<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İSTANPOL arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/istanpol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/istanpol/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Feb 2023 13:53:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İSTANPOL arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/istanpol/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/turkiyede-kadinin-siyasete-katilimi-engeller-ve-mucadele-yontemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bengi Cengiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 09:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANPOL]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların siyasete katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamusal bir aktivite olarak siyaset, 'erkek işi' olarak görülmektedir. Böylece, kadınların makam sahibi olduklarında dahi iktidar sahibi olamamaları sonucu doğmaktadır. Siyasetin bir 'erkekler kulübü' olarak görülmesi aynı zamanda özellikle yerel siyasette baskın olan ahbap-çavuş ilişkilerinin de yeniden üretilmesine zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/turkiyede-kadinin-siyasete-katilimi-engeller-ve-mucadele-yontemleri/">Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların siyasette varlığı ve görünürlüğü eşit yurttaşlığın olduğu kadar demokrasinin de meşruiyetini sağlamaktadır. Bu katılım kadınların, cinsiyetler arası iş bölümü nedeniyle erkeklere ait olarak görülen kamusal alanda varlık göstermeleri anlamına gelirken, görünmez kılınan cinsiyet eşitsizliklerinin siyasetin gündeminde yer alabilmesi için de önemlidir. Böylece toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dezavantajlı tarafında yer alanların deneyimlerinin kamusal alanda ve siyasette temsil edilmesi mümkün olmaktadır. Bu da söz konusu eşitsizliklerle mücadele etmeyi mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla kadınların siyasette varlık göstermeleri ve görünür olmaları çok katmanlı ve uzun soluklu sonuçlar doğuracaktır. Bu yaklaşımla, İstanPol için Ocak-Kasım 2021 tarihleri arasında bir araştırma yürütülmüştür. “Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri” başlıklı araştırmanın bir özeti sunulacak, kadınların siyasi katılımına dair deneyimleri tartışılacaktır.</span></p>
<h5><b>Yapısal, Kurumsal ve Kültürel Engeller</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların siyasi katılımının önemine rağmen eşit ve nitelikli temsilden bahsetmek mümkün değildir. Bunun temel sebebi kadınların önünde bir dizi engelin var olmasıdır. Konuyla ilgili çalışmalara göre bu engeller üç grupta incelenmektedir: yapısal, kurumsal ve kültürel engeller. İlk grupta gelir durumu, eğitim seviyesi, medeni durum gibi sosyoekonomik statüye ilişkin değişkenlerin yarattığı engeller ifade edilmektedir. Dü</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">ya Ekonomik Forumu’nun yayımladığ</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;"> “Kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel Cinsiyet Eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği Endeksi 2021 Raporu”nda ekonomik katılım ve fırsatlar aç</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">sından kadın-erkek arasındaki farkın kapanmasının 267,6 yıl alacağ</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;"> hesaplanmış</span><span style="font-weight: 400;">t</span><span style="font-weight: 400;">ır. Kadınların bu dezavantajlı durumu onların siyasete girişini ve varlık göstermesini de zorlaştırmaktadır. İkinci grupta seçim sistemi, siyasi partilerin aday gösterme süreçleri gibi kurumların işleyişine ilişkin engeller ifade edilmektedir. Örneğin aday gösterilen yer ve sıranın kritik olduğu liste usulü nispi sistemlerde, kadınların çoğunlukla seçilme olasılıklarının az olduğu yer ve sırada aday gösterildiği tespit edilmiştir. Son grupta ise erkek egemen bakış açısının siyasetteki yansımaları ifade edilmektedir. Toplumun geneline hakim olan, cinsiyetlendirilmiş iş bölümünü dayatan ve kadının kamusal alandan dışlanmasına sebep olan erkek egemen bakış açısı siyasi alanı da şekillendirmektedir. Kamusal bir aktivite olarak siyaset, “erkek işi” olarak görülmektedir. Böylece, kadınların makam sahibi olduklarında dahi iktidar sahibi olamamaları sonucu doğmaktadır. Siyasetin bir “erkekler kulübü” olarak görülmesi aynı zamanda özellikle yerel siyasette baskın olan ahbap-çavuş ilişkilerinin de yeniden üretilmesine zemin hazırlamaktadır. Ayrıca, toplumsal cinsiyet rolleri gereği, kadının asli sorumluluğu bakım verme olarak görülmektedir. Cinsiyetlendirilmiş iş bölümü sebebiyle bakım emeğini üstlenen kadınların siyasete katılması daha maliyetli hale gelmektedir.</span></p>
<h5><b>Dünyada ve Türkiye’de Kadının Siyasetteki Yeri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların siyasi alanda karşılaştıkları bu engeller temsilde niceliksel ve niteliksel eşitliği zorlaştırmaktadır. Niceliksel temsil sayılara odaklanmaktayken, niteliksel temsil kadınların cinsiyete dayalı bir sosyal grup olarak çıkarlarının temsiline işaret etmektedir. Kadın siyasetçi sayısının artması her zaman niteliksel temsili garanti etmese de bunun ön koşulu olduğu için önemli bir veridir. Bu yazıda temsilde eşitliğe niceliksel açıdan bakılacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Kurumu (UN Women), Dü</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">ya Ekonomik Forumu (WEF) ve Parlamentolar Arası Birlik (IPU) gibi uluslararası kuruluş</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">arın derlediğ</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;"> verilere gö</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">e, 2021 itibariyle kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel ö</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">çe</span><span style="font-weight: 400;">k</span><span style="font-weight: 400;">te kadın ve erkekler arasındaki niceliksel temsil eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği devam etmektedir. </span></p>
<figure id="attachment_79656" aria-describedby="caption-attachment-79656" style="width: 423px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-79656" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/dunyada-kadin-temsilli.jpg" alt="dünyada kadın temsili" width="423" height="218" /><figcaption id="caption-attachment-79656" class="wp-caption-text">Kaynak: UN Turkey. (10 Mart 2021). “UN Women – IPU ‘Siyasette Kadın 2021’ haritasına göre: Parlamentolarda, bakanlıklarda, devlet ve hükümet başkanlıklarında kadın oranı arttı, ancak kadınların temsili hala yetersiz.” (https://turkey.un.org/tr/115804-un-women-ipu-siyasette-kadin-2021-haritasina-gore-parlamentolarda-bakanliklarda-devlet-ve).</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Dü</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">ya Ekonomik Forumu’nun Kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel Cinsiyet Eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği Endeksi 2021 raporuna gö</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">e; 2020 yılında toplumsal cinsiyet eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği aç</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">sından kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel ö</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">çe</span><span style="font-weight: 400;">k</span><span style="font-weight: 400;">teki en ö</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">emli gerileme, kadınların siyasi yaş</span><span style="font-weight: 400;">a</span><span style="font-weight: 400;">ma katılımı alanında olmuş</span><span style="font-weight: 400;">t</span><span style="font-weight: 400;">ur. Rapora göre dünyada parlamenterlerin yalnızca %26’sı kadındır. Türkiye’de ise kadının siyasete katılımı açısından iyimser bir tablo görülmemektedir. Kadın milletvekili oranı 2018 seçimleri itibariyle %17’dir. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Cinsiyet Endeksi’ne göre de 156 ülke içerisinde 133’üncü sırada yer alan Türkiye, 2020 yılındaki listeye kıyasla Endeks sıralamasında üç sıra gerilemiştir. </span></p>
<figure id="attachment_79657" aria-describedby="caption-attachment-79657" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-79657 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ulusal-parlamentolardaki-kadin-temsilci-yuzdesi-640x258.jpg" alt="ulusal parlamentolardaki kadın temsilci yüzdesi" width="640" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ulusal-parlamentolardaki-kadin-temsilci-yuzdesi-640x258.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ulusal-parlamentolardaki-kadin-temsilci-yuzdesi.jpg 685w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-79657" class="wp-caption-text">Ulusal parlamentolardaki kadın temsilci yüzdesi</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasi partilerin Merkez Yürütme Kurulu, Parti Meclisi veya Merkez Disiplin Kurulu gibi karar alma organlarında kadın oranı, “kritik azınlık” olarak ifade edilen %30-40 seviyelerine tam olarak ulaşmadığı görülmektedir. </span></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-79658 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-640x399.jpg" alt="parti yönetimlerindeki kadın sayısı" width="640" height="399" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-640x399.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi.jpg 644w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<figure id="attachment_79659" aria-describedby="caption-attachment-79659" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-79659 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-1-640x375.jpg" alt="parti yönetimlerindeki kadın sayısı" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-1-640x375.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-1.jpg 649w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-79659" class="wp-caption-text">Kaynak: Siyasal partilerin web sayfaları kayıtlarından hazırlanmıştır. (Erişim Tarihi: 06.08.2021) &amp; Serpil Sancar. (Aralık 2018). “Siyasal Kararlara Katılımda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haritalama ve İzleme Çalışması”. CEID (Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği). (Erişim Tarihi, 28.09.2021: http://www.ceidizleme.org/medya/dosya/94.pdf)</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel siyasetteki niceliksel ve niteliksel temsil de benzer bir tabloya işaret etmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Verilerin işaret ettiği bu olumsuz tabloyu değiştirme amaçlı çoklu oy pusulası kullanımı, kadınlar için ücretsiz adaylık başvurusu, parti içi eğitimler vb. mevcuttur ancak en sık uygulanan politika cinsiyet kotasıdır. Yapılan araştırmalar, parlamento seviyesinde cinsiyet kotası uygulamalarının kadın temsilini %12’den %24 seviyesine yükselttiğini hesaplamıştır. Parlamentolar Arası Birlik (IPU) verilerine göre 2021 itibariyle 48 ülkenin 36’sında cinsiyet kotası uygulaması vardır. Tunus’ta Nisan 2017’de geçen bir yasa ile parti listelerinde eşit sayıda kadın ve erkek aday olması şart koşulmuştur. Bu yasa sonucunda Mayıs 2018’deki yerel seçimlerde seçilen adayların %47’sini kadınlar oluşturmuştur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de siyasi partilerin başvurduğu temel olumlu eylem politikası (</span><i><span style="font-weight: 400;">affirmative action policy</span></i><span style="font-weight: 400;">) cinsiyet kotası olmuştur. CHP, HDP ve İYİP tüzüklerinde cinsiyet kotası uygulaması vardır. </span></p>
<h5><b>Kadın Siyasetçilerin Deneyimleri ve Mücadele Önerileri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmanın saha çalışması kapsamında görüşülen kadın siyasetçilerin altını çizdiği temel konulardan biri yapısal engellerin varlığı olmuştur. Araştırma katılımcılarına göre, siyasete girebilmek “ekonomik kaynağa ulaşmış olmayı” gerektiren bir eylemdir ve kadınların ekonomik güçleri yoksa, “cebinde minibüse verecek parası yoksa ya da aracına dolduracak benzin parası yoksa” siyasete girmek bir ihtimal değildir. Bu sebeple, erkeklere nazaran siyasette yer alan kadınların eğitim seviyelerinin daha yüksek, yaşlarının ise daha ileri olduğu görülmektedir. Dahası, yapısal eşitsizlikler, kadınların bulundukları yere gelebilmek için daha fazla çaba sarf etmesine sebep olmaktadır. Kadınların “mükemmel aday” olması beklenirken, erkek adaylarda bu beklentiler daha az etkilidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyoekonomik statüye ilişkin iki unsur daha kadınların karşısına engel olarak çıkmaktadır. Bunlardan biri yaştır. Kadınların siyasete girişi çoğunlukla ileri yaşlarda, emeklilik dönemlerinde gerçekleşmektedir. Ancak daha genç yaşta siyasete giren kadınlar hem meslektaşları hem de toplum nezdinde deneyimsiz olarak görülmektedirler. Ayrıca kadınlar için evli olmak, bekar olmaya nazaran daha makbul görülmektedir. Erkek adaylar için önemli bir değişken olmayan yaş ve medeni durum, kadınlar için fazlasıyla belirleyici olabilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapısal engeller aşılsa dahi kurumsal engeller kadınların siyasete atılmasında olumsuz etkiye sahiptir. Bu kategoride çoğunlukla lider odaklı parti yapılanmaları ve parti içi demokrasi eksiklikleri işaret edilmiştir. Bir katılımcıya göre bir kadın adayın sosyoekonomik kaynaklara erişimi olsa dahi partide kendisini “koruyup kollayacak” erkek bir yöneticinin olmaması durumunda kariyerinde ilerlemesi mümkün olmamaktadır. Aday listelerinde, parti içi görev dağılımında ve diğer karar mercilerinde söz sahibi olan erkek yöneticiler, ilgili literatür tarafından “kapı bekçileri” (</span><i><span style="font-weight: 400;">gate-keepers</span></i><span style="font-weight: 400;">) olarak adlandırılmaktadır. Kadınların seçilebilir bölge ve sıralardan yazılması bu kapı bekçilerinin inisiyatifinde olduğundan, yapısal engeller aşılsa dahi siyasete giriş mümkün olmayabilmektedir. Yerel siyasette ise ahbap-çavuş ilişkilerinin de etkisiyle, kapı bekçilerinin oluşturdukları bariyerler yükselmektedir. Karar alma süreçlerinin de çoğu zaman mesai saatleri dışında “ya içerken ya da maç muhabbeti” gibi “erkek mecrası” olarak tanımlanan alanlarda gerçekleşiyor olması veya kısıtlı, erkek egemen ekiplerin kararları kendi içlerinde demokratik olmayan yöntemlerle alması, kadınların makam sahibi olsalar da inisiyatif alamamalarına yol açmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erkek egemen toplum yapısının yarattığı beklentiler ve şekillendirdiği siyasi alanın kısıtları olarak anlaşılabilecek kültürel engeller kadınların karşısına siyasetin her aşamasında çıkmaktadır. Siyaset kamusal bir iştir ve ataerkil toplum yapısının yarattığı beklentilere göre erkek kamusal alana, kadın ise özel alana, yani eve aittir. Bu anlayış daha baştan siyaseti erkek işi olarak görmektedir. Bir katılımcının da ifade ettiği gibi kadınlar tüm hazırlıklarıyla yemeği yapsalar dahi “mutfaktan bu tabağı alıp içeriye sunan kişi” olamamaktadır. Siyasetin erkek işi olarak görülmesi mekanları dahi etkilemiştir. Bir katılımcı siyasi çalışma yürütürken kürsülerin etek giymiş katılımcıların fazla yüksek olduğunu fark ederken, başka bir katılımcı ilçelerdeki parti binalarında kadın tuvaleti olmayışını aktarmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamusal alan ve özel alan arasındaki ayrım kadınların temel sorumluluklarının hane içinde olduğunu varsaymakta, ev içi emek ve bakım yükümlülüklerinin yalnızca kadına ait olduğunu kabul etmektedir. Bu da kadınların siyasi alana girmek ve var olmak için ev içi emek yükünü de taşımak ve ekstra çalışmak zorunda kalmasına yol açmaktadır. Bir katılımcı, vekil olsa dahi ev içi emek yükünden kurtulamadığını, hane halkının kendisinden hizmet beklediğini ifade ederken bir başka katılımcı ise ancak programlı, disiplinli ve koordine çalışarak ev ve siyasi yaşam dengesini kurabildiğini aktarmıştır. Kadınlar için siyasette var olmanın zamansal ve emek maliyeti erkeklere göre oldukça yüksektir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bu iç içe geçmiş ve katmanlı engellerle mücadele etmek için kadınların temel aracı kişisel mücadele azimleri, ısrarcılıkları, pes etmemeleri olarak ifade edilmiştir. Nitekim bu engellere rağmen siyasi alanda var olmanın kendisi aslında gösterilen dirayetin de işaretidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu engellerin aşılabilmesi için bir taraftan etkili olumlu eylem politikalarının üretilmesi gerekirken, bir taraftan da hali hazırda var olan politikaların tam olarak uygulanması gerekmektedir. Örneğin cinsiyet kotası politikasının yalnızca aday listelerinde değil parti yönetim kademelerinde de uygulanması bir talep olarak ortaya çıkmaktadır. Kota her aşamada uygulanmadığında, partilerin “vitrinlik” kadın adaylar aracılığıyla temsilde eşitliği sağlama sorumluluğundan kaçındığı aktarılmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kota uygulamaları dışında katılımcıların özellikle siyasi partilerin işleyişine dair detaylı değişim önerileri olduğu göze çarpmaktadır. Aday listelerinin hazırlanma süreçlerinin değişmesi, kadınların aday listelerinde erkeklerden daha üst sıralarda yer alması, bunun için tüzüklerde değişiklik yapılması öneriler arasındadır. Bunların dışında, özellikle yerel siyasette “şeffaflaşma”nın kadınların siyasi alana girmedeki tereddütlerinin aşılması konusunda faydalı olacağı, toplantılarda kadınların sözünün kesilmemesi için kronometre uygulamalarının getirilmesi, partilerdeki erkeklere toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri verilmesi, kadın aday adayları için güçlendirici eğitimlerin sağlanması önerilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcıların getirdiği öneriler, kadınların engelleri iyi analiz ettiğini ve bu engellerin aşılması için somut politikalar üretebileceğini göstermektedir. Ayrıca, bu bölümde dile getirilen önerilerin çoğunlukla kurumsal değişikliklere işaret ediyor oluşu, kadınların partilerinden değişiklik beklentileri olduğunu da gözler önünde sermektedir. Engellerle mücadele etme yöntemleri ve stratejilerine göre daha geniş bir perspektiften öneriler sunulmuş olması, kadınların siyasi alanda yaratabilecekleri değişime dair umut verici bir sonuçtur.</span></p>
<h5><b>Sonuç</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu araştırmada kadınların literatürde yapısal, kurumsal ve kültürel olarak ayrıştırılan engeller ile siyasi hayatlarının her aşamasında karşılaştıkları ortaya çıkmıştır. Söz konusu engellere rağmen siyasi alanda varlık gösterebilmek ancak kadınların ısrarcı tutumları ile mümkün olabilmektedir. Bu engellerin aşılması için kapsamlı bir toplumsal değişimi beklemeksizin, siyasi partiler düzleminde hayata geçirilebilecek bir dizi politika olduğu hem dünya örneklerinden hem de katılımcıların getirdiği önerilerden anlaşılmaktadır. Toplumun yarısını oluşturan bir grubun çıkarlarının eksik olarak temsil ediliyor olmasının demokratikleşmeye ket vurduğu düşünüldüğünde, kadınların önündeki engellerin ve bunların aşılması için yapılması gerekenlerin kamuoyu tarafından tartışılması acil bir ihtiyaçtır. </span></p>
<p>Raporun linkine <a href="https://www.istanpol.org/_files/ugd/c80586_d3fcc07c668c4ac794c0e969ce1473bb.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>Görsel: New York Times</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/turkiyede-kadinin-siyasete-katilimi-engeller-ve-mucadele-yontemleri/">Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Data Talks: &#8216;İstanbul&#8217;da Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutumlar&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/16/data-talks-istanbulda-suriyeli-siginmacilara-yonelik-tutumlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 13:35:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[DataTalks]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANPOL]]></category>
		<category><![CDATA[Nezih Onur Kuru]]></category>
		<category><![CDATA[sığınmacı]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeliler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyasi kutuplaşmanın geçersiz, uzlaşmanın yüksek olduğu konu: Suriyeliler. DataTalks'un ilk bölümünde İstanpol’un “İstanbul'da Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutumlar” isimli araştırmasını, araştırma ekibinden Nezih Onur Kuru ile konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/16/data-talks-istanbulda-suriyeli-siginmacilara-yonelik-tutumlar/">Data Talks: &#8216;İstanbul&#8217;da Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutumlar&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 001 | İstanbul&amp;apos;da Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutumlar" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/5H7ebneMwDIKtSKPGxNB2v?si=7a26b9f902924ec4&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://d4b693e1-c592-4336-bc6a-36c134d6fb5e.filesusr.com/ugd/c80586_2ae245f059244f1fba7fd785e4caa447.pdf" target="_blank" rel="noopener">Araştırma raporuna buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/16/data-talks-istanbulda-suriyeli-siginmacilara-yonelik-tutumlar/">Data Talks: &#8216;İstanbul&#8217;da Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutumlar&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sivil Alan Kapsayıcı ve Geniş Olmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/07/sivil-alan-kapsayici-ve-genis-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 10:20:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Politik Araştırma Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANPOL]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Seren Selvin Korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70762</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Politika Araştırmaları Enstitüsü (İstanPol) Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz, sivil alanın 'yankı odalarına' dönüştüğü tespitini yaparak, "Hâlbuki sivil alan dediğimiz konu hem hak savunuculuğu bazında hem politika üretme konusunda kapsayıcı geniş bir alan olmalı.” diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/07/sivil-alan-kapsayici-ve-genis-olmali/">&#8220;Sivil Alan Kapsayıcı ve Geniş Olmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&quot;Sivil Alan Kapsayıcı ve Geniş Olmalı&quot;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/t9Etpvyop30?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Politik Araştırma Enstitüsü Genel Direktörü ve siyaset bilimci Seren Selvin Korkmaz ile İstanPol deneyimi üzerinden sivil alanla ilgili mevcut durumu ve nasıl genişleyeceğini konuştuk. Korkmaz&#8217;a göre, sivil alanın genişlemesi yankı odalarından çıkmakla doğrudan ilintili.</span></p>
<p><b>İstanbul Politik Araştırma Enstitüsü (İstanPol) ne tür çalışmalar yapıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanPol, 2018 yılında kuruldu ama çalışmalarımız daha eskiye dayanıyor. Ekip olarak yaklaşık 6 yıldır birlikte çalışıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz demokratikleşme, dış politika, insan ve toplumsal kalkınma alanlarında faaliyet gösteren veri temelli politika önerileri üreten bir kurumuz. İstanPol’in aslında temel derdi Türkiye’nin en temel sorunlarını tespit etmek. İkinci olarak da bu sorunların çözümüne dair politika yapıcılara politika önerileri sunmak. </span></p>
<p><b>İstanPol deneyiminden hareketle sivil alan nasıl genişler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle İstanPol gibi kurumlar sivil toplum ile siyaset arasında bir köprü niteliğinde olabilirler. Yani düşünce kuruluşu dediğimiz kurumlarda odaklandığı konulara göre farklı tercihler olabilir ama İstanPol’in yaptığı iş aslında bir köprü görevi görüyor. Bunun sivil alanla siyasetin arasında bir köprü kurmasının bir önceliği var. Öncelikliği sivil toplum kuruluşlarının sahada doğrudan ilgilendiği konulara dair. Örneğin; göç meselesi, Türkiye’de gençlerin güvencesizliği meselesi, yoksulluk meselesi, vergi adaleti meselesi gibi hak savunuculuğu yapılan konularda İstanPol veri tabanlı araştırmalar yapıyor. Evet, bunun hak savunuculuğunu belki yapmıyor ama hak savunuculuğu yapan kurumlara bilgi üreten bir kurum olarak tanımlayabiliriz. İkincisi ise biz bu bilgileri politika önerilerine döküyoruz. İdeal öneriler değil ama uygulanabilir öneriler yani devlet bütçesini göz önünde bulundurularak veya ilgili kamu kurumlarını belediyelerin bütçelerini göz önünde bulundurarak uygulanabilir politika önerileri var. Biz bu politika önerilerini hazırlarken özellikle belli projeler kapsamında sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de fikirlerini alıyoruz. Çeşitli siyasal partilere mensup kişilerin de fikirlerini alıyoruz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de mevcut sisteme baktığımızda temel problemlerden bir tanesi kutuplaşma. Dolayısıyla bu kutuplaşmanın yarattığı ortamda herkes kendisine yakın alanlarda, kendi yankı odalarında sivil toplumla diyalog halinde. Yani ne yazık ki bazen şartlar bazen toplumsal kutuplaşmanın verdiği etkiyle birlikte sivil alan daraldı. Yani herkes kendi sivil alanını oluşturdu. Hâlbuki sivil alan dediğimiz konu bana kalırsa hem hak savunuculuğu bazında hem politika üretme bazında kapsayıcı geniş bir alan olmalı. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;"> Dolayısıyla sivil toplum ile siyaset arasındaki bu alanı bir diyalogla örmeye çalışıyoruz. Bu bazen toplantılar aracılığıyla doğrudan diyaloglar olabilir yani toplantının amacı bu olmasa da temsilcileri bir araya getirebilir. İstanPol, böyle bir diyalog mekanizması ve bunun dışında ise dediğim gibi konunun muhataplarıyla dolaylı olarak iletişim kurabilen bir alan. O yüzden ben bizim yaptığımız bu tarz çalışmaların zenginleşmesinin sivil alanı daha genişleteceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye’de mevcut sisteme baktığımızda temel problemlerden bir tanesi kutuplaşma. Dolayısıyla bu kutuplaşmanın yarattığı ortamda herkes kendisine yakın alanlarda, kendi yankı odalarında sivil toplumla diyalog halinde. Yani ne yazık ki bazen şartlar bazen toplumsal kutuplaşmanın verdiği etkiyle birlikte sivil alan daraldı. Yani herkes kendi sivil alanını oluşturdu. Hâlbuki sivil alan dediğimiz konu bana kalırsa hem hak savunuculuğu bazında hem politika üretme bazında kapsayıcı geniş bir alan olmalı. </span></p>
<p><b>Bu alanı nasıl açabiliriz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bence kutuplaşmayı yaratan konuların tam karşında durarak. Yani kutuplaşmanın karşında bir rol alarak açabiliriz. O yüzden daha kapsayıcı diyalog kuran mekanizmalara hepimizin ihtiyacı var. Ben öncelikle bu şekilde alan açabileceğimizi düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir konuya daha deyineyim -o da gençlikle ilgili-. Mesela; gençler, kadınlar gibi kendi yolunu buldu. Kadın örgütleri, Türkiye’deki en aktif sivil toplum örgütleridir. Ama bir taraftan da Türkiye’nin bizim raporlarla ortaya koyduğumuz gençlerin güvencesizliği gibi genç işsizliği gibi temel sorunları var. Dolayısıyla bu sorunların da aslında bir şekilde kamuoyunda dikkate alınması, medyanın dikkatini çekmesi bana kalırsa sivil alanda güçlendiren ve tartışmaları açan dolayısıyla sivil alanı açan faaliyetler gibi görüyorum. </span></p>
<p><b>Sivil toplum, yerel yönetimler ve siyaset ilişkisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim baktığım noktada öncelikle sivil alan ve yerel yönetimlerin aslında çok etkin ve aktif diyalog halinde olması gerekiyor. Çünkü belediyeler, sivil toplumda yürütülen çalışmaların doğrudan uygulayıcısı olabilir hem de onlara kaynak sağlayabilir yani bilgi açısından bir kaynaktan bahsediyorum. Mesela; bizim politika üretimi yapmamız için belediyelerle aktif diyalog halinde olmamız, bizi bir sivil toplumda yer alan kuruluş olarak güçlendirir. Bu diğer kurumlar için de geçerli. Bunun dışında özellikle belediyelerde uygulama alanları olabilecek yani örneğin; bir gençlikle ilgili politika üreten sivil toplum örgütü düşünelim. Onların belediyelerle birlikte aktif çalışması hem sivil alanı rahatlatır ve genişletir hem sivil alan için uygulama ortamı sağlar hem de belediyeleri güçlendirir. Örneğin; gençlerle dans atölyesi yapan gruplar. Bu diyalog ortamı hem kamu kurumlarını güçlendiren bir yapıya sahiptir çünkü katılımcılığı arttırır hem de sivil toplumu güçlendirir.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Siyasette hangi parti olursa olsun Türkiye’nin temel sorunlarına çözüm üretmek isteyen siyasal partilerin asıl sivil toplumdan beslenmesi gereken bir dönemdeyiz çünkü sivil toplum çok üretken ve çalışkan.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyayla ilişkileri çok önemli buluyorum çünkü biz yaptığımız faaliyetlerde biraz daha su altında kalmış konuları su yüzüne çıkarıp medyanın ilgisini bu konulara çekmeye çalışıyoruz. Biz ele aldığımız konuyu bütün boyutlarıyla araştıran bir kurum değiliz ama konuya dikkat çekmeye çalışıyoruz. Medyanın da şöyle bir artısı oluyor. Örneğin; biz geçtiğimiz hafta yaşlıların güvencesizliğiyle ilgili bir rapor yayınladık ve bu rapor neredeyse bütün gazetelerde yer aldı. Dolayısıyla medyanın ilgisini çekti. Haliyle bu konularda çalışma yapan hak temelli örgütlerin de daha çok sesini duyurmasına, o konu gündeme geldiği için alan açmış olduk. Yani sivil toplum aslında bu tarz ilişkilerle güçleniyor, genişliyor ve birbirini besliyor diye düşünüyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasetle ilişkileri de çok önemli buluyorum çünkü siyasette hangi parti olursa olsun Türkiye’nin temel sorunlarına çözüm üretmek isteyen siyasal partilerin asıl sivil toplumdan beslenmesi gereken bir dönemdeyiz çünkü sivil toplum çok üretken ve çalışkan. Hemen hemen Türkiye’nin bütün sorunlarına dair hem veriler var hem de çözüm önerileri var. Dolayısıyla siyasal partilerle diyalog, aslında bugün de gelecek adına da sorunlara çözüm sağlaması için etkili. O yüzden üç noktadaki diyaloğun ben sivil alanı genişleteceğine aynı zamanda kamusal alanları güçlendireceğine inanıyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de önümüzdeki süreçlerde sıklıkla tartıştığımız demokratikleşme meselesinin sivil alanın genişlemesinden bağımsız olmadığını düşünüyorum. Yine bununla ilgili sosyal adalet meselesi de sivil toplum alanının genişlemesiyle ilgili. Yani Türkiye’de sorunlar arttıkça aslında bu sorunların çözümünü bulmak biraz daha sivil toplumun genişlemesiyle ilgili ve bu da politika yapım süreçlerinden bağımsız değil.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/07/sivil-alan-kapsayici-ve-genis-olmali/">&#8220;Sivil Alan Kapsayıcı ve Geniş Olmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların Çalışma Yaşamı Covid-19’dan Ne Kadar Etkilendi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/01/kadinlarin-calisma-yasami-covid-19dan-ne-kadar-etkilendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 08:44:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Covıd-19 Salgınının Kadınların Çalışma ve Hane Yaşamı Üzerine Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANPOL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54420</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSTANPOL, Türkiye’de kadınların salgın neticesinde maruz kaldıkları riskleri ölçmek ve bu riskleri gidermeye yönelik politika önerilerinde bulunmak için “Covıd-19 Salgınının Kadınların Çalışma ve Hane Yaşamı Üzerine Etkileri” başlıklı raporu hazırladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/01/kadinlarin-calisma-yasami-covid-19dan-ne-kadar-etkilendi/">Kadınların Çalışma Yaşamı Covid-19’dan Ne Kadar Etkilendi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de kadınların istihdamı ile ilgili kayda değer veriler içeren rapora göre:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Kadın istihdamı düşük gelir gruplarındaki hane halklarında daha yaygın.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Kadınların işgücüne katılım oranı ise erkeklere göre daha düşük.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Kadın istihdamı kentsel nüfusun fazla olduğu İstanbul, Ege ve Akdeniz gibi bölgelerde çok daha yaygın.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Ülkenin doğusuna doğru gidildikçe kadının işgücü piyasasında kendini göstermesi zorlaşmakta.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Yoksul kadınların yüzde 84,6’sına karşılık gelen bölümü çalışmazken, sadece yüzde 15,4’üne karşılık gelen bir bölümü çalışma hayatı içinde. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Gelir bakımından hanedeki diğer bireylere bağımlı olan yoksul kadınların yüzde 37,6’sı okuma ve yazma bilmiyor.</span></li>
</ul>
<p>Covid-19 salgının küresel sistemde meydana getirdiği çalkantı nedeniyle uluslararası kurumların tahminlerine göre küresel düzeyde ekonominin yüzde 5 oranında daralması beklenmekte. Ötesinde, ikinci bir dalganın ortaya çıkıp çıkmayacağı gibi seyri henüz belli olmayan koşullara bağlı olarak salgın krizinin olumsuz etkilerinin artabileceği vurgulanmakta.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ise salgından olumsuz etkilenmesi muhtemel sektörler üzerinden 4 milyon ila 6 milyonu aşkın bir istihdam kaybının yaşanabileceği aktarılırken; milli gelirde de yüzde 4 ile yüzde 12 arasında kayıplar öngörüldüğünün altı çizilmekte. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19 salgının beraberinde getirdiği ekonomik krizle hanehalkı ve harcamaları kriz koşullarından doğrudan etkilendi. İstanbul merkezli araştırma kuruluşlarından İSTANPOL ise Ayşe Aylin Bayar, Öner Günçavdı ve Haluk Levent’in kalemiyle “Covıd-19 Salgınının Kadınların Çalışma ve Hane Yaşamı Üzerine Etkileri” başlıklı raporu hazırladı.</span></p>
<p><b>“Kırılgan Kesim”de Gelir Dağılımındaki Bozulma Şiddetli!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İSTANPOL raporuna temel olan verilerin kaynağında Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) “2017 yılı Gelir Yaşam Koşulları Araştırması” yer almakta. TUİK raporuna göre 15 yaş üstü nüfusun yüzde 50,4’ünü kadınlar oluşturmasına rağmen, işgücüne katılım oranları yaklaşık yüzde 29,5 düzeyinde kalmakta. Bu oranda kadın ve erkek arasındaki eğitim seviyesindeki farklılığın önemli bir rol oynadığı vurgulanmakta. 2017 yılında yayımlanan TUİK verilerine göre Türkiye’deki 30 milyonu aşkın kadının yaklaşık %16’sının okuryazarlığı bulunmuyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54422 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/cinsiyete-gore-egitim-durumu-640x312.jpg" alt="Türkiye'de cinsiyete göre eğitim durumu" width="640" height="312" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/cinsiyete-gore-egitim-durumu-640x312.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/cinsiyete-gore-egitim-durumu-1280x625.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/cinsiyete-gore-egitim-durumu-1024x500.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/cinsiyete-gore-egitim-durumu-754x366.jpg 754w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/cinsiyete-gore-egitim-durumu.jpg 1371w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu araştırmaya göre 2016 yılı itibariyle kadınların ortalama geliri erkeklerinkinden yaklaşık yüzde 30 daha düşük. Bunun yanında gelir grupları itibariyle istihdamın dağılımına bakıldığında, kadın istihdamının ağırlıklı olarak daha çok düşük gelir gruplarında, erkek istihdamının ise, neredeyse simetrik bir şekilde üst gelir grubunda yoğunlaştığı gözlemlenmekte.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54423 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/gelir-durumuna-gore-dagilimi-640x375.jpg" alt="Türkiye'de kadın ve erkek istihdamının gelir durumuna göre dağılımı" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/gelir-durumuna-gore-dagilimi-640x375.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/gelir-durumuna-gore-dagilimi-1280x750.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/gelir-durumuna-gore-dagilimi-1024x600.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/gelir-durumuna-gore-dagilimi.jpg 1382w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın istihdamının bölgesel dağılımı ele alındığında ise İstanbul’un kadınların istihdamında en yoğun olduğu bölge olarak dikkat çektiği gözlemlenmekte. TUİK raporuna göre İstanbul’u Ege, Doğu Marmara ve Akdeniz takip etmekte; ülkenin doğusuna doğru gidildikçe kadının işgücü piyasasında kendini göstermesi zorlaşmakta.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54424 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/istihdamin-bolgesel-dagilimi-640x281.jpg" alt="İstihdamın bölgesel dağılımı" width="640" height="281" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/istihdamin-bolgesel-dagilimi-640x281.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/istihdamin-bolgesel-dagilimi-1024x450.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/istihdamin-bolgesel-dagilimi.jpg 1264w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Kadınların İstihdamını Covid-19 Salgını Ekonomik Açıdan Nasıl Etkiledi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 krizinde kısmen de olsa bazı sektörler daha iyi bir konuma gelirken, büyük bir kısmı ise krizle mücadele içinde. Söz konusu durum ülke genelinde istihdamı da doğrudan etkiliyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Ev bakım işleri yapan yaklaşık 12 milyonu aşkın evli kadın Covid-19 sonrası yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilendi. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54425 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/turkiyede-kadinlarin-istihdaminin-sektorler-itibariyle-dagilimi.jpg" alt="Türkiye'de kadınların istihdamının sektörler itibariyle dağılımı" width="346" height="354" /></span>Salgının sektörler üzerinde neden olduğu asimetrik etkiyi dikkate alınarak hazırlanan İSTANPOL raporuna göre salgından olumlu yönde etkilenen sektörlerdeki toplam kadın istihdamı yüzde 23,4 oranında.  Buna karşılık toplam kadın istihdamının yüzde 35,3’ü salgının olumsuz yönde etkileyeceği sektörlerde istihdam edilmekte. Rapor bu noktada kadınların salgının yarattığı olumsuz ortamdan erkeklerden neredeyse aynı oranda etkilendiklerini vurguluyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporun altını çizdiği üzere 15 yaş ve üstü 59 milyon 900 bin kişilik nüfusun içinde yer alan kadınların yüzde 73’ü işgücü piyasasının dışında yer almakta ve dolayısıyla söz konusu nüfusun herhangi bir geliri bulunmamakta. Bu durum ev-bakım işleriyle meşgul olan çalışmayan ama evli kadınların mensubu oldukları hanelerin krizden, eşlerine bağlı olarak dolaylı bir şekilde etkileneceğini de gösteriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54428 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/gelir-elde-eden-ferdin-istihdam-edildigi-sektor.jpg" alt="Gelir elde eden ferdin istihdam edildiği sektör" width="312" height="281" />Nitekim araştırmaya göre “çalışmayan kadının bulunduğu hanede” gelir elde eden ferdin istihdam edildiği sektörün krizden etkilenme düzeyi ele alındığında; %50’sinden fazlasının krizden olumsuz etkilendiği kayda geçilmekte. Söz konusu oranın, ev-bakım işleri yapan yaklaşık 12 milyonu aşkın evli kadının eşlerinden oluştuğu ifade edilmekte. Öte yandan, bu fertlerin sadece yüzde 17,6’sının salgının neden olduğu ekonomik krizden olumlu yönde etkilenebileceği görülüyor.</span></p>
<p><b>Yoksul Hanelerde Kadınlar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">On milyonu aşkın yoksul nüfusun içinde, kadın nüfusu 5 milyon 363 bin olup, bu nüfusun 3 milyon 440 bini 15 yaş üstü kadın işgücü piyasasına katılabilecek durumda. Yoksul hanelerdeki kadınların istihdamdaki durumu ele alındığında %64,1 gibi büyük bir oranın ev işleri ve bakım alanında çalıştıkları gözlemleniyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54426 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdamdaki-durumlari-640x308.jpg" alt="Yoksul hanelerdeki kadınların istihdamdaki durumları" width="640" height="308" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdamdaki-durumlari-640x308.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdamdaki-durumlari-1024x492.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdamdaki-durumlari.jpg 1261w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yoksul kadınların yüzde 84,6’sına karşılık gelen bölümü herhangi bir şekilde çalışmamakta olup, sadece yüzde 15,4’üne karşılık gelen kısmı çalışma hayatı içinde yer almakta. Raporda, bunun ötesinde esinde çalışmayan kadınların yüzde 97,6’sının da herhangi bir iş arayışında olmadığı, yani işgücü dışında bulunduğu vurgulanıyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Yoksul hanelerdeki kadınların büyük bir çoğunluğu aile işçisi.</span></p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-54427 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdam-sekli-640x638.jpg" alt="Kadınların istihdam şekli" width="337" height="336" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdam-sekli-640x638.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdam-sekli-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadinlarin-istihdam-sekli.jpg 642w" sizes="auto, (max-width: 337px) 100vw, 337px" />Araştırmada dikkate değer olan bir diğer husus ise çalışma hayatı içinde olan yoksul kadınların yüzde 53,1’nin ücretsiz aile işçisi olması. Fakat rapora göre bu kadınların yarısının, çok büyük çoğunlukla tarım sektöründe faaliyet gösteren aile işletmelerinde ücretsiz olarak çalışmaları dolayısıyla, tarımsal hane işletmesinin bir paydaşı olarak salgından ekonomik olarak etkilenme seviyeleri sınırlı kalacak.</p>
<p><b>İSTANPOL Raporu Ne Öneriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İSTANPOL raporu kadınların toplumsal hayatta kendilerine atfedilen “görevler” nedeniyle hane içi sorumluluk paylaşımında da ciddi bir eşitsizliğe maruz kaldığını vurgulamakta. Rapora göre kadınların bağımlı oldukları geliri elde eden fertlerin yüzde 50’den fazlası salgının ortaya çıkardığı olumsuz istihdam koşullarından etkilenebilir. Bu da risk altındaki grubun yaklaşık 6 milyon 348 bin ferdi kapsadığı anlamına gelmekte.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Yaklaşık 6.5 milyon kişi Covid-19’un getirdiği ekonomik krizden doğrudan etkilenebilir.</span></p></blockquote>
<p>İSTANPOL Raporu’nda “Temel Gelir” politikasının uygulanmasının hem yoksulluğun kuşaklar arası sürekliliğini kırmak hem de yoksulluk riskinin yaygınlaşmasını ve artmasını engellemek için gerekli olduğu vurgulanmakta. Rapora göre “Temel Gelir Politikası”nın uygulanabilirliği sosyal güvenlik sisteminin yeniden tanımlanması ve kurgulanması koşuluyla mümkün.</p>
<p><strong>Temel Gelir Politikası Nedir?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel gelir politikası, bir çeşit sosyal güvenlik düzenlemesidir. Temel gelirle bir ülkede bulunan tüm vatandaşlar veya ikamet edenlere düzenli bir gelirin koşulsuz bir şekilde tahsis edilmesi öngörülmektedir. Vatandaşlık geliri olarak da ifade edilen temel gelir yaklaşımı, devletin tüm vatandaşlarına düzenli olarak toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle düzenli bir gelir sağlamasını öneren sosyal güvenlik kuramıdır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/01/kadinlarin-calisma-yasami-covid-19dan-ne-kadar-etkilendi/">Kadınların Çalışma Yaşamı Covid-19’dan Ne Kadar Etkilendi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
