<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kapsayıcılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kapsayicilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kapsayicilik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Sep 2023 07:37:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>kapsayıcılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kapsayicilik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AÇEV Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışmaları Eğitmeni Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/07/acev-toplumsal-cinsiyet-esitligi-calismalari-egitmeni-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 16:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[AÇEV]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Çocuk Eğitim Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi erkeklik]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), projelerde yer alacak toplumsal cinsiyet eşitliği, eşitlikçi erkeklik ve kapsayıcılık konularında eğitim/atölye gerçekleştirme deneyimi olan eğitimciler arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/07/acev-toplumsal-cinsiyet-esitligi-calismalari-egitmeni-ariyor/">AÇEV Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışmaları Eğitmeni Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="TR">AÇEV, özel sektörle gerçekleştireceği projelerde ve tekil eğitimlerde yer almak üzere eğitimci kadrosunun genişletilmesini hedefliyor.</span><span lang="TR"> Bu kapsamda gelecek projelerde yer alacak toplumsal cinsiyet eşitliği, eşitlikçi erkeklik ve kapsayıcılık konularında eğitim/atölye gerçekleştirme deneyimi olan eğitimciler arıyor. Eğitimci kadrosuna giren uzmanlar ile sözleşmeli olarak projelerin eğitim takvimi ya da eğitim çağrıları üzerinden birlikte çalışmak istiyor.</span></p>
<p><span lang="TR"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-85128 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/09/acev.jpg" alt="" width="626" height="106" /></span></p>
<h5><b>İş Tanımı</b></h5>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">AÇEV Eşitliğe Değer eğitim ve atölyelerinde eğitimci olarak yer almak</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Eğitim çalışmalarını takvimine uygun biçimde AÇEV Eşitliğe Değer ekibi ile birlikte zaman planı yapmak</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kapasite güçlendirme eğitimlerine katılmak</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Saha ekibi ile sürekli iletişim halinde olmak, sahadaki ihtiyaçların/gelişmelerin farkında olmak</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Proje gereklilikleri doğrultusunda, bağlı kalınması gereken prosedürleri ve kuralları uygulamak ve takip etmek</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kurallarla bütünlük göstermek: Cinsel sömürü, istismar ve tacize karşı koruma dahil olmak üzere, AÇEV’in Etik Rehber’inde de yer verilen en yüksek etik ve profesyonel davranış standartlarını desteklemek ve teşvik etmek</span></li>
</ul>
<h5><b>İstenen Yetkinlik ve Uzmanlıklar</b></h5>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Üniversitelerin ilgili sosyal bilimler bölümlerinden (Sosyoloji, PDR, Kadın Çalışmaları, İletişim vb.) mezun</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Toplumsal cinsiyet eşitliği, eşitlikçi erkeklik, kadın çalışmaları ve kapsayıcılık gibi konularda eğitim verme /atölye düzenleme deneyimine sahip </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Tercihen İstanbul’da ikamet eden</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum alanında çalışmaya ilgi duyan (tercihen daha önce bu alanda profesyonel ya da gönüllü olarak çalışmış)</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Çocuk hakları, kadın güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında duyarlı</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ekip çalışmasına yatkın</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Microsoft Outlook, Word ve Excel, Google Drive, Zoom ve diğer belge paylaşım sistemleri dahil olmak üzere ofis ve iletişim yazılımlarında yeterlilik gösteren</span></li>
</ul>
<p><b>Başvuru: </b><span style="font-weight: 400;">Başvurularınızı </span><b>”Eşitliğe Değer – Uzman Eğitmen ”</b><span style="font-weight: 400;"> başlığıyla, </span><b>15 Eylül 2023 tarihine kadar</b><span style="font-weight: 400;"> güncel özgeçmişiniz ve en fazla 500 kelimelik niyet mektubunuzla birlikte </span><a href="mailto:info@esitligedeger.org"><span style="font-weight: 400;">info@esitligedeger.org</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresine gönderebilirsiniz. </span></p>
<p><b>Önemli Not: </b><span style="font-weight: 400;">Sadece mülakata davet edilecek adaylara geri dönüş yapılacaktır. </span></p>
<p><b>“</b><i><span style="font-weight: 400;">6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” kapsamında, bu ilana yapacağınız başvuru ile özgeçmişiniz içerisindeki tüm kişisel bilgilerinizin AÇEV ile paylaşılmasını ve bu bilgilerin saklanmasını kabul etmiş bulunmaktasınız.”</span></i></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/07/acev-toplumsal-cinsiyet-esitligi-calismalari-egitmeni-ariyor/">AÇEV Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışmaları Eğitmeni Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitimi Başlıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/04/sosyal-hizmet-uzmanlarina-yonelik-cesitlilik-esitlik-ve-kapsayicilik-egitimi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2022 07:46:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[17 Mayıs Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal Hizmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81928</guid>

					<description><![CDATA[<p>17 Mayıs Derneği 'Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitim Programı' düzenliyor. Eğitimin son kayıt zamanı 7 Ekim 2022 Cuma günü saat 17.00.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/04/sosyal-hizmet-uzmanlarina-yonelik-cesitlilik-esitlik-ve-kapsayicilik-egitimi-basliyor/">Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitimi Başlıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 Mayıs Derneği Sosyal Hizmet Uzmanı Rıza Yılmaz’ın yürüteceği programda her gün alanında uzman konuklar o günün konusunu sunacak, sonrasında ise sosyal hizmet bağlamında tartışmalar gerçekleştirilecek. Eğitim programına dair sorularınız için <b><strong>riza@17mayis.org</strong></b> adresine mail atabilirsiniz.</p>
<p style="font-weight: 400;">4 gün sürecek eğitimler saat 20.00-22.30 arasında aşağıdaki planla çevrim içi olarak yapılacak:</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>10 Ekim, Pazartesi</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; LGBTİ+ Kavramlar</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Kapsayıcı Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>11 Ekim, Salı</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Yaşlı LGBTİ+&#8217;lar ve Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; İnterseks Hakları ve Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>12 Ekim, Çarşamba</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; HIV ve Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Mülteci LGBTİ+&#8217;larla Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>13 Ekim, Perşembe</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Trans+&#8217;larla Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Vaka Tartışması</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Eğitime sadece sosyal hizmet uzmanları ve sosyal hizmet öğrencileri kabul edilecek.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">4 günlük eğitim programının en az 3 gününe katılan kişilere Katılım Belgesi verilecek.</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Eğitimin son kayıt zamanı 7 Ekim 2022 Cuma günü saat 17.00.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitimin kayıt formunu doldurmak için <b><strong><a href="https://forms.gle/RMGAhpkY6KMfp9D29" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayın.</a></strong></b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/04/sosyal-hizmet-uzmanlarina-yonelik-cesitlilik-esitlik-ve-kapsayicilik-egitimi-basliyor/">Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitimi Başlıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgürlükçü Demokrasi İçin Eşit ve Kapsayıcı Sivil Katılım</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/08/ozgurlukcu-demokrasi-icin-esit-ve-kapsayici-sivil-katilim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 09:32:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Yeneroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Katılım]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altı siyasi partinin imzaladığı Parlamenter Sisteme Geçiş mutabakatının felsefesini ve sivil toplumla ilgili düzenlemeleri, metni hazırlayanlar arasında yer alan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu ile konuştuk. Özgürlükçü demokrasi için eşit ve kapsayıcı sivil katılımı esas aldıklarını belirten Yeneroğlu, 'Sivil toplumu ezen, kendisine benzeten, dönüştüren değil; sivil toplumun farklılığını, eleştirelliğini bir zenginlik olarak kabul eden, STK’ları her düzeyde katılımcı anlayışla sürece dahil eden bir güçlendirilmiş parlamenter sistem felsefesi ortaya koyduk' dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/08/ozgurlukcu-demokrasi-icin-esit-ve-kapsayici-sivil-katilim/">Özgürlükçü Demokrasi İçin Eşit ve Kapsayıcı Sivil Katılım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Özgürlükçü Demokrasi İçin Eşit ve Kapsayıcı Sivil Katılım" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/xvtmkQJ1oe8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Öncelikle ortaklaşılan ve 28 Şubat’ta imzalanan mutabakat, partilerin eşit ve demokratik bir ortamın tesisini öncelediğini ortaya koyuyor. Yani teknik vurguların yanı sıra sorunlara geniş bir arka planla da yaklaşılmış. Nasıl bir perspektifle yola çıkıldı ve mutabakat neleri içeriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Altı siyasi parti öncelikli olarak Türkiye’nin demokratik temel olmazsa olmazları yakalamasını önceliyor. Yani toplumda yaşayan her bir vatandaşımızın eşit kabul edilmesi temel ortak nokta. Her bir vatandaşımızın katılım süreçlerine dahil edilmesi zorunluluğunun olması ve ancak bu şekilde toplumsal huzuru bulabileceğimiz anlayışı güçlü bir biçimde yer alıyor. Sadece teknik sistem üzerinde çalışmakla yetinmedik, aynı zamanda özgürlükçü ve çoğulcu bir demokratik anlayış üzerine güçlenmiş parlamenter sistem çalışmamızı bina edebildik. Güçlendirilmiş parlamenter sistem derken de sadece parlamentonun güçlendirilmesi şeklinde bir çalışmadan daha ziyade bu başlığı artık bir marka olarak değerlendirdik. Hukukun üstünlüğünü esas alan özgürlükçü demokratik bir düzenin nasıl olacağının çerçevesini, yargı, yürütme, yasama başlıklarıyla ele aldık. Türkiye&#8217;nin en önemli sorunlarından birisi olarak yolsuzluk ve bunu ortadan kaldıracak siyasi etik kanunu ile ilgili çok detaylı düzenlemeler öngördük. Demokratik toplumu, demokratik devleti nasıl güçlendireceğiz diye temel haklar üzerinde durduk. Kadın hakları üzerinde detaylı olarak durduk. Aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğü üzerinde durduk. Fikir, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü üzerinde durduk. Sivil toplum, çevre, sürdürülebilirlik, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi konular üzerinde geniş vurgular yaptık. </span></p>
<p><b>Sivil toplumla ilgili düzenlemeler nasıl bir perspektifle oluşturuldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de sivil toplum bilincinin güçlü olduğu düşünülür fakat ileri demokrasilerle mukayese ettiğimiz zaman Türkiye’de sivil toplum bilinci maalesef çok düşük. Ya siyasi bir mahallenin unsuru olarak konumlandırıyor insanlar kendilerini ya da korunaklı bir alana çekilme gereği duyuluyor. Yani toplum birbirinden kopuk, iletişim çok zayıf. Bu sadece siyaset için geçerli değil, toplumda da farklı farklı mahalleler birbirlerini tanımıyorlar, birbirlerine ciddi manada yabancılar. Bu yabancılaşmayı ortadan kaldıracak mekanizmaların, kamusal alanın doğal olarak oluşturulması gerekiyor. Türkiye&#8217;nin demokratik kültürü inşa etme noktasında acil bir gündemi olduğunu herkesin kavraması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün iktidar Türkiye&#8217;de öyle bir noktaya geldi ki kendisine yakın sivil toplumun sivilliğini elinden aldı. Kendisine yakın STK’ları bir DTK’ya dönüştürdü. Yani devlet-toplum teşkilatına dönüştürdü. Kendi makro vatandaş anlayışı içerisinde sivil toplum kuruluşlarını ki çok ciddi, çok nitelikli sivil toplum kuruluşları vardı. Bunların çok çok büyük bir ekseriyetini tamamen sivillik, eleştirilebilirlik, hesap sorma bilincinden tamamen uzaklaştırdı. Kendisine hizmet eden, içerikten yoksun, sivillikten yoksun, enstitüler haline getirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yandan da kendisine uzak gördüğü sivil toplum kuruluşlarını da devamlı ötekileştirdi, düşmanlaştırdı, hedef aldı. Öteki kabul ettiği sivil toplum kuruluşlarındaki popüler kişileri de cezalandırma yoluna gitti. Misal, İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın duruşması vardı geçen hafta. İçeriğine bakıyorsunuz tamamen boş. Osman Kavala zaten yeterince iyi bir örnek. Boş isnatlarla, boş suçlamalarla neredeyse 5 yıla yakındır cezaevinde tutuklu yargılanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Metnimizde bu mevcut durum ve bakışın yanı sıra, iktidarın sivil toplumla münasebeti üzerinde durduk. Sivil toplum meselesine de çoğulcu, katılımcı, eşitlikçi bir toplum anlayışı felsefesi üzerinden yaklaştık. Bu şekilde yaklaşmadığınız zaman iktidara gelen herkes kendi rengini devlete giydirdiğinde, kimlikçi bir devlet yapısı oluştuğunda geçmiş süreçlerde olduğu gibi yaygın sorunlar oluşuyor. Böyle bir ortamda da özgür sivil toplumdan söz edilmesi çok zor. O yüzden ideolojik, kimlikçi devlet anlayışından eşitlikçi devlet anlayışına geçmek gerekiyor. Dolayısı ile eşitlikçi aynı zamanda katılımcı yani bütün sivil toplum kuruluşlarının farklı farklı görüşlere sahip olan insanların bir araya gelecekleri ortamları her düzeyde oluşturmak devletin en öncelikli görevlerinden birisi olması gerekiyor. Çünkü aksi takdirde demokratik kültürü geliştiremeyecek. Katılımcılığın yanında çoğulcu olması gerekiyor. Farklılıklara eşit yaklaşması gerekiyor. Bu çoğulculuğu da her ortamda sağlayacak bir anlayışa sahip olması gerekiyor. </span></p>
<p><b>Hangi düzenlemeler öngörülüyor bu eşitliğin sağlanabilmesi için?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle ayrımcılık içeren tüm mevzuat düzenlemeleri kesinlikle ortadan kaldırılmalı, kamu menfaati konusu ayrıca ele alınmalı. Yani kamu yararına çalışma statüsüne sahip sivil toplum kuruluşları meselesi tekrar ele alınarak eşitlikçi, adil bir anlayış geliştirilmeli. Özgürlükçü bir anayasal düzene aykırı olmayan bütün sivil toplum kuruluşların kamu yararına çalışma statüsüne sahip olması lazım. Bunları sağladığımız takdirde zaten adil bir sistem inşa etmiş oluyoruz. Yerel yönetimlerin sivil toplum kuruluşlarına yönelik açık kapı mekanizması üzerinde özellikle durduk. Yerel yönetimlerde bu uygulama kısmen sağlanmış vaziyette, bunu güçlendirmek gerekiyor. Yasama bağlamında da sivil katılımın üzerinde durduk. Sivil toplumun yasama süreçlerine  daha güçlü bir biçimde angaje edilmesi gerekiyor. Meclis içtüzüğünü değiştirerek bunu zorunlu hale getireceğiz. Bunu da metnimizi aldık. Dolayısıyla sivil toplumu ezen, kendisine benzeten, dönüştüren değil; sivil toplumun farklılığını, eleştirelliğini bir zenginlik olarak kabul eden, STK’ları her düzeyde katılımcı anlayışla sürece dahil eden bir güçlendirilmiş parlamenter sistem felsefesi ortaya koyduk.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/08/ozgurlukcu-demokrasi-icin-esit-ve-kapsayici-sivil-katilim/">Özgürlükçü Demokrasi İçin Eşit ve Kapsayıcı Sivil Katılım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 12:48:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[göç politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[göç yönetişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Göç Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[RESLOG]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin mülteci politikası tartışma konusu olmaya devam ederken yerel yönetimler, kendi içlerindeki organizasyonlar ve uluslararası iş birliklerle göç yönetişimini güçlendirmeye çalışıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği arasında imzalanan mutabakat ve RESLOG ile pilot belediyeler arasında sürdürülen projeler üzerine İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayhan Kaya ile görüştük. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/">&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>&#8216;UNHCR</b><b> Anlaşması ile Sürdürülebilir Bir Göç Yönetişimini Hedefliyoruz&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73650 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-640x427.jpg" alt="Şengül Arslan" width="331" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-1024x684.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan.jpg 1048w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde </span><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)</span><span style="font-weight: 400;"> ile </span><span style="font-weight: 400;">geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara yönelik iş birliğini amaçlayan </span><span style="font-weight: 400;">mutabakat metnini imzaladı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, mutabakatın amacını “Türkiye’deki geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara koruma ve hizmet sağlanmasında işbirliğinin pekiştirilmesi” olarak ifade ediyor. Arslan’ın verdiği bilgilere göre mutabakat kapsamında 2021 yılında; İBB Göç Birimi&#8217;ne teknik destek sağlanması, İBB’nin sosyal uyum konusunda gerçekleştireceği eğitim, etkinlik ve içerik oluşturma çalışmalarında desteklenmesi, İstanbul’da hassas durumdaki kişilere ve yerel halka ulaştırılmak üzere İBB’ye temel ihtiyaç malzemesi yardımı yapılması planlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; “Bu işbirliği kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerle İBB’nin mültecilere ilişkin müdahalelerinde kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesini, sürdürülebilir bir göç yönetişiminin desteklenmesi hedeflemektedir. Bu işbirliği Yeni Kentsel Gündem, Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat, Göçmenlere ilişkin Küresel Mutabakat ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri dahil küresel gündem ve araçları da destekler niteliktedir. Sığınmacı, mülteci ve göçmenlere ilişkin politikalar merkezi hükümet tarafından belirlenmektedir. Dolayısıyla imzalanan mutabakat zaptının mevcut politikalar üzerinde bir etki yapmasından ziyade İstanbul’un hepimiz için &#8216;huzurlu kent&#8217; olmasını sağlamaya yönelik girişimlerin yapılması veya başlatılan çalışmaların artarak sürdürülmesi ile ilgisi vardır” diyor.  </span></p>
<h5><b>&#8216;İstanbul, Dünyanın En Büyük Mülteci Nüfusuna Ev Sahipliği Yapıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; İstanbul’un dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan kent olduğunun altını çiziyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin göç yönetişimi hakkında bilgiler veriyor: “Bizim göçmenlere yönelik çalışmalarımızın temelinde İstanbul’un adil bir insan hakları kenti olması var. Şehirde bir arada yaşadığımız herkesin, başta da kırılgan grupların kent hizmetlerinden yararlanma hakkına inanıyoruz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyelerin şehir hayatında sorunlara çözüm bulmakta insanların ilk temas noktası olduğuna vurgu yapan Arslan, “Bu sebeple mahalli ihtiyaçları en yakından tanıyan yerel aktörler olarak belediyeler son yıllarda göç yönetişiminde de aktif olarak yer almaya ve göç konusunu stratejik planlamalarına dahil etmeye başladılar” diyor. Arslan’a göre; Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nda belediyelere sosyal uyum alanında hedefler ve göstergeler tanımlanması, bu konuda belediyelerin rolünün giderek önem kazanacağının ve hazırlık yapmak gerektiğinin işareti… Arslan, “İBB olarak, göçmenlerle yürüttüğümüz tüm çalışmalarımızda yerel halkın eşit şekilde yararlanmasına özen gösteriyoruz. Günlük hayatta kamusal alanda yaşanan sorunların giderilmesinde de yine belediyeler büyük rol oynuyor. Bu yaklaşımla, 2020-2024 yılları için hazırladığımız Stratejik Planımızın temel değerlerinden olan ‘insan odaklılık’ ve ‘kapsayıcılık’ çerçevesinde ve ‘Paylaşan İstanbul’ amacına hizmet ederek kentin en önemli meselelerinden biri olarak gördüğümüz göç konusunda politikamız doğrultusunda çalışıyoruz” diyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;2020-2024 Göç ve Uyum Eylem Planı Oluşturduk&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; 2019 yerel seçimlerinden hemen sonra göç alanında sahadaki ihtiyaçları ve İBB’nin göç yönetişimindeki rolünü belirleyebilmek amacıyla pek çok paydaşla bir araya gelinen bir arama süreci yürüttüklerini söylüyor: “Eş zamanlı olarak İstanbul’da yaşayan göçmenlerin sosyo-ekonomik durumunu ve yerel halk ile göçmenler arasında sosyal uyumun önündeki engelleri anlamak amacıyla İstanbul Göç Araştırması’nı yürüttük. Arama sürecimizin sonunda sivil toplumdan, akademiden, ilçe belediyelerinden, göçmen öz-örgütlenmelerinden ve kamu kurumlarından görüştüğümüz tüm paydaşların katılımı ile bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştayın sonucunda da İBB’nin göç yönetişiminde stratejik hedeflerini belirlediğimiz taslak “2020-2024 Göç ve Uyum Eylem Planı” ortaya koyduk.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eylem planında kendilerine dört temel öncelik belirlediklerini ifade eden Arslan, bunları şöyle sıralıyor: “(1) Kentteki belediye hizmetleri ve ilçe belediyeleri arasında koordinasyonun sağlanması, (2) Belediyelerin hizmet kapasitelerinin artırılması, (3) Göç alanında nitelikli ve analitik veri akışının sağlanması (4) Sosyal uyumun desteklenmesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan, bu amaçlara yönelik çalışmaları gerçekleştirmek amacıyla Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde bir Göç Birimi görevlendirdiklerini ve bu birimin belediye birimleri, kamu kurumları, uluslararası kurumlar sivil toplum ve hükümet-dışı kurumlarla yakın iş birliğinde çalışmakta olduklarını söylüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB çatısı altında, 1) Araştırma ve Veri Yönetimi, 2) Politika ve Kapasite Geliştirme, 3) Sosyal Uyum 4) Destek Hizmetleri konu başlıkları çerçevesinde projeler geliştirip, yürüttüklerini söyleyen Arslan, “Projeler, </span><span style="font-weight: 400;">İBB’nin genel politikası</span><span style="font-weight: 400;"> ile Ulusal Uyum Eylem Planı dikkate alınarak yerele uygun hazırlanan </span><span style="font-weight: 400;">Göç Uyum Eylem Planını</span><span style="font-weight: 400;"> hayata geçirme amacıyla hazırlanıp, yürütülmektedir” diyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Kapsayıcı Belediyecilik için Kapsayıcı Dil Eğitimleri Düzenliyoruz&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB, ilçe belediyelerinin göç yönetişimi konusunda mevcut durumunu görmek ve ihtiyaçlarını saptamak amacıyla Eylül 2020 ile Mart 2021 arasında 32 ilçe belediyesinin dahiliyetiyle bir saha araştırması gerçekleştirmiş. Arslan, araştırma kapsamında belediyelerin göçmenlere yönelik hizmet sunumları, bu hizmet alanlarında karşılaştıkları sorunlar, yerel yönetimlerin daha kapsayıcı hizmetler sunabilmesi için nelere ihtiyaç duyulduğu ve hizmetlerin kapsayıcılığını ve niteliğini geliştirmek için neler yapabileceği konusunda öneriler geliştirildiğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göçmenlere yönelik ayrımcı dil ve tutum ile mücadele etmeyi kapsayıcı bir şehir yaratma amacı doğrultusunda önemli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Şengül Altan Arslan, belediye bünyesinde “Kapsayıcı Belediyecilik için Kapsayıcı Dil” adında, saha ve idari personele yönelik eğitimler düzenlendiklerini söylüyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Sosyal Uyum ve Haklara Erişmenin Önündeki En Temel Engel; Dil&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arslan, belediye olarak mültecilerin yerel halkla sosyal uyumu için yürüttükleri çalışmaları şu sözlerle anlatıyor: “Sosyal Uyum kapsamında hem mültecilere hem de yerel halka sağladığımız mesleki eğitim, dil eğitimi, kreş desteği, koruma hizmeti, girişimcilik, kooperatifleşme ve istihdam desteği gibi yöntemlerle kendine yeten ve topluma olumlu yönde katkı sunan bireylere ulaşmak için çalışıyoruz. Çok Dilli Kadın Dayanışma Hattı ve Kadın Dayanışma Evi’ne ek olarak kadın/çocuk/engelli ve yaşlılara yönelik hizmetleri kapsayıcı hale getiriyoruz. Ayrıca deprem ve salgın gibi afetler karşısında kentin kapsayıcı ve dirençli hale getirilmesi için çok dilli bilgilendirme ve hazırlık eğitimleri için de çalışmaktayız. Yürüttüğümüz her çalışmada, kentteki kırılgan gruplar başta olmak üzere, istisnasız herkesin huzur ve refahını gözeten bir politika üretmenin, adil bir İstanbul yaratma yönünde en önemli sorumluluklarımız arasında olduğunun farkındayız. Araştırmalarımız gösterdi ki; hem sosyal uyumun hem de haklara erişimin önündeki temel engellerden biri dil bariyeri. Bu nedenle ilk aşamada sahada göçmenlerle temas eden  personelimizin, sonrasında ise ilçe belediyelerinin yararlanabileceği bir Tercüme Çağrı Hattı kurduk. Bu hattın kurulmasında yine Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) desteğini aldık. Çağrı hattımız 3 Arapça, 1 Arapça/Kürtçe, 1 Fransızca ve 1 Farsça tercüman ile hizmet vermektedir. Pilot uygulama dönemi sona ermiş olup, ilçe belediyelerinin kullanımına sunulmak üzere hazırlıklar sürmektedir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB’nin mültecilere yönelik Destek Hizmetleri kapsamında ise Covid-19 pandemi sürecinde mülteci ve göçmenlerden gelen 34 bini aşkın sosyal yardım başvurusuna paydaşların da desteğiyle temel gıda ve hijyen maddesi desteği verilmiş. Ayrıca HES kodu uygulaması, ‘Covid’le mücadelede 14 kural’ gibi kritik konularda çok dilli olarak bilgilendirmeler yapılmış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arslan son olarak toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde de 8 Mart’ta lanse ettikleri “Yerel Eşitlik Eylem Planı” ile aynı kapsayıcılık zemininde mülteci ve göçmenlere yönelik hedefler ve göstergeler içermeye özen gösterdiklerini ifade ediyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Göç Yönetimi Konusunda Yerel Dönüşüm Süreci Başladı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73651 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya-640x426.jpg" alt="Ayhan Kaya" width="398" height="265" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 398px) 100vw, 398px" />İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Birliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayhan Kaya ile pilot belediyelerin RESLOG (Resilience of Local Governance-Yerel Yönetişimde Rezilyans) Projesi ortaklığında gerçekleştirdiklerini ve genel olarak yerel belediyelerin göç yönetimi üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaya, sözlerine RESLOG projesinin detaylı tanımını yaparak başlıyor: “RESLOG (Resilience of Local Governance-Yerel Yönetişimde Rezilyans) Projesi, İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliğinin (SKL) girişimiyle ve İsveç hükümetinin finansmanıyla Türkiye ve Lübnan’da eş zamanlı olarak 2018-2021 yılları arasında uygulanan bir projedir. RESLOG projesi, RESLOG Türkiye ekibi ile birlikte çalışan Türkiye Belediyeler Birliği, Marmara Belediyeler Birliği ve Çukurova Belediyeler Birliği tarafından gerçekleştirilmiştir. Proje, ilgili Belediye Birliklerinin yanı sıra yoğun göç alan birtakım Büyükşehir Belediyeleri ve ilçe Belediyelerinin göç, sosyal hizmetler, belediye hizmetleri gibi birimlerinde yer alan görevliler ile yapılan derinlemesine görüşmeler, yine proje kapsamında pilot belediyelerle gerçekleştirilen sorun ve ihtiyaç analizi çalışmaları ve alanda hem profesyonel hem de akademik faaliyetler yürüten uzmanlarla yapılan mülakatlara dayanarak geliştirildi.”</span></p>
<h5><b>&#8216;RESLOG, Kapsayıcı Planlama ve Yönetişimin İyileştirilmesini Amaçlıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">RESLOG Türkiye projesinin amacını açıklayan Kaya, “Ulusal göç politikalarının yerel gerçeklikleri ve ihtiyaçları yansıtacak şekilde geliştirilmesi, bölge birlikleri aracılığıyla belediyeler arası öğrenme ve destek yapılarının güçlendirilmesi, belediye düzeyinde kapsayıcı planlama ve yönetişimin iyileştirilmesi” diyor. RESLOG projesi kapsamında, bugüne değin Türkçe ve İngilizce olarak göç ve yerel yönetim ilişkilerini farklı düzeylerde ele alan 14 kitap yayınlanmış. Kitaplara <a href="http://www.reslogproject.org/kitaplar/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a></span><span style="font-weight: 400;"><a href="http://www.reslogproject.org/kitaplar/"> </a>erişmek mümkün.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaya, yerel yönetimlerin kaynak yetersizliği ve göçün geçicilik arz ettiği düşünceleriyle göç politikalarını yeterince geliştiremediğini ama 2015’ten bu güne, bu konuda yol alındığı söylüyor: “Özellikle 2015 yılından bu yana yerel yönetimlerin, 5393 Sayılı Belediye Kanunu içinde yer alan ve ‘hemşehrilik’ hukukunun altını çizen 13. Madde uyarınca göç ve göçmenlik konularıyla daha yakından ilgilenmeye başlamışlardır. Bunda ayrıca 2015 yılından itibaren Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanana ve yaygınlaştırılan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisinde yerel yönetimlere ve kentlere ayrı bir değer verilmesinin de payı olabilir.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Sorunlar Yerelde Yaşanıyor, Çözümü de Yerelde Olmalı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Kaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin </span><span style="font-weight: 400;">UNHCR</span><span style="font-weight: 400;"> imzaladığı sözleşmeyle ilgili “Türkiye’de yerel dönüşüm adı verilen süreç başlamıştır” yorumunu yapıyor. Kaya; “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile UNHCR arasında imzalanan ve </span><span style="font-weight: 400;">geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara yönelik iş birliğini amaçlayan söz konusu </span><span style="font-weight: 400;">mutabakat bize gösteriyor ki, diğer pek çok Batılı ülkede olduğu üzere Türkiye’de de yerel dönüşüm (</span><i><span style="font-weight: 400;">local turn</span></i><span style="font-weight: 400;">) olarak adlandırabileceğimiz bir süreç yaşanmaya başlamıştır. Diğer bir deyişle, merkezi devletin sorumluluk alanına giren göç yönetimi ve göçmenlerin uyumu gibi konularda artık yerel yönetimler daha fazla söz sahibi olma iradesini göstermeye başlamışlardır. Her ne kadar, Bolu örneğinde olduğu gibi söz konusu yerel inisiyatifler zaman zaman olumsuz birtakım özellikler gösterme ihtimalini kendi içlerinde barındırsa dahi, ben yerel yönetimlerin göç yönetimi ve göçmenlerin uyumu gibi süreçlerde daha katılımcı ve istekli olmalarının çok büyük bir gelişme olduğu kanaatindeyim. Sorunlar yerelde yaşanmaktadır, bu nedenle çözümleri de yerelde aranmalıdır.” diyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Hemşehrilik Hukuku, Belediyeleri Sınırları İçerisindeki Herkesten Sorumlu Kılıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitlesel göç süreçlerinin yönetişim süreçlerinde yerel olanın öneminin pek çok uzman ve yetkili tarafından vurgulandığının altını çizen Kaya, “Toplumsal kaynaşma, bütünleşme ve uyum imkânları açısından kişinin yaşam koşulları, yaşadığı alanın tasarımı ve gerek kamusal gerekse de özel altyapı unsurları, uyum süreçleri açısından bakıldığında büyük bir önem arz eder” diyor. Kaya; “Belediyeler Kanunu’nun, “Hemşeri hukuku” başlıklı 13’üncü maddesine göre, “herkes ikamet ettiği beldenin hemşerisi” olarak tanımlanmış olup, “hemşerilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları” olduğu kaydedilmiştir” sözleriyle göçmen ya da yerli halktan her bireyin yaşadığı belediyenin sorumluluğunda olduğunu belirtiyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Belediyelere Göçmen Nüfusuna Orantılı Bütçeler Verilmeli&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Kaya, bu noktada </span><span style="font-weight: 400;">belediyelerin göçmenlere yönelik görevleriyle orantılı bütçe imkânlarına da sahip olmasının önemine değiniyor ve bunun için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapıyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Belediyelere ve yardım dağıtan kamu kuruluşlarına sağlanan hazine ödenekleri, illerde yaşayan göçmen nüfusuna bakılmaksızın o illerde yaşayan vatandaş sayısına göre belirlendiği için, özellikle son yıllarda geçici koruma altında yaşayan göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı ilçelerde ve illerde kaynaklar yetersiz kalabilmektedir. Bunun yanı sıra, özellikle kentsel alanların çeperlerinde yoksulluğun yerli halkı da tehdit ettiği semtlerde, geçici koruma altında yaşayan Suriyelilere yapılan yardımların görünürlüğü yerel halkı kıskandırmakta ve bu nedenle Suriyelilere karşı besledikleri hasmane yaklaşımı güçlendirmektedir. Yerli ve göçmen topluluklar arasında ortaya çıkabilen bu tür gerilimler hiç şüphesiz uyumun önündeki önemli engellerden biri olarak görülebilir.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Göçmenlerin Mutlu Yaşamaları Toplumun Yararınadır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Kaya son olarak göçmenlerin önemli bir kısmının bizimle birlikte yaşamaya devam edeceğini, bu noktada onların refah ve mutluluğunun toplum olarak bizlere de iyi geleceğini söylüyor. Kaya;</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">Belediyelerimizin umudu ön plana çıkaran, Hemşehrilik ilkesine vurgu yapan, komşuluk ilişkilerinin gelişimine olanak sunan, kültürlerarası etkileşimi sağlayan, yurttaşlar ile henüz yurttaşlık almamış olan göçmenleri ve mültecileri ortak platformlarda buluşturabilecek, onları kaynaştırabilecek küçük projeler hayata geçirmeleri beklenmelidir. Hatay ve Gaziantep örneklerinde olduğu gibi Gastronomi Projeleri, Şişli Belediyesi örneğinde olduğu gibi “Mutfakta Hayat Var” projesi, Zeytinburnu örneğinde olduğu gibi kadın göçmenlerin kamusal hayata katılımını sağlayan “Kar Serçesi” Projesi ve Reyhanlı Belediyesi tarafından geliştirilen çocuk dostu kent projesi sadece aklıma gelen küçük projelerden bazıları. Tek yapılacak şey, Belediyelerin bu ve benzeri proje fikirlerine açık olmaları ve gerek yerli yurttaşların gerekse göçmenlerin ve mültecilerin karşılıklı fikirlerini paylaşabilecekleri, sinerji yaratabilecekleri alanlar yaratılabilmelidir. Kent Konseyleri belki de bu tür katılımlar için en uygun zeminlerdir” diyor.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/">&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediyelerin Sosyal Kapsayıcılığını Ölçen Küresel Model: Kapsayıcı Belediye Yönetişim Karnesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/18/belediyelerin-sosyal-kapsayiciligini-olcen-kuresel-modelkapsayici-belediye-yonetisim-karnesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2020 07:12:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Argüden Yönetişim Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[KA.DER]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Argüden Yönetişim Akademisi ve KA.DER işbirliği ile yaklaşık bir yıllık bir çalışmanın ürünü olan, Kapsayıcı Belediye Yönetişim Karnesi (KBYK-Karne) geçtiğimiz yılın sonlarında yayımlandı. KBYK benzerlerinden onu farklı kılan karne modeli ile belediyeler için küresel ve özgün bir model sunuyor. Yayının yazarları Argüden Yönetişim Akademisi’nden İnan İzci ve Kadın Adayları Destekleme Derneği’nden (KA.DER) Ayşe Kaşıkırık, karnenin belediye, STK ve yurttaşlar tarafından kolaylıkla kullanılabileceğini dile getirerek, sivil toplum, yerel yönetim, akademi ve medyanın modele ilgi göstermesini umduklarını belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/18/belediyelerin-sosyal-kapsayiciligini-olcen-kuresel-modelkapsayici-belediye-yonetisim-karnesi/">Belediyelerin Sosyal Kapsayıcılığını Ölçen Küresel Model: Kapsayıcı Belediye Yönetişim Karnesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="Belediyelerin Sosyal Kapsayıcılığını Ölçen Küresel Model: Karne" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/4H72xCpGNjw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Belediyeler, neden yönetişim ve kapsayıcılık ilkelerine öncelik vermeli? </b></p>
<p><b>İ.İ</b><span style="font-weight: 400;">: Belediyeler aslında vatandaşlara en yakın kamu kurumları…Kadınların gündelik hayatlarına dokunan, onların  farklı ihtiyaçlarına cevap verebilen kurumlar… Biz bunun farkındalığı ile KA-DER ile belediyelere yönelik bir çalışma yapma kararı aldık. KBYK, belediyelerin kurumsal yapıları, işleyişleri ve politikalarının daha kapsayıcı hale getirilmesi için hazırlandı. KBYK,  belediyenin kadınların sorunlarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini veri temeli olarak tespit edip etmediğini gösteren bir araç…</span></p>
<p><b>A.K</b><span style="font-weight: 400;">.: Bu çalışmada, Türkiye ve dünyadan belediyelerin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamada, kapsayıcılığı artırmada iyi uygulama örneklerine de yer verdik. Örneğin Şişli Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi, eşine şiddet uygulayan erkeklerin maaşlarını yüzde 50’sine el koyuyor.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İşte Eşitlik Politika Belgesi imzalayarak, kadınların istihdamda tüm fırsatlara eşit şekilde ulaşmasının önünü açmaya çalışıyor. </span></p>
<p><b>KBKY, hazırlarken somut olarak neyi amaçladınız? Neden bu yayını hazırlama ihtiyacı duydunuz? </b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-48787 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/03/Kapsayici-Belediye-Yonetisim-Karnesi-1.jpg" alt="" width="330" height="220" />İ.İ:</b><span style="font-weight: 400;"> 1- Kadın ve erkek vatandaşların oy ve vergileri ile hizmet sunan belediyelerin toplumsal eşitliğe daha fazla önem vermesi için bu çalışmayı gerçekleştirdik. KBYK ile belediyelerin kurumsal yapı ve işleyişlerinde kız çocukları ve kadınların ihtiyaçlarına daha uygun, etkin ve yerinde çalışma yapmak üzere hazırlandı. Böylece, yerel düzeyde kız çocukları ve kadınları ihtiyaçlarını daha etkin karşılamanın yanı sıra kadınların toplumsal ve siyasal hayata katılımını desteklemek. Bütün olarak, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yaşam kalitesinin artmasına katkı yapmaktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KBYK’nın diğer yönü, vatandaş ve STK’ların kendi belediyelerinin toplumsal cinsiyet alanında yaptığı faaliyetleri izlemesi, değerlendirmesi ve gerektiğinde savunuculuk veya işbirliği sağlaması için yönlendirici araca sahip olmalarını sağlamaktı. KBYK temelde ne yapar?  Bir belediyenin katılım, temsiliyet, kaynak kullanma, karar ve hizmet sunma gibi tüm alanlarda, kadın ve erkekle eşitliğini sağlamak üzere bir takım göstergeler ortaya koyar. Örnek vermek gerekirse; bir belediye harcamış olduğu paranın yüzde kaçını kadınlar için kullanmış; yüzde kaçını kadına dokunan hizmete harcamış?   Bu noktada, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaktan bahsedince, bunun mali boyutunun ve hizmet boyutunu da göz önüne almak gerekiyor. Karne aslında biraz da bunun farkındalığını sağlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir başka örnek verelim:  yalnız başına yaşayan yaşlı ve bakıma ihtiyacı olan bir kadın var. Ancak belediyeye gelip yardım talebinde bulunmuyor. Peki, siz belediye olarak, buna benzer durumdaki kişileri tespit edip, onlara aktif şekilde hizmet götürüyor musunuz? İhtiyaçlarını tespit edebiliyor musunuz? Bu noktada, KBYK aslında kapsayıcılığı herkes için artırmayı hedefliyor ama asıl olarak kadın ve kız çocuklarının eşitliğini daha çok ön plana çıkarıyor. </span></p>
<p><b>A.K</b><span style="font-weight: 400;">: Kadınların belediyelerin karar alma mekanizmalarında tüm yapı, birim ve idari işleyişinde eksik temsil edildiğini biliyoruz. Karne ile bizim olmasını arzu ettiğimiz şey, kadınların kendi ihtiyaçlarını birincil ağızdan yetkili mercilere iletebilmesinde itici bir unsur olmak ve vatandaşların ihtiyaçlarını belediyelere iletilerek bu modelin çalışıyor olmasını sağlamak…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karne bunu nasıl sağlıyor? Aslında tüm sistemi kolaylıkla ölçümleyerek, sonucunu net şekilde görmemizi mümkün kılarak sağlıyor. Bunu şu şekilde düşünebiliriz: belediye kendi sınırında kent merkezine kırsala çeşitli hizmetler sunuyor; bu hizmetleri sunmak da zorunda.  Ancak mesele şu: belediye, sunduğu bu hizmetleri gerçekten ihtiyaçlara göre mi yapmış? Farklı kesimlerin ihtiyaçları, bu hizmetlerin tasarlanmasında dikkate alınmış mı? Ölçümleme ve değerlendirme araçları kullanılmış mı? Bu ve benzer soruların yanıtını veren Karne, bütüncül bir resim ortaya çıkarıyor.  Bu Karne ile hangi noktada eksiklikler olduğunu görebiliyorsunuz. </span></p>
<p><b>Belediyelerin Kapsayıcılığını Ölçümlemede Özgün Bir Model</b></p>
<p><b>Belediyeler, STK’lar ve yurttaşlar KBYK’dan nasıl ve hangi konularda fayda sağlar?</b></p>
<p><b>A.K.</b><span style="font-weight: 400;">: Karne, bir belediyenin sistemli, bütüncül ve veriye dayalı olarak somut göstergelerle, kapsayıcılığını ölçümlemek için özgün bir model. Bir belediyenin, küçük ve birbirinden bağımsız olarak, kadın ve kız çocuklarının yerelde güçlendirilmesi için yaptığı tüm faaliyetler, tek bir noktada bu modelle ölçümlenebiliyor. Bütüncül bir resim elde edilebilir ve değerlendirme yapılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunu “bir puzzle’da, büyük resim içinde, eksik parçalar neler?” şeklinde de düşünebiliriz. Hangi noktada daha çok darboğaz var?  O darboğaz nasıl geliştirilebilir? Bir belediye, bu Karne ile bütün resim içindeki eksik noktaları görerek, bir özeleştiri yapabilir. Kendisinin eksik ve güçlü noktalarını bulabilir.  Hangi noktalara daha çok temas etmesi gerektiğini tespit edebilir. Karne, böyle bir bakışı açısı sağlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda, biz biliyoruz ki kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması anayasal bir hak… Belediyelerin bunu sağlaması yasal bir zorunluluk&#8230; Ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, demokrasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın da vazgeçilmez bir unsuru… Bu nedenlerle, belediyelere bu konuda çok büyük görevler düşmekte… Bu Karne, işte bu görevleri yaparken, belediyenin hangi noktada olduğunu, hem ulusal düzeyde hem yerel düzeyde, bir kıyaslama yapmasına olanak veren bir model…</span></p>
<p><b>İ.İ.</b><span style="font-weight: 400;">: Vatandaş ve STK’lar açısından ele alırsak, herhangi bir vatandaşın veya bir STK’nın  “belediyelerin bu alanda yaptığı çalışmalar neler? Neler yapabilirler?”sorusunu değerlendirmek için yönlendirici bir araç… Zaten biz, Karne’nin öncelikle kadınlar açısından kapsayıcılığının haritalanması ve ölçülmesi için kullanılmasını hedefliyoruz.  Örneklersek, bu konuda aktif olmak isteyen bir kadın yurttaş, Karne’de verilen göstergeleri kullanarak, bir belediyenin hangi hizmetleri yaptığını rahatlıkla ve kolaylıkla anlayabilir. STK’lar açısından baktığımızda da, Karne bütünlüklü olarak, belediyelerin kadınların ihtiyaçları ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamada neler yapması gerektiğini değerlendirmek açısından, bütünlüklü bir resim veriyor; yönlendirici bir araç işlevi görüyor. </span></p>
<p><b>Belediyeler, karneyi bir araç ve model olarak nasıl kullanabilirler? </b></p>
<p><b>İ.İ.</b><span style="font-weight: 400;">: Karne, belediyelerin işini oldukça kolaylaştıran bir araç: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1-Bu yayın, belediyeler için kendilerinin katılım, temsiliyet, kaynak kullanımında eşitlik,  sorumluluk, adillik gibi farklı ilkelerden ne yapabileceği konusunda somut bir yönlendirici… Bir belediye başkanı veya belediyede çalışan bürokratların sorabileceği soruların birçoğunun yanıtını içeren bir yayın. Nelerin yapılmadığı veya nelere öncelik verilmesi gerektiği konusunda bütüncül bir gözlük niteliği taşıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2- Bir belediyenin kendi yerelinde, kadınların güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında da hangi çalışmalar yapılabilir? Nelere öncelik vermek gerekir? Karne, bu sorulara çok daha spesifik yanıtlar verilmesini sağlayacak şekilde yönlendirmeler yapan bir araç…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3- Bir diğer nokta,  genelde pek ele alınmayan bir boyutu, kadınların daha çok temsiliyet ve katılım süreçlerinde yer almasıyla Belediye hizmetlerinin veya kaynaklarının eşit bir şekilde kadınların hayatına dokunacağı varsayımı yapılıyor. Ancak bunun bir garantisi yok. Kaldık ki iyi niyetli çabalar bir istenilen sonuçları yaratmayabilir. Başka bir örnek vermek gerekirse, kadınlar ilgili bir alanda çok iyi çalışmalar yapıldığı ihtiyaç olan diğer alanların gözden kaçmasına yol açabiliyor. Bu yüzden söylemden somut durumu olgulara dayanarak analiz etmek ve sürekli gelişimi hedeflemek gerekiyor. Örneğin, kadınların ihtiyaçları farklılık gösterebiliyor. Belediyeler belirli öncelikle doğrultusunda her kadın grubuna hizmet sunuyor, kaynaklarını dengeli şekilde sunuyor mu? Bu sorunun cevaplanmasında KBYK bütüncül bakma işine yarayabilir.</span></p>
<p><b>Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Bütüncül Bir Araç</b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-48789 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/03/1864c5971a3c27a3fca75dc058af429c.jpg" alt="" width="300" height="408" />A.K.</b><span style="font-weight: 400;">: Karnenin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamada bütüncül bir araç olduğunu vurgulamıştık. Karne, belediyenin taahhüt ettiği eşitliğin sağlanmasına ilişkin maddeleri gerçekten uygulayıp uygulamadığını ve adil bir bütçe dağılımı yapıp yapmadığını, bizim şeffaf olarak görebilmemizi sağlayan bir araç olarak hizmet ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu karne göstergelerini kullanarak, herhangi bir vatandaş, belediye çalışanı ya da bir STK, bir belediyenin kamuya açık olarak paylaştığı verilerle kontrol ederek, objektif olarak aynı sonuçlara ulaşabilirler. Yani, bu karnenin bilimsel olarak geçerliliği ve güvenirliğini herkes, her zaman test edip onaylayabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu, bize nasıl bir yaklaşım sunuyor? Günümüzde veriye ulaşma konusu önemli bir sorun… Bizim burada amacımız, aynı zamanda belediyelerin şeffaf şekilde kendi verilerini kamuyla paylaşmasını teşvik etmek. Biz özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği noktasındaki verilerin paylaşılmasını umuyoruz… </span><span style="font-weight: 400;">Bu ne demek? Hizmetlerden kaç kadın faydalandı? Kaç erkek ve erkek faydalandı? Kadın vatandaşlardan kaç şikâyet geldi? Erkek vatandaşlardan kaç şikâyet geldi? Benzer sorular sorarak, toplumsal cinsiyete duyarlı veri analizi yapıp yapılmadığı bu Karne ile test edilebilir.   Kısacası, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yerelleştirilmesi, belediyenin tamamında kurumsallaştırmasında bütüncül bir araç olarak hizmet ediyor.</span></p>
<p><b>Herkesin Kolaylıkla Kullanabileceği Bir Model Olarak KBYK</b></p>
<p><b>Vatandaşların karneyi nasıl kullanılabileceğine dair örnek verebilir misiniz? </b></p>
<p><b>A.K.</b><span style="font-weight: 400;">:Tüm vatandaşlar KBYK’yı rahatlıkla kullanabilirler. Çünkü karnede yer alan 231 göstergenin sonucunun ne olacağı, bir belediyenin kamuya açık olarak paylaştığı faaliyet raporu, stratejik plan, performans programı gibi basit bir aramayla bulunabilecek verileri derleyerek, analiz edildiği için rahatlıkla sonuçlara erişebilir. Vatandaşlar da bu modeli rahatlıkla kullanabilirler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte, örneğin bir belediyelerin sığınağının olup olmadığı veya bir belediyenin meclis üyelerinde kadın-erkek dağılımı,  kadın-erkek fırsat eşitliği komisyonu olup olmadığı veya eşitlik birimi olup olmadığı tüm veriler belediyenin web sayfasından veya yayınladığı raporlardan ulaşılabilir.</span></p>
<p><b>İ. İ.</b><span style="font-weight: 400;">:  Yani, aslında bu aracı herkes kullanabilir. En başta da kadın vatandaşlar kullanabilir.</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Yani, benim belediyem, kadınlarla ilgili ne yapıyor? Ne kadar para harcıyor? Hangi faaliyetleri yürütebilir? Bunları tespit edebilir. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Ayrıca, belediyesinin daha iyi nasıl çalışabileceğini yönlendirmek isteyen kadın vatandaşlar bu araç ile savunuculuk veya gönüllülük yapabilirler. </span></li>
</ol>
<p><b>Kapsayıcılığı Sağlayan Sınırlı Sayıda Belediyenin Varlığı </b></p>
<p><b>Kapsayıcı bir belediye ne yapar? Türkiye ve dünyadan kapsayıcı belediye örneği verebilir misiniz? </b></p>
<p><b>A.K.</b><span style="font-weight: 400;">: KBYK yayınımızda 2 pilot ilçe seçmemizin sebebi, Argüden Yönetişim Akademisi’nin 2018’de yayınladığı Belediye Yönetişim Karnesi’nde İstanbul’un 39 ilçesi içinde Kadıköy’ün ilk 3 arasında yer almasıydı. KBYK’nde biz, Kadıköy Belediyesi ve Bağcılar Belediyesini, Belediye Yönetişim Karnesi bulguları ile KBYK örtüşüyor mu? Karşılaştırdık ve şunu gördük: aslında 2 belediye de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda arzu edilen seviyede değildi, çok gerideydi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En başta tasarımdan başlarsak, 2 belediyenin plan ve program hazırlanması sürecinde, kadın vatandaşların ihtiyaç, beklentileri, öneri ve görüşlerinin hiç süreçlere dâhil edilmediği; bu verilerin de belediye web sayfalarında paylaşılmadığını gördük. İki belediye de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamada kadınlara küçük hizmetler sağlıyorlar ancak bunlar birbirinden bağımsız ve birbirleriyle örtüşmediği için, Karne sonuçlarında da düşük şekilde notlandırıldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sonuçlarda bizi şaşırtan bir husus yoktu.  Biz biliyoruz ki hem Türkiye’de hem dünyada az sayıda belediye, gerçekten kapsayıcılığı sağlamış bir noktada… Hem katılım hem uygulama ve hem de hizmet noktasında, genel olarak kadınlar karar alma mekanizmalarında eksik temsil ediliyor. Karar alma mekanizmaları ve kararları etkileme noktasında da güçleri yeterli olmadığından, biz kapsayıcılığı bu çalışmada arzuladığımız ve baskı oluşturmak istediğimizi sürekli vurguladık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz KBYK’yı hazırlarken pozitif açıdan baktık; “belediyelerin eşitlik noktasında fotoğrafı bu; hiç kimseyi eleştirmiyoruz, farklı ithamlarla yargılamıyoruz” dedik. Biz gelişim noktasında eksik hususları gözler önüne sererek, önümüzdeki yıllarda bunların düzeltilmesi için itici güç olmayı arzu ediyoruz.  </span></p>
<p><b>İ.İ.</b><span style="font-weight: 400;">: Bunlara ek olarak şu da var: dünyada da kadın vatandaşı merkeze koyan ve bütüncül bir perspektif ile yaklaşan benzer bir araç yok. Biz bu çalışmayı yaptıktan sonra, Birleşmiş Milletler bizi davet etti ve farklı ülkelerden gelen katılımcılara da bu modeli anlattık. Onlar da çok memnun oldular. Yerel yönetimler dünyanın her yerinde olan kurumlar; yerel yönetimlerde-belediyelerde bütünsel ve veriye dayalı, her alana somut şekilde dokunan bir model yoktu.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerin kullanabileceği mevcut bir çok araç ve yaklaşım olmasına rağmen KBYK kadar kapsamlı ve objektif temele dayalı bir araç daha önce mevcut değildi. Bu yönüyle, KA-DER işbirliği ile hazırladığımız KBYK ve sunduğu Karne modeli ile küresel bir inovasyona da imza atmış olduk. Burada bizim asıl amacımız, kadınların gündelik hayatta yaşamlarının daha iyi, kaliteli hale gelmesine hizmet etmek… Bu noktada, belediyelerimizi bir yere kadar sorumlu tutabiliriz çünkü bu alandaki diğer paydaşların bilgi, söylem ve yaklaşımlarına daha fazla somutluk kazandırmaya ihtiyaç var… Bu nedenle, KBYK,  sivil toplum, akademi ve medyanın somut çabalarına yol gösterici olabilir. Umarız ki bu çalışmalar, toplumsal cinsiyet eşitliğine belediyelerde daha detaylı ve bütünsel yaklaşmaya sevk eder.</span></p>
<p><b>A. K.</b><span style="font-weight: 400;">: Ve umarız ki kadınlar,belediyelerin karar alma mekanizmalarında eşit temsil edilir ve karar alma süreçlerine katılım noktasında belediyeler tarafından teşvik edilir. Ayrıca, kadınların, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda belediyelerden talep eder hale gelmesini bekliyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/18/belediyelerin-sosyal-kapsayiciligini-olcen-kuresel-modelkapsayici-belediye-yonetisim-karnesi/">Belediyelerin Sosyal Kapsayıcılığını Ölçen Küresel Model: Kapsayıcı Belediye Yönetişim Karnesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
