<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kastamonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kastamonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kastamonu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:11:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Kastamonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kastamonu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mutfak Dostları Derneği Gastronominin İyileştirici Gücüne Güveniyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/12/mutfak-dostlari-dernegi-gastronominin-iyilestirici-gucune-guveniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2019 10:32:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Mutfak Dostları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Lezzet Envanteri]]></category>
		<category><![CDATA[ESSEDRA]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[MDD]]></category>
		<category><![CDATA[slow food]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Kakınç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gastronominin toplumsal bir harekete dönüşerek güvenli bir gıda geleceğine imkân vermesini sağlayan “sosyal gastronomi” kavramını, süreci yakından izleyen Mutfak Dostları Derneği başkanı Zeynep Kakınç ile konuştuk. Kakınç MDD’nin kuruluş amacını; bilimsel araştırmalar yaparak veya yaptırarak mutfak zenginliklerimizi, yeme-içme ve sunma adabını bütün özellikleriyle ortaya çıkarmak, geliştirmek; yurt içinde ve yurtdışında tanıtılmasını sağlamak olarak belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/12/mutfak-dostlari-dernegi-gastronominin-iyilestirici-gucune-guveniyor/">Mutfak Dostları Derneği Gastronominin İyileştirici Gücüne Güveniyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Merhaba Zeynep Hanım, Mutfak Dostları Derneği ne zaman ve hangi amaçlar doğrultusunda kuruldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42137 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/Ekran-Alıntısı-13.jpg" alt="" width="318" height="211" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/Ekran-Alıntısı-13.jpg 491w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/Ekran-Alıntısı-13-350x231.jpg 350w" sizes="(max-width: 318px) 100vw, 318px" />1991 yılında aralarında Tuğrul Şavkay gibi Türk gastronomisine büyük emekleri geçmiş önemli isimlerin arasında yer aldığı bir grup tarafından kurulan MDD, ülkemizin gastronomi alanındaki en eski sivil toplum örgütüdür. MDD’nin kuruluş amacı; bilimsel araştırmalar yaparak veya yaptırarak mutfak zenginliklerimizi, yeme-içme ve sunma adabını bütün özellikleriyle ortaya çıkarmak, geliştirmek; yurt içinde ve yurtdışında mutfağımızın tanıtılmasını sağlamak; bu alanda eğitim yapmak ve eğitim yapan kuruluşlara yardımcı olmak; yiyecek ve içeceğin insanın sağlıklı beslenmesindeki yerinin ve öneminin belirlenmesine bilimsel olarak katkıda bulunmak; yurt içinde ve yurt dışında yeme-içme konularıyla ilgili gelişmeleri izlemek; bu tür çalışmaları özendirmek, yaymak ve sevdirmektir.</span></p>
<p><b>En çok ses getiren projeniz hangisiydi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz coğrafi işaretleme alanında seminerler, gastronomi destinasyonlarına yönelik konsept geziler gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteriyor. En önemli projelerimiz arasında ise ESSEDRA projesi yer alıyor. MDD olarak 2012 &#8211; 2016 yılları arasında, sürdürülebilir kırsal kalkınma ve çevre konusunda faaliyet gösteren Balkan ülkelerinden diğer STK&#8217;lar tarafından ortaklaşa yürütülen ESSEDRA projesinde Slow Food’un Türkiye ortağı olduk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42136 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/1-6.jpg" alt="" width="389" height="112" />Projenin ilk iki yılında, MDD, Türkiye’den nesli tükenmekte olan geleneksel ürünleri belirlemek için bunları Slow Food’ın Nuh&#8217;un Ambarı (Ark of Taste) listesine kaydetmek için bir saha araştırması yaptı. Başlangıçta, Türkiye&#8217;den sadece 4 Ark of Taste ürünü vardı. Bu alan araştırması sonucunda bu sayı 59 ürüne yükselmiştir. Proje boyunca, yeni pazar fırsatları yaratmak, ürünlerini doğru değerde satmalarını sağlamak ve yerel üreticilerin geleceğini korumak amacıyla küçük ölçekli zanaatkar üreticilerin kooperatif altında örgütlenmesini sağlayan “Presidia” faaliyetleri gerçekleştirildi.Dünyada, 249&#8217;u İtalya&#8217;dan olmak üzere toplam 442 Presidia ürünü bulunmaktadır. Şu anda Türkiye&#8217;den “Kastamonu İhsangazi Siyez Bulguru Presidia&#8217;sı” ve “Karaman Divle Obruk Peyniri Presidia&#8217;sı” ve “Kars Boğatepe Gravyeri Presida&#8217;sı” olmak üzere 3 adet Presidia ürünü bulunmaktadır. MDD&#8217;nin ESSEDRA projesi kapsamında gerçekleştirdiği faaliyetler sonucunda bu listeye “Karaman Divle Obruk Peyniri Presidia&#8217;sı” ve “Kars Boğatepe Gravyer Peyniri Presidası&#8217;sı” dahil edilmiştir. Projenin son iki yılında, faaliyetler peynir/süt ürünleri üzerine yoğunlaştırılmıştır ve bu faaliyetler, üreticilerin bu alanda yaşadıkları yasal zorluklarla ilgili ve diğer proje ortaklarıyla birlikte yürütülen savunuculuk kampanyasına katkıda bulunmuştur. Ayrıca, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği, ürün kalitesini ve üretim kapasitesini arttırmak amacıyla çeşitli cihazların satın alınmasına yönelik Kars Boğatepe Gravyeri Presida&#8217;sı faaliyetleri kapsamında MDD tarafından finansal olarak desteklenmiştir. ESSEDRA projesinin bir başka uzantısı devam ettirilen Anadolu Lezzet Envanteri&#8217;nde (ALE), Anadolu&#8217;dan 59 tehlike altındaki geleneksel gıda ürünü listelenmiş ve bu sayının yakın gelecekte artması planlanmıştır. (Detaylı bilgi için<a href="http://www.mutfakdostlari.org.tr/wp-content/uploads/2016/12/ESSEDRA-brosur-2016-SON.pdf" target="_blank" rel="noopener"> bu linke</a> tıklayabilirsiniz.)</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-42138 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/2-5.jpg" alt="" width="428" height="282" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/2-5.jpg 592w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/2-5-350x231.jpg 350w" sizes="(max-width: 428px) 100vw, 428px" />Son dönemde “sosyal gastronomi” hareketi giderek yaygınlaşıyor. Siz bu hareketin neresinde duruyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Gastronominin iyileştirici gücü”ne dikkat çeken sosyal gastronomi kavramı sivil topluma çok şey kazandıracak bir hareket. Gıdanın dönüştürücü gücünü en iyi şekilde insanımıza faydalı hale getirmenin yolu eğitimden geçiyor. Gelir düzeyi düşük insanlarımızın hayatlarında gastronominin iyileştirici gücü ile sürdürülebilir ekonomiler oluşturmak mümkün. Sosyal gastronominin gücü ile ihtiyaç sahibi kişiler hayata güvenle katılabiliyor. Biz de MDD olarak bu tarz girişimlerin daima arkasında duruyor ve destekliyoruz.</span></p>
<p><b>Türkiye’nin gastronomi turizmini iyileştirmek adına attığı adımları nasıl değerlendiriyorsunuz</b><span style="font-weight: 400;">?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gastronomi alanında ülkemizde yaşanan gelişmeler umut verici. Özellikle İstanbul bir dünya gastronomi kenti olma yolunda hızla ilerliyor. Kongre turizmi, kültür turizmi, is turizmine ek olarak özellikle Orta Doğu ülkelerinden yaşanan yabancı ziyaretçi akını, İstanbul’da her statüden kesime hitap edecek konaklama ve yeme-içme mekânlarının sayısını da arttırdı. Türkiye’nin en varlıklı alt sınıflarının yaşadığı İstanbul’da yüksek gelirli yerli-yabancı beyaz yakalı sınıfın Batılılaşan tüketim alışkanlıkları, yeme-içme mekânlarına olan talebe ayrı bir ivme kazandırdı. Son dönemde Mikla’nın dünyanın en iyi restoranları listesinde yer alması, dünyaca ünlü Massimo Bottura, Jamie Oliver gibi isimlerin işletmelerini İstanbul’a taşımaları, Gaziantep’in ve Hatay’ın UNESCO tarafından Gastronomi alanında Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil edilmesi, uluslararası yarışmalardan ödül alan Türk zeytinyağları, şarapları, Türkiye gastronomi değerlerine uluslararası önemi organizasyonlarda yer verilmesi gibi sayısız güzel gelişme yaşıyoruz. Öte yandan toplum da bilinçlendi; artık insanlar gittikleri restoranlarda yemeği, malzemeyi sorgular oldular. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gastronomi eğitimi veren üniversiteler ve eğitim kurumlarının çoğalması ve bu kurumlara talebin artmasıyla birlikte sektörü dünya standartlarına taşıyacak pırıl pırıl, donanımlı, hem yereli hem de dünyayı yakından takip eden bir nesil yetişiyor. Tüm bu gelişmeler gayet olumlu ancak gastronomimizin hak ettiği yere gelebilmesi için devlet ve yerel yönetimlerin de desteği ile STK’lar, şefler, üreticiler vb. tüm paydaşların bir arada oluşturduğu geniş ve kapsamlı bir stratejik planlamaya ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim. Tüm bunların kalıcı ve sürdürülebilir şekilde uygulanması için bu çalışmaların bir devlet stratejisi olarak belirli prensipler çerçevesinde planlanması; özel sektörün, küçük ölçekli üreticilerin, şeflerin, eğitim kurumlarının ve STK’ların işbirliğinde bir çalışma düzenine geçilmesi gerekli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyadaki İtalya, ABD, İspanya, Fransa gibi gastronomi sektörünün ciddi boyutlara ulaştığı örneklere baktığımızda bu konseptteki bir çalışmanın özel olarak kurulan enstitü, vakıf ya da dernek aracılığıyla yürütüldüğünü görüyoruz, biz de bu metodu örnek almalıyız. Ayrıca bu çalışmalar kültürü, doğal zenginlikleri ve gastronomiyi bir arada buluşturan festivaller ve etkinliklerle desteklenmeli, kimlikli kentler yaratılmalı. Böylelikle deniz, kum, güneş gibi sığ bir konseptle 3 ayla sınırlı kalmadan, gastronomi turizmi sayesinde ülkemizin sahip olduğu değerleri tüm yıla yayılan bir turizm talebi ile dünyaya açabiliriz diye düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Söyleşimiz sona ererken, dikkat çekmek istediğiniz bir nokta var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anadolu’nun belki de dünyada çok az coğrafyada bulunan bu gastronomik zenginliğinin dünya pazarına açılması adına artizan gıda ürünlerimizin uluslararası prestijli gastronomi etkinliklerinde daha sık yer alması gerekli. Yerel değerlerimiz yozlaşmadan öne çıkarılmalı, mevcut geleneksel mutfak bilgimiz özü korunarak ancak günümüz şartlarına adapte edilerek geleceğe aktarılmalı. Tüm bunların kalıcı ve sürdürülebilir şekilde uygulanması için bu çalışmaların bir devlet stratejisi olarak belirli prensipler çerçevesinde planlanması; özel sektörün, küçük ölçekli üreticilerin, şeflerin, eğitim kurumlarının ve STK’ların işbirliğinde bir çalışma düzenine geçilmesi gerekli diye düşünüyorum.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/12/mutfak-dostlari-dernegi-gastronominin-iyilestirici-gucune-guveniyor/">Mutfak Dostları Derneği Gastronominin İyileştirici Gücüne Güveniyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kastamonu’da Umut Var: Sarı Konak Kadın Girişimciler Kooperatifi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/15/kastamonuda-umut-var-sari-konak-kadin-girisimciler-kooperatifi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 08:24:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mihriban Tüfekçi]]></category>
		<category><![CDATA[sarı konak kadın girişimciler kooperatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Konak Kooperatifi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sarı Konak Kadın Girişimciler Kooperatifi; kadın emeğini ekonomide daha çok görünür kılmak amacıyla bir araya gelen yedi kadın girişimcinin, Kastamonu Belediyesi desteğiyle hayata geçirdiği bir proje. Kooperatifin hikayesini ve güncel durumunu başkan Mihriban Tüfekçi ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/15/kastamonuda-umut-var-sari-konak-kadin-girisimciler-kooperatifi/">Kastamonu’da Umut Var: Sarı Konak Kadın Girişimciler Kooperatifi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resmi olarak Aralık 2018’de Kastamonu’da kurulan kooperatif, içinde otel işletmecisinden kimya mühendisine kadar farklı meslek alanlarından gelen yedi girişimci kadının ortak ürünü. “Kooperatifimizin asıl amacı kadınlarımızı üretime dahil etmek, ürettiği ürünleri en iyi şekilde değerlendirebilmektir” diyen Tüfekçi oğlu Kastamonu Belediyesi’nin özellikle Başkanı Tahsin Babaş’ın desteğiyle 8 Mart 2019’da açılışı gerçekleştirdiklerini bildirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-36386 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/c-640x426.jpeg" alt="" width="391" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/c-640x426.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/c-1280x853.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/c-1024x682.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/c.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 391px) 100vw, 391px" />Kooperatifi her kesimden kadının üye olabileceği bir birliktelik  olarak tanımlayan Tüfekçi, Sarı Konak aracılığıyla Kastamonu coğrafyasındaki kültürel mirasa sahip çıkmak istediklerini vurguladı.</p>
<p><strong>Kadınlar El Ele</strong></p>
<p>Sarı Konak, evinde üreten kadınların ürünlerini pazarlayıp onlara ekonomik güç ve özgürlük kazandırıyor. “Tüketici toplumdan üretici topluma geçiş yapmak istiyoruz” diyen Tüfekçi, çıkış noktalarının kadınların el ele vererek daha güçlü olduğunu topluma göstermek ve dayanışma kurmanın güzelliğini anlatmak olduğunu anlattı. Sarı Konak aracılığıyla yerel düzeyde kadınlar kendileri için kalıcı bir hizmet yaratmış durumda. Ekonomiyi canlandırmanın yanı sıra, yöresel yemekleri ön plana çıkararak gastronomi anlamında unutulmaya yüz tutmuş tatları hatırlatmak istediklerini belirten Tüfekçi, üretilen yemeklerin güvenirliğini kurucu üyelerden Kimya Mühendisi Mine Özgür tarafından denetlendiğini ifade etti.</p>
<p>Tüfekçi, Kastamonu yöresinde yaklaşık 813 çeşit farklı yemek olduğunu, bunların her birinin her kendi hikayesi, değeri olduğunu vurgulayarak, “Etli ekmek, banduma, simit tiridi, paça, ovmaç çorbası, yaş tarhana çorbası, beyaz helva bunlardan sadece birkaçı“ diye sıraladı.  Tüfekçi, amaçlarının bu yemekleri atalardan gelen yöntemlerle hazırlamak ve yörenin tat ve koku dokusunu korumak olduğunu vurguluyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-36387 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/b-640x426.jpeg" alt="" width="380" height="253" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/b-640x426.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/b-1280x853.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/b-1024x682.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/b.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 380px) 100vw, 380px" /></p>
<p><strong>“Kardeş Kooperatifler Bizim İçin Önemli”</strong></p>
<p>Tüfekçi, Sarı Konak Kooperatifi’nin, kadınların el emeğine dayalı ürünlerini değerlendirmek ve pazarlamak isteyen, onların ekonomik ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi amaçlayan başka kooperatiflerle kardeşlik kurmak istediklerini söyledi. Kooperatifin içinde yemek üretimi kadar el sanatlarının da pazarlamasının yapıldığını söyleyen Tüfekçi taş baskı ürünlerine gösterilen yoğun ilgiyi örnek olarak gösterdi. Sarı Konak, kardeş kooperatifleriyle birlikte büyüyerek kadınları sosyal ve ekonomik açıdan güçlendirmeyi, kadın emeğini görünür kılmayı hedefliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/15/kastamonuda-umut-var-sari-konak-kadin-girisimciler-kooperatifi/">Kastamonu’da Umut Var: Sarı Konak Kadın Girişimciler Kooperatifi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cide’de HES karşıtı protestolar yeniden başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/20/cidede-hese-karsi-sari-yazma-eylemi-yeniden-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Dec 2017 12:21:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Cide]]></category>
		<category><![CDATA[Erdinç Ay]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Hes protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Loç Vadisi Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Orya Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Keçin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kastamonu&#8217;nun güzellikleri ile ünlü Loç Vadisi&#8217;nde hidro elektrik santral (HES) yapmak isteyen Orya Enerji&#8217;nin, yeniden harekete geçmesi üzerine ‘sarı yazma’ protestoları tekrar başladı. Geçtiğimiz yıllarda HES yapmak için harekete geçen şirkete karşı yaşam savunucuları kararlı bir direniş gösterince Cide HES projesi Yargıtay tarafından durdurulmuştu. Orya Enerji&#8217;nin, aynı bölgede yeniden HES inşaatına başlayacağını duyurması üzerine, Loç [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/20/cidede-hese-karsi-sari-yazma-eylemi-yeniden-basladi/">Cide’de HES karşıtı protestolar yeniden başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kastamonu&#8217;nun güzellikleri ile ünlü Loç Vadisi&#8217;nde hidro elektrik santral (HES) yapmak isteyen Orya Enerji&#8217;nin, yeniden harekete geçmesi üzerine ‘sarı yazma’ protestoları tekrar başladı.</strong><span id="more-21529"></span></p>
<figure id="attachment_20945" aria-describedby="caption-attachment-20945" style="width: 263px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20945" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/Loç-Vadisi-Koruma-Platformundan-Erdinç-Ay-2.jpg" alt="" width="263" height="175" /><figcaption id="caption-attachment-20945" class="wp-caption-text">Erdinç Ay</figcaption></figure>
<p>Geçtiğimiz yıllarda HES yapmak için harekete geçen şirkete karşı yaşam savunucuları kararlı bir direniş gösterince Cide HES projesi Yargıtay tarafından durdurulmuştu. Orya Enerji&#8217;nin, aynı bölgede yeniden HES inşaatına başlayacağını duyurması üzerine, Loç sakinleri protesto gösterisi düzenledi. Yıllar önce başlattıkları ‘sarı yazma’ eylemini başlatan Loç Vadisi Platformu&#8217;ndan Erdinç Ay, daha önce de aynı şirkete karşı kararlı bir mücadele verdiklerini ve projeyi durduklarını hatırlatarak, yeniden harekete geçen şirkete karşı ikinci kez direneceklerini vurguladı. Orya Enerji&#8217;nin Loç halkını adeta isyan ettirdiğini söyleyen Ay, &#8220;Orya Enerji firması tarafından 2009 tarihinde  icat edilen Cide HES adlı proje bizi isyan ettirmiştir. Şirketin 7 bin 643 ağacımızı kesmesi bizi isyan ettirmiştir. Orya Enerji’nin ruhsat almadan vadimize iş makinaları ile girmesi isyan ettirmiştir. Derneğimize, köy muhtarımıza verilen yüz bin liralık kolaylık parası isyan ettirmiştir. Orya Enerji’ye ‘çalışma ruhsatın var mı’ diye sorduğu için, 107 köylümüzün yargılanması isyan ettirmiştir&#8221; dedi. Verimli topraklarına acele kamulaştırma adı altında el konulmasına da tepki gösteren Ay, &#8220;Cide HES veya bu iş yine mahkemede biter. Ancak bu sefer hatalı yanıt veren, görevlerini kötüye kullanan tüm devlet memurları hakkında davacı olacağımızı bilmenizi istiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;Yargı kararları göz ardı ediliyor&#8217;</strong></p>
<figure id="attachment_20946" aria-describedby="caption-attachment-20946" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20946 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/Loçlu-Zafer-Keçin-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /><figcaption id="caption-attachment-20946" class="wp-caption-text">Zafer Keçin</figcaption></figure>
<p>Loç Vadisi Platformu&#8217;ndan Zafer Keçin de, yaşananlara tepki gösterdi. Bu bölgenin şirketlerin hedefinde olduğunu söyleyen Keçin, &#8220;Biz uzun yıllar mücadele verdik. Yaşadığımız toprakların, beslendiğimiz derelerin yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Orya Enerji ikinci kez bölgemize girmek istiyor. Biz daha önce mücadele ettik, yine mücadele ederiz. Anlamadığım nokta yargının &#8220;dur&#8221; dediği bir karar var ortada, neden bu karar uygulanmıyor? Neden yargının bu bölgede HES yapılamaz kararı göz ardı ediliyor?&#8221; diye sordu. Loçlu Bülent Topal da, Orya Enerji şirketine seslendi ve &#8220;Biz bölgemizde HES yapılmasını istemiyoruz. Bunun için eylemler yaptık, şirket önünde oturma eylemi yaptık. Bu şirket yetkilileri bizi neden duymuyor? Yargı bir kez daha sesimizi duysun. Biz bölgemizde HES istemiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>
<p>Cide HES ve Orya Enerji&#8217;ye karşı mücadele hukuksal zeminde ve  sosyal zeminde  2009 tarihinde başlamıştı. 232 kişi ile Kastamonu İdare Mahkemesi&#8217;ne ÇED iptal davası açıldı. Aynı zamanda kaçak HES yapıldığını kamuoyuna duyurabilmek için,  Orya Enerji’nin İstanbul Fındıklı ‘daki binasının önünde 28 gün oturma eylemi yapıldı. 30 Aralık 2009&#8217;da Cide HES, ruhsatsız ve kaçak olduğu için mühürlendi. <img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-20947 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/IMG_9626-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" />2 Ocak 2010 tarihinde Kastamonu İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Orya Enerji bu karardan sonra hem Kastamonu İdare Mahkemesi’ne hem Danıştay’a itirazlarını yaptı. İki kez bilirkişi değişti. Her seferinde Cide HES’in hukuka uygun olmadığı ilgili mahkemelerce onandı. En son olarak Danıştay 14. Daire Başkanlığı Cide HES için “itiraz yolu kapalı olarak” bir daha Loç Vadisi’nde 10 farklı nedenden dolayı HES yapılması hukuka uygun değildir’  kararını verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/20/cidede-hese-karsi-sari-yazma-eylemi-yeniden-basladi/">Cide’de HES karşıtı protestolar yeniden başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Fark yaratan kadınlar&#8221; daha fazla iş birliği talep ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/fark-yaratan-kadinlar-daha-fazla-is-birligi-talep-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2017 14:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Daday]]></category>
		<category><![CDATA[Dadaylı Kadın Girişimciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu Ece Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[İksir Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[kagider]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Mantar Şenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duygu Ece Aydın: Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim ve bizim gibi özel sektör temsilcileri ile bir araya gelip acilen bir kalkınma planı yapmalıyız. Üniversiteden de tanıdığım Duygu Ece Aydın  alışageldik rol modellerini dışına çıkan bir kadın. &#8220;Ağır&#8221; bilimlerden mezun olmasına rağmen, yedi yıl önce annesinin memleketinde, annesiyle beraber ekolojik bir çiftlik açarak  girişimci kadınlara örnek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/fark-yaratan-kadinlar-daha-fazla-is-birligi-talep-ediyor/">&#8220;Fark yaratan kadınlar&#8221; daha fazla iş birliği talep ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Duygu Ece Aydın: Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim ve bizim gibi özel sektör temsilcileri ile bir araya gelip acilen bir kalkınma planı yapmalıyız.</strong><span id="more-21393"></span></p>
<p>Üniversiteden de tanıdığım Duygu Ece Aydın  alışageldik rol modellerini dışına çıkan bir kadın. &#8220;Ağır&#8221; bilimlerden mezun olmasına rağmen, yedi yıl önce annesinin memleketinde, annesiyle beraber ekolojik bir çiftlik açarak  girişimci kadınlara örnek oluyor. Annesi İksir Aydın&#8217;la birlikte Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” dalında birinci seçilmelerine rağmen, &#8220;şehirli&#8221; imgesinden çok uzak. Üstelik yöresinde gerçekleştirdiği işlerle çokça rastlanan &#8220;yeşil oryantalistlere&#8221; de bir hayli mesafeli. Ece, Kastamonu Daday&#8217;ı dönüştürürken aynı zamanda yerelden öğrenip harmanlıyor. &#8220;Girişimci kadın ruhu&#8221; nedeniyle sıkça röportaj veren Duygu Ece Aydın&#8217;la, bu sefer  Sivil Sayfalar için  sivil toplumu ele alalım dedik. Ece Aydın&#8217;la <a href="http://www.iksirresorttown.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">otel işletmelerini</a>, yerel halkla birlikte üretim yaptıkları <a href="https://www.iksirliciftlik.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">çiftliklerini</a>, dernekleşme sürecini, sivil toplum  ve Daday özelinde yerel yönetimle ilişkilerini konuştuk.</p>
<p><strong>Öncelikle seni biraz tanıyalım?</strong></p>
<p>Tabi ki. İsmim Duygu Ece Aydın, Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. Şu anda keyifle tarımla, turizmle, doğayla ve üretimle ilgili çalışıyorum.</p>
<p><strong>Kastamonu’nun Daday ilçesinde ekolojik çiftlik açtınız. Ekolojik çiftlik fikri ne zaman ve nasıl doğdu?</strong></p>
<p>Bu fikir aslında bizim ailemizde hep vardı, ablam doğduğu zaman yıllar önce bizler sağlıklı beslenebilelim diye ailem Çatalca’da üretime başladı, ben bildim bileli toprak ve üretim bize yakın kavramlar.</p>
<p><strong>Kentten gelip kırsalda çalışma süreciniz nasıl başladı? Süreç senin için zor oldu mu?</strong></p>
<figure id="attachment_20096" aria-describedby="caption-attachment-20096" style="width: 216px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-20096" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/duyguece.png" alt="" width="216" height="269" /><figcaption id="caption-attachment-20096" class="wp-caption-text">Duygu Ece Aydın</figcaption></figure>
<p>Tabii ki süreçte zorluklar oldu, oluyor. Öncelikle farklı bir coğrafya, farklı bir iklim, kendi iç dinamikleri o güne kadar alıştığımız dünyanın dışında. Ama insan aslında her coğrafyada, her durumda sevdiği, emek verdiği sürece doğayı kendine uygun hale getiriyor ve adapte oluyor. Benim için bambaşka bir tecrübe oldu ve oluyor hala. Üniversiteden mezun olduğum sene, İksir projemizin açıldığı döneme denk geldi ve kendimi Daday’da buldum.</p>
<p><strong>Çiftlikte neler var?</strong></p>
<p>Çiftlik kısmımızda tüm doğal ve organik ürünlerin üretimi var, artan nüfusla ineklerimiz ve yavruları ve kümes hayvanları var. Başta siyez buğdayı olmak üzere ekim var, hasat var. Burada aslında tam bir köy hayatı yaşanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ekolojik anlamda neler üretiyorsunuz</strong>?</p>
<figure id="attachment_20099" aria-describedby="caption-attachment-20099" style="width: 238px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20099" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/yeme.png" alt="" width="238" height="284" /><figcaption id="caption-attachment-20099" class="wp-caption-text">Dadaylı Kadın Girişimciler Derneği bünyesinde üretilen ekolojik tarım ürünleri.</figcaption></figure>
<p>Çok zengin ve bozulmamış bir doğamız var, pek çok meyve türü ormanlarda tüm bereketiyle yetişiyor. Biz de doğadan topladığımız ürünlerle marmelatlar, pekmezler, reçeller, turşular, tarhanalar, sirkeler yapıyoruz. Ayrıca belirttiğim gibi atalık tohum siyez buğdayı ve çeşitli sebzeler ekiyoruz. Hobi bahçelerimiz de var, misafirlerimiz için de ekimlerimiz oluyor.</p>
<p><strong>Bölge halkının tepkileri nasıl oldu? Bugüne kadar çalışmalarınızda halkla iş birliği yapma fırsatınız oldu mu?</strong></p>
<p>Yöre halkı ile zamanla artan güzel bir iletişimimiz oldu, ilk başta şehirden gelen ve farklı bir turizm alanı yaratan bize karşı bir uzaklık olsa da, şu anda istihdamımız, bölge ekonomisine katkılarımız ile ortak paydaları paylaşıyor, aynı coğrafyada emek veriyoruz.</p>
<p><strong>Yöredeki kadınlarla kooparatif kurmayı düşünüyor musunuz? </strong></p>
<p>Şu anda bir derneğimiz var, bu dernek el işleri, doğal ürünler üretiyor, amacımız bu dernek vasıtasıyla bölgedeki daha çok kadını kucaklamak, emeklerini gün yüzüne çıkarmak ve ekonomik anlamda katkı sağlamak.</p>
<p><strong>Derneğin kuruluş amacı nedir? Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Derneğimizin adı Dadaylı Kadın Girişimciler Derneği. Bu derneği kurarken amacımız bölge kadınlarının  çok değerli ürünlerini  ortak bir paydada buluşturmak ve insanlara ulaştırmaktı.  Dernek olarak çeşitli fuarlara katılıyoruz, yerel üretimler için satış kanalları yaratmaya çalışıyoruz. Ayrıca her beraber yeni ürünler geliştirme, unutulan sanatları gün yüzüne çıkarmaya başladık, Daday’ın güzelliklerini tanıtıyoruz.</p>
<p><strong>Dernekleşmenin getirileri oldu mu?</strong></p>
<p>Kolektif hareket bilinci geldi, yaptığımın ederi yok fikri yavaş yavaş kalkıyor, bilakis ne kadar anlamlı ve değerli işler yaptıklarını anlıyor kadınlar.</p>
<p><strong>Bir de, İksirli Çiftlik, KAGİDER’in “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” dalında birinci seçildi. Bu ödül Daday’da nasıl yankılandı, bir farkındalık yarattı mı?</strong></p>
<figure id="attachment_20095" aria-describedby="caption-attachment-20095" style="width: 282px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20095" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/ddd.png" alt="" width="282" height="279" /><figcaption id="caption-attachment-20095" class="wp-caption-text">Yöredeki kadınlarla birlikte üryani erikleri kurutulmaya hazırlanıyor .</figcaption></figure>
<p>Tabii ki. Bölgemizde büyük bir başarı hikayesidir İksir. Bunun ödüllendirilmesi, bu emeğin bir teşekkürü olması herkesi bizim kadar motive ediyor, verilen emeğin bir karşılığını, iz düşümünü görmek, bölge halkı açısından da yaşadıkları bölgenin değerini artırıyor, güzel şeyler yapıldıkça bunun mutluluğunu paylaşıyor oluyoruz. Ayrıca ürettiğimiz ürünlerin satıldığı pazar, misafir olarak gelen insanlarla sohbet etmek, yapılanları görmek farklı şeyler yapılabildiği konusunda da bölge halkının ufkunu açıyor.</p>
<p><strong>Annen İksir Hanım’ın Ayşe Arman’la yaptığı röportajda “Gizli cennet bölgemizi kalkındırabilirim diye düşündüm” diyor. Bölgeyi kalkındırmak için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz? Geçen süreçte bölge kalkınabildi mi?</strong></p>
<p>Bölgelerin kalkınması uzun vadeli bir yol. Biz açıldığımız 2010 yılından beri bunun için çalışıyoruz. Zengin doğası, bitki ve mantar türleri olan coğrafyamızda her ilk ve son bahar aylarında mantar şenlikleri düzenliyoruz, toplama, işleme yöntemleri ile ilgili bilgi veriyoruz. Bölgede normalde kullanılmayan ve doğada olan türlerle şuruplar, marmelatlar yapıyoruz, ekonomik anlamda bir değer olduğunu her beraber tecrübe ediyoruz.  Ayrıca lojmanlarımız ilçemizde ve alışverişi bu bölgeden yapıyoruz, bölgedeki genç arkadaşlarla, kadınlarla beraber çalışıyoruz, bunların hepsi ekonomik anlamda bir destek.</p>
<figure id="attachment_20101" aria-describedby="caption-attachment-20101" style="width: 1920px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20101 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/iksir-resort-town-daday-anasaysa-01.jpg" alt="" width="1920" height="1200" /><figcaption id="caption-attachment-20101" class="wp-caption-text">İksir Tatil ve Yaşam Kasabası</figcaption></figure>
<p><strong>Aynı zamanda engelli çocuklar için de çalışmalar yapıyorsunuz. Terapi amaçlı kullandığınız atlarınız gibi faaliyetleriniz var&#8230; Hangi derneklerle ve nasıl ortak faaliyetler yürütüyorsunuz?</strong></p>
<figure id="attachment_20097" aria-describedby="caption-attachment-20097" style="width: 238px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-20097" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/doğaya-donus.png" alt="" width="238" height="231" /><figcaption id="caption-attachment-20097" class="wp-caption-text">İksir&#8217;de düzenlenen çocuklar için doğaya dönüş kampından bir kare.</figcaption></figure>
<p>Hipoterapi eğitimi alan antrenörlerimiz var fakat hipoterapi yapıyoruz demek yanlış olur. Uygun atlarımız ve eğitimini almış, bilinçli ekibimiz ile engelli çocukları mutlu edecek, fiziksel ve ruhsal anlamda destek olacak eğitimler veriyoruz. Aslında bu tamamen paylaşım odaklı bir çalışma. Bir canlı ile iletişim kurmak, onunla bir hareket edebilmek her yaştan herkese iyi geliyor. Binicilik federasyonu ile Anadolu Süvarileri projemiz oldu, ulusal binicilik yarışları düzenledik, bunları sürekli kılmak arzusundayız.</p>
<p><strong>Yerel yönetimle ilişkileriniz nasıl? Bu süreçte hem işletme hem de dernek olarak, yerel yönetimle ortak bir çalışma gerçekleştirme imkanınız oldu mu?</strong></p>
<p>Yerel yönetimle beraber hasat şenliğimiz oldu, bu da her yıl tekrarlayacağımız bir projemiz. Dernek olarak satış alanı tahsis edilmesi konusunda yine yerel yönetimle omuz omuza çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Daday’ın çok güzel bir doğası var. Benim ilgimi çeken bisiklet sürüşü için çok uygun bir yapısı var, yöre halkı da bisiklet kullanıyor ama bir türlü bisiklet yolu göremedik. Bu iki durum çelişiyor gibi. Bisiklet yolu olmamasının gerekçesi var mı?</strong></p>
<p>Bu konuda bir çalışmamız oldu aslında, Daday’a bisiklet yolu yapılması hususunda. Çünkü senin de dediğin gibi bisiklet için çok elverişli bir coğrafyadayız. Üstelik çevre dostu bir ulaşım aracı, ilçenin merkezinde kolaylıkla ve risksiz bir şekilde ulaşımı da sağlıyor. Fakat o noktada, ana cadde daralması söz konusu olacağı için, bu fikri ilçede uygulamaya geçiremedik.</p>
<p><strong>Daday’ın ekolojik olarak “kalkınması” için sivil toplum ve yerel yönetim nasıl bir yol/yöntem izlemeli?</strong></p>
<figure id="attachment_20098" aria-describedby="caption-attachment-20098" style="width: 275px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20098" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG_4100.jpg" alt="" width="275" height="206" /><figcaption id="caption-attachment-20098" class="wp-caption-text">Kastamonu Daday&#8217;da İksir&#8217;in öncülük ettiği mantar toplama şenliklerinden bir kare.</figcaption></figure>
<p>İlçemiz &#8220;Yavaş  Yaşam Ağı&#8221;na dahil olmaya çok uygun, bu konuda pek çok proje üretilebilir, yemek çeşitliliği anlamında zengin, orman bitkileri, ot, mantar türleri anlamında çok verimli. Hem “Cittaslow”* hem de “Slow Food”** ağlarına dahil olmak konusuna odaklanmak gerekli. Sürdürülebilir tarım, tüm ilçenin organik tarıma geçişi konuları orta vadede hedeflenip, bu üretim şeklinin, doğaya, toprağa, insana faydaları konusunda eğitimler verilebilir. İlçe Tarihi Kentler Birliği üyesi, onlarca tarihi konak, tarihi bir hamamımız, Türkiye’nin ikinci sanatoryumu olan, şu anda aktif olmayan Ballıdağ Sanatoryumu gibi değerlerimiz var. Bu değerlerin tekrar işlevli hale gelmesi için projeler yapılabilir. Aslında hep beraber sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim ve bizim gibi özel sektör temsilcileri ile bir araya gelip acilen bir kalkınma planı yapmalıyız.</p>
<p><strong>Hem girişimci olmak isteyen kadınlara hem de ekolojik işletme açan insanlara ne önerirsin?</strong></p>
<p>İkisinin de ortak noktası sevmek, inanmak ve vazgeçmemek galiba.  Mutlaka bir hayali  vardır herkesin, onu arka plana itmesinler hayatlarında. Üretebilmek, başarabilmek çok güzel bir his.</p>
<p><strong>İksirli Çiftliğin ve Daday&#8217;ın gelişmesi için ne gibi projeleriniz var bundan sonra?</strong></p>
<p>Önümüzdeki kısa vadede eko-turizmi ilçede yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Organik konusunda öncü olarak çalışmalarımız var, bunu ilçe geneline yaymayı istiyoruz. Ayrıca yurtdışı ve yurtiçinde bölge güzelliklerini, değerlerini, kendimizi tanıtma projelerimiz var. Daha çok insana ulaşıp, buraya geldiklerinde yaşayacakları tecrübeleri, yeni deneyimleri aktarabileceğimiz ulusal ve uluslararası bağlar kurmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong>Son sözü sana bırakalım…</strong></p>
<p>Gerçekten çok güzel bir ve keşfedilmemiş bir coğrafyadayız, İksir olarak yeni tecrübeler sunma hayaliyle buradan yola çıktık, umuyoruz sizlerle de yollarımız kesişir. Bekliyoruz.</p>
<p>Ana görselde İksir Aydın ve Ece Aydın yer almaktadır.</p>
<p><strong>*</strong>Yavaş Şehirler</p>
<p><strong>**</strong>Dünyada homojenleşen yemek kültürüne karsı yerel yiyeceklerin değerini ve önemini savunan hareket.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/fark-yaratan-kadinlar-daha-fazla-is-birligi-talep-ediyor/">&#8220;Fark yaratan kadınlar&#8221; daha fazla iş birliği talep ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gezici Festival 23. Kez Yollarda</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/gezici-festival-23-kez-yollarda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2017 12:41:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Sinema Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Behiç Ak]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Kesal]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Gezici Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezici Festival bu yıl 1 &#8211; 14 Aralık tarihleri arasında Ankara, Sinop ve Kastamonu&#8217;da düzenleniyor. &#160; Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 1-14 Aralık 2017 tarihleri arasında 23’üncü kez sinemayı şehir şehir dolaştırıyor. Festivalin, bu yılki durakları Ankara, Sinop ve Kastamonu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin ilk durağı Ankara. 1-7 Aralık tarihleri arasında, Çağdaş Sanatlar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/gezici-festival-23-kez-yollarda/">Gezici Festival 23. Kez Yollarda</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gezici Festival bu yıl 1 &#8211; 14 Aralık tarihleri arasında Ankara, Sinop ve Kastamonu&#8217;da düzenleniyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ankara Sinema Derneği</strong>’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği <strong>Gezici Festival</strong>, <strong>1-14 Aralık 2017</strong> tarihleri arasında 23’üncü kez sinemayı şehir şehir dolaştırıyor. Festivalin, bu yılki durakları <strong>Ankara</strong>, <strong>Sinop</strong> ve <strong>Kastamonu</strong>. Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin ilk durağı <strong>Ankara</strong>. 1-7 Aralık tarihleri arasında, <strong>Çağdaş Sanatlar Merkezi </strong>ve <strong>Alman Kültür Merkezi</strong>’nde başkentli sinemaseverlerle buluşacak olan <strong>Gezici Festival</strong>, 8-11 Aralık tarihleri arasında Telvin Sanat Akademi’nin katkılarıyla <strong>Sinop</strong>’ta konaklayacak ve 12-14 Aralık tarihleri arasında Kastamonu Üniversitesi Medya ve İletişim Topluluğu’nun katkılarıyla <strong>Kastamonu</strong>’da bu yılın yolculuğunu tamamlayacak.</p>
<p><strong>Gezici Festival</strong>, <strong>23’üncü</strong> yılında sinema tutkunlarına hitap eden zengin bir içeriğe sahip. Festivalin değişmeyen bölümlerinden <strong>Dünya Sineması</strong>, her zaman olduğu gibi filmlerin Türkiye’deki ilk gösterimlerini üç kentte birden seyircilerle buluşturacak. Dünyada bu yıl düzenlenen festivallerde öne çıkan yapıtları içeren festivalin bu bölümü, İran’dan Çin’e; Filistin’den Meksika’ya değişik coğrafyaların yapıtlarını bir araya getirecek. Bir diğer sürekli bölüm olan <strong>Türkiye 2017</strong> ise, ulusal ve uluslararası festivallerde beğeni toplayan filmleri bir araya getirmekle yetinmeyip film ekiplerinin de katılımıyla gerçekleşecek çeşitli atölye ve söyleşileri de içerecek. <strong>Kısa Filmler </strong>ve <strong>Çocuk Filmleri</strong> gösterimleri ise her yıl olduğu gibi ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Bu yıl, <strong>Çocuk Filmleri</strong> bölümü <strong>Kanada</strong>’dan örnekleri ağırlayacak.</p>
<p>Oyuncu ve yazar <strong>Ercan Kesal</strong>’in <strong>Sinemanın Gücü ve Sinemada Adalet-Vicdan Olgusu</strong>, başlığını taşıyan seçkisinin yanı sıra <strong>Il Cinema Ritrovato</strong> film festivaliyle işbirliği içinde <strong>Guy Borlee</strong>, <strong>İtalyan Usülü Evlilik ve Boşanma</strong> başlığı altında toplanan “İtalyan tarzı komedi”nin üç örneğini izleyiciye sunacak.</p>
<p>Festivalin özel bölümleri kapsamında, <strong>Sessiz Divalar: Zamansız ve İsyankâr</strong> başlığı altında, <strong>Eye Film Müzesi</strong> sessiz film küratörlerinden <strong>Elif Röngen-Kaynakçı</strong> sinemaseverleri, canlı müzik eşliğinde iki sıradışı filmi izlemeye davet edecek.</p>
<p>Gezici Festival’in son yıllardaki klasikleşen bölümlerinden biri haline gelen, güncel sanat alanında işler üreten sanatçılar ile festival izleyicisini buluşturan bölümün bu yılki sanatçı konuğu İsrail’den <strong>Guy Ben Ner</strong>.</p>
<p>İlk yılından bu yana <strong>Gezici Festival</strong>’i yalnız bırakmayan ve her yıl festivale birbirinden özgün afişler sunan Behiç Ak, 23’üncü yılda da hazırladığı afişle <strong>Gezici Festival</strong>’e desteğini sürdürüyor.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için<a href="http://ankarasinemadernegi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayın.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/gezici-festival-23-kez-yollarda/">Gezici Festival 23. Kez Yollarda</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
