<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>koruyucu aile arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/koruyucu-aile/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/koruyucu-aile/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Dec 2019 18:22:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>koruyucu aile arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/koruyucu-aile/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Çocuğun Karnını, Kalbini ve Beynini Besleyecek Bir Ebeveyne İhtiyacı Var”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/cocugun-karnini-kalbini-ve-beynini-besleyecek-bir-ebeveyne-ihtiyaci-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 11:19:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[KOREV]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Evlat Edinme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu ailelik dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Aydeniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38666</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koruyucu ailelik modeli, Türkiye’de yeni yeni biliniyor ve yaygınlaşıyor. Devlet koruması altında evlat edindirilemeyen, yaklaşık 21 bin çocuk var. Bunlardan 6.500 çocuk koruyucu aile yanında yaşarken 14 bini ise devlet eliyle yaşamını sürdürüyor ve aileye kavuşmayı bekliyor. Koruyucu ailelik modeli üzerine hazırladığımız dosyadaki son konuğumuz KOREV.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/cocugun-karnini-kalbini-ve-beynini-besleyecek-bir-ebeveyne-ihtiyaci-var/">“Çocuğun Karnını, Kalbini ve Beynini Besleyecek Bir Ebeveyne İhtiyacı Var”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği’nin (KOREV) Başkanı Ülkü Aydeniz de bir koruyucu anne. İki kız çocuğuna koruyucu annelik yapan Aydeniz hem kendi hikayesini hem de derneğin çalışmalarını anlattı. Aydeniz; “Hayatta aldığım en doğru en güzel karardır koruyucu aile olmak. Çocuklarımız ışık çocuklar bence, daha çok çocuğa yol açan bilgeler onlar” diyor ve kan bağı ile değil ama sevgi ve emek ile kurulan can bağı ile bağlanmanın değerini vurguluyor. </span></p>
<p><b>Korunma ihtiya</b><b>c</b><b>ı olan ço</b><b>c</b><b>uklarla ço</b><b>c</b><b>uk sahibi olmak isteyenlerin bir araya gelmesinde oldukça değerli bir rolle topluma hizmet sunuyorsunuz. KOREV’in kuruluş ama</b><b>c</b><b>ı ve faaliyetlerini sizden dinleyerek başlamak isteriz. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-38668 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/korev-ülkü-aydemir.jpg" alt="" width="353" height="228" />KOREV 2005 yılında Klinik Psikolog Prof. Dr. Neşe Erol önderliğinde Hukukçu, sosyal çalışmacı, evlat edinen ve koruyucu aile olan kişiler tarafından kurulmuştur. Temel amacı sevgisizliğin en büyük şiddet ve çocuğun doğuştan kayıtsız şartsız en temel hakkının ihlali olduğunu, devlet eliyle bakım modellerinde çocukların sevgisiz büyüdüğünü, bu sebeple her çocuğun aile yanında büyümesi gerektiğini topluma aktarmaktır. Sadece biyolojik yolla kan bağı ile değil, can bağı ile de aile olunabileceğini ve bunun normalleşmesi gerektiğini savunmaktayız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu dünyaya ailesini seçme şansı olmadan gelen dezavantajlı çocukların önyargısız, ayrıştırılmadan, ötekileştirilmeden hepimizin çocuğu olduğunu anlatmak en önemli görevimiz. Biz bu çocuklarımıza sahip çıkmanın insanlığımızın gereği olduğunu ve sağlıklı bireyler olarak toplumda yer alabilmelerinin refah bir toplumda huzurla yaşayabilmemiz için şart olduğunu biliyoruz. Artık bireysel refahlarımız ve konfor alanlarımızla mutlu olmamız mümkün değil, ben değil biz bilinci ile hareket etmeliyiz diye düşünüyoruz. Hak temelli, siyaset üstü, çocuğun üstün yararı odaklı çalışan bir sivil toplum kuruluşuyuz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumu evlat edinme ve koruyucu ailelik konularında bilinçlendirmek, bizzat sürecin içinde yaşayan kişilerin deneyimlerini aktararak rol model olabilmek, süreç boyunca aile ve çocuklara hukuki, psikolojik ve eğitim alanlarında destekler sunabilmek, politika yapıcı ile etkin iletişim ile en doğru uygulamaların oluşmasına katkı sunmak üzere çok yönlü çalışmalarımıza devam etmekteyiz. </span></p>
<p><b>Evlat edinmeyle koruyu</b><b>c</b><b>u aile ve koruyu</b><b>c</b><b>u anne tanımları arasındaki farklar neler? Korunmaya ihtiyaç duyan ço</b><b>c</b><b>uklara yönelik fayda sağlayan, çözüm üreten daha farklı modellerde var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de evlat edinilme biliniyor ancak koruyucu ailelik kavramı henüz yeterince bilinmiyor ya da yanlış biliniyor. Evlat edinme ile arasındaki en temel farkı çocuğumuzun 18 yasına kadar soyadımızı alamaması ve yasal mirasçımız olamayışıdır. Evlat edinme statüsündeki çocuklar terk edilmiş ya da biyolojik ailesinin rızasının alındığı çocuklardır. Ancak biyolojik ailesinin yanında uygun olmayan şartlar sebebiyle (ihmal, istismar, şiddet, yabancı madde kullanımı gibi) devlet koruması altına alınan çocuklar koruyucu aile yanında yaşamaya uygun çocuklardır. Biyolojik ebeveynleri vardır. Ancak çocuklarımız sürekli bizimle birlikte yaşar, her türlü sorumlulukları bizdedir. Birlikte aile oluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koruyucu aileliğe başvurabilmek için TC vatandaşı olmak, 25-65 yaş aralığında olmak, Türkiye’de ikamet etmek, düzenli gelir sahibi olmak, en az ilkokul mezunu olmak temel şartlardır. Bekarlar ve biyolojik çocuk sahibi olan kişiler de koruyucu aile olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koruyucu ailelik ve evlat edinme işlemlerinden sorumludur. İl Müdürlüklerinde bulunan Koruyucu ailelik birimine başvuru yapıldıktan sonra gerekli evraklar hazırlanarak teslim edilir, detaylı incelemeler sonrasında koruyucu aile olabilme statüsü alabilen kişi ve aileler, çocuk evlerindeki uygun çocuk ile tanıştırılır. Bir süre çocuğun bulunduğu evlerde uyum süreci takip edilir, uyum sağlandığında ise çocuk koruyucu ailesi ile birlikte yaşamaya başlar. Koruyucu aile olduğumuz süreç içerisinde uzmanlar tarafından düzenli denetleniriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında biyolojik ailelerden tek farkımız karnımızdan doğmaz çocuklarımız. Başka bir kadın tarafından bu dünyaya hediye edilen melekleri bir kez de kalbimizden doğururuz biz, çünkü çok severiz, doğurmadığımızı unuturuz. Kan bağı ile değil ama sevgi ile emek ile kurulan can bağı ile bağlanırız birbirimize. Koruyucu aileliği öğrenip ben de yapabilir miyim diye düşünmeye başladığımız andan, çocuğumuzla buluşma anına kadar gecen sure hamilelik dönemidir bizim için. Çocuğumuzla buluştuğumuz an is doğum anımızdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evlat edinme statüsünde her yıl yaklaşık 800-900 çocuk olmaktadır, ancak başvurular çok daha fazla olduğundan bekleme sureci yaklaşık 3-5 yıl aralığındadır. Koruyucu ailelikte ise ortalama 6 ayda süreç tamamlanır ve çocuğumuzla buluşuruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devlet koruması altında evlat edindirilemeyen, yaklaşık 21 bin çocuğumuz var. Bunlardan 6.500 çocuğumuz koruyucu aile yanında yaşarken hala 14 bin çocuğumuz devlet eliyle yaşamını sürdürmekte ve aileye kavuşmayı beklemekte.</span></p>
<p><b>Ço</b><b>c</b><b>ukların psikolojisinin etkilenmemesi için nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz? Bu noktada “Etiketsiz Eğitim” projenizi de detaylandırabiliriz. Aynı şekilde ço</b><b>c</b><b>uğun bakımını üstlenen kişilere yönelik destekleriniz neleri kapsıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-38669 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/kid-1241817_1920.jpg" alt="" width="389" height="251" />Çocuklarımıza ve ailelerimize Danışma kurulumuzda yer alan psikolog, psikiyatr, çocuk gelişimci gibi alanında uzman kişiler tarafından kendilerini değersiz, farklı, öteki hissettirecek her türlü etkiden koruma amaçlı eğitimler düzenlemekteyiz, gerektiğinde düzenli tedavi destekleri sunmaktayız. Çocukların yaşadıkları travmalar varsa bu travmalara yönelik eğitim desteği vermekte uygun uzmana yönlendirmekteyiz. Aslında temelde travmanın ne olduğu değil nasıl baş edebildiğimizle ilgilenmemiz gerektiğini, süreçle nasıl baş edecekleri yönünde destek vermekteyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Etiketsiz Eğitim”, “Sosyal Duvarları Yıkalım”, “Doğru Sözlük Kullanalım” gibi çok sayıda çalışma yaptık. Özellikle çocuklarımıza doğru dili kullanmayı çok önemsiyoruz. Çünkü dilimiz ayrıştırabiliyor. Evlatlık yerine evlat edinilen çocuk, öz yerine biyolojik, korunmaya muhtaç yerine koruma ihtiyacı olan çocuk diyoruz mesela.</span></p>
<p><b>KOREV, ço</b><b>c</b><b>uğun toplu bakım modellerindense aile çatısı altında büyütülmesini savunuyor ve bunun için çalışıyor. Ço</b><b>c</b><b>uk ve anne ilişkisi ikamesi olmaya</b><b>c</b><b>ak, çok güçlü, çok temel bir ilişki. Bu konuda genelde karar verenin kadınlar olduğunu söyleyebilir miyiz? Ek olarak, sade</b><b>c</b><b>e aileler değil bekar kadınlar da koruyu</b><b>c</b><b>u anne olabiliyor. Toplumun koruyu</b><b>c</b><b>u annelik kavramına bakışı nasıl? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir çocuğun hayatta fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı birey olarak devam etmesi için en önemli konunun güvenli bağlanması olduğunu artık çoğumuz biliyoruz. Devlet eliyle, sürekli değişen personel ile çocuğun güvenli bağ kurması ne yazık ki mümkün değil. Çocuğun karnını, kalbini ve beynini besleyecek bir ebeveyne ihtiyacı var, bilimsel olarak kanıtlanmış bu durumu bizler de savunuyoruz. Bizim toplumuzda kadınlar genellikle duygusal olarak daha güçlü, bir çocuğun sorumluluğunu alabilmeyi ve ona bağlanmayı daha kolay yapabiliyorlar, erkekler genellikle daha temkinli yaklaşıyor. Ancak bizim tecrübe ettiğimiz bir durum da şu ki çocukla yaşamaya başladıktan sonra durum çok farklılaşıyor, baba olmak galiba sonradan öğreniliyor. Koruyucu babalarımız çocuklarını çok seviyor ve örnek olmak için artık anlatıyor, konuşuyor yüreklendiriyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumun bakışı çok zıt iki görüşten oluşuyor. Bir grup koruyucu aile olmanın büyük cesaret olduğunu, başkasının çocuğunu sevemeyeceğimizi, biyolojik aileye genetik olarak benzeyeceğini, büyük risk olduğunu düşünüyor ve vazgeçirmeye çalışıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer grup da çok kutsal, ulvi, cennetlik olduğumuzu düşünerek fazlasıyla yüceltiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz her iki görüşün de doğru olmadığını biliyoruz. Epi-genetik bilimi artık ispatladı ki genlerimizle değil çevre ile şekilleniyoruz, bizler yaşayarak tecrübe ediyoruz ki başkasının çocuğu diye bir şey yok, bizim çocuklarımızla bağlarımız inanılmaz güçlü, onu bu dünyaya kimin getirdiğinin hiç önemi yok ve çok seviyoruz. Başkasının çocuğunu sevebilmek ulvi bir durum değil sadece insanın doğasında olan olağan bir durum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz bir çocuğun hayatına dokunun koruyucu aile olun diyoruz ama aslında onlar bizim hayatımıza dokunuyor, mucizeleri birlikte başarmanın verdiği huzur ve manevi tatmini bize tattırıyor meleklerimiz. Birlikte iyileşiyoruz, birlikte öğreniyoruz, birlikte büyüyoruz.</span></p>
<p><b>“Steve Jobs ve Nelson Mandela da Evlatlık Büyüyen Ço</b><b>c</b><b>uklardı”</b></p>
<p><b>Bakıma ihtiyaç duyan tüm ço</b><b>c</b><b>uklar ve ço</b><b>c</b><b>ukların temasta olduğu tüm yetişkinleri ilgilendiren yayınlar yayınlıyorsunuz, web sitenizde konuyla empati kurmayı kolaylaştıran öyküler yer alıyor. Seminerler, paneller düzenliyorsunuz, medya kanalıyla da toplumu bilinçlendirmeye devam ediyorsunuz. Bilinç düzeyinin yıldan yıla arttığını söyleyebilir miyiz? Örneğin gelişmiş toplumlarda yüzde 80’leri bulan koruyu</b><b>c</b><b>u aile ve evlat edinme modelinin ülkemizde halen yüzde 30’larda olduğunu belirtiyorsunuz sitenizde. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, artıyor. 2012’den sonra özellikle koruyucu ailelik kavramı daha çok duyulmaya başlandı ve sayılar arttı, ancak istenilen hızda değil henüz, daha çok sahiplenilmesi gerekiyor bu konunun. Bir çocuk bile çok değerli ve önemli bizim için, biz o çocuğun hayatını değiştiririz koruyucu aile olarak, ancak o dünyayı değiştirebilir. Steve Jobs, Nelson Mandela evlat edinilen çocuklardır örneğin ve dünyayı değiştirdiler. Bu sebeple hiç durmadan anlatacağız. Kısa sürede daha çok yol alacağımıza inanıyoruz.</span></p>
<p><b>Devletin ilgili birimleri ve sivil toplum kurumlarıyla nasıl işbirlikleri yönetiyorsunuz? Türkiye’nin bu konuda yeterli ve doğru bir politikaya sahip olduğunu söyleyebilir miyiz? Sizin gözlemlediğiniz, üzerinde çalıştığınız eksiklikler neler, bunların giderilmesi için neler yapılmalı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef Türkiye sivil toplum devlet işbirliği konusunda yerleşmiş bir kültüre sahip değil. Oysa sivil toplum sahada olanı aktarmak, süreci iyileştirmeyi hızlandırmak gibi çok temel ilkeye sahiptir gelişmiş ülkelerde. Bizim politika yapıcıların bakış açılarını değiştirmelerini, olumlu, yapıcı eleştiri ve öneriye açık olmalarını, sivil toplum ile işbirliğinin önemli kazanımları olduğunu kabul etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi ülkemizde sivil toplum alanında da çok sorunlar var, bu konuda da önemli düzenlemeler gelmeli Hak temelli, siyaset üstü, mevki ya da kazanç sağlamaya yönelik olmayan bir yapı ile bilimsel yaklaşım ile ancak yol alınabilir sivil toplumda.</span></p>
<p><b>Derneğin başkanı olma sıfatınızın yanında siz de bir koruyu</b><b>c</b><b>u annesiniz. Örnek oluşturması ve esaret vermesi açısından hikayenizi bizlerle paylaşır mısınız? Nasıl karar verdiniz, sonrasında neler yaşadınız? Sizin hikayeniz KOREV’i doğururken bir anlamda KOREV de sizin hikayenizi dönüştürmüş olmalı.  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben tesadüfen koruyucu aileliği bir gazete yazısında okudum ve çok etkilendim. Hep neden bir çocuğu evlat edinmeyeyim diye bir düşüncem hep olmuştu ama iş yoğunluğum bunu hep ötelememe vesile oldu. Koruyucu aileliği ise hiç bilmiyordum araştırdım ve hemen ertesi gün başvurumu yaptım. Yaklaşık 6 ay sonra da ilk kızıma kavuştum, o zaman 2 aylık bir bebekti. Ona olan sevgimizi, bağımızı, günden güne gelişimini gördükçe de ya öteki çocuklar onlar ne olacak diye sormaya başladım ve KOREV’le yollarımız kesişti. Önce gönüllü olarak başladım sonra bir çocuğa bile daha dokunursak bütün hayatım boyunca çalışmaya değer dedim, daha etkin ve verimli çalışmak üzere yeni bir yönetim kurulu seçimi yapıldı ve başkan seçildim. Yaklaşık 3 yıldır, tamamen gönülle çalışan arkadaşlarımızla birlikte, Tüm Türkiye’ye üye olma zorunluluğu getirmeden hizmet veren KOREV’de yol alıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bundan iki yıl kadar önce de ikinci kez koruyucu ailelik için başvurdum ve ikinci kızım hayatımıza girdi. Her ikisi de neredeyse aynı günlerde doğmuşlar bu dünyaya, birbirine çok benzeyen, kan bağı değil ama can bağı olan ikizlerim var benim. Hayatım onlardan öncesi ve onlardan sonrası diye ayrılıyor. Hayatıma iyilik, güzellik getiren bana sabrı, sevmeyi öğreten öğretmenlerim onlar benim. Hayatta aldığım en doğru en güzel karardır koruyucu aile olmak. Çocuklarımız ışık çocuklar bence, daha çok çocuğa yol açan bilgeler onlar.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/cocugun-karnini-kalbini-ve-beynini-besleyecek-bir-ebeveyne-ihtiyaci-var/">“Çocuğun Karnını, Kalbini ve Beynini Besleyecek Bir Ebeveyne İhtiyacı Var”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Çocuklar Kurumlarda Değil Aile Yanında Yetişmeli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/13/cocuklar-kurumlarda-degil-aile-yaninda-yetismeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 12:21:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOGEL]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koruyucu aile modeli Türkiye’de yeni yeni bilinirlik kazanıyor. Bu konuda çalışan dernekler ve sivil toplum kuruluşları hazırladıkları çeşitli program, seminer ve aktivitelerle hem konuya dair farkındalık yaratmak hem de kurumda barınan çocukların ruhsal, zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı yetişmeleri için çalışıyor. Koruyucu aileliğin yaygınlaşması ve her çocuğun aile yanında büyümesi için çalışan derneklerle görüştüğümüz dosya kapsamında şimdi de ÇOGEL’i ağırlıyoruz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/13/cocuklar-kurumlarda-degil-aile-yaninda-yetismeli/">“Çocuklar Kurumlarda Değil Aile Yanında Yetişmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koruyucu aile olmak, bir çocuğu evlat edinmekten çok daha hızlı işleyen bir prosedüre sahip. Maddi ve sağlık şartlarını sağlayan bekar ya da evli, kadın ya da erkek herkes koruyucu aile olabilir. Devlet koruyucu ailelere yeterli maddi destek de sunuyor. Yapılması gereken tek şey, anne ya da baba olmaya karar veren yetişkinin İl Sağlık Müdürlüğüne başvurup ben koruyucu aile olmak istiyorum diyerek süreci başlatması… Çocuk ve Gelecek Derneği (ÇOGEL) Yönetim Kurulu Üyesi Nuran Kızılkan, derneğin faaliyetlerini ve koruyucu aile olmanın genel prosedürü hakkında bilgiler verdi. Kızılkan’a göre her çocuk mutlaka aile yanında, anne baba ve varsa kardeşleriyle birlikte yetişmeli.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;"><strong>Bu yazı da ilginizi çekebilir : <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/12/her-cocugun-aile-sicakliginda-buyumeye-hakki-vardir/">Her Çocuğun Aile Sıcaklığında Büyümeye Hakkı Vardır</a></strong></p>
</blockquote>
<figure id="attachment_38624" aria-describedby="caption-attachment-38624" style="width: 354px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class=" wp-image-38624" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/hghghghh.png" alt="" width="354" height="354" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/hghghghh.png 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/hghghghh-160x160.png 160w" sizes="(max-width: 354px) 100vw, 354px" /><figcaption id="caption-attachment-38624" class="wp-caption-text">Nuran Kızılkan</figcaption></figure>
<p><strong>Korunma ihtiyacı olan çocuklarla çocuk sahibi olmak isteyenlerin bir araya gelmesinde oldukça değerli bir rolle topluma hizmet sunuyorsunuz. Ço</strong>c<strong>uk ve Gele</strong>c<strong>ek Derneği’nin (ÇOGEL)kuruluş amacı ve faaliyetlerini sizden dinleyerek başlamak isteriz. </strong></p>
<p>ÇOGEL dezavantajlı çocuk ve gençlerin geleceğe kazandırmak için bir araya gelmiş bir ekip. Yetim ve yetim statüsündeki çocuklarla ilgili birçok kurum ve dernek çalışma yapıyor. Biz de kendimize spesifik bir alan belirledik. Sosyal uyum başlığı altında üç ana grupta çalışmalarımız devam ediyor. Adımızda çocuk kelimesi geçiyor olsa da bizim hedef grubumuz 25 yaşa kadar olan gençleri de kapsıyor. Uluslararası gençlik kulübümüz var. Üniversitede okuyan ve hazırlanan gençlerin sosyal uyumlarının akademik başarılarına etki ettiğini gördük. Bir arkadaşımız bu konuda tez çalışması hazırladı. Sadece göçmenlere yönelik çalışan bir dernek olmamakla birlikte çalışmalarımız göçmenleri de kapsıyor.</p>
<p>Ana çalışma faaliyet alanlarımızdan biri okul ortamında velileri de içeren bir çalışma. 360 Derece Dostluk Projesi adı altında, Fatih ilçesinde bir süredir yürütmekte olduğumuz bir proje. Göçmenlerin yoğun olduğu okullarda göçmen çocuklar, Türkiyeli çocuklar ve anneleriyle yürüttüğümüz bir çalışma bu. Tabii bu okul yönetimini, öğretmenleri, çalışanlarını, okul ortamını kapsıyor. Modüllerden oluşuyor. Psikodrama temel faaliyet olmakla birlikte bizi bir araya getiren müzik, yemek, geziler ve çeşitli oyunlar, bütçe hazırlama, harçlık nasıl yönetilir, bisiklet nasıl alınır gibi etkinlikler de mevcut. Birçok şeyi kapsayan bir çalışma. Her grup çalışmasından katılımcı annelerin oylarıyla seçilen bir Türkiyeli bir Suriyeli temsilcilerden oluşan, çalıştığımız grup sayısı arttıkça sayısı da artan Dostluk Kulübü olarak adlandırdığımız çalışmamız bu yaz da devam edecek. Önümüzdeki eğitim döneminde Beyoğlu’nda ya da farklı ilçelerde de 360 Derece Dostluk Projemizi uygulama şansımız olacak.</p>
<p><strong>Koruyucu ailelere yönelik bir çalışmanız da bulunuyor. Biraz ondan bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Kelebek Etkisi adını verdiğimiz programımız koruma altındaki çocuğa yönelik çalışmaları içeriyor. Tabii bu konuda çalışan çok sayıda kuruluş var. Biz burada da kendimize bir alan belirledik ve sahada eksikliklerini gördüğümüz ve tamamlayabileceğimizi düşündüğümüz bazı noktalar tespit ettik. Bu noktada Aile Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İstanbul İl Müdürlüğü’nün çabalarının hakkını vermek isterim; sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmak için hem can atıyorlar hem de bilgi ve vizyon anlamında da destekliyorlar. Etkin bir sosyal hizmet modeli oluşturmak için gerekli olan sosyal politika oluşturma alanında da birlikte çalışıyoruz.<img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-38625 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/jkb.jpeg" alt="" width="620" height="400" /></p>
<p><strong>Çocukların psikolojisinin etkilenmemesi için nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz? Aynı şekilde çocuğun bakımını üstlenen kişilere yönelik destekleriniz var mı, varsa bunlar neleri kapsıyor? </strong></p>
<p>Biz koruma altındaki çocukların psiko-sosyal alanda desteklenmesiyle ilgili direkt çalışmalardan çok çocuklarla birebir iletişim kuracak koruyucu ya da gönüllü ailelere yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bu kişilere yönelik olarak travma yaşamış çocuklarla nasıl iletişim kurulacağı, çocuklarla oynadıkları oyunlarla onlara nasıl ulaşacakları üzerinden destek sunmaya çalışıyoruz. Bir yandan nitelikli eğitimlerle desteklerken bir yandan da uzmanların “ikincil travma” diye tanımladıkları, travmaya uğramış bireylerle/çocuklarla iletişime geçen kişilerde görülen sorunları yaşamamaları için desteklemek istiyoruz.</p>
<p><strong>Çocuk ve anne ilişkisi ikamesi olmayacak, çok güçlü, çok temel bir ilişki. Bu konuda genelde karar verenin kadınlar olduğunu söyleyebilir miyiz? Ek olarak, sadece aileler değil bekar kadınlar da koruyucu anne olabiliyor. </strong></p>
<p>Koruyucu aile olabilmek için gereken temel şeylerden başlarsak;  T.C. vatandaşı, Türkiye’de ikamet eden, 25-65 yaş arası, en az ilkokul mezunu, düzenli geliri olan, evli/bekar, çocuklu/çocuksuz herkes koruyucu aile olabilir. Kadınlar belirleyici rol oynuyor, doğru. Kadınlardan daha çok koruyucu aile oluyor, o da doğru. Yani sadece bekar kadınlar değil bekar erkekler için de hiçbir engel yok. Prosedürü özetlersek;</p>
<p>1-Müracaat (e-devlet üzerinden de yapılabiliyor): Çatma Mescit Caddesi Mah. Akarca Sk. No:33 Beyoğlu 6.Kat. Tel: 0212 361 10 43/36 www.koruyucuaile.gov.tr</p>
<p>2-Evrakların teslimi: Sabıka kaydı, öğrenim belgesi, sağlık raporu, gelir belgesi, TC Kimlik No beyanı, 2 adet fotoğraf.</p>
<p>3-Değerlendirme ve onay: Sosyal inceleme raporu ve Aile Komisyonu onayı ile</p>
<p>4-Çocukla uyum: 2-8 hafta sürüyor.</p>
<p>5-Sözleşme: Uyumluluk var ise çocuk ve aile arasında, Valilik oluru ile sözleşme imzalanır.</p>
<p>6-Yerleştirme ve izleme: İlk yılda her ay ve devamındaki yıllarda 3 ayda bir izleme ziyareti yapılır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-38626 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/khjk.png" alt="" width="620" height="400" /></p>
<p><strong>Koruyu</strong>c<strong>u ailelere sunulan maddi destekler neleri kapsıyor?</strong></p>
<p>0-3 yaş 670TL/ay. 4-14 yaş 1005-1190 TL aralığında aylık. 15-18 yaş 1297 TL/ay. 19+ (Yüksek Öğrenim) 1468 TL/ay. Bu aylık rakamların içinde çocuğa verilen cep harçlıkları da yer alıyor. 1-4. sınıf çocuklar 78 TL/ay harçlık alırken, 19+ ‘a gelindiğinde harçlık miktarı 262 TL’ye çıkıyor. Eylül ayında aylık desteğin 3 katı, Nisan ve Ekim’de 2 katı olmak üzere dönemlik ekstra ödemeler de gerçekleştiriliyor. Aylık okul servisleri ve meslek edindirme kursları karşılanıyor tamamı. Okullara hazırlık masrafları da karşılanıyor ortaöğretim (4551 TL)/yıl ve üniversiteye ise (7074 TL/yıl). İsteğe bağlı SGK ödemesi de yapılabiliyor aileye (819 TL).</p>
<p><strong>Toplumda koruyu</strong>c<strong>u ailelikle yönelik bilinç düzeyi ve ilgi ne durumda? </strong></p>
<p>Biz koruyucu aile sayısının artmasını çok önemsiyoruz. Maalesef sayı çok az. Devletin çocuk koruma kanunu var. Bu kanunla devleti koruma altına aldığı çocuklar var. Aslında bir çocuğun yeri ailesinin yanıdır ama bazı durumlarda aile yanında kalmak çocuğa zarar veriyor. Çocuğun üstün yararı denilen bir tabir var; her şeyi bir yana bırakıp, çocuğun üstün yararına olacak olan çözüm neyse onu yapmak esastır. Uzun yıllar yurtlarda, kurumlarda bakım altına alındı çocuklar. Daha önce de koruyucu ailelik vardı elbette ama 2012 yılında Emine Erdoğan’ın başlattığı bir kampanyayla ivme kazandı. 2011’den 2018’e Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bakımındaki çocuk sayısında çok büyük bir değişiklik görülmezken (yaklaşık 14 bin) Koruyucu Ailelerin oranı %8’lerden %31’lere çıkmıştır. Bizim amacımız kurumdaki çocukları koruyucu aile ye kazandırma oranlarını artırmak. Kamuoyuna evlatlık nedir, koruyucu ailelik ya da gönüllü ailelik nedir, bu farkındalık oluşsun istiyoruz. Nüfusa oranla koruyucu ailede il sıralamasında 50. Sıralarda yer alıyor İstanbul. 20.03.2019 itibariyle Koruyucu Aile (KA) Sayısı: 518 (İstanbul), 5406 (Türkiye), yanlarındaki çocuk sayısı 568 (Istanbul) ve 6605 (Türkiye)’dir. (kaynak: <a href="http://www.koruyucaile.gov.tr/">www.koruyucaile.gov.tr</a>) İstanbul’da ilçeler baktığımızda Adalar’da hiç KA yanında çocuk yok iken Kadıköy (35 çocuk), Küçükçekmece (33 çocuk), Pendik, Sarıyer ve Ümraniye (25 çocuk), Üsküdar (24 çocuk) ile üst sıralarda yer alıyor.</p>
<p>Sadece İstanbul değil, Türkiye’de koruyucu ailelerin yeterli sayıda olduğunu düşünmüyoruz. Evlatlık ise bundan da az. Evlat alınabilecek çocuğun tanımı çok dar. Evlatlık alınabilmesi için mahkeme kararı gerekiyor. Bir de trajikomik bir durum var; Türkiye’deki insanların evlatlık alacağı bir çocuk tipi var; kız çocuğu olacak, 0-3 yaş arasında olacak. Koruyucu ailelikte de benzer bir önyargı var. Ama istatistiklere bakına erkek çocuklarında aile yanında kalma, iki tarafın karşılıklı uyumu yüzdesinin daha yüksek olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>Oranların düşük olmasının sebeplerinden biri de bizdeki aile ve hatta komşuluk bağlarının güçlü olmasından kaynaklanıyor olabilir mi? Aile bakamıyorsa akrabalar, o da değilse belki komşular gibi bir sahiplenme çözümüne gidiliyor olabilir.</strong></p>
<p>Oranın bizde düşük olmasının önemli bir sebebi anneanne, babaanne, teyze, hala, dayı, amca gibi çocuğa yakın akrabaların çocuğun bakımını üstlenmeye toplumsal yapı nedeniyle istekli oluşu ve devletin sosyal politikalarının da bu durumu destekliyor oluşu. Bir başka neden kısaca SED yardımı adıyla bilinen sosyo-ekonomik desteklerin varlığı, AÇSHB (Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) bunu önleyici sosyal hizmet modeli olarak adlandırıyor. SED ile desteklenme sayısı 130 bini buluyor. Bu sistem olmasaydı eğer KİOÇ (Korunma İhtiyacı Olan Çocuk) sayısı ve KA (Koruyucu Aile)’ye olan ihtiyaç daha çok olabilirdi.</p>
<p><strong>“Kurumda Kalan Çocuk Dışarıdaki Hayatla İlgili Çok Az Şey Biliyor”</strong></p>
<p><strong>Peki, çocukların psikolojisi üzerine bir değerlendirme yapmanızı istersek kurumda kalan çocukla aile yanında büyüyen çocuklar arasında gözlemlenen belirgin davranış farklılıkları var mı? </strong></p>
<p>2005 yılında yapılmış (Üstüner ve arkadaşları) bir araştırmaya göre çocuklarda sorunlu davranış görülme sıklığına bakına Biyolojik aile yanında %9.7,  Koruyucu aile yanında %12.9 ve Kuruluş bakımında %43.5 olduğunu görüyoruz. Çocuk kurumlarda iyi bakılmadığı için bu davranış sorunlarını göstermiyor, devlet gayet iyi bakım veriyor. Ama kurumda kalan çocuk dışarıdaki hayatla ilgili çok az şey biliyor, mesela ekmeğin kaç para olduğu gibi basit bilgilerden bile mahrum kalıyor. Bir kurumdaki doğrular, sistemin içindeki doğrular. Bir ailede siz sorunun da çözümün de bir parçasısınızdır. Çocuk da olsanız aynı sofraya oturur, aynı şeyler üzerine birlikte düşünür, plan yapar, uygular, üzülür ya da mutlu olursunuz. Bunları yaşamak bir çocuğun büyürken ihtiyaç duyduğu, talep ettiği ve bulamadığında yetişkinliğinde gerçekten çok zorluk yaşadığı hususlar. Çocuklar kurumlarda iyi bakılıyorlar, konu bakım değil, bağlanma ve kurumdan çıktığında sorun çözme ve hayatla baş edebilme becerisi. Örneğin 40 yaşının üstünde hala başı sıkıştığında kurumdan destek isteyen kurumdan yetişme insanlar var. O bağımlılığı sürdürüyorlar. Bu da bir yandan normal aslında, çünkü herkesin bağlanmaya ihtiyacı var. Çoğu çocuk kurumdan çıktığında sudan çıkmış balığa dönüyor. Tabii bunu herkes için söyleyemeyiz, çok başarılı örnekler de var. 18 yaşından sonra kurum bakımında kalamıyorlar. Üniversite eğitimi de dahil maddi destek veriliyor çocuklara. Üniversite sonrası iş de buluyor devlet. Buna rağmen çok zor oluyor hayatları.</p>
<p><strong>Devletin ilgili birimleri ve sivil toplum kurumlarıyla nasıl işbirlikleri yönetiyorsunuz? Türkiye’nin bu konuda yeterli ve doğru bir politikaya sahip olduğunu söyleyebilir miyiz? </strong></p>
<p>Biz çok memnunuz ortak çalışmalarımızdan. Başından itibaren İl Müdürlüğünden çok destek aldık. Çocuk hizmetlerinde çalışan bürokratlar, meslek uzmanları çok yanımızda durdu ve duruyorlar. Onlardaki bilgiyi, tecrübeyi alarak yolumuzda ilerliyoruz. İyi bir işbirliği yürütüyoruz. İstanbul bizim çalışma alanımız. Böyle bir şehirden çok daha iyi rakamlar beklersiniz ama İstanbul’un durumu çok kötü. Bu şehirde koruyucu aile sayısının artması ve politikasının da toplumsal yaygınlığın da oluşması için çalışıyoruz. Hollanda, Norveç gibi yüzde 80’i bulan ülkelerdeki başarının sebebi insanlardaki bilinç düzeyi ve insanların bu politikayı benimsemesiyle ilgili. Son olarak şu konuya dikkat çekmek istiyorum; koruyucu aile olan kişiler çocuğa bakım için belli bir maddi destek görüyorlar. Eğitim, kıyafet, gıda, kariyer aşamalarında her zaman destek sunuyor devlet. Bu bilgi birçok insan için önemli olabilir. İstihdam edilme konusunda yeterli niteliği olmayan bir kadın için çok uygun bir hayatını idame ettirme seçeneği olabilir. Tabii çocuk bakmaya her anlamda elverişli şartlara sahip olunduğu müddetçe…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/13/cocuklar-kurumlarda-degil-aile-yaninda-yetismeli/">“Çocuklar Kurumlarda Değil Aile Yanında Yetişmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Çocuğun Aile Sıcaklığında Büyümeye Hakkı Vardır</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/12/her-cocugun-aile-sicakliginda-buyumeye-hakki-vardir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 May 2019 15:59:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul Koruyucu Aile Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kalben]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Tönbekçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anneler Günü sadece biyolojik annelerin değil tüm kadınların günü. Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işlerinden biri elbette ama aynı zamanda en kıymetlisi de… Kalben Derneği Kurucusu Pelin Çalışkanoğlu Ekşi, 6 aylıkken parkta bulunan bir bebek iken, koruyucu ailesinin ona sunduğu sevgi ve olanaklar sayesinde bugün umut ışığı saçan başarılı bir kadına dönüşme hikayesini; bekar bir koruyucu anne olarak insanlara rol model olan gazeteci Mutlu Tönbekici de kızıyla kurduğu mutlu hayatı anlattı.   </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/12/her-cocugun-aile-sicakliginda-buyumeye-hakki-vardir/">Her Çocuğun Aile Sıcaklığında Büyümeye Hakkı Vardır</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli sebeplerle biyolojik ailesi tarafından bakılamayan ya da istismar, ihmal gibi sebepler sonucu devletin müdahale ederek aldığı, kurumlarda devlet bakımı altında yetişen 20 bine yakın çocuk var. Evlatlık en bilinen model olsa da koruyucu aile ya da gönüllü aile olarak bu çocukların aile sıcaklığını hissetmesini sağlama imkanına sahibiz. Her ne kadar kurumlarda iyi koşullarda bakılsalar da ço<strong>c</strong>uklar için en sağlıklı yol düzgün bir aile ortamında büyümek… Anneler Günü’nde çok değerli şeyler başarmış iki genç kadınla, Pelin Çalışkanoğlu Ekşi ve Mutlu Tönbekici ile görüştük.<strong> </strong></p>
<figure id="attachment_38563" aria-describedby="caption-attachment-38563" style="width: 332px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38563" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/kalben-pelin-çalışkanoğlu-ekşi-640x624.jpeg" alt="" width="332" height="324" /><figcaption id="caption-attachment-38563" class="wp-caption-text">Pelin Çalışkanoğlu Ekşi</figcaption></figure>
<p><strong>“Koruyucu Aile Olduğunuzda Sadece Bir Çocuğu Değil Bir Toplumu Kurtarıyorsunuz”</strong></p>
<blockquote><p>Kendisi de koruyucu anne yanında yetişmiş olan Pelin Çalışkanoğlu Ekşi, “Bugün koruyucu annem, yani gerçek annem sayesinde size gelip koruyucu aile modelini anlatıyorum ve diğer çocuklara umut ışığı olmaya çalışıyorum” diyor.</p></blockquote>
<p><strong>Korunma ihtiyacı olan çocuklarla çocuk sahibi olmak isteyenlerin bir araya gelmesinde oldukça değerli bir rolle topluma hizmet sunuyorsunuz. KALBEN’in kuruluş amacı ve faaliyetlerini sizden dinleyerek başlamak isteriz. </strong></p>
<p>Koruma Altında Yetişen Gençler ve Koruyucu Aile Derneği (KALBEN), korunma altında yetişen gençler ve koruyucu aileler önderliğinde 2016 yılının Kasım ayında kurulmuş bir sivil toplum örgütü. Dernek olarak ilk amacımız ülkemizde koruyucu ailelik üzerine bir farkındalık yaratmak ve koruyucu aile sayısını artırmak. Çünkü her çocuğun aile ortamına ihtiyacı vardır. Bu bilimsel araştırmalara da kanıtlanmış bir olgudur. Kurum bakımında kalan çocuğumuz kalmasın hepsi aile yanına yerleşsin diye çalışıyoruz. Bir diğer amacımız ise koruyucu aile evlat edinme şansına erişemeyen, yurt ve yuvada kalan diğer çocuklarımız için nitelikli eğitim projesi. United ParcelService proje ortağımız, onlarla birlikte yaklaşık 3 yıldır proje üretiyoruz. Her cumartesi kurum bakımında kalan 148 çocuğu nitelikli sanat ve spor eğitimiyle buluşturuyoruz. Sürdürülebilir olması çok önemli. Çocuk bir iki kere alıp bırakmıyor, üç yıldır aynı eğitimi alıyor ve alanında uzmanlaşmaya doğru ilerliyor. Dileriz bu program sayesinde sanatçı ve sporular yetiştirebiliriz. Özetle derneğimizin amacı iki ayaklı. Bir kısmımız evlat edinme ve koruyucu aile alanında çalışırken, lobicilik faaliyetlerini yürütürken diğer kolumuzda korunma altındaki çocuklarımızın hayata hazırlanması için ne yapabiliriz, onları araştırıyoruz ve üzerinde çalışmalar geliştiriyoruz.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kimler koruyucu aile olabilir? </strong></p>
<p>Çok yaygın bir hizmet değil ama son yıllarda bilinir hale geldi. Koruyucu ailelik, ihmal, istismar gibi belli sebeplerle devlet koruması altına alınan çocukların aile yanında bakım şeklidir. Sözleşmeli bir birlikteliktir. Koruyucu ailelik şunu diyor; çocuklar devlet yanında yurt ve yuvalarda çoklu bakım modeline maruz kalmasın, biz ona sevgi dolu bir ev açalım, bir aile olalım” Koruyucu ailelik, model olarak evlat edinmeye benziyor esasen. Arasında iki fark var; çocuk ailenin nüfusuna geçmiyor ve miras hakkından yararlanamıyor. Ama ikisi de tıpkı biyolojik çocuğunuzmuş gibi alenin yanında, evde kalıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38564 aligncenter" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/kalben-derne%C4%9Fi-640x853.jpeg" alt="" width="506" height="674" /></p>
<p><strong>Koruyucu ailelik hakkında ülkemizdeki bilinç düzeyini gelişmiş ülkelerle kıyaslarsak neler söylersiniz? Örneğin İskandinav ülkeleri ve İngiltere’nin bu konuda çok ileride olduğu söyleniyor.  </strong></p>
<p>Biraz nüfusla da doğru orantılı bir sonuç bu. Söylediğiniz ülkelerin yanında Almanya örneği de çok fazla veriliyor. Türkiye’de korunma altında yetişen çocuk sayımız 21 binken Almanya’da 100 binlerden bahsediliyor. Tabii, Türkiye rakamlardan bağımsız olarak koruyucu ailelik konusunda Avrupa ülkelerinden geride. Çünkü bu hizmet modeli yaygınlaşmadı henüz, yeni yeni atağa kalkmış durumda. 2012 yılında Emine Erdoğan’ın bir girişimi oldu. Onunla birlikte bir ivme kazandı konu ama çok daha iyi konuma gelmesi gerekiyor. Özellikle büyükşehirlerin daha fazla koruyucu aileye ihtiyacı var çünkü daha fazla çocuk var. Türkiye’ye iki üç yıl öne aile yanına yerleşen çocuk sayısı yüzde 20’lerde seyrederken bu oran yüzde 40’lara çıktı. Tabii İskandinav ülkelerine, modeli de aldığımız İngiltere’ye bakarsak oralarda yüzde 80’lere ulaşıldığını görüyoruz. Daha gidilecek çok yolumuz var ama umutsuz değilim. Ayrıca her ülkenin kendi coğrafi koşullarına göre problemleri var.</p>
<p><strong>Çalışma şemanız nasıl oluşuyor? Koruyu</strong>c<strong>u aile olmak isteyenlerle nasıl bir araya geliyorsunuz? </strong></p>
<p>Biz çok sayıda seminer ve panel organizasyonu yapıyoruz. Bunlar bizler için çok kıymetli. Katılımcılarımız akademik anlamda da bizi desteklemiş oluyorlar, aynı zamanda da konuya dair bilinirliği artırmış oluyoruz. Bizim Kocaeli’nde bir şubemiz var. Oralarda da seminerler düzenliyoruz. Bulunduğumuz her ortamda konuşuyoruz aslında. Bunun bir sebebi tabii ki farkındalığı artırmak ama diğer sebep de korunmaya muhtaç çocuğa duyulan saygıyı artırmak… Model olarak ben ve benimkine benzer hikayelere sahip arkadaşlarımla sahneye çıkarak insanlara “Biz de koruyucu aileyle yetiştik ve başarılı bireyler olduk” demek, kişide kurumlardaki çocuklara karşı önyargıyı kırıyor. Kimileri seminerleri takip edip bize geliyor, kimileri de zaten konuyla ilgili olduğu için doğrudan bizimle iletişime geçiyor. Ama şunu kesinlikle yapmıyoruz; biz kimseye  “gelin, koruyucu aile olun” demiyoruz. Çünkü bu çok özel bir karar. Kişinin mutlaka buna hazır olması gerekir. Çocuk zaten hazır, aileye ihtiyacı var. Bizim hazır olup harekete geçmemiz gerek ama bu kararı verirken tamamen hazır ve emin olmak çok önemli. Biz modeli anlatıyoruz ve örnekleri gösteriyoruz. Gittiğimiz seminerde mutlak surette bir koruyucu aile ve koruyucu ailede büyüyen çocuk oluyor. Seminerlerimiz de genelde interaktif şekilde geçiyor.</p>
<p><strong>Ço</strong>c<strong>uk ve koruyu</strong>c<strong>u aile arasındaki süreç nasıl işliyor?</strong></p>
<p>Kişi koruyucu aile olmaya karar verdikten sonra bağlı olduğu ilin Aile, Çalışma ve Sosyal Politikaları İl Müdürlüğü’nün Koruyucu Aile Birimi’ne gider. Başvurusunda bulunduktan sonra kişiden adli sicil kaydı, bulaşıcı bir hastalığı olmadığına dair adli sicil raporu, psikolojik test, düzenli geliri olup olmadığına dair maaş bordrosu ve ikametgah adresi istenir. İlk adım kişinin bu evrakları toplayıp teslim etmesiyle başlar. İl Müdürlüğü bunları ineler, her şey uygunsa bu kişi koruyucu aile aday adayı olabilir denir. Daha sonra başvuran kişi çağrılır ve ilk etabı geçtiği bilgisi verilir. Bundan sonra toplamda üç ya da dört kez koruyucu aile kendi evinde ziyaret edilir. Bu, çocuğun orada sağlıklı yaşayıp yaşamayacağıyla ilgili. Koruyucu aile kiminle yaşıyor? Bekar mı evli mi? Evliyse eşinin de aynı raporları getirmesi gerekir. Evde yaşayan başka çocuk varsa çocukla ayrı bir görüşme yapılır. Evet, biz koruma altında yaşayan çocuğa bir aile kazandırmaya çalışıyoruz ama kaş yaparken göz de çıkarmamalıyız. Evin halihazırda bir bireyi olan çocuk da bu sürece hazır ve istekli olmalı. Bu görüşme süreci 7-8 ay kadar sürüyor. Kimi zaman aile kuruma geliyor, kimi zamanda evlerinde ziyaret ediliyorlar. Bu sürecin ardından ailelere üç çocuğun dosyasını okuma hakkı sunulur. Seçimini yapıp “ben bu çocuğa aile olabilirim” dediğinde çocukla tanışır. Çocukla tanışma süreci çocuğun yaşıyla ilgili olarak değişir. 0-16 aylık yaş grubunda bir iki görüşme yeterli oluyor çünkü çocukla aile arasında bir entegrasyon süreci mümkün olamıyor. Ama 16 aylık ve üzeri çocuklarda 10 günle bir ay arasında bir entegrasyon süreci var. Bu süreç, kuruma ziyaret, birkaç kez de çocukla birlikte dışarı çıkma aşamalarını içeriyor. Eğer sağlıklı bir bağ kurulabildiyse çocuk evine yerleşip ailesiyle birlikte yaşamaya başlıyor.</p>
<p><strong>Tüm bu süreçlerde ço</strong>c<strong>uğun da söz hakkı var, değil mi?</strong></p>
<p>Tabii. Her yaşta çocuğun söz hakkı var. Sosyal hizmet uzmanları bu konuda çok iyi çalışıyorlar. Çocuk üç yaşındaysa da aileye hiçbir koşulda gitmek istemiyorsa asla zorlayıcı bir yapı işlemiyor. Çünkü önemli olan tek şey çocuğun mutlu olması. İlk bir yılda her ay, bir yıldan sonra da iki üç ayda bir aileye ve çocuğa düzenli ziyaretler yapılıyor. Çocuk okulunda da ziyaret ediliyor.</p>
<p><strong>Peki, çocuğun biyolojik ailesiyle ilişkisi devam ediyor mu?</strong></p>
<p>Eğer çocuğun biyolojik ailesi çocukla temas halindeyse ayda bir kere görüş hakkı oluyor. O da yine İl Müdürlüğü’nde sosyal hizmet uzmanının denetiminde oluyor. Koruyucu aileyi hiç bilmiyor, tanımıyor. Biyolojik aileyle koruyucu aile hiçbir zaman iletişime geçmiyor. Koruyucu ailenin gizliliği korunuyor.</p>
<p><strong>Sadece aileler değil bekar kadınlar da koruyucu anne olabiliyor. Toplumun koruyucu annelik kavramına bakışı nasıl? Bu vesileyle tüm annelere Anneler Günü için bir şeyler de söyleyebilirsiniz.</strong></p>
<p>Yakın zamana kadar bugüne kıyasla bekar anne olmak çok daha zor bir şeydi Türkiye’de. Dahası bekar kadın olmak zordu. Ama artık kadınlar güçleniyor. Biz de bundan çok büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Derneğimizin de görüştüğü, dernek bünyesinde yer alan bekar annelerimiz var, biz onlara solo kanatlar diyoruz. İşi çok güzel kotarıyorlar. Yönetim kurulu başkan yardımımız bekar bir koruyucu anne. Hayranlıkla onu izliyoruz. Onun çabasına ve çocuğuyla kurduğu ilişkiye hayranız. Tabii bir aile olgusu çok önemli, keşke bir baba da olsa ama olmuyorsa eğer anne yine de bunun üstesinden gelebiliyor. Kadınların yapısında bu güç var. Ne istediğini bilen ve kararlı bir tavrı oluyor kadınların. Anneler Günü için de bir şeyler söylemek isterim. Koruyucu annelik modeli çok kıymetli. Her insan koruyucu anne olamayabilir ve bunun için de herkesin çok haklı sebepleri vardır. Psikolojik olarak buna hazır olmayabilirler, maddi sebeplerle esaret edemeyebilirler ya da kendileri hazır olsa da çevresel etkenler buna müsaade etmiyordur. Her şey olabilir. Ama koruyucu anne olmak çok kıymetli bir şey. Kendi hayat hikayemden örnek vermek istiyorum. Ben 6 aylıkken Fenerbahçe Parkı’nda buluntu bir bebek olarak koruyucu ailemin yanına yerleştirildim. Yüzüm gözüm kir toz içinde, saçından bitler sıçrayan bir bebekmişim. Bugün koruyucu annem, yani gerçek annem sayesinde size gelip koruyucu aile modelini anlatıyorum ve diğer çocuklara umut ışığı olmaya çalışıyorum. Dışarıdan baktığınızda annem tek bir bebeği kurtarmış gibi görünse de aslında annem beni kurtardı, benim çocuğumu kurtardı, çocuğumun çocuğunu kurtardı ve benim iyi bir birey olabilmem sayesinde biz üç yıl içinde 32 çocuğu koruyucu aile yanına yerleştirebildik. 32 çocuğun aile sevgisini tadabilmesine vesile olduğumuz için çok mutluyuz, dilerim daha nice çocuklar aileleriyle mutlu hayatlara kavuşacak. Her bir aile her ne kadar tek çocuğu kurtarıyor gibi görünse de aslında bir topluluğu kurtarıyorsunuz. Hem sisteme hem de evrene çok büyük katkıda bulunuyorsunuz. İstatistikler bugün Türkiye’de 3 milyon insanın çocuk sahibi olamadığını gösteriyor. Maalesef buna rağmen koruyucu aile sayısı 6 bin. İnsanlar şunu yaşıyor; kuruma gelip koruyucu aile olmak isterken ilk motivasyon bir çocuğa yardım eli uzatmak, onu kurtarmak. Birkaç geçtiğindeyse o ailelerden şunu duyuyoruz; “ben onu iyileştirmedim, o beni iyileştirdi. O bensiz yapamaz, kimsesi yok derken meğerse benim ona ihtiyacım varmış”</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_38565" aria-describedby="caption-attachment-38565" style="width: 492px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38565" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/mutlu-tönbekii-640x853.jpeg" alt="" width="492" height="656" /><figcaption id="caption-attachment-38565" class="wp-caption-text">Mutlu Tönbekici ve Kızı Piti</figcaption></figure>
<p><strong> “Kadınlar Bekar Anne Olma Konusunda Artık </strong><strong>Daha Rahat ve Özgüvenli”</strong></p>
<p>Gazeteci ve yazar Mutlu Tönbekici, 2013 yılında 6 aylık bir bebeğe koruyucu annelik yapmaya başladı. Anne-kız, son üç aydır Melbourne’de hayatlarına devam ediyorlar. Tönbekici ile de kendi özel deneyiminden yola çıkarak Türkiye ve Avustralya’da koruyucu anneliğin farklılıklarını konuştuk.</p>
<p><strong>Ço</strong><strong>c</strong><strong>uk ve anne ilişkisi ikamesi olmaya</strong><strong>c</strong><strong>ak, çok güçlü, çok temel bir ilişki. Bu konuda genelde karar verenin kadınlar olduğunu, erkeklerin bu konuda daha çekimser olduğunu söyleyebilir miyiz? Siz öznel deneyiminizden yola çıkarak hangi konulara özellikle dikkat çekersiniz? </strong></p>
<p>Öncelikle sorularınıza Avustralya&#8217;dan cevap verdiğimi belirtmek istiyorum. Yaklaşık 3 aydır burada yaşıyorum. Üç aydır çok farklı bir babalığa şahit oluyorum. Bizim ‘anne işidir’ dediğimiz her şey burada paylaşılmış durumda. Okula çocukları babalar da getiriyor, beslenme çantasını babalar da hazırlıyor, akşam alıp parka babalar da götürüyor, yemeği babalar da yapıyor. Yani muhteşem bir iş bölümü söz konusu. ‘Anne işidir’ dediğimiz her şey Türkiye&#8217;de aslında erkeklerin özgürlüğü için annenin sırtına yüklenmiş angaryalar.</p>
<p>Çocuk yapma kararını evlilik içinde ağırlıklı kimin isteğidir bilmiyorum. Ancak evlat edinme veya koruyucu aile kararında bazı ailelerde erkeklerin karşı çıktığı kulağıma geliyor. Kendi “soylarından olmayana” bu kadar emeği fazla görüyorlar anlaşılan. Sevemeyeceklerini düşünüyorlar sanırım. Sevginin kan bağıyla bir ilgisi olduğunu düşünüyorlar. Bu tüm Türk erkekleri için geçerli değil elbette. Binlerce evli çift de çocuk evlat ediniyor veya koruyucu aile oluyor. Fakat şu da bir gerçek ki koruyucu aile olmuş veya evlat edinmiş bekar kadınların sayısında hızlı bir yükseliş var Türkiye&#8217;de. Demek ki kadınlar bu konuda çok daha rahat ve özgüvenli.</p>
<p><strong>Siz tanınan bir gazete</strong><strong>c</strong><strong>i ve yazar olmanız dolayısıyla koruyu</strong><strong>c</strong><strong>u annelik konusunda bir elçi gibi çalışıyorsunuz. Türkiye ile diğer gelişmiş ülkeleri kıyasladığınızda hangi farklılardan bahsedebiliriz? </strong></p>
<p>Avustralya dahil olmak üzere yurtdışındaki koruyucu aile uygulamalarında çocuk bir ailenin yanında en fazla iki yıl kalabiliyor. Bu sürenin sonunda koşullar düzeldiyse biyolojik ailesinin yanına döndürülüyor veya evlat edindiriliyor. Çocukların yuvalara bırakılmış olması gerekmiyor. Suiistimal edilmiş çocuklar ailelerinden alınıp koruyucu ailelere veriliyor.</p>
<p>Bizde de aslında amaç bu. Ancak ikisi de yapılmıyor. Çocuğunu yurda bırakan biyolojik aileler genelde durumlarını düzeltemiyor. Devlet ise “peki madem o zaman başkasına veriyoruz” diyecek kadar katı olamıyor. Sonuçta çocuk koruyucu ailede büyüyor. Halbuki biyolojik aileleri içinde suistimal edilen on binlerce çocuk var. Onların kurtulması için koruyucu aileliğin yaygınlaşması gerek ki devlet alsın bu çocukları ve güvenli bir aileye versin.</p>
<p><strong>Devletin koruyu</strong><strong>c</strong><strong>u ailelere sunduğu birtakım kolaylıklar bulunuyor, bir yandan da </strong><strong>c</strong><strong>iddiyetle yürütülen bürokratik işlemler var. İşin devlet ayağıyla ilişki halindeyken sıkıntı duyduğunuz, sorun yaşadığınız zamanlar oldu mu?  </strong></p>
<p>Sunduğu en önemli kolaylık özel okullarda ücretsiz okuma hakkı. Bu cidden hayat kurtarıyor. Öte yandan biz koruyucu ailelere devlet herhangi yasal bir yetki vermiyor. Yani yasal olarak biz çocuğun hiçbir şeyi olmuyoruz. Her tür bürokratik işlemi Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı aracılığıyla yapıyoruz. Evet, biraz vakit uzuyor ama sonunda halloluyor. Pasaport ve yurtdışı çıkışları biraz sorunlu oluyor o kadar. (Ben yaşamadım ama yaşayanlardan duyuyorum.)</p>
<p><strong>Bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşları ve diğer koruyu</strong><strong>c</strong><strong>u ailelerle görüşüyor musunuz, bir dayanışma halinde misiniz? En çok neler paylaşılıyor, yaşanan sorunlar neler oluyor? </strong></p>
<p>Benim daha çok ilişki içinde olduğum dernek İstanbul Koruyucu Aile Derneği. 2 yıldır üyesiyim. Toplantılarına katılıyorum. Bir de bekar koruyucu ailelerle kurduğumuz bir grup var. Solo Kanatlar ismini verdik. Yılda birkaç kez toplanıp tatillere gidiyoruz. Çok iyi bir sosyal grup. Her konuda birbirimize destek oluyoruz ki en önemli destek bilgi paylaşımı oluyor.</p>
<p><strong>Son olarak, Anneler Günü’ne hazırladığımız bu çalışmamızda, deneyimlerinizden de yola çıkarak özellikle bir aileye ihtiyaç duyan ço</strong><strong>c</strong><strong>uklara yönelik farkındalığın ve ilginin artması için devlet, sivil toplum kuruluşları ve topluma neler söylemek istersiniz? </strong></p>
<blockquote><p>Elinden tutulması gereken 20 bin çocuk var yuvalarda. 20 bin geleceği sisli çocuk… Çocuk büyütmenin kolay olduğunu iddia etmiyorum. Ancak her tür zahmete değer olduğunu düşünüyorum. Topluma kazandırılmış 20 bin çocuk küçük bir kasaba demek.</p></blockquote>
<p>İki önemli durum var. Birincisi çocuğu kendi çocuğu gibi benimsemiş ailelere daha fazla hak tanınmalı. Evlat edinme yolu daha açık ve kolay olmalı. Öte yandan herkes uzun süreli koruyucu ailelik yapmak istemeyebilir. Bu tarz Koruyucu Aileliğin artması, suistimal altındaki birçok çocuğun kurtulması da demek aynı zamanda. Sınırlı süreli koruyucu ailelik sistemi maddi olarak avantajlar getirirse yaygınlaşabilir.</p>
<p>Görsel: https://www.bbc.co.uk/news/resources/idt-sh/the_adoption</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/12/her-cocugun-aile-sicakliginda-buyumeye-hakki-vardir/">Her Çocuğun Aile Sıcaklığında Büyümeye Hakkı Vardır</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak: Türkiye’de Koruyucu Ailelik Paneli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/dezavantajli-cocuklari-topluma-kazandirmak-turkiyede-koruyucu-ailelik-paneli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 08:57:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<category><![CDATA[seta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Moderatörlüğünü Atilla Arkan'ın yapacağı Türkiye’de Koruyucu Ailelik paneli 26 Aralık'ta SETA Ankara'da!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/dezavantajli-cocuklari-topluma-kazandirmak-turkiyede-koruyucu-ailelik-paneli/">Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak: Türkiye’de Koruyucu Ailelik Paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de dahil olmak üzere pek çok dünya ülkesinde uygulanan koruyucu ailelik uygulaması, herhangi bir sebepten ötürü biyolojik ailesinden bakım alması mümkün olmayan çocukların devlet tarafından korumaya alınarak yetişme sürecinin sorumluluğunun koruyucu ailelerle paylaşılmasıdır. 2018 yılı itibariyle Türkiye’de 5.251 koruyucu ailenin yanında 6.419 çocuğun bakımı sağlanıyor.</p>
<p>Korunmaya ihtiyacı olan çocukların devlet korumasına alınmalarına sebep olan etkenler (kötü muamele vb.) düşünüldüğünde diğer çocuklara kıyasla daha dezavantajlı bir durumda oldukları değerlendirilebilir. Bu dezavantajlılık durumunun yetişme döneminde telafi edilmemesi ise hem ülkenin beşeri sermayesini oluşturan çocuklar için hem de ülkeler için gerek toplumsal gerekse ekonomik anlamda olumsuz çıktılar üretiyor. Koruyucu ailelik ise bu olumsuz çıktıların bertaraf edilmesinde önemli uygulamalardan birisi. Bu sebeple Türkiye’de de facto anlamda uzun zamandır devam etmekle birlikte, 2012 yılında çıkarılan Koruyucu Aile Yönetmeliği ile uygulamanın zemini güçlendirildi.</p>
<p>Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen koruyucu ailelik uygulaması kapsamında 2012 yılından bu yana koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuk sayısı 5 kat gibi ciddi bir artış gösterdi. Diğer taraftan, kuruluşlarda bakım alan halen pek çok çocuk bulunmakta. Dolayısıyla, koruyucu aileliğin yaygınlaştırılması ve geliştirilmeye açık noktaların desteklenmesi, daha çok çocuğun uygulamadan faydalanması anlamında önemli.</p>
<p>Bu bağlamda SETA’da gerçekleştirilecek olan panelde koruyucu aileliğin Türkiye’deki uygulama süreci, uygulamanın geliştirilmeye açık yönleri ve koruyucu aileliğin yaygınlaştırılmasına yönelik atılabilecek adımlar değerlendirilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/dezavantajli-cocuklari-topluma-kazandirmak-turkiyede-koruyucu-ailelik-paneli/">Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak: Türkiye’de Koruyucu Ailelik Paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Analiz: Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak Türkiye’de Koruyucu Ailelik</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/02/analiz-dezavantajli-c%cc%a7ocuklari-topluma-kazandirmak-tu%cc%88rkiyede-koruyucu-ailelik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2018 09:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26262</guid>

					<description><![CDATA[<p>SETA, Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak Türkiye’de Koruyucu Ailelik başlıklı bir analiz hazırladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/02/analiz-dezavantajli-c%cc%a7ocuklari-topluma-kazandirmak-tu%cc%88rkiyede-koruyucu-ailelik/">Analiz: Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak Türkiye’de Koruyucu Ailelik</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu analizde koruyucu ailelik hakkında kamuoyunda sıkça gündeme gelen sorular etrafında uygulamanın işleyişine yönelik olarak bilgilendirme yapılması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda koruyucu aileliğin kuruluşlarda  bakım seçeneğine kıyasla ürettiği olumlu sonuçlar da tartışılmaktadır. Son olarak Türkiye’de koruyucu aileliğe yönelik farkındalığın artırılması ve uygulamanın aksayan yönlerinin revize edilmesine dair öneriler sunulmaktadır. Çalışma kapsamında çocuk refahı alanındaki ulusal ve uluslararası literatüre ek olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının koruyucu aileliğe yönelik hazırladığı doküman, web siteleri ve farklı platformlarda uygulama kapsamındaki aile ve kişilerle gerçekleştirilen röportajlar incelenmiştir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkilileriyle bakanlık düzeyinde ve yerel düzeyde mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca dünya literatüründeki çalışmalardan yararlanılarak koruyucu aile ile kuruluşlarda bakım seçeneği bireysel, toplumsal ve ekonomik maliyetleriyle ürettikleri çıktılar açısından kıyaslanmıştır. Bu bağlamda koruyucu ailelik seçeneğinin beşeri sermayenin kalkındırılması, ekonomik ve toplumsal maliyetin azaltılması açısından sunacağı fırsatlar incelenmiştir.</p>
<p>Kaynak &#8211; <a href="http://panel.stgm.org.tr/vera/app/var/files/2/2/225.-dezavantajli-cocuklari-topluma-kazandirmak-turkiyede-koruyucu-ailelik_.pdf">Analiz: Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak Türkiye’de Koruyucu Ailelik [2.09 MB]</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/02/analiz-dezavantajli-c%cc%a7ocuklari-topluma-kazandirmak-tu%cc%88rkiyede-koruyucu-ailelik/">Analiz: Dezavantajlı Çocukları Topluma Kazandırmak Türkiye’de Koruyucu Ailelik</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOREV evlat edinen ve koruyucu ailelerin hikayelerini topluyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/06/korev-evlat-edinen-koruyucu-ailelerin-hikayelerini-topluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Dec 2017 13:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Evlat Edinme]]></category>
		<category><![CDATA[KOREV]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile Evlat Edinme Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği (KOREV) evlat edinen ve koruyucu aile olan kişilerin hikayelerinden oluşacak bir kitap hazırlıyor. Hikayelerinizi form aracılığıyla veya korev@korev.org.tr adresine e-posta yolu ile gönderebilirsiniz. Adınız-soyadınız ve iletişim bilgileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Bilgileriniz KOREV Veri Tabanı’nda toplanacak olup sizin izniniz olmadan kullanılmayacaktır. Son gönderim: 31 Ocak 2018 // 17.00 Koruyucu Ailelik öyküleriniz için tıklayın. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/06/korev-evlat-edinen-koruyucu-ailelerin-hikayelerini-topluyor/">KOREV evlat edinen ve koruyucu ailelerin hikayelerini topluyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği (<a href="http://www.korev.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">KOREV</a>) evlat edinen ve koruyucu aile olan kişilerin hikayelerinden oluşacak bir kitap hazırlıyor.</p>
<p>Hikayelerinizi form aracılığıyla veya <strong><em>korev@korev.org.tr</em></strong> adresine e-posta yolu ile gönderebilirsiniz. Adınız-soyadınız ve iletişim bilgileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Bilgileriniz KOREV Veri Tabanı’nda toplanacak olup sizin izniniz olmadan kullanılmayacaktır.</p>
<p><strong>Son gönderim:</strong> 31 Ocak 2018 // 17.00</p>
<p>Koruyucu Ailelik öyküleriniz için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSehkaXkNZnCF4qb85w4keGXv8FtSUKf4EBLraXQE8Zs9aoZkA/viewform" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>Evlat Edinenlerin öyküleri için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfJebqpYmshgOQpWNjdEB_sevvfge5n9aMhMhCN8T0xw07G6w/viewform" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>Detaylı bilgi için <a href="http://korev.org.tr/sayfa/kaveeehikayeleri.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>Kaynak:<a href="http://siviltoplum.la/korev-evlat-edinen-ve-koruyucu-aile-olanlarin-hikayelerini-topluyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> siviltoplum.la</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/06/korev-evlat-edinen-koruyucu-ailelerin-hikayelerini-topluyor/">KOREV evlat edinen ve koruyucu ailelerin hikayelerini topluyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayat Sende Derneği&#8217;nden Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/13/hayat-sende-derneginden-cocuk-koruma-sistemi-destek-hatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jul 2017 08:07:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat Sende Derneği&#8217;nin oluşturduğu Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattının ayrıntıları şu şekilde; Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı, koruma altında bulunan çocuk ve gençler, çocuk koruma sisteminden reşit olarak veya reşit olmadan koruma kararı kaldırılarak ayrılan bireyler, koruyucu aile ve evlat edinen aileler ve koruyucu aile ve evlat edinmek için başvuru sürecinde bulunan bireylere karşılaştıkları sorunlar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/13/hayat-sende-derneginden-cocuk-koruma-sistemi-destek-hatti/">Hayat Sende Derneği&#8217;nden Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Sende Derneği&#8217;nin oluşturduğu Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattının ayrıntıları şu şekilde;</p>
<p>Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı, koruma altında bulunan çocuk ve gençler, çocuk koruma sisteminden reşit olarak veya reşit olmadan koruma kararı kaldırılarak ayrılan bireyler, koruyucu aile ve evlat edinen aileler ve koruyucu aile ve evlat edinmek için başvuru sürecinde bulunan bireylere karşılaştıkları sorunlar çerçevesinde yönlendirme yapmak ve danışmanlık hizmeti vermek amacıyla kurulmuştur.</p>
<p><strong><em>Destek Hattına başvuru yapmak isteyenlerin sayfanın en altındaki formu doldurmaları gerekmektedir.</em></strong></p>
<p><a href="http://hayatsende.org/sayfa/destekhatti.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-16691" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k2.png" alt="" width="507" height="380" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k2.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k2-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k2-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k2-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 507px) 100vw, 507px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-16692" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k3.png" alt="" width="507" height="380" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k3.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k3-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k3-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k3-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 507px) 100vw, 507px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-16693" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k4.png" alt="" width="507" height="380" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k4.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k4-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k4-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k4-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 507px) 100vw, 507px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-16694" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k5.png" alt="" width="507" height="380" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k5.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k5-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k5-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/k5-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 507px) 100vw, 507px" /></a></p>
<p><em>Destek Hattına başvuru yapmak isteyenlerin <a href="http://hayatsende.org/sayfa/destekhatti.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">başvuru formunu</a> doldurmaları gerekmektedir.</em></p>
<p><a href="http://hayatsende.org/sayfa/destekhatti.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/13/hayat-sende-derneginden-cocuk-koruma-sistemi-destek-hatti/">Hayat Sende Derneği&#8217;nden Çocuk Koruma Sistemi Destek Hattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
