<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KESK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kesk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kesk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jan 2020 12:06:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>KESK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kesk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dersim Kadın Platformu’ndan 8 Mart Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/06/dersim-kadin-platformundan-8-mart-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2019 10:38:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Baran Solmaz Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[KESK Dersim Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dersim Kadın Platformu 8 Mart programını basın açıklamasıyla duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/06/dersim-kadin-platformundan-8-mart-cagrisi/">Dersim Kadın Platformu’ndan 8 Mart Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">KESK Dersim Şubesi’nde Kadın Platformu adına açıklama yapan Baran Solmaz Şahin,  kadınların alanlardan koparılmaya, eve kapatılmaya yalnızlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü&#8217;nü karşıladıklarını söyledi. </span><span style="font-weight: 400;">Şahin, “Kamusal alanları, kentlerimizi ve yaşam alanlarımızı daraltarak bizi eve hapsetmeye çalışanlara, bizi babayla, kocayla, aileyle tanımlayanlara, işsiz bırakarak itaate zorlayanlara karşı örgütlü kimliğimize ve sendikalaşma hakkımıza sahip çıkıyoruz” dedi. </span><span style="font-weight: 400;"> 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü&#8217;nde kadınların dünyanın dört bir yanında alanlardan, meydanlardan, sokaklardan, evden, okuldan, işten, her yerden sesleneceğini belirten Şahin, &#8220;Eşit ve özgür bir yaşamı kuruncaya dek mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.  Vardık, varız,  var olacağız&#8221; dedi.</span></p>
<p>8 Mart’ta saat 12:30&#8217;da Seyit Rıza Meydanı&#8217;nda basın açıklaması gerçekleştirileceğini aktaran Şahin, kentteki kadınları 8 Mart’ta alanlara çıkmaya davet etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/06/dersim-kadin-platformundan-8-mart-cagrisi/">Dersim Kadın Platformu’ndan 8 Mart Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dersim’de Kök Hücre Bağışı Kampanyası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/dersimde-kok-hucre-bagisi-kampanyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 08:01:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dersim’de 25-26 Aralık tarihlerinde lösemili çocuklar için kök hücre bağışı kampanyası yapılacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/dersimde-kok-hucre-bagisi-kampanyasi/">Dersim’de Kök Hücre Bağışı Kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dersim’de  “Öykü Arin ve tüm lösemili çocuklara umut olalım” sloganı ile kök hücre bağışı kampanyası yapılacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KESK Dersim Şubesi’nin desteği ile Elazığ Kızılay Kan Merkezi 25-26 Aralık 2018 tarihinde Dersim merkez yeraltı çarşısı üzerinde saat 09.30-16.30 saatleri arasında kök hücre ve kan bağışı için seyyar merkez kuracak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KESK Dersim Şubesi kampanya için “Kim bilir, belki Öykü ve onun gibi ilik nakli bekleyen yüzlerce hasta için sen umut olabilirsin. Haydi, hep birlikte bu kampanyaya sahip çıkalım destek olalım.” çağrısı yaptı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/25/dersimde-kok-hucre-bagisi-kampanyasi/">Dersim’de Kök Hücre Bağışı Kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KESK ve DİSK: Halk İçin Bütçe İstiyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/20/kesk-ve-disk-halk-icin-butce-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Dec 2018 12:31:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[asgari ücret]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[Memiş Sarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33471</guid>

					<description><![CDATA[<p>KESK İzmir Şubeler Platformu ve DİSK Ege Bölge Temsilciliği, bütçe görüşmeleri, ek zam talebi ve asgari ücretle ilgili basın açıklaması yaptı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/20/kesk-ve-disk-halk-icin-butce-istiyoruz/">KESK ve DİSK: Halk İçin Bütçe İstiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konak Kemeraltı girişinde yapılan basın açıklamasında, “Sermaye İçin Değil, Halk İçin Bütçe İstiyoruz. İnsanca Yaşanacak Asgari Ücret istiyoruz.” denildi.</p>
<p>DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, yaşanan ekonomik krizde eğitime, sağlığa ve gerçek adalete hiçbir bütçe ayrılmadığını belirterek, “Emeklilikte yaşa takılanlara, emeklilere, çalışanlara ve asgari ücretlilere her hangi bir bütçe ayrılmamıştır. Bütçe sadece ranta ve talana ayrılmıştır.” dedi.</p>
<p>Memiş Sarı, “Bugün asgari ücret için hala 2 bin liralardan bahsetmektedirler. Reel enflasyonun yüzde 40 olduğu bir ülkede asgari ücretin 2 bin 800 lira olması talebimiz devam etmektedir. 8 Saatlik işgününde emeğimizin, alın terimizin hakkını istiyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>KESK İzmir Şubeler Platformu dönem sözcüsü ve SES İzmir Eş başkanı Hülya Ulaşoğlu’ da, bütçelerin yoksuldan alıp zengine dağıtan bir anlayışla hazırlandığını belirterek, “ bütçe gelirlerinin önemli bir bölümü halktan, işçi ve emekçilerden toplanmasına rağmen bütçe harcamalarından en az payı işçi ve emekçiler almaktadır.” dedi.</p>
<p>Yandaşa değil emekçiye bütçe ve insanca yaşayacak asgari ücret istediklerini kaydeden Ulaşoğlu, “İktidarın yıllardır sürdürdüğü ‘Sermayeye dost, emekçiye düşman’ politikalarını kabul etmemiz ve onaylamamız mümkün değildir. Kamu kaynakları, her fırsatta kriz çığırtkanlığı yapan patronlara, batık müteahhitlere ve bankalara aktarılırken, asgari ücretlilerin insanca yaşayacak ücret taleplerinin görmezden gelinmektedir.” diye konuştu.</p>
<p>Ekonomide yaşanan krizde hiçbir sorumluluk ya da payımız olmadığı halde, krizin faturasının ısrarla bizlere ödetilmek istenmesini kabul etmiyor, ekonomik krizi kim çıkardıysa, faturasını da onların ödemesini talep ediyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/kesk-ve-disk-izmir-de-sokaga-cikti-halk-icin-butce-istiyoruz-240858.html" target="_blank" rel="noopener">Birgün</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/20/kesk-ve-disk-halk-icin-butce-istiyoruz/">KESK ve DİSK: Halk İçin Bütçe İstiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KESK&#8217;ten “Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz” Çağrısıyla Bölge Mitingleri&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/13/kesk-krizin-faturasini-odemeyecegiz-siariyla-bolge-mitingleri-gerceklestiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Dec 2018 08:33:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[AHİM]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33217</guid>

					<description><![CDATA[<p>KESK bölge mitingleri ile kamu emekçilerinin taleplerini görünür kılmaya çalışıyor. Bölge mitinglerinden birisi de Adana’da gerçekleşecek. SES Eş başkanı İbrahim Kara’ya kamu çalışanlarının sorunlarını, taleplerini ve Fransa’da ki Sarı Yeleklilerle ilgili ülkemizde yürütülen tartışmayı sorduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/13/kesk-krizin-faturasini-odemeyecegiz-siariyla-bolge-mitingleri-gerceklestiriyor/">KESK&#8217;ten “Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz” Çağrısıyla Bölge Mitingleri&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bir süredir bölge mitingleri aracılığıyla bir dizi talebi gündeme taşımaya çalışıyor. “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz” başlığı altındaki talepleri, Kamu çalışanlarının ekonomik krizde yaşadığı sorunları Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eşbaşkanı İbrahim Kara sendika çalışmaları için geldiği Mersin’de konuştuk.</span></p>
<p><b>Kriz döneminde kamu emekçileri nasıl etkilendi; KESK’in buna yönelik yapmayı düşündüğü eylemler nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Sadece ekonomik kriz demek de doğru değil aynı zamanda ülkemizde ciddi bir siyasi krizi yaşanıyor: Yönetememe krizi söz konusu. Tabii ki yönetememe krizini siyasi iktidar, egemenler baskı rejimi ile engellemeye çalışıyorlar. Faşizan uygulamalar ciddi bir hal aldı ülkemizde. Tabiri caizse hakkını aramaya çalışan herkes suçlu ilan ediliyor. Bunun emarelerini birçok etkinlikte hisseder hale geldik. Bir taraftan cumhurbaşkanı ‘kriz mriz yok’ gibi cümleler kullanırken, diğer yandan da sermayeye ‘krizi fırsata çevirin’ gibi cümleler kullanarak aslında; sermayenin ekonomik krizi bahane ederek, tamamıyla güvencesiz çalıştırma, ücretlerin kesintiye uğratılması gibi hamleleri yapmalarına yol açan cümleleri sarf ediyor. Bizim açımızdan, emekçiler açısından ciddi bir yoksullukla karşı karşıyayız. Alım gücümüz bir yıl öncesine göre yarı yarıya düşmüş vaziyette. Bunun ipuçlarını pazar alışverişlerinde, yani temel tüketim maddelerine yönelik yapmış olduğumuz alışverişlerde görüyoruz. Yüzde yüzün üzerinde artışlar söz konusu. Örneğin geçen yıl 4 liraya aldığımız salçayı bugün 10 liraya alıyoruz. Keza temizlik malzemeleri yüzde altmış yüzde yetmiş oranlarında artış göstermiş durumda. Bu da yaşamımızı, emekçilerin yaşamını etkiliyor. </span></p>
<p><b>“Biz de Başka Bir Gemide Şelaleye Doğru Sürükleniyoruz”</b></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33219" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/sesibahimkara-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/sesibahimkara-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/sesibahimkara-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/sesibahimkara.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/sesibahimkara-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/sesibahimkara-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yoksullaştırmaya dönük  adımlar aynı zamanda toplumun sağlıksız bir hale getiriyor. Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri sadece kendi ücretlerimiz, ekonomik ve demokratik haklarımıza dair bir mücadele yürütmüyoruz. Aynı zamanda halkın sağlık hakkına erişimi, toplumun  sağlıklı olmasına ilişkin de tartışmalar yürütüyoruz. Düşük ücret doğallığında doğalgazın yakılmaması anlamına geliyor. Doğallığında daha kötü koşullarda barınma anlamına geliyor. Yetersiz beslenme anlamına geliyor. Bütün bunların ortadan kalkabilmesi için bu dönemde, ki TÜİK’İn açıklamış olduğu bir rakam söz konusu yoksulluk sınırının altı 6100 küsür diye ifade ediyor. En düşük memur maaşının, sadece memur demeyelim buna; emekçi maaşının yani asgari ücretin 6 bin TL’nin altında olmaması gerekiyor. Bizim aldığımız ücretler ortalama 3500 civarında. Bu yoksulluk sınırını bırakalım, açlık sınırında yaşam anlamına geliyor. Bu nedenle bu kayıpların karşılanması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasi iktidar tarafından enflasyonu çok düşük göstermeye yönelik hamleler yapmaya başladılar. Sözde sermaye ile bu ekonomik krizde bir işbirliği içerisindeymiş gibi ifadeler kullanılarak krizi aşmaya yönelik, sermayenin bazı ürünlerde indirimler uygulandığına dair ifadeler, reklamlar, kamu spotları söz konusu. Biz bunun gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz. Birkaç üründe,satışı daha az olan, toplum tarafından fazla ihtiyaç olmayan ürünlerde bu tür indirimlere gidebiliyorlar.  Bunu zaten normal koşullarda da elde kalmasın ürünler diye yapıyor sermaye.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Bu ekonomik krizin faturasını; siyasi iktidarın ya da onların temsilcilerinin söylediği gibi, ‘hepimiz aynı gemideyiz’ ve ‘hepimiz ödeyeceğiz’ gibi cümleler kuruyorlar. Biz bunun karşısında hepimizin aynı gemide olmadığını düşünüyoruz, biliyoruz, ifade ediyoruz. Çünkü onlar başka bir gemideler bir yapılar, sadece kendileri o yapıda yaşıyor. Biz de başka bir gemide şelaleye doğru sürükleniyoruz. Hayatta kalabilmenizin tek yolu, o gemide olanların artık kol kola girip, omuz omuza verip, birbirlerine sarılarak bu uçurumdan yuvarlanacak olanlar var ise  ya da bu krizin faturasını ödeyecekler varsa: bu krizi yaratanlar ve onların yanındaki sermaye grupları. Onlar ödesin diyoruz. Bu sebeple de zaten ülkenin dört bir yanında, bütün şehirlerde konfederasyonumuz KESK, o şehirlerdeki emek ve meslek örgütleri ile beraber taleplerimizi açığa çıkarttığımız ve krizin sorumlularının bu krizin bedelini ödemesi ödemesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede Adana&#8217;da  ayın 15&#8217;inde bir miting gerçekleştireceğiz. Daha önce İzmir&#8217;de ve Samsun&#8217;da gerçekleştirdik. Önümüzdeki haftalarda Diyarbakır&#8217;da olacak, İstanbul&#8217;da bir miting gerçekleştireceğiz. Ocak ayının ikinci yarısında da Ankara&#8217;da tüm Türkiye&#8217;yi  davet edeceğimiz bir miting gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.</span></p>
<p><b>“AHİM Cezaları Emekçilerin Cebinden Çıkacak”</b></p>
<p><b>OHAL’den sonra  kitlesel olarak bir araya gelmek için yapılan çağrılardan birisi bölge mitingleri ve merkezi miting. Taleplerin bir kısmında da OHAL sonrası KHK’larla görevlerinden alınan kamu emekçilerine dair de talepler var. Bölge mitinglerinde kamu emekçilerinin somutladıkları talepleri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz darbe girişiminin ardından bir süreç yaşadık. Hatırlayalım darbe girişiminin hemen arkasından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın  kurmuş olduğu bir cümle vardı: ‘Allah&#8217;ın bir lütfu’ demişti. Bu darbe girişimine ilişkin, tabii düşündüğümüzde bunun niçin söylemiş olabilir, neden söylemiş olabilir diye değerlendirmek gerekiyor. Daha sonrasında atılan adımları gördüğümüzde gerçekten egemenler açısından ‘Allah&#8217;ın bir lütfu’, sermaye ve yönetenler açısından Allah&#8217;ın bir lütfu olduğunu görmüş oluyoruz. Darbe girişiminin hemen arkasından olağanüstü hal uygulamasına geçildi. Aslında bir askeri darbe süreci yerini sivil darbe sürecine bırakmış oldu. Kanun hükmündeki kararnameler ile tırnak içerisinde demokratik kanallarla yapmış olduğu seçimler bile kenara atılarak TBMM bypass edildi. KHK’larla, sadece Bakanlar Kurulu&#8217;nun almış olduğu kararlarla ülke yönetilmeye başlandı. Yine Tayyip Erdoğan kurduğu cümleden anlıyoruz, sermaye ile yapmış olduğu görüşmelerde, toplantılarda kurmuş olduğu cümle: “OHAL sizi ilgilendirmiyor OHAL emekçiler açısından uyguluyoruz ifadesini” belirtmişti. Hemen hızlıca harekete geçti hatırlayalım. Seçilmiş belediye başkanları görevden el çektirildi, kayyumlar atadı. Siyasi partilerin genel başkanları, eş başkanları, seçilmiş milletvekilleri cezaevine gönderildi. Daha sonra kamu emekçilerini, yani kendi gibi düşünmeyen herkesi kamudan sorgusuz sualsiz bir şekilde ihraç ettiler. 117 binin üzerinde insan ihraç oldu, açlığa terk edildi. Bunun dışında birçok basın yayın, özgür basın diye tabir ettiğimiz, gerçekten emeğin ve emekçilerin sorunlarını gündemine alan basına dair ciddi saldırılar oldu. Gazeteciler cezaevine kondu. Aslında bir sıkıyönetim ya da askeri yönetim demeyelim de bir darbe süreci yaşanır oldu. Seksenleri bile neredeyse aratacak bir süreç yaşadık ve yaşıyoruz da. Hala o dönemde birçok kamu emekçisi ihraç edilmiş oldu. Bizim de üyelerimizin içerisinde bulunduğu arkadaşlarımız ihraç edildi. Bu sürede biz hemen hukuki süreci işletmeye başladık. Tabii ki fiili sürecin yanı sıra, hukuki süreç açısından da hızlıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne başvuru niyetiyle hareket ettik. AHİM’in talebiyle bir komisyon kuruldu: OHAL Komisyonu. Böylelikle bir de aslında hukuk denen şey ortadan kalktı. Sadece OHAL Komisyonu kararlarının bekliyoruz. OHAL Komisyonu kararları doğrultusunda eğer olumsuz bir yanıt verirse hukuki süreç başlatacağız. Buna ilişkin de bekliyoruz. Çok az insanın bugün bugüne kadar dilekçeleri başvuruları değerlendirildi. Dönen arkadaşlarımız söz konusu, ama sayıları gerçekten çok değil. OHAL Komisyonu süresi bitmek üzere, yeniden uzatılacak muhtemelen. Biz buradan çok özel bir şey, pek umut beklemiyoruz. Türkiye&#8217;deki mahkemelerden de beklemiyoruz açık konuşalım. Herhangi bir savcının yapmış olduğu işletmeye çalıştığı bir süreci, İçişleri Bakanı ve Dışişleri Bakanı ve cumhurbaşkanı kurduğu cümlelerde görüyoruz. Anayasa Mahkemesine bile ayar çekmeye çalışan bir iktidar var karşımızda. O nedenle hukuki süreç açısından da baktığımızda gerçekten toplumun vicdanını rahatlatacak bir hukuki sürecin işlemediğini görmemiz gerekiyor. En son Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin almış olduğu bir karar, normalde tutuklu bulunmaması gerekir Selahattin Demirtaş&#8217;la ilgili. Karar günü tekrardan mahkeme görüldü ve kabul edilmedi. Yine AHİM’de bir sürü ceza bekliyor bu emekçilerin ceplerinden çıkmış olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüz binlerce kamu emekçisinin de yarın bir gün AHİM’e  başvurmaları ve oradan çok net bir şekilde herhangi bir haklarında dava açılmadan, ihraç ettikleri süreci hukuksuzluğu beraberinde barındırıyor. Onlarda yarın AHiM&#8217;e gelecekler, onlara ödenecek ceza da emekçilerin ceplerinden çıkmış olacak. Maalesef egemenler kendi hatalarının bedelini ödemiyor. Yine biz emekçiler öğretiyorlar ödetiyorlar.</span></p>
<p><b>“Kendi Topraklarımızdan Fışkıran Direniş Sembollerini Açığa Çıkartırız”</b></p>
<p><b>Asgari ücretin belirlenmesi noktasındaki işçilerin  görüşmeleri devam ediyor. Türk İş Başkanı Ergün Atalay’ın sarı yeleklilerden toplantı esnasında bahsetmesi tartışma yarattı. Erkan Tan da Takvim gazetesindeki köşesinde: “Eğer sarı yelekliler Türkiye&#8217;de girmeye çalışırsa onu sarı eteğe çeviririz” şeklinde bir yazısı yayınlandı. Gün aşırı siyasilerden  özellilkle şiddet ve cezalandırma üzerine açıklamalar geliyor, Gezi ile bağdaştırma söz konusu. Baktığımızda Fransa&#8217;da sarı yeleklilerin bir dizi talepleriyle bölge mitinglerinde kamu emekçilerinin  talepleri örtüşüyor. Bu tür söylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Şimdi öncelikle bilinmesi gerekir ki bizim taleplerimiz çok net. Ekonomik bir kriz var, krizle karşı karşıyayız.  Bu krizin faturası biz emekçilere kesiliyor. Bir Fabrikalar kapatılıyor, arkadaşlarımız, insanlar kapı dışarı ediliyor. Açlıkla yüz yüzeler şu kışta kıyamette. İkincisi güvencesiz çalışma başını almış gidiyor. Esnek, kuralsız çalışma biçimi kamuda da yaygın hale geldi bırakalım özel sektörü. Kuralsız güvencesiz çalıştırmaya karşıyız. Sonuç itibariyle bunu ortadan kalkmasını istiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Devletin kurumlarının yapmış olduğu açıklamalarda bile yoksulluk sınırının altında ücret verilmesi  toplumun bir bütün olarak açlığa mahkum edilmesi anlamına geliyor. Bunun ortadan kalkmasını istiyoruz. Yine buna benzer emekçilerin talepleri söz konusu. İyi barınmaya ihtiyacı var. Beslenmeye ihtiyacı var. Demokratik bir ortam istiyoruz, hukuk devleti istiyoruz. Çocuklarımızı okullara gönderdiğimizde cemaatlerin ellerine teslim etmek istemiyoruz gibi taleplerimiz söz konusu. Şimdi bu taleplerimizi elde etmek için eğer görüşme yolları açık ve siyasi iktidar bu kanalları açıp görüşmelerimizi bir şekilde ortaklaştırabiliyorsak ve sorunlarımızı sonuçlandırabiliyorsak amenna. Ama şimdi görüşme yollarının kapalı oldu bir yerde, yani size konuşma hakkının olmadığı, talebinize yönelik adımların atılmadığı bir yerde doğallığında biz sesimi kamuoyuna nasıl duyuracağız? Sokağa çıkarak duyuracağız. Tepkimizi sokakta ifade edeceğiz. Sokakta yapmış olduğumuz gösterilerin, bundan sonra da yapacağımız gösterilerin hepsi barışçıl gösterilerdir. Demokratik bir tutum alıştır. Demokrasinin gereğini yerine getiriyoruz. </span></p>
<p><b>“İstedikleri Kadar Tehdit Savursunlar: Açız”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatırlayın sarı yelekliler tartışmasını, yani Fransa&#8217;da yürütülen tartışmada yine cumhurbaşkanının bir konuşması vardı. Şimdi ikide bir cumhurbaşkanına atıfta bulunuyorum. Çünkü önemli, bu ülkenin tek adamı. Kalktı dedi ki;  “demokratik taleplerini dile getiriyorlar. Ey Fransa sen bu insanlara böyle eziyet edemezsin. Otur onlarla masaya, taleplerini dinle”. Şimdi bizim ülkemizde de taleplerimizi dinlerlerse hay hay. Taleplerimizi yerine getirmeye yönelik adımlar atarlarsa hay hay. Kim ister sokağa çıkalım, şunu yapalım bunu yapalım. Ama bu taleplerimizi yerine getirilmezse biz başka bir ülkedeki hareketi kendimize örnek edinmeyiz. Kendi topraklarımızdan fışkıran direniş sembollerini açığa çıkartırız. Onların gereğini yerine getiririz. O nedenle sokakta olacağız. Bu mitingler bunun bir adımı. Sonuçta biz taleplerimiz duyuruyoruz. Kamuoyu yaratıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Onun dışında tabi sokaktan korkuyor iktidar. Sadece bizim ülkemizde değil dünyanın dört bir yerinde egemenler sokağa çıkmaktan korkuyorlar. Emekçilerin sokaktaki birleşik mücadelesi uykularını kaçırıyor. Geziden sonra da AKP iktidarının uykusunu kaçırdı. Kaçırmaya da hala devam ediyor. Her an bir sokakta isyan dalgası iktidarlarını yerle bir edecek korkusuyla yaşıyorlar. O yüzden son günlerde Gezi davalarının bu kadar tekrar ele alınması, Gezi soruşturmaların açılma gerekçesi odur. Oradaki patlak veren isyanın bizim topraklara da yayılmasından korkuyorlar. O nedenle önünü kesmeye çalışıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Her gün evlere yapılan operasyonlar, gözaltılar ve benzeri uygulamalar o korkunun sonucunda açığa çıkıyor. İstedikleri kadar tehdit savursunlar: açız. Antidemokratik uygulamalarla karşı karşıyayız, çok fazla çalışıyoruz. Bütün bunların ortadan kalkması için biz haklı meşhur taleplerimiz ile iktidarla masaya oturacağız o  masada çözeceğiz. O masaya davet edilmiyorsak, o masada çözemiyorsak sokakta çözeceğiz. İktidarı da sokağa davet edeceğiz. Bizim tehditlere karnımız tok, emekçilerin tehditlere karnı tok. Biz taleplerimizi elde etmek için mücadele edeceğiz. Bu mücadelemize tabii ki Fransa da örnek başka ülkeler de eylem ve etkinlikler de örnektir. Ama bizim ülkemizde yeşeriyor zaten: Flormar işçilerinden, Havalimanı işçilerine kadar birçok alanda işçilerin direnişleri  yükseliyor. Bizim o direnişlerden aldığımız güç ve destek bu taleplerimizi elde etmeye dönük hamleler ile devam edecek ve elde edeceğimizi düşünüyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/13/kesk-krizin-faturasini-odemeyecegiz-siariyla-bolge-mitingleri-gerceklestiriyor/">KESK&#8217;ten “Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz” Çağrısıyla Bölge Mitingleri&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KESK&#8217;li Kadınlar Flormar İşçileri İçin Eylemdeydi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/31/keskli-kadinlar-flormar-iscileri-icin-eylemdeydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 May 2018 09:44:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[flormar]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27376</guid>

					<description><![CDATA[<p>KESK'li kadınlar, sendikalı olduğu için kovulan Flormar işçileri için, Yves Rocher önünde "Hiçbir fondöten kadın düşmanlığını kapatamaz” pankartıyla sessiz eylem yaptı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/31/keskli-kadinlar-flormar-iscileri-icin-eylemdeydi/">KESK&#8217;li Kadınlar Flormar İşçileri İçin Eylemdeydi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KESK İstanbul Kadın Komisyonu, kozmetik bakım ürünleri firması Flormar’ın sendikalı olduğu için işten çıkarılan işçiler için, Flormar’ın yüzde 51’ine sahip olan Yves Rocher&#8217;nin Şişli şubesi önünde sessiz eylem yaptı.</p>
<p>Dün akşam gerçekleşen eylemde, Yves Rocher mağazası önünde “Hiçbir fondöten kadın düşmanlığını kapatamaz” pankartı açıldı.</p>
<p>KESK İstanbul Kadın Komisyonu&#8217;ndan Ayşe Panuş “Örgütlenmek suç değildir, örgütlenmek bizim ana hakkımızdır. Bir an önce bu uygulama sona erdirilmeli ve tüm işçiler haklarıyla beraber işlerine geri dönmeli” diye konuştu.</p>
<h3>İşçilerden mesajlar</h3>
<p>KESK Haber Sen 5 No&#8217;lu Şube Kadın Sekreteri Deniz Salmanlı da mağaza önünde Flormar&#8217;daki işçi kadınların mesajlarını okudu:</p>
<p>“Flormar işçisiyim, 11 senedir buradayım, 1900 TL maaş alıyoruz. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz ama kadınlardan Flormar ürünlerini almayarak bize destek olmalarını istiyoruz.”</p>
<p>Bir diğer mesaj şöyleydi:</p>
<p>“Bizim hiçbir sözümüz, talebimiz kabul edilmedi. Biz de sendikalı olduk. En basit, örneğin, hastalansak, cenazemiz olsa izin alamıyorduk. Biz onların çalışanlarıyız. Biz kazandırıyorsak emeğimizin de hakkını almalıyız. Her şeyden önce saygı görmek ardından da insanca yaşayacak şartların sağlanmasını istiyoruz.”</p>
<h3>Boykot çağrısı</h3>
<p>Eğitim Sen 3 No&#8217;lu Şube Başkanı Ayfer Koçak da boykot çağrısı yaptı:</p>
<p>“Flormar işçileri geri alınmadığı müddetçe ben Flormar ve Yves Rocher&#8217;a ait hiçbir ürünü almayacağım. Boykot en önemli en etkili yöntemdir. Flormar ve Yves Rocher ile bağlantı hiçbir ürünü almayacağız ve almayın diyoruz.”</p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/kadin/197705-kesk-li-kadinlar-flormar-iscileri-icin-eylemdeydi" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/31/keskli-kadinlar-flormar-iscileri-icin-eylemdeydi/">KESK&#8217;li Kadınlar Flormar İşçileri İçin Eylemdeydi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mersin Eğitim-Sen’de 23. Yıl kutlaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/25/mersin-egitim-sende-23-yil-kutlamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jan 2018 08:48:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[EğitimSen Mersin Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Ergüzeloğlu Kilim]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Altıok]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Muşlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=23875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim- Sen’in 23. kuruluş yıldönümü sebebiyle Mersin  Şubesi’nde  düzenlenen gecede, KHK’lar ve OHAL değerlendirildi. Eğitim-Sen Mersin Şubesi 23. yıl kutlamasını şube binasında düzenlediği bir etkinlik ile kutladı. Gecede konuşan Şube Başkanı Sinan Muşlu KESK ve Eğitim-Sen’lilerin kamudan ihracını eleştirerek, “15 Temmuzdan bu yana gelişmeleri incelediğimizde en ağır darbe koşullarını yaşıyoruz. 110 binleri aşan işinden, ekmeğinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/25/mersin-egitim-sende-23-yil-kutlamasi/">Mersin Eğitim-Sen’de 23. Yıl kutlaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Eğitim- Sen’in 23. kuruluş yıldönümü sebebiyle Mersin  Şubesi’nde  düzenlenen gecede, KHK’lar ve OHAL değerlendirildi.</em></strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-23877 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-5-640x480.jpg" alt="" width="255" height="191" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-5-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-5-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-5-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-5-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-5-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" />Eğitim-Sen Mersin Şubesi 23. yıl kutlamasını şube binasında düzenlediği bir etkinlik ile kutladı. Gecede konuşan Şube Başkanı Sinan Muşlu KESK ve Eğitim-Sen’lilerin kamudan ihracını eleştirerek, “15 Temmuzdan bu yana gelişmeleri incelediğimizde en ağır darbe koşullarını yaşıyoruz. 110 binleri aşan işinden, ekmeğinden edilmiş ihraç var. Darbeyi askerler yaptı. Askerden daha fazla öğretmen ihraç edilmiş. Darbeye katılan polisler var deniliyor. Polisten daha fazla öğretmen ihraç edilmiş. Eline silah alıp Milli Eğitim Müdürlüklerini işgal eden öğretmen topluluğu gördünüz mü? Hayır. Çünkü eğitim emekçileri barışı ve laik, demokratik, bilimsel, anadilde eğitimi savunurlar da ondan. Bu yapılanmaya karşı mücadele eden Eğitim-Sen’liler, KESK’liler ihraç ediliyor. Bu tam anlamıyla karşı darbe girişimidir. Karşı darbeye karşı eğitim emekçileri, KESK’liler direnecektir.” dedi.</p>
<p>Üniversite yönetimi tarafından sözleşmesi yenilenmediği için işten atılan ve verdiği hukuk mücadelesi ile işe geri dönen Barış İçin <img decoding="async" class=" wp-image-23878 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-6-640x480.jpg" alt="" width="272" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-6-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-6-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-6-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-6-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-6-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 272px) 100vw, 272px" />Akademisyenler Bildirisi destekçisi Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim de, hükümetin kendisine muhalif olanları KHK’larla susturmaya çalıştığını belirterek, “Hukukun mevcut duruma uydurulması süreci işlemiyor aslında. Hukukla yapılan bir şey değil. Siyaseten ihraç diyebiliriz bunlara, bir çeşit siyaseten katli gibi. Osmanlı’da, reformlar arasında gözden düşen bürokratların mesela nasıl katlederek ortadan kaldırıldığı süreçler yaşanıyorsa şimdi de aynı şeyi yaşıyoruz aslında.  Arkadaşlarımızın bir an önce aramıza dönmesi için elimizden gelen desteği göstermek yolunda çalışmaya devam ediyoruz. Umarım seneye bir dahaki kuruluş yıldönümümüzü onlarla birlikte kutlarız.” diye konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-23879 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-7-640x480.jpg" alt="" width="282" height="212" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-7-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-7-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-7-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-7-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/egitim-senkurulus-7-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 282px) 100vw, 282px" />KHK ile birlikte işinden olan bir diğer barış imzacısı akademisyen Doç. Dr. Metin Altıok da kuruluşundan itibaren Eğitim-Sen’in içinde olduğunu belirterek, “Bizim için ihraç olmuş olmak, görevden çıkarılmış olmak sendikalı olma halimi bitirmiş değil. Biz hala sendika üyesiyiz. Belki de tüm sendikaları yeniden tartışmaya açmak lazım. Sendikayı üye olan herkesin sendika tarafından sahip çıkılması gereken bir oluşum diye tanımlamak gerekiyor. Görevden atıldığımdan beri şunu söylüyorum: ‘Sendikam var’, dolayısıyla o sendikanın bana sahip çıkması üzerinden kurgu yapıyordum. Acaba sahip çıkar mı çıkmaz mı diye kuşkum yoktu. Sahip çıkmayan olabilir ama üyelerin büyük çoğunluğu da sendikaya sahip çıktı. Sendika kitleyi sürüklemiyor, kitle sendikayı sürüklüyor aslında. Böyle tanımlarsak Eğitim–Sen ve onun gibi sendikaları o anlamda olması gereken bir şeydi. Eğitim-Sen’de bunu hakkıyla yerine getirmeye çalıştı. Ben ihraç edilen sözünü kullanmayı çok sevmiyorum. Biz atıldık biz ihraç edilmedik.  İhraç edildiğinizde bir yerden bir yere sürülürsünüz. Biz atıldık, sendikamız üyesine hem maddi hem de manevi olarak sahip çıktı. Dolayısıyla bizde o sahip çıkmanın getirisi ile buradayız, varız. Sendikayı sürükleyen üyeye de bu anlamda bir anlam yüklemek gerekiyor.&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/25/mersin-egitim-sende-23-yil-kutlamasi/">Mersin Eğitim-Sen’de 23. Yıl kutlaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Onur Haftası’nda KHK Sonrası Hayatlar Konuşuldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/onur-haftasinda-khk-sonrasi-hayatlar-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2017 13:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[ihraçlar]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin 7 Renk LGBT Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[sendikal haklar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Odası Mersin Şube Başkanı Ful Uğurhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Onur Haftası’nda  ‘KHK Sonrası Hayatlar’ başlığı düzenlenen etkinlikte sendika ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, üyelerinin işten çıkarılması ve bulundukları kamusal alanda yaşanan boşluğu anlattı. OHAL dönemi ile birlikte hayatımıza iyice yerleşen siyasi kavramlardan biri de Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK)… Adını daha çok memuriyetten ihraç listeleriyle hatırlatan KHK’ların gerek bireysel gerekse de çeşitli toplumsal etkileri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/onur-haftasinda-khk-sonrasi-hayatlar-konusuldu/">Onur Haftası’nda KHK Sonrası Hayatlar Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mersin Onur Haftası’nda  ‘KHK Sonrası Hayatlar’ başlığı düzenlenen etkinlikte sendika ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, üyelerinin işten çıkarılması ve bulundukları kamusal alanda yaşanan boşluğu anlattı.</strong></p>
<p>OHAL dönemi ile birlikte hayatımıza iyice yerleşen siyasi kavramlardan biri de Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK)… Adını daha çok memuriyetten ihraç listeleriyle hatırlatan KHK’ların gerek bireysel gerekse de çeşitli toplumsal etkileri kendisini oldukça hissettiriyor. Mersin 7 Renk LGBTİ Derneği’nin düzenlediği Onur Haftası’nda KHK gündemi de bir etkinlik aracılığıyla yer buldu. CHP Mersin milletvekili Aytuğ Atıcı,  “KHK Sonrası Hayatlar” etkinliğinde, Mersin’deki Onur Haftası’na yönelik tehdit ve nefret söylemine ilişkin kısa bir konuşma yaptı. Programını bu nedenle iptal ettiğini söyleyen Atıcı; ‘Mersin&#8217;in mecliste grubu olan dört partinin vekil ve belediye başkanı çıkartabilen mozaik bir yapısı olduğunu, mezarlıkların bile inanç ve milliyet ayırmadan bir arada olan tek il olarak her türlü ayrımcılığa karşı en şiddetli tepkinin bu yapısı itibariyle Mersin’den gelmesi’ gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Mersin Eğitim- Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu OHAL ve KHK ilişkisini sorguladığı konuşmasında, “Mersin’de 21’i akademisyen 57’si eğitim emekçisi öğretmen 78 arkadaşımız ihraç edildi. KHK ile işinden olan, evi gibi bildiği kurumu kapatılanlar var, toplumun sesi soluğu olan radyolar, televizyon ve gazeteler var” dedi. İşlerinden edilenlerin iki tür arayışa girdiğini belirten Muşlu, “Birincisi daha fazla mücadele ve örgütlenme arayışı içerisine girdiler. Eğitim- Sen ve KESK maddi ve manevi dayanışma ağlarını yarattı. Ama herkesin yanında Eğitim- Sen ve KESK gibi örgütler maalesef yok. İnsanlar doğal bir örgütlenme arayışına girdi. ‘Bana sahip çıkacak, selam verecek, benimle oturup dertleşecek insanlar var mıdır’ arayışına girdi. Buraya gelen onlarca AKP’li Memur-Sen’li var. Kendi örgütü sahip çıkmıyor. Birincisi buydu. İkincisi bunalıma giren, içe kapanan 37 kişi intihar etti. Bu intihar edenlerin büyük bir kısmının eşi, çocuğu var, anası var, babası var. Bu süreçten etkilenen çevresi var. İntihar etmeyip bunalıma giren, ailesi dağılan sözel ve fiziki şiddet uygulayan veya maruz kalan bir sürecin içine girdiler” diye konuştu.</p>
<p><strong>Özlem Göncü: Tüm muhalif kesimlere, terörist yaftası yapıştırılmaya başladı</strong></p>
<p>SES Mersin Şube adına konuşan Özlem Göncü ise sağlık alanında yaşananları anlattı. KHK’larla ilgili ilk tepkiyi &#8216;korku çemberi&#8217; olarak tanımlayan Göncü; ‘Beğenmediğimiz yasaların, hakların rafa kaldırılmasının biraz çaresizliğini yaşıyoruz aslında. Tüm muhalif kesimlere, terörist yaftası yapıştırılmaya başladı. Büyük bir pervasızlıkla alanlarda ve söylemlerde üzerimize gelinmeye başladı. Bu bizim psikolojimizi aşındırdı. Bireysel olarak durumumuz bu. Aylar geçti üzerinden biz de belirli direniş hatlarını oluşturuyoruz’  dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15660 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/aytuğatıcı-1-1.jpg" alt="" width="443" height="333" />Sağlık emekçilerinin ‘parasız, nitelikli, anadilde sağlık hizmeti için mücadele ettiğini ve iyileştirici sağlık politikalarının yerine önleyici sağlık politikalarını savunduklarını söyleyen Göncü, KHK ve ihraçların bunu olumsuz etkilediğini belirtti. Göncü, OHAL döneminin sendikal örgütlenme açısından da olumsuz etkiler doğurduğunu belirterek, “Örgütlenmelerimiz ciddi darbe aldı, büyük oranda üye kaybı yaşandı. Bunun altında ‘ bir yerde üye olduğum anlaşılır, ateşin ucu bana bir yerden değerse’ kaygısı var. Daha önceden temas halinde olduğumuz arkadaşlarımıza bile dokunmakta güçlük çekiyoruz. Emniyet ve valilikte keyfi uygulamalarla çok karşılaşıyoruz her yerde OHAL çıkıyor. İş yerlerinde de çıkmaya başladı. Mesela iş yeri toplantısı yapmak istediğimizde, keyfi bir şekilde OHAL bahane edilerek, alan verilmiyor. Temel sendikal haklar yok sayılıyor. “ dedi.</p>
<p><strong>Erkan Demir:  Toplumda atılanlar kadar atılmayanları toplumsal, ekonomik, psikolojik olarak etkileyen bir durum ortaya çıktı</strong></p>
<p>Jeoloji Mühendisleri Odası adına konuşan Erkan Demir ise; torba yasaların KHK’ların öncü kuvveti gibi olduğunu belirterek, kalkınma politikalarında tarım arazilerinin, ormanların başta olmak üzere doğal kaynakların sanayiye açılmasının olumsuz etkilerine değindi. Türk Tabipler Odası Mersin Şube Başkanı Ful Uğurhan ise,  “Benim gibi KHK’lar ile atılmayan ama atılan çok arkadaşı olan insanlar hem vicdanı olarak çok etkilendi. &#8216;Hayır&#8217; kampanyasında sokakta bildiri dağıtırken SES’den bir arkadaşımız, ayakkabıcıya dedi ki ‘Biz atıldığımız için senden ayakkabı alamıyoruz’. Toplumda atılanlar kadar atılmayanları toplumsal, ekonomik, psikolojik olarak etkileyen bir durum ortaya çıktı” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/onur-haftasinda-khk-sonrasi-hayatlar-konusuldu/">Onur Haftası’nda KHK Sonrası Hayatlar Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sendikalar KHK ile ihraç edilmiş üyelerine sahip çıkıyor mu?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/11/sendikalar-khk-ile-ihrac-edilmis-uyelerine-sahip-cikiyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2017 11:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Bir Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[ihraç]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[memur sen]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık emekçileri ve sosyal hizmetler sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta içi yayınlanan KHK ile 4 464 bin kişi kamu görevinden ihraç edildi. 361 akademisyen mesleklerinden ihraç edildi. KHK kapsamında işten çıkarılan kişilere destek sağlanıp sağlanmadığını öğrenmek için Eğitim Sen, Eğitim Bir Sen, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), KESK ve Memur Sen&#8217;le konuştuk. Eğitim Sen 2 No&#8217;lu Şube Hukuk Sekreteri Mehmet Aydoğdu&#8217;ya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/11/sendikalar-khk-ile-ihrac-edilmis-uyelerine-sahip-cikiyor-mu/">Sendikalar KHK ile ihraç edilmiş üyelerine sahip çıkıyor mu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu hafta içi yayınlanan KHK ile 4 464 bin kişi kamu görevinden ihraç edildi. 361 akademisyen mesleklerinden ihraç edildi. KHK kapsamında işten çıkarılan kişilere destek sağlanıp sağlanmadığını öğrenmek için Eğitim Sen, Eğitim Bir Sen, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), KESK ve Memur Sen&#8217;le konuştuk.</strong><span id="more-17651"></span></p>
<p><strong>Eğitim Sen</strong> 2 No&#8217;lu Şube Hukuk Sekreteri Mehmet Aydoğdu&#8217;ya Eğitim Sen&#8217;in KHK kapsamında işten çıkarılan üyelerine maddi ve hukuki destek sağlayıp sağlamadıklarını sorduk. Aydoğdu &#8220;Bu hafta yayınlanan KHK hariç akademisyenlerle birlikte toplamda 856 arkadaşımız işlerinden olmuştu. Hepsinin hukuki takibini ve tüm masraflarını sendika genel merkezi, avukatlarımız ile üstlendi. Sendika aidatlarımızı binde 5&#8217;ten binde 8&#8217;e yükselttik. Dayanışma etkinlikleri (konser-tiyatro-sinema-çeşitli ürün satışları) yapıyoruz, gelirleri sendika genel merkezindeki dayanışma fonuna aktarıyoruz.&#8221; dedi. Destekte bulunurken hangi kriterleri aradıklarını sorduğumuzda ise &#8220;Bize çeşitli iddialarla işten çıkarılmış üyelerimizin başuruları oldu. Biz üyelerimizin dini inacını veya etnik kimliğini sorgulamayız, aradığımız tek şart işten çıkarıldıkları sırada sendikamızda üye olmaları. Aynı şekilde maddi destek isteyen üyelerimizde de bir muhtaç-ihtiyaç kriteri aramıyoruz. Maaş isteyen arkadaşlarımızın sahip olması gereken tek kriter sendika üyesi olmaları ve bu maaşı talep etmeleri. Maaşlarını her ayın 15 &#8216;inde 2000tl olarak yatırıyoruz.</p>
<p><strong>Eğitim Bir Sen</strong> Genel Merkezi Hukuk Sekreterliği&#8217;ne sorduğumuzda &#8220;Biz bu konuda herhangi bir talimat almadık&#8221; şeklinde cevap aldık. Hukuk Birimi tarafından yönlendirdirildiğimiz sendika teşkilatı ise sorularımızı cevapsız bıraktı.</p>
<p><strong>Kamu Emekçileri Sendikası</strong> sorularımızı &#8220;KESK&#8217;e dahil olan çeşitli iş kollarından sendikalar KHK kapsamında görevlerine son verilen üyelerine hukuki ve finansal destek veriyor. Biz konfederasyon olarak bunu takip ediyoruz.&#8221; diyerek yanıtladı.</p>
<p><strong>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)</strong> Eşbaşkanı İbrahim Kara 3 adımdan oluşan bir destek ağı ördüklerini söyledi. &#8220;İhraç edilmiş arkadaşlarımıza hukuki destek veriyoruz. İdare Mahkemesi&#8217;ndeki davalarımızı açtık ve uluslararası yargı kanallarını da zorlayacağız. İhraç edilenlerle görüşmeler yaparak ihtiyacı olan arkadaşlarımızı belirleyerek kendisine aylık 1500 liralık ödemeler yapıyoruz. Maddi dayanışmaya katkı sağlamak isteyen insanlar için bir destek hesabı açtık. Ayrıca basın açıklamaları ve eylemlerimizde ihraç edilen arkadaşlarımıza sahip çıkıyoruz. Hep beraber sözümüzü sokağa taşıyoruz. Özetle hukuki destek, maddi destek ve sokak eylemleri bu arkadaşlarımızla dayanışmanın üç önemli yolu.&#8221; İbrahim Kara ihraçlara olan tepkisini de &#8220;Kendileri gibi düşünmeyenleri parayla terbiye etmeye çalışıyorlar. Arkadaşlarımızı darbeci olarak lanse ediyorlar&#8221; diyerek gösterdi.</p>
<p><strong>Memur Sen</strong> ise sorularımıza cevap alamadığımız bir diğer sendika oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/11/sendikalar-khk-ile-ihrac-edilmis-uyelerine-sahip-cikiyor-mu/">Sendikalar KHK ile ihraç edilmiş üyelerine sahip çıkıyor mu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
