<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>OHAL Komisyonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ohal-komisyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ohal-komisyonu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Mar 2022 10:27:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>OHAL Komisyonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ohal-komisyonu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>5. Yılında OHAL Komisyonu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/01/5-yilinda-ohal-komisyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadri İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2022 10:27:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başta yanlış iliklenen ilk düğmeden (toplu ihraçlar) sonra, hak ihlallerini daha büyük bir boyuta taşımamak adına göstermelik değil gerçekten çözüm üreten, bağımsız ve tarafsız bir komisyon ilaç olabilir. Peki OHAL Komisyonu bunu sağlayabildi mi?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/01/5-yilinda-ohal-komisyonu/">5. Yılında OHAL Komisyonu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal sürecinde OHAL KHK’ları ve bunların yetki verdiği kurumların kararları ile 125 binin üzerinde kamu görevlisi görevinden çıkarıldı ve bu statüye bağlı diğer haklarından mahrum bırakıldılar. Yine bu düzenlemelerle yüzlerce dernek, vakıf, sendika, federasyon, konfederasyon, sağlık ve eğitim kuruluşları, vakıf üniversiteleri, medya kuruluşları KHK’larla kapatıldı, malvarlıklarına el konuldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KHK ile tesis edilen işlemlere karşı yargı yolu kapalıydı ancak binlerce insan hakkını aramak için çeşitli mekanizmaları kullandı. İdare mahkemelerini, Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ni (İHAM) deneyenler farklı gerekçelerle ret kararları aldılar. Yaşanan bu durumun İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 13. Maddesi&#8217;nde düzenlenen ‘etkili başvuru hakkı’ ihlalini oluşturacağı apaçık belliyken 5 ay bu konuyla ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadı. 2017 yılının başında Venedik Komisyonu’nun ısrarlı talebi ile kendine has nitelikleri olan bir Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kuruldu ancak kurulduğu ilk andan itibaren OHAL Komisyonu’nun hem kuruluşu hem de işleyişiyle ilgili ciddi eleştiri ve kaygılar dile getirildi. Yöneltilen eleştirilerin yerinde olup olmadığını ifade etmek için komisyonun yapısı ve günümüze kadar geçen 5 yıllık sürece bakmalıyız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> <img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-79161 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/khklar-ve-ohal-komisyonu-sureci-640x445.jpg" alt="KHKlar ve OHAL komisyonu süreci" width="640" height="445" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/khklar-ve-ohal-komisyonu-sureci-640x445.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/khklar-ve-ohal-komisyonu-sureci.jpg 800w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<h5><strong>Venedik Komisyonu Ne Önermişti?</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Venedik Komisyonu, kişilerin salt KHK’nın ekindeki bir listede adının yer almasıyla kamu görevinden çıkarılmasını keyfi bir işlem olarak görmektedir. Komisyon bu işlemlere karşı yargı yolunun kapalı olmasını da yerinde bulmamıştır. Diğer yandan Türkiye’nin içinde bulunduğu OHAL’i ve sorunları dikkate alarak, görevinden alınan tüm kamu görevlilerinin derhal mahkemeye başvurmasının zorluklar doğurabileceğini belirterek ‘geçici’ bir çözüm mekanizması önermiştir ancak önerilen mekanizma ile OHAL Komisyonu’nın aynı nitelikleri taşıyıp taşımadığını, artı ve eksilerini incelemekte yarar var. Çünkü önerilen bu yapının aşağıda belirtilen temel vasıflara sahip olması halinde uluslararası normlara uygun olacağı öngörülüyordu. Venedik Komisyonu’nun raporuna göre kurulacak komisyon:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Tüm vakalara kişiselleştirilmiş bir muameleyi mümkün kılmalıdır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Adil yargılanma ilkelerinin temel ilkelerine uygun hareket etmelidir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kişiler hakkındaki spesifik delilleri incelemeli ve gerekçeli karar vermelidir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bağımsız ve tarafsız olmalıdır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Eski duruma dönme ve/veya uygun tazminat vermeye yetkili olmalıdır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kararlarına karşı yargı yolu açık olmalıdır.[1]</span></li>
</ul>
<h5><b>OHAL Komisyonu Bağımsız Bir Yapıda mı? </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Başta yanlış iliklenen ilk düğmeden (toplu ihraçlar) sonra, hak ihlallerini daha büyük bir boyuta taşımamak adına göstermelik değil gerçekten çözüm üreten, bağımsız ve tarafsız bir komisyon ilaç olabilir. Peki OHAL Komisyonu bunu sağlayabildi mi? Bağımsızlık ve tarafsızlık sorusunu cevaplarken üyelerin vasıfları ve kim tarafından atandığına değinmek gerekir:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-79162 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ohal-komisyon-yapisi-640x348.jpg" alt="OHAL komisyonu yapısı" width="640" height="348" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ohal-komisyon-yapisi-640x348.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ohal-komisyon-yapisi.jpg 681w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Niteliği itibariyle yarı-yargısal nitelikte kararlar alan bu komisyonun 7 üyesinin 5’ini yürütme erki atamaktadır. Ayrıca ilgili düzenleme gereği haklarında idari bir soruşturma açılması halinde görevden kolayca el çektirilmeleri mümkün olması nedeniyle bağımsızlık ve tarafsızlık noktasında soru işaretleri barındırmaktadır.</span></p>
<h5><b>&#8216;Kişilere Savunma Hakkı Tanınmadı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir kişinin terör örgütü ile iltisakı olduğu, irtibatı bulunduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılması, “cezai isnat” içermektedir. Nitekim bu husus Anayasa Mahkemesi’nin 24.06.2021 tarihli kararıyla şu şekilde saptanmıştır: </span><i><span style="font-weight: 400;">“…ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler, terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üye veya mensup oldukları gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Söz konusu ibareler, Kanun’a ekli (1) sayılı listede adı geçen ve terör örgütü üyeliği suçundan ceza soruşturması veya kovuşturmasına maruz kalan ancak haklarındaki süreç tamamlanıp suçlu olduklarına dair kesin hüküm tesis edilmeyen kişilerin terör örgütü üyesi veya mensubu olarak nitelendirilmelerine sebebiyet verebilecek niteliktedir. Bunun yanında kuralda, listede yer alan kişiler hakkında kesin hükümle sonuçlanan herhangi bir yargısal sürecin varlığına yönelik açıklama da yapılmamıştır. Dolayısıyla kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü olmadan kişilerin suçlu sayılmasına neden olabilecek ifadeler içeren kural masumiyet karinesini ihlal etmektedir…” </span></i><span style="font-weight: 400;">[2]</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Cezai isnat” hususunun önemi ise şudur: Bir kişi cezai isnada maruz kaldığında kendisine makul savunma hakkı tanınmalıdır ve yapılan idari işlemde cezai isnat bulunması nedeniyle İHAS m.6 (Adil Yargılanma Hakkı) ihlaline konu edilebilir.[3] </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KHK’larda yer alan kişiler, hakkındaki iddiaları bilmeden, hiçbir savunma hakkı tanınmadan, delil sunamadan, tanık dinletemeden, yani masumiyet karinesine tamamen aykırı bir şekilde kamu görevinden çıkarılmışlardır. Alınan kararlar masumiyet ilkesine tamamen aykırı olarak alınmıştır. Bu durum ancak 5,5 yıl sonra Anayasa Mahkemesi’nce de tescil edilmiştir.</span></p>
<h5><b>120 Bin Dosya 2 Yılda İncelenebilir miydi?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Değerlendirilmesi gereken bir diğer nokta, 120 binin üzerinde dosyanın, 7 kişilik bir komisyon tarafından 2 yıl içinde incelenip karara bağlanmasının makul olup olmadığıdır. Somutlaştırmak için şöyle örnekleyelim: İş yoğunluğu çok olan bir idare mahkemesi yılda ortalama 2 bin, ağır ceza mahkemesi ise bin dosya inceleyebilmektedir. Dosya ve mesai günleri hesaba katıldığında hedeflenen rakama ulaşılabilmek için komisyonun günde ortalama 500 kişi hakkında karar vermesi gerekirdi. Ortaya çıkan bu tablo düşünüldüğünde, öngörülen bu zamanda dosyaların tamamlanmasının mümkün olmayacağı açıktır. Diğer bir deyimle topluma gerçekleşmeyecek bir şey vaat edildi. Diğer yandan, 7 kişilik tek bir heyet tarafından yaklaşık 4,5 yıllık bir sürede (zira incelemeler 2017 Temmuz’da başladı) 100 bin civarında dosya hakkında karar verilmiş olması da dosyaların incelenme sürecinin –ister istemez- özensiz ve hakkaniyetsiz yürüdüğünü gözler önüne seriyor. </span></p>
<h5><b>Oyalama Komisyonu mu?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyonun bu denli atıl olmasının nedeni 7 kişiden oluşan tek bir komisyon olması. Bu durum, OHAL Komisyonu’nu öngören-düzenleyen yetkililerce düşünülmedi mi? Yoksa gerçekten de komisyon bir ‘oyalama’ komisyonu muydu? OHAL Komisyonu kararına karşı yetkili kılınan Ankara İdare Mahkemesi’nde 10’un üzerinde mahkeme sadece bu dosyalarla ilgilenmektedir. Buna karşın dosyaların yargıya intikal etmesi için temel şart olan komisyon bir tanedir. 120 binin üzerinde memurun hayatını tüketici hakem heyeti mantığıyla ele almak en hafif ifadeyle aymazlıktır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevcut bu ihlali hızlı ve etkili bir şekilde gidermek bir yana, ihraçların üzerinden 5 yıl geçmiş olmasına karşın hala komisyondan karar alamayan, idari yargıya dahi başvuramayan binlerce insan var. Komisyon kararlarına bakmaya yetkili idare mahkemelerinde 1-2 yıl içinde karar alınmaktadır. Yaklaşık 2 yıl istinaf, 2 yıl temyiz süreci sürmektedir. Hali hazırda ihraç dosyası Danıştay tarafından onanan kişi sayısı hiç denecek kadar azdır. Olası AYM ve İHAM bireysel başvuru süreçleri de göz önüne alındığında ihlaller katmerli bir hal alacaktır. Zira bu dönemde kişiler maddi ve manevi pek çok yükümlülüğün altında olacaklardır. Bu yönüyle komisyona ilişkin yöneltilen ‘oyalama’ komisyonu eleştirileri ne yazık ki haklı çıkmıştır. Komisyon kişilerin hayatından ‘fazladan’ birkaç yıl daha çalmıştır.</span></p>
<h5><b>İhraçlar &#8216;Kurum Kanaati&#8217; Gerekçesiyle Yerinde Bulunuyor</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL Komisyonu, açıkladığı faaliyet raporlarında örnek karar metinlerine yer vermektedir. Kabul ve ret kararlarından derlenen bu metinlerle verilmek istenen asıl mesaj ‘kararların gerekçeli olduğunu’ ve tüm kararların kişiler hakkındaki somut veriler ışığında değerlendirilerek verildiğini yani ‘bireyselleştirildiğini’ ispatlayabilmek. Örnek verilen ret kararlarında özellikle adli yargı tarafından hakkında mahkûmiyet kararı verilen ve spesifik unsurlara sahip olan hususlara yer verilerek ret kararlarının tümü aklanmaya çalışılmaktadır. Komisyonun ‘kurum kanaati’ gerekçesiyle (aslında gerekçesiz) reddettiği dosya sayısı azımsanmayacak derecededir. Hakkında beraat-takipsizlik kararı verilen, hatta hakkında hiç soruşturma dahi yürütülmeyen kişiler hakkındaki bu gerekçesiz kararlarla kişilerin temel hakları çiğneniyor. Sendika üyeliği, memuriyet öncesi Bank Asya’da çalışmak, kapatılan derneklere üye olmak, eşinin ihraç olması veya eşinin hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla dava bulunması gibi farklı ret kriterleri var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> <img decoding="async" class="size-medium wp-image-79163 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/tsk-ihrac-640x236.jpg" alt="TSK ihraç" width="640" height="236" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/tsk-ihrac-640x236.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/tsk-ihrac.jpg 1000w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-79164 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/Ekran-Alintisi.png" alt="" width="494" height="146" /></p>
<h5><strong>İade Kararına Rağmen Göreve Döndürülmeyenler</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıda değindiğimiz üzere OHAL Komisyonu’nun etkili olduğundan söz edebilmemiz için komisyonun eski duruma dönme kararı verebilmesi ve tazminata hükmedebilmesi gerekir(di) ancak komisyona verilen yetkiye göre sadece kabul/ret şeklinde karar vermesi mümkündür. ‘Eski duruma dönme’ sözünden anlaşılması gereken kişinin memuriyete dönmesi değil, aynı işyerinde ve aynı pozisyonda başlamasıdır. Ayrıca komisyon ödenmeyen maaşlar, özlük hakları gibi konularda da karar alamamaktadır. Bu nedenle komisyondan olumlu karar alan kişiler uzunca bir süre görevlerine başlatılmıyor, başlatılanlar ise aynı işyerinde ve pozisyonda çalıştırılmıyor. [4] Hatta öyle ki yönetici sıfatı taşıyan memurların göreve dönmesi ihtimalinde, yöneticilik görevinden önceki kadro ve pozisyona döneceği 7075 Sayılı Kanun’da açıkça düzenlenmişti. Neyse ki bu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.</span></p>
<h5><b>Hayatını Kaybettikten Sonra İade Olanlar</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">KHK yaptırımlarına maruz kalanlar sivil ölüme terk edildikleri için kendileri ve aileleri ciddi maddi ve manevi sorunlar yaşıyorlar. KHK’lı bir babanın oğlu olan 16 yaşındaki Bahadır Odabaşı’nın ve KHK’lı Fatma Demirel’in intiharları bunun en acı örnekleri. İhraç edildikten yıllar sonra görevine iade edilen 17 kamu görevlisi bize bir kez daha geciken adaletin adalet olmadığını gösterdi.[5]</span></p>
<h5><b>Olağanlaşmış OHAL: 375 Sayılı KHK</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaşanan bu 5 yıllık tecrübeden sonra, karar alıcılar kendine düşen payı almak yerine tüm sivil ve siyasal uyarıların aksine hareket etmektedir. [6] 18 Temmuz 2018’de OHAL’in kaldırılmasının ardından 25 Temmuz 2018’de 375 Sayılı KHK’ya Geçici 35. Madde eklenmiş ve ‘iltisak’ kamu görevinden ihraç için yeterli görülmüştür. Böylelikle OHAL kalksa da ihraçlar süreci sürekli hale getirilmiştir. Başta 3 yıllığına getirilen bu düzenleme 1 yıl daha uzatılmıştır ve halen yürürlüktedir:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> “</span><i><span style="font-weight: 400;">…Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen… …meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir…”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz 2016 sonrasında açığa alınan ve sonra görevine dönen doktor Benan Koyuncu’nun 2021 sonunda tekrar ihracıyla sonuçlanan hikayesi, OHAL sonrasında yürütülen sürecin özensizliğini ortaya koyuyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-79166 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/benan-koyuncu.jpg" alt="Benan Koyuncu" width="597" height="222" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL süreci sonrasında TSK’dan yaklaşık 11 bin, EGM’den bin kişinin kamu görevinden çıkarıldığı bilinmektedir. [7] Sayıları bu denli olmasa da diğer kamu kurumlarında da ihraçlar peyderpey devam ediyor.</span></p>
<h5><b>Nasıl Olmalı?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletlerin kamu düzeni ve ulusal güvenliğin bozulduğu olağanüstü süreçlerde dahi kamu görevinden çıkarma tedbirini bu bozulmada sorumlulukları bulunan ya da bu nitelikte fonksiyon icra eden, diğer bir deyimle kamu gücü kullanıp suç işleyen ve insan hakları ihlaline sebep olan kişilerle sınırlı olarak uygulanabilir. [8]</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL Komisyonu süreci 4-5 bin kişi dışında sona erdi. Hiç değilse mevcut dosyalar yönünden OHAL Komisyonu’na, diğer dosyalar yönünden idari yargıya sözümüz şudur: Kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin kararlar kişiselleştirilmeli, doğrudan kişilere ilişkin kusur açıklanmalı, nasıl ve ne şekilde devlete karşı olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı veya kamu görevlisinin sadakatine yönelik ‘objektif’ olarak ciddi şüpheler uyandıracak bağlantılar somut olarak ortaya konulmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[1] Venice Commission, Opinion on Emergency Decree Laws Nos. 667-676 Adopted Following the Failed Coup of 15 July 2016, CDL-AD(2016)037, (Venedik Komisyonu Raporu), par. 222.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[2] Anayasa Mahkemesi’nin 24/6/2021 tarihli E.2018/81 numaralı kararı, par. 58.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[3] Kerem Altıparmak, Ölü Doğan Çocuk: 685 Sayılı KHK ile Kurulan Ohal Komisyonu, Ankara Barosu Dergisi Sayı: 2017/1, s.76.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[4] OHAL Komisyonu göreve iade etti, 10 aydır işbaşı yapamayanlar var&#8230; İçişleri Bakanlığı: 257 EGM personelinin işlemi sürüyor – Independent Türkçe </span><a href="https://www.indyturk.com/node/428201/haber/ohal-komisyonu-g%C3%B6reve-iade-etti-10-ayd%C4%B1r-i%C5%9Fba%C5%9F%C4%B1-yapamayanlar-var-i%CC%87%C3%A7i%C5%9Fleri"><span style="font-weight: 400;">https://www.indyturk.com/node/428201/haber/ohal-komisyonu-g%C3%B6reve-iade-etti-10-ayd%C4%B1r-i%C5%9Fba%C5%9F%C4%B1-yapamayanlar-var-i%CC%87%C3%A7i%C5%9Fleri</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL Komisyonu ve mahkeme kararına rağmen işe alınmadı – Evrensel </span><a href="https://www.evrensel.net/haber/402632/ohal-komisyonu-ve-mahkeme-kararina-ragmen-ise-alinmadi"><span style="font-weight: 400;">https://www.evrensel.net/haber/402632/ohal-komisyonu-ve-mahkeme-kararina-ragmen-ise-alinmadi</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[5] KHK’li 15 kamu emekçisi öldükten sonra işe iade edildi – Sol</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><a href="https://haber.sol.org.tr/haber/khkli-15-kamu-emekcisi-oldukten-sonra-ise-iade-edildi-323472"><span style="font-weight: 400;">https://haber.sol.org.tr/haber/khkli-15-kamu-emekcisi-oldukten-sonra-ise-iade-edildi-323472</span></a> <span style="font-weight: 400;"> (İbrahim Söylemez ve Kazım Ünlü hakkında bu haberden sonraki tarihte görevlerine iade kararı verilmiştir ve bu sayı 17 olmuştur.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[6] Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye hakkında 19 Mayıs 2021 tarihli raporunda “birçok kişiyi etkileyen geniş çaplı işten çıkarmalar için etkili bir hukuk yolunun bulunmamasından üzüntü duyulduğu” dile getirilmiştir. </span><a href="https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-9-2021-0243_EN.html"><span style="font-weight: 400;">https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-9-2021-0243_EN.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[7]</span> <span style="font-weight: 400;">15 Temmuz&#8217;un ardından TSK&#8217;dan 24 bin 256 kişi ihraç edildi – TRT Haber </span><span style="font-weight: 400;"> </span><a href="https://www.trthaber.com/haber/gundem/15-temmuzun-ardindan-tskdan-24-bin-256-kisi-ihrac-edildi-638868.html"><span style="font-weight: 400;">https://www.trthaber.com/haber/gundem/15-temmuzun-ardindan-tskdan-24-bin-256-kisi-ihrac-edildi-638868.html</span></a> <span style="font-weight: 400;"> (OHAL Komisyonu’nun açıkladığı rapora göre OHAL sürecinde MSB’deki görevinden ihraç edilen personel sayısı 13.40 idi. Kalan ihraçlar 375 Sayılı KHK’ya dayanılarak yapılmıştır.)</span></p>
<p><a href="https://twitter.com/komisyonkarar/status/1279671397493673985"><span style="font-weight: 400;">https://twitter.com/komisyonkarar/status/1279671397493673985</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[8] Measures to dismantle the heritage of former communist totalitarian systems -Resolution 1096 (1996) </span><a href="http://assembly.coe.int/nw/xml/XRef/Xref-XML2HTML-en.asp?fileid=16507"><span style="font-weight: 400;">http://assembly.coe.int/nw/xml/XRef/Xref-XML2HTML-en.asp?fileid=16507</span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/01/5-yilinda-ohal-komisyonu/">5. Yılında OHAL Komisyonu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İnsan Hakları Savunucuları Baskı, Engel ve Zorluklarla Karşı Karşıya&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/20/insan-haklari-savunuculari-baski-engel-ve-zorluklarla-karsi-karsiya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 12:14:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Akademisyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları (TİHV) 2021’in son dört ayında en az 1220 insan hakları savunucusunun baskı, engel ve zorluklarla karşı karşıya kaldığını; temelsiz suçlamalarla yargılandığını ve cezalandırıldığını açıkladı. TİHV ayrıca insan hakları savunucularının idari kararlarla işlerinden, faaliyetlerinden uzaklaştırıldığına, hedef gösterilip, tehdit ve misillemelere maruz kaldığına dikkat çekti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/20/insan-haklari-savunuculari-baski-engel-ve-zorluklarla-karsi-karsiya/">&#8216;İnsan Hakları Savunucuları Baskı, Engel ve Zorluklarla Karşı Karşıya&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye<span dir="RTL">’</span>de İnsan Hakları Savunucularının Karşılaştığı Baskı, Engel ve Zorluklara İlişkin Bilgi Notu (1 Eylül – 31 Aralık 2021) TİHV tarafından Adana, Ankara, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Van ve çevre illerindeki insan hakları savunucularına yönelik baskı ve zorlukları tespit etmek ve savunucular ile dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan Bölgesel Dayanışma ve İş Birliği Grupları tarafından tespit edilen bilgiler çerçevesinde hazırlandı.</p>
<blockquote><p>2021<span dir="RTL">’</span>in son dört ayında, 1220 insan hakları savunucusuna yönelik olarak yargısal taciz, idari taciz, tehdit ve misilleme müdahalelerinden en az biri veya birkaçı birden uygulandı.</p></blockquote>
<p>Bilgi notunda Türkiye<span dir="RTL">’</span>de insan hakları savunucuları ve sivil toplum aktörleri, insan hakları ihlallerini görünür kıldıkları ve yetkililerin insan haklarına aykırı politika ve uygulamalarına karşı yürüttükleri faaliyetleri nedeniyle baskı, engel ve zorluklarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.</p>
<h5>&#8216;Sivil Toplum Yargı Eliyle Baskı Altına Alınıyor&#8217;</h5>
<p>İnsan hakları savunucularının, haklarında açılan temelsiz ceza soruşturma ve kovuşturmalar, hukuka aykırı ve keyfi gözaltı ve tutukluluk işlemleri ve sivil toplum kurumlarına yapılan baskın ve aramalarla yargısal tacize uğradığı belirtilen bilgi notunda, &#8220;İnsan hakları savunucularına yönelik uygulanan bu ceza hukuku tedbirlerinin caydırıcı etkisi, savunuculuk iklimini bütünüyle baskı altına almakta ve sivil alanı daraltmaktadır.&#8221; tespiti yapılıyor.</p>
<p>Ayrıca, 1 Eylül &#8211; 31 Aralık 2021 tarihleri arasında 833 insan hakları savunucusuna yargısal taciz uygulandığı; 519 insan hakları savunucusuna karşı ceza kovuşturması yapıldığı; 21 kişi hakkında mahkumiyet hükmü verilerek hapis cezasına veya adli para cezasına çarptırıldığı belirtiliyor.<br />
İnsan hakları savunucularına yönelik suçlamaların başında şunlar var:</p>
<ul>
<li>2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na aykırı davranmak,</li>
<li>Görevi yaptırmamak için direnmek,</li>
<li>Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek,</li>
<li>Suçu ve suçluyu övmek,</li>
<li>Suç işlemeye tahrik etmek,</li>
<li>Cumhurbaşkanına hakaret.</li>
</ul>
<h5><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77832 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/insan-haklari-savunuculari-baski-engel-ve-zorluklarla-karsi-karsiya-1.jpg" alt="" width="600" height="337" /></h5>
<h5>OHAL Komisyon Kararları</h5>
<p>Geçen yılın son çeyreğinde, 353 insan hakları savunucusunun idari denetim, soruşturma ve yaptırımlar aracılığıyla baskı gördüğü belirtilen bilgi notunda, yine bu tarihler arasında, KHK<span dir="RTL">’</span>larla ihraç edilen 343 Barış Akademisyeni<span dir="RTL">’</span>nin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu<span dir="RTL">’</span>na yaptığı başvurunun AYM kararı ve mahkemelerin beraat kararlarına rağmen reddedildiği;  8 insan hakları savunucusunun kamu görevinden çıkarıldığı; insan hakları temelli habercilik yapan bir haber ajansının web sitesine erişimin engellendiği ve kapatılan bir derneğin hakkındaki idari yargılama sonuçlanmadığı için insan hakları alındaki çalışmalarını sürdüremediği de not ediliyor.</p>
<p>Bilgi notunun sonunda, &#8221; tüm baskı ve engellemeler insan hakları savunucularına karşı şiddetin, nefretin, ayrımcılığın ve düşmanlığın beslendiği bir iklimin yaratılmasına sebep olmakta, insan haklarının toplum nezdinde meşruiyetinin zayıflamasına ve kriminalize edilmesine&#8221; sebep olduğu ve insan hakları değerleri ile prensiplerini korumak için insan hakları savunucularına yönelik söz konusu baskı ve engellemelerin derhal sonlanması çağrısında bulunuluyor.</p>
<p>Bilgi notunun tamamına<a href="https://tihv.org.tr/ozel-raporlar-ve-degerlendirmeler/bilgi-notu-turkiyede-insan-haklari-savunucularinin-karsilastigi-baski-engel-ve-zorluklar-1-eylul-31-aralik-2021/" target="_blank" rel="noopener"><strong> buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/20/insan-haklari-savunuculari-baski-engel-ve-zorluklarla-karsi-karsiya/">&#8216;İnsan Hakları Savunucuları Baskı, Engel ve Zorluklarla Karşı Karşıya&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘KHK’lıların Adalete Erişimi 5 Yıldır Engelleniyor!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/khklilarin-adalete-erisimi-5-yildir-engelleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 13:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İç hukuk yolları]]></category>
		<category><![CDATA[KHK'lılar]]></category>
		<category><![CDATA[KHK’lıların Adalete Erişimi Önündeki Engeller]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77706</guid>

					<description><![CDATA[<p>"'İç hukuk yollarının tüketilmesi' diye bir şey yok aslında; açıkça KHK’lıların adalete erişimi 5 yıldır engelleniyor!” Yaşam Hakları Derneği’nin 'Tükenmeyen İç Hukuk Yolları: KHK’lıların Adalete Erişimi Önündeki Engeller' adlı çalışma, KHK (Kanun Hükmünde Kararname) mağdurlarının maruz kaldıkları hak ihlallerini ve KHK’lıların mağduriyetlerinin kamuoyunda iyi bilinmediğini ortaya koyuyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/khklilarin-adalete-erisimi-5-yildir-engelleniyor/">‘KHK’lıların Adalete Erişimi 5 Yıldır Engelleniyor!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KHK mağduriyeti ile ilgili Yaşam Hakları Derneği’nin üçüncü çalışması, Etkiniz AB Programı desteğiyle hazırlandı. OHAL Komisyonu’nun işleyişinde, kararlarında ve sonraki yargı yollarında KHK mağdurlarının maruz kaldıkları hak ihlallerini ortaya koyan raporu ve Türkiye’de KHK mağduriyetini Yaşam Hakları Derneği’nden Rana Berk ile konuştuk.</p>
<p><strong>Yaşam Hakları Derneği yeni bir sivil toplum kuruluşu, kendinizi nasıl tanıtırsınız? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77712 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yasam-haklari-dernegi.jpg" alt="" width="238" height="253" />Derneğimiz, yaşam hakkına bağlı olan temel hak ve özgürlüklerin uygulanmasında sivil toplumu destekleyici ve bu hakları geliştirici projeler üreterek farkındalığı artırmada önemli bir rolü olduğunu hesaba katmaktadır. Bir sivil toplum kuruluşu olarak insanların (dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın) diğer canlılarla birlikte yaşamalarını kolaylaştırma ve yaşam kalitelerini arttırma motivasyonuyla, insan hakları, hayvan hakları, ekolojik yaşam, kent hakkı, çalışma yaşamı, eğitim ve sağlık hakkı çerçevesinde bir katkı sunmak için bu yola koyulduk.</p>
<blockquote><p>Hak ihlallerini raporlaştırmak, ilgili kurumlara iletmek ve mağdurların sesi olmak için ne kadar çalışma yapılsa az.</p></blockquote>
<p><strong>Neden böyle bir araştırma yaptınız? </strong></p>
<p>En temel neden tabii ki bu hak ihlallerinin son bulmasına bir katkıda bulunabilmek, mağdurların sesini duyurabilmek. KHK’lılar yıllardır çok ağır hak ihlallerine maruz kalıyorlar, bu hak ihlallerini raporlaştırmak, ilgili kurumlara iletmek ve mağdurların sesi olmak için ne kadar çalışma yapılsa az.</p>
<p><strong>Bu bir insan hakları izleme raporu, sizce insan hakları izlemesi yapmak için hukukçu olmak mı gerekir? Siz hukukçu musunuz? Hukukçu olmayan hak savunucularının hak mağduriyetlerini belgelemesi ve savunuculuk yapması zor mu? </strong></p>
<p>Hayır, insan hakları izlemesi yapmak için hukukçu olmak gerekmiyor ama izleme yaptığınız konuyla ilgili uluslararası sözleşmeleri, yasaları, ülkenizde ve dünyada neler olup bittiğini bilmeniz gerekiyor. Hukukçulardan destek almamız gereken çalışmalar oluyor tabi. Etkiniz AB desteğiyle gerçekleştirdiğimiz bu çalışmamızda, yine Etkiniz’in sağladığı uzman desteğinden yararlandık.</p>
<h5><strong>‘Terör’ Suçlamasına Karşın KHK’lıların Adalete Erişimlerinin Pek Mümkün Olmadı’</strong></h5>
<p><strong>KHK’lılara ulaşmak zor oldu mu? </strong></p>
<p>Kolay oldu diyemeyiz ancak KHK platformları bu konuda çok yardımcı oldular. Bu bizim KHK mağduriyetleri ile ilgili 3.çalışmamız. Bütün çalışmalarda KHK platformlarının desteğiyle katılımcılarımıza ulaştık. Kendilerine tekrar teşekkür etmek isteriz.</p>
<p><strong>Rapor en yalın şekilde hangi bulgulara ulaşıyor?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77714 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/khklilarin-adalete-erisimi-5-yildir-engelleniyor-1-1.jpg" alt="" width="532" height="444" />Çok fazla bulgu var, özetlemek zor, bu nedenle raporumuzun okunmasını öneriyoruz. Mağdurların bir sivil ölüm durumu ile karşı karşıya olduğuna ilişkin genel kanaati destekleyen birçok bulguya raporumuzda yer verdik. Ayrıca “terör” gibi ağır bir itham ile karşı karşıya kalmalarına karşın etkili bir hukuk yolu içerisinde adalete erişimlerinin pek mümkün olmadığını da raporumuzu okuyanlar görebileceklerdir.</p>
<p>Durumun vahametinin anlaşılabilmesi için uzman görüşmesi yaptığımız İnsan hakları hukukçusu Kerem Altıparmak’tan şu alıntıyı burada tekrarlamak isteriz: “İnsanların hayatını kaydıran bu süreç, komisyondan idare mahkemesine kadar hiçbir yerde, “Getirin benim hakkımda ihbarda bulunanı, ben de dinleyeyim, bir de ben sorayım bakayım” demene olanak tanımıyor. Bir insanın beş yıl böyle bir belirsizlik içinde bırakılması kabul edilebilir mi?“</p>
<p><strong>KHK’lıların yaşadığı mağduriyet konusunda çalışmanın öncesinde ve çalışma bittikten sonra, siz araştırmayı yapanlar açısından, ne değişti? </strong></p>
<p>Yıllardır çok aşina olduğumuz <strong>“iç hukuk yollarının tüketilmesi”</strong> konusunun ne anlama geldiğini çok daha iyi anlamış olduk. “İç hukuk yolu” diye bir şey yok aslında, açıkça KHK’lıların adalete erişimi 5 yıldır engelleniyor! KHK mağdurlarının hissettiği şeyleri hissediyoruz, adalete olan inancımız zayıfladı. Türkiye’de hiçbirimizin güvende olmadığını daha derinden hissediyoruz artık. Hukuk güvenliğinin sadece KHKlılar açısından zedelendiğini zannedenler, bu yanlış uygulamalar yerleşik hale gelip zamanla kendilerinin veya yakınlarının kapısını çaldığında “Keşke bu yanlışlara zamanında daha net bir şekilde karşı çıksaydık” diyeceklerdir.</p>
<h5><strong>‘KHK’lıların Mağduriyetleri Yeterince Bilinmiyor</strong><strong>’</strong></h5>
<p><strong>KHK’lıların maruz kaldıkları hak ihlalleri ve bundan sonraki sürece dair ne söylersiniz? OHAL Komisyonu kararları, iç hukuk yolları ve AİHM süreci de dahil, hukuki ve siyasi olarak, 2022 yılında hak ihlallerinin telafisi yönünde ne olmasını umuyor, bekliyorsunuz?  </strong></p>
<p>OHAL Komisyonu’nun lağvedilmesini, komisyonun adaletsiz kararlarının iptal edilmesini, darbeye doğrudan karışmamış KHK’lıların haklarını ve tazminatlarını alarak görevlerine iade edilmesini bekliyor ve umuyoruz. Bunun kadar önemli olan KHK’lıların itibarlarının iade edilmesi ve resmi olarak özür dilenmesidir.</p>
<p>Yargılaması devam edenler, hakkında soruşturma açılmış ya da açılacak olanlar masumiyet karinesinden yararlanabilmeli; bağımsız, tarafsız mahkemelerce adil yargılanma, kendilerini savunma, bilgi alma ve makul bir sürede yargılanma haklarını kullanabilmelidirler. OHAL Komisyonu kararlarının idare mahkemeleri, istinaf, Danıştay ve AYM tarafından bağımsız ve tarafsız bir gözle adil bir şekilde incelenmesi halinde çoğunun yargısal süreçlerde de iptal edilmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Toplumda KHK’lıların mağduriyetine dair bakış ve algı konusunda ne söylersiniz? Ümitvar mısınız?</strong></p>
<p>Ne yazık ki KHK’lıların mağduriyetleri yeterince bilinmiyor. Bu konuda muhalefet partilerine, basına ve sivil topluma çok iş düşüyor. KHK’lıların mağduriyetinin sadece KHK’lıları ilgilendirmediğini, ortadan kaldırılanın KHKlıların haklarından ibaret olmadığını, genel anlamda hukuk güvenliğinin ve temel insan haklarının herkes için zedelendiğini anlamamız ve anlatmamız gerekiyor.</p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı? </strong></p>
<p>Raporumuz okunsun, değerlendirilsin, KHK’lıların sesi duyulsun, sorunları çözülsün istiyoruz. Bu konuda yardımcı olduğunuz için çok teşekkürler.</p>
<p>Raporun tümüne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/yasam-haklari-dernegi-tukenmeyen-ic-hukuk-yollari-khklilarin-adalete-erisimi-onundeki-engeller/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/khklilarin-adalete-erisimi-5-yildir-engelleniyor/">‘KHK’lıların Adalete Erişimi 5 Yıldır Engelleniyor!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OHAL KHK&#8217;leri İle Uygulanan Ek Tedbirlere Yargı Yolu Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/22/ohal-khkleri-ile-uygulanan-ek-tedbirlere-yargi-yolu-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadri İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2020 07:54:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “...ilave tedbirler ile...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. Bu düzenlemeyle OHAL tarafından kapatılan kurumların mal varlıklarına el konulmasına karşı yapamadığı başvurular için hukuki yol açılmış oldu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/22/ohal-khkleri-ile-uygulanan-ek-tedbirlere-yargi-yolu-acildi/">OHAL KHK&#8217;leri İle Uygulanan Ek Tedbirlere Yargı Yolu Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 salgınıyla mücadele verdiğimiz şu dönemde, OHAL KHK’leri ile haklarında çeşitli tedbirler uygulanan sivil toplum kuruluşları ve aktivistleri ilgilendiren önemli bir durum hakkında bilgilendirme yapmamız, hak kaybı yaşanmaması adına çok önemli.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anayasa Mahkemesi 24/12/2019 tarihinde, 2018/74 Esas numaralı dosyada, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “&#8230;ilave tedbirler ile&#8230;” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. Yani diğer bir deyimle, OHAL KHK’leri ile meydana gelen “ilave tedbirler” için de OHAL Komisyonu’na başvuru yolu açıldı.</span></p>
<p><b>Önceki Uygulama&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">OHAL Komisyonu’nun görev alanı önceden çok kısıtlı idi ve hak arama hürriyeti açısından bu husus ciddi sıkıntı oluşturuyordu. OHAL Komisyonu, 7075 Sayılı Kanun’a göre </span><b>doğrudan KHK’ler ile tesis edilen</b><span style="font-weight: 400;"> şu hususlarda inceleme yapabiliyordu:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Emekli personelin rütbelerinin alınması.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin görevinden ihraç edilen bir öğretmen sadece görevine dönebilmek için komisyona başvurabiliyor ancak öğretmenlik lisansının iptal edilmesi “ilave tedbirine” karşı komisyona başvuramıyordu. Oysa KHK ile bu öğretmenler MEB’den ihraç edilmekle beraber, öğretmenlik lisansları da iptal edildi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği madde hükmü bu tedbiri “ilave tedbir” olarak sayıyor ve OHAL Komisyonu’na yolunu açıkça kapatıyordu. Böylelikle bu kişilerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale eden ancak hukuki sorgulamaya kapalı olan “ilave tedbirler” için yargı yolu açıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu ilave tedbirlere silah ruhsatlarının, gemi adamlığına ilişkin belgelerinin, pilot lisanslarının, pasaportlarının iptal edilmesi ve özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olarak görev alamamaları gibi hususların dahil olabileceğini eklememizde yarar var. Kıstas alınması gereken temel nokta, alınan tedbirin muhakkak bir KHK hükmünde yer alması.</span></p>
<h4><b>Kararın Sivil Toplum Kuruluşlarına Bakan Yönü</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıda kısaca değindiğimiz üzere KHK ile doğrudan kapatılan dernek, vakıf, sendika, federasyon, konfederasyon, medya organları, vakıf yükseköğretim kurumlarının sadece kapatılmasına ilişkin itirazlar OHAL Komisyonu’na yapılabiliyordu. Ancak malvarlıklarına el konulması, alacaklarının hazineye geçmesi gibi hususlara hiçbir şekilde itiraz edilemiyordu. Bu husus hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği gibi, mülkiyet hakkını da açıkça ihlal ediyordu. Böylelikle el konulan mallar ve alacaklar gibi KHK’lerde düzenlenen “ilave tedbirler” için hak aranabilir.</span></p>
<p><b>İtiraz Yolu Nasıl Kullanılacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvurulara ilişkin idari yargı yolunu kapatan açık bir düzenleme bulunmasa da, kanaatimizce bu tip başvurular için doğrudan OHAL Komisyonu’na başvuru yapılmalıdır. Başvuru süresinde ise 7075 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi uyarınca </span><i><span style="font-weight: 400;">“…Resmi Gazetede yayımlanma tarihinden itibaren </span></i><b><i>altmış gün içinde yapılmayan başvurular işleme alınmaz</i></b><i><span style="font-weight: 400;">…”</span></i><span style="font-weight: 400;"> hükmü kıyas alınarak, iptal kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde yapılması gerekecektir. Kararın yayın tarihi 10 Mart 2020 olduğu göz önünde bulundurulursa –eğer Adalet Bakanlığı yargılama sürelerini tekrar durdurmazsa, bu yazının ele alındığı tarih itibariyle süreler 30 Nisan 2020’ye değin durmuştu</span><b>&#8211;</b> <b>9 Mayıs 2020 tarihine kadar </b><span style="font-weight: 400;">OHAL Komisyonu’na başvuru yapılmalıdır. OHAL Komisyonu’nun kararı olumsuz yönde olursa bu karar idare mahkemesine taşınmalıdır. </span></p>
<p><b>Karar Gecikmeli Ama Yerinde</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önceden oluşturulmuş, öngörülebilir, açık-anlaşılabilir ve hukukun ruhuna uygun kanunlar uyarınca değil de, anlık OHAL KHK’leri ile el konulan malların mülkiyet hakkıyla beraber hukuki öngörülebilirliği zedelediği açıktır. Diğer yandan bireysel yahut kurumsal olarak aklanan kişilere ait olup el konulan malvarlıklarının iadesi bir yana, hakkın dahi aranamaması devletin yurttaşlara sunduğu güvencelerin yok sayılmasından başka bir şey değildir. Bu noktada Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar geç ama yerindedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hukuki bir yorum olarak OHAL KHK’lerinin kanunlaştığı, dolayısıyla düzenlenen bu tedbirlerin “kanuni” olduğu akıllara gelebilir. Ancak her “kanuni” vakanın, “hukuka uygun” olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bahse konu düzenlemeler, yukarıda açıklandığı gibi birçok temel hak ve özgürlükle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle başvuruların kesinlikle yapılması gerekir. Unutulmamalıdır ki, bu tedbirlere ilişkin başvuruları değerlendirecek olan mahkemeler de “KHK’dan evirme kanunların” Anayasa’ya aykırı olduğunu düşünerek Anayasa Mahkemesi’ne taşıyabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ek olarak belirtmemiz gerekir ki, KHK ile hakkında tedbir uygulanan gerçek ya da tüzel kişi, hakkında uygulanan tedbire ilişkin OHAL Komisyonu’na başvurmamışsa dahi, bu ilave tedbirler için başvuru yapabilir. Örneğin KHK ile kapatılan bir dernek, kapatılmasının iptali için OHAL Komisyonu’na başvurmamış olsa dahi, el konulan mallarının iadesi için kanaatimizce başvuru yapabilir. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/22/ohal-khkleri-ile-uygulanan-ek-tedbirlere-yargi-yolu-acildi/">OHAL KHK&#8217;leri İle Uygulanan Ek Tedbirlere Yargı Yolu Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
