<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadıköy Kent Konseyi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadikoy-kent-konseyi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadikoy-kent-konseyi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jan 2020 19:09:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Kadıköy Kent Konseyi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadikoy-kent-konseyi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Özgürlük Parkı’nda Özgür ve Doğaya Saygılı Bir Dünya İçin Toplanıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/27/ozgurluk-parkinda-ozgur-ve-dogaya-saygili-bir-dunya-icin-toplanildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2019 16:13:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Bisikletli Kadın İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[çevre festivali]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[validebağ gönüllüleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nükleer karşıtlığından vegan beslenmeye, sıfır atıktan bisikletle ulaşıma birçok alanda faaliyet gösteren 200 civarında sivil toplum kuruluşu, platform, inisiyatif ve dernek, görünür olmak ve farkındalık yaratmak için sürdürdükleri mücadeleyi üç gün boyunca Özgürlük Parkı’na, Kadıköy Çevre Festivali’ne taşıdılar. Festivalin düzenleme komitesi ve katılımcılar, etkinlik izlenimlerini ve gündemlerini bizlerle paylaştılar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/27/ozgurluk-parkinda-ozgur-ve-dogaya-saygili-bir-dunya-icin-toplanildi/">Özgürlük Parkı’nda Özgür ve Doğaya Saygılı Bir Dünya İçin Toplanıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kadıköy Çevre Festivali’nin üçüncüsü 24-26 Mayıs tarihlerinde Göztepe Özgürlük Parkı’nda gerçekleşti. “Doğaya Emek Ver” sloganıyla düzenlenen festivalin bu yılki ana teması “toprak” olarak belirlendi. Etkinlik bünyesinde birçok söyleşi, atölye çalışması ve konserler düzenlendi. Geçen yılı ikiye katlayan bir ziyaretçi rakamına ulaşan festivalde ekolojik yaşam, bisikletle ulaşım, doğaya saygılı tüketim gibi konular öne çıktı. </span></p>
<p><b> “Bu Yılki Katılım Geçen Yılın İki Katına Yaklaştı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalin organizasyon genel sorumlularından Handan Elpit Bilginer, net bir sayı veremese de bu yılki ziyaretçi sayısının geçtiğimiz yılın iki katına yakın olduğunu söylüyor: “Geçtiğimiz yıl ziyaretçi sayısı, çocuklar hariç 28 bin civarındaydı. Bu yıl daha da kalabalık, en az iki katı kadar bir katılım var. Bu da festivalin 3. yılında artık daha bilinir olmasıyla ilgili. Festival için her yıl bir konsept belirleniyor. İlki kent ve ekolojik yaşamdı, geçen yıl su ve deniz kirliliği, bioçeşitlilik üzerindeydi. Bu yılsa ana tema, toprak&#8221; dedi. </span><span style="font-weight: 400;">Festivalin programını ise ise katılımcıların sunduklarıyla oluşturulduğunu belirten Bilginer, “Bu festivalin içeriği kolektif olarak hazırlanıyor, katılımcıların yüzde yüz önerileriyle belirleniyor. Dolayısıyla süresini de onlar belirliyor. Hem yoğunlukları hem de programın uygun şekilde sunulabilmesi için bu sene festivalin üç gün sürmesinde karar kıldık. Bu yıl 220 başvuru vardı, hepsine bir şekilde etkinlikte yer vermeye çalıştık.” dedi.  Bilginer son olarak, burada yapılan etkinliklerin sürdürülebilir olmasını çok önemsediklerini, bu nedenle festivalin bir anlamda Kadıköy Belediyesi Ekoloji Merkezi’nde devam edeceğini duyurdu. Festival bünyesindeki atölyeler, söyleşiler gibi etkinlikleri yıl boyunca ücretsiz olarak takip etmek mümkün.  </span><a href="http://ekolojikyasam.kadikoy.bel.tr/etkinlikler"><span style="font-weight: 400;">http://ekolojikyasam.kadikoy.bel.tr/etkinlikler</span></a></p>
<p><b>Kurbağalıdere ve Kuşdili Çayırı İçin Mü</b><span style="font-weight: 400;">c</span><b>adele Sürüyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-39147 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/kent-konseyi-640x480.jpg" alt="" width="319" height="239" /><a href="http://www.kadikoykonsey.org/AltSayfa.aspx?ID=27" target="_blank" rel="noopener">Kadıköy Kent Konseyi Çevre</a> ve Altyapı Grubu’ndan Songül Demirel, festivale ilk yılından beri katıldıklarını ve her sene çok verimli günler geçirdiklerini söylüyor. Özellikle sunumların farkındalık yaratma açısından çok faydalı olduğunun altını çiziyor. Kadıköy Kent Konseyi Çevre ve Altyapı Grubu imar notlarına katkı sağlayabilmek, çevreyle ilgili düzenlemeler yapabilmek, Kadıköy’ün yeşil kalmasını sağlamak için çalışıyor. Demirel; “Kadıköy’de oldukça fazla kentsel dönüşüm var. Bu kentsel dönüşüm projelerine dair hukuki ve teknik konularda halkı bilgilendiriyoruz. Burada en önemli sorunumuz, sularımız. 30 yıl içinde tüm dünyada ve Türkiye’de su kıtlığı çıkacak. Yeraltı sularını değerlendirmek için sarnıçlar, atık suların değerlendirilmesi için gri su kullanımı gibi sistemlerin kullanılmasını istiyoruz. Hem elektrik üretiminde hem de ısınmada güneş enerjisi sisteminin de kullanılmasını istiyoruz. Ağaçlandırma için de çalışmalarımız sürüyor. Tüm binaların etrafında 1,5 metre toprak kalmasını istemiştik, bu imar notunu çıkaran biziz. Kadıköy’de asbestten arındırılmasını da biz sağladık. Bunlar bizim kazanımlarımız. Kurbağalıdere’nin ıslah edilmesi, eskisi gibi mesire yerine dönüşmesi için çalışmalarımız var. Kuşdili Çayırı’nın da asla otopark olmasını istemiyoruz” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyeyle yaptıkları çalışmalardan memnun olduklarını söyleyen Demirel, asıl sorunun halkın ve müteahhitlerin bilinçlenmesinde olduğunu ifade ediyor: “Belediye fikirlerimizi değerli bulduklarını söylüyorlar. Belediyeden yana sorun yok, onlar projelerimize katkı sunmaktan memnunlar. Halkın ve müteahhitlerin projeleri kabullenmesi gerekiyor. Bu da bu tür festivallerle, STK’ların ve konuyla ilgili her türlü kurumun birlikte mücadele vermesiyle oluşacak.”</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-39148 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/validebağ-640x480.jpg" alt="" width="361" height="271" />&#8220;Validebağ’ın Millet Bahçesi Yapılmasına İzin Vermeye</b><span style="font-weight: 400;">c</span><b>eğiz&#8221;</b></p>
<p><a href="http://www.validebag.org/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Validebağ Gönüllüleri,</span></a> <span style="font-weight: 400;">1998 yılından beri Altunizade mahallesinde 354 dönüm olan Validebağ Korusu’nu korumaya çalışan bir inisiyatif. Neşe Taşar, mücadelelerin süreci hakkında bilgi veriyor: “20 sene içerisinde birçok farklı merhaleden geçti burası. Önceleri şehir tanıtım günleri, panayır, piknik alanı gibi kullanılıyordu. Korunun değeri anlaşılınca rantın gözüyle bakmaya başladılar. Sonra yeşil alanlar yok edilmeye çalışıldı, otoparka dönüştürülmek istendi, onları engelledik. En son İBB tarafından projelendirilen millet bahçesi projesi geldi. Buradaki doğal yapıyı, ekosistemi bozacak birtakım şeyler yapmaya çalışıyorlar. İBB’nin aslında bu faaliyetleri yapma yetkisi yok. Kendi yetki alanında olmamasına rağmen Validebağ Korusu’nda bir proje üretti. Ve proje daha kuruldan geçmeden uygulamaya başladı. Biz bunu reddettik. Çevre Bakanlığı’nda bu konu gündeme geldiğinde bir grup arkadaşımızla birlikte oraya dahil olduk, aynı zamanda dava açtık. Şu an dava süreci devam ediyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buru Kiriş ise amaçlarının Validebağ Korusu ve civarındaki çarpıklıklar hakkında farkındalık yaratmak ve çevreye zarar veren uygulamaları mümkün olduğuna ortadan kaldırmak olduğunu bir kez daha vurguluyor ve destek çağrısı yapıyor: “Gençlerin aramıza katılmasına, maddi ve manevi desteklere çok ihtiyacımız var. Koru koru olarak kalmalı, yeni nesle aynı şekilde aktarılmalı. Festivalin başından beri katılım</span><span style="font-weight: 400;">c</span><span style="font-weight: 400;">ılar arasındayız. Farkındalık yaratmak istiyoruz. Sloganda olduğu gibi doğa için emek veriyoruz. Ne kadar kişiye ulaşırsak doğaya o kadar emek vermiş oluruz.” </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-39149 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/ihtiyaç-haritası-640x480.jpg" alt="" width="333" height="250" />&#8220;İhtiyaç Haritası: Birlikte Çalışmayı Çok Önemsiyoruz, Biz Buluşturma Noktasıyız&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.ihtiyacharitasi.org/" target="_blank" rel="noopener">İhtiyaç Haritası</a> Proje Yöneticisi Yağmur Taşdemir, ön</span><span style="font-weight: 400;">c</span><span style="font-weight: 400;">e yapılanmalarını ayrıntılarını veriyor:</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">İhtiyaç sahiplerine destekçilerden oluşan online tabanlı platformuz. Aslında yasal yapılanmamız sosyal kooperatif formunda. Türkiye’de platform kooperatifçiliği anlamında en ön</span><span style="font-weight: 400;">c</span><span style="font-weight: 400;">ü kuruluşlardan biriyiz. Gönüllülerle birlikte çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi herkes bizim ilgi alanımıza giriyor.” Sistem üzerinden maddi destek, belli bir para telaffuz edilmesini doğru bulmuyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda isteklerin hayallerle sınırlı olduğunun altını çiziyor Taşdemir, örneğin bir köy okulunda bir öğretmen öğren</span><span style="font-weight: 400;">c</span><span style="font-weight: 400;">ilerine dünyanın sade</span><span style="font-weight: 400;">c</span><span style="font-weight: 400;">e bu köyle sınırlı olmadığını öğretmek için teleskop istediğini söylemiş. İhtiyaç Haritası bireyler, kurumlar, STK’lar, özel sektörü kuruluşları, mahalle birlikleri, belediyeler, kısaca herkesle dirsek temasında çalışmayı çok önemsiyor: “Festivalde diğer katılımcıları ziyaret ettik, birlikte neler yapabile</span><span style="font-weight: 400;">ce</span><span style="font-weight: 400;">ğimizi konuştuk. Onların da bize çok desteği oluyor. Örneğin otizm üzerine çalışan bir dernek elinde kalan eğitim kitapçıklarını İhtiyaç Haritası’na hediye etti. Biz de Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık bu kitapları. Bir çatı görevi görüyoruz diyebiliriz, zaten sloganımız da ‘Türkiye’nin paylaşım noktası’. Biz buluşturma noktasıyız, insanlar bireysel ya da kurumsal üyelik oluşturup ihtiyaçlarını adet bazlı olarak ilan olarak giriyorlar, bizim sistemimize düşüyor. Herhangi bir nakdi söylem geçmemesi, herkese eşit mesafede durduğumuz için dini, siyasi, herhangi bir ayrım olmamasına dikkat ediyoruz. Yayına aldığımızda da destekçi kişi ve kurumlar görüp ilana başvuru yapıyorlar ve aynı mailde otomatik olarak buluşuyorlar.” Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylı bir kooperatif olan İhtiyaç Haritası, geçtiğimiz aylarda gerçekleşen Facebook’un topluluk liderleri programına Türkiye’den seçilen iki kurumundan biri olmuş. İhtiyaç Haritası’nın gündeminde 12 Haziran’da sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve gönüllülere yönelik yapacakları toplantı var. Bu toplantıyı aylık buluşmalara döndürmeyi planlıyorlar. 14 Temmuz’da da Türkiye’nin ilk sürdürülebilirlik festivalini gerçekleştirme hazırlığındalar. Küçükçiftlik Park’ta yapılacak festival, İzini Bırakma temasıyla çıkacak.</span></p>
<p><b>Sıfır Çöp Platformu: Ekolojik ve Adil Üretimle İlgileniyoruz</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.instagram.com/sifircopplatformu/?hl=en" target="_blank" rel="noopener">Sıfır Çöp Platformu</a> oldukça yeni kurulmuş, tamamen gönüllülerden oluşan bir platform. Platform adına görüştüğümüz Burcu Yeşil, misyonları ve etkinlikler hakkında bilgi verdi:</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">Evden çöp çıkarmadan yaşayan veya çöp çıkarmak istemeyen, kendi atıklarını, çöplerini azaltmak isteyen birtakım insanlar olarak bir araya geldik. Gönüllülerden oluşan bir platform bu. Bir yıl ön</span><span style="font-weight: 400;">c</span><span style="font-weight: 400;">e ilk tohumları atıldı ancak bu senenin başından beri faaliyetteyiz. Aslında hala planlanma aşamasındayız diyebiliriz. Şu ana dek bir film sohbeti yaptık, bir de atık tesisine gezi yaptık, Çeşitli atölyeler yapmayı planlıyoruz yakın dönemde. Platformumuzun asıl amacı sıfır çöp konusunda bir bilgi ve deneyim paylaşımı ortamı yaratmak. Önümüzdeki dönemde etiket okuma atölyesi yapacağız. Biz kullandığımız şeylerin içeriklerini de önemsiyoruz. Ekolojik ve adil üretimle ilgileniyoruz, doğaya ve sağlığımıza zarar vermeyen ürünleri kullanmayı tercih ediyoruz. Burada minimalizm söyleşisi yaptık. Minimalizm çöpü azaltmak için kritik bir kavram.”</span></p>
<p><b>Bisikletli Kadın İnisiyatifi: 7 Kadın, 7 Bölge, 7 Şehir Belgeselini Hazırlıyoruz</b><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39146 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/bisikletli-kadın-inisiyatifi-640x480.jpg" alt="" width="359" height="269" /></b></p>
<p><a href="https://www.bisikletlikadin.com/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Bisikletli Kadın İnisiyatifi,</span></a> <span style="font-weight: 400;">2015 yılının nisan ayında yedi kadın tarafından kurulan bir inisiyatif. İnisiyatiften Seçil Zor, aynı zamanda Zeynep Araboğlu ile birlikte Açık Radyo’da Trapez Kadro programını hazırlıyor. Zor, inisiyatifin kuruluş sürecini ve amaçlarını şöyle anlatıyor: “Facebook grubu olarak başladık, şu an Türkiye’nin her yerinden yaklaşık 7 bin kadın üyemiz var. Bisiklete binmek isteyen ama binemeyen kadınlara bisiklete binmeyi öğretiyoruz, bisiklete bilmeyi bilen ama korkan kadınlara destek oluyoruz ve bisiklete dair sormak istediğiniz her türlü soruda yardımı olmaya çalışıyoruz.  Bisiklete binme etkinlikleri düzenliyoruz, başka sürüşlere katılıyoruz birlikte&#8221; dedi. Kadınları gündelik hayata bisikletleriyle birlikte dahil etme konusunu çok önemsediklerini belirten Zor, &#8220;Bir kadın işine bisikletle gidebilir mi, çarşıya pazara gidebilir mi, çocuğunu okuldan bisikletle alabilir mi? Tüm bunlar hakkında bilgi ve farkındalık yaratmaya gayret ediyoruz.” İnisiyatifin tüm etkinlikleri ücretsiz. Bisikletli Kadın İnisiyatifi, İhtiyaç Haritası’yla birlikte Facebook Topluluk Liderliği programı tarafından desteklenmek için seçilen iki topluluktan biri olmuşlar. Zor, aldıkları destekle bir belgesel çekmeye başladıklarını anlatıyor: “Onların yaptığı destek sayesinde 7 Kadın, 7 Bölge, 7 Şehir konseptli bir belgesel çekimine başladık. Her şehirde kadınlar bisikletle hikayelerini anlatacak. 23 Eylül’de ‘Car Free Day’ gününde bu belgeseli göstermek istiyoruz.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/27/ozgurluk-parkinda-ozgur-ve-dogaya-saygili-bir-dunya-icin-toplanildi/">Özgürlük Parkı’nda Özgür ve Doğaya Saygılı Bir Dünya İçin Toplanıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Müşterekler Siyaseti’ Kadıköy’de Buluştu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/20/musterekler-siyaseti-kadikoyde-bulustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuba Öcek]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Sep 2018 08:35:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Müşterekler Siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Müşterekler Siyaseti İçin Aktivistler Buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[sehak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[su hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30708</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği (SEHAK) 15 Eylül’de Kadıköy’de “Müşterekler Siyaseti İçin Aktivistler Buluşması” düzenledi. Açılış konuşmasını ve moderatörlüğünü Su Hakkı’ndan Özdeş Özbay’ın yaptığı toplantıya Kadıköy Kent Konseyi’nden İkbal Polat, Müştereklerimiz aktivisti Fırat Genç, Su Hakkı Kampanyası’ndan Nuran Yüce ve 350.org’dan Efe Baysal katıldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/20/musterekler-siyaseti-kadikoyde-bulustu/">‘Müşterekler Siyaseti’ Kadıköy’de Buluştu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Üç oturum şeklinde gerçekleşen aktivistler buluşmasında müşterekler siyasetinin tarihsel gelişiminin yanı sıra Türkiye’de ve dünyada müşterekler hareketinin deneyimleri tartışıldı. Ayrıca kentin müşterek olarak nasıl tahayyül edilebileceği, iklim ve su krizinin boyutları, kentsel mücadelelerin önemli parçalarından biri olan su hakkı ve dünya genelinde müşterekler siyasetine kapı aralayan yeni belediyecilik deneyimleri tartışıldı.</span></p>
<p><b>Müşterekler insan türünün varlığını sürdürmesi açısından elzem</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentin bir müşterek olarak kurgulandığı ilk oturumda  yazar ve çevirmen Fırat Genç müşterekler konusunu kavramsal olarak açıkladı. Genç, “Müşterekler İngilizce’deki ‘commons’ kavramının Türkçe’deki karşılığı. Yarıca ortak, ortak alan ve ortak varlıklar demek. Literatürde ise ortak zenginlikler olarak geçiyor. Müşterekler herkese ait olan dolayısıyla hiç kimseye ait olmayan olarak tanımlanıyor. Bu tanım ilk evrede su, göller, nehirler, ormanlar ve hava gibi doğal varlıkları akla getiriyor. Bunlar insan türünün biyolojik varlığını sürdürmesi açısından elzem. Bunlara erişimin kısıtlanmamış olması gerekir ki insan türü olarak biyolojik varlığımızı sürdürebilelim.”  diyerek müştereklerin önemine dikkat çekti.</span></p>
<p><b>Müşterekler doğal varlıklarla sınırlı değil</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30710" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08389-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08389-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08389-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08389.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08389-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08389-320x212.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müşterekler kavramının ilk olarak doğal varlıkları akla getirmesini eksik bir tanımlama olarak değerlendiren Genç, “İşin içerisine doğal varlıklar gibi anında tespit edemeyeceğimiz unsurları da katmak gerekiyor. Bunlara insanlığın kolektif yaratıcılığının maddi ve gayri maddi ürünleri de diyebiliriz. Böyle tanımladığımızda işin içerisine bir park da girer, meydan da girer, kentsel altyapı sistemleri dediğimiz kanalizasyon ve elektrik sistemi gibi şeyler de girer. Müşterek olarak ürettiğimiz sistemler bunlar. Bilginin kendisini de müşterek olarak düşünmek mümkün. Dolayısıyla interneti de. Tarihi ve kültürel miras gibi daha soyut şeyleri müşterek olarak düşünmek mümkün.” diyerek müşterek tanımını genişletti. Genç, “Kentler yaratıcılık, dayanışma, karşılıklılık ve güven gibi birtakım değerler üzerine kurulmuş ve bu kolektif edimler üzerinden varolan alanlardır. Kentleri var eden şey ortak müşterek yaratıcılığımız esasında</span><b>.</b><span style="font-weight: 400;"> Kentlerde parklar ve meydanlar gibi birtakım müştereklerden bahsetmek mümkün. Bazen elle tutamayacağımız birtakım ilişkiler ağı da olabilir. Mesela insanların Emek Sineması etrafında birtakım tarihsel, kültürel hafızamıza sahip çıkmaya çalışması bir müştereğin sahiplenilmesi anlamına geliyor.” dedi.</span></p>
<p><b>Orman olduğu yerde, su durduğu yerde müşterek değil: Piyasa ilişkilerinden özerk kaldığı sürece müşterek</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her şeyin müşterek olmadığını ve bazı kısıtlar koymak gerektiğini vurgulayan Müştereklerimiz aktivisti Genç’e göre bir şeyi müşterek yapan nokta piyasa süreçlerinden bağımsız ve özerk olabilmesi. Bunu Marx’ın Odun Hırsızlığı makalesinde verilen Almanya’daki orman alanlarının müşterek olma vasfını kaybetmesi örneğine atıfta bulunarak açıklayan Genç, “Orman alanları Alman köylüsünün gidip yakacağını ve günlük yiyeceğini elde ettiği yerdir. Köylünün piyasa dışında günlük geçimini sağlamasını mümkün kılan unsurlar ormanda olduğu için ormanın kendisi müşterektir. Orman olduğu yerde müşterek değildir. Su durduğu yerde müşterek değildir. Ancak piyasa ilişkilerinden özerk kaldığı, piyasa ilişkileri dışında ilişki ve pratikleri mümkün kıldığı ölçüde müşterek olabilir. ” diye belirtti.</span></p>
<p><b>Türkiye’nin</b> <b>2000’leri müşterek olanların çitlenmesi üzerine kurulmuş bir tarihsel bir dönem</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30711" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08393-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08393-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08393-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08393.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08393-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08393-320x212.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin 2000’lerini değerlendiren Genç şu şekilde konuştu: Çitlemeler ve müşterek meselesi sadece tarihe özgü birşey değil. Sürekliliği olan bir şey. Bu Türkiye açısından çok bariz. Çünkü Türkiye’nin 2000’leri esasında müşterek olanların çitlenmesi üzerine kurulmuş tarihsel bir dönem. 2001 ekonomik krizi sonrasında hayata geçirilen inşaat ve enerji üzerine kurulan ekonomik büyüme modeli birtakım müştereklerin sürekli olarak çitlenmesi üzerinden kendini var eden bir model. Devletin bu dönemde yasal ve idari anlamda kendini yeniden yapılandırması bunu mümkün kılan şey oldu. </span></p>
<p><b>Mahalle de müşterektir</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genç ayrıca 2005-2011 arasında yoksul mahallelerdeki ve gecekondu mahallelerindeki kentsel dönüşüm projelerine karşı ortaya çıkan direnişin önemli bir kentsel muhalefet örneği teşkil ettiğine işaret etti. Buna göre rant baskısı altında olan ama piyasa ilişkilerinin giremediği Ayazma, Başıbüyük ve Sarıyer gibi kent çeperindeki gecekondu mahallelerinin yanı sıra Sulukule, Tarlabaşı, Süleymaniye gibi kent içerisindeki yoksul mahallelerde devletki eksik piyasalaşma, metalaşma süreci kentsel dönüşüm projeleri üzerinden kurgulandı. Bu da mahalle dayanışma dernekleri üzerinden bir direnişe sebep oldu. Temel gayeleri yerinde dönüşümdü. Yani ahali orda kalsın, parkları dursun, yerinden edilmesin. Mahalle mahalle olarak varlığını koruyabilsin. Şöyle bir tür söylemsel bir repertuar kuruldu. “Mahalle hepimizindir. Bizi var eden şey mahalledir. Mahalle müşterektir.” Çünkü bu yoksul halkı -ki esasında İstanbul’un işçi sınıfından bahsediyoruz- İstanbul’da var kılan ilişkiler o mahallede olmaktan kaynaklanmaktadır. </span></p>
<p><b>Gezi bir müşterek siyaset örneği</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30712" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08396-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08396-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08396-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08396.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08396-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08396-320x212.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazar Genç’e göre Gezi bir kentsel müştereğin savunusu ve aynı zamanda bir müşterekleştirme faaliyeti. Genç, “Gezi Parkı dediğimiz şey bir toplumsal ekolojik zenginliğin savunusuydu herşeyden önce. Gezi Parkı’nın kendisi müşterek. Çünkü kentlilerin piyasa dışında kalabilmiş bir alanda birbirleri ile karşılaşmasını mümkün kılan bir yerdi.” dedi. Genç, ayrıca “Yerlerin temizlenmesinden, yiyeceğin örgütlenmesine, kütüphanenin kurulmasına kadar iki hafta boyunca Gezi’de kurulan hayatı da müşterekleştirme faaliyeti olarak düşünebiliriz. Çünkü bugünkü toplumsal ilişkilerden farklı, başka türlü ilişkiler bütünü kurabileceğimizi gördük ve deneyimledik. Paranın dolaşmadığı, karşılıklı güven ilişkisi üzerine kurulmuş, özyönetim anlayışı üzerine kurulmuş bir ilişkiler ağının uygulanabilir olduğunu gördük.” dedi.</span></p>
<p><b>Kent konseylerinin görevi müşterekleri korumak</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kenti bir müşterek olarak kurgulamanın tartışıldığı oturumda Kadıköy Kent Konseyi’nden İkbal Polat, başta kent konseyleri olmak üzere yerel yönetimlerle müşterekler arasındaki ilişkiye değindi. Müşterekler kavramının kent konseylerinin görev alanına girdiğini belirten Polat, “Müşterekler kavramının çıkışı ve gelişimi ile sürdürülebilirlik kavramının çıkışı ve gelişimi çok paralel seyrediyor. Kent konseylerinin çıkışı da sürdürülebilirlik üzerinden şekilleniyor. Yönetmelikte kent konseyinin görevlerine baktığımız zaman orda müşterekleri görüyoruz. Orman ve su alanlarının, su varlıklarının, doğal ve kültürel mirasın korunması gibi temel, ortak ve doğal varlıkların korunması ve bunların güvenceye alınması kent konseylerinin temel görevleri.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>1000 civarında belediye başkanımız görevi ihmal içinde</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30713" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08400-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08400-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08400-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08400.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08400-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08400-320x212.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kent konseylerinin çıkış noktasının 1996’da İstanbul’da gerçekleşen Habitat II Konferansı’nda belirlenen Yerel Gündem 21 Projesi’nin sonucu olduğunu söyleyen Polat, “Belediye Kanunun 76. Maddesi’ne göre tüm yerel yönetimlerin kent konseylerini kurarak, o kentteki sivil toplum başta olmak üzere tüm aktörleri bir araya getirip kentin öncelikli gündemlerini sürdürülebilirlik esası üzerinden bir program oluşturması görevi var. Bu konseyler tarafından orman alanları, kamusal alanlar, sulak alanlar gibi ortak alanların korunması gerekiyor. Bunun yanısıra kentlerde yönetişim ve sivil toplumun güçlenmesi de bu konseylerin görevi.” dedi. Polat ayrıca, “Türkiye’de 1300 belediye var ancak 285 kent konseyi var. 1000 civarı belediye ve belediye başkanımız  görevi ihmal içinde. Hala bu konseyleri kurmayanlar var. Geri kalan 285’inin ise çoğunun kendine ait mekanı yok, bağımsız değil, pek çoğu o belediyenin reklam aracı gibi. Müştereklerin korunması üzerine bir çalışma yapamıyor maalesef.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Polat, Kadıköy Kent Konseyi olarak Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nın özelleştirilmesine karşı sürdükdükleri mücadeleyi anlattı. Kalamış’taki mahalleli, Kadıköy’de sivil toplum kuruluşları, başta belediye olmak üzere çeşitli kamu kurumları, meslek odaları ve üniversiteler ile birlikte karşı oradaki kamusal alanın kamusal alan olarak kalması için mücadele verdiklerinden bahseden Polat, “Kent konseyleri bu anlamıyla bir kamusal alanın yeniden inşası, oradaki sivil toplumun güçlenmesi, mahallelilik ilişkilerinin gelişmesi,  yerel yönetimlere katılım ve yönetişim süreçlerini işletebileceğimiz önemli zeminlerden bir tanesi.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>İklim değişikliği insanlık tarihi boyunca var </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Fosil yakıtların iklim krizini derinleştirdiğine dikkat çeken Baysal, fosil yakıtlara odaklanmak konuyu kaçırmak olduğunu söyledi. Baysal, “Sadece fosil yakıtlar değil bu sistemik mantık nasıl iklim krizini derinleştiriyor bunu da artışmaya açmak gerekiyor. Bunun izdüşümlerini kent ölçeğinde çok net görebiliyoruz. Kentler büyüdükçe, azmanlandıkça tüketim mabetleri haline geldikçe gerek enerji ihtiyaçlarından gerek doğal kaynak ihtiyaçlarından dolayı iklim krizini derinleştiriyor.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350.org’dan Efe Baysal iklim değişikliği ve küresel ısınmanın tarihini anlattı. Baysal, “İklim değişikliği dediğimiz mevzu sadece 19. yüzyılda Endüstri Devrimi ile başlayan bir süreç değil. İnsanlık tarihi boyunca hatta ondan önce gezegenimizin belli başlı dönemler içinde iklim değişikliği yaşadığını biliyoruz. İklim değişikliği bütün gezegeni etkileyecek şekilde de olabilir, bölgesel de olabilir.”  dedi. Buna kanıt olarak Nusaybin’de bulunan 4000 yıllık Akad kil tabletini gösteren Baysal, Akad uygarlığının Bereketli hilal denilen su ve doğal kaynakları zengin bir bölgede kurulduğunu biliyoruz. Bu uygarlığın çökme sebeplerinden biri de bölgesel iklim değişikliği. Kil tableti de bunu belirtiyor. Tablette ilk kez koca arazilerden tahıl alınamadığı, sulak arazilerden balık çıkmadığı, bulutlardan yere damla düşmediği,  bir paraya çeyrek şişenin yarısı kadar yağ ya da tahıl alınabildiği, insanların aç olduğu yazıyor.” dedi. Nusaybin’deki kil tabletinin geçmişten gelen bir uyarı olduğunu vurgulayan Baysal, “İklim değişikliği zaman zaman bölgesel ve küresel ölçekte hep insanlık tarihi ile var olmuş. Şayet önlem almazsak, gelecekten belki bir distopyatik diyebileceğimiz bir sahneyi yaşayabiliriz.” dedi.</span></p>
<p><b>Sınır 350</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30714" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08399-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08399-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08399-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08399.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08399-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08399-320x212.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizinin ana sebebinin atmosferdeki sera gazları olduğunu ifade eden Baysal, 650 bin yıl öncesinden günümüze kadar atmosferdeki karbondioksit miktarlarını açıkladı. Buna göre 1950 yılına kadar atmosferdeki karbondioksit miktarı 300 ppm sınırını geçmiyor. Bu tarihten itibaren hızlı bir şekilde yükselen bu oran Mayıs 2018’de  411’e ulaşıyor. Baysal, “Sera gazları atmosferde yoğunlaştıkça ısınma artıyor, küresel ısınma gerçekleşiyor, azaldıkça buzul çağlarına dönmeye başlıyoruz. Hep bir dalgalanma var. Ancak 1950’de ivme kazanıyor. Bu ivmenin ana sebebi insan faaliyetleri. Endüstri devrimi ile beraber gitgide atmosferde sera gazlarının artması ve yoğunlaşması ile birlikte  milyon parçacıktaki karbondioksit oranının yükseldiğini görüyoruz. Mayıs 2018 itibariyle bizler 411 ppm rakamını görmüş durumdayız. Bilim insanlarına göre insanlık uygarlığını devam ettirebilmek için milyon parçacıktaki karbondioksit oranı maximum 350. 350’nin üzeri bizi tehlikeye sokuyor.” diyerek 350 org. ismiyle bu bilimsel gerçekliğe dikkat çekmeye çalıştıklarını söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küresel ısınma seviyesinden de bahseden Baysal, “Bilim insanlarına göre küresel ısınmayı ekolojik eşiklerin ve iklim eşiklerinin aşılmadığı bir seviyede tutmak istiyorsak bu maksimum 1,5  C düzeyinde olmalı. 2 dereceyi geçtiğinde kontrol edilemeyen noktalara bizi götürebilir. Küresel ısınmayla mücadele etmek için 90’ın üzerinde ülke Paris İklim Anlaşması’nı imzaladı, ancak Türkiye hala imzalamadı.” dedi. Baysal, “Bu anlaşma çerçevesinde imzacı ülkelerin sera gazı salınımlarını nasıl yapacaklarını ve nasıl müdahele edeceklerini gösteren taahhütleri toplayınca çıkan rakam Endüstri Devrimi öncesine göre 3,5 ile 3,7 arasında. Bilim insanlarının bahsettiği seviyeden fazla. Bugünlerde aşağı yukarı 1 derece ısınmış durumdayız. Bugün iklim açısında dünya cehennemi yaşadı. Japonya’yı vuran soğuk hava dalgaları, Avrupa’yı vuran sıcak hava dalgaları, Yunanistan’da kontrol edilemeyen yangınlar, Amerika’da benzer olaylar. İsveç’te bile başlayan yangınlar. Gelişmiş ülkelerden bahsediyoruz bir yandan. Orman canlılarının ve insanların yok olması, bir yanda kentlerin tahribatı var.” diyerek iklim krizinin tüm canlıları nasıl etkilediğini anlattı.</span></p>
<p><b>Doğal afetlerde 30 yılda yüzde 200’den fazla artış var</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği dünyada yaşanan afetleri de etkiliyor. Baysal, “İklim krizi derinleştikçe ‘doğal afetler’de bir artış olduğunu benzer görebiliyoruz. 1971-1980 arası raporlanan afet 743 iken 2001-2010 arasında bu sayı 3496’ya çıkıyor. Yani yüzde 200’den fazla bir artış görüyoruz.” diyerek 2010-20 arası bu sayı ne olacağını merakla beklediklerini dile getirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentleşme pratikleri de iklim krizini derinleştiren unsurlarından biri haline geliyor. Baysal, “Dünya nüfusun yarıdan fazlası yani yüzde 54’ü kentlerde yaşıyor. Kentleşme pratiği 21. yüzyılda çok ciddi bir şekilde artmış durumda. 1950’de 746 milyon kişi kentte yaşarken bugün bu sayı 4 milyara yaklaştı. Küresel ölçekte kentler doğal kaynak tüketiminin yüzde  75’inden, enerji kullanımının yüzde 60 ila 75’inden ve sera gazı salınımlarının yüzde 71’nden sorumlu haldeler. Kentlerin arkasındaki itici güç inşaat sektörü de bütün suyun yüzde 40ı’ndan, orman ürünlerinin yüzde 70’inden, enerjinin yüzde 45’inden sorumlu halde. Kentlerin giderek azmanlaşması, etraflarındaki doğal kaynakları, ormanları, suyu, taşı ve havayı sömürmesi gezegenimize çok iyi gelmiyor. “ dedi. Baysal, “Tüketim mabetleri ve ekonomik büyümenin merkezi olan kentleri besleyebilmek, su kaynaklarına ve enerjiye ulaşmak için kentlerin yayıldığını ve genişlediğini görüyoruz. İstanbul su ihtiyacını kendi sınırlarını aşıp 185 km öteden Melen’den karşılıyorsa kentin su kıtlığı olmakla beraber bir başka alandaki müştereği çekmiş oluyorsunuz.” dedi. </span></p>
<p><b>İklim krizi en fazla su üzerinden oluyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su Hakkı’ndan Nuran Yüce dünyada ve Türkiye’deki su krizi ve mücadelelerinden bahsederek iklim krizinin su ile ilgili olduğuna dikkat çekti. Yüce, “Su bu gezegen içinde yaşamsal öneme sahip. Doğal afetler içinde seller çok fazla. Kasırga fırtınalarının şiddetlenmesinin nedeni okyanus sıcaklığının artmasıdır. Başlı başına kuraklık su ile ilgilidir. İklimin düzenleyicisi su. İklim değişikliğinden en fazla etkilenen ve bizim etkisini en fazla hissettiğimiz mevzu su. Deniz seviyelerinin yükselmesi, yağmurun istenilen dönemlerde değil çok kısa ve şiddetli yağması.” Dedi. </span></p>
<p><b>Su meselesini bir çevre meselesi değil</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30715" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08414-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08414-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08414-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08414.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08414-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/DSC08414-320x212.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su Hakkı Kampanyası olarak 2010 yılından beri bu alanda mücadele verdiklerini belirten Yüce, “Asla su meselesini çevre meselesi olarak görmüyoruz. Su meselesi diğer çevre meselelerinde olduğu gibi kapitalizmden kaynaklı, neoliberal politikaların derinleştirdiği ve bir mevzu. Su krizinin temel sebebi kapitalizmin temel işleyişi ve kapitalizmin krizine çözüm olarak sunulan neoliberal politikalardır.” dedi.</span></p>
<p><b>Su hakkı mücadelesi geniş bir alan</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su hakkı mücadelesinin kapsamından bahseden Yüce, “Su hakkı mücadelesi dediğimizde oldukça geniş bir kavramdan bahsediyoruz. Kentteki insanların içilebilir nitelikteki suya erişebilmesi, aynı zamanda ekonomik olarak da erişebilmesi su hakkı mücadelesinde yer alıyor. Su varlıkların tükenmesi ve kirlenmesine yol açabilecek her türlü projeler, enerji projeleri, nükleer, termik ve jeotermal santraller, madencilik ve petrol boru hatlarına karşı su hakkını korumak için verilen mücadeleler. Suyun kıt olduğu yerlerde suyun çekilmesine karşı mücadeleler. Suyun yaşam hakkını savunan mücadeleler.” diye belirtti.</span></p>
<p><b>Su hakkı mücadeleleri İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başladı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su hakkı mücadelelerinin tarihini aktaran ve dünyadaki örneklerine değinen Yüce, “Mücadeleler İkinci Dünya Savaşı sonrası kalkınmanın, modernleşmenin ve dünyaya hükmenin aracı olarak ifade edilen barajlar ile başladı. 20. yüzyılın sonunda 140 ülkede 45 bin büyük baraj vardı. Barajlar büyük göç dalgası yarattı. Hindistan Narmada Vadisi ilk baraj karşıtı hareket. 30 büyük baraj, 130 orta ölçekli baraj ve75 bin kilometrelik sulama kanallarını kapsayan Narmada Kalkınma Projesi 1979  yılında planlandı. Buna karşı yerlerinden yurtlarından edilecek insanlar uluslararası bir kampanya düzenledi. Hükümet eylemlerini yasakladı, ciddi bir şekilde bastırdı. Ancak bu Dünya Bankası’nın projeden desteğini çekmesine sebep oldu. Bu o dönemde büyük bir adımdı.” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/20/musterekler-siyaseti-kadikoyde-bulustu/">‘Müşterekler Siyaseti’ Kadıköy’de Buluştu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kent Planlamada İklim Değişikliği Toplantısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/09/kent-planlamada-iklim-degisikligi-toplantisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2018 13:34:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25807</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy Kent Konseyi, İsveç Lund Üniversitesi Çevre ve İklim Araştırmaları Merkezi'nde (Centre for Environment and Climate Change) araştırmacı Doç. Dr. Doç. Johanna ALKAN OLSSON ve Kadıköy Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Şule Sümer ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirecekleri bilgi ve deneyim paylaşım toplantısına davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/09/kent-planlamada-iklim-degisikligi-toplantisi/">Kent Planlamada İklim Değişikliği Toplantısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy Kent Konseyi, Türkiye Avrupa Vakfı ve Raoul Wallenberg Enstitüsü’nün birlikte düzenlediği toplantıda, Doç. Johanna Alkan OLSSON’un başta İsveç Malmö kenti olmak üzere kent stratejik planlarının iklim değişikliğine duyarlı hale getirilmesi konusunda yapmış olduğu araştırmalar ve çalışmalar ile Şule Sümer’in <strong>“Kadıköy Belediyesi Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylem Projesi”</strong> hakkında bilgi vermesi üzerine davetlilerin katkı ve görüşleriyle değerlendirme yapılması amaçlanmaktadır.</p>
<p>Karşılıklı bilgi alış verişi ve deneyimi aktarımının olduğu etkinlik, katılımcıların konu hakkında soru, yorum ve değerlendirmelere açık olacak şekilde düzenlenecektir.</p>
<p>Katılım durumunuzu <strong>20 Nisan Cuma günü saat 17.00’a</strong> kadar aşağıdaki iletişim adresine iletmeniz gerekmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/09/kent-planlamada-iklim-degisikligi-toplantisi/">Kent Planlamada İklim Değişikliği Toplantısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Davranışları Semineri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/24/hayvan-davranislari-semineri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2017 09:03:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem Gönüllü Evi]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan davranışları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20305</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Kadıköy Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, &#8220;Hayvan Davranışları Semineri&#8221; için yola koyuldu. Çalışma grubunun düzenlediği &#8220;Hayvan Davranışları Semineri-1&#8221; 25 Kasım Cumartesi saat:15.00&#8217;te Acıbadem Gönüllü Evi&#8217;nde yapılacak. Adres: Acıbadem Gönüllü Evi- Acıbadem Mahallesi, Ata Sokak, No: 14/1 Telefon: 0216 325 78 38 &#160;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/24/hayvan-davranislari-semineri/">Hayvan Davranışları Semineri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: medium;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-20342 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/Ekran-Alıntısı-2.png" alt="" width="392" height="556" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: medium;">Kadıköy Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, &#8220;Hayvan Davranışları Semineri&#8221; için yola koyuldu. Çalışma grubunun </span><span style="font-size: medium;">düzenlediği &#8220;Hayvan Davranışları Semineri-1&#8221; 25 Kasım Cumartesi saat:15.00&#8217;te Acıbadem Gönüllü Evi&#8217;nde yapılacak.</span></p>
<p><strong>Adres:</strong> Acıbadem Gönüllü Evi- Acıbadem Mahallesi, Ata Sokak, No: 14/1</p>
<p><strong>Telefon:</strong> 0216 325 78 38</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/24/hayvan-davranislari-semineri/">Hayvan Davranışları Semineri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/08/yurttasin-enerji-santrali-kadikoyde-yenilenebilir-enerji-potansiyeli-kooperatif-modeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2017 09:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Gönüllüleri]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzü Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşın Enerji Santrali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19957</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli” toplantısı 11 Kasım Cumartesi gerçekleşiyor. Kadıköy Kent Konseyi, Yeşil Düşünce Derneği , Yeryüzü Derneği, Güneş Gönüllüleri ve TMMOB Elektrik  Mühendisleri  Odası işbirliğinde düzenlenen “Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli” toplantısı 11 Kasım Cumartesi günü saat:13:00-18:00 arası  Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 1.Bölge temsilciliğinde yapılacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/08/yurttasin-enerji-santrali-kadikoyde-yenilenebilir-enerji-potansiyeli-kooperatif-modeli/">“Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli” toplantısı <strong>11 Kasım Cumartesi</strong> gerçekleşiyor. Kadıköy Kent Konseyi, Yeşil Düşünce Derneği , Yeryüzü Derneği, Güneş Gönüllüleri ve TMMOB Elektrik  Mühendisleri  Odası işbirliğinde düzenlenen “Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli” toplantısı <strong>11 Kasım Cumartesi günü saat:13:00-18:00</strong> arası  Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 1.Bölge temsilciliğinde yapılacaktır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-19958" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1.png" alt="" width="1754" height="2480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1.png 1754w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1-1280x1810.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1-610x862.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/kadikoy-yes1-320x452.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1754px) 100vw, 1754px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/08/yurttasin-enerji-santrali-kadikoyde-yenilenebilir-enerji-potansiyeli-kooperatif-modeli/">“Yurttaşın Enerji Santrali, Kadıköy’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Kooperatif Modeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/16/sehircilik-okur-yazarlik-egitimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2017 11:38:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB Şehir Plancıları Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy Kent Konseyi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası  herkesi &#8220;Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi&#8221;ne davet ediyor. İlgili duyuru şöyle: Kadıköy Kent Konseyi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası iş birliğinde, Dünya Şehircilik Haftası kapsamında, Uzman Şehir Plancısı Akif Burak ATLAR’ın katılımıyla “Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi” 6 Kasım Pazartesi günü saat: 18.00-22.00 arasında Tasarım Atölyesi Kadıköy”de yapılacaktır. Eğitim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/16/sehircilik-okur-yazarlik-egitimi/">Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy Kent Konseyi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası  herkesi &#8220;<strong>Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi&#8221;</strong>ne davet ediyor. İlgili duyuru şöyle:</p>
<p>Kadıköy Kent Konseyi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası iş birliğinde, Dünya Şehircilik Haftası kapsamında, Uzman Şehir Plancısı Akif Burak ATLAR’ın katılımıyla <strong>“Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi”</strong> 6 Kasım Pazartesi günü saat: 18.00-22.00 arasında Tasarım Atölyesi Kadıköy”de yapılacaktır.</p>
<p>Eğitim 25 kişiyle sınırlı olup katılmak isteyenler 28 Ekim Cuma akşamı saat:17.00’e kadar 0 216 347 53 47 nolu telefondan arayarak ya da <a href="mailto:kentkonseyi@kadikoy.bel.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kentkonseyi@kadikoy.bel.tr</a> adresine eposta göndererek kayıt yaptırabilirler. Eğitim sonunda katılanlara katılım belgesi verilecektir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/16/sehircilik-okur-yazarlik-egitimi/">Şehircilik Okur Yazarlık Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum İçin Psikodrama Eğitimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/11/sivil-toplum-icin-psikodrama-egitimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jul 2017 07:24:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[psikodrama eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Atölyesi Kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSODER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16628</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy Kent Konseyi, TÜSODER ile iş birliğinde sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar yapanlara yönelik psikodrama eğitim programı düzenliyor. Bu eğitimlerin amacı; psikodramanın yaratıcı ve etkinlik gerektiren ortamında, insanı insanla, insanı toplumla buluşturmayı hedeflerken, çağımız insanının kendini ve çevresini sorgulamasının ancak etkin, insancıl bir çaba ile gerçekleştirileceği ilkesini temel almaktadır. Psikodrama ile Fayda Nasıl Sağlanır? Psikodrama, eyleme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/11/sivil-toplum-icin-psikodrama-egitimi/">Sivil Toplum İçin Psikodrama Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy Kent Konseyi, TÜSODER ile iş birliğinde sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar yapanlara yönelik psikodrama eğitim programı düzenliyor.</p>
<p>Bu eğitimlerin amacı; psikodramanın yaratıcı ve etkinlik gerektiren ortamında, insanı insanla, insanı toplumla buluşturmayı hedeflerken, çağımız insanının kendini ve çevresini sorgulamasının ancak etkin, insancıl bir çaba ile gerçekleştirileceği ilkesini temel almaktadır.</p>
<p>Psikodrama ile Fayda Nasıl Sağlanır?<br />
Psikodrama, eyleme dayalı iç görü kazanılmasını hedefleyen bir psikoterapi yöntemidir. “Anlatma yap!” somutlaştırma ilkesi psikodrama yönteminin temelini oluşturur. Kendi gerçeğini eylem metoduyla keşfeden kişi, onu yeniden değerlendirme ve değiştirme gücüne sahip olur. Yaşayarak öğrenme değişimin kalıcılığını sağlar. Bu durum kişilerin davranışlarının düzenlenmesine de olanak sağlar.</p>
<p>Psikodrama yöntemiyle kurumun içinde yaşam grupları<br />
Bu eğitim, kişiler arası iletişimi arttırmaya, takım ruhu kazandırmaya, takım içi güven oluşturmaya, takım çalışması yaparak gelişime yöneliktir.</p>
<p>İletişim Becerileri Grupları<br />
Grup Kimliği Araştırma ve Geliştirme Çalışmaları<br />
Dinleme Becerileri<br />
Departman İçi İletişim<br />
Departmanlar Arası İletişim<br />
Takım Oluşturma<br />
Takım Çalışması<br />
Takım Çalışmasında Liderlik<br />
Etkin Liderlik</p>
<p>Psikodramanın hedefi aşağıdaki sıralanan modüllerin gelişimini sağlamaktır</p>
<p>1.Modül: İletişim<br />
Sağlıklı iletişim kurabilen çalışanların olduğu bir iş yerinde elbette ki üretim de sağlıklı devam edecektir. Bu düşünceden yola çıkarak amacımız çalışanların özel yaşamlarında ve iş yaşamlarında sağlıklı ilişkiler geliştirmelerini sağlamaktır. Bu modülümüzde; iletişimin temel kavramları ile birlikte çatışma çözme, hayır diyebilme, sağlıklı soru sorma ve cevap verme becerilerini kazandıracaktır.</p>
<p>2. Modül: Empati<br />
Sağlıklı iletişimin yapı taşı olan ‘empati’yi bu öneminden yola çıkarak ayrı bir modül haline getirdik. Bu eğitim ile çalışanlar yansıtmalı dinleme yoluyla, karşısındakinin duygularını ve bakış açısını yargılamadan, eleştirmeden ya da suçlamadan araştırarak dinleme becerisi kazanacaklardır.</p>
<p>3. Modül: Stresi kazanıma dönüştürmek<br />
Amacımız stresin bedensel ve psikolojik etkilerinin farkına vardırarak dezavantajdan avantaja çevirme becerisi kazandırmaktır. Bu eğitim sonunda çalışanlar stresin temel kavramları ve nedenleri ile beraber kendi duygularının, düşüncelerinin ve bedenlerinin farkına varıp, stres esnasında meydana gelen değişimleri yönetme ve verimli hale getirme becerisi kazanacaklardır.</p>
<p>Bu etkinlik Kadıköy Kent Konseyi ve TÜSODER işbirliğinde yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Başvuru koşulları:</strong><br />
Eğitim programı 25.07.2017 tarihinde İstanbul’da (Tasarım Atölyesi Kadıköy / TAK) gerçekleştirilecektir. Programa en fazla 15 katılımcı kabul edilecektir. Tüm katılımcıların program saatleri içinde (14:00 – 18.00) katılımı taahhüt etmesi beklenmektedir. Eğitime katılmak isteyenlerin 22.07.2017 tarihine kadar aşağıdaki başvuru formunu doldurmaları gereklidir.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/1iaVZl53mHFj5ed7uiyvC9dzEqjz9VJzW9gwTBRac-Zs/prefill">Başvuru formu</a><br />
Şehir dışından katılmak isteyenler için mali destek sunulamamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/11/sivil-toplum-icin-psikodrama-egitimi/">Sivil Toplum İçin Psikodrama Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
