<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mülteci hakları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/multeci-haklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/multeci-haklari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Nov 2021 11:32:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>mülteci hakları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/multeci-haklari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Vatandaş ve Mülteci Ayrımı Olmaksızın İfade Özgürlüğüne Erişim Hakkı Olmalıdır&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/09/vatandas-ve-multeci-ayrimi-olmaksizin-ifade-ozgurlugune-erisim-hakki-olmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2021 11:32:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Göç Araştırmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Göç Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sığınmacılar ve Mültecilerle Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[geri gönderme]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medya ve Göç Derneği Koordinatörü Dilan Taşdemir, Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der) Genel Koordinatörü Pırıl Erçoban ve Göç Araştırmaları Derneği (GAR) kurucularından Polat Alpman ile haklarında sınırdışı kararı verileceği açıklanan mültecileri ve sivil toplumun yapması gerekenleri konuştuk. Dilan Taşdemir, vatandaş ve mülteci ayrımı olmaksızın herkesin ifade özgürlüğüne erişim hakkı olması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/09/vatandas-ve-multeci-ayrimi-olmaksizin-ifade-ozgurlugune-erisim-hakki-olmalidir/">&#8216;Vatandaş ve Mülteci Ayrımı Olmaksızın İfade Özgürlüğüne Erişim Hakkı Olmalıdır&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir </span><span style="font-weight: 400;">Youtube kanalında yayınlanan sokak röportajında, Türkiye vatandaşının Suriyeli gence </span><b>“Ben muz yiyemiyorum, siz kilolarca muz alıyorsunuz” </b><span style="font-weight: 400;">demesi sosyal medyada gündem olmuştu.</span><span style="font-weight: 400;"> Bu sözler üzerine mültecilerden tepki olarak video paylaşımları yapıldı. Göç İdaresi Başkanlığı bu videoları paylaşan kişileri &#8220;provakatör&#8221; olarak tanımlayıp yedi kişi hakkında sınır dışı kararı verileceğini açıkladı. 11 kişinin göz altına alındığı ve video paylaşımında bulunan 31 kişinin kimliklerinin belirlendiği haberleri üzerine birçok sivil toplum örgütünün imzacı olduğu ortak bir açıklama yapıldı. İmzacı sivil toplum örgütlerinden Medya ve Göç Derneği Koordinatörü Dilan Taşdemir, Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der) Genel Koordinatörü Pırıl Erçoban ve Göç Araştırmaları Derneği (GAR) kurucularından Polat Alpman ile konuştuk.</span></p>
<h5><strong>&#8216;Mültecilerden Tepki Geleceğini Bekliyorduk.&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Durumun endişe verici olduğunu, uluslararası sözleşmeler ve Türkiye yasalarıyla korunmuş kişilerin ifade özgürlüğü konusu ve geri göndermeme ilkesine değinen Dilan Taşdemir, bu ilkenin kapsamının “kimse geri gönderilemez” üzerinden kurgulanmamakta olduğunu söyledi. Bunun bir mesaj olduğunu düşünen Taşdemir, bu sürecin bugün başlamadığını; ekonomik krizin kaynağı olduklarının söylenmesi, demografik yapının bozulması, suçla ilişkilendirilme gibi konularda gerçeğe uymayan sebeplerle mültecilerin sürekli hedef gösterildiğine değindi. Bunların sonucunda bu tip toplumsal kaoslar yaşanmasının beklenen sonuç olduğunu belirten Taşdemir, mültecilerden tepki geleceğini beklediklerini söyledi: &#8221;Bu videolar şu açıdan önemli; mülteciler ilk defa kitlesel bir tepki verdi, bunun karşılığında da &#8216;herhangi bir muhalif bir tutum sergilerseniz, varlığınızı savunacak bir şey yaparsanız sizi sınır dışı ederiz&#8217; mesajı verilmiş oldu. Bu, kişilerin ifade özgürlükleri için bir tehditken öte yandan mültecilerin içinde bulundukları durumlara dair herhangi bir savunuculuk ve seslerini çıkaramayacaklarını gösteren bir hamle. Onun dışında bir mültecinin en ağır şekilde cezalandırılacağı şey,  zulüm altında olduğu için ayrıldığı ülkesine geri gönderilmesi veya bununla tehdit edilmesi; bu da ciddi anlamda endişe verici bir şey.&#8221;</span></p>
<h5><strong>&#8216;Şaka mı? Bir Akıl Tutulması mı Yaşıyoruz?&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8221;Kendi açımdan, bu haberleri öncelikle şaşkınlıkla, hele ki gözaltılar ve sınır dışı kararları ile ilgili haberleri önce &#8216;şaka mı? Bir akıl tutulması mı yaşıyoruz?&#8217; diye izlediğimi söyleyebilirim açıklamalarında bulunan Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der) Genel Koordinatörü Pırıl Erçoban, şaka olmadığını anlayınca ayrımcılığın, dışlamanın, mülteci korumasının ve hukuk ihlalinin geldiği nokta itibari ile üzüldüğünü ve endişesinin arttığını söyledi: &#8221;Trajikomik bir durumun ortasındayız, insanlar muz yeme videoları paylaştıkları için haklarında soruşturma açılıyor ve sınır dışı kararı veriliyor; şu anda hala sınır dışı edilmedilerse geri gönderme merkezlerinde özgürlüklerinden mahrum edilmiş şekilde alıkonuyorlar.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erçoban, &#8221;Düşünün ki, savaştan zulümden kaçıp size sığınan insanlar, sürekli &#8216;istenmiyorsunuz, sevilmiyorsunuz, defolun gidin&#8217; mesajlarının, bakışlarının, uygulamaların altında yaşamak durumunda kalıyorlar; yedikleri-yemedikleri, söyledikleri-söylemedikleri, çalıştıkları-çalışmadıkları için sürekli siyasi çevrelerin, basının, sosyal medyanın hedefi haline getiriliyor ve her gün böyle bir dışlanma ile yaşamlarını sürdürmek durumunda kalıyorlar.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Geçicilik&#8217; üzerine kurulu bir statüde ülkede yıllar, hatta bir ömür geçirmiş olsalar bile, her an sınır dışı edilmek korkusu yaşadıklarının altını çizen Erçoban, herhangi bir eleştiride, bir şikayette, bir serzenişte bulunma haklarının da olmadığını söyledi. Erçoban, böylesi mesajların her an, her taraftan geldiği bir ortamda yaşayan insanların, hele ki çocukların psikolojisini, insan onuruna verdiği zararı düşünmek zorunda olduğumuzu ve sahadaki izlenimlerinden çok ciddi ihlaller, ayrımcılık ve nefret suçuna varan söylem, davranışlar karşısında bile, mültecilerin şikayet etmekten çekindiklerini gösterdiğini ekledi. Erçoban buna örnek olarak, haftalarca, aylarca çalışıp, ücretini alamayan pek çok kişi olduğunu ancak şikayetçi olmak istemediklerini gösteriyor. Veya iş kazası sonrası sakat kalanlar, hayatını kaybedenlerin ailelerinin şikayetçi olmadıklarını, haklarını aramadıklarını; çünkü, çalışma izni olmadan çalışmaktan dolayı sınır dışı edilmekten korktuklarını söyledi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Hukuki açıdan bakarsak, Anayasa’nın 25 ve 26. Maddeleri, Türkiye’nin taraf olduğu BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 19. Maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 10. Maddesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. Maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlalidir. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tepki videolarının kin ve nefret içermediği, kamu düzenini bozmaya yönelik bir eylem olmadığı halde, suç yaratılmakta olduğunu söyleyen, Erçoban, &#8220;19 Sivil toplum kuruluşunun imzaladığı açıklamada ifade edildiği gibi, eğer ortada bir suç olduğu düşünülüyorsa, bu olayda olduğu gibi her fırsatta kin ve nefretle mültecileri hedef alan paylaşımlar, açıklamalar, TCK’nın 122. Maddesi&#8217;nde yer alan &#8216;nefret ve ayrımcılık&#8217; suçu kapsamında soruşturulmalı ve cezasız kalmamalıdır. Eğer muz yeme paylaşımlarının bir &#8216;suç&#8217; olduğu konusunda ısrar ediliyorsa, kişilerin adil bir şekilde yargılanıp, kendilerini savunmalarına izin verilmelidir. Apar topar, üstelik yasaları ihlal riskini göze alıp, sınır dışı etmek adil yargılanma hakkını da ihlal edecektir.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göç Araştırmaları Derneği (GAR) kurucularından Polat Alpman, yapılan açıklamada herkesin ifade hürriyeti hakkına sahip olduğunu, geri göndermeme, iade etmeme yükümlülüğünü yeniden ve yeniden hatırlatmaya çalıştıklarını söyledi. Bunlar dışında birkaç noktaya dikkat çekmek isteyen Alpman, sığınmacılara yönelik giderek artan bu tahammülsüzlüğün nedenlerini ve Türkiye’deki aşırı-sağın ve milliyetçiliğin göçmenleri bahane ederek topluma dayattıkları siyasal seçeneklerin, göçmenlere yönelen fiili şiddetten ve ayrımcılıktan bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. </span></p>
<h5><strong>&#8221;Biz Muz Yiyemiyorken Onlar Muz Yiyorlar&#8217; İfadesi Türkiye’de Yaşanan Krizi Dile Getiren Cümle&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpman, yaşadıkları hayatın gerçek sorunlarını çözmek için gerçek çözümler üretmeyen seçmenlerin, bunu üretmekle yükümlü olanlara seslerini duyuramadıklarını ve ekonomik, sosyal, siyasal alanlarda üst üste yaşadıkları yıkımların nedeni olarak göçmenleri yaftaladıklarını söyledi: “&#8217;Biz [yurttaşlar] muz yiyemiyorken onlar [sığınmacılar] muz yiyorlar&#8217; ifadesi Türkiye’de yaşanan krizi dile getiren cümle. Gerçek sorumlulardan hesap soramıyor olmanın çaresizliği ile ekmeğini göçmenlere kaptırmış gibi hissetmenin öfkesi, göçmenlerle ilgili hiçbir hakkaniyet ilkesi tanımayan ırkçılık-milliyetçilik ile iç içe girerek muz gibi -artık lüks olan- bir meyveyle gösteriliyor.&#8217; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpman, bu tutumun göçmenleri sosyoekonomik gerilemenin nedeni olarak damgalamakla sınırlı olmadığını ama onları bir iç güvenlik sorunu ya da asalak gibi temsil etmeye yönelik girişimlerin arkasında ekonomik krizin, düşük ücretlerin, artan masrafların ve işsizlik baskısının izlerini görmenin mümkün olduğunu ekledi.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<h5><b>&#8216;Sivil Toplum Örgütleri Bir Şeyler Yapıyor Ancak Yeterli Değil&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Konunun sivil toplum boyutuna geldiğimizde ise Dilan Taşdemir, sivil toplum örgütlerinin</span> <span style="font-weight: 400;">hukuki destek, savunuculuk, bir arada yaşama ve uyuma dair şeyler yaptıklarını ancak bunun yeterli olmadığını gördüklerini söyledi. Taşdemir&#8217;e göre bu sadece sivil toplum çabasıyla çözülebilecek bir mesele değil. Sivil toplum örgütlerinin bir arada yaşam, uyum, mültecilerin medya ve siyasiler tarafından hedef gösterilmemesi için politikacılara daha fazla baskı yapması gerektiğini belirten Taşdemir, &#8221;Medya kuruluşlarının nefret söylemi üreten ve üretilmesine aracı olan özellikle sosyal medya kurumlarının bir politika üretmesine dair örgütlü bir çalışma yürütebilir. Özellikle mülteci hakkı ve ifade özgürlüğü çalışan kurumlar mültecilere yönelik nefret söylemiyle mücadele eden daha fazla çalışma yapabilir. Herkesin ifade özgürlüğüne erişim hakkı vardır; vatandaş ve mülteci ayrımı olmaksızın bu olmalıdır. Geri göndermeye dair bir politika uygulanacaksa sivil toplum örgütleri olarak bunun işaretlerini almalı ve daha sıkı çalışma yapmalıyız.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pırıl Erçoban, </span><span style="font-weight: 400;">imzacı oldukları açıklamada 19 kurumun kısa sürede güçlerini birleştirerek tepkisini ortaya koyduğunu; bazı kuruluşların bireysel açıklamaları ile bunu yaptığını vurguladı: &#8221;Avukatlar, barolar, sivil toplum kuruluşları, bu olayda haklarında sınır dışı kararı verilen kişilere ulaşmak için çaba harcıyor. Umarım, bu kişilere ulaşılabilir, adalete erişimleri sağlanır ve tabii hukuk uygulanır. Bu tepki sesleri de özellikle ırkçı reaksiyon verenlerin de kulağına gider, durup içtenlikle &#8216;haklı mıyız?&#8217; diye düşünürler, özeleştiri yaparlar; bu tutumda ısrar edenler için de gerekli idari ve yasal süreçler işletilir.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Polat Alpman ise daha önce </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/polat-alpman/" target="_blank" rel="noopener"><i><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar</span></i></a><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/polat-alpman/">’da sivil toplum teorisi üzerine birkaç yazı yazdığını</a> hatırlatıp, o yazılarda sivil toplum ile devlet ilişkisinin niteliğini çözümlemeye ve değişen toplumsal formasyonun içinde sivil toplumun nereye karşılık geldiği üzerine düşünmeye çalıştığını belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yirminci yüzyılın dönüştürücü dinamiklerinden biri olan sivil toplum hareketinin, bu yüzyıl için aynı dinamiklere sahip olmadığını düşündüğünü söyleyen Alpan, &#8221;</span><span style="font-weight: 400;">Elbette &#8216;sivil toplum örgütleri ne yapıyor ve ne yapmalı&#8217; sorusu pratik bir yanıt talep ediyor. Şunları yapıyor, şunları yapmalı gibi… Göç alanında çalışan sivil toplum örgütleri takip, izleme, değerlendirme, raporlama, saha araştırmaları, ayni-nakdi yardımlar, eğitim-edindirme programları ve hak savunuculuğu başta olmak üzere neredeyse her şeyi yapıyor. Örgütlerin büyük çoğunluğu bu faaliyetleri gerçekleştirebilmek için uluslararası fonların ve hibe programlarının standartlarına uygun bir iş planı ve tekniği geliştirmek zorundalar, çünkü öz gelir kaynakları ya çok kısıtlı ya da yok. Dolayısıyla uğraş verdikleri alanla ilgili gittikçe profesyonelleşme baskısı artıyor. Sivil toplum hareketi içerisinde profesyonelleşmenin gelişmesi ise sivilliğin niteliğini konuşmamızı zorunlu hale getiriyor.&#8221; açıklamalarında bulundu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpman son olarak, göç alanında çalışan sivil toplum örgütleri &#8216;ne yapmalı&#8217; sorusuna, &#8221;Göçmenlerle ilgili ne yapılacağını biliyoruz. Bunların neredeyse hepsi Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından belirlenmiş. Sivil toplum örgütleri, bu sözleşmeler tarafından belirtilen siyasal, hukuki, ekonomik uygulamaların gerçekleştirilmesi için hükümeti teşvik etmek ve onu zorlamakla yükümlüdür. Bunun yapılmadığını söyleyemeyiz ama neredeyse hiçbir etki üretemediği de ortada… Belki de Türkiye’deki sivil toplum pratiği üzerine daha düşünmeliyiz&#8221; dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/09/vatandas-ve-multeci-ayrimi-olmaksizin-ifade-ozgurlugune-erisim-hakki-olmalidir/">&#8216;Vatandaş ve Mülteci Ayrımı Olmaksızın İfade Özgürlüğüne Erişim Hakkı Olmalıdır&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteci Hukuku Eğitimi Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/13/multeci-hukuku-egitimi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Oct 2021 10:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci Hukuku Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki kişilere hukuki destek sunan avukatların kapasitelerini artırmak için, Mülteci Hukuku Eğitimi düzenliyor. 30-31 Ekim 2021 tarihlerinde gerçekleşecek olan eğitime son başvuru tarihi 25 Ekim 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/13/multeci-hukuku-egitimi-basliyor/">Mülteci Hukuku Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi 2004 yılından bu yana Barolarla iş birliği halinde mülteci hukuku eğitimleri düzenliyor. Eğitimle uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki yabancılara hukuki destek sunan avukatların kapasitelerinin artırılması ve alanda çalışan meslektaşlarının deneyimlerini paylaşmaları hedefleniyor.</p>
<h5><strong>Kimler Başvurabilir? </strong></h5>
<p>Alanında uzman eğitimcilerle yapılacak eğitim, bu alanda yeni çalışmaya başlayacak avukatlara ulaşmayı hedefliyor.</p>
<ul>
<li>Avukatlar</li>
<li>Stajyer Avukatlar</li>
<li>Hukuk Fakültesi Öğrencileri</li>
</ul>
<h5><strong>Katılım Koşulları</strong></h5>
<ul>
<li>Eğitime Avukatlar, Stajyer Avukatlar, Hukuk Fakültesi Öğrencileri kabul edilecektir.</li>
<li>Eğitim <a title="https://us02web.zoom.us/j/4786438363" href="https://us02web.zoom.us/j/4786438363" target="_blank" rel="noopener noreferrer">zoom.us</a> platformu üzerinden yapılacaktır.</li>
<li>Zoom bağlantısı katılımcılara mail ve sms olarak gönderilecektir.</li>
<li>Çevrimiçi sınıf, eğitim günü saat 12:45&#8217;ten itibaren açık olacaktır.</li>
<li>Eğitime katılım için son saat 13:00&#8217;dır. Bu saatten sonra giriş yapan katılımcılar eğitime kabul edilmeyecektir.</li>
<li>Eğitime açık isimle, açık ekran, tam katılım gösteren ve eğitim sonrası değerlendirme formlarını tam dolduran katılımcılara Uluslararası Af Örgütü Eğitim Katılım Belgesi verilecektir.</li>
<li>Eğitimle ilgili sorularınız ve bağlantı sorunları ile ilgili ihe@amnesty.org.tr veya 0541 760 07 54 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Eğitim tarihi: </strong>30 ve 31 Ekim 2021 Cumartesi &#8211; Pazar<br />
<strong>Son başvuru tarihi:</strong> 25 Ekim 2021</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<ul>
<li>Eğitime <a href="https://insanhaklari.tv/egitim-programlari-formlari/multeci-hukuku-egitimi-basvuru-formu" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> başvurabilirsiniz.</li>
<li>Ders içerikleri, eğitimciler ve kaynaklar hakkında <strong><a href="https://insanhaklari.tv/icerik/multeci-hukuku-egitimi" target="_blank" rel="noopener">detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayın</a>.</strong></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/13/multeci-hukuku-egitimi-basliyor/">Mülteci Hukuku Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa’da 20 Bin Mülteci Çocuk Kayıp</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/26/avrupada-20-bin-multeci-cocuk-kayip/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selim Vatandaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2021 08:26:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Mülteci Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Resmi rakamlara göre Avrupa’da yaklaşık 20.000 mülteci çocuk kayıp durumda. Uzmanlar ise gerçeğin resmi makamların açıkladığı rakamların çok daha üstünde olduğunu ifade ediyor. En büyük endişe ise kayıp mülteci çocukların uluslararası suç örgütlerinin eline düşmüş olma ihtimali…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/26/avrupada-20-bin-multeci-cocuk-kayip/">Avrupa’da 20 Bin Mülteci Çocuk Kayıp</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle 2015 yılında Kuzey Afrika ve Ortadoğu hattından Avrupa’ya doğru yönelen 2 milyonun üzerinde göçmen zorlu koşullar altında Almanya, Fransa ve Hollanda gibi hedef ülkelere ayak basmıştı. İnsanları göçe zorlayan sebeplerin başında şiddet, silahlı çatışma, zulüm, doğal afetler, iklim değişikliği nedeniyle oluşan tahribat, yoksulluk, eşitsizlik ve kişilerin daha iyi bir yaşam arayışı gelmekteydi. Göçmenlerin büyük birçoğu Avrupa ülkelerinde daha iyi eğitim alacağını ve daha iyi bir iş bulacağını düşünmekteydi. Fakat göçmen ailelerin bir kısmı kaçış esnasında ayrı düştü. Göçmen çocukların bir diğer kısmı ise yetişkin aile bireyleri olmadan göç etmek zorunda kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-64548 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/ab-ulkelerine-multeci-basvurusu-640x650.jpg" alt="Ab ülkelerine mülteci başvurusu" width="295" height="300" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/ab-ulkelerine-multeci-basvurusu-640x650.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/ab-ulkelerine-multeci-basvurusu-1024x1040.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/ab-ulkelerine-multeci-basvurusu.jpg 1041w" sizes="(max-width: 295px) 100vw, 295px" />Günümüzde kayıp mülteci çocuklarla ilgili en büyük problemlerden biri 2018’den bu yanda verilerin kaygı verici bir şekilde kesilmiş olması&#8230; Avrupa Birliği otoriteleri 2016 yılında resmi olarak Avrupa’da 10.000 kayıp mülteci çocuğun bulunduğunu <a href="https://www.europarl.europa.eu/EPRS/EPRS-AaG-599292-Disappearance-migrant-children-in-Europe-FINAL.pdf" target="_blank" rel="noopener">ifade etmekteydi.</a></span><span style="font-weight: 400;"> Ötesinde EUROPOL Kurmay Başkanı Brian Donald’ın verdiği bilgilere göre, bazı refakatiz mülteci çocukların cinsel şiddet kurbanı olduğu yönünde kanıtlar <a href="https://www.ecre.org/concerns-over-abuse-of-women-and-children-on-the-move-in-europe/" target="_blank" rel="noopener">bulunmaktaydı.</a></span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün ise Avrupa’da kayıp mülteci çocukların sayısının 50.000’in üstünde olduğu ifade ediliyor. Sivil toplum örgütleri ve milletvekilleri konuya ilişkin raporlar hazırlanmasına rağmen çocukların neden ve nasıl kaybolduğuna dair sorular halen<a href="https://www.aa.com.tr/tr/yasam/uzmanlara-gore-2018den-beri-kayip-multeci-cocuklarla-ilgili-veri-akisi-bulunmuyor/1991661" target="_blank" rel="noopener"> yanıtlanmış değil.</a></span></p>
<h5><b>Kayıp Mülteci Çocuklarla İlgili Türkiye’den Avrupa’ya Tepki</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa’da kayıp mülteci çocuklarla ilgili Türkiye’deki birçok dernek ve kanaat önderi de çalışmalar yürütmekte. Bu kesimin en büyük endişesi Avrupa’daki refakatsiz mülteci çocukların zorla fuhuş, uyuşturucu kaçaklığı, emek sömürüsü, organ ticaretinde kullanılıyor olma ihtimali…</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-64551" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/abdullah-resul-demir-640x360.jpg" alt="abdullah resul demir" width="347" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/abdullah-resul-demir-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/abdullah-resul-demir-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/abdullah-resul-demir-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/abdullah-resul-demir.jpg 1920w" sizes="(max-width: 347px) 100vw, 347px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de mülteci hakları alanında çalışmalar yürüten derneklerden biri olan Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) çocuk mültecilerin büyük bir kısmının sığınma talebinden önce veya süreç devam ederken kaybolduğunu ifade ediyor. Derneğin Başkanı Avukat Abdullah Resul Demir’e göre, “Çocuk mültecilerin, taleplerinin olumsuz değerlendirilme ve nihayetinde de sınır dışı edilme korkusu nedeniyle başka ülkelere kaçmış olma ihtimali söz konusu…” Bu yönüyle çocuk mültecilerin “kayıp” olarak nitelendirilmelerinin temelinde de kendilerinden haber alınamaması yatıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Demir’e göre Avrupa’daki refakatsiz çocukların kaybolma nedenleri arasında Avrupa ülkelerindeki yetersiz kabul koşulları, prosedürler, aksaklıklar, aile birleştirme sürecindeki neticesizlikler ve refakatsiz çocuklara atanan vasilerin verimsizlikleri yer alıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son 20 yılda mülteci sayısı %100 aratarak 79 milyona çıktığının altını çizen Demir, Birleşmiş Milletler Yüksek Komisyonu’nun yayınladığı son rapora göre Dünya üzerindeki mülteci sayısının yüzde 40’ının yani 32 milyonunun çocuklardan oluştuğunu ifade ediyor. Demir’e göre bu istatistiklere bakıldığında son 5 yılda Avrupa’ya göç etmek isteyen çocuklar 1 milyona ulaşırken refakatsizler 100 bini bulabiliyor.</span></p>
<figure id="attachment_64549" aria-describedby="caption-attachment-64549" style="width: 314px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-64549" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/celil-akdogmus-640x426.jpeg" alt="celil akdoğmuş" width="314" height="209" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/celil-akdogmus-640x426.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/celil-akdogmus.jpeg 679w" sizes="(max-width: 314px) 100vw, 314px" /><figcaption id="caption-attachment-64549" class="wp-caption-text">Av. Celil Akdoğmuş</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğin gönüllü avukatlarından Celil Akdoğmuş’a göre ise “Türkiye’deki vatandaşlar ve STK’lar, Avrupa’daki kayıp mülteci çocuklarla ilgili çabasında oldukça gayretli. Özellikle Milletvekili Serap Yaşar’ın bu alandaki mücadelesi dikkate değer konumda. Kendisinin 2 yıl süren saha çalışmaları, STK ziyaretleri, resmi kuruluşlarla görüşmeler sonrasında kaleme aldığı </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Avrupa%E2%80%99da-Kay%C4%B1p-M%C3%BClteci-ve-G%C3%B6%C3%A7men-%C3%87ocuklar.pdf"><span style="font-weight: 400;">rapor</span></a><span style="font-weight: 400;"> Avrupa Konseyi Parlamenterler meclisi tarafından yayımlandı. Yaşar’ın çalışmalarını AB’nin temsil organı olan Avrupa Parlamentosu milletvekilleri de yakından takip ediyor.” Akdoğmuş ayrıca Mültecilerin Hukuki Statülerine Dair Cenevre Sözleşmesi’nin 3. Maddesi gereğince devletlerin çocuk mültecilerin de üstün yararını gözetmesi gerektiğini ifade ederken 22. madde uyarınca refakatsiz çocuk mültecileri de koruma, onlara yardım etme ve bu çocukların aileleri ile yeniden bir araya gelme noktasında iş birliği yapma yükümlülüğü bulunduğunun altını çiziyor. Akdoğmuş’a göre Avrupa’da otoritelerin şu somut adımların takip edilmesi gerekiyor:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kabul tesisleri korunaklı, insan onuruna yaraşır bir hayat için uygun şartları ihtiva eder olmalı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kolluk kuvvetleri ve adli birimler arasındaki iş birliği arttırılmalı, Interpol, Schengen Bilgi Sistemi, Europol, Eurojust gibi kurumlar aracılığı ile bu iş birliği geliştirilmeli,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kayıp mülteci çocuklar İnterpol tarafından sarı bülten ile aranmalı ve Schengen bilgi sistemine dahil edilmeli,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Belgesiz çocuk mülteciler ilk fırsatta belirleyici kişisel bilgileri ile kayıt altına alınmalı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Refakatsiz çocukların aileleri ile birleşmeleri adına bilgi paylaşımı yapılmalı.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Mülteci Derneği’nin gönüllü avukatlarından Esma Yurt’a göre ise Avrupa’nın öncelikli olarak insan kaçakçılarına karşı etkin yaptırımlarla tedbir alması gerekiyor. Yurt’a göre “Avrupa ülkeleri sınır kontrollerini artırmak yerine, yasa dışı suç şebekelerini çökertmek için insan onuru merkezli bir yaklaşımla çaba sarf etmek zorunda&#8230; Ayrıca Avrupa ülkelerinde  savaş koşullarında yetim veyahut savaş mağduru çocuklar [bebek kurtarma operasyonu adıyla] yetimhanelerden ve kamplardan alınarak milli köklerinden koparılıyor. İnsani amaçla yapılıyor gibi gösteren evlat edinme programları misyonerlik aracıyla çocukları kök ve dinlerinden kopararak eğitime tabi tutuyor. </span></p>
<blockquote><p>2014 yılında Almanya’ya ulaştığında 16 yaşında olan Mawlid, burada iki farklı şehirde kayıt altına alınmış. Açıklayıcı bilgilendirme ve yaş tespiti için tıbbi muayeneye tabi tutulduktan sonra ilk kabul merkezlerinde ve refakatsiz mülteciler için hazırlanan yurtlarda kalan Mawlid, bu sırada birçok gencin aile bireylerini aramak veya başka ülkelere gitmek için ortadan kaybolduğunu belirtiyor.</p>
<p>(İNSAMER, 2019)</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği, üye ülkelerdeki kayıp mülteci çocukların bulunması ve aile birleşimi konusunda yeterince etkin değil. Her ne kadar Türkiye’deki otoriteler ve kamuoyu Avrupa’daki refakatsiz çocuklarla ilgili baskı yapsa da özellikle 2018’den sonra Avrupa’nın konuya ilişkin hassasiyetinde zayıflama görülüyor. </span></p>
<p>Kapak görseli: Laura Borràs</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/26/avrupada-20-bin-multeci-cocuk-kayip/">Avrupa’da 20 Bin Mülteci Çocuk Kayıp</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>44 STK’dan Bolu Belediye Başkanına Tepki Açıklaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/17/44-stkdan-bolu-belediye-baskanina-tepki-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Apr 2019 07:15:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[bolu belediye başkanı tanju özcan]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37580</guid>

					<description><![CDATA[<p>44 sivil toplum kuruluşu yaptıkları ortak açıklamada, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın Suriyelilere yönelik mülteci karşıtı söylem ve uygulamalarına tepki göstererek, ırkçı saldırı ve linçlerin yaşanmaması için bu tür açıklamalara hoşgörü gösterilmemesi gerektiğini ifade ettiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/17/44-stkdan-bolu-belediye-baskanina-tepki-aciklamasi/">44 STK’dan Bolu Belediye Başkanına Tepki Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mültecilerle Dayanışma, Göç Araştırmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi, İzmir Barosu, Mülkiyeliler Birliği, Sosyal Demokrasi Vakfı, Türk Tabibler Birliği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Yurttaşlık Derneği, Alevi Fedarasyonu, Tüm Engelliler Federasyonu, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu gibi kurumların da aralarında bulunduğu 44 sivil toplum kuruluşu ortak açıklama yaptı. Açıklamada 31 Mart&#8217;taki yerel seçimler sonrası mazbatasını alan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan&#8217;ın ilk kararının mültecilere karşı ayrımcı bir  yaklaşım sergilemek olduğu vurgulanarak bunun insan hakları ihlali olduğu belirtildi.</p>
<p>Mültecilik hakkıyla ilgili uluslararası ve ulusal yasal çerçevelerin hatırladığı açıklamada, “5393 Sayılı Belediyeler Kanunu’nun Hemşehri Hukuku başlıklı 13. maddesine göre, herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Görüldüğü gibi Sayın Özcan’ın açıklaması yasalarımıza aykırıdır.” denildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-36315" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/03/DOlOmeZX4AAJWYS-640x729.jpg" alt="" width="316" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/DOlOmeZX4AAJWYS-640x729.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/DOlOmeZX4AAJWYS.jpg 898w" sizes="auto, (max-width: 316px) 100vw, 316px" />Özcan’ın partisi CHP&#8217;nin &#8220;Sınırlar arasında İnsanlık Dramından İnsanlık Sınavına&#8221; başlıklı mültecilerle ilgili raporuyla çeliştiği de belirtilen açıklamada, “Özcan’ın açıklamasında yer alan ve birçok çevre tarafından da dile getirilen, Suriyelilere maaş verildiği söylemleri ise tamamen yanlış bir bilgidir. Suriyeli ve diğer mültecilere devlet tarafından bağlanan herhangi bir maaş söz konusu değildir. Çok sözü edilen Kızılay Kart desteği, Avrupa Birliği’nin vaat ettiği 3 milyar Euro kapsamında Sosyal Uyum Yardımı adı ile tüm Suriyelilere değil, sadece belirli koşulları taşıyan mültecilere verilmektedir. Tutarı da ayda 120 TL&#8217;dir. Ayrıca bu yardım, yabancı kaynaklardan fonlanmış dahi olsa, ihtiyaç sahibi Türkiyeli ailelere verilen destek ile uyumlu olarak ve bu desteği aşmayacak şekilde hazırlanmıştır.” ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Bu tür söylem ve yaklaşımların dünyada ve ülkemizde nefret söylemi anlamına geldiği de vurgulanan açıklamada, “Zamanında, gerekli ve etkili tedbirlere başvurulmaz ise, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de nefret suçları, ırkçı saldırı ve linçlere uygun ortam hazırladığı bilinmelidir. Dünya tarihinde yaşanan birçok ırkçı saldırı ve katliamlarda olduğu gibi daha yakın zamanda Yeni Zelanda’da yaşanan insanlık dışı saldırının bu tür açıklamalardan beslendiği ve saldırı cesareti bulduğu unutulmamalıdır. Bazı işaretlerinin ülkemizde de görüldüğü benzer saldırıların Türkiye’de de olmasını istemiyorsak yerel seçim kampanyaları döneminde farklı partilerde de görülebilen bu şekildeki açıklamalara prim ve hoşgörü gösterilmemelidir. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan&#8217;ı ayrımcı, hukuk dışı ve tehlikeli kararından vazgeçmeye davet ediyoruz.” çağrısında bulunuldu.</p>
<p>İmzalayan Sivil Toplum Kuruluşları</p>
<p>Alevi Bektaşi Federasyonu</p>
<p>Buca Kent Konseyi</p>
<p>Çağdaş Romanlar Derneği</p>
<p>Ege Barış ve İletişim Derneği</p>
<p>Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği</p>
<p>Göç Araştırmaları Derneği</p>
<p>Göçmen Dayanışma Ağı</p>
<p>Göçmen Mutfağı</p>
<p>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı</p>
<p>Hak İnsiyatifi</p>
<p>Halkların Köprüsü Derneği</p>
<p>Hamiş Suriye Kültür Evi</p>
<p>Hayata Destek Derneği</p>
<p>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De</p>
<p>İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi</p>
<p>İnsan Hakları Derneği</p>
<p>İnsan Hakları Gündemi Derneği</p>
<p>İzmir Barosu</p>
<p>İzmir Çevre ve Hatvan Hakları Derneği</p>
<p>İzmir Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>İzmir Müzisyenler Derneği</p>
<p>Kadın Yazarlar Derneği</p>
<p>Kaos GL</p>
<p>Kırkayak Kültür</p>
<p>Konak Kent Konseyi</p>
<p>Konak Mülteci Meclisi</p>
<p>Mülkiyeliler Birliği</p>
<p>Mültecilerle Dayanışma Derneği</p>
<p>Pir Sultan Abdal Derneği</p>
<p>Sınır Tanımayan Kadınlar</p>
<p>Sosyal Demokrasi Vakfı</p>
<p>Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği</p>
<p>Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği</p>
<p>Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi</p>
<p>Taraftar Hakları Derneği</p>
<p>TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu</p>
<p>Tüm Engelliler Federasyonu</p>
<p>Türk Psikologlar Derneği</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği</p>
<p>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı</p>
<p>Türkiye Yazarlar Sendikası</p>
<p>Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği</p>
<p>Yurttaşlık Derneği</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/17/44-stkdan-bolu-belediye-baskanina-tepki-aciklamasi/">44 STK’dan Bolu Belediye Başkanına Tepki Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği’nin Hazırladığı İnteraktif Senaryo ile Kendinizi Test Edin</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/19/hayata-destek-derneginin-hazirladigi-interaktif-senaryo-ile-kendinizi-test-edin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2018 08:46:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[Göçmenler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nde ‘mültecilerin çalışma hakkına’ vurgu yaparak yeni bir senaryo akışı yayınladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/19/hayata-destek-derneginin-hazirladigi-interaktif-senaryo-ile-kendinizi-test-edin/">Hayata Destek Derneği’nin Hazırladığı İnteraktif Senaryo ile Kendinizi Test Edin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnteraktif senaryo akışında ‘hayatınıza yön verecek’ soruları yanıtlayabilir, evini terk etmek zorunda kalan bireylerin ne gibi seçimlerle karşı karşıya kaldığını tecrübe edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/presentation/d/e/2PACX-1vSSoG1_9CctCZuYLzOGRHx1c7SXV7XwnOE9yDKgzRPmeU5n139bGzffSWUCwE7ajGzlHOyGN1nY9NPH/embed?start=true&amp;loop=false&amp;delayms=60000&amp;slide=id.p1" target="_blank" rel="noopener">KENDİNİZİ TEST EDİN</a></p>
<p>Detaylı bilgi için<a href="http://www.hayatadestek.org/18-aralik/" target="_blank" rel="noopener"> tıklayın.</a></p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.ab-ilan.com/hayata-destek-derneginin-hazirladigi-interaktif-senaryo-ile-kendinizi-test-edin/" target="_blank" rel="noopener">AB-ilan</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/19/hayata-destek-derneginin-hazirladigi-interaktif-senaryo-ile-kendinizi-test-edin/">Hayata Destek Derneği’nin Hazırladığı İnteraktif Senaryo ile Kendinizi Test Edin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe Zirvesi’nde Mültecilerle İlgili Bilgi Kirliliğine Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/kartepe-zirvesinde-multecilerle-ilgili-bilgi-kirliligine-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 07:28:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kartepe Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrollü göç]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlüt Çavuşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Soylu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Belediyesi’nin öncülüğünde ‘Göç, Mültecilik ve İnsanlık’ temasıyla Kartepe Zirvesi’nin ikincisi düzenlendi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/kartepe-zirvesinde-multecilerle-ilgili-bilgi-kirliligine-tepki/">Kartepe Zirvesi’nde Mültecilerle İlgili Bilgi Kirliliğine Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Zirvesi’nde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, mültecilerle ilgili dolaşıma  sokulan bilgi kirliliğine tepki göstererek, &#8220;Yüzyılın bu en korkunç trajedilerinden biriyle ilgili, vicdan ve merhamet yoksunu yorumlarla toplumu bölmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bakın Türkiye&#8217;de suça karışma oranı yüzde 2,5&#8217;tur. Ülkemizdeki Suriyelilerin, suça karışma oranları ise binde 8&#8217;dir ve bu oran 2015&#8217;te yüzde 1,4&#8217;tü. Yani giderek azalıyor. Sürekli aşağıya iniyor. Sadece bunlar değil, daha öyle iftiralar duyduk ki&#8230; Mesela, işlemlerini yapmak üzere ülkelerinden ve konsolosluklardan belge isteyebilmeleri için sadece ankesörlü telefonlarda geçerli telefon kartları dağıtılması projesi gerçekleştirildi. AB fonlarıyla finanse edilen bir projeydi. Bunu &#8216;Suriyelilerin telefon faturalarını devlet ödüyor.&#8217; yalanıyla gazetelerinde manşetten verdiler. Keza, Kızılaykart ile verilen yardımları &#8216;Suriyeliler devletten maaş alıyor.&#8217; diye yaydılar. Oysa bu da tamamen AB fonlarıyla yapılan bir projeydi ve kimseye maaş bağlanması gibi bir durum asla söz konusu değildi. “ diye konuştu.</strong></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde üniversite, sivil toplum kuruluşu, uluslararası kurum ve kuruluşlardan 22 paydaşın ortaklığında düzenlenen Kartepe Zirvesi, 26-29 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Bu yıl 31 ülke, 184 kurumun temsil edildiği zirvenin açılışına,  Dışişleri Bakanı ve Zirve 2018 Onursal Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Yunanistan Başbakanı George Papandreou, BM Türkiye Mukim Koordinatörü Irena Vojackova Sollorano, Yunanistan Göç Politikaları Bakanı Dimitris Vitsas, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy ile öteki ilgililer katıldı. Yurt içinden 62, yurt dışından 31 üniversiteden akademisyenin katılımıyla yapılan zirve, 2 konferans, 2 açılış panel toplantısı, 2 çalıştay, 22 panel, 11 akademik oturum ve etkinliklerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-31935" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2-e1540617537795-640x409.jpg" alt="" width="360" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2-e1540617537795-640x409.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2-e1540617537795-610x390.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2-e1540617537795-320x205.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2-e1540617537795.jpg 849w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />The Green Park Kartepe Otel&#8217;de düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, yakıcı etkisinin devam etmesi sebebiyle zirveyi göç temasıyla yaptıklarını belirterek, “Alevler üstümüze üstümüze geliyor. Bu yangını söndürme seferberliğine entelektüel katkı sunmak istedik. Bu nedenle göç konusunu seçtik. Gayretimiz Aylan bebeklerin, Rawda Nurların, Ümranların hayatta kalması, insanlık vicdanı ve gücünün kendini göstermesi içindir.&#8221; dedi.</p>
<p>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da konuşmasında, Türkiye’nin göçü önlemeye değil yönetmeyi seçtiğini belirterek, “Türkiye&#8217;nin nüfusu 80 milyon 810 bin kişi. Halen barındırdığımız Suriyeli göçmen sayısı 3 milyon 587 bin 930 kişi. Oysa 500 milyon nüfuslu Avrupa Birliği&#8217;ndeki (AB) toplam Suriyeli mülteci sayısının yaklaşık 700 bin civarında olduğu söyleniyor. 2017 verilerine göre, bunun 518 bin kişisi Almanya&#8217;da ve aynı dönem için İstanbul&#8217;daki Suriyeli göçmen sayısı 537 bin. Yani sadece İstanbul, Almanya kadar, hatta Avrupa&#8217;nın dörtte üçü kadar göçmen ağırlıyor ve Batı&#8217;daki mültecilerin hemen hepsi çok büyük bir özenle seçiliyor.&#8221; dedi. Türkiye&#8217;nin göç ve mülteci politikasının, rastgele belirlenmiş, sadece kapıları açmaktan ibaret bir politika olmadığını vurgulayarak, “Göçü yönetmek sadece kamp kurmak, günde üç öğün yemek çıkarmak değildir. Bu elbette ki önemlidir. Hatta üzülerek görmekteyiz ki bunu bile yapmayan ülkeler var. Oysa göçü yönetmek, bu insanları yaratıcının emaneti kabul etmek, ihtiyaçlarını karşılamak, onların sosyal ve ekonomik hayata uyumunu sağlamak ve onları nihai hedeflerine ulaştırmaktır çünkü her göçün bir son durağı vardır. Onları ulaştırmalısınız. Eğer sizin ülkenizde kalmaya karar vermişlerse de bu işin altyapısını hazırlamalısınız.” diye konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-31932" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/m-640x480.jpg" alt="" width="360" height="270" />Suriyelilerle ilgili dolaşıma sokulan bilgi kirliliğine de tepki gösteren Soylu, “Yüzyılın bu en korkunç trajedilerinden biriyle ilgili, vicdan ve merhamet yoksunu yorumlarla toplumu bölmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Farklı düşünenler elbette ki olabilir, bu çok doğaldır ancak bir muhalefet milletvekilinin, bir siyasi sorumsuzun yalanlarla göçten siyasi rant elde etmeye çalışması utanç vericidir. Yazıklar olsun, üzüldüğüm için söylüyorum, vicdanım olduğu için söylüyorum. Bakın Türkiye&#8217;de suça karışma oranı yüzde 2,5&#8217;tur. Ülkemizdeki Suriyelilerin, suça karışma oranları ise binde 8&#8217;dir ve bu oran 2015&#8217;te yüzde 1,4&#8217;tü. Yani giderek azalıyor. Sürekli aşağıya iniyor. Yine bir rakam daha vereceğim. Bu adam sürekli olarak her Suriyeliyi tacizci, tecavüzcü olarak gösteriyor. Bu yıl 29 bin 743 cinsel içerikli olayın yaşandı. Bunlar içinde Suriyelilerin karıştığı olay sayısı 749&#8217;dur. Üstelik bu rakama taciz mağduru Suriyeliler ve kendi aralarındaki olaylar da dahildir. Şimdi, rakamlar bu şekildeyken acaba yalanlarla bu iki toplumu birbirine düşürme gayretinin asıl amacı nedir, buradan nasıl bir siyasi pozisyon umulmaktadır? Bunu anlamak, vicdanlarımıza izah etmek gerçekten mümkün değildir. Sadece bunlar değil, daha öyle iftiralar duyduk ki&#8230; Mesela, işlemlerini yapmak üzere ülkelerinden ve konsolosluklardan belge isteyebilmeleri için sadece ankesörlü telefonlarda geçerli telefon kartları dağıtılması projesi gerçekleştirildi. AB fonlarıyla finanse edilen bir projeydi. Bunu &#8216;Suriyelilerin telefon faturalarını devlet ödüyor.&#8217; yalanıyla gazetelerinde manşetten verdiler. Keza, Kızılaykart ile verilen yardımları &#8216;Suriyeliler devletten maaş alıyor.&#8217; diye yaydılar. Oysa bu da tamamen AB fonlarıyla yapılan bir projeydi ve kimseye maaş bağlanması gibi bir durum asla söz konusu değildi. Bunun gibi daha birçok iftira ve yalanı piyasaya sürdüler ve maalesef yüzleri kızarmadı, utanmadılar, rahatsız olmadılar.&#8221; Şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Kontrolü Göç İçin İşbirliği Önemli”</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da konuşmasında, bölgede ve ötesinde çok ciddi sınamalarla karşı karşıya olduklarını ve bu sınamaların tek başına bir ülkenin ya da herhangi bir uluslararası örgütün çözebileceği düzeyde olmadığını bu nedenle ülkeler arası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Çavuşoğlu, göç akınlarının göçmen düşmanlığı ve yabancı düşmanlığı gibi ırkçı akımların yükselmesini tetiklediğini belirterek, &#8220;Bu sorunları nasıl çözeceğiz, göç konusunda birlikte hangi adımları atabilmeliyiz, yerinden edilmiş insanları da yeniden evlerine nasıl göndermeliyiz? Keza bizlere sığınan insanlara karşı hangi politikalarda başarılıyız hangi politikalarda yetersiziz? Tüm bunları çok iyi bir şekilde değerlendirmek zorundayız. Yaklaşık 70 milyon insan değişik sebeplerden dolayı evini terk etti. Bu sorunu tek başımıza çözemiyoruz ama önce sorunu çözebilmek için bu soruna nasıl bakıyoruz, hangi pencereden görüyoruz? Göç konusunu bir güvenlik meselesi olarak mı değerlendirmek lazım yoksa insani açıdan mı bakmak lazım? Güvenlik gerekli ama insani boyuttan bakmasını da öğrenmemiz lazım, ikisinin sentezini çok iyi yapmamız lazım. O zaman belki düzensiz göçle mücadele edebiliriz. Bugün yapmamız gereken esasen düzensiz göçle mücadeledir ama düzensiz göçle mücadele ederken kullandığımız terminolojiye çok dikkat etmemiz lazım. Bizim bakanlık da bakıyorum Avrupa Birliği&#8217;nin terminolojisini kapıyor, İngilizce tabiriyle &#8216;illegal migration&#8217;a biz karşıyız, onun yerine irregular migration (düzensiz göç)&#8230; Her göçmen suçlu değildir, her göçmen kaçak değildir. İnsan kaçakçıları vardır, kaçak yollardan ülkemize geliyorlar ama bunları suçlu olarak görmek doğru değil ama insan kaçakçılığıyla mücadele yaparken diğer taraftan ihtiyaç olan &#8216;regular migration&#8217; dediğimiz kontrollü göçü de nasıl başarmamız lazım?&#8221; diye konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-31928" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqbGVoPWoAAnHBz-640x395.jpg" alt="" width="360" height="222" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqbGVoPWoAAnHBz-640x395.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqbGVoPWoAAnHBz-1024x632.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqbGVoPWoAAnHBz-610x377.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqbGVoPWoAAnHBz-320x198.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqbGVoPWoAAnHBz.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Düzenli göçe Avrupa’nın başta olmak üzere dünyanın ihtiyacı olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Kontrollü göçü başarabilmemiz için kaynak ülkeler, transit ülkeler ve destinasyon ülkeler arasında iş birliği çok önemlidir ama göçmenin yaşadığı topluma kazandırılması ve entegre edilmesi de çok önemlidir. Entegre olamayan bir göçmeni suçlamak yerine son günlerde sorgulamaya başladığımız gibi &#8216;Entegrasyon politikalarımız nerede başarısız oldu?&#8217; eğer buna bakarsak ve cevabını ararsak o zaman entegrasyon politikalarında çok daha başarılı oluruz. O zaman o göçmenler de &#8216;Acaba ben asimile mi ediliyorum?&#8217; sorusunu kendisine sormaz, kendisini güvende hisseder ve daha çabuk entegre olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Göçmen almak isteyen ülkelerin ‘seçicilik’ yapmasını da eleştiren Çavuşoğlu, “Kontrollü göçü sağlarken seçicilik yaparsak bir kere bu insani değil, doğru bir strateji de değil. Neden o sorular soruluyor? Çünkü belli sayıda göçmen alarak &#8216;Ben de bir şeyler yapıyorum.&#8217; deyip, 10 bin 20 bin kişi alıyorlar, bir de ödül alıyorlar uluslararası toplumdan. Biz daha öyle bir ödül alamadık. 33 milyar dolar harcadık ve toplamda 4 milyonun üzerinde mülteciye ev sahipliği yapıyoruz ama bunu yaparken kendisine uygun almak istiyor. Örneğin ağırlıkla Hristiyan bir ülkeyse Hristiyan olsun, Müslüman bir ülkeyse Müslüman olsun diyor, Yahudiyse Yahudi olsun diyor, mühendis olsun diyor, doktor olsun diyor&#8230; O insanları almak isteyenleri götürün burada mülakat yaptırın ben şundan çok eminim &#8216;Aç ağzını kaç tane dişin kaldı?&#8217; onu da soracaktır. Bu insani değil. Pazardan mal seçmiyoruz. Eğer kontrollü göçte samimiysek bu tür ayrımcılıklar entegrasyon politikalarınızda da başarısız olmanıza sebep olur ve sizi başka noktalara götürür.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye Milyonlara Kapısını Açıyor”</strong></p>
<p>Yunanistan Eski Dışişleri Bakanı George Papandreou da konuşmasında mülteciliği deneyimleyen bir ülke olarak empatilerinin büyük olduğunu belirterek, “Türkiye hiçbir ülkenin yapmadığını yapıyor şu an ve milyonlara kapısını açıyor. Bunun kolay olmadığını biliyoruz. Bu muazzam görevi, sorumluluğu omuzlamak kolay değildir. Felaketlerden kaçan insanlara haklarını sunmaya çalışıyorlar. Hepimiz bunu yapmaya çalışıyoruz.&#8221; Dedi. Mevcut uluslararası mültecilik sorununun yerel seviyede sınırlı kalamayacağını, çok taraflı ve uluslararası yaklaşımları bir araya getirmek zorunda olunduğunu belirten Papandreou,”Ekonomik ve sosyal sistemlerin kaynakları kurutmadan ekonomik ve sosyal kalkınmaya müsaade edecek şekilde değişmesi gerekiyor. Herkesin sorumluluğu en üst safhadadır, herkes bu çözümün parçasıdır. Ben bu görüşü sonuna kadar destekleyeceğim ve deneyimlerimiz Türkiye-Yunanistan ilişkisinin bu noktada ne kadar önemli olduğunu da gözler önüne sermektedir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<figure id="attachment_31927" aria-describedby="caption-attachment-31927" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-31927" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqayvFPXQAE4LvY-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqayvFPXQAE4LvY-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqayvFPXQAE4LvY-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqayvFPXQAE4LvY-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqayvFPXQAE4LvY-320x213.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/DqayvFPXQAE4LvY.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-31927" class="wp-caption-text">BM Türkiye Mukim Koordinatörü Irena Vojackova Sollorano</figcaption></figure>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Mukim Koordinatörü Irena Vojackova Sollorano da konuşmasında Türkiye’nin 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapmanın mümkün olabileceğini bütün dünyaya gösterdiğini belirterek, &#8220;Bu insanlığa olan bir katkıdır ve elbette nihayetinde Türk toplumuna da uzun solukta bu katkı sunacaktır.&#8221; dedi. Dünyadaki nüfus artışının hızına da dikket çeken  Sollorano, &#8220;Ben doğduğum zaman gezegenimizin nüfusu 3 milyardı, bugün ise 7 milyar. 20 sene içerisinde belki de bu sayı 10 milyara çıkacak ve bu göçmenliği de doğrudan etkileyecek. Mültecilerin sayısı da artacak. Hayatlarındaki bir sebep bir etki onları göçe itecek ama burada olacaklar mı olmayacaklar mı buna biz karar vereceğiz çünkü çoğu göçmen insan kaynaklı, insan sebepli felaketlerden buna zorlanıyor. Hatta küresel bağlamdaki mülteci nüfusunun geleceği bizim elimizde olacak.&#8221;  diye konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/kartepe-zirvesinde-multecilerle-ilgili-bilgi-kirliligine-tepki/">Kartepe Zirvesi’nde Mültecilerle İlgili Bilgi Kirliliğine Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteciler Neden Hedefte?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/02/multeciler-neden-hedefte/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2018 07:59:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci-Der]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Konak Mülteci Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29303</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de mültecilere yönelik artan saldırıların ve linç girişimlerinin ardından Konak Mülteci Merkezi  yeni açtığı merkez binasında ‘Suriyeli Mülteciler neden hedefte’ konulu bir söyleşi düzenledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/02/multeciler-neden-hedefte/">Mülteciler Neden Hedefte?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Mülteci Merkezi&#8217;nde düzenlenen &#8216;Mülteciler Neden Hedefte&#8217; başlıklı konferansta, mültecilere yönelik artan tepkiler konuşuldu. Mülteci-der’den Nursen Aslan Halkların Köprüsü Derneği’nden Yıldırım Şahin ve Konak Mülteci Meclisi’nden Deysem Siti’nin konuşmacı olarak katıldığı söyleşinin ardından moderatör Cavidan Soykan ile son dönemde artan mülteci karşıtlığını konuştuk.</b></p>
<p><b>Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> 7 Şubat 2017 tarihine kadar Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde insan hakları dersi veriyordum. Aynı tarihte yayınlanan OHAL KHK’sı ile barış imzacısı olmam nedeniyle bu görevimden ihraç edildim. Lisans ve yüksek lisansım siyaset bilimi alanından. 2015’te Essex Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde tamamladığım doktora tezim bir hukuk sosyolojisi çalışmasıydı. Türkiye’nin sığınma sistemini, farklı şehirlerde yaşayan veya yaşamak zorunda olan farklı menşe ülkelerden sığınmacı ve göçmenlerin hukuk sistemiyle kurduğu ilişki üzerinden analiz etmiştim. Çalışmam sonucunda; sınıfın, etnik kökenin, dilin, cinsiyet kimliğinin, dinin, yaşın ve mekanın sığınma sistemi içerisinde başvurucunun farklı şekillerde ayrımcılığa uğramasında etkili olduğunu tespit ettim. Tez kapsamında aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze göç politikalarını ve yine bu çerçevede 2013 yılında Meclis’te kabul edilen Türkiye’nin ilk iltica yasası Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nu ayrıntılı bir şekilde inceleme fırsatı buldum. 2008 tarihinde tezimin saha çalışması ile başlayan Türkiye’deki göçmen ve sığınmacılarla yürüttüğüm çalışmalarım halen devam ediyor. Bu yıl UN Women destekli bir proje kapsamında Antakya ve Mersin’de Suriyeli kadın mültecilerle, Türkiye’de sahip oldukları yasal hakları ve şiddet karşıtı başvuru mekanizmalarını konuştuğumuz atölye çalışmalarına katıldım ve Suriyeli kadın mültecilerle çalışan STKlar için hazırlanan bir el kitabına katkıda bulundum. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-29305" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-640x512.jpg" alt="" width="300" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-640x512.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-1024x819.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-610x488.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-320x256.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><b>Suriyeli mülteciler ülkemize geleli neredeyse yedi yıl olmasına rağmen, zaman zaman yaşanan ama  son dönemde artan mülteci karşıtlığını, gerilimi neye bağlıyorsunuz</b><span style="font-weight: 400;">?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında mülteci ve göçmen karşıtlığının son dönemde arttığını söylemek belki de yanlış olacaktır. En son İzmir Bornova Çamdibi’nde yaşanan gerginliğin benzerlerinin başka şehirlerde de önceki yıllarda yaşandığını biliyoruz. Bu açıdan bu olayı münferit bir vaka olarak görmemek gerekir. Geçtiğimiz yıl Samsun’da, ondan önceki yıl Ankara Demetevler’de ve Önder Mahallesi’nde yaşanan olaylar, 2014 yılında bir Suriyeli mültecinin ev sahibini öldürmesi ile Gaziantep Ünaldı mahallesinde yaşanan olaylar tekil olaylar gibi görülmemelidir. Bu olaylar bizemedya tarafından hep bireyler arası bir sorundan kaynaklı gibi yansıtılsa da, siyasi ve toplumsal arka planı olan Suriyeli mültecilere yönelen linç girişimleridir. Yakından baktığımızda suça karışanların yakalanması yerine ya Suriyeliler mahalleden gönderilmiş ya da mültecilerin zararları tazmin edilerek olay kapatılmıştır. Ben bu olayları, 2011 yılından beri misafir olarak tanımlanan ve tanıtılan Suriyeli mültecilerin zaman ilerledikçe kalıcılaşmasına duyulan bir öfkenin sonucu olarak görüyorum. Bu öfke ucuz işgücü olarak sömürülen Suriyelilere işimizi elimizden alıyorlar diyerek de yönelebiliyor, talebin artması nedeniyle fırsattan istifade eden ev sahiplerinin kiraları arttırması sonucu  Suriyeliler geldi, kiralar arttı diyerek de ortaya çıkabiliyor. Mültecilerin eğitim ve yetenekleri doğrultusunda iş piyasasına erişimlerini düzenleyen, barınma sorununu çözmeyi hedefleyen, eğitim ve sağlık hakkından yararlanmada Türkiyelilerle eşitliği hedef alan bir entegrasyon politikasının olmaması bence bütün sorunların kaynağı. Ne Türkiyeliler Suriye toplumu ve kültürü konusunda bilgi sahibi, ne de Suriyeliler kendilerine tanınan hakları biliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye zaten uluslararası hukuka göre mültecilik statüsünü tanımıyor ama başvuranlara da iltica sistemi ile ilgili yeterli bilgi vermiyor. Seçim dönemi de dahil olmak üzere, dönem dönem Suriyeli mültecilerin aslında sahip olmadığı hak ve avantajlara dair sosyal medyada yayılan yanlış haberler de bence bunun bir sonucu. Medyanın da bu konuda iyi bir sınav verdiğini söyleyemeyiz. Özellikle yerel basında çıkan haberlerde Suriyeli mültecileri suçlayan, ötekileştiren ve kriminalize eden dile daha çok rastlıyoruz. Bir cinayet veya hırsızlık haberinde Türkiyeli sıfatını görmezken, söz konusu mülteciler olduğunda, Suriyeli katil, Suriyeli hırsız ifadelerinin manşetlerde daha sık yer bulduğuna tanık oluyoruz. Bu ötekileştirici dil ister istemez siyasi ve toplumsal bir bağlamı olan öfkenin, bir grup olarak Suriyeli mültecilere yönelmesine neden oluyor. Halbuki geçen yıl yaşanan olaylar sonrasında dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın yaptığı açıklamaya göre, 2014-2017 döneminde Suriyelilerin karıştığı olaylar toplam işlenen suçun % 1.32’si.ni oluşturuyordu.</span></p>
<p><b>Seçim döneminde siyasi partilerin kullandığı dile, iktidar ve muhalefetin çatışmasında Suriyeli mülteciler üzerinden yapılan tartışmaya, medyanın ve kurumların mültecileri hedef alan nefret söylemine ve kullandıkları dil’e dair neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mülteciler oy vermediği ve nedense belediye kanuna rağmen belediyeler tarafından da hemşehri olarak görülmediğinden ihtiyaç ve istekleri siyasi partiler tarafından görmezden geliniyor. Özellikle seçim döneminde öne çıkan söylem, savaş bitince Suriyeli ‘misafirlerimizin’ geri gönderileceği idi. Söz konusu Suriyeli mülteciler olduğunda kullanılan dilde sürekli bir geçicilik vurgusu olduğunu görüyoruz. Burada doğan ve büyüyen binlerce çocuğun burada yaşamak isteyebileceğini, yedi yıldır Türkiye’de yerleşen mültecilerin geri gitmek istemeyebileceğini neredeyse ifade eden olmadı, olmuyor. Seçim dönemi de dahil olmak üzere mültecilerin sağlık, eğitim ve çalışma hakkına erişimde yaşadığı sıkıntıları dert edinen çok az milletvekili ve medya mensubu var. Ben özellikle iyi örneklerin haber yapılmasının, hem Türkiye hem de Suriye toplumu açısından olumlu anlamda etkide bulunacağını düşünüyorum. Suriyeli sanatçıların Türkiye’deki üretimlerinin haberleştirildiğini ya da kurdukların sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin anlatıldığını nedense görmüyoruz. Onun yerine işledikleri suçlar ön plana çıkarılıyor.</span></p>
<p><b>Son zamanlarda artan gerilime neden olan faktörlerle ilgili devletten ne gibi taleplerimiz olur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim sahadan gözlemim sadece Suriyeli mülteciler değil, diğer tüm sığınmacılar Türkiye’deki haklarını ve sorumluluklarını bilmiyor çünkü kayıt aşamasından sonra onlara bu konuda ayrıntılı bir bilgi verilmiyor. Sorunların çözümü için entegrasyona da imkan veren, diğer bir deyişle Türkiye’de yaşamak isteyen mültecilere vatandaşlığa başvuru imkanı tanıyan bir sistemin varlığı şart. Bunun için de önce Türkiye’nin mülteci statüsünü tanıyor olması gerekli. Öte yandan mülteciliğin ne olduğu, geçici koruma statüsü ve şartlı mültecilik statüsü ile sahip olunan hakların neler olduğu Türkiyelilere anlatılmalı ki, sosyal medya aracılığı ile yayılan doğru olmayan bilgiler üzerinden sığınmacı ve göçmenler hakkında negatif bir algı oluşmasın. Bu konuda çalışan sivil toplum örgütleri ve akademisyenler ile daha fazla fikir alışverişinde bulunulabilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/02/multeciler-neden-hedefte/">Mülteciler Neden Hedefte?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Yaşayan Mülteci Girişimci Adayları için Build Your Future Başvuruları Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/01/turkiyede-yasayan-multeci-girisimci-adaylari-icin-build-your-future-basvurulari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 09:25:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşayan mültecilerin kendi girişimlerini kurmalarına yardımcı olmak için başlatılan BYF programının ilk aşaması olarak 21 Haziran’da İstanbul, 23 Haziran’da da Gaziantep’te iki ideathon (fikir maratonu) düzenleniyor. Ideathonlardan sonra Temmuz ayında Istanbul’da bootcamp gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/01/turkiyede-yasayan-multeci-girisimci-adaylari-icin-build-your-future-basvurulari-basladi/">Türkiye’de Yaşayan Mülteci Girişimci Adayları için Build Your Future Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de girişimcilik ekosistemini geliştirmek ve gençlere girişimcilik ilhamı vermek üzere kurulan Türkiye Girişimcilik Vakfı, Build Your Future (BYF: Geleceğini Kur) program için başvuruları almaya başladı. BYF programı Türkiye’de yaşayan mültecilerin kendi girişimlerini kurmaları için gereken becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Türkiye Girişimcilik Vakfı tarafından hayata geçirilen proje GIZ tarafından fonlanıyor ve program içerikleri Impact Hub Istanbul tarafından geliştiriliyor.</p>
<p>Program çerçevesinde 21 Haziran tarihinde İstanbul’da ve 23 Haziran tarihinde Gaziantep’te iki ideathon düzenlenecek. Katılımcılara, süreç ve faydaların anlatılacağı bilgilendirme oturumunun ardından ideathon (fikir maratonu) başlayacak. Ideathon sırasında katılımcılar fikirlerini sunacak, geri bildirim alacak ve fikirlerini işe dönüştürmek için ne gibi araçlar kullanabileceklerini öğrenecekler. Ideathonlarda fikir üreten katılımcılar 27-31 Temmuz’da İstanbul’da gerçekleşecek Bootcamp’te iş fikirlerini iş modellerine dönüştürmeyi öğrenecekler. Eğitim kampı ise İstanbul’da yapılacak.</p>
<p>BYF programına katılan mülteciler kendi ekiplerini kurma, fikirlerini geliştirerek somut işlere dönüştürme, girişimcilik becerileri edinme ve paydaş ekosistemi ile bir araya gelme fırsatı bulacaklar.</p>
<p>BYF programı ile mülteci gençlerin geleceklerini kurabilmelerine yardımcı olan Girişimcilik Vakfı, gençlerin girişimcilik dünyasına erkenden atılmalarını sağlamak amacıyla 2014 yılının Nisan ayında Türkiye’nin önde gelen girişimcileriyle birlikte kuruldu. Türkiye’de girişimcilik kültürünü geliştirmek için 17-24 yaşları arasındaki gençlerle birlikte çalışan vakıf; girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmayı, üniversite gençlerine ilham vermeyi ve gençlerin kendi yollarından giderek iz bırakmalarını sağlamayı hedefliyor. Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül BYF ile ilgili, “Vakıf olarak BYF Programı’mıza çok önem veriyoruz. Bu program aracılığıyla ülkemizdeki mültecileri doğru ilham ve networkle buluşturup potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için onlara fırsat sağlamaya çalışıyoruz. Gençlerin girişimciliği bir kariyer yolu olarak benimseyebilmelerini istiyoruz. Öte yandan girişimciliğin ülkelerin ekonomileri için de ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu biliyoruz. Bu amacımızı gerçekleştirme yolunda uluslararası işbirliklerimizi artırmaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>BYF’nin odağında mültecilere istihdam olanağı sağlamak var </strong><br />
Build Your Future, Türkiye’de yaşayan mültecilere adım adım ilerleyen bir metodoloji ile yol göstererek girişimcilik becerileri verecek ve sistematik bir şekilde kendi işlerini kurmalarına yardımcı olacak. Programın hedefi mültecilerin küçük ve orta ölçekli firmalara dönüşebilecek olan iş fikirlerini gerçekleştirebilmeleri için onlara gereken araçları sağlamak.</p>
<p>Program; katılımcıların,</p>
<ul>
<li>Fikirlerin altında yatan temel varsayımları tespit etmelerini,</li>
<li>Tasarlayacakları deneylerle bu temel fikirlerin müşteri keşifleri yoluyla geçerli kılınmasını,</li>
<li>Temel iletişim becerileri kazanmalarını,</li>
<li>Mali ve stratejik plan oluşturmanın temellerini anlamalarını,</li>
<li>Dünya standartlarında mentorlarla tanışıp fikir alışverişinde bulunmalarını ve</li>
<li>Hikayelerini potansiyel iş ortakları ve yatırımcılara anlatabilmeleri için gereken etkili yöntemlerini öğrenmelerini sağlıyor.</li>
</ul>
<p>BYF katılımcıları, sistematik olarak bir işin nasıl kurulduğunu ve pazar araştırması yapmak için ne gibi metodolojiler izlenmesi gerektiğini öğrenecek, mesajlarını iletme becerileri kazanacak ve 6 aylık bir faaliyet planı hazırlayacaklar.</p>
<p><strong>Programa katılma koşulları </strong><br />
BYF Programı’na katılmak isteyenlerin, 10 Haziran’a kadar <a href="http://lnk.marjinal.com.tr/wf/click?upn=E1A-2FKPGwUTuegG19F5rLPnhMg4vTVe3L7BdB3mrQIxKVYvtPmPRDEA1oJNJ-2FKH4-2F_VxlAuX98jGTImtRfy8qSMpyDOM3rVYFvUUqe15xkfBTj6LFK4k7elVShvWgLa-2BKygRjiRqKMZ3bdnKs6KCdLn-2BJDduTu45UTOtuApdZt-2Fcy-2BQDxu2sJzlrGN547-2BCWdxF5lWHnS8y-2F-2BneSlLBO9UDSK54nvyswvaBhwdTaa8m7rBLtTw1AMeoSEA-2FSY-2BSI57toUscwNdpjPUI7dSdDmUA6AtIf7-2FQBBYeOjra-2FEUzN-2BjjPeidKtdc-2BZMx3OoBwZtSCyhWtxNZsPavnztUcSz-2FqUug57-2BvKB5KnH4drCqMyV-2BCbnC6qVo-2BHytQT4AlQmwlmcMxWJLbZGNOTld6-2Fw9vcuIXGCNIj9Sn8aDYTxK-2FFvhg11oEbtvZOpx3I-2BCU6HZFyGFPv0HhaXoQQumeobX0Q-3D-3D" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://lnk.marjinal.com.tr/wf/click?upn%3DE1A-2FKPGwUTuegG19F5rLPnhMg4vTVe3L7BdB3mrQIxKVYvtPmPRDEA1oJNJ-2FKH4-2F_VxlAuX98jGTImtRfy8qSMpyDOM3rVYFvUUqe15xkfBTj6LFK4k7elVShvWgLa-2BKygRjiRqKMZ3bdnKs6KCdLn-2BJDduTu45UTOtuApdZt-2Fcy-2BQDxu2sJzlrGN547-2BCWdxF5lWHnS8y-2F-2BneSlLBO9UDSK54nvyswvaBhwdTaa8m7rBLtTw1AMeoSEA-2FSY-2BSI57toUscwNdpjPUI7dSdDmUA6AtIf7-2FQBBYeOjra-2FEUzN-2BjjPeidKtdc-2BZMx3OoBwZtSCyhWtxNZsPavnztUcSz-2FqUug57-2BvKB5KnH4drCqMyV-2BCbnC6qVo-2BHytQT4AlQmwlmcMxWJLbZGNOTld6-2Fw9vcuIXGCNIj9Sn8aDYTxK-2FFvhg11oEbtvZOpx3I-2BCU6HZFyGFPv0HhaXoQQumeobX0Q-3D-3D&amp;source=gmail&amp;ust=1527875186066000&amp;usg=AFQjCNHYhDf4vWH-SGf30bj4Qc_TiMlTHQ">https://buildyourfuture.co/</a>  adresindeki başvuru formunu doldurup Girişimcilik Vakfı’na göndermeleri gerekiyor.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://sivilalan.com/2018/05/31/turkiyede-yasayan-multeci-girisimci-adaylari-icin-build-your-future-basvurulari-basladi/" target="_blank" rel="noopener"> Sivilalan</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/01/turkiyede-yasayan-multeci-girisimci-adaylari-icin-build-your-future-basvurulari-basladi/">Türkiye’de Yaşayan Mülteci Girişimci Adayları için Build Your Future Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2017 10:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören göçmenlik hizmetleri merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Göç Örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi, Türkiye&#8217;de özellikle Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunlara yardımcı olabilmek için “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi”ni hayata geçirdi. Bu projeyle kamu ve sivil toplum arasında da bir köprü gören bu merkez hakkında &#8220;Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi Koordinatörü  Ayşe Özlem Ekşi ile konuştuk. Ekşi sorularımızı yanıtladı ve kamu kurumları ile sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/">Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi, Türkiye&#8217;de özellikle Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunlara yardımcı olabilmek için “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi”ni hayata geçirdi. Bu projeyle kamu ve sivil toplum arasında da bir köprü gören bu merkez hakkında &#8220;Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi Koordinatörü  Ayşe Özlem Ekşi ile konuştuk. Ekşi sorularımızı yanıtladı ve kamu kurumları ile sivil toplum arasında köprü görevi üstlenen çalışmaların önemine vurgu yaptı.</strong></p>
<p><span id="more-17009"></span></p>
<p><strong>-Öncelikle Keçiören Göçmenlik Hizmetleri Merkezi&#8217;ndeki çalışmalarınıza nasıl başladığınızı anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Keçiören Göçmenlik Hizmetleri Merkezi (KGHM), IOM(Uluslararası Göç Örgütü) iş birliğiyle yürüttüğü “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi” kapsamında, uyum politikalarında yerel yönetimlerin rolünün belirlenmesine yönelik, yerel yönetimler bünyesinde oluşturulması öngörülen bir model geliştirmek üzere IOM ve Keçiören Belediyesi iş birliği ve ECHO&#8217;nun desteği ile kuruldu ve geçen sene Ağustos ayı itibariyle faaliyete geçti. Belediyenin, göçmen ve mültecilerle süregelen hizmet ve çalışmalarını daha sistemli ve etkin hale getirme arayışının bir sonucu olarak ortaya çıktı bu proje.  Proje öncesinde yaklaşık  altı ay kadar yerel aktörlerin göçmen ve mültecilerle çalışma kapasitelerinin, koordinasyon yeteneklerinin değerlendirildiği bir fizibilite çalışması yürütüldü.  Bu süreçte belediyenin, yereldeki kamu kurum ve kuruluşlarının, STK’ların, özel sektörün süregiden çalışmaları gözlemlendi.  Göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı semtlerde hane ziyaretleri ile durum ve ihtiyaç analizi yapıldı. Göç alanında çalışan ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile akademisyenlerin görüş ve önerileri alındı. Farklı ülkelerden iyi örnekler incelendi.  Bölgedeki göçmen nüfusun oranı ve ihtiyaçlarına göre sunulan hizmetlerin ve aktörler arası koordinasyonun yeterliliği değerlendirilerek kapasite geliştirici ne tür çalışmalar yürütülebileceği üzerinde düşünüldü bu süreçte ve etkili olabileceği düşünülen bir model üzerinde çalışmaya başlandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17080 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595.jpg" alt="" width="448" height="623" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595.jpg 720w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-640x891.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-610x849.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-320x445.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 448px) 100vw, 448px" />         <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17079" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478.jpg" alt="" width="450" height="624" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478.jpg 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478-320x444.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p><strong>-Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Merkezde istihdam edilen uzman personelle hukuk, sağlık, eğitim, iş-meslek, sosyal yardımlar konularında danışma ve yönlendirme başta olmak üzere çeşitli destekleyici hizmetler sunuluyor. Bu hizmetlerle göçmenlerin öncelikli olarak kamu kurum ve kuruluşlarının hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak; yanı sıra yerel topluma yönelik sunulan kamu hizmetlerine göçmen hizmetlerinin entegre edilerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. Bu amaçla talebe göre dil kursları, idari ve adli işlemler, sosyal yardım, iş-meslek, eğitim, sağlık konularında bilgilendirme ve yönlendirme, meslek eğitimleri, psiko-sosyal destek ile yerel toplum ve göçmen toplum arasında kaynaşmayı sağlamak üzere çeşitli sosyal-kültürel etkinlikler yürütülüyor. Bölgedeki göçmenlerin ihtiyaçlarını daha kolay tespit etmek ve sınıflandırmak amacıyla sosyo-ekonomik ve demografik verilerinin tutulduğu bir veri tabanı çalışması da söz konusu. Ayrıca kamu personelinin göçmenlerle çalışma kapasitelerini geliştirmek üzere çalışmalar yürütülüyor.  Bu çalışmalar, ilgili uluslararası kuruluşlar, yereldeki kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bir koordinasyon kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda yürütülüyor.</p>
<figure id="attachment_17081" aria-describedby="caption-attachment-17081" style="width: 430px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17081" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1.jpg" alt="" width="430" height="272" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1.jpg 682w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-640x405.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-610x386.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-320x203.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 430px) 100vw, 430px" /><figcaption id="caption-attachment-17081" class="wp-caption-text">Ayşe Özlem Ekşi</figcaption></figure>
<p>&#8211;<strong>Sivil toplum ile kamu idaresi arasında bir köprü görevi görüyorsunuz. Sizce bu köprü neden gerekli?</strong></p>
<p>Göç ve göçmen hizmetleri prosedürlerinin sıklıkla değişmesi ve çeşitliliği, karmaşık bürokratik yapılanma, kültürel farklılık ve dil çeşitliliği nedeniyle iletişim sorunları, göçmelerin uyum sürecinde karar alma mekanizmalarına katılımlarını sağlayacak sistemlerin olmaması gibi çok temel sorunlar kamu ve sivil toplum arasında koordinasyonu zorunlu kılıyor. Türkiye’nin uyum politikalarına geçiş sürecinin henüz başlangıç aşamasında olması nedeniyle özellikle yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu sürece adaptasyonu konusunda yeterli araştırma, çalışma ve örnek uygulamalar bulunmuyor.  Bu doğrultuda; tüm bu sorunların aşılmasını hedefleyen, göç yönetimi açısından yerel yönetimlerin ve sivil toplumun hareket kabiliyetini kanalize eden; yerel yönetimler ve sivil toplum arasında köprü vazifesi görebilecek bir model geliştirmek üzere kafa yorduk. Dünyada da; göçmenlere yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi,  uyum politikalarının geliştirilmesi,  göçmenlerin karar mekanizmalarına dahil edilmesi, hizmet sunumunun entegre bir şekilde, daha hızlı ve etkin verilmesinin sağlanmasında yerel yönetimler ve sivil toplum arasındaki koordinasyona önemli bir rol biçiliyor uzun zamandır.</p>
<p><strong>-Söz konusu köprü ülkemizdeki mültecilerin sorunlarına çözümler üretirken nasıl bir farklılık ortaya koyuyor?</strong></p>
<p>Yerel yönetimler ve sivil toplumun saha tecrübesini ortaklaştırarak kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlıyor. Kamu personelinin göçmenlere yönelik hak temelli bir perspektif geliştirebilme olanağını artırıyor. Göçmenlerin politik katılımı açısından ara geçiş basamağı olarak değerlendirilebilir bu çalışmalar.  Kültürlerarası arabuluculuğun geliştirilmesi noktasında da aktif bir rol üstlenebilir.</p>
<p><strong>-Sizce sivil toplum Türkiye&#8217;de mültecilere yönelik son dönemlerde iyice artan ön yargıları aşmaya yönelik neler yapabilir? Neler yapmalı?</strong></p>
<p>Yerel toplum ve göçmen toplum arasında sağlıklı karşılaşma ortamlarının oluşturulmasını sağlayan saha çalışmalarına yoğunlaşmak gerekir.  Medyanın ve sosyal medyanın bilinçlendirme, uyarıcı olma noktasında önemli bir rolü bulunmakla birlikte; sağlıklı bir karşılaşma ve kaynaşmanın sağlanabilmesi için saha çalışmalarının rolü çok daha önemli, bununla birlikte  oldukça yetersiz. Bu noktada sivil toplumun inisiyatif alması gerekli. Yine göçmenlerin siyasi katılımı, temsili, kendilerini ifade edebilme olanaklarının artırılması karşılıklı ön yargıların bertaraf edilmesi için oldukça önemli. Bu yönde kapasite geliştirici çalışmalarda da sivil toplum daha fazla rol üstlenmeli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/">Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
