<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nafaka hakkı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/nafaka-hakki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nafaka-hakki/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Feb 2022 09:07:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>nafaka hakkı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/nafaka-hakki/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Tartışılması Gereken Nafaka Değil, Derinleşen Kadın Yoksulluğu&#8217; </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/10/tartisilmasi-gereken-nafaka-degil-derinlesen-kadin-yoksullugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2022 09:07:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlandırılmış boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler, gündemdeki 'hızlandırılımış boşanma' ve nafaka tartışmalarına dair basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, "asıl sorun kadın yoksulluğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik haklarına erişememesi iken kadınların nafaka hakkına dokunmayın!" deniliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/10/tartisilmasi-gereken-nafaka-degil-derinlesen-kadin-yoksullugu/">&#8216;Tartışılması Gereken Nafaka Değil, Derinleşen Kadın Yoksulluğu&#8217; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler&#8221; ismiyle bir araya gelen kadın örgütleri &#8220;Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Karşı Bir İktidarın Boşanma ve Nafaka Konularındaki Düzenlemeleri Kadınların Lehine Olamaz!&#8221; başlıklı bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, Adalet Bakanlığı&#8217;nın gündemindeki düzenlemenin &#8220;boşanma davalarının hızlandırılması&#8221; adı altında nafaka, velayet, tazminat konularının boşanma sonrasına bırakıldığı kaydediliyor. Söz konusu düzenleme ile kadınların haklarını temin etmeden boşanmaların hızlandırılmasının amaçlandığı belirtilen açıklamada, kadınların hakları temin edilmeden boşanmaların sonuçlandırılamayacağı vurgulanıyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Kadınların Hakları Temin Edilmeden Boşanmalar Sonuçlandırılamaz!&#8217;</strong></h5>
<p>&#8220;Türkiye’de boşanma davalarının diğer tüm davalar gibi uzun sürmesi tarafların, özellikle de kadınların haklarına kavuşması bakımından büyük bir sorun. Boşanma davalarının uzun sürmesinin önüne geçilmek isteniyorsa, öncelikle yargıda buna sebebiyet veren idari ve teknik sorunların kaynağı tespit edilmeli ve açıklanacak veriler üzerinden çözümleri üretilmeli.&#8221; denilen açıklamada, iktidar tarafından önerilen ve Adalet Bakanlığı tarafından önerilen yöntemin kadınlar ve çocuklar için birçok hak kaybının önünü açacağı; düzenlemenin hayata geçmesi durumunda özellikle kadınların boşanmalarının önünü büyük oranda tıkayacağı vurgulanıyor:</p>
<p>&#8220;Zira Türkiye’de boşanmış kadın olmanın zorluğu, kadın istihdamının, kadınların mal varlığının ve gelirlerinin düşüklüğü ve giderek artan kadın yoksulluğu ortada iken nafaka, velayet, tazminat gibi talepler karara bağlanmadan boşanmak kadınlar için büyük bir belirsizlik ve güvencesizlik demek.&#8221;</p>
<p>Açıklamada dikkat çekilen bir diğer husus,  önerilen &#8220;hızlandırılmış boşanma&#8221; sonrası diğer konuların karara bağlanması için zorunlu arabuluculuğa başvurulması durumunda, kadın ve erkek arasındaki eşitsiz güç dengelerinin kadınları tekrar şiddete açık hale getireceği, manipülasyon, baskı ve telkin riski ile karşı karşıya bırakacağı; bunun da kadınların haklarından feragat etmesi riskini taşıdığı.</p>
<p>&#8220;Boşanma davalarının çoğunluğu erkek şiddeti sebebiyle açılıyorken yapılması gereken, boşanma ve boşanmaya bağlı sonuçların birlikte değerlendirileceği şekilde yargılamanın hızlandırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasıdır.&#8221;</p>
<h5><strong>Tartışılması Gereken Asıl Sorun: Derinleşen Kadın Yoksulluğu </strong></h5>
<p>Basın açıklamasında özetle, tartışılması gereken asıl sorunun kadın yoksulluğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik haklarına erişememek olduğu hatırlatılıyor ve &#8220;kadınların nafaka hakkına dokunmayın!&#8221; deniliyor:</p>
<p>&#8220;Nafaka meselesinde esas tartışılması gereken, gerek baroların gerekse bağımsız kadın örgütlerinin araştırmalarında ortaya koyduğu üzere giderek derinleşen kadın yoksulluğudur. Kadınların boşanma sonucu yoksullaşacağı apaçıkken yoksulluk nafakası bağlamaktan imtina eden hakimlerin tutumlarıdır. Erkeklerin nafaka ödememek için binbir oyunla gelirlerini saklamalarıdır.&#8221;</p>
<blockquote><p>Devletin görevi, nafakayı sınırlandırarak kadınların haklarını gasp etmek değil.</p></blockquote>
<p>Önerilen düzenlemede nafakayı devletin ödemesinin öngörülmesi konusunda da şu tespitlere yer veriliyor:</p>
<p>&#8220;Devletin nafaka ödemesini önermek, nafaka yükümlülüğünü kadınları evlilik içinde yıllarca şiddet sarmalıyla çevreleyen, kadınların eğitim ve istihdama katılımını engelleyen, ev içi ve bakım emeğini görünmez hale getirerek kadınları yoksullaştıran erkeklerin üzerinden almak anlamına gelmektedir.</p>
<p>Devletin görevi, nafakayı sınırlandırarak kadınların haklarını gasp etmek değil, kadınların işgücü piyasasına katılabilmeleri için kamu hizmeti olarak ücretsiz, çalışma saatleri ile uyumlu, nitelikli ve erişilebilir bakımevleri ve kreşleri açmak, kadınların eğitime katılmaları önündeki engelleri kaldırmaktır.&#8221;</p>
<blockquote><p>Kamu kaynakları toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderecek şekilde kullanılsın.</p></blockquote>
<p>Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler tarafından yapılan açıklamanın sonunda, nafaka hakkı sorununa çözüm olarak; kamu kaynaklarının toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderecek, kadınların ev ve aile içindeki konumlarını güçlendirerek onların evliliğe, aileye, erkek şiddetine mahkum olmamalarının önünü açacak şekilde kullanılması talep ediliyor.</p>
<p>Ayrıca, kamu kaynaklarının ücretli ve güvenceli işlere kadınların katılımlarını kolaylaştırarak ekonomik bağımsızlıklarını kazandıracak ve erkeklerle eşit ve nitelikli bir eğitim alabilmelerini sağlayacak politikalara ayrılması, ve eşitsizliklerin giderilerek olanak ve hakların genişletilmesi için önlemler alınması isteniyor.</p>
<p>Basın açıklamasının tümüne <a href="https://kadinininsanhaklari.org/wp-content/uploads/2022/02/Bos%CC%A7anma-ve-nafaka-du%CC%88zenlemelerine-dair.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/10/tartisilmasi-gereken-nafaka-degil-derinlesen-kadin-yoksullugu/">&#8216;Tartışılması Gereken Nafaka Değil, Derinleşen Kadın Yoksulluğu&#8217; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İstismarın Affı Olmaz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/07/istismarin-affi-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jan 2020 08:02:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Nafaka Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşim Erkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nafaka Hakkı ve TCK 103 Kadın Platformu’nun çağrısıyla 197 kadın örgütü Türkiye’nin birçok ilinde çocuk istismarı affını kapsayan tasarıya karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. İstanbul’da da 197 kurumun imzasıyla Taksim Limonlu Bahçe’de düzenlenen basın açıklamasında tasarının çocuk istismarı suçu faillerine cesaret vereceği ve suçu teşvik edeceği vurgulandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/07/istismarin-affi-olmaz/">“İstismarın Affı Olmaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Ocak ayında Meclis’te görüşülmesi planlanan ikinci yargı paketinin başlıklarından biri çocuk yaşta evlilikleri af kapsamına alan düzenlenmeyi de içeriyor. Tasarıda, çocukların cinsel istismar failleri ile evlendirilmesi halinde faile af öngörülüyor ve çocuk ile fail arasındaki yaş farkı 10’un üzerinde ise verilen cezanın ertelenmesi söz konusu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstismar affının geri çekilmesi için çağrıda bulunan kadınlar Türkiye’nin birçok ilinde basın açıklaması düzenledi. </span></p>
<p><b>“Bu Af Çocuk İstismarını Meşrulaştıracak”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nafaka Hakkı ve TCK 103 Kadın Platformu adına basın metnini okuyan Yeşim Erkan,&#8221;İ</span><span style="font-weight: 400;">ktidarın, küçük yaştaki kız çocuklarıyla evlenen erkeklerin istismar suçundan affedilmesine yönelik bir tasarı hazırladığıyla ilgili haberler bir süredir basına yansımaktadır. Son çıkan haberlere göre AK Parti tarafından 15 yaş farkının bir kriter olarak benimsenmiş olduğu ve çocuk istismarını meşrulaştıracak bu affın bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra, Ocak 2020 gibi meclise getirileceği söylenmekte. AK Parti 2016 yılından beri sistematik olarak çocuk yaşta, zorla ve erken evlendirmelerin önünü açacak, çocuk istismarını meşrulaştıracak bu af da dahil, birtakım yasa değişiklikleri ve uygulamaları gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu çerçevede, kadın örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen 2016 yılında Torba Kanun ile çocukların cinsel istismarına ilişkin cezayı düzenleyen TCK 103. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına 12 yaş ayrımı getirilmiş, 12 yaş altındaki cinsel istismar suçlarına ağırlaştırılmış cezalar getirilmiş, 12 yaş sınırının neye göre belirlendiği ise kamuoyuyla paylaşılmamıştır.” dedi.</span></p>
<p><b>“Suçu Teşvik Edeceğini Öngörüyoruz”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Getirilmek istenen affın, 15 yaş altı kız çocuklarına karşı işlenen cinsel istismar suçundan hüküm giyen failleri de kapsayacağını belirten Erkan, &#8221;Yani 12 yaşında bir kız çocuğunun 27 yaşındaki bir erkek ile evlendirilmesi durumunda cezasızlık yoluna gidilmek istenmektedir. Bu cezasızlığın çocuk istismarı suçu faillerine cesaret vereceği ve bu suçu teşvik edeceğini öngörüyoruz. Nitekim, Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi kendisinden 9 yaş küçük olan 12 yaşındaki kuzenini evlilik görüntüsü altında istismar eden ve olay gerçekleştiği zamanda, “kız çocuğunun yaşını bilmediğini” savunan faili beraat ettirmiş ve Yargıtay da oy çokluğuyla bu kararı onamıştır. “Geleneksel değer yargıları, birlikteliklerin sorunsuz devam etmesi, mağdurun şikayetçi olmaması, ceza verilmesi halinde aile yapısının zarar göreceği” gibi gerekçelerle verilen bu karar, 15 yaş altındaki çocukların cinsel istismarının meşrulaştırılmasının alt yapısının sağlanmaya çalışıldığını göstermektedir.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Failleri Değil, Çocukları Koruyun”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıklamada af ile 2005 yılında kanundan çıkarılan, “tecavüzcü ile evlilik durumunda cezasızlık sağlayan” maddenin geri getirilmeye çalışıldığını göstermek olduğunu belirten Erkan, “İstismar suçunu evlenme koşullu bir düzenleme ile aklamak çocukların tekrarla istismara maruz  bırakılması ve şiddet dolu hayatlara mahkûm edilmesi anlamına gelmektedir. AK Parti’nin “Affı bir defaya mahsus yapacağız” açıklaması, “Bir kereden bir şey olmaz” zihniyetinin devam  ettiğini göstermektedir. Bu düzenlemeyi yapma gerekçesi olarak, küçük yaşta istismar edilmiş ve evlendirilmiş kız çocuklarının, suç olan bu eylemi gerçekleştiren erkeklerin hapse girmesi sonucunda çocuklarıyla birlikte ortada kalmaları ve mağdur olmaları gösterilmektedir. Çocukları korumakla yükümlü devletin veri dahi paylaşmadan böyle bir gerekçeyle çocukların cinsel istismarını meşrulaştırmaya çalışmasını akıl ve vicdan dışı buluyoruz. İktidara tekrar  sesleniyoruz, amaç gerçekten kız çocuklarını korumak ve mağdur olmalarını engellemekse  neler yapılabileceğini kadın ve çocuk örgütleri yıllardır haykırmakta! Faillerin değil, çocukların  mağduriyetlerini öncelemek ve dahası önlemek elinizde! İstismarcıları affetmek yerine  çocukları koruyacak önlemleri hayata geçirin!” diyerek noktaladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıya katılan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, tasarının henüz Meclis’e gelmediği bilgisini paylaştı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/07/istismarin-affi-olmaz/">“İstismarın Affı Olmaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortalaması 370 Lira Olan Nafakanın Yüzde 50&#8217;si Ödenmiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/01/ortalamasi-370-lira-olan-nafakanin-yuzde-50si-odenmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 10:14:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Dayanışma Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın dayanışma vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Dayanışma Vakfı, nafaka tartışmalarına katkı yapacak "Yoksulluk Nafakası Araştırması" raporundaki verileri düzenlediği bir toplantıyla milletvekilleri, kamu temsilcileri ve kadın örgütlerine aktardı. Yakın zamanda yayınlanacak olan rapora göre, kadınların yüzde 50'ine mahkeme kararıyla almaya hak kazandıkları ve ortalamasının 370 lira olduğu nafaka tutarı ödenmiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/01/ortalamasi-370-lira-olan-nafakanin-yuzde-50si-odenmiyor/">Ortalaması 370 Lira Olan Nafakanın Yüzde 50&#8217;si Ödenmiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Dayanışma Vakfı araştırma ile yoksulluk nafakası konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olup olmadığı, uygulamada karşılaşılan sorunların neler olduğunun ve nafaka talepli davalarda kadına yönelik şiddetin de incelendiğini belirtti.</p>
<p>11 şehir ve 15 yıllık bir araştırma neticesinde 140 nafaka/boşanma dava dosyası incelenirken boşanma ve nafaka davaları ile cinsiyete dayalı şiddet arasında önemli bir ilişki tespit edildi. Dosyaların yüzde 82,9&#8217;unda kadına yönelik şiddet iddiası mevcut. Şiddet gördüğü için boşanma davası açan kadınlar eşlerinden bir an önce boşanmak, can güvenliklerini sağlamak ve tehditlerden sakınabilmek için nafaka istemiyor, nafaka taleplerini geri çekiyor, maddi ve manevi tazminat taleplerinde de bulunmuyor.</p>
<p>Nafaka tutarlarının asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı gibi genel ekonomik veriler çerçevesinde ele alındığında sanıldığından çok daha düşük olduğunun altının çizildiği raporda, nafaka ödemeyen kesimin yüzde 40’ının gerekçe olarak “Ödemek istemiyorum” dediği belirtiliyor. Hükmedilen nafakanın %66,4’ü 0-500 TL arasında olup ortalaması 262 TL iken mahkemelerce verilen tüm nafaka miktarlarının ortalaması sadece 370 TL.</p>
<p>Araştırmada tespit edilen en önemli sorun nafakaların ödenmemesi. İncelenen dosyalarda, hükmedilen nafakaların yalnızca %20,7’sinin ödendiği, söz konusu nafakaların %0,7’sinin kısmen ödendiği; %50,7’sinin ise hiç ödenmediği görüldü.</p>
<p>İncelenen dosyaların avukatları, son dönem dosyalarında nafaka yükümlülerinin yoksulluk nafakasında yeni düzenleme yapılması beklentisiyle nafaka ödemelerini yapmaktan imtina ettiklerini, yeni nafaka düzenlemesini bir nevi &#8220;nafaka borcu affı&#8221; olarak algıladıklarını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/01/ortalamasi-370-lira-olan-nafakanin-yuzde-50si-odenmiyor/">Ortalaması 370 Lira Olan Nafakanın Yüzde 50&#8217;si Ödenmiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
