<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>örgütlenme arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/orgutlenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orgutlenme/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Dec 2017 10:16:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>örgütlenme arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orgutlenme/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Düşün Aktivist Programı Destekleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/20/sivil-dusun-aktivist-programi-destekleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2017 12:16:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Aktivist Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Hareketlilik ve Ağ Oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[Savunuculuk çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Düşün AB Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Düşün AB Programı’nın ayni olarak karşıladığı Aktivist Programı desteklerine, Etkinlik/Toplantı, Hareketlilik ve Ağ Oluşturma, Örgütlenme, Kampanya ve İletişim başlıkları altında beş kategoride başvuru yapabilirsiniz. Kimler Başvurabilir? Aktivistler / aktif bireyler Sivil toplum örgütleri Sivil toplum platformları ve ağlar Sivil oluşumlar (koalisyonlar, girişimler, inisiyatifler, vb.) Dernekler Vakıflar Sendikalar Kent konseyleri Kar amacı gütmeyen hak temelli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/20/sivil-dusun-aktivist-programi-destekleri/">Sivil Düşün Aktivist Programı Destekleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Düşün AB Programı’nın ayni olarak karşıladığı Aktivist Programı desteklerine, Etkinlik/Toplantı, Hareketlilik ve Ağ Oluşturma, Örgütlenme, Kampanya ve İletişim başlıkları altında beş kategoride başvuru yapabilirsiniz.</p>
<p><span id="more-16035"></span></p>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element wpb_animate_when_almost_visible wpb_right-to-left vc_custom_1465488107516 wpb_start_animation">
<div class="wpb_wrapper">
<p><strong>Kimler Başvurabilir?</strong></p>
</div>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element wpb_animate_when_almost_visible wpb_right-to-left wpb_start_animation">
<div class="wpb_wrapper">
<ul>
<li>Aktivistler / aktif bireyler</li>
<li>Sivil toplum örgütleri</li>
<li>Sivil toplum platformları ve ağlar</li>
<li>Sivil oluşumlar (koalisyonlar, girişimler, inisiyatifler, vb.)</li>
<li>Dernekler</li>
<li>Vakıflar</li>
<li>Sendikalar</li>
<li>Kent konseyleri</li>
<li>Kar amacı gütmeyen hak temelli kooperatifler</li>
<li>Üniversitelerin insan hakları ve sivil toplum birimleri</li>
</ul>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element wpb_animate_when_almost_visible wpb_left-to-right vc_custom_1465822233567 wpb_start_animation">
<div class="wpb_wrapper">
<p><strong>Aktivist Programı ile destek alabileceğiniz çalışmalardan bazıları…</strong></p>
</div>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element wpb_animate_when_almost_visible wpb_left-to-right wpb_start_animation">
<ul>
<li>Toplantı, konferans ve seminer düzenlenmesi ya da bu etkinliklere katılım,</li>
<li>Atölye çalışması, eğitim ve çalışma ziyareti düzenlenmesi ya da bu etkinliklere katılım,</li>
<li>Kapasite geliştirme çalışmalarına yönelik eğitim ve kolaylaştırma için ulusal ve uluslararası uzman desteği,</li>
<li>Ağ oluşturma, iş birliği, ortaklık girişimlerine yönelik etkinlikler düzenlenmesi ya da bu etkinliklere katılım,</li>
<li>Temel haklar, insan hakları ve sivil toplum alanında etkinlikler düzenlenmesi ya da bu etkinliklere katılım,</li>
<li>Savunuculuk çalışmalarına yönelik etkinlikler düzenlenmesi ya da bu etkinliklere katılım,</li>
<li>İletişim araçlarının tasarımı, geliştirilmesi ve uygulanması ile görünürlüğün arttırılmasına yönelik destekler,</li>
<li>Aktivistler ve sivil toplum örgütlerine yönelik hak temelli kampanya tasarımı ve geliştirilmesi.</li>
</ul>
<p>Başvuru ve bilgi almak için <a href="http://sivildusun.net/destekler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sivil Düşün AB Programı&#8217;nın Web Sitesini buradan</a> ziyaret edebilirsiniz<strong>.</strong></p>
</div>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/20/sivil-dusun-aktivist-programi-destekleri/">Sivil Düşün Aktivist Programı Destekleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir mahalle örgütlenmesi: Mahallede LGBTİ</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/31/bir-mahalle-orgutlenmesi-mahallede-lgbti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 07:39:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[kadın odaklı kuruluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[kuirfest]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mahallede LGBTİ Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[mahallede lgbti olmak]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mahallede LGBTİ, LGBTİ’lerin yaşam alanlarında kendisi gibi var olabilmeleri için apartman sakinleri, mahalle muhtarları ve esnaflarıyla birlikte çalışan bir mahalle örgütlenmesi. Mahallede LGBTİ temsilcisi Ada Ayşe İmamoğlu’yla mahallede örgütlenmeyi ve Mahallede LGBTİ’nin faaliyetlerini konuştuk.  &#160; &#8211; Mahallede LGBTİ nasıl bir motivasyonla ortaya çıktı?   Mahallede LGBTİ, mahallelerde kıyıda köşede kendi başına hayat süren LGBTİ bireylerle iletişim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/31/bir-mahalle-orgutlenmesi-mahallede-lgbti/">Bir mahalle örgütlenmesi: Mahallede LGBTİ</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Mahallede LGBTİ,</strong><strong> LGBTİ’lerin yaşam alanlarında kendisi gibi var olabilmeleri için apartman sakinleri, mahalle muhtarları ve esnaflarıyla birlikte çalışan bir mahalle örgütlenmesi. Mahallede LGBTİ temsilcisi Ada Ayşe İmamoğlu’yla mahallede örgütlenmeyi ve Mahallede LGBTİ’nin faaliyetlerini konuştuk. </strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8211; Mahallede LGBTİ nasıl bir motivasyonla ortaya çıktı?  </strong></p>
<p>Mahallede LGBTİ, mahallelerde kıyıda köşede kendi başına hayat süren LGBTİ bireylerle iletişim kurmak, yerel yönetimlerin içerisine dahil olmak ve mahallede bir LGBTİ yaşamı kurmak hayaliyle başladı. Aslında <span lang="tr-TR">Mahallede LGBTİ, mahalle örgütlerinden yola çıkarak oluşturulan bir görünürlük hareketi. Kendi yaşam alanlarımızda birçok gündelik zorlukla karşılaşıyoruz. Ben kişisel hayatımda çok şiddet hikayesi içerisinde bulundum. Kıyafetimden, prototip kadın profili çizmeme kadar bir sürü neden öne sürülerek bizzat  şiddetin odağı oldum. Ama işte bir noktada şunu diyor insan kendine, kendi varoluş biçimimle direneceğim. Sonra zaten varlığınız politikleşiyor ve direk toplumsal kodlarla mücadele içine giriyorsunuz. Kilomun ne kadar olduğundan, ne giydiğimden, nasıl oturup kalktığımdan ve kime aşık olduğumdan sana ne deme cesareti gösterebiliyorsunuz. Bir feminist arkadaşım yazmıştı, mesela Zeliş bizim hayatımızın cesaret simgesiydi. Taksimde beyaz t-shirtünün içine sütyen giymez, göğsünü gere gere dolaşırdı. Boysan, onur yürüyüşlerinde öyle güzel kostümler giyerdi ki, insan kendi olduğu haliyle nasıl mutlu ve cesur olunur dersleri verirdi. Ada olarak onları çok özlüyorum evet ama bir o kadar da yola devam etmemi sağlıyorlar. Biz büyük bir aileyiz bazen birilerimiz yorulur diğerleri öne çıkar dinlenenler yetişir. Böyle böyle Gezi&#8217;de gökkuşağı bayrakları sallandı sonsuz bir güvenle. Kaybettiğimiz tüm arkadaşlarımız için de mücadeleyi büyütüyoruz. </span><span lang="tr-TR">LGBTİ’lere karşı oluşturulan mahalle baskısı ile mücadele etmek bizim temel çalışmalarımızdan biri. Özellikle mahallelerde evlerimizin içine, özel yaşam alanlarımıza kadar giren toplumsal baskı ile mücadele yürütüyoruz. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11204" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/ada-imamoglu-1.png" alt="" width="1524" height="1010" /><em>Ada Ayşe İmamoğlu &#8211; Mahallede LGBTİ</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>– Bu görünürlük hareketi ne gibi faaliyetler yürütüyor? </strong></p>
<p>Gay arkadaşlarımız mahalle gençlerinin köşeye sıkıştırıp şiddet gördükleri, evlerinde basılmaları gibi şiddet olayları yaşadı ve yaşıyor. Nefret dilinin bir sistem aracı haline dönüştüğü günümüzde nefret cinayetleri, toplumsal baskı ya da aile şiddeti yüzünden intihar eden arkadaşlarımız var. Evlerinin kapısına gece yarıları ev sahipleri gelip sabaha bu evi boş görcem diyerek silahla tehdit edilen arkadaşlarımız oldu. Tam da bu nedenle bir hukuk kitapçığı üzerinde çalışıyoruz. Hazırladığımız bu kitapçık LGBTİ’lerin barınma hakları ile ilgili bir başvuru kitabı olacak. Aynı zamanda Sivil Düşün desteğiyle “LGBTİ Dostu Bina”, “LGBTİ Dostu Mekan” etiketleri hazırladık. Bu etiketleri Beşiktaş, Kadıköy ve Taksim’deki bazı bina ve mekanlara astık. Bundan sonraki dönemde de ne dış görünüş, ne de tercihlerimizden taviz vermek zorunda kalmadan yaşam alanlarımızda kendimiz olarak var olabilmek için çalışmalara devam edeceğiz. Bazı pilot mahalleler belirleyip apartman ziyaretleri yapmak istiyoruz. Bu apartman ziyaretlerinde hem apartman yönetimlerini hem de LGBTİ’leri bir araya getirerek temas zeminleri kurmayı amaçlıyoruz.</p>
<p class="p1"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11220" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/01/A31A7544.jpg" alt="" width="1300" height="867" /></p>
<p><strong>– Mahallede LGBTİ yeni bir örgütlenme modeli ortaya koyuyor. Bu mahalle örgütlenmesinin dokunduğu kişiler kimler? </strong></p>
<p>Binalarda bire bir komşumuzla, esnafla konuşmak ve birbirimizi anlamak gerekiyor. Mahalle örgütlenmesi de bu nedenle apartman sakinlerinden, apartman yönetimleri, muhtar, esnaf ve yerel yönetimlere kadar birçok grupla işbirliğini kapsıyor.</p>
<p><strong>– Şu anda LGBTİ bireylerle yerel yönetimler arasında nasıl bir ilişki var. Sizin yerel yönetimler ve mahalle muhtarlarıyla yapmayı planladığınız yerel yönetim yapılanması neyi amaçlıyor?  </strong></p>
<p>SpoD’un büyük çabaları sonucunda seçimlerde LGBTİ Sözleşmesini imzalayan belediye başkanları gördük geçen seçimlerde. Şişli bu konuda inanılmaz aktif çalışıyor. Lezbiyenler için en büyük dert mesela jinokolojik muayenedir. Geçtiğimiz senelerde kaybettiğimiz canımız Aligül’ün süreçleri bizi derdinden etkilemişti. Hala smear testi olmayan arkadaşlarımız var mesela, bir sürü tramvatik olay yaşayan lezbiyen arkadaşımız oldu. Şişli Belediyesi lezbiyen, biseksüel kadınlara özel ücretsiz jinekolog ayarladı. Bir düşünün yerel yönetimlere katılımcı olan eşcinseller sayesinde yönetimler kendilerini sürekli geliştiriyorlar.</p>
<p>Benim kişisel hayalim bunu muhtarlıklarda da yapabilmek. Ben de dahil olmak üzere bir çok arkadaşımız şu an muhtarlık seçimlerine hazırlanıyor. Mahallede LGBTİ projesinin ilk büyük durağı bu sokağından, mahallesinden, komşusundan, parkından dahası o mahallenin içinde yaşayan kedi, köpek tüm canlısından sorumlu olan muhtarlar olacak. LGBTİ muhtarlar çıkacak ve sistemin geliştirdiği öteki dilini yok edecek. Ben ilk önce kendi evlerimizin önünü temiz tutalım ilkesinden yola çıkıyorum, inanıyorum ki bir gün bütün ülke çiçek bahçesine dönecek. Bizden farklı olandan korkmak değil birbirimizi anlamak temelli bir birliktelik kurulduğunda dikta yıkılıp üzerinde kocaman bir orman büyütür.</p>
<p><strong>– Mahallede LGBTİ’nin en son ürünlerinden biri bir kısa film. Bu filmin hikayesi nedir? </strong></p>
<p>“Mahallede LGBTİ Olmak” filmini çok uzun yıllardır tanıdığım bir arkadaşımın evinde çektik. Tam da derdimi sözcüklere dökemediğim bir anda hadi gel bunun bir filmini yapalım dedik. Mahallede LGBTİ olmak “Evimin balkonuna çıkma cesaretim var” diyen küçük direnişimizi anlatıyor.</p>
<p><strong>– Mahallede LGBTİ Olmak filmi nerelerde gösterildi? Bundan sonraki hikayesi ne olacak? </strong></p>
<p>Sivil Düşün AB Programı desteğiyle çektiğimiz 4 dakikalık kısa filmimiz bu sene 12-19 Ocak’ta Ankara’da gerçekleştirilen Pembe Hayat Kuirfest’te gösterildi ve burada inanılmaz rekasiyon aldık. Film, Kuirfest İstanbul’da da seyirciyle buluşacak. Bundan sonrası için bütün arkadaşlarımla konuşup, daha fazla kişinin derdini anlatabildiğimiz uzun metraj bir film yapmayı hedefliyoruz.</p>
<p><strong>–  Filmde oyuncuların yüzlerini göstermeyerek farklı bir yöntem izlemişsin. Bunu sinema dilini kuirleştirmek olarak tanımlayanlar da var. Sen bu tavrını nasıl açıklıyorsun?</strong></p>
<p>İnsan hikayelerinde genellikle karşılaştığımız birbirimizle konuşurken o insanı tanımadan önce nasıl göründüğümüzle ilgileniyoruz. Bu benim biraz karşısında durmak istediğim ve çapraz fikirler üretmek istediğim bir alandı. Çünkü bir insanın nasıl göründüğüyle ilgilenmeden önce onu merak etmeniz, ona sorular sormanız, onu hissetmeniz gerekiyor. Bu hikayeyi de kişinin nasıl göründüğüyle değil buzdolabının üzerindeki magnetlerdeki gibi o sakladığı minik detaylarla anlatmak istedim. Baskın anlatış şeklinin karşısında ne olabiliri aradık ve filmde sizi dışardan eve konuk edip anlatıcı anlatırken kişinin hikayesine ortak olun istedik.</p>
<p><strong>– Kendi başına bir görünürlük hareketi olan Mahallede LGBTİ medyada LGBTİ görünürlüğü için neler söylüyor? </strong></p>
<p>LGBTİ gruplarının şiddet haberleri herkesin aynı ölçüde altına çizdiği şiddet haberleri olmuyor. Halbuki kadınları kendi içinde “üniversite öğrencisi”, “çalışan kadın” olarak değerlendirdiğinizde bir noktada şiddeti beslemiş ve onaylamış oluyorsunuz. Mahallede LGBTİ ekibi olarak yapmak istediğimiz kadın haberlerinin hepsinde aynı ölçüde etkiyi sağlayabilmek. Kadın Odaklı Kuruluşlarla Haber Atölyesi&#8217;nde kadın odaklı kuruluşlar ve medya oluşumlarıyla bir araya gelmek ve sivil toplum haberciliği üzerinde düşünmek benim için çok yol gösterici oldu. Öğrenme, bilgi toplama yollarımı açtı. Daha da önemlisi soru sorma yollarını açtı. Doğru soruları doğru zamanlarda sormaya ve cevapları da doğru şekilde almaya başladım. Özellikle bizim grubumuzun içinde en önemli konulardan biri şiddet haberi ve arşiv taramalarıydı. En çok şiddete ve ayrımcılığa uğrayan ve aynı zamanda en çok karmaşa içinde olan bir grubun elinde haber arşivi yok! Bu atölye de içimizdeki karmaşıklığı düzenleme ve bu haberleri etki oluşturacak şekilde sunmanın yollarını düşünmeme fırsat verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bu röportaj Sivil Sayfalar, Reçel Blog, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği ve İsveç Baş Konsolosluğu ortaklığında gerçekleştirilen Sivil Toplum Haberciliği Kadın Odaklı Kuruluşlarla Haber Atölyesi kapsamında hazırlanmış ve yayına alınmıştır. </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadın odaklı sivil toplum kuruluşlarının sivil toplum haberciliği hakkındaki görüşlerini okumak için</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/kadin-odakli-sivil-toplum-kuruluslari-sivil-toplum-haberciligini-tartisiyor/">https://www.sivilsayfalar.org/kadin-odakli-sivil-toplum-kuruluslari-sivil-toplum-haberciligini-tartisiyor/</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/31/bir-mahalle-orgutlenmesi-mahallede-lgbti/">Bir mahalle örgütlenmesi: Mahallede LGBTİ</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savunucu musunuz? Derdiniz Var!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/09/09/savunucu-musunuz-derdiniz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burcu Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2016 08:34:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[lobi]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[savunuculuk]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum ve savunuculuk]]></category>
		<category><![CDATA[watchdog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet, savunucu bir STK iseniz derdiniz var demektir. Tersi de doğru. Derdi olan bir STK iseniz, savunculuk yapmak durumundasınız. Öyle ya da böyle savunuculuk, STK’ların çeşitli dozlarda bünyelerinde yer alan bir kudret. Buna karşın “savunculuk” kimi sivil toplum örgütü tarafından zaman zaman mesafe koyulabilen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Peki nedir bu savunuculuk? Modern sivil [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/09/09/savunucu-musunuz-derdiniz-var/">Savunucu musunuz? Derdiniz Var!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Evet, savunucu bir STK iseniz derdiniz var demektir. Tersi de doğru. Derdi olan bir STK iseniz, savunculuk yapmak durumundasınız. Öyle ya da böyle savunuculuk, STK’ların çeşitli dozlarda bünyelerinde yer alan bir kudret. Buna karşın “savunculuk” kimi sivil toplum örgütü tarafından zaman zaman mesafe koyulabilen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Peki nedir bu savunuculuk?</h3>
<p>Modern sivil toplum jargonuyla savunuculuğu “herhangi bir sistem ya da kurumdaki karar alma süreçlerini etkileme girişimi” olarak tanımlayabiliriz. Sivil toplum örgütleri, ne zaman kamu-sivil toplum-özel sektörden menkul yapısal ilişkilerde, faaliyetlerine ket vuracak sorunlar yaşarsa, işte o zaman bu ilişkilerdeki karar alma süreçlerine de dahil olma ihtiyacı yaşıyor. Hiçbir STK bir vakum içerisinde yaşamadığı için, gün gelip her STK’nın bu sorunları yaşaması da kaçınılmaz oluyor. Çünkü sivil toplum-kamu ve özel sektör arasındaki sınırları tam da bu mücadele belirliyor. Yani her STK günü geldiğinde savunuculuğu çeşitli dozajlarda tatmak durumunda kalıyor.</p>
<p>Ancak her STK aynı metotlarla savunuculuk yapmıyor. Tam da bu nedenle belirli bir metodu benimsemiş STK’ların kendilerini savunucu olarak nitelendirme eğilimi yüksek olmasına rağmen, diğer metotları kullanan STK’lar kendilerini odaklandıkları/uzmanlaştıkları konu alanı ile (doğa koruma, eğitim, sağlık, vb.) tanımlamayı tercih ediyor. Sıkça kullanılan 3 savunu metodu olan örgütlenme, lobicilik ve kampanya STK’ların sivil alanda dağıldığı spektrumun iki uç ve orta noktalarını da belirliyor. UNICEF 2010’da yayınladığı Savunuculuk Toolkit’inden etimolojilerine de referansla bu metotları şöyle toparlıyor: “Örgütlenme (organizing); savunulan fikirlerin, sorundan gerçekten etkilenen kişilerden gelmesine bağlı geniş tabanlı bir etkinlik. Lobicilik (lobbying) Latince’de, bir kişinin kaliteli tartışmalarda bulunmak üzere doğrudan karar alıcılarla (genellikle yalnız şekilde) buluştuğu oda anlamına gelen <em>loggia </em>kelimesinden geliyor. Örgütlenme ile karşılaştırıldığında lobicilik daha hedef odaklı bir yaklaşım benimsiyor ve daha az insana ulaşıyor. Spektrumun diğer ucunda bulunan kampanyacılığın Latin orijini ise daha geniş savaş alanı anlamına gelen <em>campus</em>. Savunuculuk kampanyası, daha geniş kitlelerin savunu mesajlarını duyabileceği şekilde platformları da içererek, bir konuyu kamuoyuyla birlikte gündeme taşıyor.”<a href="#_edn1" name="_ednref1">[i]</a></p>
<p>Beklendiği üzere, bu metotların kullanım amacı ve kullandıkları araçlar da doğal olarak birbirlerinden ayrışıyor. Bir STK’nın hangi yönteme daha ağırlık vereceği hedeflenen değişimin boyutları ile birebir ilgili oluyor. Örgütlenme daha büyük ölçekte yapısal değişimi hedefleyen toplumsal hareketlerin ağırlıkla kullandığı bir yöntemken; kampanyacılık, sistemi tamamen değiştirmekten ziyade aksaklıklarını tespit edip ortadan kaldırmaya dayalı değişim hedefi doğrultusunda denetleyici (watchdog) ve uygulayıcı yönü ağır basan STK’ların stratejisi olarak ortaya çıkıyor. Lobicilik ise zaman içerisinde edindiği negatif anlamlarından sıyrıldığında halihazırda gündemde kendine yer bulabilmiş sorunların derinlemesine çalışılması ve iyileştirilmesi bakımından önemli bir savunu yöntemi olarak değerini koruyor.</p>
<p>Burada bilgi-eylem arasındaki geçiş, kurumların gündelik faaliyetleri ve kendilerini tanımlama şekillerinde belirleyici bir özellik olarak dikkat çekiyor. Örgütlenme, yüz yüze etkileşimden kitlesel mitinglere kadar güçlü eylem yönü ile öne çıkarak bu tarz savunuya öncelik veren STK’ların kendilerini eylemlilikleri üzerinden, yani aktivist olarak tanımlamalarına neden oluyor. Bu tarz savunu yoğunlukla özörgütlerce<a href="#_edn2" name="_ednref2">[ii]</a> tercih edilirken, lobicilik yoğunlukla bilgi üretmeye bağlı doğası nedeniyle düşünce kuruluşları ile özdeşleşiyor ve uzmanlık eksenli örgütlerce daha yoğunlukla kullanılıyor. Çünkü bu kuruluşların gündelik faaliyetleri, karar vericilerin ihtiyaç duyacakları bilgileri üretmek ve bunları müzakere etmeye odaklanıyor.</p>
<p>Ancak bu yöntemler ayrı ayrı kuruluşlarca kullanılabileceği gibi, farklı zaman dilimleri içerisinde aynı kuruluş tarafından da kullanılabiliyor. Çünkü bilgi-eylem dengesi STK’ların özünden ziyade dert ettikleri konunun kamuoyu gündeminden kamu gündemine geçişiyle birebir ilişkili oluyor. Bir grubun derdini kamuoyunun derdi haline getirmek yoğun bir örgütlenme ve beraberinde eylem gerektiriyor. Diğer yandan, konu kamuoyunun gündeminde yer aldıkça daha odaklı kampanyaların kullanılma olasılığı artıyor. Ne zaman ki bir konu artık kendisine kamunun da gündeminde yer bulabiliyor, işte o zaman bilgi üretimine harcanan emek, eylemin yerini almaya başlıyor. Öte yandan bu yol, tersine de işleyebiliyor. Bir STK’nın derdi ne zaman ki kamu gündeminden çıkıyor o zaman kamuoyu yaratmak için harcanan emek, bilgi üretiminin yerini alabiliyor.</p>
<p>Yani, bir grubun derdi ne kadar bir ülkenin derdi oluyorsa o konuya dair savunu da şekil ve içerik değiştiriyor; ancak hiçbir zaman da savunuculuk yok olmuyor, belki ölçeğini değiştiriyor. Örneğin birçok refah devletinde eğitimde fırsat eşitliği için STK’ların önceki yüzyılın başlarındaki ağırlıkla kullandıkları yöntem, eylem temelli savunuculuk iken; günümüzde bu amaç için çalışan STK’ların daha iyi politikalar için kanıt üreterek karar alma süreçlerine birebir katkıda bulunmaya çalıştığı görülüyor. Diğer yandan, bu ülkelerde hizmet veren çokuluslu şirketlerin gelişmekte olan ülkelerdeki operasyonlarında çocuk işçi kullanması hala büyük bir eylem konusu olabiliyor. Zaman değişiyor, dertler değişiyor, ancak savunuculuğun sivil toplumun doğasına içkin hali baki kalıyor.</p>
<p>Bu yöntemler arasından en doğrusunu seçmek ise kuruluşların stratejik yönetimi bakımından hayati önem taşıyor. STK’ların hedefledikleri etkiyi optimum düzeyde girdiyle üretebilmesi için öncelikle değişimin boyutunu belirlemesi ve bu değişimin boyutu ile orantılı bir yöntemi kullanması gerekiyor. Örneğin, halihazırda kamunun gündemindeki bir konu için örgütlenme çalışmaları fazla kaçabileceği gibi kamu gündeminden uzak bir konu için lobicilik çabaları da tamamen yersiz kalabiliyor. Bunun için paydaş analizi doğru yöntem seçiminde kritik bir öneme sahip. STK’nın değişim hedefine göre alandaki paydaşların pozisyonlarını ve bu değişimin gerçekleşmesi veya engellenmesindeki etki potansiyellerini analiz etmek, o STK’nın kimler ile birlikte, kimlere karşı, hangi savunu yöntemini, hangi yoğunlukta uygulayacağını belirlemesinde kolaylaştırıcı bir rol oynuyor. Aslında ne kadar eylemci olunursa olunsun, bilgi üretmeden savunuculuk olmuyor.</p>
<p>Son olarak analiz demişken, Türkiye’de de kullanımı artan kanıt veya bulgu temelli savunuculuğa değinmekte fayda var. Bu konu, uygulayıcı STK’ların son dönemde savunuyla kurduğu yeni ilişkiyi anlamak bakımından da önem taşıyor. Gelişmiş ülkeler, hükümetlerarası kuruluşlar ve uluslararası STK’ların politika geliştirme süreçlerinde kanıt temellilik giderek daha çok önem kazanan bir ön gereklilik haline geliyor. Bu tür politika savunuculuğunda karar alıcılara erişme gücünden ziyade önerilen politikaların bilimselliğine vurgu yapılıyor. Sivil toplum kuruluşlarının bir sorunu analiz edip çözüm üretme süreçlerinde baz aldıkları bilimsel temellilik ve oluşturabildikleri kanıt düzeyi, gerçekleştirdikleri müdahale programlarının ve verdikleri hizmetlerin yaygınlaşabilme potansiyelini de etkiliyor. Diğer bir ifadeyle, teori ile pratik, bilgi ile eylem arasındaki açık kapanmaya başlıyor. Bu tarz STK’lar, çözümüne odaklandıkları sorun için çözüm geliştirirken, yalnızca bir hizmet üretip onu belirli bir kitleye ulaştırmak ile sınırlı kalmıyor. Ürettikleri bu çözümlerin, ihtiyaç analizinden etki ölçümlemesine kadar bilgi üretim süreçlerini de yürüterek, daha geniş kitlelere uygulayabilecek güçte kuruluşlarca da replike edilmesini sağlayabiliyor. Böylece gündeme gelme evresini başarıyla tamamlamış dertlerin çözüm üretme aşamasına yönelik karar alma süreçlerinde STK’lar daha derin çözüm önerileri ile etkili olabiliyor.</p>
<p>Peki ne kanıttır, ne değildir? Kanıt oluşturabilmek için illa ki pozitivist yöntemler mi kullanılmalıdır? Kanıtlanamayan fayda değerinden kaybeder mi? Peki kanıt temelli savunu insan hakları, çocuk hakları gibi değerlere dayalı savunuculuğun değerini mi azaltır? Bunlar yükselen yeni savunuculuk trendlerini kullanan STK’ların teknokratlığa savrulmadan, saha ile bağlarını koparmadan fayda üretebilmeleri için kritik sorular. Kamunun çözüm gündemine girmeyi başarmış nice dertlerde bu soruları da ayrıntılı şekilde tartışmak dileğiyle…</p>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">[i]</a> <a href="http://www.unicef.org/evaluation/files/Advocacy_Toolkit.pdf">http://www.unicef.org/evaluation/files/Advocacy_Toolkit.pdf</a></p>
<p><a href="#_ednref2" name="_edn2">[ii]</a> Özörgüt ifadesi, faydalanıcıları ile kurucuları ve/veya katılımcıları aynı olan sivil toplum kuruluşlarını tanımlamak üzere kullanılmaktadır (bkn. “Gönüllü Kuruluşlarda Sivil Toplum Kültürü”, YADA (2010): http://tr.yada.org.tr/pdf/d74fb3e0cab68964840d915cbb98432f.pdf)</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/09/09/savunucu-musunuz-derdiniz-var/">Savunucu musunuz? Derdiniz Var!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
