<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nevin Soyukaya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/nevin-soyukaya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nevin-soyukaya/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:10:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Nevin Soyukaya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nevin-soyukaya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şehre Dahil Bellek İçin: Diyarbakır Hafızası Yayında&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/sehre-dahil-bellek-icin-diyarbakir-hafizasi-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2019 08:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Hafızası]]></category>
		<category><![CDATA[Nevin Soyukaya]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Hafızası sitesinin Koordinatörü Nevin Soyukaya, projesinin kente dair belgeleri, silinen ve çeşitli nedenlerle silinmekte olan, toplumsal hafızaya ait değerleri, dijital ortamda kaydedip paylaşarak hafızanın silinmemesi için önemli bir görev üstlenmiş olacağını belirterek, elinde şehre ve hafızaya dair dokümanları olanları katkı sunmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/sehre-dahil-bellek-icin-diyarbakir-hafizasi-yayinda/">Şehre Dahil Bellek İçin: Diyarbakır Hafızası Yayında&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği ve Anadolu Kültür işbirliğinde yürütülen proje kapsamında açılan diyarbakirhafizasi.org, sitesinin içeriğini ve misyonunu Koordinatörü Nevin Soyukaya ile konuştuk.</p>
<p><b>Proje fikri nereden çıktı? Motivasyonunuzu anlatabilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır, kurulduğu yerde binlerce yıllık yaşamı ile birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış, çok katmanlı, çok kültürlü, çok dilli ve çok dinli bir şehir. Bu nedenle zengin somut ve somut olmayan kültürel mirasa sahip. </span><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır / Suriçi, “Kentsel Sit “ dır ve Temmuz 2015&#8217;de UNESCO  Dünya Mirası listesine alınan “Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı” alan sınırlarının içerisinde yer almaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-44979 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/48950-640x340.jpg" alt="" width="376" height="200" />Uzun yıllar Diyarbakır Müzesi&#8217;nde çeşitli görevlerde çalışıp, UNESCO Dünya Mirası sürecinde çalışma yürütürken, dernek olarak yaptığımız çalışmalarda ve en son Sur’da Eylül 2015 – Mart 2016 arasında yaşanan çatışmalar ve sonrasındaki büyük yıkımla kaybettiklerimizin geri dönüşümünün olmaması, hafızaya dair bir çalışma yapmayı elzem kıldı ve Diyarbakır Hafızası projesi doğdu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu site, şehrin çağların birikimiyle oluşan hafızasını kaydetmek, canlı tutmak ve yaygınlaştırmak amacıyla, Anadolu Kültür ve Diyarbakır Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin ortaklığında hazırlandı.</span></p>
<p><strong>&#8220;Şehrin Belgelenerek Kayıt Altına Alınması Bir İhtiyaçtı&#8221;</strong></p>
<p><b>Bu çalışma ile neyi hedefliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentin tahrip olan ve kaybolma riski taşıyan kültürel birikimini, geçmişini ve bugününü belgelemek, gelecek kuşaklara aktararak, hafızasını canlı tutmayı hedeflemekteyiz. </span><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Hafızası’nda somut ve somut olmayan kültürel değerler ve tarih, belirlenmiş temalar altında dijital sergiler ile izleyiciyle paylaşmayı, kenti; tarih, kültür, sosyal yaşam, mimari, ticaret, üretim, doğal yaşam, günlük hayat, müzik, edebiyat, sanat ve benzeri başlıklarla, görsel ve işitsel materyaller ve belgeler kullanan bir yöntemle hafızanın kaybolmamasına katkı sunmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p><b>Sitenin adı Diyarbakır Hafızası. Hafıza neden önemli? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hafıza, geçmişi birlikte oluşturmuş ve geçirmiş insanların birlikte inşa ettiği gerçekliktir. İşte bu gerçekliği kaybetmeden yaşatmak, geleceğe aktararak kimliksel ve kültürel bir derinliğe sahip olmak, hafızayı önemli kılar. Geçmişi paylaşmak, topluluğa ait kültür, kimlik, gelenekler ve inanışları da özümsemekte saklıdır ve ortak değerlere sahip olmak, belleği kabul etmek anlamına gelir ve doğaldır ki hafıza geçmişi olduğu kadar bugünü de etkiler ve şekillendirir. Kentler hafızanın oluşmasında önemli bir etkendir. David Harvey, “Kolektif olarak kentlerimizi üretirken, kolektif olarak kendimizi de üretiriz” der. </span><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır ölçeğinde baktığımızda, kentin çekirdek noktasını oluşturan Suriçi’nde yakın zamanda yaşadığımız kent çatışmaları ve ardından fiziki çevreyi yok eden yıkım ve kentsel dönüşüm uygulamaları, toplumsal hafızamızın ciddi yaralar almasına da neden olmuştur. Hatıralarımızın hayat bulduğu sokakların, evlerin, mahallelerin ve buralarda ortak değerlerimizin kısa bir sürede yok edilmesine tanıklık ettik. </span><span style="font-weight: 400;">Bu korkunç bir şey, kentsel dönüşüm uygulamaları ile mekan üzerinden toplumsal belleğimizi oluşturan değerlerimizin de şekillendirilmeye çalışıldığına tanık oluyoruz. Tüm bunlara baktığımızda, hafızası saldırıya uğramış bir kent olarak, hafızamıza dair yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmalar elbette ki önem arz ediyor. </span></p>
<p><b>Bu sitenin Diyarbakır belleğine ne gibi bir katkısı olacak?  Çatışma süreçlerinden sonra şehrin bir çok mekanı yıkıldı, yok oldu. O mekanlara dair izler bulabilecek mi izleyiciler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır / Sur, bütünlüklü yapısını binlerce yıldır yaralar alsa da korumayı başardı. 1980’li ve 90’lı yıllarda Diyarbakır ve çevresindeki Kürt şehirlerinde yaşanan siyasi ve silahlı çatışma döneminde köylerin boşaltılması sonucunda şehir merkezlerine yoğun göç yaşandı ve bundan Diyarbakır eski şehir merkezi Sur da yoğun bir şekilde etkilendi. Bu göç akışı, artan nüfus ve ihtiyaçları ile şehrin mimari dokusunun kademeli ve kısmen bozulmasına neden oldu. </span><span style="font-weight: 400;">Ancak ne yazık ki, Ekim 2015&#8217;te Sur’da yaşanan çatışmalar, özellikle kullanılan ağır silahlar, patlayıcılar, tank ve toplar alanda ağır tahribatlar yarattı. Ancak  sonrasında uygulanan yıkım ve hafriyat atım çalışmaları ile kentin tarihi, kültürel dokusunda geri dönüşü imkansızlaştıran büyük tahribatlar ve kayıplara neden oldu. 16 mahalleden oluşan Suriçi bölgesinin 6 mahallesinde, Ekim 2015 – Mart 2016 döneminde çatışmalar devam etti ve 10 Mart 2016 tarihinde il valiliğinin resmi açıklamasıyla operasyonlar sona erdirildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alanda tarihi, kültürel değerlere yönelik tespit çalışması yapılmadan, altı mahallenin dördünde yıkım ve hafriyat atım çalışmaları yapılarak tarihi ve kültürel miras ve yaşam alanları yok edildi, tarihi şehrin bu bölgesi düz bir araziye dönüştürüldü ve en önemlisi bölgede yaşayan halk zorla yerinden edildi. </span></p>
<p><strong>&#8220;Hafızanın Silinmemesi İçin Görev Üstleniyor&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çatışmalar sonrasında 21 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından tüm Suriçi’nde kamulaştırma ve kentsel dönüşüm kararı alındı ve çatışmaların yaşandığı 6 mahalle de uygulanan yıkım, zorla göç ve kentsel dönüşüm uygulamaları, çatışmaların yaşanmadığı 2 mahallede daha uygulandı. Böylece Sur’da toplam 8 mahallede uygulanan yıkım ile 78 hektarlık Suriçi’nin 47 hektarı yok edilip düz bir araziye dönüştürüldü. Kentsel Sit alanı olan ve dünya miras alanının tampon bölgesi olan Suriçi’nde, onlarca tescilli anıtsal ve sivil mimari, yüzlerce tarihi, çevresel değerdeki sivil mimarlık ürünlerinin yok olmasına, alanın otantikliğinin, özgünlüğünün ve bütünlüğünün bozulmasına neden oldu. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Suriçi’nin tamamını kapsayan kamulaştırma, kentsel dönüşüm kararları, toplam 8 mahallede trajik sonuçlar doğuran uygulamalar ve abluka halen devam ediyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Sur’da yaşanan tüm bu tahribata ek olarak, binlerce yıldır kentin hemen yanı başında yaşamını sürdüren, tarihi kentle bütün, kırsal peyzajı, zengin flora ve faunasıyla yaşam kaynağı olan Dünya mirası Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisinin doğal yapısına zarar veren, uygulamalar da ne yazık ki halen devam etmektedir. </span><span style="font-weight: 400;">Çatışma ve sonrasında yaşanan yıkım ve kentsel dönüşüm uygulamaları ile toplumsal hafızamızın nesneleri yok edilmiş, silinmiştir. Bu Diyarbakır’ın zengin kültürel ve tarihsel birikiminin geleceğe aktarılması ve geleceğin şekillendirilmesi açısından da olumsuz bir durum yaratmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Hafızası projemiz, bu nedenle çok daha önem kazanıyor. Zira silinen ve çeşitli nedenlerle silinmekte olan, toplumsal hafızamıza ait değerleri, dijital ortamda kaydedip paylaşarak hafızanın silinmemesi için önemli bir görev üstlenmiş olacaktır. </span></p>
<p><b>Bu çalışmanın devamı olacak mı? Olacaksa neleri kapsayacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Hafızası&#8217;na dair çalışmalarımız kapsamında web sitemiz üzerinden bilgi ve belge paylaşımlarımız, tarih, kültür, mimari, sosyo-kültürel yaşam, tabiat başlıkları altında belirli temalarla düzenleyeceğimiz dijital sergiler ile devam edecektir. Tabii bu çalışmaların devamlılığı, katkı ve desteklerle sürdürülebilir olacaktır. Bunun için tüm Diyarbakırlıların ve Diyarbakır’a gönül verenlerin öncelikle, </span><span style="font-weight: 400;"><a href="https://diyarbakirhafizasi.org">sitemize</a> kayıt olup takip etmeleri ve kente dair bilgi ve belgelerini bizimle paylaşmaları gerekmektedir. Ancak bu şekilde, hep birlikte bu değerli çalışmayı kesintisiz sürdürebilmek mümkün olabilir.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/sehre-dahil-bellek-icin-diyarbakir-hafizasi-yayinda/">Şehre Dahil Bellek İçin: Diyarbakır Hafızası Yayında&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>STK&#8217;lardan Surların ve Tarihi Dokunun Korunması Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/31/stklardan-surlarin-ve-tarihi-dokunun-korunmasi-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 07:15:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Mimarlar Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Nevin Soyukaya]]></category>
		<category><![CDATA[şeyhmus diken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Surları'ndaki Ben Û Sen Burcu'nun bir kısmı bakımsızlıktan çöktü. Diyarbakır’daki STK’lar ve bu konuda çalışmalar yürüten ilgililer Sur bölgesindeki tarihi dokunun ve Diyarbakır Surları’nın korunması için UNESCO ve yetkililere çağrıda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/31/stklardan-surlarin-ve-tarihi-dokunun-korunmasi-cagrisi/">STK&#8217;lardan Surların ve Tarihi Dokunun Korunması Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Şehir hafızası üzerine çalışmalar yapan araştırmacı-yazar Şeyhmus Diken, Diyarbekir denilince akla Sur ve Sur içindeki bölgenin geldiğini, kentin tüm kültürel izlerinin korunması gerektiğini belirtti.  Sur&#8217;un dünya mirasına sahip çıkan, ortaklaşan herkesin olduğunu belirten Diken, &#8221; 40 yıldır bu mesele konuşuluyor ama biz 40 yıldır kimsenin komplike olarak bu surlara sahip çıktığını görmedik. Surlar kendini içindekine değil dışındakine gösterir. Sur&#8217;un muazzamlığını dışından burçlarıyla, kapılarıyla daha güzel görürsünüz. Kenarından köşesinden bir taraf onarılırken diğer taraf yine yıkılmaya mahkum ediliyor. UNESCO da bu konuda çok yetersiz kaldı. Kültürel miras olarak addettiği yerin sorumluluğunu da almalıydı. Ayrıca Diyarbekir&#8217;de hızlıca yapılan onarım işlerine de karşıyız. Bunun bilinçli ve katılımcı bir anlayışla kentin bütün dinamiklerinin söz sahibi olduğu bir yöntemle yapılması gerekiyor. Birileri bir şeyler yapıyor ama halk istiyor mu sormak lazım. Kentin her bir parçasının bu politikaya müdahil olması gerekir.’’ dedi.</span></p>
<p><b>“Sur Ana Gündemimiz”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Şerefhan Aydın, surların bakımsızlıktan çöktüğünü, çatışma süreçlerinde ağır iş makinalarının ve beton blokların yarattığı titreşimlerinin de bunda etkili olabileceğini söyleyerek, özellikle bu yıl artan yağışın orada kümelenmiş toprağı harekete geçirdiğini ve yıkılma sürecini hızlandırdığını belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şerefhan Aydın, göreve geldiği günden beri Sur’un ana gündemleri olduğunu vurgulayarak, &#8220;Çünkü her defasında yeni bir kırımla karşı karşıya kalıyoruz. Tankların, topların girmesiyle zaten bir tahribat süreci oluştu. Orada yaşam bu kadar hiçleşmişken orada mekânı korumak kenti korumak ne kadar doğru hislerine de kapıldık. &#8216;Yaşam yoksa mekânı ne yapacağız&#8217; hissi de geliyordu. Ve tabii yaşamın sürekliliği durumu bir şekilde direnmemize sebep oluyordu. Savaşla birlikte ciddi tahribatlar oluştu. Sur’un UNESCO kapsamına da alınan tarihi tescilli mekânları var. Devlet bu hassasiyetle yaklaşmadı. Normalde sit alanlarına bir çivi bile çakılırken uzun bir prosedürden geçmesi gerekir. Savaş atmosferinde kurul istediği her şeyi bir şekilde  kendi istediği şekilde karar verdirdi. O dönemde bilim, teknik, vicdan hiçbir şey kalmamıştı.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sur’a ağır iş makineleri girmemesi gerektiğini ve bunun etkilerinin ileride ortaya çıkacağını belirten Aydın, “Çatışma dönemi itibariyle kurul Surların akibetini iş makinası operatörlerinin insafına bıraktı. 250 yapı tescillenmemiş, 87 tane de tarihi tescilli yapı kurulun onayıyla yıkıldı. Biz de o dönemde teşhir etme çalıştık, davalar açtık hiç birinden olumlu sonuç alamadık. Sadece Dengbej Evi davasını kazandık. Dengbej Evi mimarlar odasının mülküydü, belediyeye protokolle vermiştik. Sur’un tamamı için acele kamulaştırma kanunu çıkınca Dengbej Evi’ni de bizden almaya çalıştılar. İptal edildi mülkü bizde kaldı.&#8221; şeklinde konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehircilik Bakanlığı’nın projesi olan ve yapımına başlanan millet bahçesi projesinin de yönteme uygun yapılmadığına ve orayı kullanacak kişilerin yine kentin tüm sakinleri olduğuna işaret eden Şerefhan Aydın, sivil toplum kurullarına ve iş dünyasına da ortaklaşma çağrıda bulundu. Kentsel sit alanında yapılacak çalışmalar öncesinde arkelogların tarihi kalıntı olup olmadığını araştırması gerektiğini kaydeden Aydın, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Bu nettir ki Sur’da taşlar düşmüştür ve oraya gömülmüştür. Hevsel’i görmek isteyen de vatandaşlar var. Dicle nehri kenarından yürümek ister ama bunu yaparken bilimi, tarihselliğini kaybetmeden yapmak lazım. Gelin meslek örgütleri, hak örgütleri toplanıp halkın arzını alalım. Kırklar Dağı ve Ongözlü Köprü’de de aynısı oldu. Halı saha, kafeterya filan yapıldı. Düşünün Ongözlü Köprü’nün iki gözünü kapatmışlardı. Mahkeme birkaç ay önce iptal ettirdi. Diyoruz ki ondan ders çıkaralım doğru bir yöntemle yapalım. İş dünyası, iş sendikaları bu meselede bizi yalnız bırakıyor. Daha fazla sorumluluk almaları gerekir. Ben Û Sen burcunda kısmi bir yıkım gerçekleşti. Şu ana kadar onarılmaması başlı başına bir sorun. UNESCO’nun listesine girmiş olması insanları bir rehavete sürükledi. Sanki her şeyi o yapacakmış algısı vardı. Hükümet de hassasiyet göstermedi. Yerel yönetimler de aynı şekilde sorumluydu. Biz bunun için de çağrı yapıyoruz, toplumun tüm kesimlerini işin içine katarak bir refleks oluşturmak gerekiyor. Çok ciddi bir bütçe gerekiyor ama belediyelerin her ne olursa olsun bütçe ayarlayıp yapması lazım.&#8221; dedi.</span></p>
<p><b>Baro’dan Surlar İçin Kampanya</b></p>
<p>Diyarbakır Surları&#8217;nın restorasyonu için <a href="https://www.change.org/p/tarihe-de%C4%9Fil-ilgisizli%C4%9Fe-yenik-d%C3%BC%C5%9Fen-surlar-surlarasahip%C3%A7%C4%B1k%C4%B1n-tckulturturizm?use_react=false" target="_blank" rel="noopener">kampanya</a> başlatan <span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu&#8217;ndan Özgür Cantürk ise acil ve etkili bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Valilikten gelen katkı payı ve alınacak hibelerle Sur&#8217;un restorasyonunun mümkün olduğunu savunan Cantürk, </span><span style="font-weight: 400;">&#8220;Tüm dünya ülkelerinin hayranlığını çeken çok zengin tarihî ve kültürel değerlere sahip olmakla birlikte başta tarihi Diyarbakır Surlarımız olmak üzere ilimizdeki bu tarihi ve kültürel varlıklarımız adeta yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmıştır. İlimizde bulunan ve Dünyadaki nadir tarihsel varlıklardan biri olan Diyarbakır Surlarının korunması ve geliştirilmesi yerine, bu kültürel ve tarihsel varlıkların adeta yok olmasına göz yumulmasının yasal, vicdani ve tarihsel bir sorumluluk doğuracağı hiçbir zaman unutulmamalıdır. Devlet ve tüm kamu kurumları, bu durum karşısında, tarihi Diyarbakır Surlarımızı koruma konusunda acil, etkili, objektif ve ciddî önlemler almak zorundadır. Surlar çevresinde beton yapılaşması ve surların bakımsızlıktan dolayı yıkılacak noktaya gelmesi sonucu komisyon olarak bu duruma engel olmak ve surların tarihi değerine yakışacak şekilde restorasyon yapılması için çalışmalara başladık.“ dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Surların bakım, onarım ve restorasyon işlemlerinin acilen yapılması gerektiğini vurgulayan Cantürk, “Bu süreçte Diyarbakır’ın akademisyenleri, mimarları, mühendisleri, gazetecileri, avukatları, doktorları, kadınları, işçileri, çocukları pek çok farklı alanlarda uzmanlıkları olan veya olmayan kent sorunları konusunda hassasiyet gösteren bütün kişi ve çevrelere bu vesileyle çağrıda bulunuyoruz. Temel bir hak olan temiz çevrede yaşama hakkını ve tarihi değerlerimize sahip çıkmayı tüm kentlilerle Diyarbakır ortak paydasında buluşarak beraber sağlayalım.&#8221; şeklinde konuştu. </span></p>
<p><b>&#8220;82 Kuş Türü Tespit Edilmişti&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arkeolog Nevin Soylukaya da, &#8220;Kentimizi, toplumsal hafızamızı yok eden bu durum karşısında tabii ki kent aktörleri olarak STK&#8217;lar, meslek odaları, bilim insanları ve kentliler olarak demokratik itiraz hakkımızı kullanmalı, ulusal ve uluslararası düzeyde ilgili ve yetkililere görevlerini hatırlatacak girişimlerde bulunmalıyız.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ulusal ve uluslararası mevzuata göre Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı&#8217;nın tampon bölgeleriyle birlikte korunmasından sorumlu ve yetkili kurumun Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın olduğunu belirten Soylukaya, “Ancak dünya miras alanı ve tampon bölgelerine baktığımızda 2015 den beri surlar ve Hevsel Bahçelerinin de içinde bulunduğu Dicle Vadisi ile Suriçi’nde tarihinde olmadığı kadar büyük tahribatlar, yıkım, yok etme faaliyetleri oldu ve hala devam etmektedir. Çatışmalar ve ardından yürütülen planlı, sistematik yıkım ile kültürel dokuya uygun olmayan yeniden inşa faaliyetleri , dünya miras alanının bütünlüklü yapısı, otantikliği ve özgünlüğüne büyük darbe vuruyor. Tabii Ben Û Sen Burcu&#8217;ndaki yıkımı da bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor. Her ne kadar yıkımı aşırı yağışa bağlanmış olsa da, zamanında bakım ve gerekli konservasyon çalışmaları yapılmadığı, doğanın tahribine terkedildiği için Ben Û Sen Burcu&#8217;nda yıkım yaşanmıştır. Aynı tehlike surların birçok noktası için söz konusudur ne yazık ki.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dicle Vadisinde İçkale&#8217;den başlayıp Yeni Kapıya kadar surların tam dibinden devam eden millet bahçesi projesi kapsamında sur diplerine beton dökülmesi de tam bir facia olarak değerlendirmek gerektiğini belirten Soylukaya, “Zira Surlar özellikle de uygulamanın yapıldığı surların doğu kesimi yer yer 100 metre yüksekliğinde bazalt tabakanın hemen sınırına inşa edilmiştir ve bazalt tabaka, surları tamamlayan bir fonksiyona sahiptir.  Surların bu bölümüne, topografik yapı nedeniyle özgün yapısında olmayan yürüme yolları yapıldığına tanık oluyoruz ne yazık ki. Bu yolları yapabilmek için keçi Burcu ve çevresi ile devamında iş makineleriyle alan düzeltilmiş ve beton dökülmüştür. Bu arada özellikle Keçi Burcu ve çevresinde, surun altından geçiş sağlayarak değirmenlere suyu akıtan su kanalları ile 3. dış sur duvarı bulunduğunu da hatırlatmak gerekir. Yapılan yürüme yolu ile söz konusu surun altındaki su geçiş noktası ve onunla bağlantılı su kanalı ile değirmenlerin bağlantısı kesilmiş, doğal ve özgün topografya değiştirilmiştir. Ayrıca Keçi Burcunun tam dibine beton dökülmüş olması da ayrı bir sorun yaratmıştır. Yine Dicle Vadi Projesi ve Millet Bahçesi uygulamaları ile Dicle Vadisinin bütünlüklü yapısı, otantikliği ve özgünlüğü bozulmuş, binlerce yıldır bu alanda yaşam bulan ve UNESCO dünya mirası olmasındaki en önemli argüman olan kırsal peyzaj ne yazık ki bozulmuş, yaratılan rekreasyon alanı ile kentsel peyzaj alanına dönüştürülmüştür.“ diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soylukaya, peyzajın özgün dokusu bozulduğu gibi, Dicle Vadisinde ve nehrin içinde var olan ekosisteme de büyük zarar verilmekte olduğunu belirterek, “Flora ve Faunanın yaşam alanları yok edilmektedir. Nehir ıslahı bahanesiyle, nehrin iki yakasına çekilen setler ile nehrin kıyısıyla bağı koparılmış, bu alanda ki bataklık ve sazlıklar yok edilerek canlıların yaşam alanı imha edilmiştir. Oysa ki Dicle – Fırat Kaplumbağası tam da bu alanda yaşamakta ve üremekte idi, yine bu alanda 82 kuş türü tespit edilmişti.” dedi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/31/stklardan-surlarin-ve-tarihi-dokunun-korunmasi-cagrisi/">STK&#8217;lardan Surların ve Tarihi Dokunun Korunması Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
