<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Kaya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/mehmet-kaya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/mehmet-kaya/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 May 2021 10:38:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Mehmet Kaya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/mehmet-kaya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 May 2021 09:13:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Eren]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemiyle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Zelal Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel yönetim ve sivil toplum alanından uzmanlar; pandemiyle mücadelede, kararların yerelleşmesinin ve illerin öznel koşullarının göz önüne alınmasının salgının toplumsal, ve ekonomik etkilerinin azaltılmasında etkili olduğunu kaydediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/">Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşılama grafiklerinin yükselmesiyle bazı ülkelerde normalleşme adımları atılsa da Covid-19 pandemisinin etkileri küresel olarak sürüyor. Pandemiyle mücadelede karantina, aşı, test gibi sağlık sistemiyle ilgili tedbirlerin yanı sıra, yönetim sistemlerinden, sosyal politikalara kadar birçok alandaki çalışmaların etkili olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konuluyor.</p>
<p>ABD&#8217;deki Michigan Üniversitesi&#8217;nden küresel sağlık uzmanı olan Prof. Dr. Elizabeth King araştırmasında; yönetim sisteminin hem şeklinin hem de kurumsal işleyişinin pandemiyle mücadelede başarı seyrini etkilediğini savunuyor. King’e göre, yönetim sistemi (demokrasi veya otokrasi), resmi siyasi kurumlar (federal yapılar, başkanlık kurumları vs) ve devletin kapasitesi (sağlık sistemleri ve kamu yönetimi üzerindeki kontrol) gibi unsurların, ülkelerin Covid-19&#8217;a verdiği tepkileri şekillendiriyor.</p>
<p>Türkiye’de genel itibariyle tüm salgın süreci, kapanma, kısıtlama kararlarının yanı sıra; toplumsal ve ekonomik etkilerin aza indirilmesi noktasındaki destekler dahil olmak üzere merkezi uygulamalarla yönetildi, yönetilmeye devam ediliyor. İl hıfzıssıhha kurulları oluşturulsa da eğitim alanı başta olmak üzere hem önlemler hem de etkiler noktasında valiliklerin pek inisiyatif almadığı gözleniyor.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-70507 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya-640x427.jpg" alt="Mehmet Kaya" width="306" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya.jpg 1000w" sizes="(max-width: 306px) 100vw, 306px" />Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya</strong>, yerelden çözümler için, yetki paylaşımı yöntemiyle ilin tüm paydaşlarının sürece dahil edilmesinin gerekliliğine işaret ediyor. Pandemi sürecinde oluşan sıkıntılarla ilgili valiliklerin suçlandığını hatırlatan Kaya, bu noktada valilerin sorumluluk almaktan geri durduğunu belirtirken, bunun önlenmesi için bilim kurulunun bir benzerinin her ilde oluşturulması gerektiğini böylece hem yetki hem de sorumluluğun daha kolay üstlenileceğini kaydediyor.</p>
<p>Pandemiye karşı alınan önlemlerin yerelden belirlenmesinin önemine vurgu yapan Mehmet Kaya, özellikle ekonomik alandaki kararların merkeziliğinin olumsuz etkileri arttırdığını söylüyor. Diyarbakır-Kocaeli illerini karşılaştıran Kaya, pandeminin ekonomik etkileri noktasında kısa çalışma ödeneğinden Diyarbakır’daki yararlanma oranlarının çok düşük olduğunu belirtiyor. Kapanmalardaki yasak kararlarında illerin ticari ve ekonomik alt yapısının dikkate alınması gerektiğini de kaydeden Kaya, &#8220;Kocaeli’de istihdam açısından sanayi sektörünün oranı yüzde 60&#8217;larda bu oran Diyarbakır’da yüzde 18. Hizmet sektörü ise tam tersi daha büyük. İki ilde de aynı şekilde standart bir uygulama getirdiğiniz zaman Kocaeli belki hiç etkilenmez ama Diyarbakır tamamen etkileniyor. Yine yaptığımız anketlere göre kısa çalışma ödeneğinden yararlanma oranı çok düşük çünkü Diyarbakır’da söz konusu ödenek için getirilen şartları sağlayacak çok büyük işletmeler ve çalışan kapasitesi yok.&#8221; dedi.</p>
<p>Kriz anlarında yerelden müdahalelerin, kararların sorunların çözümündeki etkisinin daha büyük olacağını da savunan Kaya, her ilin kendine özgü sanayi, hizmet, ticaret sektör dağılımları olduğunu belirterek, kararların yereldeki ihtiyaçları gözetecek yapıda olmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<h5>Şeffaflık ve İllerin Öznel Koşullarının Göz Önüne Alınmasının Önemi…</h5>
<p><img decoding="async" class="wp-image-70506 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-640x480.jpeg" alt="Nihat Eren" width="234" height="175" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 234px) 100vw, 234px" /><strong>Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren</strong> de yerelden uygulamaların desteklenmesinin önemine vurgu yaparken, pandemi yönetimindeki diğer önemli bir konunun sürecin şeffaf yürütülmesi olduğunu kaydediyor. Eren, sağlık hizmetlerinden, pandemiye karşı oluşturulan ekonomik ve toplumsal desteklere kadar tüm kararların, illerin kendi öznel koşullarına göre oluşturulması gereğinin altını çiziyor ve yerelde başta olmak üzere sivil toplumun sürece dahil edilmesinin önemini de vurguluyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-61360 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/zelal-yalcin-1.jpg" alt="zelal yalçın 1" width="176" height="274" />İstanbul Planlama Ajansı Sosyal Politikalar Koordinatörü ve Yereliz Derneği’nden Zelal Yalçın</strong> da, yerel yönetimlerin pandemi süreçlerinde ekonomik ve sosyal politikalar alanında çözümler geliştirdiğini kaydediyor. Yerel yönetimlerin bu çabalarının süreç boyunca engellenmelerle karşılaştığını da kaydeden Yalçın, “Oysa ki pandeminin ortaya çıkarttığı sosyal ve ekonomik kriz ile etkin, verimli ve yerinden mücadele etmek için yerel yönetimlerin rolünü ve bütçesini arttırmak, merkez yerel koordinasyonunu en üst düzeyde sağlamak gerekirdi. Bu kaynakların verimli kullanımı, ulaşılan kesimlerin çeşitliliğin sağlanmasını, tedarik kaynaklarının çoğaltılarak yerel ekonomilerin güçlendirilmesine ayrıca katkı sağlayabilirdi.&#8221; dedi. Sürecin devam ettiğini vurgulayan Yalçın, yine pandeminin etkilerinin daha uzun süre devam edeceğinin öngörüldüğünü belirterek, “Dolayısıyla merkez yerel arasında etkin koordinasyonun bir an evvel sağlanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sosyal ve ekonomik kriz ile baş edebilmekte önemli bir fırsat alanı olarak durmaya devam ediyor.” Diye konuştu.</p>
<h5>Okul Temelli Kararların Gerekliliği…</h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-61399" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-640x640.jpg" alt="Yeliz Düşkün" width="263" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 263px) 100vw, 263px" /></p>
<p>Kararların merkeziliğinin eğitime ve çocukların iyi olma haline etkisini değerlendiren <strong>Eğitim Reformu Kıdemli Politika Analisti Yeliz Düşkün</strong> de, sadece pandemi şartlarında değil diğer zamanlarda da çocuklar başta olmak üzere eğitim paydaşlarının ihtiyaçlarının değişkenlik gösterdiğini ve kimi durumlarda il-ilçe düzeyinde de değil, okul düzeyinde karar alma esnekliğinin olmasının gerekliği olduğunu kaydediyor.</p>
<p>Pandemi döneminde çok kısa bir süre için köy okulları için ayrı kararlar alındığını ama genel itibariyle vakaların olmadığı köylerde de eğitimin yüz yüze yapılmadığını belirten Yeliz Düşkün, “Bu durum, okul temelli karar almanın önemini hatırlatıyor. Örneğin ERG uzun yıllardır öğretmenler için okul temelli mesleki gelişimin ön planda olması gerektiğini savunuyor. Benzer bir biçimde okullara bütçe verilmesinin önemini vurguluyor. Bu özerklik, okulların çözüm üretme ve uygulama kapasitelerinin gelişmesi için de önemli. Türkiye’de eğitim sisteminin krizlere nasıl yanıt verdiğini tartışırken, aslında şunu da sormak iyi olur: Okulların çözüm üretme ve uygulama kapasitesi yeterince güçlü mü ve okullar bu yönde teşvik ediliyor mu?&#8221; dedi.</p>
<p>Düşkün, okulların bu anlamda güçlü olması durumunda, salgın koşullarında okul düzeyinde kararlar alınmasını ve daha fazla okulun daha uzun süre yüz yüze eğitim vermesinin sağlanabileceğini vurguluyor. Eğitimin tek amacının akademik başarı olmadığını çocuğu iyi olma halinin önemine de vurgu yapan Düşkün, “Özellikle pandemi gibi bir koşulda çocuğun her açıdan iyi olmasının öncelikli olması gerektiğinden, alınan kararların önemi de artıyor. ERG’nin görüşüne başvurduğu öğretmenler özellikle kendi inisiyatifleriyle yürüttükleri çocukların iyi olma haline odaklanan çalışmalarını öne çıkarıyorlar. Çeşitli ağlar ve etkinliklerle bu tür inisiyatiflerin yaygınlaştığını görüyoruz. Okul düzeyinde alınan kararlar, çocuklarla birebir temasta olan paydaşların, yani öğretmen, aile ve okul idarecisinin kararlara dahil olmasına ve başta çocuklar olmak üzere okulun paydaşlarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesine olanak tanıyor. Bu nedenle okul düzeyinde karar alma her zamankinden de daha önemli hale geliyor.&#8221; dedi.</p>
<h5>Civar Demokrasisine Doğru…</h5>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70508 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar.jpg" alt="" width="219" height="219" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 219px) 100vw, 219px" />Mekanda Adalet Derneği</strong>’nin Salgın Sonrası için Ekolojik Manifestolar’ında pandemi sürecini yerelden çözümler noktasında değerlendiren <strong>Ulaş Bayraktar</strong> da, salgının oluşturduğu sosyal ve ekonomik sorunlarına karşı ‘<a href="https://mekandaadalet.org/wp-content/uploads/2021/04/mad_11_YerelDemokrasi_UlasBayraktar_ed2_single.pdf" target="_blank" rel="noopener">civar demokrasisi</a>’ kavramının çözüm noktasında berraklaştığını belirterek, “Merkezi bir konumdan konuşan aktör ve kurumların krizi yönetebilmesi, sorunları önleyen ya da çözen etkili politikalar tesis edebilmesi mümkün değil. Nitekim, geniş coğrafyalar, kalabalık ve heterojen topluluklar için merkezi yönetimin sorunları öngörmesi, doğru analiz edip yerinde tedbirleri zamanında hayata geçirebilmesi hayli zor.&#8221; diyor.</p>
<p>Uzaktan kurgulanan politikaların uygulamadaki sonuçlarının ne kadar yetersiz ve geç kaldığının pandemi sürecinde daha da görünür olduğunu belirten Bayraktar, “Merkezi yönetim sokağa çıkma yasakları sırasında yerel yönetimleri geri plana iterek kendisi sunmaya kalktığı yardım ve destek hizmetlerini ancak bu belediyelerin araç ve insan kaynağını kullanarak başarabildi. Salgın sürecinin bu deneyimi, yerel yönetimlerin sorunların çözümünde neden ve nasıl daha etkili olabileceğini göstermiş durumda. Bu anlamda özellikle belediyelerin güçlendirilmesi artık kelimenin sözlük anlamı ile hayati bir önem taşıyor.” cümlelerine yer veriyor. Bayraktar, civar demokrasisinde kentlerde yaşayan yurttaşların kararlara katılımı ve hemşehri hukuku içindeki uygulamaların belirleyiciliğine de vurgu yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/">Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aileler Sur&#8217;a Dönmek İstiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/19/aileler-sura-donmek-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2018 11:38:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİTAM]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır İli Sur İlçesi’nde Yerinden Edilen Ailelerin Temel Haklara ve Kamu Hizmetlerine Erişimi Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24556</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİTAM’ın Sur mağduru 500 aile ile görüşerek hazırladığı rapor; ailelerin barınma, eğitim, sağlık gibi haklarının büyük ölçüde ihlal edildiğini ortaya koyuyor. Ancak aileler bütün bu yaşananlara rağmen Sur’a dönmek ve orada yaşamak istiyorlar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/19/aileler-sura-donmek-istiyor/">Aileler Sur&#8217;a Dönmek İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), geçtiğimiz Eylül ayında bir <a href="http://sivilsayfalar.org/2017/09/11/ditam-sur-magduru-ailelerin-hak-ve-hizmetlere-erisimine-odaklanacak/">basın toplantısı ile duyurduğu</a>, Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki çatışmanın mağduru olan ailelerin sorunlarına odaklandığı projeyi tamamladı. Araştırmanın bulgularını Diyarbakır sivil toplum camiası, mahalle muhtarları ve basın mensupları ile paylaşan DİTAM, yaklaşık 500 aileyi duydukları ihtiyaçlara göre ilgili sivil toplum ve kamu kuruluşlarına yönlendirdiğini açıkladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-24557 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ditamSur1-640x480.jpg" alt="" width="357" height="268" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ditamSur1-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ditamSur1-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ditamSur1-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ditamSur1-320x240.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/ditamSur1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" />Sur’daki çatışma ve operasyonlar sebebiyle yerinden edilmiş en az 6 bin aile olduğunu açıklayan DİTAM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır İli Sur İlçesi’nde Yerinden Edilen Ailelerin Temel Haklara ve Kamu Hizmetlerine Erişimi Projesi kapsamında bu ailelerin 500&#8217;ü ile yüz yüze görüşmeler yapıldığını ve ortaya çıkan sonuçların Sur mağduru aileler hakkında genel bir tablo sunmaya elverişli olduğunu vurguladı.</p>
<p>Bu projeye başlama gerekçelerini açıklayan Mehmet Kaya, Kürt meselesi sebebiyle yaşanan zorla yerinden edilmelerin ilk kez yaşanmadığını ancak yaşandığı dönemde yeterli ve sağlıklı raporlama yapılmadığı için meselenin yanlış okunup yorumlandığını, bu proje ile sorunun çözümüne yardımcı olacak nesnel sonuçlar ortaya çıkarmaya çalıştıklarını paylaştı. Ortaya çıkan sonuçların bir rapor halinde ilgili sivil toplum ve kamu kuruluşları ile paylaşacaklarının altını çizen Kaya, şunları söyledi: “Devletin 6 bin ailenin tamamına yardım ve kamu hizmetlerine erişimle ilgili bilgilendirme için ulaşması lazım. Ancak burada sivil toplum kuruluşlarına daha önemli bir görev düşüyor. Ulaşılacak aile sayısını attırmak, özellikle eğitim sağlık sosyo-ekonomik eksiklikleri doğru tespit etmek ve ailelerin yaşadıkları mağduriyetleri hükümetle paylaşarak çözüm için müdahale sağlamak gerekiyor.”</p>
<p>Mehmet Kaya’nın açıklamalarından sonra proje ekibinden Dilan Kaya, yaptığı sunumda çarpıcı bulguları aktardı. Araştırmanın bulgularından bazıları şunlar;</p>
<p><strong>Sosyo ekonomik durum: </strong>500 aile içinde %65 oranında yeşil kartlı veya herhangi bir sağlık güvencesi bulunmuyor. Görüşülen erkekler %52, kadınlar %96 oranında çalışmıyor. 500 aileden 62’sinin düzenli bir geliri bulunmamakta ve sadece 100 aile ayda 2.000 TL ve üzeri gelire sahip. Görüşülen ailelerin yaklaşık yarısı aylık gelirlerinin 1.000-2.000 TL arasında olduğunu ifade ediyorlar ki bu orandaki yoğunlaşma ailelerin aldıkları kira yardımlarından kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>Eğitim:</strong> Görüşülen 500 aile temsilcisi içinde yaklaşık 300 kişi okuryazar bile değil, yalnızca 11 kişi lise mezunu. Çatışmalı dönemde bu ailelerde yaşayan çocukların tamamının eğitimi uzun süre aksadı. 500 aile içinde çatışmalı dönemden sonra okulu tamamen bırakan 43 öğrenci var.</p>
<p><strong>Sağlık: </strong>Çatışma döneminde tedavisi devam eden hasta ve engelliler tedavilerini yarıda bırakmak zorunda kalmış, sokağa çıkma yasaklarından ötürü ilaç temininde zorluklar yaşamışlar. Çatışma döneminde hamile olduğunu söyleyen kadınlar, yoğun stres ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda yaşadıkları zorluklardan dolayı düşük yapma riski yaşadıklarını, bazı kadınlar ise düşük yaptıklarını ifade ediyorlar. Yine sütten kesilme, akut stres bozukluğu, depresyon, uyku bozukluğu, öfke kontrol problemi, içe kapanma, ölüm ve gelecek korkusu, güvensizlik gibi durumların yaşandığı sıkça dile getiriliyor. Özellikle çocukların ruh sağlıklarında çatışmalardan dolayı bozulmalar meydana geldiği tespit edildi. Bu bulgular, çocukların çatışma döneminde yaşadıkları korku sebebiyle dışarı çıkmak istememe, içlerine kapanma, yeni gidilen çevreye adaptasyon sağlayamama, şiddete eğilim, iştahsızlık, konuşma yetisiniz zayıflaması ya da kaybı sese aşırı duyarlılık ve akut stres bozukluğu olarak sayılıyor.</p>
<p><strong>Mülkiyet Hakkı: </strong>Görüşülen ailelerin 279’u çatışmalarından önce kendilerine ait bir evde yaşadıklarını söylerken çatışma sonrası bu sayı 74’e düşmüş. Çatışma ve operasyonların her 4 aileden 3’ünü evsiz bıraktığı anlaşılıyor. 279 aileden yalnızca 34’ü ev konusunda devletle uzlaşmış. %88’i hala uzlaşmamıştır. Eşya tazminatıyla ilgili olarak uzlaşma oranı %60 olarak tespit edilmiş, ailelerin %40’ı eşya tazminatı konusunda da uzlaşmamışlardır. Aileler evlerine biçilen değerin çok düşük olduğunu, bu sebeple devletin önerilerinin hepsinin ailelere aşırı borç yükü getirdiğini ifade ediyor ve bunun onları Sur’a geri dönmekten alıkoyma politikası olduğunu düşünüyorlar. Ailelerin hemen hepsi kendilerini Sur&#8217;da daha güvende hissettiklerini, oraya dönmek istediklerini ancak yetkililerin Sur’a dair kesin bilgi vermediğini beyan ediyorlar. Bu durum da yaşanan sıkıntılı sürecin etkilerini daha fazla derinleştirerek insanlardaki güven problemini büyütüyor.</p>
<p>Projenin iki ayaklı olduğunu; ilk önce durum tespiti ve ihtiyaçların belirlendiğini ikinci adımda da bu ihtiyaçlara göre ilgili kuruluşlara yönlendirmeler yapıldığını aktaran Dilan Kaya ailelerin hangi kurumlara yönlendirildiği ile ilgili detaylı veriler paylaştı. Buna göre; hukuki süreçlerin yürütülmesi için Diyarbakır Barosu ve travma süreci devam edenlerin tedavisi için Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) başta olmak üzere aileler 16 farklı sivil ve resmi kuruluşa yönlendirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/19/aileler-sura-donmek-istiyor/">Aileler Sur&#8217;a Dönmek İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
