<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Orman Yangınları Araştırma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yanginlari-arastirma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yanginlari-arastirma/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2021 12:29:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Orman Yangınları Araştırma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yanginlari-arastirma/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünyadaki Orman Yangınları Trendi ve STK&#8217;lar Bu Konuda Neler Yapıyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/dunyadaki-orman-yanginlari-trendi-ve-stklar-bu-konuda-neler-yapiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2018 08:25:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Global STK’lar]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Yangınları Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30791</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Yanıyoruz. Ormanlarımız yanıyor. Hem de her geçen gün daha da şiddetlenerek, bir öncekinden daha fazla insan-hayvan canına, doğa tahribatına mal olarak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/dunyadaki-orman-yanginlari-trendi-ve-stklar-bu-konuda-neler-yapiyor/">Dünyadaki Orman Yangınları Trendi ve STK&#8217;lar Bu Konuda Neler Yapıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sivil Sayfalar</strong> ve<strong> Yeşil Gazete</strong> ortaklığında bu soruna el atalım, gündeme taşıyalım istedik.</em></p>
<p><em>Gezegen çapında sorunu kavramak, yerelde durum tespiti yapmak, kimlikler işin içine girdiğinde orman yangınlarına karşı tavırda değişim oluyor mu (bknz. Dersim Yangınları) araştırmak , uzmanlara danışmak ve en nihayetinde dosya konusunun bittiği an itibarı ile kapsamlı bir <a href="https://www.sivilsayfalar.org/?s=ormandosyas%C4%B1" target="_blank" rel="noopener">#OrmanDosyası </a>içerik dizgesini önünüze sunmaktır ana gayemiz.&#8221;</em></p>
<p><a href="https://blog.globalforestwatch.org/data/global-tree-cover-loss-rose-51-percent-in-2016"><span style="font-weight: 400;">Globalforestwatch</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı blogtaki araştırmaya göre tropikal ormanlarda doğal yangınlar nadir olarak çıkarken, ekstrem sıcaklıklar ve kuraklıkla bağlantılı olarak insan eliyle çıkan yangınlar daha büyük pay alıyor.</span></p>
<h5><b>Asya Kıtası</b></h5>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-30793 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/indones-bran-02nh-copy-jpg-1-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/indones-bran-02nh-copy-jpg-1-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/indones-bran-02nh-copy-jpg-1-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/indones-bran-02nh-copy-jpg-1.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/indones-bran-02nh-copy-jpg-1-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/indones-bran-02nh-copy-jpg-1-320x180.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Hindistan</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Worldwidejournals’taki bir</span><a href="https://www.worldwidejournals.com/paripex/recent_issues_pdf/2014/July/July_2014_1405423014__71.pdf"><span style="font-weight: 400;"> araştırma yazısına</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre Hindistan’da Satara Bölgesi’ndeki Sivil Toplum Kuruluşları, toplumun bu konudaki kör inançlarını, deneyimsizliklerini ve cehaletini gidermek için eğitim programları düzenliyor. Çevre üzerine çalışan yerel STK’lar film gösterimleri, belgeseller, afişler, slide gösterileri gibi çeşitli yollardan orman yangınlarını önleme, doğayı ve tüm canlıları korumaya katkı sağlamaya çalışıyor. Satara Bölgesi’nde çevreyi korumak için kurulmuş ayrı bir Orman Bakanlığı olmasına rağmen, iş gücü ve kaynak eksikliği nedeniyle orman yangınlarını önlemede yetersiz kalıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Bugün çevreci organizasyonlar da orman yangınlarıyla alakalı bilimsel bilgiye sahip ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalışıyor. Fakat hükümet yeterince kaynak ve iş gücü sağlamadığı için çalışmalar yine yetersiz kalıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Satara Bölgesi’ndeki aktivistlerin görüşüne göre orman yangınlarının 6 nedeni var. Piknik, kamp, balıkçılık, avcılık, sigara içmek gibi aktiviteler, bölgedeki toprağın işlenmesi ve bitki yetiştirilmesi için bilinçli olarak yakılması, geleneksel arıcılık faaliyetlerinde arıların daha az agresif olmaları için ateş yakılarak duman kullanılması, katı atıkların kontrolsüz şekilde yol kenarlarında ve tepelerdeki ormanlık alanlarda yakılması şeklinde ana nedenlere ayırıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Orman Bakanlığının ormanlık alanları koruma ve kontrolü gibi bir sorumluluğu olmasıyla beraber hükümet de ‘Vahşi Yaşamı Koruma Yasası 1972’ ile Satara Bölgesi’ndeki Mahabaleshwar, Panchgani, Koyana Sanctuary and Kas platosunu vahşi yaşamı korumak için bazı faaliyetlerin kısıtlandığı alanlar olarak ilan etti. Bu ayrıca Orman Bakanlığı için önemli bir hedef olarak görülüyor. Sahara Bölgesi’ndeki STK’ların ve Orman Bakanlığı’nın başlıca faaliyet konuları ormanların işletimi, orman yangınlarının kontrolü ve yönetimi ile turizm. Ormanların işletimi ve korunması için STK’lar ve yerel halk beraber çalışıyor. STK’ların orman yangınlarına karşı aldıkları önlemler arasında bireysel kontak kurmak en efektif yöntem olarak görülüyor. Orman yangınlarını önlemek, halkın anlayışı ve işbirliği ile çok daha kolay hale geliyor. Kitlesel medya araçları da kamusal eğitim ve bilinç üretmek için kullanılan en güçlü araçlardan biri.</span></p>
<h5><b>Endonezya</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel çevre savunucusu bir STK kuruluşu olan “Indonesian Forum for the Environment (Walhi)” Endonezya’daki yabancı şirketlerin, orman ve arazi yangınları üzerinde ne kadar payı olduklarını araştırıyor. Bu şirketlerin bazıları Malezya ve Singapur menşeili ve bu şirketlerin Endonezya’da kendilerine bağlı kuruluşları bulunuyor. Bununla beraber Malezya’daki şirketler Endonezya’da palm yağı üretimi için bitki yetiştiriciliği endüstrisinde büyük oranda hakimiyete sahip. Çoğu palm yağı şirketleri, bitki yetiştirmek için arazileri temizleme yöntemi olarak, kısa yoldan ormanları yakmayı tercih ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Walhi, ormanların yok edilmesi, nehirlerin kirlenmesi ve iklim değişikliğinden muzdarip olan kesimin haklarını sağlamlaştırmak; çevreye zarar veren uygulamalara alternatif geliştirmek gibi amaçları olan Endonezya’daki çevresel örgütlenme ağının en büyüğü. 28 ildeki ofisleriyle neredeyse tüm ülkeyi kapsayan bir çalışma ağı var. Kömür santralleri, yeni hava alanları, yapay adalara karşı protesto düzenleyen toplulukları destekliyor. Ayrıca yenilenebilir enerji ve doğal kaynakların daha sürdürülebilir yönetimi için arazi reformu yapılmasını savunuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Endonezya’da Sumatra’nın doğusunda bulunan Riau’ya</span><a href="https://www.wri.org/blog/2014/04/preventing-forest-fires-indonesia-focus-riau-province-peatland-and-illegal-burning"><span style="font-weight: 400;"> World Resources Institue</span></a><span style="font-weight: 400;"> (Dünya Kaynakları Enstitüsü) tarafından gönderilen bir ekip, burada çıkan yangınların kaynağını araştırmak üzere görevlendirilmiş. Nitekim WWF-Indonesia Central Sumatra Programme, Jikalahari (&#8220;Riau Forest Rescue Network&#8221;) ve Walhi Riau (Friends of the Earth Indonesia) gibi çevresel STK’ların birleşmesiyle oluşan Eyes on the Forest adlı koalisyonun verdiği</span><a href="https://www.eyesontheforest.or.id/about"><span style="font-weight: 400;"> bilgiye</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre, 1990’da Riau’nun %63’ü doğal ormanlarla kaplıyken bu oran 2004 Haziran’ında %36’ya düşmüş. Yapılan görüşmeler, yerel medya raporları ve direkt gözlemler sonucunda yangınların kaynağının palm yağı, kereste ve odun şirketlerinin gelişimiyle doğrudan ilişki olduğu saptanmış. Küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin ise yine arazileri kısa ve kolay yoldan temizlenmesi için illegal şekilde yangın çıkartma ihtimalleri üzerinde duruluyor. Hükümetin, şirketlerin ve STK’ların dahil olduğu, kapsamlı ve önceden hazırlanmış bir yangın önleme planının oluşturulması için çağrıda bulunuldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Endonezya Cumhuriyeti, Orman Bakanlığı, Center for Forestry Education and Training (Orman Eğitim ve Çalışma Merkezi) ve International Tropical Timber Organization (Uluslarası Tropikal Orman Organizasyonu) işbirliğiyle çıkarılan yedi farklı hedef grup için yedi adet modül çıkarılmış. Çevre meselesiyle ilgilenen ve ormanlık bölgelerde yaşayan toplulukları güçlendirmek için faaliyet gösteren STK’ların hedeflendiği bir</span><a href="http://www.itto.int/files/user/pdf/publications/PD89%2090/pd%2089-90%20(F)%20e.pdf"><span style="font-weight: 400;"> modülde</span></a><span style="font-weight: 400;"> katılımcılara, orman ve arazilerde çıkan yangınları önlemek için gereken vasıf ve bilgiyi tedarik etmek ve bu yangınları önlemek için gösterilen çabanın farkındalığını ve sorumluluğunu artırmak amaçlanmış. Modülde ayrıca orman yönetimiyle ve orman yangınıyla alakalı hükümet politikalarının nasıl olması gerektiği üzerine de bir bölüm var.</span></p>
<h5><b>Pakistan</b></h5>
<p><a href="https://www.iucn.org/news/pakistan/201808/iucn-helps-establish-forest-fire-control-system-khyber-pakhtunkhwa"><span style="font-weight: 400;">IUCN</span></a><span style="font-weight: 400;"> (Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği), Pakistan’da orman yangını kontrol sistemi kurulması için yardım ediyor. Sistem, IUCN’in yürüttüğü Sustainable Forest Management (Sürdürülebilir Orman Yönetimi) adlı projenin bir parçası olarak, iğne yapraklı ağaçların bulunduğu ormanlarda çıkabilecek yangınları kontrol etmeye yardım amacıyla kuruldu. Proje, GEF-UNDP (Küresel Çevre Fonu-Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) fonuyla destekleniyor ve Pakistan Hükümeti İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından uygulanıyor. Bu proje kapsamında itfaiye ekiplerine çeşitli yangın söndürme ekipmanları tedarik ediliyor.</span></p>
<h5><b>Lübnan</b></h5>
<p><a href="https://www.pressreader.com/lebanon/the-daily-star-lebanon/20170919/281586650772370"><span style="font-weight: 400;">Pressreader</span></a><span style="font-weight: 400;"> haberine göre, 2007’de yangın sezonundan sonra The Association for Forest Development and Conservation adlı yerel bir STK, Lübnan hükümetiyle beraber  National Forest Management Strategy adlı yangınla mücalede stratejisi üzerine çalışmaya başladı. Çalışmanın sonucunda Tarım Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Savunma ve Bilgi Bakanlığı ile, Sivil Savunma, Ordu ve İç Güvenlik Kuvvetleri gibi kuruluşlarla ortak bir operasyon planlaması yapıldı. </span></p>
<h5><b>Filipinler</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“The Legal Rights and Natural Resources Center” adlı STK, Filipinler’in ormanlık alanlarında yaşamış olan yerlilerin haklarını, içlerinde bulunan insan hakları avukatları aracılığıyla savunarak daha geniş haklara sahip olmalarını sağlamaya çalışıyor. Böylece yerel insanların koruyup yönetebileceği orman alanlarının oluşturulmasının, uzun vadede çevreye yararlı olacağını savunuyorlar. </span></p>
<h5><b>Avrupa Kıtası</b></h5>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-30792 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/item_pojaricalifornia-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/item_pojaricalifornia-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/item_pojaricalifornia-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/item_pojaricalifornia-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/item_pojaricalifornia.jpg 925w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Yunanistan</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Farkındalık kampanyaları, medyada sürekli kılınan bir görünürlük ve çevresel eğitimlerle </span><a href="http://www.wwf.gr/en/areas/forests/forests-and-citizens"><span style="font-weight: 400;">WWF</span></a><span style="font-weight: 400;">, ormanları koruma üzerinden Yunanistan vatandaşlarını bilgilendirmeye ve beraber bu konuda çalışmaya davet ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yunanistan’da çevre için çalışan birçok grup ve STK, WWF’in destekleri ve paylaşımları ile ilk kez ülke çapında orman yangınları ve ormanların korunması için çalışan gönüllü gruplara destek olmak ve bu grupları değerlendirmek adına bir program yaptı. 84 grubun katıldığı programda, 44 grup işletme ve koruma ekipmanları ile harekat maliyeti için  “J.S. Latsis Public Benefit Foundation” adlı kurumdan fon aldı. Böylece WWF’in Yunanistan ayağı, hali hazırda var olan ve ormanları koruyan aktif gönüllü grupları görünür kılarak, devletin bu konuda yarattığı boşluğu tamamlıyor.</span></p>
<h5><b>Rusya</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Worldbank ile yürütülen </span><a href="http://projects.worldbank.org/P123923/russia-forest-fire-response-project?lang=en"><span style="font-weight: 400;">Russia Forest Fire Response Project</span></a><span style="font-weight: 400;"> ile orman yangınlarını yangın önleme,yönetme ve sürdürülebilir orman yönetiminin genişletilmesi amaçlandı. Projenin orman meselesinde halkın farkındalığı ve ve eğitim standartlarının yükseltilmesine orman yangınlarını önleme, kontrol etme ve orman yönetimi referans alınarak katkıda bulunması bekleniyor. Yangınla mücadelede ön tespit ve hızlı dönüşlerin daha verimli kılınması, insan kaynaklı çıkan yangınların farkındalığı artırarak ve çevresel eğitim verilerek azaltılması ve son olarak bunları uygulayacak olan Project Implementation Unit adlı birimin operasyon maliyetinin finanse edilmesi projenin kapsadığı alanlar olarak görülüyor.</span></p>
<h5><b>İspanya</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Asociacion pola defensa da ria (APDR) adlı bir STK’nın 23 Haziran 2018 </span><a href="http://www.apdr.info/wp/2018/06/23/xa-entregamos-no-parlamento-galego-42-328-sinaturas-da-ilp-en-defensa-dos-bosques/"><span style="font-weight: 400;">haberine</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre, doğal orman habitatının korunması ve geliştirilmesi ile orman yangınlarıyla mücalede yasa tasarısı  için ILP (referandum sistemi) sistemiyle toplanan 42 bin 328 imza Galiçya Parlementosu’na iletildi. Bu sayede birçok ülkeden binlerce insan ve yüzlerce grup, ormanların korunması için kurulan bu inisiyatife dahil olarak yasa tasarısının parlementoda değerlendirilmesinde büyük bir itici güç oldu.</span></p>
<h5><b>Portekiz</b></h5>
<p><a href="https://www.akdn.org/press-release/aga-khan-contributes-500000-euros-towards-victims-fire-central-portugal"><span style="font-weight: 400;">Aga Khan Foundation</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı STK, Portekiz’in merkezindeki </span><span style="font-weight: 400;">Pedrógão Grande’de çıkan, 60’tan fazla insanın öldüğü ve daha fazlasının yaralandığı yangında mağdur olanlara 500 000 Euro yardımda bulundu.</span></p>
<h5><b>Amerika Kıtası</b></h5>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-30794 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/1x-1-640x424.jpg" alt="" width="640" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/1x-1-640x424.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/1x-1.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/1x-1-610x404.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/1x-1-320x212.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı çevreci STK’lar birleşerek “Scott Paper” adlı şirketin Endonezya’daki Irian Jaya’da bulunan bakir ormanlara, kağıt ve kağıt hamuru yapımı için kurmayı planladığı büyük bir fabrikaya karşı kamusal bir boykot planıyla cevap verdi. Yasal çalışmalar Birleşmiş Milletler’de en sık kullanılan stratejilerden biri. </span></p>
<h5><b>Kanada</b></h5>
<p><a href="http://www.redcross.ca/blog/2016/5/the-red-cross-responds-to-alberta-fires"><span style="font-weight: 400;">Red Cross</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı STK, Kanada’nın batı bölgesinde bulunan Manitoban eyaletinde yaşayan insanlara orman yangını sonucu çıkan dumanın zararlarından korunmaları için çalışmalar yürütüyor. Aynı bölgede bulunan ve 2016’da çıkan ve yangından dolayı tarihindeki en geniş çapta boşaltılmaya maruz kalan Alberta eyaletinde, yangından etkilenen insanlar için Red Cross, aile üyelerinin birbirini bulması, korunaklı alanların temin edilmesi, kalacak yer ayarlanması ve besin, su gibi temel ihtiyaçların karşılanması için yardımda bulunuyor. Özel yetiştirilmiş gönüllüler, özellikle travma geçiren insanlar için ilgi ve konfor sağlamak üzerine çalışıyor.</span></p>
<h5><b>Okyanusya Kıtası</b></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-30795 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/15515527-640x240.jpg" alt="" width="640" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/15515527-640x240.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/15515527-1024x384.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/15515527-610x229.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/15515527-320x120.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/15515527.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Fiji</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarım Bakanlığı ve Orman Bakanlığı’nın, Secretariat of Pasific Community (SPC) adlı STK ile beraber organize ettiği </span><span style="font-weight: 400;">National Forest Fire Management Workshop adlı</span> <a href="https://www.spc.int/updates/news/2017/09/fiji-gets-support-develop-national-forest-fire-management-strategy"><span style="font-weight: 400;">atölye</span></a><span style="font-weight: 400;"> kapsamında, kırsal bölgelerde yaşayan halkın ulusal yangın stratejisi hakkında bilgi sahibi olması, Fiji’nin ulusal kaynaklarının, değerlerinin ve ekosisteminin en iyi metodlarla korunması ve genişletilmesi amaçlanmış. Bu sayede tarım sektöründe de çıkan yangınların azalacağı umuluyor. Ayrıca orman yangınlarına karşı bilincin ve eğitimin gelişmesi adına proje kapsamında birtakım </span><a href="https://www.spc.int/updates/news/2018/04/spc-eu-reforest-fiji-project-launches-videos-on-forest-fire-awareness"><span style="font-weight: 400;">videolar</span></a><span style="font-weight: 400;"> medyaya sunuldu. Bu videoların Fiji’de yaşayan topluluklara, karşı karşıya kaldıkları yangın tehlikesinin azaltılması için gereken bilgiyi sağlamaya yarım edeceği söyleniyor.</span></p>
<h5><b>Global STK’lar</b></h5>
<p><a href="http://www.ompe.org/en/ompe-launches-his-pfm-2018-pfm2018-ompe-ufffes/"><span style="font-weight: 400;">OMPE</span></a><span style="font-weight: 400;"> (World Organization for the Protection of the Environment), 2013’te kurulmuş Fransız menşeili çevreci bir STK. Çevresel meselelere global ölçekte yaklaşan bu kurumun orman yangınlarını önleme üzerine başlattığı  PFM (Plan of Mutualization of the Forces of Fires against the Global Fires) adlı projeye Avrupa, Kanada ve Amerika’dan birçok bilim insanı, yangınla mücadele ekipleri katıldı. 23 Ekim 2017’de başlatılan proje kapsamında, orman yangınlarından ve artan kuraklık dalgalarından etkilenen 21 ülkeye projeye dair bilgi ve katılım çağrısı yapıldı. UFFFES or Ultra Fast Forest Fire Extinguishing System (Ultra Hızlı Yangın Söndürme Sistemi) olarak geçen sistem yoluyla dünyadaki itfaiye ekiplerine, yangınla mücadelede modern ve efektif yollar öneriliyor. Ayrıca dünya çapında bir yasal uygulamayla kasıtlı orman yangını çıkarımlarına 10 yıla kadar hapis cezasının onanması üzerine çalışılıyor.</span></p>
<p><em>Bu derleme çeviri <strong>Aylin Gülüm, Emir Gürsoy ve Enise Küçük</strong> tarafından hazırlanmıştır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/dunyadaki-orman-yanginlari-trendi-ve-stklar-bu-konuda-neler-yapiyor/">Dünyadaki Orman Yangınları Trendi ve STK&#8217;lar Bu Konuda Neler Yapıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Savaş Politikası Olarak Orman Yangınları Ve Hayvanlar&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/21/bir-savas-politikasi-olarak-orman-yanginlari-ve-hayvanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Sep 2018 07:28:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme ve Gözlem Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Mati Kasabası]]></category>
		<category><![CDATA[MEH]]></category>
		<category><![CDATA[Mezopotamya Ekoloji Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Yangınları Araştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30746</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Yanıyoruz. Ormanlarımız yanıyor. Hem de her geçen gün daha da şiddetlenerek, bir öncekinden daha fazla insan-hayvan canına, doğa tahribatına mal olarak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/21/bir-savas-politikasi-olarak-orman-yanginlari-ve-hayvanlar/">Bir Savaş Politikası Olarak Orman Yangınları Ve Hayvanlar&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="profileLink" href="https://www.facebook.com/SivilSayfalar/?fref=mentions&amp;__xts__%5B0%5D=68.ARDytLS2ptQH9iVoCMMokDa9zOtnMxhzjCDifyH186vLIv_P_0E8ACg5ssUZaSk3wpdqVYFYkqvE5NC15hHb4lXjCxG55ogBMt2pxaeKNFXof-fvv-BVfL82S3a6-HEjHKiqu8y9o6PccUL2ChTOENJzFdOA-xBnqbiYhW1fwD7SSvZwpfcCdA&amp;__tn__=K-R" data-hovercard="/ajax/hovercard/page.php?id=1461809277374801&amp;extragetparams=%7B%22fref%22%3A%22mentions%22%7D" data-hovercard-prefer-more-content-show="1"><strong>Sivil Sayfalar </strong></a>ve <strong><a class="profileLink" href="https://www.facebook.com/yesilgazete/?fref=mentions&amp;__xts__%5B0%5D=68.ARDytLS2ptQH9iVoCMMokDa9zOtnMxhzjCDifyH186vLIv_P_0E8ACg5ssUZaSk3wpdqVYFYkqvE5NC15hHb4lXjCxG55ogBMt2pxaeKNFXof-fvv-BVfL82S3a6-HEjHKiqu8y9o6PccUL2ChTOENJzFdOA-xBnqbiYhW1fwD7SSvZwpfcCdA&amp;__tn__=K-R" data-hovercard="/ajax/hovercard/page.php?id=144096473392&amp;extragetparams=%7B%22fref%22%3A%22mentions%22%7D" data-hovercard-prefer-more-content-show="1">Yeşil Gazete</a></strong> ortaklığında bu soruna el atalım, gündeme taşıyalım istedik.</p>
<p>Gezegen çapında sorunu kavramak, yerelde durum tespiti yapmak, kimlikler işin içine girdiğinde orman yangınlarına karşı tavırda değişim oluyor mu (bkz. <strong>Dersim Yangınları</strong>) araştırmak , uzmanlara danışmak ve en nihayetinde dosya konusu<span class="text_exposed_show">nun bittiği an itibarı ile kapsamlı bir <strong><a class="_58cn" href="https://www.sivilsayfalar.org/?s=OrmanDosyas%C4%B1" target="_blank" rel="noopener" data-ft="{&quot;type&quot;:104,&quot;tn&quot;:&quot;*N&quot;}"><span class="_5afx"><span class="_58cl _5afz" aria-label="konu etiketi">#</span><span class="_58cm">OrmanDosyası</span></span></a></strong> içerik dizgesini önünüze sunmaktır ana gayemiz.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyada çıkan orman yangınları, insan yerleşim bölgelerine sıçramamış ve bir insanı canından etmemişse medya genelde şöyle haberler yapar: Orman yangınında can kaybı olmadı. Peki on binlerce hayvanın yuvası olan ormanlar yandığında hiç mi can kaybı yaşanmaz? İnsanın canı can iken hayvanın canı neden candan sayılmaz? Her orman yangını haberi çıktığında benim yüreğim yanar çünkü o esnada binlerce hayvan, büyük bir çaresizlik içinde yaşamını yitirmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanmerkezcilik, hayatımıza o kadar işlemiş durumda ki toplumun haber alma hakkını sağlayan basın, orman yangınlarında yaşamını yitiren sayısız hayvanı yok sayarak haberlerini yapıyor. İnsanmerkezciliğin yanında, bir de özellikle Türkiye toplumunu sarmış olan nefret kültürü ve ırkçılık var tabii. Orman yangını, batıda gerçekleşiyor ise “Türkiye’nin ciğerleri yanıyor” haberleri yapılırken, yangın eğer Türkiye’nin doğusunda gerçekleşiyor ise bu, ana akım medya için bir haber değeri taşımaz genelde. Bir de yangın, Türkiye’nin de batısında gerçekleşiyor ise, misal, geçtiğimiz Ağustos ayında Yunanistan’ın başkenti Atina yakınlarında başlayan ve Mati Kasabası’nı neredeyse haritadan silen orman yangınları için medyada ve sosyal medyada yapılan yorumlar, insanı dehşete düşürmeye yetiyordu. Onlarca insanın ve binlerce hayvanın can verdiği yangın, ırkçıların </span><a href="https://www.mynet.com/yunanistan-daki-yangin-felaketi-icin-kan-donduran-yorumlar-sosyal-medya-ayaga-kalkti-110104290340"><span style="font-weight: 400;">eğlence malzemesine</span></a><span style="font-weight: 400;"> dönüşmüştü. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben bu yazıda, Türkiye’nin orman yangınlarına yaklaşımına ve her şeyin üstünde tutulan “güvenlik” politikalarına değinmek istiyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bundan önce, şunu da söylemekte fayda var: İnsanlık tarihi zaten yangınlarıyla meşhur. İnsan türü, her zaman, önüne engel olarak çıkan yoğun ormanları yakarak kendisine yol açmış; Türkiye’ye bakacak olursak da ormanlık alanlar, rant projeleri için yakılarak yok edilmiştir. Mevzuatın koruma hükümleri uyarınca restorasyonu ya da rant amaçlı kullanımı mümkün olmayan kültür varlıklarının da kundaklandığını ve kundaklanmaya devam edildiğini biliyoruz. İnsanlığın klasik bir yöntemi olan yangın çıkartma, kundaklama, Türkiye’nin âdeta bir kültürü hâline gelmiş durumda. Çünkü failler asla tespit edilemiyor ve hemen ardından rant projelerinin nasıl hızlıca harekete geçirildiğini, tamamlandığını görüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">7 Haziran seçimlerinden sonra yaratılan savaş atmosferi, “çatışma bölgeleri”ndeki ormanlık alanlara da yansıtılmıştı. Temmuz 2015’te, Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH), bölgede sürekli çıkartılan orman yangınlarının sebep olduğu ekolojik tahribatı yerinde gözlemlemek için ekolojistlere çağrıda bulunmuştu. Bizler de bu çağrı üzerine, bölgeye gitmek istemiştik ancak hemen ardından Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nden arkadaşlarımızın “can güvenliğinizi sağlayamayız” uyarısı üzerine İstanbul’dan hareket edememiştik. MEH’in Ağustos 2015’te yaptığı ikinci çağrı üzerine, çeşitli sivil toplum kuruluşlarından heyetler oluşturulmuş ve orman yangınlarının yaşandığı bölgeler ziyaret edilmişti. Bu yazıda, Demokratik Toplum Kongresi’nin, MEH yürütücülüğünde oluşturulan heyetlerin gözlemleri ve bölge halkının tanıklıklarını içeren </span><a href="https://www.mezopotamyaekoloji.org/wp-content/uploads/2017/05/Orman-Yang%C4%B1nlar%C4%B1-Raporu.pdf"><span style="font-weight: 400;">“Orman Yangınları Araştırma, İnceleme ve Gözlem Raporu”</span></a><span style="font-weight: 400;">na yansıyan bilgileri sık sık aktaracağım. Bu raporun bir amacı da HDP ve CHP vekilleriyle görüşülerek TBMM bünyesinde orman yangınlarının araştırılmasına yönelik bir komisyon oluşturulmasının önerilmesiydi. Ancak tabii ki bu, o dönemde mümkün olamadı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bahsini ettiğim raporda, üç ayrı heyet, üç farklı bölgeyi yerinde ziyaret ederek tespitlerde bulunmuştu: Dersim (Tunceli) ve Bingöl, Yayladere ilçesi; Amed (Diyarbakır), Lice, Kulp ve Bitlis, Geliye Şex Cuman; Botan Bölgesi, Mardin-Siirt-Şırnak’taki orman yangınları… Coğrafyası iyi olanlar, o coğrafyayı bilenler bilir; sistematik olarak çıkan orman yangınları, çok büyük bir bölgeyi kapsıyor. Ve yine bu büyük bölge, İstanbul’da ya da büyük şehirlerde hiç göremeyeceğimiz, çok sayıda farklı türden yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor, aslında yapıyordu&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, en çok öne çıkan konu, yangınların “güvenlik güçleri” eliyle ya da etkisiyle çıkmış olduğuydu: “Bu çalışma ile  birlikte yapılan incelemeler ve görüşmeler neticesinde orman yangınların hemen hepsinin askeri kurumlardan ve asker ve koruculardan açılan ateşler sonucu meydana geldiği ortaya çıkmıştır. Bölgede oluşturulan bu savaş  ortamında güvenliği sağlamak gerekçe gösterilerek ormanlarımız keyfi olarak yakılmakta ve köylerin boşaltılması yönünde baskılar arttırılmaktadır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yangınlar yaşanırken, bizler, ekolojistler ve bazı hayvan hakları örgütleri, yangınların söndürülmesi için Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na âdeta yalvardık. Medya bu yangınları görmezden gelirken ya da yangınlara sebep olan askerî saldırıları “terörle mücadele” olarak haberleştirirken, dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bölge orman yangınları ile kül olduktan sonra, TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada bakanlığından övgüyle bahsediyordu. Sivil Sayfalar için yazdığım bir </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/26/bakanlik-butcesinden-0078lik-bir-sadaka-milyonlarca-sokak-hayvanini-kurtarir-mi/"><span style="font-weight: 400;">yazıda</span></a><span style="font-weight: 400;"> konuyla ilgili şunları yazmıştım: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Yine Bakan Bey, orman yangınlarını söndürme konusunda çok büyük teknolojilere sahip olduğumuzdan bahsetti hatta bu konuda o kadar gelişmişiz ki komşu ülkelerin neredeyse tamamına orman yangınlarını söndürme konusunda havadan destek veriyormuşuz. Daha geçenlerde İsrail’deki bir orman yangınına Türkiye’nin müdahale ettiğinden bahsetti Bakan Bey. Sadece ve sadece geçen yıl, Güneydoğu’da ormanlar cayır cayır yandı, içindeki tüm hayvanlarla birlikte yanıp kül oldu. Tabii ki Türkiye’nin yurtdışındaki orman yangınlarına müdahale etmesi sevindirici bir girişim ancak Güneydoğu’da, Dersim’de, Lice’de ormanlar, devletin savaş uçakları ve helikopterlerinin bombardımanı ile yanarken, hepimiz bakanlığa yangınlara müdahale edilmesi için âdeta yalvarırken, hatta bir köylü orman yangınlarına müdahale etmeye çalıştığı sırada askerlerce vurulup hayatını kaybederken sormazlar mı Bakan’a: “Siz neredeydiniz Bakan Bey?”. Teknolojimiz o kadar gelişmiş ki, Bakan’ın da teknolojiye o kadar merakı varmış ki orman yangınları söndürülürken Bakan Eroğlu, internetten izliyormuş havadan müdahaleleri… Ayıbın kelimesini bakanlar, bürokratlar unutmuş olabilir ama biz unutmadık!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu ülkede vicdana sahip olanlar, ülkemizde ne yaşandığını, ülkemiz sınırlarında ne acılara sebep olunduğunu unutmayacaklar; tüm bunları tabii ki affetmeyeceğiz…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DTK’nin, MEH’in oluşturduğu heyetlerin gözlemlerine ve tanık aktarımlarına dönük olarak hazırlanan rapora tekrar dönersek, karakollardan açılan ateşler sonucu, bölge halkının beslendiği ve geçimini sağladığı meyve ağaçlarının, yaban hayvanlarının beslendiği bitkilerin ve meraların da yanıp kül olduğu okunabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı yaklaşımı, abluka altına alınan şehirlerde tanık olmuştuk. Ağaçlar yakılmış, ağaçlara ve hayvanlara saldırılmıştı. </span></p>
<h5><b>Resmî Kurumlardan Yangına Müdahale Yok, Genelge Var!</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çıkan yangınlara, Orman Müdürlüğü ve İl Afet Müdürlüğü hiçbir müdahalede bulunmayıp yangınlar tamamen bölge halkı tarafından söndürülmeye çalışılırken, bir de genelgeden bahsediliyor raporda: “Yangına  müdahale Dersim Ekoloji Meclisi, köylüler, Munzur Doğayı Koruma Derneği ile belediye tarafından yapılmış. 2. ve 3. gün Orman Müdürlüğünün çalışanları gönüllü olarak kurumun kepçesiyle birlikte müdahaleye gelmişler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">22 Temmuz 2015, Başbakanlıktan gelen genelge ile bölgedeki yangınlara devlet  kurumları tarafından müdahale yapılmayacağı yapıldığı takdirde çalışanlar hakkında tutanak tutulacağı kurumlardaki çalışanlar tarafından halka söylenmiş. Bu nedenle müdahaleye  kurum çalışanları kurum adına değil, gönüllü bölge halkı kimliği ile katılım sağlanmış.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben, benzer bir genelgenin varlığından, 2015 sonu, savaş ve çatışma bölgelerine yaptığım gözlem ziyaretinde de haberdar olmuştum. Bakanlık, çatışma nedeniyle ölen hayvanların bilgisinin basın ve kamuoyu ile paylaşılmaması için kamu kurumlarına genelge göndermiş, isimsiz olarak görüştüğüm personelin bu beyanını raporlarımıza eklemiştim. Ben bu kadar kötülüğü gerçekten algılayamıyorum. Tüm bunlar koca bir ayıp! Gerçekler, eninde sonunda gün yüzüne çıkıyor, çıkmasa bile bizler o yıkımın canlı tanıklarıyız!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı rapordan alıntılar ile devam etmek istiyorum:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Ormanlık bölgelerde dağ keçisi, vaşak, tilki, ayı, yaban domuzu vb yabani hayvanlar çok görülmekte; yangınlara müdahale eden halk tarafından bu hayvanların can havliyle kaçtığı ve yandığı görülmüştür”</span></p>
<h5><b>&#8216;Hayvanların Yanarken Bağırışları Hala Kulaklarımda&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ambar Köyü’ndeki yangın ise Pah (Pax) Karakolu tarafından açılan havan atışları sonucu başlamış. Köy sakinlerinden Gazel S. bakın ne diyor: “Köy kadınları olarak toplanıp  gönüllülerle birlikte müdahalede bulunduk. Yangın sırasında birçok yaban domuzunun yandığını gözlerimizle gördük ve hayvanların yanarken bağırışları hala kulaklarımda.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Orman yangınlarının kasıp kavurduğu, yaşamı bitirme noktasına getirdiği bölgeler, aynı zamanda 90’larda boşaltılan köyler. 2010’lu yıllarda köylerine tekrar dönmeye başlayan insanlara ve özellikle barış süreci ile asıl yuvalarına dönmeye başlayan yaban hayvanları için, yıllardır devam ettirilen orman yangınları çok büyük travmalara sebep oluyor. Ne devletin ne hükûmetin, ne ad altında olursa olsun, bölgede yaşamını sürdüren kimseye böyle bir mezalim çektirmeye hakkı olmadığını düşünüyorum şahsen.</span></p>
<h5><b>&#8216;Karıncalarımız Özgürce Dolaşsın. Ayılarımız, Kurtlarımız, Evlerimiz ve Ağaçlarımız Yakılmasın&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2015’te yaşanan orman yangınlarının durması için dönüşümlü 10 günlük açlık grevine başlayan Dersim’in Ovacık ilçesindeki Leşqan (Aslıca) Köyü sakinlerinden, 102 yaşında Cemile R. bakın neler diyor ve hissediyor: “Osmanlı’dan bu yana bölgede katliamlar ve acılar devam etmekte, artık topraklarımızda özgürce yaşamak istiyoruz. Topraklarımızda mezarlarımız  olsun. Ziyaret merkezlerimizi, yatırlarımızı özgürce ziyaret etmek istiyoruz. Karıncalarımız özgürce dolaşsın. Ayılarımız, kurtlarımız, evlerimiz ve ağaçlarımız yakılmasın. Topraklarımızda barış ve dostluk içinde yaşamak istiyoruz.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Güvenlik Bölgesi İlân Et, Orman Yangını Çıkar, Zorla Göç Ettir&#8217; Politikası</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı raporda, dikkat çeken başka bir husus ise, yangınların güvenlik bölgesi ilân edilen köylerin boşaltılması için kullanıldığı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Bölgedeki Doğantaş, Rabat köyleri güvenlik bölgesi edilmiş. 19 ağustos 2015  tarihine kadar köylerini boşaltmaları için buradaki köylülere tebliğler gönderilmiş. Ancak köylüler köylerini terk etmek istemiyorlar. Bu konuda köylüler endişe duymaktadırlar. Karakollar tarafından çıkarılan orman yangınlarının, geçim  kaynakları olan bahçelere, meralar ve ormanlara zarar vermek ve köylüleri göçe zorlamak amaçlı olduğunu köy halkı tarafından dile getirilmektedir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, gözlem yapılan üç ayrı bölgeye ilişkin tespitler açıkça ifade edilmiş, yazının başında raporun linkini verdiğim için rapordan daha fazla alıntı yapmak istemiyorum çünkü rapor, herkesin erişimine açık. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim ki 2015’te bizzat devlet eliyle çıkarılan bu yangınların neredeyse tamamı belli bir maksadı bana işaret ediyor: Bir savaş politikası olarak ekolojik yıkım! İster devlet, ister örgüt, isterse rant şebekelerinin elemanı olsun; kimsenin böyle bir yıkımı gerçekleştirmeye hakkı yok. Bu hakkı kendinde görenler, insanlık tarihinin eli kanlı, kirli kişilikleri olarak anılacaklar. Raporun sonuç kısmını da alıntılayarak, yazıya son vermek istiyorum:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Çıkarılan orman yangınları bölgenin doğal bitki örtüsü ve yabani (doğal) canlı türlerinin hepsine yönelik yapılan büyük bir doğa katliamıdır. Yangınlar sırasında ağaçlar ve bitkilerin tamamen yandığı fotoğraflardan görülmektedir. Ayrıca birçok yabani hayvanın yangınlar sırasında yandığı ve doğal yaşam alanından koparıldığı görülmüştür. Bu yangınlarla doğal yaşamın  dengesi tamamen yok olmuş, bu dengenin tekrar kurulması yılları alacaktır. Yangın bölgelerinde bir insan kadar diğer canlıların yaşamları üzerinde hak ihlalleri ortaya çıkmıştır.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Orman yangınında, yangında ölen hayvanın, ağacın, insanın milliyeti, ırkı, dili, türü, dini olmaz, ortada kalmaz. Her orman yangını ise, yerinden kıpırdayamayan ağaçların; onların dallarındaki yuvalarında ailelerini bekleyen yavru kuşların; çalılıklarda, oyuklardaki yavru yaban hayvanlarının; toprak altındaki her türden böceğin, dumandan göz gözü görmez bir ortamda hiçbir yere kaçamayarak yanan ve boğulan yaban hayvanlarının, kaçamayan insanların hayatını kaybetmesi demek… Medyanın da bizlerin de bunu fark etmesi gerekiyor artık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Orman yangınlarını umursamayan ya da orman yangınlarının arasında dahi bir kıyaslama yapan bir toplumda ise ben bir gelecek göremiyorum maalesef. Öte yandan, iklim değişikliği, ekolojik yıkım gündemimizde olmadığı ve kendimizi değiştirmediğimiz sürece, hep birlikte, insanıyla, insan-dışı hayvanıyla, ağacıyla nice acılar yaşamaya devam edeceğiz. Ve olan, her zaman olduğu gibi, en başta hayvanlara ve doğaya olacak. Bunu yapmaya hakkımız var mı? Yukarıda anlattığım ve alıntıladıklarımı tekrar düşündüğümüzde, devletin tüm bunları yapmaya hakkı var mı? Şimdi hep birlikte, oturduğumuz yerde, düşünelim&#8230;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/21/bir-savas-politikasi-olarak-orman-yanginlari-ve-hayvanlar/">Bir Savaş Politikası Olarak Orman Yangınları Ve Hayvanlar&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
