendik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2016 11:31:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Oyun Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli Oyuncaklar]]></category>
		<category><![CDATA[hakan diniz]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak endüstrisi]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=9935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklar etraflarındaki dünyayı oyun yoluyla keşfediyor, sosyalleşmeyi, kaygılarıyla baş etmeyi, empati kurmayı ve kendilerini ifade etmeyi oyun sırasında deneyimliyor. Günümüz oyuncak endüstrisi ise tüm çocukların kendini oyun sırasında ifade etme özgürlüğünü sağlayacak çeşitlilikten uzak. Ancak yeni teknolojilerle değişen üretim metodları endüstrilerin demokratikleşmesine imkan veriyor. Oyun dağarcığımızdan oyuncaklarımızı gözümüzün önüne getirdiğimizde işitme cihazı olan, tekerlekli sandalyede [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/08/15/yeni-teknolojiler-daha-kapsayici-bir-oyuncak-endustrisi-icin-umut-vaat-ediyor/">Yeni teknolojiler daha kapsayıcı bir oyuncak endüstrisi için umut vadediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Çocuklar etraflarındaki dünyayı oyun yoluyla keşfediyor, sosyalleşmeyi, kaygılarıyla baş etmeyi, empati kurmayı ve kendilerini ifade etmeyi oyun sırasında deneyimliyor. Günümüz oyuncak endüstrisi ise tüm çocukların kendini oyun sırasında ifade etme özgürlüğünü sağlayacak çeşitlilikten uzak. Ancak yeni teknolojilerle değişen üretim metodları endüstrilerin demokratikleşmesine imkan veriyor.</h3>
<p>Oyun dağarcığımızdan oyuncaklarımızı gözümüzün önüne getirdiğimizde işitme cihazı olan, tekerlekli sandalyede veya doğum lekesi bulunan bir oyuncağı hatırlamıyoruz. Çocukluk döneminde çeşitliliğe olanak sağlamayan tek tip oyuncaklarla çevrelenmemizin ise bazı sonuçları var. Engelli bir çocuğun kendini oyuncaklar sayesinde ifade etme özgürlüğünün elinden alınması sadece engelli çocuklara zarar vermiyor aynı zamanda engelliliği görünmezleştiriyor ve engelli çocukların diğer çocuklarla iletişim olanaklarını ortadan kaldırıyor.</p>
<p>İngiltere&#8217;den oyuncak firması <a href="https://www.facebook.com/OfficialMakies" target="_blank">Makies</a>, geçtiğimiz aylarda engelli çocukların oyuncaklarıyla aralarında bir bağ kurabilmeleri için ebeveynlerden ev yapımı, gerçekçi oyuncak bebek fotoğrafları paylaşmalarını istediği <a href="https://www.facebook.com/toylikeme/" target="_blank">Toy Like Me</a> kampanyası başlatmıştı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9946" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/engelli-oyuncaklar-1024x392.png" alt="engelli oyuncaklar" width="1000" height="383" /></p>
<p>3D baskı teknolojisi kullanan oyuncak firması içerisinde işitme cihazı ve koltuk değneği kullanan, yüzünde doğum lekesi olan oyuncak bebeklerin yanında son olarak tekerlekli sandalye kullanan bir oyuncak bebek üretti. Firma engelli çocukların kendilerine benzer, doğal görünümlü ve kişiselleştirilebilir oyuncaklara sahip olmalarının toplumda daha olumlu karşılanmalarını ve böylece mümkün ve doğal olmayan güzellik standartlarına ulaşmaya çalışmaktan vazgeçeceklerini umuyor.</p>
<p><strong>Oyuncak tasarımcısı Hakan Diniz</strong> ise üretim metodlarının değişmesi, 3 boyutlu yazıcılar ve internetten satış gibi teknolojilerle genel olarak endüstrilerin demokratikleşmesinin daha sağlıklı ve mutlu çocuklar-oyuncular ve farklılıklar ile daha barışık bir toplum oluşması için umut vadettiğini belirtiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9950" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/hakan-diniz-1024x576.jpg" alt="hakan diniz" width="1000" height="563" /></p>
<h4>Endüstrilerin demokratikleşmesi önemli bir dönemeç</h4>
<p>&#8220;Oyun ve oyuncak endüstrisi adı üstünde endüstri. Asıl amacı toplu üretim ve tüketim ile kar maksimizasyonu olan bir organizasyon. Otomotivden tutun hazır giyime kadar tüm endüstriler, özel kullanıcıları ihmal etme eğiliminde. Özel kullanıcı dediğimiz zaman solaklardan tutun, uzun-kısa boylu kullanıcılara kadar çok geniş bir grubu icine alıyor ve engelliler de bu grubun içinde. Oyuncak endüstrisi de bu genel eğilime dahil maalesef ve neticede de engelli kullanıcılar ihmal ediliyor. Ama özellikle üretim metodlarının değişmesi, 3 boyutlu yazıcılar ve internetten satış gibi teknolojilerle genel olarak endüstrilerin demokratikleşmesi söz konusu. Oyuncak endüstrisi de bu değişimler ile artık özel kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilir hale geliyor. Tabii bu çok onemli bir dönemeç.&#8221;</p>
<h4>Üretimde demokratikleşme sürecinden daha sağlıklı ve daha kapsayıcı bir oyun ve oyuncak kültürü türeyebilir</h4>
<p>&#8220;Özellikle özel gereksinimli çocukların oyun sürecinde kendilerini dışlanmış ve yetersiz hissetmemesi, birey olarak kendilerini daha sağlıklı tanımlamaları ve diğer çocuklarla beraber oyun kurabilmeleri ve sosyal entegrasyonları kendi kişisel gelişimleri için çok kritik. Tabi sadece engelli kullanıcıların değil eskiden dışlanma eğilimindeki bütün özel gereksinimli çocukların dış görünüş, boy, kilo, cinsel eğilim, ten rengi, kültürel farklılıklar yüzünden dışlanmadan oyuna katılım imkanı doğuyor. Bu üretimde demokratikleşme sürecinden daha sağlıklı ve daha kapsayıcı bir oyun ve oyuncak kültürü türemesini ve neticede daha sağlılı ve mutlu çocuklar-oyuncular ve farklılıklar ile daha barışık bir toplum oluşmasını umuyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Endüstri tasarımcısı ve oyun-oyuncak tasarımı uzmanı olan Hakan Diniz ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı RISD mezunu. 2011’de, kendi manifestosu olan “iyi oyna, iyi tasarla” perspektifinden yola çıkarak kendi endüstriyel tasarım şirketi olan Studio HDD’yi kurdu.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/08/15/yeni-teknolojiler-daha-kapsayici-bir-oyuncak-endustrisi-icin-umut-vaat-ediyor/">Yeni teknolojiler daha kapsayıcı bir oyuncak endüstrisi için umut vadediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günümüz çocukları oyuna hasret</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/05/31/gunumuz-cocuklari-oyuna-hasret/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Kendik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 May 2016 08:33:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Belma Tuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Oyun Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=7284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklarının gelişiminde büyük önem taşıyan oyunların yerini, sınav kaygıları, kısa süren teneffüsler, başarılı olma baskısı kaplıyor. Okulda geçirilen uzun saatler, yalnızca çocuğun gelişimini değil, ailesiyle olan ilişkilerini de etkiliyor. Prof. Dr. Belma Tuğrul günümüz çocuklarının oyun ile ilişkisini Sivil Sayfalar’a anlatıyor. Yeni yüzyılın insanlara sunduğu olanaklar, çocukların oyun dünyasını da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/05/31/gunumuz-cocuklari-oyuna-hasret/">Günümüz çocukları oyuna hasret</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Çocukların fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklarının gelişiminde büyük önem taşıyan oyunların yerini, sınav kaygıları, kısa süren teneffüsler, başarılı olma baskısı kaplıyor. Okulda geçirilen uzun saatler, yalnızca çocuğun gelişimini değil, ailesiyle olan ilişkilerini de etkiliyor. Prof. Dr. Belma Tuğrul günümüz çocuklarının oyun ile ilişkisini Sivil Sayfalar’a anlatıyor. </strong></h3>
<p>Yeni yüzyılın insanlara sunduğu olanaklar, çocukların oyun dünyasını da etkiliyor. Oyun yaşamındaki değişim sadece nicel boyutta değil, oynanan oyun tipleri de içerikleri de oyun oynanan mekânlar, oyun araçları da büyük bir hızla değişiyor. Özellikle oyun endüstrisindeki gelişmeler ve yenilikler çocukların oyun alanlarını, oyun tercihlerini ve oyun araçlarını da dönüştürüyor. Çocuklar giderek doğal oyun ortamlarından uzaklaşıyor ve daha çok bireysel, kapalı alanlarda ve teknolojik araçlarla oynamaya yöneltiliyor.  Örneğin, çocukların okulda geçirdikleri süre giderek uzuyor ancak buna karşın okulda oyuna sağlanan olanaklar, giderek kısıtlanıyor. Özellikle teneffüs saatlerindeki azalma ve teneffüs saatlerindeki oyun temelli etkinliklerin eksikliği birçok araştırmacının çalışma konusu oluyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7286" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/05/belmatugrul-1024x762.jpg" alt="belmatugrul" width="1000" height="744" /></p>
<h4><strong>OKULDA GEÇEN ZAMAN ÇOK, TENEFFÜSLER BOŞ</strong></h4>
<p>Jarrlett, 2013’te teneffüslerin etkili oyun zamanları olarak kullanmasının önemine dikkat çekerek, verimli etkinliklerle geçen teneffüs sonrasının çocukların dersleri anlama, dikkati yoğunlaştırma ve katılım düzeylerinde çok önemli seviyede olumlu etki yaratığını, bunun yanı sıra olumsuz davranışlarında azalmaya neden olduğunu vurgulamıştır. OECD 2012 raporunda Estonya, Finlandiya, Rusya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Kore, İsveç, Hollanda, Almanya, Danimarka,  Yunanistan, Japonya, Avusturya, Macaristan gibi ülkelerde okul saatleri OECD ortalamasının altında iken Türkiye bu raporda çocuklarını “daha uzun süre okulda tutan” ülkeler arasında yer almaktadır. Bu durum okulların çocuk gelişimi ve eğitimi konusundaki sorumluluklarını daha da arttırıyor. Özellikle çocuk dostu etkinliklerle donatılmamış adeta boş geçen teneffüs zamanları çocukları fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak rahatlatamayacağı için çocuklar derse döndüklerinde davranış ve öğrenme sorunları yaşıyor.</p>
<p>“Alliance For Childhood” araştırma raporlarında çocukların anaokulunda herhangi bir yönlendirme olmaksızın serbest oyun olarak tanımlanan oyun türündeki oyunları 30 dakika ve bazen daha az oynadıklarını, bunun yerine okuma, yazma, matematik ve standart testlerle ilgili görevler için günde iki ya da üç saatlerini harcadıkları tespit edilmiştir ( Miller, Almon 2009). 2011 yılında Hong Kong Eğitim Enstitüsünde Wong Siu Man ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmada da okulöncesi ve ilkokul öğretmenlerinin önemli bir bölümünün çocukların entelektüel alanda ilerlemelerini, temel gelişimsel gereksinimlerini, ilgilerini ve yeteneklerini desteklemekten çok daha öncelikli buldukları ortaya çıkmıştır. Anlaşılacağı üzere bu bakış açısıyla “oyun” sadece boş zamanlarda vakit geçirmek için kullanılacak bir uğraştır ve oyun öğrenmenin karşısındaki bir engeldir.  Özetle, “oyunun değeri” açısından çocukların içinde bulunduğu yüzyıl, olanakları kadar sınırlılıkları ile ciddi bir pedagojik, sosyolojik çatışma yaratıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7296" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/05/13334588_10154678269981490_465135176_o.jpg" alt="13334588_10154678269981490_465135176_o" width="793" height="531" /></p>
<h4><strong>“HAFTA SONUNA UZATILAN OKUL SAATLERİ, OKUL İDARELERİ TARAFINDAN SOSYAL ETKİNLİKLER ZAMANI OLARAK TANIMLANSA DA BUNUN BÖYLE OLMADIĞINI BİR EBEVEYN OLARAK DA DENEYİMLEDİM.”</strong></h4>
<p>Ülkemizde ise benzer bir durum söz konusu. Günümüz okullarında çok yaygın olarak yer verilen özel kurs dersleri ve popüler ilgi alanları (bale,  modern dans, yüzme, seramik, heykel, binicilik, drama, satranç, bilgisayar, yabancı dil, yoga, animasyon vb) eğitim programlarına entegre edilmiş durumda. Çocukların bu kadar çok etkinliği yapmak zorunda olduğu okullarda “oyun” gibi doğal, duygusal ve sosyal olarak doyurucu, geliştirici, öğretici bir gelişim fırsatını kullanmaya vakit bulunması da mümkün görünmüyor. Eğitimciler bu etkinliklerin oyunlaştırılarak yapıldığını belirtseler de çocukların serbest oyun türünde oyun oynama gereksinimi yine risk altında. Ülkemizde son yıllarda artan bir şekilde bazı özel okulların hafta sonları da eğitime devam ettiklerini gözlemliyoruz. Hafta sonuna uzatılan okul saatleri, okul idareleri tarafından sosyal etkinlikler zamanı olarak tanımlansa da bunun böyle olmadığını bir ebeveyn olarak da deneyimliyorum.</p>
<h4><strong>UZUN SÜRE OKULDA KALMAK, OKULA KARŞI OLUMSUZ TUTUM GELİŞTİRMEYE SEBEP OLUYOR, OYUNDAN UZAKLAŞTIRIYOR</strong></h4>
<p>Çocuk psikoloğu olan Haim Ginot (1972) de bu konuya dikkat çekmiş ve gün boyunca uzun süre okulda kalmanın, okula karşı olumsuz tutumlar geliştirme nedeni olduğunu ve uzun okul saatlerinin dikkat sorunlarının kaynağını oluşturduğunu belirtmiştir ( Henniger 2009, Canning,2010 ).  Bu durum çocukların akademik başarılarını ve öğrenme kalitelerini etkilediği gibi, aile içindeki ilişkilerini de etkiliyor. Çocuklar artık daha az zamanlarını aile üyeleriyle geçiriyor. Özellikle ülkemizde erken yaşta başlayan ve uzun yıllar boyunca artarak devam eden sınav baskısı ve akademik başarıya yönelik yüksek beklentiler, uzun okul saatleri, okuldan sonra etüt saatleri vb. çocukları evde ve okulda oyundan uzaklaştıran toplumsal gerekçelerdir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7288" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/05/saklambac_780x517-w20bfqslzi.jpg" alt="saklambac_780x517-w20bfqslzi" width="780" height="517" /></p>
<h4><strong>HIZLI – KAYGILI – GÜVENSİZ ÇOCUKLAR</strong></h4>
<p>David Elkind günümüz çocuklarını “hurried-worried child” olarak tanımlıyor.  Elkind bu tanımlamasında çocukların üstesinden gelemeyeceği yüksek beklentiler <em>nedeniyle hızlı ama kaygılı, güvensiz çocuklar </em>olduklarını belirtiyor ( Miller, Almond 2009).  Çocukların okul dışında evde ya da sokakta oynayacakları zaman da giderek azalıyor. Oyunun önemi,  okul ortamlarında (ders sırasında ve teneffüslerde) ve okul dışında oyundan daha fazla yararlanılması konusu, tüm dünyanın eğitim sorunları içinde aradığı bir cevap. Kültürlerin getirdiği farklılıklar oyun olanaklarını etkilese de “oyunun gücü” evrensel bir kabul görmektedir. Oyun bütün dünya çocuklarının kullanmayı bildiği evrensel bir dildir, oyun aynı zamanda çocukların, çocukluğun barış dilidir.</p>
<h4><strong>“OYUNA SAYGI, ÇOCUĞA VE ÇOCUKLUĞA SAYGIDIR.”</strong></h4>
<p>Çocuğun büyüme, gelişme ve öğrenme sürecinde oyundan daha etkin bir şekilde yararlanılabilmesi için “Oyun hakkı çerçevesinde oyun pedagojisi” kavramının eğitim sistemimiz içinde kabul görmesi öncelikli ve önemli bir konudur. Oyun, çocuk için bir hak, bir gereksinim, en etkili öğrenme yolu, gelişim fırsatı, dünyayı ve kendini keşfetme yoludur.  Gerek ülkemizde gerek ise tüm dünya da çocukların oyun oynama hakkı, kendilerinin neden olmadığı gerekçeler ve koşullar nedeniyle risk altındadır. Çocukların oyun hakkı yasalarla garanti altına alınmış olsa da uygulama düzeyinde, çocukların oyun haklarının korunmadığı anlaşılmaktadır.  Evde okulda ve genel olarak da toplumda, oyunun değeri konusunda hem fikir olduğumuzu eylemlerimizle kanıtlamak zorundayız.  Oyuna saygı, çocuğa ve çocukluğa saygıdır.</p>
<p><em>Prof. Dr. Belma Tuğrul Fatih Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Uluslararası Oyun Derneği (International Play Association – IPA) Türkiye temsilcisidir. </em></p>
<h6><strong><em>Kaynaklar</em></strong></h6>
<h6>Canning, N. (2010). <em>Play and Practice in Early Years Foundation Stage</em>, London: Sage Publication.</h6>
<h6>Henniger,L.M.(2009). <em>Teaching Young Children an Introduction.</em> New Jersey: Person  Education Inc.</h6>
<h6>Jarrlett, S.O ( 2013).  <em>A Research-Based Case for Recess</em> . US Play Coalition Value of Play. <a href="http://www.usplaycoalition.clemson.edu/">www.usplaycoalition.clemson.edu</a> November 2013</h6>
<h6>Miller, E., Almond, J.( 2009). <em>Crisis in the Kindergarten: Why Children Need to Play in School</em>? College Park: Alliance For Childhood.</h6>
<h6>OECD Report. Günümüzde Eğitim 2013 OECD Görüşü. <a href="http://abdigm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2013_12/20024202_gnmzdeeitim2013oecdgr.pdf">http://abdigm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2013_12/20024202_gnmzdeeitim2013oecdgr.pdf</a></h6>
<h6>Walker, T ( 2014). <em>How Finland Keeps Kids Focused Through Free Play</em>. <a href="http://www.theatlantic.com/education/archive/2014/06/how-finland-keeps-kids-focused/373544/">http://www.theatlantic.com/education/archive/2014/06/how-finland-keeps-kids-focused/373544/</a></h6>
<h6>Wong, S.M ., Wang, Z., Cheng, D. (2011). A Play-Based Curriculum: Hong Kong Children&#8217;s Perception of Play And Non-Play. <em>International Journal of Learning</em>, 17(10), 165-180</h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/05/31/gunumuz-cocuklari-oyuna-hasret/">Günümüz çocukları oyuna hasret</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun çocukların zorluklarla baş etme yöntemi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/05/28/kriz-afet-donemlerinde-cocuk-oyunlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Kendik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 May 2016 22:20:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Oyun Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[theresa casey]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası oyun derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=7224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyun hakkı, çocukların hem yakın vadedeki mutlulukları ve zorluklarla baş etme kabiliyetleri, hem de uzun vadeli beklentileri için hayati öneme sahip. Bir çocuğun oyun fırsatlarının elinden alınması, fiziksel ve zihinsel sağlığı ve gelişimi üzerinde büyük olumsuz etkiler yaratabilir. Bu durumda, çocukların günlük oyunlarıyla aralarına tehlikeli, hatta hayatlarını tehdit eden engeller girerse ne olur? Krizler çocukların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/05/28/kriz-afet-donemlerinde-cocuk-oyunlari/">Oyun çocukların zorluklarla baş etme yöntemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Oyun hakkı, çocukların hem yakın vadedeki mutlulukları ve zorluklarla baş etme kabiliyetleri, hem de uzun vadeli beklentileri için hayati öneme sahip. Bir çocuğun oyun fırsatlarının elinden alınması, fiziksel ve zihinsel sağlığı ve gelişimi üzerinde büyük olumsuz etkiler yaratabilir. Bu durumda, çocukların günlük oyunlarıyla aralarına tehlikeli, hatta hayatlarını tehdit eden engeller girerse ne olur? Krizler çocukların gündelik hayatlarını karmaşaya sürüklerken yetişkinler bu konuda ne yapabilir? Uluslararası Oyun Derneği Başkanı Theresa Casey kriz ve afet sonrası dönemlerde çocuk oyun hakkını anlatıyor.</strong></h3>
<p>Amacı çocukların oyun hakkını temel insan haklarından biri olarak tanınması, korunması ve yaygınlaştırılmasını sağlamak olan <a href="http://ipaworld.org/">Uluslararası Oyun Derneği</a> (International Play Association: Promoting the Child’s Right to Play’in &#8211; IPA) için bu sorular çok ciddi sorular. Çatışma ortamlarında, doğal ve beşeri afetlerde çocukların oyun hakkı meselesi genellikle göz ardı ediliyor; halbuki çocukların oyuna en çok ihtiyacı olduğu durumlar bu zamanlar. Dünya kasvetli ve korkunç bir yer olarak göründüğünde, oyun, gelişimsel bir gereklilik ve hayat kalitesini yükselten bir deneyim olarak, çocukların sağlığını koruyucu etkiye sahip. Çoğumuz için, oynayan çocuklar bir umut simgesidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7227" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/05/theresa-casey-1-1024x683.jpg" alt="theresa casey" width="1000" height="667" /></p>
<p>2014’te, IPA, Aktif Yaşam Derneği ile birlikte İstanbul’daki <a href="https://www.facebook.com/oyuncalismalaribirimi">IPA Dünya Konferansı</a> dahilinde bir Özel Çalıştay düzenledik. ‘<strong>Kriz ve Afet Sonrası Dönemlerde Oyuna Erişim</strong>’ başlıklı bu çalıştay çatışma ortamlarında ve doğal/beşeri afetlerde çocuklar için oyun alanı tasarımını, ilkelerini ve zorluklarını değerlendirdi. Grup, dokuz ülkeden şehir ve bölge planlama, insan hakları, oyun alanı, çocuk işçiler, tiyatro, ve en önemlisi oyun üzerine çalışan 24 delegeden oluşuyordu.</p>
<p>Çalıştay sonucu ortaya çıkan en ilginç bulgulardan biri, <strong>kriz durumlarında oyun konusunda çok az bilgimiz</strong> olmasıydı. Delegeler bu durumu büyük endişe ile bildirdiler – kaynak alınabilecek kılavuzlar ve proje dokümantasyonları çok sınırlı. Çocuklar ısrarla oyun ihtiyaçlarından bahsetseler de, aktörlerin (sivil toplum kuruluşları, devlet örgütleri, BM birimleri vs.) bu ihtiyaca cevap verdiklerine dair kanıt bulmak zor. En önemlisi, neyin işe yaradığıyla ilgili net bilgimiz yok.</p>
<p>Bu bulguların bir sonucu olarak IPA, Kriz Sırasında Oyuna Erişim konusunda Türkiye’den partnerler de içeren iki yeni uluslararası projeye başladı. Paralel olarak yürüyen bu projelerden biri Eylül 2015 ve Eylül 2017 arasında Lübnan, Türkiye ve beş Asya ülkesinde devam edecek olan uluslararası bir araştırma projesi.<br />
‘Oyun: haklar ve pratik’ isimli diğer proje ise bir eğitim ve geliştirme projesi: kriz durumlarındaki çocuklara oyun fırsatları sağlamak için program yöneticileri ve ekipleri eğitecek ve kaynak sağlayacak. Haziran 2016’da İstanbul’da uzmanların katılacağı bir toplantı düzenlenecek.</p>
<p>BM Çocuk Hakları Komitesi <a href="http://tbinternet.ohchr.org/_layouts/treatybodyexternal/Download.aspx?symbolno=CRC%2fC%2fGC%2f17&amp;Lang=en">2013 Genel Yorumunda</a> zorlu şartlarda çocukların oyun ihtiyaçlarına dikkat çekiyor:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>“Çocukların kayıp, göç, travma deneyimlerinden sonra bir normallik hissine kavuşmalarında oyun, dinlenme ve kültürel aktivite fırsatlarının iyileştirici ve rehabilite edici rolü vardır.”</strong></p>
<p>Oyun sayesinde çocuklar birçok duyguyu deneyimler – neşe, özgüven, korku, öfke, doyum, can sıkılması, hayranlık, mutluluk, yas, reddedilme, kabul edilme, hüzün, gurur, hayal kırıklığı – ve bunları yönetmeyi öğrenir. Oynamak hayalgücü ve yaratıcılığı geliştirir, bir taraftan da çocukların hayatın zor ve yorucu taraflarıyla ‘baş etmelerini’ ve onları anlamlandırmalarını sağlayabilir. Oyun sayesinde çocuklar ait olma ve dahil olma duygularını güçlendiren ritüellere katılırlar; büyük çocuklar da küçük çocukları eğitiyor olma duygusundan faydalanabilirler. Kaliteli oyun ortamları sadece fiziksel değil aynı zamanda sosyal mekânlardır: çocuklar burada mekânı, ilişkilerini ve kaynaklarını paylaşmayı/yönetmeyi öğrenirler.</p>
<p>Çocuklara göre oyun hayatlarının en önemli parçalarından biridir – oyuna ayrılan zamana, oynama özgürlüğüne ve kaliteli oyun alanlarına değer verirler. Eğer çocukların güvenli oyun periyotlarına sahip olmalarını sağlayabilirsek, bu deneyimler hayatlarının geri kalanında da faydasını görecekleri birer kaynak olacaktır.</p>
<p><em>Theresa Casey, Uluslararası Oyun Derneği Başkanı ve Avrupa’da çeşitli kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerine oyun danışmanlığı yapıyor.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/05/28/kriz-afet-donemlerinde-cocuk-oyunlari/">Oyun çocukların zorluklarla baş etme yöntemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de çocuk oyun hakkı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/26/turkiyede-cocuk-oyun-hakki/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/26/turkiyede-cocuk-oyun-hakki/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Kendik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2016 09:44:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[31. Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Oyun Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyun alanları]]></category>
		<category><![CDATA[oyun hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Çocuk Oyun Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası oyun derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=5931</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyun, çocukların en temel ihtiyaçlarından biri. Çocuklar oyun oynarken merak eder, araştırır, eğlenir, paylaşır, kendini ifade eder, deneyimler, öğrenir. Çocuğun hareket etme biçimi olan oyun ona fiziksel gelişimi için ortam sunarken problem çözme, yaratıcılık ve sosyalleşme gibi bilişsel becerilerinin gelişmesine de yardımcı olur. Çocuğun kendisini iyi hissetmesi, mutlu olmasını sağlayan oyun, aynı zamanda çocuğun mental [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/26/turkiyede-cocuk-oyun-hakki/">Türkiye’de çocuk oyun hakkı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Oyun, çocukların en temel ihtiyaçlarından biri. Çocuklar oyun oynarken merak eder, araştırır, eğlenir, paylaşır, kendini ifade eder, deneyimler, öğrenir. Çocuğun hareket etme biçimi olan oyun ona fiziksel gelişimi için ortam sunarken problem çözme, yaratıcılık ve sosyalleşme gibi bilişsel becerilerinin gelişmesine de yardımcı olur. Çocuğun kendisini iyi hissetmesi, mutlu olmasını sağlayan oyun, aynı zamanda çocuğun mental gelişimine de katkı sağlar.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<h4>Çocukların oyun oynamasının önünde birçok engel var</h4>
<p>Bugün, çocuk oyun hakkının önünde alarm veren bazı eğilimler olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Toplumda oyunun öneminin göz ardı edilmesi, ailelerin aşırı korumacı tutumları, çocukların özgürce ve kendi ihtiyaçları doğrultusunda oynayabilecekleri oyun alanlarının yetersizliği, oyun alanları olsa dahi bu oyun alanlarına artan kentleşme, trafik, ulaşım sorunu nedeniyle erişimdeki yetersizlikler, oyun alanlarının günümüz çocuklarının algı ve beklentilerini karşılamayan tek tip ve geleneksel oyun alanlarından oluşması, teknolojik gelişmelerle evde ekran karşısında yapılabilecek aktivitelerin ve evde hareketsiz geçirilen zamanın artması, rekabete dayalı spor oyunlarının bazı çocukları oyundan uzaklaştırması, çocukların okul, okul sonrası ve hafta sonu gibi gündelik zamanlarının tamamının yetişkinler tarafından planlanıp yönetilmesi ve erken yaşta gelen okul başarısı baskısı çocukların oyun oynamalarının önünde engel oluşturabiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-5935" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/04/ayd-rop-2-1024x679.jpg" alt="ayd rop 2" width="1000" height="663" /></p>
<h4>Oyun bir çocuk hakkıdır</h4>
<p>Oysa oyun oynamak çocuğun beslenme, sağlık, barınma ve eğitim gibi en temel ihtiyaçları arasında yer alan yasalarla da güvence altına alınmış bir çocuk hakkı. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin 31. maddesi çocuğun oyun hakkını tanımlıyor.  Bu sözleşmeyle çocuk oyun hakkının ülke politikalarına, programlarına ve hizmetlerine uygun bir şekilde korunacağı ve geliştirileceği taahhüt edilmiş oluyor.</p>
<p>Türkiye 1990 yılında Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzalamıştır. 1994 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sözleşme onaylanmış ve 1995 yılı başında Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak çocuk oyun hakkı sadece kamu politikaları sınırları içerisinde tanımlanabilecek bir konu değil. Çocukların oyun olanakları sağlanması ve bu olanakların iyileştirilmesi için sağlık alanında çalışanlardan, şehir planlamacılara, eğitimcilerden sivil toplum kuruluşlarına kadar çocuğun temas ettiği tüm paydaşlara önemli roller düşüyor ve çocuklara oyun imkanları yaratmak altyapısal olduğu kadar zihinlerde de bir dönüşüm gerektiriyor. Çocuklara göre oyun hayatlarının en önemli parçalarından biri, çocuklar oyuna ayrılan zamana, oynama özgürlüğüne ve kaliteli oyun alanlarına değer veriyorlar. Yetişkinler olarak da özellikle ebeveynlerin tutumu çocuğun oyun oynaması açısından fırsatlar sunuyor.</p>
<h4>Çocuklar oyun oynarken öğrenir. En önemlisi çocuklar oyun sırasında öğrenmeyi öğrenir</h4>
<p>Günümüzde birçok ebeveyn okul başarısı baskısı nedeniyle çocuklarının gündelik zamanlarını planlayıp yönetiyor. Böyle olunca çocukların serbestçe oyun oynayabilecekleri zamanlar ve alanlar kısıtlanıyor. Oysa çocuklar oyun oynarken öğreniyor. En önemlisi çocuklar oyun sırasında öğrenmeyi öğreniyor. Bu da çocukların okul başarısını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle çocukların gündelik yaşantısında oyun oynayabilecekleri zaman ve alan dengesini sağlamak önemli hale geliyor.</p>
<h4>Oyun oynamak çocukların günlük fiziksel aktivite ihtiyacını karşılamasına yardımcı olur</h4>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-5936" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/04/ayd-rop-3-1024x681.jpg" alt="ayd rop 3" width="1000" height="665" /></p>
<p>Teknolojik gelişmelerle evde ekran karşısında yapılabilecek aktivitelerin sayısı arttı. Dijital teknoloji sektörü hem ebeveynler hem de çocuklar için ekran karşısında yapılabilecek birçok etkinlik ve imkan sunarken bir taraftan da evde hareketsiz geçirilen zamanın artmasına neden oluyor. Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam içinse düzenli fiziksel aktiviteye ihtiyacımız var. Dünya Sağlık Örgütü çocuklar için günde en az 60 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite öneriyor. Çocukların ihtiyacı olan günlük fiziksel aktiviteyi karşılamaları içinse oyun en önemli araçlardan biri. Bu nedenle anne ve babaların çocuklarının sağlıklı gelişimleri için ev içinde veya dışında çocuklarıyla birlikte hareket ederek eğlenebilecekleri oyun ortamı ve zamanı yaratmaları önemli.</p>
<p><em>Çocuk oyun hakkı ile ilgili güncel çalışmalar için aktif yaşam tarzını ve fiziksel aktiviteyi gündelik yaşamın her alanına ve anına yaygınlaştırmayı hedefleyen ve Uluslararası Oyun Derneği’nin (<a href="http://ipaworld.org/">IPA</a>) Türkiye temsilcisi olarak çocuk oyun hakkı alanında çalışan <a href="ttps://www.facebook.com/oyuncalismalaribirimi" target="_blank">Aktif Yaşam Derneği Oyun Çalışmaları Birimi</a>&#8216;ni takip edebilirsiniz.</em></p>
<h6>Ana Fotoğraf: Ragıp Sarı</h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/26/turkiyede-cocuk-oyun-hakki/">Türkiye’de çocuk oyun hakkı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/26/turkiyede-cocuk-oyun-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
