<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nefret Söylemi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/nefret-soylemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nefret-soylemi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Nov 2023 12:20:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Nefret Söylemi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nefret-soylemi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dijital Medya Okuryazarlığı Atölyesi&#8217;ne Davetlisiniz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/08/dijital-medya-okuryazarligi-atolyesine-davetlisiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 12:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Medya Okuryazarlığı Atölyes]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85455</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı, 9 Kasım 2023, Perşembe günü 'Dijital Teknolojileri Kullanarak Nefret Söylemi ve Ayrımcılıkla Mücadele' projesi kapsamında 'Dijital Medya Okuryazarlığı Atölyesi' düzenliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/08/dijital-medya-okuryazarligi-atolyesine-davetlisiniz/">Dijital Medya Okuryazarlığı Atölyesi&#8217;ne Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">9 Kasım 2023, Perşembe<br />
16.00–19.00<br />
Hrant Dink Vakfı Anarad Hığutyun Binası<br />
Papa Roncalli Sk. No: 128 Harbiye, Şişli/İstanbul</p>
<p dir="ltr"><strong>Shmyla Khan</strong>’ın yürütücülüğünde İngilizce yapılacak atölyede gazetecilerin ve medya bölümlerinde okuyan öğrencilerin dijital araçların ve sosyal medyanın güvenli kullanımı konusunda bilgilerini derinleştirmek, dijital riskleri tanıma ve anlama konusunda farkındalıklarını artırmak amaçlanıyor.</p>
<p><u><strong>Atölye boyunca ele alınacak konular:</strong></u></p>
<p dir="ltr">Dijital tehditlerin tanımlanması<br />
Gazeteciler için dijital güvenliğin önemi<br />
Güvenli iletişim araçlarına ilişkin bilgi artırımı<br />
Güvenli sosyal medya kullanımı hakkında farkındalık artırımı<br />
Dijital tehditlerin ve dezenformasyonun belgelenmesi</p>
<ul dir="ltr">
<li>Atölye dili İngilizcedir.<strong> İngilizce-Türkçe simultane çeviri</strong> sağlanacaktır.</li>
<li>Atölyeye katılım <strong>20 kişiyle sınırlıdır.</strong></li>
<li>Atölye süresi <strong>3 saattir.</strong></li>
<li>Katılım için<a href="https://hrantdink.us10.list-manage.com/track/click?u=b26d54f071a138e3367be1dd1&amp;id=ca4021eb56&amp;e=5689064909" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://hrantdink.us10.list-manage.com/track/click?u%3Db26d54f071a138e3367be1dd1%26id%3Dca4021eb56%26e%3D5689064909&amp;source=gmail&amp;ust=1699529505239000&amp;usg=AOvVaw3g6Um25X0-9aFn-XFmgjgQ"> lütfen formu doldurunuz.</a></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/08/dijital-medya-okuryazarligi-atolyesine-davetlisiniz/">Dijital Medya Okuryazarlığı Atölyesi&#8217;ne Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milletvekili Adaylarına Din veya İnanç Özgürlüğü Taahhüdü Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/05/milletvekili-adaylarina-din-veya-inanc-ozgurlugu-taahhudu-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 13:43:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[taahhüt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83923</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanç Özgürlüğü Girişimi, seçime doğru giderken tüm milletvekili adaylarından insan haklarını güçlendirecek ve din veya inanca dayalı ayrımcılığı ortadan kaldıracak politika taahhütleri vermeleri için çağrıda bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/05/milletvekili-adaylarina-din-veya-inanc-ozgurlugu-taahhudu-cagrisi/">Milletvekili Adaylarına Din veya İnanç Özgürlüğü Taahhüdü Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnanç Özgürlüğü Girişimi, 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesinde milletvekili adaylarına sunmak ve din veya inanç özgürlüğü alanındaki sorumluluklarını hatırlatmak amacıyla bir taahhüt mektubu hazırladı.</p>
<h5><strong>Herkesin Düşünce, Din ve İnanç Özgürlüğünden Eşitçe Yararlanabilmesi için Adaylardan Beklenen Taahhütler:</strong></h5>
<div class="checklist tie-list-shortcode">
<ul>
<li>Düşünce, din veya inanç özgürlüğü de dahil olmak üzere insan haklarının uluslararası insan hakları hukuku standartları gözetilerek korunması,</li>
<li>Türkiye’de din, inanç ve inançsızlık temelinde ayrımcılık yaşanmaması,</li>
<li>Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler nezdinde din veya inanç özgürlüğü hakkına ilişkin karar ve tavsiyelerin uygulanması,</li>
<li>Kamusal din hizmetlerinin tarafsız, eşit ve adil bir şekilde sunulması,</li>
<li>Nefret söylemi ve suçlarına karşı mücadele edilmesi için somut adımlar atmak.</li>
</ul>
<p>Taahhüt mektubuna<a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/wp-content/uploads/2023/04/milletvekili-aday-taahhut-mektubu-iog-son.pdf" target="_blank" rel="noopener"> buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<h5><strong>Taahhüt Veren Adaylar: </strong></h5>
<div class="checklist tie-list-shortcode">
<ul>
<li>Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Adayı Tülay Hatimoğulları</li>
<li>Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat</li>
<li>Yeşil Sol Parti İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Erdal Doğan</li>
<li><span class="WdYUQQ">Türkiye İşçi Partisi</span> <span class="WdYUQQ">Ankara 2. Bölge</span> <span class="WdYUQQ">Milletvekili Adayı Deniz Can Aydın</span></li>
<li><span class="WdYUQQ">Türkiye İşçi Partisi </span>Ankara 2. Bölge Milletvekili Adayı Özgür Aybaş</li>
</ul>
<p>Taahhütlerle ilgili <strong>inancozgurlugu.info@gmail.com</strong> adresinden İÖG ekibine ulaşabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="157" height="90" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/05/milletvekili-adaylarina-din-veya-inanc-ozgurlugu-taahhudu-cagrisi/">Milletvekili Adaylarına Din veya İnanç Özgürlüğü Taahhüdü Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Mültecilere Yönelik Ayrımcılığın Önüne Hala Geçilebilir!’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/15/multecilere-yonelik-ayrimciligin-onune-hala-gecilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2023 17:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Göç Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Dilan Taşdemir]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem sonrası mülteci ve göçmenlere yönelik nefret söylemi ve şiddet artıyor, hatta derinleşiyor mu? Bu sorunun yanıtı 'Dayanışmaya ve Bir Arada Olmaya İhtiyacımız Var' kampanyası ile yanıt buldu. Kampanyayı destekleyen Medya ve Göç Derneği’nden Dilan Taşdemir, "Depremde mültecilere yönelik örgütlenmiş ayrımcı tutum saha bulmuş gibi” diyor. Her şeye rağmen ayrımcılık ve ötekileştirmenin hala önüne geçilebileceğini düşünen Taşdemir, Maraş depremin yeni bir Türkiye için milat olabileceği umudunu taşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/15/multecilere-yonelik-ayrimciligin-onune-hala-gecilebilir/">‘Mültecilere Yönelik Ayrımcılığın Önüne Hala Geçilebilir!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Deprem bölgesinde sayıları yüksek olan mültecilere karşı artan nefret söylemi, şiddet ile sosyal medyada yayılan işkence ve kötü muamele görüntüleri endişe verici boyuta ulaştı. İnsan hakları ve mülteci alanında çalışan </span><a href="https://twitter.com/insanhaklari/status/1625178872768610313?s=20&amp;t=xnbETuf_fuIBEcqoyhASSw" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">sivil aktörler</span></a><span style="font-weight: 400;"> birbiri ardına sorunun ciddiyetine dikkat çeken uyarılarda bulunuyor. Birkaç gün önce başlayan ve çok sayıda sivil örgütün destek verdiği </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/14/acimizortak-dayanismaya-ve-bir-arada-olmaya-ihtiyacimiz-var/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">“Dayanışmaya ve Bir Arada Olmaya İhtiyacımız Var”</span></a><span style="font-weight: 400;"> kampanyası ile Türkiye’ye sağduyu çağrısında bulunuldu. </span><a href="https://twitter.com/medya_goc" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Medya ve Göç Derneği’nden</span></a><span style="font-weight: 400;"> Dilan Taşdemir ile deprem sonrası mültecilerin durumunu ve destekçileri arasında yer aldıkları kampanyayı konuştuk. </span></p>
<p><b>Deprem Türkiye&#8217;de genel olarak mültecilere yönelik nefret söylemini, şiddeti derinleştiriyor mu?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet tabii ki derinleştiriyor. Zaten Türkiye&#8217;de çok uzun zamandır süregelen mültecilere ve göçmenlere yönelik bir nefret söylemi ve ayrımcılıkta bir yükseliş vardı. Bunu bir takım siyasetçiler, medya, sosyal medya, provokasyonlar derinleştiriyordu her geçen gün. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü mültecilerin şeytanlaştırılması, herhangi bir uyum politikasının olmaması, bir arada yaşama ilişkin bir takım çağrılarda bulunulmaması ve Türkiye’nin başına gelen her problemin mülteci ve göçmenler, yani öteki grupların üzerine yığılması idi bunun sebebi. Bu sadece Türkiye için geçerli değil. Bu tüm dünyada geçerli olan bir tutum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Depremde de bu söylemin karşılığını çok net bir şekilde gördük. Çünkü deprem bölgesi mülteci ve göçmenlerin çok fazla yaşadığı bir bölge. Antep, Maraş, Kilis, Hatay, Osmaniye, Adana çok fazla mültecinin ve göçmenin yaşadığı yer. Depremin burada yaşanması, bu söylemin yeniden ortaya çıkmasını tetikledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yandan da depremin ilk gününden itibaren sahaya inen bir takım “siyasetçi” kişilerin  provokatif ve hedef gösteren tutumlarının yaygınlaşmasından da daha fazla bir yükseliş gözlemliyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Medya doğru, teyitli, tarafsız veriyi yaygınlaştırmakla mesul olarak görseydi kendisini böyle olmayabilirdi belki de. </span></p></blockquote>
<p><b>Genel olarak medyanın mültecilere yönelik afet sürecindeki yayınlarını nasıl değerlendirirsiniz? Yanlış gördüğünüz uygulamalar var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbette var çünkü çok kaotik bir ortam. Zaten mülteciler ve göçmenler çok fazla ayrımcılığa maruz kaldıkları için enkazdan çıkarılmaktan tutun da gıdaya erişim, barınmaya erişim gibi birçok desteğe de erişemeyeceklerini düşündüklerinden ya da erişemediklerinden gerilimler yaşanmış olabilir. Biz hala sahada değiliz; sahayı çok yakından takip ediyor olmamıza rağmen tam olarak orada ne yaşandığını bilmiyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin kurulduğundan beri gördüğü en büyük afetle baş başayız. Hepsi için demiyorum ama medyanın büyük kısmının,  teyit etmeden, gelen verileri doğrulamadan ya da halkta yaratacağı etkiyi ve  provokatif bir yansımaları olacağını hesaba katmadan belirli grupları hedef göstermesi tabii ki nefret söyleminde arttırdı. </span></p>
<p><b>Medyanın bir kamusal sorumluluğu var ve bu kamusal sorumluluğu yerine getirmenin birçok göstergesi var. </b>Şu an<span style="font-weight: 400;"> zaten inanılmaz kaos içinde olan bir bölge. Bu ortamı sakinleştirmesi ve herkesi doğru bir şekilde bilgilendirmesi gerekirken, bazı medya kuruluşlarının ve bazı kişilerin insanları hedef göstererek “mülteciler yağmacılık yapıyor”  gibi iddiaları yayması…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkes aslında üzerine düşeni yapsaydı; yani medya doğru, teyitli, tarafsız veriyi yaygınlaştırmakla mesul olarak görseydi kendisini böyle olmayabilirdi belki de. </span></p>
<h5><b>‘Depremde Mültecilere Yönelik Örgütlü Ayrımcı Tutum Saha Buldu!’</b></h5>
<p><b>Sosyal medyada dolaşan görüntüler, sahadaki gerçeklerle ne kadar örtüşüyor? Şu an deprem bölgesinde mülteciler ne durumda? Depremzede mültecilerin hak mağduriyetleri var ise bunlar nasıl giderilebilir?  </b></p>
<p>O kadar fazla veriye maruz kaldık ki! Dün izlediğim şeyi bile hatırlamıyorum aslında<span style="font-weight: 400;">. Mülteci ve göçmenlerden aldığımız veriler, sadece afet bölgesinde değil, afet bölgesinden tahliye ettiğimiz Suriyeli arkadaşlarımızın konaklayacakları, barınacakları yer bulmaya çalışırken zorlanıyorlar. </span><b>Suriyeli oldukları için bir haftadır yer bulamadığımız aileler oldu</b><span style="font-weight: 400;">.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü, çok acı ama insanlar Suriyeli diye evini vermek istemiyor. Barınmalarına yardımcı olmak istemiyor. “Biz kefiliz” diyerek araya girmek zorunda kalıyoruz. Suriyeliler “insan değillermiş” gibi bir algı var. Ümit Özdağ örneğindeki gibi mültecilere yönelik hâlihazırda var olan </span><span style="font-weight: 400;">örgütlenmiş ayrımcı tutum kendilerine saha bulmuş gibiydi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yandan şöyle sevindirici şeyler var: “Bizi bir rahat bırakın, mülteciymiş, Suriyeliymiş, Arap&#8217;mış diyorsunuz, biz bir rahat bırakın, acımız var. Burada siyaset yapmayın” diyenleri de gördük. Daha önce hiç mültecilere destek vermediği halde, “onlar da depremzede ne yapıyorsunuz siz?” denmesi de sevindirici. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Depremden önce de mülteciler Türkiye&#8217;de belki de en çok hak mağduriyeti yaşayan gruplardandı. Depremde ek olarak barınma problemi baş göstermeye başladı. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, gittikleri illerde doksan günlük kalış izni verdi şimdilik. Bunu söylemek için çok erken ancak alandaki mültecilerin tam ne yaşadıklarını bilmiyoruz. Bu sorunun en iyi cevabını alandaki insanlar verebilir. </span></p>
<blockquote><p>Bu günlerde dayanışmaya ve bir arada olmaya ihtiyacımız yoksa başka ne zaman var!</p></blockquote>
<p><b>“Dayanışmaya ve Bir Arada Olmaya İhtiyacımız Var” kampanyasına destek veren STK’lardan birisiniz. Neden? Kampanyaya başka kimler destek veriyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/14/acimizortak-dayanismaya-ve-bir-arada-olmaya-ihtiyacimiz-var/">“Dayanışmaya ve Bir Arada Olmaya İhtiyacımız Var”</a> kampanyasının destekçisiyiz çünkü kampanyada da söylendiği gibi her kriz durumunda belirli bir grubu ya da tüm mültecileri hedef gösterme halini, çok uzun yıllardır gözlemiyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiyeli kişinin hırsızlık yapması bütün Türkiyelilerin hırsız olduğu anlamına gelmiyorsa, bir mülteci, bir Suriyeli, bir Afgan’ın bölgede yağmacılık yapması, milyonlarca insanın yağmacı olduğu anlamına gelmiyor. </span><b>Siz, bir konuda tüm bir grubu ya da milyonlarca insanı aynı şeyle itham ederseniz, çatışmayı, krizi ve kaosu daha fazla derinleştirirsiniz. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu nedenle, “Dayanışmaya ve Bir Arada Olmaya İhtiyacımız Var” desteklenmesi de gereken bir söylem. Çünkü bu günlerde dayanışmaya ve bir arada olmaya ihtiyacımız yoksa başka ne zaman var! Bu kampanya, bütün Türkiye&#8217;yi kapsayabilen bir kampanya, birçok kurumun sosyal medya hesaplarında paylaştığını gördük.</span></p>
<h5><b>‘Bu Bir Toplumsal Sağduyu Çağrısı!’</b></h5>
<p><b> “Acımız Ortak” ,“Umudumuz Ortak” sloganıyla dayanışma çağrınızı siz Dernek olarak kime yapıyorsunuz? Afet koşulları, kampanyanın olumlu karşılık bulmasını güçleştirir mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz açıkçası bu kampanyayı paylaşan diğer kurumların hedef kitlesi ya da muhatabı kim bilmiyoruz. Medya ve Göç Derneği olarak biz buna destek verirken bütün Türkiye </span><span style="font-weight: 400;">bir mesaj vermek istedik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle büyük afetler, bir toplumların yaşayabileceği büyük toplumsal krizlerden birisidir. </span><span style="font-weight: 400;">Böyle zamanlarda hem en büyük çatışmalar olur ama en büyük dayanışma ve bir arada olma duygusunun da aslında en fazla geliştiği zamanlardır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem sonrası, milyonlarca insan, bütün Türkiye tek yürek oldu. Ben zannetmiyorum ki </span><span style="font-weight: 400;">herhangi bir belediyenin yaptığı yardım kampanyasında “bunu mültecilere vermeyin” desin!  H</span><span style="font-weight: 400;">iç duymadık böyle bir şey. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm dünya bize destek olurken, yaralarımızı sarmaya yardımcı olurken, biz bu kampanyanın başka bir zamana göre daha fazla olumlu karşılık bulacağını düşünüyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Sadece toplumsal olarak değil bireysel olarak da hayatımızda çok ciddi anlamda değişimler, dönüşümler yaşadığımız bir zamandayız. Bu yüzden çağrının daha olumlu karşılık bulacağını  düşünüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama tabii ki bu, yalnızca STK&#8217;ların ya da bireylerin katkısıyla olacak iş değil. Bu bir toplumsal sağduyu çağrısı ve siyasetçilerin, medyanın, toplumsal aktörlerin destek olması gerekiyor. Umarım yerine ulaşır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca şunu hatırlatmak gerekir; mülteciler dün gelmedi Türkiye&#8217;ye. 2011’den beri geliyor ve 12 senedir Türkiye&#8217;de yaşayan milyonlarca insan var. Bu insanlara dair ciddi politikaların yapılmamasının ve bir arada yaşamın örgütlenmemesinin sonuçlarını görüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz her zaman şunu dedik: Bunun önüne geçmezseniz, toplumsal kaos çıkacak, çatışma ortamı yaşanabilir. Biz ısrarla “çatışma” diyoruz çünkü burada sadece mültecilere yönelik bir tutumdan da bahsetmiyoruz ne yazık ki. Gerçekten artık kendilerini korumak, canlarını korumak yapılan, ayrımcılığa karşı gelmek için cevap veren öfkeli bir kalabalık da oluşuyor olabilir. Şu an bunu bilmiyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz </span>şu an, bu zamana kadar alınmayan önlemlere ek olarak depremde daha da fazla üzerine gidilen nefret söylemi, ayrımcılık ötekileştirmenin sonucunu yaşıyoruz.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu büyük acıyı yaşarken, toplumdaki </span><b>bu çatışmanın önüne hala geçirebilir. Bu zamana kadar geçilmemiş olması, bundan sonra geçilmeyeceği anlamına gelmiyor</b><span style="font-weight: 400;">. Maraş depremi ülke için bir milat ve gerçekten yeni bir yeni bir Türkiye olacak gibi. Umarım bir arada yaşamaya değer verdiğimiz, birbirimizin kıymetini bildiğimiz bir ülkede yaşarız. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/15/multecilere-yonelik-ayrimciligin-onune-hala-gecilebilir/">‘Mültecilere Yönelik Ayrımcılığın Önüne Hala Geçilebilir!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Gençlerin Nefret Söylemi ile Mücadelede Kullanılabilecek Eylem Planları Tasarlamalarını İstiyoruz!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/01/genclerin-nefret-soylemi-ile-mucadelede-kullanilabilecek-eylem-planlari-tasarlamalarini-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2022 09:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rönesans Enstitüsü Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Narratives of Solidarity]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81666</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Çalışmalarımızda kullandığımız yaygın eğitim metotları ile gençleri bir araya getirip inisiyatif almalarını sağlayarak nefret söylemi ile mücadelede kullanılabilecek – karşı ve alternatif – anlatı ve söylemlere dayalı eylem planları tasarlamalarını ve bunları uygulamalarını istiyoruz.' Rönesans Enstitüsü Derneği’nden Şükrü Yaylagülü ile dernek faaliyetleri, üye ve gönüllü profilleri ve “Narratives of Solidarity” projesi kapsamında yürüttükleri faaliyetler üzerine konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/01/genclerin-nefret-soylemi-ile-mucadelede-kullanilabilecek-eylem-planlari-tasarlamalarini-istiyoruz/">&#8216;Gençlerin Nefret Söylemi ile Mücadelede Kullanılabilecek Eylem Planları Tasarlamalarını İstiyoruz!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-81674 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sukru-yaylagulu.jpg" alt="Şükrü Yaylagülü" width="229" height="277" />Merhaba, ben Rönesans Enstitüsü Derneği’nden Şükrü Yaylagülü. Hacettepe Üniversitesi Matematik mezunuyum, şu anda bir eğitim merkezinde proje yöneticisi olarak çalışıyorum. Çocukluk dönemimde izcilikle başladığım gönüllülüğe yaklaşık 12 yıldır farklı sivil toplum örgütlerindeki çalışmalarımla devam ediyorum. 8 yıldır hem sivil toplum örgütleri hem de özel sektör kuruluşları ile proje yazımı/yönetimi, kaynak geliştirme ve hak temelli çalışmalar üzerine çalışıyorum. 2013 yılından beri Rönesans Enstitüsü Derneği&#8217;nde genel koordinatör olarak görev alıyorum. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gençlere kaliteli ve kapsayıcı eğitimler ve araçlar sunmak, potansiyellerini gerçekleştirebilmelerini sağlamak ve gençlik alanına sürdürülebilir bir katkıda bulunmak bizim için çok önemli.</span></p></blockquote>
<p><b>Rönesans Enstitüsü Derneği hakkında bilgi verebilir misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rönesans Enstitüsü Derneği, sürdürülebilir kalkınma adına eğitim ve yenilikçi projelerle toplumsal katma değer sağlamaya çalışan bireylerden oluşan bir sivil toplum kuruluşu. Yerel, bölgesel ve ulusalda farklı sektörlerden kuruluşlara ve bireylere ulusal ve uluslararası proje, etkinlik ve faaliyet imkanları yaratmakta, kapasite geliştirme eğitimleri ve araçları sunmakta.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu kurumları, üniversiteler, şirketler, vakıf ve dernekler ve farklı topluluklar ile iş birliği içerisinde çalışmakta. Gençlere kaliteli ve kapsayıcı eğitimler ve araçlar sunmak, potansiyellerini gerçekleştirebilmelerini sağlamak ve gençlik alanına sürdürülebilir bir katkıda bulunmak bizim için çok önemli. </span></p>
<p><b>Gönüllülük yoluyla barışa ve kalkınmaya katkıda bulunmak için iş birliği yaptığınızdan söz ediyorsunuz; çalışmalarınız, üye ve gönüllü profilinizden biraz daha söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-81676 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/no-hate-speech-movement.jpg" alt="No hate speech movement" width="399" height="155" />Çalışmalarımız sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda eğitim, etkinlik ve projeler gerçekleştirerek topluma bir katma değer yaratma amacında. Zaten bu amaç, kuruluşundan beri Rönesans Enstitüsü Derneği’nin içerisinde yer alan ekibin vizyon ve misyonundan geliyor. Üyelerimiz aktif vatandaşlık ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında gönüllülüğün ve gönüllü kuruluşların öneminin farkında. Üyelerimiz ve gönüllülerimiz bir yandan kamu, özel sektör ya da sivil toplumda profesyonel hayatlarına devam ederken bir yandan da uzun yıllardır sivil alanda aktif olarak gönüllülük yapmakta. Gençlik alanının tozunu yutmuş, motivasyonu yüksek, sosyal katma değer yaratmaya çalışan ve alana ilk olma yolundaki çalışmalarıyla katkı sağlamış bir ekip. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bu projede de gençlik çalışmalarının ve dijital aktivizmin gücüne güvenerek her gün çevrim içi alanda karşılaştığımız nefret söylemi sorunuyla mücadele etmek istedik.</span></p></blockquote>
<p><b>“Narratives of Solidarity” Projesi kapsamında yürüttüğünüz &#8220;gençlik çalışanlarının, insan hakları savunucularının ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanlarına uygun – karşıt ve alternatif – anlatılar ve eylem planları geliştirerek güçlenmelerinin sağlanması&#8221; faaliyetinize dair neler söylemek istersiniz, hedefleriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-81677 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/ronesans-enstitu-logo-640x649.jpg" alt="Ronesans enstitü" width="217" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/ronesans-enstitu-logo-640x649.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/ronesans-enstitu-logo.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 217px) 100vw, 217px" />“Narratives of Solidarity” Dayanışma için Alternatif Söylemler Projesi, Avrupa Konseyi (Council of Europe) Avrupa Gençlik Vakfı (European Youth Foundation) destekleriyle hayata geçirdiğimiz bir nefret söylemi ile mücadele projesi. Zaten yıllar önce de Avrupa Konseyi’nin “Nefret Söylemine Hayır” / “No Hate Speech” kampanyası kapsamında, çevrim içi nefret söylemine karşı aktivizmi yaygınlaştıracak bir ağ kurma çalışması içerisinde bulunmuştuk. Nefret söylemi alanında halen çalışmakta olan üye ve gönüllülerimiz var. Dolayısıyla Rönesans Enstitüsü Derneği olarak nefret söylemiyle mücadele konusunda hem bir arka planımız var hem de yaklaşım geliştirme ve aktivizmi yaygınlaştırma hedefi içerisindeyiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu projede de gençlik çalışmalarının ve dijital aktivizmin gücüne güvenerek her gün çevrim içi alanda karşılaştığımız nefret söylemi sorunuyla mücadele etmek istedik. Geçmiş çalışmalarımızda olduğu gibi şimdi de nefret söylemine karşı yapılandırılmış ve yenilikçi yaklaşımlar arayışımız devam ediyor. Bu nedenle de Türkiye’deki gençlik ve insan hakları örgütlerindeki gençlik çalışanları, gönüllüleri ve aktivistlerini nefret söylemine karşı – karşı ve alternatif söylemler – üretebilmeleri adına gereken bilgi, materyal, anlayış ve araçlarla geliştirmeyi hedefliyoruz. Çevrim içi nefret söylemini olumlu yönde değiştirebilecek hedef kitlenin gençlik çalışanları ve insan hakları alanında çalışan genç aktivistler olduğunu düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hedeflerimizden bir diğeri, gençlik çalışanları ve aktivistlerini Rönesans Enstitüsü Derneği’nin de bir ortağı olduğu Avrupa Konseyi’nin No Hate Speech Movement kampanyası ve bu kampanyadaki deneyimleri ile tanıştırmak, bu deneyimler temelinde tasarladığımız eğitim programı ile güçlendirmek. Ardından da gençlik çalışanları ve aktivistlerinin bireysel ve kurumsal deneyimlerini de dahil edebileceği şekilde Türkiye’de nefret söylemi örneklerine rastladığımız tematik alanlarda birlikte üretim yapabilmesini sağlamayı istiyoruz. Çalışmalarımızda kullandığımız yaygın eğitim metotları ile gençleri bir araya getirip inisiyatif almalarını sağlayarak nefret söylemi ile mücadelede kullanılabilecek – karşı ve alternatif – anlatı ve söylemlere dayalı eylem planları tasarlamalarını ve bunları uygulamalarını istiyoruz. </span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz bir husus var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemize ve çalışmalarımıza sayfanızda yer verdiğiniz için teşekkür ederim.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/01/genclerin-nefret-soylemi-ile-mucadelede-kullanilabilecek-eylem-planlari-tasarlamalarini-istiyoruz/">&#8216;Gençlerin Nefret Söylemi ile Mücadelede Kullanılabilecek Eylem Planları Tasarlamalarını İstiyoruz!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Türkiye’de Her Beş Gençten Biri Siber Nefrete Maruz Kalıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/02/turkiyede-her-bes-gencten-biri-siber-nefrete-maruz-kaliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 07:28:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[akranlar arası  şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[E-Dostluk Mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Okul zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[siber zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81506</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Gençler sosyal medya ve internet ortamındaki en aktif kitlelerden biri, bunu göz önüne alırsak siber nefret ile mücadele etme yöntemlerini öğrenmeleri ve günlük hayatta pratik bir şekilde uygulayabilmeleri kritik önem taşıyor.' Siber Nefrete Dur De! E Dostluk Mümkün projesi ekibi ile siber nefret, mevcut durum ve mücadele yöntemleri üzerine konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/02/turkiyede-her-bes-gencten-biri-siber-nefrete-maruz-kaliyor/">&#8216;Türkiye’de Her Beş Gençten Biri Siber Nefrete Maruz Kalıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siber Nefrete Dur De! E Dostluk Mümkün projesi dört genç kadın arkadaş tarafından faaliyete geçirilmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje koordinatörümüz Nil Polat, 2020 yılında Kanada University of British Columbia&#8217;da psikoloji ana dal aile çalışmaları yan dal eğitimi sahibi. Ardından 2020/22 yılları arasında İsrail&#8217;deki Hebrew Üniversitesi&#8217;nde uluslararası gelişim alanında master eğitimini tamamladı. Göçmenlere psiko-sosyal destek ve güçlendirme gibi konulu çalışmalarda ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görev aldı. E-Dostluk projesinde siber nefretle etkili mücadele yöntemleri Nil’in çalıştığı konular arasında. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje koordinatör yardımcımız Mahi Aslan. Yeditepe Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunudur. Acıbadem Üniversitesi Adli Bilimler Yüksek Lisans programına devam ediyor şu an. Aynı zamanda IMDAT derneğinde  (Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği)  gönüllü olarak çalışmakta. Okul zorbalığı, siber zorbalık, akranlar arası  şiddet Mahi’nin çalışma alanları arasında. E-dostluk Mümkün projesi kapsamında  siber nefretin aşamaları, aktörleri ve siber mücadele yöntemleri Mahi’nin ele aldığı konu başlıkları.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje iletişim sorumlumuz Hilal Karayazı. 2021 yılında Acıbadem Üniversitesi&#8217;nde psikoloji eğitimini tamamladı. Şu an Acıbadem Üniversitesi Adli Bilimler Yüksek Lisans programına devam ediyor. Post-travmatik Stres Bozukluğu da dahil olmak üzere siber nefretin psikolojik etkileri, siber zorbalık, teknoloji bağımlılığı ve siber nefretle mücadele yöntemleri çalıştığı konular arasında.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemizin Lojistik ve Faaliyet sorumlusu Hatice Saddiki. Yeditepe Üniversitesi Psikoloji bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Hatice, siber nefretin tanımı ve türleri bilgi sahibi olduğu alanlar arasında.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Siber nefretin ne olduğunun farkına varmasını sağlamak ve siber nefretle mücadele kapasitelerinin artırılmasına yönelik hem online hem de yüz yüze bir eğitim içeriği geliştirerek faaliyet göstermeye başladık.</span></p></blockquote>
<p><b>Siber Nefrete Dur De! E-Dostluk Mümkün projeniz hakkında bilgi verebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde yaygınlaşan sosyal medya ve online platform kullanıcılığı ile birlikte artan siber nefret söylemleri dijital ortamda aktif olan farklı kesimlerden  bireylerin (özellikle de gençlerin) psikolojilerini ve hayatlarını olumsuz yönde etkiliyor.  Bu durumdan  yola çıkarak biz de Siber Nefrete Dur De! E-Dostluk Mümkün projesinde farklı arka plandan (cinsiyet, mülteci/vatandaş vb.) İstanbul ve İzmir’deki 40 gencin siber nefretin ne olduğunun farkına varmalarını sağlamak ve siber nefretle mücadele kapasitelerinin artırılmasına yönelik hem online hem de yüz yüze bir eğitim içeriği geliştirerek faaliyet göstermeye başladık. Proje kapsamında siber nefretle başa çıkma ile ilgili eğitim, dijital ortamda farklı illerden karşılaştıkları kişilerle de nefrete dayalı olmaksızın iletişim kurabilmeleri ve bu ortama katkı sunulması, planlanan barışçıl siber ortamın yaygınlaştırılması, yaygınlaştırma faaliyetleri ile farklı aktör ve gençlerin de konu hakkında haberdar olmaları, çözüm süreçlerinin geniş bir kitleye yaygınlaşması, farklı grupların birbirlerine yönelik önyargıya, yanlış bilgiye dayalı nefret temelli söylemlerinin de azaltılmasına katkı sağlamak projemizin hedefleri arasında.</span></p>
<p><b>Projenizin hedef kitlesi ve faaliyetlerinizden söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemizde 18- 30 yaş aralığındaki göçmen / mülteci ve yerel toplumdan gençlerle çalışmayı hedefledik.  Proje faaliyetlerimiz, hazırlık, uygulama ve yaygınlaştırma faaliyetleri olmak üzere 3 ana aşamadan oluşmakta. Hazırlık aşamasında katılımcı seçimi, aktivite planlanması, eğitim materyallerinin hazırlanması gibi süreçleri içeriyor. Sahada siber nefretin farkına varma ve mücadele etme ile ilgili eğitim planlaması gerçekleştirilerek İzmir’den katılımcılarla gerçekleştirildi. 3 gün online 3 gün yüz yüze süren yaygın eğitim sürecinde siber nefret farkındalığını arttırmaya yönelik eğitimlerin yanı sıra ısınma etkinlikleri, güven bağını güçlendirici oturumlar ve mücadele yöntemleri oturumları gerçekleştirildi. Şimdi ise Siber Nefrete Dur De! E-Dostluk Mümkün projesinin ikinci  basamağı olan İstanbul hazırlıklarına devam etmekteyiz. İstanbul’da siber nefret söylemi ve mücadele etme yöntemleri gibi konulara ilgi duyan katılımcılarımızı bekliyoruz.</span></p>
<p><b>Çalışmalarınızın sürekliliğini ne şekilde sağlamayı planlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemizin sürekliliğini sağlamak adına çeşitli sosyal medya hesaplarımızdan belli aralıklarla bildirim postları paylaşıyoruz. Bu postların bazılarının interaktif olmasına yani daha soru-cevap gibi olmasına özen gösteriyoruz. Bunu takiben eğitimlerimiz sonrasında katılımcılarımızla siber nefretin tanımı, türleri, aşamaları  ve siber nefret ile mücadele  yöntemlerini içeren bilgi kitapçığı paylaştık ve ilerleyen eğitimlerimizde de paylaşmaya devam edeceğiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemizin amaçlarından biri de katılımcılarımızın siber şiddet ile mücadele konusunda bilinçlenmeleri ve bu projeden  kazanımlarını çevredekilerine aktarmaları. Çalışmamızın katılımcılarının 18-30 yaş arası genç grup olmasının sebeplerinden biri de hedeflerimiz arasında yer alan bilgi yayılımının ve online haberleşmenin yaygın olması ve siber nefrete karşı bir araya gelerek “siber “anlayış ve e-dostluk” gibi kavramlar çerçevesinde dayanışma sağlamalarıdır. Bu adımlar projemizin sürekliliği açısından büyük önem taşıyor.</span></p>
<p><b>Artan nefret söylemlerinin önemli bir alanını oluşturan siber nefrete karşı gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıkçası, ne yazık ki günümüzde birçok genç siber nefrete maruz kalıp farkında olmadan siber nefretin bir parçası oluyor. Türkiye Bilişim Vakfı’nın 2022 yılında yapmış olduğu bir araştırmada Türkiye’de her beş gençten birinin siber nefrete maruz kaldığı ortaya çıktı. Gençlerin sosyal medya ve internet ortamındaki en aktif kitlelerden biri olduğunu göz önüne alırsak gençlerin siber nefret ile mücadele etme yöntemlerini öğrenmesi ve bunu günlük hayatta pratik bir şekilde uygulayabilmeleri kritik önem taşıyor. Bu sebeple, online ortamda ilişki kurmak anlamında gençlerin çevrimiçi trollere ve anonim (kimliği belirsiz) kişisel hesaplara dikkat etmelerini öneririz. Kendilerinin de siber nefretle mücadele alanında aktif rol almak adına “E-Dostluk Mümkün” projesi gibi organizasyonlara katılım sağlamaları hem bilgilenmeleri hem de bilinçlenmeleri için etkili bir adım olur. Bunun yanında çevrelerinde siber nefret mağduru olan ya da olmuş yakınlarına destek olmaları ve kendilerinin de siber nefrete maruz kalmaları durumunda psikolojik olarak nasıl baş edebilecekleri ve hangi gerekli yetkili kurumlara başvurmaları konusunda bilgilenmelerini öneririz. Son olarak eklemek isteriz ki Siber nefret ile mücadele etmek mümkün. Yeter ki bu konuyla ilgili bilgilenelim, bilinçlenelim ve çevremizi bilinçlendirelim.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-81508 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/08/siber-nefrete-dur-de-1.jpg" alt="siber nefrete dur de" width="612" height="411" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüz yüze yaptığımız etkinliklerden biri. </span></p>
<figure id="attachment_81507" aria-describedby="caption-attachment-81507" style="width: 619px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-81507 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/08/siber-nefrete-dur-de.jpg" alt="siber nefrete dur de" width="619" height="460" /><figcaption id="caption-attachment-81507" class="wp-caption-text">Sağdan sola: Hilal, Şahika(katılımcımız), Nil, Mahi, Hatice. Katılımcımıza katılımcı belgesini verirken.</figcaption></figure>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/02/turkiyede-her-bes-gencten-biri-siber-nefrete-maruz-kaliyor/">&#8216;Türkiye’de Her Beş Gençten Biri Siber Nefrete Maruz Kalıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Medyada Nefret Söylemiyle Mücadele Konferansı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/09/uluslararasi-medyada-nefret-soylemiyle-mucadele-konferansi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 09:27:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[nefret söylemiyle mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı, 17 Haziran 2022 tarihinde 'Nefret Söylemiyle Mücadele Etmek için Türkiye ve AB Yeni Üye Ülkelerinin Birlikte Öğrenme ve İş birliği' projesinin kapanış konferansını gerçekleştirecek. Konferans, projenin katılımcı sivil toplum kuruluşları, ayrımcılık, demokrasi, eşitlik, insan hakları, ayrımcı söylem ve nefret söylemi alanlarında çalışan Türkiye ve Türkiye dışından kişi ve kurumların katılımıyla çevrimiçi yapılacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/09/uluslararasi-medyada-nefret-soylemiyle-mucadele-konferansi/">Uluslararası Medyada Nefret Söylemiyle Mücadele Konferansı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konferansla, nefret söylemiyle mücadele etmek ve bunun için bilgi-deneyim paylaşımı yapmak, ortak iletişim ağları oluşturmak ve kurumlararası iş birliğini güçlendirmek için bir alan sağlamak hedefleniyor.</p>
<p>Konferansın canlı yayınını 17 Haziran Cumartesi günü saat 09:00-18:00 arasında Vakfın, YouTube, Facebook ve Twitter hesabından Türkçe dilinde takip edebilirsiniz.</p>
<h5><strong>Program</strong></h5>
<p>09.30-10.00 Karşılama ve Açış Konuşması<br />
<strong>Ülkü Doğanay</strong></p>
<p>10.00-11.15 <strong>Panel 1: Türkiye ve Avrupa’da Çevrimiçi Nefret Söylemi</strong><br />
Oturum Başkanı: <strong>Nazan Haydari</strong><br />
<strong>Giulia Dessi</strong> Avrupa Basınında Nefret Söylemi ve Nefret Dolu Anlatılarla Mücadele<br />
<strong>Peter Weisenbacher</strong> Orta Avrupa Ülkelerinde Çevrimiçi Nefret Söylemi<br />
<strong>Suat Atan</strong> Nefret Söylemini Tespit Etmek için Yapay Zekâ Kullanımı Denemesi: turnusol.org</p>
<p>11.15-11.30 <strong>Ara</strong></p>
<p>11.30-13.00 <strong>Panel 2: Dezenformasyon, Antisemitizm, İslamofobi, Göçmen ve Roman Karşıtlığı</strong><br />
Oturum Başkanı: <strong>Didar Akar</strong><br />
<strong>Nabil Sanaullah</strong> Dezenformasyon ve Medya: Avrupa’da Nefret Söyleminin Normalleştirilmesi<br />
<strong>Peter Kovacs</strong> Macaristan’da İslam karşıtlığı, AB’de Göçmen ve Azınlık Gruplara Yönelik Dezenformasyon Kampanyalarının Etkisi<br />
<strong>Teodora Krumova</strong> Bulgaristan’da Romanlara Karşı Çevrimiçi Nefret Söylemiyle Mücadele<br />
<strong>Gülay Uğur Göksel</strong> Türkiye’deki Suriyeli Mültecilere Yönelik Olumsuz Algı ve Nefret Söyleminin Teorik Analizinin Tanınması</p>
<p>13.00-14.00 <strong>Ara</strong></p>
<p>14.00-15.15 <strong>Panel 3: İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi</strong><br />
Oturum Başkanı: <strong>Tirşe Erbaysal Filibeli</strong><br />
<strong>Joanna Szymanska</strong> Nefret Söylemini Tanımak<br />
<strong>Katarzyna Morton</strong> Hesap Verebilirlik ve Düşünce Özgürlüğü Açısından Gerçek Dünyada Etik<br />
<strong>Kerem Altıparmak</strong> Türkiye’de Nefret Söylemi Hükümlerinin Kötüye Kullanılması: Din Temelli Nefret Söyleminin Suç Haline Getirilmesi mi, Dine Hakaret mi?</p>
<p>15.15-15.30 Ara</p>
<p>15.30-16.45 <strong>Panel 4: Çevrimiçi Nefret Söylemine Karşı Mücadele: Yöntemler, Stratejiler ve Kampanyalar &#8211; 1. Bölüm</strong><br />
Oturum Başkanı: <strong>Ayşecan Terzioğlu</strong><br />
<strong>Tamás Berecz</strong> Nefret Söyleminin Tehlikeleri ve Mücadele Yöntemleri<br />
<strong>Amanda Morris</strong> Nefretin Finanse Edilmesi Nasıl Durdurulur: Etkili Değişim için Sosyal Medyanın Gücünden Yararlanmak<br />
<strong>Melissa Sonnino</strong> Doğrularla Yüzleşmenin Çevrimiçi Yöntemleri &#8211; Eylem ve Öğrenme</p>
<p>16.45-17.00 Ara</p>
<p>17.00-18.15 <strong>Panel 4: Çevrimiçi Nefret Söylemine Karşı Mücadele: Yöntemler, Stratejiler ve Kampanyalar &#8211; 2. Bölüm</strong><br />
Oturum Başkanı: <strong>Ayşecan Terzioğlu</strong><br />
<strong>Ebru Özdeş</strong> Nefret Söylemi ve Kapsayıcı Dil<br />
<strong>Menno Ettema</strong> Avrupa Konseyi: Nefret Söylemiyle Mücadelede Kapsamlı bir Yaklaşım<br />
<strong>Gabriele Baratto</strong> Çevrimiçi Nefret Söylemini İzlemek, Analiz Etmek ve Mücadele Etmek için Bilgi İletişim Teknoloji (BİT) Aracı: Hatemeter Projesi Deneyimi</p>
<p>18.15-18.30 Özet ve Kapanış</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/09/uluslararasi-medyada-nefret-soylemiyle-mucadele-konferansi/">Uluslararası Medyada Nefret Söylemiyle Mücadele Konferansı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Medyada LGBTİ+’lar Özne Olarak Değil Sorun Olarak Temsil Ediliyor!’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/09/medyada-lgbtilar-ozne-olarak-degil-sorun-olarak-temsil-ediliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2022 09:17:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[KAOS-GL Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Medya İzleme Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Medyada LGBTİ+’lar]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaos GL’nin 2021 Medya İzleme Raporu’na göre LGBTİ+’lar medyada hayatları, iradeleri ve hakları olan özneler olarak temsil edilmiyor; aksine, üzerine konuşulan bir 'sorun' olarak yer alıyor. Araştırma, haber metinlerinin yarısından fazlasının (% 57) LGBTİ+’ların temel haklarının ihlal edildiğini, nefret söylemi ve/veya ayrımcı dil kullanıldığını ya da LGBTİ+’lara ilişkin önyargıları beslediğini gösteriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/09/medyada-lgbtilar-ozne-olarak-degil-sorun-olarak-temsil-ediliyor/">‘Medyada LGBTİ+’lar Özne Olarak Değil Sorun Olarak Temsil Ediliyor!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaos GL Derneği, 2021 Medya İzleme Raporu’nun sonuçları 8 Şubat 2022’de çevrimiçi bir toplantıyla açıklandı.</p>
<p>Kaos GL Derneği on dört yıldır medyada LGBTİ+ temsilini mercek altına alıyor. Derneğin Medya ve İletişim Program Koordinatörü Yıldız Tar raporun bulgularını şu şekilde özetledi:</p>
<p>“Ortaya çıkan tablo, LGBTİ+’ların haklarını ihlal etmeden, objektif bir temsil güden haberlerin sadece hakkı ihlal etmemekle sınırlı kaldığını gösteriyor. Bunun yanı sıra, LGBTİ+’lar ancak ve ancak bir nefret saldırısı ya da ayrımcılığa maruz bırakıldıklarında gazete sayfalarında yer alabiliyor. LGBTİ+ örgütlerinin çalışmaları ve görüşleri yazılı basında kendisine yer bulamazken; başarı hikayelerini haberleştirme konusunda da büyük bir eksiklik göze çarpıyor.”</p>
<blockquote><p>LGBTİ+’ların kendi seslerini medyadan okuyabilmek mümkün olmuyor. Bu durum da medyada LGBTİ+’ların insandışılaştırılması anlamına geliyor.</p></blockquote>
<p>Tar ayrıca 2017 yılından beri araştırmalarında değişmeyen bulgunun medyada LGBTİ+’ların özne olarak yer almaması; olumlu ya da olumsuz temsil fark etmeksizin ancak ve ancak haberin konusu olarak yer alabilmek olduğunun altını çizdi.</p>
<p>“Medya, LGBTİ+’ları, hayatlarını, fikirlerini, mücadelelerini temsil etmiyor. Onun yerine LGBTİ+’lar hakkında konuşmayı tercih ediyor. LGBTİ+’ların kendi seslerini medyadan okuyabilmek mümkün olmuyor. Bu durum da medyada LGBTİ+’ların insandışılaştırılması anlamına geliyor. LGBTİ+’lar medyada hayatları, iradeleri ve hakları olan özneler olarak temsil edilmek yerine; deyim yerindeyse üzerine konuşulan bir “sorun” olarak yer alıyor.”</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-78463 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/medyada-lgbtilar-ozne-olarak-degil-sorun-olarak-temsil-ediliyor-2.jpg" alt="" width="391" height="243" /></strong></h5>
<h5><strong>Olumsuz Temsil Oranı: Yüzde 57!</strong></h5>
<p>Yazılı basında yayınlanan 4011 metnin incelediği araştırma sonuçlarına göre; LGBTİ+’ları konu edinen metinlerin yüzde 43’ü (1707) hak haberciliği kapsamında değerlendirilebilir. Bütün metinlerin yarısından fazlasını (yüzde 57) oluşturan 2273 metinde ise LGBTİ+’ların temel hakları ihlal edildi, nefret söylemi ve/veya ayrımcı dil kullanıldı ya da metinler LGBTİ+’lara ilişkin önyargıları besledi.</p>
<p>Hak ihlali alt kategorilerinde ayrımcı dil, LGBTİ+ kimliklerin suç, hastalık, sapkınlık, ahlaksızlık ya da günah olarak gösterilmesi, nefret söylemi, nefret suçu ve ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmesi öne çıkıyor.</p>
<ul>
<li>2021 yılında 2161 haber, söyleşi ve köşe yazısında LGBTİ+’lar ayrımcı bir dille temsil edildi. Bu, 2021’de yayınlanan bütün içeriklerin yüzde 54’ünü oluşturuyor.</li>
<li>Bütün metinlerin yüzde 31’ine tekabül eden 1249 metinde nefret söylemi tespit edildi.</li>
<li>1148 metinde ise LGBTİ+ kişiler ya da dernek, kurum ve kuruluşları hedef gösterilerek nefret suçu işlendi.</li>
</ul>
<h5><strong> </strong><strong>En Çok Kullanılan Kelimeler: İstanbul Sözleşmesi ve Boğaziçi</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-78465 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/medyada-lgbtilar-ozne-olarak-degil-sorun-olarak-temsil-ediliyor-1.jpg" alt="" width="342" height="185" />Rapora göre; nefret söylemi ve/ya ayrımcı dil içeren metinlerin başlıkları incelendiğinde en çok kullanılan kelimenin “İstanbul” olduğu (145 kere), hemen ardından “Sözleşmesi” kelimesinin (99 kere) geldiği görülüyor. Boğaziçi, 79 kere kullanılarak İstanbul Sözleşmesi’ni takip ediyor.</p>
<p>Bu durum; 2021’de LGBTİ+’lara nefret söyleminin en çok İstanbul Sözleşmesi ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki kayyum rektör protestolarına ilişkin haber, köşe yazısı ve söyleşilerde üretildiğini gösteriyor. Geçtiğimiz yıllardaki araştırmalara paralel bir şekilde, nefret söyleminin siyaset eliyle medyada kendisine yer bulduğu tespit ediliyor.</p>
<p>Öte yandan, nefret söylemi içermeyen haber, söyleşi ve köşe yazılarına bakıldığında en çok yinelenen kelime öbeğinin “Kadın ve LGBTİ” olduğu görülüyor. Rapor bu durumun, nefret üretmeyi yayın politikasına dönüştüren gazetelerin LGBTİ+’ları adıyla sanıyla hedef gösterirken; hak haberciliğine veya LGBTİ+’ların haklarına saygı göstermeye gayret eden gazeteler açısından LGBTİ+’ların &#8216;ve&#8217; ekiyle eklendiğini, yayın politikalarının merkezinde yer almadığını bir kez daha gösterdiğine değiniyor.</p>
<h5><strong>Yerel Basının İlk 10’u</strong></h5>
<p>Raporda yerel basın şehir bazlı inceleniyor. 2021 yılında LGBTİ+ içerikli haber ve köşe yazıları en çok İstanbul’da yayınlanan yerel medya organlarında kendisine yer bulabildi. İstanbul’u Bursa ve Trabzon takip etti. LGBTİ+’ları sayfalarına taşıyan yerel gazetelerin en çok yayınlandığı 10 il sırasıyla İstanbul, Bursa, Trabzon, İzmir, Konya, Kocaeli, Çanakkale ve Ankara’ydı.</p>
<h5><strong>LGBTİ+’ları Sayfalarına Taşıyan İlk 10 Gazete</strong></h5>
<p>Yaygın medyada 2021 yılında LGBTİ+’ların yer aldığı 2103 haber, söyleşi ve köşe yazısı yayınlandı. Yayınladıkları haber, köşe yazısı ve söyleşilerin ayrımcılık, nefret söylemi, önyargı veya LGBTİ+’lara yönelik herhangi bir hak ihlali içerip içermediğine bakılmaksızın LGBTİ+’ları sayfalarına taşıyan ilk 10 gazete şöyle:</p>
<ul>
<li>Yeni Akit, 319 metin, yüzde 15</li>
<li>Cumhuriyet, 149 metin, yüzde 7</li>
<li>BirGün, 143 metin, yüzde 7</li>
<li>Evrensel, 110 metin, yüzde 5</li>
<li>Aydınlık, 107 metin, yüzde 5</li>
<li>Hürriyet, 93 metin, yüzde 5</li>
<li>Gazete Pencere, 90 metin, yüzde 4</li>
<li>Milliyet, 89 metin, yüzde 4</li>
<li>Milat, 88 metin, yüzde 4</li>
<li>Yeni Şafak, 88 metin, yüzde 4</li>
</ul>
<p>İlk 10’da yer alan gazetelerden Yeni Akit, Aydınlık, Milat ve Yeni Şafak’ın ürettiği neredeyse tüm içeriklerde ayrımcılık veya nefret söylemi yer alırken; Cumhuriyet, BirGün, Evrensel ve Gazete Pencere hak haberciliğinde öne çıkıyor.</p>
<p>Raporun tümüne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/kaos-gl-2021-medya-izleme-raporu/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/09/medyada-lgbtilar-ozne-olarak-degil-sorun-olarak-temsil-ediliyor/">‘Medyada LGBTİ+’lar Özne Olarak Değil Sorun Olarak Temsil Ediliyor!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Derin İşsizlik:  Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 10:21:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[transfobi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Kamu ve Özel Sektörde LGBTİ+’ların Durumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76155</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu' raporuna göre pandemiyle birlikte zirve yapan işsizlik krizinden en fazla etkilenen dezavantajlı gruplar içinde LGBTİ+ bireyler de yer alıyor. Cinsel kimlikleri nedeniyle işten atılma korkusuyla çalışan LGBTİ+ bireyler, iş yerlerinde ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kaldıkları için geleceklerinden endişe ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/">Pandemide Derin İşsizlik: &lt;br&gt; Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kaos GL Derneği; Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi iş birliğiyle 5 yıldır yürütülen “<a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/kamu21.pdf">Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu</a>” ve “<a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/ozelsektor21.pdf">Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu</a>” başlıklı raporların 2021 sonuçlarını paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 raporu; Prof. Dr. Mary Lou O’Neil, Dr. Reyda Ergün, Dr. Selma Değirmenci, Dr. Kıvılcım Turanlı ve Doğancan Erkengel tarafından hazırlandı. Editörlüğünü ise Kaos GL İnsan Hakları Programı’ndan Murat Köylü ve Defne Güzel yürüttü. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76158 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-640x368.jpg" alt="KAOS GL" width="370" height="213" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-640x368.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporun editörlüğünü yapan Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Murat Köylü’yle raporun çıktıları üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylerle ilgili bu araştırmayı, insan hakları sorunlarını dile getirmek için hayata geçirdiklerini söyleyen Köylü, “İstihdam alanında bir insan nelerden etkileniyorsa LGBTİ+ bireyler bunlara ilaveten üretilen nefret söyleminin yansıması olarak daha fazla baskıya maruz kalıyorlar. Bu raporla, yaşadıkları sıkıntıları dile getirmeleri için bir alan açmaya çalıştık. Raporda LGBTİ+ bireylerin kendi cümlelerine fazlaca yer verdik,” dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;İşten Atılma Korkum Olmadan Yaşamak İstiyorum&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapora göre LGBTİ+ bireylerin istihdamda karşılaştıkları ayrımcılık, çalışma hakkının yanı sıra tüm temel hak ve özgürlükleri engelleyen durumları yansıtıyor. Mesela gıda sektöründe aşçı olarak çalışan eşcinsel bir erkeğin cümleleri şöyle: “İş yerlerinde bizim gibi kişilere bir ucube gibi davranılmaması, bizlerin de herkesle aynı hak ve eşitliğe sahip olmamızı sağlamaları gerekiyor. Rahatça, tacize uğramadan, dövülme, öldürülme, işten atılma korkum olmadan yaşamak istiyorum.”</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-76159 size-medium aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu-640x369.jpg" alt="‘Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+’karın Durumu’" width="640" height="369" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu-640x369.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></b></p>
<h5><b>&#8216;LGBTİ+’lar İş Hayatında Sistematik Olarak Ayrımcılığa Uğruyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylerin pandemi sürecinden nasıl etkilendiğine dair önceki yıllara ait ortaya koydukları raporları da göz önünde bulunduran Köylü, şu değerlendirmelerde bulundu: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Pandemiden, diğer kırılgan ve dezavantajlı gruplar gibi LGBTİ+ bireyler de çok etkilendi. Pandemi yardımlarının verilmesi gibi konularda yine aynı eşitsizlik söz konusu oldu. Araştırmaya göre pandemide iş bulmakta güçlük çeken LGBTİ+ bireylerin önemli bir bölümünün gelecek kaygısı iyice derinleşti. Zaten işsizlik sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda olan kişiler, bu durumun LGBTİ+ bireyleri daha olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Çalışan LGBTİ+ bireyler, iş hayatında sistematik olarak ayrımcılığa uğrayan bir grup. Doğrudan ya da dolaylı, bilinçli ya da bilinçsiz karşılaşılan sorunlar var. Her sene yaptığımız bu araştırmada veriler kendini tekrar ediyor. İş yerlerinde ayrımcılığa maruz kalıyorlar, terfileri engelleniyor, nefret söylemine maruz kalıyorlar, hakarete uğruyorlar, işe alım sürecinde de zaten çeşitli toplumsal normlar yüzünden örselenebiliyorlar.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76162 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-640x363.jpg" alt="Kaos GL Rapor" width="640" height="363" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor.jpg 953w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>&#8216;İş Yerini Kapatmak Zorunda Kalan İnsanlar Var&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireyler söz konusu olunca iş yerindeki psikolojik şiddetin bile yönü değişiyor. Bu psikolojik şiddet, genelde patronlar ya da müdürler tarafından yukardan aşağıya doğru uygulanıyor. Ancak bu durumda, “gey” olduğundan şüphelenilen bir iş veren veya müdür olunca tehdit ediliyor, aşağılanıyor, damgalanıyorlar. İş yerini kapatmak zorunda kalan insanlar var.</span></p>
<h5><b>&#8216;İŞKUR Aracılığıyla İş Aramaktan Kaçınıyorlar&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaten iş ararken türlü sorunlarla karşılaşan LGBTİ+ bireyler, hükûmet tarafından da ayrımcılığın her türlüsüne maruz kaldıkları için devlet kurumu olan İŞKUR veya özel istihdam büroları aracılığıyla iş aramaktan kaçınıyorlar. Çünkü güvenleri yok. Her yıl olduğu gibi 2021’de de çok düşük olan bu durum, LGBTİ+ çalışanların bu kanallara güvenmediklerine ve “fişlenme” riskine yönelik şüphelerine işaret ediyor. Ayrıca araştırma işsizlik sorunu yaşayan LGBTİ+ bireyler genellikle lisans ve lisansüstü eğitimli olmalarına rağmen onların işsizlik oranlarının yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Diyanet’in Akıllara Ziyan LGBTİ+ Açıklaması&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 raporunda diğer yıllara göre iki olgunun dikkatlerini çektiğini vurgulayan Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Murat Köylü şöyle devam etti: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Birincisi hükûmet, LGBTİ+ bireyler için uluslararası insan hakları taahhütlerine uygun bir tutum içinde değil. Nefreti körükleyen ve insanları neredeyse terörist olmakla suçlayan bir yaklaşımı var. Bu yaklaşımın, iş yerlerindeki mevcut olumsuz ortamı körüklediğine dair birçok katılımcı paylaşımı oldu. İkinci olgu ise Diyanet’in akıllara ziyan LGBTİ+ açıklaması. Diyanet, pandemilerin LGBTİ+ bireylerden ve nikahsız yaşayanlardan kaynaklandığı açıklamasını yapmıştı, ardından birçok hükûmet yetkilisi de Diyanet’i destekleyen ifadelerde bulunmuştu. Bir yandan pandemi korkusuyla yaşamak zorunda olan LGBTİ+ bireyler, diğer yandan da pandeminin nedeni gibi gösterildiler.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76163 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor-640x368.jpg" alt="LGBTİ rapor" width="640" height="368" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor-640x368.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor.jpg 1020w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>‘Ayrımcılıkla Karşılaşmamak İçin Evden Çalışmayı Tercih Ediyorlar’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar, pandemi sürecinin hem olumlu hem olumsuz yanları olduğunu söyledi. Evlilere daha fazla alan ayrıldığı, tayinlerinin daha kolay yapıldığı, eğer mesai yapılacaksa bekârların mesaiye daha uygun olduğu gibi iş hayatı normları var. LGBTİ+ bireylerin hakları hukuken gasbedildiği için evlenemiyorlar. Evlilikle gelen resmî ve resmî olmayan haklardan bu nedenle faydalanamadılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan raporda olumsuzluktan kaynaklanan olumlu bir durum ortaya çıktı. Bazı insanların iş yerlerindeki durum o kadar kötü ki pandemi döneminde evden çalışmak ve işe gitmemek olumlu bir durum olarak belirtildi. Denize düşen yılana sarılır misali erkek egemen iş ortamından fiziksel olarak uzaklaştıklarında kendilerini daha güvende hissettiklerini aktardılar. Kötü şakalar ve imalarla karşılaşacaklarına evden çalışmayı tercih ediyorlar. </span></p>
<h5><b>‘İnsan Hakları Günün’nde Yeni Bir Metin Duyuracağız’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu raporu, sadece sorunları ortaya koymak adına değil, aynı zamanda bu sorunlara çözüm önerileri de getirebilmek için çalıştıklarını ifade eden Köylü, “Bu araştırmayla hem özel sektöre hem de kamu yönetimine önerilerde bulunuyoruz. Bu önerileri bilgi temelinde kurduk. 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde, hem hukuka hem de araştırma sonuçlarımıza dayandırdığımız, şirketlere yönelik bir metin oluşturduk ve onu duyuracağız. Amacımız çözüm ortağı olmak, insan hayatını kolaylaştırmak ve toplumsal barışa hizmet etmek,” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76164 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor-640x363.jpg" alt="Kaos GL Lgbti rapor" width="640" height="363" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor.jpg 784w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Ayrımcılıkla Mücadele İçin Çözüm Önerileri </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Köylü, LGBTİ+ bireylerin kamu ve özel sektörde ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kalmamaları/bırakılmamaları için işverenler ve işletmeler için ne tür öneriler getirilebileceği konusunda raporun çıktılarını şöyle aktardı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Otuz kırk sene önce Türkiye’den çok daha kötü durumda olan ülkelerin hem kamu hem de özel sektör çalışanları için yapılan iyi çalışma örnekleri var. İngiltere, İzlanda ve İsveç gibi ülkeler başarabildiyse biz neden başaramayalım?”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Buradan hareketle sistematik bir ayrımcılık olduğu için yapısal önlemler alınmalı. İş Kanunu, nefret suçlarını önleyen, eşitliği sağlayan mevzuatlar hataya geçirilmeli. Ulusal mevzuatta ayrımcılık temellerini yasaklayabiliriz. Özellikle AİHM’nin (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararları ve Anayasa’mızın eşitlik ilkesi doğrultusunda kararlar verilmeli.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76165 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1-640x370.jpg" alt="Kaos GL" width="640" height="370" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1-640x370.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1.jpg 731w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>‘&#8217;Gölge Etme Başka İhsan İstemem&#8217; Noktasına Kadar Geldik&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Hükûmetin verdiği mesajın, kamu çalışanlarını etkileyeceğine değinen Köylü, ”Özel sektör tarafında da işverenler ve kurumlar, yaşanan sorunları araştırmalı ve hem makro hem mikro düzeyde çözümler üretmeli. Irkçılık ve cinsiyetçilik nasıl kötü bir şey ise “homofobik” ve “transfobik” olmak da benzer kötüdür. Bunları yapabilmek için de bir diyalog ortamını tesis etmek, harekete geçmek için bir adım olabilir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Devletin görevleri arasında bu adımları atması zaten varken devlet adına konuşanlar çıkıp pandemi gibi bir durumu LGBTİ+ bireylere yüklemeye kalkıyorlar. Hâl böyle olunca biz neredeyse ‘Gölge etme başka ihsan istemem’ noktasına kadar geldik.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“LGBTİ+ bireyler, güçsüzleştirilmiş ve hakları ellerinden alınmış kişiler ama onlara ‘mağdur’ veya zor durumdaki insan gözüyle bakmak yerine tam tersine ‘Bu, benim de derdim’ hassasiyetinde olarak en büyük desteği vermiş olursunuz. Ayrıca politika ve yasa yapıcıları bir yurttaş olarak iyileştirici kararlar almaları noktasında desteklemek çok değerli olacaktır,” dedi.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ+</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>ların Durumu Raporundan Önemli Çıktılar </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">– 633 kişinin katıldığı “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu” araştırmasının sonuçlarına göre LGBTİ+ çalışanların sadece yüzde 17’si iş yerinde açık olabiliyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76166 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim-640x317.jpg" alt="Kaos GL rapor eğitim" width="640" height="317" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim-640x317.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim.jpg 801w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– 3 katılımcıdan 309 kişi (%48,8) lisans mezunu olduğunu beyan etmiştir. Eğitim durumunu lisansüstü olarak belirten katılımcı sayısı 139 (%22,0), lise olarak belirten katılımcı sayısı 100 (%15,8) ve ön lisans olarak belirten katılımcı sayısı 77’dir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– LGBTİ+ çalışanların sadece yüzde 10’u, işe alım sürecinde açık davranıyor. Ayrımcılığa uğrama ve başvurunun kabul edilmemesi korkusu; cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özelliğini saklamaya zorluyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76168 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel-640x305.jpg" alt="Kaos GL açık özel" width="640" height="305" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel-640x305.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel.jpg 759w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– İş yerlerinin çoğunda ayrımcılığa yol açan kural ve uygulamalar yer alıyor. LGBTİ+ çalışanlar; ayrımcılık karşısında işlerini kaybetme korkusu, daha ağır bedeller ödeme olasılığı, cinsel kimliklerinin kendi kontrolleri dışında açığa çıkmasından çekinme, iş dışındaki hayatlarında karşılaşabilecekleri zorluklar ve benzeri nedenlerle haklarını arayamıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76169 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik-640x409.jpg" alt="Ayrımcılık" width="640" height="409" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik-640x409.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik.jpg 751w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Özel sektör çalışanı LGBTİ+ bireyler; ulusal mevzuatta ayrımcılık yasağı, hükûmetin sorumluluk ile liderlik üstlenmesi ve toplumsal farkındalık kampanyaları talep ediyor.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>ların Durumu Raporu&#8217;ndan Önemli Çıktılar </b></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76170 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik-640x375.jpg" alt="Kamu" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik-640x375.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik.jpg 837w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– 221 kişinin katıldığı kamu araştırması sonuçları ise iş yerinde gizlenmek zorunda kalmanın, kamuda daha ağır sonuçlara yol açtığını gösteriyor. Kamu çalışanı LGBTİ+ bireylerin sadece yüzde 6’sı iş yerinde açık davranabilirken raporda, iş yerinde açık olamamanın da bir ayrımcılık olduğu vurgulanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Rapora göre kamu çalışanı LGBTİ+ bireylerin yüzde 82’si ya doğrudan ayrımcılıkla karşılaşıyor ya da kimliğini gizlemek zorunda kalarak ayrımcılığa maruz bırakılıyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76171 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret-640x268.jpg" alt="Nefret" width="640" height="268" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret-640x268.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret.jpg 837w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Anket kapsamında “Çalıştığınız kurumda LGBTİ+ bireylere yönelik herhangi bir nefret söylemiyle karşılaştınız mı?” sorusu karşısında katılımcıların yüzde 40’ı herhangi bir nefret söylemiyle karşılaşmadığını bildirirken yüzde 60’ı nefret söylemine maruz kaldığını beyan etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Katılımcılara sorulan, “Sizce kamu kurumlarında LGBTİ+ çalışanlara dönük ayrımcılığa karşı alınması gereken en öncelikli üç önlem neler olabilir?” sorusu karşısında LGBTİ+ hakları konusunda alınması gereken “yasal önlemler” kategorisi öne çıkmıştır. Mevzuatın evrensel insan hakları kriterlerine göre güncellenmesi taleplerini, sırasıyla “hükûmetin sorumluluk ve liderlik üstlenmesi” ve “kurum içi mevzuatta ayrımcılık yasağına” ilişkin talepler izlemiştir.</span></p>
<p><b>ÇİZİMLER: Gülçe-Gülnaz </b><b>| </b><b>KaosGL.org</b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/">Pandemide Derin İşsizlik: &lt;br&gt; Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Nefret Söylemi ve Ayrımcı Dil Acilen Sonlandırılmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/16/nefret-soylemi-ve-ayrimci-dil-acilen-sonlandirilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2021 11:04:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Altındağ]]></category>
		<category><![CDATA[GÖÇ ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[göç politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Göçmen Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Göç Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci ve göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de artan göçmen ve mülteci karşıtı söylemler ile Ankara Altındağ'da Suriyelilere yönelik saldırıya ilişkin 18 kurum ortak açıklama yayınladı. Bildiride "toplumdaki gerilimi geri döndürülemez noktaya götüren nefret söylemleri ve ayrımcı söylemlerin acilen sonlandırılması" çağrısında bulunuldu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/16/nefret-soylemi-ve-ayrimci-dil-acilen-sonlandirilmali/">&#8216;Nefret Söylemi ve Ayrımcı Dil Acilen Sonlandırılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aralarında STK&#8217;ların ve bazı üniversitelerin göç birimlerinin de olduğu 18 kurum tarafından yapılan ortak açıklamada şu hususlar öne çıkıyor:</p>
<p>&#8220;Altındağ&#8217;da Emirhan Yalçın&#8217;ın hayatını kaybetmesinin ardından hızlıca örgütlenen grupların ilçede Suriyelilerin evlerine ve iş yerlerine saldırması, etkili ama sorumsuz kişiler tarafından kışkırtılan mülteci karşıtlığının önlenemez boyutlara ulaşabileceğini gösterdi. Bu linç ve saldırı olayları pandemi sürecinin getirdiği zorluklar, güvenlik endişeleri, ekonomik krizin neden olduğu belirsizlikler ve uzun bir süredir devam eden siyasal ve sosyal gerilimler bahane edilerek göçmenlere yönelik nefret suçlarının, dışlayıcı ifadelerin ve uygulamaların varabileceği noktayı bizlere göstermesi bakımından da ibret olmalıdır.&#8221;</p>
<h5><strong>&#8216;Göç Her Zaman Bir Sorun Olarak Deneyimlenmek Zorunda Değildir&#8217;</strong></h5>
<p>Farklı vesilelerle ve defalarca tekrar edildiği üzere göç, günümüz dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Göç her zaman bir sorun olarak deneyimlenmek zorunda değildir. Göçle birlikte ortaya çıkan ve yeni ve çeşitli durumların toplumların değişimine ve gelişimine olanak sağlaması da mümkündür. Bunu belirleyen ise göç alan ülkelerin politikaları ve göç yönetimleridir.</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;ye sığınmak zorunda kalan ve gündelik yaşamlarında sömürüyü ve şiddeti en ağır şekilde yaşayan göçmen ve mültecilerin ötekileştirilmesi ve bir günah keçisi olarak hedef alınması kabul edilemez. Kalıcı ve sürdürülebilir bir entegrasyon ve göç politikasının eksikliğine ilişkin eleştirilerin, tüm bu süreçlerde mağdur olan göçmenlere ve mültecilere yöneltilmesi, durumu daha da derinleştirmekten öteye geçmeyecektir.&#8221;</p>
<h5><strong>&#8216;AB Daha Fazla Sorumluluk ve İnisiyatif Almalı&#8217;</strong></h5>
<p>&#8220;Her devlet göçle ilgili kendi politikalarını uygularken, altına imza attığı uluslararası hukuk kurallarına ve temel insan hakları ilkelerine de uymak zorundadır. Meselenin küresel boyutunu göz önünde bulundurarak, Avrupa Birliği’ne üye olan ülkeleri düzensiz göç ve iltica konusundaki sorumluluklarını ivedilikle yerine getirmeye davet ediyoruz.</p>
<p>Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerin, Türkiye gibi yoğun göç hareketlerinin yöneldiği ülkeleri, sadece ekonomik yardımlar ile destekleyerek göçün kendi sınırlarına yönelmesini önlemek amacıyla araçsallaştırması yerine eşit, adil, etkili ve sürdürülebilir bir göç politikasının uygulanması için daha fazla inisiyatif ve sorumluluk alması gerektiğini hatırlatıyoruz.&#8221;</p>
<h5><strong>İmzacı Kurumlar </strong></h5>
<ul>
<li>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniv. Göç Politikaları Uyg. ve Araş. Merkezi, GPM</li>
<li>Göç Araştırmaları Vakfı</li>
<li>İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi</li>
<li>Maya Eğitim ve Kültür Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği</li>
<li>Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi, BAUMUS</li>
<li>Göçmen Dayanışma Ağı/Ankara</li>
<li>İnsan Hakları Gündemi Derneği</li>
<li>Medya ve Göç Derneği</li>
<li>Mülteci.net</li>
<li>Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi</li>
<li>Göçmen Dayanışma Derneği</li>
<li>İzmir Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği</li>
<li>Mültecilerle Dayanışma Derneği, Mülteci-Der</li>
<li>Sosyal Hizmetler Uzmanları Derneği (SHUDER) Ankara Şubesi</li>
<li>Göç Araştırmaları Derneği</li>
<li>Hayata Destek Derneği</li>
<li>Kırkayak Kültür, Sanat ve Doğa Derneği</li>
<li>Koç Üniversitesi Göç Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, (MİREKOÇ)</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/16/nefret-soylemi-ve-ayrimci-dil-acilen-sonlandirilmali/">&#8216;Nefret Söylemi ve Ayrımcı Dil Acilen Sonlandırılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
