<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kent hakkı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kent-hakki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kent-hakki/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Oct 2021 09:03:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>kent hakkı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kent-hakki/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Toplumsal Eşitlik Birimlerinin Salgın ve Afetlere Direnci Yetersiz’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/14/toplumsal-esitlik-birimlerinin-salgin-ve-afetlere-direnci-yetersiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2021 09:03:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yereliz]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19 Döneminde Toplumsal Eşitlik Birimleri ve Belediyelerin Kapsayıcılığı Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[kent hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yereliz Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yereliz Derneği’nin hazırladığı 'COVID-19 Döneminde Toplumsal Eşitlik Birimleri ve Belediyelerin Kapsayıcılığı Raporu', pandemide kapsayıcılık çalışmalarının ve hak temelli kent hizmetlerin salgın ve afet durumlarına yeterli ölçüde dirençli olmadığı bulgusuna ulaşıyor. Rapora göre, belediye hizmetlerinin kapsayıcı politika ve uygulamalardan uzak olması, potansiyel hak ihlallerine kapı aralıyor. Ayrıca, STK’lar ile salgın öncesi çalışma yürüten belediyelerin pandemide daha ihtiyaç odaklı ve daha hızlı politika geliştirdiği gözleniyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/14/toplumsal-esitlik-birimlerinin-salgin-ve-afetlere-direnci-yetersiz/">‘Toplumsal Eşitlik Birimlerinin Salgın ve Afetlere Direnci Yetersiz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19 Döneminde Toplumsal Eşitlik Birimleri ve Belediyelerin Kapsayıcılığı Raporu, pandemide kentte kapsayıcılığa ve kent haklarının uygulanmasına etkisini Türkiye’de Toplumsal Eşitlik Birimi kurmuş olan belediyeler kapsamında inceliyor.</p>
<p>Rapor, pandeminin dezavantajları grupların hizmetlere ve haklarına erişimini derinden etkilediği ve kendine özgü yeni sorunlar ortaya çıkardığını tespit ediyor. Toplumsal Eşitlik Birimi’ne sahip seçili belediyelerin politika ve uygulamaları ile bu birimlerin çalışmalarını, kentsel haklar için çerçeve oluşturan uluslararası ve ulusal metinler ışığında gözden geçiren rapor,  yerel yönetimler içinde eşitlik perspektifinden çalışan birimler olan Toplumsal Eşitlik Birimleri’nin pandemi dönemindeki performans, zorluk ve ihtiyaçlarını inceleyerek, birimlerin çalışmalarının geliştirilmesi için öneriler getiriyor.</p>
<p>Raporun ulaştığı ana bulgu, kapsayıcılık çalışmalarının ve hak temelli kent hizmetlerin salgın ve afet durumlarına yetersiz bir ölçüde dirençli olduğu yönünde.</p>
<p>Rapor, Toplumsal Eşitlik Birimlerinin bu direnç içerisinde önemli bir rol aldığını ancak genel olarak bakıldığında kent yönetimlerinin uluslararası hak çerçevesinin öngördüğü politikaların uygulanmasında yeterli performans göstermediğini tespit ediyor. Ayrıca rapor, Belediye hizmetlerini kapsayıcı politika ve uygulama üretiminden uzak olmasının, potansiyel hak ihlallerine kapı araladığına dikkat çekiyor.</p>
<p>Raporda yerel düzeyde karar alıcılara, Toplumsal Eşitlik Birimleri’ne, ulusal düzeyde karar alıcılara ve STK’lara yönelik politika önerileri de sıralanıyor.</p>
<h5><strong>Yerel Düzeyde Karar Alıcılara Yönelik Politika Önerileri</strong></h5>
<ul>
<li>Eşitlik çalışmalarından sorumlu birimlerin afet, kriz ve acil durumlara hazırlık ve müdahale kapasiteleri artırılmalıdır.</li>
<li>Yerel Eşitlik Eylem Planları afet ve acil durumlara müdahale süreçlerini de kapsayacak şekilde hazırlanmalı ve mevcut planlar bu perspektifle güncellenmelidir.</li>
<li>Toplumsal Eşitlik Birimlerinin kurumsal pozisyonu gözden geçirilmelidir. Bu birimlere afete hazırlık ve afetle mücadele süreçlerinde kapsayıcılık süreçlerini planlama ve raporlama görevleri verilmelidir.</li>
<li>Sivil toplumla ilişkiler geliştirilmeli, afete hazırlık ve afet yönetimi süreçlerine sivil katılım mekanizmaları güçlendirilmelidir.</li>
<li>Kriz ve afetlere yönelik eylem planları hazırlanmalıdır.</li>
</ul>
<h5><strong>Toplumsal Eşitlik Birimlerine </strong><strong>Yönelik Politika Önerileri</strong></h5>
<ul>
<li>Toplumsal Eşitlik Birimleri paylaşım, işbirliği ve koordinasyon ağları geliştirmelidir, afet ve kriz durumlarına uyarlanmalıdır.</li>
<li>Yerel Eşitlik Eylem Planlarında standartlar belirlenmeli, planlar afet ve kriz durumlarını öngörmelidir.</li>
</ul>
<h5><strong>Ulusal Düzeyde Karar Alıcılara Yönelik Politika Önerileri</strong></h5>
<ul>
<li>Ulusal politika metinlerinde yerel yönetimlere verilen sorumluluk artırılmalıdır.</li>
<li>Eşitlik ve kapsayıcılık çalışmaları yerel yönetim mevzuatına dâhil edilmelidir.</li>
<li>Dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalarda kamu kurumları arası koordinasyon ve veri paylaşımı artırılmalıdır.</li>
<li>Kapsayıcı kent yönetişimi için finansal kaynak yaratılmalıdır.</li>
</ul>
<h5><strong>Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Politika Önerileri</strong></h5>
<ul>
<li>Sivil toplum, yerel düzeyde eşitlik ve afete hazırlık ve müdahale süreçlerinde kapsayıcılık için savunuculuk çalışmaları yürütmelidir.</li>
<li>STK&#8217;lar ve hak savunucuları, afet ve kriz durumlarında eşitlikçi kent hizmetleri için ulusal düzeyde karar alıcılar, yerel yönetimler, siyasi partilere yönelik ve somut talepler içeren çalışmalar gerçekleştirilmelidir.</li>
<li>Her kentte Toplumsal Eşitlik Birimi kurulması, Yerel Eşitlik Eylem Planı yapılması, eşitlik çalışmalarının şeffaf şekilde raporlanması ve tüm bu konular için afet ve krizlere özel durumların gözetilmesine odaklanılmalıdır.</li>
<li>Sivil toplum faaliyetleri izleme, lobicilik, işbirliği ve savunuculuk gibi çeşitli yöntemler ile bütünsel olarak yürütülmelidir.</li>
</ul>
<p>Rapora <a href="http://yereliz.org/covid-19-doneminde-toplumsal-esitlik-birimleri-ve-belediyelerin-kapsayiciligi-raporu-cikti/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/14/toplumsal-esitlik-birimlerinin-salgin-ve-afetlere-direnci-yetersiz/">‘Toplumsal Eşitlik Birimlerinin Salgın ve Afetlere Direnci Yetersiz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kent Hakkı Okulu İzmir ve Eskişehir&#8217;den Katılımcılarını Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/13/kent-hakki-okulu-izmir-ve-eskisehirden-katilimcilarini-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Oct 2021 09:30:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[TOY Gençlik Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kent hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Hakkı Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Kentime Değer Projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toy Gençlik Derneği'nin organize ettiği Kentime Değer Projesi kapsamında, İzmir ve Eskişehir’de yaşayan 18-30 yaş arası gençleri içinde yaşadıkları şehirlere yeni bir gözle bakmaya davet etmek amacıyla Kent Hakkı Okulu düzenleniyor. Son başvuru tarihi 18 Ekim 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/13/kent-hakki-okulu-izmir-ve-eskisehirden-katilimcilarini-bekliyor/">Kent Hakkı Okulu İzmir ve Eskişehir&#8217;den Katılımcılarını Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Kimler Başvuruda Bulunabilir?</strong></h5>
<p>Proje katılımcısı gençler; siyasi partilerde, sivil toplum kuruluşlarında, sendikalarda, yerel yönetimlerde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ya da çalışmayı amaçlayan; <strong>“kent hakkı” konusuyla ilgilenen </strong>ya da ilgilenmek isteyen; kentlerin, kentlerde yaşayan herkes için daha adil, demokratik ve eşit bir mekan kurgusuna sahip olması için çalışmak isteyen gençler olmalıdır. Cinsiyet dengesi, farklı grupları temsiliyet, motivasyon, özgeçmiş konularında bir denge yüksek hassasiyetle tutturulacak.</p>
<h5><strong>Başvuru Kriterleri</strong></h5>
<ul>
<li>Kent Hakkı Okulu <strong>Kasım 2021- Nisan 2022 arasında haftada dört ila sekiz saatinizi </strong>ayırmanız gereken bir programdır.</li>
<li>Hafta boyunca bir veya iki kere çevrimiçi platformlarda gerçekleşecek derslere yaklaşık iki saatinizi ayırmanız gerekir.</li>
<li>Dersin teorik kısmının ardından gerçekleşecek sivil izleme uygulamaları Kentsel Haklar İzdüşüm Raporu’nu besleyeceğinden dikkatle yapılması önemlidir.</li>
<li>Bir ders ve bir ödeve ayırmanız gereken toplam süre yaklaşık dört saat olarak hesaplanmaktadır.</li>
<li>Kent Hakkı Okulu süresince birden fazla kere bir araya gelmeyi gerektirecek hafta sayısı ikidir.</li>
<li>Program; Eskişehir ve İzmir’deki katılımcılarını birden fazla kere ve tüm katılımcılarını en az bir kere kamp ortamında yüz yüze bir araya getirir.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Başvuru formuna <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSc6aJPMEMlYzvTQLqtdM9_kOI0Y3JKjEPBqudcMinXSkZTiIQ/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Detaylara ise <a href="https://dortmevsimood.org/kentimedegerbasvuru/" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/13/kent-hakki-okulu-izmir-ve-eskisehirden-katilimcilarini-bekliyor/">Kent Hakkı Okulu İzmir ve Eskişehir&#8217;den Katılımcılarını Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Kent Hakkı Merkezi: Adil Bir Yaşam için Kalıcı Çözümler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/izmir-kent-hakki-merkezi-adil-bir-yasam-icin-kalici-cozumler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 08:10:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Lefebvre]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Dayanışma Akademisi (İDA)]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Kent Hakkı Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[kent hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eleştirel bilgiyi toplumsallaştırmak, bu bilgi kanalıyla yerel toplulukların ve toplumun güçlenmesine destek olmanın vasıtalarından biri olarak İzmir Kent Hakkı Merkezi projesi ‘kent hakkı’ kavramına dair kendi özgün anlayışını kurmak üzere yola çıkıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/izmir-kent-hakki-merkezi-adil-bir-yasam-icin-kalici-cozumler/">İzmir Kent Hakkı Merkezi: Adil Bir Yaşam için Kalıcı Çözümler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eşitsizlik, kırılganlıklar ve adalete erişmedeki zorluk odağında bir araya gelen İzmir Kent Hakkı Merkezi, dört kişilik çekirdek ekibiyle çalışmalarına başladı. Proje, merkezi iktidardan öte, belediyelerin hakların zayıflamasına geliştireceği yanıtlar ile yerel toplulukların geliştireceği ortak araçların, çözümlerin, mekânların üstlenebileceği role odaklanıyor. Böylece merkezin tür, cinsiyet, etnik köken, dil, din gibi ayrımların uzağında; herkesin birlikte öğrendiği, ürettiği ve paylaştığı bir okul olmayı hedefliyor. Proje ekibiyle Merkezi, kent hakkı kavramını, çalışmalarını ve hedeflerini konuştuk.</p>
<p><strong>İzmir Kent Hakkı Merkezi hakkında bilgi verebilir misiniz? </strong></p>
<p>Kent üzerinde söz sahibi olmaya ve kenti birlikte değiştirmeye istekli bir oluşumuz. Kent üzerinde hep birlikte düşünmeyi, daha adil bir yaşam için kalıcı çözümler üretmeyi arzuluyoruz. Ortak ve odak meselemiz yaratılan eşitsizlik ve kırılganlıklar, adalete erişmedeki zorluk. Hemşehrilerin adalete erişim olanaklarını güçlendirebilmeyi, özellikle güçsüzleştirilmiş ve sesi az duyulan kesimlerin kendi haklarına dair kavrayışını artırmayı ve adalete erişim olanaklarını güçlendirmeyi amaçlıyoruz.</p>
<blockquote><p>Tür, cinsiyet, etnik köken, dil, din gibi ayrımların uzağındayız. Kendimizi bütün canlılarla eşit mesafede görüyoruz ve adalet temelli bir yaşam talep ediyoruz. Kenti, bütünsel bir bakış açısıyla ele almaya çabalıyoruz.</p></blockquote>
<p>Geçtiğimiz yıl Kasım ayında çalışmaya başladık. Dört kişilik bir çekirdek ekiple yol almaya çalışıyoruz ve bu ekibin ileride genişleyeceğini tahmin ediyoruz. Gönüllü olarak katkı koyan destekçimiz epey fazla. Heyecanla karşılıyorlar bu girişimi. Bu konuda kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Türkiye’de, dünyada oluşmuş olan ciddi bir birikim üzerinde hareket ediyor ve bu birikimi arkamıza alarak, bu birikimden beslenerek ilerliyoruz. İzmir Kent Hakkı Merkezi’ni, aynı zamanda, hepimiz için bir okul olarak görüyoruz. Birlikte öğrenmeyi, üretmeyi, paylaşmayı önemsiyoruz.</p>
<blockquote><p>Hedefimiz bu oluşumun büyümesi ve başka kentlere de yayılması.</p></blockquote>
<p>Kavramı ortaya atan Henri Lefebvre’e göre kent hakkının temeli, kent üzerindeki hak sahipliğinin sermaye ve devletten kentin sakinlerine aktarılmasıdır. Başka bir deyişle kentsel mekânın üretimini belirleyen güç ilişkilerinin yeniden düzenleme gerekliliğidir. Kent hakkı, kent ve kentleşme süreçleri üzerindeki denetimin kentin sakinleri tarafından ele geçirilmesidir. Ya da Henri’nin ifadesiyle, “şehri değiştirerek kendimizi değiştirme hakkıdır.” Kent hakkı kavramının birbirini tamamlayan ya da farklı yönlerine vurgu yapan tanımları olduğunu, ortaya atıldığından bu yana sürekli bir değişim içinde olduğunu görüyoruz. Bu proje ile kurulması öngörülen merkez de kendi özgün anlayışını kurmak üzere yola çıkıyor. Bir başlangıç kavrayışı olarak kent hakkını, hem kent yönetimine katılım ve ortak yaşam alanlarının ortaklaşa yönetimi hem de pratik yerel topluluk temelli çözümler vasıtasıyla, bireysel ve kolektif kapasiteleri geliştirmeyi amaçlayan bir kavram olarak ele alıyor.</p>
<p><strong>İzmir Kent Hakkı Merkezi’nin bileşenleri kimlerden/hangi kurumlardan oluşuyor? Nasıl bir araya gelindi? </strong></p>
<p>İzmir Kent Hakkı Merkezi’nin öncüsü başlıca iki örgütlenme: the Centre for Democracy and Peace Research (<a href="http://cdpr.org.uk/">CDPR</a>) ile İzmir Dayanışma Akademisi (<a href="https://izmirdayanismaakademisi.org/">İDA</a>). CDPR 2017’de Londra’da kurulmuş olan ve kuruluşundan beri Türkiye’deki bağımsız akademik alanın desteklenmesi için çalışan bir oluşum. İDA ise İzmir’de, [2015-2018 yıllarında özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yürütülen askeri operasyonlara karşı yayınlanan] “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildiri metnini imzaladıktan sonra üniversitelerinden ihraç edilen ve onlarla dayanışma içinde olan akademisyenlerce kurulmuş bir dernek. Türkiye’de barışa katkı sağlamak, evrensel akademik değerleri talep etmek, bilimsel araştırmayı ve eleştirel düşünmeyi yaymak amaçları arasında.</p>
<p>İzmir Kent Hakkı Merkezi projesi ekibi şu anda dört kişiden oluşuyor: Doç. Dr. Ayten Alkan, Dr. Aydın Arı, Av. Evren Çıldır ve Bilge Martan. Bu dört kişi olarak farklı disiplinlerden geliyoruz, farklı birikimleri kent hakkı meselesinde buluşturmaya çalışıyoruz. Proje koordinatörlüğünü yürüten Alkan yirmi yıl şehir sosyolojisi ve yerel siyaset çalışmış bir isimken yardımcı proje koordinatörü Martan şehir plancısı, Araştırma ve Topluluk Çözümleri Birim sorumlusu olan Arı bir ekonomist, Eğitim ve Savunuculuk Birim sorumlusu olan Çıldır bir Hukukçu. Çekirdek ekip olarak bu dört kişiden oluşmakla birlikte çok sayıda akademisyen, hukukçu ve aktivistin yanı sıra alandaki çeşitli oluşumların desteğini alıyoruz.</p>
<p>Projenin çekirdek ekibindeki kişiler olarak olağan, açık işe alım yöntemleriyle bu pozisyonlara geldik. Öte yandan, kimi oluşumlar, örneğin Ege İnsan Hakları Okulu, henüz proje hazırlanırken sürece dahildi. Kişi ve oluşumların mesleki ve aktivizm deneyimleri boyunca kurmuş oldukları ilişkiler de bu projenin çeşitli öznelerin katkı sunabildiği bir süreç olarak ilerlemesine yardımcı oluyor.</p>
<p>İzmir Kent Hakkı Merkezi’ni hayal eden ve kaleme döken ekip, Danışma ve İzleme Kurulu’muz. Bu ekip de İzmir Barosu’ndan Deman Güler, İDA’dan Doğan Emrah Zıraman ve Özer Yersüren, CDPR’dan Noemi Levy-Aksu ve Ozan Kamiloğlu’ndan oluşuyor.</p>
<p><strong>İzmir Kent Hakkı Merkezi kurulmaya nasıl karar verildi, hangi ihtiyaçlara yönelik çalışmalar yapmayı hedefliyorsunuz? </strong></p>
<p>İDA’nın da, CDPR’ın da amaçlarından biri eleştirel bilgiyi toplumsallaştırmak, topluma yaymak, bu bilgi kanalıyla yerel toplulukların ve toplumun güçlenmesine destek olmaya çalışmak. İzmir Kent Hakkı Merkezi projesi de bunun vasıtalarından biri olarak düşünüldü.</p>
<p>Öte yandan, malum, Türkiye’de yurttaşlar pek çok temel hak ve özgürlüğünden yoksun kaldı. Hukukun egemenliği derin bir biçimde darbe aldı. Yurttaşlar yakın gelecekte demokratik ve özgür bir toplumda yaşayabileceklerine dair umutlarını büyük ölçüde kaybettiler.</p>
<p>Bu proje, yüzünü merkezi iktidara dönmektense, hakların zayıflamasına belediyelerin geliştireceği yanıtlar ile yerel toplulukların geliştireceği ortak araçların, çözümlerin, mekânların çok önemli olabileceği anlayışından yola çıkıyor. İzmir Kent Hakkı Merkezi projesini; hakları en fazla tehdit altında olan, sesi en az duyulan ve güçsüzleştirilmiş kesimlerin haklarına odaklanan bir katılımcı şehir projesi olarak tanımlamamız mümkün. Araştırmacıları, belediyeyi, sahadaki insanları, aktivistleri, hedef gruptaki şehir sakinleriyle bir araya getirmek, bir dizi “dinleme” etkinliğinin ardından hemşehrileri yerinden yönetime katılmak ve karar alıcılarla görüş alışverişinde bulunmak yönünde yüreklendirmeyi amaçlıyoruz. Böylece hem hemşehrilerin kendi arasında, hem de hemşehrilerle yerel yöneticiler arasında bir diyaloğu teşvik etmek istiyoruz.</p>
<p><strong>İzmir Kent Hakkı Merkezi’nin öncelikli hedefleri ve yakın dönem planları nelerdir?</strong></p>
<p>Karşıyaka ilçesinde yer alan Cumhuriyet Mahallesi’ni pilot yerleşim olarak saptadık. Burada yürüteceğimiz toplumsal hukuk eğitimi faaliyetlerinde öncelikli hedef grup olarak kadınları ve çocukları; çalışma konusu olarak da mahallenin uzun süredir gündemini meşgul eden kentsel dönüşüm meselesini seçtik. Kentsel dönüşüm konusunda sadece erkeklerin söz sahibi olduğu ve kentsel dönüşümün yalnızca mülkiyet hakkıyla ilgili bir konu olduğu genel algı ve yanılgısını değiştirmeyi amaçlayan Merkez, bu süreçten belki de en çok etkilenen ve etkilenecek olan gruplardan kadın ve çocukları da bu sürecin öznesi haline getirebilmek için onlarla çeşitli çalışmalar yapmayı planlıyor.</p>
<p>Merkez bünyesinde yer alan Araştırma ve Topluluk Çözümleri Birimi aracılığıyla mahallede yaşayan kesimlerin kentsel hizmetlere ve adalete erişim gibi alanlarda yaşadığı sorunlar tespit edilerek bu sorunların çözümlerine yönelik toplulukların desteklenmesi ve oluşturulması yakın dönem planlarımız arasında. Yine merkez bünyesindeki Eğitim ve Savunuculuk Birimi; toplumsal hukuk eğitimi ya da hak temelli güçlendirme çalışması olarak adlandırdığı faaliyetlerle hemşehrilerin hakları konusunda bilgilendirilmesinin yanında bu hakkın gerçekleştirilebilmesi için mevcut kapasitelerinin geliştirilmesi ve pratik çözümlere yönelik becerilerinin artırılmasını amaçlıyor.</p>
<p>Merkezin saha çalışmalarının, Covid-19 pandemisinin kısıtlayıcı etkilerinin biraz daha azalacağı 2021 yaz aylarında başlamasını ve yine bu tedbirlere bağlı olarak sonraki aylarda da devam etmesini bekliyoruz.</p>
<p><strong>Çalışmalarınız ve duyurularınız nereden takip edilebilir?</strong></p>
<p>Çalışmalarımızı ve duyurularımızı <a href="http://www.izmirkenthakkimerkezi.org/" target="_blank" rel="noopener">web sitemizden</a> ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz:</p>
<p>Facebook: @izmirkenthakkimerkezi</p>
<p>Twitter: @kenthakki_izmir</p>
<p>Instagram: @izmirkenthakkimerkezi</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/izmir-kent-hakki-merkezi-adil-bir-yasam-icin-kalici-cozumler/">İzmir Kent Hakkı Merkezi: Adil Bir Yaşam için Kalıcı Çözümler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
