<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karadeniz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/karadeniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/karadeniz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2020 14:30:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>karadeniz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/karadeniz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ekoloji Örgütlerinden &#8216;Yeşil Yol&#8217; Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/25/ekoloji-orgutlerinden-yesil-yol-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 05:31:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekoloji alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, Giresun'da yaşanan sel felaketinin ardından yaptıkları ortak açıklamada, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen yapımı için bütçe ayrılan 'Yeşil Yol Projesi'nin durdurulması için çağrıda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/25/ekoloji-orgutlerinden-yesil-yol-cagrisi/">Ekoloji Örgütlerinden &#8216;Yeşil Yol&#8217; Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>55 STK tarafından yapılan ortak açıklamada Danıştay&#8217;ın kararlarının uygulanması vurgulanarak şu talepler dile getirildi:</p>
<ul>
<li>Yaylara, meralara, su kaynaklarına, ormanlara ve tüm doğal yaşama verilen zararlar sonlandırılmalıdır.</li>
<li> &#8216;Yeşil yol &#8211; yayla koridoru&#8217; projesi koşulsuz şartsız gündemden kaldırılmalıdır.</li>
<li> Yaylaların ve meraların asıl işlevlerini yerine getirebilmesi amacıyla koruma altına alınmalı ve yöre halkı maddi, manevi teşvik edilmeli, desteklenmelidir.</li>
<li>Hukuken ve bilimsel olarak ekolojik yapıyı bozduğu tespit edilen yollar tekrar doğaya geri bırakılmalıdır.</li>
<li>DOKA bu proje kapsamında yaptığı tüm ihaleleri, ayırdığı bütçeyi, programlarını derhal geri çekmelidir.</li>
</ul>
<p><strong>Çağrıda bulunan STK&#8217;lar şöyle:</strong></p>
<ul>
<li>Arhavi Doğa Koruma Platformu</li>
<li>-Artvin Çevre Platformu</li>
<li>-Alakır Nehri Kardeşliği</li>
<li>-Antakya Doğa Sanat ve Turizm Derneği</li>
<li>-Antalya Ekoloji Meclisi</li>
<li>-Ayvalık Tabiat Platformu</li>
<li>-Bartın Platformu</li>
<li>-Bakırtepe Çevre Platformunu</li>
<li>-Bergama Çevre Platformu</li>
<li>-Çan Çevre Derneği</li>
<li>-Çekerek Irmağı Özgür Akacak Platformu</li>
<li>-Çeşme Çevre Platformu</li>
<li>-Doğu Akdeniz Araştırma Derneği</li>
<li>-Doğa Araştırmaları Derneği</li>
<li>-Doğanın Çocukları</li>
<li>-Didim Çevre Platformu Diçep</li>
<li>-Diyarbakır Çevre Gönüllüleri Derneği</li>
<li>-Dikili Kültür ve Çevre Platformu imzalıyor (DİKÇEP)</li>
<li>-Edremit Çevre Platformu</li>
<li>-Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP)</li>
<li>-Ekoloji Kolektifi Derneği</li>
<li>-Ekoloji Birliği</li>
<li>-Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu</li>
<li>-Fırtına İnisiyatifi</li>
<li>-Gökova Ekolojik Yaşam Derneği</li>
<li>-Hasankeyf Koordinasyonu</li>
<li>-Hemşin Yaşam Derneği</li>
<li>-Hemşin Vadisi Dayanışması</li>
<li>-Karadeniz İsyandadır Platformu</li>
<li>-Kazdağı Doğa ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği</li>
<li>-Kazdağları İstanbul Dayanışması</li>
<li>-Kazdağları Kardeşliği</li>
<li>-Koza Dağcılık, Kültür, Sanat ve Spor Kulübü Derneği</li>
<li>-Kuzey Ormanları Savunması</li>
<li>-Loç Vadisi Koruma Platformu</li>
<li>-Mersin Nükleer Karşıtı Platform</li>
<li>-Muğla Çevre Platformu (MUÇEP)</li>
<li>-Munzur Koruma Kurulu</li>
<li>-Munzur Çevre Derneği</li>
<li>-Murat Dağı Çevre Koruma Platformu</li>
<li>-NATURA Doğa ve Kültür Koruma Derneği</li>
<li>-Ordu Çevre Derneği</li>
<li>-Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği</li>
<li>-Polen Ekoloji</li>
<li>-Samsun Çevre Platformu</li>
<li>-Sinop Nükleer Karşıtı Platform</li>
<li>-Sinop Çevre Dostları Derneği</li>
<li>-Söke Çevre Platformu SÖKEÇEP</li>
<li>-Trabzon ÇYDD</li>
<li>-Validebağ Gönüllüleri</li>
<li>-Validebağ Savunması</li>
<li>Yaylaların Kardeşliği Platformu</li>
<li>Yeşil Artvin Derneği</li>
<li>Yeşilırmak Tozanlı Çevre Platformu</li>
<li>-Yenifoça Forum</li>
<li>-350 Ankara</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/25/ekoloji-orgutlerinden-yesil-yol-cagrisi/">Ekoloji Örgütlerinden &#8216;Yeşil Yol&#8217; Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karadeniz’deki Ekoloji Mücadelesinin Hikâyesini Konu Alan “Gözyaşı Yolu” Belgeseli İnternette</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/karadenizdeki-ekoloji-mucadelesinin-hikayesini-konu-alan-gozyasi-yolu-belgeseli-internette/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jul 2018 14:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Gözyaşı Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Havva Ana]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Rabia Özcan]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Yol Projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başta Yeşil Yol Projesi olmak üzere Karadeniz bölgesinin yaşam alanlarında gerçekleştirilen hidroelektrik santraller, Karadeniz sahil yolu, maden ocakları, Cerattepe gibi doğaya zarar verecek projelerin yöre halkı, kültür, ekoloji, insan, doğa ve yaşam üzerinde etkilerini konu alan “Gözyaşı Yolu” dün (23 Temmuz) internette paylaşıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/karadenizdeki-ekoloji-mucadelesinin-hikayesini-konu-alan-gozyasi-yolu-belgeseli-internette/">Karadeniz’deki Ekoloji Mücadelesinin Hikâyesini Konu Alan “Gözyaşı Yolu” Belgeseli İnternette</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmenliğini Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Engin Türkyılmaz’ın yaptığı belgeselin ana temasını “Devlet benim” söylemiyle tanınan ve kamuoyunda ‘Havva Ana’ olarak bilinen Rabia Özcan’dan Sunay Akın’a dek verilen yaşam mücadelesinin hikâyesi oluşturuyor.</p>
<p><iframe title="Gözyaşı Yolu/Path of Tears #30" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/GcE90kmmLLo?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Çekimleri İstanbul, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’de yapılan belgesel festivallerde 12 ödüle layık görüldü. Müzisyen Ayşenur Kolivar’ın söylediği şarkı ile başlayan ve 30 dakika uzunluğundaki belgesel, adını Amerika’da 1830’larda maden şirketine karşı mücadele eden Kızılderili kabilelerinin başına gelen hikâyeden alıyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/07/24/karadenizdeki-ekoloji-mucadelesinin-hikayesini-konu-alan-gozyasi-yolu-belgeseli-internette/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/karadenizdeki-ekoloji-mucadelesinin-hikayesini-konu-alan-gozyasi-yolu-belgeseli-internette/">Karadeniz’deki Ekoloji Mücadelesinin Hikâyesini Konu Alan “Gözyaşı Yolu” Belgeseli İnternette</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karadeniz Yaylaları Beton ve Asfalta Gömülüyor: Yeşil Yol Çalışmaları Yeniden Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/08/karadeniz-yaylalari-beton-ve-asfalta-gomuluyor-yesil-yol-calismalari-yeniden-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jun 2018 09:14:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kaçkar dağları]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27683</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yeşil Yol” adı altında Karadeniz yaylalarının talan edilmesi için yapılan proje kapsamında yol ve asfaltlama çalışmaları 1 Haziran itibariyle yeniden başladı.</p>
<p>Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol Projesi’ne karşı doğal yapıyı korumak amacıyla açılan dava dosyasına bilirkişi raporu girmişti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/08/karadeniz-yaylalari-beton-ve-asfalta-gomuluyor-yesil-yol-calismalari-yeniden-basladi/">Karadeniz Yaylaları Beton ve Asfalta Gömülüyor: Yeşil Yol Çalışmaları Yeniden Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orman sınırı üzerindeki çayır ve meraların ekolojik açıdan büyük öneminin olduğunu vurgulayan bilirkişi, sağlıklı mera ekositeminin dağ alanlarındaki toprak ve su kaynaklarının sigortası olduğuna dikkat çekerek yol yapımının durdurulması gerektiğini belirtmişti.</p>
<p>Ancak yargıdan karar çıkmaması nedeniyle çalışmalar kaldığı yerden devam ediyor.</p>
<h3><strong>“Bu davalarda korunmak istenen doğadır”</strong></h3>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/990649/_Dozerler_hizli__yargi_cok_yavas_.html" target="_blank" rel="noopener">Hazal Ocak’ın Cumhuriyet’te çıkan haberine g</a>öre, davanın avukatlarından İbrahim Demirci bir an önce durdurma kararı verilmesi gerektiğini belirterek uyarıda bulundu:</p>
<blockquote><p>“Bu davalarda korunmak istenen doğadır. Orman kesilip yıkıldıktan, meralar dozerle yarıldıktan sonra verilecek kararın bir anlamı olmayacağını haykırıyoruz. Acilen ve derhal davalardaki taleplerimize yanıt bekliyoruz: Yargının Fırtına vadisine, Kaçkar dağlarına vaki tecavüzleri def etmesini istiyoruz.”</p></blockquote>
<p>Bölge sakinleri Rize Çamlıhemşin’de Ayder Yaylası, Aşağı Kavron, Yukarı Kavron, Samistal Yaylası arasında ve Kış Sporları Merkezi’ne yeni yol ve yol genişletme projesine izin verilmesine ve Doğu Karadeniz Turizm Master Planı kapsamında belirlenen “Turizm Yolu Güzergâhı’na Samistal Yaylası-Yukarı Kavron 8 buçuk kilometre uzunluğundaki turizm yolu bağlantısı yapılmasına karşı dava açtı.</p>
<p>Söz konusu yaylaların hem doğal sit alanı hem de Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde yer aldığını anımsatarak yol çalışmalarının tamamlanmasıyla artacak turizm talebi karşısında yaylalarda doğal yaşam alanlarını tahrip edeceği ve çevrenin kirleneceği belirtildi.</p>
<p>Önerilen yol güzergâhıyla mera alanlarının 2’ye bölündüğünü belirten bölge sakinleri, bu yüzden yaban hayatın zarar göreceğine de dikkat çekti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27684" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yesilyol2.jpg" alt="" width="620" height="825" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yesilyol2.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yesilyol2-610x812.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yesilyol2-320x426.jpg 320w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<h3><strong>“Kaçkar Dağları Avrupa’da acil korunması gereken 100 ormandan biri olarak belirlendi”</strong></h3>
<p>Davaya giren bilirkişi raporunda da bölgeye ilişkin çarpıcı ifadeler yer aldı.</p>
<p>Raporda Fırtına havzası ve büyük bölümü bu havza içerisinden yer alan Kaçkar Dağları Milli Parkı özellikleri nedeniyle Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından dünyada korunması gereken 200 ekolojik bölge arasına alındığı anımsatılarak Avrupa’da da acil korunması gereken 100 ormandan biri olarak belirlendiğine dikkat çekildi.</p>
<p>Bilirkişi raporda özetle şu ifadelerde bulundu:</p>
<blockquote><p>“Bilimsel incelemeler neticesinde dava konusu alanda ve elbette ki benzeri diğer hassas alanlarda ekosistemi parçalamakta olan başta yol faaliyetlerine izin verilmemesi; bu değerlendirme itibarıyla da bu alanda yol yapımının durdurulması gerekmektedir. – Dava konusu işlem jeolojik açıdan incelendiğinde, bölgenin yüksek topoğrafik kotlarda olması, yüksek yağış alması, donma-çözülme olgusunun sık sık tekrarlanması sonucu kayaçlarda ileri derecede bozunmaların olması, yamaç eğimininin yüksek olmasının yol güzergâhı boyunca yapılacak kazılarda yer yer heyelanların meydana gelmesine sebep olabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca yol güzergâhının buzul gölleri havzasına yakın olması jeolojik miras olarak korunması gereken buzul oluşum alanlarının bütünlüğüne zarar verecektir.”</p></blockquote>
<h3><strong>“Dozerler hızlı, yargı çok yavaş!”</strong></h3>
<p>İbrahim Demirci, “Bilirkişiler dava konusu projelerde; neden ve hangi kapsamda kamu yararı olmadığını, planlama ilke ve esaslarına aykırılığı açık bir şekilde, bilimsel veriler ve değerlendirmelerle izah ettiler. Üstün kamu yararının; bölgenin, hiçbir inşai faaliyete konu olmaksızın mutlak surette korunması gerektiğini bildirdiler raporlarında… Bu raporlar, halihazırda 3-4 aydır yargıçların önünde ve tozlu raflardan indirileceği günü bekliyoruz. Tüm bu çalışmaların, projelerin durdurulması için yargının elinde yeterinden fazla bilgi/belge ve delil mevcut. Merayı/yaylaları parçalayan, ormanı yok eden, tulumun sesini boğan, horanın ahengini bozan yol çalışmalarının hukuka aykırılığı gün gibi aşikârken; yargıçların, karar vermekte bu denli tereddüt etmesini kabul edebilmiş değiliz. Yaylalarda yol çalışmaları başladı… Dozerler hızlı, yargı çok yavaş!. Geç gelen adalete, bizler adalet desek bile, doğanın bunu affetmeyeceğini biliyoruz.” dedi.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/06/08/karadeniz-yaylalari-beton-ve-asfalta-gomuluyor-yesil-yol-calismalari-yeniden-basladi/" target="_blank" rel="noopener">Yeşilgazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/08/karadeniz-yaylalari-beton-ve-asfalta-gomuluyor-yesil-yol-calismalari-yeniden-basladi/">Karadeniz Yaylaları Beton ve Asfalta Gömülüyor: Yeşil Yol Çalışmaları Yeniden Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fındık-SEN fındık ihracatında yabancı sermayeden endişeli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/28/findik-sen-findik-ihracatinda-yabanci-sermayeden-endiseli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2017 11:49:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Eşref Fakıbaba]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Ferrero]]></category>
		<category><![CDATA[fındık]]></category>
		<category><![CDATA[Fındık SEN]]></category>
		<category><![CDATA[FİSKOBİRLİK]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsi Yaşar]]></category>
		<category><![CDATA[Oltan Gıda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fındık-SEN Genel Başkanı Kutsi Yaşar, çok uluslu şirketlerin Doğu Karadeniz’de gıda egemenliği inşa ettiğini savunarak, çözümün yerelde örgütlenmek olduğunu söylüyor. Geçen ağustos ayında yaş fındığa verilen 9-11 TL’lik fiyatı protesto etmek için sokaklara çıkan fındık üreticilerini gelecek yaz daha da kötü koşullar bekliyor gibi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın “Karadeniz’de fındık bahçelerini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/28/findik-sen-findik-ihracatinda-yabanci-sermayeden-endiseli/">Fındık-SEN fındık ihracatında yabancı sermayeden endişeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fındık-SEN Genel Başkanı Kutsi Yaşar, çok uluslu şirketlerin Doğu Karadeniz’de gıda egemenliği inşa ettiğini savunarak, çözümün yerelde örgütlenmek olduğunu söylüyor.</strong><span id="more-21440"></span></p>
<figure id="attachment_20425" aria-describedby="caption-attachment-20425" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-20425 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kutsi-yasar1-300x127.jpg" alt="" width="300" height="127" /><figcaption id="caption-attachment-20425" class="wp-caption-text">Fındık-SEN Başkanı Kutsi Yaşar</figcaption></figure>
<p>Geçen ağustos ayında yaş fındığa verilen 9-11 TL’lik fiyatı protesto etmek için sokaklara çıkan fındık üreticilerini gelecek yaz daha da kötü koşullar bekliyor gibi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın “Karadeniz’de fındık bahçelerini toplumlaştıracağız. Üreticiden kiralayacağız. Fındığı biz toplayacağız, satıp parasını üreticiye vereceğiz. Üretici parasını bilecek. Devlet, bahçeleri özel sektöre de kiralayabilecek” sözleri, “Fındık üreticisinin elinden tarlaları alınacak” yönünde yorumlara neden oldu. Fındık-Sen Genel Başkanı Kutsi Yaşar, çok uluslu şirketlerin Doğu Karadeniz’de gıda egemenliği inşa ettiğini belirterek, çözümün yerelde örgütlenmek olduğunu söylüyor</p>
<p>Türkiye’de binlerce aile fındık geliri ile yaşamını idame ettiriyor. Önceden üreticinin güvendiği FİSKOBİRLİK’in yerini ise özel sektör almış durumda. Bir zamanlar FİSKOBİRLİK’in tek başına söz sahibi olduğu fındık ihracatında artık İtalyan, Alman ve Fransız çok uluslu gıda ve tarım şirketleri belirleyici konumda. İtalyan Ferrero ve onun Türkiye’deki kolu Oltan Gıda, Progıda ve Stellifer şirketleri fındık ihracatında oldukça önemli bir yer tutuyor. Bunu eleştiren Yaşar, “Ferrero&#8217;ya bağlı şirketler Oltan Gıda’nın mülkiyet haklarını devir aldıktan sonra fındık ihracatının en büyük belirleyicisi haline gelmektedir. Ferrero’ya bağlı bu şirketler sadece fındık ihracatı yapmayıp birçok çalışanı ile sahada da yer alarak üretimde de belirleyici olmak üzeredir” diyor.</p>
<p>Fındık da yerli ve yabancı çok uluslu tarım ve gıda şirketlerinin kazançlarını her geçen gün daha da artırdığını söyleyen Yaşar, Ferrero’ya ait çok uluslu tarım ve gıda şirketi Oltan Gıda’nın lojistik desteği ile Trabzon ve Düzce başta olmak pek çok noktada etkin olduğunu söylüyor. Fındık çiftçisine tonu zerinden 150 TL Sodexo kart ile verilmekte ve çiftçilere jüt çuval dağıtımı ve de fındık kurutma makineleri dağıtımı yapıldığını söyleyen Yaşar, “Tüm bu çalışmalar ziraat odaları ile koordineli yapılmakta, bu şekilde on binlerce fındık çiftçisine ulaşılmakta ve de böylelikle tüm kırsalda üretimden ihracata gıda egemenliği şirketler lehine yeniden inşa edilmektedir” vurgusu yapıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-20426 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/findik-300x204.jpg" alt="" width="300" height="204" />Son günlerde çok uluslu tarım ve gıda şirketlerinin birçok az gelişmiş ülkede olduğu gibi Türkiye’de de tarım topraklarının mülkiyetlerini ele geçirme planını devreye soktuğunun iddia edildiğini hatırlatan Yaşar, “Bu şirketler kendi lehine gıda egemenliğinin inşası sürecinde bu mülkiyet alımları ekonomik olmadığı gibi bir çok riskleri de içerisinde barındıracağından çok sık baş vurulan bir yöntem olmayacaktır. Kaldı ki, birçok az gelişmiş ülkede iktidarlar ve uygulattıkları tarım programları çiftçileri kendi ürünlerine ve toprağına yabancılaştırmaktadır” diyor. Fındıkta da benzer süreçlerin yaşandığını söyleyen Yaşar’a göre, AKP hükümetinin iktidarı boyunca uygulanmakta olan üretim, pazarlama ve fiyat politikaları sonucunda fındık çiftçisi kendi çocuklarına fındıkta gelecek göremiyor.  “Tüm bu yaşananlar fındık çiftçisinin altın bir tepside şirketlere sunumundan başka bir şey değildir” diyen Yaşar,  sürdürülebilir bir sömürü düzenini tarımda egemen kılmaya çalışan şirketlerin öncelikli hedefinin gıda egemenliği olduğunu söylüyor. “Bunun içinde yapacakları ilk iş fındık çiftçileri ile sözleşmeler yapmak olacaktır” diyen Yaşar, tarımsal ilacından gübresine aletinden tohumuna kadar tüm girdilerde yaratılacak bağımlılığın bu süreci hızlandıracağı görüşünde.</p>
<p>Şirketlerin gözünde fındık çiftçileri artık modern köleler olduğunu söyleyen Yaşar, “Kendi topraklarında ırgata dönüştürdükleri ve her türlü girdi bağımlılığını sağladıkları çiftçilerin topraklarını mülkiyet olarak ele geçirmek pek de önem arz etmeyecektir” diyor. Fındık çiftçisinin kendi üzerinde oynanan bu küresel oyunu ancak ve ancak küresel düzeyde bir direnişle bozabileceğini söyleyen Yaşar son olarak şunları ifade ediyor: “Bu direnişe güç verecek olan da ilk önce yerellerde örgütlenmek olacaktır. Fındık-SEN 1-4 Aralık tarihlerinde İtalyan fındık çiftçileri ile Lazio’ da bir araya gelecektir. ‘Örgütlü güç kaybetmez’ şiarı ile fındığımıza alın terimize sahip çıkalım! Umudu ve mücadeleyi büyütelim!”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/28/findik-sen-findik-ihracatinda-yabanci-sermayeden-endiseli/">Fındık-SEN fındık ihracatında yabancı sermayeden endişeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB Üyesi Küçük: &#8216;Kandırıldık&#8217; gitti &#8216;ihanet ettik&#8217; geldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/22/tmmob-uyesi-kucuk-kandirildik-gitti-ihanet-ettik-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2017 11:21:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Cemalettin Küçük]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20248</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Şu ana kadar yapılan doğa sömürüsü şimdi doğanın pazarlanması olarak reklamasyon söylemidir. Her zaman yapılanlar gibi “kandırıldık” sözcüğünün yerine “değerini bilmedik, ihanet ettik” sözleriyle, yeni sömürü, yağma tartışmasını açmaktır"</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/22/tmmob-uyesi-kucuk-kandirildik-gitti-ihanet-ettik-geldi/">TMMOB Üyesi Küçük: &#8216;Kandırıldık&#8217; gitti &#8216;ihanet ettik&#8217; geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Trabzon Bölge Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2017 yılının ilk altı ayında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde toplam  1650 bina ve 15 bin 939 daire için yapı ruhsatı verildi. Bu da,bir önceki yılın aynı dönemine göre ruhsat verilen bina sayısında yüzde 15.3, daire sayısında da yüzde 26 artış olduğu anlamına geliyor. Adeta uçsuz bucaksız bir şantiye alanına dönen Doğu Karadeniz’deki ekolojik yıkımı Sivil Sayfalar için değerlendiren TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük, “Şu ana kadar yapılan doğa sömürüsü şimdi doğanın pazarlanması olarak reklamasyon söylemidir. Her zaman yapılanlar gibi &#8216;kandırıldık&#8217; sözcüğünün yerine &#8216;değerini bilmedik, ihanet ettik&#8217; sözleriyle, yeni sömürü, yağma tartışmasını açmaktır” diyor.</p>
<p><strong> Karadeniz’de ekolojik yıkım ne zaman başladı? Bölgenin ekolojik yıkım tablosuna dair neler söylersiniz?</strong></p>
<figure id="attachment_20250" aria-describedby="caption-attachment-20250" style="width: 317px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-20250" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/cemalettin_kucuk1.jpg" alt="" width="317" height="178" /><figcaption id="caption-attachment-20250" class="wp-caption-text">TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük</figcaption></figure>
<p>Karadeniz’de ekolojik yıkım 1980’li yıllarda yoğun göç ile başlamıştır. Göç bölgenin gerçek yatırımdan uzaklaşıp, görsel yatırıma yönlenmesini sağlamıştır. Bu çelişki bölgenin güzel ama zor coğrafyasında ulaşım sorununu sömürge aracı olarak kullanmanın yolunu açmıştır. Ulaşım sorununu yol sorunu olarak önümüze koymuş, yıllarca Karadeniz’in doğu-batı ulaşımı su üzerinden gemilerle yapılırken; artık suyun üzeri kayaçla doldurularak petro-kimya tekellerinin programı doğrultusunda otomotive yönlendirilmiştir. Bu program Karadeniz “sahil yolu” denilen garabetle deniz dolgusu projelerine dönüşmüştür. Deniz dolgusu ile falezler balık barınma alanları kıvrımlar yok olmuş, denizle olan kenar mesafemiz azalmıştır. Denizi doldurmak için dağlar vadiler yarılarak kayaçlar taşınmış, vadiler boyunca yarıklar ve heyelanlar birer yara gibi gözükmektedir. Ormanları yok eden arazileri yaran uygulamaların yarattığı kaymalar taşınmalar, kent, ilçe ve kasabalarımızda meskenleri, çarşıları, arazileri deniz dolgusunun yarattığı setten dolayı, çamur ve su ile doldurmaktadır. Coğrafyadaki bitki örtüsü ve su yollarının değişimi ile akış hızının artmasıyla, halk her an sel ve heyelan baskınına maruz kalma psikolojisinde yaşamaktadır. Bu psikoloji insanımızı bedensel zihinsel olarak yıkıma sürüklemektedir. Baskınlarda yaşanan doğa katliamı yanında ekonomik yıkımlar ağırdır.</p>
<p><strong>Sadece bunlar mı?</strong></p>
<p>Bir de bunların üzerine vadilerimiz hidroelektrik santral (HES) adı altında yıkıma uğramış, ya kurutulmuş ya da ani baskınlara hazır konuma getirilmiştir. Suyun akışındaki doğal değişim bitki ve hayvan popülasyonu değişime sürüklemiştir. Vadilerden dik olarak gelen dereler ıslah adı altında beton yollara sokulmuş, sokulmaya çalışılmaktadır. Bu uygulama ile dere yataklarında gelişen yapılaşma daha da artarak su yatakları baskı altına alınmış, küçük ovacıklar yok olmuştur. Dere yataklarındaki her yerleşim sel ve su baskını tehlikesindedir. Bütün alüvyonlar denize akmakta ve denizler, her yağış ve kar erimesi sonrası dere çıkışlarında yoğun bulantıya maruz kalmaktadır. Bu bulantı basit görünse de deniz canlılarının solungaçlarına yapışarak solunumu engellemektedir. Dere ağızlarındaki balık üreme ve yaşam alanlarını yok etmiştir.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-20251 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/karadeniz-yikim4-300x180.jpg" alt="" width="300" height="180" />Peki madencilik faaliyetleri de bir yeni bir yıkım oluşturmadı mı?</strong></p>
<p><strong> </strong>Yapılaşmanın yarattığı baskı üzerine bir de, Karadeniz boydan boya madencilik faaliyetlerinin potansiyel hedefi konumundadır. Küre dağlarından Kafkasya’ya kadar önlü arkalı denize paralel dağlar dik vadiler yaylaların madencilik faaliyetlerinin hedefindedir. Vatandaşların odun için ağaç alamadıkları ormanlar madencilerin yağmasına, katliamına maruz kalmaktadır. Bütün bunlar ekolojik yıkımı yaratırken, Karadeniz’in tütün, fındık, çay gibi temel endüstriyel ürünleri üzerindeki sömürü politikaları en büyük yıkımdır. Yerli insanın yaşam alanından kopup gurbetlere düşmesine sebep olmakta, hem yerinde hem de gittikleri gurbet ellerinde emekleri sömürülmektedir.</p>
<p><strong>Son dönemlerdeki &#8216;Değerini bilmedik, ihanet ettik&#8217; gibi söylemlerin sizde bıraktığı etki nedir?</strong></p>
<p>&#8216;İhanet ettik, kıymetini bilmedik&#8217; söylemi 2018 bütçe kanun tasarısında kendine yer bulmuş ifadedir. Yani bütün doğal varlıklar bütçede değer kabul edilerek kaynak konumuna sokulmuştur. Yani yeni hedef; doğanın “kıymetini” parasal olarak sermayeye açılması olarak göstermiştir.  Şu ana kadar yapılan doğa sömürüsü şimdi doğanın pazarlanması olarak reklamasyon söylemidir. Her zaman yapılanlar gibi “kandırıldık” sözcüğünün yerine “değerini bilmedik, ihanet ettik” sözleriyle, yeni sömürü, yağma tartışmasını açmaktır.</p>
<p><strong>Peki daha fazla ekolojik tahribat olmaması için neler yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Yıkımın önüne geçmek için; yaşam alanlarının halkın, gelecek nesillerin, flora ve faunanın olduğunu toplumsal olarak algılamak gerekmektedir. Doğanın bir kaynak değil, varlık olduğunu anlamak ve anlatmak gerekir. Tarımsal ürünlerin kooperatifler aracılığıyla, sömürenlerin elinden kurtarmak, hayvancılıkla birlikte, endüstriyel sürecin ileri teknolojik ve ekolojik, düşük yoğunluklu olarak tasarlanması ve örgütlenmesi öncelikli olmalıdır. Bütün çalışmalar örgütlü yerel katılımla sağlanmalıdır. Doğanın gerçek sahibi yaşam alanındakiler olduğu gerçeği kanıksatılmalı. Merkezden söylemlerin, yağma ve yok ediş olduğunu bilmekten geçecektir bütün kurtuluş. Kurtuluş örgütlenmedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/22/tmmob-uyesi-kucuk-kandirildik-gitti-ihanet-ettik-geldi/">TMMOB Üyesi Küçük: &#8216;Kandırıldık&#8217; gitti &#8216;ihanet ettik&#8217; geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FOMUBİRLİK Başkanı Gürkan: Karadeniz’de Her Evde Çernobil Var</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/fomubirlik-baskani-gurkan-karadenizde-her-evde-cernobil-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Sep 2017 06:30:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[FOMUBİRLİK]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[tarım ilaçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18359</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fındıklı Organik Meyve Üreticileri Birliği (FOMUBİRLİK) Başkanı Mehmet Gürkan, Karadeniz’de zehirli ilaçların (raid vs.) halk arasında yaygın olarak kullanıldığına dikkat çekerek, “Bu ilaçlar Çernobil kadar zehir saçıyor. Karadeniz’de neredeyse her evde bu ilaçlardan var. Tarım ürünlerini yok ettiği gibi doğaya da kalıcı zarar veriyorlar. Bu ilaçlar asla kullanılmamalı” uyarısı yaptı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/fomubirlik-baskani-gurkan-karadenizde-her-evde-cernobil-var/">FOMUBİRLİK Başkanı Gürkan: Karadeniz’de Her Evde Çernobil Var</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fındıklı Organik Meyve Üreticileri Birliği (FOMUBİRLİK) Başkanı Mehmet Gürkan, Karadeniz’de zehirli ilaçların (raid vs.) halk arasında yaygın olarak kullanıldığına dikkat çekerek, “Bu ilaçlar Çernobil kadar zehir saçıyor. Karadeniz’de neredeyse her evde bu ilaçlardan var. Tarım ürünlerini yok ettiği gibi doğaya da kalıcı zarar veriyorlar. Bu ilaçlar asla kullanılmamalı” uyarısı yaptı.</strong><span id="more-19025"></span></p>
<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Celal Tuncer’in verdiği bilgilere göre, Türkiye’de  yıllık yaklaşık olarak 40.000 ton tarım ilacı kullanılıyor. Bölgelere göre kullanılan ilaç oranı da değişiklik gösteriyor. Mesela, Akdeniz bölgesi ilaç kullanım oranı  % 30 iken bu oran  Marmara Bölgesi’nde % 19, Ege’de  % 18, İç Anadolu’da % 17, Karadeniz’de % 3.</p>
<p>Doğu Karadeniz Bölgesi’ne ait yöresel meyvelerin (karayemiş, böğürtlen, likapa) ve çay tarımının organik koşullarda yetiştirilmesi için Rize’nin Fındıklı ilçesinde faaliyet yürüten Fındıklı Organik Meyve Üreticileri Birliği (FOMUBİRLİK), bölgede organik tarımın öncülüğünü üstlenen sivil toplum kurumlarının başında geliyor. Analize gönderilmek üzere üreticilerden kivi ve yöresel meyveleri toplayan FOMUBİRLİK, bu analizler sonucunda çiftçilere de doğru ve organik tarım hakkında bilgilendirmeler de bulunuyor.</p>
<figure id="attachment_18365" aria-describedby="caption-attachment-18365" style="width: 171px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18365 size-medium" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/Mehmet_gürkan1-e1505330650293-171x300.jpg" alt="" width="171" height="300" /><figcaption id="caption-attachment-18365" class="wp-caption-text">FOMUBİRLİK Başkanı Mehmet Gürkan</figcaption></figure>
<p>FOMUBİRLİK Başkanı Mehmet Gürkan, Doğu Karadeniz’de yaygın olarak kullanılan zehirli ot ve böcek ilaçlarının tehlikesine dikkat çekerek, bu ilaçların insan sağlığına zarar verdiği gibi doğaya da kalıcı zararları olduğunu belirtti. Doğu Karadeniz’de artan hastalık oranlarının tek nedeninin Çernobil Faciası sonrası oluşan radyasyon olmadığını, baş nedenlerinden birinin zehirli ot ve böcek ilaçları olduğunu belirten Gürkan’a göre bu ilaçlardan Doğu Karadeniz’de yaygın olarak kullanılıyor ve üstelik birçok ziraat odası dahil bu konuda gerekli bilgiden yoksun. Bu zehirli ilaçların girdiği alanlarda organik tarım yapılamayacağını vurgulayan Gürkan, sonraki nesillere bırakılacak toprakları zehirlemeye kimsenin hakkı olmadığını savunuyor. “Kendimiz için olmasa da çocuklarımız için bu zehirli ilaçları kullanmayalım” diyen Gürkan, bu ilaçların Avrupa’da 27 yıldır yasak olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Dernek olarak üreticilerin tarlalarını gezdiklerini söyleyen Gürkan, bir çok yerde bu ürünlere rastladıklarını ve bunun kendisini çok üzdüğünü belirtiyor. “Çünkü bu ilaçlar Çernobil demek Doğu Karadeniz’de her evde neredeyse Çernobil var. Bu ilaçlar Çernobil kadar zehir saçıyor. Karadenizliler bu ilaçları asla kullanmamalı. Tarım ürünlerini yok ettiği gibi doğaya da kalıcı zarar veriyorlar. Bu ilaçlar asla kullanılmamalı” diyen Gürkan, yurttaşlara da derneklerine gelerek bilgi almaları çağrısı yapıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-18364 size-medium" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/zehirli_tarım-İlacı1-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" /><strong>Zehirli ilaçlara dair</strong></p>
<p>1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yasaklanan ve Kocaeli Derince İlçesinde Koruma Tarım&#8217;a ait depoda saklanan Merkim A.Ş’ ye ait zehirli BHC ve DDT isimli zehirli tarım ilaçlarının bertarafına ilişkin meclise soru önergesi veren CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’a verilen yanıt tehlikenin halen devam ettiğini ortaya koymuştu. Akar’ın soru önergesine cevap veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki geçen 11 yıl içerisinde 515 ton zehirli atığın Almanya’ya gönderildiğini belirtmişti. Yaklaşık 2500-3000 ton olan BHC ve DDT isimli zehirli atığın 2006 yılından bugüne kadar yalnızca 515 tonunun Almanya’ya gönderilmesine tepki gösteren Akar, 11 yılda zehirli atığın yarısının dahi taşınmamasının kabul edilemez olduğunu ifade etmiş ve  bu kafa ile devam edilirse 50 yıl da bunun bertaraf edilemeyeceğini vurgulamıştı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/fomubirlik-baskani-gurkan-karadenizde-her-evde-cernobil-var/">FOMUBİRLİK Başkanı Gürkan: Karadeniz’de Her Evde Çernobil Var</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Struma trajedisi anılıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/24/struma-trajedisi-aniliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2017 09:56:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[struma anması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11681</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Şubat 1941’de, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 769 Romen Yahudi’sini taşıyan Struma gemisinin Karadeniz’de batırılması sonucu yedi yüzden fazla kişi hayatını kaybetti. İkinci Dünya Savaşı&#8217;nda Avrupa’dan kaçan Yahudileri taşıyan ve Karadeniz’de batırılan Struma gemisinde hayatını kaybedenler bugün Sarayburnu’nda anılıyor. Töreni, Türk Musevi Toplumunun katkıları ile İstanbul Valiliği düzenliyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi mültecileri taşıyan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/24/struma-trajedisi-aniliyor/">Struma trajedisi anılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>24 Şubat 1941’de, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 769 Romen Yahudi’sini taşıyan Struma gemisinin Karadeniz’de batırılması sonucu yedi yüzden fazla kişi hayatını kaybetti.</h3>
<p>İkinci Dünya Savaşı&#8217;nda Avrupa’dan kaçan Yahudileri taşıyan ve Karadeniz’de batırılan Struma gemisinde hayatını kaybedenler bugün Sarayburnu’nda anılıyor. Töreni, Türk Musevi Toplumunun katkıları ile İstanbul Valiliği düzenliyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi mültecileri taşıyan ‘Struma’ isimli geminin batırılmasının yıl dönümünde yapılacak törene ilişkin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu da açıklamada bulundu. Müftüoğlu, konuya ilişkin olarak “Son iki yıldır Struma’da hayatını kaybedenleri hatırlamak için 24 Şubat’ta anma törenleri düzenlenmektedir. Bu sene de 24 Şubat 2017 tarihinde İstanbul Valiliğimizin ev sahipliğinde Struma’da hayatını kaybedenler anısına bir tören düzenlenecek ve onların anısına denize çelenk bırakılacaktır. Bu vesileyle, insanlık tarihinde benzeri bulunmayan bir vahşet olan Holokost’ta ve Holokost’tan kaçarken, 75 yıl önce bugün Struma gemisinde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyoruz” dedi.</p>
<h4>768 KİŞİYE MEZAR OLMUŞTU</h4>
<p>16 Aralık 1941’de, yolcularının çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan Romanya’dan Filistin’e gitmek isteyen 769 Romen Yahudi’sini taşıyan Struma gemisi Sarayburnu açıklarında demir atmıştı. İngiliz hükümetinin, geminin Filistin topraklarına gitmesine izin vermeyeceğini açıklamasının ardından Türk yetkililer gemiden kimsenin inmesine izin vermemişti. 23 Şubat 1942’de gemi kaptanına, geldiği liman olan Köstence’ye dönmesi gerektiği bildirilmişti ancak geminin motorları bozuktu. Zamanın Ankara hükümetinin savaş şartlarından dolayı geminin daha fazla İstanbul’da kalmasına izin veremeyeceğini bildirmesinin ardından, geminin çapa zincirinin kesilmesi sonucu gemi Karadeniz’e açıklarına sürüklenecekti.</p>
<p>Kaderine terk edilen Struma, 24 Şubat 1942’de bir denizaltı tarafından atılan bir torpille batırılacaktı. Olaydan sadece 20 yaşındaki David Stoliar kurtulabildi. Daha sonra basında çıkan haberlerde kıyıya sadece dört ceset vurduğu yazıldı. Gemide kalan 700’den fazla savaş kurbanının cesetlerinin halen Struma gemisi ile  Karadeniz’de yattığı sanılıyor.*</p>
<h4>SEFERAD ANNE STRUMA TRAJEDİSİNİ ANLATIYOR</h4>
<p><iframe loading="lazy" title="Sefarad Anne Struma faciasını anlatıyor" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/cGsxrpDzyrs?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<h4>STRUMA ZİFİRİ KARANLIK’TA DA ANILIYOR</h4>
<p>26 Şubat Pazar akşamı Struma Trajedisi, ‘Zifiri Karanlıkta’ anılacak. Ön yargı ve duyular üzerine, yemek, tiyatro, konser, edebiyat toplantıları ve bunlar gibi birçok sosyal program gerçekleştiren Karanlık İşler, tüm bu etkinlikleri zifiri karanlıkta yapıyor. Karanlık İşler Merkezinde gerçekleşecek Struma anma programı kapsamında, konunun uzmanı konuşmacılar ve müzik programı olacak.</p>
<p>Adres: Akyal Sitesi Çıkmazı 10 Sanayi Mahallesi / Kâğıthane</p>
<p>Bilet: <a href="http://www.karanliktayemek.com/bilet-al" target="_blank">karanliktayemek.</a> Rezervasyon: 0532 342 25 38 / info@karanliktayemek.com</p>
<p>*İlgili bölüm Şalom Gazetesi&#8217;nden alıntılanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/24/struma-trajedisi-aniliyor/">Struma trajedisi anılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
