<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Onur Burçak Belli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/onur-burcak-belli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/onur-burcak-belli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Jul 2021 08:52:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Onur Burçak Belli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/onur-burcak-belli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/medyada-artan-nefret-soylemine-karsi-isbirligi-ve-politik-mucadele-ihtiyaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 11:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[AĞ-DA]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Parlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eser Köker]]></category>
		<category><![CDATA[Gülçin Karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Burçak Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Doğanay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı’nın (AĞDA) 'İstanbul Sözleşmesi ve Medyada Nefret Söylemi' başlıklı atölyesinde, kadın gazeteci ve akademisyenler, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından atılacak adımları politik mücadele ekseninde ele aldı ve medyanın bu süreçte üstlenmesi gereken rolünü konuştu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/medyada-artan-nefret-soylemine-karsi-isbirligi-ve-politik-mucadele-ihtiyaci/">Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AĞ-DA, İstanbul Sözleşmesi tartışmaları ekseninde ortaya çıkan hak ihlalleri ile mücadele ve ortak politika önerileri geliştirmek üzere bir dizi etkinlik başlattı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">AĞDA’nın 10-11 Temmuz 2021 tarihlerinde düzenlediği “İstanbul Sözleşmesi ve Medyada Nefret Söylemi” adlı atölye programının ilk gününde sözü, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç.Dr. Eser Köker aldı. Köker, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından yaptıkları medya taramasının bulgularından hareketle, 1980 öncesi radikal sağ akım dilinin medyanın göbeğine yerleştiğini kaydetti. </span></p>
<h5><b>‘Alternatif Medya Yan Yana Durmalı, İş Birliği Politik Harekete Dönüşmeli’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-72712 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eser-koker.gif" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="286" height="200" />Ulusal ve yerel basının analizi ile yapılan araştırmada, LGBTİ+ların “zehirli akım, Siyonist lobi, lubunya diktatörlüğü” gibi sıfatlarla tanımlandığını belirten Köker, medyanın eski ve karşıtlığa hapsolan diline vurgu yaptı.  </span><b>1980’lerden bu yana analizini yaptıkları anaakım medyanın bugün Türkiye’de artık karşılığının olmadığını belirten Köker</b><span style="font-weight: 400;">, “bugün medya sadece basın özgürlüğü tehdidi altında değil, dilini de kaybetti” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Köker’e göre, 2010 tarihli bir medya analizinde liberal konvansiyonu bulmak mümkünken, bugün medyada bu dilin yerine, “Türkiye’ye komplo kuran Haçlılar” diyecek kadar eski bir dil ve  “aşırı yorum, aşırı kişiselleşme, aşırı vulgarlığa zaptolan bir anlayış hakim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Köker, eski ve yeni medya tartışmalarının ötesinde, “<strong>yeni ve geleneksel medyada farklı söz ve görüşlerin birbirini görmesini sağlamak nasıl mümkün?</strong>  </span><b>Yanyanalık nasıl tesis edilecek?” ve “bu yanyanalık politik harekete nasıl dönüşecek?</b><span style="font-weight: 400;">” sorularına odaklanmak gerektiğini kaydetti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede Köker, “yeni bir anlamlandırma stratejisi geliştirmek; ekonomik ve kültürel sermayenin dağınıklığı sorununu aşmak ve yeni iş birlikleri bulmak” gerektiğinin altını çizdi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle kadın ve LGBTİ+ kesimlerin alternatif medya ihtiyacının çok daha güçlü olduğunu vurgulayan Köker, “baş döndürücü alanlar yaratması nedeniyle </span><b>hem desteklenen hem de parçalanmış olan alternatif medyada, iş birliğinin yollarını bulmak</b><span style="font-weight: 400;">,  yeni medya türlerine ilişkin düzenlemelerin yapılmasını sağlamak, her birimizin medya çalışanı olduğunu hatırlayarak ötekilere dair hak savunusu yapacak haberler yapmak  gerekir” dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Marjinal İktidar Tarafından Ele Geçirilen Marjinal Medya’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-72713 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gulcin-karabag.jpg" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="240" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gulcin-karabag.jpg 300w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gulcin-karabag-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" />Eser Köker’in ardından yapılan ilk oturumda AĞDA’dan Ülkü Doğanay, ağ olarak geçen yıl Eylül ayında nasıl bir araya geldiklerini ve hedeflerini anlattı. Cumhurbaşkanı’nın İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmasının AĞDA oluşumunun kurulması sürecini hızlandırdığını ve  84 akademisyen ile kadın ve LGBTİ+ örgütlerinden oluşan 43 STK üyesinin katılımıyla ağın faaliyetlerini sürdürdüğünü paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tartışmaların önemli bir kısmının medya üzerinden yürütüldüğünü hatırlatan Doğanay, medyada nefret söyleminin artık olağanlaştığını vurguladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sürecini, &#8220;</span><b>hem kadın ve LGTBTİ+ hareketinin marjinalleşmesi hem de rejimin otoriterleşmesi ve muhalefetin marjinalleşmesi&#8221;</b><span style="font-weight: 400;"> şeklinde nitelendiren Doğanay, çıkılma kararını “marjinal bir karar”;  siyasi iktidarı “marjinal bir iktidar” olarak tanımladı. Bu tanımdan hareketle Doğanay, medyayı da anaakım değil, “marjinal bir iktidar tarafından şekillenen marjinal medya” olarak değerlendirdi. </span></p>
<h5><b>‘İstanbul Sözleşmesi’ni Savunmak Yaşam Hakkını Savunmaktır!’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğanay’ın ardından söz alan Medysasope’dan Gülçin Karabağ, Eser Köker’in “anaakım medya yok” ifadelerine karşılık, “Medyascope’un anakıma aday” olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. İstanbul Sözleşmesi’ni siyaset bilimci kimliği ile değerlendiren Karabağ, Sözleşme’nin tarafında yer almanın, nasıl bir toplumda yaşamak istediğimizi gösterdiğini vurguladı. Bu noktada, &#8220;Sözleşme’nin karşısında olanlar ile savunanlar arasında neo-liberal muhafazakâr toplum ile otoriter toplum tahayyülü olanlar&#8221; şeklinde net bir ayrım olduğunu vurguladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kadınlar ve LGBTİ+lar olarak cinskırım içindeyiz. Bizim için Sözleşme’yi savunmak yaşam hakkını savunmak” diyen Karabağ, asıl tartışma konumuzun zihniyet, sistem ve düzen meselesi olduğunu kaydetti. Karabağ’a göre, eskinin yerine yenisinin kurulamadığı bir yapı içinde bulunuyoruz ve bu yapıda kadın hareketi, pandemi koşullarına ve polis şiddetine rağmen, muhalefetin önderliğini üstleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karabağ&#8217;a göre,  &#8220;hala muhalefetin sesini çıkarabilmesi ve hala tam otoriter bir rejim olmayışımız&#8221; nedeniyle Türkiye’de ümidi korumak mümkün. </span></p>
<h5><b>‘Nefret Söylemi LGBTİ+ların Yaşam Hakkına Saldırıya Dönüştü!’ </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-72715 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-640x258.jpg" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="374" height="151" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-640x258.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-1280x516.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-1024x413.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar.jpg 1318w" sizes="(max-width: 374px) 100vw, 374px" />Atölyenin bir diğer konuşmacısı KAOS-GL’den Aslı Alpar ise İstanbul Sözleşmesi tartışmalarının LGBTİ+lara nasıl yansıdığını, Derneğin hazırladığı </span><a href="https://kaosgl.org/haber/2020-medya-izleme-raporu-lgbti-dusmanligi-tesaduf-degil-organize"><span style="font-weight: 400;">2020 Medya İzleme Raporu</span></a><span style="font-weight: 400;"> üzerinden anlattı. Raporda nefret söylemi ve ayrımcı dili oranını yüzde 61 olarak tespiti ve nefret kampanyalarının organize olduğu bulgusu yer alıyordu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpar, söz konusu raporun büyük kısmının ulusal ve yerelde nefret söylemini sistematik olarak yayan 5 yayın üzerinden şekillendirdiklerini anlattı. Raporda, ağırlıklı olarak LGBTİ+ların temel haklarına saldırı ve derneklerinin kapatılması başlıklarının öne çıktığını kaydeden Alpar, özellikle Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Cuma hutbesinde kendilerini pandeminin sorumlusu olarak gösteren nefret söylemlerinin hafta 60 civarındaki nefret haberini bir anda 400’lere çıkardığını paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpar’ın konuşmasında vurguladığı en dikkat çeken nokta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “LGBTİ+lar, lezbiyen mezbiyen yoktur” söylemlerinin de etkisiyle, </span><b>medyada giderek artan nefret söyleminin LGBTİ+ların örgütlenme hakkına değil doğrudan yaşam hakkına saldırıya dönüştüğü idi. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2015 yılından bu yana Onur Yürüşleri’nin yasaklandığını ve OHAL bahanesiyle LGBTİ+ların toplantı ve gösteri yürüyüşlerine izin verilmediğini de hatırlatan Alpar, </span><b>İstanbul Sözleşmesi tartışmalarında da tüm LGBTİ+ların aile düşmanı gibi yansıtıldığını ve kendilerine destek veren siyasetçi ve STK’ların da hedef gösterildiğini altını çizdi.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, İstanbul Sözleşmesi’nin çekilme kararının sorumlusu olarak gösterilen  LGBTİ+ların medyaya yansıyan söylemlerden haklarının yok sayıldığı; toplum dışı gösterilmeye çalışıldığı; Batı tarafından desteklenen gruplar olduğu ve hastalık yayan kişiler olarak marjinalleştirilmeye çalışıldığını söyledi. </span></p>
<h5><b>‘Haber İnsan Hakları Temelinde Hazırlanmalı’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72711 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/onur-burcak-belli-640x341.jpg" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="306" height="163" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/onur-burcak-belli-640x341.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/onur-burcak-belli.jpg 976w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" />İlk atölyenin oturumunda son söz alan gazeteci Onur Burçak Belli, konuşmasında medyada özellikle kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik </span><b>nefret söyleminin, Hannah Arendt’e referansla, sıradan bir kötülük haline geldiğini kaydetti.</b> <span style="font-weight: 400;">Belli, konuşmasında ayrıca “akım medya- yeni medya” gibi kavramları kullanmayı uygun görmediğini, belli kural ve etik kaygılar çerçevesinde gazeteciliğin yapılması gerektiğini düşündüğünün altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede</span><b>, “haber insan hakları temelinde hazırlanmalı” </b><span style="font-weight: 400;">vurgusu yapan Belli, medyada insan haklarının gazetecilikle nasıl ilişkilendirileceğini bugünün koşullarında yeniden değerlendirmek ve nefret söylemi içermeyen bir habercilikte ısrar etmek gerektiğinin altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle Türkiye gibi hibrid (melez) siyasi sistemlerde, insan hakları bakışının çok önemli olduğunu belirten Belli, Sivil Sayfalar’a içerik geliştirme konusunda verdiği destek üzerinden, insan hakları ve demokratikleşme temelinde yayın politikasının yeniden nasıl şekillendirileceği üzerinden çalıştıklarını da paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yaklaşımla İstanbul Sözleşmesi’nin medya ilkelerine nasıl uyarlanacağı konusunun medyada önemli bir başlık olarak ele alınması gerektiğini kaydeden Belli, büyük uluslararası medya kuruluşlarında dahi, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair meslek içi eğitimlerin sınırlı olduğuna da dikkat çekti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’nin yayın ilkelerinin şekillenmesinde kadın gazeteciler için referans olduğunu kaydeden Belli, </span><b>Sözleşme’nin yayın ilkelerine nasıl yerleştirileceğini düşünmenin önemli olduğunu paylaştı. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyada artan nefret söylemine karşın, bununla mücadelede büyük kazanımların da elde edildiğini hatırlatan Belli, medyada editörlere cinsiyetçi ve ırkçı ifadeler içeren içerikler konusunda uyarıda bulunabilme ve içeriğin insan hakları anlayışı ile yeniden şekillendirilmenin mümkün olduğunu sözlerine ekledi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/medyada-artan-nefret-soylemine-karsi-isbirligi-ve-politik-mucadele-ihtiyaci/">Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Toplumsal Hafızayı Resmi Söylemin Tekilliğinden Çıkarmak İstedik&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/17/toplumsal-hafizayi-resmi-soylemin-tekilliginden-cikarmak-istedik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2021 12:42:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[açık kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Burçak Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Press In Arrest]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67165</guid>

					<description><![CDATA[<p>Press in Arrest Genel Yayın Yönetmeni Onur Burçak Belli, gazeteci yargılamalarının izlenmesiyle oluşturulan veri tabanının hedeflerinden birinin "Toplumsal hafızayı resmi söylemin tekilliğinden çıkarmak" olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/17/toplumsal-hafizayi-resmi-soylemin-tekilliginden-cikarmak-istedik/">“Toplumsal Hafızayı Resmi Söylemin Tekilliğinden Çıkarmak İstedik&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-67180" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/press-in-arest.jpg" alt="Press in Arrest" width="208" height="208" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/press-in-arest.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/press-in-arest-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 208px) 100vw, 208px" />Türkiye’deki gazeteci yargılamalarını izleme, belgeleme ve hafızalaştırma çalışması olan Press in Arrest oluşturduğu veri tabanını online bir panelle tanıttı. Gazeteci Selin Girit’in yönettiği panelde; projenin çıkış noktasını ve kapsamını anlatan Onur Burçak Belli, doğru bilgiye erişimin toplumsal hafızanın doğru oluşmasındaki önemine vurgu yaptı. Gazeteci yargılamalarına dair nesnel bilginin, veri temelli olarak ulaşılabilir kılınmasının ve resmi söylemin tekilliğinden kurtulmasına destek sağlamak amacıyla yola çıktıklarını belirten Belli, “Bu kayıt tutma işi doğru hafızaya destek olsun istedik. Hem gazeteci yargılamalarının arkasında gerçekten ne olduğunu tarif edebilelim, hem de mevcut sistemik arızaları inceleyebilecek bir veriye sahip olalım. Ve bunu doğru yöntemlerle yapacak göstergeleri belirleyebilelim. Yarattığımız izleme stratejisi öyle bir model olsun ki bu bundan sonra Türkiye&#8217;de insan hakları uygulamalarına dair, demokratik meselelerin antidemokratik şekilde geliştiği alanlara dair sorunun nerede olduğunu bulup teşhis edebilelim. Bu da ancak veritabanı ile mümkün olabilir. O yüzden de bir veri tabanı oluşturduk” dedi.</p>
<h5><strong>“Göstergelere Dayalı Stratejik İzleme Hayati Önemde”</strong></h5>
<p>Veri tabanının oluşturulma yöntemleriyle ilgili de bilgi veren Belli, açık kaynaklar üzerinden gittiklerini ve güncel-politik tartışmalara girmeden, dosyasına ulaşabildikleri tüm gazeteci yargılamalarını takip ettiklerini ifade etti: “Açık kaynaklardan ulaştığımız isimlerin hepsinin dava dosyalarına, avukatlarına ve kendilerine ulaştık. Eğer hapistelerse ailelerine ulaşmaya çalıştık. Sonra dava dosyalarını teker teker okuduk. Bu verinin açık hale gelmesini istedik. Dolayısıyla kendimiz teyit edebildiğimiz, çalışabildiğimiz, özetini çıkarabileceğimiz tüm veriyi ve bilgiyi bir yerde toplamak istedik. Böylece herkesin anlayabileceği şekilde gazetecilerin hangi konulardan yargılandığı, haklarında hangi sebeplerle dava açıldığı verisi bir araya getirilmiş oldu.”</p>
<p>Türkiye&#8217;de insan hakları alanındaki izlemelerin strateji ve sistematik içinde yapılabilmesini kolaylaştırabilecek bir model oluşturmak için projeyi yürüttüklerini belirten Burçak Belli, “Bir izleme sistemi, bir izleme stratejisi kurduk. O göstergeleri alıp diyelim ki insan hakları savunucularının yargılanmasına koyabiliriz. Yeni göstergeleri insan hakları standartları içerisinden, mevzuatlar içerisinden, sözleşmeler içerisinden belirleyip o göstergeleri üzerinden aynı şekilde orayı da izleyebiliriz ve oradaki eğilimleri tespit edilebilir hale gelebiliriz. Tüm bunları bu izleme veritabanı modeli sayesinde sistematik olarak yapabiliriz. Türkiye’de insan hakları alanında bu türlü veriye dayalı, sistematik izlemelere büyük ihtiyaç var” dedi. Veri tabanını önümüzdeki yıl tüm kullanıcılara açmayı da hedeflediklerini kaydeden Belli, “Bundan sonra bu model üzerinden maden meselesini de izleyebilirsiniz; aynı şekilde aynı kurgu, anahtar kodlarıyla, göstergelerle. Ya da baraj inşaatları etrafındaki çevresel ve toplumsal sorunları da izleyebilirsiniz, iklim değişikliğinin sosyal adalete etkisini de izleyebilirsiniz. Yani aklınıza gelebilecek tüm hayati insan hakları konularında sistematik izleme yapabilecek hale gelebiliriz. Bilgiye erişimi de kolaylaştıran bir şey yapmış oluyoruz. Sistematik izleme ile beraber kurgunun nasıl işlemesi gerektiğini de bilgilendirebilecek, yeni politikaların nasıl belirlenmesi gerektiğini de bilgilendirebilecek, savunuculuk yapan kurum kuruluşları için altlık oluşturabilecek bir şey yaratmış olduk. Bir veri zemini yaratmış olduk aslında. Bu model ile beraber artık tekil söylem diye bir şey olmak zorunda değil,”  diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/17/toplumsal-hafizayi-resmi-soylemin-tekilliginden-cikarmak-istedik/">“Toplumsal Hafızayı Resmi Söylemin Tekilliğinden Çıkarmak İstedik&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
