<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kırklareli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kirklareli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kirklareli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 May 2021 10:50:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Kırklareli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kirklareli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TEMA Vakfı Kırklareli’nde Gönüllü İl Temsilcisi Arıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/18/tema-vakfi-kirklarelinde-gonullu-il-temsilcisi-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2019 07:48:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[il temsilcisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45833</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, Kırklareli'ndeki tüm doğal varlıkları koruma mücadelesinde gönüllü olarak destek verebilecek İl Temsilcisi arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/18/tema-vakfi-kirklarelinde-gonullu-il-temsilcisi-ariyor/">TEMA Vakfı Kırklareli’nde Gönüllü İl Temsilcisi Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aranan Özellikler:</strong></p>
<p>TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini benimsemiş,<br />
Tercihen 30 yaşından büyük,<br />
Aktif sorumlu yurttaş olarak, çevre sorunlarının çözümünde rol almak isteyen,<br />
Gönüllü olarak TEMA Vakfı’nın Kırklareli’ndeki faaliyetlerini yürütecek ve TEMA Vakfı’nı temsil edebilecek,<br />
Okuyan, araştıran, çevre sorunlarına karşı duyarlı ve Kırklareli’nde yürütülecek olan çevre aktivitelerinde etkin olarak yer alabilecek,<br />
Çalışmalara zaman ayırabilecek, gönüllülerle birlikte ve ‘gönüllü olarak’ çalışmaktan keyif alan,</p>
<p>İlgilenen gönüllü adaylarının fotoğraflı özgeçmişlerini 12 Ocak 2020 tarihine kadar gonullu@tema.org.tr adresine göndermeleri gerekmektedir.</p>
<p>*Bu ilan, personel alımı ilanı olmayıp, gönüllülük esasına bağlı olarak destek verebilecek ‘gönüllü’ adaylarına yönelik bir ilandır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/18/tema-vakfi-kirklarelinde-gonullu-il-temsilcisi-ariyor/">TEMA Vakfı Kırklareli’nde Gönüllü İl Temsilcisi Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıda Güvenliği Şehirlinin De Köylünün De En Büyük Derdi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/08/gida-guvenligi-sehirlinin-de-koylunun-de-en-buyuk-derdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 07:11:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Cansu Gürkan]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kocaeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurttaşlık Derneği’nin, erişilebilir ve güvenilir gıdanın izini insan ağları üzerinden süren  “Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü” Projesi'nin detaylarını konuştuğumuz Savunuculuk ve İletişim Koordinatörü Cansu Gürkan, gıda güvenliği konusunun şehirlerden köylere, üreticiden tüketiciye tüm kesimler için sorun olarak görüldüğünü belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/08/gida-guvenligi-sehirlinin-de-koylunun-de-en-buyuk-derdi/">Gıda Güvenliği Şehirlinin De Köylünün De En Büyük Derdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul yüzde 85’ten fazla tarımsal ürün, yüzde 99 hayvansal üretimde diğer illere bağımlı. Büyük şehirlerden küçük şehirlere, kasabalardan köylere, herkes yediği gıda ürünleri konusunda endişeli.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erişilebilir ve güvenilir gıdanın izini insan ağları üzerinden süren Yurttaşlık Derneği’nin </span>“Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü” <span style="font-weight: 400;">Projesi  merkezine Meriç-Ergene, Susurluk, Marmara su havzaları ve İstanbul olmak üzere 4 bölgeyi alıyor. Proje temelde kamu politikalarına yurttaşların etki edebilme kabiliyetini artırmayı hedefliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üretim ve tüketim alanında yaşanan sorunların ulaştığı boyut gıdayı temel yurttaşlık meselelerinden biri haline getiriyor. Bu durum yurttaşın kamu politikalarına muhalefet etme ya da katılım biçimini de değiştiriyor. Yurttaş kamu otoritesine etki etmeye çalışmak değil, yerel yönetimlerin dinamiklerine yaslanmaya başladığı ağlar kuruyor. Bunun kanıtlarından biri İstanbul’da günden güne sayısı artan gıda toplulukları ve alternatif gıda inisiyatifleri.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir veri olarak buraya koyalım; Bülent Şık’ın son makalesi “<a href="https://bianet.org/bianet/saglik/211406-kamuoyundan-gizlenen-halk-sagligi-sorunlari-i">Kamuoyundan gizlenen halk sağlığı sorunları I</a>&#8221;</span><span style="font-weight: 400;"> AB ülkelerinden 4 yıl sonra, ancak 1 Ocak 2018’de Türkiye’de yasaklanan tarım zehri Carbendazim’in bu ülkenin topraklarından hâlâ çıkabilmesinin serüvenini anlatıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekibin Savunuculuk ve İletişim Koordinatörü Cansu Gürkan üreticilerle yaptıkları görüşmelerde, büyük üretim yapıları karşısında gücünü kaybeden küçük üreticilerin sürdürülebilir olma çabasıyla maliyeti düşürmek için kimyasal ilaç ve gübre kullanmak zorunda kaldıklarını aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hal böyleyken gıda konusunda ya bir devlet politikasına ihtiyaç var ya da bu işi sivil toplum ve yurttaş üstleniyor. “Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü” Projesi onlardan biri. Gürkan ile detayları konuştuk. </span></p>
<p><b>Kolay bir yerden başlayalım; “Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü Projesi” neyi hedefliyor,  kaç yıl sürmesi planlanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam adıyla “Yerel/ Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü Projesi”, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Yurttaşlık Derneği olarak yürüttüğümüz 2 yıllık bir çalışma. Temel olarak, yerel ve bölgesel düzeyde yurttaşın belirli stratejiler ve savunuculuk yöntemleri oluşturarak kamu politikaları ve demokratik yönetim süreçlerine katılımını desteklemeyi amaçlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada, kamu politikalarının oluşum sürecinde sivil toplumun sürece daha fazla dahil olması gerektiğini düşünüyoruz. Yurttaşların hayatını etkileyen kamusal meselelerde kendi sözünü geliştirmesi için kamu idaresi ve yurttaş arasındaki diyaloğun geliştirilmesi de büyük bir ihtiyaç olarak görünüyor. Bu nedenle, proje faaliyetleriyle yerel oluşumların farklı politika düzeylerinde güçlenmesini hedefliyoruz. Yani temel mesele; kamu politikalarının oluşturulma sürecindeki şeffaflık, hesap verebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerini gözeten çalışmamız, yurttaşların yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası olmak üzere tüm politika üretimi süreçleri ve dinamikleriyle ilgili bilgi ve söz sahibi olması. Bunlara ulaşabilmek için havzalara saha ziyaretleri gerçekleştiriyor, sivil toplum temsilcileriyle atölyeler ve toplantılar yapıyor, yuvarlak masa toplantılarında kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyoruz. </span></p>
<p><strong>Üretim Ve Tüketim Aşamasında Yurttaşı Dahil Etmek Ana Eksen</strong></p>
<p><b>Çalışmalarınızdaki katılımcılara baktığımız zaman, Türkiye’de gıda politikası üzerine çalışan kişi ve kurumun içinde olduğunu görüyoruz. Bu tema, kavramsal çerçeve nasıl belirlendi? Katılımcılarla birlikte mi? Yani, konu nasıl “gıda”ya geldi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çeyrek asrı geride bırakan bir dernek olarak, yurttaşların yaşamlarını biçimlendiren karar ve eylemlerde doğrudan söz sahibi olabilmeleri için çalışmalar yürütüyoruz. Geride bıraktığımız yıllar içinde yaşanan ekonomik, siyasal ve ekolojik gelişmelerle birlikte yurttaşlık kavramının içeriği de değişti. Bu projemizin yapı taşını da yurttaş katılımı oluşturuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüketiciler, pazarda ve markette ucuz ve sağlıklı gıdaya erişim kaygısı yaşarken; küçük ölçekli üreticiler ulusal ve ulusötesi üretim yapıları karşısında sürdürülebilir olmaktan uzaklaşıyor. Üretim ve tüketim alanında yaşanan sorunların ulaştığı boyut, yaşamsal girdilerin en önemli kaynağı olan gıda sorunsalını temel yurttaşlık meselelerinden biri haline getirdi. Kaldı ki, bu sorunsal kamu idaresinin de gündemini meşgul ediyor. Bu sebeplerden çalışmanın ana temasını “üretim ve ve tüketim boyutlarıyla güvenilir ve erişilebilir gıda” olarak belirledik. </span></p>
<p><b>Marmara&#8217;da Diyaloğu Güçlendirmek Ön Planda</b></p>
<p><b>Proje için Meriç-Ergene, Susurluk, Marmara su havzaları ve İstanbul olmak üzere 4 bölge (İstanbul, Kocaeli, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa, Balıkesir illeri) seçilmiş. Bu bölgelere yoğunlaşılmasının temel sebebi nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hedef bölgelerin coğrafi olarak Marmara Bölgesi’nde toplanmasının birkaç sebebi var. Öncelikle, Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü Projesi, 2013-2016 yıllarında yürüttüğümüz Bölgesel İdare ve Yerel Demokrasi Projesi’nin ikinci fazı olarak gerçekleştiriliyor. Bölgesel İdare ve Yerel Demokrasi Projesi faaliyetleri Türkiye idari sisteminde kabul edilmiş olan İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırılması (IBBS) yönteminde belirlenmiş birinci seviye bölgelerinden İstanbul, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsıyor, Marmara bölgesini kapsamıyordu. Projenin bu fazında Marmara Bölgesi’ne odaklanılmasının ilk sebebi bu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci olarak, farklı bölgelerde faaliyet göstermek yerine tek bir bölgeye yoğunlaşmanın, ilgili aktörlerle ilişkileri ve diyalogu güçlendirmek, gerekli ağların kurulması için işbirliklerini oluşturmak ve çalışmaların etkisini daha iyi ölçebilmek gibi sebeplerle daha verimli olacağını düşündük. Marmara bölgesi, Türkiye’nin nüfus bakımından en yoğun bölgesi ve etki alanı oldukça geniş. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, lojistik olarak Marmara Bölgesi proje aktivitelerini gerçekleştirebilmemiz açısından çok daha erişilebilir. Sık sık gerçekleştirdiğimiz saha ziyaretleri, havzalarda yapacağımız toplantı ve atölyelerin yoğunluğu düşünüldüğünde, İstanbul merkezli bir dernek olarak, Marmara Bölgesi’nde çalışmalarımızı çok daha verimli gerçekleştirebiliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Marmara havzasında üreticilerin oluşturduğu kooperatif ve birliktelikleri, İstanbul’da tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşmak için kurduğu ağları, Susurluk havzasında üretim ve tüketimde kadın emeğini, Meriç-Ergene havzasında ise gençlerin gıda ekseninde kamu politikalarına katılımlarını artırmak ve dijital platformları katılım mekanizmalarına ve üretim-tüketim ağlarına dahil etmelerini teşvik etmek konularında çalışıyoruz.  </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Güvenilir gıda meselesi üretim süreçlerinden bağımsız düşünülmemeli. Üreticilerle yaptığımız görüşmeler bize, büyük üretim yapıları karşısında gücünü kaybeden küçük üreticilerin sürdürülebilir olma çabasıyla maliyeti düşürmek için kimyasal ilaç ve gübre kullanmak zorunda kaldığını gösteriyor. Üreticiler kullandıkları ilaçlardan kendi sağlıklarının da olumsuz yönde etkilendiğini dile getiriyor. Tüketicilerin güvenilir gıdaya erişimde yaşadığı sorunlar gibi, üreticiler için de ekolojik üretim, maliyetinden dolayı erişilebilir değil.</span></p></blockquote>
<p><strong>Üreticinin Sağlığı Da Kendi Kullandığı İlaçtan Etkileniyor</strong></p>
<p><b>Gıda güvenliği konusu, biraz “büyük şehirli” derdi mi? Yoksa kasabalarda ya da köylerde de bu endişe yaşanıyor mu? Gözlemleriniz neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıda güvenliği gıdaların hasatı, taşınması, işlenmesi, hazırlanması, depolanması ve son tüketiciye sunulması sürecinde gıda kaynaklı rahatsızlıklara ya da hastalıklara neden olan fiziksel, biyolojik ve kimyasal nitelikteki çeşitli risk unsurlarını önleyecek, zararsız kılacak ya da elimine edecek yaklaşımları ele alan bir kavram olarak tanımlanıyor. Büyük şehirlerde tüketiciler güvenli gıdayı temin etmekte güçlük çektiklerini belirtiyor. Aldıkları gıdada kimyasal kullanılması kaygısı yaşıyor, güvenli gıdayı bulabilse bile çok pahalı olduğu için erişemiyor. Fakat gıda güvenliği konusu sadece büyük şehirlerde sorun edilen bir konu değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle güvenilir gıda meselesi üretim süreçlerinden bağımsız düşünülmemeli. Üreticilerle yaptığımız görüşmeler bize, büyük üretim yapıları karşısında gücünü kaybeden küçük üreticilerin sürdürülebilir olma çabasıyla maliyeti düşürmek için kimyasal ilaç ve gübre kullanmak zorunda kaldığını gösteriyor. Üreticiler kullandıkları ilaçlardan kendi sağlıklarının da olumsuz yönde etkilendiğini dile getiriyor. Tüketicilerin güvenilir gıdaya erişimde yaşadığı sorunlar gibi, üreticiler için de ekolojik üretim, maliyetinden dolayı erişilebilir değil. Kırsal bölgelerde yaşayan ve üretim yapan kişiler için güvenli gıda konusunda yaşanan endişe ilk olarak burada kendisini gösteriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci olarak, kasaba ve köylerde yaşayan tüketiciler de erişebildikleri gıda konusunda kaygılı. Örneğin Ergene kirliliği Trakya bölgesinde, kasaba ve köylerde yaşayan kişilerin de gıdaya güvenini düşürüyor. Ya da Çanakkale’de yaşayan tüketiciler burada üretilen domatesi tüketmek istemiyor.. Bunun yanında bir bölgedeki çevre kirliliği yalnızca o bölgeyi değil, o bölgede üretilen ürünün dağıtıldığı tüm bölgeleri etkiliyor. Büyük şehirlerden küçük şehirlere, kasabalardan köylere, görüştüğümüz kişilerin çoğunluğu yediği gıda ürünleri konusunda endişeli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan, üretimden yabancılaşan tüketim alışkanlıkları, gıdaya dair bilgilerde güvensizlik, sağlık problemlerindeki artış, gelir yetersizliğinden dolayı tüketicilerin sağlıklı gıdaya erişememesi gibi sebeplerle, İstanbul’un güvenli gıdaya erişim sorununu en yoğun yaşayan şehir olduğu açık. Diğer yandan İstanbul’da gıda toplulukları ve alternatif gıda inisiyatiflerinin sayısı günden güne artmakta. Bunun bir sebebi İstanbul’daki zaman sıkıntısı iken, daha önemli bir diğer sebebi ise İstanbul’un doyurucu bir tarımsal üretim yapısına sahip olmaması. İstanbul, yüzde 85’den fazla tarımsal ürün, yüzde 99 hayvansal üretimde diğer illere bağımlı.</span></p>
<p><b>Yeni Toplumsallık Arayışları Yeşeriyor</b></p>
<p><b>Yurttaşların merkezi kamu politikalarına katılım kanallarının güçlendirilmesi ihtiyacı ortada. Özellikle üretimden tüketime kadar bütün süreçlerde denetim ve destekleme politikalarının kamu yararı anlayışıyla daha da şeffaflaşması ve etkin hale getirilmesi gerekiyor. Bu durum bir yandan vatandaşların kendi taleplerini seslendirmeye ve “örgütlenme” ağlarını kurmaya başlamasının da temel neden oluşturuyor. Siz bu durumu projenizde nasıl ele alıyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gözlemimiz büyük katılımcı platformlar, kitlesel protestolar ve davalar gibi yöntemlerin giderek şekil değiştirdiğine ve alternatif çözümler oluşturmaya yönelik. Gıda özelinde konuşursak, yurttaş inisiyatifleri alternatif üretim ve tüketim ağlarına katılmak ve denetim mekanizmaları kurmak gibi yeni toplumsallık formları arayışlarına yöneliyor. Özellikle kamu otoritesine etki etmekten çok yerel yönetimlerin olanak ve dinamiklerine yaslanmak daha sonuç alıcı olarak algılanıyor. Bizim çalışmamızın ana ekseni de bu yönelimleri desteklemek, bu yöndeki talepleri bir savunuculuk konusu olarak hayata geçirmeye dayanıyor. </span></p>
<p><b>Gıda meselesi etrafındaki güncel tartışmalarda kamu idaresine yönelik taleplerin yoğun olduğu görünüyor. Ortak toplantılarınızda Ticaret, Tarım, Sağlık Bakanlığı gibi kurumlardan gelen temsilcilerin de yer aldığını görüyoruz. Bu durum bana “Devlet kurumları, gıda konusunda diyaloga daha açık” gibi bir tını düşündürdü. Bu, kamu idaresi için de yeni bir alan ve tartışma. Belki de bu yüzden. Katılır mısınız? Siz ne söylersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">11-12 Temmuz 2019 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz Açılış Toplantısı’na Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı ve KOSGEB’den toplam 25 temsilci katıldı. Bu, Kamu-STK işbirliğine yönelik STK’lar tarafından organize edilen bir toplantı için oldukça iyi bir sayı. Açılış Toplantısının amacı Kamu-STK İşbirliği olanaklarını tartışabilmek için diyalog zemini oluşturmaktı. Bu aynı zamanda projenin hedeflerinden de bir tanesi. Hem kamu idaresi, hem de sivil toplum temsilcilerinin işbirliğine son derece açık  yaklaştığı bir toplantı gerçekleştirdik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıda konusu katılım gösteren bakanlıkların da gündeminde. Bakanlıkların ilgili birimlerini davet ederken özellikle buna dikkat ettik. Örneğin, gıda güvenilirliği Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da gündeminde geniş bir yer kaplıyor. Bakanlığa bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden katılan temsilciler, çalışmalarında ilaç kullanmadan üretim yapabilmek konusuna odaklandıklarını, ilaç kullanımını azaltmaya yönelik 18 adet araştırma merkezlerinin olduğunu ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca, Kamu idaresini temsil eden hemen her katılımcı temsil ettikleri bakanlıkların STK’lar ile ortak çalışmalar yaptıklarını ve bu işbirliğini geliştirmek istediklerini belirtti. </span></p>
<p><b>Türkiye&#8217;de Yurttaşlar Bir Araya Gelmeye Alışık</b></p>
<p><b>Çeşitli katılım mekanizmalarının/süreçlerinin içinde olan ya da olmak isteyen ve yine güvenli ve erişilebilir gıda talebini sahiplenen yurttaş kesimlerine baktığımızda sınıfsal ve mekansal bir ayrım var gibi. Yani, katılan ve güvenli gıda isteyen yurttaş daha çok kentli ve orta sınıf. Sizin çalışmanızda bu durum nasıl görünüyor? Katılım ve söz konusu talebi daha yaygın yurttaş kesimleri için var etmek adına neler yapıyorsunuz, yapacaksınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet haklısınız, böyle bir görüntü ilk bakışta kendini gösteriyor. Ancak, bizim saha çalışmalarımızda gördüğümüz şimdiye kadar adım atmamış olsa da ya da gündeminde katılım ve güvenli-erişilebilir gıda olmasa da geniş bir yurttaş kesimi harekete geçmeye hazır. Her şeye rağmen Türkiye&#8217;de canlı bir sivil toplum alanı var. Yurttaşlar çeşitli motivasyonlarla bir araya gelmeye alışıklar. Kastettiğim şu: hemşehri derneği için bile olsa bir örgütlülük var. Şimdi ise bu dinamizm farklı biçimlerde bir araya gelmeye müsait. Kooperatifler, mahalle toplulukları vs. aracılığıyla belli meselelerde buluşmaya başta yerel yönetimler olmak üzere kamu idaresi ile konuşabilir, müzakere edebilir, yeri geldiğinde iş birliği yapabilir bir potansiyel bu. Kaldı ki, örneğin çevre hareketlerine baktığımızda kentli olmayan kırda-köyde yaşayan yurttaşların kendi hayatlarına ilişkin kararlarda söz sahibi olmak istediklerini de görmek mümkün. Ayrıca, bunlar tekil örnekler olmaktan çıkıyor. Sonuçta, şimdilik bir tür sınıfsal kümelenme görülüyor olsa da bu kümelenme yaygınlaşacağa benziyor. Biz de projemizde kamu politikalarına yurttaş katılımı, iletişim-diyalog kanalları, işbirliği zeminleri açısından olanakları ve aktörleri arttırmanın, çeşitlendirmenin yolları için hem kamu hem de kamu idaresi ile birlikte kafa yormaya, birlikte hareket etmeye çalışıyoruz.</span></p>
<p><strong>Projeden Notlar&#8230;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmanın ilk 6 ayını oluşturan Temmuz 2019’a kadar toplam 12 saha ziyareti, İstanbul’da bir günlük calışma toplantısı ve Ankara’da iki günlük açılış toplantısı ve çeşitli savunuculuk faaliyetleri gerçekleştirildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında önümüzdeki günlerde havzalara yönelik ziyaretlerine devam edecek. Bu ziyaretlerle sivil inisiyatifler arasındaki ağları güçlendirmeyi hedefliyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir sonraki etkinlikleri Ekim ve Kasım aylarında Çanakkale, Bursa ve Edirne şehirlerinde yapılacak sivil toplum atölyeleri. Bu atölyelerde yurttaşların kamu idaresine iletecekleri talepleri, bu talepleri karşılayacak ilgili kurumu ve bu talepleri ilgili kuruma iletmek için kullanılacak yöntemi belirleyip, savunuculuk faaliyetleri için yol haritası çıkaracaklar. Sonra İstanbul, Balıkesir ve Tekirdağ’da gerçekleşecek yuvarlak masa toplantıları ile yurttaşlar ve kamu kurumlarından temsilcileri bir araya gelecek, belirlenmiş talepleri doğrudan konuşabilecekleri bir platform oluşacak. Ekip, “Yurttaşın Sözü” isimli Instagram hesaplarında yurttaşlardan gelen talepleri ve seçtikleri temalar ile havzalara dair önemli bilgileri paylaştıklarını da ekliyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/08/gida-guvenligi-sehirlinin-de-koylunun-de-en-buyuk-derdi/">Gıda Güvenliği Şehirlinin De Köylünün De En Büyük Derdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>On Binlerce Kişi Kaz Dağları&#8217;nda Su ve Vicdan Nöbeti&#8217;nde&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 05:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Atikhisar]]></category>
		<category><![CDATA[Balaban]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Su ve Vicdan Buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[kaz dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Kirazlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kazdağları’nda Kanadalı Alamos Gold Madencilik tarafından Çanakkale’nin içme suyu barajı Atikhisar’ın yakınında açılmak istenen siyanürlü altın madenine karşı on binlerce kişi Büyük Su ve Vicdan Nöbeti'nde buluştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/">On Binlerce Kişi Kaz Dağları&#8217;nda Su ve Vicdan Nöbeti&#8217;nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-vw2c0b r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">Maden için ağaç kesimlerinin başladığı Kirazlı</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">&#8211;</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-vw2c0b r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">Balaban Köyü civarında yapılan buluşmaya; </span>İzmir, Antalya, Bursa, Yalova, Aydın, Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Balıkesir, Yalova, Kocaeli, Çanakkale, Düzce ve Edirne barolarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri, milletvekilleri, belediye başkanları, sanatçılar, STK’ temsilcilerinin yanı sıra çevre gönüllüsü on bine yakın kişi katıldı. Çevredeki köylerde oturan vatandaşların da destek verdiği eylem, Sadık Gürbüz ve Ataol Behramoğlu&#8217;nun konuşmalarıyla başladı.</p>
<figure id="attachment_41326" aria-describedby="caption-attachment-41326" style="width: 357px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-41326" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/EBOob-kXsAApklZ.jpg" alt="" width="357" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/EBOob-kXsAApklZ.jpg 552w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/EBOob-kXsAApklZ-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 357px) 100vw, 357px" /><figcaption id="caption-attachment-41326" class="wp-caption-text">İllüstrasyon Eda Erdoğmuş</figcaption></figure>
<p>Konuşmaların ardından grup, maden yapılması planlanan alana doğru yürüyüşe geçti. Tel örgülerle kapatılan alana giren protestocular &#8216;ağaçların katledilmesine karşı anayasal haklarımıza karşı çıkıyoruz&#8217; açıklamasıyla şantiyenin çalışmasını durdurdular. Eylemde sembolik olarak bölgeye fidan dikimi de yapıldı. Yürüyüşte &#8216;Geleceğin İçin Doğaya Sahip Çık, Kaz Dağları&#8217;na Dokunma&#8217;, &#8216;Altıncı Filo Kirazlı&#8217;dan Defol&#8217; &#8216;Çanakkale Suyuna Sahip Çıkıyor&#8217;, &#8216;Siyanürlü Su İçmek İster misiniz?&#8217; &#8216;Atikhisar, Atıkhisar Olmasın&#8217; gibi pankartlar açıldı. Eylemcilerin bir kısmının çevrede kamp kurduğu ve nöbeti gece de sürdürdüğü Büyük Su Ve Vicdan Buluşması&#8217;nın madenin yapımı duruncaya kadar devam edeceği bildirildi.</p>
<p>Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say&#8217;ın da 18 Ağustos’ta alanda konser vereceği belirtiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/">On Binlerce Kişi Kaz Dağları&#8217;nda Su ve Vicdan Nöbeti&#8217;nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar 5-6 Ocak’taki Kadın Buluşması İçin İstanbul’a Geliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/kadinlar-5-6-ocaktaki-kadin-bulusmasi-icin-istanbula-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 11:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Fulya Sanat Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadın buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Birlikte Güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kadın Buluşması'nda, 30'dan fazla ilden 700'ü aşkın kadın bir araya geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/kadinlar-5-6-ocaktaki-kadin-bulusmasi-icin-istanbula-geliyor/">Kadınlar 5-6 Ocak’taki Kadın Buluşması İçin İstanbul’a Geliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar Birlikte Güçlü’nün “Haklarımıza, hayatlarımıza, kazanımlarımıza sahip çıkıyoruz” mottosuyla harekete geçen kadınlar, 5-6 Ocak 2019’da İstanbul’da düzenlenecek olan Türkiye Kadın Buluşması’na geliyor.</p>
<p>İstanbul’da Beşiktaş’taki <strong>Fulya Sanat Merkezi’nde</strong> gerçekleşecek olan Türkiye Kadın Buluşması’na 30’dan fazla ilden 700’ü aşkın kadının katılması bekleniyor.</p>
<h3>155 kadın ve LGBT+ örgütü destekliyor</h3>
<p>Kadınların geleceği iller şöyle: Ankara, Antakya, Adana, Mersin, Urfa, Samsun, Van, Muğla, Kocaeli, Trabzon, Diyarbakır, Antalya, Artvin, Batman, Kırklareli, Erzincan, Dersim, İstanbul, İzmir, Edremit, Ayvalık, Denizli, Ağrı, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Çanakkale, Eskişehir, Tekirdağ, Antep, Manisa, Malatya, Ordu, Niğde.</p>
<p>Türkiye’deki kadınları buluşmaya çağıran açıklamayı şuana kadar 155 kadın ve LGBTİ örgütü imzaladı.</p>
<p>Açıklamanın bir kısmı şöyle:</p>
<p>&#8220;Türkiye’nin dört bir yanından, büyük bir kadın buluşması için birlikte çağrı yapıyoruz. Tüm bunlar yaşanırken, sesimizi çıkarabildiğimiz mecraların, tepkimizi ifade edebildiğimiz, birbirimizi duyabildiğimiz, haklarımızı talep edebildiğimiz alanların bir bir kapanışına seyirci kalmayı kabul etmiyoruz. Her şeye rağmen bulunduğumuz her yerde kadınlar ve lgbti+lar olarak birliktelik zeminlerini çoğaltmaya, sesimizi çıkarmaya, bir arada olmaya, birbirimizden güç almaya devam ediyoruz. Çünkü birbirimize, kadınlara, kadın hareketine güveniyoruz. Bunu yeniden hissetmek, hatırlamak, hatırlatmak ve birbirimize güç vermek için; temasımızı artırmak, sözümüzü büyütmek, dayanışmamızı daim kılmak için hangi yöntemleri kullanabileceğimizi konuşmak adına 5-6 Ocak&#8217;ta Türkiye kadın buluşmasında bir araya geliyoruz.”</p>
<p>Açıklama metni için &#8211; <a href="http://bianet.org/system/uploads/1/files/attachments/000/002/381/original/imza_metni_%281%29-pdf.pdf?1545725588" target="_blank" rel="noopener">TIKLAYIN  </a></p>
<p>Açıklamayı imzalayan kadın ve LGBT+ örgütleri için &#8211; <a href="http://bianet.org/system/uploads/1/files/attachments/000/002/382/original/imzalar-02-pdf.pdf?1545725588" target="_blank" rel="noopener">TIKLAYIN</a></p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/203862-kadinlar-5-6-ocak-taki-kadin-bulusmasi-icin-istanbul-a-geliyor" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/kadinlar-5-6-ocaktaki-kadin-bulusmasi-icin-istanbula-geliyor/">Kadınlar 5-6 Ocak’taki Kadın Buluşması İçin İstanbul’a Geliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı&#8217;ndan Termik Santrallere Karşı Kampanya: &#8220;Kömür Etme&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/tema-vakfindan-termik-santrallere-karsi-kampanya-komur-etme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 09:14:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kömür Etme]]></category>
		<category><![CDATA[kömürlü termik santral]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[termik santral]]></category>
		<category><![CDATA[Trakya Kalkınma Ajansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32675</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı termik santrallerin ve kömür madenciliğinin tarım alanlarına verdiği zarara karşı başlattığı kampanya aracılığıyla karar alıcılara çağrı yaptı. Elektrik tasarrufu için alternatif çözümler önerdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/tema-vakfindan-termik-santrallere-karsi-kampanya-komur-etme/">TEMA Vakfı&#8217;ndan Termik Santrallere Karşı Kampanya: &#8220;Kömür Etme&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, kömürlü termik santrallerin ve kömür madenciliğinin tarım alanlarına verdiği zarara dikkat çekmek için “Kömür Etme” sloganıyla kampanya başlattı.</p>
<p>Türkiye’nin gıdasını üreten Trakya, Çanakkale, Eskişehir, Adana, Konya ve Karaman’ın verimli tarım topraklarına kömürlü termik santraller ve kömür ocakları kurulması planlanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/92213/475/317" width="475" height="317" /></p>
<p>TEMA Vakfı’nın kampanyasının hedefi ise termik santral tehdidine karşı kamuoyu yaratmak.</p>
<h3>Deniz Ataç: Tarımın başladığı topraklar</h3>
<p>Trakya’daki termik santral projelerinden biri Avrupa&#8217;daki tarım hayatının temellerinin atıldığı arkeolojik kazılarla saptanan Kırklareli’de.</p>
<p>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, basın temsilcileri, TEMA Vakfı gönüllüleri ve uzmanlar ile birlikte kömür projelerinin tarım toprağına vereceği zararları yerinde görmek ve konuyla ilgili detayları paylaşmak üzere Kırklareli’yi ziyaret etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/92211/475/317" width="475" height="317" /></p>
<p><em>“Bu bölgenin 8 bin 200 yıl önce ilk tarımsal yaşamın başladığı ve Avrupa’ya yayıldığı topraklar olduğu biliniyor”</em> diyen Ataç, Tarım ve Orman Bakanlığına çağrı yaparak tarım alanlarındaki kömür yatırımlarına izin vermemesi için çağrı yaptı.</p>
<table border="3" frame="border" cellspacing="5" cellpadding="5">
<tbody>
<tr>
<td>
<h3>Kırklareli’de planlanan proje</h3>
<p>Planlanan termik santralin tamamı tarım alanı üzerinde; termik sahası, büyük ova sınırında bulunuyor. Kömürün temin edileceği maden sahası tamamen büyük ova ilan edilmiş Kırklareli Ovası ile çakışıyor. Toplam 13 bin 800 hektarlık bir kömür madeni ruhsatlı saha bulunuyor.</p>
<p>Yılda 7000 saat çalışması hedeflenen santralde toplam 2,5 milyon ton kömür (linyit) yakılacak. Santralin hammaddesi olan kömür, yatırımcının bölgedeki ruhsatlı kömür ocaklarından temin edilecek.</p>
<p>ÇED başvuru dosyasına göre yılda toplam 500 bin ton kül meydana gelecek.</p>
<h3>Su tüketimi</h3>
<p>ÇED başvuru dosyasına göre tesiste yılda 840 bin metreküp su kullanılacak. Suyun yeraltı su kuyularından ve/veya bölgedeki mevcut yüzeysel su kaynaklarından temin edilmesi planlanıyor. Bununla birlikte suyun temini hala belirsiz durumda.</p>
<p>Henüz Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden su temini konusunda onay alınmadığı biliniyor. Bölgede tarım ve sanayi için önemli olan su varlığı ayrıca enerji tesisi olan termik santral ile paylaşılacak.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3>Karbon salan santrale yer yok</h3>
<p>Uluslararası Enerji Ajansı’nın açıkladığı son verilere göre, karbon salan herhangi bir santralin inşa edilebilmesi için artık yer yok.</p>
<p>Bu nedenle tüm yeni enerji projelerinin düşük karbonlu olması ve mevcut altyapının emekli edilerek enerji altyapısının temizlenmesi gerekiyor.</p>
<h3>Türkiye’de durum ne?</h3>
<p>Türkiye’nin yüzde 27 oranında toplam enerji verimliliği ve tasarrufu potansiyeli mevcut ve neredeyse tüketilen enerjinin üçte biri israf ediliyor. Konut ve ofislerde yüzde 29 oranında elektrik tasarrufu potansiyeli var.</p>
<p>Ülkenin sanayideki enerji tüketimi ise birkaç sektörde yoğunlaşmış durumda. Tüketilen enerjinin yüzde 45’ini elektriğin, yüzde 29’unu çimento ve demir-çelik sektörü tüketiyor.</p>
<p>Oysa bu sektörlerde yüksek oranda enerji verimliliği ve tasarrufu potansiyeli var. Sadece ikisinde yüzde 20’den fazla elektriği geri kazanma fırsatı bulunuyor. Tekstil sektöründe ise bu oran yüzde 57 seviyesine erişiyor.</p>
<h3>Trakya’nın tarımsal üretimi</h3>
<p>Trakya Kalkınma Ajansı’nın verilerine göre, Trakya’da özellikle bitkisel üretimde ayçiçeği, çeltik, kanola, buğday ve bağ alanları önemli bir yer tutuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/92212/475/356" width="475" height="356" /></p>
<p>Trakya Türkiye buğday üretiminin yüzde 12’sini, ayçiçeği üretiminin yüzde 61’ini, çeltik üretiminin de yüzde 54’ünü karşılıyor.</p>
<p>Bölgenin Türkiye’de en fazla “Mutlak Korunacak Tarım Arazisi”ne sahip olduğu biliniyor.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://bianet.org/bianet/tarim/202875-tema-vakfi-ndan-termik-santrallere-karsi-kampanya-komur-etme" target="_blank" rel="noopener"> Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/tema-vakfindan-termik-santrallere-karsi-kampanya-komur-etme/">TEMA Vakfı&#8217;ndan Termik Santrallere Karşı Kampanya: &#8220;Kömür Etme&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İçin Kırmızı Alarm: Kirlilik Toplu Ölümlere Yol Açabilir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/26/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Sep 2018 12:05:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Çevre Sağlığı Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Ormancılar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ormancılar Derneği 26 Eylül Dünya Çevre Sağlığı Günü nedeniyle hazırladığı raporda kirlilik ve talana karşı acil önlem çağrısı yaparken,  5 yıl sonra su kıtlığı ile kirli havadan kaynaklı ölümler yaşanacağını söyledi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/26/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir/">Türkiye İçin Kırmızı Alarm: Kirlilik Toplu Ölümlere Yol Açabilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Birgün</strong></em>&#8216;den <strong><em>Uğur Şahin</em></strong>&#8216;in <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/kirlilik-surerse-toplu-olumler-kapida-231637.html" target="_blank" rel="noopener">haberine</a> göre, Türkiye Ormancılar Derneği, hazırladığı raporla alarm verdi. Raporda, orman alanlarının ranta açılması nedeniyle 81 ilin 75’inde öldürücü hava kirliliği yaşandığı vurgulanarak, su kaynaklarının kirlendiği, denizlerin lağım çukuruna dönüştüğü ve kanser ile salgın hastalıklarda anormal artışlar gözlendiği aktarıldı.</p>
<div class="content-wrapper">
<div class="inner">
<div class="post-entry bottom40">
<p>Raporda kirliliğin ortaya çıkardığı tablo şöyle özetlendi;</p>
<p><strong>27.5 milyon ailenin oksijeni kesildi</strong></p>
<p>Türkiye’de son dönemde 550 bin hektarlık orman arazisi maden ve turizm tahsisleri gibi kullanımlar nedeniyle yok edildi. Bu alan, İstanbul’un yüzölçümünden fazla. Yok edilen ağaç sayısı ise 55 milyonun üzerinde. İki ağacın 4 kişilik bir ailenin yıllık oksijen ihtiyacını karşıladığı düşünüldüğünde, yok edilen ormanlarımızla 27,5 milyon ailenin bir yıllık oksijeni kesildi.</p>
<p><strong>2023&#8217;te su kıtlığı yaşanacak</strong></p>
<p>Yok edilen ormanlarla birlikte Türkiye artık su fakiri bir ülke konumuna gelmiş durumda. 2023’te su kıtlığı baş gösterecek.</p>
<p><strong>Yurdun dört yanı HES’lerle çevrili</strong></p>
<p>En temiz su havzaları HES projeleri ile yok ediliyor. DSİ verilerine göre 2018’de 595 HES faaliyette. 83’ü inşa halinde olmak üzere 639 HES bulunuyor.</p>
<p><strong>80 milyonun hayatı tehdit altında</strong></p>
<p>Türkiye nüfusunun yarısı, Dünya Sağlık Örgütü ölçütlerine göre havası kirli ortamda yaşıyor. Büyük kentlerde yaşayanlar yılda 250 gün ölümcül kirli hava solumakta. Önlem alınmaz ve orman talanı sürerse İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Amasya, Manisa, Bursa, Denizli, Niğde, Tekirdağ, Hatay, Yalova, Sivas, Kahramanmaraş, Kütahya, Sakarya, Kırklareli, İçel ve Samsun’da salgın hastalıklar ortaya çıkacak, solunum yolu enfeksiyonu, kanser, erken bebek ölümleri ve sakat doğumlarda artış olacak, hasta, yaşlı ve çocuklarda toplu ölümler yaşanacak.</p>
<p><strong>İstanbul zehir soluyor</strong></p>
<p>Dev inşaat projeleri, hafriyat kamyonları, 3 milyon 571 bin araçtan çıkan egzoz gazı, İstanbul halkına adeta zehir soluttu. Kanser vakalarında yükseliş gözleniyor.</p>
<p><strong>Kirli su denize dökülüyor</strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre atık suyun yüzde 40’ı denize, yüzde 48’i akarsuya, yüzde 3’ünü baraja, yüzde 2’sini göl ve göletlere boşaltılıyor. Üstelik bu suların ancak yüzde 45’i gelişmiş arıtmaya tabi tutuluyor.</p>
<p>Dernek hazırladığı raporda kirlilik için çözüm önerilerini de şöyle sıraladı;</p>
<ul>
<li>Ormanları ranta açılması derhal durdurulmalı.</li>
<li>İnşaat halindeki HES projeleri bir an önce durdurulmalı, planlanan HES projeleri iptal edilmeli, ekosistem duyarlı yeni bir enerji politikası geliştirilmeli.</li>
<li>Şehir merkezlerindeki inşaat ve kentsel dönüşüm projeleri gözden geçirilmeli, çevre sağlığını tehdit edenler durdurulmalı ya da yıkılmalı.</li>
<li>Şehirlerdeki kamyon, kamyonet ve iş makinalarına yeni bir trafik düzeni ve emisyon standardı getirilmelidir.</li>
<li>Yoksul halka kalitesiz kömür dağıtımından derhal vazgeçilmeli, gerekiyorsa doğalgaz yardımı yapılmalı.</li>
</ul>
<p>Kaynak: <a href="http://stgm.org.tr/tr/manset/detay/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir" target="_blank" rel="noopener">STGM</a></p>
</div>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/26/turkiye-icin-kirmizi-alarm-kirlilik-toplu-olumlere-yol-acabilir/">Türkiye İçin Kırmızı Alarm: Kirlilik Toplu Ölümlere Yol Açabilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>People of Kırklareli Do Not Want a Thermal Power Plant: “We Want to Leave a Beautiful Tomorrow for Our Children”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/04/people-of-kirklareli-do-not-want-a-thermal-power-plant-we-want-to-leave-a-beautiful-tomorrow-for-our-children/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Sep 2018 09:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Civil Pages]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Siyam Kesimoğlu, Mayor of Kırklareli is against the thermal power plant planned to be built in Kırklareli’s countryside: “We will never let this plant to be constructed. We want to leave a beautiful future for our children.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/04/people-of-kirklareli-do-not-want-a-thermal-power-plant-we-want-to-leave-a-beautiful-tomorrow-for-our-children/">People of Kırklareli Do Not Want a Thermal Power Plant: “We Want to Leave a Beautiful Tomorrow for Our Children”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Indicating that a thermal power plant would cause water, soil and air pollution, Kesimoğlu says they would never let any attempt to make this world more polluted: “We will work together with villagers, NGOs and other mayors to prevent this construction.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/04/people-of-kirklareli-do-not-want-a-thermal-power-plant-we-want-to-leave-a-beautiful-tomorrow-for-our-children/">People of Kırklareli Do Not Want a Thermal Power Plant: “We Want to Leave a Beautiful Tomorrow for Our Children”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İğneada&#8217;da Yapılması Planlanan Nükleer Santral Neleri Yok Edecek?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/igneadada-yapilmasi-planlanan-nukleer-santral-neleri-yok-edecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2018 08:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[iğneada]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırklareli, İğneada’da yapılması planlanan nükleer santralin Çin ortaklığıyla hayata geçeceği açıklandı. 2011'den beri Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlarının gündeme getirdiği İğneada'ya olası nükleer santralin zararları nasıl olacak?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/igneadada-yapilmasi-planlanan-nukleer-santral-neleri-yok-edecek/">İğneada&#8217;da Yapılması Planlanan Nükleer Santral Neleri Yok Edecek?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Kırklareli, İğneada’ya yapılması planlanan üçüncü nükleer santrali Çin ortaklığıyla hayata geçireceklerini açıkladı.</p>
<p>Mersin’de yapımı süren nükleer santral Rusya’yla Sinop’ta yapılması planlanan ise Japonya ile birlikte projelendirilmişti.</p>
<p>Dönmez, nükleer enerjide üçüncü santral için yer tespit çalışmalarında sona yaklaşıldığını açıklarken “Bu konuda çok sayıda kriter söz konusu, hepsini tek tek inceliyoruz. Ancak elektrik ihtiyacının fazla olduğu sanayi bölgelerine yakınlığı dikkate alındığında, üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, burada Çinlilerle ilerleyeceğiz” dedi.</p>
<p>Dönmez, 2023’e kadar santrallere 10 milyar dolar yatırım yapılırsa 2033’e kadar 30 milyar dolar tasarruf sağlanacağının hesaplandığını da söyledi.</p>
<h3>2011’den beri gündemde</h3>
<p>Trakya’da nükleer santral projesi dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından 2011’de gündeme getirildi.</p>
<p>Yıldız, Türkiye’nin üçüncü nükleer santrali için Trakya bölgesinde İğneada-Tekirdağ ekseni üzerinde durulduğunu söyledi.</p>
<p>Ekim 2015’te seçim hükümetinin geçici Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun da İğneada’da yapmayı planladıkları santral için firmalarla görüştüklerini söyledi.</p>
<p>Projeyle ilgili son olarak eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak Haziran 2018’de konuştu. Albayrak detayları yıl içinde açıklayacakları projenin Trakya’da yapılacağını söyledi.</p>
<h3>Dünyada Longoz&#8217;u olan üç yerden biri</h3>
<p>Trakya&#8217;nın Karadeniz sahilindeki kasabası İğneada, Kırklareli&#8217;nin Demirköy ilçesine bağlı. Longoz (subasar) ormanıyla tanınan ilçede 3155 hektarlık Longoz ormanları Milli Parkı bulunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29556" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/475-503.jpg" alt="" width="475" height="503" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/475-503.jpg 475w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/475-503-320x339.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 475px) 100vw, 475px" /></p>
<h3>İğneada’da termik santral mücadelesi</h3>
<h3><span style="font-size: 16px;">2012’de İğneada’da Longoz Ormanları Milli Parkı&#8217;nın bitişiğindeki Beğendik köyünde orman arazisine kömürlü termik santral yapılması planlanıyordu.</span></h3>
<p>Aynı yıl projenin bilgilendirme toplantısı yaşam savunucuları ve yöre halkınca <a href="http://m.bianet.org/bianet/ekoloji/141791-igneada-da-termik-santrale-karsi-mucadele" target="_blank" rel="noopener">yaptırılmadı</a>.</p>
<p>Bir Çin şirketince satın alınan EMBA firmasının kuracağı termik santralin 2016’da rafa kaldırıldığı açıklandı. Firmanın Genel Müdürü Mete Bülgün Danıştay kararı ile termik santral yapabilme şartlarının kalktığını <a href="http://www.gazetetrakya.com/Haber/Termik_santral_iptal/563713.html" target="_blank" rel="noopener">söyledi</a>.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/90054/475/211" width="475" height="211" /></p>
<p><em>* mulksuzlestirme.org&#8217;da <a href="http://mulksuzlestirme.org/termik-santraller-agi/" target="_blank" rel="noopener">yayınlanan</a> Türkiye&#8217;deki termik santraller ağı.</em></p>
<p>Ancak bu defa da Tekirdağ’a bağlı Çerkezköy ve Kırklareli’ne bağlı Vize’de kömürlü termik santrallerin yapılması gündeme geldi. Bölge halkı yargı yoluyla santrallere karşı mücadeleye devam ediyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/kent/199819-igneada-da-yapilmasi-planlanan-nukleer-santral-neleri-yok-edecek" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/igneadada-yapilmasi-planlanan-nukleer-santral-neleri-yok-edecek/">İğneada&#8217;da Yapılması Planlanan Nükleer Santral Neleri Yok Edecek?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
