<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nalan Erkem arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/nalan-erkem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nalan-erkem/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 26 Apr 2022 13:49:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Nalan Erkem arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nalan-erkem/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Katılım Hakkı İzleme’ Online Eğitimi Başvuruya Açıldı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/06/katilim-hakki-izleme-online-egitimi-basvuruya-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Apr 2022 07:17:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNİZ AB Programı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[katılım hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[STÖ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Etkiniz AB Programı, sivil toplum örgütlerini (STÖ) insan hakları uygulamalarını izlemek, raporlamak ve bulguları doğrultusunda savunuculuk çalışmaları yapmaları için 'Katılım Hakkı İzleme' eğitimine davet ediyor. Nalan Erkem tarafından verilecek eğitim için son başvuru tarihi 15 Nisan.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/06/katilim-hakki-izleme-online-egitimi-basvuruya-acildi/">‘Katılım Hakkı İzleme’ Online Eğitimi Başvuruya Açıldı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="cmsms_post_title entry-title cmsms_h1_font_style"><strong style="font-size: 16px;">Eğitim Tarihleri</strong><span style="font-size: 16px;">: 20-21-22 Nisan 2022 (Her gün 13.00-16.00 saatleri arasında, günde 3 saat)</span></h3>
<div class="cmsms_post_content entry-content">
<p><strong>Eğitim Yeri</strong>: Zoom – internet üzerinden</p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi</strong>: 15 Nisan 2022 – saat 23:59</p>
<h5>Eğitim konuları nelerdir?</h5>
<p>Katılım Hakkı İzleme Eğitimi, teorik ve pratik çalışmalardan oluşan günde 3 saat süren 3 günlük bir eğitim olarak tasarlandı.</p>
<p>Katılımcılara 3 ana başlık altında insan hakları izleme becerilerini geliştirme fırsatı sunuluyor:</p>
<ul>
<li>Katılım hakkı alanında uluslararası insan hakları standartları</li>
<li>Katılım hakkının tanıtımı ve bileşenleri</li>
<li>İzleme ve raporlama süreçleri</li>
</ul>
<h5>Eğitime kimler katılabilir?</h5>
<ul>
<li>Sivil toplum örgütlerinin gönüllü, çalışan veya üyeleri eğitime katılabilir.</li>
<li>Katılımcıların temsil ettiği sivil toplum örgütünün insan haklarıyla ilgili bir alanda insan hakları izleme çalışma yapması ve planlaması tercih sebebidir.</li>
<li>Eğitimin kalitesinin korunması, görüntülü atölye çalışmalarının gerçekleşecek olması ve etkileşimin sağlanması adına, Zoom platformunda gerçekleşecek eğitime “görüntü açık” şekilde katılmayı kabul eden sivil toplum temsilcileri kabul edilecektir.</li>
</ul>
<h5>Katılımcılar Nasıl Belirlenir?</h5>
<p>Eğitime katılım 30 kişi ile sınırlıdır.</p>
<p>Yapılan başvurular aşağıdaki önceliklere göre değerlendirilerek katılımcılar belirlenir:</p>
<ul>
<li>Başvuru formunun tam ve detaylı bir biçimde doldurulması (Tek kelimelik cevaplardan ibaret başvurular genellikle dikkate alınmamaktadır.)</li>
<li>Başvuru amaçlarının eğitim programı ve Etkiniz AB Programı ile ilgili olması</li>
<li>Sivil toplum örgütlerinin çalışma alanlarıyla ilgili çeşitliliğin sağlanması</li>
<li>Cinsel, coğrafi ve tematik çeşitliliğin sağlanması</li>
</ul>
<p>*<strong><em>Tam katılım göstermeyen katılımcılara sertifika sunulmaz.</em></strong></p>
<h5>Nasıl Başvurulur?</h5>
<p>Eğitime katılmak isteyen sivil toplum örgütleri <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeMDJYvqJhjsHJjF0dY6MuOyglY1pQ3DDkC2JhlvGQb3BH4hA/viewform">buradaki</a> başvuru formunu en geç 15 Nisan 2022 Cuma günü, saat 23:59’a kadar doldurmalıdır.</p>
<p>Başvuru sonuçları en geç 18 Nisan 2022 tarihinde e-posta yoluyla iletilecektir.</p>
<p>Değerlendirme sonrasında katılımcı değişikliği kabul edilmeyecektir.</p>
<h5>Eğitmen Hakkında</h5>
<p>Nalan Erkem 1988 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İzmir Barosu yöneticiliği yaptı. İzmir Barosu İşkenceyi Önleme Grubunun kurucularından olup uzun yıllardır avukat olarak şiddet mağdurlarına gönüllü destek vermektedir. Kadına yönelik şiddet, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocukların hakları, ayrımcılık, kapalı kurumların insan hakları bakımından izlenmesi ve katılım hakkı dahil pek çok alanda insan hakları ihlallerinin izlenmesi ve önlenmesine dair çalışmalar yaptı, avukatlara ve sivil toplum üyelerine eğitimler verdi. Bu alanda yayınlanmış kitapları ve makaleleri bulunmaktadır.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/06/katilim-hakki-izleme-online-egitimi-basvuruya-acildi/">‘Katılım Hakkı İzleme’ Online Eğitimi Başvuruya Açıldı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan hakları savunucuları hakim karşısına çıkıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/18/insan-haklari-savunuculari-hakim-karsisina-cikiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 22:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ghravi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada]]></category>
		<category><![CDATA[Günal Kurşun]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Eser]]></category>
		<category><![CDATA[İlknur Üstün]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet Şeyhmus Özbekli]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Taştan]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Dalkıran]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Steudtner]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Veli Acu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sekizi tutuklu 11 insan hakları savunucuları hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. İlk duruşma 25 Ekim’de. Büyükada&#8217;da yaptıkları toplantı nedeniyle 5 Temmuz&#8217;da gözaltına alınan insan hakları savunucuları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 17 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianameyi kabul eden mahkeme, davanın ilk duruşmasının da 25 Ekim&#8217;de yapılacağını açıkladı. Dava, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/18/insan-haklari-savunuculari-hakim-karsisina-cikiyor/">İnsan hakları savunucuları hakim karşısına çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sekizi tutuklu 11 insan hakları savunucuları hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. İlk duruşma 25 Ekim’de.</strong></p>
<p>Büyükada&#8217;da yaptıkları toplantı nedeniyle 5 Temmuz&#8217;da gözaltına alınan insan hakları savunucuları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 17 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianameyi kabul eden mahkeme, davanın ilk duruşmasının da 25 Ekim&#8217;de yapılacağını açıkladı. Dava, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülecek.</p>
<p>İddianamede Alman vatandaşı Peter Steudtner, İsveç vatandaşı Ali Ghravi, Günal Kurşun, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü İdil Eser, İlknur Üstün, Muhammet Şeyhmus Özbekli, Nalan Erkem, Nejat Taştan, Özlem Dalkıran, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi yöneticilerinden Taner Kılıç ile Veli Acu sanık olarak yer alıyor.</p>
<p>İddianamede Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi yöneticilerinden Taner Kılıç hakkında Gülen yapılanması ile bağlantılı olarak &#8220;silahlı terör örgütüne üye olmak&#8221; suçlamasıyla 17.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Diğer şüphelilerin ise &#8220;silahlı terör örgütüne yardım etme&#8221; suçundan 7.5 yıldan 15&#8217;er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.</p>
<p>Toplantıda Gezi Parkı olayları benzeri &#8220;ayaklanma olaylarına ne şekilde evrileceğinin tartışıldığı&#8221; savunulan iddianamede, sanıkların &#8220;Gezi Parkı eylemleri benzeri toplumsal kaosa dönüşecek hareketlenmeler yaratmak&#8221; istedikleri öne sürülüyor.</p>
<p>İnsan hakları savunucularının &#8220;terör&#8221; iddiasıyla tutuklanması tepkilere neden olmuş, tutuklananlar arasında Alman vatandaşı Steudtner&#8217;in bulunması Almanya-Türkiye arasındaki tansiyonu da yükseltmişti. Tutuklamanın dayanaksız olduğuna işaret eden Alman hükümeti, Steudtner&#8217;in serbest bırakılmasını istiyor. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, iddianamede yer alan suçlamaların anlaşılmaz ve kabul edilmez olduğunu söylemişti.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="http://www.dw.com/tr/insan-haklar%C4%B1-savunucular%C4%B1-hakim-kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1na-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor/a-40984568" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Deutsche Welle Türkçe</a></strong></p>
<p>İlgili haber:  <a href="https://www.sivilsayfalar.org/emel-kurma-her-haksizligin-bir-haddi-var-anlasilan-haddi-de-gene-hak-savunucularinin-belirlemesi-gerekiyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Her haksızlığın bir haddi var ve anlaşılan o haddi de gene hak savunucularının belirlemesi gerekiyor</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/18/insan-haklari-savunuculari-hakim-karsisina-cikiyor/">İnsan hakları savunucuları hakim karşısına çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adli Kontrol Şartıyla Serbest Bırakılan Hak Savunucuları Hakkında Yakalama Kararı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/21/adli-kontrol-sartiyla-serbest-birakilan-hak-savunuculari-hakkinda-yakalama-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jul 2017 14:16:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[İlknur Üstün]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Koalisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Taştan]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyhmus Özbekli]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükada&#8217;da gözaltına alınan  ve bu hafta adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 4 insan hakları savunucusu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yakalama kararı çıkarıldığı iddia ediliyor. Sabah gazetesinin yaptığı habere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nca adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Yurttaşlık Derneği&#8217;nden Nalan Erkem, Hak İnisiyatifi&#8217;nden Şeyhmus Özbekli, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği&#8217;nden Nejat Taştan ve Kadın Koalisyonu&#8217;ndan İlknur Üstün hakkında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/21/adli-kontrol-sartiyla-serbest-birakilan-hak-savunuculari-hakkinda-yakalama-karari/">Adli Kontrol Şartıyla Serbest Bırakılan Hak Savunucuları Hakkında Yakalama Kararı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Büyükada&#8217;da gözaltına alınan  ve bu hafta adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 4 insan hakları savunucusu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yakalama kararı çıkarıldığı iddia ediliyor.</h3>
<p>Sabah gazetesinin yaptığı habere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nca adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Yurttaşlık Derneği&#8217;nden Nalan Erkem, Hak İnisiyatifi&#8217;nden Şeyhmus Özbekli, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği&#8217;nden Nejat Taştan ve Kadın Koalisyonu&#8217;ndan İlknur Üstün hakkında yakalama kararı çıkarıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/21/adli-kontrol-sartiyla-serbest-birakilan-hak-savunuculari-hakkinda-yakalama-karari/">Adli Kontrol Şartıyla Serbest Bırakılan Hak Savunucuları Hakkında Yakalama Kararı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mersin Kadın Platformu’ndan kadınlara verilen cezalara tepki açıklaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/17/mersin-kadin-platformundan-kadinlara-verilen-cezalara-tepki-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jul 2017 11:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Yüce]]></category>
		<category><![CDATA[İlknur Üstün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Koalisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kayyum]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Kadın Platformu 8 Mart ve 25 Kasım gündemleri ile ilgili kadınlara verilen cezalara tepki gösteren bir açıklama yayınladı. Açıklamada Büyükada’da gözaltına alınan insan hakları savunucuları ve Tarsus T tipi Kadın Cezaevinde ki kadınlara yönelik baskılara da değinildi.  Geçen yıl Mersin Üniversitesi’nde 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü ve 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Karşı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/17/mersin-kadin-platformundan-kadinlara-verilen-cezalara-tepki-aciklamasi/">Mersin Kadın Platformu’ndan kadınlara verilen cezalara tepki açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>M<em>ersin Kadın Platformu</em> 8 Mart ve 25 Kasım gündemleri ile ilgili kadınlara verilen cezalara tepki gösteren bir açıklama yayınladı. Açıklamada Büyükada’da gözaltına alınan insan hakları savunucuları ve Tarsus T tipi Kadın Cezaevinde ki kadınlara yönelik baskılara da değinildi.</strong></p>
<p><em> </em>Geçen yıl Mersin Üniversitesi’nde 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü ve 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Karşı Arası Mücadele Günü dolayısıyla stant açan ve yürüyüş gerçekleştiren kadın öğrencilere yönelik açılan ve 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ceza kararlarına Mersin Kadın Platformu bir açıklama yaparak tepki gösterdi. Kadın öğrenciler toplamda 35 yıl ceza aldı.</p>
<p>Platform adına Canan Yüce tarafından yapılan açıklamada; “Ülkemizde yaklaşık bir yıldır devam eden OHAL ile birlikte kadına yönelik şiddet kat be kat arttı. Bu süreç içerisinde kadın milletvekilleri, belediye eş başkanları ve kadın siyasetçilerin tutuklanması, kayyumlar tarafından kadın merkezleri ve sığınma evlerinin kapatılması, KHK ile işlerinden edilen yüz binlerce insanın yanı sıra kadın derneklerinin kapatılması, kadın mücadelesini sekteye uğratmaktadır” denildi. Kadınların yürüttükleri mücadelede yalnız olmadığını belirten Yüce, “Davalarda kadın mücadelesi yerine erkek şiddetinin yargılanmasını her alanda ve hep birlikte daha da yüksek sesle söylemeye devam edeceğiz. Ölümleri, tecavüzleri aklayan yargı sisteminin kadın mücadelesini yargılamasını da asla meşru görmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Yüce, Büyükada’da göz altına alınan Kadın Koalisyonunun kurucuları arasında yer alan İlknur Üstün ve Nalan Erkem’in de bulunduğu on insan hakları savunucusu hakkında yapılan suçlamaların yalan ve asılsız olduğunu da vurgularken, ‘Bunu hareketimize ve bu ülkede yaşayan tüm kadınlara saldırı olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Platform, açıklamayı :“Gerek 25 Kasım ve 8 Mart’tan dolayı yargılanan üniversiteli kadın arkadaşlarımız, gerekse şu an Tarsus Cezaevi’nde bulunan kadın arkadaşlarımız dün olduğu gibi bugünde yalnız değillerdir. Mersin Kadın Platformu olarak davaların takipçisi olacağız ve cezalar geri çekilene kadar mücadeleye etmeye devam edeceğiz” sözleriyle sonlandırdı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/17/mersin-kadin-platformundan-kadinlara-verilen-cezalara-tepki-aciklamasi/">Mersin Kadın Platformu’ndan kadınlara verilen cezalara tepki açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nil Mutluer yazdı: Gerçek balçıkla sıvanmaz!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/14/nil-mutluer-yazdi-gercek-balcikla-sivanmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jul 2017 10:44:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ghavari]]></category>
		<category><![CDATA[Atilla Yayla]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Gözaltına Alınan Hak Savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Eser]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Taştan]]></category>
		<category><![CDATA[nil mutluer]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Steudtner]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyhmus Özbekli]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16722</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Bir dönem tek adamcılığa &#8211; baskıya- şiddete- devlet aygıtlarına direnirken hatta hakkını savunduğun insanlar, bir de bakmışsın ki iktidarın dilini benimsemiş ve bunu doğallıkla yapar olmuş&#8221; 5 Temmuz&#8217;da insan hakları savunucuları eğitim için Büyükada&#8217;da yaptıkları bir toplantıda usulsüz ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alındılar. Bu yetmedi yandaş medya her gün haklarında asılsız haberler yayınlayarak bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/14/nil-mutluer-yazdi-gercek-balcikla-sivanmaz/">Nil Mutluer yazdı: Gerçek balçıkla sıvanmaz!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="story-bodyintroduction">&#8220;Bir dönem tek adamcılığa &#8211; baskıya- şiddete- devlet aygıtlarına direnirken hatta hakkını savunduğun insanlar, bir de bakmışsın ki iktidarın dilini benimsemiş ve bunu doğallıkla yapar olmuş&#8221;</h3>
<figure id="attachment_12010" aria-describedby="caption-attachment-12010" style="width: 900px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-12010 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/nil-mutluer-e1488454228635.jpg" alt="" width="900" height="600" /><figcaption id="caption-attachment-12010" class="wp-caption-text">Nil Mutluer / Kaynak: Tagesspiegel</figcaption></figure>
<div class="article-body-container">
<p class="BodyA">5 Temmuz&#8217;da insan hakları savunucuları eğitim için Büyükada&#8217;da yaptıkları bir toplantıda usulsüz ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alındılar. Bu yetmedi yandaş medya her gün haklarında asılsız haberler yayınlayarak bu insanları hedef gösterir hale geldi. Bu gözaltılar sanki 15 Temmuz anmaları öncesi milli seferberlik ruhunu renklendirmek ve AKP saflarındaki ‘mağduriyet duygusunu pekiştirmek  amacıyla yapılmış gibi. Hedefi merkezileşen devletin gücünü gösterirken aynı zamanda iktidarın politikalarını eleştirenleri, hak arayanları, hak arama sürecinin kendisini karalamak. Böylece toplum bir kesiminin korkusunu, diğer kesiminin de öfkesini artırmak ve kişiler arasındaki güvene ve hukuka zarar vererek, insanların iktidara düşünmeden teslim olmasını sağlamak.</p>
<p class="BodyA">Bunu sürecin gündelik hayattaki sıradan yansımalarıyla son dönemde sıkça karşılaşır olduk.</p>
<p class="BodyA">Bir dönem tek adamcılığa &#8211; baskıya- şiddete- devlet aygıtlarına direnirken kendini aynı safta bulduğun, hatta hakkını savunduğun insanlar, bir de bakmışsın ki iktidarın baskıcı dilini benimsemiş ve bunu doğallıkla yapar olmuş. Bu durum dönemin hızla değişen ruhunun özeti.</p>
<p class="BodyA"><b>Hangi &#8216;sicil&#8217;?!</b></p>
<p class="BodyA">Bu ani dönüşüme rastladığım son örneklerden birine değineceğim.</p>
<p class="BodyA">Kendisini liberal olarak tanıtan Prof. Atilla Yayla sosyal medyada, gözaltına alınan &#8220;insan hakları örgütleri temsilcilerinin -kurumlarının sicilleri ne kadar bozuk olursa olsun-&#8221;  gözaltında bulunmamasının doğru olmadığını yazmış. Bunun insan hakkı ihlali olmasının yanı sıra Türkiye&#8217;nin itibarını yurt dışında da zedelediğini söylemiş, zira bu gözaltılar dönemin sürekli anılan düşmanları &#8216;FETÖ&#8217; ve &#8216;PKK&#8217;nin Türkiye&#8217;yi dışarıdan kuşatmasına yarıyormuş.  Buradaki ‘derin‘ analizi, ‘engin‘ stratejik öngörüyü filan koyun bir yana. Ben asıl ‘sicili bozuk‘ lafına takıldım.</p>
<p class="BodyA">Yayla&#8217;nın &#8216;sicili bozuk‘ dediği bu kurumlar ve temsilcileriyle yolu egemen devlet karşısında kendi &#8216;sicilini&#8217; korumaya çalışırken yıllar önce kesişmişti. Yayla Atatürk&#8217;e hakaretten yargılanırken Yurttaşlar Derneği&#8217;nden Nalan Erkem ve Murat Dinçer Kendisinin gönüllü avukatlığını yapmıştı. Nalan Erkem şu anda gözaltına alınan insan hakları savunucularından biri.</p>
<p class="BodyA">Yayla‘nın, zamanında &#8220;tek adam&#8221;cılığa karşı çıkarken, onunla dayanışan ve o günden bugüne hayata bakışı ve dayanışma ruhu insan hak ve özgürlüklerinden sapmayan Nalan Erkem&#8217;in bağlı bulunduğu kuruma, üstelik de Nalan ile tutar yanı olmayan suçlamalarla, hukuksuz bir şekilde gözaltında tutulurken, &#8216;sicili bozuk&#8217; yakıştırması yapmasını, Yayla‘nın dönemin ruhuna uyan hızlı güç merkezli dönüşümünden başka ne açıklayabilir ki?. Zamanında birbirleriyle dayanışan kişiler arasındaki hukuku, devlete ait olan değil, insana ait olan hukuku yok edebilmek toplumsal yarılmayı körükleyen dönemin ruhunun en belirgin özelliği. İnsanlar arasındaki hukukun zedelenmesi ötekileştirme, şiddet, adaletsizliklerin doğallaşmasının da temeli.  Ingeborg Bachmann&#8217;ın Malina&#8217;sında artık klasikleşen vurgusunu hatırlarsak faşizm ilk atılan bomba veya terör eylemiyle değil, iki kişi arasında başlar. Zamanında seninle dayanışan birinin sicilinin &#8216;bozuk&#8217; olduğunu bu kadar rahat ima etmek, iktidarın toplum içinde nasıl da doğalca dolaştığının, benimsendiğinin örneklerinden sadece biri.</p>
<p class="BodyA">Kısaca mesele Atilla Yayla değil.</p>
<p class="BodyA"><strong>Şahitlik ve birlikte eylemek</strong></p>
<p class="BodyA">Madalyonun diğer yanında dönemin ruhuna inat, pusulasını ayrımcılıkla mücadele etmekten yana belirleyenler var. Dünyayı insanlar ve doğa için yaşanılabilir kılmak derdinde olanlar. Barış, güven, eşitlik ve adalet zihniyetinin toplumda içselleştirilmesi için uğraşanlar. Ailesi, eşi, dostu olmasa da insanların yaşadığı ayrımcılıkları ve acıyı görüp bunun değişmesi için mücadele edenler. Ne kadar baskı olursa olsun, ondan korkmak yerine dayanışmaya devam edenler.</p>
<p>Bilirler ki bu dayanışma iktidarın yaratmaya çalıştığı korkuyu yener ve gerçeklerin er geç gün yüzüne çıkmasını sağlar.</p>
<p>İktidarın baskısı, riyakarlığı karşısında gün yüzüne çıkarılan her bir acı, erkek egemen devlet ve mahkemelere karşı kazanılan her bir dava, emek, adalet, bir arada yaşam için hayata geçirilen her bir politika, öteki diye kodlanan grupların kurulan diyalog ortamıyla birbirine attığı her bir adım umut kaynağı olur bu insanlara. Çok romantik gibi duyulabilir ancak, gittikçe sertleşen, iktidarın artık gizlemekten bile çekinmediği neo-liberal, erkek egemen yeni-muhafazakar ortamda bu kazanımlarım her biri dayanışmayı devam ettirmek için adım, umut olur.</p>
<p>Nerden mi biliyorum?</p>
<p>Şu anda adaletsiz bir şekilde gözaltında bulunan insan hakkı savunucusu arkadaşlarım, yoldaşlarımla yaşadığım için biliyorum. Onların yaptıklarına sadece şahit olduğum için değil, yıllardır birlikte binbir zorlukla eylediğimiz için biliyorum.</p>
<p>İnsan hakları için birçok çalışmada bir arada çalıştığım, ağladığım, güldüğüm, kavga edip sarılarak sevindiğim arkadaşlarım Özlem Dalkıran, Nalan Erkem, İdil Eser, Günal Kurşun,  Amargi dergi ve kadın hareketinde birlikte mücadele ettiğim çalışkan İlknur Üstün, daha az tanış olsak da harcadıkları kıymetli emeklerini bildiğim, takip ettiğim Nejat Taştan, Ali Ghavari, Veli Acun, Şeyhmus Özbekli, Peter Steudtner&#8230;</p>
<p>Bu insan hakkı savunucuları sadece 10 kişi değil. Dokunduklarıyla çok daha çoklar. Parlaklar. Umut veriyorlar. İktidar ve yandaşları bunu biliyor. Çünkü, zamanında bugünkü gücüne sahip değilken uğradığı ayrımcılıklarda hak savunucularını bulmuş yanında. Onların nerden nereye nasıl geldiğini hatırlatıyor. Bundan korkuyor. Bastırıyor. Ama, nafile hak savunucularının gücü savundukları gerçek ve adaletten gelir. Ve gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Baskıyla, çamurla sıvanamaz.</p>
<h6><em>Not: Bu yazı ilk olarak <a href="https://www.artigercek.com/gercek-balcikla-sivanmaz" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Artı Gerçek</a>&#8216;te yayınlanmış ve yazarın izniyle Sivil Sayfalar&#8217;a alınmıştır</em></h6>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/14/nil-mutluer-yazdi-gercek-balcikla-sivanmaz/">Nil Mutluer yazdı: Gerçek balçıkla sıvanmaz!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükada&#8217;da Gözaltına Alınan Hak Savunucuları Kimdir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/07/buyukadada-gozaltina-alinan-hak-savunuculari-kimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jul 2017 11:54:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Garawi]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gözaltına Alınan Hak Savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[Günal Kurşun]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Eser]]></category>
		<category><![CDATA[İlknur Üstün]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Gündemi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Koalisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Taştan]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Dalkıran]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Steudtner]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyhmuz Özbekli]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Veli Acu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16553</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan hakları savunucuları İstanbul, Büyükada’da eğitim toplantısında 5 Temmuz&#8217;da gözaltına alındı. Gözaltına alınan 10 kişinin ne zaman, nasıl gözaltına alındığı ve nerede tutulduğu 6 Temmuz saat 14.30&#8217;a kadar açıklanmadı. Yedi gün gözaltı süresi verildi. Bugüne kadar yaptıkları çalışmaları ortada olan hak savunucuları, gözaltına alınmalarının ardından iktidara yakın medya tarafından &#8220;suçlu&#8221;, &#8220;ajan&#8221; ve &#8220;terörist&#8221; olarak gösterildi. Bu nedenle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/07/buyukadada-gozaltina-alinan-hak-savunuculari-kimdir/">Büyükada&#8217;da Gözaltına Alınan Hak Savunucuları Kimdir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hakları savunucuları İstanbul, Büyükada’da eğitim toplantısında 5 Temmuz&#8217;da <a href="http://bianet.org/bianet/insan-haklari/188038-buyukada-da-insan-haklari-savunucularina-gozalti" target="_blank" rel="noopener noreferrer">gözaltına </a>alındı.</p>
<p>Gözaltına alınan 10 kişinin ne zaman, nasıl gözaltına alındığı ve nerede tutulduğu 6 Temmuz saat 14.30&#8217;a kadar açıklanmadı. Yedi gün gözaltı süresi verildi.</p>
<p>Bugüne kadar yaptıkları çalışmaları ortada olan hak savunucuları, gözaltına alınmalarının ardından iktidara yakın medya tarafından &#8220;suçlu&#8221;, &#8220;ajan&#8221; ve &#8220;terörist&#8221; olarak gösterildi.</p>
<p>Bu nedenle nedensiz ve hukuksuz biçimde gözaltına alınan insan hakları savunucularının kim olduklarını kısa biyografileriyle yayınlıyoruz.</p>
<h2>İdil Eser</h2>
<p><img decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82204/490/317" width="490" height="317" /></p>
<p><strong>Uluslararası Af Örgütü</strong> Türkiye Direktörü.</p>
<p>Ortaokul ve Lise eğitimini Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nde tamamladı. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde, yüksek lisansını ise Columbia Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yaptı. Bu iki programın arasında Marmara Üniversitesi&#8217;nde AB Yüksek Lisans Programı&#8217;nın derslerini de tamamladı. Chicago Üniversitesi&#8217;nde Rus Tarihi doktorası yaparken, annesinin rahatsızlanması üzerine Türkiye&#8217;ye döndü. Daha sonra sivil toplum kuruluşlarında çalışmaya başladı.</p>
<p>TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Sınır Tanımayan Doktorlar gibi kuruluşlarda insan haklarının değişik veçheleri üzerinde raporlar yazma, projeler yürütme, strateji ve program geliştirme imkanı buldu. Sivil Toplum-Kamu İşbirliği (SKIP) projesinde ağ oluşturma uzmanı olarak çalıştı. Bilgi Üniversitesi&#8217;nin yürütülen STK Yüksek Lisans Programı&#8217;nın pilot projesi kapsamında sivil toplum kuruluşları çalışanlarına proje bütçesi hazırlama dersleri verdi. Helsinki Yurttaşlar Derneği&#8217;nde (hYd) tekrar çalışmaya başladığında, proje ve stratejik gelişim bölümünde çalışmanın yanısıra, Sınır tanımayan doktorlar (MSF) nezdinde Helsinki Yurttaşlık Derneği (hYd) temsilciliği görevini de üstlendi. 2 Mayıs 2016 tarihinden beri Uluslararası Af Örgütü&#8217;nün Türkiye Direktörü olarak görev yapıyor.</p>
<p>Serbest çevirmen olarak çalışıyor. Daha önce çevirdiği <em>Küresel Kalkınma ve Piyasa Güçleri </em>adlı eser Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Maltepe Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Özlem Dalkıran</h2>
<p><img decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82205/490/344" width="490" height="344" /></p>
<p><strong>Yurttaşlık Derneği</strong> üyesi.</p>
<p>Çevirmen, yazar ve aktivist. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi kurucu üyesi ve Yurttaşlık Derneği (eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği) üyesi.</p>
<p>Özlem Dalkıran uzun yıllar çeşitli örgütlerde insan hakları mücadelesinde bulundu. Uluslararası Af Örgütü Türkiye kolunun kurucu üyesi olan Dalkıran, kurulduğu tarihten itibaren örgütün basın sözcülüğü görevini yerine getirmenin yanı sıra iki dönem de başkanlığını yaptı. 2002’nin sonundan itibaren Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Danışmanlık Kurulu üyeliği görevini yaptı. “Sinema ve İnsan Hakları” adlı bir çalışma yürüttü. Yurttaşlık Derneği (eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği) kurucu üyesi. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi&#8217;nde iki dönem başkanlık yaptı ve basın şefi olarak görev aldı. Helsinki Yurttaşlar Derneği Mülteci Destek Programı koordinatörlüğü yaptı.</p>
<p>bianet eski çalışanı ve <a href="http://bianet.org/yazar/ozlem-dalkiran?sec=biane" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yazarlarından</a>. Hrant Dink Vakfı Ödül Komitesinde uzun yıllar yer aldı, vakfa dışarıdan desteğini sürdürüyor. Serbest çevirmen olarak çalışıyor, çaysız yaşayamıyor.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Kartal Şehit Aslantepe Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>İlknur Üstün</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82206/490/363" width="490" height="363" /></p>
<p><strong>Kadın Koalisyonu </strong>üyesi</p>
<p>Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü&#8217;nü bitirdi. Aynı üniversitenin kadın çalışmaları yüksek lisans bölümüne özel öğrenci olarak devam etti. Çeşitli kadın örgütlenmeleri içinde aktif yer alıyor. Ankara KADER Başkanlığını yaptı; Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Koordinatörlüğünü ve Kadın Koalisyonu Koordinatörlüğünü yürüttü. Toplumsal cinsiyet ve yerel siyaset üzerine çalıştı.</p>
<p>2015&#8217;te yayın hayatına son veren Amargi Derginin editörlerinden biriydi.</p>
<p>Halen Kadın Koalisyonunun yürüttüğü yerel eşitlik izleme çalışmalarında yer alıyor ve yerel yönetimlerin çalışmalarının cinsiyet eşitliği açısından izlenebilmesi için özgün bir model geliştirmek için uğraşıyor.</p>
<p>İlknur Üstün yerel siyaset çalışmalarını ayrıca bianet’te “Yerelden Yerel Seçime, Adaletten Barışa” adlı <a href="http://bianet.org/bianet/siyaset/154407-yerelden-yerel-secime-adaletten-barisa" target="_blank" rel="noopener noreferrer">makalesinde </a>paylaştı.</p>
<p>Kitapları: &#8220;Sıcak Aile Ortamı&#8221;: Demokratikleşme Sürecinde Kadın ve Erkekler (Aksu Bora ile TESEV Yayınları, 2005); Bir de Buradan Bak: Cinsiyet Eşitsizliği Bir &#8220;Kadın Sorunu&#8221; Değil Toplumun Sorunudur&#8221; (S. Sancar, S. Acuner, A. Bora ile, 2006, KADER Yayınları); &#8220;Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Hesaba Katabiliyor muyuz?&#8221; (2011, STGM Yayınları)  &#8220;Boşuna mı Okuduk?&#8221; (Aksu Bora, Necmi Erdoğan, Tanıl Bora ile, 2011, İletişim); Trabzon&#8217;u Anlamak (Yücel Demirer ve Güven Bakırezer editörlüğünde, 2009, İletişim)</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Maltepe Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Nalan Erkem</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82207/490/350" width="490" height="350" /></p>
<p><strong>Yurttaşlık Derneği </strong>üyesi<strong>.</strong></p>
<p>Avukat. 2002 -2004 dönemi İzmir Barosu yönetim kurulu üyesi olarak AB’nin desteklediği &#8220;İşkencenin Önlenmesinde Hukukçuların Rolü&#8221; projesini yürüttü. Rusihak&#8217;ın psikiyatri hastanelerinin ve bakım merkezlerinin insan hakları bakımından izlenmesi projelerini yürüttü. Baro’nun yürüttüğü çocuk cezaevlerindeki şiddetin önlenmesi çalışmaları, İHD’nin İşkenceye Sessiz Kalma projesi, İHOP&#8217;un yürüttüğü kadına karşı şiddetin izlenmesi, yargının izlenmesi, ayrımcılığın izlenmesi projelerinde uzman olarak görev yaptı, bu çalışmalar kapsamında izleme rehberleri hazırlayarak yayınladı.</p>
<p>Nalan Erkem<a href="http://bianet.org/yazar/nalan-erkem?sec=cocuk" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> bianet yazarlarından</a>.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Kartal Şehit Aslantepe Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Günal Kurşun</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82208/490/330" width="490" height="330" /></p>
<p><strong>İnsan Hakları Gündemi Derneği</strong> Yönetim Kurulu üyesi.</p>
<p>Akademisyen, hukukçu. Ceza Hukuku dersleri verdiği Çukurova Üniversitesi&#8217;nden 29 Ekim gecesi yayınlanan 675 sayılı kanun hükmünde kararname ile ihraç edildi. Akademik olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üzerine ilk çalışan akademisyenler arasında yer aldı. Türkiye’nin UCM’ye katılması ve nefret suçları üzerine sivil toplum faaliyetleri yürüttü. Uluslararası Af Örgütü aktivisti ve İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonraTopselvi Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Veli Acu</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82213/490/317" width="490" height="317" /></p>
<p><strong>İnsan Hakları Gündemi Derneği</strong> Yönetim Kurulu’nda sayman.</p>
<p>Aktivist. 1988 yılında Siirt’te doğdu. Gazi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans bölümünü bitirdi. Halen Gaziantep Üniversitesi’nde İngiliz Dil ve Edebiyatı bölümünde öğrenimine devam ediyor.</p>
<p dir="ltr">2009 yılından beri İnsan Hakları Gündemi Derneği yürütme kurulu üyesi. 2010 yılından beri Uluslararası Af Örgütü üyesi olan Acu, insan hakları, milliyetçilik, siyaset teorisi, toplumsal hareketler, liberal düşünce, demokrasi teorileri ve sivil toplum ile akademik olarak ilgileniyor. 2010’dan beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarında profesyonel olarak çalışan Veli Acu, Mayıs 2016’dan beri BM Dünya Gıda Programı’nda Program Ortağı olarak çalışıyor.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Topselvi Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Nejat Taştan</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82209/490/313" width="490" height="313" /></p>
<p><strong>Eşit Haklar İzleme Derneği</strong> Genel Koordinatörü.</p>
<p>Aktivist. 1986’dan bu yana insan hakları savunuculuğu yapıyor.</p>
<p>İnsan Hakları Derneği yönetim kurullarında yer alan Nejat Taştan, 2002-2004&#8217;te İHD&#8217;de genel saymanlık, 2004- 2006 yıllarında genel sekreter yardımcılığı yaptı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Kurucular Kurulu üyesi. İnsan hakları ve ayrımcılık alanlarında çalışan pek çok sivil toplum örgütünün yönetim ve danışma kurullarında yer aldı.</p>
<p>Irk, etnik köken, din ve inanç ayrımcılığı, engelli hakları, barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere birçok hak ve özgürlük alanında çalışıyor.</p>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Eşit Haklar İçin İzleme Derneği (ESHİD) üyesi. Bağımsız Seçim Platformu 12 Haziran 2011 XXIV Dönem Milletvekili Genel Seçimi Gözlem Raporu, Türkiye’de Irk ve Etnik Kökene Dayalı Ayrımcılığın İzlenmesi Raporu, (İstanbul Bilgi Üniversitesi ) ve Türkiye’de Engellilere Yönelik Ayrımcılık ve Hak İhlalleri Raporu’nun (ESHİD Yayınları) hazırlanmasında yer aldı. Bağımsız Seçim İzleme Platformu kapsamında 2011&#8217;den itibaren Türkiye&#8217;de yapılan her seçimin izleme çalışmalarında aktif rol oynadı.</p>
<p>Kurucu üyesi olduğu Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nde 2010 yılından beri genel koordinatörlük görevini sürdürmektedir.</p>
<p>Taştan’ın bianet’te yayınlanmış “<a href="http://m.bianet.org/bianet/siyaset/165132-ysk-dan-sandikta-kurtce-tercuman-karari" target="_blank" rel="noopener noreferrer">YSK’Dan Sandıkta Kürtçe Tercüman Kararı</a>” bir makalesi bulunuyor.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonraPendik Esenyalı Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Şeyhmuz Özbekli</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82210/490/342" width="490" height="342" /></p>
<p>Hak İnisiyatifi temsilcisi.</p>
<p>İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği’ne (MAZLUMDER) Mart 2017’de kayyum atanması ve ardından 24 şubesinden 16’sının kapatılmasının ardından kurulan Hak İnisiyatifi’nin Diyarbakır Şubesi temsilcisi.</p>
<p dir="ltr">1992 Diyarbakır doğumlu. Dicle Hukuk Fakültesinden henüz mezun oldu ve Diyarbakır Barosunda avukatlık stajına devam ediyor.</p>
<p dir="ltr">İnsan Hakları alanında yaklaşık dört yıldır çalışıyor. Hak İnisiyatifi’nde aktif olarak insan hakları savunuculuğuna devam ediyor. Aynı zamanda Diyarbakır Barosunun İnsan Hakları Biriminde çalışıyor.</p>
<p dir="ltr">Özbekli, toplantıya Hak İnisiyatifi adına katkı sunmak ve eğitimin sonuçlarını Hak Inisiyatifi üyeleri ile paylaşmak üzere katılmıştı.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Pendik Esenyalı Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Ali Garawi</h2>
<p>İsveç vatandaşı insan hakları eğitimcisi</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Büyükada Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<h2>Peter Steudtner</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://m.bianet.org/resim/olcekle/82211/490/327" width="490" height="327" /></p>
<p>Almanya vatandaşı insan hakları eğitimcisi.</p>
<p>Barış işçilerini ve insan hakları savunucularını anlaşmazlıkları dönüştürme, şiddete dayalı olmayan eylem, zarar vermeme yaklaşımı ve bütünsel güvenlik eğitimleri vererek destekleme alanında 20 senelik tecrübesi bulunan bir belgesel film yapımcısı ve aktivist.</p>
<p>Bütünsel Güvenlik El Kılavuzu&#8217; nun ortak yazarlarından ve Dijital Bütünlük Bursu süresince gazeteci ve insan hakları savunucularına Kenya, Mozambik ve Angola&#8217;da uzun vadeli eşlik edilmesi şuanki projeleri arasında.</p>
<p>Gözaltına alındıktan sonra Büyükada Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://m.bianet.org/bianet/yasam/188098-buyukada-da-gozaltina-alinan-hak-savunuculari-kimdir" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/07/buyukadada-gozaltina-alinan-hak-savunuculari-kimdir/">Büyükada&#8217;da Gözaltına Alınan Hak Savunucuları Kimdir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAK İnisiyatifi: İnsan Hakları Savunucuları Derhal Serbest Bırakılsın!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/06/hak-inisiyatifi-insan-haklari-savunuculari-derhal-serbest-birakilsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2017 06:44:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[helsinki yurttaşlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Eser]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Koalisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Dalkıran]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16503</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi Türkiye’nin önde gelen insan hakları savunucularının dün gözaltına alınmasına dair bir basın açıklaması yayımladı. HAK İnisiyatif&#8217;inin açıklaması şöyle: İnsan Hakları Savunucuları Derhal Serbest Bırakılsın!  HAK İnisiyatifi&#8217;nin Diyarbakır üyelerinden Şeyhmus Özbekli&#8217;nin de aralarında bulunduğu, Türkiye’deki önde gelen insan hakları kurumlarının yöneticileri ve üyeleri Büyükada’da insan hakları savunucularının korunması programı kapsamında bir eğitim toplantısında iken otele [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/06/hak-inisiyatifi-insan-haklari-savunuculari-derhal-serbest-birakilsin/">HAK İnisiyatifi: İnsan Hakları Savunucuları Derhal Serbest Bırakılsın!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi Türkiye’nin önde gelen insan hakları savunucularının dün gözaltına alınmasına dair bir basın açıklaması yayımladı. HAK İnisiyatif&#8217;inin açıklaması şöyle:</p>
<p><strong>İnsan Hakları Savunucuları Derhal Serbest Bırakılsın! </strong></p>
<p>HAK İnisiyatifi&#8217;nin Diyarbakır üyelerinden Şeyhmus Özbekli&#8217;nin de aralarında bulunduğu, Türkiye’deki önde gelen insan hakları kurumlarının yöneticileri ve üyeleri Büyükada’da insan hakları savunucularının korunması programı kapsamında bir eğitim toplantısında iken otele gelen polis bir ihbar olduğu gerekçesiyle toplantıya katılan insan hakları savunucularını gözaltına almıştır.</p>
<p>Gözaltına alınan insan hakları savunucularının isimleri ve kurumları şu şekildedir: Nalan Erkem ve Özlem Dalkıran (Helsinki Yurttaşlar Derneği), İlknur Üstün (Kadın Koalisyonu), İdil Eser (Uluslararası Af Örgütü), Günal Kurşun (Avukat, İnsan Hakları Gündemi Derneği) ve ve Veli Acu (İnsan Hakları Gündemi Derneği)  , Nejat Taştan (Eşit Haklar İzleme Derneği), Şeyhmus Özbekli (HAK İNİSİYATİFİ) ve moderatör Ali Garawi. Ayrıca üç kişinin daha gözaltında olduğu öğrenilmiş ancak isimlerine ilişkin henüz bilgi edinilememiştir.</p>
<p>Gözaltına alınanların yakınlarına dahi haber verilmezken akşam saatlerinde tesadüfen öğrenilen gözaltı işlemine karşı avukatların da sebebi öğrenme girişimleri cevapsız bırakılmış olup Büyükada’da Polis Merkezi&#8217;nde tutulan insan hakları savunucularının hangi suç isnadı ile gözaltında tutulduğuna ve ne kadar tutulacaklarına ilişkin bilgi paylaşılmamıştır. Ayrıca dosyada kısıtlılık kararı olduğu öğrenilmiştir.</p>
<p>İnsan hakları savunucularının bu kadar keyfi gözaltına alınmalarını, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi&#8217;nin ihlali olarak değerlendiriyor, toplantı hakkına ve insan hakları çalışmalarına bir saldırı olarak nitelendiriyoruz. İnsan hakları savunucularının derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz.</p>
<p>HAK İNİSİYATİFİ</p>
<div dir="auto"></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/06/hak-inisiyatifi-insan-haklari-savunuculari-derhal-serbest-birakilsin/">HAK İnisiyatifi: İnsan Hakları Savunucuları Derhal Serbest Bırakılsın!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Hayır’ın çoğulculuğu ve imkânları…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/28/hayirin-cogulculugu-imkanlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2017 14:29:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Başkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Ağırdır]]></category>
		<category><![CDATA[Evet]]></category>
		<category><![CDATA[Evet Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Fehmi Özer]]></category>
		<category><![CDATA[hayır]]></category>
		<category><![CDATA[hayır cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Medine Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Erkem]]></category>
		<category><![CDATA[nil mutluer]]></category>
		<category><![CDATA[Ohannes Kılıçdağı]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Referandum sonuçlarıyla ilgili farklı toplumsal kesimlerden yapılan değerlendirmeler, KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın “toplumun korkularına, beklentilerine cevap üretecek yeni bir dil, yeni bir hayal, yeni bir ütopya üretmek” olarak formüle ettiği önümüzdeki dönem için ‘hayır’ cephesinin çoğulculuğu ve imkânlarının geniş bir zeminde tartışıldığını ortaya koyuyor. Geçen hafta yapılan referandum sonuçlarıyla ilgili tartışmalar üç zeminde devam [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/28/hayirin-cogulculugu-imkanlari/">‘Hayır’ın çoğulculuğu ve imkânları…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Referandum sonuçlarıyla ilgili farklı toplumsal kesimlerden yapılan değerlendirmeler, KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın “toplumun korkularına, beklentilerine cevap üretecek yeni bir dil, yeni bir hayal, yeni bir ütopya üretmek” olarak formüle ettiği önümüzdeki dönem için ‘hayır’ cephesinin çoğulculuğu ve imkânlarının geniş bir zeminde tartışıldığını ortaya koyuyor.</strong></p>
<p>Geçen hafta yapılan referandum sonuçlarıyla ilgili tartışmalar üç zeminde devam ediyor. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararının oluşturduğu şaibe tartışması, protesto eylemleri ve onların yanı sıra ‘evet’- ‘hayır’ cephelerindeki neden-sonuç analizleri… İki tarafın da analizlerinin başlangıç noktasını referandum sonuçları oluştururken; 2019 seçimlerine yönelik öngörü ve değerlendirmeler de önemli bir yer tutuyor. ‘Evet’ cephesindeki tartışmalar; Ak Parti’nin geleceğiyle ilgili analizlerin yanı sıra; referandum sonuçlarının sorumluluğunu ötekine üzerine atan medya savaşlarıyla devam ediyor. Bu tartışmalar genel itibariyle referandum öncesinde ve referandum sırasında da devam etmişti. ‘Hayır’ cephesinde ise bir yandan elde edilen sonucun başarısı kendi hesabına yazılırken, öte yandan ‘evet’in geçilememiş olmasıyla ilgili kayıp da ötekinin, özellikle de Kürtlerin, üzerine yıkılmaya çalışılıyor. Ama bunun yanında ‘hayırın’ çoğulculuğunu daha etkili ve uzun ömürlü kılmak için de tartışma ve karşılaşmalar sürdürülüyor.</p>
<p>Herkesin ortaklaştığı bir konu var ki, ‘hayır’ cephesi referandum sürecinde epey tepki alan ‘terörist’ yaftalamasıyla ‘Erdoğan veya Ak Parti karşıtlığı’ motivasyonuna indirgenen bir yapıdan oluşmuyor. Bu konuda ortaklaşan gruplar olduğu kadar, kendi içinde kırılganlıkları da olsa, sürdürülebilir bir iletişime aday platformlar da yer buluyor kendine. Dosya için görüşlerini aldığımız bireysel ‘hayırcılar’ kadar; kendi değerlendirmelerini kamuoyuna sunan platformlar bu zeminin sınırlarının genişleyebileceğini ortaya koyuyor. Sonuçlar, yeni seçimler ve iktidarı kazanmak gibi siyasi tartışmaların yanı sıra; yeni dönemde kutuplaşmanın azalması, çoğulcu bir demokratik ortamın inşası, barışın sağlanması ve kalıcı kılınması, emek adaleti, sürdürülebilirlik gibi konular da son bir haftadır farklı toplantı ve mecralarda dile getiriliyor. Mehmet Ali Çalışkan, referandumdan hemen önce kaleme aldığı <a href="https://www.sivilsayfalar.org/referandumdan-sonra-sivil-toplum-kimin-kararlarini-etkileyecek/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">değerlendirmede</a>, karar mekanizması ile birlikte onu etkileme potansiyeli taşıyan yapılarda da bir arınma, homojenleşme ya da etkisizleşme yaşanacağını vurgulayarak; “Toplumsal ve çevresel meselelerin çeşitliliğini, mağduriyetlerin ve mağdurların etnik, sınıfsal, kültürel çoğulluğunu gündeme taşıyan bir sivil toplum faaliyeti için karar mekanizmalarının farklı seslere hassas bir geçirgenliğe ihtiyacı var. Aslında konumuz misyonlarını toplumsal meseleleri keşfetmek ve yaklaşımları ile kararları etkilemeye çalışmak olarak gören STK’ların bundan sonra nasıl bir hayatları olacağı.  Referandumdan çıkacak her tür sonuçta da yeni bir dönem başlayacak. STK’ların karar alma süreçlerini etkilemede bu yeni dönemde nasıl bir yol izleyeceklerini düşünmeleri, tartışmaları gerekiyor” diyerek sivil toplumun yeni dönemde daha etkin bir çaba göstermesinin gerekliliğine işaret ediyordu. Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar da referandum öncesi açıklamasında çoğulculuk ve istişarenin önemini şöyle vurguluyordu<em>: Referandum sonrası meclisteki milletvekili sayısının kaçtan kaça çıktığı değil, o mecliste yumrukların mı yoksa barış dilinin mi konuşulacağı önemlidir. Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı açıktır. Bu anayasa ancak olağanüstü halin ortadan kalktığı ve tüm seslerin duyulduğu bir ortamda yapılırsa tüm Türkiye’nin umudu olacaktır. Referandumdan hangi sonuç çıkarsa çıksın; herkesi, düşmanlık ve güç siyasetinin rağbet gördüğü yoz bir siyasi kültürden, çoğulculuğun ve adaletin hakim olduğu istişare kültürüne doğru bir yol açmaya ve bir arada yaşama imkanlarını inşa etmeye çağırıyoruz</em>.</p>
<p><strong>“Korku Değil Umut”</strong></p>
<p>Bu değerlendirme ve çağrıların ardından yapılan referandum değerlendirilmeleri; gerekli toplumsal çabaların gösterilmesi halinde eski dönemlerdeki karşıtlıkların giderilebileceğini ortaya koyacak bir duruma işaret ediyordu. Emek Adalet Platformu’ndan Mustafa Emin Büyükcoşkun, bu durumun ‘korku değil umut’ ekseninde değerlendirilmesinin gerekliliğini hatırlatarak şunları dile getiriyor: Sandıklardan taşan, iktidarı tedirgin eden ve daha da mühimi inanmışlığıyla ahlaki politik üstünlüğünü ilan eden “hayır” cephesindeki hayrı, başka bir olumsallığa taşımak için gene korku değil umut diyoruz. İradenin iyimserliğini, aklın kötümserliğine galebe çaldırarak, herkesi, bizleri buluşmaya, yan yana gelmeye, birbirimizi daha fazla dinlemeye, korkularımızı yenmeye, umuda yönelmeye davet ediyoruz. Bizleri ayrıştıran dikey kutupları yarmadıkça, “hayırla” “evet” arasındaki fark yaralarımız da kapanmayacak zira. Şimdi de tam da bunun için hayırda buluşmanın, hayırda yarışmanın vaktidir.</p>
<figure id="attachment_14016" aria-describedby="caption-attachment-14016" style="width: 270px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14016" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/Ohannes.jpg" alt="Ohannes Kılıçdağı- Akademisyen" width="270" height="180" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/Ohannes.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/Ohannes-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 270px) 100vw, 270px" /><figcaption id="caption-attachment-14016" class="wp-caption-text">Ohannes Kılıçdağı Akademisyen</figcaption></figure>
<p><strong>Ohannes Kılıçdağı &#8211;</strong><strong>Akademisyen</strong></p>
<p><strong>“</strong>Başkanlık sistemine kategorik olarak karşı olmamakla birlikte, bu değişikliğin, demokrasinin temel şartlarından olan kuvvetler ayrılığını mevcut sistemden daha geri götürdüğü kanaatindeyim. Hızlı karar alma ve uygulama uğruna, birçok denetleme mekanizması devre dışı bırakılmış. Bunların yanı sıra, daha ilkesel boyutta konuşmak gerekirse, yeni düzenleme birçok noktayı cumhurbaşkanı olacak kişinin iyi niyetine bırakmış. Şöyle ki, düzenlemenin imkân tanıdığı birçok sakıncalı uygulamayı cumhurbaşkanının yapmayacağı varsayılmış. Ana güvence bu. Oysa ki, demokrasiler yönetenlerin, hele tek adamların iyi niyeti üzerine bina edilemez. Bilakis yapılması gereken, “İktidar yozlaştırır” şiarını daima hatırlayarak, yönetenlerin yetkilerini denetimsiz bırakmamaktır. Nitekim, anayasa kavramının ve uygulamalarının tarihsel çıkış sebebi tam da yönetenlerin keyfiliğini kısıtlamaktır. Dolayısıyla, mevcut değişikliğin ruhu bu anlayışa zıt olduğu için de “Hayır” dedim.</p>
<p>KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır da sonuçları değerlendirirken, yaşanılan durumun sadece Türkiye’ye özgü olmadığının altını ısrarla çizerek, “İnsanlık bir kriz yaşıyor. Ben bunu “dünyada ara buzul dönem” diye tarif ediyorum. Neden insanlık krizde? Çünkü bizim bildiğimiz politika, sınıf meselesi, sağ-sol ayırımları vs. sanayi toplumunun kalkınma ve modernleşme problemlerine cevap üreten modellerdi, şemalardı. Halbuki bugün aynı zamanda insanların önünde küreselleşme ve demokratikleşme diye başka bir mesele var. Batı, sanayileşmenin ürettiği sorunları çözdüğü, hukuku, kurumlarını vs. oturttuğu için biraz daha kolay göğüslüyor bu problemleri” şeklinde değerlendiriyor. Türkiye’nin batının aksine hem sanayi hem de bilgi toplumunun sorunlarını aynı anda yaşadığını belirten Ağırdır, gündelik hayatına uygun siyasetleri ve hukukunun üretememiş olmamızın sorunları daha da ağırlaştırdığını vurguluyor.</p>
<h4><strong> </strong><strong>“Oyunu Kimliklerin Dışında Tasarlamak”</strong></h4>
<figure id="attachment_14017" aria-describedby="caption-attachment-14017" style="width: 258px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-14017" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/bekir.jpg" alt="" width="258" height="196" /><figcaption id="caption-attachment-14017" class="wp-caption-text">KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır</figcaption></figure>
<p>Ulus devlet ve merkezileşmenin bu sorunları çözmekte yetersiz kaldığını da vurgulayan Ağırdır, “Göç, çevre problemi, Kürt meselesi, adaletsizlikler, bunlara ulus devlet modeli içinden cevap üretilemiyor. Bugün Türkiye’de internete erişimin yüzde 80’lere geldiği, kırlarda bile yüzde 50 internet erişimi olduğu, sadece cep telefonunun bütün nüfusu aşan sayıda olduğu bir ülkede bildiğimiz eski usullerle iş yapma imkânı yoktur. Dolayısıyla olup bitenleri yalnızca bir liderin otoriter eğilimlerinden açıklayamayız. Önümüzde daha büyük bir mesele var. İçinde bulunduğumuz sert dönemin devam edeceğini göz önünde bulundurduğumuzda, ‘korkuların değil arzuların öne çıktığı’ daha demokratik bir ortak yaşamı nasıl sağlayabiliriz?” sorusu üzerinde düşünmenin önemine işaret ediyor. Bekir Ağırdır’ın ‘yeni bir ütopya oluşturmak’ olarak açıkladığı referandum sonrası dönem için vurguladığı yol haritası; kendi deyimiyle ‘oyunu kimliklerin dışında bir yerden tasarlamak’… Ağırdır, bunun için yüzde 51 ‘evet’ oyunun dahil olduğu bir yerden başlamak gerektiğini belirterek, “Başından beri referandum sürecinin bana umut veren kısmı şudur; birincisi, önce başarabiliriz umuduna yaslanmak. İki, gerçekten başarmak için öbür tarafın meramını da anlamaya çalışmak ve buradan yeni heyecanlar üretmek. Bu umudumu diri tutan şey, ilk kez “hayır” diye çabalayan insanların, kümelerin, grupların çoğu anonim, çoğu isimsiz birçok insanın ilk defa geleneksel particilik dışında, parti kimliklerinin dışından bir yerden düşünme, anlama, birbirini dinlemeye çalışma çabalarıydı. Hala da umutlu kılan şey o. Yani öbür tarafı anlayalım, öbür tarafa yanlış gelecek cümle kurmayalım! Bu çaba bile çok değerli&#8221; değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>Nalan Erkem/İnsan hakları savunucusu</strong></p>
<figure id="attachment_14018" aria-describedby="caption-attachment-14018" style="width: 132px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14018" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/nalan-foto.jpg" alt="" width="132" height="165" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/nalan-foto.jpg 767w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/nalan-foto-640x801.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/nalan-foto-610x763.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/nalan-foto-320x401.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 132px) 100vw, 132px" /><figcaption id="caption-attachment-14018" class="wp-caption-text">Nalan Erkem-İnsan hakları savunucusu</figcaption></figure>
<p>Bir hukukçu olarak öncelikle Anayasa Mahkemesi üyeleri ile Hakimler ve Savcılar Kurulunun üyelerinin çoğunluğunu seçme yetkisinin partili cumhurbaşkanına yani bir parti ve onun başkanına vererek yargı bağımsızlığını tümüyle ortadan kaldıracağı için “hayır” diyorum. Bağımsız ve tarafsız yargının, hukuk güvencesinin olmadığı yerde hiç kimse güvende olmayacaktır ki zaten bugün yargının içinde bulunduğu durum önümüzdeki sürecin provası mahiyetindedir. Anayasa değişikliği, daha bir çok sakıncasının yanı sıra TBMM’nin yetkilerini elinden alarak işlevsizleştirdiği, neredeyse  partili cumhurbaşkanının beğenmediği hiçbir yasayı çıkaramaz hale getirildiği, cumhurbaşkanına  meclisi devre dışı bırakarak tek başına çıkaracağı  kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdiği ve bu geniş yetkilere sahip tek kişiyi denetleyecek hiçbir etkin  mekanizma ya da yargı yoluna  bu  yeni sistemde yer verilmediği için “hayır” diyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_14019" aria-describedby="caption-attachment-14019" style="width: 183px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-14019" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/buket.jpg" alt="" width="183" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14019" class="wp-caption-text">Buket Türkmen-Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi</figcaption></figure>
<p>Bekir Ağırdır’ın ‘yeni bir dil ve ütopya’ olarak formüle ettiği toplumsallıklar üzerinde düşünenler içinde, iki kadın akademisyenin değerlendirmeleri önemliydi. Buket Türkmen ve Nil Mutluer bir yandan “hayırın” içindeki ‘kadın’ vurgusuna dikkat çekerken bir yandan da yeni bir dönemin oluşma şartlarının Kürtlerin karşıtlığında buluşulmaması ve “hayırın” çoğulculuğunun kalıcı kılınmasının önemine işaret ediyorlardı. Referandum sonuçlarında İzmir-Diyarbakır fay hattının farklı saiklerle inşa edildiğini belirten Buket Türkmen, “Doğaldır ki aktörlerin farklı hafızaları bugün inşalarını da farklılaştırıyor. Yine de nereye kadar bu farklılıklar aşılmaz? Bu aşılamaz diye bakılan uçurumların yeniden pişirilmesinde nereye kadar iktidarın payı var? Bu bir tuzak gibi geliyor insana, sandıktan çıkan “hayır” oylarının coğrafi dağılımına bakınca. Bu farklı saikleri birbiriyle konuşturacak yeni bir “hayır”&#8221; hattının kotarılmasına, sertleş-tiril-miş söylemlerden uzak, minimum ortak paydaların altının çizildiği yeni bir muhalefet hattının inşasına ivedilikle ihtiyacımız var. Sandık ne mi söylüyor? Sandık en fazla bunu söylüyor, siyasal ve kamusal sahnedeki kutuplaşmacı söylemlere inat” yorumunda bulunuyordu.</p>
<h4><strong>“Yeni ‘hayırlı’ Siyaset”</strong></h4>
<figure id="attachment_14020" aria-describedby="caption-attachment-14020" style="width: 208px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14020" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/nil.jpg" alt="" width="208" height="125" /><figcaption id="caption-attachment-14020" class="wp-caption-text">Nil Mutluer</figcaption></figure>
<p>Nil Mutluer ise, “hayır” bloğu bileşenlerinin milliyetçi-laik kanadının yaşanan oy kaybı için Kürtleri sorgulamaktan vazgeçmesi ve bunun yerine gerektiğini yıllardır hiç ulaşamadıkları Anadolu&#8217;ya ve ötekileştirilen kesimlere ulaşmak için atılacak adımları düşünmek olduğunu belirterek, “Kürtlerin hakikatinin üstünü örterek veya Müslümanları dışlayıcı siyaset yaparak bunun olmayacağı açık. Esasında atılacak adımların ne olabileceğini ve çoğulcu, özgür ve demokrat bir siyasetin nasıl örülebileceğinin cevabı da gene “hayır” bloğunun demokrat ve özgürlükçü bileşenlerinde mevcut. Yüzyıllardır süregelen kutuplaşmayı aşmak kolay değil, ancak eğer taraflar ötekileştirme yerine birbirini dinleme, anlama ve birlikte siyaset örme yoluna girerse &#8216;yeni hayırlı&#8217; bir siyasetin de adımını atmış olurlar. Yoksa, bu hareket de Türkiye siyasetinin benzer gerçekleşemeyen yenileşme heyecanlarından biri olarak tarihteki yerini alır” uyarısında bulunuyor.</p>
<h4><strong>Avukat Hasan Fehmi Özer: Millet darbeyi ve tankları nasıl durdurduysa Ak Parti’yi de durdurabileceğini açıkça göstermiştir.</strong></h4>
<p>2010 referandumunda 12 Eylül Anayasası özgürlükler lehine değiştirildiği için ‘evet’ oyu vermiştim. 16 Nisan’da özgürlükler lehine bir kazanım görmediğim için ‘hayır’ verdim. Referandumda, “hayır” oyu, 15 Temmuz darbe girişimini desteklemek üzerinden nitelendirildi. Buna da çok tepki gösterdim. 15 Temmuz&#8217;da daha çağrı gelmeden çok önce meydandaydım. 16 Nisan’da verilen “hayır” oylarıyla hükümeti yaptığı hukuksuzluklar ve OHAL rejimi uygulamaları sebebiyle ciddi şekilde uyardığımızı düşünüyorum. Millet darbeyi ve tankları nasıl durdurduysa Ak Parti’yi de durdurabileceğini açıkça göstermiştir.</p>
<p>Referandum sürecinde önemli bir kazanım olarak ortaya çıkan Hak ve Adalet Platformu da sonuçlarla ilgili yaptığı açıklamada sonuçların herkese tarihi sorumluluklar yüklediği belirtilerek, “Sürecin en büyük katkısı olan sivil toplumun siyasete müdahil olma avantajı her kesimin kendi rengi ile çalışıp ortak bir noktada buluşmasını sağlayabilir. Hak ve Adalet Platformu olarak bizler de “Medine Sözleşmesi” ışığında bu birlik ve beraberliğe katkı sağlamayı, kendilerinden emin olunanlar olmayı esas alarak bu sonuca katkı sağlayacağız. Hak ve Adalet Platformu toplumun dini duygularının iktidarların çıkarları için kullanılmasına esastan karşı duracak, kimlik odaklı değil bireysel özgürlüğü önceleyen, değer odaklı paydaşlıklara önem verecektir” değerlendirilmesinde bulunuyor. Referandum sonuçlarıyla ilgili farklı toplumsal kesimlerden yapılan değerlendirmeler, KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın “toplumun korkularına, beklentilerine cevap üretecek yeni bir dil, yeni bir hayal, yeni bir ütopya üretmek” olarak formüle ettiği önümüzdeki dönem için “hayır” cephesinin çoğulculuğu ve imkânlarının geniş bir zeminde tartışıldığını ortaya koyuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/28/hayirin-cogulculugu-imkanlari/">‘Hayır’ın çoğulculuğu ve imkânları…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
