<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İtalya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/italya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/italya/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2020 07:36:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İtalya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/italya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>La Strada SiCura: “Sosyal, İnsancıl ve Göçsel Tıp”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/la-strada-sicura-sosyal-insancil-ve-gocsel-tip/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meliha Nihan Çakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2020 07:36:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[La Strada SiCura]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54880</guid>

					<description><![CDATA[<p>La Strada SiCura, İtalya’nın Trieste kentinde bir grup doktor tarafından sağlık ayrımcılığını ortadan kaldırma hedefiyle kurulmuş bir topluluk. Özellikle göçmenler gibi dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar yürüten topluluk henüz oldukça yeni bir oluşum. Trieste tren garı yakınlarında faaliyet gösteren topluluk, Balkan rotasını yürüyen göçmenlere gönüllü tedavi imkânı ve gıda ve kıyafet gibi materyal destek sunuyor. La Strada SiCura ile kuruluşlarını ve hangi alanlarda çalışma yürüttüklerini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/la-strada-sicura-sosyal-insancil-ve-gocsel-tip/">La Strada SiCura: “Sosyal, İnsancıl ve Göçsel Tıp”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bize kısaca pandemi bağlamında “La Strada SiCura”nın kuruluşundan bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">La Strada SiCura, Covid-19 acil durumunun doğurmuş olduğu, göçmenler ve evsizler gibi savunmasız nüfusun sağlık hakkını korumaya yönelik ihtiyaçlar sebebiyle göçsel, sosyal ve insani bir tıp projesi olarak doğdu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-54882 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-640x853.jpg" alt="La Strada SiCura" width="320" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-1024x1365.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura.jpg 1200w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" />İtalya, Çin’in ardından, Covid19&#8217;un neden olduğu küresel sağlık krizinden, büyük ölçüde etkilenen ilk ülke oldu: bu durum, enfeksiyonun yayılmasını önlemek için hem sağlık hem de sosyal durumlar açısından son derece hızlı çözümler bulma ihtiyacını ve sokaklarda ve transit olarak yaşayan insanlar için yeterli hijyen önlemlerini garanti etmek için getirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bağlamda, grubumuz Mart ve Nisan ayları arasında doğdu. Mümkün olduğunca çabuk davranmanın çok önemli olduğunu düşündük ve bu nedenle pandeminin belirli kategorilerdeki insanların, özellikle de kurumlar tarafından geride bırakılanlar, üzerindeki etkilerini hedeflemeye başladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19’un yarattığı acil durumu derneğimizi kurmak için belirleyici bir itici güç oldu, ancak şunu söylemek gerekir ki küresel bir sağlık kavramının peşinde olma isteği de önemli bir motivasyon kaynağı. Bu sadece tıbbi ihtiyaçları ile alakalı değildir, aynı zamanda hastayı etkileyen ve fiziksel ve psikolojik refahı sağlamak için dikkate alınması gereken bir dizi faktörle temsil edilir. Birçok faktör olmakla birlikte şunları şunları sayabiliriz: kültür, tarih, menşe ülke, yaşam hedefleri ve göçmen planı, din ve ekonomik durum…</span></p>
<p><b>Ana faaliyetlerinizi nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ana faaliyetimiz, genellikle Balkan Rotasını takip eden göçmenlerin geçiş ve varış noktası olan Slovenya sınırındaki Batı Avrupa&#8217;nın ilk şehirlerinden biri olan Trieste&#8217;nin merkez tren istasyonunun yakınındaki sokakta gerçekleşiyor.</span> <span style="font-weight: 400;">İstasyon, gelen, giden ve kalmaya karar veren insanlar arasında gerçek bir kavşak; çok sayıda insan, kültür ve hikâye için buluşma yeri oluşturuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tren istasyonunda, sağlık ayrımcılığını engellemek, yerleşik ve yabancı nüfusun bakımı arasındaki çifte standardı gözler önüne sermek, buradaki evsiz ve göçmenlere medikal materyal ve bakım sağlamak, onlara salgının önlenmesi hakkında bilgi sağlamak için doktorlar olarak çalışıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuruluşumuzdan yaklaşık bir ay sonra, refakatsiz yabancı çocuklar için acil durum merkezlerinde de çalışmaya başladık. Bu acil durum merkezleri 18 yaşın altındaki çocukların entegrasyon ve eğitimlerinin gerçekleştiği çocuk merkezlerine gönderilmeden önce zorunlu 14 günlük karantina sürecini tamamladıkları yerler. Bu merkezlerde daha hafif patolojiler için tıbbi muayene imkânı sunuyoruz ve merkezleri acil olmayan sağlık durumlarıyla başa çıkmada destekliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer ana faaliyetimiz ise dijital nitelikte olup web sitemiz üzerinden gerçekleştirilmektedir: blogumuzda merkezi bir tema olarak sağlıkla ilgili çeşitli konuları ele alıyoruz, ancak bunun yanı sıra kültür, ekonomi, siyaset ve din gibi sağlıkla alakalı konulara da değiniyoruz.</span></p>
<p><b>İşiniz doğası gereği pratiğe dayanıyor. Siz de bu pratiği muayenehanelerden sokağa taşıdınız. Bu nasıl bir deneyim oldu sizin için? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54883 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-2-640x834.jpg" alt="La Strada SiCura" width="371" height="483" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-2-640x834.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-2-1024x1334.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/La-Strada-SiCura-2.jpg 1072w" sizes="(max-width: 371px) 100vw, 371px" />Sokakta çalışmak alışkın olduğumuz ayakta tedavi konforundan yoksun bir ortamda muayenenin zorluklarını kesinlikle gösteriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ana hedeflerimizden biri hastanelerde edinilen tıbbi uygulamayı kullanmak ve sokağın tehlikeli ve öngörülemeyen bağlamına, tanıştığımız ve ziyaret ettiğimiz hastaların karmaşıklıklarına ve ihtiyaçlarına uyarlamak. Sokakta çalışmak bizi daha fazla adaptasyon ruhuna, daha hızlı problem çözme yeteneklerine ve sadece hastalığın temelinde değil aynı zamanda hastanın göç planı, yasal statüsü, kültürü ve menşe ülkesi göz önünde bulundurarak tıbbi kararlar alma yeteneğine sahip olmaya zorluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu, yalnızca tıbbi değil, bireye küresel anlamda odaklanan transkültürel bir yaklaşım elde etmemizi sağlayan sürekli arabuluculuk, hazır bulunma ve diyalog çalışmasıyla elde edilir.</span></p>
<p><b>La Strada SiCura, zorlu koşullarda doğan yeni bir organizasyon. Ancak, bir ay gibi kısa sürede içinde önemli sayıda ihtiyaç sahibi kişiye ulaştınız. Çalışmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelecekteki projeleriniz neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son aylarda sağlık kurumlarının topyekûn eylem eksikliğini gidermeye çalışıyoruz ve bu nedenle çalışmalarımız büyük ölçüde yankılanıyor. Bakıma şansına sahip olmayanlara onurlu bir şekilde bakmak istiyoruz. </span><a href="https://stradasicura.squarespace.com/blog/un-mese-sul-campo-presentazione-e-analisi-dei-dati-sanitari"><span style="font-weight: 400;">Nisan raporumuzda</span></a><span style="font-weight: 400;"> belirttiğimiz gibi, pandeminin zirvesi sırasında yaklaşık 200 kişiyi ziyaret ettik ve bu çalışma şimdi bile her gün devam ediyor. Gelecek ile alakalı ise, dinamik bir şekilde çalışıyoruz ve senaryoların her geçen gün nasıl değiştiğine dikkat ediyoruz. Kısa ve orta vadeli projelerimiz var: eğitim projeleri, tartışma masaları ve saha etkinlikleri. Asıl hedefimiz ise artık zaruri/gerekli olmaktan çıkmak.</span></p>
<p><b>Sahadaki gözlemlerinize dayanarak COVID-19 pandemisinin göçmenler üzerindeki etkileri sizce nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşimizin son bir buçuk ayı, yalnızca en savunmasız grupların sağlığının önlenmesi ve korunması için önemli zorluklar yaratan COVID-19 sağlık krizi nedeniyle değil, aynı zamanda İtalya-Slovenya sınırlarında meydana gelen sağlık krizi nedeniyle de oldukça yoğundu. Aslında giderek daha fazla insan hakkı, sağlık hakkı ve yasal-uluslararası hak ihlalleri yaşanmaktadır.</span> <span style="font-weight: 400;">Örneğin, genellikle zincirleme şekilde, İtalya&#8217;dan Balkan ülkelerine ve hatta Türkiye&#8217;ye kadar olan geri itme uygulamaları, gayri resmi silahlı ve tehlikeli milisler tarafından yapılan sınır gözetimindeki artış ve hükümet yetkilileri tarafından yapılan kontrollerdeki artış…</span> <span style="font-weight: 400;">Tüm bu faktörler, İtalyan topraklarına bir &#8220;akordeon&#8221; göçmen varış akışı üretiyor: bir gün 20 kişinin gelişini görebiliriz, diğer günlerde ise tek bir kişi bile gelmez. Aslında, çoğu zor sağlık koşullarına yakalanıyor, durduruluyor, zulüm görüyor, geri çekiliyor. Bu da çalışmamızı öngörülemez ve acil bir durum haline getiriyor. Bu ayrımcılığa tanık olmak, sokakta varlığımızı gittikçe artıran bir şekilde bizi sağlık aktivizminden yana pozisyon almaya çağırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelecekteki projelerimiz arasında, sokakta, yalnızca sağlık ihtiyaçları için bir referans noktası olmayan, aynı zamanda göçmenin gözlem ve tanıklığı için, insani ve sosyal sağlık durumu için bir merkez olacak, ücretsiz bir sosyal tıp kliniği kurma umudumuz var. </span></p>
<p><b>Çalışmalarınızı “sosyal, insancıl ve göçsel tıp” olarak tanımlamaktasınız. Tıbbı bu şekilde algılama biçimi size ne ifade ediyor?</b></p>
<p><b>Daniele:</b><span style="font-weight: 400;"> İnsanlar ancak birbirleriyle etkileşir ve birbirlerinden öğrenirlerse birey olarak var olabilirler. İnsanın karmaşık bir duygu ve ilişkiler sistemi olarak görüldüğü bir vizyonda, sosyal boyutun sağlık için nasıl temel bir faktör haline geldiğini görmek kolaydır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tıp, insanlarla samimi ve karmaşık ilişkiler kurmamızı sağlayan güçlü ve enine bir araçtır ve benim çevremdeki dünyayla etkileşime girmeyi seçtiğim yol bu. </span></p>
<p><b>Dimitra</b><i><span style="font-weight: 400;">: Sosyal</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8211; Halk sağlığı herkes tarafından erişilebilir olmalı ve birey kendi bütünlüğünde ele alarak bakım sunmalıdır. </span><i><span style="font-weight: 400;">İnsancıl</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8211; Biz hastalık değil, bizi derinden etkileyen kültürel ve sosyal bir çevrede yaşayan ve büyüyen insanlarız.  </span><i><span style="font-weight: 400;">Göçmen</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8211; Bugün içinde yaşadığımız dünyada, göçmen tıbbı herhangi bir tıbbi aktivitenin merkezi haline gelmekte çünkü içimizde taşıdığımız yaşamı ve kültürü dikkate alan ve kim olduğumuzu anlayan bir anlayış ve yanıt gerektirir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/la-strada-sicura-sosyal-insancil-ve-gocsel-tip/">La Strada SiCura: “Sosyal, İnsancıl ve Göçsel Tıp”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Göçmenlik ve Karantina Arasında Benzerlik Kurdum&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/09/gocmenlik-ve-karantina-arasinda-benzerlik-kurdum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2020 07:29:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bormio]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Kutluer]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[karantina]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52291</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüsten en fazla etkilenen İtalya’nın Lombardiya Bölgesi’nde yer alan Bergamo’da yaşamını sürdüren yazar Gökhan Kutluer, göçmenlik ve karantina deneyimini, “İnsanlar karantina döneminde kendisini dinlemeyi deneyebilir. Göçmenlik de böyle bir şey'' şeklinde dile getiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/09/gocmenlik-ve-karantina-arasinda-benzerlik-kurdum/">&#8221;Göçmenlik ve Karantina Arasında Benzerlik Kurdum&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’den Gitmek ve Bulut Fabrikası kitaplarının yazarı Gökhan Kutluer, 4 yıl önce Bergamo’ya taşınmış. Daha önce Erasmus öğrencisiyken tanıştığı Bergamo’ya ve İtalyan kültürüne olan tutkusu ağır basınca İtalya’ya yerleşmeye karar veren Kutluer, kendi ifadesiyle yalnızlığı seven ve yalnızlığın getirdiği kendi kendine yetebilme hissiyle mutlu olan biri. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu hissin, insanın karakterini güçlendirmesinde etkisi olduğunu söyleyen Kutluer, “Geçtiğin süreçler seni yıpratıyor. Zor günler yaşarken karakterinin güçlendiğinin farkında olmuyorsun ama zamanla her şey yerine oturuyor, bu karantina süreci de öyle” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İtalya’da virüs vakaları görülmeye başladığında önce gözlem yaptığını ve bir süre daha normal yaşamına devam ettiğini belirten Kutluer, “Sabahları koşu yaptım, eve dönüp çalıştım. Haberleri açıyordum benim yaşadığım günlük hayatla ilgisi olmayan haberler görüyordum. Ben bu iki ayrı gerçekliğin içerisinde bir tanesi yaşamayı seçmeden önce biraz uzak durdum ve olayların nasıl gelişeceğini gözlemledim. Karantina anına kadar normal bir şekilde hayatımı yaşadım. Olaylar gelişmeden önce güneyde kısa bir tatil yapmıştım, iş nedeniyle birkaç farklı şehirde bulundum. Bu süreç beni karantina dönemimde toleranslı hale getirdi” diyor. </span></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-52292 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/Gokhan_Kutluer_kapak_foto.jpg" alt="Gökhan Kutluer" width="318" height="212" /></p>
<p><b>“Neden Göç Ettiğini Unutmamalı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kutluer, göçmenlik ile karantina sürecinde benzerlik kurduğunu şöyle anlatıyor: </span><span style="font-weight: 400;">“Ben İstanbul’dan göç ettim. İstanbul kocaman bir metropol. Sahip olduğum alışkanlıklarımla Bergamo yerine Milano’ya da gidebilirdim. Ancak benim göç etme sebebim hayatımı küçültmekti. İnsanlar neden göç ettiğini unutmamalı. İstanbul’da Boğaz Köprüsü vardı, deniz vardı, pek çok imkân vardı. Bergamo daha küçük bir şehir ancak deniz yerine dağ var göl var eşsiz bir doğa var. Zaten bu hayat için Bergamo’dayım. Göçmenlik sahip olduklarının yerine yenisini koymakla ilgili. Karantina süreci de böyle. Çıkıp dağlarda bisiklet süremiyorum ama evde yapmaya vakit bulamadığım aktivitelerle meşgulüm. Dağların yerine kitapları, filmleri koydum. Karantina bir süreç ve nihayetinde bitecek. Özlediğim şeyin yerine yenisi koyarak hapsedilme duygusuyla baş ediyorum.” </span></p>
<p><b>Göçmenlik ve Karantina: Kendine Tahammül Edebilme Yeteneği</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İtalya’da 9 Marttan bu yana karantinada yaşayan Kutluer, hali hazırda günlük rutinini sıkılaştırdığını böylece ne olacağını bilmediğin bir güne başlamanın gerilimine karşı koyduğunu söylüyor. Yapı olarak gözlem yapmayı ve yalnız kalmayı seven Kutluer, virüs gündemiyle birlikte çoğalan “İçinize dönün” ifadelerini popülist buluyor. “İçe dönmek nedir?” diye sorgulayan Kutluer göre içe dönmek, kendine tahammül edebilme yeteneği.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmen Andrey Tarkovski’nin “Kendinizi, kendinizle vakit geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin” sözünü yaşam felsefesi olarak belirleyen Kutluer, </span><span style="font-weight: 400;">“İnsanlar karantina döneminde kendisini dinlemeyi deneyebilir. Göçmenlik de böyle bir şey. Kendini dinleyerek kişiliğinin, yeniliklerin farkına varma, kendine katlanma süreci. Kendine katlanmak, her sıkıldığında yapacak yeni şeyler keşfetmek… Tıpkı bir kültürü ve bir şehri keşfeder gibi. Bu sürecin sonunda insanlar rahatladığını görecek. Zihinlerini virüs harici şeylerle uyardıklarında farklı ve iyi hissettiklerini görecekler” diyerek karantina ve göçmenlik sürecinin yeni şeyler keşfetme fırsatı olduğunu söylüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-52293" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/Gokhan_Kutluer2-640x427.jpg" alt="Gökhan Kutluer" width="381" height="254" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İtalya’da kalarak doğru bir karar verdiğini ifade eden Kutluer, Kızılhaç’ın yerel sivil toplum örgütleriyle birlikte hayata geçirdiği bir projede yer almış. Yetenekleri ve ilgi alanları doğrultusunda çocuklu ve göçmen bir aileye yardımcı olan Kutluer, “Ailenin annesi ilk vakalardan biriydi ve hastanede tedavi görüyordu. Annenin taburcu olacağı döneme kadar market alışverişlerini yaptım ve çocukların ödevleriyle ilgilendim. Çocukların ilgisini çekebileceğini düşündüğüm için bisikletimle gittim ve çocuklar çok sevindi, çok ilgilendi. “Ülke zor bir dönemden geçerken işe yarama fikrine tutuldum. Evde hiçbir şey yapmadan oturmak gerçekten zorlayıcı bir hal alıyordu” diyor.  </span></p>
<p><b>Medyada İtalya’ya Çok Yükleniyorlar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumların binlerce yıldır sürdürdüğü kültürel rutinlerinin eleştiri konusu olmayacağına vurgu yapan Kutluer, “İnsanların on binlerce yıllık gelenekleri var. Karakterleri, hayatı yaşayış biçimleri ve rutinleri var. Medyada Akdeniz insanının cana yakın ve sosyal tavrı eleştiriliyor. Karantina kurallarına uymadığı sürekli tekrar ediliyor. Ancak Londra’da güneş açınca da insanlar sokaklara parklara akın ediyor. İnsan genel olarak güneşi seven bir canlı. Bunun Akdenizlisi kuzeylisi yok. Önemli olan ülkelere kulp takmak yerine hükümetlerin sosyal bilimcilerle birlikte çalışması ve ülkelerin kültürel kodlarına göre önlemler geliştirmesi. Toplumların binlerce yıllık alışkanlıklarını bir kenara koyup, ‘Evde oturun’ demek yerine buna uygun bir çözüm planı yapılmalıydı” diyor.</span></p>
<p>Kapak Fotoğrafı: Gökhan Kutluer</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/09/gocmenlik-ve-karantina-arasinda-benzerlik-kurdum/">&#8221;Göçmenlik ve Karantina Arasında Benzerlik Kurdum&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mültecilere Prezervatif İtalya&#8217;da Koalisyonu Sarstı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/19/multecilere-prezervatif-italyada-koalisyonu-sarsti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Nov 2018 14:34:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Matteo Salvini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32511</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtalya'da İtalyan gençlerin yanı sıra mültecilere de bedava prezervatif dağıtılmasını öngören yasa tasarısı koalisyon hükümetini karıştırdı. Lig Partisi lideri ve İçişleri Bakanı Matteo Salvin mülteciler için harcama yapılmasına karşı çıkan tasarı geri çekildi. Sol partiler bu karara tepki gösterdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/19/multecilere-prezervatif-italyada-koalisyonu-sarsti/">Mültecilere Prezervatif İtalya&#8217;da Koalisyonu Sarstı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İtalya’daki koalisyon hükümetinin ortakları 5 Yıldız Hareketi ile Lig Partisi arasında, İtalyan gençlerin yanı sıra mültecilere de bedava prezervatif dağıtılmasını öngören bir yasa tasarısı nedeniyle çatışma çıktı. Lig Partisi’nden gelen tepkiler üzerine tasarı geri çekildi.</p>
<p>5 Yıldız Hareketi’nden bir grup milletvekili tarafından parlamentoya sunulan tasarı, 26 yaş altı İtalyanlar ile mülteci ya da insani koruma statüsüne sahip yabancılara ücretsiz olarak doğum kontrol araçları verilmesi öngörüyordu. Lig Partisi lideri ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, “Gençleri ne zaman isterlerse, güvenli ve korumalı şekilde (seks) yapmaya çağırıyorum, bence 2018 yılında kendini ve başkalarının sağlığını riske atmak deliliktir. Ama ben, mülteci ordusuna verilen 35 euro geçim parasını 19 euro’ya indiriyorum. Son ihtiyacımız olan şey onlara prezervatif yağdırmak” dedi.</p>
<p><strong>SOL PARTİLER: SAĞCILAR NEDEN SEKS KONUSUNDA DA DUVAR ÖRÜYOR?</strong></p>
<p>Gelen tepkiler üzerine 5 Yıldız Hareketi’nin Temsilciler Meclisi Grup Başkanı Francesco D’Uva, “Lig ile anlaşma sağlanamaması” nedeniyle tasarının geri çekildiğini açıkladı. Tasarının geri çekilmesi üzerine bu kez sol partilerden tepki geldi. Özgür ve Eşitler Partisi’nden Arturo Scotto, 26 yaş altı İtalyanlara ücretsiz prezervatif verilirken mültecilere verilmemesinin “net bir ayrımcılık” teşkil ettiğini söyledi. Arturo Scotto, “Sağcılar neden seks, aşk ve duygular konusunda da duvar örüyor?” diye sordu. Daha Fazla Avrupa Partisi’nden yapılan açıklamada da “5 Yıldız Hareketi, Lig’in yabancı düşmanlığı paranoyasına teslim oldu” denildi.</p>
<p><strong>‘ONLARIN DESTEKÇİLERİNE DAĞITMAK LAZIM’</strong></p>
<p>Sosyal medyada yapılan yorumlarda ise “Bedava prezervatifi 5 Yıldız ve Lig seçmenlerine dağıtmak lazım, böylece gelecekte yeni hasarlar önlenmiş olur”, “Hem göçmen ‘istilasından’, göçmenlerin hastalık getirdiğinden şikayet ediyorlar hem de bedava prezervatif verilmesini reddediyorlar” gibi mesajlar da yer aldı. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise İtalya’da yüksek işsizlik oranı gibi büyük sorunlar dururken hükümetin “prezervatif yasasıyla” uğraşmasını eleştirdi.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2018/11/19/multecilere-prezervatif-italyada-koalisyonu-sarsti/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/19/multecilere-prezervatif-italyada-koalisyonu-sarsti/">Mültecilere Prezervatif İtalya&#8217;da Koalisyonu Sarstı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 17:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[düşük istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle 2008 küresel ekonomik krizi sonrası Yunanistan için söylenen, zaman zaman diğer Akdeniz ülkelerine ve Türkiye’ye de genişletilen ve kamuoyunda da oldukça fazla karşılık bulduğunu düşündüğüm bir düşünce var: “Yunanistan (veya Türkiye veya diğer Akdeniz ülkeleri) ekonomisi kötü, çünkü insanlar tembel”. Veya: “AB içinde Almanya, Hollanda, Danimarka gibi Kuzey Avrupa ülkeleri çalışıyor. Yunanistan gibi ülkelerdekiler yan gelip yatıyor. Sonra da krizin faturasını yine Almanlar, Hollandalılar ödüyor.” Zaman zaman bu tespite kanıt olarak da Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik oranları gösteriliyor. Bu yazıda bu fikrin ampirik bir kanıtının olmadığını hatta tam tersine işsizliğin yüksek olduğu Türkiye’de ve diğer Akdeniz ülkelerinde çalışanların çok daha fazla fedakârlık yaptıklarını göstermeye çalışacağım.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ILO verilerinden haftalık ortalama çalışma saatlerine baktığımızda OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin listenin en tepesinde olduğunu görüyoruz (Bkz. Grafik 1). Haftalık 47 saatlik çalışma süresiyle Türkiye dünya çapında da en çok çalışan birkaç ülke arasında. Yunanistan da ortalama 41 saat ile en üst sıralarda. Portekiz, İspanya, İtalya gibi diğer Akdeniz ülkeleri de ortalamanın üzerinde çalışıyorlar. Listenin diğer ucuna baktığımızda ise Hollanda, Almanya, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde ortalama haftalık çalışma saatinin 35 saatin bile altında olduğunu görüyoruz. Bu etkinin bir kısmının Kuzey Avrupa ülkelerinde yarı zamanlı çalışmanın yaygın olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Onu da başka bir veri ile kontrol edebiliriz. Aynı grafikte haftalık 48 saatten fazla çalışanların yüzdesine baktığımızda Türkiye bu istatistikte de açık ara en önde. ILO verisine göre 2015 yılında Türkiye’de çalışanların % 36’sı 48 saatten fazla çalışmış. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran % 10’un altında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24737" aria-describedby="caption-attachment-24737" style="width: 462px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24737 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png" alt="" width="462" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-610x340.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-320x178.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1.png 943w" sizes="auto, (max-width: 462px) 100vw, 462px" /><figcaption id="caption-attachment-24737" class="wp-caption-text">Grafik 1. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>Konunun ücretle ilgili kısmını herkesin zaten tahmin edebildiğini düşünüyorum. Grafik 2’de görüldüğü üzere başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere uzun çalışma saatlerinin bulunduğu ülkelerde ortalama aylık ücretler de en düşük düzeylerde. Haftalık çalışma saati ortalamasının düşük olduğu ülkelerde ise ücretler en yüksek. Yani, en çok çalışanlar en az kazanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24738" aria-describedby="caption-attachment-24738" style="width: 513px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24738 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png" alt="" width="513" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-610x254.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-320x133.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2.png 947w" sizes="auto, (max-width: 513px) 100vw, 513px" /><figcaption id="caption-attachment-24738" class="wp-caption-text">Grafik 2. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur (2014-2016 yılları).</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak bir de istihdam istatistiklerine dikkat çekmek istiyorum. Yine ILO hesaplamalarına göre OECD ülkeleri arasında çalışan nüfusun toplam nüfusa oranının en düşük olduğu (aynı zamanda işsizliğin de en yüksek olduğu) ülkeler sırasıyla Yunanistan, İtalya, Türkiye ve İspanya. Bu oranın en yüksek olduğu ülkeler ise yine büyük çoğunlukla Kuzey Avrupa ülkeleri (Bkz. Grafik 3).</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24739" aria-describedby="caption-attachment-24739" style="width: 489px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24739 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png" alt="" width="489" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-610x296.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-320x155.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3.png 933w" sizes="auto, (max-width: 489px) 100vw, 489px" /><figcaption id="caption-attachment-24739" class="wp-caption-text">Grafik 3. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bu veriler şöyle özetlenebilir: Başta Türkiye olmak üzere tembellikle suçlanan Akdeniz ülkelerinin işçileri Kuzey Avrupa ülkelerindeki işçilere nispetle çok daha uzun çalışıyorlar ve ay sonunda çok daha düşük maaşlar alıyorlar. İşgücüne katılımın bu çok çalışıp az kazanan ülkelerde en yüksek düzeylerde olduğunu düşünürsek, aslında Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde tembellik diye bir sorun olmadığı, esas olarak emeğin değerinin çok düşük olduğu, Kuzey Avrupa’da çalışan belki iki işçinin yaptığı bir işi Akdeniz’de bir kişinin çok daha ucuza yaptığı tespitinde bulunabiliriz. Hatta Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik ve düşük istihdama katılımın da sebeplerinden birinin bu olduğu söylenebilir. Keza, bu sayılara bakarak mesela Türkiye’deki ortalama çalışma saatlerinin Kuzey Avrupa ülkelerindeki seviyelere düşürüldüğünde çok daha fazla kişinin istihdama katılabileceği ve düşen işsizlik rakamları ile birlikte ücretlerin bile artabileceği söylenebilir. Öyle görünüyor ki mesele tembellik değil, emeğin değersizleşmesi meselesi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İtalya-Malta anlaşmazlığı&#8217; 268 göçmenin hayatına mâl oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/italya-malta-anlasmazligi-268-gocmenin-hayatina-mal-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2017 13:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Malta]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suriye&#8217;deki savaştan kaçanları taşıyan bir göçmen teknesinin Akdeniz&#8217;de seyrederlerken su almaya başlaması üzerine yardım çağrısı yapmasına rağmen, İtalya ile Malta&#8217;nın saatlerce kimin kurtarmaya gitmesi gerektiği konusunda anlaşamaması yüzünden batmaya terk edildiği ortaya çıktı. İtalyan L&#8217;Espresso dergisi, 11 Ekim 2013&#8217;te yaşanan ve 60&#8217;ı çocuk 268 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın arka planını gösteren telefon kayıtlarını yayınladı. Yaklaşık 4 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/italya-malta-anlasmazligi-268-gocmenin-hayatina-mal-oldu/">&#8216;İtalya-Malta anlaşmazlığı&#8217; 268 göçmenin hayatına mâl oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="story-body__introduction"><strong>Suriye&#8217;deki savaştan kaçanları taşıyan bir göçmen teknesinin Akdeniz&#8217;de seyrederlerken su almaya başlaması üzerine yardım çağrısı yapmasına rağmen, İtalya ile Malta&#8217;nın saatlerce kimin kurtarmaya gitmesi gerektiği konusunda anlaşamaması yüzünden batmaya terk edildiği ortaya çıktı.</strong></p>
<p>İtalyan L&#8217;Espresso dergisi, 11 Ekim 2013&#8217;te yaşanan ve 60&#8217;ı çocuk 268 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın arka planını gösteren telefon kayıtlarını yayınladı.</p>
<p>Yaklaşık 4 yıl önceki olay, Avrupa&#8217;da göçmen krizinin en büyük trajedilerinden biri olarak görülüyor.</p>
<p>L&#8217;Espresso&#8217;nun internet sitesinde yayınlanan ses kayıtlarına göre, tekneden İtalyan Sahil Güvenliği&#8217;ni arayan Suriyeli doktor Mohanad Jammo, teknenin su almaya başladığını söyleyerek yardım istiyor.</p>
<p>Jammo ilk olarak 11 Ekim 2013&#8217;te saat 12.39&#8217;da Sahil Güvenlik&#8217;i aradığında, &#8220;Teknede yaklaşık 300 kişiyiz. 100 kadar çocuk, 100 kadın ve belki 100 erkek var. Lütfen acele edin, tekne su alıyor&#8221; diyor.</p>
<p>Defalarca &#8220;Lütfen acele edin&#8221; diyen Suriyeli doktor, İtalyan yetklinin &#8220;Sorun ne?&#8221; diye sorması üzerine &#8220;Tekne batıyor!&#8221; diyor.</p>
<p>İtalyan sahil güvenlik yetkilisine teknenin konumunu bildiren Jammo, &#8220;Teşekkürler bayım&#8221; yanıtını aldıktan sonra telefonu kapatıyor</p>
<p><strong>&#8216;</strong><strong>Malta&#8217;yı arayın!</strong><strong>&#8216;</strong></p>
<p>Aradan yaklaşık bir saat geçtikten sonra saat 13.17&#8217;de tekrar İtalyan Sahil Güvenliği&#8217;ni arayan Suriyeli doktor, &#8220;Bizim için kimseyi yolladınız mı?&#8221; diye soruyor.</p>
<p>Bu kez telefona farklı bir İtalyan yetkili cevap veriyor ve &#8220;Bayım, size Maltalı yetkililerin numarasını verdim, çünkü Malta&#8217;ya daha yakınsınız. Hemen Malta&#8217;yı arayın&#8221; diyor.</p>
<p>Jammo bu kez de &#8220;Tamam&#8221; diyerek telefonu kapatıyor.</p>
<p>13.48&#8217;de Jammo&#8217;dan İtalya&#8217;ya bir telefon daha geliyor. Sesi gittikçe daha tedirgin gelen adam, &#8220;Malta&#8217;yı aradım. Onlar da Lampedusa&#8217;ya (İtalya&#8217;ya bağlı bir ada) yakın olduğumuzu söylüyor. Siz bize daha yakınsınız&#8221; diyerek yeniden yardım istiyor.</p>
<p>Jammo&#8217;nun, &#8220;Ölüyoruz, lütfen!&#8221; dediği duyuruluyor.</p>
<p>Suriyeli adam &#8220;Ölüyoruz. 300 kişiyiz. Ölüyoruz&#8221; diye bağırarak sesini duyurmaya çalışırken İtalyan yetkili &#8220;Malta&#8217;yı aradınız mı?&#8221; diye sormaya devam ediyor.</p>
<p>Teknenin kaptanının kaçtığını söyleyen Jammo, İtalyan yetkiliye &#8220;Bizi terk etmeyin&#8221; diye sesleniyor.</p>
<p>İtalyan yetkili ise bu sırada ısrarla &#8220;Malta&#8217;yı arayın, Malta&#8217;yı arayın&#8221; demeyi sürdürüyor.</p>
<p>Jammo, &#8220;Telefonumun kredisi bitiyor, lütfen, siz beni arayın&#8221; diyor. İtalyan yetkilinin buna cevabı da &#8220;Malta&#8217;yı aramalısınız&#8221; oluyor.</p>
<p>İlk telefondan yaklaşık 3.5 saat sonra 16.44&#8217;te İtalyan Sahil Güvenliği, Malta&#8217;yı arıyor.</p>
<p>İtalyan yetkili, batmakta olan tekneye en yakın gemi olan İtalyan Deniz Kuvvetleri&#8217;ne ait Libra gemisinin göçmen teknesini kurtarmaya gitmesi halinde göçmenleri karaya da taşıması gerekeceğini ve bu sırada gözlem işlevini yerine getiremeyeceğini söylüyor.</p>
<p>İtalyan yetkili &#8220;Bu yapılacak en iyi şey olmaz&#8221; diyor. Maltalı yetkili ise, &#8220;Fakat en yakın gemi o, anlıyor musunuz?&#8221; diye yanıt veriyor.</p>
<p>Maltalı yetkili, bölgede bir uçaklarının olduğunu ve göçmen teknesinin tespit edildiğini de aktarıyor.</p>
<p>Yetkili, &#8220;Tekne artık hareket etmiyor ve sürekli bizi arayıp (kendilerini kurtaracak) geminin ne zaman geleceğini soruyorlar. Siz geminizi gönderemezseniz ne yapılabileceğine bakarız. Civarda bir sivil gemiye de bölgeye yaklaşmasını söyledik. Fakat bu gemi 70 mil kadar uzaklıkta&#8221; diyor.</p>
<figure class="media-landscape has-caption full-width"><span class="image-and-copyright-container"><img loading="lazy" decoding="async" class="responsive-image__img js-image-replace" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/624/cpsprodpb/BBB0/production/_95984084_gettyimages-620803796.jpg" alt="Kasım 2016'da Akdeniz'de düzenlenen bir kurtarma operasyonu" width="3500" height="2330" data-highest-encountered-width="624" /><span class="off-screen">Telif hakkı </span><span class="story-image-copyright">AFP &#8211; </span></span>Kasım 2016&#8217;da Akdeniz&#8217;de düzenlenen bir kurtarma operasyonu</figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8216;</strong><strong>İnsanlar suda!</strong><strong>&#8216;</strong></p>
<p>Saat 17.07&#8217;de ise Malta tarafından İtalya aranıyor. Malta Silahlı Kuvvetleri yetkilisi, İtalyan Sahil Güvenliği&#8217;nden bir kişiye, &#8220;Uçağımız teknenin alabora olduğunu gördü, insanlar suda&#8221; diyor.</p>
<p>İlk aramadan yaklaşık 5 saat sonra gerçekleşen bu görüşmede İtalyan yetkili, &#8220;Libra gemisine talimat verdim&#8221; diyor.</p>
<p>İtalyan Lampedusa adasına 61 deniz mili, Malta&#8217;ya ise 118 deniz mili uzaklıkta batan göçmen teknesinde 480 kişinin bulunduğu tespit ediliyor.</p>
<p>Göçmen teknesinin battığı yere 1.5 saat mesafede olan Libra gemisinin ancak 5 saat kadar sonra gönderilmesi, 60&#8217;ı çocuk 268 kişinin ölümüyle sonuçlanıyor.</p>
<p>Defalarca İtalya ve Malta&#8217;yı arayarak yardım isteyen Suriyeli doktor Mohanad Jammo, karısı ve 5 yaşındaki kız çocukları ile kurtulurken, 9 aylık ve 6 yaşında iki oğlunu kaybediyor.</p>
<p>Ekim 2013&#8217;te yaşanan göçmen tekneleri faciaları İtalya&#8217;da büyük infial yaratmış ve İtalyan Deniz Kuvvetleri &#8220;Mare Nostrum&#8221; (Bizim Deniz) isimli bir arama-kurtarma operasyonu başlatımıştı. Mare Nostrum daha sonra yerini AB yönetimindeki Triton operasyonuna bırakmıştı.</p>
<p><a href="http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39855630" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/italya-malta-anlasmazligi-268-gocmenin-hayatina-mal-oldu/">&#8216;İtalya-Malta anlaşmazlığı&#8217; 268 göçmenin hayatına mâl oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
