<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Emin Aktar arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/mehmet-emin-aktar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/mehmet-emin-aktar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2018 11:16:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Mehmet Emin Aktar arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/mehmet-emin-aktar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AİHM’den Dönen Roboski Davası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/19/aihmden-donen-roboski-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 May 2018 11:16:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[AYM]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Ferhat Encü]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emin Aktar]]></category>
		<category><![CDATA[Roboski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Merkezi (AİHM) Roboskî’de 34 sivil köylünün TSK’ya ait F-16 uçakları ile bombalanarak öldürülmesine ilişkin başvuruyu “kabul edilemezlik” kararı ile reddetti. Gerekçe AYM’ye yapılan başvuruda ilgili avukatın eksikleri zamanında gidermemesi… Tutuklu bulunduğu Kocaeli 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nden avukatı aracılığıyla bir açıklama gönderen Ferhat Encu,‘karar siyasidir’ açıklamasıyla vicdanların rahatlatılamayacağının altını çizerek, “İlgililerin bunun özeleştirisini vermesi, bizlerin beklentisidir. Bunun sorumluluğunun hem hukuki hem de siyasi olarak üstlenenlerin kamuoyuna bir açıklama borçları olduğunu düşünüyoruz.” Dedi. Katliamdan kısa bir süre sonra kurulan Roboskiye Adalet Platformu’nun aktivistlerinden Reha Ruhavioğlu da gelinen noktanın hukuk ve insan hakları mücadelesi açısından bir skandal olduğunu vurgulayarak, “İğneyi de çuvaldızı da kendimize batırmamız gerekiyor!” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/19/aihmden-donen-roboski-davasi/">AİHM’den Dönen Roboski Davası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>28 Aralık 2011 tarihinde, TSK’ya ait F-16’lar Roboskîli 38 sivili bombardıman yoluyla vurmuş, 34 kişi yaşamını yitirmişti. Aileler yaklaşık 6 yıl Türkiye’de askeri ve sivil mahkemeler arasında gidip gelmiş ancak olayda sorumluluğu bulunan hiç kimse için bugüne kadar soruşturma bile açılmamıştı. Bunun üzerine aileler Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmuş ancak AYM “başvurunun usulüne uygun yapılmadığı ve eksik belgelerin avukat tarafından zamanında giderilmediği” gerekçesiyle davayı reddetmişti. Bu karar üzerine iç hukuk yolu tükendiği için Aileler adına davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyan Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz, davanın AİHM tarafından 17 Mayıs tarihinde “kabul edilemezlik kararı ile reddedildiğini” duyurdular.</p>
<p>AİHM’nin AYM’ye yapılan başvurudaki usul hatasını gerekçe göstererek davayı reddetmesi üzerine başlayan tartışmada AİHM ve AYM ile birlikte dosyadaki ilgili avukatın sorumluluğu konuşulurken bunun bütün mağdurları cezalandırma sebebine dönüştüğü vurgulanıyor…</p>
<p>Aileler adına AİHM başvurusunda bulunan Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz bir açıklama yayınlayarak; yaptıkları AİHM başvurusunun Türkçe versiyonunu <a href="http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1682">paylaştılar.</a> Açıklamada “AİHM başvurusunda, AYM’nin eksikliklerinin neden ret gerekçesi yapılamayacağını uzun uzun anlattık ancak ne yazık ki AİHM kararında bu argümanlardan tek satır bile bahsedilmiyor. Ulusal mahkemelerin gerekçesiz karar verdiğinde adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini söyleyen AİHM’in bir başvurunun ana argümanını hiç tartışmamasının başlı başına bir adalete erişim hakkı sorunu olduğunu vurgulamak gerekiyor.” ifadelerini vurgulayan Altıparmak, ayrıca sosyal medya hesabından şu ifadeleri paylaştı:</p>
<blockquote><p>&#8220;AYM, ilgili avukatın eksik vekâletnameleri iki gün geç gönderdiği için vekaletnameleri eksik olan olmayan tüm başvuruları reddetti. AYM ve AİHM’e bir bahane gerekiyormuş ve ne yazık ki avukat bunu sağlamış oldu. Bu kadar önemli bir davada bu hatayı yapmaması gerekirdi. Ancak avukat hatalı olsa bile AİHM avukatları cezalandırma yeri olarak değil, insan hakları mağdurlarının mağduriyetlerinin giderildiği bir yer olarak kuruldu. AİHM’in yaklaşımına göre artık bir devlet kimyasal silah kullanıp binlerce kişiyi öldürse, sonra avukat AYM’ye davanın esasını etkilemeyecek bir belgeyi 2 gün sonra verse, AİHM için kimyasal silah kullanımının bir önemi kalmayacak. AİHM bu kararıyla Roboskî faciasının üstüne hukuki bir beton döktü ve tarihe gömdü. Bu yaptığı unutulmayacak! Umarım bu karar, en azından AİHM’i yeniden tartışmanın önünü açar.”</p></blockquote>
<p><strong>“Sorumluluktan Kaçılmasın”</strong></p>
<p>AİHM kararı üzerine, tutuklu bulunduğu Kocaeli 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nden avukatı aracılığıyla bir açıklama gönderen Ferhat Encu:</p>
<blockquote><p>“AİHM’in vermiş olduğu kararın siyasi boyutunu da teslim ediyoruz. Ancak bu durum var olan eksikliği ortadan kaldırmaya yetmemektedir.” dedi. Katliamın yaşandığı günden beri hukuki boyutun ayrıca sahiplenilmesi gerektiğini vurguladıklarını aktaran Encu şöyle devam etti: “Bizim hukuki boyutla ilgili sözlerimiz her defasında ‘bizler bu sorumluluğu alıyoruz’ diye cevaplandı. Anayasa Mahkemesi aşamasında -olması gerektiği gibi- dosya, 1100 avukatla Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Ancak dosyanın sorumluluğunun çok küçük bir avukat grubuyla yürütülüp hem kamuoyuna hem de bu avukatlara bilgi verilmediğini Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte öğrendik. Dosyayı teslim ettiğimiz ilgili Baro, bu sürecin organizasyonunu ve Anayasa Mahkemesi ile irtibatı sağlayacak, diğer barolar ve avukatlar da buna destek sunacaktı. Ne yazık ki hiçbiri yapılmamıştı. Ailelerin ilk günden beri dosyada ne olup bittiği sorusu karşısında ise hep, bir sorun yok, her şeyle ilgileniyoruz cevabını almıştık halbuki.”</p></blockquote>
<p>Bu nedenle AİHM kararı için bir kalemde ‘siyasi bir karardır’ diye kestirip atılamayacağını vurgulayan Encu:</p>
<blockquote><p>“Karar siyasidir diye kestirip atmak, sorumluluktan kaçmaktır. Bu şekilde sorumluluktan kaçılmaya çalışılmakta, gerçekler çarpıtılmaya, yüzeysel yaklaşım ve boş vermişlik meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu kabul edilemezdir. Biz, Roboskili aileler bu yaklaşımı kabul etmiyoruz. Roboski’yi unutmayacağız diyen herkesin de bunu kabul etmemesi gerekiyor. Yedi yıldır Roboskili aileler olarak büyük bedeller ödeyerek bu mücadeleyi yürüttük. Yüzeysel bir yaklaşım sonucunda ise bütün emekler boşa gitti. İlgililerin bunun özeleştirisini vermesi, bizlerin beklentisidir. Bunun sorumluluğunun hem hukuki hem de siyasi olarak üstlenenlerin kamuoyuna bir açıklama borçları olduğunu düşünüyoruz.”</p></blockquote>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-26901 size-medium aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ROBOSKi-640x364.jpeg" alt="" width="640" height="364" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ROBOSKi-640x365.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ROBOSKi-610x347.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ROBOSKi-320x182.jpeg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ROBOSKi.jpeg 642w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></p>
<p><strong>“Gereken Ders Çıkarılsın”</strong></p>
<p>Sivil Sayfalar’a konuşan Diyarbakır Barosu eski başkanı Avukat Mehmet Emin Aktar, “kendisinin dosya sorumluluğu bulunmamakla birlikte Roboskî dosyasının yeterince özenli takip edilmemiş olmasının sadece ilgili avukatın değil herkesin sorumluluğu olduğunu ancak AYM ve AİHM’in dosyayı reddetmek için kötü niyetle bir bahaneye sığındıklarını” vurguladı. AYM üyesi Osman Alifeyyaz Paksüt’ün “34 kez yaşam hakkı ihlali doğurmuş bir facianın böyle basit gerekçelerle reddedilmemesi gerektiğini, davanın reddinin yaşam hakkı ve mahkemeye erişim haklarına zarar vereceğini…” vurguladığı şerhine dikkat çeken Aktar, AYM’nin dosyadaki bütün avukatlara değil de Şırnak’taki tek bir adrese ve adli tatilde tebligat gönderilmesini kötü niyetli bir yaklaşım olarak nitelendirerek &#8220;bir iki dosyadaki eksiklik nedeniyle tüm başvuruların reddedilmesinin arkasındaki adaletsizlik sorgulanmalıdır” açıklamasında bulundu. “AYM’nin 2014 Ağustos’undaki iki günlük gecikmeyi sorun etmeyerek prosedürü 2016 yılının Şubat ayına kadar sürdürdüğünü ancak konjonktür değiştiği için davayı reddedecek bir bahane olarak kullandığını” öne süren Aktar, yine de evrak eksikliği ile ilgilenen avukatın Roboskî başta olmak üzere herkese bir açıklama borcu olduğunu, gelinen noktada hem kamuoyunun hem de avukatların gereken dersi ve mesajı almaları gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Ruhavioğlu: “İğneyi de çuvaldızı da kendimize batırmamız gerekiyor!”</strong></p>
<p>Katliamdan kısa bir süre sonra kurulan Roboskiye Adalet Platformu’nun aktivistlerinden Reha Ruhavioğlu, gelinen noktanın hukuk ve insan hakları mücadelesi açısından bir skandal olduğunu vurguladı. “Son 30 yılın en önemli katliam davalarından birinin ‘özensizlik’ gerekçesiyle reddedilmiş olmasından herkesin utanç duyması gerektiğini” belirten Ruhavioğlu şöyle devam etti: “Roboskîliler 7 yıldır bir katliamın yarasını taşıyorlar, daha yaslarını bitirmediler, hala siyah giyiyor, düğün yapmıyorlar. Herkesin gözü önünde yaşanmış, devletin de kendi bombardımanı olduğunu kabul ettiği bir katliamın davasının bu şekilde düşmüş olması dehşet verici! Bir kere AYM ve AİHM gayet politik bir tavırla gözleri önünde işlenmiş bir katliama sırf bir iki evrak eksik diye seyirci kaldılar. Bu onların, Türkiye ve AİHM yargısının utancı olarak tarihe geçecektir. Malumun ilamı artık şudur: AYM gibi AİHM de güvenilmezdir, politik dengeleri eskisinden çok daha fazla gözetmekte, hukuk ve adalet beklentisine cevap vermemektedir. Ama burada öncelikle iğneyi de çuvaldızı da kendimize batırmamız gerekiyor! Ferhat Encu de hapishaneden yaptığı açıklamada işi takip etme sorumluluğunun bir baroda olduğunu söylüyor, diğer isimlerin sorumluluğu her neyse esas iş bu baronun ve şu anda başkanlığını yürüten avukatın omuzunda. “Hırsızın suçu yok mu?” deyip AYM ve AİHM’in hukuksuzluğunu vurgulayan arkadaşlara katılıyorum, onlar suçlu ama onlara bu kapıyı açan sorumsuzluğu da görmemiz hatta bence en çok onu görmemiz ve bundan ibret almamız gerekiyor. Mesela eksik vekaletnameler, tebligata rağmen 15 gün içinde AYM’ye ulaştırılamamış. Bu baronun ve başkanı olan avukat arkadaşımızın Roboskî davasından daha önemli nasıl bir işleri vardı da bunu aksattılar, bunu sormak hepimizin en doğal hakkıdır! “</p>
<p>Roboskî davasında adaletin sağlanması için her şeye  yeniden başlanılması çağrısında bulunan ama bunun için gelinen noktanın sorumlularının &#8216;özeleştiride bulunması&#8217; gereğinin altını çizen Ruhavioğlu:</p>
<blockquote><p>“Yeni deliller, bağlantılar ile dosyayı canlandırmak zorundayız. Yine kampanyalar düzenlemek, yürüyüşler organize etmek, meclise gitmek, standlar kurrarak “Roboskiye Adalet” diye siyasi iradeyi harekete geçirmek, sıfırdan bir süreç başlatmak zorundayız. AİHM ve AYM’nin bu siyasi tutumunu bütün dünyaya teşhir etmek, gerekirse memleketteki her insana tek tek Roboskî davasını anlatmak zorundayız. Ama önce içimizdeki sorumsuzların çıkıp sorumsuzluklarının hesabını vermeleri gerekiyor! Roboskîlilerin kiminle yol yürüyebileceğinden, kimlerin onları bir kere daha yarı yolda bırakmayacağından emin olmaları gerekiyor. Davanın kolay olanını mahkeme önüne götürememiş bir sorumsuzluk karşısında çok daha titiz çalışıp ortaya yeni deliller çıkaracak bir hukuki irade gerekiyor. Böyle bir irade, bütün insan hakları savunucuları ve avukatların şapkayı önlerine koyup özeleştiride bulunarak, herkesin üzerine düşen hesabı verdiği bir süreçten sonra ortaya çıkabilir. Böyle bir özeleştirinin iki yıldır suskun olan ilgili baro ve ilgili avukattan ve varsa başka sorumlulardan başlaması gerekiyor, bunu beklemek hepimizin en tabii hakkıdır…” değerlendirmesinde bulundu.</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/19/aihmden-donen-roboski-davasi/">AİHM’den Dönen Roboski Davası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsızlık Referandumuna Bildirili Destek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/20/bagimsizlik-referandumuna-bildirili-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Sep 2017 09:11:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımsızlık Referandumu]]></category>
		<category><![CDATA[Barzani]]></category>
		<category><![CDATA[KBY]]></category>
		<category><![CDATA[Kürdistan Bölgesel Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emin Aktar]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest İnsani ve Siyasi Araştırmalar Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<category><![CDATA[Vahap Coşkun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kürtlerinin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’de yapmayı kararlaştırdığı Bağımsızlık Referandumu&#8217;na &#8216;nasıl baktığının&#8217; tartışıldığı bugünlerde, cevap bölgeden sivil toplum, iş dünyası, akademi ve edebiyat insanlarının yer aldığı farklı inanç, görüş ve mesleklerden  100 imzacının çağrıcı olduğu bildiri ile geldi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), geçen haziran ayında aldığı kararla 25 Eylül’de Bağımsızlık Referandumu yapacağını duyurmuştu. Bugüne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/20/bagimsizlik-referandumuna-bildirili-destek/">Bağımsızlık Referandumuna Bildirili Destek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Kürtlerinin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’de yapmayı kararlaştırdığı Bağımsızlık Referandumu&#8217;na &#8216;nasıl baktığının&#8217; tartışıldığı bugünlerde, cevap bölgeden sivil toplum, iş dünyası, akademi ve edebiyat insanlarının yer aldığı farklı inanç, görüş ve mesleklerden  100 imzacının çağrıcı olduğu bildiri ile geldi.</strong><span id="more-19055"></span></p>
<p>Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), geçen haziran ayında aldığı kararla 25 Eylül’de Bağımsızlık Referandumu yapacağını duyurmuştu. Bugüne kadar birçok ülkeden gelen referandumu erteleme taleplerini geri çeviren Mesud Barzani, ‘ikna edici bir alternatif’ olmadığı sürece sandığa gidileceğini açıkladı. KBY partilerinin tamamı bağımsızlığa onay verirken Goran ve Komel partileri de zamanlamayı önemli bir gerekçe göstererek referandumun ertelenmesini istiyor. Bu yıl Diyarbakır’da kurulan Rawest İnsani ve Siyasi Araştırmalar Merkezi, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül 2017’de yapacağı “Bağımsızlık Referandumu” için Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Kerkük’te toplam 1.285 kişiyle yüz yüze görüşerek yaptığı kamuoyu yoklamasının sonuçlarını geçen hafta bir raporla açıkladı. Katılımcıların yüzde 45.8’i zamanlamanın doğru olmadığını düşünse de, referanduma katılacağını söyleyenlerin oranı yüzde 83.9. Türkmen ve Arapların tamamına yakını boykot edeceği için Kerkük’te &#8216;evet&#8217; oylarının yüksek çıkacağının vurgulandığı raporda, 5 Ağustos itibariyle bölgede yüzde 65.5 oranında olan bağımsızlığa desteğin, Gorran ve Komel gibi partilerin ‘hayır’ oyuna yakın olan tutumlarını esnetmeleri durumunda %77’ye çıkabileceği öngörülüyor.</p>
<p>Referandum kararının alındığı haziran ayından bu yana Türkiye ve İran gibi bölge ülkeleri de ABD ve İngiltere gibi batı ülkeleri de yüksek sesli reaksiyon göstermediler. Ancak referandumun yapılacağı tarih yaklaştıkça konu uluslararası gündemi daha çok meşgul etmeye başladı. Bugün artık sertleşen tepkilerle birlikte Türkiye siyasetinin de önemli bir gündemi haline gelen bağımsızlık referandumu, son günlerde siyaset ve medya camiasında “Türkiye Kürtleri bağımsızlık referandumuna nasıl bakıyor?” sorusu etrafında düşünülüp konuşuluyor. Bu soruya cevap olacak bir açıklama, bölgeden 100 imzacılı bir bildiri ile geldi.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-18963 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/el-zewat-saya-bexda-kurd-w-serxwebn-by-referandm-ragihnin.jpg" alt="" width="280" height="158" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/el-zewat-saya-bexda-kurd-w-serxwebn-by-referandm-ragihnin.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/el-zewat-saya-bexda-kurd-w-serxwebn-by-referandm-ragihnin-610x344.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/el-zewat-saya-bexda-kurd-w-serxwebn-by-referandm-ragihnin-320x181.jpg 320w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" />Aralarında sivil toplum, iş dünyası, akademi ve edebiyat insanlarının yer aldığı farklı inanç, görüş ve mesleklerden 100 kişinin yayınladığı bağımsızlık referandumuna destek bildirisi şu şekilde:</p>
<p><em>“Birleşmiş Milletlerin 1966 tarihli İkiz Sözleşmelerinin müşterek 1. maddesine göre; “Bütün halklar, kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahiptirler. Bu hak uyarınca kendi siyasal statülerini serbestçe oluştururlar ve ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimlerini serbestçe sağlarlar.” </em></p>
<p><em>Kürdistan Bölgesel Yönetimi, bu hak doğrultusunda 25 Eylül 2017 tarihinde bir bağımsızlık referandumu yapma kararı almıştır. </em></p>
<p><em>Bizler aşağıda imzası bulunanlar<strong>*</strong>; </em></p>
<p><em>Kürdistan’ın bağımsızlık referandumunu, bir halkın demokratik ve meşru bir hakkını kullanması olarak görüyor ve destekliyoruz.</em></p>
<p><em>Uluslararası kuruluşları ve bağımsız heyetleri, referandum sürecini izlemeye davet ediyoruz.</em></p>
<p><em>Referandum  neticesinde ortaya çıkacak demokratik iradeye herkesin saygı duymasını istiyoruz.</em></p>
<p><em>Bağımsız bir Kürdistan’ın Ortadoğu’da barışa, güvenliğe ve istikrara katkı sağlayacağına inanıyoruz.</em></p>
<p><em>Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”</em></p>
<p>Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumuna destek bildirisi imzacılarına Sivil Sayfalar olarak bölgeden referanduma yaklaşımları sorduk.</p>
<figure id="attachment_18543" aria-describedby="caption-attachment-18543" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-18543 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/fft64_mf1191661-300x202.jpeg" alt="" width="300" height="202" /><figcaption id="caption-attachment-18543" class="wp-caption-text">Mehmet Emin Aktar</figcaption></figure>
<p><strong>Mehmet Emin Aktar (Avukat): </strong>Yaşadığımız coğrafya özellikle son iki yılda geleceğe ilişkin umudunu, heyecanını ve beklentisini yitirmiş durumdaydı. Toplumsal olay ve siyasal gelişmelere karşı sessizleşen toplum, haziran ayında alınan Bağımsızlık Referandumu kararına ilgi duymuştu. Ancak bu ilgi gerek siyaset kurumu ve gerekse sivil toplum tarafından yeterince gündemleştirilememişti. Bunun birçok nedeni olabilir. Ancak referandum tarihi yaklaştıkça birçok ülkeden referandumun ertelenmesi yönünde çağrılar yapılmaya başlanmış, ana akım Kürt siyasetini temsil iddiasında bulunan bir siyasal partinin “anlaşılmaz bir dilde” referandum karşıtlığını dile getirmesi üzerine toplumun gerçek bakışını ortaya çıkarma ihtiyacı kendini daha fazla göstermişti. Bu inançla farklı görüşte ve ayrı mesleklerde insanların ortak bir metin ile yapacakları bir açıklama ile toplumun bağımsızlık referandumuna genel bakışını ortaya çıkarma düşüncesi ortaya çıktı. Amaç Peşewa Qazi Mihemed’in vasiyetinde söylediği gibi &#8220;Biz gerçekleştiremiyorsak gerçekleştirene destek olmak, o da olmuyorsa engel olmamak.&#8221;</p>
<p><strong>Vahap Coşkun (Akademisyen): </strong>Referandumu tarihi bir dönüm noktası; Kürtlerin asgari yüzyıllık &#8220;bağımsız devlet&#8221; rüyasının gerçekleşmesi yolunda atılmış en ciddi adım. Kürdistan Bölgesel Yönetimi, bu hamlesini geri çevirmek veya bilinmeyen bir tarihe ertelemek için yapılan bütün telkinlere ve baskılara göğüs gerdi, referandumu yapma iradesinden taviz vermedi. Eğer beklenmedik bir facia ya da siyasi gelişme olmazsa, 25 Eylül’de Kürdistan’da sandık kurulacak.</p>
<figure id="attachment_16965" aria-describedby="caption-attachment-16965" style="width: 317px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-16965" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/273153Image1.jpg" alt="" width="317" height="197" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/273153Image1.jpg 460w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/273153Image1-320x199.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 317px) 100vw, 317px" /><figcaption id="caption-attachment-16965" class="wp-caption-text">Dcle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Vahap.Coşkun</figcaption></figure>
<p>Buradan bakınca, Türkiye’deki Kürtlerin kahir ekseriyetinin referandum kararının arkasında durduğunu görüyorum. Bilindiği üzere Türkiye’deki altı Kürt siyasi partisi bir araya gelerek “Bağımsızlık Referandumunu Destekleme İnisiyatifi” kurdular. Bu inisiyatif, kamuoyunda referanduma yönelik müspet bir algının oluşması için yaptığı çalışmalarının yanında, siyasi parti ve diplomatik temsilciliklerle de görüşmeler yapıyor. İnisiyatif oluşturan partilerin PKK’nin tavrına burada ayrıca değinmek gerekiyor. Bilindiği gibi PKK, referanduma karşı olduğunu açıkladı. Ancak bana göre, PKK tabanı PKK yönetiminden farklı bir noktada duruyor ve tabanın çok ağırlıklı bir kısmı 25 Eylül’ü destekliyor. Nitekim HDP’nin referandumun yanında aldığı pozisyon da, tabandaki bu desteğin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Goran ve Komel referandum aleyhtarı bir çizgideler. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu partiler de bağımsızlık fikrine ve bağımsız Kürdistan devletine karşı değiller. Onlar zamanlamanın ve şartların uygun olmadığını belirtiyorlar, bunun için referanduma &#8216;hayır&#8217; diyorlar. Tabi &#8216;hayır&#8217; tercihinin arkasında siyasi çekişmelerin de yattığı unutulmamalı.</p>
<p>Zannımca Kürdistan’daki seçmenler de referanduma kısır politik çatışmaların ötesinde bir anlam atfediyorlar. Mesela KDP’yi ya da Barzani’yi tasvip etmemeleri, bağımsızlık referanduma karşı oldukları anlamına gelmiyor. Bağımsızlığın oylandığı bir vasatta bir Kürdün elinin &#8216;hayır’a gitmesi çok zor. Bu sebeple, Goran ve Komel’de de tavan ile taban arasında, bağımsızlık oylaması noktasında bir ayrışmanın yaşanması beklenebilir. Parti yönetimleri &#8216;hayır&#8217; için çabalasa da, bu iki partinin seçmenlerinin önemli bir bölümünün &#8216;evet&#8217; yönünde bir irade ortaya koyacaklarını tahmin ediyorum.</p>
<figure id="attachment_18542" aria-describedby="caption-attachment-18542" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18542 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/29306-e1505884119325-300x253.jpg" alt="" width="300" height="253" /><figcaption id="caption-attachment-18542" class="wp-caption-text">Rauf Çiçek</figcaption></figure>
<p><strong>Rauf Çiçek (Avukat): </strong>Kürdistan bölgesi için, Rawest’in açıkladığı bağımsızlık referandumu anketinde çıkan oranlar yapılmış olduğu tarih olan 5 Ağustos itibariyle ele alındığında &#8216;evet&#8217; oranlarının yüksek olduğunu düşünüyorum. Zira referandum tarihinin yaklaşmasıyla şu andaki atmosferle birlikte değerlendirdiğimizde bu oranın  yüzde 80&#8217;lerin üstüne çıkacağına inanıyorum. Diyarbakır&#8217;da referandumun nasıl göründüğüne gelince Kürdistan bölgesinde yapılan bağımsızlık referandumun aslında Kürtlerin zihninde ve de aklının bir köşesinde her zaman olan bir düşünceye eylemsel olarak tekabül ettiğinden hissen ve aklen taraftardırlar.</p>
<p>Diyarbakır ve Türkiye içindeki Kürtler açısından her ne kadar bağımsızlık referandumu şartlar ve zemin açısından müsait değilse de Kürtlerin zihin dünyasında böyle bir referandumu gönülden  desteklediklerine inanıyorum.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4>* Bağımsızlık Referandumuna Destek Bildirisi İmzacıları:</h4>
<p>Abdulbaki Erdoğmuş, Abdullah Keskin, Abdurrahman Aslan, Adnan Güllüoğlu, Ahmet Faruk Ünsal, Ahmet Özmen, Ahmet Sayar, Ahmet Sevim, Alaattin Epözdemir, Ali Fuat Bucak, Arzu Yılmaz, Ayetullah Aşitî, Barış Yavuz, Bedrettin Karaboğa, Berivan Bingöl, Beşir Yılmaz, Bilal Medeni, Brusk Solduk, Burç Baysal, Emine Uçak, Erkan Azizoğlu, Eta Pektaş, Fahriye Adsay, Faruk Balıkçı, Fehim Işık, Ferda Cemiloğlu, Feridun Taş, Fikrî Amedî, Fuat Elçi, Fuat Önen, Gafur Türkay, Gülçin Avşar, Günay Aslan, Hamit Çakan, Hüseyin Kalkan, Hüseyin Sarıgül, Hüseyin Siyabend Aytemur, İbrahim Halil Küçük, İlyas Buzğan, İrfan Aktan, İrfan Burulday, Kadri Salaz, M. Xalid Sadînî, Mehmet Alkış, Mehmet Baykara, Mehmet Emin Aktar, Mehmet Kaya, Mehmet Rauf Çiçek, Mehmet Sanrı, Mehmet Vural, Mesut Yeğen, Muharrem Erbey, Murat Timur, Mustafa Özer, Mücahit Bilici, Müzeyyen Nergiz, Naif Bezwan, Nakşi Sayar, Necat Özdemir, Necdet İpekyüz, Nevin İl, Nurcan Baysal, Nurettin Elhüseyni, Nuşirevan Elçi, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Raci Bilici, Reha Ruhavioğlu, Reyhan Aktar, Reyhan Yalçındağ, Rojbin Tugan, Roşan Lezgin, Sabahattin Korkmaz, Sabih Ataç, Sabri Vesek, Sait Sever, Sedat Yurtdaş, Seher Akçınar Bayar, Seid Veroj, Selahattin Çoban, Selçuk Mızraklı, Selim Ölçer, Selim Temo, Sıtkı Zilan, Suat Bükün, Şahismail Bedirhanoğlu, Şehmus Ülek, Şemsettin Koç, Şerafettin Kaya, Şerif Derince, Talat İnanç, Tarık Ziya Ekinci,  Umamettin Yetiz, Ümit Fırat, Vahap Coşkun, Veli Encu, Yakup Aslan, Yaşar Abdulselamoğlu, Yüksel Avşar, Zahit Çiftkuran, Zozan Özgökçe.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/20/bagimsizlik-referandumuna-bildirili-destek/">Bağımsızlık Referandumuna Bildirili Destek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
