<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Malatya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/malatya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/malatya/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:11:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Malatya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/malatya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AYM&#8217;den İfade Özgürlüğü Alanında Önemli Karar&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/aymden-ifade-ozgurlugu-alaninda-onemli-karar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadri İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 07:57:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çerka Şoreşe]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Meki Katar]]></category>
		<category><![CDATA[Roboski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde ifade özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. Meki Katar’ın yaptığı bireysel başvuruya ilişkin kararda yer alan ifadeler, son yıllarda yargı eliyle önemli bir daralmaya maruz bırakılan ifade özgürlüğünün alanını bir nebze olsun uluslararası standartlara yaklaştırmaktadır. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/aymden-ifade-ozgurlugu-alaninda-onemli-karar/">AYM&#8217;den İfade Özgürlüğü Alanında Önemli Karar&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kararda, içinde kişileri şiddete başvurmaya yönlendiren ifadeler yer almayan ve terör suçlarının işlenmesi tehlikesine yol açmayan açıklamaların terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik etme olarak kabul edilemeyeceğinin altı çizilmiştir. </span></p>
<p><b>Ne Olmuştu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvurucu Meki Katar 26.12.2013 tarihinde Malatya’da gerçekleştirilen Roboski anma eylemine katılmıştı. Eylem esnasında “Çerka Şoreşe” (Devrim Çarkı) isimli marşı söyleyen, ardından &#8220;Önderimiz Başkan Öcalan&#8221; şeklinde slogan atan başvurucu ‘terör örgütü propagandası yapmak’ gerekçesiyle cezalandırılmıştı. </span><span style="font-weight: 400;">İncelenen başvuruya (Genel Kurul, Başvuru No: 2015/4916, 03.10.2019) konu olayda başvurucunun cezalandırılmasına neden olan eylemler, kişinin PKK terör örgütünü övdüğü kabul edilen bir marşın söylemesi ve PKK&#8217;nın kurucusunu öven sloganları atmasıdır.</span></p>
<p><b>İfade Özgürlüğü Yönünden Önemi Nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kişiye ceza veren Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bahse konu marşın PKK terör örgütünün marşı olduğunun herkesçe bilindiğini ifade etmiş, ancak marşın şiddete teşvik edip etmediği yönünde yeterli bir değerlendirme yapmamıştır. Bu husus Anayasa Mahkemesi’nce öznel bir değerlendirme olduğu, ancak cezalandırma için nesnel bir değerlendirme yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca aksi bir tutumla yapılacak öznel değerlendirmeler veya varsayımlarla kişilerin cezalandırılmasının ve düşünce açıklamalarına bu şekilde müdahale edilmesinin ifade özgürlüğünün ihlalini oluşturacağı vurgulanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Terör örgütü liderini öven söylemlerde bulunması kişinin başlı başına cezalandırılması için yeterli olmadığı hususu belirtilerek, söylemin yapılmasıyla şiddete teşvikin oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekliliği ifade edilmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme yalnızca başvuruya konu eylemde yapılan basın açıklaması, atılan sloganlar ve okunan marşı tek başına değerlendirmemiştir. Olayı bir bütün olarak ele alarak, yetkililerin iki yıl önce meydana gelen ve çok sayıda kişinin ölümüne neden olan olaya ilişkin etkili soruşturma yapılmaması, yaşam hakkının ihlal edilmesi gibi konular amacıyla toplanıldığına işaret etmiştir. Bu nedenle eylemin, başvurucunun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin devlet politikalarından veya devletin politik uygulamalarından memnuniyetsizliklerinin dile getirilmesinin aracı olarak kullanıldığı değerlendirmesini yapmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvuruya konu gösteri ve toplantıya ilişkin görüntülerde İnönü Üniversitesi kampüsü içinde gerçekleştirilen toplantı boyunca herhangi bir şiddet olayının yaşanmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca toplantının barışçıl olmadığını veya gösteriye katılan kişilerin toplantıdan sonra şiddet içeren eylemlerde bulunduklarını gösteren herhangi bir delil bulunduğu da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle mahkeme, ilk derece mahkemesinin konuşmanın yapıldığı kapsamı ve göstericilerin davranışlarını dikkate almadığı kanaatine ulaşmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kararda AİHM kararlarına ve Yargıtay değerlendirmelerine sıkça atıflar yapılarak, toplantı sırasında gerçekleşen eylemlerde ifade özgürlüğünün çerçevesi çizilmeye gayret edilmiştir. Somut olayla da bu örneklenmiştir:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Bir bütün olarak ele alındığında toplantıda söylenen marşın ve atılan sloganın toplantıya katılanların taraftarı olduğu ideolojiye manevi destek verdiği ileri sürülse bile marş ve sloganın şiddeti, silahlı direnişi veya ayaklanmayı teşvik ettiği gösterilebilmiş değildir. Bundan başka bahse konu marş ve sloganın şiddeti yaymasının muhtemel olduğunu ve bunun hızla yayıldığını doğrulayan ve potansiyel olarak tehlikeli bir etkiye sahip olduğunu gösteren bir delil de gösterilebilmiş değildir. Söz konusu marş ve slogan, kişilere yönelik derin ve akıl dışı bir nefret aşılamak suretiyle şiddeti teşvik edecek nitelikte de bulunmamıştır.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, kararın ifade özgürlüğü-terör propagandası ayrımı noktasında kapsamlı bir inceleme yapma gayretinin olduğunu, emsal nitelikte ve olumlu anlamda çarpıcı bir karar olduğunu vurgulamak yerinde olacaktır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/aymden-ifade-ozgurlugu-alaninda-onemli-karar/">AYM&#8217;den İfade Özgürlüğü Alanında Önemli Karar&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GTD, Lezzet Mirasını Dünyaya Tanıtmayı Amaçlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/gtd-lezzet-mirasini-dunyaya-tanitmayi-amacliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2019 10:31:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[gastro kentler]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gastronomi Turizmi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Gürkan Boztepe]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[türk mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[unesco]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe , Türk mutfak kültürünü, tarihi ve zengin lezzet mirasını dünyaya tanıtmak amacıyla yola çıktıklarını belirterek, turizmin deniz- kum- güneş konseptinden farklılaştığını, yeni trendlerin lezzet keşifleri, tat deneyimleri, mutfak workshopları olduğunu vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/gtd-lezzet-mirasini-dunyaya-tanitmayi-amacliyor/">GTD, Lezzet Mirasını Dünyaya Tanıtmayı Amaçlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yemek,  insan için temel bir ihtiyaç olmanın ötesinde toplumsal ilişkilerde kurucu bir rol oynuyor. Gıdaların üretimi, dağıtımı, taşınması, depolanması, tüketimi gibi süreçler topluluklara göre farklılaşabiliyor. Kültürün, toplumsal belleğin, inanç sistemlerinin beslenme konusundaki etkisini bu açıdan kavrayabiliriz. İnsan beslenmesini ilgilendiren her alanda yapılan çalışmalar gastronomi bilimiyle ilişkili. Son dönemde mutfak kültürü ve kökenlerinin turizmle birleşmesi sonucu gastronomi turizmi terimi öne çıkıyor. Yemek üzerinden yeni bir turizm pazarı oluşturmanın, turizm gelirlerinin arttırılacağı düşünülüyor.  Gastronomi turizmiyle ilgili güncel durumu değerlendiren Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe&#8217;ye göre, <span style="font-weight: 400;">gastronominin turizmle ilişkilenmesinin temelinde  iletişim teknolojilerindeki gelişim yatıyor. Özellikle sosyal ağların kullanımının yaygınlaşmasıyla insanlar bilgiye kolay ve hızlıca erişebiliyor. Bu durumun insanlarda yeni meraklar uyandırdığını öne süren Boztepe, turizmin deniz- kum- güneş konseptinden farklılaştığını, yeni trendlerin lezzet keşifleri, tat deneyimleri, mutfak workshopları olduğunu söyledi. Gastronomi turizminin ülkeler için güçlü bir gelir kapısı olduğunu ifade eden Boztepe;  GTD’nin kendi yaptırdığı araştırmada, gastronomi amaçlı seyahat yapan turistlerin diğer turizm türlerine göre bir buçuk kat daha fazla para harcadığının tespit edildiğini belirtti. Boztepe, kurum ve kuruluşların bu gerçeği göz önüne alarak gastronomi odaklı tanıtım faaliyetlerine yatırım yaptığını vurguladı.</span></p>
<figure id="attachment_35562" aria-describedby="caption-attachment-35562" style="width: 275px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-35562 size-full" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/02/ftm_2017-1_188_0-e1550827492848.jpg" alt="" width="275" height="249" /><figcaption id="caption-attachment-35562" class="wp-caption-text">Gürkan Boztepe</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Gastronomi Turizm Derneği’nin en temel amacı; Türk mutfak kültürünü, tarihi ve zengin lezzet mirasını dünyaya tanıtmak. Dernek ünlü şeflerden, gazetecilere, akademisyenlerden, acentelere, restoran ve otel sahiplerinden, taksicilere kadar pek çok farklı alandan gelen bireysel ve kurumsal üyelere sahip.  “Lezzet mirası Türk mutfak kültürünün zengin içeriği, pişirme geleneği, sunuş tarzını korumak ve kollamak gerektiğinin bilincinde olan, yemeklerin ve içeceklerin var oluş hikâyelerine ilgi duyan, nesilden nesile aktarılması gerektiğine inanan, dünyaya tanıtılması için çaba göstermek isteyen herkes GTD’nin üyesi olabilir” diye ekliyor Boztepe.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğin faaliyetleri iki ana başlıktan oluşuyor. İlki, gastronomi turizmi ile ilgili fuar, konferans ve benzeri etkinliklere çeşitli kurum ve kuruluşlarla birlikte içerik sağlamak. İkincisi ise duruşu ile birlikte sektörün etkili referans ve kanaat grubu olarak devlet kurumları, bakanlıklar ve sivil kuruluş ve inisiyatiflere görüş, proje ve öneriler sunmak. İkincisi ise mutfak kültürü, tarihi, lezzet mirası hakkında yurt içinde farkındalık ve bilinç oluşturmak. Bu amaçla, örgütsel yapısını yurt sathında yaygın temsilcilik ağı ile genişletmek. </span></p>
<p><b>Türkiye’nin Lezzet Rotaları</b></p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-35558" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Malatya-kayısısı.jpg" alt="" width="203" height="360" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Boztepe, Türkiye’nin başta gelen lezzet rotaları için UNESCO tarafından tescillenmiş gastro kentler Gaziantep’i ve Hatay’ı işaret ediyor. Ona göre aslında  yedi bölgenin her bir kenti, her kentin pek çok yöresi için bile bir lezzet rotası oluşturmak mümkün. Bir sıralama yapmak pek mümkün olmasa da aklına ilk gelen gastrokentler Elazığ, Mardin, Urfa, Adana, Bursa, Artvin, Kayseri, Konya, Manisa, otları ve balığı ile İzmir, Alaçatı, Cunda olarak sıralanıyor.  Bu kentlerin gastronomi destinasyonu olarak tanımlanması için yöredeki resmi kurumların, sivil toplum kuruluşlarıyla daha sıcak temaslar geliştirmesi gerektiğini belirten Boztepe, destinasyonun özelliklerine uygun bir yönetim yapısının kurulması, yerel lezzetleri oluşturan tüm unsurların kollanması, geliştirilmesi, hijyen koşullarının sağlanarak sunulmasında standartların belirlenmesi, denetimi, sonra da tanıtım ve pazarlama süreçlerinin işletilmesi gerektiğini de özellikle vurguluyor. GTD olarak  İstanbul’da İstiklal Caddesi’ndeki “içli köfteci”den Kars’ta yöresel peynir üreticisi GTD üyesi İlhan Koçulu’ya kadar işbirliği içinde olduklarını belirten Boztepe, lezzet haritası oluşturmak için, sokak lezzetlerinden en rafine restoranlara bir ağ oluşturmak istediklerini ekliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İçinde yaşadığımız topraklar sayısız medeniyete ev sahipliği yaptığı için, bu medeniyetlerin ayrıştığı ve iç içe geçtiği noktalar mutfağa da yansımış” diye devam ediyor Boztepe. Ona göre  Türkiye’nin sahip olduğu kültür ve kimlik zenginliği sayesinde bu kadar çok yöresel lezzet var ve bu da onun dünyanın diğer mutfakları gibi parlayabileceğini gösteriyor. </span></p>
<p><b>Gastro Rotalar’a Bir Kala</b></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-35559" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya-640x428.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya-1024x684.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya.jpg 1280w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Boztepe, Gastronomi Turizmi Derneği’nin Karadeniz’den Ege’ye, Güneydoğu’dan Marmara’ya kadar pek çok bölgede yeni “gastro kentler” ve gastro rotalar, gastro acenteler ve gastro rehberler oluşturmak üzere ilgili taraflarla görüşmelerini sürdürdüğünü bildiriyor. Bunun dışında Türkiye’nin lezzet haritalarının oluşturulması sürecinde “gastronomi köyü” için arazi ve işletmecisi belirlendiğini de vurguluyor. Derneğin bir başka aktivitesi ise Gastronomi Tırı. Boztepe, yurt içindeki illerde Türk mutfak kültürünü tanıtmak, ülke içinde “gastronomi bilinci”  yaratmak için yerli ve yabancı turistlere yönelik “Gastronomi Tırı”konseptini geliştirmekte olduklarını belirtiyor. Boztepe, Türkiye’ye özgü ve sağlığın timsali yoğurdun başka ülkeler tarafından sahiplenilmeye başlaması üzerine harekete geçen GTD’nin, 2019 yılının Mayıs ayında Dünya Yoğurt Konferansı düzenlemek niyetinde olduğunu sözlerine ekledi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/gtd-lezzet-mirasini-dunyaya-tanitmayi-amacliyor/">GTD, Lezzet Mirasını Dünyaya Tanıtmayı Amaçlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital İletişim ve Sosyal Medya Eğitimi Adana Başvuruları Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/12/dijital-iletisim-ve-sosyal-medya-egitimi-adana-basvurulari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Feb 2019 10:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35186</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği tarafından finanse edilen STGM’nin yürütücüsü olduğu STÖ Kaynak Merkezi Projesi dijital kapasite güçlendirme eğitimlerine Adana'da devam ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/12/dijital-iletisim-ve-sosyal-medya-egitimi-adana-basvurulari-basladi/">Dijital İletişim ve Sosyal Medya Eğitimi Adana Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial;"><b>6-8 Mart 2019</b> tarihleri arasında <b>Adana</b>’da düzenlenecek olan “Dijital İletişim ve Sosyal Medya Eğitimi”ne başvurular başladı. Eğitime<b> Adana ve çevresindeki kentlerde </b>hak temelli* çalışma yürüten sivil toplum örgütleri başvuru yapabilecek.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Hak temelli çalışan STÖ’lerin dijitalleşme süreçlerine uyum sağlayabilmesi için dijital iletişim ve sosyal medya araçlarıyla ilgili bilgi ve becerilerini arttırmak hedefiyle düzenlenen eğitimde, STÖ’lerin savunuculuk çalışmalarını güçlendirmek için dijital araçlardan nasıl yararlanabileceğine odaklanılacak. Üç günlük eğitimde katılımcılara dijital araçlar ve sosyal medya mecralarının kullanımı ile ilgili pratik bilgiler atölye çalışmaları aracılığıyla aktarılacaktır.Eğitime her örgütü temsilen <b><u>bir kişi</u> </b>kabul edilecek.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Eğitime <b>Adana, Adıyaman, Aksaray, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Karaman, Kayseri, Kilis, Konya, Malatya, Mersin, Nevşehir, Niğde, Osmaniye </b>ve <b>Şanlıurfa</b> illerinde kadın hakları, LGBTİ hakları, engelli hakları, çocuk hakları, kent hakkı, çevre/doğa koruma, sosyal haklar, hayvan hakları, dijital haklar, kültürel haklar, gençlik hakları, sığınmacı/mülteci/göçmen hakları, vb. alanlarda hak temelli* çalışma yürüten STÖ’ler katılım gösterebilirler.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Eğitime katılmak isteyen STÖ temsilcilerinin <b>19 Şubat 2019 Salı</b> günü saat <b>17.00</b>’ye kadar başvuru formunu doldurması gerekmektedir. Eğitim sonuçları <b>22 Şubat 2019 Cuma</b> günü e-posta yoluyla açıklanacaktır.</span></p>
<p><b>Başvuru Koşulları</b></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Arial;">Eğitim programı, hak temelli bir yaklaşıma sahip olarak yerel düzeyde o hak için çalışma yapan ve kampanya yürüten ya da bu faaliyetleri çalışma takvimine dahil etmiş hak temelli STÖ’lere yöneliktir.</span></li>
<li>Eğitime her bir örgütü temsilen 1 kişi kabul edilecektir. Değerlendirme sonrasında katılımcı değişikliği kabul edilmeyecektir.</li>
<li>Başvuran STÖ’lerin sosyal medya (Facebook, Twitter, Instagram, Linkedin vb) hesaplarının olması ve eğitime başvuran kişilerin bu hesaplara yönetici düzeyinde erişimi gerekmektedir.</li>
<li>Eğitimlere tam katılım beklenirken, gün sonunda verilen çalışmaların yapılması ise zorunludur.</li>
<li>Seçilen STÖ temsilcileri, eğitimde olmasının STÖ’nün bilgisi dahilinde gerçekleştiğini belirten, STÖ yönetiminden/inisiyatiften iki üyenin imzası ve açık iletişim bilgilerine sahip bir yazıyı eğitim sonuçları açıklandıktan sonra 5 gün içerisinde sunmalıdır.</li>
<li>Katılımcıların bilgisayar getirmesi gereklidir. STGM bilgisayar temin etmeyecektir.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff9c00; font-family: Arial;"><a href="http://e.inclick.email/Track.ashx?id=424173b5-ef4e-4217-b4c4-aa752c864d0e&amp;cid=5ac38d89f0d8d719d87cf5be&amp;gid=5c6171b7f0d8d72178c15fe7&amp;mid=56e6b41eb2e74f07345a42ea&amp;lid=5c6171e5f0d8d60764af3efa" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://e.inclick.email/Track.ashx?id%3D424173b5-ef4e-4217-b4c4-aa752c864d0e%26cid%3D5ac38d89f0d8d719d87cf5be%26gid%3D5c6171b7f0d8d72178c15fe7%26mid%3D56e6b41eb2e74f07345a42ea%26lid%3D5c6171e5f0d8d60764af3efa&amp;source=gmail&amp;ust=1550045060252000&amp;usg=AFQjCNHSrcRuxseevDEGWHK7crB1nRmbsw">Başvuru Formu</a></span></p>
<p>Eğitime Adana dışından katılacak STÖ temsilcilerinin ulaşım ve konaklama masrafları <u>STGM tarafından karşılanacaktır.</u></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Sorularınız için <a href="http://e.inclick.email/Track.ashx?id=424173b5-ef4e-4217-b4c4-aa752c864d0e&amp;cid=5ac38d89f0d8d719d87cf5be&amp;gid=5c6171b7f0d8d72178c15fe7&amp;mid=56e6b41eb2e74f07345a42ea&amp;lid=5c6171e5f0d8d60764af3efb" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://e.inclick.email/Track.ashx?id%3D424173b5-ef4e-4217-b4c4-aa752c864d0e%26cid%3D5ac38d89f0d8d719d87cf5be%26gid%3D5c6171b7f0d8d72178c15fe7%26mid%3D56e6b41eb2e74f07345a42ea%26lid%3D5c6171e5f0d8d60764af3efb&amp;source=gmail&amp;ust=1550045060252000&amp;usg=AFQjCNEjsEs4dt_lKvZ8SDNFbuHtn6sKNQ">dijital@stgm.org.tr</a> adresine yazabilirsiniz.</span></p>
<p>* Hak temelli yaklaşım, bireyleri hak sahibi özneler olarak tanımlarken, devlet ya da devlet dışı kurumları ise yükümlülük sahipleri olarak belirler. Dayanağını insan hakları ilkeleri ve standartlarından alan hak temelli yaklaşım, bireyleri haklarını talep edebilmeleri ve savunmaları için, kurumları ise haklarla bağlantılı yükümlülüklerini yerine getirmeleri için güçlendirmeyi hedefler. STGM’nin hak temelli yaklaşım için kullandığı kaynak metinlere buradan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/12/dijital-iletisim-ve-sosyal-medya-egitimi-adana-basvurulari-basladi/">Dijital İletişim ve Sosyal Medya Eğitimi Adana Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arapgir Belediye Başkanı: “Fotokamp’a herkesi bekliyoruz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/25/arapgir-belediye-baskani-fotokampa-herkesi-bekliyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rıza Parlak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jun 2018 11:58:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Arapgir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fotokamp]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28111</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Haziran'da başlayıp 1 Temmuz’a kadar sürecek olan Fotokamp’a kısa bir süre kala Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/25/arapgir-belediye-baskani-fotokampa-herkesi-bekliyoruz/">Arapgir Belediye Başkanı: “Fotokamp’a herkesi bekliyoruz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başkanım kısaca sizi tanıyalım&#8230;</strong></p>
<p>1965 yılında Arapgir&#8217;de dünyaya gelmişim. Habip Beyin torunuyum bey ailesi. Osmanlı döneminde de en zor görevler yapan bir ailenin evladıyım. İlkokul, ortaokul ve lise döneminde Arapgir&#8217;de tahsilimi bitirdim. Daha sonra Erzurum İşletme Fakültesi&#8217;nde öğretim gördüm. Orada okul bittikten sonra Malatya&#8217;da ticaret hayatına atıldık. Askerliği yedek subay olarak yaptım.  Malatya’dan sonra Arapgir’de şube açtık. Ticaret ve insanımıza hizmet ile alakadar olduk. Arapgir’in cazibe merkezi olması için inşaat, mobilya ve beyaz eşya üzerine önemli yatırımlarımız oldu. Mağazacılık anlamında Arapgir’e bir renk getirdik. 2009&#8217;da belediye başkanı olmam için yoğun bir talep aldım. Halkın malı olan bey tül malı olan herkese eşit mesafede olup hizmet üreten belediye başkanı olarak 2009’dan bu yana belediye başkanı olarak bu işi yapıyorum. Özelikle doğal mirasın çok bilinir hale geldiği, tarih ve kültürel mirasın söylenir hale geldiği, insanların geleneklerine bağlı olduğu bir toplum olarak üretmeye devam ettiği, ürünleri ile anılan bir coğrafya olarak en önemli olan bir Anadolu oymağı Arapgir’i çok sevdiğimi ve hizmet olarak ona layık olmaya çalışıyorum. İkisi kız, ikisi oğlan dört çocuğum var. Çok mutlu bir ailem var. Allaha hamdolsun. Erdemli bir neslin öncülüğünü yapacak durumdalar. İnşallah insanlık âlemi için de önemli işler yapmaya Arapgir için güvenli bir liman olmaya çalışıyoruz. Ne kadar yaparsak başarı Allah’ındır.</p>
<p><strong>Başkanım geçen yılda Malatya Fotokamp Arapgir&#8217;de gerçekleşti. Bu yıl da yine Arapgir’de ikinci kez düzenleniyor. Geçen yıl yoğun katılımın olduğunu biliyoruz. Bu yıl da katılımın yüksek olması bekleniyor. Fotokamp’ın Arapgir’in tanıtımı açısında nasıl bir yansıması oldu?</strong></p>
<p>Arapgir etkinliklerin bir şehri. Çok sayıda etkinlik yapılıyor. Özelikle Sami Aydınlar Kültür Merkezi yapıldı. Acı Badem gurubu yaptı. Okullarımızda yine öyle eğitim üst seviyede. Bunların yanı sıra tanıtım projesi açısında dışa açık uluslararası birkaç etkinliğimizden birisi de Fotokamp. Geçen yıl iki etkinliğin birisi yine Fotokamp’tı. Malatya Fotokamp’ın üçüncüsünü Arapgir’de yaptık. Malatya Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği (MAFSAD) ile birlikte organize ettik. Yerel hizmetkârı biziz. Genel olarak birlikte çalışıyoruz. Sonuçta uluslararası fotoğraf sanatçıları yabancı da olsa “Yırtık da olsa çadırınla gel” söylemi ile Arapgir’imizi doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri başta olmak üzere tanıtım açısında büyük beklentilerimizin çoğunu yerine getirdi. Geçen yıl çok yüksek katılım oldu. 6 binin üzerinde resmi katılımın yanı sıra 21 bin de katılım olmuştu. Bu sene daha fazla katılımcı olacağını bekliyoruz. Çünkü memnuniyet en üst seviyede olmuştu. Gelen insanları mutlu etmeyi birlikte yaşamayı amaçladık. Arapgir birlikte yaşamanın havzası. Ortak gelişmenin havzası. Birlikte yaşama havzası Fotokamp için de geçerli, diğer etkinlikler için de geçerli. Bu sene yine 28 Haziran&#8217;da başlayıp 1 Temmuz&#8217;da tamamlanacak. Seçimlere yakın düşmesi biraz etkileyecek olsa da program önceden hazırlandığı için böyle denk düştü. Bizim arzu ettiğimiz şu. Geçen sene gelen dostlarımız 13 tane farklı etkinlik için kümler oluşturduk. Köylerimizde de bu etkinlik çaba sarf ediyor. Bazılarında geleneksel mimari, bazılarında hayvancılık ve doğal miras ve ekoloji başta olmak üzere yaşamın her alanda yaşamın irdelendiği ve karelendiği Arapgir’in tanıtımı açısında her çalışmayı değerli buluyoruz. Sahada biz de varız dışarıdan gelip insanların burada boy gösterdiği bir etkinlik. Bizler de buradan büyük bir efor sarf ediyoruz. On beş yirmi bin insanı burada dört gün misafir edebilmek yemeklerini hazırlamak, saha hizmetlerini vermek ve rehberlik hizmetleri vermek kolay değil. En önemlisi insanların iyi ki buradayım dedirtmek çok önemli. Belediye ailesi olarak yani belediye başkanı olarak tün Arapgirler bu işe katkı sundu. Esnafımız bu işe inandı. Son dönemde Arapgir Fotokamp ile ulusal medyada çok yer edindi. Geçen sene Fotoğraf Sanatçısı Faruk Akbaş bizimle çalıştı. Faruk Akbaş’ın bir reyhan tarlasında ki fotoğraf karesi bir günde bir milyon beğeni aldı. Tabi ki bu bir tanıtımın sonrası Arapgir ürünleri ile biliniyor. İnsani erdemi ile paşalarıyla sadrazamıyla biliniyor. Tabi bu yapı sivil mimariye dönüşmüş. Arapgir büyük bir hava kordonu  altında. Çok temiz bir oksijen cenneti. Oksijenin karasal iklimi ile birlikte kümülasyon değeri ile buluştuğunda kendine özgü ürünler çıkıyor. Dut medeniyeti. Dut demiş ki “Yiyen benim köküm gibi olsun.” Hakikaten Arapgir insanı dut kökü gibi tutunduğu yerde duruyor. Kiraz demiş ki “Sapım gibi olsun” kilo yok sağlıklı bir yaşam. Şimdi de reyhanı koyduk. Reyhan da demiş ki “İçen de benim kokum gibi olsun” her yana reyhan kokusu gidiyor. Dağlık alanlarda küçükbaş hayvancılıkta iyiyiz. Bağ ve bahçelerde geleneksel tarıma ait ürün yelpazemiz var. Bunun dışında insanlar nereye giderse gitsin görecekler duyacaklar ve başkalarına aktarma konusunda elçilik yapacaklar.</p>
<p>Arapgir&#8217;de kültür ve turizm anlamında yoğun çalışmalar yaptık. Yüz yakın organik ürün sepetini geçen yıl bitirdik. Arapkir Yöresel Ürünleri Pazarını açmaya hazırlanıyoruz. Türkiye&#8217;de model bir marka oluşturuyoruz. Arapgir ürün sepetinde özelikle dut ürünleri, reyhan ürünleri başta olmak üzere biber domates kanatlı hayvanlar tavuk bıldırcın ve küçükbaş hayvan derken ürün sayısı artı. Yüz başlıktan derken bu sayı iki yüzün üstüne çıktı. Elli tane sadece Arapgir’in kendine özgü reçeli var. Dağındakinden tutun bağındakine kadar her şey görülmeye değer. İşte bunun da adı Fotokamp. Dördüncüsünü yapacağımız Fotokamp 28 Haziran da başlayacak. On beş farklı ekip köylerde farklı çalışma yapacak. Bu çalışmada yer alacak önemli akademisyenler var. Arapgir’de sadece bizimle yetmiyor. Tecrübesi olan herkese ihtiyaç duyuluyor. Tecrübe paylaşımında Arapgir’in geleceğini statü olarak belirliyoruz. Bizim yol arayışımız yok, yolda olgunlaşmamız var. Zaten Arapgir’ın yolu açık ve keskin. On bin yıldır toplumsal uzlaşı kültürü var. Uzlaşmak üretmek ve kardeşlik kültürüdür. Bu coğrafyada gönül köprüleri inşa ediyoruz. Bu yüzden etkinlikleri önemsiyoruz. 28 Haziran&#8217;da ki Fotokanp’a bizleri duyan herkese buradan sesleniyorum. “Yırtık da olsa çadırınla gel.” Çadırın yoksa gönüllere gel diyoruz. Bizim gönlümüz ve soframız her zaman açık. Kapısını çaldığınız her ev sizleri konuk edecek kadar cömert ve misafir severdir. Bu değerleri korumak istiyoruz. Şehirlerin getirdiği yozlaşmayı beslemeden tutun güvenlik açısından her şey sorun. Yaşam kalitesi giderek düşüyor. Bu yüzden bu etkinliklere değer veriyoruz. Geçen yıl yine Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Kök Boyaları konusunda Türkiye’nin en önemli uluslararası sempozyumunu yaptık. Yaklaşık 750 katılımcı vardı. 250 bildiri sunuldu. Türkiye de çok önemli bir Reyhan Çalış tayı ortaya çıktı. Arapgir de yapıldı İnönü Üniversitesi ile birlikte. Sağ olsun Adnan Hocam bizleri yalnız bırakmıyor. Buradan MAFSAD ekibine bizlere destek olan Üniversite ekibine Kültür Müdürümüze, Valimize, Büyükşehir Büyükşehir Belediyemize ve bizimle birlikte çalışma arzusunda olan size ve bütün medya guruplarına müteşekkirim. İyi ki varsınız. Bu ülkede bu coğrafyada Anadolu’ya oymak, oymak gelip bin yıl önce yerleşmiş Türkmen boyları bize emanet ettiği ve yaşanmasının mümkün olduğuna inandığımız değerleri geliştirmek gelecek kuşaklara aktarmak çabasındayız. Şu kadarını biliyorum. Arapgir insanı çerden çöpten aş yapar. Dışarıdakiler pişmiş aşa taş katar. Büyük bir coğrafyadayız, vadiler içine yerleşmiş, geleneklerimizle bugüne geldik. Amacımız daha da geliştirmek. Özelikle batı emperyalizmi özelikle kültür emperyalizmin üzerindeki oyunları boşa çıkarmak. Alevi ve Sünni, Kürt ve Türk ayrımını boşa çıkarmak. Farklı karakterleri bir arada tutmak şehir ve köylü ayrımını ortada kaldırmak içindir çabamız. Ben Arapgir&#8217;de bunun gönüllü bir neferi olarak çaba harcıyorum. Üreten insanımıza ellimizden geldiği kadar yardımcı olmayı amaçlıyorum. Bizleri bu düşünce doğrultusunda yetiştiren ecdadımıza rahmet olsun. Bölgemizin bu uzlaşı kültürle bu günlere ulaşması ve yarına aktarılması konusunda çaba harcayanlara müjde olsun derim.</p>
<p><strong>Bu arada ‘Arapgir Reyhanı’ konusunda çalıştığınızı biliyorum. Arapgir Reyhanı bir Dünya markası olacak mı?</strong></p>
<p>Dünya çapında bir marka oldu. Şu gördüğünüz Arapgir Mor Reyhan Çayı Türkiye&#8217;de Coğrafi İşaret Belgesi olan tek bitki. Türkiye&#8217;de tek başına bir namzet çalışma. Sekiz yıllık bir çalışma Adnan hocam çalıştı. Arapgir Mor Reyhan Türkiye’yi temsil eden Japonya Kodeks 63. Uluslar Arası Yiyecek ve İçecek Fuarına Türkiye’yi temsilen gittik. Kalkınma Bakanlığı ve vali beyin özel gayretiyle birlikte. Orada gördüğümüz şey şuydu. Dünyada bizim yanına koyacağı bir ürün yelpaze yok. İnsanlar doğal organik diyorlar ama bu kalitede bir ürün yok yine de. Hiç katkısı olmayan ilaç verilmeyen kendi katkısı ile toksin içermeyen, birçok bitki toksin yüklü şifa diye içtiğimiz. Dolayısıyla reyhan marka oldu. Reyhan niye marka oldu çünkü farklı bir içerik var. Toksin içermeyen kendi doğal ortamından gedalarıyla oynanmamış ve 17 ürüne dönüşmüş kök yapısı içerisinde. Dolayısıyla bir çay değil, baharat değil, reçel değil, reyhan suyu değil kozmetik ürünleri değil. Aynı zamanda deterjan sektöründe bir dizi çalışmamız var. Her şeyin sinek ürettiği yerde sineği kovmaktır. İyi bir sinek kovucudur. İçinde en koruyucu şey piyogrotik dediğimiz özellikle bağırsak enzimlerini ve imin um sistem güçlendiriyor. Reyhan sirkesinden üstün sirke yok. Tamamen bağırsak gazını ve enzim salgısını artırıyor. Ne kadar içerseniz o kadar şifa buluyorsunuz. Her hangi bir yan etkisi yok. Rahat uyku uyuyorsunuz. Başınız ağrımıyor. Mideniz bulanmıyor. Güne zinde başlıyorsunuz. Aynı zamanda anti deparsan sıkıntılarınıza çözüm oluyor.  Hep yanımda birkaç paket bulunduruyorum. Çayın demiri ortadan kaldıran sorununu böylece çözmüş oluyoruz. Bu yeni bir ürün dolayısıyla bir marka oldu. Arapgir siyah Köhnü üzümü gibi reyhanda da Arapgir&#8217;de bir marka. Özelikle resavakatör genetik yollarla geçen hastalıklar için en iyi çözüm olarak biliniyor. Böylece genetik yollarla geçen hastalıklar içinde yan etkisiz bir çözüm.</p>
<p><strong>Başkanım son olarak Fotokamp için bir çağrınız var mı?</strong></p>
<p>Fotokamp etkinliğimiz boyunca misafirleri ağırlamaktan keyif alıyoruz. Tekrar tekrar herkesi bu etkinliğe davet ediyorum. Bu etkilik barışa kardeşliğe ve dayanışma katkı sunacak. Arapgir’e gelen her misafir bizim baş tacımız. Elimizden geldiği kadar hizmet sunmaya devam edeceğiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/25/arapgir-belediye-baskani-fotokampa-herkesi-bekliyoruz/">Arapgir Belediye Başkanı: “Fotokamp’a herkesi bekliyoruz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>An Association Awarded by the State: Malatya Atmalılar Social Aid and Solidarity Association</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/19/an-association-awarded-by-the-state-malatya-atmalilar-social-aid-and-solidarity-association/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2018 09:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Civil Pages]]></category>
		<category><![CDATA[Civil Pages Headline]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atmalılar Social Aid and Solidarity Association in Malatya was awarded for their project on smoking cessation, both by the State and by the institutions which fight against smoking. Getting the support of the state and some business people, the association implemented important projects for the education of local children.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/19/an-association-awarded-by-the-state-malatya-atmalilar-social-aid-and-solidarity-association/">An Association Awarded by the State: Malatya Atmalılar Social Aid and Solidarity Association</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>We interviewed Mehmet Ali Başıbüyük, president of the association.</p>
<p><strong>Can you briefly tell us about the association?</strong></p>
<p>The association was founded in 1994 and it involves 9 villages. I was chosen as president in 2003 and continue my duty since then.</p>
<p><strong>What about your campaign called “Quit Smoking, Contribute to Education”?</strong></p>
<p>We were aware of the educational problems the locals were facing. After students were directed to regional boarding schools, we were concerned about their psychological states. First, we started working to provide clothings for 115 students. We calculated a smoker’s monthly and annual cost. Our slogan was “quit smoking, contribute to education”.  This project drew interest. In 2005-2006’s educational year, five business people sponsored 175 students.</p>
<p><strong>And you were awarded for your work.</strong></p>
<p>Yes, this made us very proud. The Ministry of Health awarded 13 institutions and one was our association. We got our award from the Minister himself. Also, Turkish Anti-Smoking Association awarded us which made us very proud.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/19/an-association-awarded-by-the-state-malatya-atmalilar-social-aid-and-solidarity-association/">An Association Awarded by the State: Malatya Atmalılar Social Aid and Solidarity Association</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CSOs&#8217; Role in the Solution Process was Discussed in a Meeting in Malatya</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/16/csos-role-in-the-solution-process-was-discussed-in-a-meeting-in-malatya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2018 15:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Civil Pages]]></category>
		<category><![CDATA[Civil Pages Headline]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Around 40 representatives of different CSOs came together and talked about peace after two years, with the occasion of Peace Foundation’s report called “NGOs at the 2013-2015 Resolution Process”.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/16/csos-role-in-the-solution-process-was-discussed-in-a-meeting-in-malatya/">CSOs&#8217; Role in the Solution Process was Discussed in a Meeting in Malatya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>4 April 2018</strong></p>
<p>“NGOs at the 2013-2015 Resolution Process” was prepared by academician Cuma Çiçek for the Peace Foundation and was discussed in a workshop held in Malatya. Many opinion leaders and representatives of different CSOs came together in the workshop hosted by Initiative for Haq and Malatya Office of Human Rights Association.</p>
<p>Hakan Tahmaz, Board Chairman of the Peace Foundation opened the session and said:</p>
<p>“We talked about many things after the conflicts had started, but I think we did not speak enough of everything. CSOs operating in this land did not talk about what they couldn’t do and why they couldn’t do it. We do not show courage to speak and ask: “what is wrong with our neighborhoods?” We prepared our last report on CSOs because we believe that civil society needs to face its own reality. We want to highlight here that unless CSOs play an active role in peace processes, there would be no solution at all.”</p>
<p>Reha Ruhavioğlu, who contributed to the Report by conducting field researches in Diyarbakır and Van, made a presentation after Hakan Tahmaz.</p>
<p>Ruhavioglu reminded the studies of CSOs since the 90s and said that he interviewed with 45 CSO representatives. Some quotations from the interviews are as follow: CSOs in Turkey were generally in political engagements during the solution process and main actors of the process were in favor of that tendency. CSOs operating in the east were not in close contact with CSOs working in the west and they lacked financial and human resources capacity. “Although people in the region have been witnessing the conflicts for a very long time, the language of conflict resolution is still unsettled and people are not well-informed about international experiences,” Ruhavioglu indicated.</p>
<p>Ruhavioglu said that the Kurdish question cannot be forever managed by conflicts; people need to struggle for a political solution.</p>
<p>To check the Report of Peace Foundation: http://www.barisvakfi.org/eng/reports_2013-2014.pdf</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/16/csos-role-in-the-solution-process-was-discussed-in-a-meeting-in-malatya/">CSOs&#8217; Role in the Solution Process was Discussed in a Meeting in Malatya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Ödüllü Dernek: Malatya Atmalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/06/devlet-odullu-dernek-malatya-atmalilar-sosyal-yardimlasma-dayanisma-dernegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rıza Parlak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Apr 2018 09:04:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya Atmalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırak Eğitime Katkı Sun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25711</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malatya’da faaliyet gösteren Atmalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, sigarayı bırakma kampanyasıyla ilgili hem Sağlık Bakanlığı’ndan hem de sigarayla mücadele kurumlarından ödül aldı. “Sigarayı Bırak, Eğitime Katkı Sun’ adı altında yürütülen kampanya ile büyük başarı sağlayan dernek aynı zamanda bölgede çocukların eğitimi ile ilgili hem devlet hem de iş insanlarının desteğini alarak büyük projelere imza attı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/06/devlet-odullu-dernek-malatya-atmalilar-sosyal-yardimlasma-dayanisma-dernegi/">Devlet Ödüllü Dernek: Malatya Atmalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dernek Başkanı Mehmet Ali Başıbüyük ile derneğin çalışmaları ile ilgili bir söyleşi yaptık. Malatya Arguvan’a bağlı 9 köy ve 27 mezrayı temsil eden derneğin faaliyetleriyle ilgili bilgi aldık.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-25714 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/MEHMET-ALİ-BAŞIBÜYÜK-640x427.jpg" alt="" width="243" height="162" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/MEHMET-ALİ-BAŞIBÜYÜK-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/MEHMET-ALİ-BAŞIBÜYÜK-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/MEHMET-ALİ-BAŞIBÜYÜK-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/MEHMET-ALİ-BAŞIBÜYÜK-320x213.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/MEHMET-ALİ-BAŞIBÜYÜK.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 243px) 100vw, 243px" />Mehmet Ali Bey kısaca sizi tanıyalım.</strong></p>
<p>1958 yılında Atma Şotik (Çobandere) Kavunluk  mezrasında doğdum. İlkokulu Malatya Sanat Okulu ve Teknik Okulu (Makine) Ankara Ulus&#8217;ta bitirdim. Ankara Eğitim Fakültesi mezunuyum. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptım. 2006 yılında Malatya Atatürk İlköğretim Okulu&#8217;ndan emekli oldum. Evli ve iki çocuk babasıyım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Kısaca bize Atmalılar Derneği&#8217;ni anlatır mısınız?</strong></p>
<p>1994 yılında kurulan dernek Atma Aşiretine bağlı 9 köyü kapsamaktadır. 2003 yılında dernek başkanlığına seçildim.  16 yıldır dernek başkanlığı yapmaktayım. İlk iş şu an dernek olarak faaliyet gösteren yerimizi satın alıp kiradan kurtulduk. Dernek yeri satın alındığında katkı sunanların listesi bizdedir. Sizler vasıtası ile bir kez daha katkı sunanlara teşekkür etmek istiyorum.</p>
<p><strong>Dernek Başkanı olduktan sonra ne gibi faaliyetleriniz oldu?</strong></p>
<p>Dernek Başkanı olduktan sonra Atma yöresini gezerek muhtarlarımızı ve dernek üyelerini yakından tanıma fırsatım oldu. Üyelerin dernekten beklentilerini ve sorunlarını tespit ettik. Sorunlar üzerinde durulduğunda eğitim konusunda sorunların yoğun olduğunu gördük.</p>
<p><strong>“Sigarayı Bırak Eğitime Katkı Sun” adı altında yürüttüğünüz çalışmadan söz eder misiniz?</strong></p>
<p>Bir eğitimci olarak bölge halkının eğitimden dolayı yaşadığı mağduriyetin farkındaydık. Beş sınıf bir arada devrinin kapandığında, öğrencilerin YİBO&#8217;lara (Yatılı Bölge Okulları) yönlendirilmesi ile çocukların küçük yaşta yaşayacağı ruh halini düşündük. 1. yıl 115 öğrenciye giysi temini için çalışma başlattık. Bu parayı temin etmek içim “Sigarayı Bırak Eğitime Katkı Sun” söylemi ile yola çıktık. Sigara içen bir kişinin aylık ve yıllık giderini tespit ettik. Proje ilgi gördü. 2005 – 2006 öğretim yılında 175 öğrenciye beş iş adamı sponsor oldu. Öğrencilerin listeleri ile birlikte paketler köy muhtarlarına teslim edildi. Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, Arguvan Kaymakamı Cevdet Akay ve iş adamlarının katıldığı törenle dağıtım yapıldı.</p>
<p>Sohbet esnasında neden kalıcı bir eser üzerinde durmuyoruz derken yüzde 49 devlet, yüzde 51 vatandaş işbirliği ile bir düşünce hasıl oldu. 2006 yılında İstanbul’da bulunan Atmalı iş adamlarına maliyeti bir milyon olacağını söyledik. Bunun 510 bin lirayı Atmalılar Derneği kalan 490 bin lirayı da Milli Eğitim karşılarsa destek olacaklarına dair söz aldık. 2007 yılına protokol imzalamaya gittiğimizde olmaz dediler.</p>
<p><strong>Protokol aşamasında mı olmaz dediler?</strong></p>
<p>Aynen öyle oldu. Bölgenin okula ihtiyacı yok denilerek bir başka bölge Eymir köyünde okulun temeli atıldı. Orayı taşıma merkezi yaptılar. Oysa öğrencilerin çoğu Atma yöresinde taşıma sisteminin dışında kaldı.</p>
<p><strong>Yani Atmalılar okul yapmasın mı dediler?</strong></p>
<p>Biraz öyle oldu. Dönemin Malatya Valisi İbrahim Halil Daşöz bizi bu fikirden caydırmak için eğer yaparsanız yüzde 75 dernek yüzde 25 devlet destekli onaylarız dediler.  Nedeni her ne kadar bize açıkça söylenmese de bölgenin Kürt ve Alevi oluşundan kaynaklı bu durum dayatıldı. Bizler iş adamlarıyla bu konuda görüşerek yüzde 75 Atmalılar Derneği yüzde 25 devlet destekli okulun yapımını kabul ettik. Şubat 2007&#8217;de valinin dayattığı koşullarda protokol imzalandı. Buna rağmen mutluydum. Bölge halkı eğitimden yararlanacak ve çocukların okulu için göç olmayacak diye.</p>
<p><strong>Valinin istediği koşullarda protokol imzaladınız?</strong></p>
<p>Evet, 2007 Mayıs ayında okulun temeli atıldı. 2008 Eylül ayında okul açıldı ve 2009 yılından bu yana eğitim hizmeti vermekte. Eğitime değer veren yardım sever insanların eseridir. Atmalılar İlköğretim Okulu olarak tescil edildi. Bu gün Atmalılar İlkokulu ve Atmalılar Ortaokulu olarak hizmet vermekte.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-25716 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/DSC00333-640x960.jpg" alt="" width="125" height="188" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/DSC00333-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/DSC00333-610x915.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/DSC00333-320x480.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/DSC00333.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 125px) 100vw, 125px" />Sigarayı Bırak Eğitime Katkı Sun çalışmanızın bir de ödülü oldu sanırım.</strong></p>
<p>Evet, bu ödül bizim için gurur verici oldu. Sigarayı bırakma konusunda tarafsız kurumların yaptığı değerlendirme sonucu Sağlık Bakanlığı tarafından 13 kuruluşa verilen ödülün biri de Atmalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne layık görüldü. Ankara’da yapılan bir törenle bizzat Sağlık Bakanı&#8217;ndan ödülü aldık.  Beklenmeyen bu ödül bizleri toplumumuz adına memnun etti. Ayrıca yine aynı çalışmayla bir ödül de başkanlığını Aydın Üniversitesi sahibi Dr. Mustafa Aydın’ın yaptığı Türkiye Sigarayla Savaş Derneği tarafından verildi. Ödülün adı “İnsanlığa Hizmet Ödülü”, gurur duyduk.</p>
<p><strong>Sivil toplum örgütlerinden beklenti nedir?</strong></p>
<p>Sivil toplum örgütleri daima tarafsızlık ilkesini koruyarak devlet ile vatandaş arasında bir köprü olmalıdır. Bizler yöresel amaçlı kurulan bir dernek olarak sorunları içimizde çözerek, devletle çözerek ve vatandaş devlet işbirliğiyle çözüm üreterek faaliyet göstermeliyiz. Sorunların çözümünde vatandaşa yardımcı olursak mutlu oluruz. Dernekler yani sivil toplum örgütleri, devlet ile vatandaş arasında bir köprü oluşturmalı. Sivil toplum örgütleri öncelikle şunları yapar: Temsil ettiği yörenin ihtiyaçlarını saptar, yörenin üretilen ürünlerini pazarlamasına yardımcı olur, yörenin sosyal problemlerine el atar, yörenin mutluluğu için hizmet getirmede çaba harcar, eğitim kurumlarına duyarlı olur, sosyal aktivitelerde birlik ve beraberlik sağlar. Bunu yaparken de asla ve asla ayrıştırıcı olmaz, olmamalı.</p>
<p><strong>Atmalılar Derneği olarak bunu da başardık dediğiniz çalışmalarınız nelerdir?</strong></p>
<p>1994 yılında kurulan derneğimiz geriye doğru gidersek şu çalışmalara katkı sağladı:</p>
<p>1- Dernek binasının alınması 2005</p>
<p>2- Sosyal projelerin hazırlanması</p>
<p>3- Bakanlık düzeyinde, 2006 avlak projesinin hazırlanması</p>
<p>4- Atmalılar okul projesinin hazırlanması ve hayata geçirilmesi</p>
<p>5- Yayla şenlikleri ve gençlik şölenlerinin yapılması</p>
<p>6- Atmalılar Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi&#8217;nin kurulması</p>
<p>7-Ağaçlandırma projesinin hayata geçirilmesi.</p>
<p>8-Mera ıslah çalışması hayvan sulaklarının yapımı</p>
<p>9-Erozyonu önleme çalışmaları (Bu çalışmalar Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi vasıtasıyla yapıldı)</p>
<p>10-Bölgenin bazı alanlarına 10 bin badem, 200 aşılı alıç, 300 bin fidan dikimi gerçekleştirildi</p>
<p>11-Yöre haklının ürünlerini tüketici ile buluşturmak adına Malatya&#8217;da Arguvan Halk Pazarı adı altında mini market kurularak çeşitli illere ürünler gönderilmesi</p>
<p>12-Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan Atmalıların buluşması ve tanışmasının sağlanması (İlk Malatya Arguvan olmak üzere Ağrı Hamur, Mardin Nusaybın, Kahramanmaraş Pazarcık ve Gaziantep’te gerçekleşti. Şanlıurfa güvenlik gerekçesi ile ertelendi)</p>
<p><strong>Atmalılar Derneği olarak değişen koşullara uyum sağlayabiliyor musunuz?</strong></p>
<p>Evet, sosyal dernekler bir dönem bayağı rağbet gördü. Köy dernekleri hatta mezraların bile dernekleri kuruldu. Giderek birçoğu sadece işlevsiz hale geldi. Ekonomik koşulların ve değişen şartların getirdiği imkânlar dâhilinde iktidar veya muhalefetten yana tavır alsalar da özünden uzaklaştılar. Kimileri birer oy potansiyeli gözüyle bakıyor. Sivil toplum örgütleri çoğalsa da işlevlerini yerine getirenlerin sayısı giderek azaldı.</p>
<p><strong>Derneğinizin vakfa dönüşmesi konusunda bir çalışmanız var mı?</strong></p>
<p>Bizler derneği günün koşullarında ayakta tutmaya çalıştık. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bulunan Atmalı dernekleri buluşmalarında vakıf oluşumu için bir komite kuruldu. Komite İstanbul’da 2010 yılında çalışmalarını başlattı. Mardin Nusaybin&#8217;de 2012’de yapılan toplantı ile süreç hızlandı. Yaşanan süreçte kısmen aksaklık yaşansa da mahkeme vakfın kurulma kararını onaylamış durumdadır.</p>
<p><strong>Vakfın merkezi neresi ve şu an çalışmalar hangi aşamada?</strong></p>
<p>Merkez İstanbul olmak üzere mevcut komite ve kurucu üyeler nezdinde çalışmalar devam etmekte. Evrakların Vakıflar Yüksek Kurulu&#8217;na gelmesini bekliyoruz. Avukat arkadaşlarımız süreci takip ediyor.</p>
<p><strong>Malatya’da öne çıkan bir sivil toplum örgütü olarak bize neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Malatya’da 1070 tane sivil toplum kuruluşu mevcut. Kuruluş amacına hizmet sunmaktadır. Bu hizmeti sunarken fark gözetmeksizin yapmalı. Din, dil, ırk ve etnik kökenli ayrışımlardan uzak durmalılar. Tam aksine bu toplumun birleştiren farklılıkların bir zenginlik olduğu bilinci ile hareket etmeli. Bizler 16 yıllık bir süreci vakfa dönüştürerek “Şeffaf Yönetim ve Denetim” ile topluma kalıcı eserler kazandırmayı amaçladık. Sonuç olarak bir sivil toplum örgütü ortaya koyacağı bir programın alt yapısını üyelerle bire bir görüşerek sağlam zeminde hareket ederek başarılı olur. Başarımız şeffaflığımız olmalıdır derim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/06/devlet-odullu-dernek-malatya-atmalilar-sosyal-yardimlasma-dayanisma-dernegi/">Devlet Ödüllü Dernek: Malatya Atmalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malatya&#8217;da Sivil Toplum Kuruluşlarının Çözüm Süreçlerindeki Rolü Tartışıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/04/malatyada-sivil-toplum-kuruluslarinin-cozum-sureclerindeki-rolu-tartisildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2018 13:07:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Gönül Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[hakan tahmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Sarıgül]]></category>
		<category><![CDATA[İHD Malatya Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malatya’da her kesimden yaklaşık 40 sivil toplum temsilcisi, Barış Vakfı’nın hazırladığı “Çözüm Süreci’nde STK’lar” raporu vesilesiyle yaklaşık iki yıl sonra bir araya gelerek barışı konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/04/malatyada-sivil-toplum-kuruluslarinin-cozum-sureclerindeki-rolu-tartisildi/">Malatya&#8217;da Sivil Toplum Kuruluşlarının Çözüm Süreçlerindeki Rolü Tartışıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademisyen Cuma Çiçek tarafından Barış Vakfı için kaleme alınan <a href="http://www.raporlar.org/cozumsurecistklar/">“2013-2015 Çözüm Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşları”</a> raporu Malatya’da farklı kesimlerden sivil toplum temsilcisi ve kanaat önderlerinin bir araya geldiği bir çalıştayda tartışıldı. İHD Malatya Şubesi ve Hak İnisiyatifi ev sahipliğinde bir araya gelen katılımcılar, yapılan konuşma ve sunumların ardından yaklaşık dört saat barışın nasıl tesis edilebileceği konusunda görüş alışverişinde bulundular.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-25678 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/m1-e1522784896384.png" alt="" width="465" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/m1-e1522784896384.png 465w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/m1-e1522784896384-320x181.png 320w" sizes="auto, (max-width: 465px) 100vw, 465px" />İHD adına Gönül Öztürk ve Hak İnisiyatifi adına Hüseyin Sarıgül’ün ev sahipleri olarak selamlamalarının ardından açış konuşması yapan Barış Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tahmaz, bütün insanlık açısından en kutsal şeyin yaşam hakkı olduğunu vurgulayarak, “Barış Vakfı için en kutsal değer yaşam hakkını savunmaktır. Her koşulda, barışı konuşmak ve barış isteğinden uzaklaşılmaması için çaba sarf etmeliyiz.” ifadelerinde bulundu. 2013-15 yılları arasında süren ve 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra bozularak yerini çatışmaya bırakan çözüm sürecinin ardından tarafların yapıp ettiklerinin çok tartışıldığını hatırlatan Tahmaz sivil toplum kuruluşları ile ilgili şunları söyledi: “Çatışmaların başlamasından sonra çok şeyi konuştuk ama bir şeyi konuşmadığımızı düşünüyorum, bu toplumda çalışan sivil toplum örgütleri neyi, neden yapamadığını konuşmadı. Konuşma cesareti gösterip bizim, bizim mahallelerimizin, kendimizin eksikliği ne sorusunu sormuyoruz. Biz esas olarak sivil toplumun, kendisi ile yüzleşmesi gerektiğini düşünerek son raporumuzu sivil toplum üzerine hazırladık. Bu vesileyle tartışmak istiyoruz. Buradaki temel vurgumuz, dünyanın bütün örneklerinden bilindiği üzere, sivil toplum örgütlerinin çözüm süreçlerinde, barış süreçlerinde etkin bir konuma sahip olmadan çözüme ulaşılamaz.”</p>
<p>Hakan Tahmaz’dan sonra, rapor çalışmasının Diyarbakır ve Van ayağını yürüten Reha Ruhavioğlu, rapor hakkında bir sunum yaptı. Türkiye’de sivil toplumun 90’lardan bu yana çalışmalarını hatırlatan Ruhavioğlu, çözüm sürecinde STK’ların neleri ne kadar yapıp neleri yapamadıklarını STK temsilcileriyle yapılan mülakatlardan aktardı. Rapor için görüşülen 45 STK temsilcisinin aktarımına göre; Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin çözüm sürecinde genel olarak siyasi angajmanlara girdiğini, sürecin aktörlerinin de STK’ların bağımsız değil angaje olmaları noktasında yaklaştığını, bölge STK’ları ile ülkenin batısı arasında çok az temas olduğunu ve sivil toplum örgütlerinin hem teknik hem mali hem de insan kaynağı olarak kapasite sorunu yaşadıklarını söyleyen Ruhavioğlu, çatışmanın kırk yıllık şahidi olan toplumda çatışma çözümü literatürünün oturmamış olduğunu ve dünya deneyimlerinden pek haberdar olunmadığını vurguladı. Çatışmanın çok büyük tahribata sebep olduğu iki yılın ardından sivil toplumun pek dillendirmese de bir şekilde çözüm beklediğini, bu sebeple dünya deneyimlerine ilgi duymaya başladığını söyleyen Ruhavioğlu Kürt Meselesinin ilanihaye çatışma ile yönetilemeyeceğini, bu sebeple siyasi çözümü için hazırlanmak ve çabalamak gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Ruhavioğlu’nun sunumundan sonra katılımcılar yaklaşık üç saat boyunca kendi görüş ve yaklaşımlarını aktardılar. Katılımcıların altını çizdiği bazı noktalar şunlar oldu:</p>
<p>Üç yıl aradan sonra farklı kesimlerden sivil toplum temsilcileri ile bir araya gelmek çok değerli. Aslında Malatya bunu daha önce başarabildi, yüzden fazla (160) STK, parti, grup bir araya gelerek barış ortamı oluşturabildik ama şiddet geri dönünce savrulduk. Sivil toplum kuruluşları olarak, tarafsızlığımızı kaybedince etkinliğimizi de kaybediyoruz.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının üzerinde kurulu olduğu paradigma barışa çok uzak bir paradigma, savaşı olumlayan bir paradigma. Birileri savaş isteyecek kadar cesursa biz de barış isteyecek kadar cesur olmalıyız.</p>
<p>Kürt sorununun, Alevi sorununun, emek sorununun çözülmesi lazım, emeğin özgürleşmesi lazım. Bu sorunlar demokratik bir yaşamın önündeki en önemli engellerdir. Sağımda ve solumda oturan arkadaşlarla farklı görüşlerdeyiz ama bir araya gelebilirsek barış ihtimal olabilir. İlk derecede önemli olan, STK’lar partilerin inisiyatifi altına girmemeli, sadece halkın özgür ve barış içinde yaşaması için çalışmalıdır.</p>
<p>Bugün barış istediğimiz için Malatya’da fiziki saldırılara maruz kalıyoruz. Bugün Cumhurbaşkanı isterse barış gelir, onu ikna edecek çalışmalar girmek lazım. Öncelikle savaşın, çatışmanın çıkmaması için çabalamak lazım.</p>
<p>Bir kitabımın adını “Barış’ın Diğer Adı” koydum. Barış Marşı isimli bir şiirim var. Biz birçok zaman bir araya geldik, bizim birbirimizle bir problemimiz yok. Ancak problem, başkalarının aklıyla hareket etmek, bağımsız hareket etmemektir. Kendi aklımızla hareket etmedikçe barış çok zordur.</p>
<p><strong> </strong>Her şeye rağmen herkesin yan yana gelerek barışı konuşması çok umut verici. Buradan başlayabiliriz.</p>
<p>ABD’nin Irak’a, İsrail’in Filistin’e müdahalesinde çeşitli kurumların yer aldığı gruplar olarak her akşam her mahallede açıklamalar, barış karşıtı protestolar, eylemler düzenledik. Özellikle 15 Temmuz’dan bu yana kutuplaştırma, ötekileştirme ve baskı öyle yoğun oldu ki bugüne kadar bir araya gelemedik. Baskı ortamı öyle yoğunlaştı ki barış umudu ve talebinden vazgeçtik. Barış olsa emekçiler kendi hakları için yan yana gelebilirlerdi. Bu yüzden bugün Malatya’da bir araya gelebilmek önemli ve umut vericidir.</p>
<p>Barış sevdasına bir tuğla koymak niyetiyle bir araya gelmiş olan arkadaşları kutluyor, teşekkür ediyorum. Sivil toplumu hakkında literal bir okuma yaptığınızda Türkiye’deki STK’ların çoğu Silahsız Türk Kuvvetleri gibi, sivil değiller. Elimizde savaş baltaları ile savaş isteyemeyiz, kanı kanla yıkayamayız.</p>
<p>2011’de 1 Eylül Dünya Barış Günü için bir bildiri hazırlamıştık, her kesimden 600 dernek gezdik. İlk defa öyle bir toplantı oldu, ortak müştereklerde bir araya geldik. 2011’deki asgari müştereklerimize ne oldu da bir araya gelemiyoruz. STK’lar güçlendikçe demokratik mekanizmalar güçleniyor. Mezhep, ırk, ideoloji sınırını aşmamız gerekiyor.</p>
<p><strong> </strong>İnce bir elbise ile kışın dışarı çıkamazsınız, baharı beklemelisiniz. Bazı düşüncelerin zamanı vardır, gerçekçi olmak zorundayız. Bir çiçekle bahar gelmez, çiçekleri arttırabilir miyiz, evet. Bedeli göze alıyorsak çiçekleri arttırabiliriz, baharı erkene çekebiliriz.</p>
<p>Eninde sonunda bir barış olacaktır, sivil toplum kuruluşları özgür olmalı, bu minval üzerine olup sorun çözme yeteneğini göstermelidirler. Ötekileştirme kültüründen vazgeçmeliyiz, bundan hala vaz geçmezsek sorun çözme becerisi gelişemez. Savaş her zaman kaybettirir, barış kazandırır.</p>
<p>Propagandist bir dilden ziyade daha yapıcı bir dil kullanmalıyız. Bu süreci halka mal etmek lazım.</p>
<p>Siyasileri değil, onlara etki edecek halkı hazırlamalıyız.</p>
<p>Barış Vakfı’nın “2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları” raporuna erişmek için <a href="http://www.raporlar.org/cozumsurecistklar/">tıklayınız…</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/04/malatyada-sivil-toplum-kuruluslarinin-cozum-sureclerindeki-rolu-tartisildi/">Malatya&#8217;da Sivil Toplum Kuruluşlarının Çözüm Süreçlerindeki Rolü Tartışıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
