<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Milli Eğitim Bakanlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/milli-egitim-bakanligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/milli-egitim-bakanligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 May 2023 11:16:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Milli Eğitim Bakanlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/milli-egitim-bakanligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öğretmenler için İklim Değişikliği Eğitimi Portalı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/02/ogretmenler-icin-iklim-degisikligi-egitimi-portali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 May 2023 11:16:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim TEMA Eğitim Portalı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83861</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) iş birliğinde, 'iklim değişikliği eğitimi' portalını hazırladı. İklim TEMA Eğitim Portalı (iklimtema.org) öğretmenler aracılığıyla, etkileri her geçen gün daha fazla hissedilen iklim değişikliği konusunda çocukların farkındalık geliştirmelerini sağlayacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/02/ogretmenler-icin-iklim-degisikligi-egitimi-portali/">Öğretmenler için İklim Değişikliği Eğitimi Portalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Portal 2 Mayıs Salı günü TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç’ın ev sahipliğinde, Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma-Geliştirme ve Projeler Daire Başkanı Dr. Ayşe Kula ve TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Özgür Bolat’ın katılımıyla, Vakfın İstanbul’da bulunan Genel Merkez binasında düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.</p>
<h5><strong>Portaldaki Eğitim İçerikleri Tüm Öğretmenlere Açık Olacak</strong></h5>
<p>Okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerine yönelik geliştirilen ve iklim değişikliği eğitimi konusunda öğretmenler için hazırlanan portal, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Müfredata uyumlu içeriklerin yer aldığı<strong> ‘<a href="http://iklimtema.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://iklimtema.org&amp;source=gmail&amp;ust=1683111208590000&amp;usg=AOvVaw0HHA3NpWzg8I5EeqrXjHTr">iklimtema.org</a>’</strong>aüye olan<strong> </strong>öğretmenler tüm eğitim içerik ve destekleyici materyallere kolaylıkla ulaşabilecek.</p>
<p>Portalda, çocuklarla birlikte uygulanabilecek 60’a yakın etkinlik yönergesi, 15 sunum, 25’e yakın poster, 3 eğitici film ve uzman yazılarının yanı sıra 5 e-kitap öğretmenlerin kullanımına açık olacak. Etkinlikleri uygulayan öğretmenler ayrıca isimlerine özel e-sertifikaya da sahip olacak.</p>
<h5><strong>İklim Değişikliği Üzerine Düşünmeleri Sağlanacak</strong></h5>
<p>İklim değişikliği eğitiminde ekolojik okuryazarlığın yani insanın doğayla olan ilişkisinin önemine dikkat çeken TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç “Çocukların, sadece iklim değişikliği değil; kuraklık, biyolojik çeşitlik kaybı, atıkların yarattığı kirlilik gibi tüm ekolojik krizlere karşı, bugün ve gelecekte mücadele edebilmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Çocukların bu yeni durumlara uyum sağlamalarını ve iklim değişikliğinin yaratacağı yeni krizlere çözümler bulmalarını istiyoruz. Bunun için öncelikle çok erken yaşlardan başlayarak çocukların doğanın nasıl işlediğini örneğin; su döngüsünü, bir bitkinin nasıl yetiştiğini, arıların doğa için önemini anlamasını ve insanın bu işleyişe olumsuz etkilerini fark etmesini sağlamalıyız” dedi.</p>
<h5><strong>İklim Değişikliği Eğitiminde Öğretmenler Anahtar Role Sahip</strong></h5>
<p>Doğa eğitiminde kalbe ulaşan yolun öğretmenlerin açtığı yollardan geçtiğini belirten Deniz Ataç “Doğa eğitimi konusunda çocuklarda farkındalık yaratmak için öncelikle öğretmenlerin doğayı yakından tanıması çok kritik. Bir öğretmenin etkisinin ne kadar büyük olduğunu Kurucumuz Sayın Hayrettin Karaca’nın yaşamında görebiliriz. Kendisi derdi ki; ‘ilkokuldan beri meşeyi çok seviyorum. Bize öğretmenler ağaçları anlatıyorlardı. O ağaçlar meşeydi ve oradan başladı iş…’ Ve bu ağaç sevgisi dünya çapında bir doğa bilgesinin Türkiye’den çıkmasını sağladı” diyerek okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerinde eğitim veren öğretmenlere portala üye olmaları yönünde çağrıda bulundu.</p>
<h5><strong>Hedef Doğayı Tanıyan Çocuklar </strong></h5>
<p>İklim değişikliğinin, çocuklarla paylaşılırken kullanılan kelimelere ve yaklaşıma oldukça özen gösterilmesi gereken bir konu olduğunun da altını çizen Ataç,  “Yaşanan krizlerin sonuçlarına bağlı olarak korku ve kaygıyı beslemek yerine umut ve harekete geçirecek eylemlere yer açılmalı. Bu konudaki tüm eğitim süreçleri ve paylaşımlar çocukların gelişimlerine uygun şekilde planlanmalı.</p>
<p>Bizler de hayata geçirdiğimiz İklim TEMA Eğitim Portalı ile çocukların iklim değişikliğine uyum sağlayacak bilgi ve becerileri kazanmalarını yani çocukların evlerinde ve okullarında doğayı gözeten alışkanlıklar edinmelerini önemsiyoruz. Bunlardan bazıları; ihtiyacından daha az tüketmek, enerjiyi ve suyu tasarruflu kullanmak, atığı çıkarmamak ve yeniden kullanmak.</p>
<p>Çocukların iklim değişikliğinin nedenlerini, sonuçlarını ve etkilerini öğrenmelerini, iklimdeki değişikliklerin diğer sistemleri nasıl etkilediği konusunda farkındalık geliştirmelerini amaçlıyoruz. Ekolojik okuryazarlık becerileri kazanmaları, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için günlük yaşamda uygulanabilecek çözüm önerilerini hayata geçirmeleri de hedeflerimiz arasında” diyerek portala dair bilgi verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/02/ogretmenler-icin-iklim-degisikligi-egitimi-portali/">Öğretmenler için İklim Değişikliği Eğitimi Portalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ücretli Öğretmenler Kölelik Değil Kadro İstiyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/30/ucretli-ogretmenler-kolelik-degil-kadro-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2019 08:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ücretli Öğretmenler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli öğretmenlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46353</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ücretli öğretmenlerin haklarını savunmak için kurulan “Ücretli Öğretmenler Platformu” başkanlığını yürüten Hasan Çakır, ücretli öğretmenlikte herhangi bir maaş ödemesi olmadığına, sadece girilen ders saati kadar ücret alındığına dikkat çekerek, ''Sigortanız  aldığınız maaşa göre yatırılıyor. Toplam 10 sene çalışmıştım ve bin 44 gün sigortam yatmış yani emekli olma ihtimalim yok.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/30/ucretli-ogretmenler-kolelik-degil-kadro-istiyor/">Ücretli Öğretmenler Kölelik Değil Kadro İstiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Milli Eğitim Bakanlığı, 1500 TL’ye artık tam zamanlıdan daha ağır şartlarda “ücretli” öğretmen çalıştırıyor, asgari ücret bile alamayan ücretli öğretmenler yeni yıla da 2019’daki aynı talep ve beklentilerle girecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">MEB’te kadrolu, sözleşmeli ve ücretli olarak çalışan öğretmenlerin yaşamları ve güvenceleri arasında adeta bir uçurum var. Ücretli ve sözleşmeli olan, özel okullarda ve dershanelerde çalışan ya da hiç iş bulamayan yani ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen var. Neredeyse her gün sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışan ve atama talep eden öğretmenler bir yandan bu mücadeleyi sürdürürken bir yandan evine ekmek götürebilmek için ücretli öğretmenlik yapıyorlar. Ancak aldıkları ücret asgari ücretin altında, sigorta prim sayıları kadrolu öğretmenlere göre oldukça düşük, ömürleri boyunca çalışsalar dahi prim gününden emekli olmaları neredeyse imkansız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46355 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/74366_480x270.jpg" alt="" width="316" height="178" />12 yıldır ücretli öğretmenlik yapan ve bir yandan da ücretli öğretmenlerin haklarını savunmak için “Ücretli Öğretmenler Platformu” başkanlığını yürüten Hasan Çakır,  2003 yılında İnönü Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği’nden mezun oldu. 10 sene İstanbul’da ücretli öğretmenlik yapan Çakır, “Ücretli öğretmenlikte herhangi bir maaş ödemesi yok. Sadece girdiğiniz ders saati kadar ücret alıyorsunuz. Sigortanız da aldığınız maaşa göre yatırılıyor. Toplam 10 sene çalışmıştım ve 1044 gün öğretmenlikten sigortam yatmış yani 12 yılda bu kadar yatmış. Böyle çalışarak herhalde 70 yılda falan doldururuz sigorta primini. Kısacası emekli olma ihtimalimiz yok.” diyor.</span></p>
<p><strong>80 Bin Öğretmen Güvencesiz</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da 21 bin, Türkiye genelinde ise 80 binin üzerinde ücretli öğretmenin olduğunu vurgulayan Çakır, “Bu insanlar asgari ücret bile alamıyorlar. Şu an bizim platformda 15 bin kişi var. Maaşlar açıklanmış ‘2 bin 28 lira yatmış’ diyor bir arkadaş. Bu ay tam yattığı için seviniyor. Güya Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a bir önerge sundular, ‘ücretli öğretmenlerin derslerine yüzde 100 zam yapılacak’ diye. Ara tatillerdeki kesintiler ne olacak? Geçenlerde ara tatil oldu mesela. Bize 1557 lira yattı. Şubat tatili geliyor. 15 gün yine kesilecek maaştan. Bu para ile insanlar nasıl ev geçindirecek? Nasıl kira ödeyecekler?” diye konuştu.</span></p>
<p><strong>Ücretli Öğretmenlikten Çobanlığa&#8230;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46356 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-26-at-09.20.03-1.jpeg" alt="" width="440" height="278" />2010 yılında iki arkadaş olarak Ankara’ya yürüdüklerini, defalarca televizyonlara çıktığını, fırsat buldukları her anda ücretli öğretmenlerin seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen Çakır, “Samsun’dan Ankara’ya yürüdük. 21 gün sürdü. O zaman büyük bir eylem yaptık Ankara’da, kadro açılsın, alım yapılsın diye. Bu olaydan sonra 40 bine yakın alım yaptılar. Bayağı ses getirdi. Kızılay’da 5 saat yolu kapatmıştık. Tabi arkadaşların hepsi atandı ama ben atanamadım. Bütün basın açıklamalarını ben yaptım ama ben atanamadım. Ben de 2014 yılında ücretli öğretmenliği bıraktım. 10 sen çalıştım ve bırakmak zorunda kaldım. Çünkü son maaşım Haziran 2014’te 564 lira olarak yatmıştı. Artık yapamıyordum. Evlenmiştim, 3 çocuğum vardı. Böyle olmayacağını anladım. 2014’te Bayburt’ta çobanlığa başladım.” diyerek durumun vehametine dikkat çekiyor.</span></p>
<p><strong>&#8216;Hak Arama Meselesi Büyük Sıkıntı&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha sonrasında tekrar ücretli öğremenlik yapmaya başlayan Çakır, “Sonra Bakan ‘5 yıl ve üzeri ücretli öğretmenlik yapanları mülakatta kadroya alacağız’ açıklamasını yaptı. Ama şöyle bir şey oldu, istersen 10 sene ücretli öğretmenlik yap, eğer 2017-2018 döneminde öğretmenlik yapmamışsan bu haktan yararlanamazsın diye bir madde koydular. Bu maddeden dolayı ben otomatik olarak elenmiş oluyordum. Çünkü 2017-2018 sezonunda bana ücretli öğretmenlik çıkmadı. Bakan Bey açıklamasında ‘KPSS puanına bakılmaksızın’ demesine rağmen, KPSS’ye geçen yıl girip, 50 puan alma şartı koydular. Bunların adaletli olmadığını biz Ankara’ya giderek Ak Parti’nin grup toplantısına katılarak söyledik. Orada İstanbul Milletvekili Metin Külük’ü yakaladım. Dedim ki “Sayın vekil ben İstanbul’da 10 sene bedava öğretmenlik yaparken bana görev çıktı ama bu sene kadro meselesi var diye bana çıkmadı.” Bana “Milli Eğitim sana her sene görev vermek zorunda mı?” dedi. Tamam da öğretmen olan benim! O ara ben bir televizyon programına çıkabildim. Televizyon programında tüm sorunlarımızı dile getirdim. Ücretli öğretmenliğe kadro verilecek ama aktif çalışma ve KPSS şartının etik olmadığını söyledim. Sonra zor bela bir okul ayarladım kendime. Bu seferde bir hafta sonra o yayınlanan röportajımdan dolayı Düzce’de Valilik kararı ile görevden aldılar beni. Hak aramak meselesi de büyük bir sıkıntı. Şimdi iki aydır öğretmenlik yapıyorum. Geçen ayki maaşım 1271 lira, bu ayki 1557 lira. Ve yatan sigorta ayda 13 gün.” diyor.</span></p>
<p><strong>Kışın Öğretmen Yazın Mevsimlik İşçi</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46357 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/73464.jpg" alt="" width="332" height="193" />Diğer ücretli öğretmenlerin de hayatta kalmak için ek işlere yöneldiğini başka türlüsünün mümkün olmadığını aktarıyor Çakır: “Ek işler yapmaya çalışıyorum. Yoksa o parayla geçinemezsin. Allah’tan eşim kadrolu öğretmen. Bir ücretli öğretmen arkadaşım yaz aylarında maaş olmadığı için eşiyle birlikte pamuk toplamaya gidiyor. 30 lira yevmiye ile öğretmen yaz aylarında pamuk toplayarak geçimini sağlıyor, sigortası olmadığı için.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Kadro İstiyoruz&#8217;</strong></span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bir dernek kurduk. Ataması Yapılmayan Öğretmenler Derneği. Hakkımızı arayalım diye. İnsanlar derneğe üye olamıyor korkudan. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Hakkını aramak için hükümeti eleştirince bir bakıyorsun adamlar sana saldırıyor. Ücretli öğretmenlik yapan bile saldırıyor sana. Niye? Arkadaş, ben sizin hakkınızı savunmak için uğraşıyorum burada” diyen Çakır şöyle sürüyor sözlerini: “Ataması yapılmayan öğretmenler 400 binin üzerinde. 400 bin kişiyi öyle bir çıkmaza soktu ki devlet, 400 bin kişiyi atama ihtimali yok. Ve benim 400 bin kişinin hakkını savunabilecek bir gücüm de yok. Bıraktım ben de. Ataması Yapılmayan Öğretmenler Derneği&#8217;ni kapattık. Ücretli Öğretmenler Platformu&#8217;nu kurduk. Biz sadece ücretli öğretmenlerin hakkını aramak için uğraşıyoruz artık. Bizim derdimiz bakanın söylediklerine istinaden, beş yıl ve üzeri ücretli öğretmenlik yapanların artık şartsız kadroya alınması.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çözüm olarak ise şunları söylüyor Çakır, “Öncelikle devlet ihtiyaç dahilinde üniversite açmalı. İstihdam edeceği kadar fakülte açması lazım. Emekliliği dolmuş olmasına rağmen emekli olmuyor insanlar. Niye? Emeklilik şartları iyi değil. 3600 ek gösterge de çıkmadı.  Ücretli öğretmenliğin de bir an evvel kaldırılması lazım. İade-i itibar istiyoruz. Kadro istiyoruz. Talebimiz ve mücadelemiz bu.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/30/ucretli-ogretmenler-kolelik-degil-kadro-istiyor/">Ücretli Öğretmenler Kölelik Değil Kadro İstiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PISA 2018 Sonuçları Açıklandı 2015’e Göre Artış Olsa da 37 OECD Ülkesi Arasında 31. Sıradayız</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-2015e-gore-artis-olsa-da-37-oecd-ulkesi-arasinda-31-siradayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2019 12:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[PISA 2018 sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[PISA testi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini üç yılda bir değerlendiren PISA testinin 2018 yılı sonuçları açıklandı. Türkiye, 2015 sonuçlarına göre artış gösterse de; matematik, fen ve okuma bölümlerinde 37 OECD ülkesi arasında 31. sırada yer aldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-2015e-gore-artis-olsa-da-37-oecd-ulkesi-arasinda-31-siradayiz/">PISA 2018 Sonuçları Açıklandı &lt;br&gt;2015’e Göre Artış Olsa da 37 OECD Ülkesi Arasında 31. Sıradayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>PISA 2018 testine, Türkiye&#8217;den 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 73&#8217;ünü temsil eden 186 farklı okuldan 6 bin 890 öğrenci girdi. Alınan sonuçlar ise, matematik 454, okuma 466, fen 468 oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45216 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/YelizDuskun-640x639.jpg" alt="" width="259" height="259" />Eğitim Reformu Girişimi Politika Analisti Yeliz Düşkün, 2015’deki puanlara göre 2018 puanların artış gösterdiğini ancak yüksek bir başarıdan söz edilemeyeceğini belirtiyor. PISA kapsamında öğrencilerin &#8220;okuma, matematik ve fen&#8221; alanlarında verdikleri yanıtlara göre 1&#8217;den 6&#8217;ya kadar gruplara ayrıldığını ve en üst düzeyin &#8220;5 ve 6. seviye&#8221; olarak tarif edildiğini belirten Düşkün, Türkiye’nin ikinci düzeyde olduğunu söyledi. Düşkün, bu sonuçların, çocukların matematikte basit rakamsal işlemleri yapabildiğini, aşina oldukları kavramları içeren metinlerde ana fikri fark edebildiğini ancak eleştirel düşünmekte ve karmaşık metinleri anlamakta zorlandığını gösterdiğini dile getirdi.</p>
<p>Rapordaki önemli bir göstergenin Türkiye’nin bölgeler arasındaki eğitim seviyesi farklılığı olduğunu belirten Düşkün, “Eğitimine Batı Anadolu Bölgesi’nde devam eden öğrenciler 500,6 ortalama puanı ile en yüksek okuma becerisi performansını elde etmiştir. Okuma becerileri alanında en düşük performansı gösteren öğrenciler Ortadoğu Anadolu (409,4), Güneydoğu Anadolu (423,6) ve Kuzeydoğu Anadolu (430,8) bölgelerinde eğitimlerine devam etmektedir. En yüksek ile en düşük başarı arasındaki fark 91,2 puandır. Bu fark, yaklaşık üç okul yılına denk geliyor.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45218 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/pisa-2018-results-sonuclari-640x1382.jpg" alt="" width="234" height="506" />PISA  sonuçlarının, eğitimdeki başarıyı arttırmak için eğitim harcamalarının artırılması, kaynağın etkin ve verimli kullanılmasının önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirten Düşkün, diğer bir önlemin de okul öncesi eğitim olduğunu belirtti. PISA’da az bir yıllık okul öncesi eğitimin, okul hayatına güçlü başlama şansı getirdiğinin vurgulandığını belirten Düşkün, “Gelecekteki başarı için okul öncesinin zorunlu ve ücretsiz hale getirilmesi önemli. Diğer bir konu da öğretmenlerin desteklenmesi. Eğitim başarısında öğretmenlerin rolü yadsınamaz. Öğretmen yetiştirmekten, mesleki olarak desteklenmesine, yaşam kalitesinin iyileştirilmesine her aşamada iyileştirmeler gerekiyor.“ diye konuştu.</p>
<p>Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığı da hazırladığı raporla PISA 2018 sonuçlarını değerlendirdi. Raporda, Türkiye, PISA 2018’de PISA 2015’e göre matematik ve fen alanlarında ortalama puanını en çok artıran ülke olduğu belirtilerek, “Okuma becerileri alanında ise iki uygulama arasında puanını en çok artıran ikinci ülkedir. Bu sonuçlar, Türkiye’nin her üç bilişsel alandaki performansında da önemli bir iyileşme olduğunu göstermektedir.” Deniliyor.</p>
<p>MEB’in raporunun tamamı için <a href="http://www.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/03105347_PISA_2018_Turkiye_On_Raporu.pdf">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-2015e-gore-artis-olsa-da-37-oecd-ulkesi-arasinda-31-siradayiz/">PISA 2018 Sonuçları Açıklandı &lt;br&gt;2015’e Göre Artış Olsa da 37 OECD Ülkesi Arasında 31. Sıradayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PİCTES Projesinde Suriyeli ve Türkiyeli Çocuklar Birbirlerinin Kültürlerini Tanıyacak </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/09/pictes-projesinde-suriyeli-ve-turkiyeli-cocuklar-birbirlerinin-kulturlerini-taniyacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 12:37:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[PİCTES Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli çocuklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın 3 yıl daha uzatma kararı aldığı PİCTES Projesi yaz aylarında da devam ediyor. Okul öncesi dönemdeki Suriyeli ve Türkiyeli çocukların bir arada eğitim alacağı projede çocuklar birbirlerinin kültürünü de yakından tanıyacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/09/pictes-projesinde-suriyeli-ve-turkiyeli-cocuklar-birbirlerinin-kulturlerini-taniyacak/">PİCTES Projesinde Suriyeli ve Türkiyeli Çocuklar Birbirlerinin Kültürlerini Tanıyacak </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Suriye’deki savaşın mağdur ettiği önemli grupların başında çocuklar geliyor, mültecilerin yüzde 46’lık kesimi çocuklardan oluşuyor. Türkiye’de okul çağında ise (5-17 yaş) 1 milyon 150 bin civarında Suriyeli mülteci çocuk bulunurken 2017-2018 eğitim-öğretim yılında 603,929 Suriyeli mülteci çocuk okula gidebildi. Eğitimini sürdüren çocuk sayısı her yıl daha da artarken göçün üzerinde 8 yıl geçmesine rağmen okullaşma oranı halen istenilen düzeyde değil.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-40556 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/pıctes2-640x480.jpg" alt="" width="330" height="247" />Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre ilk okul çağındaki Suriyeli mülteci çocukların yüzde 91&#8217;i okullaşırken bu oran orta okul ve lisede daha da düşüyor. Lise dönemindeki Suriyeli çocukların eğitime katılma oranının yüzde 25 civarında. Ailelerinin ekonomik koşullarından dolayı çocuklar okumayı bırakarak çalışma hayatına dahil olmak zorunda kalıyor. </span></p>
<p><b>215 Okul İnşa Edilecek</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Milli Eğitim Bakanlığı, Suriyeli mülteci çocuklarla ilgili okullaşma başlattığı projesini devam ettirme kararı aldı. MEB’in, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu birlikte yürüttüğü <a href="https://pictes.meb.gov.tr/izleme" target="_blank" rel="noopener">&#8220;Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi&#8221;</a>ni 3 yıl daha uzattığını duyurdu. Proje, geçici koruma altındaki Suriyeli çocukların Türkiye’deki eğitime erişimini arttırmayı, eğitim kalitesinin iyileştirilmesi entegrasyonu sağlamayı amaçlıyor.  Proje kapsamında ayrıca 215 okul da inşa edilecek. </span></p>
<p><b>Eğitimlerin Yanı Sıra Rehberlik ve Danışmanlık Desteği</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli mültecilerin yoğun olarak yaşadığı 23 ilde devam eden proje kapsamında, Türkçe ve Arapça dil eğitimlerinin yanı sıra, telafi ve destekleme eğitimleri, taşıma hizmeti, kırtasiye, ders kitabı ve giyim yardımı, farkındalık faaliyetleri, rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerini de kapsıyor. Proje, Suriyeli çocukların sokakta çalışmasına gerek kalmadan, meslek okullarında eğitimlerine devam etmeleri ve aile bütçelerine katkı sağlamalarını hedefliyor. </span></p>
<p>Proje yaz aylarında da devam ediyor. Okul öncesi dönemdeki 40 bin dezavantajlı Suriyeli ve Türkiyeli çocuğun için hem ilkokula hazırlanmaları hem de birbirleriyle kaynaşmaları amacıyla yaz döneminde yeni bir eğitim programını hayata geçirdi.  9 hafta sürecek yaz okulları 31 Ağustos&#8217;ta da tamamlanacak. Haftada 30 saatlik bir program uygulanacak. <b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40557 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/pıctes4-640x427.jpg" alt="" width="381" height="254" /></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programda hem sosyal uyum faaliyetleri hem de çocukların birbirlerini tanımasına yönelik etkinlikler var. Çocukların sonrasında okula adaptasyonlarını kolaylaştıracak, öz bakım, motor becerilerini geliştirecek çeşitli etkinlikler olacak. Çocuklar aynı zamanda birbirlerinin kültürlerini öğrenerek farklı oyunlar oynayacaklar. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/09/pictes-projesinde-suriyeli-ve-turkiyeli-cocuklar-birbirlerinin-kulturlerini-taniyacak/">PİCTES Projesinde Suriyeli ve Türkiyeli Çocuklar Birbirlerinin Kültürlerini Tanıyacak </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 12:11:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Danıştay, 2013 yılında demokratikleşme paketi çerçevesinde okutulmasına son verilen Andımız başlıklı öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin yönetmelik maddesini iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından temyize götürülen öğrenci andı eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarını karşı karşıya getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/">Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk kez 1933 yılında öğrencilere okutulan ve “ırkçı, tektipleştirici, faşizan” olduğu gerekçesiyle AK Parti hükümeti tarafından 2013 yılında “demokratikleşme paketi” kapsamında kaldırılan öğrenci andı, Danıştay’ın bu uygulamayı geri getiren kararı sonrasında yeniden tartışılmaya devam ediyor. Türk Eğitim-Sen tarafından açılan davada tartışmayı başlatan Danıştay 8. Dairesi, kararının gerekçesi olarak “idari istikrar oluşturacak biçimde çok uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda … okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması …. idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka uygun kullanmadığı” ifadelerini paylaştı. Andın kaldırıldığı dönemde bu demokratikleşme adımını “30’larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz” sözleriyle savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan Danıştay’ın kararına tepki gösterirken sivil toplumdan ilk cevap, “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını Türkiye’de ilk kez Diyarbakır’dan başlatan Hak İnisiyatifi’nden geldi. Sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımda, 2009’da Mazlumder Diyarbakır Şubesi iken başlattıkları kampanyayı hatırlatan Diyarbakır Hak İnisiyatifi, “Eğitimde ayrımcı, tektipçi bütün metin ve uygulamaların kaldırılmasını, eğitimin insan haklarına uygun bir formda verilmesini savunuyoruz. “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını 2009’da Diyarbakır’dan başlatmış ve eylem, etkinlik, yargı yolu vs. 4 sene boyunca yoğun bir mücadele ile ırkçı ve tektipçi metnin kaldırılmasına şahit olmuştuk. Bu tektipçi faşist uygulamanın geri dönmesini kabul etmeyeceğiz!” ifadeleriyle tepkisini paylaştı. MEB’in “nasılsa yargı da bizden yaklaşımıyla doğru düzgün savunma yapmamış olmasını” eleştiren Hak İnisiyatifi, “ülkedeki çoğulcu yapıya zarar veren metnin geri getirilmesi kararını hukuki bulmadıklarını ve Andımız Kaldırılsın kampanyasını başlatan ve yürüten ilk kurum olarak öğrenci andı başta olmak üzere tüm ırkçı ve tektipçi metin ve uygulamaların eğitim sürecinden çıkarılması için mücadeleye devam edeceklerini” deklare eden bir basın açıklaması paylaştı. Türkiye’deki çeşitli siyasi arka planlara sahip insanların bir araya gelip oluşturduğu Adalet Zemini de Hak İnisiyatifi’ni destekleyen ve Danıştay kararı ile öğrenci andını eleştiren bir açıklamada bulundu. “Türkiye’nin Türk etnik kimliğiyle beraber otuzu aşkın etnik kimlik barındıran, çok kimlikli ve çok kültürlü bir toplum olduğunu, Öğrenci Andı içerisinde, Türkiye’nin bu çok renkli yapısına zarar veren, toplumu tek tip olarak algılayan ve algılatmak isteyen, tek tipçi ve ırkçı çok sayıda ifade bulunduğunu” hatırlatan Adalet Zemini, “Türkiye’deki bütün etknik, dini, kültürel ve diğer kimliklere mensup çocuklarımızın özgür ve çoğulcu bir sistemde eğitim görme hakkını savunuyoruz.” ifadeleriyle tutumunu paylaşarak “başta Öğrenci Andı olmak üzere, bütün ırkçı ve tektipçi metin, kitap ve uygulamaların eğitim sisteminden çıkarılmasını” talep ettiklerini duyurdu.</p>
<p>Diyarbakır Barosu da düzenlediği basın toplantısında Öğrenci Andı’nın ve Danıştay kararının, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu hatırlatarak anayasa’nın 90. maddesi gereği Danıştay’ın bu sözleşmeye uymakla yükümlü olduğunu vurguladı. Ayrıca Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” şeklindeki amir hükmün de Danıştay tarafından ihlal edildiğini açıklayan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, “Danıştay’ın bu yasal sınırı aşarak karar vermesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bariz bir şekilde ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Son dönemlerde en çok yaptığımız eleştiri, yürütmenin yargıya müdahalesinin, tersi bir durumu olan bu hukuksuzluk halini de tasvip etmiyoruz. Her kurumu ve kişiyi çerçevesi anaysa ile belirlenmiş görev ve yetkilerini aşmamaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Aydın ayrıca, Diyarbakır Barosu’nun, yargılamaya taraf olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanında müdahil olarak yer alacağını, bu karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyizen başvuracağını ve temyiz sürecinde davanın takipçisi olacağını duyurdu.</p>
<p>Danıştay’ın kararı eğitim sendikalarını da karşı karşıya getirdi. Eğitim-Bir-Sen bütün şubeleri ile birlikte andımız kararına tepki gösterirken Türk Eğitim Sen de “Andımız Okuma Eylemi” düzenleyerek Eğitim-Bir-Sen’e tepki gösterdi. Eğitim-Sen ise kararın başka gerçeklerin üzerini örten bir “danışıklı döğüş” olduğunu ima eden bir açıklama yayınladı. Özgür Eğitim-Sen ve Eğitim İlke-Sen de Danıştay kararına karşı çıkan birer açıklama yayınladılar. “İçeriğini ve uygulamasını topluma, toplumun müktesebatına, kültür ve inanç evrenine hakaret olarak gördüğümüz Andımız’a Danıştay kararıyla yeniden muhatap kılınmamız bizler ve ülkemiz açısından hazindir.” diyen Özgür Eğitim-Sen, “bu kararı ve kararı mümkün kılan atmosferi mümkün kılan herkesin vebal altında olduğunu ve dün olduğu gibi bugün de bu tarz vesayet uygulamalarına karşı duracağını” duyurdu. Eğitim İlke-Sen ise açıklamasında Danıştay’ın kararını reddettiklerini vurgulayarak, “İslamî kimliğe açık bir karşıtlık üreten, hakikate meydan okuma cür’etini ısrarla sürdürüp insani ve toplumsal yaraları derinleştiren söylemleri mayalayan böyle bir nutkun okunmasının iptalinden sonra sıra zorunlu eğitimin ve eğitim süreçlerindeki siyasal-ideolojik baskıların ortadan kaldırılmasına gelmeliydi. Bu ve buna benzer resmî ideolojik tahakkümler bir an önce son bulmalıdır.” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Andımız ile ilgili gelişmeler üzerine Sivil Sayfalar’a konuşan Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahim Ay, şunları söyledi: “Biz 2009 yılında Andımız Kaldırılsın Kampanyası’nı Diyarbakır’dan başlattık. İlk yıl kampanya afişlerimiz polisler tarafından kanunsuz bir şekilde sökülmüştü. Her yıl birkaç kez İl Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları ve eylemler düzenledik. Kurumumuza yapılan başvurular üzerine İdare Mahkemeleri ve Danıştay nezdinde davalar açtık. Danıştay’da davamız reddedilince temyiz yoluna gittik. Konuyu AYM ve AİHM süreçleri dahil sonuna kadar götüreceğimizi deklare ettik. Ancak 2013 yılında andın kaldırılması sebebiyle yargısal sürece gerek kalmamış oldu. Geçtiğimiz yıl andın kaldırılmış olmasına rağmen kitaplarda yer alması üzerine MEB’e yaptığımız başvuruda okunmayı zorunlu kılan yönetmelik maddesinin kaldırıldığını ancak kitaplara konulmasını gerektiren maddenin yürürlükte olduğu cevabını aldık. Eğitim döneminin başında bu çelişkinin düzeltilmesi ve eğitim sürecinin büyük ölçüde insan haklarına aykırı bir bütün olduğunu hatırlatarak eğitim sürecini insan haklarına uygun hale getirme çağrısında bulunduk. Geldiğimiz noktada Danıştay, yargı eliyle ırkçı bir metni hayatımıza yeniden sokmak istemektedir. Elbette buna karşı olmayı sürdüreceğiz. Eğitim sürecinde insan haklarına aykırı tek uygulama Andımız değildir, ders müfredatı, bazı derslerin tamamı, bazılarının bazı üniteleri, okullardaki birçok ritüel çocuk haklarına ve insan fıtratına aykırıdır. Çocukları devletin ideolojisi doğrultusunda formatlamayı hedeflemiş uygulamaların tamamının eğitim sürecinin dışına çıkarılması gerekmektedir. Biz bütün bu uygulamalara karşı çocuklarımızın devletin tabula rasa’sı olmadığı, devletin istediği gibi formatlanacak bireyler olmadığını, özgür birer fert olduklarını savunacak ve bunun kabul edilmesi için insan hakları mücadelemizi sürdüreceğiz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/">Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNICEF Kurumsal Danışmanlık Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/26/birlesmis-milletler-cocuklara-yardim-fonu-kurumsal-danismanlik-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2017 09:20:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[UNICEF]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Ofisi, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile gerçekleştirdiği işbirliği çerçevesinde; UNICEF Türkiye, ‘’Psikososyal Destek (PSD) Programı Modül Revizyonu, Eğitim, Pilot Uygulama ve Değerlendirme’’ çalışması kapsamında ulusal kurum ve firmalardan kurumsal danışmanlık tekliflerini beklemektedir. Çalışma şartnamesi, mali teklif formatı ve değerlendirme kriterleri UNICEF Türkiye web sayfasında , ‘UNICEF ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/26/birlesmis-milletler-cocuklara-yardim-fonu-kurumsal-danismanlik-ariyor/">UNICEF Kurumsal Danışmanlık Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto">
<div dir="auto">
<p>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Ofisi, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile gerçekleştirdiği işbirliği çerçevesinde; UNICEF Türkiye, ‘’Psikososyal Destek (PSD) Programı Modül Revizyonu, Eğitim, Pilot Uygulama ve Değerlendirme’’ çalışması kapsamında ulusal kurum ve firmalardan kurumsal danışmanlık tekliflerini beklemektedir.</p>
<p>Çalışma şartnamesi, mali teklif formatı ve değerlendirme kriterleri UNICEF Türkiye <a href="http://www.unicef.org.tr">web sayfasında</a> , ‘UNICEF ile Çalışmak’ başlığı altından sunulmaktadır.</p>
<p>Başvurular için son tarih <strong>31 Temmuz 2017</strong> saat 11.00’dir.</p>
<p>Sorular için <a href="mailto:mcelikten@unicef.org">mcelikten@unicef.org</a> , <a href="mailto:amandry@unicef.org">amandry@unicef.org</a> , <a href="mailto:atas@unicef.org">atas@unicef.org</a> ile bağlantıya geçebilirsiniz.</p>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/26/birlesmis-milletler-cocuklara-yardim-fonu-kurumsal-danismanlik-ariyor/">UNICEF Kurumsal Danışmanlık Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar da ebeveynleri de din eğitiminden memnun değil</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/30/cocuklar-da-ebeveynleri-de-din-egitiminden-memnun-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2017 13:23:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Din Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[hristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15206</guid>

					<description><![CDATA[<p>PODEM’in, hazırladığı &#8220;Eğitimde Çoğulculuk ve İnanç Özgürlüğü: Yetişkinlerin ve Çocukların Gözünden Okullarda Din Dersleri ve Dinin Görünümleri&#8221; raporuna göre, zorunlu ve seçmeli din dersleriyle ilgili farklılıkların bir arada yaşamasına izin vermeyen mevcut durum, ebeveynler kadar çocukları da memnun etmiyor.  Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği (PODEM) Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi’yle birlikte, Yaşama Dair [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/30/cocuklar-da-ebeveynleri-de-din-egitiminden-memnun-degil/">Çocuklar da ebeveynleri de din eğitiminden memnun değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PODEM’in, hazırladığı &#8220;Eğitimde Çoğulculuk ve İnanç Özgürlüğü: Yetişkinlerin ve Çocukların Gözünden Okullarda Din Dersleri ve Dinin Görünümleri&#8221; raporuna göre, zorunlu ve seçmeli din dersleriyle ilgili farklılıkların bir arada yaşamasına izin vermeyen mevcut durum, ebeveynler kadar çocukları da memnun etmiyor.</strong></p>
<p><strong> </strong>Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği (PODEM) Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi’yle birlikte, Yaşama Dair Vakıf (YADA) ve Gündem Çocuk Derneği’nin katkılarıyla hazırladığı &#8216;Eğitimde Çoğulculuk ve İnanç Özgürlüğü: Yetişkinlerin ve Çocukların Gözünden Okullarda Din Dersleri ve Dinin Görünümleri Raporu’nu Marmara Pera Otel’de düzenlediği toplantıyla duyurdu. Toplantıda, raporun yazarları Özge Genç, Ulaş Tol ve Nermin Yıldırım, ‘yetişkinlerde din dersleri ve okullarda dinin görünümleri algısı’, ‘çocuklarda din dersleri ve okullarda dini görünüm algısı’ ve ‘okullarda çoğulculuk ve inanç özgürlüğü üzerine hukuki değerlendirme’ bölümlerinden oluşan raporla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Raporun, farklı kesimlerin taleplerinin bilinmesi, korku ve tehdit algısını aşıp öteki üzerine düşünmeyi sağlaması ve nihai olarak din eğitimi ve okullarda dinsel görünüm üzerine çoğulcu bir politikanın adımlarının atılmasına vesile olması ve bu konuda toplumsal bir uzlaşmaya ve karşılıklı anlamaya katkıda bulunması amacıyla hazırlandığı vurgulanıyor. Sadece okullarda din eğitimi ve inanç özgürlüğü çalışması değil, aynı zamanda toplumdaki bireylerin farklılıkları nasıl algıladığı ile ilgili bir bakış açısı da sunan rapor, farklı kesimlerin gelecekten ve eğitim sisteminden çocukları için ne beklediğine ilişkin veriler sunarken, ortak kamusal alan olan okulun kullanımına ilişkin ve toplum-devlet-birey ilişkilerine ışık tutan veriler de içeriyor.</p>
<p>Rapor kapsamında,  2016 yılında Mart ve Ağustos ayları arasında çeşitli illerden ebeveyn ve öğrencilerin katılımıyla İstanbul, Ankara, Kayseri ve Diyarbakır’da yaşayan farklı inanç gruplarından ve farklı dini pratik seviyelerine sahip toplamda 124 ebeveynle &#8216;yarı yapılandırılmış&#8217; derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiş. Çocuklarla yürütülen çalışmada ise İstanbul, Ankara ve Kayseri’de yine farklı inanç gruplarından ailelerden gelen çocukların katılımıyla toplamda 38 lise öğrencisi çocukla atölye çalışmaları ve birebir görüşmeler yapılmış. Rapora göre, her kesimin daha iyi bir din eğitimi ve/veya dinler hakkında eğitim talebi var. Bu talep çoğunluk için bütün dinler hakkında bilgi içeren evrensel bir ders olarak dile getirilirken, Sünni dindar kesimler arasında İslamiyet hakkında genel geçer ve ezber bilgiler dışında daha iyi bir içerik anlamına da geliyor. Sünni dindarlar, zorunlu olsun ya da olmasın, kendi çocuklarının İslam dinini öğreten dersleri mutlaka alması gerektiğini düşünüyorlar. Bu talep mevcut dersin uygulamaya yönelik zayıflıklarının ortadan kaldırılmasıyla birleşiyor. Bu taleplerin karşılanması ancak zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinin tüm dinler hakkında objektif bilgi veren bir derse dönüştürülmesi ve din eğitim ve öğretimi ile ilgili uygulama ya da bilgi içerikli derslerin farklı din ve inançlar ve felsefi dünya görüşlerini içeren seçmeli dersler olarak sunulmasıyla olabilir.</p>
<p><strong>Okullarda Dini Sembollerin Görünümü</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15210 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/IMG_3137.jpg" alt="" width="409" height="307" />Farklı kesimler arasında din derslerinin varlığına ilişkin mutlak karşıtlık bulunmadığının vurgulandığı raporda, dersler dindarlar için vazgeçilmez olarak değerlendirilmesiyle birlikte, diğerleri için bazı koşulları yerine getirdiği sürece korunabileceği zorunlu ders içeriğinin farklı din, inanç ve felsefi görüşleri içerecek şekilde değişmesinin ortak beklenti olduğu kaydediliyor. Rapora göre farklı kesimler arasındaki başka bir ortak  konu ise; derslerin sunumunun niteliğinden kaynaklanıyor. Öğretmenlerin yetersizliği her kesimin üzerinde durduğu bir konu olduğu vurgulanan rapora göre, çocuklardan edinilen izlenimler, bu durumun kritik boyutunu gözler önüne seriyor.</p>
<p>Raporda vurgulanan diğer bir konu da, dini sembollerin veya pratiklerin görünür olmasının güvence altına alınmasıyla ilgili. Buna göre, dini pratikler Sünni dindarlar için başörtüsü iken, Aleviler için &#8216;Zülfikar&#8217; takma, gayrimüslimler için dinî tatilleri kullanma gibi isteklerle kendisini ifade edebiliyor. Bu haklar kullanılabildiğinde kişiler için gurur verici olurken, bir taraf bu hakkı kullanıp diğeri kullanamadığında ise adil olmayan bir durum oluşuyor.</p>
<p>Rapora göre, ailelerin bu konuda uzlaşamama sebepleri, çocuklarla ilgili kaygılar, toplumsal çekişmeler ve temas eksikliğinden kaynaklanıyor. Ailelerin diğer toplumsal kesimlerin taleplerine bakışı ise şöyle şekilleniyor; Dindar aileler kendi çocukları için zorunlu din dersleri var olduğu sürece diğer kesimler için seçmeli din derslerini onaylıyor. Aleviler, içeriği uygun bir biçimde düzenlendiği takdirde din derslerinin zorunlu tutulabileceğini söylüyor. Gayrimüslimler ve ateistler de çocuklara tarafsız bir insani değerler eğitimi verilebileceğini ifade ediyor.  Dindar ebeveynler çocuklarının peygamberi örnek almasını istediği için Kutlu Doğum Haftası kutlamalarını istiyor. Seküler ebeveynler ise bunun geleneksel ve kültürel bir değer olduğu düşüncesiyle sert bir karşı çıkış sergilemiyor. Seküler ve dindar ebeveynler arasında karşılaştığımız en yüksek sesli karşı çıkış ve eleştiril ise, ders saatlerinin Cuma namazına göre düzenlenmesi ve okullarda mescit açılması önermelerine yönelik. Dindar ebeveynler bunu bir zorunluluk olarak görürken, seküler ebeveynler eğitim ile ibadetin ayrılması gerektiğini düşünüyor. Aleviler için ise bu tür uygulamalar zaten rahatsız oldukları ayrımcı pratikleri kuvvetlendirme potansiyeline sahip.</p>
<p>Rapora göre din dersleriyle ilgili Alevi aileler ve çocukları diğer kesimlere göre daha fazla sorun yaşamakta. Buna göre, okullardaki mevcut din eğitimi müfredatı ve dini görünüm uygulamaları Alevi öğrencilerde güçlü bir ayrımcılık hissiyatı yaratıyor. Bu kesimden öğrenciler, her inanç grubuna eşit yaklaşan din dersleri içeriği taleplerinin yanında, okullarındaki öğretmen ve idarecilerin tutumları hakkında da beklentilerini kuvvetle dile getiriyorlar. Kimlikleri nedeniyle okullarda maruz kaldıkları olumsuz deneyimlerin öğretmen ve idarecilerle çatışma boyutuna geldiğini ve Alevi kesimden öğrenciler okul hayatlarını bu çatışma çerçevesinden değerlendirme eğilimindeler.</p>
<p>Raporda, çocukların zorunlu ve seçmeli din dersleriyle ilgili dile getirdikleri sorunların başında ders içerikleri ve okullarındaki altyapı eksiklikleri yer aldığı belirtiliyor. Mevcut haliyle zorunlu ya da seçmeli din dersleri, farklı saiklerle olsa da hiçbir kesimden çocuğu memnun etmediğinin vurgulandığı raporda, dersler hakkında dile getirilen ortak eleştiriler arasında; ezbercilik, eleştirel düşünceye yer vermemesi, dayatmacılık, müfredatın kısıtlılığı – esnek olmaması, öğretmenlerin ve kitapların yetersizliği ve seçmeli derslerin kabule zorlanması gibi konuların yer aldığı ifade ediliyor.  Farklı kesimlerden çocukların din derslerinden beklentilerinde ve dersler özelinde yaşadıkları sorunlarda ayrışmaların olduğu vurgulanan raporda, derslerin Sünni dindar kesimden çocuklar tarafından yetersiz ve kendini tekrar eder nitelikte olması nedeniyle, dindar olmayan ya da en az dini pratiklere sahip kesimden gelen çocuklarda ise TEOG’daki başarıyı etkilemesi ve ezbere dayalı olması nedeniyle eleştirildiği belirtiliyor.</p>
<p><strong>Öneriler…</strong></p>
<p>Dine ilişkin eğitim ve dinin görünümleri konusundaki güncel tartışmaların ve araştırmadan çıkan bulguları insan hakları hukuku temelinde değerlendiren bir analizin de yer aldığı raporda; mevcut durumun düzeltilmesi için yapılması gereken öneriler de yer alıyor.  Milli Eğitim Bakanlığı’na ve sivil topluma öneriler başlıklarıyla yapılan bu önerilerden bazıları şunlar:</p>
<p>Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi anayasal zorunluluk olmaktan çıkarılmalı. İslam üzerine bilgileri, örnek hikayeleri/tarihi ve uygulamaları kapsayan ders ya da dersler talebe göre seçmeli olarak verilmeli. Talebe göre diğer dinlere ilişkin de seçmeli dersler açılmalı ve bu dersler için öğrenci sayısının yeterliliği düşük tutulmalı.</p>
<p>DKAB dersleri, eğer zorunlu olarak kalacaksa, çocukların yaş ve gelişim düzeyine göre uygunluğu belirlenecek olan din, inanç ve felsefi hayat görüşleri hakkında nesnel olarak sunulan bilgilere dayanan bir derse dönüşmeli. Yapılacak tüm düzenlemelerde çocuğun dinini ya da inancını belgeleme zorunluluğu olmamalı.</p>
<p>Okullarda din ve inanç farklılıkları nedeniyle meydana gelen ayrımcılık ile bilgilendirici kampanyalar, mağdura destek programları gibi mekanizmalarla etkin bir şekilde mücadele edilmeli.</p>
<p>Her farklı kesimin talep, ihtiyaç ve beklentileri farklılaşsa da, okullarda din eğitiminin çerçevesini belirleyen ortak ilkelerde mutabakat sağlanmalı. Devletin bu konuyla ilgili eldeki bütün veri ve göstergeleri önüne koyup, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ve süreçle bir ilkeler çerçevesi hazırlaması gerekli.</p>
<p>Seçmeli ya da zorunlu din dersleriyle ilgili en önemli sorunlardan birinin öğretmenlerin formasyonuna ilişkin yetersizliklerden kaynaklandığı görülüyor. Bu durumu düzeltmek amacıyla öğretmen yetiştirme süreçleri ayrıntılı bir şekilde incelenerek, iyileştirilebilecek alanların tespit edilmesi ve bunlara yönelik çözümlerin ivedilikle üretilmesi gerekiyor.</p>
<p>İlahiyat Fakülteleri’nin farklı profil ve hatta din veya inanca mensup öğrenciler için çekici hale gelmesi, farklı kesimlerin bu bölümlere ilgi duymasının sağlanması (Örneğin, İlahiyat Fakülteleri’nde Aleviliğin kapsamlı şekilde çalışılmasının sağlanması).</p>
<p>Öğretmenlere DKAB ve diğer seçmeli din dersleri nasıl öğretilir, belli başlı sorulara nasıl cevap verilir türünde pedagojik konuları kapsayacak bir kılavuz kitap hazırlanması</p>
<p>Diğer dinleri ve Alevilik&#8217;i öğretecek öğretmenlerin eğitimi için kurumsal çerçeve, destek ve imkanların yaratılması</p>
<p>DKAB dersi yukarıda belirtilen niteliklere sahip olana kadar, ayrımcı olmayan bir muafiyet sisteminin tesis edilmesi.</p>
<p>Başka dinlerle ilgili basit bilgiler değil, detaylı bilgiler – karşılaştırmalı perspektif ve farklı teknik ve metotların kullanılması</p>
<p>DKAB dersinin içeriğinin yukarıda belirtildiği gibi dinler hakkında nesnel ve kapsayıcı bir şekle dönüştürülmesinde Toledo İlkeleri referans alınması: Toledo ilkelerine göre: dinler hakkında öğretim, hassas, dengeli, kapsayıcı/içermeci, doktrinel olmayan, yansız olmanın yanı sıra inanç özgürlüğüyle ilgili insan hakları ilkelerini temel alan niteliklere sahip olmalıdır. Bu ilkeler üzerine kurulmuş dersler ahlâk ve insani değerler eğitimini de kapsayabilir.</p>
<p>Okullarda hiçbir çocuğun farklılıkları (özellikle din, inanç ve felsefi görüşleri) nedeniyle dışlanmaması, zorbalığa maruz kalmaması ve damgalanmaması amacıyla okullar için bir kılavuz hazırlanması ve bu kılavuzu uygulamasının düzenli olarak izlenmesi</p>
<p>Raporun tamamı için<a href="http://podem.org.tr/wp-content/uploads/Egitimde-Cogulculuk-ve-Inanc-Ozgurlugu.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/30/cocuklar-da-ebeveynleri-de-din-egitiminden-memnun-degil/">Çocuklar da ebeveynleri de din eğitiminden memnun değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
