<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kanserde erken teşhis arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kanserde-erken-teshis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kanserde-erken-teshis/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Apr 2019 08:37:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>kanserde erken teşhis arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kanserde-erken-teshis/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kazananlar Kulübü&#8217;nün Kadınları Kansere Yenilmedi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/07/kazananlar-kulubunun-kadinlari-kansere-yenilmedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Apr 2019 08:30:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde erken teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kanser Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği ‘Kazananlar Kulübü’ kadınları kanseri nasıl yendiklerini Sivil Sayfalar'a anlattı. 480 kadına ücretsiz ‘meme ucu simülasyonu’ yapan Çiğdem, onkoloji diyetisyeni olmak isteyen Tuğçe, ‘Kanser benden korksun’ diyen Dilek ve onkoloji hemşiresi olup kanser hastalarına umut olmaya kendini adamış dört güçlü kadının hikayesi…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/07/kazananlar-kulubunun-kadinlari-kansere-yenilmedi/">Kazananlar Kulübü&#8217;nün Kadınları Kansere Yenilmedi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Dünya Kanser Örgütü’nün raporuna göre dünyada her yıl 14 milyon insana kanser oluyor ve 8 milyonu kanserden ölüyor. Erken teşhis ise hayat kurtarıyor. ‘Kanserden Korkma Geç Kalmaktan Kork’ sloganıyla kanser konusunda farkındalık yaratan çalışmalar yapan Türk Kanser Derneği’nin Kazananlar Kulübü, kanseri yenen insanların birbirleriyle sosyalleştiği ve kanser tedavisi gören hastalara moral kaynağı olduğu bir kulüp. Zeynep Kaya, Tuğçe Özdemir, Çiğdem Rençber ve Dilek Özal kansere karşı mücadele vermiş, kazanmış ve sayıları günden güne artan insanlar olarak Türk Kanser Derneği’nin Mucize Evi’nde tedavi gören arkadaşlarına ellerinden gelen desteği vermeye devam ediyorlar.</span></p>
<figure id="attachment_37270" aria-describedby="caption-attachment-37270" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-37270" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2099-e1554584161151.jpg" alt="" width="360" height="242" /><figcaption id="caption-attachment-37270" class="wp-caption-text">Çiğdem Rençber</figcaption></figure>
<p class="p1"><strong><span class="s1"><b></b>&#8220;İlk Toslama Anı Gerçekten Sarsıcıydı&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kazananlar Kulübü’ üyelerinden biri olan Adapazarı’nda yaşayan 41 yaşındaki Çiğdem Reçber, meme kanserine 35 yaşında yakalanmış ve sağ memesi alınmış. 6 yıl boyunca kanserle mücadele eden ve 10 ayrı ameliyat geçiren Rençber </span><span class="s1">öğrenme sürecini şöyle anlatıyor: “Bir pazar günü evde televizyon izlerken kanserli yenen Vahide Gördüm’e denk geldim. Şöyle konuşuyordu: ‘Önce sevgili oluyoruz, sonra eş oluyoruz, sonra anne oluyoruz, sonra anane oluyoruz ama her şeyden önce bir kadınız. Lütfen işinizi gücünüzü bırakın ve kendinizi kontrol edin. Erken teşhis hayat kurtarır’ Sanki bu cümleleri bana söylüyordu. Hemen banyoya gittim ve elimle kendi kendine meme muayenesi yaptım, elime bir kitle geldi. Ertesi gün hemen doktora gittim ve üçüncü evre meme kanseri olduğumu öğrendim. Kendimi o kadar hazırlamama rağmen ilk toslama anı gerçekten sarsıcıydı. Hemen kendimi toparladım </span><span class="s1">başarılı doktorları araştırmaya başladım. Yaptığım araştırmalar Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Utkan’a götürdü. İyi ki de Zafer Utkan’a tedavi olmuşum&#8221; şeklinde konuştu.  </span></p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-37276" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-640x463.jpg" alt="" width="360" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-640x463.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-1280x925.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-1024x740.jpg 1024w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>14 Saatlik Ameliyat&#8230;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ameliyat olacağı güne kadar ailesine hastalığı ile ilgili hiçbir şey söylemeyen, Reçber, ameliyat öncesi doktoruyla konuşmasını şöyle anlatıyor: “Doktorum bana bir meme kadın için çok önemli olduğunu ama hayatın her şeyden daha önemli olduğunu söyledi. ‘Çiğdem 35 yaşındasın ve hayat dolusun. Seni hayatta tutabilmem için ikisini birden bile almam gerekiyorsa alırım’ dedi. Ben hayatı ve yaşamayı çok seviyorum göğüslerim olmadan da bu hayatı yaşarım dedim ve onlara son kez baktım. Yaklaşık 14 saat süren ameliyatta çıktığımda artık sağ memem yoktu&#8221; </span><span class="s1">Ameliyattan sonra 28 ay kemoterapi tedavisi gören ve<span class="Apple-converted-space">  </span>zor zamanlar geçiren Rençber, hastane koridorlarında kendi kendine bir söz vermiş </span><span class="s1">ve hayatını meme kanserine yakalanmış kadınlara adamaya karar vermiş. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Dünyayı İyi İnsanların Güzelleştireceğine İnandım&#8221;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Meme kanserine yakalanan kadınların &#8216;meme areolası&#8217; denilen meme ucundaki kahverengi yerin tamamen alındığını belirten Rençber, “Meme ucum olmadığını bilmek beni mutsuz ediyordu. Meme ucu simülasyonu tekniği ile bu mutsuzluğumu giderince diğer kadınların da aynı mutluluğu yaşamasını istedim. Bana işlem uygulayan kadın, İsrailli bir doktordan 50 Bin TL’ye bu eğitimi almış. Hemen araştırdım ve İsrailli Kalıcı Makyaj Uzmanı Moshe Alul&#8217;a şöyle bir e-posta gönderdim: ‘Ben dünyadaki sekiz kadından bir tanesiyim. 50 Bin TL param yok ama kocaman bir kalbim var. Bu sihirli değneği benim elime verirseniz, insanları mutlu etmek için kullanacağım’ dedim. İki saat sonra gelen cevap ise şöyleydi: ‘Eğer dünyada bin kişiden 1 kişiye yardım etmem gerekiyorsa o kişi sen sensin. Türkiye’ye geliyorum makineni hazırla bu eğitimi sana ücretsiz vereceğim&#8217; Bu dünyayı iyi insanların güzelleştireceğine bir kez daha inandım” şeklinde devam etti.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-37271" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-1024x683.jpg 1024w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kalıcı Makyaj Tekniği Dövme Gibi Değil”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Meme ucu simülasyonu eğitimini aldıktan sonra da Ressam Murat Korkmaz’dan 3 boyutlu resim yapma tekniğini öğrenen Çiğdem Rençber, hiçbir ücret almadan 480 kadına meme ucu simülasyonu tekniği ile kalıcı makyaj yaptığı söyledi. Meme ucu simülasyonu tekniğinin dövmeden farklı olduğuna dikkat çeken Rençber, “Kalıcı makyaj tekniği dövme gibi değil. Dövme boyasının içerisinde ağır materyaller vardır. Ama benim uyguladığım teknik kök boyalarla üste deriye uygulanan bir işlem. Boyalarım Yıldız Teknik Üniversitesi onaylı. Dövme boyalarıyla gelip dövme yap diyenler oluyor ama kanseri atlatmış bir insan olarak dövme boyasıyla hiç kimseye zarar veremem” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kanserli Herkesin Mucizeyi Keşfetmelerini Diliyorum”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türk Kanser Derneği Kazananlar Kulübü’nde ekonomik özgürlüğü olmayan ve kocaları tarafından terk edilmiş kadınların hayallerini gerçekleştirmek için gönüllü olarak destek verdiğini belirten Rençber, “Kazananlar Kulübü’nde Robin Hood’çuluk yapıyorum. Plastik cerrahlardan ve ekonomik özgürlüğü çok yüksek olan insanlardan paramı alıyorum. Bu parayla kök boyalar ve kişiye özel tek kullanımlık iğneler alıyorum ve kendim nasıl mutlu olduysam kadınları da böyle etmeye çalışıyorum. Şimdi yeni bir hedefim var. Bu tekniği Türkiye’de yapan tek master olmak istiyorum. Benim gibi arkadaşlarımı ekibime dahil etmek, onları yetiştirip, 81 ilde insanların hayatlarına dokunmalarını sağlayacağım. Kanser benim için insanların hayatlarına dokunabilmek için bir mucizeye dönüştü. Kansere yakalanan herkesin mucizeyi keşfetmelerini diliyorum.” şeklinde konuştu.</span></p>
<figure id="attachment_37275" aria-describedby="caption-attachment-37275" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37275" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-640x462.jpg" alt="" width="360" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-640x462.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-1280x924.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-1024x739.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37275" class="wp-caption-text">Dilek Özal</figcaption></figure>
<p><strong><span class="s1">&#8220;Kanser Benden Korksun&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kazanalar Kulübü’nün bir diğer hayat dolu üyesi Dilek Özal da meme kanserine yakalanmış ve kanseri yenmiş bir kadın. Bundan 4 yıl önce Türk Kanser Derneği’nin bir seminerine katıldıktan sonra kanser tarama testi hakkı kazanan Özal’ın kanserle mücadelesi de o zaman başlamış. </span><span class="s1">Çok pozitif ve hayat dolu bir insan olan 57 yaşındaki Özal, kanser teşhisi konulduğu yıl hem annesini hem de çok sevdiği kayınvalidesini kaybetmiş. İki büyük üzüntünün ağır geldiğini söyleyen Özal kanser teşhisi konulmasını şöyle anlatıyor: “Doktora gittim ve doktorum mamografi sonucunu göğsümde bir kitle olduğunu ve onu acilen alınması gerektiğini söyledi. Kanser konusunda bilinçliydim ve doktor birinci evre dediğinde ‘oh çok şükür’ dedim. Hiç umutsuzluğa kapılmadım ve hep &#8216;Kanser benden korksun&#8217; dedim&#8221; </span></p>
<p><strong><span class="s1">&#8220;Saçlarım Dökülmeden Önce Erkek Kuaföründe Kazıttım&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ameliyat olduktan sonra her ihtimale karşı dört seans kemoterapi görmesi önerilen Özal, “Kemoterapi ile saçlarım dökülecekti. Sanırım kanser hastalarını en çok  sarsan durumlardan biri bu. Ama ben bu hastalığı yenecektim ve hiç umutsuzluğa kapılmadım. Erkek kuaförüne gittim ve saçlarım dökülmeden kazıttım. Hiç peruk takmayı düşünmedim. Eve geldiğimde ailemin şaşkın bakışlarına karşılık onlara moral vermek için ‘En büyük asker bizim asker’ diye bağırmaya başladım. Ama yine de bu kadar pozitif olmam ailemin garibine gidiyordu. Hatta ablam ameliyat sonrası doktoruma ‘Kardeşimin bu kadar normal olması anormal değil mi?’ diye sormuş. Duyduğumda buna da çok gülmüştüm” dedi. </span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">“Kazananlar Kulübü Bizimle Kuruldu&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tedavi süreci boyunca maddi manevi desteklerini esirgemeyen Türk Kanser Derneği’ni ikinci evi olarak gördüğünü belirten Özal, “Kazananlar Kulübü bizimle birlikte kuruldu. Kanseri yenenlerin günden güne artmasını temenni ettiğimiz bir grup. Kazananlar olarak, derneğimizin Mucize Evi’nde hala tedavi giren arkadaşlarımıza umut oluyoruz. Bizim pozitifliğimiz, neşemiz, birbirimizle olan hoş sohbetimiz onları etkiliyor. Her zaman bir arada olmamızı çok büyük bir motivasyon kaynağı olarak görüyor” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanseri yenen Özal, kansere yeni yakalanan insanlara şu tavsiyelerde bulundu: “Kanser kişiye özel bir hastalık. Nasıl karşılarsanız öyle devam ediyor. Kansere yakalananlar ‘Niye beni buldu bu hastalık?’ sorusunu asla sormasınlar.<span class="Apple-converted-space">  </span>Çünkü kanser hastalığı insan beğenmiyor, insan seçmiyor. Kanseri yeneceğinize inanın&#8221; </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_37274" aria-describedby="caption-attachment-37274" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37274" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-640x588.jpg" alt="" width="360" height="331" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-640x588.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-1280x1177.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-1024x942.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37274" class="wp-caption-text">Zeynep Kaya</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kanserin Beni Bulacağını Aklımın Ucundan Bile Geçirmezdim”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kansere daha 17 yaşında yakalanan Zeynep Kaya, Mardin’de 7 çocuklu bir ailenin kızı. Şimdi 21 yaşında olan Zeynep, 3 yıl tedavi olduktan sonra kendisine yepyeni bir hayat kurmuş. Kanseri yendikten sonra daha pozitif bir insan olarak hayatına devam eden Zeynep hikayesini şöyle anlatıyor: “Mardin’de yaşıyordum ve Mardin bir gencin hayallerine cevap verebilecek bir şehir değil. Ama ben yaşadığım yeri hep güzelleştirmeye çalışan bir insan oldum. Lise son sınıftaydım, ideallerim vardı ve hayatıma değer katacak şeyler yapmayı seviyordum. </span><span class="s1">Bir gün vücudumda oluşan morlukları fark ettim. Hiç düşmeden, bir yere çarpmadan oluşan morluklar beni zamanla huzursuz etmeye başladı. Anormal derecede kilo vermeye başlamıştım ve artık içinde bulunduğum durum derslerimi etkilemeye başlamıştı. Sonra hastaneye gittim ve lösemi olduğumu öğrendim. Algılayamadım neydi lösemi? Kan kanseriydi lösemi. Kanserin bir gün beni bulacağını asla aklımın ucundan bile geçirmezdim” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Babam Saçlarımı Kazırken Benden Çok Ağladı”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Teşhis koyulduktan sonra hemen tedaviye başlayan Zeynep kendisini en çok üzen olayı şöyle özetliyor: “Upuzun saçlarım vardı ve artık yer yer dökmeye başlamıştı. Benim üzülmeme dayanamayan babam saçlarımı kazıdı ve kazırken benden çok ağladı. Saçımı kazıtınca hemen peruk sipariş verdim. İlk zamanlar psikolojim çok bozuktu gece uyurken bile peruğumu kafamdan çıkarmıyordum. Şimdi saçlarım tekrar çıktı. Kirpiklerim ve kaşlarım eskisinden de gür.” </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanser teşhisi koyulduğu zaman annesinin de yedinci kardeşlerine hamile olduğunu öğrenen Zeynep için yeni doğan kardeşi onun ve ailesi için de yeniden doğuş gibi olmuş. Hastalığının yuvalarına düşen ikinci bir ateş olduğunu dile getiren Zeynep, “Benim kardeşim 16 yıldır yatağa mahkum yaşıyor. Göremiyor, yürüyemiyor ve konuşamıyor. Sonra kendi kendime düşündüm.  Benim pes etmeye hiç hakkım yoktu. Kendime çeki düzen verdim ve hayatımı geri kazandım” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Onkoloji Hemşiresi Olacağım”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tedavi süresi boyunca okuluna devam edemeyen Zeynep, şimdi liseyi dışarıdan bitiriyor. Lise bittikte sonra üniversite okuyacağını belirten Zeynep, “Onkoloji hemşiresi olacağım ve onkoloji servisindeki hastalarla birebir iletişimde olacağım. Onlara, ‘Bakın ben kanseri yendim ve sapasağlam karşınızdayım. Siz de kanseri yeneceksiniz ve hayatınıza devam edeceksiniz demek istiyorum. Onlara Mucize Evi&#8217;nde yaşanan mucizeleri anlatmak istiyorum&#8221; şeklinde konuştu.</span></p>
<p><strong>&#8220;Yanlış Teşhis Tanıyı Geciktirdi&#8221;</strong></p>
<figure id="attachment_37272" aria-describedby="caption-attachment-37272" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37272" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37272" class="wp-caption-text">Tuğçe Aydemir</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1">İstanbul Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu olan 21 yaşındaki Tuğçe Aydemir kanser ile sevimsiz tanışıklığını şöyle anlatıyor: &#8220;</span><span class="s1">Karnımda bir şişlik oluşmaya başladı. İlk başta kilo aldım zannettim hatta göbeğimi eritmek için spora gitmeye başladım. Hiç aklıma gelmedi böyle bir sorun olacağı, çünkü hiçbir ağrım acım yoktu. Bir gün sırtüstü yatarken göbeğime baktım ve hamile gibiydim ve çok sertti. Staj için ailemin yanına Çanakkale’ye gittiğimde bir doktora gittim ve beni doğru düzgün muayene etmeden bana ilaç verdi. Kullandığım ilaçlar regl düzensizliği yaptı. Bu yüzden bir kadın doğum uzmanına gittim ve kötü haberi ilk orada duydum. Kasığımda 25 cm büyüklüğünde bir kitle vardı”</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edilen Aydemir’e hem yanlış teşhis koyuluyor hem de ameliyatı çok geç bir tarihe veriyorlar. Kanserli hastalar için moralin hayat kurtardığını belirten Aydemir, “Doktorum kitle iyi huylu çıkarsa sadece sağ yumurtalığımı alacağını, kötü çıkarsa da iki yumurtalığımla birlikte rahmimi de alacağını söyledi. Daha 21 yaşındaydım ve yıkılmıştım. Neyse ki doktor yanlış teşhiste bulunmuş. Çünkü benim rahmime ve sol yumurtalığıma ulaşan bir kitle yoktu. Yani Bursa’da kalsaydım iki yumurtalığımla birlikte rahmi de kaybedebilirdim” dedi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37285 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-640x735.jpg" alt="" width="360" height="414" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-640x735.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-1280x1471.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-1024x1177.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></b></span></p>
<p><strong>Doktora Güven Önemli</strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanseri yenmek için hastanın doktoruna tam güven duymasının önemli bir detay olduğunun altını çizen Aydemir, “İstanbul’a kendi okuduğum üniversitenin hastanesine geldik. Burada beni bir hafta içerisinde ameliyat ettiler. Ameliyatın çok başarılı geçti. Doktorum büyük kitlenin iyi huylu olduğunu ama altında belki yüzlerce kötü huylu küçük kitleler olacağını söyledi. Belki sağ yumurtalığım alınabilirdi. Doktorumun dediği doğru çıktı. Büyük olan iyi huyluydu küçük olanlar içinde kötü huyluydu. İstanbul’daki doktorumun tek amacı benim yumurtalıklarımı kurmaktı. Ameliyat sonrası da yaşım genç olduğu korunma amaçlı kemoterapi önerdi. Kemoterapi alırken okuluma devam ettim hatta Avrasya Maratonu’na bile katıldım” şeklinde devam etti. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Onkoloji Diyetisyeni Olmak İstiyorum”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanseri yendikten sonra kanser hastalar için gönüllü olarak çalışabileceği bir yer ararken Türk Kanser Derneği ile tanışan Aydemir, “Üniversitede Beslenme ve Kanser dersinden şartlı geçmiştim. Nereden bilebilirdim ki o şartlı geçtiğim dersten bir gün sınanacağımı? Daha o zamanlar teşhis konmamıştı. Şimdiyse onkoloji diyetisyeni olmak istiyorum ve kanserli hastalar için Mucize Evi’nde çalışmak istiyorum” şeklinde konuştu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/07/kazananlar-kulubunun-kadinlari-kansere-yenilmedi/">Kazananlar Kulübü&#8217;nün Kadınları Kansere Yenilmedi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Çağı Kanser Günü kutlu OLMASIN, farkında olalım</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/cocukluk-cagi-kanser-gunu-kutlu-olmasin-farkinda-olalim/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/cocukluk-cagi-kanser-gunu-kutlu-olmasin-farkinda-olalim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Merve Topçuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2017 05:49:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı kanser günü]]></category>
		<category><![CDATA[kaçuv]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde erken teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser hastalığına dair bildiklerimiz sınırlı. Çocukluk çağı kanseri ise adeta bir tabu. Ben bu süreçleri oğluma kanser teşhisi konulduğunda öğrendim. Oğlumun kanser olabileceğini söylediklerinde henüz 50 günlük minicik bir bebekti. Bir günde kendimizi çocuk onkoloji polikliniğinin önünde buluverdik. O zaman anladım ki bu konuda çok az şey biliyor, çok az şey yapıyoruz. Her yıl milyonlarca [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/cocukluk-cagi-kanser-gunu-kutlu-olmasin-farkinda-olalim/">Çocukluk Çağı Kanser Günü kutlu OLMASIN, farkında olalım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser hastalığına dair bildiklerimiz sınırlı. Çocukluk çağı kanseri ise adeta bir tabu. Ben bu süreçleri oğluma kanser teşhisi konulduğunda öğrendim. Oğlumun kanser olabileceğini söylediklerinde henüz 50 günlük minicik bir bebekti. Bir günde kendimizi çocuk onkoloji polikliniğinin önünde buluverdik. O zaman anladım ki bu konuda çok az şey biliyor, çok az şey yapıyoruz.</strong><span id="more-17655"></span></p>
<p>Her yıl milyonlarca insana kanser teşhisi konuluyor. Dünyada ölüm nedenleri arasında birinci, Türkiye’de ikinci<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a>. Bildiklerimiz ise tümör, kemoterapi ve radyoterapi kelimelerinden ibaret. Çocukluk çağı kanseri ise adeta bir tabu. Ciddi hastalıklar hep yetişkinlerin başına gelir, çocuklarda olmaz diye düşünüyoruz. Yakıştıramıyoruz belki de. Dünyadaki en mutlu varlıkların, çocuklarımızın gözümüzün önünde ölümcül bir hastalıkla savaşması fikrini doğru bulmuyoruz. Lakin gerçek bu temennilerin ötesinde. 160.000 çocuktan bahsediyoruz. Her yıl dünyada 160.000, Türkiye’de ise yaklaşık 3.000 çocuğa kanser teşhisi konuluyor<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>Bir günde kendimizi çocuk onkoloji polikliniğinin önünde buluverdik</strong></h4>
<p>Ben bu süreçleri oğluma kanser teşhisi konulduğunda öğrendim. Oğlumun kanser olabileceğini söylediklerinde henüz 50 günlük minicik bir bebekti. Sadece birkaç gün öncesinde çok ağladığı ve uyumadığı için doktorumuza götürmüştük. Eliyle muayene ederken karaciğerinin büyük olduğunu söyledi ve ultrason istedi. Elimize verdikleri raporda karaciğerin içerisinde saçılmış bir sürü oluşum görülüyordu. Bir günde kendimizi çocuk onkoloji polikliniğinin önünde buluverdik. O an hayatım boyunca en çaresiz hissettiğim andı. Oğlumu bağrıma bastırarak hastane içinde gezerken, bu hissin bir ömür boyu devam edeceğini düşünmüyordum&#8230;</p>
<p>İlk kemoterapiyi aldığında iki aylıktı. Biz sadece şanslıydık ve oğlumun tümörü orta risk grubundaydı, tedaviye yanıt verdi. Kemoterapi tedavisi alırken o da kafamızdaki kanserli çocuk görüntüsüne kavuşmuştu. Saçsız, kirpiksiz, kaşsız ve solgun benizliydi. Çok halsiz düştüğü zamanlar oldu, bazen bu geceyi atlatamayacak dediğimiz başında beklediğimiz vakitler oldu, birkaç ay kucağımızda yapışık yaşadığı zamanlar oldu, kan değerleri sıfırlandığında ağlamasının bile hayati önem teşkil ettiği, gecenin bir yarısı kan aradığımız zamanlar oldu. Ama en güzeli o haldeyken bile bize gülümsemeye çalışması ve hiçbir zaman pes etmemesiydi. Biz de tüm gücümüzü onun gülümsemelerinden aldık. Oğlumun tedavi süreci iyi gittiğinde ve normal hayatımıza dönmeye başladığımızda ise başkalarına tecrübelerimizi anlatmak için <em>Biraz Kanser Biraz Hayat</em> bloğumda yazmaya başladım. Ve kanser teşhisi konulmuş çocuklar ve aileler için daha neler yapabilirim diye araştırmaya koyuldum&#8230;</p>
<p>Bu zorlu süreçte gördük ki kanserle ilgili en kötü iki şey; tedavi protokollerinin ve kullanılan ilaçların ağırlığı ve kanserin ömür boyu peşinizi bırakmama ihtimalinin olması. Kanser öncelikle hasta ve yakınlarını psikolojik olarak sömürüyor. Yaşamaya dair tüm inancınızı yitiriyorsunuz. Bu süreçte motivasyonun, mutlu olmanın ne kadar önemli olduğunu gördük. Güldükçe sanki kanser hücrelerinin gerilediğini ve savaşmak için daha da güçlü olduğumuzu gördük. Biz günde en az iki kere kahkaha diye bir kural koyduk kendimize, oğlumuzun yanında sanki hastalık yokmuş gibi davranmaya çalıştık. Kanserin hayat neşemizi çalmasına izin vermemeye çalıştık.</p>
<h4><strong>Daha fazla araştırmaya, daha fazla kaynağa ve merkeze ihtiyacımız var</strong></h4>
<p>Bu süreçte gördük ki, bu alandaki araştırmalar, kaynaklar çok sınırlı. Yılda yaklaşık 1200 çocuk iyi huylu ve kötü huylu tümörler yüzünden hayatını kaybediyor. Bu rakam çocuk ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Sayı size az gelebilir. Ama 1200 çocuk ortalama %70 iyileşme ihtimali olan çocukluk çağı kanserleri yüzünden ölüyorsa, daha fazla araştırmaya, daha fazla kaynağa ve merkeze ihtiyacımız var demektir. Kanser hakkında daha çok bilinçlenirsek hem erken teşhis anlamında şansımız artar hem de kanserle mücadele eden hasta ve yakınlarına karşı daha hassas oluruz.</p>
<h4><strong>Kanserde erken teşhis için yapılan mevcut farkındalık çalışmaları yetersiz ve mesaj vermekten uzak.</strong></h4>
<p>Bu konuda yapılan farkındalık çalışmaları ise kanserin ithaf edilme rengi (meme kanseri için pembe, çocukluk çağı kanseri için ise altın gibi) ne ise yakamıza kurdele takmaktan ve son zamanlarda sosyal medyada farkındalık yaratma adı altında oyun oynamaktan ileriye gidemiyor maalesef. Her ne kadar ülkemizde meme ve rahim ağzı kanseri için tarama çalışmaları ve erken teşhisin önemine dair bilgilendirme çalışmaları yapılıyorsa da, bu durum diğer kanser türleri ve çocukluk çağı kanser türleri için yetersiz kalıyor.</p>
<h4><strong>Çocukluk çağı kanserlerini fark etmek oldukça zor. Çocuk bakımına dair toplumsal ön kabuller teşhisi zorlaştırıyor. Çocuğun bakımını üstelenen kişilerin farkındalığı ve gözlem becerisi erken teşhiste önem kazanıyor.</strong></h4>
<p>Eğer çocuğunuzun ten renginde solma, vücudunda anlam veremediğiniz veya geçmeyen morarmalar, genel kemik ağrısı varsa, ağrı ve ateş belirtisi vermeyen, vücudunda ve özellikle lenf bezlerinde yumrular varsa, nedensiz kilo kaybı ya da ateş, inatçı öksürük ya da nefes darlığı ve geceleri aşırı terleme varsa, gözlerinde değişiklik, göz kapağında renk koyuluğu, göz bebeğinde beyazlık, yeni gelişen şaşılık, görme kaybı ya da göz çevresinde şişlik varsa, karnında şişlik ya da elinize gelen sert bir oluşum varsa, özellikle geçmeyen ve şiddetli ağrıları ve artan kusmaları varsa, kol ve bacaklarında ağrı ya da enfeksiyon belirtisi olmayan şişlik varsa hemen doktorunuza başvurun. Ayrıca benim tecrübe ettiğim gibi susturulamayan ağlamalar, yüz üstü yattığında ağlama ve sadece yan yatabilme gibi yatış pozisyonu sorunları, ayrıca kan değerlerinde ki anormallikler için de doktorunuzdan detaylı araştırma isteyebilirsiniz. Eğer ben oğlum için bu da böyle çok ağlayan bir bebek deyip doktora götürmeseydim, her şey için geç olabilirdi.</p>
<h4><strong>Sosyal temaslarda yaygın ve mevcut yaklaşımlar hasta aileleri için bu tecrübeyi daha da zorlaştırıyor. Peki kanser tecrübesi yaşayan aileye nasıl yaklaşmalı? </strong></h4>
<p>Bu süreçte ben, yeni anne olarak daha iki aylık bile olmamış bebeğime kanser teşhisi konulmasının şokunu aylarca atlatamadığım için kimseyle konuşmak istemedim. İlk başta konuşmalarım oldu ama karşı tarafın söyledikleri ve soruları beni çok incitti, sinirlendirdi. Yeterince kötü durumda olduğum için dışarıdan birilerinin beni daha da kötüleştirmesini istemedim. Kişilerin iyi niyetli olduğundan şüphem yok ama bu durumdaki hastalarla çok çok ve çok dikkatli konuşmamız gerektiğini bilmiyoruz. Empati yapabilmeniz için sadece çocuğunuzun ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve tedavi edilme ihtimalinin olmadığını düşünün. Yaklaşık bir buçuk yıldır kanser tedavi sürecimizde en zorlandığım şeylerden biri herhangi bir yerde ki insanların oğlumu sevmeye çalışmaları ve kanser tedavisi aldığını söylememe rağmen buna devam etmeleri. Sizi etkilemeyen mikrop ve bakteriler yeni doğan bebekler ve kanserli çocuklar için ölümcül olabilir. Ben kendi bebeğimi ancak bir yaşından sonra öpüp sarılarak sevebildim. Siz sevmezseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. Ayrıca maske takan kişiler ve çocuklar gördüğünüzde dehşete kapılmanıza gerek yok. Havadan ve sizlerden gelebilecek mikroplardan korunmak için maske takıyoruz.</p>
<h4><strong>Kanserli çocuklar için ben ne yapabilirim? </strong></h4>
<p>Eğer sizde bir şeyler yapmak isterseniz birkaç önerim var:</p>
<ul>
<li>Hem süreçte sürekli arayarak bizi yalnız bırakmayan hem de sonrasında daha fazla araştırmaya fırsat bulduğum Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Ankara’da ve diğer illerde çok organize bir şekilde çalışıyor. LÖSEV’e bağışta bulunabilirsiniz.</li>
<li>Bloğuma yazı yazmaya başladığımda kaynaklarından yararlandığım ve güzel işler yaptıklarını gördüğüm Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’na (KAÇUV) bağışta bulunabilir veya gönüllüsü olabilirsiniz.</li>
<li>Sosyal medyadan takip ettiğim güzel işler yapmaya çalışan ve kanserli çocuklarla ilgilenen Samsun Lösemili ve Kan Hastalıklı Çocuklar Derneği (LÖSAM) ve Mutlu Çocuklarla Umutlu Yarınlar projesine bağışta bulunabilirsiniz. Bu insanlar ellerindeki tüm imkânları yerelde yaratmaya ve en etkin şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya çalışıyor.</li>
<li>Çocuk Onkolojisi bölümü ve servisi bulunan devlet ve üniversite hastanelerini ziyaret edip veya telefonla ulaşarak serviste yatan hastaların ihtiyaçlarını (hijyenik kullan at ürünlere, kişisel bakım ürünleri, çocuklara mevsimlik kıyafet oyuncak vb.) ve servisin ihtiyaçlarını (mini buzdolabı, refakatçi koltuğu gibi) sorup hastanelere bağışta bulunabilirsiniz.</li>
<li>Belki de en basit yapılabilecek destek Kızılay’a gidip birkaç saatinizi ayırarak kan bağışında bulunmak. Ya da daha güzeli kök hücre bağışçısı olmak.
<ul>
<li>Kan bağışı ve beyaz kan bağışı hakkında detaylı bilgiyi <a href="http://www.kanver.org/sayfa/kan-hizmetleri/afarez/51">http://www.kanver.org/sayfa/kan-hizmetleri/afarez/51</a></li>
<li>Kök hücre bağışı hakkında detaylı bilgiyi <a href="http://www.kanver.org/sayfa/kan-hizmetleri/kok-hucre-bagisi/53">http://www.kanver.org/sayfa/kan-hizmetleri/kok-hucre-bagisi/53</a> adreslerinden alabilirsiniz.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Emine Merve Topçuoğlu hakkında: </strong></p>
<p>Nöroblastom kanseri olan oğlunun yolculuğunu ve deneyimlerini paylaştığı blogu: <a href="https://birazkanserbirazhayat.blogspot.com.tr/">https://birazkanserbirazhayat.blogspot.com.tr/</a></p>
<p>Emine Merve Topçuoğlu’nun kanser ihtimali olan ve böyle bir sürece girmiş insanlara, ebeveynlere ve hastalara ne denmeli/denmemeli, nasıl teselli edilmeli/edilmemeli, nasıl davranılmalı/davranılmamalı gibi soruları kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yanıtladığı  yazı için: <a href="https://birazkanserbirazhayat.blogspot.com.tr/2016/10/kanser-teshisi-konmus-aileye-nasl.html">https://birazkanserbirazhayat.blogspot.com.tr/2016/10/kanser-teshisi-konmus-aileye-nasl.html</a></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><em><strong>[1]</strong></em></a><em> Doç. Dr. Murat Gültekin, Türkiye’de Kanser Kontrolü 2016, </em><a href="http://kanser.gov.tr/Dosya/Sunular/MG.pdf"><em>http://kanser.gov.tr/Dosya/Sunular/MG.pdf</em></a></p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><em><strong>[2]</strong></em></a><em>KAÇUV, Çocukluk Çağı Kanserleri, 2015, </em><a href="http://www.kacuv.org/wp-content/uploads/2015/05/CocuklukCag%C4%B1Kanseri1.pdf"><em>http://www.kacuv.org/wp-content/uploads/2015/05/CocuklukCag%C4%B1Kanseri1.pdf</em></a></p>
<p><em><strong><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[3]</a> </strong>Çocukluk Çağı Kanseri Belirtileri, <a href="http://www.losev.org.tr/duyurular/2014/cocukluk_cagi_kanseri_belirtileri/mail.html" target="_blank" rel="noopener">http://www.losev.org.tr/duyurular/2014/cocukluk_cagi_kanseri_belirtileri/mail.html</a></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/cocukluk-cagi-kanser-gunu-kutlu-olmasin-farkinda-olalim/">Çocukluk Çağı Kanser Günü kutlu OLMASIN, farkında olalım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/cocukluk-cagi-kanser-gunu-kutlu-olmasin-farkinda-olalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
